Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.056.810

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

"bu Çamurlu Kaftanım Kabrime Örtülsün

Kemâl Paşazade dokuzuncu Osmanlı şeyhülislamıdır. 1468 (H.873) yılında Tokat'ta doğdu. Küçük yaştan itibâren iyi bir tahsil gördü. Daha sonra askerlik yolunu seçti. Sultan İkinci Bâyezîd Hanın seferlerine katıldı. Ordu ile Edirne'ye dönünce askerlikten ayrılarak ilim tahsîline başladı. İcazet aldı ve müderrislik yaptı. Yavuz Sultan Selîm'in padişahlığında onun yanında bulunarak cihada teşvik etti. 1526'da Şeyhülislâm Zenbilli Ali Efendi'nin vefâtı üzerine Kânûnî Sultan Süleymân Han tarafından bu göreve getirildi. İbni Kemâl Paşa, cinnîlere de fetvâ verirdi. Bunun için "Müfti-yüs-sekaleyn" (İnsan ve cinlerin müftüsü) adı ile meşhûr oldu. 1534 (H. 940)'te İstanbul’da vefat etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Allah İçin Vurmuştum

Yavuz Sultan Selim Han Hazretleri Çaldıran Zaferini kazandıktan sonra ölüler arasında dolaşıyordu. Ölülerin içinde düşman askerlerinden birisinin kellesinin hiç zedelenmeden kesildiğini görüp merak etti. Ve yanında bulunan vezirlerine emrederek: - Bu kelleyi tek vuruşta kim kesti ise onu bulun bana getirin, dedi. Paşalar hemen asker içine dağıldılar ve bu yiğit askeri aramaya başladılar. Sora sora nihayet o asker bulundu ve Yavuz Sultan Selim Han Hazretlerinin huzuruna getirildi. Yavuz, o askere: -Evladım bu başı böyle sen mi kestin? diye sordu. Meselenin ne olduğunu anlayamayan asker biraz durakladıktan sonra: - Ben kestim, Sultanım, dedi.

Vehbi Tülek

Yirmisekiz Mehmed Çelebi Ve Parisde Opera

Vehbi Tülek

Kinali Kuzu

Vehbi Tülek

Sirplara Osmanli Hoşgörüsü

Vehbi Tülek

Osmanlılar devletlerini kurarken, din hürriyeti ilkesini temel olarak benimsemiş bir millettir. Avrupada Engizisyon işkenceleri altında inlerken, tüm dinler, Osmanlı idaresinde barış ve huzur içinde yaşamışlardır. İşte sizlere çarpıcı bir örnek:Fatih Sultan Mehmet Rumelideki seferlerine devam ediyordu. Sırbistan sınırların adoğru geldiği sırada Sırp prensi Brandoviç'ten bir mektup aldı. Bu sırada Sırplar, Katolik Macarlarla Osmanlılar arasında kalmışlardı. Sırp prensi Brankoviç, bu iki güçten birine birine tabi olarak kendi hükümdarkığını sürdürmek istiyordu. Ama hangisini seçecekti? Bunu tayin edebilmek için, önce Macar kralı Hünyad'a bir heyet yollayarak sordumuştu:

Yeniçeri Ocağinin Kaldirilmasi

Vehbi Tülek

11 - Silistre Müdafaasi

Vehbi Tülek

Molla Fenari'nin Yildiirim'a Mektubu

Vehbi Tülek

Sakinan Göze Çöp Batar

Vehbi Tülek

104 - Devamli Baki Kalan İşlerle Meşgul Ol

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman Ve Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Vehbi Tülek

Haci Fehmi Efendi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Namazlarını Devamlı Kılanlara Büyük Müjde

Ebü'l-Mehâmid Hârisî hazretleri Hanefî fıkıh âlimidir. 531'de (m. 1137) İran’da Serahs'ta doğdu. Zamanın büyük âlimlerinden fıkıh ilmi tahsil etti ve ilminin yüksekliğinden dolayı "Şeyhülislâm" lakabıyla tanın­dı. Merv'de yerleşerek talebe yetiştirdi. 606 (m. 1209) tarihinde orada vefat etti. Namazda Huşû’un fazileti hakkında şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ebü’l-hasen Nuaymî

Vehbi Tülek

Ebü'l-Hasen Nuaymi hazretleri, Bağdad'da yetişen kelâm ve hadis âlimlerindendir. 423 (m. 1032) senesi Zilka'de ayında vefât etti. Vefatına yakın bir dersinde ilim hakkında buyurdu ki:

Azap Yapılan Kimseler, Muhakkak Ona Lâyıktır!

Vehbi Tülek

Nefsi Zayıflatmak Ve Ezmek Için

Vehbi Tülek

Ahmed Konevi hazretleri kelâm, lügat, nahiv ve Hanefi mezhebi fıkıh âlimidir. Konya'da dünyaya geldi. Şam'da ikâmet edip, orada 732 (m. 1332) yılında vefât etti. Buyurdu ki:

Kaza Ve Kaderi Anlamak Için

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ Rızık Vericidir

Vehbi Tülek

Ey Allah’ın Sevgili Kulu, Bana Duâ Et

Vehbi Tülek

Nil'in Suları Azalmış Ve Kıtlık Başlamıştı

Vehbi Tülek

Amasyalı Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

Abdürrahîm Müeyyedî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Allah Haramdan Kaçani Korur

Allah Haramdan Kaçani Korur

Timur Han'dan sonra yerine geçen oğullarından Şahruh, babası gibi alimlerle oturup kalkmaktan zevk alırdı. Şahruh'un çevresindeki ulemadan biri de Nimetullah Efendi idi. Aynı zamanda evliyadan olan Nimetullah Efendi'nin dilinden düşürmediği bir söz vardı: "Allah haramdan kaçanı korur" (Yani kişi haramdan kaçarsa Allah ona haram yedirmez, nasip etmez, demek istiyordu.) Bu sözü sık sık tekrar eder, bununla biraz da hükümdar ve adamlarını uyarmak amacı güderdi. Şahruh da bunun her zaman mümkün olmayacağını, insanın bazen bilmeden de harama el uzatabileceğini ileri sürerdi. Şahruh bir gün sarayında özellikle Nimetullah Efendi'yi ağırlamak üzere bir ziyafet düzenledi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Başka Du Bilmez Misin?

Vehbi Tülek

Allah Haramdan Kaçani Korur

Vehbi Tülek

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

9 Evi Dolaşan Kelle

Her Şeyi Göze Almıştı!

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Arafatta Görüşürüz

Kadin Akli

Derdi Olan Neylesin?

Vehbi Tülek

Allah'ın Emaneti

Vehbi Tülek

Yirmi Saniyede

Vehbi Tülek

Bizi Hatirlayin!

Vehbi Tülek

Korkma!

Vehbi Tülek

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Vehbi Tülek