Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.639.777

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Dünyâyı Sevmek Bütün Günahların Başıdır

Muhammed Dehlevî hazretleri Çeştiyye evliyâsının büyüklerindendir. 1385 (H.787) senesinde Hindistan’da Delhi'de doğdu. 1486 (H.891) senesinde Delhi'de vefât etti. Çerâğ-ı Dehlevî Nasîruddîn Mahmûd'un sohbetlerinde kemâle geldi. Bu zâtın en büyük talebelerinden ve halîfelerinden oldu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Akçakoca Kalesi

Osmanlı devletinin kuruluş yılları. Orhan Gazinin silah arkadaşları, İzmit ve civarını ele geçirmişti. Buralara Anadolu içlerinden göç eden Türkmen boyları yerleştiriliyordu. Böylece Anadolu'nun Türkleşmesi daha geniş alanlara yayılıyordu. İzmit havalisinde ele geçirilemeyen tek kale, Karadeniz sahilindeydi. Çok sarp bir yerde kurulu olduğu için zaptedilmesi çok zordu. Fakat buranın tekfuru zaman zaman Türk köylerine saldırıp gençleri esir alıyor, kadınlara saldırıyordu. Orhan Gazi, yaşlı Akça Koca'ya burasını zaptetme emrini verdi. O sırada Akyazı'da bulunan Akça Koca, hemen harekete geçti ve gün doğmadan kaleye ulaştı. Kaledekiler henüz uykudaydılar. Hemen gazileri kale kapılarına taksim eden Akça Koca, 20 arkadaşıyla birlikte kalenin büyük kapısı önünde pusuya yatıp beklemeye başladı. Güz doğduktan sonra kaledekilerin bir kısmı tarlalara gitmek üzere kaleden çıkmaya başladılar. Açılan kale kapıları, onlar için büyük bir fırsattı. Kaleden çıkanların arkası kesilince Akça Koca, arkadaşlarına hücum emrini verdi ve kapılar kapanmadan kaleden içeri girmeyi başardılar. Hemen kılıçlarını çekip Allah Allah" nidalarıyla yeri göğü inletmeye başladılar. Herkes kaçıyor, saklanacak yer arıyordu. Akça Koca, Tekfurun konağını buldu ve adamı kıskıvrak yakaladı. Tekfur için yapılacak bir şey kalmamıştı. Gazilerden aman diledi ve kaleyi terketmek için izin istedi. Kalede herkes sevinçliydi. Çünkü tekfurun zulmünden kurtulup Osmanlı adaletine kavuşmuşlardı. Bu kaleye daha sonra, burasını fetheden Akça Koca'nın ismi verildi ve ona yurtluk olarak tahsis edildi.

Vehbi Tülek

67 - Acaba Namazim Bozuldu Mu?

Vehbi Tülek

Tez Sakabaşini Getirin

Vehbi Tülek

Tuzlu Kahve

Vehbi Tülek

Sultan II. Abdülhamid'in son senelerinde vefat eden emekli miralay Osman Fevzi Bey'in vasiyetnamesinden bir bölüm: "Sevgili Refikam Semahat Hanım; Sizinle ilk tanışmamız, hayli ibretamiz olmuştu. Komşularımızın tavsiyesi ile size talib olduk ve rahmetli validem ile beraber, evinize, sizi istemeye gelmiştik. Âdet üzere, kahve ikram etmeniz icab ediyordu. Biraz sonra kahvelerimizi getirdiniz. Valideminki sade idi, fakat ben bir yudum alınca neye uğradığımı anlamadım. Çünkü kahveye şeker yerine bol mikdarda tuz koymuştunuz. Size bunu hissettirmemeye çalıştım, fakat hemen farkettiniz ve bir çığlık attınız. Ben ise, sizi mahcub etmemek için; "Aman efendim, ne hoş bir tesadüf, bendeniz, asker tabiatli olduğumdan herhalde, kahveyi tuzlu içerim. İnşaallah mes'ud bir yuva kurarız ve siz de bana hergün tuzlu kahve yaparsınız." demişdim. İşte sevgili Semahatcığım, sizinle tam 50 sene devam eden bu mes'ud izdivacımız, tuzlu kahve ile başladı. Aslında hayatımda o ana kadar hiç tuzlu kahve içmemişdim. Zaten İçilecek gibi de değildi. Siz 50 sene boyunca hergün bana, hoşuma gittiğini zannederek tuzlu kahve yaptınız. Bu kahvenin her yudumu zehir gibi acıydı. Fakat bu azabı size hiç hissettirmedim. Zira, karşımda mahcub bir hale düşmeniz, kalbinizin kırılması bana, tuzlu kahveden daha acı gelecekdi. Bu yüzden size hiçbirşey hissettirmedim. Artık ahiret yolculuğu başlıyor. İnşaallah dünya hayatındaki beraberliğimiz Cennet'te de devam eder. Çünki, "Dünyada kimi seviyorsanız, ahırette de beraber olursunuz" sözü hadis-i şerifdir. Sizleri Alalhü Teâlâ'ya emanet ediyorum."

