Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.511.089

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Kalp Katılığından Daha Büyük Musibet Yoktur!

Dâbiî hazretleri meşhur âlim ve velîlerdendir. Sekizinci asırda vefât etti. Mâlik bin Dînâr, Sâbit el-Benânî gibi büyüklerle aynı asırda yaşayıp onlarla sohbette bulundu. Mâlik bin Dînâr'dan naklederek buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Terzi Sûfî Baba

Gargarofça kasabasından Koca Şâban adlı bir sipâhi, Terzi Sûfi nâmında sâlih bir kimse ile berâber Zigetvar seferine katıldı. Sirem sancakbeyi, Bâli Beyin yanında karakol hizmetinde idiler. Çevreyi kontrol ettikten sonra, sahrada uyuya kaldılar. Bir müddet sonra uyanan Terzi Sûfi, Şâban Beyi uyandırıp; "Gel Şâban Bey, hücûma katılalım. İnşâallah hisar fetholunur." dedi. O da latife edip; "Düşte görmüşsen hayrola." dedi. Terzi Sûfi de; "İnşâallah olur. Ak abalı dervişler gelip, hisarı ateşe verip içeri girerler, hayır alâmetidir." dedi. Abdest alıp yola koyuldular. Kaleye yaklaştıklarında, sevinç çığlıkları atan askerler; "Muslihuddin Efendi geldi. Kalenin fethini haber verdi." diyorlardı. Onlar yürüyüşe devâm ettiler. İşte bu sırada, hisarın alevler içinde yandığını gördüler. Hep berâber hücûm edip, fetihten ümitsiz iken, o gün kaleyi ele geçirdiler.

Vehbi Tülek

Gazi Osman Paşa Ve Romanya Prensi

Vehbi Tülek

Baltaci Mehmed Paşa Ve Ünsi Hasan Efendi

Vehbi Tülek

Çomar Bölükbaşi

Vehbi Tülek

Evliya Çelebi, seyahatnamesinde başından geçen bir vakayı şöyle anlatır:"İstanbul'dan bazı mektupları hamil olduğum halde ulak olarak hareket ettim ve Gebze, İznik, Eskişehir üzerinden Akşehir'e yaklaştım. Sarplık içinde menzil beygirlerinin ağır yürüyüşü yüzünden o gece dağda kaldık. Sabah namazı için abdest alırken, alaca karanlıkta dağın içinden, cenk kıyafetleriyle heybetli bir süvari çıkageldi. Ama atı ve kendisi bitap... Hemen hakir (Evliya Çelebi):-Bu iyiye alamet değildir, düşüncesiyle endişelenmekle beraber, korku belası onu yanıma davet ettim. Bütün zebun görünüşüne rağmen yeri sarsan adımlarla yaklaştıysa da, kahvaltı soframıza oturmak istemedi. Ama ben:-Elbette bir lokmamızı yemelisin, deyince razı oldu. Sofra başına geçince, hemen sö zü açıp:-Dünya-Ahiret kardeşim ol...Devletten düşmüş bir yiğide benzersin. Atların dahi ze bun olmuş. Nerelisin? Adın nedir? Dediğimde şöyle cevap verdi:

Dünyanin En Dürüst Ve En Medenî Milleti

Vehbi Tülek

Şehid Padişah Iii. Selim HÂn

Vehbi Tülek

Benim Gözüm Göreceklerini Gördü

Vehbi Tülek

Emrediyorum Paşa!

Vehbi Tülek

Ey Cesur Yeniçeri Bu Tarafa Yetiş

Vehbi Tülek

Önce İmtihana Girin

Vehbi Tülek

Kefeni Kanlar İçindeydi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Abdülazîz Dârekî

Abdülaziz Dâreki hazretleri, Şafii mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 284 (m.896)'de İran'da İsfehân'da doğdu ve fıkıh ilmini öğrendi. Sonra Bağdâd'a gelip yerleşti. 375 (m. 985)'de vefât etti. Vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Gazaplarını Yenen Kimselere Övgü

Vehbi Tülek

Abdülaziz bin Ebi Fâris hazretleri Şafii mezhebi âlimlerinden ve evliyânın büyüklerindendir. 607 (m. 1210)'da Mısır'da İskenderiyye'de doğdu. 703 (m. 1304)'de Hicaz'da Sa'id beldesinde vefât etti. Bir sohbetinde buyurdu ki:

Sözlerin En Güzeli Kur’ân-ı Kerimdir

Vehbi Tülek

Bir Bâtınî Lideri Şeyh Bedreddîn

Vehbi Tülek

Şeyh Bedreddin, ilim öğrenmek istiyordu. Bu gayeyle önce Bursa, sonra Konya ve Kâhire'ye gitti. Orada büyük âlim Seyyid Şerif Cürcâni ve Aydınlı Hacı Paşa ile berâber Mübârekşâh Mantıki'den din ilimleri, felsefe ve mantık okudu. Tahsilini tamamladıktan sonra Tebriz'e giderek, Timûr Hanın huzûrunda yapılan ilmi sohbetlere iştirak etti. Daha sonra Kazvin'e giden Şeyh Bedreddin, burada doğru yoldan ayrılarak sapık Bâtınilik fırkasına girdi. Dönüşünde Memlûk Sultânı Melik Zâhir Berkuk'un oğlu Ferec'e hoca tâyin edildi. Bir müddet sonra da Anadolu'ya döndü...

Yusufzade Hasan Hocaefendi

Vehbi Tülek

Ahmed Çârpûrtî

Vehbi Tülek

Molla Marûf Nerkisecârî

Vehbi Tülek

Bir At Hırsızının Nasuh Tövbesi

Vehbi Tülek

Kalplerin Pasını Istiğfar Temizler

Vehbi Tülek

Bir Garip Müderris Molla Lütfi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Ebû'l-Kasım Kuşeyri Hazretlerinden rivayet edilmiştir: Merhum Sultan Mahmud'un, Ulvi isminde bir adamı olup, O'nu bir iş için Bağdad'a gönderir. O kimse Bağdad'a gelince, önce Şeyh Şibli Hazretlerinin halifelerinden bir Şeyhin sohbetinde bulunmak ister. Semiz bir tavuk satın alır ve o zat ile beraber yeriz diye niyetlenir. Fakat tavuğu pişirdiği zaman, tamah ederek yalnızca yemek arzusu ile kendi odasına götürür ve şeyhin yanına gitmektense vazgeçer.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Kum Ve Kaya

Bana Delil Getir

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

At Hirsizi

Bereketi Var Mı?

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Kadin Akli

Vehbi Tülek

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Vehbi Tülek

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek