Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.319.770

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sırat Hem Dünyada Hem De Ahirette Vardır

İsmail Rusûhî Efendi Osmanlı evliyasındandır. Ankara'da doğdu. İlk tahsilini orada yaptı. Bayrâmiyye yoluna girip feyz aldı. Konya’ya giderek Mevlevî şeyhi olan Çelebi Bostan Efendi’nin talebesi oldu. Sonra İstanbul’da Galata'daki Mevlevî dergâhına şeyh tayin edildi. 1630 (H.1040) senesinde İstanbul'da vefat etti. Vefatına yakın şöyle dedi: "Yazdığımız eserlerle yaptığımız hizmetler, bu yolda kalpleri zayıf olanların itikatlarını kuvvetlendirmiş ve muhaliflere karşı bir müdafaa olmuştur. İşimiz tamamlandı." Bu sözleri ile vefatlarının yakın oluşunu işaret etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Tunus’un Fethi

İkinci Selim Hanın ilgilendiği işlerden biri de Tunus meselesi'ydi. İspanya'nın Tunus'tan bir türlü elini çekmemesi bu devletle harp hâlinin devâm etmesine sebep oluyor du. Osmanlı donanması, Kıbrıs Seferine çıktığı sırada, Cezâyir beylerbeyi olan Uluç (Kılıç) Ali Paşa da Tunus üzerine yürümüş ve 30.000 kişilik kuvvetle karşısına çıkan Hafsi Sultânı Mevlây Hamid'i yenip, ikinci defâ fethetmişti. Fakat kendi yanında fazla bir kuvvet bulunma dığı gibi, bu arada Kıbrıs Seferine katılma emri de aldığından, Tunus'a Ramazan Beyi bıraka rak donanmasıyla birlikte Kıbrıs Seferine katılmıştı.Kaptan-ı deryânın bölgeden uzaklaşmasından sonra, İspanya Kralı Don Juan büyük bir donanmayla Tunus üzerine yürüdü. Direndiği takdirde İspanyolların sivil halka karşı katliâma girişeceklerini anlayan Ramazan Bey, Kayrevân'a çekildi ve bu sûretle Tunus bir kere daha İspanyolların eline geçmiş oldu (Ekim 1573). Don Juan, Tunus hükümdârlığını kendi taraftârı Mevlây Muhammed'e verip bir miktar da asker bırakıp İspanya'ya döndü.

Vehbi Tülek

Çolak Hasan

Vehbi Tülek

Hukukun Şeyhülislamiyim

Vehbi Tülek

Topal Koyun

Vehbi Tülek

İran'a açtığı seferde Sivas'a doğru yol almakta iken, yaşlı bir çoban koşarak Yavuz'un huzuruna geldi ve:
- Sulağımıza hoş geldin Sultanım! Görüyorum ki yorgunsun, açsın. Bu fakire misafir olursan gönül alırsın, dedi

Kanli Zarf

Vehbi Tülek

Koca Yusuf

Vehbi Tülek

Çomar Bölükbaşi

Vehbi Tülek

Eline Ne Gelirse Ver

Vehbi Tülek

HüdÂyî Yolu

Vehbi Tülek

Millî Şehid KemÂl Bey

Vehbi Tülek

Bendenizde İki Fuad Vardir

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ebu Süleyman Cüzcânî

Ebu Süleyman Cüzcâni hazretleri Hanefi fıkıh âlimidir. Afganistan'da Cüzcân bölgesinden olup Bağ­dat'ta yetişti. İmam-ı Ebû Yûsuf ve İmam-ı Muhammed Şeybâni'nin talebesi idi. Hane­fi mezhebinin temel kitaplarını bu hoca­larından rivayet etti. 200'de (816) vefat etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sâlih Müslüman Ve Iyi Bir Kul Nasıl Olmalıdır?

Vehbi Tülek

Ebü'l-Abbâs Sayyâd hazretleri evliyânın meşhûrlarındandır. Yemen'de doğdu. 1183 (H.579) senesinde, Zebîd şehrinde vefât etti. Tasavvuf yolunun edeb ve bilgilerini Fakîh İbrâhim el-Feşelî'den öğrenip kemâle geldi, olgunlaştı. Kerâmetleri görüldü...

hayâ Edilmeyen Işte Hayır Yoktur

Vehbi Tülek

Anadolu Velîlerinden Hüseyin Basretî

Vehbi Tülek

Büyük veli Şeyh Hüseyin Basreti'nin kabri, Eruh'un Hâlidiyye köyündedir... Babası vefât ettiğinde o altı yaşında idi ve sarf ilminden "İzzi" kitabını okuyordu. Babası vefât ederken onun yetiştirilmesi için halifelerinden Şeyh Ömer Zenkâni'ye vasiyet etti. Bütün ilimleri öğretmelerini, tasavvufta yetiştirip mürşid-i kâmil olmasını sağlamalarını vasiyet etti. Ömer Zenkâni de ona bütün ilimleri okuttu. Sarf, nahiv, mantık, beyan, fıkıh, tefsir, hadis ilimlerini öğretti. Bu talebeliği on beş sene sürdü. Neticede seçkin bir âlim oldu.

Sahâbe-i Kiramın Hepsi Müctehid Idi

Vehbi Tülek

Celâlzâde Mustafa Çelebi

Vehbi Tülek

Suya Düşen Defter!..

Vehbi Tülek

Bü­yük Mu­ta­sav­vıf Ebû Mu­ham­med Cerîrî

Vehbi Tülek

İbrahim Bin Usayfir

Vehbi Tülek

Evliyanın Rûhundan Feyiz Alabilmek Kolay Değildir!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

B0r Çuval Toprak

Vehbi Tülek

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Vehbi Tülek

Sünnet Akçesi

Allah Haramdan Kaçani Korur

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Gerçek Zehir

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Vehbi Tülek

İsmail Hakki Efendi

Vehbi Tülek

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek

Delik Kova

Vehbi Tülek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek