Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.626.675

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bütün Peygamberlerin Nûru Resûlullah'tan Geliyor

Muhammed Kudâ’î hazretleri Mısır’da yetişen Şafiî âlimlerinden ve kadılardandır. Sefir (elçi) olarak Bizans’a gönderildi. Bir zaman İstanbul’da kaldı. 454 (m. 1062)’de vefât etti. “Dekâik-ül-ahbâr” kitabında, Peygamber Efendimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) nûrunun yaratılmasını şöyle anlatmaktadır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

V. MurÂd Han

Babasının 25 Haziran 1861'de vefâtından sonra Abdülaziz Han pâdişâh olunca, veliaht oldu. Nezâketi, kibârlığı, çağına göre bilgisi ve yumuşak huyluluğu ile sevildi. Amcası Abdülaziz Hanın 1863 Mısır ve 1867 Avrupa seyâhatlerine katıldı. Bu gezilerde davranışları ile Osmanlı hânedânının asâletini temsil ederek takdir topladı. Veliaht Murâd, 30 Mayıs 1876 târihinde Sultan Abdülaziz Hanın hal' edilmesiyle Osmanlı Sultanı ilân edildi. 4 Haziran 1876'da Abdülaziz Hanın feci şekilde şehit edildiğini ve annesi Pertevniyâl Sultana çok çirkin işkenceler yapıldığını işiten Sultan Murâd Hanın üzüntüden ve bu felâket yolunun sonunu düşünmekten aklı bozuldu. Üzüntüden hastalığının artmasında doktor Capoleone'nin câhilâne ve yanlış teşhis ve tedâvisinin mühim rolü oldu. Beşinci Murâd Han bu hasta hâliyle ihtilâlcilerin kuklası hâline getirilip, Avrupa'da belirli odakların devleti ve İslâmiyeti yok etmek için hazırladıkları yıkıcı plânları tatbik edilmek istendiyse de kardeşi İkinci Abdülhamid Han bunların önüne geçti. 31 Ağustos 1876'da hal' edilen ve doksan üç gün saltanat süren Beşinci Murâd Han, Osmanlı sultanlarının en az pâdişâhlık yapanıdır.Saltanattan hal'inden sonra, âilesiyle Çırağan Sarayına yerleştirilen Beşinci Murâd Hanın hastalığı sonradan iyileşti.Vaktini okumak ve torunlarını okutmakla geçiren Murâd Han, kardeşi Sultan Abdülhamid Hanın nâzikâne hatır sormasını, dâimâ teşekkürle cevaplandırırdı. 29 Ağustos 1904 târihinde vefât eden Beşinci Murâd Han, İstanbul'da Yeni Câmideki türbeye defnedildi.

Vehbi Tülek

KÂnunî'nin Bir Fermani

Vehbi Tülek

Sahibinin Kursaği

Vehbi Tülek

Bendenizde İki Fuad Vardir

Vehbi Tülek

Sultan Abdülaziz Han, Sadrazamlarından, tecrübeli devlet adamı Fuad Paşa ile birçok meseleyi istişare ederdi. Bir defasında, o günlerde İstanbul'da bulunan Mısır Hidivi İsmail Paşa ile hususi bir iş yapmak için görüşecekti. Bu meseleyi Fuad Paşa ile istişare etti. Fuad Paşa bunu mahzurlu buluyordu. Fakat Sultan Abdülaziz'in bu işe fazla istekli olduğunu gördüğün den, "Devletlû Hünkarımız nasıl arzu buyuruyorlarsa öyle olsun" dedi. Fakat aradan birkaç saat geçince Padişah, Fuad Paşa'nın kendisine niçin net bir cevap vermediğini düşündü. O gece bir adamını, Kanlıca'da bulunan yalısına gönderdi ve Fuad Paşa'dan, bu mesele hakkında ki görüşünün ne olduğunu yazılı olarak bildirmesini istedi. Fuad Paşa bir kağıda şu satırları yazarak padişaha gönderdi:

"Efendimiz, bendenizde iki Fuad vardır. Birincisi Padişahımızın tebeasından 'Vatandaş Fuad'dır. Vazifesi, Padişaha itaattir. Efendimizin her arzusu ve emri başının üstündedir, her fermanını fikir beyan etmeden kabul eder. İkincisi ise 'Sadrazam Fuad'dır. Onun vazifesi ise, padişahımızın isteklerine karşı gelmek değil, o işin devlete, millete ve padişahımızın şahsına, faidesi veya zararı nedir diye düşünmek, bilgi ve tecrübesine istinaden o iş hakkında fikirlerini beyan etmek, sonra da verilen vazifeyi bihakkın yerine getirmekdir.Padişah Efendimiz bu meseleyi iki Fuad'dan hangisine sual buyururlarsa o, vazifesi ile mütenasib cevab verecekdir."

Silahdar Ali Paşa’nin Venedik Muharebesi

Vehbi Tülek

Medeniyet Merkezi İstanbul

Vehbi Tülek

İstanbul’un Sulari

Vehbi Tülek

İslamiyet Dersi

Vehbi Tülek

Osmanli Padişahlari Ve İslam Hukuku

Vehbi Tülek

İlim Ve Sanata Kiymet Veren Padişah

Vehbi Tülek

Doğu Afrika Fatihi Özdemir Paşa

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Eshab-ı Kiram, âyet-i Kerimeyle Methedildi

Muhammed bin Tayfûr Gaznevi hazretleri tefsir ve kıraat âlimidir. Afganistan'da Gazne'de doğdu ve burada yaşadı. Oradaki büyük âlimlerden tefsir ve kıraat ilmi tahsil etti. 560 (m. 1165)'de vefat etti. "Aynü'l-meâni fi tefsiri's-seb'i'l-mesâni" isimli tefsirinde şöyle anlatmaktadır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Dua, Uyanık Kalp Ile Yapılmalıdır

Vehbi Tülek

Abdurrahmân bin Muhammed Serahsi hazretleri Hanefi mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 439 (m. 1047) senesinde İran'daki Serahs'ta vefât etti. Yazdığı fıkıh kitabında buyurdu ki:

Ebü’l-ferec Abdurrahman

Vehbi Tülek

Nâfileleri Hafife Alan, Farzları Da Hafife Alır!

Vehbi Tülek

Hâce Yûsuf-i Çeştî hazretleri Çeştiyye yolunun, kemâl sâhibi büyüklerindendir. 983 (H.379) yılında Afganistan’da Çeşt şehrinde doğdu. Dayısı Hâce Muhammed bin Ebî Ahmed Çeştî hazretlerinden feyiz alarak, onun sohbetlerinde bulunarak kemâle geldi. Onun vefâtından sonra halîfesi olup, yerine geçti. 1067 (H. 459) senesinde vefât etti. Vefat ederken büyük oğlu Hâce Kutbüddîn Mevdûd-i Çeştî’yi kendine vekil bıraktı. Bu mübarek zat byurdu ki:

Kişiyle Alay Etmenin Sonu Pişmanlıktır

Vehbi Tülek

Alışveriş Helâl Faiz Haramdır

Vehbi Tülek

Sâlihlerin Sohbeti Insanı Alçak Gönüllü Yapar

Vehbi Tülek

Elbette, Sizlere De Şefaat Edeceğim

Vehbi Tülek

Ço­cuk­la­rı­mı Ha­li­fe­nin ­ka­pı­sı­na Bı­ra­ka­ca­ğım

Vehbi Tülek

Şekle Değil Manaya Bak!..

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Sarik Ve Sakal

Sarik Ve Sakal

Eski elbiseli, fakir ve köse bir alim, bir kadı'nın mahkemesinde alimler sırasında üst sırada oturur. Kadı gerek giyiminden gerese tanımadığından olacak sert sert bakar. Bunun üzerine, Kadının adamı fakir alimin yanına gelerek: -Buradan kalk. Haddini bil burası senin yerin değil. Herkes meclisin üst tarafına layık olamaz. Senin yerin aşağısı.Ya git oraya otur, ya da çık git, der. Alim, bakar ki olacak gibi değil, kalkar ve aşağılarda bir yere oturur. Derken alimler fıkıh konusunda tartışmaya başlarlar:-Hayır, evet, kabul edemem, ben haklıyım, şeklinde her biri birbirine üstünlük kurma sevdasıyla mücadelelerini sürdürür her biri bir dövüş horozuna döner. Bir karmaşadır gider.
Fakir alim dayanamaz kalkarak: -Lütfen bir kere de beni dinlermisiniz? Bu konuda benim de söyleyeceğim bir kaç söz var. -Buyurun, iyi bir şeyle biliyorsan söyle.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

İcÂzetin Sirri

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Gül Yaprağı

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Ahde Vefa

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Bereketi Var Mı?

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek