Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.610.724

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bildiğiyle Amel Edene Bilmedikleri De Öğretilir

Dârendeli Hilmi Efendi son devir Osmanlı velîlerindendir. Malatya’nın Darende kazasında doğdu. 1916 (H.1334) yılında Maraş'ta vefat etti. İlk tahsilini Darende'de tamamlayan Hilmi Efendi, ihtisas için İstanbul'a gitti. Abdülazîz Han zamanında Fatih Medresesinde tahsil gördü. Bu arada İstanbul'da Gümüşhâneli Ziyâeddîn Efendi’nin ders ve sohbetlerine devam etti. Bu zattan Nakşibendî-Hâlidî yolu halifelik icazeti alıp, Darende'ye döndü. Sonra Maraş'a hicret ederek burada talebe yetiştirdi. Duraklı Câmii’nde vaazlar verdi. Bir vaazında insanlara şöyle nasihat etti:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Filan Gün Saltanat Tahtina Oturacaktir

Sultan İkinci Selim'ın iki oğlundan biri olan Şehzâde Murâd, Manisa'da vâli idi. Şehzâde Murâd, Hüsâmeddin-i Uşâki hazretlerine, kendisinin sultân olup olmayacağını anlamak üzere, bir mektupla hizmetçisini Uşak'a gönderdi. Uşak'a varan haberci, doğruca Hüsâmeddin-i Uşâki' ye giderek, huzura kabûl edilmesini ricâ etti. Huzûra kabûl edilen haberci, daha mektubu Hüsâmeddin-i Uşâki hazretlerine vermeden ve ziyâreti hakkında bir şey söylemeden, Uşâki hazretleri ona; "Git! Şehzâdeye söyle! Hemen İstanbul'a hareket etsin. Filan gün saltanat tahtına oturacaktır." dedi. Haberci, hemen Manisa'ya dönerek müjdeyi Şehzâde'ye bildirdi. Şehzâde Murâd, vakit geçirmeden İstanbul'a hareket etti. Balıkesir'e geldiğinde, Vezir-i âzam Sokullu Mehmed Paşa'nın gönderdiği elçilerle karşılaştı. Elçiler, Sadrâzamın mektubunu Şehzâde'ye verdiler. Mektubu okuyan Şehzâde, bu mektuptan babası Sultan İkinci Selim'in vefât ettiğini, Sadrâzamın ölüm haberini halktan sakladığını ve kendisini tahta çıkarmak üzere dâvet ettiğini öğrendi. İstanbul'a giderek, Hüsâmeddin-i Uşâki'nin haber verdiği zamanda, Sultan Üçüncü Murâd Hân nâmıyla tahta geçti.

Vehbi Tülek

Ermeni Tehciri

Vehbi Tülek

Yavuz'un Kuvveti

Vehbi Tülek

Orhan Gazi’nin Örnek Şahsiyeti

Vehbi Tülek

Şahsiyeti nesillere örnek mâhiyette olan Orhan Gâzi, halim selim olup, son derece merhametliydi. Kolay kızmaz, kızınca da belli etmezdi. Askerlerini ve tebeasını kendisinden fazla korurdu. Muhârebelerde zâyiât durumuna dikkat ederdi. Zâyiâta sebep olacak yerlerin fethini kuşatmayla kolaylaştırıp, teslimini beklerdi. Çok âdildi. Dini bütün bir Müslüman olup, ülkede İslâm hukûkunu tereddütsüz tatbik ettirirdi. Orhan Gâzinin İslâm ahlâkına hayrân olup adâletine gıbta eden Hıristiyanlar, kendi soyundan ve dininden hânedânların yerine, Osmanlı idâresini tercih ederlerdi. İyi bir teşkilâtçı, cesur bir kumandan olduğu gibi mükemmel bir idâreciydi. İlme, âlimlere ve gönül sultanı mânevi şahsiyetlere hürmetkârdı. Âlimlerin sohbetinde bulunup, onlarla istişâre ederdi. Îmâr ve iskân siyâsetine önem verip, devrinde fethedilen beldelere Türk-İslâm nüfûsu yerleştirirdi. Osmanlı ülkesinin nüfûzunu arttırıp, devleti müesseseleştirdi.

88 - Tekmeyle İade Edilen Altin

Vehbi Tülek

Eğer Padişah Biz İsek...

Vehbi Tülek

Viyana MuhÂsarasi Ve Murad Giray HÂn’in İhÂneti

Vehbi Tülek

Burak Reis

Vehbi Tülek

Ördeğini De Beraber Al

Vehbi Tülek

Alçakliğin Böylesi

Vehbi Tülek

Sizler Şahid Olun

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ebû İmrân Fasî

Ebû İmrân Fâsi hazretleri Fas'ta yaşamış olan fıkıh, hadis, kelâm ve kıraat âlimidir. 365 (m. 976) yılında doğdu. Tunus'un Kayrevan şehrine giderek tahsilini orada yaptı. Buradan Bağdat'a gidip zamanın meşhur âlimlerinden fıkıh dersi aldı. 430 (m. 1039)'da Bağdat'ta vefat etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Necîbüddîn-i Şîrâzî

Vehbi Tülek

Necibüddin-i Ali Şirâzi hazretleri, İran'da yaşamış olan büyük velilerdendir. Şirâz'da doğdu. Bir mürşid aramak için seyahate çıktı. Bağdât'a uğradı. Şihâbüddin-i Sühreverdi hazretlerini tanıdı. Şihâbüddin hazretleri onu talebelerinin arasına aldı. Necibüddin Ali, hocasının feyz ve bereketleri ile birkaç sene içinde yetişip velilik yolunda kemâl mertebesine ulaştı. Hocası tarafından mezun edilip, insanlara doğru yolu gösterip, onlara feyz ve bereket sunmak üzere memleketi olan Şirâz'a gönderildi. 1279 (H.678) târihinde Şirâz'da vefât etti. Vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Yüzleri Siyah Ve Gök Gözlü Iki Melek

Vehbi Tülek

İbnü's-semmâk Herevî

Vehbi Tülek

İbnü's-Semmâk Herevi hazretleri hadis hafızı olup Sahih-i Buhâri râvilerindendir. 356 (m. 967'de Afganistan'da Herat'ta doğdu. İlk tahsilinden sonra Bağdat'ta Dârekutni ve Bâkıllâni, Şam'da Kilâbi, Mısır'da el-Kâtib, Mekke'de Dineveri gibi zamanın en büyük âlimlerinden hadis öğrendi ve talebe yetiştirdi. 434 (m. 1043)'de Mekke'de vefat etti. Şöyle nakleder:

Eğirdirli Velî Berdeî Sultan

Vehbi Tülek

İlmihâl Bilgilerini Öğrenmek Her Müslümana Farzdır

Vehbi Tülek

Kimse Rızkını Yiyip Bitirmeden Ölmez

Vehbi Tülek

Eğitimci Ve Yazar Muallim Cevdet

Vehbi Tülek

Farzı, Özürsüz Yapmamak Büyük Günahtır

Vehbi Tülek

Allah Adamlarının Anıldığı Yere Rahmet-i Ilâhî Yağar!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Namazini Ben Kildirayim

Namazini Ben Kildirayim

Büyük İslâm âlimi Mevlânâ Şemseddin Fenâri'nin ömrünün sonlarına doğru gözlerine perde geldi. Göremez oldu. Sultanın veziri olan Hacı İvâz Paşa bir konuda Molla Fenâri'ye kızmıştı. Gözleri görmez olunca, laf olsun diye; "Dilerim ki, o âmâ ihtiyârın namazını ben kıldırayım." demişti. Bu söz Molla Fenâri'nin kulağına ulaşınca; "Ol kimse câhildir. Cenâze namazını kıldırmayı beceremez. Cenâb-ı Hakk'ın kapısından ümidim şudur ki, bana hemen şifâ buyurup, onu âmâ eyleye ve ben onun namazını edâ edeyim." dedi. Bir süre sonra, bir gece rüyâsında Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem efendimiz; "Tâhâ sûresini tefsir eyle!" diye buyurdukta; "Yüksek huzûrunuzda, Kur'ân-ı kerimi tefsir etmeye gücüm olmadığı gibi, gözlerim de görmüyor." demişti. Peygamberlerin tabibi olan Resûlullah efendimiz mübârek hırkasından bir parça pamuk çıkarıp, mübârek tükrüğü ile ıslattıktan sonra gözleri üzerine koydu. Molla Fenâri uyanıp, pamuğu gözlerinin üstünde buldu, kaldırınca, görmeye başladı. Allahü teâlâya hamd ve şükretti. Pamuk ipliklerini saklayıp, öldüğü zaman gözleri üzerine konmasını vasiyet etti. Tam bu günlerde, vezirin gözleri görmez oldu. Vezir bir süre sonra vefât etti ve cenâze namazını Molla Fenâri kıldırdı. Gözlerinin açılmasının bir şükrânesi olarak, 1429 (H.833) senesinde Şam yolu ile ikinci defâ hacca gitti. Bu esnâda Mısır'a ve Kudüs-i şerife de uğradı. Bir çok âlim ile sohbet edip onlardan istifâde etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah'ın Emaneti

Vehbi Tülek

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Sarik Ve Sakal

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Evliyalar Ölmez İmiş

Vehbi Tülek

Adam Olmazsan

Vehbi Tülek

İsmail Hakki Efendi

Vehbi Tülek

Her Şeyi Göze Almıştı!

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Yüz Vermedin!

Vehbi Tülek