Bir Kimseden Cefa Görürsen Tövbe Et!
Dahmel bin Abdullah hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Yemen'in Sahban beldesinde doğdu. Zamânın âlimlerinden ilim öğrenerek yetişti. Talebe yetiştirmek için icâzet aldı. 1203 (H.600) senesinde vefât etti.
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.605.471
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Dahmel bin Abdullah hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Yemen'in Sahban beldesinde doğdu. Zamânın âlimlerinden ilim öğrenerek yetişti. Talebe yetiştirmek için icâzet aldı. 1203 (H.600) senesinde vefât etti.
Almanya İmparatorluğu ve İspanya Krallığı, Papalık ve Venedik hükûmetleri, Müslüman Türkleri Akdeniz'den atmak için, Osmanlı Devletine karşı ittifak kurdular. Bunun üzerine Kânûni, 1537-38 kışında yeni bir donanma hazırlanmasını emretti. Dört elle işe başlayan Kaptan-ı deryâ Barbaros Hayreddin Paşa, daha hazırlıklarını bitirmeden Mısır'dan yola çıkan hazinenin muhâfazası için kırk gemiyle denize açılmak mecburiyetinde kaldı. Mısır'dan gelecek gemileri vurmak için Girit sularında kırk gemiyle pusuya yattığı haber alınan Andrea Doria, Barbaros'un geldiğini duyunca kaçtı. Fakat Osmanlı donanması, geri dönmeyip, Şira, Patnos, Naksos vs. adalarını aldı. Bu esnâda tamamlanan doksan gemi de donanmaya katıldı. Mısır'dan gelen Sâlih Reis komutasındaki yirmi parça gemi de Barbaros'un gemileri arasına katıldı. Gemi sayısı yüz elliye ulaştı. Barbaros'un korkusundan, Akdeniz kıyılarındaki koylara hapsedilmiş bir vaziyete giren Haçlı devletleri, Osmanlılara karşı sıkı birlik kurdular. İrili ufaklı filolardan muazzam bir Haçlı donanması meydana getirdiler
Sultan Yıldırım Bâyezid, Niğbolu zaferinden sonra Bursa'da Ulu Câmiyi inşâ ettirmeye başlamıştı. İnşâat sırasında, câmide çalışan işçilerin ekmek ihtiyâcını Somuncu Baba karşılamıştı. Câminin inşâsı bittiğinde, açılış günü Cumâ hutbesini okumak üzere Pâdişâhın dâmâdı büyük âlim ve veli Seyyid Emir Sultan hazretlerine vazife verilmişti. O gün orada, Molla Fenâri ile berâber büyük bir âlim topluluğu da vardı. Tam Cumâ vakti gelince, Emir Sultan hazretleri; "Sultânım, zamânımızın büyüğü burada bulunurken, bizim hutbe okumamız edebe uygun değildir. Bu câmii şerifin açılış hutbesini okumaya lâyık zât, şu kimsedir!" diyerekSomuncu Baba'yı işâret etti. Şöhretten son derece sakınan bu büyük veli, Pâdişâhın emri üzerine mimbere doğru yürüdü. Emir Sultân'ın yanına gelince; "Ey Emir'im! Niçin böyle yapıp, benim hâlimi ele verdiniz?" dedi.
Abdullah Harrâni hazretleri hadis ve lügat âlimlerindendir. 205 (m. 820)'de Urfa'nın Harran şehrinde doğup büyüdü. Sonra Bağdâd'a geldi ve 290 (m. 902)'de orada vefat etti. Hadis ilmine dâir "Cüz'ün minel-fevâid-i fil-hadis" kitabında yer alan bazı hadis-i şerifler:
Hâfız Afifüddîn hazretleri Hadis âlimlerinin büyüklerindendir. 698 (m. 1299) senesinde doğdu. 765 (m. 1363) senesinde Medîne-i münevverede vefat etti. Zamanın meşhur âlimlerinden hadîs-i şerîf dinledi ve ilim öğrendi. Rivayet ettiği hadîs-i şerîflerde Peygamber efendimiz sallallahü aleyhi ve sellem buyurdular ki:
Hasan-ı Berki hazretleri büyük velilerden olup İmâm-ı Rabbâni hazretlerinin talebelerindendir. Tefsir, hadis, fıkıh gibi zâhiri ilimlerde âlim idi. Önce Şeyh Ahmed-i Berki'nin talebesi oldu. Hocasının işâreti ile Serhend'e giderek, İmâm-ı Rabbâni hazretlerinin hizmetine girdi. Onun talebesi olmakla şereflendi. Sohbetleriyle yüksek hâllere ve makamlara erişti.
Herkesin birbirini tanıdığı küçük bir kasabada, bir ayyaş yaşıyordu. Bütün gününü, gecelerinin çoğunu kasabanın meyhanesinde geçiriyordu. Evini, işini, çoluk-çocuğunu çoktan unutmuştu. Bu yüzden herkes kendisinden nefret ediyordu. Kimse kendisiyle ne doğru dürüst konuşuyor, ne de selam alıp veriyordu. Bu haldeyken günün birinde vakti saati doldu ve öldü. Kendisine yaşarken duyulan hoşnutsuzluk ölümünden sonra bile sürdürüldü. O kadar ki, namazını kılacak kimse çıkmadı. Cenazesi ortada kaldı. Adamın karısı, kocasının ölüsünü bir küfeye koyup sırtına yüklendi ve gömmesi için o çevrede yaşayan ve iyilik severliği ile tanınan bir çobana götürdü. Çoban bir çukur açıp adamı gömdü. Ardından herkes "Cehennemi boylamıştır" diye dünüşünüyordu.