Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.850.780

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sabır, Bütün Iyi Vasıflar Için Bir Koruyucudur

Pamuk Kâdı, Osmanlı âlimlerindendir. İsmi, Abdüllatîf olup, "Pamuk Kâdı" diye tanınmıştır. Kastamonu’da doğdu. Zamânındaki âlimlerden okuyup ilk tahsîlini tamamladıktan sonra, çeşitli medreselerde müderrislik yaptıktan sonra, kâdılık yapması uygun bulunup, yine Edirne kadısı oldu. 1532 (H. 939) senesinde Edirne'de vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

67 - Acaba Namazim Bozuldu Mu?

26 Eylül 1699'da Girit adasının Kandiye kalesi zaptedildi. Fakat bu zafer çok güç şartlarda kazanıldı. Aylarca süren kuşatma sırasında kaleyi savunan Venedikliler, Osmanlı askerini geri püskürtmek için, o tarihlerde yeni geliştirilen ve "humbara" denilen bombalar dan binlerce kullandılar. Kaleden aşağı atılan humbaralar, askerin arasına düştüğünde büyük bir gürültü ile patlıyor ve etrafa saçılan şarapnel parçaları yüzlerce insanın yaralanmasına ve ölmesine sebep oluyordu. Bu yüzden Osmanlı ordusu çok büyük kayıplar verdi.

Vehbi Tülek

Osmanlilarin İndonezya Müslümanlarina Yardimi

Vehbi Tülek

İşte, İnsan Bunlari Görüp Gurura Kapilmamali

Vehbi Tülek

Ümid Bekler

Vehbi Tülek

Bir gece Nûreddinzâde Muslihuddin Efendi, fener hazırlatıp saraya gitti. Saraya varınca, kapıda bulunan görevliler içeri aldılar. Kanuni Sultan Süleyman Han'a durumu arzedilince, kendisini kabûl etti. Pâdişâhla uzun müddet sohbet ettikten sonra şu rüyâsını anlattı: "Bu gece Resûlullah efendimizi rüyâmda gördüm. Emir buyurdu ki: "Süleymân'a bizden selâm söyle; İslâmın düşmanlarıyla farz olan cihâdı niçin terk etti? Benim şefâatimden ümit bekler ve rızâmı almak isterse, İslâm askerini hazır bulundurup, İslâm düşmanlarını ihtar etmekten uzak durmasın!" Bunun üzerine Pâdişâh yerinden saygı ile kalkıp, şevkle ve gözleri yaşararak nimete şükür ettikten sonra; "Efendim, şimdi Peygamberlerin Sultânı bu tâkatsız ve güçsüz kölesine ismiyle zikr edip emir buyuruyorlar. Bu emre boyun eğmemiz gerekmez mi? Buna binlerce hamd olsun" deyip, gazâya gitmek üzere niyet etti. Ertesi gün Zigetvar seferine gitmek üzere hazırlıklar yapıldı. Ordu, İslâmın düşmanlarıyla cihâd etmek üzere yola çıktı.Kânûni Sultan Süleymân bu sefere katılıp, orada vefât etti. Şehid olmak sûretiyle Resûlullah efendimizin muhabbetine lâyık oldu. Kânûni'nin Zigetvar seferine, Nûreddinzâde Muslihuddin Efendi de katılmıştı. Sultan Selim'in İstanbul'da tahta çıkıp Belgrat'ta orduyu ve babası Kânûni'nin cenâzesini karşılamasından sonra, cenâze, Muslihuddin Efendi ve yanındaki dört yüz kişiye teslim edilip İstanbul'a gönderildi

Beykoz, Tokat Bahçesi

Vehbi Tülek

Mimar Sinan Ve İstanbul’un Suyu

Vehbi Tülek

Bu Hükümdar Kemal Ve Tedbir Sahibidir

Vehbi Tülek

74 - Böyle Vaaz Dinlemedik

Vehbi Tülek

108 - Sarikamiş Kahramanlari

Vehbi Tülek

Haci Mesud

Vehbi Tülek

Babiali Baskini

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Nefsini Islah Eden, Saadete Kavuşur

Tâhir bin Abdullâh Taberî hazretleri Şâfiî fıkıh âlimidir. 348 (m. 959)’da İran’da Taberistan’a bağlı Âmül’de doğdu. Memleketinde ve Bağdat’ta Dârekutnî ve diğer büyük âlimlerden ilim tahsil etti. Bağdat’ta Bâbüttâk kadılığına getirildi. 450 (m. 1058)’de vefat etti “Ravzatü’l-müntehâ fî mevlidi’l-İmâmi’ş-Şâfi’î” isimli eserinde İmâm-ı Şâfi’î hazretlerini anlatır. Bu kitabında şöyle nakleder:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Fehîm! Ubeydullah'ı, Kardeşim Sâlih'e Götür

Vehbi Tülek

Seyyid Sâlih hazretleri "Silsile-i aliyye" adı verilen büyük âlim ve evliyâların otuz ikincisidir. Tâhâ-i Hakkârî hazretlerinin kardeşidir. Seyyiddir. Seyyid Sâlih, küçük yaşta Kur'ân-ı kerîm okumayı öğrendi. Çok zekîydi. Kısa zamanda Kur'ân-ı kerîmi ezberledi. Medreseye giderek tefsîr, hadîs, fıkıh gibi zâhirî ilimlerle, zamânın fen ve edebiyât bilgilerini öğrenerek büyük bir âlim oldu. Tasavvufta da yetişerek, kalb ilimlerinde mârifet sâhibi olmak için, ağabeyi Seyyid Tâhâ-i Hakkârî'nin sohbetiyle şereflendi. Senelerce ona hizmet etti. Mübârek teveccühlerine kavuştu. Vilâyet derecelerinde çok yükseldi. Hocası, ona icâzet vererek, talebe yetiştirmek üzere Berdersûr'a gönderdi. Seyyid Sâlih hazretleri orada talebe yetiştirmeye başladı...

Muhammed Aleyhisselâm Olmasaydı

Vehbi Tülek

Faydalı Ve Zararlı Her Şey Kur'ânda Bildirilmiştir

Vehbi Tülek

Sirâcüddîn Ömer ibnü'l-Mülakkın hazretleri Şafiî fıkıh âlimidir. 723'te (m. 1323) Kahire'de doğdu. Burada ve İskenderiye, Kudüs, Şam, Mekke ve Medine'de zamanın büyük âlimlerinden ilim tahsil etti. Bir süre Kahire kadı nâibliği yaptı. 804 (m. 1401)’de Kahire'de vefat etti. Buyurdu ki:

İlim, Cehâletten Irfân Derecesine Ulaştırır

Vehbi Tülek

Kurtuluşun Alâmeti!..

Vehbi Tülek

Muhammed Aleyhisselâmın Ümmeti Şahidimdir

Vehbi Tülek

Ey Insanoğlu! Gençliğinle Gururlanma

Vehbi Tülek

Kötü Arkadaş, Zehirli Yılandan Da Kötüdür

Vehbi Tülek

Ebû Said Berde'î

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Korkma!

Korkma!

Sinop'ta medfûn bulunan ve Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi'nin talebesi olan Mahmûd Kefevi hocasının şu kerâmetini anlattı:"Gemiye binip İstanbul'a gitmek üzere yola çıktık. Ben o zaman gençtim ve bu benim ilk yolculuğumdu. Hoş bir rüzgârla dört gün gittik. Sonra şiddetli bir rüzgârla deniz kabardı. Dalgalar her taraftan vurmaya başladı. Gemide bulunanlar korku, dehşet ve ümitsizlik içinde bâzı mal ve eşyâlarını denize attılar. Bu ızdırap ve sıkıntı bana da ümitsizlik vermeye başladı. Hocam Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi, geminin alt katında sâkin ve telaşsız bir halde oturuyor du. Dalgaların şiddetli vuruşları gemide bulunanların ve benim korkumu iyice arttırdı. Hocam bana bakıp; "Korkma! Allahü teâlâ bizi kurtaracak ve biz Erikli Kasabasının doğu tarafındaki Hacı Baba Dergâhında kuşluk vakti oturup süt içeceğiz ve incir yiyeceğiz." buyurdu. Gemici lerin hesâbına göre seksen mil yolumuz kalmıştı. Ebû Bekr Kefevi hazretleri sükûn ve vekar içinde tatlı ve güzel sesiyle Kehf sûresini okumaya başladı. Biz rahatladık ve korkumuz kalma dı. Halbuki dalgaların vuruşları hâlâ devâm ediyordu. Nihâyet Allahü teâlâ bizi, hocam Ebû Bekr Kefevi hazretlerinin duâsı bereketiyle kurtardı. Gecenin sabahında Erikli sâhiline çıkıp doğruca Hacı Baba Dergâhına ziyârete gitti. Biz de onu tâkib ettik. Hep birlikte oturduk. Hocamız Kur'ân-ı kerim okuyor biz de dinliyorduk. O sırada dergâhın çevresinden bir kadın iki elinde birer çanak ile çıkageldi. Kapları önümüze bıraktı. Biri süt, diğeri incirle doluydu. Şeyh Ebû Bekr Kefevi tebessüm ederek bize baktı ve; "Bismillah ile yiyiniz!" buyurdu. Biz besmele ile yedik. Hocamın bu kerâmetine şâhid olduğumuz zaman, 1542 (H.949) senesiydi."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

At Hirsizi

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Kum Ve Kaya

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Sarik Ve Sakal

Zalimlere Dersini Verdi!

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek

Bizi Hatirlayin!

Vehbi Tülek

Her Şeyi Göze Almıştı!

Vehbi Tülek

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Vehbi Tülek

Abayi Yakmak

Vehbi Tülek