Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.484.139

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İmâm-ı Busayrî Ve Kasîde-i Bürde

İmâm-ı Busayrî hazretleri meşhur velîlerdendir. 1212 (H.609) senesinde Mısır'da Busayr şehrinde doğdu. 1295 (H.695) senesinde Mısır'da İskenderiyye şehrinde vefât etti. Ebü'l-Abbâs-ı Mürsî hazretlerinin talebesidir. Ebü'l-Abbâs Mürsî de, Ebü'l-Hasan-ı Şâzilî'nin talebesidir. İmâm-ı Busayrî, hadîs ilminde, hattâtlıkta ve bilhassa şiirde çok derin âlim idi. Resûlullah'a olan sevgisini, aşkını anlatan kasîdeleri vardır. En kıymetli kasîdesi ise, Kasîde-i Bürde'dir. Kasîde-i Bürde'den:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Abdülhamid HÂn’in Engin Merhameti

II. Abdülhamid Hân'ın en küçük oğlu Âbid Efendi'nin hâtıralarından:"Bir gün, babamın yanında bulunan adamlardan Ali Vehbi Bey'i hapsettiler, sonra İstanbul'a yolladılar... Sebebi, pederle başbaşa kalıp bir şeyler kaleme alınmasından korkulmasıydı..."Alatini Köşkü'nün bahçesinde yuvarlak, çiçekli bir tepecik vardı... Subaylar, bu tepenin etrafında çiçeklerle 'Hürriyet, adâlet, eşitlik, kardeşlik' yazmışlardı... Okuyabiliyordum ama, bu sözlerin ne demek olduğunu anlamıyordum...

Vehbi Tülek

Moskoftan Padişah Olur Muymuş Be!

Vehbi Tülek

Seni Kanuna Şikayet Ederiz

Vehbi Tülek

Sultan’a Kapi Açilmadi

Vehbi Tülek

Fatih Sultan Mehmet, mürşidi Akşemseddin'den ayrı, İstanbul'da geçirdiği günlerde Şeyh Vefa'ya fazla ilgi göstermiş, yalnızlığına onda deva aramış, fakat ikisi arasında geçen çok ince bir hesapla bu ilgisine, Şeyh Vefa tarafından bir cevap bulamamıştı. Bir rivayete göre, Sultan Fatih tam üç defa Şeyh Vefa'yı makamında ziyarete gitmiş, fakat, üçünde kendisini görmeden göremeden dönmüştür. Sultan Fatih, Şeyh Vefa'nın tekkesi önündeki demir kapıya gelmiş, fakat kapıyı kilitli bulmuştur. Bahçede ne bir kul, ne bir can... Hükümdar ârif bir kişiydi. Bunun ne demek olduğunu anladı. Rengi kül gibi solmuştu.Bu yapılan ona hükümdar olarak değil, insan olarak dokunuyordu. O, yaralıydı, dinlenecek, dertlerini dökecek bir makam, sığınacak bir yer arıyordu.

Valide Suyu

Vehbi Tülek

Yavuz Ve Garip Derviş

Vehbi Tülek

94 - Sultan Iii. Murad Ve Polonya Kralliği

Vehbi Tülek

Ezan Sesi

Vehbi Tülek

Ayni Oyun

Vehbi Tülek

Abdülmecid Han Ve Misir Meselesi

Vehbi Tülek

Dilekçesi Sirtinda

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İbn-i Fârid Ve yeşil Kuş

Büyük veli İbn-i Fârid hazretleri yaşadığı bir hadiseyi bizzat kendisi şöyle anlatır: Mısır medreselerinden birisine girmek istiyordum. O sırada medrese kapısında, bakkal olan yaşlı bir zâtın abdest aldığını gördüm. Fakat, kitaplarda bildirildiği gibi almıyordu. İçimden "Bu yaşa gelmiş usûlüne uygun bir abdest alamıyor" dedim. O anda yaşlı zât bana bakıp "Ey Ömer! Sana Mısır'da perdeler açılmaz! Senin istediğin Hicâz'da, Mekke-i mükerremede olsa gerek. Oraya git!" dedi. Bana ismimle hitap edince, onun evliyâullahtan olduğunu anladım. Meğer o, böyle abdest almakla hâlini setredip gizlermiş. Hemen huzûrunda diz çöküp "Efendim, ben nerede, Mekke-i mükerreme nerede?" dedim.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Maksadı Ahiret Olan Perişan Olmaz

Vehbi Tülek

Safiyüddin Ahmed bin Alvân hazretleri Yemen'deki evliyanın meşhurlarındandır. Taizz yakınlarında Akâka'da doğdu. 665 (m. 1267) yılında vefât etti. Buyurdu ki:

Resûlullah'ın Ve Dört Halîfenin Sünnetleri

Vehbi Tülek

Kulum Beni Zikrederse Ben De Onu Zikrederim

Vehbi Tülek

Ebû Ca'fer Münâdi hazretleri hadis âlimlerindendir. 171 (m.787)'de doğdu. 272 (m. 885)'de Bağdâd'da vefât etti. Rivâyet ettiği hadis-i şeriflerden bazıları şöyledir:

Allahü Teâlâ, Tevâzu Edeni Yükseltir

Vehbi Tülek

Her Şey Onun Kudreti Ve Kuvveti Altındadır

Vehbi Tülek

Zikreden Dil, Şükreden Kalp, Sabreden Beden

Vehbi Tülek

İmâm-ı Ârif Sadreddîn

Vehbi Tülek

Mahmûd Kefevî

Vehbi Tülek

ben Hayattayken Kimseye Söyleme!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek

Arafatta Görüşürüz

Vehbi Tülek

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Evliyalar Ölmez İmiş

Sünnet Akçesi

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Kabahat Kilincin Midir?

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Geç Gelen Kurtarıcı

Vehbi Tülek

Sonunda Orta Yolu Buldular

Vehbi Tülek

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Vehbi Tülek

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek