Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.240.457

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Moğol Askerlerini Şam'dan Uzaklaştıran Mübarek Zat

Ebü'l-Hasan Harîrî hazretleri büyük velîlerdendir. 1247 (H. 645) senesinde Şam'da vefât etti. Şeyh Ebû Ali Mağribî'nin sohbetlerinde bulunarak, kemâle geldi. Çok kerametleri görüldü.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Osmanli Padişahlari Ve İslam Hukuku

Osmanlı padişahları, hastahaneler, mescitler, köprü­ler, âlimler, kadılar ve benzeri kamu yararı bulunan âmme hizmetlerini İslam hukukuçularından aldıkları fetvalara dayanarak, devlete ait bir kısım gelirleri bu tip hayır ci­hetlerine vakıf adıyla tahsis ederek yürütmüşlerdir. İslam hukukuna göre haraci arazi denen bir arazi çeşidinin gelirleri, beyt'ül-mal'il-harâc adıyla anılan bütçe faslında toplanır. Bu fonda toplanan gelirler, biraz önce saydığımız kamu hizmetlerine harcanır.

Vehbi Tülek

Dari Ekmek

Vehbi Tülek

Meyyitezade

Vehbi Tülek

Osmanli Ordusundaki Tertip Ve Düzen

Vehbi Tülek

Uzun seneler İngiltere'nin İstanbul'daki büyükelçisi olan Lord Paul Ricault, Sadrazamın daveti ile Eylül 1663'de Uyvar seferine gözlemci olarak katılmıştı. Sefer sırasında gördüklerini şöyle anlatır:"Gerek Veziriazamın, gerekse diğer büyük kumandanların otağ larına çadırdan ziyade saray demek doğru olur. Muhteşem ve harikul âde süslemeleri, çeşitli oda ve daireleri ile saraylardan fazla masraf edilmişti. Bu seyyar saraylar ve ağır kazıkları, parçalar halinde menzil den menzile taşınıyordu. Osmanlı ordusu günde 5-6 saat yürüyordu. Daha fazla yürüyüşe cebri yürüyüş denir ki, fevkalade hallerde olur. Ordu ağırlıklarını at, katır ve develer taşır. Otağ kurucular ordudan daima bir menzil önde giderler. Otağ sahipleri bir menzile gelince otağlarını kurulmuş bulur lar. Her otağ çifttir. Biri kullanılırken diğeri bir menzil sonrasında kurulmaktadır. Sanıyorum bu muhteşem otağları Osmanlılar, ne kadar zengin ve kudretli olduklarını gösterip, düşmanın gözünü korkutmak için kullanıyorlar.

Bir Bayram Günü

Vehbi Tülek

Osmanlilarin Namuskarliklari

Vehbi Tülek

Boynuzsuz Koç

Vehbi Tülek

Bosna Fatihi Mahmûd Paşa

Vehbi Tülek

Değil Bir Yabanci İçin...

Vehbi Tülek

Sultan I. Ahmed Hanin Vefati

Vehbi Tülek

Ankara Savaşi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Abdurrahman Gubârî

Abdurrahman Gubâri Efendi Osmanlı âlim ve velilerindendir. Akşehir'de doğdu. İstanbul'a giderek medrese tahsilini tamamladıktan sonra medreselerde müderrislik yaptı. Sonra resmi hizmetten ayrı­lıp Nakşibendi şeyhi Abdüllatif Efendi'ye intisap ederek icazet aldı. Kanûni Sultan Süleyman tarafından Mekke Kadılığına tayin edildi. 974 (m. 1566)'da orada vefat etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Molla Cafer Çelebi

Vehbi Tülek

Molla Cafer Çelebi "rahmetullahi aleyh" Kanuni Sultan Süleyman devrinin tanınmış âlimlerindendir. 896 (m. 1488)'de Çorum-İskilip'te dünyaya geldi. Babası, Şey­hülislâm Ebüssuûd Efendi'nin amcası Nebi Efendi'dir. Küçük yaşta İstanbul'a giderek tahsi­le başladı. Çeşitli medreselerde müderrislik yaptıktan sonra Anadolu Kadıaskeri oldu ve buradan emekli oldu. 978'de (m.1570) Üsküdar'da ve­fat etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Tufeyl Bin Amr (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Ravda-i Mutahharayı Ziyâret Hakkında

Vehbi Tülek

Ebû Abdullah ibn-i Râşid hazretleri Tûnus'ta yaşamış olan Fıkıh âlimlerindendir. 735 (m. 1335)'de vefât etti. Kabir ziyareti ve şefaat hakkında şunları anlattı:

Künhi Abdurrahim Dede

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ, Sevdiklerinin Hâtırına Duâları Kabul Eder

Vehbi Tülek

İnsanı Hayvandan Ayıran Ilim Ve Idrâktir

Vehbi Tülek

Alâeddin Ali Fenâri

Vehbi Tülek

Muhammed Bin Müslim El-esedî

Vehbi Tülek

Ahmed Beykendî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Padişah Ve At

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Vehbi Tülek

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Kum Ve Kaya

Firkateyne Bininiz

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

SelÂmetle Gidip Gel

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Karşılık Beklemiyorum

Vehbi Tülek

Firkateyne Bininiz

Vehbi Tülek

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Vehbi Tülek

Allah’a Firar Et

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek