Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.616.022

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Meczup Bir Derviş Uzun Dâvûd Efendi

Uzun Dâvûd Efendi Osmanlılar zamânında Mudurnu'da yetişen evliyadandır. Bolu-Mudurnu'da doğdu. 1507 (H. 913) senesinde orada vefât etti. Halvetî şeyhlerinden Seyyid Yahyâ-i Şirvânî'nin yüksek talebelerinden Şeyh Habîb'in sohbetlerine devâm edip, tasavvufun yüksek mârifetlerine kavuştu. Meczup bir zât idi. Allahü teâlânın sevgisinden kendinden geçmiş hâldeydi. Çok kerametleri görüldü.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Yunan Subayinin İntikami

Yunan askerleri Bursa'ya girmiştir. Askerlerin başında Venizelos'un yedek subay olan oğlu Sofokles vardır. Osmanlının Taht şehrinde. Sanki tarih 600 sene öncesine dönmüştür. Sanki Bizans, asırların arkasından dönüp gelerek yarım kalan bir kavganın rövanşına çıkmıştır.Tutsak şehirde ezanların hıckırdığı bir Ramazan günüdür. Sofokles'in günlerden beri beklediği Atina'lı fotoğrafcı nihayet şehre gelmiştir. Sofokles fotoğrafcıyı da yanına alarak bir manga askerle birlikte Osman Gazi'nin türbesine yönelir. Türbenin yanına vardıklarında kapının kilitli olduğunu görürler. Venizelos'un askerleri, bir kale burcuna saldırırcasına türbe kapısına yüklenirler. Tahta kapı çatırdıyarak devrilir. Sofokles önde, Fotoğrafcı arkada türbeye girerler. Ne yapacağını anlamayan askerler de her an birileri çıkıverecekmiş gibi süngülü tüfeklerini türbe kapısına doğrulturlar.

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Ve İbrahim Gülşeni

Vehbi Tülek

Bosna Fatihi Mahmûd Paşa

Vehbi Tülek

Kirim Savaşi

Vehbi Tülek

1800'lü yıllarda dünyâda iki büyük İslâm devleti vardı. Biri Osmanlı Devleti, diğeri ise, Hindistan'daki Gürgâniye Hükümdârlığıydı. İslâmiyetin büyük düşmanı olan İngilizler ise, devamlı bu iki devleti nasıl yok edebileceklerini plânlamakla meşgûldüler. Önce Gürgâniye Devletini parçalamaya karar verdiler. Böylece hem Asya'daki Müslümanları başsız bırakacaklar, hem de Hindistan'ın hazinelerine ve ticâretine hâkim olacaklardı. Fakat Osmanlı Devletinin buna mâni olmasından korkuyorlardı. Bunun için Osmanlı Devletiyle Rusya arasında savaş çıkarmaya çalıştılar. Sıcak denizlere inme hayâliyle yanıp tutuşan Rusya'yı devamlı tahrik ettikleri gibi, sadrâzam Mustafa Reşid Paşayı da kandırarak Rusya ya karşı düşmanca tavır takınmasını temin ettiler. İngilizlerin asıl maksadını anlayamayan Rus Çarı Birinci Nikola, bu devlet ile Osmanlı toprakları hakkında görüşmeye karar verdi. 9 Ocak 1853'te Sen-Petersburg'un kışlık sarayında verilen bir baloda, İngiliz elçisine Osmanlı Devletinin topraklarını paylaşmayı teklif etti. Ancak İngiltere bu teklifi red ettiği gibi, durumu Bâbıâli'ye de bildirdi. Bunun üzerine Rusya, Osmanlı Devleti hakkında tek başına tedbirler almaya kalkıştı. İstanbul'a prens Mençikof'u elçi olarak gönderip, Fransa'nın Kudüs'te daha önceleri Katolikler adına sağladığı imtiyazların Ortodokslar için de tatbik edilmesini Ortodoks tebeânın himâyesinin Rusya'ya verilmesini istedi. Fakat Mustafa Reşid Paşa, bu teklifleri reddedip meselenin diplomatik yollardan çözümünü önledi. Bunun üzerine Avusturya İmparatorluğu ile Prusya Krallığı, İstanbul ve Petersburg'a kendi hakemliklerinde bir konferans toplanıp savaşın önlenmesini teklif ettiler. Rusya bu teklifi kabul ettiği halde Mustafa Reşid Paşa İngilizlerin tahriki ile reddetti. Böylece iki devlet arasında münâsebetler tamâmen kesildi. Rusya harb ilân etmeden Eflak ve Boğdan'ı işgâl etti. Bunun üzerine Osmanlı Devleti, 4 Ekim 1853'te Rusya'ya harp ilân etti.

İki Yusuf’un Hikayesi

Vehbi Tülek

Ulu CÂmi’nin Açilişi

Vehbi Tülek

Bodrumlu Fedai Musa

Vehbi Tülek

Yahya Efendi Ve Rum Denizci

Vehbi Tülek

Ii. Abdülhamid Han'in İmzasi

Vehbi Tülek

12 - Şani Büyük Osman Paşa

Vehbi Tülek

90 - Sultan Ii. Bayezid'in Mora Seferi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İlim, Insanlara Allah Korkusu Kazandırır

Abdullah Sülemi hazretleri Tâbiin devri evliyâsının büyüklerindendir. 699 (H.80)'da Irak'ta vefât etti. Doğumunda, Peygamber "sallallahü aleyhi ve sellem" efendimiz hayatta idi. Babası Habib "radıyallahü anh", Eshâb-ı kirâmın ileri gelen âlimlerinden ve kırâat imâmlarındandır. Hazret-i Ali'den ve İbn-i Mes'ûd'dan "radıyallahü anhüma" kırâat ilmini öğrendi. Kırk sene Mescid-i Nebi'de Kur'ân-ı kerim okuttu, kırâat dersi verdi. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Fıkıh Ilmi Ve Fakihler

Vehbi Tülek

Abdülvehhâb ibn-i Vehbân hazretleri Hanefi mezhebi fıkıh ve kırâat âlimidir. 730 (m. 1329)'da doğdu. 768 (m. 1367)'de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

İhlaslı Gence Kurulan Tuzak!

Vehbi Tülek

düşünen, Sahip Olduğu Nimetin Farkına Varır!

Vehbi Tülek

İsa aleyhisselam bir ağacın altında ibadet eden birini gördü. Dikkatlice baktığında adamın ayakları felçli olduğunu anladı. İki gözü de görmüyordu. Vücudunda ise baras hastalığı olduğu anlaşılıyordu. Ama adam bütün bunlara rağmen, mutluluktan uçacakmış gibi dua ediyordu:
"Ey nice zenginlere vermediği nimeti bana ikram eden Rabbim! Sana ağaçların yaprakları sayısınca şükürler olsun!.."
İsa aleyhisselam kötürüm adama yaklaştı:
- Ayağın yürümüyor, gözün görmüyor. Bedenin de sıhhatli görünmüyor? Peki hangi nimettir, nice zenginlere verilmediği halde sana verilen?
Kapalı gözleriyle sesin geldiği yana yönelen kötürüm adam dedi ki:
- Allahü teâlâ bana öyle bir kalp vermiş ki, o kalple O'nu tanıyorum. Öyle de bir dil vermiş ki, o dille de O'na şükrediyorum. Halbuki, dünyanın serveti elinde olan nice zenginler var ki, kalbinde O'nu tanıma sevinci, dilinde de O'na şükretme mutluluğu yoktur. Ama Rabbim bana bu sevgiyi ihsan eylemiş.

Ahmed Bin Yahyâ El-celâ

Vehbi Tülek

Uzun Emelli Kul Olmak!..

Vehbi Tülek

Ana-baba Hakkına Riâyet Etmemek

Vehbi Tülek

Yüzleri Siyah Ve Gök Gözlü Iki Melek

Vehbi Tülek

o, Cehennem Ehlindendir!..

Vehbi Tülek

şehadetim Için Dua Eder Misiniz?

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Selâhaddin Uşâki'nin çocuğu olduktan bir süre sonra, hocası ve kayınpederi onu evden çıkararak; "Al hanımını evimden ayrıl! Bundan sonra kendi geçimini temin et." dedi. Selâhaddin Uşâki; "Peki hocam, başüstüne!" diyerek hanımı ve çocuğu ile berâber, hocasının evinden ayrıldı. Eğrikapı'dan, Fâtih Câmii civârında, Âşıkpaşa mevkiinde bulunan, Horhor çeşmesine doğru yürürken bir evin kenarında durakladı. Kış günüydü ve kar yağıyordu. Yolun karşı tarafında bulunan Tâhir Ağa onları görünce evine dâvet etmek için yanlarına birini gönderdi. Tâhir Ağa, Selâhaddin Uşâki'yi, evine götürdü. Ona; "Siz kimlerdensiniz? Kış gününde neden bu hâle düşüp sokak kenarında kimsesiz garibler gibi duruyorsunuz?" diye sordu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hakikati Görmek

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Vehbi Tülek

Cünnetü'l-esmâ

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Sarik Ve Sakal

Adalet Ve Tevazu

Bülbülün Zikri

"encümen-i Bîzebân"

Yüz Vermedin!

Vehbi Tülek

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Yirmi Saniyede

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek