Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.319.776

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sırat Hem Dünyada Hem De Ahirette Vardır

İsmail Rusûhî Efendi Osmanlı evliyasındandır. Ankara'da doğdu. İlk tahsilini orada yaptı. Bayrâmiyye yoluna girip feyz aldı. Konya’ya giderek Mevlevî şeyhi olan Çelebi Bostan Efendi’nin talebesi oldu. Sonra İstanbul’da Galata'daki Mevlevî dergâhına şeyh tayin edildi. 1630 (H.1040) senesinde İstanbul'da vefat etti. Vefatına yakın şöyle dedi: "Yazdığımız eserlerle yaptığımız hizmetler, bu yolda kalpleri zayıf olanların itikatlarını kuvvetlendirmiş ve muhaliflere karşı bir müdafaa olmuştur. İşimiz tamamlandı." Bu sözleri ile vefatlarının yakın oluşunu işaret etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Üç Ahbab Çavuşlar

Huri Kizi İstiyorum

Y Kilidi

Fani Dünya

Garip Karşilanan Bir Adak

Tüccarin Rüyasi

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Ii. Mahmud’un İyilikseverliği

Bir Ramazan günü, tebdil kıyafet sokağa çıkan Sultan II. Mahmud Bayezid Camiine geldi. Yanında sadece sekreteri Said Efendi vardı. Camide bir müddet kalarak namazlarını kıldılar, vaaz dinlediler. Sonra da cami içindeki bir mahfilde elbiselerini değiştirerek Padişah kıyafetini giydi. Camiden çıktıktan sonra bir köşede bekleyen seyisini çağırdı ve atına bindi. Padişah atına binip hareket edince, karşıdan bir neferin, elinde bir tepsi, üstünde iki kapaklı sahan ile karşıdan gelmekte olduğunu gördü. Biraz sonra nefer başını kaldırınca, tam önünde Padişahı gördü. Tepsiyi yere bırakamadı, padişahı da selamlayamadı. Şaşırıp kalmıştı. Durumu gören II. Mahmud, askere takıldı: "Evlat nedir bu hal? İkindi vaktinde, Ramazan gününde, sokak ortasında yemek mi yiyeceksin? Ayıp ve günah değil mi?" dedi. Asker mosmor olmuştu. Vaziyet çok müşküldü. Kekeleyerek: "Devletlim, bunu karakol zabitime iftarlık götürü yordum. Evinden hazırlamışlar, onu alıp gelmemi söyledi" diyebildi.

Vehbi Tülek

İstanbul’un İşgalinde Yapilan Hirsizliklar

Vehbi Tülek

Özlediğimiz Düğün

Vehbi Tülek

Hemhal Olmak

Vehbi Tülek

Biliyorsunuz hayatı muhteşem zaferlerle dolu olan Yavuz, genç yaşında küçücük bir çıbana boyun eğer. Son nefesini verirken Hasan Can yanındadır. Yavuz sorar:-Hasan bu ne hal?-Şimdi Allah ile olacak zamandır sultanım.-Ah be Hasan. Sen bunca zamandır, bizi kimle bilirdin? Yavuz'un konuşmaya mecâli yoktur. Mushaf-ı şerifi işaret eder. Hasan Can o berrak sesiyle Yasin-i Şerif'e başlar. Yine volkanlar coşar, sular akar. Sultanın yüzünde huzurun izleri hâlelenir. Sonra latif bir tebessüm yayılır. Koca sultan ayan beyan güler, belki de ilk kez böyle güler... "Nasıl bre?" Mısır seferine çıkacakları gün kayıkla Üsküdar'a geçerler. Nedendir bilinmez Sultan, yoldaşına takılır. "Hasan Can kahvaltı yaptın mı?"

Sultan Ahmed Ve Bostan Çelebi

Vehbi Tülek

Somuncu Baba

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud’un Veziri

Vehbi Tülek

Osmanlilar Karşisinda

Vehbi Tülek

Osmanli'da Ahlak

Vehbi Tülek

Sultan I. Mahmud Ve İstanbul’un İmari

Vehbi Tülek

Çerkes Hasan Bey’in İtirafnamesi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Muhammed Urre

Muhammed Urre hazretleri, Şam'da yetişen Şâfii mezhebi âlimlerinden ve evliyânın büyüklerindendir. Tasavvufta Düsûkiyye koluna mensub idi. Doğum târihi bilinmemektedir. 1590 (H.999) senesinde vefât etti.
Muhammed Urre hazretleri, Rodos'un fethi sırasında, Kânûni Sultan Süleymân Hânın önünde bizzat çarpıştı ve askeri gayrete getirerek, dualar ederek fethin müyesser olmasında tesiri oldu. Vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kuzey Iraklı Velî Molla Celâlüddîn

Vehbi Tülek

Şeyh Celâlüddin Hurmali, Irak'ta yetişen evliyâdandır. Seyyid olup, soyu İmâm-ı Mûsâ Kâzım hazretlerine ulaşır. Kuzey Irak'ta Şehrizûr'a bağlı Kayneyce köyünde doğdu. 1815 (H.1231) târihinde Biyâre'de vefât etti.

Onun Konuşması Ancak Vahiydir

Vehbi Tülek

Ehl-i Sünnetin Reisi İmâm-ı A’zam

Vehbi Tülek

Ehl-i sünnetin reisi olan İmâm-ı A'zam'ın hocası Hammâd, fıkıh ilmini İbrâhim Nehai'den, bu da Alkame'den, Alkame de Abdullah bin Mes'ûd'dan, bu da Peygamber efendimizden öğrenmiştir. Hammâd'ın derslerine yirmi sekiz yıl devam edip emsalsiz bir dereceye ulaştı, daha ders aldığı sırada fıkıhta tanınıp meşhur oldu...
İmâm-ı a'zam Ebu Hanife hazretlerinin, düzgün itikâda sahip olmak için, ölüm hastalığında yaptığı vasiyetin özeti şöyledir:

Masum Ve Kusursuz Olmak Peygamberlere Mahsûstur

Vehbi Tülek

gümüşlüzâde Pîr İlyâs

Vehbi Tülek

Arkadaşın Için, Tatlı Ve Serin Su Gibi Ol

Vehbi Tülek

Siz Yalancı Ve Kâfir Olmuşsunuz!

Vehbi Tülek

Seyyid Alâeddîn Ali Semerkand

Vehbi Tülek

Korkmayın, O Bize Zarar Veremez!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Kânûni Sultan Süleymân Hân devrinde, bir ara yağmurlar yağmaz olmuş, insanlar kuraklıktan çok muzdarip olmuşlardı. İstanbul halkı, yağmur duâsına çıkılmasına karar verdi. Pâdişâh da çıktı. Okmeydanı'nda büyük bir kalabalık toplandı. Öyle ki bu toplulukta, başta pâdişâh olmak üzere, âlimler, vâliler, idâreciler, vezirler, kuvvetli-zayıf, zengin-fakir herkes vardı. Bilindiği gibi, Osmanlı sultanları yapacakları bütün mühim işlerde, mutlaka şeyhülislâma danışırlar, onun fetvâsına uygun hareket ederlerdi. Bunun için Şeyhülislâm Ebüssü'ûd Efendiden, yağmur duâsını kimin yapmasının münâsib olacağı suâl edildi. O da; "Duâyı, pâdişâh veya onun münâsib gördüğü bir zât eder." buyurdu. Bunun üzerine pâdişâh; "Ya'kûb Germiyâni duâ eylesin." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Yirmi Saniyede

Gerçek Zehir

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Arafatta Görüşürüz

Zalimlere Dersini Verdi!

Örümcek Ağı

Vehbi Tülek

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Vehbi Tülek

Allah Nasil Misafir Edilir?

Vehbi Tülek

Gül Yaprağı

Vehbi Tülek

Bana Delil Getir

Vehbi Tülek

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Vehbi Tülek