Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.699.370

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allahü Teâlâ, Velî Kulları Vâsıtasıyla Imdat Eder

Ebû Muhammed Hadramî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Arabistan’ın güneyindeki Hadramut'ta doğdu. 1288 (H.687) senesinde Yemen'de vefât etti. Önce Muhammed bin Ali Ba'levî'den ilim öğrendi. Daha sonra ilim öğrenmek için Şeyh Ahmed bin Cu'd hazretlerinin ve daha birçok velî zâtların ders ve sohbetlerini dinledi. Çok istifâde edip yüksek mertebelere kavuştu. Birçok kerâmetleri görüldü.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Turgut Reis Ve Cerbe Zaferi

Batı Akdeniz'e yıllarca hükmeden Turgut Reis, Tunus yakınlarındaki Cerbe adasını ele geçirerek kendisine üs yapmıştı. Preveze'de büyük bir mağlubiyete uğrayan Avrupalılar, bunun intikamını almak ve çok korktukları Turgut Reisi Batı Akdeniz'den uzaklaştırmak için kalabalık bir donanma ile 1560 yılı Mart ayının 2'sinde Cerbe adasına asker çıkardı. Aynı gün Turgut Reis durumu İstanbul'a bildirdi ve sayıca kalabalık düşman ordusuna karşı komanın zor olacağını, bu sebeple derhal adayı terkedeceğini bildirerek Trablus'a çekildi.

Vehbi Tülek

Kanli Zarf

Vehbi Tülek

Şah Sultan Ve Merkez Efendi

Vehbi Tülek

İngiliz Düşmani Şeyhülislam

Vehbi Tülek

1654 senesinde vefat eden ve Sultan IV. Mehmed Han'ın Şeyhülislamı olan Behâeddin Efendi, son derece hoş sohbet ve nüktedan olarak tanınmıştı. Fakat İslam düşmanlarına, hele İngilizlere karşı muazzam bir din gayreti vardı. Bütün yumuşaklığı ve nüktedanlığına rağmen, İslam düşmanlarına karşı gayet sert davranır, onlara hiç taviz vermezdi. 1651 senesinde, İngiliz vatandaşı olan birisi, İzmir'deki İngiltere konsolosundan 200.000 akçe alacağı olduğunu iddia ederek onu mahkemeye verdi. İzmir Kadısı Haşimi zade, konsolosu mahkemeye davet edip alacaklısının davasını bildirdi. Konsolos sert bir tavırla:-Efendi, sen bu davaya bakmaya mezun değilsin... dedi ve İngiltere ve Osmanlı hükûmetleri arasında imzalanan "Ahidnâme" nin bir nüshasını gösterdi. Burada, İngiliz vatandaşlarından birinin öbüründen alacağı 200.000 akçeden az olursa Osmanlı kadıları nın davayı dinleyebilecekleri, aksi halde davanın İngiltere'de görüleceği yazılıydı.

Bizans’in Korkulu Rüyasi Orhan GÂzi

Vehbi Tülek

İlk Uçan Türk, HezÂrfen Ahmed Çelebi

Vehbi Tülek

Y Kilidi

Vehbi Tülek

Bir Kâse Yoğurt

Vehbi Tülek

Kismetinde Olanin Kaşiğina Çikar

Vehbi Tülek

Bir Çavuşun Subayina Mektubu

Vehbi Tülek

Kolumu Kesiver Kumandanim

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Nûreddîn Mahmûd Bâkânî

Nûreddin Mahmûd Bâkâni hazretleri, Hanefi fıkıh âlimidir. (Mecrel-enhür) adındaki (Mültekâ) şerhi çok kıymetlidir. Başka kitâpları da vardır. 1003 [m. 1594] senesinde vefât etti.

Nûreddin Mahmûd Bâkâni hazretleri, vefatından kısa bir zaman önce, ramazan ayı girerken bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Müslümânların Günleri Sıkıntı Içinde Geçiyordu

Vehbi Tülek

Ebü'l-Hasen ibn-i Ferhûn hazretleri Mâliki mezhebi âlimlerindendir. Aslen Tunusludur. 698 (m. 1298)'de Medine'de doğdu. 746 (m. 1345)'da vefât etti. "Tevârih-ül-ahbâr vet-ta'rifü bi-nesebi Seyyid-il-muhtâr" isimli eserinde şöyle anlatır:

Ebû Bekr Kettânî

Vehbi Tülek

Fahreddin Zeylâî

Vehbi Tülek

Fahreddin Zeylâi hazretleri Hanefi fıkıh âlimlerindendir. Mısır'da Kızıldeniz sahilinde Zeylâ kasabasında doğdu. 743 [m. 1343] de Mısır'da vefât etti. (Kenz) kitabını şerh ederek (Tebyin-ül-hakâık) adını vermişdir. Tebyin kitabından bir bölüm:

Ma'rûf-i Kerhi Hazretleri

Vehbi Tülek

Fitneler, Bidatler Yayıldığı Zaman

Vehbi Tülek

O, Peygamber Olarak Gönderildi Mi?

Vehbi Tülek

İnsan Aklı, Kıyametteki Varlıkları Anlayamaz

Vehbi Tülek

Bağdâdlı Velî Abdullah Hayderî

Vehbi Tülek

Bir Derviş Gâzi Dursun Fakîh

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Niyâzi-i Mısri, devamlı ibâdet ve tâatla meşgûl olduğu sırada, bir gece rüyâsında Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerini gördü. Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri büyük bir taht üzerinde oturmaktaydı. Etrâfına talebeleri toplanmıştı. Niyâzi-i Mısri, kendisini onların arasın da görünce, hayâsından dışarı çıkmaya yol ve fırsat aradığı bir sırada, Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri, onu yanına çağırıp, bir kese altın hediye verdi ve; "Senin nasibin diyâr-ı Rûm'dadır. Mısır'da değildir." buyurdu. Ertesi gün Niyâzi-i Mısri bu rüyâsını hocasına anlatın ca, hocası hemen ona hilâfet verdi ve duâ etti. Bunun neticesinde Niyâzi-i Mısri 1646 sene sinde Mısır'dan ayrılarak İstanbul'a gitti. İstanbul'da Sultanahmed Câmii civârında Sokullu Mehmed Paşa dergâhında ikâmet edip, uzun süre riyâzette kaldı. Kaldığı odada çok gözyaşı döktü. Halil Paşa, Niyâzi-i Mısri hazretlerinin kaldığı odanın döşemelerini yenilemek için teşebbüste bulunduğu zaman, Niyâzi-i Mısri hazretlerini rüyâsında gördü. Rüyâda "Gözlerimin yaşı ile yıkanmış olan tahtaları muhâfaza ediniz." diye emretmesi üzerine, tahtalarını muhâfaza etmek sûretiyle odayı tâmir etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Vehbi Tülek

Firkateyne Bininiz

Vehbi Tülek

Yüz Vermedin!

Abayi Yakmak

Bizi Hatirlayin!

Delik Kova

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Derdi Olan Neylesin?

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek

İsmail Hakki Efendi

Vehbi Tülek

Bizi Hatirlayin!

Vehbi Tülek

O Kullarına Çok Merhametlidir

Vehbi Tülek