Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.391.240

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bid'at Sâhiplerine Hiç Değer Vermemelidir

Babazâde Efendi Osmanlı âlim ve evliyasındandır. 1582 (H.990) senesinde İstanbul'da vefât etti. Babazâde zamânın âlimlerinden ilim tahsîl ettikten sonra, Ayasofya ve Eyyûb Sultan medreselerinde müderrislik yaptı. Kâfir, bid'at sâhibi ve fâsıklara yaklaşmanın, Müslümanların nûrunu azaltacağını söylerdi. Bu hususta talebelerine bir sohbetinde de şöyle buyurmuştur:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Bu Yüzden Kara Çaldim

Osmanlı şairlerinden Çâkeri, bir ara Sultan II. Bayezid'e nedimlik etmiş ve sancakbeyliği de yapmıştı. Kendisi pek genç olmasına rağmen, hastalıktan dolayı rengi sararmış, sakalı da ağarmıştı. Bu yüzden sakalını siyaha boyardı. Bir gün Sultan II. Bayezid ona:

"Çâkeri, sakalındaki bu nuru ne için zulmete tebdil edersin? Ak sakalının yüzüne kara çalıp mücrimler gibi teşhir edersin?" diye sorunca Çâkeri:

"Devletlû padişahım! Yaşımı hiç şüphesiz ki bilirsiniz. Fakat sakalım yalan söylüyor. Bu yüzden ona kızdım. İntikam almak için yüzüne kara çaldım" cevabını verir.

Vehbi Tülek

Haci Mesud

Vehbi Tülek

Ortaçağ'dan Hukuk Dersleri

Vehbi Tülek

Zeynep Kadin

Vehbi Tülek

-Ana yetiş, kapı çalınıyor!-Üstüme iyilik sağlık, bu saatte kim olsa gerek-Belki Hasan'dan bir haber geldi, içim öyle diyor, yetiş ana!Gelinin bu sözü üzerine Zeynep Kadın telaşla yerinden fırladı ve sokak kapısına koştu. Gelen, köyün ihtiyar zaptiyesi Osman Efendi idi. –Osman efendi, mektup mu var?-Evet, fakat doğrudan sana değil, hele başını ört de azıcık mescide kadar gel, sana söyleyeceklerimiz var.Zeynep kadın, Osman Efendinin bu şekilde çağrışından az çok meşum bir haberin kokusunu almakla beraber, metanetini kaybetmedi. Fakat ortalığı telaşa vermedi. Çünkü gelini dokuz aylık hamileydi ve evin iç kapı eşiğinde, karanlıkta onları dinliyordu. -Ana kimmiş, ne varmış?-Hiçbir şey yok, Osman efendi gelmiş, mektup var diyor. Mescide kadar gidip İmam efendiye okutacağız.

71 - HÂce-i SultÂnî AtÂullah Efendi

Vehbi Tülek

Ahmet Vefik Paşanin Bastonu

Vehbi Tülek

Fatih Sultan Mehmet Ve Hüner Sahipleri

Vehbi Tülek

107 - Koca Yusuf Paşa Ve Şebeş Zaferi

Vehbi Tülek

Selanik Vak’asi

Vehbi Tülek

97 - Estergon Kalesi

Vehbi Tülek

6 - Turgut Reis'in Esaret Yillari

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

kafkas Kartalı İmam Şamil

İmam Şamil 1797 yılında Dağıstan'ın Gimri köyünde dünyaya geldi. Öğrenimine Said Harekani'nin yanında başladı. Daha sonra kayınpederi olan Nakşibendi Şeyhi Cemaleddin Gazi Kumuki'nin öğrencisi oldu. Kendinden önce İmamet makamında bulunan Gazi Muhammed ve Hamzat Beg'in müşavirliğini yaptı. Son derece sade ve kanaatkâr bir hayatı vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Mescid-i Nebevî, Takva Üzere Kuruldu

Vehbi Tülek

Nâsıruddin ibn-i Süneyne hazretleri hadis, ferâiz ve Hanbeli mezhebi fıkıh âlimidir. 535 (m. 1141) târihinde Bağdad yakınlarında Samarra'da doğdu. 616 (m. 1219) yılında Bağdad'da vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Ali Bin Hucr

Vehbi Tülek

Sen Dünyâda Fakirlere Yiyecek Veriyordun

Vehbi Tülek

Ebü'l-Kâsım Sûfi hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Bağdât'ta doğdu. 951 (H.340) senesinde Semerkant'ta vefât etti. Bağdât'ta tahsile başladıktan sonra Horasan, Semerkant ve Merv'de zamanın büyük âlimlerinden ilim tahsil edip, tasavvuf yolunda ilerledi. Cüneyd-i Bağdâdi, Hallâc-ı Mensûr onun hocaları arasındaydı. Hallâc-ı Mensûr'dan hilâfet aldı. Ebû Mensûr Mâtüridi ile aynı yıllarda yaşadı. Kendisi anlatır:

Ebû Abdullah Bâhilî

Vehbi Tülek

Kadınlar Cenâzede Bulunmaz

Vehbi Tülek

Ebû Ümeyye Bin Hâris

Vehbi Tülek

İlim, Kendisiyle Amel Edilince Değerlidir

Vehbi Tülek

İlim Yolu Öyle Bir Yoldur Ki

Vehbi Tülek

Yâkût-i Arşî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Delik Kova

Delik Kova

Mesnevi'de şöyle bir hikaye anlatılır:Bir zamanlar efendisinin evine her gün nehirden su taşıyan bir köle vardı. Köle boynunda taşıdığı bir sopanın iki ucuna birer kova asar, bu kovaları nehirden aldığı su ile doldurur ve eve getirirdi. Ancak kovalardan birisi birkaç yerinden delinmiş eski bir kovaydı. Dolayısıyla, nehirde ağzına kadar doldurulan suyun ancak yarısını tutabilirdi eve kadar. Diğeri ise yepyeni ve sağlam bir kovaydı. Suyu hiç sızdırmadan taşırdı. Tam iki yıl bu böylece devam etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

O Kullarına Çok Merhametlidir

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Allah Diyen Genç

Allah’a Firar Et

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Arkadaşlarımı Korumak Için

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek

Pişman Oldular!

Vehbi Tülek

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek