Vesîle Cennette En Yüksek Derecedir
Ebû Sinan eş-Şeybânî hazretleri hadîs âlimi ve evliyânın büyüklerindendir. 749 (H.132) senesinde vefât etti. Zamânının âlimlerinden ilim öğrendi ve hadîs-i şerîf nakletti. Bunlardan bazıları şöyledir:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.647.924
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Ebû Sinan eş-Şeybânî hazretleri hadîs âlimi ve evliyânın büyüklerindendir. 749 (H.132) senesinde vefât etti. Zamânının âlimlerinden ilim öğrendi ve hadîs-i şerîf nakletti. Bunlardan bazıları şöyledir:
Yeğen Mehmed Paşa, Sultan Birinci Mahmûd Hânın vezir-i âzamı idi. Bir defasında sefer için İstanbul'dan hareket etmeden önce, Aksaray civârında oturmakta olan kızının evini Mehmed Emin Tokâdi hazretlerine tahsis edip, oraya dâvet etti. Mehmed Emin Tokâdi de kabûl edip, orayı teşrif etti. Burada ikâmet ettiği sırada Yeğen Mehmed Paşa sık sık ziyâretine gidip, sohbetinde bulunurdu. Huzûruna girerken pâdişâhın huzûruna girer gibi edeb ve hürmet gösterirdi. Mehmed Emin Efendi, ona latife yollu takılırdı. Fakat o dâimâ edeb ve hürmetle huzûrunda dururdu. Yeğen Mehmed Paşa, çıkacağı Avusturya seferi ile ilgili yaptığı hazırlıkları anlatıp duâ istedi. Mehmed Emin Efendi de, gözyaşı dökerek zafere kavuşması için duâ etti.
18. Yüzyılda, Osmanlının teknolojide Batı'dan geri kaldığını görerek, dinin emrini yerine getirmek için Batı'daki gelişmeleri memleketlerine getirmek istediler. Buna ilk öncülük yapan, Sultan Üçüncü Ahmed Han idi. Padişahın, Lâle Devrindeki idâri, sosyal ıslâhat ve mimâri yenilik lere orduyu da ilâve etmesi, ilimden irfandan uzaklaşmış, her türlü rezaletin hakim olduğu Yeniçerileri telaşlandırdı. Yeni tarzda teşkil edilecek nizâmi ordu için Fransa'dan mütehassıslar getirtilerek Üsküdar'da bir kışla kurdurulması, bozulmaya yüz tutmuş Yeniçeri leri ve yenilik leri yanlış anlayanları ve Osmanlı Hânedânı düşmanlarını harekete geçirdi.
Ebü'l-Abbâs Şâvirî hazretleri evliyânın büyüklerinden ve Şâfiî mezhebi fıkıh âlimidir. Yemen’de doğdu. İnsanların bid'atlerden ve bid'at ehlinden sakınmalarını gâyet güzel anlatan bir kitap yazmıştı. Bu sebeple bid'at ehli ona düşmanlık besledi. Bunlardan olan vâli kalabalık bir askerle birlikte, 1390 (H.793) senesinde Ebü'l-Abbâs hazretlerinin evine girerek kendisini, çoluk-çocuğunu ve onu sevenlerden bir kısmını şehîd ettiler. Sohbetlerinde buyurdu ki:
Ebû Meryem Gatafânî hazretleri tâbiînin tasavvuf ve hadis âlimlerindendir. Resûlullah efendimiz “sallallahü aleyhi ve selem” hayatta iken doğdu, fakat onu göremediği için "muhadramûn"dan oldu. Hazret-i Ali, Ebû Mûsâ el-Eş'arî, Abdullah bin Mes'ûd, Huzeyfe bin Yemân “radıyallahü anhüm” gibi sahâbîlerden ilim tahsil etti. 101’de (m. 719) Kûfe’de vefat etti. Hikmetli sözleri vardır. Buyurdu ki:
Ebü'l-Hasan İdrîsî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Seyyid Abdülkâdir-i Geylânî hazretlerinin sohbetleriyle yetişip kemâle geldi. İcazet verilerek Bağdât'ta talebe yetiştirmeye başladı. 1222 (H.619) senesinde vefât etti. Çok kerametleri görüldü: Sâlih bin Yâkûb el-Ukûbî şöyle anlatır:
Şeyh Sadi-i Şirazi, Bostan ve Gülistan kitabında şöyle nakleder: Bir yere konmuş kervandan birisinin bir çocuğu kayboldu. Adamcağız geceleyin kafile içinde döndü, dolaştı. Her çadırdan sordu, her tarafa koştu. Nihayet gecenin karanlığı içinde, gözünün nurunu buldu. Çocuğu aldı, getirdi. Kervan halkı ile konuşmağa başladı.
- Çocuğu nasıl oldu da, buldun?
- Önüme kim çıktı ise, kime rastgeldimse çocuğum budur diye onu tetkike başladım. İşte bu surette buldum.
Ey aziz, işte bundan dolayıdır ki, velilere rastgelmek isteyen gönül sahipleri, herkesi veli kabul ederler. Bunlar bir gönül için birçok yükleri götürür. Bir gül için birçok diken acısını çekerler.