Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.054.218

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Din Kardeşinin Yaptığı Nasîhati Kabul Et

Molla Kârazî hazretleri, Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî'nin halîfelerinden Şeyh Muhammed Hânî'nin talebesidir. İsmi, "Ahmed" olup, "Kârazî" nisbeleriyle bilinir. Diyarbakır'a bağlı Kâraz'da doğdu ve orada vefât etti. Önce Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin halîfelerinden Şeyh Hâlid-i Cezerî'nin sohbetlerinde bulundu. Hâlid-i Cezerî vefât edince Şam'a giderek Muhammed Hânî'ye talebe oldu. Kısa zaman içinde tasavvuf yolunda ilerleyip kemâle, olgunluğa ulaştı. Muhammed Hânî hazretleri ona hilafet verdi. Diyarbakır taraflarına gönderdi. Orada yirminci yüzyıl başlarında vefat etti. Bir talebesine buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

61 - Damat İbrahim Paşa'nin Kanuni'ye Cevabi

Kanuni Sultan Süleyman ve annesi Valide Hafsa Sultan, Sadrazam İbrahim Paşayı çok severlerdi. Bu yüzden Kanuni, annesi Hafsa Sultanın da arzusu üzerine kızkardeşini ona verdi ve bu suretle İbrahim Paşa, saraya damat oldu. Bu düğün merasiminin o zamana kadar eşi benzeri görülmemişti. Bu göz kamaştırıcı düğüne padişah başta olmak üzere bütün devlet ileri gelenleri ve yabancı elçiler de davetliydi. Daha sonra aylarca bu düğün konuşuldu.

Vehbi Tülek

Fatih Devrinde Müslümanlarin Ahlaki

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud’un Veziri

Vehbi Tülek

Yavuz'un Kuvveti

Vehbi Tülek

YAVUZ SULTAN SELİM, TRABZON VALİLİĞİ DÖNEMİNDE BİR GÜN KONAĞININ BALKONUNDAN ETRAFI SEYREDİYORDU. SAHİLDEN BALIKÇILARIN ŞEN GÜRÜLTÜSÜ GELİYORDU. BU GÜRÜLTÜYÜ DİNLEMEYE BAYILIRDI; DERTLERİNDEN KURTULUR, İÇİ NEŞEYLE DOLARDI. BİRDEN GÜRÜLTÜ ACILAŞTI. ÇIĞLIKLAR KOPTU. NE OLDUĞUNU ANLAMAK İÇİN KULAK KABARTTI; FAKAT ANLAYAMADI. UZUN UZUN BAKTI AMAKALABALIK KÜMELEŞTİĞİNDEN OLANI BİTENİ GÖREMEDİ. HEMEN ATINA ATLADIĞI GİBİ ATINI SAHİLE SÜRDÜ. KALABALIĞI BİRKAÇ OMUZ DARBESİYLE YARDI:

Ulu CÂmi’nin Açilişi

Vehbi Tülek

Çeşme Faciasi

Vehbi Tülek

Hadim Sinan Paşa Ve Yavuz

Vehbi Tülek

Şemseddin Sivasi Ve Sultan Iii. Mehmed Han

Vehbi Tülek

Denize Düşen Yilana Sarilir

Vehbi Tülek

Kosova Şehidi

Vehbi Tülek

Oruç Reis

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Sana Saygı Gösterene Saygılı Davran

Feridüddin Genc-i Şeker hazretleri Çeştiyye evliyâsının büyüklerindendir. 1174 (H.569) yılında Hindistan'da Delhi'de dünyâya geldi. Mültan'daki tahsili sırasında, Kutbüddin-i Bahtiyâr oraya geldi. Feridüddin, o zâtın ellerini öpüp, talebesi oldu. Bundan sonra ona çok bağlanıp, yanından hiç ayrılmadı. İcazet alarak talebe yetiştirdi. 1265 (H.664) senesinde Mültan'da vefat etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Anasına Babasına âsi Olan Melundur

Vehbi Tülek

Ali bin Hüsâmeddin Hindi hazretleri hadis âlimi ve evliyadandır. 885'te (m. 1480) Hindistan'da Burhânpûr'da doğdu. Burada ilim tahsilinden sonra Mekke'ye gitti. İbn-i Hacer el-Heytemi gibi âlimlerden ders gördü. Muhammed es-Sekafi'den Kadiriyye, Şâziliyye ve Medyeniyye hilâfeti alarak talebe yetiştirdi. 975 (m. 1567)'de vefat etti. "Kenzü'l-ummâl fi süneni'l-akvâl ve'l-efâl" isimli eserinde buyuyor ki:

Her Şeye Kadir Olan Sensin

Vehbi Tülek

Ahmed Nâmıkî Câmî

Vehbi Tülek

Ahmed Nâmıki Câmi hazretleri, Horasan'ın büyük velilerindendir. 1049 (H.441) senesinde doğdu. Ümmiydi. Yâni okula gitmemişti. Yirmi iki yaşında iken tövbe etmek nasib oldu. O yaşa kadar arkadaşları ile zevk ü sefâ içinde yiyip içerdi. 22 yaşında bütün günahlarına tövbe etti ve senelerce dağda yalnız başına yaşadı. Sonra şehre gelip talebe yetiştirmeye başladı...

Muhammed Hıfnî Hazretleri

Vehbi Tülek

Ebû Ümeyye Bin Hâris

Vehbi Tülek

Meşhurların Son Sözleri

Vehbi Tülek

Beni Kadılık Makamına Getirmeniz Doğru Olmaz!

Vehbi Tülek

Sâdık Kul Ile Hâlis Kul Arasındaki Fark!

Vehbi Tülek

İnsanın Bir Işi Yapma Iradesi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ölüyü Diriltemem

Ölüyü Diriltemem

Trablusşam Nakib-ül-eşrâfı Şeyh Abdülfettâh Zağbi Efendi, Yûsuf Nebhâni hazretlerine şöyle anlatmıştır:

Bir defâsında bir arkadaşımız hastalanmıştı. Abdullah ibni Şeyh Hıdır ez-Zağbi'yi de yanımıza alıp ziyâretine gitmek istedik. Onu götürmekten maksadımız hastanın bereketlerinden istifâde ederek şifâya kavuşması idi. Ancak gitmek istemedi. Çok ısrar edince kabûl edip bizimle geldi. Hastanın yanına vardığımızda, şiddetli hastalığından hiç bir eser kalmadı. Ayağa kalkıp bizi karşıladı. "Hoş geldiniz." deyip konuştu. Ziyâreti yapıp yanından ayrıldık. Ayrılıp giderken yolda Şeyh Abdullah hazretleri; "Ben ölüyü diriltemem." dedi. Bu sözüyle ziyâretine gittiğimiz kişinin öleceğine işâret etmişti. Dedim ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Padişah Ve At

Allah’a Firar Et

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Sonunda Orta Yolu Buldular

Fani Dünya

O Kullarına Çok Merhametlidir

Vehbi Tülek

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Vehbi Tülek

Fani Dünya

Vehbi Tülek

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek