Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.616.658

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Kendin Için Istediğini, Insanlar Için De Iste!

Kemâlüddîn Kureşî hazretleri Şafiî fıkıh, usûl ve hadîs âlimidir. 582 (m. 1186) senesinde doğup, 652 (m. 1254) târihinde Haleb’de vefât etti. İlim tahsllinden sonra Nusaybin’de kadılık yaptı. Daha sonra Dımeşk’da hatîblik yaptı. Sultanların mektûplarını yazdı. Zamanının önde gelenlerinden idi. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Velinimeti Uğrunda Feda-yi Can Eden Kahraman

Sultan Abdülaziz Han, 30 Mayıs 1876 günü, birkaç tane insafsız ve muhteris devlet adamının şahsi hesapları uğruna tahtan indirildi. Bunların başında "Kinim Dinimdir" diyen Serasker (Genel Kurmay Başkanı) Hüseyin Avni Paşa buluyordu. Bununla da kalmayan ihtilalciler, Padişahı ve hanımı Nesrin Kadınefendiyi bir sandala bindirerek Dolmabahçe Sarayından Topkapı Sarayına naklettiler. Bu esnada Hüseyin Avni Paşa, mücevher sakladığını zannederek, onları almak gayesiyle Nesrin Kadınefendinin şalını, Padişahın gözü önünde çekip alarak hakaret etti. Kadınefendi, omuzları açık bir şekilde getirilmesi sebebi ile ve uğradığı hakaretin tesiriyle hastalandı. Daha sonra Sultan Abdülaziz'in 4 Haziran günü şehid edilmesi üzerine şoka girerek 11 Haziran'da vefat etti.

Vehbi Tülek

Kayip Saat

Vehbi Tülek

1 - Aydos Kalesi

Vehbi Tülek

Bana Bir Tüfek Verin

Vehbi Tülek

Mâlum, Sultan Abdülhamid Hân, hal'inden sonra Selânik'teki Alâtini Köşkü'ne hapsedildi. Birgün Alâtini Köşkü muhafız kumandanı kolağası Rasim Celaleddin Bey, Sultan Abdülhamid Hân'la konuşmak için izin isteyip huzûruna geldi dedi ki:-Zât-ı hümâyûnunuzu rahatsız ettim. Beni mâzur görünüz; dört düvelle harp hâlindeyiz.Sultan hayretle sordu:-Dört düvelle mi?.. Kim bunlar Rasim Bey? Allah Ordu-yı Hümayun'a nusret, kuvvet versin, inşâallah zafer bizimdir.Rasim Bey ağlayarak konuştu:-Yunanistan, Bulgaristan, Karadağ ve Sırbistan'la hâkanım ve maalesef yenilmek üzereyiz.-Dört düvel birleşir de haberimiz olmaz mı Rasim Bey? Bu nasıl bir gaflettir! Bu devletler birleşemezler ki!.. Aralarında kilise kavgası var... Yıllar yılı süren Makedonya boğuşmasını hatırlamıyor musunuz?..

Kubadoğlu Süleyman Bey

Vehbi Tülek

FÂsiklardan Uzaklaş

Vehbi Tülek

Sizler Şahid Olun

Vehbi Tülek

“pösteki Saymak”

Vehbi Tülek

Ben Nasil Biri İki Eyledimse

Vehbi Tülek

Osmanlinin Lübnan Siyaseti

Vehbi Tülek

Yavuz’un Vefati

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Kadınlar Câmide Itikaf Yapamaz

Mehmed Salih Efendi 96. Osmanlı Şeyhülislâmıdır. Medrese tahsilini tamamlayınca Şeyhülislâm Yenişehirli Abdullah Efendi'ye intisap ederek onun damadı oldu. Çeşitli şehirlerde kadılıktan sonra, Anadolu, sonra Rumeli Kadıas­kerliği, nihayet Şeyhülislâmlığa getirildi. 1175 (m. 1762)'de vefat etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kelâm Ilmi Hakkında Konuşmanın Tehlikesi

Vehbi Tülek

Hasen bin Mensûr Fergâni hazretleri Hanefi mezhebi âlimlerindendir. "Kâdı Hân" ismi ile meşhûr oldu. Horasan'da Fergana'da doğdu. 592 (m. 1196)'da vefât etti. "Fetâvâ-i Kâdı Hân" ve "Hâniyye" isminde bir fetvâ kitabı meşhûrdur. Kâdı Hân, "Fetâvâ"sının "Hazar ve İbâha" kısmında diyor ki:

Tevrat'ı Yırtan Yahudi'nin Imanı

Vehbi Tülek

Bütün Hastalıkların Başı Fazla Yemektir

Vehbi Tülek

Muhammed Bâverdi hazretleri hadis ve nahiv âlimidir. 261 (m. 874)'de Bağdat'ta doğ­du. Kûfe'de meşhur nahiv âlimi Sa'leb ile hadis âlimi Bişr el-Esedi gibi âlimlerden ilim tahsil etti. 345 (m. 957)'­de Bağdat'ta vefat etti. Bu mübarek zat şöyle nakletmiştir:

Her Gördüğünü Hızır, Her Geceyi Kadir Bil!

Vehbi Tülek

Ahmed Bin Muhammed Fûrekî

Vehbi Tülek

Allahü Teâlânın Rahmeti Yetişmezse

Vehbi Tülek

mecâzî Aşktan ilâhî Aşka...

Vehbi Tülek

Cenâb-ı Hak, Hep Kolay Emretmiştir

Vehbi Tülek

Kur'ânı Ezberlemek Istiyorum Efendim

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ölüyü Diriltemem

Ölüyü Diriltemem

Trablusşam Nakib-ül-eşrâfı Şeyh Abdülfettâh Zağbi Efendi, Yûsuf Nebhâni hazretlerine şöyle anlatmıştır:

Bir defâsında bir arkadaşımız hastalanmıştı. Abdullah ibni Şeyh Hıdır ez-Zağbi'yi de yanımıza alıp ziyâretine gitmek istedik. Onu götürmekten maksadımız hastanın bereketlerinden istifâde ederek şifâya kavuşması idi. Ancak gitmek istemedi. Çok ısrar edince kabûl edip bizimle geldi. Hastanın yanına vardığımızda, şiddetli hastalığından hiç bir eser kalmadı. Ayağa kalkıp bizi karşıladı. "Hoş geldiniz." deyip konuştu. Ziyâreti yapıp yanından ayrıldık. Ayrılıp giderken yolda Şeyh Abdullah hazretleri; "Ben ölüyü diriltemem." dedi. Bu sözüyle ziyâretine gittiğimiz kişinin öleceğine işâret etmişti. Dedim ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek

B0r Çuval Toprak

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Sonunda Orta Yolu Buldular

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Alabilirsen Al

Korkma!

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Vehbi Tülek

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Vehbi Tülek

Hakikati Görmek

Vehbi Tülek

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Vehbi Tülek