Her Işin Intizamı Doğruluk Iledir
Emînüddîn bin Neccâr hazretleri Şafiî mezhebi âlimlerindendir. 845 (m. 1441)’de Mısır’da doğdu. 929 (m. 1522)’de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.547.320
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Emînüddîn bin Neccâr hazretleri Şafiî mezhebi âlimlerindendir. 845 (m. 1441)’de Mısır’da doğdu. 929 (m. 1522)’de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:
Ecdâdımız Osmanlılar her sâhada olduğu gibi, ahlâken de bütün milletlerden medeni idiler. Bu, Avrupalı yazarlar tarafından da kabul edilmektedir. Meselâ A. L. Castella'nın Osmanlı ahlâkı hususunda enteresan tesbitleri vardır. Yazarın arkadaşlarından biri, içinde bin kuruş bulunan bir torba ile İstanbul yakasından Beyoğlu'na gidiyordu. Tophane iskelesine çıkarken torbanın ağzı çözülüp paralar rıhtıma dağıldı. Bazıları da denize yuvarlandı. Çevreden bunu görenler, adamın yardımına koştular. Herkes bulabildiği kadarını topladı ve adamın torbasına doldurdu. Paranın sahibi şaşkınlık içindeydi. Hatta endişeliydi. Paralarının bir kısmının çalınabileceğinden korkmaktaydı. Fakat, denize düşen paraların bile çıkartılıp kendisine teslim edilmekte olduğunu görünce, içi ferahladı.
Mısır hidivi Kavalalı Mehmed Ali Paşa, Fransa ile İngiltere'ye bir oyun oynamıştı. Takvimler 1801 yılını gösterirken, İskenderiye yakınlarında bir yerde, çok çok eski zamanlarda Sezostris tarafından yontturulmuş iki sütun vardı. Bunlardan biri çölün yumuşak kumlarına sere serpe uzanmış yatıyor; diğeri de zaman ile inatlaşır gibi hâlâ dimdik ayakta duruyordu. Her ikisi de yekpâre olan bu sütunlar, Kleopatra tarafından, artık harâbe olan ilk yerlerinden alınıp kendi adına inşâ ettirdiği mâbedde kullanıldığı için halk arasında, "Kleopatra sütunları" olarak biliniyordu. Kavalalı, bir gün yanına Fransız ve İngiliz askeri erkânını almış harâbeleri gezdiriyordu. Sütunların yanına geldiklerinde her iki heyetin kumandanlarına hitâben, "Bu sütunlardan birer tanesini beğeniniz" deyiverdi.
Zengi hanedanına üye olan Nureddin Mahmud Zengi, 1146 yılında babası I. İmadeddin Zengi'nin ölümü üzerine Halep'in atabeyi oldu. 1150 yılında Anadolu Selçuklu Sultanı I. Rükneddin Mesud'un kızıyla evlendi. Ortaçağ Türk-İslam dünyasının en parlak simalarından olan Nureddin Mahmut, Haçlılara karşı başarılı savaşlarıyla tarihe geçmiştir...
İmâm-ı Busayri hazretleri İslâm âlimlerinin ve evliyânın meşhûrlarındandır. 1212 (H.609) senesinde Mısır'da Busayr şehrinde doğdu. Ebü'l-Abbâs-ı Mürsi hazretlerinin talebesidir. Ebü'l-Abbâs Mürsi de, Ebü'l-Hasan-ı Şâzili'nin talebesidir. 1295 (H.695) senesinde Mısır'da İskenderiyye şehrinde vefât etti.
Bekr bin Abdullah Müzeni hazretleri Tâbiinin meşhurlarındandır. Enes bin Mâlik, İbn-i Abbâs, İbn-i Ömer "radıyallahü anhüm" ve diğer Eshâb-ı kirâmın sohbetlerinde yetişti. Bunlardan hadis-i şerif rivâyet etti. İlminin çokluğundan dolayı kâdılık, hâkimlik makâmına getirilmek istendi. O zaman şöyle buyurdu: "Kendisinden başka ilâh olmayan Allahü teâlâya yemin ederim ki, ben hâkimlik işini yapamam. Eğer, bu sözüm doğru ise, sizin beni bu iş için görevlendirmeniz, uygun değildir. Eğer sözüm yalan ise, yalancı birisini bu vazifeye tâyin etmeniz doğru olmaz."
Kâdı Yâkûb şöyle anlatır:
Birgün Şam'da bir mescidin kenarındaydım. Orada bir köprü vardı. Hava çok sıcaktı. Abdullah el-Yuneyni, abdest almak için dereye indi. O sırada bir nasrâni, şarap yüklü katırı ile köprüden geçiyordu. Katır bir ara ürktü ve yük yere yıkıldı. Çevrede başka kimse yoktu. Abdullah el-Yuneyni, yukarı çıkıp bana; "Yükü yüklemeye yardım et!" dedi.