Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.283.291

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Fakir Babası: İmâm-ı Ali Rızâ

İmâm-ı Ali Rızâ hazretleri, 'Oniki İmâm'ın sekizincisidir. 770 (H.153)de Medîne'de doğdu. 818 (H.203)’de Tûs (Meşhed)de vefât etti. Halîfe Me'mûn, İmâm-ı Ali Rızâ hazretlerini çok sever, sık sık onunla görüşürdü. Saraya gelişinde saray görevlileri onu karşılar, hürmet gösterirlerdi. Fakat bu hürmetleri mecbûriyetten idi. Çünkü İmâm hazretlerini sevmiyorlardı. Bir araya gelerek, hazret-i İmâm'ın geldiğinde sarayın perdesini kaldırmamaya ve onu karşılamamaya karar verdiler. Fakat hazret-i İmâm oraya her gelişinde ellerinde olmadan kalkıp, karşılayıp perdeyi de kaldırıyorlardı...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Ii. Mahmud’un İyilikseverliği

Bir Ramazan günü, tebdil kıyafet sokağa çıkan Sultan II. Mahmud Bayezid Camiine geldi. Yanında sadece sekreteri Said Efendi vardı. Camide bir müddet kalarak namazlarını kıldılar, vaaz dinlediler. Sonra da cami içindeki bir mahfilde elbiselerini değiştirerek Padişah kıyafetini giydi. Camiden çıktıktan sonra bir köşede bekleyen seyisini çağırdı ve atına bindi. Padişah atına binip hareket edince, karşıdan bir neferin, elinde bir tepsi, üstünde iki kapaklı sahan ile karşıdan gelmekte olduğunu gördü. Biraz sonra nefer başını kaldırınca, tam önünde Padişahı gördü. Tepsiyi yere bırakamadı, padişahı da selamlayamadı. Şaşırıp kalmıştı. Durumu gören II. Mahmud, askere takıldı: "Evlat nedir bu hal? İkindi vaktinde, Ramazan gününde, sokak ortasında yemek mi yiyeceksin? Ayıp ve günah değil mi?" dedi. Asker mosmor olmuştu. Vaziyet çok müşküldü. Kekeleyerek: "Devletlim, bunu karakol zabitime iftarlık götürü yordum. Evinden hazırlamışlar, onu alıp gelmemi söyledi" diyebildi.

Vehbi Tülek

Kirimli Ahmet

Vehbi Tülek

Kazliçeşme

Vehbi Tülek

MÂdemki Allahü TeÂlÂnin Emridir

Vehbi Tülek

Murâd Han döneminde yeniçeri ocağının kuruluşuna ilk adım olmak üzere târihlerde şu vak'a anlatılmaktadır: "Sultan Murâd Gâzi, Edirne'de tahta geçüp oturdu. Bir gün Kara Rüstem derlerdi, Karaman vilâyetinden bir dânişmend geldi. Halil Hayreddin Paşa ol vakitde kâdıasker idi. Kara Rüstem; Efendi! Bunca sultanlık malı niçün zâyi edersiniz, deyince, Kâdıasker; nice mal zâyi etmişiz, diye sordu. Kara Rüstem, bu gâziler ki gazâlarda esir çıkarırlar, cenâb-ı Hakk'ın emriyle beşde biri hünkârındır, dedi. Çandarlı Halil Hayreddin bunu hemen Murâd Hana nakletti. Sultan: Mâdemki Allahü teâlânın emr-i şerifidir şimden sonra alın, dedi... Bundan sonra Gâzi Evrenuz ve Lala Şâhin'e ısmarladılar ki akınlarda çıkan esirden beş başda birin pâdişâh için alalar. Bu usûl üzere hayli oğlanlar toplayıp Murâd Gâziye getürdüler. Halil Hayreddin Paşa; bunları Türk'e verelüm hem müslüman olsunlar, dedi. Kabul edilip bunlar evvelen Türk köylüsünün yanına verildiler. Hem Türkçe öğrenip ve hem de müslüman oldular. Ondan sonra saray kapısına girüp, ak börk giydirip adını yeniçeri koydular."

Sakiz Adasinin Fethi Ve Nasuhi Efendi’nin Duasi

Vehbi Tülek

Destileri Kirmasinlar

Vehbi Tülek

Ortaçağ'dan Hukuk Dersleri

Vehbi Tülek

42 - Birakmam Seni Santa Barba

Vehbi Tülek

Yahya Efendi Ve Rum Denizci

Vehbi Tülek

Sadrazamlik Makami Herkesin Hirsini Tahrik Eden Makamdir

Vehbi Tülek

Osmanoğullarinin Âkibeti Ne Olacak?

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

O Kardeşiniz Esâretten Kurtuldu Şimdi Sevinin!

Ebü'l-Hasan Şüsterî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Endülüs'te doğdu ve orada yaşadı. Tasavvuf ilmini ve edebi, Ebû Muhammed bin Sebîi'den öğrendi. 1269 (H.668) senesinde, hacdan dönerken Mısır’da Dimyât'ta vefât etti. Kerâmetleri ve menkıbeleri çoktur. Şöyle anlatılır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yemenli Mutasavvıf Hettâr Cenedî

Vehbi Tülek

Het­târ Ce­ne­di, Ye­men'de ye­ti­şen ta­sav­vuf âlim­le­rin­den­dir. Asıl adı Îsâ bin İk­bâl'dir. Ve­fâ­tı­na ka­dar öğ­ren­di­ği ilim­le­ri, is­tek­li olan­la­ra öğ­ret­ti. 606 (m. 1209) yı­lın­da Ce­ned şeh­rin­de ve­fât edip ora­ya def­ne­dil­di... Bu mü­ba­rek za­tın çok ke­râ­me­ti gö­rül­dü. Ali Fe­tâ an­la­tır:

Hayreddîn Atûfî

Vehbi Tülek

İslâmiyette Niyetin Büyük Önemi Vardır

Vehbi Tülek

Bahâüddin Muhammed Sâgâni hazretleri tefsir ve Hanefi fıkıh âlimidir. 789 (m. 1387)'de Mekke'de doğdu. İlk tahsilinden sonra Kahire ve Kudüs'te fıkıh, tefsir, hadis, kelâm, kıraat ve belagat ilimleri tahsil etti. İbn-i Hacer Askalâni'den icazet aldı. Mekke ka­dılığına tayin edildi. 854 (m. 1450)'de Mekke'de vefat etti. Buyurdu ki:

İnsanların En Akıllısı Kimdir

Vehbi Tülek

En Büyük Nîmet, Allahü Teâlâyı Bilmektir

Vehbi Tülek

Kulların En Aşağısı, Ibâdetini Beğenendir

Vehbi Tülek

Müminin Dünyâdaki Hediyesi Yoksulluktur

Vehbi Tülek

Mübâhları, Lüzûmu Kadar Kullanmalı

Vehbi Tülek

Evliyâyı Inkâr Etmeyip, Muhabbet Beslemelidir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Sakin Kalyona Binme

Sakin Kalyona Binme

Sultan III. Mehmed Han zamanında Halvetiye yolunun büyüklerinden Abdülehad Nuri Efendiye bağlı en samimi talebelerinden olan Hassa-ı Hümâyûndan Gürcübaşı Mûsâ Ağa şöyle anlattı: Abdülehad Efendi hiç sebep yokken ve bir münâsebet de geçmeden bana; "Mûsâ Ağa! Mısır'dan dönüşte, kalyona binmeyip, sayıkaya veya firkateyne bininiz." buyurdu. Buna çok taaccüb ettim. Çünkü, Mısır'a gitmek hiç hatırımdan geçmemişti. Fakat Abdülehad Efendinin bunu söylemekten bir murâdları olmalı deyip, merakla bekliyordum. Bu sözün mânâsını bir türlü anlayamıyordum.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Üç Kandil

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Vehbi Tülek

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Bereketi Var Mı?

Bize Teveccüh Edin

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Tüccarin Rüyasi

Sonunda Orta Yolu Buldular

Abdullah-i EnsÂrî

Vehbi Tülek

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Vehbi Tülek

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek

Sakin Kalyona Binme

Vehbi Tülek

Adam Olmazsan

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek