Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.626.923

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bütün Peygamberlerin Nûru Resûlullah'tan Geliyor

Muhammed Kudâ’î hazretleri Mısır’da yetişen Şafiî âlimlerinden ve kadılardandır. Sefir (elçi) olarak Bizans’a gönderildi. Bir zaman İstanbul’da kaldı. 454 (m. 1062)’de vefât etti. “Dekâik-ül-ahbâr” kitabında, Peygamber Efendimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) nûrunun yaratılmasını şöyle anlatmaktadır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Bendeniz Bîperva Geçerim

Sultan Abdülaziz Han birgün, zaman zaman Sadrazamlığını yapmış olan Fuad Paşa'ya, o zamanın devlet adamlarından Âli Paşa ile Rüşdü Paşa'nın kendisinden ne farkları olduğunu sorduğunda:

"Efendimiz, yeni yapılmış bir köprü tasavvur buyurunuz. Üçümüz de köprünün başına gelmiş bulunalım. Bendeniz hemen Besmele çeker ve biperva köprüyü geçerim. Âli Paşa Besmele çeker ve köprüyü defa larca muayene ettikten sonra geçer. Rüşdü Paşa kulunuz da, Besmele çeker, sonra bir tabur insanı bu köprüden geçirir, sağlam olduğuna kanaat getirdikten sonra geçer."

Vehbi Tülek

Mahkemeye Hazirim

Vehbi Tülek

Abdülmecid Han Ve Misir Meselesi

Vehbi Tülek

Osman Gazi’nin Vasiyetnamesi

Vehbi Tülek

Vasiyetnâmenin özü şöyledir:"Allahü teâlânın emirlerine muhalif bir iş eylemiyesin! Bilmediğini şeriat ulemâsından sorup anlayasın! İyice bilmeyince bir işe başlamayasın! Sana itâat edenleri hoş tutasın! Askerine in'âmı, ihsânı eksik etmiyesin ki, insan ihsânın kulcağızıdır. Zâlim olma! Âlemi adâletle şenlendir ve Allah için cihâdı terk etmiyerek beni şâd et! Ulemâya riâyet eyle ki, şeriat işleri nizâm bulsun! Nerede bir ilim ehli duyarsan, ona rağbet, ikbâl ve hilm göster! Askerine ve malına gurûr getirip, şeriat ehlinden uzaklaşma! Bizim mesleğimiz Allah yoludur ve maksadımız Allah'ın dinini yaymaktır. Yoksa, kuru gavga ve cihângirlik davâsı değildir. Sana da bunlar yaraşır. Dâimâ herkese ihsânda bulun! Memleket işlerini noksansız gör! Hepinizi Allahü teâlâya emânet ediyorum."

O Zaman Kiliç Ve Ok Devri İdi

Vehbi Tülek

Osmanli’nin Son Abd Büyükelçisi

Vehbi Tülek

98 - Sultan Ii. Osman Ve Hotin Kalesinin Fethi

Vehbi Tülek

Çomar Bölükbaşi

Vehbi Tülek

Amerika’ya Osmanli Yardimi

Vehbi Tülek

107 - Koca Yusuf Paşa Ve Şebeş Zaferi

Vehbi Tülek

İstanbul'un Fethi Ve İnsan Haklari

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ebu Bekr-i Verrak’ın Oğlu

Ebu Bekr-i Verrak hazretlerinin küçük bir oğlu vardı. Bir gün babası onun elinden tutup hocaya götürdü. Hocaya: "Yavruma Kur'ân-ı kerim okut ve onu yetiştir..." dedi.
Bu nur çocuk hoca önünde diz çöktü ve derse koyuldu. Kısa zamanda Kur'ân-ı kerimi öğrendi...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yalancı Şahitliğin Sonu Böyle Rezil Olmaktır!..

Vehbi Tülek

Vaktiyle Durmuş adında bir şaklaban vardı. Bu adam hem kervanbaşıydı hem de kervanda bulunanları eğlendiriyordu. Bir gün kervan bir şehrin kenarında konakladı. Durmuş, ihtiyaç için çarşıya gitti, dükkanlara bakarken yanına birisi sokuldu ve Durmuş'a şöyle bir teklifte bulundu:
-Merhaba ahbap! Sen burada ne yapıyorsun? Benim tam senin gibi bir adama ihtiyacım vardı. Mahkemede bana yalancı şahitlik yaparsan sana bir kese altın vereceğim!..

dülger-zâde Mustafa Efendi

Vehbi Tülek

Abdülvehhâb Şa'rânî

Vehbi Tülek

Abdülvehhâb Şa'râni hazretleri evliyânın büyüklerinden ve Şafii mezhebi fıkıh âlimidir. Mısır'ın Kalkaşend kasabasında 1493 (H.898)'de doğdu. 1565 (H.973)'de Mısır'da vefât etti. Henüz yedi yaşında Kur'ân-ı kerimi ezberledi. Genç yaşında, hadis ve fıkıh ilimlerinde ehliyet kazandı. Tasavvuf yolunda da Aliyy-ül-Havvâs hazretlerinin sohbetlerinde olgunlaştı.

Molla Hayâlî

Vehbi Tülek

Siz Beni Ebû Şu’be Hazretlerine Götürün

Vehbi Tülek

Sefer Efendi

Vehbi Tülek

Gözübüyükzâde İbrahim Efendi

Vehbi Tülek

Himmetzade Abdullah Efendi

Vehbi Tülek

Riyadan Ve Gösterişten Kurtulanlar Ihlaslıdır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Padişah Ve At

Padişah Ve At

Padişahın yakınlarından bir beyin çok güzel bir atı vardı. Bir gün o ata binip padişahın alayına katıldı. Padişahın gözü, ansızın o ata takıldı. Böyle bir at kendi sürüsünde yoktu. Atın çalımı, rengi padişahın gözünü aldı, attan gözünü ayıramıyordu. Çevikliği, güzelliğiyle beraber atta padişahı çeken bir şey vardı. Önce önemsemek istemedi ama, gönlü atı istiyordu.
Padişah geziden dönünce, vezirine durumu açtı. Yolda bir at gördüğünü, derhal gidip o atı, sahibinden alıp, getirmelerini emretti. Padişahın adamları, hızla atın sahibi beyin yanına geldiler. Padişahın atı çok beğendiğini, ne fiyat isterse hemen vereceklerini bildirdiler. Bey, beyninden vurulmuşa döndü. O güzelim, canı gibi sevdiği atını padişah istiyordu ha! Ne yapacağını, ne söyleyeceğini şaşırdı. Padişahın adamlarını oyalamak için onlara yemek ikram etti. Onlar yemeklerini yerken İmadülmülk aklına geldi. Hemen durumu ona danışmalı, ondan akıl almalıydı. Çünkü o, zamanın en bilgini, en akıllısı, en güzel ahlaklısıydı. Kaç kere vezirliği bırakıp, ibadet için uzlete çekilmişse de padişah ona yalvararak izin vermemişti. Atın sahibi üzüntülü bir halde zamanın şeyhülislamının yanına koştu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yüz Vermedin!

Vehbi Tülek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Vehbi Tülek

Arafatta Görüşürüz

Karşılık Beklemiyorum

Delik Kova

Ayyaşin Sonu

Kadin Akli

İmanı Ona Kafidir

Cennetlik Hanım Isteyen...

Vehbi Tülek

Üç Kandil

Vehbi Tülek

Sünnet Akçesi

Vehbi Tülek

Ahde Vefa

Vehbi Tülek

SelÂmetle Gidip Gel

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek