Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.107.057

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Konuşmak Gümüş Ise Susmak Altındır

Raûfî Ahmed Efendi İstanbul'da yetişen evliyânın büyüklerinden ve seyyiddir. 1653 (H.1063) senesinde İstanbul'da doğdu. Asrının büyük âlimlerinden aklî ve naklî ilimleri öğrendi. İlim tahsîlini tamamladıktan sonra müderrisliğine tâyin edildi. Sonra bir dergâhın şeyhi olan Ali Efendi ile karşılaşıp, ona talebe oldu. İcazet aldıktan sonra, talebe yetiştirmeye başladı. Sultan Üçüncü Osman kendisini sık sık ziyâret edip duâsını alırdı. 1757 (H.1171) senesinde Üsküdar'da vefât etti. Sohbetlerinde büyüklerden nakille buyururdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Hattat Abdullah Zühdi Efendi

Sultan Abdülmecid Han zamanında Hicaz'da yeniden tamir edilen Harem-i şerifin kitabe lerini yazmak için 1858 tarihinde hattatlar arasında açılan müsabakada, kendisi de hattat olan Sultan Abdülmecid Han yazıları gözden geçirirken Abdullah Zühdi Efendinin hattına hayran kaldı ve saraya davet ederek; "Allahü teala feyzini müzdad etsin. Sana kayd-ı hayat şartı ile yedi bin beş yüz kuruş maaş tahsis ettim ve seni Harem-i şerifin yazılarını yazmaya memur ettim." buyurdu ve Mecidi nişanı ile taltif etti. Bu muvaffakiyet ve padişahın fevkalade alakası henüz pek genç olan Abdullah Zühdi Efendinin en meşhur hattatlar arasına girmesine sebeb oldu.

Vehbi Tülek

Kirim Savaşi

Vehbi Tülek

Belgrad’da İki Şehid

Vehbi Tülek

Zenbilli Ali Efendi

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Hanın tahta çıkmasından sonra da müderrislik vazifesine devâm eden Zenbilli Ali Efendi, hak severliği ve doğruluğu ile dikkati çekmiştir. Pâdişâhın her hareketinde, İslâmiyete uymasında yardımcı olmuştur. 1516 (H. 922)'de yapılan Mısır Seferi için fetvâ vermiştir.Zühdü, takvâsı, istikâmeti ve doğruluğu ile meşhur olan Zenbilli Ali Efendi, dine uymayan her çeşit hükme ve karara şiddetle karşı çıkardı. Celâlli olmasıyla tanınan Yavuz Sultan Selim Hanın, şiddetli hareketlerini bile teskine muvaffak olurdu. Bir defâsında Yavuz Sultan Selim Han, Topkapı Sarayı hazine görevlilerinden 150 kişinin sorumsuz davranışların dan dolayı idâmını emretmişti. Zenbilli Ali Efendi, bu karârı duyunca derhal divân-ı hümâyûna koştu. Vezirler ayağa kalkıp saygı ile karşıladılar ve baş köşeye oturttular. Şeyhülislâmın divâna gelmesi âdet olmadığından, niçin geldiğini sordular. Pâdişâhla görüşmek istediğini söyledi. Durum Pâdişâha arzedildi. Yavuz Sultan Selim Han, huzûra girmesine izin verdi. Arz odasına girip selâm verdi. Pâdişâhın hürmet göstermesinden sonra, gösterilen yere oturdu. Sonra Pâdişâha;

Bursa İpeği

Vehbi Tülek

Büyük Devlet Olmak

Vehbi Tülek

1 - Aydos Kalesi

Vehbi Tülek

Bütün Mülkiyetler Mukaddestir

Vehbi Tülek

Ahmet Vefik Paşanin Bastonu

Vehbi Tülek

Hemen Tayin Edelim

Vehbi Tülek

Ezan Sesi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Keşke Kocam Böyle Siyah Olmasaydı!

Zengî Atâ Türkistan'ın büyük velîlerindendir. İlk terbiyesini babasından aldı. Ahmed Yesevî hazretlerinin terbiyesine teslîm edildi. Ahmed Yesevî hazretlerinin halîfelerinden Hakîm Atâ’nın hizmetine girdi. Onun yüksek ilim ve feyzinden istifâde etti. Taşkent’te ikâmet eder, Taşkent halkının hayvanlarına çobanlık yapardı. Hocası Hakîm Atâ, 1186 (H.582) yılında vefât edip, Harezm’de Akkurgan’a (Bağırgan’a) defnedildi. Onun en meşhûr halîfesi olan Zengî Atâ, Hakîm Atâ’nın hanımı Anber Ana ile evlendi. Hâdise şöyle oldu:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

tertemiz Bir Imanla Dünyadan Ayrıldı!..

