Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.323.904

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allah’ın Takdirine Bağlanan Cennetliktir

Mevlânâ Ârif-i Dikgerânî hazretleri "Silsile-i aliyye" adı verilen büyük âlim ve velilerden Seyyid Emîr Külâl hazretlerinin dört halifesinden ikincisidir. Buhara civarındaki Dikgerân köyünde doğdu. Miladi 14. yüzyıl başlarında orada vefat etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Ev Sahibinin İşine Karişilmaz

Sultan II. Mahmud ile veziri tebdil-i kıyâfet dolaşıyorlarmış. Dağ bayır giderken, bir çobanın kulübesine rastlamışlar. Varıp kapısını çalmışlar. Çoban da misâfirlerini 'Kimsiniz?' demeden içeri almış. İçerisi bir hayli soğukmuş. Sobada da yanan bir şey yokmuş. Çoban bakmış ki misâfirleri üşüyecekler, "Bismillâh" demiş, köşedeki iskemleyi kaptığı gibi parçalamaya başlamış. Vaziyeti anlayan pâdişâh hemen müdahale etmiş:-Aman efendi, biz üşümüyoruz. Isınmak için iskemle yakılır mı?Çoban pâdişâhın sözünü duyunca, bir kızmış. Gelip pâdişâhın ensesine bir tokat patlatmış.-Bre densiz, bilmez misin ki ev sâhibinin işine karışılmaz?!

Vehbi Tülek

Bulgar Pehlivani

Vehbi Tülek

Elhamdülillah Muslumaniz

Vehbi Tülek

Şanli Bir Zafer İçin “bilmem Ne Kazandik” Diyenin Hali

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Han, Mısır'ı fethettikten sonra buranın idaresine veziriazam Yunus Paşa'yı tayin etti. Fakat onun, rüşvet, irtikab ve birçok haksız işler yaptığını duyunca hemen azletti ve yerine Hayrbay'ı tayin etti. Memlûk kumandanlarından olan Hayrbay, Mısır'ın fethin den sonra Yavuz'a itatini bildirip Osmanlı hizmetine girmişti. Mısır valiliği müddetince Osmanlı ya bağlı kaldı ve büyük hizmetleri oldu.Yavuz Sultan Selim Han, 12 Eylül 1517 günü İstanbul'a dömek üzere Kahire'den ayrıldı. Ertesi gün, yolda giderken Yunus Paşa'ya dönerek:-Eee Paşa, Mısır da arkada kaldı, dedi.Mısır valiliği görevinden alındığına üzüldüğünden, iradesine hakim olamayan Yunus Paşa, şu karşılığı verdi:-Evet Hünkarım, pekçok zahmetler çektik. Çok asker telef ettik. Fakat mesaimizin mah sulünü bir vatan haininin elinde bırakıp gidiyoruz. Bilmem ne kazanmış olduk?Bu yersiz cevaba hayli öfkelenen Yavuz, hemen şu emri verdi:-Bunu burada idam edin!Muhafızlar hemen Yunus Paşa'nın kafasını uçurdular. Bir süre Yunuz Paşa'nın cesedini yanlarında taşıdıktan sonra, Katye mevkiinde Memlûk hükümdarlarında Sultan Halil tarafından yaptırılmış olan kervansaraya geldiler ve buraya defnettiler. Daha sonra orasının adı Yunus Paşa olarak anılmaya başlandı.

Müslümana Dünyada Rahat Yok

Vehbi Tülek

Destileri Kirmasinlar

Vehbi Tülek

İşte, İnsan Bunlari Görüp Gurura Kapilmamali

Vehbi Tülek

Zağanos Mehmed Paşa

Vehbi Tülek

Temizlik

Vehbi Tülek

Yavuz Ve Garip Derviş

Vehbi Tülek

Elçiye Lüzum Yok

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Faiz, Dinimizde Kati Haramlardandır

Sa'düddin İbnu'd-Deyri hazretleri Hanefi fıkıh âlimidir. 768'de (m. 1367) Kudüs'­te doğdu. Kur'ân-ı kerimi hıfzet­tikten sonra fıkıh, usûl-i fıkıh, akaid, nahiv, meâni ve beyân ilimlerini tahsil etti. Kudüs'­te müderrislikten sonra Kahire'ye gitti ve kâdılkudâtlığa tayin edildi. 867'de (m. 1463) vefat etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Evliyanın Rûhundan Feyiz Alabilmek Kolay Değildir!

Vehbi Tülek

Ali bin Muhammed Cürcânî hazretleri evliyânın meşhurlarındandır. Hem seyyid, hem de şerif olup soyu Peygamber “sallallahü aleyhi ve sellem” efendimize ulaşır. Bu sebeple Seyyid Şerîf Cürcânî ismiyle tanınıp meşhur oldu. 1339 (H.740) târihinde İran’da Cürcan şehrinde doğdu. Küçük yaşından îtibâren Cürcan’da ilim öğrenmeye başladı. Tahsîlini devâm ettirmek üzere seyâhatlere çıktı. Bu maksatla Hirat, Anadolu ve Mısır’a gitti. Anadolu’ya uğradığında zamânın büyük âlimlerinden Molla Fenârî ile de tanışıp, birlikte Mısır’a gittiler. İlim tahsîlini tamamladıktan sonra memleketine döndü. Tîmûr Hân, 1387 târihinde Şîrâz’ı fethedince, Seyyid Şerîf Cürcânî’ye çok hürmet gösterdi. İlminden istifâde etmek için, onu Semerkand’a dâvet etti. Bu dâvet üzerine Semerkand’a gitti. Yüzlerce kıymetli âlim yetiştirdi. Semerkand’da iken Alâüddîn-i Attâr’ın sohbetine devâm ederek, tasavvufta yüksek derecelere kavuştu. Tîmûr Hânın vefâtından sonra, Şîrâz’a döndü. 1413 (H.816) tarihinde orada vefât etti.

Keşke Kocam Böyle Siyah Olmasaydı!

Vehbi Tülek

Hadîs Ve Fıkıh âlimi İmâm-ı Nesâî

Vehbi Tülek

İmâm-ı Nesâi hazretleri, Hadis ilminde imâmdı. Yani; üçyüzbinden fazla hadis-i şerifi râvileriyle birlikte ezbere bilirdi. Yazdığı "Sünen-i sagir"i, Kütüb-i sitte adı verilen altı büyük hadis kitabından biridir.
İlim tahsiline Horasan'da başlayan İmâm-ı Nesâi, Irak, Şam, Mısır, Hicaz (Mekke ve Medine) ve Cezire'deki (Mezopotamya, Fırat ve Dicle havzasının kuzeyi) âlimlerden ders aldı. Mısır'da yerleşti. Hadis ilminde zamanının bir tanesi, Mısır âlimlerinin en fakihi idi. Haramlardan sakınmada ve ibâdetlere düşkünlükte eşi yoktu. Her yaptığı iş, her söylediği söz, Allahü teâlânın rızâsı içindi. İmâm-ı Nesâi'nin hadis-i şerif rivâyetinde râvilere koyduğu şartlar, Buhâri ve Müslim'den daha sıkıydı. Cerh ve ta'diline (hadis râvilerinin güvenilir olup olmamasındaki tesbitlerine) bütün âlimler i'tibâr ederlerdi.

Veren El, Alan Elden Hayırlıdır

Vehbi Tülek

Ebû Bekr Hassâf

Vehbi Tülek

Resûlullahın Açıkça Bildirdiği Şeyleri Tasdik Eden Mümindir

Vehbi Tülek

Müsâfeha Ederken Muhabbet Geçer

Vehbi Tülek

Ebülfazl Bakkâlî

Vehbi Tülek

Seferî Veya Misâfir Olmak Ne Demektir?

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yüz Vermedin!

Yüz Vermedin!

Fakih Îsâ bin Muhammed şöyle anlatır:

Uzak bir diyârda idim. Abdullah el-Ayderûs'u açıkça bulunduğum yerde görmeyi temenni etmiştim. Mescide gittim. Oraya bir dilenci ve yanında birisi gelip benden bir şey istedi. Bir şey vermedim. Oradan ayrılıp başka yere gittim. O dilenci ve yanındaki kişi benim arkamdan geldi. Sonra yine yanıma yaklaşarak benden bir şeyler istedi. Yine yüz vermedim. Bunun üzerine o dilenci ve yanındaki ayrılıp gitti. Bir müddet sonra ben, Abdullah el-Ayderûs'un bulunduğu yere döndüm. Şeyh Abdullah'ın yanına giderek; "Ben sizi gittiğim yerde alenen görmeyi temenni ettim. Lâkin bu isteğim hâsıl olmadı." dedim. Bunun üzerine Ebû Muhammed el-Ayderûs ; "Sana aleni görünmem hâsıl oldu. Falan gün duhâ vaktinde sen falan mescidde idin. Senin yanına bir dilenci geldi. Yanında birisi de vardı. Senden bir şeyler istediler. Onlara bir şey vermedin. Sonra kalkıp bir yere gittin. Onlar da seni tâkib etti ve yine bir şeyler istediler. Yine yüz vermedin. İşte o dilencinin yanındaki ben idim. Ben, senin yanına o kılıkla gelmiştim." dedi. Ben; "Efendim! Sizin dedikleriniz doğrudur. Fakat o size fazla benzemiyordu." deyince, Şeyh Abdullah da; "Eğer ben bu hâlimle senin yanına gelse idim, sen beni tanır ve insanlara haber verirdin." buyurdu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Vehbi Tülek

Ahde Vefa

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

SelÂmetle Gidip Gel

Namazini Ben Kildirayim

Sünnet Akçesi

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Bereketi Var Mı?

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek

Allah’a Firar Et

Vehbi Tülek

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek

Tüccarin Rüyasi

Vehbi Tülek

Cennetlik Hanım Isteyen...

Vehbi Tülek

At Hirsizi

Vehbi Tülek