Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.341.668

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Kullara Verilen En Kıymetli Şey

Atâ bin Ebî Rebâh hazretleri Tâbiînin meşhurlarındandır. Yemen'in Cened bölgesinde 647 (H.27) senesinde doğdu. 732 (H.114) senesinde Mekke'de vefat etti. Mekke'de Eshâb-ı kirâmın sohbetleriyle yetişti. Zamanında Mekke-i mükerremenin müftüsü ve en büyük hadîs-i şerif âlimiydi. İbn-i Abbâs, İbn-i Ömer, İbn-i Amr, İbn-i Zübeyr, Usâme bin Zeyd, Câbir bin Abdullah, Zeyd bin Erkam, Akîl bin Ebî Tâlip, Ömer bin Ebî Tâlip (radıyallahü anhüm) gibi büyüklerden hadîs-i şerîf dinledi. Kendisinden de birçok âlim hadîs-i şerîf rivayet etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Pîrî Reis

Kirim Savaşi

Zağanos Mehmed Paşa

Pişman Oldular!

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Bunlar Şarapti

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Osmanli Kadinlari Avrupada Hiç Taninmaz

Meşhur tarihçi, ilim ve devlet adamımız Ahmed Cevdet Paşa'nın hanımı Seniha Sultan, bir Fransız diplomatının hanımı olan Madame Simone de La Cherte ile pek çok kez mektuplaşmıştır. Bu mektuplarda, 1911'lerin Osmanlı kadınından birçok mevzuda bilgiler mevcuttur. İşte bunlardan bir tanesi:"Sevgili iki gözüm,Biz Türk kadınları, Avrupa'da hiç tanınmayız. Hatta diyebilirim ki, Çin ve Japon kadınları kadar bile tanınmayız. Halbuki Pekin ve Tokyo, Paris'e çok uzaktır. İstanbul ise çok yakındır. Bizim hakkımızda akla hayâle gelmeyecek şeyler uyduruyorlar. Ne ehemmiyeti var. Bizim esir olduğumuzu, kafes içinde birbirine rakip sayısız zevceler topluluğu hâlinde yaşadığımızı sanıyorlar. Ve nihâyet -sevgili büyük Loti'mizin yazdığı öylesine güzel fakat öylesine yanlış anlaşılan- içimizden çoğunun Latince ve eski Yunanca, cebir ve felsefebildiğini, câhil olsun, âlim olsun, bütün Türk kadınlarının, gece gündüz hiç ara vermeden "boyunduruğumuzdan" kurtulmayı, "hürriyetimizi ve itibarımızı ve kadınlık haklarımızı" elde etmeye çalıştığımızı sanıyorlar.

Vehbi Tülek

Hayirsiz Ve Bahtsiz İsem

Vehbi Tülek

Koca Cafer Paşa

Vehbi Tülek

Fatih Sultan Mehmet Ve Hüner Sahipleri

Vehbi Tülek

Fatih Sultan Mehmet Han hangi ülkede bir hüner sahibi, bir sanatçı olduğunu işitse, hemen davet ederdi. İstanbul'a gelen bu maharetli insanları en mükemmel şekilde ağırlar, kendilerine makam verip ihsanda bulunurdu.Bu yüzden Müslüman, Hıristiyan, dindar, dinsiz her taifeden insan İstanbul'a toplanmıştı. O furyada Acem diyarından Habili, Kabili ve Hamidi namında şairler gelmiş ve Fatih'ten büyük bağışlar almışlardı. Bunlarla birlikte, zamanın Sokrat'ı sayılan bir Yahudi doktor ve adı Dozri olan bir Frenk ressam da bulunuyordu.

At Binenin, Kılıç Kuşananın Şah'ım!

Vehbi Tülek

72 - Kanunlar Yürüdükçe Devlet Zeval Bulmaz

Vehbi Tülek

Osmanlilarda Mevlid Kandilleri

Vehbi Tülek

Osmanli Topraği Olan Misir’in İşgali

Vehbi Tülek

Bir Saltanat Ki

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Murad Han’in Şefkati

Vehbi Tülek

İskender Paşa

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Nefis, Çok Övülmesi Yüzünden Firavunlaştı

Celâleddîn Ârif Çelebi Mevlânâ Celâleddîn Muhammed Rûmî'nin torunu, Sultan Veled'in oğludur. 1271 (H.670) senesinde doğdu. Babası Sultan Veled'den zâhirî ve bâtınî ilimleri öğrendi. Babasının vefâtından sonra onun halîfesi, vekîli oldu. 1319 (H.719) senesinde Konya'da vefât etti. Bir sohbeti sırasında buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Maksat, Allahü Teâlanın Rızâsına Kavuşmaktır

Vehbi Tülek

Ebü'l-Ferec Ali Halvetî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Afganistan’da Herat’ta doğdu. Önce Pîr Seyfeddîn Halvetî’nin sohbetlerine katıldı. Sonra hocasının izniyle Pîr Ömer Halvetî hazretlerine talebe oldu. Kendisinden icâzet aldı. 1397 (H.800) senesinde Herat civârında Kazergâh’da vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Sıkıntı Ve Borç Içinde Olanlar

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud'un Nedimi Ayaz

Vehbi Tülek

Ahmed Gavsi Efendi Osmanlı velilerindendir. Büyük veli Ahmed-i Bicân hazretlerinin torunlarındandır. Selânik'te doğdu. Zamanının usûlüne göre akli ve nakli ilimleri tahsil edip icâzet aldı.

Haccın, Vücub Ve Eda Şartları Vardır

Vehbi Tülek

İbrahim Şevki Efendi

Vehbi Tülek

Nimeti Koruyan Şükürdür

Vehbi Tülek

Ey Âdemoğlu! Benden Uzaklaşma

Vehbi Tülek

Her Sıkıntıdan Sonra Ferahlık Vardır

Vehbi Tülek

Onların Beni Tanımakla Şereflenmesi Için

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Anzakli Ömer

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Vehbi Tülek

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Karşılık Beklemiyorum

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Yüz Vermedin!

Bereketi Var Mı?

Üç Kandil

Vehbi Tülek

Fani Dünya

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek

Arkadaşlarımı Korumak Için

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek