Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.643.138

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Nîmeti Değil, O Nîmeti Vereni Görmek Şükürdür

Ahmed Semerkandî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. On dördüncü asrın sonlarında vefât etti. Zâhirî ilimlerde Zeynüddîn-i Hafî'nin derslerinde yetişip, kalb ilimlerinde ve tasavvuf yolunda da Hâce Alâüddîn-i Attâr hazretlerinin sohbetlerine devâm etmekle ilerledi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Ii. MurÂd Han Ve İstanbul Kuşatmasi

25 Haziran 1421'de Bursa'da tahta çıkan Sultan İkinci Murâd Han 1422'de Osmanlı Devleti için büyük tehlike arz eden Bizans'ın entrikalarına son vermek ve hazret-i Muhammed sallallahü aleyhi ve sellem tarafından vaad edilen mânevi müjdelere kavuşmak için İstanbul'u kuşattı. Bunun üzerine Bizans İmparatoru, Anadolu Beyliklerini Osmanlı Devleti aleyhine kışkırttı. Sultan İkinci Murâd Hanın kardeşi Küçük Mustafa isyan ederek Karaman ve Germiyan beylik kuvvetleriyle Bursa'yı kuşatınca, İstanbul'da kâfi miktarda kuvet bırakıp, Edirne'ye gitti. Edirne'den Bursa'ya geçti. Küçük Mustafa yakalanıp, cezâ landırıldı. Karaman, Eflak beyleri ve Venedikliler ile antlaşma yapıldı. Candarlı İsfendiyar Bey itâat altına alındı. İstanbul kuşatmasını hızlandıran Murâd Han İmparatorun şehri Venedik hâkimiyetine teslim edebileceği ihtimâliyle 22 Şubat 1424'te Bizanslılarla antlaşma yaptı. Bu antlaşma ile Ege ve Karadeniz kıyılarınıOsmanlılara terkeden Bizanslılar, yıllık otuz bin düka altın haraç vermeyi kabûl ettiler. Anadolu'da İzmir, Menteşe ve Teke beylikleri Osmanlı hâkimiyetine geçti. Germiyan Beyliği, Osmanlı Devletine katıldı. 1425'teSelânik'i ele geçiren Venedikliler Osmanlılara karşı Macarlar ile ittifâk kurdular. 1426'da Batı Anadolu'dan hareket eden Türk denizcileri, Venediklilere âitEğriboz, Modon ve Koron'a sefer yaptılar. Osmanlı-Venedik Harbi 1425-1430 yılları arasında devâm etti. Venediklilerin batı ve doğu devletleriyle ittifâk kurmasına rağmen, Sultan İkinci Murâd Han Şubat 1430'da Selânik'i fethetti. Venedik donanması Gelibolu'da Türk donanmasına taarruz ettiyse de müthiş bir bozguna uğradı. Temmuz 1430'da Osmanlı-Venedik Harbine son veren Lapseki Antlaşması imzâlandı. Selânik Osmanlılarda kaldı. Venedikliler yıllık vergiye bağlandı.İtalyanların hâkimiyetindeki Yanya'da ahâli despot kavgalarından bıkmıştı. Yanyalılar Selânik'te bulunan Osmanlı Sultanı İkinci Murâd Hana mürâcaat edip, Türk adâletine sığınarak hürriyet istediler. Rumeli Beylerbeyi Sinân Paşa, ahâlinin hürriyetine dâir Sultan Murâd Hanın fermânını getirince, şehrin anahtarı Osmanlılara teslim edildi. Böylece 1431'de Yanya ve çevresi de Osmanlı hâkimiyetine girmiş oldu.

Vehbi Tülek

Hirka-i SaÂdet Töreni

Vehbi Tülek

Allah İçin Beni Yukari Çikartin!

Vehbi Tülek

Zulm İle ÂbÂd Olanin

Vehbi Tülek

Fâtih Sultan Mehmed Hân'ın babası Sultan II. Murad Hân devrinde, bir gün sadrâzam askere mûtad ulûfesini dağıttıktan sonra, padişahın huzuruna girmiş ve durumu şöyle rapor etmişti:"Devletlû Hünkârım, asâkir-i hümâyuna ulûfesini dağıttık. Ancak bir miktar akçe arttı. Ferman buyurursanız, ihtiyat akçesi olarak hazine-i hâssaya koyup saklayalım..." Sadrâzam, paranın artması haberine padişahın sevineceğini umuyordu. Fakat yanıldığını anlamakta gecikmedi. Sultan Murad Hân bu durumdan memnun olmamıştı. Zira o güne kadar ulûfe dağıtıldıktan sonra geriye para kalmazdı. Şimdi kaldıysa bunun bir sebebi olmalıydı. Bu yüzden sadrâzama şu sözleri söyledi:"Lala, her zaman ulûfe dağıtırken geriye akçe kalmaz iken, bu sefer fazla gelmesinin sebebi ne ola ki? Herhal Defterdârım bize yaranmak, gözümüze girmek için halktan fazla akçe toplamış, hazinede her zamankinden fazla akçe cem' eylemiş. Padişah'a yaranmak için halka zulmeden, tebaanın malını zorla elinden alan bir Defterdâr bize gerekmez..."Bu sözlerden sonra, Sultan Murad Hân Defterdârı'nı derhal vazifeden aldı. Zira 'Zulm ile âbâd olanın, kahr ile berbâd olacağı' hakikatine gönülden inanıyor, halkına elinden geldiğince adâlet ile muâmele etmeye çalışıyordu

İlmin Kiymeti

Vehbi Tülek

Hristiyan Tarihçinin Kaleminden “hac”

Vehbi Tülek

Hey Sultan MurÂd’im VÂ’den Yakin Geldi!..

Vehbi Tülek

İslamiyet Dersi

Vehbi Tülek

Donanma Sefer Çikarken

Vehbi Tülek

Benim Peygamberim Beni Kurtarir

Vehbi Tülek

Pişmemişler Celveti Olamazlar

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ahıret Amellerinin Başı Namazdır

Sirâcüddîn Osman hazretleri Sultan-ül-ulemâ Hâce Nizâmüddîn-i Evliyâ'nın yetiştirdiği Hindistan evliyâsının büyüklerindendir. Daha gençlik yıllarında, Hâce Nizamüddîn hazretlerinin sohbetlerinde bulunarak yetişen Sirâcüddîn Osman, zamanın meşhur âlimlerinden de fıkıh ve hadis ilmi tahsil etti. 1357 (H.759) yılında vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Osmanlı âlimlerinden Hakîm Çelebi

Vehbi Tülek

Hakim Çelebi Osmanlı âlimlerindendir. İznik'te doğdu. Bursa'da, Çivizâde'den ilim öğrendi. Emir Ahmed Buhâri hazretlerinin dergâhında Mahmûd ve Lâmii Çelebilerin derslerinde bulunup tasavvufta ilerledi. Bursa'ya yerleşip kendi adını taşıyan tekkede halka İslâmiyetin emir ve yasaklarını anlattı. Sonra İstanbul'a yerleşti. 1566'da İstanbul'da vefât etti. Kabri, Ebül-Vefâ Türbesinin girişinde sağdadır...
Bu mübarek zat, vefatından kısa bir zaman önce yaptığı sohbette, talebelerine şu vasiyette bulundu:

Dîne Karıştırılan Bidatlerden Sakın

Vehbi Tülek

Duânın Kabûl Olmasının Şartları Ve Edepleri.

Vehbi Tülek

Huccetullah Muhammed Nakşibend, İmâm-ı Rabbâni hazretlerinin torunu ve Muhammed Ma'sûm Fârûki hazretlerinin ikinci oğludur. 1624 (H.1034) senesinde dedesi İmâm-ı Rabbâni hazretlerinin vefât ettiği yıl doğdu. O doğacağına yakın babası Muhammed Ma'sûm'a, İmâm-ı Rabbâni hazretleri; "Bu yakınlarda doğacak oğlun, yüksek mârifetlere ve sırlara kavuşacak, zamânının anlamaktan âciz kalacakları bir insân-ı kâmil olacaktır" buyurdu. Ona Şâh-ı Nakşibend Muhammed Behâeddin-i Buhâri hazretlerinin ismini verdiler.

Ey Kümeyl! Ölünce Her Şey Ortaya Çıkar

Vehbi Tülek

Şeyh Sabri Hazretleri

Vehbi Tülek

Şefkatli Ve Merhametli Olanı Herkes Sever

Vehbi Tülek

Kûfe Kadısı Ebû Amr-ı Hafs

Vehbi Tülek

Abdulmuttalibin Son Anları...

Vehbi Tülek

Konevî Hazretlerinin Kabir Komşusu

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Evliyalar Ölmez İmiş

Evliyalar Ölmez İmiş

Ankara'nın Zülfazl (günümüzde Solfasol deniyor) köyünden çok temiz, çok saf bir genç, askere gidiyormuş. Babasından kalma bir kaç altını, anasından kalma birkaç mücevheri varmış. Delikanlının derdi asker dönüşü evlenmek; servetini içine koyduğu küçük sandığını emanet edeceği, güvenip, bırakacağı kimseciği de yok. Düşünüyor, tasınıyor, acaba ne yapsam, diye sızlanıyor... Derken, bir gece rüyasında Hacı Bayram'ı görmez mi? "A! be Selim cik, ne düşünüp duruyorsun getir sandığını, bana bırak!" diyor. Selim oğlan, ertesi günü, sevine sevine Ankara'ya geliyor, doğru türbedarın önüne dikiliyor, hal, keyfiyet böyle, böyle... diye meseleyi anlatıyor. Türbedar da uyanıklardanmış, gece o da haberini almışmış. Getiriyorlar sandığı, Hazretin başucuna bırakıyorlar. Sandık deyince, öyle koca bir şey sanılmasın, ancak bir çanta kadar.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sakin Kalyona Binme

Vehbi Tülek

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Allah Diyen Genç

Abayi Yakmak

Geç Gelen Kurtarıcı

Arafatta Görüşürüz

Garip Karşilanan Bir Adak

Arkadaşlarımı Korumak Için

Vehbi Tülek

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek

Derdi Olan Neylesin?

Vehbi Tülek

Her Şeyi Göze Almıştı!

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek