Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.565.840

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allahü Teâlânın Azabı Çok Şiddetlidir!

Abdurrahmân bin Ebî Zinâd hazretleri hadîs ve fıkıh âlimlerindendir. 100 (m. 718) senesinde doğdu. 174 (m. 790) senesinde Bağdâd’da vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Orhan Gazi Devri Ve Ilk Donanma Faaliyetleri

Osmanlılar Orhan Gazi devrinde Marmara denizine ulaşır ulaşmaz, bölgedeki şartlar gereği donanma kurdular. Hiç denizcilik tecrübeleri olmadığı halde, küçük gemilerle Marmara' ya açıldılar. Bu donanma, Marmara denizinde faaliyet gösterdi ve Bizanslılar'la muhatap oldu. Akça Koca'nın komutanlarından Karamürsel Bey, İzmit Körfezi'nin güney kıyılarını zaptetti ve bu bölgede bir tersane kurarak inşa ettiği hafif ve süratli gemiler ile Bizans donanmasının bu kıyılara yaptığı taarruzları durdurdu. Karamürsel ismi verilen bu teknelerin daha sonra yeni şekilleri yapıldı fakat isim aynı kaldı ve yakın zamana kadar sahil güvenlik teknelerine verilmeye devam etti. Yine bu sıralarda Orhan Gazi'nin bu küçük donanma ile Bizans üzerine başarısız bir seferini görüyoruz.

Vehbi Tülek

Ii. Mahmud HÂn’in Asilerin Elinden Kurtulmasi

Vehbi Tülek

Bu Aslan İstirahat Etsin

Vehbi Tülek

Mohaç Meydan MuhÂrebesi

Vehbi Tülek

Genç Osmanlı Sultanı Süleymân Hanın Avrupa kıtasındaki fetihleri, başta Papalık olmak üzere, Hıristiyan devletlerini telâşa düşürdü. Kendi aralarında olduğu gibi doğuda İran Safevi Devletiyle de ittifak kurdular. Macar Kralı İkinci Layoş, Alman İmparatoru Şarlken'le akrabâlık kurduktan sonra, Osmanlı hâkimiyetindeki Eflâk ve Boğdan prensliklerini de kışkırttı. Bu durum üzerine Macarlara kesin bir darbe vurmak isteyen Kânûni Sultan Süleymân Han, Rumeli'ndeki ordu kumandanı ve devlet adamlarına gönderdiği fermanda ilkbaharda Sofya'da toplanmaları nı bildirdi.Anadolu Beylerbeyi Behrâm Paşa, Bosna Sancakbeyi, Kırım Hanı Saâdet Giray ile diğer kumandan ve devlet adamlarının da sefere hazırlanmasını istedi

Seni Kanuna Şikayet Ederiz

Vehbi Tülek

Misir’a Bedeldin Ey Sinan

Vehbi Tülek

105 - Baltaci Mehmed Paşa Ve Rus Çari Deli Petro

Vehbi Tülek

Kanuni Adina Yemin Eden Çavuş

Vehbi Tülek

Dari Ekmek

Vehbi Tülek

İskender Bey Kimdir

Vehbi Tülek

Barbaros Hayreddin Paşa’nin Korsanlik Yillari

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Hâkim Nafaka Vermeyen Fakîri Ayıramaz

Mehmed Zeyni Efendi Altmışaltıncı Osmanlı Şeyhülislâmıdır. Kadıasker Manisalı Ak Mahmûd Efendi'nin oğludur. Seyyiddir. 1078 (m. 1667)'de İstanbul'da doğdu. 1164 (m. 1751)'de vefât etti. Eyyûb Sultan civarında babasının kabri yanına defnedildi. Şöyle buyurdu:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kötü Arkadaş, Yılandan Zararlıdır

Vehbi Tülek

Nûreddin Bûşi hazretleri Şafii mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 790 (m. 1388)'de Kâhire'de doğdu. 856 (m. 1452)'de vefât etti. Talebelerine şöyle nasihat etti:

Büyük Hadis âlimi İbrâhim Bin Muzaffer

Vehbi Tülek

Allahın Resûlüne, Eziyet Etmeniz Doğru Olmaz

Vehbi Tülek

Paşmakçızâde Seyyid Abdullah Efendi Ellidokuzuncu Osmanlı Şeyhülislamıdır. 1091 (m. 1680)'de İstanbul'da doğdu. 1145 (m. 1732)'de Konya'da vefât etti. Buyurdu ki:

Ey Resûlüm, Sen Onları Simalarından Tanırsın

Vehbi Tülek

Sabredenlere Lütuf Ve Ihsânlarımı Müjdele

Vehbi Tülek

Şafiî Mezhebinde Guslün Farzları

Vehbi Tülek

En Üstün Amel Hangisidir?

Vehbi Tülek

Ferâseti Devamlı Olan Makbûldür

Vehbi Tülek

Seyyid Mevlânâ Sadeddin Kaşgarî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Sarayda İftar

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Altıyüz Dirhemlik İp

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Vehbi Tülek

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Vehbi Tülek

Yirmi Saniyede

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek