Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.797.023

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İstikâmet Üzere Olmak Kerâmetten Üstündür!

Hazret-i Vahdet Hindistan'da yetişen evliyânın büyüklerinden olup İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin üçüncü oğlu olan Muhammed Saîd Fârûkî'nin beşinci oğludur. Adı Abdülehad’dır. 1635 (H.1045) senesinde Serhend'de doğdu, 1710 (H.1122) senesinde vefât etti. Amcası Muhammed Ma'sûm Fârûkî'nin sohbetinde bulunarak zâhirî ilimlerde ve tasavvufta pek yüksek derecelere kavuştu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

O Kendini Tanitti

Kânûni, bir gün kayıkla Boğaz'da gezmeye çıkmıştı. Ortaköy hizâsına gelince kıyıya yanaşıp, bir adam göndererek Yahyâ Efendiyi çağırttı. O da yanında bir ahbâbı ile gelip kayığa bindiler. Birlikte giderlerken, Yahyâ Efendinin ahbâbı, devamlı olarak Kânûni'nin parmağında bulunan çok kıymetli bir yüzüğe bakıyor ve bu bakış dikkati çekiyordu. Kânûni bu hâli farkedince, parmağındaki o kıymetli yüzüğü çıkarıp; "Buyurun, daha yakından iyice bakıp ince leyebilirsiniz." dedi. O zât yüzüğü aldı. Evirip çevirdikten sonra, denize atıverdi. Yahyâ Efendi hâriç, kayıkta bulunanlar çok hayret ettiler. Bir müddet gittikten sonra, o zât inmek istediğini bildirince, kayık kıyıya yanaştı. O zât, ineceği sırada denizden bir avuç su alıp Sultana uzattı. Avucunda biraz önce denize attığı yüzük vardı. Yahyâ Efendi hâriç, kayıkta bulunan herkes, yine çok hayret ettiler. Kânûni, elini uzatıp yüzüğü alınca, o zât birdenbire gözden kayboluverdi. Kânûni, Yahyâ Efendiye dönüp;"Ağabey, neler oluyor?" dedi. O da; "O gördüğünüz Hızır aleyhisselâm idi." dedi. Bunun üzerine Kânûni; "O hâlde bizi niye tanıştırmadınız?" deyince, Yahyâ Efendi; "O kendini tanıttı. Ama siz tanımakta geç kaldınız." buyurdu.

Vehbi Tülek

Çanakkale İçinde Aynali Çarşi

Vehbi Tülek

Aşçiliktan Yetişen Vezir

Vehbi Tülek

Bir Kaşik Tuz

Vehbi Tülek

Sultan III. Mehmed zamanında, Rumeli'de Yenice kasabasında mübarek bir zat vardı. İhtiyacı olan ona koşar, sıkıntısı olanın derdini o giderirdi. Fakat kendisi bir sürü derde mübtela idi ama halinden hiç şikayetçi değildi. Birgün dergahın bahçesindeki havuzun kenarında otururken bir talebesi gelerek, başına gelen bir musibetten uzun uzun şikayet eder. O zat, o talebesinden bir bardak su, bir miktar tuz ve bir çorba kaşığı getirmesini ister. İstedikleri getirilince, bir kaşık tuzu bir bardak suya atıp karıştırır ve talebesine, bunu içmesini söyler. Tuzlu sudan bir yudum içen talebe hemen yüzünü buruşturur ve "Efendim, su çok tuzlu, içemiyeceğim" der. Sonra o zat yine kaşığı tuzla doldurur ve bu sefer havuza atarak karıştırır ve talebesine, havuzdaki sudan içmesini söyler. Talebe havuzdan kana kana içer. "Nasıl, su tuzlu mu" diye sorduğunda talebe "Hayır efendim, gayet tatlı geldi" cevabını verir. O zaman o mübarek zat şu ibretli nasihatı verir: "Oğlum, bir kaşık tuz, her zaman aynı acılıktadır. Fakat bunu bir bardak suda içmek, insana zahmet verdiği halde, bir havuz suda içince hiç hissedilmiyor. Çünkü havuzun genişliği içinde kayboluyor. İşte, göğsü bir bardak kadar dar insan, kendisine gelen bir kaşık tuz kadar dert ve belaların acısına tahammül edemez. Fakat göğsü havuz kadar geniş insan ise, kendisine isabet eden, bir kaşık değil, bir kazan tuz kadar belaları tatlılıkla karşılar, o dert ve belalar onun geniş göğsü içinde kaybolur gider de kimsenin haberi olmaz."

105 - Baltaci Mehmed Paşa Ve Rus Çari Deli Petro

Vehbi Tülek

Ben Kendi İşimi Yapayim

Vehbi Tülek

Abdülaziz Han’in Tahta Çikmasi

Vehbi Tülek

Doğru Yoldan Ayrilmamak

Vehbi Tülek

Gazi Osman Paşa’nin İstanbula Dönüşü

Vehbi Tülek

İzzet Paşa Ve Ömer RizÂî Efendi

Vehbi Tülek

SÂlih Reis

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Âlimler, Peygamberlerin Vârisleri, Dînin Direkleridir

Ömer Rûşeni Osmanlı âlimlerinden ve Anadolu'da yetişen velilerdendir. Aydın vilâyetinin Güzelhisar köyünde doğdu. İlim tahsili için Bursa'ya geldi. Orada zâhiri ilimleri tahsil ettikten sonra, içinde tasavvuf yoluna girme arzusu çoğalıp, Karaman'a gitti. Seyyid Yahyâ Şirvâni hazretlerinin büyük kardeşi Alâeddin Ali Aydıni'nin talebeleri arasına girdi. Daha sonra Bakü'ye giderek, Seyyid Yahyâ Şirvâni hazretlerinin sohbet ve hizmetine girdi. Kısa zamanda yükselerek hocasının önde gelen talebelerinden ve halifelerinden oldu. Çok talebe yetiştirdi. İlim ve feyiz kaynağı oldu. Talebelerinin en yükseklerinden birisi, Halvetiyye yolunun kollarından olan "Gülşeniyye" kolunun kurucusu olan ve Gülşeni diye tanınan İbrâhim bin Muhammed hazretleridir. 1487 (H.892) senesinde Tebriz'de vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kur’ân-ı Kerîm Mucizedir

Vehbi Tülek

Ahmed Bürzüli hazretleri kırâat, hadis, tasavvuf ve Mâliki mezhebi fıkıh âlimidir. Doğum yeri ve târihi bilinmemektedir. 844 (m. 1440) yılında Tunus'ta vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Zâkirzâde Abdullah Efendi

Vehbi Tülek

Allah Ile Kul Arasındaki Işlere "diyânât" Denir

Vehbi Tülek

Bayramzâde Yahyâ Efendi, Osmanlı Devleti'nin yirmiyedinci şeyhülislâmıdır. 961 (m. 1554)'de İstanbul'da doğdu. 1053 (m. 1644)'de aynı yerde vefât etti. Bir fetvasında buyurdu ki:

Rûme Kuyusu'nu Kim Satın Alırsa

Vehbi Tülek

Ejderha Olup Sahibinin Boynuna Sarılan Mallar

Vehbi Tülek

Günah Pek Küçük Görünse De Yaklaşma

Vehbi Tülek

Sâlih Kimse Cesur, Hâin Korkak Olur

Vehbi Tülek

Abdullah-i Ensârî

Vehbi Tülek

Resûlullaha Çok Salevat Getirirdim

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah-i EnsÂrî

Abdullah-i EnsÂrî

Abdullah-i Ensâri hazretleri Evliyânın meşhûrlarından ve Hanbeli mezhebinin büyük fıkıh âlimlerindendir. Kerâmetleri pek çoktur. Vâzlarında Ehl-i sünneti müdâfaa eder, mezhebsizlik ve bid'atlerin kötülüğünü anlatırdı. Allahü teâlâya kavuşmak yolunda yürümek isteyenlerin, evliyâya ve hakiki din âlimlerine çok bağlı olmasını isterdi. Bu yolda ilerleten vâsıtaların, onlara olan tam muhabbet ve bağlılık oduğunu söylerdi. O büyüklere dil uzatanların zavallılıklarını her defâsında ifâde eder ve; "Yâ Rabbi! Dostlarını öyle yaptın ki, onları tanıyan sana kavuşuyor ve sana kavuşmayan onları tanıyamıyor. Yâ Rabbi! Her kimi felâkete düşürmek istersen, onu dostlarının, evliyânın ve gerçek İslâm âlimlerinin üzerine atarsın." buyurmuştur.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Latif Bir Şikayet

Pişman Oldular!

Geç Gelen Kurtarıcı

Namazini Ben Kildirayim

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Cennetlik Hanım Isteyen...

Vehbi Tülek

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Vehbi Tülek

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek