Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.760.215

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Tehlikelerden Gücünüz Yettiği Kadar Sakınınız!

Nesîb Efendi Osmanlı şeyhülislâmlarındandır. 1842 (H.1258) senesinde Üsküp'te doğdu. İlk tahsîlini Liphova'da yaptı. Orada Rufâî tarîkati Gülşeniye koluna mensup meşhur velîlerden Şerefüddîn Şuayb Efendiye intisab ederek icâzet aldı. 1863'te İstanbul'a giderek Fâtih medresesinden mezun oldu. Çeşitli devlet kademelerinde çalıştı. 1911'de şeyhülislâmlığa getirildi. 1912'de İttihât ve Terakkî Partisinin baskısı sonucu görevinden ayrıldı. 11 Mart 1914'te (H.1332) vefât etti. Muhyiddîn-i Arabî hazretlerinin eserlerinden yaptığı bâzı tercümeleri Müntehebât adıyla neşretti. Bu eserinde şöyle nakleder:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

50 - Ulubatli Hasan

28 Mayıs 1453...İstanbul'un fetih gününün arefesi...Topkapı surları dışında kurulmuş Osmanlı çadırlarında meşaleler sabahlara kadar yanarken, Anadolu sipahilerinden, Azep askeri olan Ulubatlı Hasan'ın heyecanı da son raddelerine gelmişti. İstanbul'u muhasara eden Osmanlı askerinin kumandanı, Sultan I. Mehmed Han ise bütün hazırlıklarını tamamlamıştı. Toplar sabaha kadar aralıksız ateşe devam edeceklerdi. Kara tarafında, 100.000 kişilik bir kuvvet, ordugahın sağ tarafında, yaldızlı kapı karşısında, 50.000 kişilik diğer bir kuvvet ise sol cihette dizilmişlerdi. Padişah ise, 15.000 Yeniçeri ile merkezde idi. 70'den fazla harp gemisi de limanda idi.

Vehbi Tülek

Misir’a Bedeldin Ey Sinan

Vehbi Tülek

Kanije Kalesinin Fethi Ve Muslihuddin Efendi’nin Yardimi

Vehbi Tülek

4 - Bir Şehidimizin Son Mektubu

Vehbi Tülek

2 Haziran 1916'da Kolağası (Yüzbaşı) Mehmet Tevfik, Çanakkale harbinde bir İngiliz mermisi ile yaralanmış ve şehid olmadan önce şu mektubu yazmıştır:

Sebeb-i hayatım, feyz-i refikim
Sevgili babacığım, valideciğim;

Arıburnunda ilk girdiğim müthiş muharebe de sağ yanımdan ve pantolonumdan hâin bir İngiliz kurşunu geçti. Hamdolsun kurtuldum. Fakat, bundan sonra gireceğim muharebeler den kurtulacağıma ümidim olmadığından, bir hatıra olmak üzere şu satırları yazıyorum.

Eline Ne Gelirse Ver

Vehbi Tülek

Velinimeti İçin Şehid Olan Ohrili Hüseyin Paşa

Vehbi Tülek

Bendenizde İki Fuad Vardir

Vehbi Tülek

Seni Avdan Men Etmemiş Miydim?

Vehbi Tülek

Dünyanin En Dürüst Ve En Medenî Milleti

Vehbi Tülek

Yarasina Bir Avuç Ot Tikamişti

Vehbi Tülek

Herkes Yediğini Gönderir

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ahmed Şemseddîn Efendi

Ahmed Şemseddin Efendi rahmetullahi aleyh, Yıldırım Bâyezid Hân zamanında yetişmiş Osmanlı âlimlerindendir. 854 (m. 1450)'de Bursa'da vefât etmiştir. Sohbetlerinde şöyle anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Avâmın Ve Havâsın Tövbesi

Vehbi Tülek

Ali el-Masisi, Şam evliyâsındandır. Masisâ kasabasında dünyaya geldi. İbrâhim Edhem hazretleriyle görüşüp sohbetlerinde bulundu. Bilhassa hadis ilminde güvenilir bir âlim olarak anılır. Kendisinden birçok zât, hadis-i şerif rivâyet etti...

sen, Asîl Kimseleri Seç

Vehbi Tülek

Dünyâda Nefsi Ölen Bir Daha Ölmez!

Vehbi Tülek

Seyyid Ahmed Buhâri hazretleri İstanbul'un büyük velilerindendir. Buhârâlı olup Peygamber efendimizin torunlarındandır. Küçük yaşta Hâce Ubeydullah-ı Ahrâr hazretlerine talebe oldu. Onun hasta kalplere şifâ veren sözleriyle yetişti. Hizmetiyle şereflenip, teveccühlerine kavuştu. Hocasının işâretleri üzerine yine hocasının halifelerinden Abdullah-ı İlâhi ile berâber Anadolu'ya geldi. Kütahya'nın Simav kazâsında talebe yetiştirdiler. Sonra Ahmed Buhâri İstanbul'a geldi ve Fâtih Câmiinin batısında bir yere mescid yaptırdı. İstanbulluları irşâda, yetiştirmeye başladı. 1516 (H.922) senesinde vefât etti.

Şit Aleyhisselâm

Vehbi Tülek

Ana-babanın Kıymetini Hayatta Iken Bilmeli!

Vehbi Tülek

Abdülkâdir Çelebi

Vehbi Tülek

Kıldan Ince, Kılıçtan Keskin

Vehbi Tülek

Neccârzâde Sıddık Efendi

Vehbi Tülek

Dostun Dostları Insana Sevimli Görünür

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Kânûni Sultan Süleymân Hânın kadıaskerlerinden Mirim Kösesi diye meşhûr olan Muhammed Efendinin hizmet ve sohbetlerinde bulunup, ilmi yüksek derecelere kavuştu. Bu sırada dünyâdan ve dünyâ makamlarından yüz çevirip, tasavvuf ehlinden Sofyalı Bâli Efendinin dergâhına gidip, ona talebe oldu. Hizmetinde ve sohbetinde uzun müddet kalıp, feyz aldı. Tasavvufta yükselip, insanları Allahü teâlânın yüce dinine dâvet etmek ve Resûlullah efendimizin sallallahü aleyhi ve sellem güzel ahlâkını öğretmekle meşgûl oldu. Allahü teâlâya muhabbetinden dolayı, dünyâya hiç önem vermez oldu. Onun bu durumunu anlayamayan bâzıları pâdişâha şikâyet ettiler. Pâdişâh meselenin tahkik edilmesini emretti. Tahkikat için İstanbul'a geldi. Tahkikat sonunda berâat etti ve hakkındaki ithamlardan kurtuldu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Zalimlere Dersini Verdi!

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Sarik Ve Sakal

Korkma!

Geç Gelen Kurtarıcı

Kum Ve Kaya

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

Padişah Ve At

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Bana Delil Getir

Vehbi Tülek

Derdi Olan Neylesin?

Vehbi Tülek

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Vehbi Tülek