Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.244.864

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Hak Teâlânın Kaza Ve Kaderine Râzı Ol!

Süleymân bin Cezâ hazretleri Osmanlı âlimlerindendir. Doğum ve vefât târihleri belli değildir. Hicrî onuncu asırda yaşadığı bilinmektedir. Kıymetli kitaplar yazdı. 960 (m. 1522) yılında te’lîf etmiş olduğu “Eyyühel-veled (Ey oğul)” adındaki ilmihâl kitabı meşhûr olup, çok faydalıdır. Hüccet-ül-İslâm İmâm-ı Gazâlî’nin “Eyyühel-veled” ismindeki “Ey oğul” kitabı başkadır.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Alin Terinde Bereket Vardir

Sultan I. Mahmud boş zamanlarında kuyumculuk yapar, yaptıklarını sattırır, elde ettiği birkaç kuruş kâr ile de ufak tefek ihtiyaçlarını temin ederdi. Bundan da büyük bir haz duyardı. Yine birgün kuyumculuk ederken vezirlerden biri onun yanına yaklaştı ve:

"Niçin böyle zahmet edersiniz?" deyince Padişah:

"Bre ne yabana söylersiz! Milletin hazinesini, milletin ihtiyaçlarına sarfetmek gerekdir. Saniyen, insan olana durmadan çalışmak gerekdir. İnsanın çalışıp alın teri dökerek kazandığı paranın zevki başkadır. İçinde alın teri, göz nuru bulunan kazanç helal olur. Böyle kazancın tadı, beti ve bereketi olur" dedi.

Vehbi Tülek

Akillilarin Duraği

Vehbi Tülek

19 - Oruç Reis

Vehbi Tülek

Iii. Murad Han Ve Hazret-i Üftade

Vehbi Tülek

Osmanlı Sultânı Üçüncü Murâd Hân ile Üftâde, bir gün sohbet ediyorlardı. Bir ara Üftâde, görünüşte lüzûmsuz bir takım el kol hareketleri yapmaya başladı. Mübârek yüzünün rengi, hâlden hâle giriyordu.Sonra eliyle bir yer sıvarmış gibi yaptı. Pâdişâh, âniden yapılan bu hareketlere önce bir mânâ veremedi. Sonra Üftâde'nin elinin siyahlaştığını görünce; "Efendi hazretleri! Niçin böyle hareketler yapmaya başladınız! Elinizin siyahlaşmasına sebep nedir?" diye sordu. O da; "Sultânım! Tebeanızdan bir balıkçı tayfası Karadeniz'in sularında balık tutuyordu. Tekneleri su alacak şekilde delindi. Bizden yardım istedikleri için biz de imdâdlarına yetişerek, teknelerini tâmir ettik. Bu sebeple elimiz karardı. Elhamdülillah müslümanların boğulmaktan kurtulmasına vesile olduk." buyurdu.

İrlanda'dan Osmanli'ya Şükran

Vehbi Tülek

Kara Mehmet Paşa

Vehbi Tülek

Kendi Re’yimizle İş Yapmayiz

Vehbi Tülek

Fatihin Hocasi Molla GürÂnî

Vehbi Tülek

İlim Yolundan Sakin Ayrilma

Vehbi Tülek

Velinimeti İçin Şehid Olan Ohrili Hüseyin Paşa

Vehbi Tülek

Velinimeti Uğrunda Feda-yi Can Eden Kahraman

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Üryânîzâde Esad Efendi

Üryânizâde Ahmed Esad Efendi 156'ncı Osmanlı Şeyhülislâmıdır. 1814'te İstanbul'da doğdu. Kilisli âlim Osman Üryâni'nin soyundan gelir. Medreseden icazet aldıktan sonra Serez, Halep, Kastamonu, Manastır ve Şam kadılıkları yaptı. 1878'de Sultan 2. Abdülhamid tarafından şey­hülislâm tayin edildi. 1889'da bu görevde iken vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kabirde Şaşılacak Şeyler Pek Çoktur

Vehbi Tülek

Bedi'uddin Sehârenpûri, İmâm-ı Rabbâni hazretlerinin talebelerinin en meşhurlarındandır. Hindistan'da Sehârenpûr'da doğdu. İmâm-ı Rabbâni hazretlerine talebe olmadan önce memurluk yapıyordu. Zaman zaman İmâm-ı Rabbâni'nin sohbetlerini dinlemeye Serhend'e giderdi. Ne zaman Serhend'e mübârek hocasının huzûruna gitse kendiliklerinden buyururlardı ki: "Sen şu hâldesin, bundan sonra şöyle şöyle olacak." Gerçekten buyurdukları gibi vâki olurdu. Dâimâ ona hâllerini söyler, bu yolda ilerlemesini sağlar ve kontrol ederdi. İmâm-ı Rabbâni hazretlerinin, Bedi'uddin Sehârenpûri'ye yazdığı bir mektup aşağıdadır:

Bedir Şehitlerinden Sa'd Bin Hayseme

Vehbi Tülek

Evtâs Gazâsı Ve Ebû Âmir

Vehbi Tülek

Eshab-ı kirâmın büyüklerinden Ebû Mûse'l-Eş'ari radıyallahü anh, bizzat kendisi anlatıyor: Peygamber Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) Huneyn Gazâsından döndükten sonra amcam Ebû Âmir'i bir fırka asker üzerine komutan yaparak Evtâs'a gönderdi. Ebû Âmir, birkaç bin düşmanla buraya kaçıp gelen düşman komutanlarından Düreyd İbn-i Sımme ile karşılaştı. Vuku bulan muhârebede Düreyd katlolundu. Askerlerini de hezimete uğrattı...

Hocaların Hocası Ebü’l-fadl Serahsi

Vehbi Tülek

Allahü Teâlânın Rızasını, Sevgisini Kazananlar

Vehbi Tülek

Zühd Ve Takva Denince Amir Bin Abdikays

Vehbi Tülek

Tatlı Meyve Için, Sabrın Acılığına Katlandık

Vehbi Tülek

Ahmed Cevdet Pâşa

Vehbi Tülek

Dırar Ibni Ezver radıyallahü Anh

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
SelÂmetle Gidip Gel

SelÂmetle Gidip Gel

Abdülehad Efendi bir gün, talebelerinden birisinin bir iş için Üsküdar'a gidip gelmesini istedi. Fakat o gün çok fırtınalı idi. Kayık hiç işlemiyordu. Bu yüzden talebelerden kimse, ben gidip gelirim, diyemedi. Nihâyet içlerinden biri, Abdülehad Efendinin emrini yerine getirmek için kendisinin Üsküdar'a gidip geleceğini söyledi. O zaman Abdülehad Efendi o talebesine; "Selâmetle gidip gel." diye duâ etti. O talebe Eminönü'ne geldiğinde, yüz kadar kayıkçıdan ancak birini Üsküdar'a gidip gelmeye iknâ edebildi. Kayıklarından birisini denize indirdiler. Bir ok atımı gitmeden, fırtına dindi, deniz sâkinleşti, rüzgâr uygun bir yöne doğru esmeye başladı. Yelken açıp, Üsküdar'a kısa zamanda gidip geldiler. Dönüşte talebe durumu Abdülehad Efendiye bütün tafsilâtıyla anlattı. Abdülehad Efendi talebesine çok duâ etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdullah-i EnsÂrî

Vehbi Tülek

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Delik Kova

Allah Diyen Genç

Kabahat Kilincin Midir?

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Abdullah El-acemî

Şikayet

Allah’a Firar Et

Vehbi Tülek

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek

Yüz Vermedin!

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Vehbi Tülek