Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.565.639

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Mutlak Adak Ve Şarta Bağlı Adak Kesmek

Muhammed Şehîd Belhî hazretleri Hanefî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. Afganistan’da Belh şehrinde doğdu. İlim öğrenmek için Horasan, Nişâbûr, Rey, Bağdâd, Kûfe ve daha başka yerlere seyahatler yaptı ve çeşitli kitaplar telîf etti. Buhârâ kadılığında ve daha sonra Horasan emîrinin vezirliğinde bulundu. 344 (m. 955) târihinde Rebî-ül-âhır ayında şehîd edildi. Müntekâ isimli kitabında şöyle buyuruyor:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Burak Reis

Sultan II. Bayezid Han devri. Venediklilerle deniz savaşları yıllardır sürüyor. Kaptan-ı Derya Gedik Ahmet Paşa, Yunanistan'ın batısında bulunan, fakat Venediklilerin en önemli üslerinden biri olan İnebahtı kalesini denizden kuşattı. Donanmasının sancak fırkasına Kemal Reis, iskele fırkasına da Burak Reis kumanda ediyorlardı. Kale kumandanı Zoanomorti, teslim olması için gönderilen habere karşılık:-Venedik donanması neredeyse imdadımıza yetişir. Eğer bu donanmayı yenecek kadar güçlüyseniz, kaleyi size hemen teslim ederim, dedi.

Vehbi Tülek

Mimar Koca Mehmed Ağa

Vehbi Tülek

Ezan Sesi

Vehbi Tülek

Zeynep Kadin

Vehbi Tülek

-Ana yetiş, kapı çalınıyor!-Üstüme iyilik sağlık, bu saatte kim olsa gerek-Belki Hasan'dan bir haber geldi, içim öyle diyor, yetiş ana!Gelinin bu sözü üzerine Zeynep Kadın telaşla yerinden fırladı ve sokak kapısına koştu. Gelen, köyün ihtiyar zaptiyesi Osman Efendi idi. –Osman efendi, mektup mu var?-Evet, fakat doğrudan sana değil, hele başını ört de azıcık mescide kadar gel, sana söyleyeceklerimiz var.Zeynep kadın, Osman Efendinin bu şekilde çağrışından az çok meşum bir haberin kokusunu almakla beraber, metanetini kaybetmedi. Fakat ortalığı telaşa vermedi. Çünkü gelini dokuz aylık hamileydi ve evin iç kapı eşiğinde, karanlıkta onları dinliyordu. -Ana kimmiş, ne varmış?-Hiçbir şey yok, Osman efendi gelmiş, mektup var diyor. Mescide kadar gidip İmam efendiye okutacağız.

Bu Fakir Cellad Olmak İçin Gelmedik

Vehbi Tülek

Bu Devletin Ayakta Kalmasi İçin

Vehbi Tülek

Kubadoğlu Süleyman Bey

Vehbi Tülek

Ordusunun Başinda Sefere Çikan Son Osmanli Padişahi

Vehbi Tülek

Git Zavalli Oyuncak

Vehbi Tülek

66 - Para Böyle Günler İçindir

Vehbi Tülek

83 - Misir'i Fetheden Ordu

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Din Ilimlerinin En Mühimi Fıkıhtır

Muhammed ibn-i Lübâbe el-Kurtubi hazretleri Mâliki fıkıh âlimidir. Endülüs'te (İspanya) Kurtuba'da (Cordoba) doğdu. Medrese tahsilinden sonra İlbire'de (Elvira) kadılık, Kurtuba'da şûra üyeliği yaptı. 330 (m. 942)'de Kurtuba'da vefat etti. Bir dersinde ilmin ehemmiyeti hakkında şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah Yolunda Şehit Olanları Ölü Sanmayınız

Vehbi Tülek

Dursun Efendi Osmanlı âlimlerindendir. Taşköprü kasabasındandır. Doğum târihi bilinmemektedir. 966 (m. 1558) senesinde İstanbul’da vefât etti. Bir müddet zamanının büyük âlimlerinin hizmetinde bulundu. İlim öğrenmeye çok kabiliyetli idi. Çeşitli medreselere müderris tayin edildi. Tefsîr, Hidâye ve İbn-i Melek kitapları üzerinde risaleler yazdı. Buyurdu ki:

Ey Hüreyre, Ben Müslüman Oldum

Vehbi Tülek

Emre Uyma Şerefi!..

Vehbi Tülek

Alâeddin Harezmi hazretleri, Türkistan'da Harezm bölgesi velilerindendir. Doğum ve vefât târihleri bilinmemektedir. On üçüncü ve on dördüncü yüzyıllarda yaşadığı tahmin edilmektedir. Bir ara Anadolu taraflarına da geldi. Hac ibâdetini yapmak üzere gittiği Mekke-i mükerremede İmâm-ı Yâfii ile karşılaştı. Anadolu'da iken yaptığı sohbetlerde buyurdu ki:

Sâlihleri Vesile Ederek Duâ Etmelidir

Vehbi Tülek

Buharalı Müderris Osman Efendi

Vehbi Tülek

silsile-i Aliyyeden Alâeddîn-i Attâr

Vehbi Tülek

Bu Ümmetin En Hayırlısı

Vehbi Tülek

Sâdık Ali Efendi

Vehbi Tülek

Kâmil Bir Mümin Olmak Için

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yirmi Saniyede

Vehbi Tülek

Korkma!

Vehbi Tülek

İsmail Hakki Efendi

"encümen-i Bîzebân"

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Alabilirsen Al

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek

Delik Kova

Vehbi Tülek

Anzakli Ömer

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Vehbi Tülek