Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.797.836

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İstikâmet Üzere Olmak Kerâmetten Üstündür!

Hazret-i Vahdet Hindistan'da yetişen evliyânın büyüklerinden olup İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin üçüncü oğlu olan Muhammed Saîd Fârûkî'nin beşinci oğludur. Adı Abdülehad’dır. 1635 (H.1045) senesinde Serhend'de doğdu, 1710 (H.1122) senesinde vefât etti. Amcası Muhammed Ma'sûm Fârûkî'nin sohbetinde bulunarak zâhirî ilimlerde ve tasavvufta pek yüksek derecelere kavuştu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

KÂnunî'nin Bir Fermani

Kânuni Sultan Süleyman Hân, 1389 yılında, Kosova Savaşı ile fethedilen Arnavutluğa bağlı, Belgrad Bölgesi'nde yaşayan halkın haklarının korunması için, 1558 yılında Belgrad Kadısı'na gönderdiği "İnsan Hakları Fermanı"nda şöyle buyurmaktadır: 1-Devlet askerleri (Sipahiler), biçilmeyip el ile yolunan ottan zorla vergi alırlar imiş, kaldırdım!2-Askerler, ev yakınında bulunan bağ, bahçe ve bostanlardan yemeklik için üretim yapanlardan para almak isterler imiş, almasınlar, yasakladım!3-Boş yerlere tarla açanlardan, ihyâ edenlerden vergi alınmasın!4-Nehirdeki dolap ve karaca değirmenler, yeni yapılmış olsalar dahi fazla vergi alınmasın!5-Askerler, tarla ürünlerini satmak için, halkın pazar yerine götürmelerini isterler imiş. Pazara götürülmesin, teklif dahi edilmesin!6-Askerler 'boyunduruk hakkı' diye vergi almasınlar!7-Askerler savaşa gitseler, geride kalan mallarını köy halkından güvenilir adamlar korusunlar!8-Yeni evlenen yeniçerilerden 'gerdek hakkı' diye vergi alınır imiş, bundan böyle alınmasın!9-Savaş esnasında bile askerler eve girip arı kovanlarına dokunmasınlar! 10-Evleri yanında ve sancakları altında olan kovandan dahi vergi aldırmayasın!
Kovan hakkı bahanesi ile askerler savaş esnasında bile bu bahaneyle evlere girmekten men eylensin! Bu husus için şikâyet ettirmeyesin!

Vehbi Tülek

Elçi Hazretleri Merak Etmesinler

Vehbi Tülek

Akşemseddin Ve Fatih Sultan Mehmed

Vehbi Tülek

Dilekçesi Sirtinda

Vehbi Tülek

Ahmet Vefik Paşa, deli-dolu bir insandı ama, bir o kadar da yardım yapmayı severdi. Bir gün, kırk yıl çalıştıktan sonra, kadro darlığı yüzünden işinden çıkarılan bir memur, Paşa'nın karşısına çıkar:" Çok muhterem vâli Paşa'mız hazretleri, diyerek söze başlar. Dilekçe yazmak için gerekli kâğıdı ve pulu alacak param bile yok. Bendenizi münasip göreceğiniz bir vazifeye yeniden tâyin etmenizi arz ve istirham ederim. Adım, falan oğlu filan. dilekçemin tarihi de bugündür, diye sözlü dilekçesini vâli Paşa'ya sunar.Vâli adamı dinler. Hademeyi çağırır ve tebeşir ister. Adama da sırtını dönmesini söyler ve sırtına tebeşirle şunları yazar: "Dilekçe sahibine münasip bir vazifenin verilmesi için defterdar beye…" Sonra da adama, gidip defterdarı görmesini söyler. Adam sevinerek çıkar; ancak, çok geçmeden defterdar vâlinin makamında görülür. Adamın sırtındaki yazıyı okumuştur. Bunun şaka olup olmadığını bir de vâliye sorup, emri bir de vâliden duymak ister.Ahmet Vefik Paşa defterdara:" Bunun şakası-makası yok. Biçâre adamın dilekçe yazacak ve buna pul yapıştıracak kadar bile parası yokmuş. Onun için dilekçesini sözlü okudu. Ben de bir seferlik pul parasını affettim. Kâğıdı olmadığına göre havâleyi de tebeşirle sırtına yazdım. Zavallı adamı hemen uygun bir işe yerleştiriniz, diye emir verir

Deli Hüseyin Paşa

Vehbi Tülek

Bir Dirhem Bal İçin

Vehbi Tülek

Molla Arab Ve Ii. Bayezid Han

Vehbi Tülek

71 - HÂce-i SultÂnî AtÂullah Efendi

Vehbi Tülek

42 - Birakmam Seni Santa Barba

Vehbi Tülek

PÂdişÂhim, Baba Haydar Sizi Bekliyor!

Vehbi Tülek

Akşemseddin Ve Fatih Sultan Mehmed

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Anadolu Velîlerinden Abdullah Efendi

Geredeli Abdullah Efendi, Anadolu velilerindendir. Doğum ve vefât târihleri bilinmemektedir. On dokuzuncu asrın sonlarında yaşamıştır. Tasavvufta Mustafa Sâfi Efendinin derslerinde ve sohbetlerinde kemâle erdi. Bu zâtın medrese tahsili de yok idi. Fakat tasavvufta kazandığı kemâl derecesiyle hangi ilimden bahis açılsa, o hususta bilgi verir, sorulan suâlleri cevaplandırırdı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Mushafa Bakarak Okumanın Faziletimushafa Bakarak Okumanın Fazileti

Vehbi Tülek

Mugire bin Abdurrahman hazretleri Mâliki fıkıh âlimidir. 124 (742) yılında doğdu. İmam-ı Mâlik bin Enes'in derslerine devam ederek önde gelen talebelerinden oldu. Çok talebe yetiştirdi. 186 (m. 802)'de vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Kulum Beni Nasıl Zannederse

Vehbi Tülek

Muharebe Eden, Ibâdet Edenden Üstündür!

Vehbi Tülek

Şerefüddîn Dimyâtî hazretleri hadîs ve Şafiî mezhebi fıkıh âlimidir. 613 (m. 1217) senesinde Mısır’da Dimyat’ta doğdu. 705 (m. 1306) senesinde Kâhire’de vefât etti. Zamanındaki âlimlerin derslerine devam etti. Hadîs ilminde üstün dereceye yükseldi. Bundan başka İskenderiyye, Mekke, Medine, Bağdad, Mardin, Harran, Dımeşk ve Haleb’de birçok âlimden hadîs-i şerîf dinledi. Kâhire’de Medreset-ül-Mensûriyye’de hadîs dersleri verdi. “Kitâb-ül-metcer-ur-râbih fî sevâb-i amel-is-sâlih” adlı eserinde; münâkaşa ve cidali terk etmenin sevâbı hakkında şöyle anlatır:

Saçlı İbrâhim Efendi

Vehbi Tülek

Hadîs Ve Fıkıh âlimi İbn-i Neccâr

Vehbi Tülek

Resûlullah, Sabretmemi Vasiyet Buyurmuştu

Vehbi Tülek

Abdullah Bin Haris

Vehbi Tülek

Din Hırsızlarının Kitapları Insanın Îmanını Bozar

Vehbi Tülek

Onlar, Gökteki Yıldızlar Gibidir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah Bin MübÂrek

Abdullah Bin MübÂrek

Merv'de bir yıl ticâretle uğraşır, kazancının hepsini fakirlere dağıtırdı. İkinci yıl İslâmiyet'i yaymak için cihâda, düşmanla harbe giderdi. O, medresede müderris, hoca; câmide vâiz, şehirde tüccâr; harbde büyük bir kahramandı. Kılıç ve kalem sâhibi idi. Kalemiyle cihâda dâir eser yazdı, kılıcıyla da dillere destan olan kahramanlıklar gösterdi.

Abbâsiler devrinde Bizanslılarla yapılan harplerden birine katılmıştı. Abbâsi ordusu sessiz, sâkin ve aydınlık bir gecede Tarsus'un kuzeyinde karargâh kurmuştu. Tarsus'un sırtlarında İslâm ve Bizans orduları görünüyordu. İki taraf da kendilerini kuvvetli göstermek için alevleri göklere yükselen ateşler yakmışlardı. Bu ateş ocaklarından birinin etrafında tepeden tırnağa silâhlı askerler hilâl şeklinde oturmuşlar, ortalarında ise ince yapılı, nûrâni yüzlü bir zat onlara ders anlatıyordu. Kimse vaktin nasıl geçtiğinin farkına varmamıştı. Sözü kesip, duâsını yapınca istirahate çekildiler.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek

Derdi Olan Neylesin?

Vehbi Tülek

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Ölüyü Diriltemem

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Arafatta Görüşürüz

Hayat Kurtaran Yalan

Allah Nasil Misafir Edilir?

Vehbi Tülek

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek

Alabilirsen Al

Vehbi Tülek

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Vehbi Tülek

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Vehbi Tülek