Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.563.761

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Rızkı Azalan Tövbe Ve Istigfâr Etsin!

Ahmed Hansevî hazretleri İslâm âlimlerinden ve evliyânın büyüklerindendir. Pakistan'da Pencab’ın Hansi kasabasında doğdu. Delhi’ye giderek Ferîdüddîn Genc-i Şeker hazretlerine intisab etti. Tasavvufta yüksek derecelere kavuşup icazet verilerek memleketine gönderildi. On üçüncü asrın başlarında Hansi kasabasında vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

12 - Şani Büyük Osman Paşa

Ruslar 24 Nisan 1877'de Osmanlı devletine harp ilan etmişlerdi. Romanya, Bulgaristan, Sırbistan ve Karadağ da Rusların yanında yer almışlardı. Osman Paşa o zaman Vidin müstahkem mevki kumandanı idi. 7 Temmuz'da Sırp kuvvetlerini bozgu na uğratarak büyük bir ün yapmıştı. Rusların büyük bir ordu ile Tuna istikametine gelmekte olduğu haberi alınınca, Plevne'ye gönderildi. 20 Temmuz günü, burasını kuşatan Rus öncü kuvvetlerini dağıttı. Fakat 10 gün sonra asıl Rus birlikleri kalabalık bir şekilde gelerek Plevne yakınlarında karargah kurdular. 40.000 asker ve 172 ağır topu bulunan bu düşman ordusuna, gece yarısı ani bir baskın yapan Osman Paşa, birkaç saat içinde bu kalabalık Rus ordusunu perişan ederek geri çekilmeye mecbur etti. Ertesi gün kaleden çıkan Osman Paşa Lofça önlerinde kalabalık bir Rus birliğini daha mağlup etti. 7 Eylül günü Ruslar, tekrar Plevne önlerine geldiler. 10 gün süren bu kuşatma, daha şiddetli muharebelere sahne oldu. Osman Paşa sık sık kaleden çıkış hareketleri yaparak Rus birliklerine ani baskınlar yapıyor ve ağır kayıplar verdiriyor du. Nihayet 17 Eylül günü Ruslar yine geri çekilmek zorunda kaldılar. Bu tarihlerde Osmanlı tahtına, Sultan II. Abdülhamid henüz yeni çıkmıştı. Bir ferman göndererek Osman Paşa'ya Gazi ünvanı verdi ve rütbesini Mareşalliğe yükseltti.

Vehbi Tülek

Asil Kahraman Bunlardir

Vehbi Tülek

Mimar Sinan

Vehbi Tülek

Nasuhi Efendi Ve Mezomorto Hüseyin Paşa

Vehbi Tülek

Sakız Adası zaferinden sonraydı. Muhammed Nasûhi Efendi borçlarını ödemekle meşgûl olduğu sırada Mezomorto Hüseyin Paşa konağına dâvet etti. Nasûhi Efendi, Paşanın konağına varınca, Paşa saygıyla ayağa kalkıp kendisine ikrâmda bulundu. Muhammed Nasûhi Efendi, Paşanın bu hareketine hayret etti. Kendi kendine; "Bu ne haldir? Bakalım sonu ne olacak." dedi. Çünkü Mezomorto Hüseyin Paşa, Nasûhi hazretlerine daha önce yakınlık göstermezdi. Bugünlerde ilgilenmesi onun dikkatini çekti. Hüseyin Paşa, Nasûhi hazretlerine hitâben; "Efendi hazretleri! Bize niçin yabancı gibi bakıyorsun. Sakız önündeki muhârebede bize zaferi müjdeleyen siz değil miydiniz?" dedi. Çünkü Sakız muhârebesi sırasında Nasûhi Efendi, MezomortoHüseyin Paşanın bulunduğu kalyona kerâmet olarak gelmiş, zaferi müjdeledikten sonra kaybolmuştu. Sakız muhârebesi sırasında bu müjdeyi veren kimsenin Nasûhi hazretleri olduğunu bilen Hüseyin Paşa, o gece, onu konağında misâfir edip izzet ve ikrâmlarda bulundu. Ertesi sabah dergâh inşâası sebebiyle olan bütün borçlarını ödediği gibi, dergâhının çeşitli ihtiyaçlarını da temin etti. Böylece Nasûhi Efendinin kimseye borcu kalmadı.Tamâmen Nasûhi Efendinin mülkü olan dergâhta, Cumâ namazı kılınmaya başladı. 1704 (H.1116) senesinde Veziriâzam Dâmâd Hasan Paşa bu dergâha imâm, hatib, müezzin, kayyım tâyin ettirdi. Diğer ihtiyaçları için de günlük yüz elli akçe tahsisat ayırttı. Ayrıca Hadice Sultan ve Vâlide Atik Sultan vakıflarından bu dergâhın ihtiyaçları için gelir tahsis edildi. Dergâhta bulunan dervişlerin her türlü ihtiyaçları temin edildiği gibi, dergâha her gün gelen misâfirler ağırlandı.

Doğum

Vehbi Tülek

Fatih Ve Hocazade

Vehbi Tülek

Âlim Sadrazam FÂzil Mustafa Paşa

Vehbi Tülek

Selim Dahi Evliyanin Dişinda Değildir

Vehbi Tülek

Küçük Zabit

Vehbi Tülek

Etin Okkasi Sekiz Akçe

Vehbi Tülek

Git Zavalli Oyuncak

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Nefis, Zararlı Şeyleri Iyi Gösterip, Kalbi Aldatır

İbrâhim bin Yahlef hazretleri evliyânın büyüklerinden ve Mâlikî mezhebi fıkıh âlimidir. Tunus'ta doğdu. İlk tahsilinden sonra Mısır, Şam ve Hicaz taraflarına giderek hadîs-i şerîf, kelâm, mantık ve münâzara ilimlerini öğrendi. Tahsîlini tamamladıktan sonra Tlemsân'a gitti. 1336 (H.737) senesinde Cezayir’de Tlemsân'da vefât etti. Et-Telkîn li-Abdilvehhâb adlı eseri şerh edip açıkladı. Bu kitabında şöyle anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Cennet Karşılığı Satılan Bostan!..

Vehbi Tülek

Câmiu Kerâmâti'l-Evliya kitabında şöyle bir hadise anlatılır: Seyyid Ahmed Rıfai Hazretleri'nin önde gelen arkadaşlarından Şeyh Cemaleddin Hatib diyor ki:
Evine'de (Irak'ta) satın alma ihtiyacı duyduğum bir bostan vardı. Bir gün Ahmed Rıfai'den bostan sahibi Şeyh İsmail'le konuşmasını ve bostanı bana ondan alıvermesini taleb ettim. Ahmed Rıfai de "baş üstüne" dedi, birlikte bostan sahibine gittik. Satış için arabuluculuk yaptı. Adam ise bostanı satmaya yanaşmadı. Teklifte ısrar edilince bostan sahibi dedi ki:
- Ey efendim, benim istediğim fiyatla alacak olursan sana satarım.
- Ey İsmail söyle bana, ne kadar istiyorsun?
- Efendim, onu benden cennette bir köşk karşılığında alabilirsin!

Yatağına Yatacağın Vakit Âyet-el Kürsi'yi Oku

Vehbi Tülek

Hatim Okunan Yere Rahmet Yağar

Vehbi Tülek

İsâ ibn-i Verdân el-Medeni hazretleri "Kırâat-ı aşere" imamlarından Ebû Ca'fer el-Kâri'nin meşhur iki râvisinden biridir. Medine'de doğdu ve orada yaşadı. Kıraat ilmini Ca'fer el-Kâri ve "Kurrâ-i seb'a"dan Nâfi bin Abdurrahman'dan tahsil etti. Kendisinden arz yoluyla Vâkıdi gibi âlimler kıraat okudular. İbn-i Verdân 160 (777)'da vefat etti. Buyurdu ki:

İmâm-ı Rabbânî’nin Torunu Muhammed Ubeydullah

Vehbi Tülek

Helâli, Haramı, Farzı, Vâcibi Öğrenmeliyiz!

Vehbi Tülek

Abdurrahman İmâdî

Vehbi Tülek

Ahmed Zühdü Paşa

Vehbi Tülek

Yâ Resûlallah! Ecelimin Yaklaştığını Zannediyorum

Vehbi Tülek

Zahîreddin Buhârî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Derdi Olan Neylesin?

Derdi Olan Neylesin?

Yavuz Sultan Selim Han, Mısır'ı fethettiğinde bir süre orada kalır. İdareyi eline alıp kendi hâkimiyetini yerleştirmek için bu elzemdir. Bu sırada bir çadırda kalıyor. Çadırı süpürüp temizleyen, yemeği yapan Mısırlı bir cariye vardır ki, Yavuz Selim Han sabah çıkınca, cariye geliyor, akşama kadar çadırı temizleyip yemekleri hazırlayıp gidiyor, akşam olunca da Yavuz Selim Han çadırına dönüyor. Cariye nasıl olduysa bir kaç defa Yavuz Sultan Selim Hanı görür ve Ona âşık olur. Lâkin ümitsiz bir aşk. Zira bir tarafta koskoca Cihan Padişahı Halife-i Rûy-i Zemin, diğer tarafta basit bir cariye... Fakat cariyenin aşkı dayanılmaz seviyeye ulaşıp da kalbine sığmaz hale gelince, ne yapacağını bilemez halde Halifeye açılmaya karar verir.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Vehbi Tülek

Yirmi Saniyede

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Değişen Sizin Kalbiniz

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Gül Yaprağı

Fani Dünya

Abayi Yakmak

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Allah Nasil Misafir Edilir?

Vehbi Tülek

Hakikati Görmek

Vehbi Tülek

Başka Du Bilmez Misin?

Vehbi Tülek

Tüccarin Rüyasi

Vehbi Tülek

Allah'ın Emaneti

Vehbi Tülek