Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.814.468

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Ey Allah'ın Velî Kulu Bana Şefâat Et!

Abdülhakîm-i Siyalkûtî hazretleri Hindistan'da yetişen büyük velîlerden olup İmam-ı Rabbânî Ahmed Fârûkî Serhendî hazretlerinin talebesi idi. 1657 (H.1067) senesinde Siyalkût şehrinde vefât etti.

Bir sohbet esnâsında Abdülhakîm-i Siyalkûtî hazretlerine talebelerinden biri kabir ziyâreti hakkında bir soru sorunca buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

88 - Tekmeyle İade Edilen Altin

Fransızların dünyaca meşhur romancısı Claude Farrére, 1914 senesinde Saint Albans isimli yatıyla Akdeniz sahilerinde seyahate çıkmış, bu arada Anadolu'ya da gelmişti. Bu seyahatini daha sonra bir gazetede kaleme almıştı. Çanakkale'ye geldiği sırada başından geçen bir hadiseyi şöyle anlatır:

Vehbi Tülek

Amin Alayi

Vehbi Tülek

Mücevherli Minare

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman Han’in Çekmecesi

Vehbi Tülek

Kânûni Sultan Süleymân Hân 1566 (H.974) senesinde vefât edince, cenâze namazını Ebüssü'ûd Efendi kıldırdı. Kılınan cenâze namazından sonra Kânûni'nin hayatta iken yaptırdığı Süleymâniye Câmii bahçesindeki türbesine gelindi. Cenâze kabre konuldu. Bu sırada bir çekmece getirilip kabre konulmak istendi. Şeyhülislâm Ebüssü'ûd Efendi müdâhale etti. Çekmecenin niçin konulduğunu, dinimizde kıymetli bir şeyin cenâzeyle gömülmesinin mümkün olmadığını söyledi. Sultan Süleymân Hanın, vefâtın dan bir gün önce vasiyet edip bu çekmecenin kendisi ile gömülmesini istediğini bildirdiler. Ebüssü'ûd Efendi, mutlaka içindekilerin görülmesi gerektiğini, kıymetli bir şey varsa gömülemeyeceğini söyledi. Çekmece Ebüssü'ûd Efendiye verilirken, elden kayıp düştü ve içindekiler döküldü. Kâğıtların her birinde bir fetvâ ve altında şeyhülislâmın imzâsı vardı. Ebüssü'ûd Efendi, yazıların altında kendi imzâsını görünce; "Ey Süleymân! Sen kendini kurtardın ama, biz ne yapacağız?" diyerek ağlamaya başladı. Kânûni Sultan Süleymân Han, yapacağı her işi şeyhülislâma sormuş ve aldığı fetvâya göre hareket etmişti. Delil olarak da, aldığı fetvâların yanında gömülmesini vasiyet etmişti.

Yildirim Bayezid’in Mendili

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Adülhamid Suikasti

Vehbi Tülek

PÂdişÂhim, Baba Haydar Sizi Bekliyor!

Vehbi Tülek

Sakinan Göze Çöp Batar

Vehbi Tülek

Hükümdarlar VilÂyet Zabteder, Bahşetmez!

Vehbi Tülek

Aldiğimiz Fiyata

Vehbi Tülek

İşte, İnsan Bunlari Görüp Gurura Kapilmamali

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Bir Hadisi Kendime Rehber Edindim

Ebû Bekr-i Şiblî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 247 (m. 861) senesinde Samarra’da doğdu. Bağdâd’a gelip, buraya yerleşti. Cüneyd-i Bağdadî hazretleninin talebesidir. Cüneyd-i Bağdadî onu çok sever, ziyade önem verirdi. Onun için “Her kavmin bir tacı vardır. Bu kavmin tacı da Şiblî’dir. Ebû Bekr-i Şiblî’ye, birbirinize baktığınız gözle bakmayın. O müstesna bir kimsedir” buyururdu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Mubâhları Aşırı Kullanmak Hastalıklara Sebep Olur

Vehbi Tülek

Muhyiddin Ahmed Dimaşki hazretleri Şafii fıkıh âlimidir. Şam'da doğdu. Burada meşhur âlimlerden fıkıh ilmi tahsil ettikten sonra Mı­sır'a göç etti ve Dimyat'a yerleşti. Önce Hanefi mezhe­binde iken daha sonra Şafii mezhebine geçti. 814 (m. 1411)'de şehid oldu. Bu mübarek zat buyurdu ki:

Türkistânlı Fakîh Ebû Bekr Bin Mes'ûd

Vehbi Tülek

Kim Velî Kulumu Hakîr Görürse

Vehbi Tülek

Ebû Yahyâ Kınâvi hazretleri Mısır'da Kınâ beldesinde yetişen evliyanın büyüklerindendir. Birçok kerâmetleri ve harikulade hâlleri görüldü. 647 (m. 1249) yılında vefât etti. Buyurdu ki:

Yusufzade Hasan Hocaefendi

Vehbi Tülek

Abdullah El-makdisî

Vehbi Tülek

Herkes, Bir Iş Için Yaratılmıştır.

Vehbi Tülek

Eshâbımın Hiçbirine Dil Uzatmayınız

Vehbi Tülek

Çanakkale Şehidi Üsteğmen Zahid

Vehbi Tülek

Sabah Akşam, Ateş Ile Azap Olunurlar

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
At Hirsizi

At Hirsizi

Abdullah-ı İlâhi'nin sohbetleri çok tesirli ve faydalı olurdu. Sohbetlerinde ve diğer zamanlarda herkesin gönlünü almaya çok dikkat gösterirdi. Sohbette bulunanlardan birinin bir sıkıntısı, bir müşkülü olsa onun hâlini keşfeder sıkıntısını giderirdi. Sohbetiyle, tereddütleri ortadan kaldırırdı.

Yine bir gün sohbette, söz çalışmak ve gayretten açılmıştı ve; "İnsan çalışıp, gayret göstermedikçe olgunlaşamaz ve bir mertebeye ulaşamaz." buyurmuştu. Bu sırada sohbetinde bulunan bir âlim, bu sözleri işitince, "at hırsızı kıssası" diye bilinen bir hâdiseyi hatırladı. "Peki onun hâli nasıl oldu?" diye düşündü. Abdullah-ı İlâhi, o âlimin kalbinden geçen düşünceleri kerâmetiyle anlayıp, ona doğru dönerek; "Söylediğim söze, at hırsızlığı yapan kimsenin hâli ile karşı çıkmak hâtıra geldi değil mi? Fakat ona da cevap vardır." dedi. Sonra sohbetinde bulunanlara dönüp; "Hiç o hâdiseyi işiteniniz var mıdır?" diye sordu. Ve hâdiseyi şöyle anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Vehbi Tülek

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Vehbi Tülek

At Hirsizi

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Evliyalar Ölmez İmiş

Üç Kandil

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Yirmi Saniyede

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Vehbi Tülek

Üç Kandil

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Vehbi Tülek

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Vehbi Tülek