Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.653.185

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İnsanın Kemâli, Fâni Olduğunu Anlamasıdır

Tâhir Uryân-ı Hemedânî hazretleri tanınmış velîlerdendir. İran'ın Hemedan şehrinde doğdu. 1010 (H.401) senesinde aynı yerde vefât etti. Çok kerametleri görüldü. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Temizlik

Kanûni Sultan Süleyman zamanında İstanbul'a gelen bir Alman râhibi, 1560 tarihinde yazdığı bir eserde şöyle demektedir:(İstanbul'daki temizliğe hayran oldum. Burada herkes günde beş defa yıkanır. Bütün dükkânlar tertemizdir. Sokaklarda pislik yoktur. Satıcıların elbiseleri üzerinde ufak bir leke bile bulunmaz. Ayrıca ismine (hamam) dedikleri ve içinde sıcak su bulunan binalar vardır ki, buraya gelenler, bütün bedenlerini yıkarlar. Hâlbuki bizde insanlar pistir, yıkanmasını bilmezler.) Bugün ise, müslüman diyarları denilen yerlerde seyahat eden yabancılar, neşrettikleri kitaplarda, (Bir doğu memleketine gittiğimiz zaman, evvelâ burnumuza bir kokmuş balık ve süprüntü kokusu geliyor. Her taraf pislik içindedir. Yerler tükürük ile doludur. Ötede beride toplanmış süprüntü ve ölmüş hayvan leşlerine rastlanılır. İnsan böyle bir doğu memleketinden geçerken iğreniyor ve müslümanların iddia ettikleri gibi temiz olmadıklarını anlıyor.) demektedirler.Bugün, İslâm devleti ismini taşıyan memleketlerde, imân bilgileri bozulduğu gibi, temizliğe de tam riâyet olunmamaktadır. Fakat bunda kabâhat, İslâm dininde değil, İslâm dininin esasının temizlik olduğunu unutan kimselerdedir. Fakirlik, pis olmak için bir mazeret teşkil etmez. Bir insanın yere tükürmesinin, ortalığa pislik saçmasının para ile hiçbir ilgisi yoktur. Böyle pislik yapanlar, Allahın temizlik emrini unutan bedbahtlardır. Her müslüman, dinini iyi öğrense ve buna riâyet etmiş olsa, bu pislik hemen ortadan kalkar. O zaman, başka milletler, müslüman memleketleri ziyâret ettiklerinde, tıpkı orta çağda olduğu gibi, müslümanların temizliğine hayran kalırlar.

Vehbi Tülek

İngiliz Destekli Çete İşi İhtilal

Vehbi Tülek

Kanuni Ve Pir Ali Efendi

Vehbi Tülek

Sen Kandiye Fatihi Olarak İstanbul’a Döneceksin

Vehbi Tülek

Girit harpleri iki seneden fazla bir zamandır devam ediyor. Ordunun başında, ciğerlerin den rahatsız Fazıl Ahmet Paşa var. Tecrübesiz, ama yılmak bilmeyen bir azim sahibi... Kandiye kalesini iki sene üç ay yirmi gün yaz demeden kış demeden kuşattı. Kışın sabahtan akşama kadar diz kapağına kadar çamur içinde asker arasında dolaşır, onların sırtlarını okşar, maneviyatlarını yükseltirdi. Akşam olunca yorgun argın çadırına döndüğün de bütün yorgun luğunu dindiren ihtiyar biriyle karşılaşırdı. Bu, ciğerparesinin rahatsızlığını bilen ana yüreğinin verdiği merhametle yaralarına merhem olmak için gelen ihtiyar anacığından başkası değildi. Gün görmüş, kahır çekmiş, saçları ağarmış Saliha hanım, hep oğlu ile beraberdi. Fazıl Ahmet Paşa, her akşam anacığının dizlerine kapanıp ağlar; "Ah anacığım! Bugün de kale teslim olmadı" derdi. Saliha hanım yiğit oğlunun omzunu okşar; "Bugün olmazsa inşaallah yarın olacak. Sen Kandiye fatihi olarak İstanbul'a döneceksin, ben de fatihin anası olarak hacca gidip, sevgili Peygamberimizin toprağına yüz süreceğim" derdi. Nihayet o gün geldi. 5 Eylül 1669'da Kandiye teslim oldu. Bu muhasarada Osmanlı ordusu, 56 yer üstünden, 45 yer altından hücum yapmış, 3500 kadar lağım patlatmıştı. Şehid sayısı ise 30.000'i bulmuştu.

Tapusunu Hanimin Üzerine Çikartacağim

Vehbi Tülek

Mübarek Beldelerin Hizmeti Ona Ve Nesline Verildi

Vehbi Tülek

Dede Molla Ve Yavuz Sultan Selim

Vehbi Tülek

Önce İmtihana Girin

Vehbi Tülek

Kanuni Ve Pir Ali Efendi

Vehbi Tülek

Çomar Bölükbaşi

Vehbi Tülek

MÂdemki Allahü TeÂlÂnin Emridir

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

ben Allah'ın Affını Umarım

Peygamber Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem), Medine'ye geldikten sonra bütün ensâr kendisine hizmet etmek hususunda yarışıyorlardı. Enes bin Mâlik'in annesinin, hizmet yarışında yapabilecek veya verebilecek hiçbir şeyi yoktu. Bundan dolayı hemen Enes bin Mâlik'i çağırıp elinden tutarak Resul-i Ekrem'in huzuruna çıktı ve;
"Ya Resulallah, ben fakir bir kimseyim. Sizlere yardım edecek bir şeyimiz yok. Bu oğlumdur, yardım etmek ve hizmetinizde bulunmak üzere sizlere bırakıyorum. Onu kabul ediniz" dedi.
Resûl-i Ekrem efendimiz, bu içten gelen arzuyu kırmadı. Enes bin Mâlik'i yanına aldı. Bütün zamanlarında onu yanında bulundurdu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kanadıkırıkzâde Mustafa Efendi

Vehbi Tülek

Kanadıkırıkzâde Mustafa Efendi, kıymetli âlim ve veliler yetiştirmiş bir aileden olup eski Maraş Müftisidir. 1918 yılında vefât etti. Kabri, Kahramanmaraş'ta Şâzibey Câmii bahçesindedir...
Mustafa Efendi vefatından kısa bir zaman önce bir vaazında buyurdu ki:

Allahü Teâlâ, Bana Iki Kanat Verdi

Vehbi Tülek

Ölmek, Ruhun Bedenden Ayrılması Demektir

Vehbi Tülek

Nûreddin ibn-i Hatib hazretleri Şafii mezhebi fıkıh âlimidir. 750 (m. 1349)'de Suriye-Hama'da doğdu. 834 (m. 1431)'nde, aynı yerde vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Hasan Feyzi Efendi

Vehbi Tülek

Komşuya Iyilik Etmek Hakkında

Vehbi Tülek

İman, Allahü Teâlânın Fazlıdır, Ihsânıdır

Vehbi Tülek

Bir Hikmet Ehli İmran El-kasr

Vehbi Tülek

Ebû Kılâbe Cermî

Vehbi Tülek

Teheccüd Ve Evvâbin Namazı Müstehâbdır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Hâce Ali Şirgâhi, Şâh Şücâ Kirmâni'nin türbesinin yanında fakirleri davet eder, yemek verirdi. Böyle bir gün; "Yâ Rabbi! Bir misâfir gönder!" dedi. Âniden bir köpek geldi. Hâce Ali köpeği kovaladı. Köpek kaçtı. Sonra Şâh'ın kabrinden bir ses geldi:
"Misâfir istiyordun. Gönderdik, kovdun." dedi. Derhal kalktı, dışarı koştu. Köpeği aradı bulamadı. Şehrin dışına gitti. Köpeği orada bir ağacın altında yatıyor halde buldu. Yemeği onun önüne koydu. Köpek yemeğe dönüp bakmadı. Hâce Ali utandı ve istigfâra başladı. Tövbe etti. Köpek dile gelip;
"Ey Hâce Ali, şimdi iyi ettin. Misâfir çağırıp kovmak ne demektir. Dikkatli ol! Eğer Şâh Şücâ orada olmasaydı, göreceğini görmüştün, bütün haller senden alınırdı." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Pişman Oldular!

Vehbi Tülek

Arafatta Görüşürüz

Vehbi Tülek

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Değişen Sizin Kalbiniz

Hakikati Görmek

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Kadin Akli

At Hirsizi

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek

Adam Olmazsan

Vehbi Tülek

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek