Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.995.243

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sen, Zamanımızın Zahidisin Ey Dâvûd

Ebû Süleymân Dâvûd-i Tâî hazretleri fıkıh âlimlerinden ve evliyânın büyüklerindendir. Habîb-i Acemî’nin halifesi idi. İmâm-ı a’zamın yirmi sene derslerine devam etti. Fıkh ilminde talebelerin içinde en önde gelenler arasına girdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

At Binenin, Kılıç Kuşananın Şah'ım!

Osmanlı Devleti'nde, yabancı devletlere gönderilecek elçilere çok dikkat edilirdi. Devlet-i Aliyye'nin itibarını gözetecek Serdengeçtiler aranırdı. 1736'da İran Şahı Tahmasb'a da bir elçi göndermek icabetti. İmrahor Mustafa Paşa münasip görüldü. Şah tarafından kabul edilen Mustafa Paşa, görevini yerine getirdi. Sonra, âdeti olduğu için Şah biraz eğlenmek, biraz da denemek kastıyle dedi ki: -İmrahor Paşa!.. Benim bir derdim var. Acaba sen halledebilir misin?-Hayırdır İnşâallah.-Bir atım var. Fakat, çok haşarı. Üstüne bineni yere fırlatır. Şuna bin de fikrini söyle!Mustafa Paşa, sükût etti. Biraz sonra iki seyis, iki tarafından yakalamış atı getirdiler. Önüne geleni kapar, ardında kalanı teper bir hayvandı. Şah sinsi sinsi güler, at yerleri eşeler, seyisler korkuyla bekleşirlerdi. Bütün İran devlet büyükleri meraktaydı. Mustafa Paşa, gayret kemerini kuşanıp, seyislere işaret etti. Azgın hayvanı, apıl apıl getirdiler. Bir adım kala: "Bismillah..." deyip üstüne sıçradı. Sonra da seyislere: "Bırakın!" diye bağırdı. Beygir bütün marifetlerini gösterdi. Sıçradı, çifte attı, şâha kalktı. Fakat, İmrahor Paşa'yı sırtından atamadı. Sonunda kuzu gibi uslanıverdi. Osmanlı elçisi, İran Şâhı'nın önüne geldi. Attan aşağı sıçradı. Gemleri uzatırken dedi ki:"At binenin, kılıç kuşananın Şah'ım!"

Vehbi Tülek

İsterseniz Geri Dönebilirsiniz

Vehbi Tülek

74 - Böyle Vaaz Dinlemedik

Vehbi Tülek

Şeyh EdebÂli’nin Vasiyeti

Vehbi Tülek

Şeyh Edebâli hazretlerinin, Osmanlı Devleti'nin kurucusu ve dâmadı olan Osman Bey'e vasıyeti şöyledir:"Ey oğul! Güçlüsün, kuvvetlisin, akıllısın, kelâmlısın! Ama; bunları nerede, nasıl kul lanacağını bilmezsen, sabah rüzgârında savrulur gidersin. Öfken ve nefsin bir olup, aklını yener. Dâima sabırlı, sebatlı ve irâdene sâhip olasın! Dünya, senin gözlerinin gördüğü gi bi değildir. Bütün bilinmeyenler, feth edilmeyenler, görünmeyenler, senin faziletinle ve ahlâkınla gün ışığına çıkacaktır.Ey oğul! Ananı, atanı say! Bereket büyüklerle berâberdir. İnancını kaybedersen, ye şilken çöllere dönersin. Açık sözlü ol! Her sözü üstüne alma! Gördüğünü görme! Bildiğini bilme! Sevildiğin yere sık gidip gelme! Ey oğul! Üç kişiye acı: Câhil arasındaki âlime, zenginken fakir düşene ve hatırlı iken itibârını kaybedene. Ey oğul! Unutma ki; yüksekte yer tutanlar, aşağıdakiler kadar emniyette değildir. Haklı olduğunda mücâdeleden korkma!.. "

Yavuz Sultan Selîm Ve Dede Molla

Vehbi Tülek

Zağanos Mehmed Paşa

Vehbi Tülek

Müdür Bey’e Habersiz İftara Gidelim

Vehbi Tülek

Saltanat Tahtina Oturacaktir

Vehbi Tülek

82 - Edirne Nasil Kaybedildi

Vehbi Tülek

Koca Yusuf

Vehbi Tülek

CinÂs-i TÂm

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Abdülmuttalib Bin Fadl

Abdülmuttalib bin Fadl hazretleri, Hanefi mezhebi fıkıh âlimidir. Belh'de, 539 (m. 1144) yılında doğdu. Haleb'de 616 (m. 1219) yılında vefât etti. Vefatından kısa bir zaman önce bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Horasanlı Dervişlerin Kastamonu Yolculuğu

Vehbi Tülek

Şa'bân-ı Velî hazretleri Osmanlı âlim ve velîlerindendir. Kastamonu vilâyetinin Taşköprü kazâsında doğdu. Küçük yaşlarda İstanbul’a giderek tefsîr, hadîs , fıkıh ilimlerini öğrendi. Zâhirî ilimlerde yetişmiş bir âlim olarak Kastamonu’ya dönerken, Bolu’da Halvetî yolunun büyüklerinden Hayreddîn-i Tokâdî hazretlerine uğradı. Ona hizmet etmekle şereflenip, teveccühlerine kavuştu. Hocasının 1535 (H.941) de vefâtından sonra halîfesi oldu. Kastamonu’ya giderek, halkı irşâda, yetiştirmeye başladı. 1568 (H.976) da vefât etti.

Ebû Bekr Nişâbûrî

Vehbi Tülek

Hizmet Uğruna...

Vehbi Tülek

Arabgirli Ömer Baba, Malatya'nın Arabgir ilçesindendir. Doğum ve vefât târihleri bilinmemektedir. 1900'lü senelerin başında Arabgir'de vefat etti. Büyük velilerden "Terzi Baba" lakabıyla bilinen Muhammed Vehbi Hayyât Erzincâni hazretlerinin talebelerindendir. Arabgir'de insanlara rehberlik etmesi için hocası tarafından vazifelendirilmiştir...

İki Cihan Saadetine Kavuşmak Için

Vehbi Tülek

İtikat, Kalp Ve Beden Bilgileri

Vehbi Tülek

Rızkı, Ummadığı Yerden Gelenler

Vehbi Tülek

Kabirleri Ziyâret Etmek Sünnettir

Vehbi Tülek

Hadîs âlimlerinden Yûnus Bin Meysere

Vehbi Tülek

Gençlik, Delilikten Bir Şubedir!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Adamın birisi Musa aleyhisselam'a gelerek:
- Ya Musa, ne olur dua et de hayvanların dilinden anlayayım. Bundan kendime dersler çıkarır, iyi insan olurum, dedi. Musa aleyhisselam:
- Git işine bak, bu halin senin için daha hayırlıdır, kaldıramayacağın bir
yükün altına girmeye çalışma, diye cevap verdi. Fakat adam dinlemedi ve
ısrar etti.
- Ya Musa, ne olur hiç değilse kapımdaki köpekle horozun dilinden anlayayım diyordu. Sonunda Musa aleyhisselam dua etti ve adam sevinerek evine gitti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Her Şeyi Göze Almıştı!

Vehbi Tülek

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Vehbi Tülek

Örümcek Ağı

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Delik Kova

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Pişman Oldular!

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek

Yüz Vermedin!

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek

Karşılık Beklemiyorum

Vehbi Tülek

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Vehbi Tülek