Fatih Ve Hocazade

Vehbi Tülek

Sultan I. Ahmed Ve Hediyesi

Vehbi Tülek

Bir Bayram Günü

Vehbi Tülek

Dünyanin En Dürüst Ve En Medenî Milleti

Vehbi Tülek

Yedi-sekiz Hasan Paşa

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selîm Ve Dede Molla

Vehbi Tülek

PiyÂle Paşa Ve Malta Seferi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Son Sadrazam A. Tevfik Paşa

Kırımlı Ferik (şimdiki tâbirle Tümgeneral) İsmail Paşa'nın oğlu olan ve 1845 yılında İstanbul'da doğan Ahmed Tevfik Paşa evvelâ askerliğe intisab etmişse de, bilâhare Babıâli Tercüme Kalemi'ne geçmiş ve Sultan İkinci Abdülhamid Hân devrinde (1876-1909) Hariciye Nâzırı oluncaya dek, muhtelif sefâret kâtiplikleriyle sefirliklerde bulunmuştur.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

O Kâinatın Efendisi Zamanın Güneşidir

Vehbi Tülek

Celâleddin ibn-i Hatib Dâreyyâ hazretleri siyer, hadis ve fıkıh âlimidir. 745 (m. 1344)'de doğdu. 811 (m. 1408)'de Kâhire'de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Müslüman Topluluktan Ayrılmak Azaptır

Vehbi Tülek

Sığırın Karnından Çıkarılan Havlu

Vehbi Tülek

Nûreddin Muhammed Karsi hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Kars'ta doğdu. Afganistan'da Herat şehrine giderek evliyânın büyüklerinden Muhammed Harezmi'nin bereketli sohbetlerinde yetişti. Hocasından icâzet alıp memleketi Kars'a döndü. Orada Kars'ın müftisi ve hatibi olarak talebe yetiştirdi. 1400 (H.803) târihinde Kars civârında vefât etti. Çok kerâmetleri görüldü. Kars'ta Şeyh Kemâl isminde hâl ehli geçinen biri vardı. Çok kimse onun etrâfında toplanmıştı. Kendisi de bu hâlini beğenir, kibirlenirdi. Ayrıca Muhammed Karsi hazretleri hakkında iyi konuşmaz sûizan ederdi ve; "Hiç bâtıni, kalbi ilimle zâhiri ilim bir araya gelir mi?" diyerek evliyâlık hâllerine inanmazdı...

Bu Kulumu Cehenneme Atın

Vehbi Tülek

gümüşlüzâde Pîr İlyâs

Vehbi Tülek

İslâmiyette Üç Türlü Yemin Vardır

Vehbi Tülek

Şifâî Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

Allahü Teâlânın Sevgili Kullarını Küçümsemek!

Vehbi Tülek

Hazreti Fâtıma (radıyallahü Anha)

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Hâce Ali Şirgâhi, Şâh Şücâ Kirmâni'nin türbesinin yanında fakirleri davet eder, yemek verirdi. Böyle bir gün; "Yâ Rabbi! Bir misâfir gönder!" dedi. Âniden bir köpek geldi. Hâce Ali köpeği kovaladı. Köpek kaçtı. Sonra Şâh'ın kabrinden bir ses geldi:
"Misâfir istiyordun. Gönderdik, kovdun." dedi. Derhal kalktı, dışarı koştu. Köpeği aradı bulamadı. Şehrin dışına gitti. Köpeği orada bir ağacın altında yatıyor halde buldu. Yemeği onun önüne koydu. Köpek yemeğe dönüp bakmadı. Hâce Ali utandı ve istigfâra başladı. Tövbe etti. Köpek dile gelip;
"Ey Hâce Ali, şimdi iyi ettin. Misâfir çağırıp kovmak ne demektir. Dikkatli ol! Eğer Şâh Şücâ orada olmasaydı, göreceğini görmüştün, bütün haller senden alınırdı." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Şikayet

Vehbi Tülek

Firkateyne Bininiz

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Pişman Oldular!

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Bereketi Var Mı?

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Vehbi Tülek

Altıyüz Dirhemlik İp

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Vehbi Tülek

Ahde Vefa

Vehbi Tülek