Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.522.435

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Yemekten Önce Elini Yıkayan Fakirlikten Kurtulur

Bâyezîd Pürânî hazretleri meşhur velîlerdendir. 1457 (H.862) senesinde Horsan’da Püran'da vefât etti. Tasavvufta üveysî idi. Peygamber Efendimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) rûhâniyetinden feyiz alırdı. Kendisi şöyle demiştir: "Her ne zaman bir zorlukla karşılaşsam veya bir sıkıntıya düşsem, Peygamber Efendimizin rûhâniyeti vâsıtasız olarak beni, sıkıntıdan kurtarır."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Iii. Mehmed Han Ve Abdülmecid Sivasi Efendi

Üçüncü Mehmed Han, Abdülmecid Efendiyi İstanbul'a dâvet ederken, kendi el yazılarıyla şu mektubu yazmışlardı:"Fazilet ve kerâmet sâhibi Sivaslı Abdülmecid Efendi! Merhûm amcan Şemseddin Efendinin, Eğri seferinde maddi ve mânevi çok yardımlarını gördüm. Döndükten sonra İstanbul'da kalmasını istemiştim. Fakat o arzu etmeyince, ihtiyârlığı sebebiyle memleketine gitmesine izin verdim. Şimdi sizin söz, fiil ve diğer özelliklerinizle ona tam olarak benzediğinizi duydum. İstanbul'u teşrifinizi cân-ü gönülden istiyorum. Hatt-ı şerifim size ulaştığı zaman ihmal etmeyesiniz."

Vehbi Tülek

Kibris’in Fethi

Vehbi Tülek

I.abdülhamid Hanin İleri Görüşlülüğü

Vehbi Tülek

Kiymeti Takdîr

Vehbi Tülek

Sultan Abdülmecid Hân, Selânik'e giderken fırtına sebebi ile gemi Limni'ye sığınmak zorunda kaldığı zaman, uzaktan gördüğü türbenin kime âid olduğunu sordu. Yanındakilerden birisi türbenin Niyâzi-i Mısri'ye âid olduğunu söyledi ve onun başından geçenleri anlattı. Bunun üzerine Sultan Abdülmecid, Niyâzi-i Mısri hazretlerinin kabrini ziyâret etmek için türbeye gitti. Türbede, Niyâzi-i Mısri'nin rûhâniyetine hitâben; "Ey Niyâzi-iMısri, kıymetini takdir edemeyen kimselere bedduâ eylemişsin. Sonra gelen bizlerin bunda bir kabahati yok. Bizlere, feyzli nazarının geldiği âşikâr olmadıkça, türbenden dışarı çıkmam" diye yalvardı ve Kur'ân-ı kerim okuyarak rûhuna hediye eyledi.SultanAbdülmecid Hân, Niyâzi-i Mısri hazretlerinin feyz dolu nazarlarına kavuşunca dışarı çıktı ve türbenin tâmir edilmesi için emir verdi.

Akbiyik Sultan Ve Fatih

Vehbi Tülek

Parlayan Kiliç

Vehbi Tülek

Ciğer PÂresi, Ciğer YÂresi

Vehbi Tülek

Müslümana Dünyada Rahat Yok

Vehbi Tülek

Tasi Taraği Topladik

Vehbi Tülek

Gayret-i İslama Ne Oldu?

Vehbi Tülek

Hukuk Her Şeyin Üstündedir

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Fıkıh Ilmi Ile Emir Ve Yasaklar Öğrenilir

Ebü'l-Abbâs Şâvirî hazretleri evliyânın büyüklerinden ve Şâfiî mezhebi fıkıh âlimidir. Yemen’de doğdu. İnsanların bid'atlerden ve bid'at ehlinden sakınmalarını gâyet güzel anlatan bir kitap yazmıştı. Bu sebeple bid'at ehli ona düşmanlık besledi. Bunlardan olan vâli kalabalık bir askerle birlikte, 1390 (H.793) senesinde Ebü'l-Abbâs hazretlerinin evine girerek kendisini, çoluk-çocuğunu ve onu sevenlerden bir kısmını şehîd ettiler. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Delâil-ül-hayrât Ve Meşârık-ul-envâr

Vehbi Tülek

Muhammed Cezûli hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Fas'ın Sus şehrinde doğdu. Fes şehrine giderek, Saffârin Medresesinde tahsil yaptı. Tit şehrinde bulunan Ebû Abdullah Muhammed'in sohbetlerine katılarak, Şâzili tarikatına girdi. 1465 (H.870) senesinde şehid edildi.

Büyük Müderris Behâüddîn Lütfullah

Vehbi Tülek

Ali Yeşrûtî Hazretleri

Vehbi Tülek

Ali Yeşrûti hazretleri Şam'daki evliyânın büyüklerindendir. Çok kimse onun sebebiyle hak yolu bulup hidâyete kavuştu. 1897 (H.1315) senesinde (günümüzde İsrail'de bulunan) Akka'da vefât etti. Dergâhı bahçesine defnedildi...

Allah'ı Anmak Kalbin Cilasıdır

Vehbi Tülek

fakih Osman Osman Tavilî

Vehbi Tülek

Allah Için Bir Şey Isteyene Veriniz

Vehbi Tülek

Zühd Ve Takva Denince Amir Bin Abdikays

Vehbi Tülek

Hak Teâlânın Kaza Ve Kaderine Râzı Ol!

Vehbi Tülek

Resûlullahı Vesile Ederek Istemek

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yüz Vermedin!

Yüz Vermedin!

Fakih Îsâ bin Muhammed şöyle anlatır:

Uzak bir diyârda idim. Abdullah el-Ayderûs'u açıkça bulunduğum yerde görmeyi temenni etmiştim. Mescide gittim. Oraya bir dilenci ve yanında birisi gelip benden bir şey istedi. Bir şey vermedim. Oradan ayrılıp başka yere gittim. O dilenci ve yanındaki kişi benim arkamdan geldi. Sonra yine yanıma yaklaşarak benden bir şeyler istedi. Yine yüz vermedim. Bunun üzerine o dilenci ve yanındaki ayrılıp gitti. Bir müddet sonra ben, Abdullah el-Ayderûs'un bulunduğu yere döndüm. Şeyh Abdullah'ın yanına giderek; "Ben sizi gittiğim yerde alenen görmeyi temenni ettim. Lâkin bu isteğim hâsıl olmadı." dedim. Bunun üzerine Ebû Muhammed el-Ayderûs ; "Sana aleni görünmem hâsıl oldu. Falan gün duhâ vaktinde sen falan mescidde idin. Senin yanına bir dilenci geldi. Yanında birisi de vardı. Senden bir şeyler istediler. Onlara bir şey vermedin. Sonra kalkıp bir yere gittin. Onlar da seni tâkib etti ve yine bir şeyler istediler. Yine yüz vermedin. İşte o dilencinin yanındaki ben idim. Ben, senin yanına o kılıkla gelmiştim." dedi. Ben; "Efendim! Sizin dedikleriniz doğrudur. Fakat o size fazla benzemiyordu." deyince, Şeyh Abdullah da; "Eğer ben bu hâlimle senin yanına gelse idim, sen beni tanır ve insanlara haber verirdin." buyurdu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yirmi Saniyede

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

İsmail Hakki Efendi

Yüz Vermedin!

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Delik Kova

Latif Bir Şikayet

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek

Şikayet

Vehbi Tülek

Her Şeyi Göze Almıştı!

Vehbi Tülek