Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.652.410

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Yağmur, Ekine Önce Mi Sonra Mı Faydalı Olur?

Feyzullah Feyzî Efendi Osmanlı şeyhülislâmlarının kırkyedincisidir. 1040 (m. 1630) senesinde İstanbul’da doğdu. Zamanın âlimlerinden aklî ve naklî ilimleri tahsil edip, kısa sürede ilmî üstünlüğe ulaştı. Müderrislik, İstanbul kadılığı, Anadolu, Rumeli kadıaskerliğinden sonra 1101 (m. 1689) senesinde şeyhülislâmlık makamına getirildi. 1110 (m. 1698) senesinde İstanbul’da vefât etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Oruç Reis

83 - Misir'i Fetheden Ordu

Görev Şuuru

Allah Haramdan Kaçani Korur

Kum Ve Kaya

Pişman Oldular!

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Gayret-i İslama Ne Oldu?

Sultan III. Selim Hanın 1787 Rus savaşında Ordu-yu Hümayuna gönderdiği ferman şöyledir:"Sizin tereddüt göstermeden ve mukavemet etmeden düşmana terkettiğiniz toprakları, ecdadımız göğsünü düşmanın top ve tüfeğine siper ederek ve karşısında demir yumruk gibi durarak, aslan gibi kükreyerek zaptetmişti. Size ne oldu? Siz onların evlatları değil misiniz? Bu ne haldir ki yüz geri edip memleketi düşmana terk edersiniz. Moskof askeri, kraliçeleri olan bir avretin gayreti için, açlığa, susuzluğa, soğuğa, sıcağa, yaraya, bereye, kan ve ölüme katlanıp, eş yüz senedir cihanı titreten devletimize galebe eder. Fethedip ele geçirdiği Müslüman memleketlerde akla gelmedik facialar yapar. Düşmanın istila ettiği yerlerde, eteğinin ucu açılmamış ve niceleri Peygamber evladından olan Müslüman kız ve gelinleri esir edip, kocalarının, baba ve kardeşlerinin gözü önünde ırzlarına saldırırlar. Yazık, çok yazık! Sizde hiç vatan millet sevgisi, ırz namus kaygısı yok mudur? Gayret-i İslam'a ne oldu? Ben şehzade iken bunları işitip kan ağlardım. Şimdi kalbim parçalanıyor. Dünya çabuk geçer. Ne kadar yaşasak, sonunda ölümün pençesinden kurtuluş yoktur. İmdi düşman elinde esir düşmüş kadınlar ve kızlar, ana babalarından ayrılmış çocuklar, mahşer gününde yakamıza yapışacaklardır. Ben, kudretim dahilinde sizlerden hiçbir şey esirgemedim. Bakalım bundan sonra gazi, dilaver kullarım, hepinizden istirhamım, gayret kemerini belinize birkaç yerden bağlayıp, korkaklık ve alçaklık edenleri kabul etmeyip, İslam gayretinin tamamlanmasına ve Allahü teâlânın fazlı ile düşmandan intikam almaya ihtimam edesiniz. Benim duam sizinle beraberdir. Büyüğünüz ve küçüğünüz berhudar olasınız. Allahü teâlâ sizlere yardım ve muvaffakiyetler versin."

Vehbi Tülek

Osman Gazi Ve Kumral Ebdal

Vehbi Tülek

Yunan Askeri Hakiminin İtiraflari

Vehbi Tülek

Yunan Subayinin İntikami

Vehbi Tülek

Yunan askerleri Bursa'ya girmiştir. Askerlerin başında Venizelos'un yedek subay olan oğlu Sofokles vardır. Osmanlının Taht şehrinde. Sanki tarih 600 sene öncesine dönmüştür. Sanki Bizans, asırların arkasından dönüp gelerek yarım kalan bir kavganın rövanşına çıkmıştır.Tutsak şehirde ezanların hıckırdığı bir Ramazan günüdür. Sofokles'in günlerden beri beklediği Atina'lı fotoğrafcı nihayet şehre gelmiştir. Sofokles fotoğrafcıyı da yanına alarak bir manga askerle birlikte Osman Gazi'nin türbesine yönelir. Türbenin yanına vardıklarında kapının kilitli olduğunu görürler. Venizelos'un askerleri, bir kale burcuna saldırırcasına türbe kapısına yüklenirler. Tahta kapı çatırdıyarak devrilir. Sofokles önde, Fotoğrafcı arkada türbeye girerler. Ne yapacağını anlamayan askerler de her an birileri çıkıverecekmiş gibi süngülü tüfeklerini türbe kapısına doğrulturlar.

