Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.145.948

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Dünyâ, Mihnet Ve Sıkıntı Üzerine Kurulmuştur

Yekdest Ahmed Efendi, Muhammed Ma'sûm hazretlerinin yetiştirdiği yedi bin mürşid-i kâmilden biridir. Irak’ta Cüryân'da doğdu. 1707'de Mekke'de vefât etti. Ticâret için Cüryân'dan Hindistan'a gidiyordu. Yolda çoluk-çocuğunun tâûn hastalığından vefât ettiklerini haber aldı. Bu acı haberin etkisinde iken kervan eşkıyâ baskınına uğradı. Şakîler kervandakilerin bütün mallarını aldılar. Onun da mallarını aldıktan sonra sol elini bileğinden kestiler. Kendisine bu sebeple "Yekdest", tek elli denildi... Bütün bu sıkıntılara rağmen Rabbini zikrediyor ve sabrediyordu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

FÂsiklardan Uzaklaş

Hacı Bayram-ı Veli hazretleri Edirne'den ayrılırken kendisinden nasihat isteyen Sultan Murâd Hana şöyle dedi:"Tebean içinde herkesin yerini tanı, ileri gelenlere ikrâmda bulun. İlim sâhiplerine hürmet et. Yaşlılara saygı, gençlere sevgi göster. Halka yaklaş fâsıklardan uzaklaş, iyilerle düşüp kalk. Hiç kimseyi küçümseme ve hafife alma. İnsanlığında kusûr etme, sırrını hiç kimseye açma, iyice yakınlık peydâ etmedikçe, kimsenin arkadaşlığına güvenme. Cimri ve alçak insanlarla ahbablık kurma. Kötü olduğunu bildiğin hiçbir şeye ülfet etme. Seninle başkaları arasında bir toplantı akdedilir veya insanlarla aranızda bâzı beseleler görüşülürse, yâhut onlar bu meselelerde senin bildiğin hilafını iddiâ ederlerse, onlara hemen muhâlefet etme. Sana bir şey sorulursa, ona herkesin bildiği şekilde cevap ver. Sonra bu meselede şu veya bu şekilde görüş ve delillerin de bulunduğunu söyle. Senin bu türlü açıklamalarını dinleyen halk, hem senin değerini, hem de başka türlü düşünenlerin değerini tanımış olur. Sana bu görüş kimindir? diye sorarlarsa, fakihlerin bir kısmınındır, de. Onlar, verdiği cevâbı benimserler ve onu sürekli olarak yaparlarsa, senin kadrini daha iyi bilir ve mevkiine daha çok hürmet ederler."Seni ziyârete gelenlere ilimden bir şey öğret, böylece faydalansınlar. Herkes, öğrettiğin şeyi belleyip tatbik etsin. Onlara umûmi şeyleri öğret, ince meseleleri açma. Onlara güven ver, ahbablık kur. Zirâ dostluk, ilme devâmı sağlar. Bâzan da onlara yemek ikrâm et. İhtiyaçlarını temin et. Onların değer ve itibârlarını iyi tanı ve kusurlarını görme. Halka yumuşak muâmele et, müsâmaha göster. Hiçbir kimesye karşı bıkkınlık gösterme, onlardan biri imişsin gibi davran."

Vehbi Tülek

Midilli Müdafaasi

Vehbi Tülek

Cephede Bir Bayram Namazi

Vehbi Tülek

Kayiğa Karşi Araba

Vehbi Tülek

Ahmed Vefik Paşa, Sultan Abdülaziz Han devrinde Osmanlı Devletinin Paris büyükelçisi dir. Fransa İmparatoru III. Napoléon'un saltanat arabasının eşini yaptırır ve Paris'de onunla dolaşır. Fakat ortalık alt üst olur. Arabayı görenler, "İmparator geliyor" diye elleri ayaklarına dolanır. Durumu kendisine anlatmağa cesaret edemezler, fakat İmparatora bildirirler. Saray dan, kendisine, nezaket icabı olarak bu arabayı kullanmaması rica edilir. Paşa cevabında:-Derhal!... Kullanmaktan hemen vazgeçerim. Ama bir şartım var. İstanbul'daki Fransız büyükelçisi, Boğaziçi'nde gezinti yapmak için Padişahımızın kayığının eşini yaptırmış, onunla caka satarmış. Sefirleri o kayığı kullanmaktan vazgeçsin, ben de bu arabaya binmeyeyim."Bunun üzerine İstanbul'daki Fransız sefiri bu nezaketsiz hareketinden hemen vazgeçer, Paşa da arabayı sefaretin ahırına çektirir.

Türklerde Namus

Vehbi Tülek

Sultan Abdülaziz Eğer O Topu Patlatsaydi

Vehbi Tülek

Gemiler Karadan Yürüdü

Vehbi Tülek

Hergün Bin Akçe Dağitirdi

Vehbi Tülek

Fatih’in Medreseleri

Vehbi Tülek

Osmanlilarin İndonezya Müslümanlarina Yardimi

Vehbi Tülek

Dilsiz Dili

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Takıyyeddin Kefevî

Takıyyeddin Kefevi hazretleri Kânûni Sultan Süleymân Han devrinde Kırım'da yetişmiş olan âlim ve velilerdendir. Doğum târihi bilinmemektedir. Kırım'ın Kefe şehrinde doğdu. Kâdiriyye yolu mensuplarındandı. 1562 (H.970) senesinde Kefe'de vefât etti. Kabri dergâhının yanındadır.
Bu mübarek zat, bir sohbetinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Felsefecileri Kerpiçle Susturan Zat!

Vehbi Tülek

Muhammed Şemseddîn-i Tebrîzî hazretleri, Mevlanâ Celâleddîn-i Rûmî’nin hocasıdır. Şems-i Tebrîzî lakabıyla meşhûr oldu. Tebriz'de doğdu. 1247 (H.645) târihinde Konya'da şehîd edildi. Şeyh Fahreddîn-i Irâkî ders aldı. Sonra Tebriz'den Konya'ya geldi. Mevlanâ Celâleddîn-i Rûmî ile karşılaştıklarında, Mevlanâ bütün talebelerini bırakıp onunla baş başa sohbet etmeye başladı. Fakat Mevlanâ’nın talebeleri bu durumdan rahatsız oldular ve tekrar hocalarına kavuşmak maksadıyla Şems-i Tebrîzî’yi şehîd edip bir kuyuya attılar...

Müctehidler Arasındaki Ayrılık, Rahmet-i Ilahidir

Vehbi Tülek

Buhâ­ra Ve­li­le­rin­den Hâ­ce Hamî­düddîn

Vehbi Tülek

Hâ­ce Ha­mi­düd­din, Bu­hâ­ra âlim ve ve­li­le­rin­den­dir. Şah-ı Nakş­şi­bend haz­ret­le­riy­le ay­nı de­vir­de ya­şa­mış­tır. Ye­tiş­tir­di­ği ta­le­be­le­ri­nin bü­yük­le­rin­den Sey­fed­din Me­nâ­ri, ho­ca­sın­dan duy­du­ğu na­si­hat­le­ri şöy­le nak­le­der:
Mü­ba­rek ho­ca­ma "Dün­yâ ne­dir?" di­ye so­rul­du­ğun­da; "Al­lah'tan gay­ri her şey dün­yâ­dır. Se­nin nef­sin al­çak ve aşa­ğı­dır. Nef­si­ne ya­kın olan her şey dün­yâ­dır... Dün­yâ nef­sin evi­dir ve dün­yâ­lık­lar onun harp âlet­le­ri­dir. O ken­di evin­de ra­hat dur­mak­ta, ar­ka­daş ve dost­la­rın­dan da yar­dım bek­le­mek­te­dir. Rûh ise bu âlem­de ken­di ar­ka­daş ve ak­ra­bâ­la­rın­dan uzak kal­mış, as­lı­nı unut­muş­tur. İlâ­hi bir yar­dım gel­me­dik­çe, on­dan bir iş, bir fay­da gel­mez" bu­yur­du

Resûlullahın Kabr-i Şerîfini Ziyaret Hakkında

Vehbi Tülek

Ölmeden Evvel Tövbe Ediniz

Vehbi Tülek

Evliyâ, Kınından Çekilmiş Bir Kılıç Gibidir!

Vehbi Tülek

İlimde Esas Olan Allah Korkusudur

Vehbi Tülek

En Kötü Hastalık, Düşük Ahlaktır

Vehbi Tülek

Onlar, Pek Cömerttirler

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Hz. Şeyh Ebû Hafs Ömer'den rivayet edilmiştir: Bir yiğit daima: «Ya Kadimü'l-İhsân İhsânüke'l-Kadim» diye dua edermiş. Salih bir zat da O'na, neden daima bu dua ile meşgul olup, başka zikir ve dua etmediğinin sebebini sorar, Yiğit ise şöyle anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Sonunda Orta Yolu Buldular

Keramete İnanmayan Âlim

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Minareden Okunan Şiir

Gül Yaprağı

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek

Anzakli Ömer

Vehbi Tülek

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Vehbi Tülek