Vehbi Tülek

Cafer-i Sadık hazretleri naklen şöyle rivayet etmiştir: Bir gün Resulullah Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) eshabıyla birlikte iki dağ arasındaki yoldan geçerken şöyle buyurdular:
-Şimdi karşınıza, şeytanın kendisine üç gün yaklaşmadığı bir şahıs çıkacaktır...
Çok geçmeden derisi kemiklerine yapışan, gözleri çukura inen ve çok yeşillik yediğinden dolayı dudakları yeşil olan bir bedevi gözüktü. Yakına gelince:
-Peygamber kimdir? diye sordu. Peygamber Efendimizi ona gösterdiklerinde, huzura gelerek:
-Ya Resulallah! İslam'ı bana öğret! dedi. Peygamber Efendimiz buyurdular ki:
-De ki: "Eşhedü en lâ ilahe illâllah ve eşhedü enne Muhammeden abdühu ve resulühu..." Bedevi bu şehadeti ikrar etti. Resulullah Efendimiz:
-Beş vakit namazlarını kılmalısın; ramazan ayı orucunu tutmalısın! Bedevi:
-Kabul ediyorum.

İnsana Gelen Feyiz Önce Ruha Gelir

Vehbi Tülek

Sıfât-ı Zâtiyye Ve Sıfât-ı Sübûtiyye

Vehbi Tülek

Şeyh Sıbgî hazretleri Şâfiî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 871 (H.258) senesinde Horasan’da Nişâbûr’da doğdu. 953 (H.342) senesinde orada vefât etti. İlim öğrenmek ve öğretmek için çok yer dolaştı. Hadîs, fıkıh ve akâid (kelâm) ilminde, birçok meseleyi içine alan kitaplar yazdı. Bunlardan “Kitâb-ül Esmâ ves-Sıfât” isimli eserinde şöyle anlatır:

şeyhlerin Şeyhi Abdullah Ibni Hafif

Vehbi Tülek

Tefsîr Rivayet Ile Tevil Dirâyet Ile Yapılır

Vehbi Tülek

Özür Kabul Eden Ve Affeden Derviştir

Vehbi Tülek

söze Değil, Işe Bak!..

Vehbi Tülek

Burhâdeddîn Geylânî

Vehbi Tülek

Medîne Görülünce Salevat Getirilir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Namazini Ben Kildirayim

Namazini Ben Kildirayim

Büyük İslâm âlimi Mevlânâ Şemseddin Fenâri'nin ömrünün sonlarına doğru gözlerine perde geldi. Göremez oldu. Sultanın veziri olan Hacı İvâz Paşa bir konuda Molla Fenâri'ye kızmıştı. Gözleri görmez olunca, laf olsun diye; "Dilerim ki, o âmâ ihtiyârın namazını ben kıldırayım." demişti. Bu söz Molla Fenâri'nin kulağına ulaşınca; "Ol kimse câhildir. Cenâze namazını kıldırmayı beceremez. Cenâb-ı Hakk'ın kapısından ümidim şudur ki, bana hemen şifâ buyurup, onu âmâ eyleye ve ben onun namazını edâ edeyim." dedi. Bir süre sonra, bir gece rüyâsında Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem efendimiz; "Tâhâ sûresini tefsir eyle!" diye buyurdukta; "Yüksek huzûrunuzda, Kur'ân-ı kerimi tefsir etmeye gücüm olmadığı gibi, gözlerim de görmüyor." demişti. Peygamberlerin tabibi olan Resûlullah efendimiz mübârek hırkasından bir parça pamuk çıkarıp, mübârek tükrüğü ile ıslattıktan sonra gözleri üzerine koydu. Molla Fenâri uyanıp, pamuğu gözlerinin üstünde buldu, kaldırınca, görmeye başladı. Allahü teâlâya hamd ve şükretti. Pamuk ipliklerini saklayıp, öldüğü zaman gözleri üzerine konmasını vasiyet etti. Tam bu günlerde, vezirin gözleri görmez oldu. Vezir bir süre sonra vefât etti ve cenâze namazını Molla Fenâri kıldırdı. Gözlerinin açılmasının bir şükrânesi olarak, 1429 (H.833) senesinde Şam yolu ile ikinci defâ hacca gitti. Bu esnâda Mısır'a ve Kudüs-i şerife de uğradı. Bir çok âlim ile sohbet edip onlardan istifâde etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Adam Olmazsan

Vehbi Tülek

Arkadaşlarımı Korumak Için

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Hizir Ve Gelin

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Allah’a Firar Et

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Abayi Yakmak

Vehbi Tülek

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek

Abdullah-i EnsÂrî

Vehbi Tülek