Sağ Kolumu Kaybettim Ama Sol Kolum Var

Vehbi Tülek

Ata Efendi’nin Vatan Aşki

Vehbi Tülek

Yavuz Ve Şah İsmail’in Satranç Oyunu

Vehbi Tülek

Yavuz’un Vefati

Vehbi Tülek

Beykoz, Tokat Bahçesi

Vehbi Tülek

Viyana MuhÂsarasi Ve Murad Giray HÂn’in İhÂneti

Vehbi Tülek

Kanije Kalesinin Fethi Ve Muslihuddin Efendi’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Yeni Olan Her Şey Eskir, Gençler Ise Ihtiyarlar

Mahmûd bin Abdürrahmân hazretleri Osmanlılar zamânında Anadolu'da yaşayan evliyânın büyüklerindendir. Gavs-ül-Memdûh ismi ile şöhret buldu. 1760 (H.1174) senesinde Tillo'da doğdu. İsmâil Fakirullah hazretlerinin torunlarından olup İbrâhim Hakkı Erzurûmi'nin talebesidir. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

“allaha En Sevimli Amel, Müslümanı Sevindirmektir

Vehbi Tülek

Ebü’l-Kâsım Temmâm el-Becelî hazretleri hadîs âlimlerindendir. 330’da (m. 941)'de Şam'da doğdu. Buradaki meşhur âlimlerden hadis tahsil etti. 414’te (m. 1023) Şam'da vefat etti. "Fevâ'idü’l-hadîs" ismindeki kitabında naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Hüsrev Beyin Üç Şehit Oğlu

Vehbi Tülek

Kim Şabandan Bir Gün Oruç Tutarsa

Vehbi Tülek

Hopalı Osman Efendi (Osman Hopavi), Osmanlı âlimlerindendir. Artvin-Hopa'da doğdu. Of Medresesi'nde tahsil gördükten sonra Karadeniz'in çeşitli kasabalarında vaizlik yaptı. 1241 [m. 1825]de vefât etti. (Dürretün-nâsıhin) kitabı meşhurdur. Bu kitabında buyuruyor ki:

Günahı Ben Işledim Özrü Sen Diliyorsun

Vehbi Tülek

Haçlıların Kâbusu Nureddin Zengi

Vehbi Tülek

Allahü Teala Zaman Ve Mekândan Münezzehtir

Vehbi Tülek

Münâkaşayı Terk Edene Verilen Müjdeler!

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ, Kibirliyi Elbette Sevmez

Vehbi Tülek

Şemsüddîn Muhammed Râzî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi. O anda, uzaklardan bir karaltı peydâ oldu. Yaklaştıkca, bunun bir insan olduğunu, suyun üzerinde süratle kendilerine doğru geldiğini gördüler. Onun yürüdüğü yerlerde dalgalar hemen sâkinleşiyordu. Nihâyet o zât geminin yanına geldi ve gemiyi eliyle bir mikdâr tuttuktan sonra, geminin önünden yürümeye başladı. Yürüdüğü yerlerde deniz durgunlaşıyordu. Bir müddet sonra gözden kayboldu. Kaptan, o kimsenin su üzerinde gittiği istikâmete göre, geminin dümenini ayarladı. Bir müddet sonra, selâmetle sâhile vardılar. Herkes bu hâdise karşısında şaşırıp kaldı. Sâdece o delikanlı şaşırmamıştı. Yolcular sâhile çıktıklarında, bir kimse karşılarına çıkıp onlara; "Ey yolcular! Üftâde hazretlerinin selâmı var. Sağ olduğum müddetçe, bu sırrı kimseye söylemesinler diye bana emretti." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek

Başka Du Bilmez Misin?

Vehbi Tülek

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Ölüyü Diriltemem

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Sarik Ve Sakal

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Ahde Vefa

Vehbi Tülek

Sünnet Akçesi

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Vehbi Tülek