Her Işin Intizamı Doğruluk Iledir
Emînüddîn bin Neccâr hazretleri Şafiî mezhebi âlimlerindendir. 845 (m. 1441)’de Mısır’da doğdu. 929 (m. 1522)’de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.547.368
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Emînüddîn bin Neccâr hazretleri Şafiî mezhebi âlimlerindendir. 845 (m. 1441)’de Mısır’da doğdu. 929 (m. 1522)’de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:
İkinci Selim Hanın ilgilendiği işlerden biri de Tunus meselesi'ydi. İspanya'nın Tunus'tan bir türlü elini çekmemesi bu devletle harp hâlinin devâm etmesine sebep oluyor du. Osmanlı donanması, Kıbrıs Seferine çıktığı sırada, Cezâyir beylerbeyi olan Uluç (Kılıç) Ali Paşa da Tunus üzerine yürümüş ve 30.000 kişilik kuvvetle karşısına çıkan Hafsi Sultânı Mevlây Hamid'i yenip, ikinci defâ fethetmişti. Fakat kendi yanında fazla bir kuvvet bulunma dığı gibi, bu arada Kıbrıs Seferine katılma emri de aldığından, Tunus'a Ramazan Beyi bıraka rak donanmasıyla birlikte Kıbrıs Seferine katılmıştı.Kaptan-ı deryânın bölgeden uzaklaşmasından sonra, İspanya Kralı Don Juan büyük bir donanmayla Tunus üzerine yürüdü. Direndiği takdirde İspanyolların sivil halka karşı katliâma girişeceklerini anlayan Ramazan Bey, Kayrevân'a çekildi ve bu sûretle Tunus bir kere daha İspanyolların eline geçmiş oldu (Ekim 1573). Don Juan, Tunus hükümdârlığını kendi taraftârı Mevlây Muhammed'e verip bir miktar da asker bırakıp İspanya'ya döndü.
Babası Sultan İbrahim'in tahtan indirilmesi üzerine IV. Mehmed Han, 8 Ağustos 1648 Cumartesi günü padişah oldu. Fakat henüz 7 yaşındaydı. Bu yüzden annesi Mahpeyker Valide Kösem Sultan ona yardımcı oluyordu. Padişahın çocuk yaşta olmasını fırsat bilen bazı saray adamları, istedikleri gibi hareket etmeye, bu arada işi zorbalığa kadar götürmeğe başlamışlardı. Bunlardan biri de Boyacı Hasan adıyla meşhur olan bir saray ağasıydı. Yaptığı kanunsuz işlerden dolayı Macaristan'daki Göle kasabasına sürüldü. Fakat burada da rahat durmadı ve halka baskı ve işkence yapmağa başladı. Alınması gereken verginin iki katını topluyor, vermeyenlere de akıl almaz cezalar uyguluyordu.
Muhammed Berci hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 1170 (m. 1756)'da Cezayir'de Berç köyünde doğdu. 1233 (m. 1818)'de orada vefât etti. Kavât-ül-mürid manzûmesinden bazı bölümler:
Ziyâüddîn Ömer Mevsılî hazretleri Hanefî fıkıh ve hadis âlimidir. 557’de (m. 1162) Musul’da doğdu.Tahsilini Bağdat’ta yaptıktan sonra Halep, Şam, Kudüs gibi ilim merkezlerinde hadis rivayet etti. 622’de (m. 1225) Şam’da vefat etti. Naklettiği bazı hadis-i şerifler:
Ganîzâde Hüseyin Efendi Osmanlı velîlerindendir. Sipâhi iken, Şeyh Mustafa Köstendilî hazretlerine talebe olup, onun sohbetlerinde kemâle erdi. Berberlik yapardı. Dükkânında kendi hâlinde oturur, kimse ile görüşmezdi. Kendisine yetecek kadar kazanç sağlayacağı müşteri gelirdi. O zamânın parası ile çocuklar için bir akçe, büyükler için ise bir para ücret alırdı. Fazla veren olursa, fazlasını geri verir, kabul etmezdi. Tasavvuf hâllerine dalmıştı. Gece-gündüz, yaz-kış dükkânından ayrılmazdı. İki oğlan, üç kız evlâdı vardı.
Hz. Mugire, Sa'd bin Ebi Vakkâs tarafından sefir olarak gönderilmişti. İranlılar, sert konuşup, Müslümanları korkutacaklarını zannettiler. Söz sırası Mugire'ye gelince, o, büyük bir cesaretle konuşmaya başladı ve şöyle dedi: "İslâmiyetin esaslarına göre, herkes Allahü teâlâ indinde bir kul olarak eşittir. Hiç kimsenin diğerine karşı bu hususta bir imtiyazı yoktur."