Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.523.516

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Yâ Rabbî, Bu Suya Bereket Ihsân Et!

Kutb-i Rabbânî hazretleri Hindistan'ın meşhur velîlerindendir. İsmi, Muhammed’dir. 1363 (H.765) yılında Pânipüt şehrinde vefât etti. Şerefüddîn Ebû Ali Kalender hazretlerinin terbiyesine verildi. Yıllarca ilim öğrendi ve riyâzetler çekti. Çok kerametleri görüldü. Tayy-i zaman ve tayy-i mekân sâhibi olup zaman ve mekân elinde dürülür, Allahü teâlânın izniyle, kendisine uzaklar yakın olur, zaman uzar ve kısalırdı. Çok zaman, cumâ namazlarını Kâbe-i şerîfte kıldığı halk arasında meşhûrdu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Mimar Sinan Ve İstanbul’un Suyu

İstanbul devamlı bir su problemi içerisindedir. Bu problemin çaresi asırlar önce Kanuni zamanında, Mimar Sinan'ın günlerinde konuşulmuş ve en büyük çare Sinan'la bulunmuştur. İstanbul'un o günkü nüfusu çoğalınca Kanuni Sultan Süleyman, Sinan'ı çağırır, der ki: "Mimarbaşı, halkımız su ihtiyacı içinde. Bir at yükü suya çok miktar akçe ödüyorlar. Acaba halkımızın bu su ihtiyacını karşılamak için birşeyler düşünmez misiniz?"Mimarbaşı der ki:"Sultanım siz müsaade buyurun, ben İstanbul'un çevresini bir dolaşayım, dışarıda mevcut sulan İstanbul'a getirmenin mümkün olup olmadığını bir inceleyeyim ve ondan sonra size bir cevap veririm."

Vehbi Tülek

Vermeyince Ma’bud

Vehbi Tülek

Eşeklerin Yardimi

Vehbi Tülek

7 Yaşinda Harbe Katildim

Vehbi Tülek

Çanakkale muharebeleri sırasında 7 yaşında olan ve savaşa katılan Recep Duray, daha sonra hatıralarında o günleri şöyle anlatır:"Çanakkale Savaşı başlamıştı. Köyümüz, muharebelerine cereyan ettiği bölgenin tam ortasında kalıyordu. Askerler, köyümüzün hemen üst taraflarında siperler kazıyorlardı. Kimbilir belki yarın buralar kan gölüne dönecekti. Düşman gemileri boğaza girmişler di. Köydeki herkes gibi, anam ve kardeşlerim, cephanelikten siperlere arabalarla cephane taşımaya gidiyorlardı. Ben o zaman henüz 7 yaşında olduğum için evde yalnız bırakıyorlardı. Hiç unutmuyorum; günlerden 17 Mart 1915. Evde kimse yok. Canım sıkıldı ve yandaki komşu Saliha Ninenin evine gittim. Kapı açıktı, içeri girdim. Saliha Nine, torunları Ahmet ve Üzeyir ile oturuyordu. Baktım, Saliha Nine ağlıyordu. Beni görünce:-Demin siperdekileri düşündüm. Ne mutlu onlara. Vatan borcunu ödüyorlar. Belki de şehid olacaklar. Ama biz burada otu...

Turgut Reis Ve Cerbe Zaferi

Vehbi Tülek

HüdÂyî Yolu

Vehbi Tülek

Osmanoğlunun Ölüsünden Böyle Kaçarsin

Vehbi Tülek

CinÂs-i TÂm

Vehbi Tülek

Bodrumlu Fedai Musa

Vehbi Tülek

70 - Bana Kanuna Uymaz İşler Getirmeyin

Vehbi Tülek

Derya Ali Baba

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Nûreddîn Şevnî

Nûreddin Şevni hazretleri, evliyânın büyüklerindendir. 944 (m. 1537) senesinde Mısır'da vefât etti. Resûl-i ekreme (sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem) çok salevât okurdu. Çok kerâmetleri görüldü. Âlim, kâmil, zâhid olup, takvâ ve vera sahibi bir zât idi. Vefatından kısa bir zaman evvel şöyle vasiyet etti:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Karamollazade Abdülhamid Efendi

Vehbi Tülek

Karamollazade Abdülhamid Efendi "rahmetullahi aleyh" Osmanlı âlimlerinden ve Nakşibendi şeyhlerindendir. 1861'de Antep'te vefat etmiştir. Tahtâvi Haşiyesi Tercümesi çok kıymetlidir. Bu eserinde buyuruyor ki:

Büyük Mutasavvıf Celâleddîn Tebrîzî

Vehbi Tülek

Kur’ân-ı Kerîm, Nikâh Yapmayı Emretmekte

Vehbi Tülek

Mecdüddin-i Mûsuli hazretleri Hanefi mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 599 (m. 1202) senesinde Musul'da doğdu. Şam'a giderek meşhur âlimlerden ilim tahsil etti. Yaşadığı devirde, fıkıh ve usûl ilimlerindeki âlimlerin en büyüğü oldu.

Dalâletten Ve Isyândan Uzak Olanlara Ne Mutlu

Vehbi Tülek

Amasyalı Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

Kerâmetler Menbâı Ebû Bekr Ya’fûrî

Vehbi Tülek

Muhammed Rûyânî

Vehbi Tülek

armağanî Mehmet Efendi

Vehbi Tülek

Sen O Peygamberin Hanımı Olursun

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Vehbi Tülek

Bereketi Var Mı?

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Allah’a Firar Et

Bize Teveccüh Edin

Alabilirsen Al

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

9 Evi Dolaşan Kelle

Vehbi Tülek

Bana Delil Getir

Vehbi Tülek

SelÂmetle Gidip Gel

Vehbi Tülek

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Vehbi Tülek

Örümcek Ağı

Vehbi Tülek

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Vehbi Tülek