Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.283.414

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Fakir Babası: İmâm-ı Ali Rızâ

İmâm-ı Ali Rızâ hazretleri, 'Oniki İmâm'ın sekizincisidir. 770 (H.153)de Medîne'de doğdu. 818 (H.203)’de Tûs (Meşhed)de vefât etti. Halîfe Me'mûn, İmâm-ı Ali Rızâ hazretlerini çok sever, sık sık onunla görüşürdü. Saraya gelişinde saray görevlileri onu karşılar, hürmet gösterirlerdi. Fakat bu hürmetleri mecbûriyetten idi. Çünkü İmâm hazretlerini sevmiyorlardı. Bir araya gelerek, hazret-i İmâm'ın geldiğinde sarayın perdesini kaldırmamaya ve onu karşılamamaya karar verdiler. Fakat hazret-i İmâm oraya her gelişinde ellerinde olmadan kalkıp, karşılayıp perdeyi de kaldırıyorlardı...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Belgrad’da İki Şehid

Fatih Sultan Mehmed, Avrupa'nın kapısı olan Belgrad'ı 13 Haziran 1456 günü kuşatmıştı. Kale yarımada şeklinde, Tuna ve Sava nehirlerinin birleştikleri yerde olup, çok iyi bir şekilde tahkim edilmişti. Hristiyanlar, Orta Avrupa'nın kapısı ve kilit noktası olan Belgrad'ın müdafaası için büyük hazırlıklar yapmışlardı. Muhasara sadece kara tarafından başlamıştı. Bu yeterli değildi, zira kalenin nehir yoluyla irtibatı devam ediyordu. Macarların kendisini milli bir kahraman olarak gördükleri Hunyad gelmeden önce kaleye girmek lazımdı.

Vehbi Tülek

Kavuk Yerine Miğfer

Vehbi Tülek

Amin Alayi

Vehbi Tülek

26 - Şehitler Hakki İçin

Vehbi Tülek

Girit savaşları yirmi yıldan beri sürüp gidiyordu. Osmanlı devletinin duraklama devrin de, Venedik hakimiyetindeki bu adaya, anlamsız bir sefer düzenlenmiş ve çok pahalıya mal olmuştu. On binlerce Türk evladının hayatına mal olan bu savaşlar, Kandiye kalesinde düğüm lenip kalmıştı. Bu, gayet müstahkem ve denizde de yardım alabilen kaleyi düşürebilirsek, savaşlar fiilen sona erecek, bu suretle adanın fethi tamamlanmış olacaktı. Fakat Osmanlı orduları Avusturya savaşları ile meşgul oldukları için Girit'e yardım yapılamıyor, asker ve cephane gönderilemiyordu.

Zamaninin Ebu Hanifesi: Molla Hüsrev

Vehbi Tülek

Vatikan’da Bir Osmanli Şehzadesi

Vehbi Tülek

Padişahın Gezinti Teklifi!

Vehbi Tülek

Nene Hatun

Vehbi Tülek

Medeniyet Merkezi İstanbul

Vehbi Tülek

MÂdemki Allahü TeÂlÂnin Emridir

Vehbi Tülek

35 - Bu Mukaddes Vatan İçin Ölebiliriz

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Harama Helâl Diyenin Imanı Gider!

Abdullah Zeyleî hazretleri Hanefî mezhebi fıkıh âlimidir. Somali’nin Aden Körfezi sahilindeki liman şehri Zeyla'da doğdu. İlim tahsili için Kahire’ye gitti, oradaki âlimlerin derslerine devam ederek fıkıh ilminde yetişti. Bu ilimde yüksek derecelere kavuştu. Hadîs-i şerîf ilminde de söz sahibi oldu. 762 (m. 1360) senesinde Kahire’de vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ Yumuşak Olmayı Emretmektedir

Vehbi Tülek

Takıyyüddin bin Ahmed Dımaşki hazretleri Şafii fıkıh âlimidir. 779 (m. 1377)'de Şam'da doğdu. Zamanın büyük âlimler­inden fıkıh, hadis ve tarih dersleri aldı. Emeviyye Camii'nde ha­dis, fıkıh ve usûl-i fıkıh dersleri verdikten sonra Şam kâdılkudâtlığına tayin edildi. 851 (m. 1448)'de vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Endülüslü âlim Selam Bin Abdullah

Vehbi Tülek

Toprağın Peygamberleri Çürütmesi Haram Kılındı

Vehbi Tülek

Zekiyyüddin ibn-i Yeddâs hazretleri hadis âlimlerinin büyüklerindendir. Kendisine "Muhaddis-üş-Şâm" denilmiştir. 577 (m. 1181)'de Şam'da doğdu. 686 (m. 1239)'da Hama'da vefât etti. Kitaplarında naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Son Sahâbe Ebüttufeyl

Vehbi Tülek

Abdülmelik Füleyh Bin Süleyman

Vehbi Tülek

Aile Efradı Ile Sohbet, Güzel Ahlâk Ile Olur

Vehbi Tülek

Muhammed Bin Gâzî

Vehbi Tülek

Şeytanın Sürmesi!..

Vehbi Tülek

Eşrefzâde Ahmed Ziyâeddin Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Kânûni Sultan Süleymân Hânın kadıaskerlerinden Mirim Kösesi diye meşhûr olan Muhammed Efendinin hizmet ve sohbetlerinde bulunup, ilmi yüksek derecelere kavuştu. Bu sırada dünyâdan ve dünyâ makamlarından yüz çevirip, tasavvuf ehlinden Sofyalı Bâli Efendinin dergâhına gidip, ona talebe oldu. Hizmetinde ve sohbetinde uzun müddet kalıp, feyz aldı. Tasavvufta yükselip, insanları Allahü teâlânın yüce dinine dâvet etmek ve Resûlullah efendimizin sallallahü aleyhi ve sellem güzel ahlâkını öğretmekle meşgûl oldu. Allahü teâlâya muhabbetinden dolayı, dünyâya hiç önem vermez oldu. Onun bu durumunu anlayamayan bâzıları pâdişâha şikâyet ettiler. Pâdişâh meselenin tahkik edilmesini emretti. Tahkikat için İstanbul'a geldi. Tahkikat sonunda berâat etti ve hakkındaki ithamlardan kurtuldu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Vehbi Tülek

Bana Delil Getir

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Pişman Oldular!

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Zalimlere Dersini Verdi!

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Üç Kandil

Vehbi Tülek

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Vehbi Tülek