Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.817.430

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Şeref; Akıl Ve Edep Iledir Soy Ile Değildir

Kemâl Cündî hazretleri Türkistan âlim ve evliyâsındandır. On ikinci asrın ikinci yarısında vefât etti. Necmeddîn-i Kübrâ hazretlerinin huzûrunda yetişti. Hocasından icâzet aldıktan sonra insanlara tâliplerine ilim öğretmeye başladı. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kanaat, Ama Neden Sonra?

Adamın biri Sadrazam Koca Râgıp Paşa'ya bir arzuhal vermiş; fakirliğinden bahisle, ihsanda bulunmasını istemişti. Râgıp Paşa, arzuhalin altına; "el-Kanâatü kenzün, lâ yefnâ: (Kanaat tükenmez bir hazinedir)" ibaresini yazarak, adama geri verdi. Arzuhalin sahibi, âlim ve nüktedân biriydi. O da ibârenin altına; "Bâ'de'l-ekli ve'ş-şürbi ve's-süknâ: (Yeme, içme ve barınaktan sonra)" cümlesini yazıp arzuhali Râgıp Paşa'ya tekrar takdim etti.Paşa, adamın bu hakimâne ve nüktedân hâlini takdir ederek, isteğinin yerine getirilmesi için emir verdi

Vehbi Tülek

Sultanzade Gazi Hüsrev Bey’in Türbesi

Vehbi Tülek

Bir Kâse Yoğurt

Vehbi Tülek

71 - HÂce-i SultÂnî AtÂullah Efendi

Vehbi Tülek

1550 (H.957) senesinde Manisa sancağında şehzâde olarak bulunan Sultan İkinci Selim Hanın hocası ve terbiye edicisi Akşemseddin evlâdından olan Şemsi Çelebi vefât edince, onun yerine Ataullah Efendi, Şehzâde hocalığı ile vazifelendirildi. İlim ve edeb yönünden Şehzâdenin iyi yetişmesine çalıştı ve bu hususta büyük hizmetleri oldu.1566 (H.974) senesi Rebi'ul-evvel ayında Sultan İkinci Selim Han tahta geçip pâdişâh olunca, Atâullah Ahmed'i büyük bir câmide halka vâz ve nasihat etmesi için vazifelendirdi. Vâz ve nasihatleri insanlar üzerinde çok tesirli idi. Çok sevilip sayıldı.

HilÂfeti HÂiz Olan Türkler

Vehbi Tülek

Bir Yüz Karasi

Vehbi Tülek

Kabakçi Mustafa İsyÂni

Vehbi Tülek

1 - Aydos Kalesi

Vehbi Tülek

Çelebi Halifenin Kerameti

Vehbi Tülek

Ii. Selim Ve Yahya Efendi

Vehbi Tülek

Yenilikçi Sadrazam Nevşehirli Damat İbrÂhim Paşa

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Fakîr Borçluları Sıkıştırma

Ebûsaidzâde Feyzullah Efendi 62. Osmanlı Şeyhülislâmıdır. 1040 (m. 1631)'de Üsküdar'da doğdu. Babası Şeyhülislâm Ebûsaid Mehmed Efendi'dir. Medrese tahsilinden sonra yirmi yaşında iken müderrislik, sonra da şeyhülislâmlık makamına getirildi. 1110 (m. 1698)'de vefat etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ebû Said Berde'î

Vehbi Tülek

Ebû Said Berde'i hazretleri Hanefi fıkıh âlimidir. Azerbaycan'ın Berde'a şehrinde doğdu. İmam-ı Azam Ebû Hanife hazretlerinin torunu İsmail'den Hanefi fıkhını öğrendi. Berdei'nin çeşitli ictihadları, Hanefi fıkıh ve usûl-i fıkıh kitaplarında nakledilmiştir. Hac için gittiği Mekke'de Kâ­be'yi basıp birçok hacıyı katleden Karmatiler tarafından 317 (m. 930) tarihinde şehid edildi. Bir dersinde buyurdu ki:

Allah, Günahların Hepsini Affeder

Vehbi Tülek

Âdem Askalânî

Vehbi Tülek

Tebe-i tâbiinden olan Âdem Askalâni (Âdem bin Ebi İyâs) hazretleri, 132 (m. 749)'de Horasan'da Merv şehrinde doğup 221 (m. 835)'de, Abbasi halifelerinden Mu'tasım Billâh'ın halifeliği zamanında Askalân'da vefât etti...

Âdem Askalâni, Bağdâd'da yetişmiştir. Orada birçok zâttan ilim tahsil etti. Daha sonra, seyahate çıkıp, her birisi birer ilim ve irfan merkezi olan, Kûfe, Basra, Hicaz, Mısır ve Şam'a gitti. Buralarda büyük âlimler ile görüşüp onlardan ilim öğrendi ve birçok hadis-i şerif rivâyet etti. Daha sonra Askalân'a dönüp orada yerleşti. Bu sebeble kendisine Âdem-i Askalâni denir...

Siz, Bizden Evvel Göçtünüz

Vehbi Tülek

Âlimi Ziyâret Etmekten Maksat!

Vehbi Tülek

Bahri Dedenin Fetih Müjdesi...

Vehbi Tülek

Hadîs Ve Fıkıh âlimi Cübeyr Bin Nüfeyr

Vehbi Tülek

Kötü Düşüncelerden Kalbinizi Uzak Tutun

Vehbi Tülek

İnsan Kadar Isyankâr Bir Mahlûk Yoktur

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Niyâzi-i Mısri, devamlı ibâdet ve tâatla meşgûl olduğu sırada, bir gece rüyâsında Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerini gördü. Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri büyük bir taht üzerinde oturmaktaydı. Etrâfına talebeleri toplanmıştı. Niyâzi-i Mısri, kendisini onların arasın da görünce, hayâsından dışarı çıkmaya yol ve fırsat aradığı bir sırada, Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri, onu yanına çağırıp, bir kese altın hediye verdi ve; "Senin nasibin diyâr-ı Rûm'dadır. Mısır'da değildir." buyurdu. Ertesi gün Niyâzi-i Mısri bu rüyâsını hocasına anlatın ca, hocası hemen ona hilâfet verdi ve duâ etti. Bunun neticesinde Niyâzi-i Mısri 1646 sene sinde Mısır'dan ayrılarak İstanbul'a gitti. İstanbul'da Sultanahmed Câmii civârında Sokullu Mehmed Paşa dergâhında ikâmet edip, uzun süre riyâzette kaldı. Kaldığı odada çok gözyaşı döktü. Halil Paşa, Niyâzi-i Mısri hazretlerinin kaldığı odanın döşemelerini yenilemek için teşebbüste bulunduğu zaman, Niyâzi-i Mısri hazretlerini rüyâsında gördü. Rüyâda "Gözlerimin yaşı ile yıkanmış olan tahtaları muhâfaza ediniz." diye emretmesi üzerine, tahtalarını muhâfaza etmek sûretiyle odayı tâmir etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Üç Kandil

Vehbi Tülek

Tüccarin Rüyasi

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Hayat Kurtaran Yalan

Allah’a Firar Et

Abayi Yakmak

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Alabilirsen Al

Vehbi Tülek

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Vehbi Tülek

Zalimlere Dersini Verdi!

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Bizi Hatirlayin!

Vehbi Tülek