İnsanın Kemâli, Fâni Olduğunu Anlamasıdır
Tâhir Uryân-ı Hemedânî hazretleri tanınmış velîlerdendir. İran'ın Hemedan şehrinde doğdu. 1010 (H.401) senesinde aynı yerde vefât etti. Çok kerametleri görüldü. Sohbetlerinde buyurdu ki:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.650.835
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Tâhir Uryân-ı Hemedânî hazretleri tanınmış velîlerdendir. İran'ın Hemedan şehrinde doğdu. 1010 (H.401) senesinde aynı yerde vefât etti. Çok kerametleri görüldü. Sohbetlerinde buyurdu ki:
Andrea Doria'nın, 40 kadar kadırga ile, Mısır'dan Hind mallarını getiren Salih Reis'i yaka lamak üzere Girit sularında beklediği şayiası duyuldu. Kaptan-ı Derya Barbaros Hayreddin Paşa, kader arkadaşı Salih Reis'in, Doria'nın pususuna düşmesine razı olmayacağı muhakkaktı. Nitekim ertesi gün bu şayiayı tersanede duyan Hayreddin Paşa, sadrazama koşarak şayianın doğru olup olmadığını sordu. Diğer vezirler de oradaydı. Ayas Paşa fevkalade müteessir bir tavırla:"Hakikat böyle Paşa, içimiz kan ağlar" dedi.Diğer vezirler de aynı şekilde konuştular. Bunun üzerine Hayreddin Paşa onlardan son bir teminat istedi:"Salih Reis benim kader arkadaşımdır. Onu göz göre göre küffarın eline bırakamam ve feda edemem. Akdeniz'e yelken açmak artık zaruret halini aldı. Ancak siz de biraz ikdam göstermelisiniz" dedi.
Bütün Osmanlı Padişahları çok dindardılar. İkinci Murad'da dedeleri gibi âlimlere pek saygılı idi. En kıymetli hocalardan ders almıştı. Çocukluğundan beri onlarla beraberdi. Onların her dediğini can kulağıyla dinler ve yapardı. Bu yüzden büyüyünce büyük bir padişah olmuştu. Kendisini ziyadesiyle seven tebaası, O'na Koca Murad demekten hoşlanırdı.
Ebü'l-Hasen Cürcâni hazretleri Şafii fıkıh âlimi olup Abbasi Kâdılkudât (Şeyhülislam)larındandır. 316 (m. 928) yılında İran'ın Cürcân şehrinde doğdu. İlk tahsilininden sonra Nişâbur'daki âlimlerden hadis okudu. Daha sonra Bağdad âlimlerinden ilim öğrendi. Kâdılkudâtlık makamına getirildi. İran'ın Rey şehrinde 392 (m. 1001)'de vefat etti. Buyurdu ki:
Ahmed Vefâi hazretleri Şafii mezhebi fıkıh âlimi ve velidir. 1014 (m. 1605)'de doğdu. 1086 (m. 1675) senesinde Mısır'da vefât etti. "İsbât-u kerâmât-il-evliyâ ba'de mevtihim" adlı eserinde buyurdu ki:
Dâre Kutni hazretleri, ilimde zamanının üstâdı oldu ve pekçok âlim yetiştirdi. 385'te Zilka'de ayının sekizinci çarşamba günü seksen yaşında Bağdâd'da vefât etti. Bâb-ud-Deyr mezarlığında Ma'ruf-i Kerhi'nin yanına defnedildi.
Uzun zaman edebiyat ilmiyle de meşgul olup, edebiyatta da üstad olmuş idi. Ebü'l-Hasen Dâre Kutni, hadis ilminde hâfız olup, yüzbin hadis-i şerifi sened ve râvileriyle ezbere bilirdi. Çok meşhûr bir âlim, faziletler sahibi, muhaddis-i kâmil ve ilmiyle de amel eden bir zât idi...
Zamanın akıllı geçinenlerinden güngörmüş bir zâtın yolu bir gün bimarhâneye (ruh ve sinir hastalıkları hastahânesine) uğramış. Hastalardan birine sormuş:-Kaç yıldır buradasın?-Senesini ben de unuttum. Aslında deli falan da değilim. Nedense bir kez paçayı kaptırdık ve bir daha kurtulamıyoruz.-Peki seni ne diye burada tutuyorlar?-Doktorlardan "mazarratlı harfler"i saymalarını istiyorum; cevap veremiyorlar. Bu sefer ben onlara sayıyorum, beni urgana vuruyorlar.