Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.147.169

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allah’tan Başkası Için Kurban Kesilmez

Mehmed Atâullah Efendi seksenbeşinci Osmanlı şeyhülislâmıdır. 1142 (m. 1729) senesinde İstanbul’da doğdu. Küçük yaşından itibâren babasından ve zamanının âlimlerinden aklî ve naklî ilimleri tahsil etti. Müderrislik ve kadılık vazîfelerinde bulundu. 1197 (m. 1783) senesinde Sultan Birinci Abdülhamîd Hân tarafından şeyhülislâmlık makamına tayin edildi. 1199 (m. 1785) senesinde hacca gitmek üzere yola çıkıp Gelibolu’ya geldiği zaman, orada vefât etti. Cenâzesi İstanbul’a getirilip defnedildi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Eline Ne Gelirse Ver

Sadrazam Yeğen Mehmed Paşa ordusuyla İstanbul'dan sefere çıkmadan önce hocası Mehmed Emin Tokadi hazretlerinin huzuruna gidip duasını aldı. Hocası onu kucaklayıp bağrına basarak bir müddet öyle tuttu. Sonra da gözyaşları içinde, zafer kazanmaları için dua etti. Fatiha-yı şerif okudu. Yeğen Mehmed Paşa, sohbetlerinden çok istifade ettiği, kalbi ne hizmet ve cihad aşkını yerleştiren hocasından dua aldıktan sonra sefer hazırlıklarını tamamladı. Sonra emrindeki ordu ile Avusturya seferine çıktı.

Vehbi Tülek

Şehid Padişah Iii. Selim HÂn

Vehbi Tülek

8 - Harp Meydanlarinin Sultani

Vehbi Tülek

Bu İtibar Sadece İlme Mi?

Vehbi Tülek

Ahmet Şemseddin, Tokatlı'dır. Annesi, İbn-i Küpeli'nin kızı Yusuf Sinaneddin hazretleri nin yeğenidir. Ancak o, babası ve dedesi gibi bir asker olmak ister, orduya girer. İkinci Bâyezid Han'ın yanında seferlere katılır. Ama görünen o ki, bu ocağa ömrünü de verse, geleceği son nokta sıradan sipahiliktir. Zira askerliği sevmesine rağmen, çelebi meşreplidir. Kışlada Evranosoğlu Ahmed adında bir komutan vardır ki tam bir liderdir. Kara yağız, heybetli bir adamdır. Hani "dağ gibi" derler ya, işte öyle. Gözleri çakmak çakmaktır, sesi yıldırımları andırır. Her silahı maharetle kullanır ve tam bir kurmaydır. Vezirler ardınca yürür, paşalar selâma durur.İhtiyar bir âlimin ordugâha yolu düşer. Libası soluk, hırkası yamalıdır. Çarıkları dağılacak kadar eskidir sonra. Evranos bey hürmetle eğilir, ellerini öper. Vezir İbrahim Paşa kalkar, yerini gösterir. Kemalpaşazade sorar: "Bu zat kim?"-Ona Molla Lütfü derler, Filibe medresesinde muâllimdir.

Emirsultan’in Himmeti

Vehbi Tülek

Nalinci Baba Ve Sultan Iii. Murad

Vehbi Tülek

PÂdişÂhim, Baba Haydar Sizi Bekliyor!

Vehbi Tülek

Hakani Mehmed Bey’in Ricasi

Vehbi Tülek

Unutulmaz Bir İftar Çilesi

Vehbi Tülek

Ruh Ve Ceset

Vehbi Tülek

9 - Görülmemiş Bir Meydan Savaşi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Namaz, Müminlerin Mîracıdır

Mes'ûd bin Ahmed Hârisi hazretleri Hanbeli fıkıh âlimidir. 652 (m. 1254)'de Kahire'de doğdu. Medrese tahsilinden sorna İbn-i Tolun ve Mansûriye camilerinde ders ver­di. Sonra Mı­sır kâdılkudâtlığına getirildi. 711 (m. 1312)'de Ka­hire'de vefat etti. Bir dersinde şöyle buyurdu:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Lezzetlere Son Veren Şeyi Çok Hatırlayınız!

Vehbi Tülek

Ahmed İbnü'l-Furât hazretleri hadis âlimidir. 180 (m. 796)'da İran'ın Rey şehrinde doğdu. Küçük yaşta hadis tahsiline baş­ladı. Bağdat, Basra, Hicaz, Yemen, Şam, Mısır ve Cezire'ye giderek büyük âlimlerden hadis tahsil etti. 258'de (m. 872) İran'da İsfahan'da ve­fat etti. Buyurdu ki:

bir Zaman Bize Muhabbeti Vardı

Vehbi Tülek

Abdurrahîm Bin Muhammed

Vehbi Tülek

Abdurrahim bin Muhammed el-Musuli hazretleri, fıkıh ve hadis âlimidir. 598 (m. 1202) senesinde Musul'da doğdu. 671 (m. 1272) senesinde Bağdad'da vefât etti. Vefatından bir müddet önce bir dersinde buyurdu ki:

Ahirete Eli Boş Gitmemek Için

Vehbi Tülek

Hayâ Ve Cömertlik, Ahlâkların En Efdalidir

Vehbi Tülek

Ölümü Hatırlayan Kimseye Ne Mutlu!

Vehbi Tülek

İlim, Amel Ve Mevhibe

Vehbi Tülek

Ahmed Kuddûsî

Vehbi Tülek

Habib Bin Ebî Sâbit

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek

Arkadaşlarımı Korumak Için

Vehbi Tülek

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Korkma!

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Sakin Kalyona Binme

Namazini Ben Kildirayim

Firkateyne Bininiz

Vehbi Tülek

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Vehbi Tülek

Karşılık Beklemiyorum

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Alabilirsen Al

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek