Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.624.911

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Nasîhate, Senden Çok, Benim Ihtiyâcım Vardır

Sirâcüddîn Ebû Süleymân hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Horasan’da doğdu. 781 (H.165) senesinde Bağdat'ta vefât etti. Zamânının âlimlerinden çeşitli ilimleri tahsîl etti. Tâbiînin bazı büyüklerinden hadîs-i şerîf dinledi. Habîb-i Acemî hazretlerinin sohbetlerine devâm edip, ondan feyiz aldı. Tasavvuf yolunda ilerleyip evliyâlıkta yüksek derecelere ulaştı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Akçakoca Kalesi

Osmanlı devletinin kuruluş yılları. Orhan Gazinin silah arkadaşları, İzmit ve civarını ele geçirmişti. Buralara Anadolu içlerinden göç eden Türkmen boyları yerleştiriliyordu. Böylece Anadolu'nun Türkleşmesi daha geniş alanlara yayılıyordu. İzmit havalisinde ele geçirilemeyen tek kale, Karadeniz sahilindeydi. Çok sarp bir yerde kurulu olduğu için zaptedilmesi çok zordu. Fakat buranın tekfuru zaman zaman Türk köylerine saldırıp gençleri esir alıyor, kadınlara saldırıyordu. Orhan Gazi, yaşlı Akça Koca'ya burasını zaptetme emrini verdi. O sırada Akyazı'da bulunan Akça Koca, hemen harekete geçti ve gün doğmadan kaleye ulaştı. Kaledekiler henüz uykudaydılar. Hemen gazileri kale kapılarına taksim eden Akça Koca, 20 arkadaşıyla birlikte kalenin büyük kapısı önünde pusuya yatıp beklemeye başladı. Güz doğduktan sonra kaledekilerin bir kısmı tarlalara gitmek üzere kaleden çıkmaya başladılar. Açılan kale kapıları, onlar için büyük bir fırsattı. Kaleden çıkanların arkası kesilince Akça Koca, arkadaşlarına hücum emrini verdi ve kapılar kapanmadan kaleden içeri girmeyi başardılar. Hemen kılıçlarını çekip Allah Allah" nidalarıyla yeri göğü inletmeye başladılar. Herkes kaçıyor, saklanacak yer arıyordu. Akça Koca, Tekfurun konağını buldu ve adamı kıskıvrak yakaladı. Tekfur için yapılacak bir şey kalmamıştı. Gazilerden aman diledi ve kaleyi terketmek için izin istedi. Kalede herkes sevinçliydi. Çünkü tekfurun zulmünden kurtulup Osmanlı adaletine kavuşmuşlardı. Bu kaleye daha sonra, burasını fetheden Akça Koca'nın ismi verildi ve ona yurtluk olarak tahsis edildi.

Vehbi Tülek

Kur’an-i Ker0me Hürmet

Vehbi Tülek

Doğum

Vehbi Tülek

Nagy Varat Köprüsü

Vehbi Tülek

1673 senesi. Osmanlı-Avusturya savaşları devam ediyor. Bir Osmanlı vilayeti olan Macaristan'ı ele geçirmek, Avusturyalıların 150 yıllık hülyası. Bu yüzden bütün savaşları bu bölgede cereyan ediyor.Eylül başlarında Avusturya kuvvetleri Temeşvar üzerine yürüyüşe geçtiler. Burası bir baskınla zaptedilirse, daha kuzeydeki Szegedin ve Szolnok ve Eğri kaleleri de kolayca düşecek ve hatta doğu tarafı müdafaasız kalan Budin bile fazla dayanamayacaktı. Temeşvar kalesine yapılacak baskın için düşman kuvvetleri Nagy Varat kalesinde toplanmaya başlamışlardı. Ayrıca 10.000 zırhlı Alman süvarisi de onlara destek verecekti. Bundan başka bir hayli top ve cephaneleri de mevcuttu.

Şeyh EdebÂlî Hazretleri

Vehbi Tülek

Yahya Ağa

Vehbi Tülek

80 - Murad-i Hüdavendigarin Duasi

Vehbi Tülek

İstanbul’da Üç Gece

Vehbi Tülek

Hayirsiz Ve Bahtsiz İsem

Vehbi Tülek

Söndürülen Fitne Ateşi

Vehbi Tülek

Size İtaat Ettik Ve Uyduk

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Evliyazade Mehmed Efendi

Evliyazade Mehmed Efendi Osmanlı âlimlerindendir. 1845'te Kastamonu'da doğdu. Kavukçuzade Hamdi Efendiye intisab ederek Nakşibendi hilafeti aldı. 1902'de hacca gitti ve Mekke'de vefat etti. Bir sohbetinde İmam-ı Rabbani hazretlerinin Mektubatından şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ameller Niyetlere Göredir

Vehbi Tülek

Ebü'l-Hüseyn İmrâni hazretleri Şafii mezhebi âlimlerinden olup, 489 (m. 1096)'da Yemen'de doğdu. 558 (m. 1163)'de orada vefât etti. İhlâs hakkında şunları söyledi:

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ Câhili Dost Edinmez!

Vehbi Tülek

Nesefî Mevlâna Aziz hazretleri Maverâünnehir âlim ve evliyâsındandır. Nesef şehrinde doğdu. 1300 (H.700) yılından az önce vefât etti. Küçük yaşta ilim tahsîline başladı. Horasan'a ilim öğrenmek için giden Nesefî, büyük velî Sâdeddîn-i Hammûî'ye talebe olmakla şereflendi. Hocasından icâzet aldıktan sonra insanlara tâliplerine ilim öğretmeye başladı. Talebelerine buyurdu ki:

Hazreti Ahrem Ve Resûlullahın Develeri

Vehbi Tülek

Kur’ân-ı Kerîm Karşısında Hepsi Aciz Kaldılar

Vehbi Tülek

"kendini Hiç Kimseden Faziletli Zannetme

Vehbi Tülek

Babanzâde Ahmed Naim Efendi

Vehbi Tülek

Yûnus Bin Ubeyd

Vehbi Tülek

Özür Beyân Etmek Zorunda Kalacağın Işi Yapma!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Vehbi Tülek

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Kul Hakkı

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Namazini Ben Kildirayim

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

Geç Gelen Kurtarıcı

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Vehbi Tülek

At Hirsizi

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Vehbi Tülek