Allahü Teâlânın Azabı Çok Şiddetlidir!
Abdurrahmân bin Ebî Zinâd hazretleri hadîs ve fıkıh âlimlerindendir. 100 (m. 718) senesinde doğdu. 174 (m. 790) senesinde Bağdâd’da vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.566.253
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Abdurrahmân bin Ebî Zinâd hazretleri hadîs ve fıkıh âlimlerindendir. 100 (m. 718) senesinde doğdu. 174 (m. 790) senesinde Bağdâd’da vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
Bir gün, Sultan II. Mahmud Han'ın Sadrazamlarından İzzet Paşa, tebdil-i kıyâfetle Eyyüb' deki Ömer Rızâi Efendi'nin dergahına geldi. Şeyh hazretlerinin sohbeti ile şereflendi. Şeyh hazretleri hiç bir sıkıntısından bahsetmeyip hayır duâda bulundu. Bu sırada Rusya Çariçesi Katerina'nın İslâm düşmanlığından ve kabul edilemeyecek tekliflerinden bahsedip duâlarını istedi. Şeyh hazretleri ise; "Gönlünü ferah tut. İnşâallahü teâlâ kısa bir zaman sonra habisin ölüm haberini alırsın." buyurdu. Öte yandan binânın hâline vâkıf olan İzzet Paşa, saraya döndükten sonra ilk olarak mimar ağayı azledip yerine başkasını tâyin etti.
1683'deki II. Viyana bozgunundan sonra, Osmanlı ordusu bütün cephelerde yeniliyor, on binlerce şehidin kanlar pahasına fethedilen şehirler, kasabalar, kaleler, birer birer düşman eline geçiyordu. Kanuni Sultan Süleyman'ın bergüzarı olan Belgrad bile elimizden çıkmıştı. Koca Osmanlı İmparatorluğu bir felakete doğru sürükleniyordu. Hazine tamtakırdı. Orduda disiplin diye bir şey kalmamıştı. Güngörmüş, tecrübeli askerler:-Ah, diyorlardı, eğer Merzifonlu Kara Mustafa Paşa'ya kıyılmasaydı, devlet bu hallere düşmezdi.
İbn-i Hüvârâ el-Betâihi hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Irak'ta Betâih'te hicri beşinci asrın sonları ile altıncı asrın başlarında yaşamıştır. Irak'ta bulunan Kürtlerin, Hüvârin veya Hüvâriyyin kabilesine mensûptur. Ebû Muhammed Şenbeki ve başka birçok veli, kendisinden ilim ve feyiz almışlardır.
Sâlim Şebşîrî hazretleri hadîs ve Şâfiî mezhebi fıkıh âlimidir. Mısır'da 1610 (H.1019) senesinde vefât etti. Nûreddîn Zeyyâdî'nin en önde gelen talebelerindendi. Usûl ve fürû bilgilerine vâkıf olduğundan, fıkıh ilminde tam mütehassıs idi. Evliyânın büyüklerinden olup, çok kerâmetleri görülmüştür. Derslerinde buyurdu ki:
Ahmed İbnü'l-Munadi hazretleri kıraat ve hadis âlimidir. 256'da (m. 870) Bağdat'ta doğdu. Kurrâ-i seb'adan Âsım'ın râvisi Ebû Bekir bin Iyâş'ın talebesi İshak bin Yûsuf el-Ezrak'tan kıraat ilmini tahsil etti. Ayrıca Ebû Dâvûd Sicistâni gibi âlimlerden hadis dinledi. Kendisinden birçok âlim istifade etti. 336'da (m. 947) Bağdat'ta vefat etti. Buyurdu ki:
Eski Endülüs Hükümdarlarından biri fakir bir kadının arsasına yeni bir saray yapılmasını emretti. Arsa hükümdarın sarayına alındı ve hükümdar arsanın bedelini de ödemiyordu. Müşkül durumda kalan kadın, çareyi, hükümdarı, kadıya şikâyet etmekle buldu. Zamanın Şeyhülislâmı, kadını dinleyip haklı olduğuna hükmettikten sonra, hükümdara hiç bir şey söylemeden bir çuval ve bir de kazma kürek alıp kadının arsasından toprak doldurmaya başladı.