Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.364.816

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Onlar Birbirlerini, Allah Rızâsı Için Severler

Ayn-ül-Kudât Hemedanî hazretleri tanınmış fıkıh âlimlerindendir. İran’da Hemedan'da doğdu. 1131 (H.525) senesinde orada vefat etti. Hemedan'a İmâm-ı Gazâlî hazretlerinin kardeşi Ahmed Gazâlî geldi. Onun sohbetine yirmi gün kadar devâm etmekle şereflendi. Bu zaman içinde daha önce onda bulunmayan tasavvuf derecelerine kavuştu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Diş Kirasi Rekoru

Eski Ramazan iftarlarının bize mahsus güzel âdetlerinden biri de "diş kirası"dır. Misafirler, hane sahibine veda ederken bir miktar para veya hediye verilerek uğurlanırlar. Diş kirası denilen bu hediyenin zarif gerekçesi, ağzınızı iftar sahibinin damak zevkine kiralamış olmanızdır. Tabii işin doğrusu, Ramazan ayının cömertlik ve hayır duygularını şahlandırması dır.Sultan Abdülaziz'in sadrazamlarından Yusuf Kamil Paşa, cömertliği ile ünlüydü. 1868 yılı Ramazan ayının 8. gününe rastlayan 3 Ocak günü, bugün Edebiyat ve Fen fakültelerinin bulunduğu yerdeki konağında verdiği iftar yemeğine, Sultan Abdülaziz teşrif ettiler. Sadece kuş sütünün eksik olduğu ziyafetten sonra, diş kirası olarak, altın bir tepsiye tepeleme yığılmış kağıt tomarları padişaha takdim olundu. Bunlar, Kamil Paşanın sahip olduğu bütün mam ve emlakin senet ve tapularıydı. Ancak bu diş kirası tekliften öteye geçmedi. Çünkü Sultan Abdülaziz, "Bunlar makbulüm oldu. Yine size veriyorum. Her hali niz ve ef'âl ü akvaliniz mahzuziyetimi mucib olmaktadır" sözleriyle tepsiyi ve içindekileri iade etti.

Vehbi Tülek

Topal Arabaci

Vehbi Tülek

Yunan Subayinin İntikami

Vehbi Tülek

17 - Korkma!

Vehbi Tülek

Sinop'ta medfûn bulunan ve Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi'nin talebesi olan Mahmûd Kefevi hocasının şu kerâmetini anlattı:"Gemiye binip İstanbul'a gitmek üzere yola çıktık. Ben o zaman gençtim ve bu benim ilk yolculuğumdu. Hoş bir rüzgârla dört gün gittik. Sonra şiddetli bir rüzgârla deniz kabardı. Dalgalar her taraftan vurmaya başladı. Gemide bulunanlar korku, dehşet ve ümitsizlik içinde bâzı mal ve eşyâlarını denize attılar. Bu ızdırap ve sıkıntı bana da ümitsizlik vermeye başladı. Hocam Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi, geminin alt katında sâkin ve telaşsız bir halde oturuyor du. Dalgaların şiddetli vuruşları gemide bulunanların ve benim korkumu iyice arttırdı. Hocam bana bakıp; "Korkma! Allahü teâlâ bizi kurtaracak ve biz Erikli Kasabasının doğu tarafındaki Hacı Baba Dergâhında kuşluk vakti oturup süt içeceğiz ve incir yiyeceğiz." buyurdu.

Savaş İçin Planiniz Var Mi?

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Ve Bihrûze Hatun

Vehbi Tülek

29 - Bir Ecdad Yadigarini Terkederken

Vehbi Tülek

Ördeğini De Beraber Al

Vehbi Tülek

Mum Donanmasi

Vehbi Tülek

Mohaç Meydan MuhÂrebesi

Vehbi Tülek

Sirpsindigi Zaferi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İzzeddîn Abdülazîz Dîrînî

İzzeddin Abdülaziz Dirini rahmetullahi aleyh, Mısır evliyâsındandır. 1216 (H.613) yılında doğdu. 1295 (H.694) senesinde Kahire'de vefât etti. Küçük yaşta ilim tahsiline başlayan Abdülaziz Dirini, zamânındaki âlimlerden ilim öğrendi. Tasavvuf yolunda yüksek mertebelere kavuştu. Bu mübarek zat, vefat etmeden önce talebelerine şöyle nasihat etti:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Evliyazade Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

Evliyazade Mehmed Efendi Osmanlı âlimlerindendir. 1845'te Kastamonu'da doğdu. Kavukçuzade Hamdi Efendiye intisab ederek Nakşibendi hilafeti aldı. 1902'de hacca gitti ve Mekke'de vefat etti. Bir sohbetinde İmam-ı Rabbani hazretlerinin Mektubatından şunları anlattı:

Koğuculuk Korkunç Bir Hastalıktır

Vehbi Tülek

Şafiî Fıkıh âlimi İbrâhim Desûkî

Vehbi Tülek

İbrâhim Desûki hazretleri büyük bir velidir. Onun evliyalık halleri daha doğduğunda görülmüştür. Doğumundan bir gün sonra Ramazan ayı başlamıştı. Fakat tereddüd içindeydiler. Annesi, evliyanın büyüklerinden Ebü'l-Feth Vâsıti hazretlerinin kızı idi. Çocuğuna baktı, süt emmediğini görünce Ramazan ayının başladığını anladılar.
İbrâhim Desûki eğitimine Desûk'ta başladı; Kur'an-ı kerimi ezberledi. Şafii fıkhında derin bir âlim oldu. Bu mübarek zat, Kahire'de pek çok talebe yetiştirdi. Zamanın en büyük velilerinden oldu. Kerametleri dillerde dolaşırdı. Gavs-ül Azam ismi verilen evliyalığın en yüksek makamına kavuştu.

Şâfiî Ve Şâzili Alvân Hamevî

Vehbi Tülek

İbn-i Hallâl

Vehbi Tülek

İlim Taleb Etmek!..

Vehbi Tülek

Kur’ân-ı Kerîm, Harf Ve Kelime Olarak Gönderildi

Vehbi Tülek

Emîr Hüsrev Dehlevî

Vehbi Tülek

Dünya Ehlinin Ve âriflerin Edebi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Korkma!

Korkma!

Sinop'ta medfûn bulunan ve Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi'nin talebesi olan Mahmûd Kefevi hocasının şu kerâmetini anlattı:"Gemiye binip İstanbul'a gitmek üzere yola çıktık. Ben o zaman gençtim ve bu benim ilk yolculuğumdu. Hoş bir rüzgârla dört gün gittik. Sonra şiddetli bir rüzgârla deniz kabardı. Dalgalar her taraftan vurmaya başladı. Gemide bulunanlar korku, dehşet ve ümitsizlik içinde bâzı mal ve eşyâlarını denize attılar. Bu ızdırap ve sıkıntı bana da ümitsizlik vermeye başladı. Hocam Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi, geminin alt katında sâkin ve telaşsız bir halde oturuyor du. Dalgaların şiddetli vuruşları gemide bulunanların ve benim korkumu iyice arttırdı. Hocam bana bakıp; "Korkma! Allahü teâlâ bizi kurtaracak ve biz Erikli Kasabasının doğu tarafındaki Hacı Baba Dergâhında kuşluk vakti oturup süt içeceğiz ve incir yiyeceğiz." buyurdu. Gemici lerin hesâbına göre seksen mil yolumuz kalmıştı. Ebû Bekr Kefevi hazretleri sükûn ve vekar içinde tatlı ve güzel sesiyle Kehf sûresini okumaya başladı. Biz rahatladık ve korkumuz kalma dı. Halbuki dalgaların vuruşları hâlâ devâm ediyordu. Nihâyet Allahü teâlâ bizi, hocam Ebû Bekr Kefevi hazretlerinin duâsı bereketiyle kurtardı. Gecenin sabahında Erikli sâhiline çıkıp doğruca Hacı Baba Dergâhına ziyârete gitti. Biz de onu tâkib ettik. Hep birlikte oturduk. Hocamız Kur'ân-ı kerim okuyor biz de dinliyorduk. O sırada dergâhın çevresinden bir kadın iki elinde birer çanak ile çıkageldi. Kapları önümüze bıraktı. Biri süt, diğeri incirle doluydu. Şeyh Ebû Bekr Kefevi tebessüm ederek bize baktı ve; "Bismillah ile yiyiniz!" buyurdu. Biz besmele ile yedik. Hocamın bu kerâmetine şâhid olduğumuz zaman, 1542 (H.949) senesiydi."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Arafatta Görüşürüz

Vehbi Tülek

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Vehbi Tülek

Ölüyü Diriltemem

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Kum Ve Kaya

Allah Diyen Genç

Korkma!

İcÂzetin Sirri

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Vehbi Tülek

Bana Delil Getir

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Sonunda Orta Yolu Buldular

Vehbi Tülek

Karşılık Beklemiyorum

Vehbi Tülek

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Vehbi Tülek