Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.320.388

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sırat Hem Dünyada Hem De Ahirette Vardır

İsmail Rusûhî Efendi Osmanlı evliyasındandır. Ankara'da doğdu. İlk tahsilini orada yaptı. Bayrâmiyye yoluna girip feyz aldı. Konya’ya giderek Mevlevî şeyhi olan Çelebi Bostan Efendi’nin talebesi oldu. Sonra İstanbul’da Galata'daki Mevlevî dergâhına şeyh tayin edildi. 1630 (H.1040) senesinde İstanbul'da vefat etti. Vefatına yakın şöyle dedi: "Yazdığımız eserlerle yaptığımız hizmetler, bu yolda kalpleri zayıf olanların itikatlarını kuvvetlendirmiş ve muhaliflere karşı bir müdafaa olmuştur. İşimiz tamamlandı." Bu sözleri ile vefatlarının yakın oluşunu işaret etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Topal Koyun

İran'a açtığı seferde Sivas'a doğru yol almakta iken, yaşlı bir çoban koşarak Yavuz'un huzuruna geldi ve:
- Sulağımıza hoş geldin Sultanım! Görüyorum ki yorgunsun, açsın. Bu fakire misafir olursan gönül alırsın, dedi

Vehbi Tülek

Doğum

Vehbi Tülek

Artik Göç Vakti Geldi

Vehbi Tülek

Devlet İçinde Devlet Ya Da Düyun-u Umumiye

Vehbi Tülek

Osmanlı devletinde ilk dış borç, 1854 Kırım Savaşından sonra alındı. Osmanlı Devleti, Sultan İkinci Abdülhamid Han zamânına geldiğinde, ağır dış borçlar altında ezilme mevkindeydi. Akıllı tedbirlerle belli bir zaman içerisinde bu borçlar ödenebilirdi. Lâkin 93 Harbi (1877-78) hezimeti, devleti iflâsın eşiğine getirdi. Devlet, en verimli topraklarını kaybetti. Akın akın gelen göçmenlerin sayısı bir milyona ulaştı. Bu kadar göçmeni bir yıl içinde rahata kavuşturmak çok zordu. Bu arada, Rusya'ya ağır tazminât ödeme mecbûriyetiyle karşı karşıya kalındı. Rusya Ağrı kendilerine bırakıldığı takdirde, tazminât hakkından vazgeçebileceğini teklif etti ise de, Sultan Abdülhamid Han bu teklifi kesinlikle reddetti. Eğer Sultan Abdülhamid Han Ayastefanos Antlaşmasındaki tazminâtı Berlin Muâhedesi ile düşürmemiş olsaydı, devlet daha o sırada batabilirdi. Ordunun durumu ise perişan bir vaziyetteydi. Emperyalist Avrupa devletleri yıllardır peşinde koştukları emellerine ulaşmak üzereydi. Onlar dış baskıların çemberi içerisinde sıkışan imparatorluğu borç bataklığı içinde boğmak istiyorlardı. İşte İkinci Abdülhamid Hanın devraldığı mâli durum bu idi.

101 - Sultan Ii. Süleyman Ve Ağriboz Zaferi

Vehbi Tülek

38 - Savaş Ve Zafer İçin

Vehbi Tülek

İlk Uçan Türk, HezÂrfen Ahmed Çelebi

Vehbi Tülek

Destileri Kirmasinlar

Vehbi Tülek

Traş Edilmiş Sakal Daha Gür Çikar

Vehbi Tülek

56 - Paris'de Bir Osmanli

Vehbi Tülek

22 - Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Namazı Inkâr Edenlerin Hâli

Nûreddin ibn-i Ezrak hazretleri Şafii mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 809 (m. 1407)'de Yemen'de Ebyât-ı Hüseyn'de vefât etti. Bir dersinde talebelerine buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah'ın Râzı Olduğu Yola Kavuşmak Için

Vehbi Tülek

Muhammed bin Ali Sabbân Mısrî hazretleri Mısır’da yetişen âlimlerin büyüklerindendir. Kâhire’de doğdu. 1206 (m. 1791) senesinde Kâhire’de vefât etti. Zamanın büyük âlimleriyle görüşüp derslerini dinledi. Şâziliyye yolunun edebini üstâd Abdülvehhâb Ârifi Merzûkî’den öğrendi. Uzun zaman sohbetlerine devam etti ve evliyâlık makamlarında büyük pay sahibi oldu. Buyurdu ki:

Hayvan Topal, Vakit Ise Kış Zordur Akşama Ulaşmamız

Vehbi Tülek

Cennet Kapılarının Açıldığı An

Vehbi Tülek

İbn-i Sayrafi hazretleri Endülüs'te (İspanya) yaşamış olan tefsir, kırâat, hadis, ve fıkıh âlimidir. 371 (m. 981)'de Kurtuba (Cordoba) yakınlarındaki Dâniye'de (Denia) doğdu. 444 (m. 1052)'de orada vefat etti. Namazın faziletleri hakkında naklettiği bazı Hadis-i şerifler:

Herkese Güzel Ahlâkla Muâmele Etmeli

Vehbi Tülek

Eğer Yeryüzünde Salihler Olmasaydı

Vehbi Tülek

Müzhirüddîn Harezmî

Vehbi Tülek

Mucize Ve Kerâmet Harikulade Hâllerdir

Vehbi Tülek

Celâl Ali Efendi

Vehbi Tülek

şar­kın Hâ­fı­zı Ha­tîb-i Bağ­da­dî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abayi Yakmak

Abayi Yakmak

"Abayı yakmak." Bu tâbir mecâzen, "birine âşık olmak, tutulmak, gönül vermek" gibi mânâlar ihtivâ eder. Dervişler arasında birilerinin aşkının büyüklüğünden bahsedilecekse eskiden, "Ooo! Abası hayli yanıktır!" gibi ifadeler kullanılırmış.Eski tekke mimarimizin kompleksi içinde; bir mescid veya câmi, ortada şadırvanı olan bir avlu ve avluyu çevreleyen derviş hücreleri, büyükçe bir dershâne, mutfak, kiler, ambar v.s. bulunduğu bilinmektedir. Bilhassa kış aylarında dershânenin ocağı harlı ateşle yakılarak dervişânın burada toplanmaları sağlanır, böylece hem iktisat yapılmış, hem de uzun saatler mürşidden istifade ve istifâza etmeleri temin edilirmiş.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Sonunda Orta Yolu Buldular

Sarayda İftar

Padişah Ve At

Abdullah Bin MübÂrek

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Altıyüz Dirhemlik İp

Vehbi Tülek

Allah’a Firar Et

Vehbi Tülek

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek

Delik Kova

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek