Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.366.628

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bir Kimseyi Övmekte Ve Yermekte Acele Etmeyin!

Cemâleddîn Geylânî hazretleri tanınmış velîlerdendir. On ikinci asrın sonlarında İran’da Kazvin'de vefât etti. Necmeddîn-i Kübrâ hazretlerinin sohbetinde ve hizmetinde bulunarak yüksek derecelere kavuştu ve icazet verilerek talebe yetiştirdi. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Turhanoğlu Ali Bey

Sene 1495. Sultan II. Bayezdi han zamanı. Macarlar Osmanlı hudut köylerine saldırı yor ve zararlar veriyorlardı. Bölgede bulunan akıncı beyi Turhanoğlu Ali Bey, Yakup Paşa'ya gelerek:-Böyle eli kolu bağlı ne zamana kadar bekleyeceğiz? Diye sordu. Yakup Paşa:-Mevsim kış ve İstanbul'dan da sabretmemizi istiyorlar, diye cevap verdi. Bu cevap üzerine Ali Bey biraz öfkeli ve haddi aşarak:-Paşa, Macar kafiri hudutlarımıza saldırır durur, köylerimizi yakar. Sen ise ses çıkar mazsın. Yoksa düşmandan korkar mısın? Dedi. Bu söz üzerine Yakup Paşa, okla vurulmuş gibi yerinden sıçrayıp, gözleri yaşlı olarak Ali Beye:-Ben mi korkarım Turhan oğlum? Senden yaşlıyım. Fakat seninle birlikte çok akınlar da bulunduk. Bizden on kat daha büyük ordulara saldırdık. Ben Allahü Teâlâ'dan başka kim seden korkmam. Ama şu anda ne bir akıncı beyi, ne de bir sancak beyiyim. Devlet bize vezir lik verdi. Paşa yaptı. Devletin menfaatleri, kışı onları oyalamakla geçirmemizi emrdiyor. Hele bahar olsun, yine düşman üzerine uçarız.

Vehbi Tülek

Turhanzade Ömer Bey’in Cevabi

Vehbi Tülek

83 - Misir'i Fetheden Ordu

Vehbi Tülek

Kanuni Ve Pir Ali Efendi

Vehbi Tülek

Sultan Süleymân Han İran'a sefer yaptığı sırada Pir Ali hazretlerine bâzı hasetçiler iftirâ atıp; "Aksaray'da bir kimse Mehdilik dâvâsında bulunuyor." demişlerdir. Bunun üzerine Pâdişâh araştırılmasını, durumun öğrenilmesini emretti. Bâzı kimseler aleyhinde idiler. Durumu soruşturmak üzere kurulan mecliste, Pir Ali hazretleri, aleyhinde bulunanlara bakıp celâlli bir şekilde; "Bizim aleyhimizde bulunan siz misiniz?" diye işâret etti. Aleyhinde bulunanlardan biri orada düşüp öldü. Diğeri de istifrâ etmeye başladı. Ağzından pislik geldi. Mecliste bulunanlar onun heybetinden korkup, bu hususta soruşturmadan vaz geçtiler

Bizim Maksadimiz

Vehbi Tülek

Bir Osman Efendi’liği Var Ki...

Vehbi Tülek

Çocuk Padişahin Çocuk Arkadaşi

Vehbi Tülek

Haberi Duymadan Ahirete Gittiler

Vehbi Tülek

Dünyanin En Dürüst Ve En Medenî Milleti

Vehbi Tülek

Haliçteki İlk Köprü

Vehbi Tülek

Kayip Saat

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Rabbinden Bizim Için Şefaat Dile

Yakûb bin Şeybe hazretleri büyük hadis ve fıkıh âlimlerindendir. 182 (m. 798)'de Basra'da doğdur. Bağdâd'da ilim tahsil etti, talebe yetiştirdi ve orada 262 (m. 875)'de vefât etti. Yüz binden ziyâde hadis-i şerifi sened ve râvileriyle ezbere okurdu. Rivayet ettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yasin Okuyanın Sıkıntısı Gider

Vehbi Tülek

Yahyâ bin Muhammed Dabbi hazretleri hadis ve Şafii mezhebi fıkıh âlimidir. Bağdad'da doğdu. Mekke'ye giderek orada ilim tahsil etti ve icazet alarak talebe yetiştirdi. 528 (m. 1134)'de orada vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Hoca Abdürrahim Efendi

Vehbi Tülek

Havârîlerin Hâmisi Habib'ün-neccar

Vehbi Tülek

İsa aleyhisselam havârilerinden iki kişiyi, Allahü teâlânın emri ile Antakya'ya göndererek, orada yaşayan ve putlara tapan insanları, imâna davet etmeleri için vazife vermişti. Bu emir üzerine Antakya'ya giden elçiler, halkı Allahü teâlâya imâna, tevhide, davet ettiler...

Büyük Mutasavvıf Abdülkerîm Cîlî

Vehbi Tülek

Mâlik Bin Dînâr'a Ders Veren Çocuk!

Vehbi Tülek

Kâfirler Cennete Hiç Giremeyecek

Vehbi Tülek

İbn-i Hulâvî

Vehbi Tülek

Hadîs â­lim­le­rin­den Sü­leymân Et-­teymî

Vehbi Tülek

Diriliş Gününü Inkâr Edenler

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Geç Gelen Kurtarıcı

Vehbi Tülek

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Allah'ın Emaneti

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Dört Şey Mühimdir

Bülbülün Zikri

Kadin Akli

Allah Haramdan Kaçani Korur

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

B0r Çuval Toprak

Vehbi Tülek

Adam Olmazsan

Vehbi Tülek

Firkateyne Bininiz

Vehbi Tülek

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Vehbi Tülek