Cimrilik, Sizden Önceki Ümmetleri Helak Etmiştir
Abdullah bin Nümeyr hazretleri hadîs âlimlerinin meşhûrlarındandır. 115 (m. 733) senesinde doğdu. 199 (m. 814)’de vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.540.850
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Abdullah bin Nümeyr hazretleri hadîs âlimlerinin meşhûrlarındandır. 115 (m. 733) senesinde doğdu. 199 (m. 814)’de vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
1711 senesi Veziriâzam olan Baltacı Mehmed Paşa bir müddet sonra Moskova seferine tâyin edilmişti. Sefere çıkmazdan önce duâ için nice kere Şeyh Ünsi Efendiyi dâvet etti. Ünsi Efendi özürler bildirip, dâvetine gitmedi. Vezir Mehmed Paşa; "O halde biz onun yanına gideriz. Gece kapısı açık olsun." diye haber gönderdi. O gece tebdil-i kıyâfet edip yatsıdan sonra dergâha geldi. Vezir tevâzu gösterip Ünsi Hasan Efendinin ellerinden öptü. Huzûrunda edeb ile oturdu. Sonra da; "Efendim! Benim babam da Halveti tarikatının önde gelen büyüklerindendir. Bana duâ ediniz. Kerem ve himmet ediniz. Ömrümde sefer nedir, asker idâresi ve sevki nedir bilmem. Sizin duâ ve yardımlarınıza muhtâcım. Yoksa ben bu işin ehli ve erbâbı değilim. Bu işin hakkından dahi gelemem." dedi. Bunun üzerine Ünsi Hasan Efendi ona; "Moskof kâfirlerinin mağlub olacağını, aman dileyeceğini, hor ve hakir olacağını, sulh isteyeceğini, başından sonuna olacak şeyleri açıkça bildirdi. Baltacı Mehmed Paşa üç saat kadar orada kalıp, sonra edeb ile ayrıldı. Ertesi gün evde bulunan hanımlar, Hasan Efendinin veziriâzama olan sözlerini etrâfa söylediler. Hakikaten bir zaman sonra dedikleri meydana çıktı.
Andrea Doria'nın, 40 kadar kadırga ile, Mısır'dan Hind mallarını getiren Salih Reis'i yaka lamak üzere Girit sularında beklediği şayiası duyuldu. Kaptan-ı Derya Barbaros Hayreddin Paşa, kader arkadaşı Salih Reis'in, Doria'nın pususuna düşmesine razı olmayacağı muhakkaktı. Nitekim ertesi gün bu şayiayı tersanede duyan Hayreddin Paşa, sadrazama koşarak şayianın doğru olup olmadığını sordu. Diğer vezirler de oradaydı. Ayas Paşa fevkalade müteessir bir tavırla:"Hakikat böyle Paşa, içimiz kan ağlar" dedi.Diğer vezirler de aynı şekilde konuştular. Bunun üzerine Hayreddin Paşa onlardan son bir teminat istedi:"Salih Reis benim kader arkadaşımdır. Onu göz göre göre küffarın eline bırakamam ve feda edemem. Akdeniz'e yelken açmak artık zaruret halini aldı. Ancak siz de biraz ikdam göstermelisiniz" dedi.
İbn-i Asâkir hazretleri, on ikinci yüzyılda Şam'da yetişen hadis ve fıkıh âlimidir. 1105 (H. 499) senesinde Şam'da doğdu. 1175 (H.571) yılının receb ayında Şam'da vefât etti. Zamânın sultânı Selâhaddin-i Eyyûbi'nin de hazır bulunduğu cenâze namazından sonra Bâbüssagir Kabristânında defnedildi.
Abdülaziz bin ebû Revvâd, meşhûr hadis âlimlerindendir. Doğum târihi bilinmemektedir. 775 (H.159) târihinde vefât etti. Aslen Horasanlıdır. Sonra Mekke-i mükerreme ye yerleşmiş, burada vefât etmiştir. Mugire bin Mühelleb bin Ebi Sufre'nin âzâdlısıdır. Babasının ismi Meymûn'dur.
İbn-i Haris Kayrevâni hazretleri Mâliki fıkıh âlimidir. 282 (m. 890)'da Tunus'ta Kayrevan'da doğdu. İlk tahsilini memleketinde yaptıktan sonra Endülüs'e (İspanya) giderek Kurtuba'ya (Cordoba) yerleşti. Endülüs Emevi Halifesi II. Hakem tarafından Beccâne'de (Pechina) kadılık ve Kurtuba'da şûra üyeliği vazifesine getirildi. 361 (m. 971)'de Kurtuba'da vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:
Osmanlı evliyalarından olan bu zat, Çanakkale'de yaşamıştır. Devrin Osmanlı sultanı Dördüncü Mehmed Han rüyâsında Ahmed Câhidi hazretlerini gördü. Bunun üzerine derhâl Kilidü'l-Bahr'e gelerek onu ziyâret etti. Sohbeti ile şereflenerek duâsına mazhar oldu. Ahmed Efendi, Sultanın hiç bir maddi ikramını kabûl etmedi. Dördüncü Mehmed Han bunun üzerine Ahmed Câhidi hazretlerine "Sultan" ünvânını verdi. Bundan sonra Evliyâ Sultan ve Ahmed Câhidi Sultan diye de anıldı.1659 (H.1070)'da vefât eden Ahmed Câhidi Kilidü'l-Bahr'de zevcesi Kerime Hâtun'un medfun bulunduğu türbeye defnedildi. Kendisinden 17 yıl önce vefât eden oğlu Âdem Efendinin kabri ise türbenin dışında güney taraftadır. Câhidi Sultan, vefâtının üzerinden üç asırdan fazla bir zaman geçmesine rağmen hâlâ gönüllerde yaşamakta kabri ziyâret olunarak mânevi istifâdelere kavuşulmaktadır.