Benden Sonrası Için Size Iki Şey Bırakıyorum
Ali bin Sâlih hazretleri Tebe-i tâbiînden büyük bir hadîs âlimidir. Doğum târihi bilinmemektedir. Kûfelidir. 151 (m. 768) târihinde vefât etti. Naklettiğ hadis-i şeriflerden bazıları:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.438.531
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Ali bin Sâlih hazretleri Tebe-i tâbiînden büyük bir hadîs âlimidir. Doğum târihi bilinmemektedir. Kûfelidir. 151 (m. 768) târihinde vefât etti. Naklettiğ hadis-i şeriflerden bazıları:
Fetih öncesi Bizans'ın iç durumu hiç iyi değildi. Devlet halkını soyuyor ve çeşitli zulümlerle inletiyordu. Avrupa ve Papalığın yardımını sağlamak için halkını, din değiştirip Katolik olmaya zorluyordu. Vergiler ödenemez büyüklükte idi. Halkın ayaklanmasını önlemek için papazlara, hurafeli inançları körükleme emrini verdiler. Bir yıldız kayması, baykuş ötüşü veya sis basması, felaket habercisi olarak anlatılıyordu. Meryem ana tablosunu bir yerden bir yere taşıyan birisinin ayağı kayıp düşse, halk günlerce yas tutuyordu. Halkı putperest yapmışlardı. Devlet din adamlarını köle gibi kullanıyordu. İşte bir patrik seçimi hikayesi: Rum patrikhane heyetine, imparator, kimi patrik seçeceklerini emirle bildiriyordu. Güya seçilen yeni Patrik, Bizans sarayına gelip durumu arz ediyordu.
Fransızların dünyaca meşhur romancısı Claude Farrére, 1914 senesinde Saint Albans isimli yatıyla Akdeniz sahilerinde seyahate çıkmış, bu arada Anadolu'ya da gelmişti. Bu seyahatini daha sonra bir gazetede kaleme almıştı. Çanakkale'ye geldiği sırada başından geçen bir hadiseyi şöyle anlatır:
Sâdeddin Efendi Yirmi ikinci Osmanlı Şeyhülislâmı olup Hoca Efendi diye ün kazanandı. 1536 (H.943) İstanbul'da dünyâya geldi. Medrese tahsilinden sonra müderrislik yaptı. Sultan Üçüncü Murâd'a Hâce-i sultâni (sultan hocası) oldu. Padişahı Eğri Seferine çıkmaya teşvik etti. Askeri cesaretlendiren vaazlarıyla Haçova'da Osmanlı ordusunun Haçlıları yenmesinde hizmeti oldu. Sultan Üçüncü Mehmed Hân padişah olunca, Sâdeddin Efendiyi Şeyhülislâmlık makâmına getirdi. Bu vazifede iken 1599 (H.1008) senesinde vefât etti. Çok kitap yazdı. "Behçet-ül-Esrâr" isimli eserinde şöyle anlatır:
Tâceddin el-Hamevi hazretleri Şafii mezhebi fıkıh ve kelâm âlimidir. Suriye'de Hama'da doğdu. 577 (m. 1181) senesinde vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:
Şeyh Abdülhay, İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin talebelerindendir. Hindistan'ın Safâbeyan şehrinde 1582 (H.990) senesinde doğdu. İlim tahsiline başladıktan sonra, İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin sohbetlerine katıldı ve talebesi olmakla şereflendi. Yıllarca İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin hizmetinde bulunup, sevgisini kazandı. İcâzet verilerek Pütne şehrine gönderildi.
İmam Yafii hazretleri, Ravzu'r-Reyahin kitabında şöyle nakleder:Malik bin Dinar Hazretleri anlatıyor:
Basra'da küçük bir grubun bir cenazeyi taşıdığını gördüm. Cenazeyi uğurlayan başka kimse de yoktu. Neden cenazeye katılım olmadığını sordum. Dediler ki:
- Bu adam büyük günahkâr, asi ve ömrünü boşa harcamış biriydi. Ben de cenazenin namazını kıldım ve kabrine indirdim. Sonra bir gölgeliğe çekildim. Uyuyakalmışım.