Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.187.367

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Resûlullah'ın Ağlaması Da Gülmesi Gibi Hafif Idi

Mahmud Abdülbakî (Şair Bâkî Efendi) Osmanlı şair ve İslam âlimlerindendir. Babası Mehmed Efendi, Fatih Camii müezzini idi. 933 (m. 1526) senesinde İstanbul'da doğdu. 1008 (m. 1600) senesinde İstanbul'da vefat etti. Zamanın büyük âlimlerinden ders aldı. Haleb kadı muavinliği yaptı. İstanbul’a dönüşünde medreselerde vazife yaptı. Şiirlerinin yanında bazı eserleri de vardır. Bunlardan, Meâlimü'l-Yakin fî Sireti Seyyidi'l-Mürselin, İmam-ı Kastalanî'nin El-Mevahibü'l-Ledünniyye adlı meşhur eserinin Türkçe muhtasarıdır. Bu eserinde buyuruyor ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Şeyh EdebÂli’nin Vasiyeti

Şeyh Edebâli hazretlerinin, Osmanlı Devleti'nin kurucusu ve dâmadı olan Osman Bey'e vasıyeti şöyledir:"Ey oğul! Güçlüsün, kuvvetlisin, akıllısın, kelâmlısın! Ama; bunları nerede, nasıl kul lanacağını bilmezsen, sabah rüzgârında savrulur gidersin. Öfken ve nefsin bir olup, aklını yener. Dâima sabırlı, sebatlı ve irâdene sâhip olasın! Dünya, senin gözlerinin gördüğü gi bi değildir. Bütün bilinmeyenler, feth edilmeyenler, görünmeyenler, senin faziletinle ve ahlâkınla gün ışığına çıkacaktır.Ey oğul! Ananı, atanı say! Bereket büyüklerle berâberdir. İnancını kaybedersen, ye şilken çöllere dönersin. Açık sözlü ol! Her sözü üstüne alma! Gördüğünü görme! Bildiğini bilme! Sevildiğin yere sık gidip gelme! Ey oğul! Üç kişiye acı: Câhil arasındaki âlime, zenginken fakir düşene ve hatırlı iken itibârını kaybedene. Ey oğul! Unutma ki; yüksekte yer tutanlar, aşağıdakiler kadar emniyette değildir. Haklı olduğunda mücâdeleden korkma!.. "

Vehbi Tülek

Ne Oldum Dememeli

Vehbi Tülek

Örnek Bir Müslüman Barbaros Hayreddin Paşa

Vehbi Tülek

Dilsiz Dili

Vehbi Tülek

Osmanlı sarayında bizebân da denilen sağır-dilsiz görevliler bulunur, bunlar devlet işlerinin görüşülmesi esnasında hizmet eder, evrak getirip götürürlerdi. Sağır-dilsiz oldukları için devlet sırlarının işitilmesi ve yayılması tehlikesi ortadan kalkardı.Bunların anlaşmak için kendilerine mahsus işâretleri ve el hareketleri vardı ki, buna 'Dilsiz dili' denirdi. Bütün saray halkı bu dili öğrenmişti. Pâdişahın huzûrunda konuşmak ayıp sayıldığı için saraylılar bu dille anlaşırlar, hattâ başka zamanlarda bile bu dille birbirlerine hikâyeler anlatırlardı. Dilsiz dili sarayda neredeyse moda olmuştu. Sağır-dilsiz görevliler Tanzimat'ın ilânından sonra kurulan meclislerde ve Heyet-i Vükelâ denilen bakanlar kurulunda da kullanıldı. Devlet adamları bunlarla anlaşabilmek için dillerini öğrenmek zorundaydılar. Bunlar son derece hassas ve zeki kimselerdi. Hâfızaları çok güçlüydü. Şâhit oldukları tarihi olayları en ince teferruâtına kadar anlatırlar, tarihi şahsiyetleri kendilerine mahsus hareketleriyle karikatürize edebilirlerdi. Sözgelişi, sağ ellerini parmakları açık tuğ gibi başlarına götürdüklerinde pâdişahı, ellerini yumup baş parmağı 'birinci' der gibi dimdik yukarı kaldırdıklarında da sadrâzamı kasdettikleri anlaşılırdı. Günümüzde de bâzı toplantılarda sağır-dilsiz görevliler hizmet etmektedir.

Hasan Can’in Tabiri

Vehbi Tülek

İbretli Dava

Vehbi Tülek

Osmanli Konağinda

Vehbi Tülek

Temizlik

Vehbi Tülek

I. Viyana Kuşatmasi

Vehbi Tülek

Çelebi Mehmed Ve Molla Ali

Vehbi Tülek

Zulm İle ÂbÂd Olanin

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

ibn-ül-havrânî Ebü'l-beyan

Benâ bin Muhammed Mahfi (Ebü'l-Beyân) hazretleri, Şam'da yaşamış olan İslam âlimlerindendir. Künyesi Ebü'l-Beyân olup, ismi Benâ, babasının ismi Muhammed'dir. İbn-ül-Havrâni de denir. Ebü'l-Beyân hazretleri, aynı zamanda şâir ve lügat âlimi idi. Doğum târihi belli değildir. 1156 (H.551) senesi Rebiü'l-Evvel ayında Şam'da vefât etti. Bâbüssagir denilen yere defnedildi...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Leys Bin Hâlid El-bağdâdî

Vehbi Tülek

Leys bin Hâlid el-Bağdâdi hazretleri Kırâat-i seb'a imamlarından Kisâi'nin meşhur iki râvisinden biridir. Kıraat ilmini, kırâat-i seb'a imamlarından olan Ali bin Hamza el-Kisâi'den öğrendi ve onun önde gelen ta­lebeleri arasında yer aldı. 240 (m. 854)'de vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

17 Mart 2025 vehbi Tülek ebû Hişam El-kûfî küçüğümüze Acımayan, Büyüğümüze Hürmet Etmeyen B

Vehbi Tülek

Çocuğunun Ismini Ne Koydun?

Vehbi Tülek

Abdülhamîd Nûbânî hazretleri son devir Osmanlı velilerindendir. Kudüs'te doğdu. 20. yüzyıl başlarında Beyrut’ta vefat etti. Yûsuf Nebhânî hazretleri 1887 senesinde Beyrut'ta Cezâ Mahkemesi reisi iken onunla görüştüğünü, kendisi ile birçok kimsenin onun velîliğine inandığını bildirmektedir. Bizzat onun kerâmetlerine şâhit olmuştur. Aşağıdaki menkıbelerin hepsini Yûsuf Nebhânî hazretleri anlatmıştır:

Namaz, Cehennem Ateşine Siperdir!

Vehbi Tülek

Ana Yazıklar Olsun Sabredemedim

Vehbi Tülek

İmÂm-i Zehebî Şemseddin Kaymaz

Vehbi Tülek

Gıybet Günahından Kurtulmak Için

Vehbi Tülek

Akıl, Kıyâmetteki Varlıkları Anlamaz

Vehbi Tülek

Hacı Halîfe! Kutbu Görmek Ister Misin?

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Niyâzi-i Mısri, devamlı ibâdet ve tâatla meşgûl olduğu sırada, bir gece rüyâsında Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerini gördü. Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri büyük bir taht üzerinde oturmaktaydı. Etrâfına talebeleri toplanmıştı. Niyâzi-i Mısri, kendisini onların arasın da görünce, hayâsından dışarı çıkmaya yol ve fırsat aradığı bir sırada, Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri, onu yanına çağırıp, bir kese altın hediye verdi ve; "Senin nasibin diyâr-ı Rûm'dadır. Mısır'da değildir." buyurdu. Ertesi gün Niyâzi-i Mısri bu rüyâsını hocasına anlatın ca, hocası hemen ona hilâfet verdi ve duâ etti. Bunun neticesinde Niyâzi-i Mısri 1646 sene sinde Mısır'dan ayrılarak İstanbul'a gitti. İstanbul'da Sultanahmed Câmii civârında Sokullu Mehmed Paşa dergâhında ikâmet edip, uzun süre riyâzette kaldı. Kaldığı odada çok gözyaşı döktü. Halil Paşa, Niyâzi-i Mısri hazretlerinin kaldığı odanın döşemelerini yenilemek için teşebbüste bulunduğu zaman, Niyâzi-i Mısri hazretlerini rüyâsında gördü. Rüyâda "Gözlerimin yaşı ile yıkanmış olan tahtaları muhâfaza ediniz." diye emretmesi üzerine, tahtalarını muhâfaza etmek sûretiyle odayı tâmir etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sünnet Akçesi

Vehbi Tülek

Arafatta Görüşürüz

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Evliyalar Ölmez İmiş

Sonunda Orta Yolu Buldular

Yuhçu Baba

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Karşılık Beklemiyorum

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Hakikati Görmek

Vehbi Tülek

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Fani Dünya

Vehbi Tülek