Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.541.952

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Cimrilik, Sizden Önceki Ümmetleri Helak Etmiştir

Abdullah bin Nümeyr hazretleri hadîs âlimlerinin meşhûrlarındandır. 115 (m. 733) senesinde doğdu. 199 (m. 814)’de vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Türklerde Namus

Fransız seyyah A. de la Motraye 1727'de İstanbul'a yaptığı seyahati bir yazısında şöyle anlatır:"...Türklerin nâmuskârlığını yazmak için kendime vazife bilirim. Bir çok tanıdıklarımın başına geldiği gibi, dalgınlığımdan dolayı herkesten fazla benim başıma gelmiş bir hâl vardır: Bu dalgınlığıma rağmen Türk dükkânlarında hiç bir zaman tek bir meteliğim kaybolmamıştır; çünkü o gibi vaziyetlerde dükkâncılar peşimden koşturmuşlar ve hattâ eğer dalgınlığımın neticesini anladıktan sonra dükkâna dönmemişsem, unuttuğum şeyi iâde için Beyoğlu'ndaki ikâmetgâhıma kadar adam gönderip bir çok defâlar, beni aratmışlardır. Meselâ bir yelpazeci dükkânında Türklerin sıcaklarda kullandıkları yelpâzeler satılıyordu. Bir çoklarına baktım; düz deriden ve en harc-ı âlem olanlarından birini alıp parasını verdikten sonra çıkıp gittim.Bir gün tesâdüfen o dükkânın önünden geçerken yelpâzeci beni görür görmez çağırıp saatimi elime teslim etti.Ben bu Türk nâmuskârlığının daha yüzlerce misâlini sayabilirim: Bizzât kendi başımdan geçen vak'alar 30'dan fazla olduğu hâlde, bunların hiç birinde hiç bir zaman Türklerin nâmuskârlıktan ayrıldıklarını görmedim. Rumları bu bakımdan medh ü senâ edemiyeceğim için pek müteessirim..."

Vehbi Tülek

Kahraman Osmanli Hanimi: Emine BÂnû

Vehbi Tülek

Ekmeğe 5 Para Bile Zam Yok

Vehbi Tülek

Mahkemeye Hazirim

Vehbi Tülek

Tayyarzade Ata Bey, "Enderun Tarihi" kitabında Sultan III. Selim Han ile ilgili şöyle bir hadiseyi nakleder:

III. Selim Han gayet cesur, silahşörlükte de hüner sahibi bir kimseydi. Zaman zaman tebdil-i kıyafet ederek halkın arasına karışır, istek ve şikayetlerini öğrenirdi. Bir gün tersane kahyası kıyafetiyle akşam vakti Sultanahmed civarına çıktı. Maiyetindekiler de kalyoncu neferi gibi giyinmişlerdi. Sultanahmed Camiinden aşağı Sokollu Mehmed Paşa yokuşundaki tenha yerlerden aşağı inerlerken bir kadın feryadı işittiler. Hemen oraya yöneldiler. Yeniçeri tulumbacılarından bir zorba, bir kadının yolunu çevirmiş;-Yürü benimle! Diye zorluyordu. Kadın da;-Kardeşim! Ben ehl-i namus bir kadınım. Evim Küçükayasofya'da. Çocuğum hasta. Eczaneden ilaç aldım. İşte elimde. Evime dönüyorum. Bana ilişme. Mahalleme gel sor... diye feryad ediyordu. Tulumbacı ise sarhoş, gözü kararmış, küfürler savurarak bıçağını çekmiş, tehdide başladı. Kadın, o anda oraya yetişen, kalyoncu kıyafetindeki padişah ve maiyetini farketti ve onlara:-Aman kaptan ve kalyoncu din kardeşlerim!... beni bu herifin elinden halas edin diye yalvarmaya başladı.Bunun üzerine tulumbacı işi daha da azıttı ve yatağanına el atıp padişahın üzerine yürüdü. Fakat silahını henüz yarısına kadar çıkarmağa bile vakit bulamadan, Sultan Selim kılıcını çekerek adamı belinden ikiye böldü. Ertesi gün de Babıâli'ye şu tezkereyi gönderdi:"Sokollu Mehmed Paşa yokuşunda maktul olan tulumbacıyı ben öldürdüm. Veresesi var ise şer'an mahkemeye hazırım"

Alin Terinde Bereket Vardir

Vehbi Tülek

Sadece Emredileni Yaptik

Vehbi Tülek

Tunus’un Fethi

Vehbi Tülek

Vehhabi İsyani Ve Kavalali İbrÂhim Paşa

Vehbi Tülek

Devlet Adamlarina Altin Öğütler

Vehbi Tülek

Demirbaş Hasan

Vehbi Tülek

Avrupa'daki Osmanli Korkusu

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Bize Kavun Ikrâm Etmeyecek Misin?

Şemseddîn Ahmed Eflâkî hazretleri Anadolu'da yaşamış olan âlim ve velîlerdendir. On üçüncü yüzyılın sonlarında ve Türkistan taraflarında doğdu 1360 (H.761) senesinde Konya'da vefât etti. Zamânının önemli ilim merkezlerini dolaşıp ilim tahsil ederek Konya'ya geldi. Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî'nin oğlu Sultan Veled'i ziyâret edip, duâsını aldı. Sultan Veled'in oğlu Ulu Ârif Çelebi'nin talebesi oldu. Çok kitap yazdı. En önemli eseri Menâkıbü'l-Ârifîn'dir. Bu kitabında şöyle anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Cenazeyi Definde Gecikmemeli

Vehbi Tülek

Ebû Tâhir hazretleri hadis ve fıkıh âlimlerinin büyüklerindendir. Irak'ta yaşadı. 250 (m. 864)'de vefât etti. İmâm-ı Mâlik bin Enes'in Muvattâ kitabını şerh etti. Rivâyet ettiği hadis-i şeriflerden bazıları şunlardır:

Yeryüzünde âlim Kalmayınca

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâya Sıdk Ve Ihlâs Ile Ibâdet Et!

Vehbi Tülek

Hâce Behâeddin Zekeriyyâ hazretleri Hindistan'da yetişen büyük velilerdendir. 1169 (H.565) senesinde Hindistan'da Mültân şehrinde doğdu. Buhârâ'da yedi sene ilim tahsil etti. Sonra hacca gitti. Hacdan sonra, Mekke-i mükerremede kalıp ilim tahsiline orada devâm etti. Bağdât'a gelip o zamânın büyük velilerinden Şihâbüddin-i Sühreverdi hazretlerinin talebelerinden oldu. Kısa zamanda yetişerek, hırka giyme nimetine kavuştu. Tekrar Hindistan'a döndü. O zamanda Hindistan'da bulunan en büyük velilerden Feridüddin-i Genc-i Şeker ve Hâce Kutbüddin-i Bahtiyâr Kâki hazretleri ile aynı zamanda yaşamışlardır. Birbirlerini çok severlerdi ve birbirlerine çok bağlı idiler. 1266 (H.665) senesinde orada vefât etti.

Her Namazı Evvel Vaktinde Kılmalıdır

Vehbi Tülek

Allahü Teâlânın Habîbi, Peygamberlerin Reîsiyim

Vehbi Tülek

Hadîs Hâfızlarından Abdullah-i Dârimî

Vehbi Tülek

İyilerle Arkadaş Olmak Kötülüğün Panzehridir!

Vehbi Tülek

Hayber Şehidi Âmir İbn-i Ekva

Vehbi Tülek

Melekler Kıymetlidir Cinniler Ise Hakîrdir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Evliyalar Ölmez İmiş

Evliyalar Ölmez İmiş

Ankara'nın Zülfazl (günümüzde Solfasol deniyor) köyünden çok temiz, çok saf bir genç, askere gidiyormuş. Babasından kalma bir kaç altını, anasından kalma birkaç mücevheri varmış. Delikanlının derdi asker dönüşü evlenmek; servetini içine koyduğu küçük sandığını emanet edeceği, güvenip, bırakacağı kimseciği de yok. Düşünüyor, tasınıyor, acaba ne yapsam, diye sızlanıyor... Derken, bir gece rüyasında Hacı Bayram'ı görmez mi? "A! be Selim cik, ne düşünüp duruyorsun getir sandığını, bana bırak!" diyor. Selim oğlan, ertesi günü, sevine sevine Ankara'ya geliyor, doğru türbedarın önüne dikiliyor, hal, keyfiyet böyle, böyle... diye meseleyi anlatıyor. Türbedar da uyanıklardanmış, gece o da haberini almışmış. Getiriyorlar sandığı, Hazretin başucuna bırakıyorlar. Sandık deyince, öyle koca bir şey sanılmasın, ancak bir çanta kadar.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İsmail Hakki Efendi

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

Padişah Ve At

Değişen Sizin Kalbiniz

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Ölüyü Diriltemem

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Vehbi Tülek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek

Şikayet

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Allah Haramdan Kaçani Korur

Vehbi Tülek