Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.610.049

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bildiğiyle Amel Edene Bilmedikleri De Öğretilir

Dârendeli Hilmi Efendi son devir Osmanlı velîlerindendir. Malatya’nın Darende kazasında doğdu. 1916 (H.1334) yılında Maraş'ta vefat etti. İlk tahsilini Darende'de tamamlayan Hilmi Efendi, ihtisas için İstanbul'a gitti. Abdülazîz Han zamanında Fatih Medresesinde tahsil gördü. Bu arada İstanbul'da Gümüşhâneli Ziyâeddîn Efendi’nin ders ve sohbetlerine devam etti. Bu zattan Nakşibendî-Hâlidî yolu halifelik icazeti alıp, Darende'ye döndü. Sonra Maraş'a hicret ederek burada talebe yetiştirdi. Duraklı Câmii’nde vaazlar verdi. Bir vaazında insanlara şöyle nasihat etti:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Sizler Şahid Olun

Kanuni Sultan Süleyman Han, Mimar Koca Sinan'ı çok sever değer verirdi. Onu devletin baş mimarı (Ser-mimârân-ı hâssa) tayin etmişti. Her çıktığı sefere onu da götürürdü. Gittiği yerlerde mimari eserleri inceleyerek, padişahın emriyle bir çok eserler inşa etti.Kanuni nihayet Mimar Sinan'a:-Bir çok hayrlı eserler inşa eyledin. Bir de benim ismimle yad edilecek bir cami inşa eyle-Emredersiniz Hünkârım, baş üstüne...Hemen çalışmalara başlayan Mimar Sinan, kısa bir zaman içinde, cami inşası için uygun yeri tesbit ettikten sonra, caminin planlarını hazırladı ve bir de maket yaparak padişaha arzetti:-İşte Sultanım. Yapılacak camiin şekli. İnşaalah 6 senede bitirilecektir, dedi. Kanuni:-Hemen başlayın! Emrini verdi.

Vehbi Tülek

Düğün-bayram Alayina Gitmiyor Ya!

Vehbi Tülek

Yara

Vehbi Tülek

Bu İtibar Sadece İlme Mi?

Vehbi Tülek

Ahmet Şemseddin, Tokatlı'dır. Annesi, İbn-i Küpeli'nin kızı Yusuf Sinaneddin hazretleri nin yeğenidir. Ancak o, babası ve dedesi gibi bir asker olmak ister, orduya girer. İkinci Bâyezid Han'ın yanında seferlere katılır. Ama görünen o ki, bu ocağa ömrünü de verse, geleceği son nokta sıradan sipahiliktir. Zira askerliği sevmesine rağmen, çelebi meşreplidir. Kışlada Evranosoğlu Ahmed adında bir komutan vardır ki tam bir liderdir. Kara yağız, heybetli bir adamdır. Hani "dağ gibi" derler ya, işte öyle. Gözleri çakmak çakmaktır, sesi yıldırımları andırır. Her silahı maharetle kullanır ve tam bir kurmaydır. Vezirler ardınca yürür, paşalar selâma durur.İhtiyar bir âlimin ordugâha yolu düşer. Libası soluk, hırkası yamalıdır. Çarıkları dağılacak kadar eskidir sonra. Evranos bey hürmetle eğilir, ellerini öper. Vezir İbrahim Paşa kalkar, yerini gösterir. Kemalpaşazade sorar: "Bu zat kim?"-Ona Molla Lütfü derler, Filibe medresesinde muâllimdir.

30 - Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

Tez Sakabaşini Getirin

Vehbi Tülek

Haliçteki İlk Köprü

Vehbi Tülek

Bizim Talebelerimiz Bu Kadardir

Vehbi Tülek

İki Milyon Sterline Banko

Vehbi Tülek

Yarasina Bir Avuç Ot Tikamişti

Vehbi Tülek

Ben Kendi İşimi Yapayim

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Fakirleri Sev, Onlarla Beraber Ol

Ebû İshâk İbrâhim el-Ferrâ hazretleri büyük hadis âlimlerindendir. 230 (m. 844)'de vefât etti. Rivâyet ettiği hadis-i şeriflerde Peygamber efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) buyurdular ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hanîf İbrahim Efendi

Vehbi Tülek

Hanif İbrahim Efendi "rahmetullahi aleyh" Osmanlı âli­mlerinin meşhurlarındandır. Tah­silini İstanbul'da yaptıktan sonra Süleymaniye Med­resesi'ne müderris tayin edildi. Sonra da Bursa Ka­dısı olan Hanif İbrahim Efendi buradan emekli olarak İstanbul'a döndü ve bir süre sonra 1189 (m. 1775) vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Sâlih Bir Kimseyi Seven Allah'ı Sevmiş Olur

Vehbi Tülek

Dünya Ve âhiret Saadeti Için

Vehbi Tülek

Ebu Ali Belhi hazretleri Türkistan'da yaşamış olan büyük hadis âlimlerindendir. Belh şehrinde doğdu. Belh ve Merv'de hadis tahsilinden sonra Nişâbur'a ve Bağdat'a gitti. Tekrar Belh'e döndü. 295 (m. 908)'de bozuk bir mezhep olan Karmatiler tarafından Belh'te şehid edildi. Bu mübarek zat, bir dersinde buyurdu ki:

Küfre Düşmekten Çok Korkmalı, Az Konuşmalı

Vehbi Tülek

Samsunlu Muhyiddîn Efendi

Vehbi Tülek

Allahü Tealanın Sevgili Kulu Olmak Için

Vehbi Tülek

Seni Allah'tan Uzaklaştıran Her Şey Dünyâ Demektir

Vehbi Tülek

Abdülgafûr Müşâhidî

Vehbi Tülek

Ey Ahmak Nefsim! Sen Ne Inatçı, Ne Bencilsin!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Vehbi Tülek

Bana Delil Getir

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

SelÂmetle Gidip Gel

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Derdi Olan Neylesin?

Adam Olmazsan

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Vehbi Tülek

Kadin Akli

Vehbi Tülek