Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.688.540

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Borçlu Adam Evinden Çıkamaz Hâle Gelmişti!

Ebû Abdullah Merrakûşî hazretleri Mâlikî mezhebi fıkıh âlimlerinden ve evliyânın büyüklerindendir. 1210 (H.607) yılında Fas’ta Merrakûş’ta doğdu. 1284 (H.683) yılında Kâhire'de vefât etti. Burada meşhur âlimlerden ilim tahsîl etti. Mâlikî mezhebi fıkıh bilgilerinde âlim ve zamânın imâmı oldu. Tasavvufta ince bilgilere, yüksek derecelere kavuştu. Pekçok talebe yetiştirip, kıymetli eserler yazdı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

“müfti’s-sekaleyn” Ne Demektir Ve Kimdir?

16'ncı yüzyıl Türk-İslâm âleminin en büyük âlimi kabul edilen Kemalpaşazâde Ahmed Efendi hakkında tarihler, yazımıza başlık yaptığımız lakabı kullanırlar. Mânâsı, "İnsanların ve cinlerin müftüsü" demektir. Kendilerine bu lakabın verilmesiyle alâkalı olarak Evliyâ Çelebi merhum, Edirne medreselerini yazdığı bahiste, şu ibretli hikâyeyi anlatıyor. Seyahatnâmeden kısmen sâdeleştirerek veriyoruz:"Medrese-i Kemâlpaşazâde: Bu medresede bir hücreyi ecinni zabt edüp içine hiç kimse giremediği için, nice sene kapısı örtük kalıp boş ve âtıl beklerdi. Nihâyet hicri 888 (m. 1483) târihinde, Sultan Bâyezid-i Veli asrında, Kemâlpaşazâde Ahmed Çelebi tâlib-i ilm iken Edirne'ye gelip, kendisine kalacak bir yer ararken yolu bu medreseye uğrar. Medresenin dersiâmından bir hücre talep ettiğinde aralarında şu konuşma geçer:

Vehbi Tülek

Ii. Abdülhamid Han Ve Taşkesenli Ahmed Efendi

Vehbi Tülek

27 - Yavuz Sultan Selim Ve Muhammed Bedahşi Hazretleri

Vehbi Tülek

Nasuhi Efendi Ve Mezomorto Hüseyin Paşa

Vehbi Tülek

Sakız Adası zaferinden sonraydı. Muhammed Nasûhi Efendi borçlarını ödemekle meşgûl olduğu sırada Mezomorto Hüseyin Paşa konağına dâvet etti. Nasûhi Efendi, Paşanın konağına varınca, Paşa saygıyla ayağa kalkıp kendisine ikrâmda bulundu. Muhammed Nasûhi Efendi, Paşanın bu hareketine hayret etti. Kendi kendine; "Bu ne haldir? Bakalım sonu ne olacak." dedi. Çünkü Mezomorto Hüseyin Paşa, Nasûhi hazretlerine daha önce yakınlık göstermezdi. Bugünlerde ilgilenmesi onun dikkatini çekti. Hüseyin Paşa, Nasûhi hazretlerine hitâben; "Efendi hazretleri! Bize niçin yabancı gibi bakıyorsun. Sakız önündeki muhârebede bize zaferi müjdeleyen siz değil miydiniz?" dedi. Çünkü Sakız muhârebesi sırasında Nasûhi Efendi, MezomortoHüseyin Paşanın bulunduğu kalyona kerâmet olarak gelmiş, zaferi müjdeledikten sonra kaybolmuştu. Sakız muhârebesi sırasında bu müjdeyi veren kimsenin Nasûhi hazretleri olduğunu bilen Hüseyin Paşa, o gece, onu konağında misâfir edip izzet ve ikrâmlarda bulundu. Ertesi sabah dergâh inşâası sebebiyle olan bütün borçlarını ödediği gibi, dergâhının çeşitli ihtiyaçlarını da temin etti. Böylece Nasûhi Efendinin kimseye borcu kalmadı.Tamâmen Nasûhi Efendinin mülkü olan dergâhta, Cumâ namazı kılınmaya başladı. 1704 (H.1116) senesinde Veziriâzam Dâmâd Hasan Paşa bu dergâha imâm, hatib, müezzin, kayyım tâyin ettirdi. Diğer ihtiyaçları için de günlük yüz elli akçe tahsisat ayırttı. Ayrıca Hadice Sultan ve Vâlide Atik Sultan vakıflarından bu dergâhın ihtiyaçları için gelir tahsis edildi. Dergâhta bulunan dervişlerin her türlü ihtiyaçları temin edildiği gibi, dergâha her gün gelen misâfirler ağırlandı.

Abdestsiz Nöbet Tutmam

Vehbi Tülek

İskender Bey Kimdir

Vehbi Tülek

Yakişani Yapmak

Vehbi Tülek

Pîrî Reis

Vehbi Tülek

50 - Ulubatli Hasan

Vehbi Tülek

Çocuk Padişahin Çocuk Arkadaşi

Vehbi Tülek

Belgrad'in Fethi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Özür Sahibinin Abdesti Ne Zaman Bozulur?

Çatalcalı Ali Efendi kırk üçüncü Osmanlı şeyhülislâmıdır. 1041 (m. 1631) senesinde Çatalca’da doğdu. İstanbul’a geldi. Meşhur âlimlerden uzun müddet ilim tahsil etti. Bazı medreselerde müderrislik yaptıktan sonra, Selanik ve daha sonra Mısır kadılıklarına tayin edildi. 1081 (m. 1670) senesinde Rumeli kadıaskerliğine, sonra da şeyhülislâmlık makamına getirildi. 1103 (m. 1692) senesinde Edirne’de vefât etti. “Fetâvâ-i Ali Efendi” adlı eserin yazarıdır. Çatalcalı Ali Efendi’nin bu kıymetli eserindeki fetvâlardan bazıları şöyledir:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Âhirette Pişman Olmamak Için

Vehbi Tülek

Yahyâ bin Abdülvehhâb İsfehâni hazretleri hadis âlimidir. İran'da İsfehan'da, 434 (m. 1043)'de dünyaya geldi. 512 (m. 1118)'de vefât etti. Büyük bir cild hâlinde, İmâm-ı Ahmed bin Hanbel'in menkıbelerini tasnif etmiştir. Kitabın başında diyor ki:

Kıbrıslı Hafız Ali Efendi

Vehbi Tülek

Allahü Teâlânın Nîmetleri Güneş Gibi Meydandadır

Vehbi Tülek

Ahmed Selâvî hazretleri Osmanlı âlimlerindendir. 1206’da (m. 1791) Fas’ın Rabat şehrindeki Selâ köyünde doğdu. Mısır’a giderek Ezher’de ilim tahsil etti ve icazet aldı. Kavalalı Mehmed Ali Paşa’nın oğlu İsmâil Paşa kumandasında Sudan’a gönderdiği orduya katıldı. Osmanlı devleti Sudan’a hâkim olunca Mâlikî müftüsü oldu. Halvetiyye şeyhi Ahmed et-Tayyib’e intisap ederek ondan hilâfet aldı ve kızıyla evlendi.1256 (m. 1840)’da vefat etti. “el-Minahu’s-samediyye” isimli eseri akaide dairdir. Bu kitabında şöyle buyuruyor:

Sûizan, Sözlerin En Yalanıdır

Vehbi Tülek

Kalbin Gıdası Ilim Ve Hikmet Iledir

Vehbi Tülek

İslâmiyet Işık, Akıl Ise Göz Misâlidir

Vehbi Tülek

Sünnet-i Hüda Ve Sünnet-i Zevaid

Vehbi Tülek

Hayırsever Sultan Gevher Nesibe

Vehbi Tülek

Ebû Feth-i Vâsıtî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi. O anda, uzaklardan bir karaltı peydâ oldu. Yaklaştıkca, bunun bir insan olduğunu, suyun üzerinde süratle kendilerine doğru geldiğini gördüler. Onun yürüdüğü yerlerde dalgalar hemen sâkinleşiyordu. Nihâyet o zât geminin yanına geldi ve gemiyi eliyle bir mikdâr tuttuktan sonra, geminin önünden yürümeye başladı. Yürüdüğü yerlerde deniz durgunlaşıyordu. Bir müddet sonra gözden kayboldu. Kaptan, o kimsenin su üzerinde gittiği istikâmete göre, geminin dümenini ayarladı. Bir müddet sonra, selâmetle sâhile vardılar. Herkes bu hâdise karşısında şaşırıp kaldı. Sâdece o delikanlı şaşırmamıştı. Yolcular sâhile çıktıklarında, bir kimse karşılarına çıkıp onlara; "Ey yolcular! Üftâde hazretlerinin selâmı var. Sağ olduğum müddetçe, bu sırrı kimseye söylemesinler diye bana emretti." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Anzakli Ömer

Vehbi Tülek

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Vehbi Tülek

Kabahat Kilincin Midir?

Yuhçu Baba

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

9 Evi Dolaşan Kelle

Namazini Ben Kildirayim

Gül Yaprağı

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Korkma!

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek

Tüccarin Rüyasi

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek