Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.303.992

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Görmeden Evlenmenin Sonu, Elem Ve Kederdir

Süleymân bin Mihrân hazretleri Tâbiîn devrinin büyük hadîs, kırâat, fıkıh imâmlarındandır. 680 (H.61) senesinde Kûfe'de doğdu. 765 (H.148) senesinde vefât etti. Hadîs ilminde hâfız (yüz bin hadîs-i şerîfi râvileri ile birlikte ezberlemişti), sikâ, güvenilir, sağlam bir zât olup, ilmi ve fazîleti çok yüksekti. Kırâat ilminde on imâmdan sonra meşhur olan dört kırâat imâmından birisidir. 

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

107 - Koca Yusuf Paşa Ve Şebeş Zaferi

-Katerina ile Avusturya kralı Josef, Kırım'da buluşmuşlar Sultanım!...I. Abdülhmid Han başını salladı:-O Moskof avreti amansız bir Türk düşmanı ve İslam katilidir.Sadrazam tasdik etti:-Evet Hünkarım..-Kırım'da yapmadığı rezalet kalmamış!-Üzerinde "Bizans-İstanbul Yolu" yazılı Zafer Takı altından, 60.000 Rus askerini geçirmiş. O avret, 8 sene önce doğan torununa dahi Konstantin adını koydu. Tek hayali, o veledi Bizans kralı yapmakmış. Bunun için Avusturya ile anlaşmış. Eflak, Buğdan, Sırbistan ve Bosna taraflarını Avusturya alacakmış. Karadeniz sahilleriyle, Bulgarya ve bazı adaları da Moskof istermiş.

Vehbi Tülek

Biz Senden Daha Nica Hizmetler Bekleriz

Vehbi Tülek

Sultan’a Kapi Açilmadi

Vehbi Tülek

Pîrî Reis

Vehbi Tülek

Muhiddin Piri adı verilen geleceğin büyük denizcisi, çocuk yaşında deniz seferlerine başladı. Meşhûr denizci Kemal Reis, Piri Reis'in amcasıydı. Onu yetiştirmeyi tamâmen üzerine alan Kemâl Reis, 1501'de Navarin'i Venediklilerden geri alınca, müjdeyi bildirmek için yeğenini İstanbul'a gönderdi. Sultan İkinci Bâyezid Hanın huzûruna çıkan Piri Reis, mükâfatlandırılarak, hayır duâ aldı. Akdeniz'i karış karış dolaşan Kemâl Reis'in yanında ölümüne kadar kalan Piri Reis, uğradıkları her limanı inceleyerek haritalarını yaptı. 16 Ocak 1511'de Kemâl Reis'in şehit olması üzerine birkaç yıl seferlere çıkmayarak kitap ve haritalarla uğraştı.

101 - Sultan Ii. Süleyman Ve Ağriboz Zaferi

Vehbi Tülek

Kanli Zarf

Vehbi Tülek

107 - Koca Yusuf Paşa Ve Şebeş Zaferi

Vehbi Tülek

93 - Sultan Ii. Selim Ve Kibris'in Fethi

Vehbi Tülek

İsterse Sirtimdan Geçsin

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Muradin Oğlu Ii. Mehmede Öğütleri

Vehbi Tülek

Yavuz'un Kuvveti

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Putun Içinden Gelen Ses

Mecdüddin Ömer Dâni hazretleri hadis ve siyer âlimidir. 544'te (m. 1150) Endülüs'te (İspanya) Belensiye (Valencia) veya Dâniye'de (Denia) doğdu. Nesebi, baba tarafından eshab-ı kiramdan Dihye-i Kelbi'ye, anne tarafından Hazret-i Hüseyn'e (radıyallahü anhüma) dayanmaktadır. Endülüs'te tahsilini tamamladıktan sonra Mısır'a giderek talebe yetiştirdi. 633'te (m. 1235) Kahire'de vefat etti. Bu mübarek zat, bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Büyük Fıkıh âlimi Abdullah Yâfiî

Vehbi Tülek

Büyük âlim Abdullah Yâfii hazretleri, kendisi anlatır:
"Bir zamanlar ilmi bırakmak ve hep ibâdetle meşgûl olmak istedim. Bu düşüncem, üzüntü hâlini aldı. Bu sırada, o zamana kadar okumadığım bir kitaptan bir yer açtım. Şu beyitler ile karşılaştım:

Ebu Abdullah Bin Bekkar

Vehbi Tülek

Medîne Kâdısı Seleme Bin Dînâr

Vehbi Tülek

Seleme bin Dinâr, Tâbiinin büyük âlim ve evliyâlarındandır. Medine Kâdısı idi. 757 (H.140) yılında vefât etti. Hikmetli sözleri meşhurdur. Buyurdu ki:

Akıllı Bir Kimseyi, Hatâsı Için Azarlamak Yakışmaz!

Vehbi Tülek

Sâlihlerin Sohbeti Insanı Alçak Gönüllü Yapar

Vehbi Tülek

Müslümanda Bulunması Gereken Üç Haslet

Vehbi Tülek

Tâc-ül Ârifîn (ebü'l-vefâ)

Vehbi Tülek

Beni Zikredenlerle Beraberim

Vehbi Tülek

Tâbiînin Büyüklerinden Muhammed Bin Vasi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Vehbi Tülek

Anzakli Ömer

Vehbi Tülek

Allah'ın Emaneti

Bülbülün Zikri

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

B0r Çuval Toprak

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Vehbi Tülek

Allah’a Firar Et

Vehbi Tülek