Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.635.630

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bu Dükkânın Geliri, Senin Talebelerine!

Şeyhülislam Abdullah-i Ensârî hazretleri evliyânın meşhûrlarından ve Hanbelî mezhebinin büyük fıkıh âlimlerindendir. 1005 (H.396) senesinde Afganistan’da Herat'ta doğdu. 1088 (H.481) senesinde aynı yerde vefât etti. Hadîs ilminde yüksek derecede âlim idi. Üç yüz binden ziyâde hadîs-i şerîf ezberlemiştir. Ayrıca tefsîr, fıkıh, kelâm, târih, neseb ve diğer ilimlerde âlim idi. Silsile-i aliyye büyüklerinden Ebü'l-Hasan-ı Harkânî hazretlerine intisab ederek tasavvufta da yüksek derecelere ulaştı. Abdullah-ı Ensârî buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Bir KurÂn-i Kerim, Bir SelÂm-i Şahane Ve Hilafetin Gücü

"Hilafet nedir ve niçin bu kadar önemlidir?" Bu soruların enteresan cevaplarını Rıza Tevfik şöyle anlatıyor;İngilizlerin parmağı olan 31 Mart Hadisesinin tertipçilerinden olan Rıza Tevfik, bu ihtilal sonrası İngiliz sefaretine gittiğinde çok soğuk karşılanır. Rıza Tevfik bunlara bir mana veremez. Bir süre sonra ingiltereye gittiğinde ingilterenin Türkiye büyükelçisi Lord Nicholson'ı ziyaret eder ve bu soğuk karşılamanın nedenini sorar ve şu ibretli cevabı alır: -Biz jön Türkleri teşvik ettik çünkü ihtilal olacak ve sultanla hilafet alaşağı edilecekti. Fakat aldandık, beklediğimiz neticeyi alamadık. Gerçi Kanun-i Esasi geldi fakat sultan ve hilafet yerinde kaldı." Bu cevap üzerine Rıza Teyfik şu soruyu sorar; -İngiltere Devleti'ni hilafet müessesesi neden bu kadar ilgilendiriyor.?"-Haa biz Mısır'da, Hindistan'da İslam kitlelerini idaremiz altına alabilmek için milyonlar ca altın harcadık, muvaffak olamadık. Halbuki sultan yılda bir defa bir selam-ı şahane, bir de hafız Osman hattı Kur'anı Kerim gönderiyor, bütün İslam ümmetini hudutsuz bir hürmet duygusu içinde emrinde tutuyor."

Vehbi Tülek

Topal Koyun

Vehbi Tülek

Çariçe Katerina Ve Osmanli Tokadi

Vehbi Tülek

O Kendini Tanitti

Vehbi Tülek

Kânûni, bir gün kayıkla Boğaz'da gezmeye çıkmıştı. Ortaköy hizâsına gelince kıyıya yanaşıp, bir adam göndererek Yahyâ Efendiyi çağırttı. O da yanında bir ahbâbı ile gelip kayığa bindiler. Birlikte giderlerken, Yahyâ Efendinin ahbâbı, devamlı olarak Kânûni'nin parmağında bulunan çok kıymetli bir yüzüğe bakıyor ve bu bakış dikkati çekiyordu. Kânûni bu hâli farkedince, parmağındaki o kıymetli yüzüğü çıkarıp; "Buyurun, daha yakından iyice bakıp ince leyebilirsiniz." dedi. O zât yüzüğü aldı. Evirip çevirdikten sonra, denize atıverdi. Yahyâ Efendi hâriç, kayıkta bulunanlar çok hayret ettiler. Bir müddet gittikten sonra, o zât inmek istediğini bildirince, kayık kıyıya yanaştı. O zât, ineceği sırada denizden bir avuç su alıp Sultana uzattı. Avucunda biraz önce denize attığı yüzük vardı. Yahyâ Efendi hâriç, kayıkta bulunan herkes, yine çok hayret ettiler. Kânûni, elini uzatıp yüzüğü alınca, o zât birdenbire gözden kayboluverdi. Kânûni, Yahyâ Efendiye dönüp;"Ağabey, neler oluyor?" dedi. O da; "O gördüğünüz Hızır aleyhisselâm idi." dedi. Bunun üzerine Kânûni; "O hâlde bizi niye tanıştırmadınız?" deyince, Yahyâ Efendi; "O kendini tanıttı. Ama siz tanımakta geç kaldınız." buyurdu.

Ben Yerimden Bir Adim Bile Kipirdamam

Vehbi Tülek

Bir Bayram Günü

Vehbi Tülek

Ii. Mahmud’un İyilikseverliği

Vehbi Tülek

İlk Türk Uçağinin Uçuşu

Vehbi Tülek

Attiği Her Taş Hedefine Ulaşiyordu

Vehbi Tülek

Bu Asker Sağ Oldukça Bu Kale Size Verilmez

Vehbi Tülek

Galiçya Cephesinde Bir Türk Çocuğu

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Şerif Abdülhayy Haseni

Şerif Abdülhayy Haseni hazretleri son devir Hindistan âlimlerinden olup 1869'da Luknov'da doğdu. Serhend'de ilim tahsil ederek Nakşibendi-Müceddidi yolu icazeti aldı. Luknov'a dönerek Müceddidiye yolunu burada neşretti. 1923'te vefat etti. Bir sohbetinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kundaktaki Bebek Ve Zalim Hükümdar!

Vehbi Tülek

Muteber kitaplarda buyuruluyor ki: "Bir kimsenin imânı son nefeste belli olur. Bir insan, bu saâdete kavuşunca, Allahü teâlânın ihsânları başlar. Bu anda, elbette sevinir. Saâdet sâhibi o kimsedir ki, Azrâil aleyhisselâm gelip 'Korkma, Erhamürrâhimine gidiyorsun. Asıl vatanına kavuşuyorsun. Büyük devlete erişiyorsun!' der.
Fâcirin, yani kâfirin rûhu sert olarak şiddet ile alınır ve yüzü Ebû Cehil karpuzu gibi olur. Melekler ona hitâben, 'Ey habis olan rûh! Habis olan cesetten çık' der. O da merkep gibi bağırır. Rûhu çıkınca, Azrâil aleyhisselâm, onu yüzü gâyet çirkin ve siyâh elbiseli ve fenâ kokulu zebânilere (yani azâb yapan meleklere) teslim eder..."

Fethullah-ı Mûsulî Hazretleri

Vehbi Tülek

Hüseyin Ibn-i Yezdânyâr

Vehbi Tülek

Hüseyin ibn-i Yezdânyâr hazretleri, evliyânın büyüklerindendir. İran'da, Urmiyelidir. Dördüncü asırda yaşadı. Tasavvufta, kendisine has tâkib ettiği bir yolu vardı. Kendisine "Hayâ (utanmak) nedir?" diye sordular. Onlara şöyle buyurdu:

Kâdı Adûdüddîn Îcî

Vehbi Tülek

İslamiyete Uymak, Bütün Dinlere Uymak Olur

Vehbi Tülek

"çocuklarım Üç Gündür Bir Şey Yemediler!"

Vehbi Tülek

Resulün Getirdiği Din De Kendisi De En Üstündür!

Vehbi Tülek

Arş’ın Gölgesinde Gölgelenenler.

Vehbi Tülek

Tâlût, Câlût Ve kutsal Tâbût

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Adalet Ve Tevazu

Adalet Ve Tevazu

Emevi halifelerinin büyüğü Ömer b. Abdülaziz Hazretleri, devlet başkanlığı sırasında kul hakkı ve sosyal adalet hususunda çok titiz davranırdı. Gece çalışmalarında ayrı işlere tahsis ettiği iki kandili vardı. Bunlardan birini kendi özel işleriyle ilgili notları yazarken kullanır, öbürünü ise devlet ve millet işleriyle ilgili yazışmalarda kullanırdı. Halife, birden fazla gömleği olmayan, varlıksız biriydi.

Yakınlarından birisi Ömer b. Abdülaziz'e bir elma hediye göndermişti. O da elmayı biraz kokladıktan sonra sahibine geri gönderdi. Elmayı geri götüren görevliye şöyle dedi:

- Ona de ki, elma yerini bulmuştur.

Fakat görevli itiraz edecek oldu:

- Ey müminlerin başkanı! Rasulullah Aleyhisselâm hediye kabul ederdi. Bu elmayı gönderen de senin yakınlarındandır.

Halife cevap verdi:

- Evet ama, Rasulullah s.a.v.'e verilen hediye idi. Bize gelince, bize verilen hediyeler rüşvet olur.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Latif Bir Şikayet

Vehbi Tülek

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Fani Dünya

Allah'ın Emaneti

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

B0r Çuval Toprak

Vehbi Tülek