Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.383.751

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Zekât Vermek Için Nisaba Malik Olmak Lazımdır

Necmeddin Tarsûsî Hanefî fıkıh âlimleridnendir. 721 (m. 1321) Tarsus’ta doğdu. Şam’da Arapça, fıkıh ve fıkıh usulü tahsil etti; babası İmâdüddin Tarsûsî’den fıkıh okudu. Şibliyye Medresesinde müderrislik, Hanefî kadılkudâtlığı yaptı. 758 (m. 1357) senesinde Şam’da vefat etti. Çok eser yazdı. En meşhuru olan Münyetü'l-müftî haşiyesinde şöyle buyuruyor:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

V. MurÂd Han

Babasının 25 Haziran 1861'de vefâtından sonra Abdülaziz Han pâdişâh olunca, veliaht oldu. Nezâketi, kibârlığı, çağına göre bilgisi ve yumuşak huyluluğu ile sevildi. Amcası Abdülaziz Hanın 1863 Mısır ve 1867 Avrupa seyâhatlerine katıldı. Bu gezilerde davranışları ile Osmanlı hânedânının asâletini temsil ederek takdir topladı. Veliaht Murâd, 30 Mayıs 1876 târihinde Sultan Abdülaziz Hanın hal' edilmesiyle Osmanlı Sultanı ilân edildi. 4 Haziran 1876'da Abdülaziz Hanın feci şekilde şehit edildiğini ve annesi Pertevniyâl Sultana çok çirkin işkenceler yapıldığını işiten Sultan Murâd Hanın üzüntüden ve bu felâket yolunun sonunu düşünmekten aklı bozuldu. Üzüntüden hastalığının artmasında doktor Capoleone'nin câhilâne ve yanlış teşhis ve tedâvisinin mühim rolü oldu. Beşinci Murâd Han bu hasta hâliyle ihtilâlcilerin kuklası hâline getirilip, Avrupa'da belirli odakların devleti ve İslâmiyeti yok etmek için hazırladıkları yıkıcı plânları tatbik edilmek istendiyse de kardeşi İkinci Abdülhamid Han bunların önüne geçti. 31 Ağustos 1876'da hal' edilen ve doksan üç gün saltanat süren Beşinci Murâd Han, Osmanlı sultanlarının en az pâdişâhlık yapanıdır.Saltanattan hal'inden sonra, âilesiyle Çırağan Sarayına yerleştirilen Beşinci Murâd Hanın hastalığı sonradan iyileşti.Vaktini okumak ve torunlarını okutmakla geçiren Murâd Han, kardeşi Sultan Abdülhamid Hanın nâzikâne hatır sormasını, dâimâ teşekkürle cevaplandırırdı. 29 Ağustos 1904 târihinde vefât eden Beşinci Murâd Han, İstanbul'da Yeni Câmideki türbeye defnedildi.

Vehbi Tülek

Bir Avuç Bulgur

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Muradin Oğlu Ii. Mehmede Öğütleri

Vehbi Tülek

Sultan Ahmedin Rüyasi

Vehbi Tülek

Bir gün Sultan Birinci Ahmed Han rüyâsında; "Avusturya Kralı ile güreş tuttuğunu, fakat kendisinin arka üstü yere düştüğünü" görmüştü. Zâhiren bakıldığında rüyâ çok korkunç idi. Sabahleyin, derhal huzûra getirilen âlimler ve rüyâ tâbircilerinden hiçbiri bu rüyâyı, Pâdişâhı tatmin edecek şekilde tâbir edemedi. Nihâyet Üsküdar'da bulunan Aziz Mahmûd Hüdâyi'nin, bu rüyâyı tâbir edebileceğini arz ettiler. Pâdişâh Birinci Ahmed bir mektup yazarak, yakınlarından biriyle gönderdi ve tâbir edilmesini ricâ etti. Haberci, mektubu alıp süratle Üsküdar'a geçti. Aziz Mahmûd Hüdâyi'nin kapısını çaldığında, onun içerden elinde bir zarf ile kapıya çıktığını gördü. Habercinin getirdiği mektubu alırken, kendi elindeki mektubu da Pâdişâha verilmek üzere verdi ve; Sultânımızın gönderdiği mektûbun cevâbıdır." buyurdu. Mektubu şaşkınlık içinde alan haberci, derhal mektubu sultâna götürdü ve gördüklerini anlattı. Sultan Birinci Ahmed Hanın gönderdiği mektup, daha açılıp okunmadan cevâbı gönderilmişti.Sultan AhmedHan, gönderilen bu mektubu heyecanla okudu. Deniyordu ki: "Allahü teâlâ insan vücûdunda arkayı, cansız mahlûklar da ise toprağı, en kuvvetli olarak yarattı. İnsan ile toprağın birbirlerine değmesi, bu iki kuvvetin bir araya gelmesi demektir. Böylece, Pâdişâhımızın arka üstü yere yatması ile bu iki kuvvet birleşmiştir. Dolayısıyla bu rüyâdan İslâmın temsilcisi olan pâdişâhımızın, küffâra karşı zafer kazanacağı anlaşıldı." Pâdişâh bu tâbiri pek beğendi ve; "İşte gördü ğüm rüyânın tâbiri budur." dedi. Derhal Aziz Mahmûd Hüdâyi hazretlerine bin altın gönderdi.

