Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.171.000

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İnsan Aklı Noksan Olduğu Için Doğru Yolu Bulamaz

Arabî Alâeddîn Efendi Osmanlı Devleti şeyhülislâmlarındandır. Haleb'de doğdu. İlk tahsîlini Haleb'de yaptı. Sonra Bursa'da Molla Gürânî ve Hızır Çelebi'den dersler aldı. Edirne Fahreddîn-i Acemî'ye muid, asistan oldu. Halvetî Şeyhi Alâeddîn Halvetî hazretlerine mürid oldu. Tasavvuf yolunda ilerledi. Fâtih Sultan Mehmed zamanında Sahn-ı Semân Medresesine müderris tâyin edildi. Sultan İkinci Bâyezîd Han kendisini şeyhülislâmlık makâmına getirdi. 1496'da İstanbul'da vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Yüzbaşi Şevket

Çanakkale kara savaşlarında, 31. Alayın 10. bölüğünün kumandanı Üsteğmen Şevket Kumkale ve Orhaniye Tabyalarında görevlendirilmişti. Düşman Donanmasının yoğun topçu ateşi desteği ile karaya çıkan Anzak askerleri, Orhaniye Tabyasını tahrip etmek için saldırıya geçti. Üsteğmen Şevket, erlerine fazla kayıp verdirmemek için açık araziden geçireceği bölü ğüne şu emri verdi: "Arkadaşlar, ben şimdi karşıya sıçrayacağım. Bu yolu salimen geçersem, oradan size nasıl hareket edeceğinizi bildireceğim. Eğer ki geçerken vurulursam, cesedimi kendinize siper yaparak yaparak hücuma devam edin. Orhaniye'yi alın ve beni o tabya içine gömün."Bunları dedikten sonra emir eri ve borazancı askeri de alarak açık araziden hücuma geçti. Ama ne geçiş... Çok hafif bir yara ile beirlediği yere ulaşmıştı. Bölüğüne de verdiği işa retlerle, onları da kayıpsız olarak yanına ulaştırdı. Onuncu bölük oradan, düşman siperleri üzerine "Allah Allah" nidalarıyla öyle bir hücuma geçti ki, düşman askerleri kaçmaktan başka çare bulamadılar. Düşman büyük kayıp vermişti. Ölenlerin cesetlerini siperlerde bıraktılar.

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Bayezid Ve Baba Yusuf Sivrihisari

Vehbi Tülek

CinÂs-i TÂm

Vehbi Tülek

Yunan Askeri Hakiminin İtiraflari

Vehbi Tülek

15 Mayıs 1919'da, sinsice İzmir'e çıkan Yunanlılar, bir Haçlı ordusu gibi hareket ediyordu. Çıkarma birlikleri hazırlanırken, askeri yargı teşkilatı da yeni tayinlerle güçlendiril mişti. Yaşı çok genç olmasına rağmen, babası 1897 Türk-Yunan savaşındaölen ve Türklere kini olan Dimitri Ambleas, bu harekatta askeri yargının başına getirilmişti. Öyle ki ölüm cezaları verebilecek, bu cezayı veren mahkemelerin onay mercii olacaktı. Yani Kralın yetkisi ile gelmişti. Bundan maksat, kendi askerlerinin disiplini değildi. Türklerden en ufak bir direnme gösterenleri hemen hukuk yolu ile saf dışı etmekti. Mahkeme derhal göreve başlamıştı. Albay Dimitri, askerlere karşı gelen yaşlıları, ufak bir sorgudan sonra, CASUSLUK suçundan idama mahkum edip; anında infaz ediyordu.

Çomar Bölükbaşi

Vehbi Tülek

2 - Şanli "yanya" Müdafaasi Ve Şehid Cavit Paşa

Vehbi Tülek

89 - Rüyanin Tabiri Budur

Vehbi Tülek

Sarayda Bir Doğum

Vehbi Tülek

Kemal Reis

Vehbi Tülek

Sinan Reis

Vehbi Tülek

68 - Geriye Bakan İki Göz Olacağina İleri Bakan Bir Göz Olsun

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İhlâs, Her Şeyi Allah Rızası Için Yapmaktır

Alâüddin Ali İbnü'l-Lahhâm hazretleri Hanbeli fıkıh âlimidir. 750 (m. 1349)'da Lübnan'da Ba'lebek'te doğdu. Şam'da ilim tahsil ettikten sonra ders ve fetva vermeye baş­ladı. Kâdılkudât naibi oldu. Sonra Kahire'ye göç etti ve Mansûriyye Medresesinde ders verdi. 803 (m. 1401)'de Kahire'de ve­fat etti. Derslerinde şöyle anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Tâcüddîn Bin Rıfâî

Vehbi Tülek

Tâcüddin bin Rıfâi hazretleri, Irak'ta yaşamış olan evliyânın büyüklerindendir. Moğol hükümdarı Hülagu'nun istilası sırasında, on üçüncü asrın ikinci yarısında yaşadığı bilinmektedir. Nasihatleri pek tesirli idi...

İbn-ür-Rıfâi hazretleri, vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Kâsım Aynî Efendi

Vehbi Tülek

Saîd Bin Fîrûz Tâî

Vehbi Tülek

Said bin Firûz Tâi hazretleri Tabiin'in hadis ve fıkıh âlimlerindendir. Kûfe'de doğdu. İbn-i Abbas, İbn-i Ömer ve Ebû Said el-Hudri (radıyallahü anhüm) gibi sahâbilerden hadis rivayet etti. Kendi­sinden de Amr bin Mürre ve Atâ bin Sâib gi­bi tabiinin hadis alimleri rivayette bulundular. Haccâc'a karşı yapılan Deyrülcemâcim Savaşında 82 (m. 701)'de şehid oldu. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Onlar, Rablerinin Yanında Diridirler

Vehbi Tülek

salevât Okuyarak Bu Nimete Kavuştum

Vehbi Tülek

Sâbit El-benânî

Vehbi Tülek

Bir Zahidin Hürmetine Çöle Inen Rahmet

Vehbi Tülek

Murâd-ı Münzâvî Hazretleri

Vehbi Tülek

Az Da Olsa Devamlı Olan Amel Makbuldür

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Korkma!

Korkma!

Sinop'ta medfûn bulunan ve Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi'nin talebesi olan Mahmûd Kefevi hocasının şu kerâmetini anlattı:"Gemiye binip İstanbul'a gitmek üzere yola çıktık. Ben o zaman gençtim ve bu benim ilk yolculuğumdu. Hoş bir rüzgârla dört gün gittik. Sonra şiddetli bir rüzgârla deniz kabardı. Dalgalar her taraftan vurmaya başladı. Gemide bulunanlar korku, dehşet ve ümitsizlik içinde bâzı mal ve eşyâlarını denize attılar. Bu ızdırap ve sıkıntı bana da ümitsizlik vermeye başladı. Hocam Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi, geminin alt katında sâkin ve telaşsız bir halde oturuyor du. Dalgaların şiddetli vuruşları gemide bulunanların ve benim korkumu iyice arttırdı. Hocam bana bakıp; "Korkma! Allahü teâlâ bizi kurtaracak ve biz Erikli Kasabasının doğu tarafındaki Hacı Baba Dergâhında kuşluk vakti oturup süt içeceğiz ve incir yiyeceğiz." buyurdu. Gemici lerin hesâbına göre seksen mil yolumuz kalmıştı. Ebû Bekr Kefevi hazretleri sükûn ve vekar içinde tatlı ve güzel sesiyle Kehf sûresini okumaya başladı. Biz rahatladık ve korkumuz kalma dı. Halbuki dalgaların vuruşları hâlâ devâm ediyordu. Nihâyet Allahü teâlâ bizi, hocam Ebû Bekr Kefevi hazretlerinin duâsı bereketiyle kurtardı. Gecenin sabahında Erikli sâhiline çıkıp doğruca Hacı Baba Dergâhına ziyârete gitti. Biz de onu tâkib ettik. Hep birlikte oturduk. Hocamız Kur'ân-ı kerim okuyor biz de dinliyorduk. O sırada dergâhın çevresinden bir kadın iki elinde birer çanak ile çıkageldi. Kapları önümüze bıraktı. Biri süt, diğeri incirle doluydu. Şeyh Ebû Bekr Kefevi tebessüm ederek bize baktı ve; "Bismillah ile yiyiniz!" buyurdu. Biz besmele ile yedik. Hocamın bu kerâmetine şâhid olduğumuz zaman, 1542 (H.949) senesiydi."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

Firkateyne Bininiz

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Yüz Vermedin!

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Allah Diyen Genç

"encümen-i Bîzebân"

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Örümcek Ağı

Vehbi Tülek

Cennetlik Hanım Isteyen...

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek