Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.688.490

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Borçlu Adam Evinden Çıkamaz Hâle Gelmişti!

Ebû Abdullah Merrakûşî hazretleri Mâlikî mezhebi fıkıh âlimlerinden ve evliyânın büyüklerindendir. 1210 (H.607) yılında Fas’ta Merrakûş’ta doğdu. 1284 (H.683) yılında Kâhire'de vefât etti. Burada meşhur âlimlerden ilim tahsîl etti. Mâlikî mezhebi fıkıh bilgilerinde âlim ve zamânın imâmı oldu. Tasavvufta ince bilgilere, yüksek derecelere kavuştu. Pekçok talebe yetiştirip, kıymetli eserler yazdı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

83 - Misir'i Fetheden Ordu

Ordu-yu Hümayun sefere gidiyordu. İlk mola Gebze yakınlarında verildi. Ordunun geçtiği yollar bağlık bahçelikti. Asmalar salkım salkım üzüm, ağaçlar elma doluydu. Yavuz Sultan Selim Han bir an düşündü: "Acaba askerim, sahibinden izinsiz üzüm veya elma koparıp yer mi?" hemen Yeniçeri Ağasını çağırdı ve: "Ağa! Fermanımızdır. Bütün askerin heybeleri yoklansın. Bir elma veya üzüm çıkan asker derhal huzura getirilsin!" diye emretti. Yeni çeri Ağası, birkaç saat içinde bütün askerin heybelerini arattırdı. Daha sonra Sultan Selim Hanın huzuruna gelerek: "Hünkarım! Bütün askerin heybelerini araştırdık. Bir tek üzüm veya elma bulamadık. Asmaları ve elma ağaçlarını da inceledik. Koparılma izine rastlamadık" dedi. Bu habere çok sevinen Sultan, elerini açarak "Yâ Rabbi, sana sonsuz hamd-ü senalar olsun. Bana haram yemeyen bir ordu nasip ettin. Eğer asker içinde bir nefer sahibinden izinsiz bir meyve koparıp yeseydi, Mısır seferinden vazgeçerdim" dedi. Sonra Yeniçeri Ağasına dönerek: "Çünkü Ağa! Haram yiyen bir ordu ile beldelerin fethi mümkün olamaz" dedi.

Vehbi Tülek

KÂnunî'nin Bir Fermani

Vehbi Tülek

Ördeğini De Beraber Al

Vehbi Tülek

Sahibinin Kursaği

Vehbi Tülek

Kılıcıyla bütün Bizans'ı titreten Osman Gazi, sulh zamanında insanlara ve hatta hayvanlara da çok merhametliydi. Üzerlerine, taşıyamayacakları kadar yük yükletilmiş at ve eşeklerin sahiplerine çıkışır, pazarlara satılmak için getirilmiş hindi ve tavukların baş aşağı taşınmalarına, hele aç bırakılmalarına çok kızardı.

Birgün bir Pazar yerini teftiş ederken, fakir bir köylünün önünde ki iki tavuğun kursağın yoklamış, bunları bomboş görünce adamı iyice azarlamıştı. Zavallı fakir köylü, gözlerine hücum eden yaşlara mani olamadı ve Osman Gazi'ye:"Tavukların kursağında yiyecek var mı yok mu diye yokladın amma, bir de onların sahibinin kursağını yoklasaydın olmaz mıydı? Bende var mı idi ki de onları doyurayım, meramım tavukları satıp biraz yiyecek almaktı" dedi.Bu sözlerden son derece üzülen Osman Gazi, köylünün tavuk larını değerinin çok üzerinde bir bedelle satın alarak, adama yardım etti.

Sultan Ii. Murad Ve Şücaeddin Karamani

Vehbi Tülek

Ravza-i Mutahara Müdafii Fahreddin Paşa

Vehbi Tülek

Padişahın Gezinti Teklifi!

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Murad Han’in Şefkati

Vehbi Tülek

Deli Hüseyin Paşa

Vehbi Tülek

Sultan I. Ahmed Ve Hediyesi

Vehbi Tülek

Minare Eğri Mi?

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ebu Süleyman Cüzcânî

Ebu Süleyman Cüzcâni hazretleri Hanefi fıkıh âlimidir. Afganistan'da Cüzcân bölgesinden olup Bağ­dat'ta yetişti. İmam-ı Ebû Yûsuf ve İmam-ı Muhammed Şeybâni'nin talebesi idi. Hane­fi mezhebinin temel kitaplarını bu hoca­larından rivayet etti. 200'de (816) vefat etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Macar Subayının Kızı Nasıl Iman Etti?

Vehbi Tülek

Bir savaşta Macarlara esir düşen Rüstem Bey, dindar, yakışıklı ve zeki bir gençti. Macar kumandanı ondan hoşlandı ve hizmetine aldı. Rüstem Bey, beş vakit namazını bırakmazdı. Her işin üstesinden kolayca geldiği için kimse ibadetine karışmıyordu... Macar subayının genç ve güzel kızı, Rüstem Beye âşık olmuştu. Fakat bu hislerini kimseye söyleyemiyordu. Rüstem Beyi uzaktan takip ediyor, bilhassa namaz kılarken gizlice onu seyreder ve gözyaşları içinde; "Allahım, bana da bu Osmanlı gibi ibadet etmeyi nasip eyle!" diye yalvarıyordu...

Bugün, Dünkü Günün Yarınıdır!

Vehbi Tülek

Hoş Geldin Ey Ölüm Hoş Geldin

Vehbi Tülek

Seyyid Mehmed Sa'deddin Efendi, yüz yedinci Osmanlı şeyhülislâmıdır. 1213 (m. 1798)'de İstanbul'da doğdu. 1283 (m. 1866)'da vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

resûlullah'ın Sana Selâmı Var

Vehbi Tülek

Babazâde Efendi

Vehbi Tülek

Ana-babanın Kıymetini Hayatta Iken Bilmeli!

Vehbi Tülek

Büyük Mutasavvıf Necmeddîn-i Kübrâ

Vehbi Tülek

Eğirdirli Velî Berdeî Sultan

Vehbi Tülek

Meczup Bir Derviş Uzun Dâvûd Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ayyaşin Sonu

Ayyaşin Sonu

Herkesin birbirini tanıdığı küçük bir kasabada, bir ayyaş yaşıyordu. Bütün gününü, gecelerinin çoğunu kasabanın meyhanesinde geçiriyordu. Evini, işini, çoluk-çocuğunu çoktan unutmuştu. Bu yüzden herkes kendisinden nefret ediyordu. Kimse kendisiyle ne doğru dürüst konuşuyor, ne de selam alıp veriyordu. Bu haldeyken günün birinde vakti saati doldu ve öldü. Kendisine yaşarken duyulan hoşnutsuzluk ölümünden sonra bile sürdürüldü. O kadar ki, namazını kılacak kimse çıkmadı. Cenazesi ortada kaldı. Adamın karısı, kocasının ölüsünü bir küfeye koyup sırtına yüklendi ve gömmesi için o çevrede yaşayan ve iyilik severliği ile tanınan bir çobana götürdü. Çoban bir çukur açıp adamı gömdü. Ardından herkes "Cehennemi boylamıştır" diye dünüşünüyordu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Vehbi Tülek

Latif Bir Şikayet

Vehbi Tülek

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

"encümen-i Bîzebân"

Bunlar Şarapti

Alabilirsen Al

Abdullah El-acemî

Örümcek Ağı

Üç Kandil

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Vehbi Tülek

Pişman Oldular!

Vehbi Tülek

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek