Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.719.171

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allah Adamlarının Anıldığı Yere Rahmet-i Ilâhî Yağar

İmâm-ı Yâfiî hazretleri Şâfiî mezhebi fıkıh âlimlerinden ve evliyâdandır. 1298 (H.698) senesinde Yemen’in Aden şehrinde doğdu, 1367 (H.768)'de Mekke'de vefât etti. Yemen'de ilk tahsilinden sonra Mekke-i mükerremeye gitti. Şeyh Ali et-Tavâşî ile görüşüp ilimde ve tasavvufta yüksek derece sâhibi oldu. Tarîkat silsilesi birkaç koldan Abdülkâdir-i Geylânî hazretlerine ulaşır. Mekke-i mükerremeye yerleşip evlendi ve başka âlimlerin derslerini dinledi...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Hasan Can’in Tabiri

Mısır'ın fetholunduğu günlerdi. Bir sabah, Yavuz Sultan Selim Han, Hasan Can'a şöyle buyurdu: "Bu gece rüyâda Muhammed Bedahşi'yi gördüm. Yolculuk hazırlığında olup, bir beyaz kepenek giymiş, üstüne de bir ip kuşak bağlamıştı. Bu halde gelip, yolculuğa çıkacağını söyleyip bizimle vedâlaştı." Pâdişâh bu sözleri söyler söylemez Hasan Can gençlik atılganlığı ile hemen rüyâyı tâbire girişti ve; "Velilerin görünüşte çıkacakları yolculuk, âhiret seferi olmak gerektir. Eğer vefât etmemiş ise, yakında vefât edeceklerine işârettir." dedi. Sultan Selim Hanın bu cevâba cânı sıkıldı ve; "Rüyânın gerçekleşmesinin yormaya da bağlı olduğunu bilmez misin? Eğer Şeyhe bir hal olursa senin yorumuna bağlarız. Cezâlandırılmayı hak eyledin." dedi. Bu sözler üzerine Hasan Can rüyâyı o şekilde tâbir ettiğine çok üzüldü ve pişmanlık duydu.

Vehbi Tülek

1 - Aydos Kalesi

Vehbi Tülek

Ali Onbaşi

Vehbi Tülek

Velinimeti Uğrunda Feda-yi Can Eden Kahraman

Vehbi Tülek

Sultan Abdülaziz Han, 30 Mayıs 1876 günü, birkaç tane insafsız ve muhteris devlet adamının şahsi hesapları uğruna tahtan indirildi. Bunların başında "Kinim Dinimdir" diyen Serasker (Genel Kurmay Başkanı) Hüseyin Avni Paşa buluyordu. Bununla da kalmayan ihtilalciler, Padişahı ve hanımı Nesrin Kadınefendiyi bir sandala bindirerek Dolmabahçe Sarayından Topkapı Sarayına naklettiler. Bu esnada Hüseyin Avni Paşa, mücevher sakladığını zannederek, onları almak gayesiyle Nesrin Kadınefendinin şalını, Padişahın gözü önünde çekip alarak hakaret etti. Kadınefendi, omuzları açık bir şekilde getirilmesi sebebi ile ve uğradığı hakaretin tesiriyle hastalandı. Daha sonra Sultan Abdülaziz'in 4 Haziran günü şehid edilmesi üzerine şoka girerek 11 Haziran'da vefat etti.

Osmanlilarda Okçuluk

Vehbi Tülek

Bulgar Pehlivani

Vehbi Tülek

Elhamdülillah Muslumaniz

Vehbi Tülek

Belgrad'in Fethi

Vehbi Tülek

Ii. Abdülhamid Han Ve Taşkesenli Ahmed Efendi

Vehbi Tülek

95 - Sultan Ahmed'in Rüyasi

Vehbi Tülek

PiyÂle Paşa Ve Malta Seferi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Harama Bir Şeye Helal Demenin Cezası

İbn-i Nasrullah hazretleri Hanbeli mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 765 (m. 1364)'de Bağdad'da doğdu. 844 (m. 1440)'da Kâhire'de vefât etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Unutma Ki Her Yaptığının Hesabını Vereceksin

Vehbi Tülek

Ebû Bekr Hemedâni hazretleri Şafii âlimlerindendir. İran'da Hemedan'da 308 (m. 920) târihinde doğdu. 398 (m. 1007) de vefât etti. Vefatından kısa bir zaman önce oğluna şunları vasiyet etti:

İngiliz Subayın Ibretlik Sonu!..

Vehbi Tülek

Eyyûbîzâde Atâullah Efendi

Vehbi Tülek

Eyyûbizâde Atâullah Efendi "rahmetullahi aleyh" yetmişdördüncü Osmanlı Şeyhülislâmıdır. Medrese tahsilini tamamladıktan sonra müderrislik ve kadılık yap­tı. Ana­dolu, sonra Rumeli Kadıaskerli­ğine ve Sultan III. Ahmed Han zamanında Şeyhülislâmlığa tayin edildi. Bir süre sonra azledilince Bolu'ya yerleşti. 1127 (m. 1715)'te orada vefat etti. Bu mübarek zat buyurdu ki:

İhtiyârlık Herkese Nasîb Olmaz

Vehbi Tülek

Eğer Yeryüzünde Salihler Olmasaydı

Vehbi Tülek

O Kardeşiniz Esâretten Kurtuldu Şimdi Sevinin!

Vehbi Tülek

İdris-i Muhtefî (hacı Ali Bey)

Vehbi Tülek

Ebu Nasr Bin Ziyad

Vehbi Tülek

Çocuklar, Ana Baba Elinde Bir Emanettir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Niyâzi-i Mısri, devamlı ibâdet ve tâatla meşgûl olduğu sırada, bir gece rüyâsında Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerini gördü. Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri büyük bir taht üzerinde oturmaktaydı. Etrâfına talebeleri toplanmıştı. Niyâzi-i Mısri, kendisini onların arasın da görünce, hayâsından dışarı çıkmaya yol ve fırsat aradığı bir sırada, Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri, onu yanına çağırıp, bir kese altın hediye verdi ve; "Senin nasibin diyâr-ı Rûm'dadır. Mısır'da değildir." buyurdu. Ertesi gün Niyâzi-i Mısri bu rüyâsını hocasına anlatın ca, hocası hemen ona hilâfet verdi ve duâ etti. Bunun neticesinde Niyâzi-i Mısri 1646 sene sinde Mısır'dan ayrılarak İstanbul'a gitti. İstanbul'da Sultanahmed Câmii civârında Sokullu Mehmed Paşa dergâhında ikâmet edip, uzun süre riyâzette kaldı. Kaldığı odada çok gözyaşı döktü. Halil Paşa, Niyâzi-i Mısri hazretlerinin kaldığı odanın döşemelerini yenilemek için teşebbüste bulunduğu zaman, Niyâzi-i Mısri hazretlerini rüyâsında gördü. Rüyâda "Gözlerimin yaşı ile yıkanmış olan tahtaları muhâfaza ediniz." diye emretmesi üzerine, tahtalarını muhâfaza etmek sûretiyle odayı tâmir etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek

Bizi Hatirlayin!

Vehbi Tülek

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Abdullah El-acemî

Ölüyü Diriltemem

Delik Kova

Bülbülün Zikri

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Vehbi Tülek

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek

Bizi Hatirlayin!

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

9 Evi Dolaşan Kelle

Vehbi Tülek