Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.086.280

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Malım Mülküm Yok Deme, Olmadı Diye Gam Çekme

Mürşidî Efendi son devir Osmanlı evliyasındandır. Diyarbakır'da doğdu. 1760 (H.1174) senesinde aynı yerde vefât etti. Birecikli Ebû Bekr Efendiden tasavvuf yolunu öğrendi. Tahsilinin sonunda hilâfet aldı. Diyarbakır'da çok talebe yetiştirdi...

Bir gün talebeleri ile sohbet ederken, bir talebesinin nasîhat istemesi üzerine ona şöyle buyurdu:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

78 - Orhan Gazi Ve Kesik Baş

Orhan Gazi 33 yaşında Osmanlı devletinin başına geçti. Tahta çıkar çıkmaz baba dostlarını davet etti. onlarla dertleşecek, nasihat ve dualarını alacaktı. Hepsi bir araya geldiler. Padişah en yaşlısına sordu:-Akça Kocam, seni epeydir göremeyiz, nerelerdesin?-Ferman buyur, Orhan'ım...-Baba dostlarına ferman işler mi Koca Ağam?.. İrşad ve nasihat isteriz. Bilirsin, biz de atalarımız gibi derviş gazileriz.

Vehbi Tülek

Macar Subayinin Kizi

Vehbi Tülek

Kahraman Bir Türk Düşmani

Vehbi Tülek

Yirmisekiz Mehmed Çelebi Ve Parisde Opera

Vehbi Tülek

Paris şehrine mahsus bir oyun varmış ki opera derlermiş, acayip sanatlar gösterirler miş, büyük toplantı olurmuş. Kibar-ı şehr varırlar ve vasi dahi ekseriya varıp kral dahi arasıra gelirmiş.Bir gün entrodüktör, mahut kral tarafından bir hento getirip tebeamızla bizi alıp gittik. Vasi'nin sarayına bitişik bir yere vardık. Ol mahall-i mahsus opera için yapılmış. Rütbelerine göre herkesin oturacak yeri var. Bizi kral oturduğu yere götürdüler. Kırmızı kadife ile döşenmişti. Vasi dahi gelmiş, yerine oturdu. Erkekler ve kadınlar ile dolmuştu ve yüzden fazla enva-ı saz hazırdı.Akşama bir saat vardı. Her taraf kapalı olmakla birkaç yüz balmumu yanmış ve billur avizelerde dahi hesapsız mumlar yanmıştı. Ol mahal ziyade özentili yapılıp cümle trapzanları ve amudları ve dört duvarı ve sakfı sırma işlemeli olup ve gelen hanımlar dibalara ve cevherlere müstağrak olup mumların şu'lesinden bir halet-feza parıltı zuhur etmiştir ki tabir olunamaz. Karşımızda sazendeler oturduğu mahalde bir münakkaş büyük perde asmışlardı. Tamam yerleştikten sonra nagah ol perde kalkıp arkasından bir büyük saray zuhur eyledi. Sarayda oyuncular libas-ı mahsuslarıyla ve yirmi kadar perinevker murassa libas ve fistanlarıyla meclise tekrar ışık saçıp sazlar dahi hep birden musikiye başladılar. Bir miktar raks olunup ondan sonra operaya başladılar.

Acele Tövbe Et

Vehbi Tülek

Biz Fetva Almadan Bir Şey Yapmayiz

Vehbi Tülek

Çocuk Eğitimine DÂir Ferman

Vehbi Tülek

Hangi Dersi Müzakere Ediyorsun?

Vehbi Tülek

Fatima Sultan’in Rüyasi

Vehbi Tülek

Yeniçeri Ocağinin Kaldirilmasi

Vehbi Tülek

40 - Şeytani Döven Türk

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İmânı Kâmil Bir Mümin Olmak

Ahmed bin Ali Mervezi hazretleri hadis hafızıdır. 202 (m. 816)'da Türkistan'da Merv'de doğ­du. İlk tahsilinden sonra Bağdat'a giderek hadis tahsil etti. Sonra Şam'a giderek talebe yetiştirdi ve kadılık yaptı. 292 (m. 905)'de orada vefat etti. Rivâyet ettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sıdk Ve Muhabbetin Alâmeti Ahde Vefadır

Vehbi Tülek

Ebü’l-Feth-i Vâsıtî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Seyyid Ahmed er-Rıfâî hazretlerinin talebelerindendir. 580 (m. 1184) senesinde Mısır’da İskenderiyye’de vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Şit Aleyhisselâm

Vehbi Tülek

Kıyâmet Günü Şefaat Ederim”

Vehbi Tülek

Sadreddin ibn-i Vekil hazretleri fıkıh, usûl ve hadis âlimidir. 666 (m. 1267)'de Mısır'da Dimyât'ta doğdu. 716 (m. 1316)'da Kâhire'de vefât etti. Kitaplarında naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Allahım, Takdirine Râzı Olmayı Nasip Eyle

Vehbi Tülek

o, Cehennem Ehlindendir!..

Vehbi Tülek

Halvette Şöhret Vardır, Şöhret Ise âfettir!

Vehbi Tülek

Ebü'l-münzir Hişâm Kureşî

Vehbi Tülek

Ölü Yardım Yapamaz" Diyenler

Vehbi Tülek

Cömertlerin Günahını Araştırmayınız

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek

Alabilirsen Al

Vehbi Tülek

Kadin Akli

Allah Diyen Genç

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Ayyaşin Sonu

Ölüyü Diriltemem

İftiranin Neticesi

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Vehbi Tülek

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Vehbi Tülek

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek