Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.349.241

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İslam Ahkâmına Uymak Pek Kolaydır

Abdülganî Nablüsî hazretleri Hanefî mezhebi fıkıh âlimidir. 1050 (m. 1640)’da Şam’da dünyaya geldi. Zamanının en büyük âlimlerinden ilim tahsil etti. Edebiyat, fıkıh, tefsir, hadis ilimlerinde ve tasavvufta çok derin âlim olarak yetişti. Kadirî ve Nakşibendî yollarına intisap etti. İstanbul, Mısır ve Hicaz’da ders verdi. 1143 (m. 1731)’de Şam’da vefat etti. Çeşitli ilimlerde iki yüzden fazla değerli kitap yazdı. İmâm-ı Birgivî’nin “Tarîkat-ı Muhammediyye” kitabının şerhi olan, “Hadîkat-ün-Nediyye” kitabı çok kıymetli olup, meşhurdur. Bu eserinde buyuruyor ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

20 - Şehid Derviş Paşa

1578 yılı Ağustos ayının 9. Cumartesi günü idi. İran Şahı 30.000 kişilik kalabalık bir orduyu Osmanlı sınırına göndermişti. Hedef Erzurum'du. Sadrazam Lala Mustafa Paşa, Erzurum beylerbeyi Özdemiroğlu Osman Paşa'yı İran üzerine sefere memur etti. O da Derviş Paşa'yı düşman kuvvetleri hakkında istihbarat yapması için küçük bir öncü kuvvetle, İranlıların karargah kurduğu Çıldır civarına gönderdi. Yanında üç yüz kadar asker bulunuyordu. İran ordugahına yaklaştığı zaman, onların gayet dağınık vaziyette ve ani bir hücumla dağıtılabilecek bir durumda olduğunu gördü. Yapabileceği iki tercih vardı. Ya düşmana saldıracak, yada geri dönecekti. Bu takdirde askerin maneviyatı bozulacaktı.

Vehbi Tülek

5 - Doğan Bey Ve Yildirim Bayezid

Vehbi Tülek

Ezan Sesleri DevÂm Etsin!

Vehbi Tülek

Kirim Savaşi

Vehbi Tülek

1800'lü yıllarda dünyâda iki büyük İslâm devleti vardı. Biri Osmanlı Devleti, diğeri ise, Hindistan'daki Gürgâniye Hükümdârlığıydı. İslâmiyetin büyük düşmanı olan İngilizler ise, devamlı bu iki devleti nasıl yok edebileceklerini plânlamakla meşgûldüler. Önce Gürgâniye Devletini parçalamaya karar verdiler. Böylece hem Asya'daki Müslümanları başsız bırakacaklar, hem de Hindistan'ın hazinelerine ve ticâretine hâkim olacaklardı. Fakat Osmanlı Devletinin buna mâni olmasından korkuyorlardı. Bunun için Osmanlı Devletiyle Rusya arasında savaş çıkarmaya çalıştılar. Sıcak denizlere inme hayâliyle yanıp tutuşan Rusya'yı devamlı tahrik ettikleri gibi, sadrâzam Mustafa Reşid Paşayı da kandırarak Rusya ya karşı düşmanca tavır takınmasını temin ettiler. İngilizlerin asıl maksadını anlayamayan Rus Çarı Birinci Nikola, bu devlet ile Osmanlı toprakları hakkında görüşmeye karar verdi. 9 Ocak 1853'te Sen-Petersburg'un kışlık sarayında verilen bir baloda, İngiliz elçisine Osmanlı Devletinin topraklarını paylaşmayı teklif etti. Ancak İngiltere bu teklifi red ettiği gibi, durumu Bâbıâli'ye de bildirdi. Bunun üzerine Rusya, Osmanlı Devleti hakkında tek başına tedbirler almaya kalkıştı. İstanbul'a prens Mençikof'u elçi olarak gönderip, Fransa'nın Kudüs'te daha önceleri Katolikler adına sağladığı imtiyazların Ortodokslar için de tatbik edilmesini Ortodoks tebeânın himâyesinin Rusya'ya verilmesini istedi. Fakat Mustafa Reşid Paşa, bu teklifleri reddedip meselenin diplomatik yollardan çözümünü önledi. Bunun üzerine Avusturya İmparatorluğu ile Prusya Krallığı, İstanbul ve Petersburg'a kendi hakemliklerinde bir konferans toplanıp savaşın önlenmesini teklif ettiler. Rusya bu teklifi kabul ettiği halde Mustafa Reşid Paşa İngilizlerin tahriki ile reddetti. Böylece iki devlet arasında münâsebetler tamâmen kesildi. Rusya harb ilân etmeden Eflak ve Boğdan'ı işgâl etti. Bunun üzerine Osmanlı Devleti, 4 Ekim 1853'te Rusya'ya harp ilân etti.

Sen Kandiye Fatihi Olarak İstanbul’a Döneceksin

Vehbi Tülek

Kemal Reis

Vehbi Tülek

Venediklilerin Zulmüne Karşilik Osmanli Devletinin Vergi Adaleti

Vehbi Tülek

Selim’e Tabi Olasin

Vehbi Tülek

Alin Terinde Bereket Vardir

Vehbi Tülek

Yunan Subayi Ve Pir Emir Sultan

Vehbi Tülek

Kayip Saat

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Affa Sarıl, Iyiliği Emret, Câhillerden Yüz Çevir

Abdülmelik Se’âlebî hazretleri Şâfiî âlimlerindendir. Nişâbûrlu olup, 350 (m. 961) senesinde doğdu. Pekçok âlimden ders alıp, ilimde yükseldi. Arab dili ve edebiyatı ilimlerinde pek meşhûr oldu. 429 (m. 1038) senesinde vefât etti. Se’âlebî, Mir’ât-ül-mürüvvet isimli eserinde buyuruyor ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Cepheden Cepheye... Abdülezel Paşa

Vehbi Tülek

Abdülezel Paşa, askerlik mesleğine âşık bir insandı. Çok gayretli ve çalışkan olduğu için; otuz yaşlarında subaylığa geçirildi. 1853-56 Kırım Harbinde, baştan sona bulundu. 1868 Girit İsyanının bastırılmasında görev aldı. 1872'de Sırbistan ayaklanmalarının bastırılmasında dillere destan kahramanlıklar gösterdi. 1877-78 Osmanlı-Rus Harbinde, Plevne Muharebelerindeki hizmetlerinden dolayı, Tuğgeneralliğe yükseltildi.

Allah, Câhili Kendine Dost Edinmez!

Vehbi Tülek

Fas Evliyâsından Abdüsselâm Bin Meşiş

Vehbi Tülek

Evliyânın büyüklerinden olan Abdüsselâm bin Meşiş, Hazret-i Hasan'ın soyundandır. Bu sebeple kendisine "Haseni" denmiştir. Doğum târihi bilinmemektedir. 1228 (H. 625) senesinde vefat etti...
Abdüsselâm bin Meşiş hazretlerinde, henüz yedi yaşında iken mânevi hâller görülmesinden sonra kendini ilme ve ibâdete verdi. On altı yıl dolaştı. Bu sırada bir mağarada kalırken, yanına, evliyâdan Abdurrahmân bin Zeyyât geldi. Yedi yaşından beri mânevi terbiyesi ile meşgûl olduğunu, kavuştuğu hâlleri tek tek söyleyince ona intisâb etti, bağlanıp talebe oldu. Evliyâlıkta yüksek derecelere kavuştu.

Yûsuf Bin Alî El-hüzelî

Vehbi Tülek

Önce, En Mühim Olanları Öğrenmeli

Vehbi Tülek

Dostlar, Dünya Ve Ahiret Sermayesidir

Vehbi Tülek

Rüzgâr Olmasaydı, Dünya Kötü Kokardı!

Vehbi Tülek

Eskici Mehmed Dede

Vehbi Tülek

Dergâhımızda âb-ı Hayat Gibi Su Var.

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Sultan II. Mahmud Han zamanında yaşlı bir kadıncağız duymuş ki, Hazreti Hızır her gün yatsı namazında, Yeni Câmi'de görülürmüş. Kendisi de zâten Hızır Aleyhisselâm'ı görmeyi öteden beri çok istermiş. Duyduğu söz üstüne ertesi gün kocasına durumu bildirip, ondan izin alarak yatsı namazına Yeni Câmi'ye gitmiş. Namaz çıkışında, avluda bir kenara çekilmiş ve başlamış çıkanlara dikkatli dikkatli bakmaya. O pür dikkat çıkanları tâkip ederken, karşısından bir yaşlı amca çıkagelmiş.- Neye bakarsın hâtun?-Dediler ki, bu câmide her gece Hızır Aleyhisselâm görünürmüş. Onu görmeye geldim.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

Örümcek Ağı

A'meş Ve Hanımı

Sarayda İftar

SelÂmetle Gidip Gel

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Şikayet

Sonunda Orta Yolu Buldular

Vehbi Tülek

Karşılık Beklemiyorum

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Vehbi Tülek

Bana Delil Getir

Vehbi Tülek