Attiği Her Taş Hedefine Ulaşiyordu

Vehbi Tülek

Hasan Can’in Tabiri

Vehbi Tülek

Mimar Sinan Ve Süleymaniye Camii

Vehbi Tülek

Amin Alayi

Vehbi Tülek

20 - Şehid Derviş Paşa

Vehbi Tülek

Minare Eğri Mi?

Vehbi Tülek

Verin Bana Şu Yilan Yavrusunu!”

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Geçim Darlığı Çeken Istigfâra Devam Etsin!

Sâdık bin Ali Ayderûsi hazretleri evliyanın meşhurlarındandır. 1588 (H.997) senesi Yemen'de Terim şehrinde doğdu. Seyyid olup, soyu Peygamber efendimize ulaşır. Yemen âlimlerinden tefsir, hadis, fıkıh ve başka ilimleri okudu. Tasavvuf ilminde yükseldi. Hocalarından icâzet aldı. Sonra Hindistan'a giderek Bendersûre şehrinde amcası Şerif Muhammed'i ziyâret etti. Sohbetlerinden istifâde etti. 1653 (H.1064) senesinde orada vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

“ebü’l-mehamid” Abdülmecîd Şirvânî

Vehbi Tülek

Abdülmecid Şirvâni (Mevlânâ Abdülmecid) evliyânın büyüklerindendir. Şirvan'da doğdu. Künyesi Ebü'l-Mehamid, lakabı, Nurullah'dır. Babası Şeyh Veliyyüddin Şirvan bölgesinin en büyük velisi idi.
Bu mübarek zat, devamlı insanlara vaaz ve nasihat eder, ders verirdi. "İnsanların en hayırlısı, onlara faydalı olandır" hadis-i şerifinin açık bir nümûnesi idi. Zâhiri ve bâtıni ilimlerde ilerledi. Genç yaşta Şirvan'ın Şemahı şehrine gitti ve burada ders vermeye başladı. Mevlânâ Şehkubâd hazretlerinin derslerinde kemâle eren Abdülmecid Şirvâni, hocasının vefâtından sonra onun yerine geçti. İnsanlara nasihat etmeye başladı...

Hadîs âlimlerinden Yûnus Bin Meysere

Vehbi Tülek

Abdullah Bin Ömer "kadı Beydâvî"

Vehbi Tülek

Kadı Beydâvi hazretleri meşhur Tefsir âlimlerindendir. Asıl adı Abdullah bin Ömer olup, İran'da Beydâ şehrinde doğdu. 685 [m. 1286] senesinde Tebriz'de vefat etti. "Envârüttenzil" isimli tefsir kitabı çok kıymetlidir. Bu tefsirinde buyuruyor ki:

Sadaka, En Sevdiğin Malından Olmalı

Vehbi Tülek

Mûsâ Hâlidî

Vehbi Tülek

en Büyük Musîbet: Kalb Katılığı!

Vehbi Tülek

Ebûbekirzâde Ahmed Efendi

Vehbi Tülek

Bu Dünyâ, Bizden Evvel Yaşayanların Artığıdır

Vehbi Tülek

kalbinde Bir Leke Görürsen!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir


Ma'rûf-ı Kerhi Hazretlerinin bir dayısı şehrin vâlisi idi. Vâli, bir gün şehrin kenar mahallelerini dolaşıyordu. Ma'rûf'u bir kenarda oturmuş ekmek yerken gördü. Önünde de bir köpek vardı. Bir lokma kendi yiyor, bir lokma da köpeğin ağzına veriyordu.
Dayısı,
- Köpekle birlikte yemeğe utanmıyor musun dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Vehbi Tülek

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Vehbi Tülek

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Cünnetü'l-esmâ

Bereketi Var Mı?

İftiranin Neticesi

Firkateyne Bininiz

Bereketi Var Mı?

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Firkateyne Bininiz

Vehbi Tülek

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Vehbi Tülek

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek

Sakin Kalyona Binme

Vehbi Tülek