Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.649.464

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Vesîle Cennette En Yüksek Derecedir

Ebû Sinan eş-Şeybânî hazretleri hadîs âlimi ve evliyânın büyüklerindendir. 749 (H.132) senesinde vefât etti. Zamânının âlimlerinden ilim öğrendi ve hadîs-i şerîf nakletti. Bunlardan bazıları şöyledir:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

77 - Kristof Kolomb Osmanli Casusu Muydu?

Amerika'yı keşfeden Christophoro Colombo (meşhur adıyla Kristof Kolomb), Osmanlı idaresi altındaki Sakız adasında dünyaya gelmiş, sonradan Cenova krallığı emrine girmiş bir denizcidir. Daha önceden birkaç defa İstanbul'a geldi ve Türk denizcilerinin emrinde çalıştı. Bu arada müslüman denizcilerinin kitaplarından, dünyanın yuvarlak olduğunu ve devamlı olarak batıya gidilirse, yine aynı yere gelineceğini öğrendi. Fakat en önemlisi, kendisinin Amerika kıtasına ulaşmasından 30 sene önce, Doğu Amerika sahillerindeki Antil adalarına ulaşan, Osmanlı denizcilerinden Piri Reis'in hatırlarını ele geçirmesi oldu. Piri Reis hatırlarında, Batı Afrika sahillerinden denize açıldıktan sonra şiddetli lodos fırtınalarına yakalanarak, günlerce batıya doğru sürüklendiklerini ve Arab denizcilerinin Antilya dedikleri adalara ulaştıklarını, burasının gayet zengin ve insanlarının medeni bir memleket olduğunu yazmaktaydı. Bunları okuyan Kristof Kolomb, burasının Hindistan'a ait adalar olduğu kanaatine vardı.

Vehbi Tülek

Ateş Pahasi

Vehbi Tülek

Silahdar Ali Paşa’nin Venedik Muharebesi

Vehbi Tülek

Bendenizde İki Fuad Vardir

Vehbi Tülek

Sultan Abdülaziz Han, Sadrazamlarından, tecrübeli devlet adamı Fuad Paşa ile birçok meseleyi istişare ederdi. Bir defasında, o günlerde İstanbul'da bulunan Mısır Hidivi İsmail Paşa ile hususi bir iş yapmak için görüşecekti. Bu meseleyi Fuad Paşa ile istişare etti. Fuad Paşa bunu mahzurlu buluyordu. Fakat Sultan Abdülaziz'in bu işe fazla istekli olduğunu gördüğün den, "Devletlû Hünkarımız nasıl arzu buyuruyorlarsa öyle olsun" dedi. Fakat aradan birkaç saat geçince Padişah, Fuad Paşa'nın kendisine niçin net bir cevap vermediğini düşündü. O gece bir adamını, Kanlıca'da bulunan yalısına gönderdi ve Fuad Paşa'dan, bu mesele hakkında ki görüşünün ne olduğunu yazılı olarak bildirmesini istedi. Fuad Paşa bir kağıda şu satırları yazarak padişaha gönderdi:

"Efendimiz, bendenizde iki Fuad vardır. Birincisi Padişahımızın tebeasından 'Vatandaş Fuad'dır. Vazifesi, Padişaha itaattir. Efendimizin her arzusu ve emri başının üstündedir, her fermanını fikir beyan etmeden kabul eder. İkincisi ise 'Sadrazam Fuad'dır. Onun vazifesi ise, padişahımızın isteklerine karşı gelmek değil, o işin devlete, millete ve padişahımızın şahsına, faidesi veya zararı nedir diye düşünmek, bilgi ve tecrübesine istinaden o iş hakkında fikirlerini beyan etmek, sonra da verilen vazifeyi bihakkın yerine getirmekdir.Padişah Efendimiz bu meseleyi iki Fuad'dan hangisine sual buyururlarsa o, vazifesi ile mütenasib cevab verecekdir."

Orhan Gazi Ve Pelekanon Savaşi

Vehbi Tülek

DÂmÂd İbrÂhim Paşa

Vehbi Tülek

51 - İbn-i Haldûn'un Emîr Timur'la Görüşmesi

Vehbi Tülek

Mimar Sinandan Mektup...

Vehbi Tülek

Rumeli Hisari Ve Fatih

Vehbi Tülek

Derya Üzre Cami

Vehbi Tülek

En Küçük Yaşta Tahta Çikan Padişah: Iv. Mehmed Han

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Kalbine Ve Mîdesine Dikkat Eden Kurtulur

Habîb-i Râî hazretleri Tâbiînin büyüklerindendir. Bahreyn'de doğdu. 748 (H.130) senesinde Bağdât'ta vefât etti. Çocukluğu ve tahsil çağı Bağdât'ta geçen Habîb-i Râî, zamânının âlimlerinden ilim tahsil etti. Eshâb-ı kirâmdan (aleyhimürrıdvân) Selmân-ı Fârisî'nin sohbetinde bulunmakla şereflendi. Çobanlık yapardı. Çok kerametleri görüldü. Koyunlara kurtlar hiç zarar vermezdi. Hattâ koyunları kurtlar otlatırdı. Namaz vakitleri güttüğü koyunları bir yere toplar, koyunların bulunduğu yerin etrâfına âsâsıyla bir dâire çizerek namazını kılar, koyunlar çizginin dışına çıkmazlardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Şâhî Mûytâb Hazretleri

Vehbi Tülek

Şâhi Mûytâb hazretleri, Hindistan'da Bedâyûn şehrinde yetişen evliyânın büyüklerindendir. On ikinci asrın sonları ile on üçüncü asrın başlarında yaşamıştır. Kâdı Hamidüddin Nâgûri'nin derslerinde yetişti. İlim öğrenmekteki aşk ve gayreti ile kısa zamanda yetişip, büyük âlimlerden, zamânında bulunan evliyânın önde gelenlerinden oldu... Bu mübarek zat buyurdu ki:

Çelebi Hüsrev

Vehbi Tülek

Sabırlı Olmayan Kimseye Işlerinde Selâmet Yoktur

Vehbi Tülek

Hâce Şeybânî hazretleri Hindistan'da yetişen büyük velîlerdendir. İmâm-ı A'zam hazretlerinin en yüksek talebelerinden olan İmâm-ı Muhammed Şeybânî'nin soyundandır. Hindistan'ın Nârnûl beldesinde doğdu. Küçük yaşta ilim tahsîline başlayarak Hâce Hüseyin Nâgûrî'nin talebesi oldu. Zâhirî ve bâtınî ilimleri tahsîl etti. Ayrıca başka âlimlerin de sohbetlerinde bulundu. İlim tahsîlini tamamladıktan sonra, Ecmîr'e yerleşti. 1521 (H.927) senesinde Nâgûr’da vefat etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Emîr Cihângir Semnânî

Vehbi Tülek

Ebû Mansûr Ezherî

Vehbi Tülek

Bir Gönül Sultanı Abdülehad Nuri

Vehbi Tülek

Vakit, Keskin Bir Kılıç Gibidir!

Vehbi Tülek

Evliyânın Sevgisini Kazanmak Için

Vehbi Tülek

Resulullah Efendimize Hediye Edilen Elbise

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Namazini Ben Kildirayim

Namazini Ben Kildirayim

Büyük İslâm âlimi Mevlânâ Şemseddin Fenâri'nin ömrünün sonlarına doğru gözlerine perde geldi. Göremez oldu. Sultanın veziri olan Hacı İvâz Paşa bir konuda Molla Fenâri'ye kızmıştı. Gözleri görmez olunca, laf olsun diye; "Dilerim ki, o âmâ ihtiyârın namazını ben kıldırayım." demişti. Bu söz Molla Fenâri'nin kulağına ulaşınca; "Ol kimse câhildir. Cenâze namazını kıldırmayı beceremez. Cenâb-ı Hakk'ın kapısından ümidim şudur ki, bana hemen şifâ buyurup, onu âmâ eyleye ve ben onun namazını edâ edeyim." dedi. Bir süre sonra, bir gece rüyâsında Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem efendimiz; "Tâhâ sûresini tefsir eyle!" diye buyurdukta; "Yüksek huzûrunuzda, Kur'ân-ı kerimi tefsir etmeye gücüm olmadığı gibi, gözlerim de görmüyor." demişti. Peygamberlerin tabibi olan Resûlullah efendimiz mübârek hırkasından bir parça pamuk çıkarıp, mübârek tükrüğü ile ıslattıktan sonra gözleri üzerine koydu. Molla Fenâri uyanıp, pamuğu gözlerinin üstünde buldu, kaldırınca, görmeye başladı. Allahü teâlâya hamd ve şükretti. Pamuk ipliklerini saklayıp, öldüğü zaman gözleri üzerine konmasını vasiyet etti. Tam bu günlerde, vezirin gözleri görmez oldu. Vezir bir süre sonra vefât etti ve cenâze namazını Molla Fenâri kıldırdı. Gözlerinin açılmasının bir şükrânesi olarak, 1429 (H.833) senesinde Şam yolu ile ikinci defâ hacca gitti. Bu esnâda Mısır'a ve Kudüs-i şerife de uğradı. Bir çok âlim ile sohbet edip onlardan istifâde etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Helvaci Çocuk

Korkma!

Gerçek Zehir

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Sonunda Orta Yolu Buldular

Cennetlik Hanım Isteyen...

Vehbi Tülek

İsmail Hakki Efendi

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Anzakli Ömer

Vehbi Tülek

Altıyüz Dirhemlik İp

Vehbi Tülek

Allah Nasil Misafir Edilir?

Vehbi Tülek