Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.309.673

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sâlih Kimselerle Olmayı Fırsat Biliniz

Ebû Abdullah Evdî hazretleri Tâbiînin meşhurlarındandır. 693 senesinde Medine’de doğdu. Peygamber Efendimiz zamânında Müslüman oldu. Ancak Peygamber Efendimizi göremedi ve Sahâbî olamadı. Eshâb-ı kirâmdan Muâz bin Cebel (radıyallahü anh) Yemen vâliliği sırasında, onunla tanışıp Müslüman oldu. Muâz bin Cebel'i çok sevip yanından ayrılmadı. Ondan çok istifâde etti. Onun vefâtından sonra Eshâb-ı kirâmın en meşhûr fıkıh âlimlerinden Abdullah bin Mes'ûd'dan (radıyallahü anh) kırâat ilmini öğrendi. Ayrıca hazret-i Ömer, hazret-i Ali, Sa'd bin Ebî Vakkas, Ebû Hüreyre, hazret-i Âişe ve Ebû Eyyûb Ensârî'den (radıyallahü anhüm) hadîs-i şerîf rivâyet etti. Kûfe'ye yerleşti. 693 (H.74) senesinde orada vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Fatih Ve Kazikli Voyvoda (drakula)

1456 yılında Fâtih, Wlad'i Eflâk prensligine tayin etmişti. Wlad, kardesi Radul ile birlikte Osmanlı sarayında rehine olarak bulunmuştu. Hüküm sürdüğü memlekete Fâtih'in yardımı ile sahip olmasına ve Pâdişaha karşı dost kalacağına dair yemin etmiş bulunmasına rağmen Wlad, sözünde durmayarak Osmanlılar aleyhine Macarlarla anlasma yapacaktır.Fâtih'in, Karadeniz ve Trabzon'da bulundugu sıralarda, Eflâk'ta bazı hadiseler olmaktaydı. Burada Türklerin "Kazıklı Voyvoda", Macarlarin "Drakula" (Şeytan), Ulahların "Çepelpuç" (Cellad) dedikleri Wlad adında zulüm delisi bir adam, halka idarenin en korkuncunu tattırmaktadır. Bu çılgın adam, vahşi ve insanlık dışı birtakım zevklere sahipti. O, kazıklara vurulmuş ve işkence içinde can vermekte olan Türklerin meydana getirdigi büyük halkanın ortasında, saray halkı ile birlikte yemek yemekten zevk alırdı. Eline Türk esirleri geçince ayaklarındaki derinin yüzülmesini ve meydana çıkan kırmızı etlere tuz ekilmesini, sonra da bunları keçilere yalatmasını emrederdi. Böylece, diri diri ayaklarının derisi yüzülen esirlerin işkencesi, daha büyük olurdu. O, kendisine gönderilen Osmanlı elçilerinin sarıklarını başlarına çiviletmiştir.

Vehbi Tülek

Tuzlu Kahve

Vehbi Tülek

Yapmasini Değil, Satmasini Bilirim

Vehbi Tülek

Kiymeti Takdîr

Vehbi Tülek

Sultan Abdülmecid Hân, Selânik'e giderken fırtına sebebi ile gemi Limni'ye sığınmak zorunda kaldığı zaman, uzaktan gördüğü türbenin kime âid olduğunu sordu. Yanındakilerden birisi türbenin Niyâzi-i Mısri'ye âid olduğunu söyledi ve onun başından geçenleri anlattı. Bunun üzerine Sultan Abdülmecid, Niyâzi-i Mısri hazretlerinin kabrini ziyâret etmek için türbeye gitti. Türbede, Niyâzi-i Mısri'nin rûhâniyetine hitâben; "Ey Niyâzi-i Mısri, kıymetini takdir edemeyen kimselere bedduâ eylemişsin. Sonra gelen bizlerin bunda bir kabahati yok. Bizlere, feyzli nazarının geldiği âşikâr olmadıkça, türbenden dışarı çıkmam" diye yalvardı ve Kur'ân-ı kerim okuyarak rûhuna hediye eyledi. Sultan Abdülmecid Hân, Niyâzi-i Mısri hazretlerinin feyz dolu nazarlarına kavuşunca dışarı çıktı ve türbenin tâmir edilmesi için emir verdi.

Bu Asker Sağ Oldukça Bu Kale Size Verilmez

Vehbi Tülek

Kosova Şehidi

Vehbi Tülek

Gül Baba’nin Cenaze Namazi

Vehbi Tülek

Bir Avuç Bulgur

Vehbi Tülek

Kuyucu MurÂd Paşa

Vehbi Tülek

Iii. Murad Han Ve Hazret-i Üftade

Vehbi Tülek

Ev Sahibinin İşine Karişilmaz

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Yaratmak O’nun Zâtına Mahsustur

Seyyid İbrahim Efendi 110. Osmanlı Şeyhülislâmıdır. 1113te (m. 1701) Şebinkarahisar'da doğ­du. İstanbul'a giderek medrese tahsilini yaptıktan sonra müderrislik, ka­dılık, ardından Anadolu ve sonra Rumeli Kazaskerliği yaptı. Nihayet Şeyhülislâm oldu. 1197'de (m. 1783) vefat etti. Bir dersinde Esma-i Hüsnâ'nın mânâlarını şöyle açıkladı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Elemlerin, Kederlerin Yok Olması Için

Vehbi Tülek

Ahmed Şihâbüddin Kalyûbi hazretleri Şafii mezhebi âlimidir. Mısır'ın Kalyûb şehrinde dünyâya geldi. 1069 (m. 1659)'da vefât etti. "Tuhfet-ür-râgıb" kitabının son sözünde buyuruyor ki:

Abdülkâhir Sühreverdî

Vehbi Tülek

Kim Ki Bir Mümine Yardım Ederse

Vehbi Tülek

Hâfız Cemâlüddîn Makdisî hazretleri hadîs ve Hanbelî mezhebi fıkıh âlimidir. 581 (m. 1185) senesinde Kudüs’te doğdu. Şam’da büyük âlimlerden hadis ilmi tahsil etti. İsfehan ve Nişâbûr’a ilim öğrenmek için gitti, sonra Şam'a döndü. Melik el-Eşref, onun için Sefh’da kendi ismiyle bir hadîs külliyesi yaptırdı ve Ebû Mûsâ’yı rektör tayin etti. 629 (m. 1232) senesinde Şam’da vefât etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Küfürden Çok Korkmalı, Az Konuşmalıdır

Vehbi Tülek

Ebü’l-hasan Şüsterîebü’l-hasan Şüsterî

Vehbi Tülek

Cemâleddîn Geylânî

Vehbi Tülek

Allah'ın Takdîrine Râzı Olmak Lâzımdır

Vehbi Tülek

Maksatları Sırf Dünyâ Olanların Vay Hâline

Vehbi Tülek

Ey Ebû Hanîfe! Sen Beni Iyi Tanıdın

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
İmanı Ona Kafidir

İmanı Ona Kafidir

İmam Yafii hazretleri, Ravzu'r-Reyahin kitabında şöyle nakleder:Malik bin Dinar Hazretleri anlatıyor:
Basra'da küçük bir grubun bir cenazeyi taşıdığını gördüm. Cenazeyi uğurlayan başka kimse de yoktu. Neden cenazeye katılım olmadığını sordum. Dediler ki:
- Bu adam büyük günahkâr, asi ve ömrünü boşa harcamış biriydi. Ben de cenazenin namazını kıldım ve kabrine indirdim. Sonra bir gölgeliğe çekildim. Uyuyakalmışım.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Delik Kova

Vehbi Tülek

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Abayi Yakmak

Abdullah El-acemî

Sarik Ve Sakal

O Kullarına Çok Merhametlidir

Helvaci Çocuk

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Vehbi Tülek

Karşılık Beklemiyorum

Vehbi Tülek

Hayat Kurtaran Yalan

Vehbi Tülek

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Vehbi Tülek

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek