Allah, Sizin Için Kolaylık Diler
Ömer bin Muhammed el-Ezdî hazretleri Mâlikî mezhebindeki fıkıh ve hadîs âlimlerindendir. 289 (m. 902) senesinde Bağdâd’da doğdu. 328 (m. 940)’da vefât etti. Şöyle nakletmiştir:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.584.458
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Ömer bin Muhammed el-Ezdî hazretleri Mâlikî mezhebindeki fıkıh ve hadîs âlimlerindendir. 289 (m. 902) senesinde Bağdâd’da doğdu. 328 (m. 940)’da vefât etti. Şöyle nakletmiştir:
Kânuni Sultan Süleyman Hân, 1389 yılında, Kosova Savaşı ile fethedilen Arnavutluğa bağlı, Belgrad Bölgesi'nde yaşayan halkın haklarının korunması için, 1558 yılında Belgrad Kadısı'na gönderdiği "İnsan Hakları Fermanı"nda şöyle buyurmaktadır: 1-Devlet askerleri (Sipahiler), biçilmeyip el ile yolunan ottan zorla vergi alırlar imiş, kaldırdım!2-Askerler, ev yakınında bulunan bağ, bahçe ve bostanlardan yemeklik için üretim yapanlardan para almak isterler imiş, almasınlar, yasakladım!3-Boş yerlere tarla açanlardan, ihyâ edenlerden vergi alınmasın!4-Nehirdeki dolap ve karaca değirmenler, yeni yapılmış olsalar dahi fazla vergi alınmasın!5-Askerler, tarla ürünlerini satmak için, halkın pazar yerine götürmelerini isterler imiş. Pazara götürülmesin, teklif dahi edilmesin!6-Askerler 'boyunduruk hakkı' diye vergi almasınlar!7-Askerler savaşa gitseler, geride kalan mallarını köy halkından güvenilir adamlar korusunlar!8-Yeni evlenen yeniçerilerden 'gerdek hakkı' diye vergi alınır imiş, bundan böyle alınmasın!9-Savaş esnasında bile askerler eve girip arı kovanlarına dokunmasınlar! 10-Evleri yanında ve sancakları altında olan kovandan dahi vergi aldırmayasın!
Kovan hakkı bahanesi ile askerler savaş esnasında bile bu bahaneyle evlere girmekten men eylensin! Bu husus için şikâyet ettirmeyesin!
Fatih Sultan Mehmet'in hocalarından Molla Gürani, padişah ile senli benli konuşacak kadar samimi idi. Onun huzurunda gayet rahat hareket eder ve vezirlere de gerektiğinde ihtarlarda bulunurdu. Bir gün padişaha, sultanların lokmalarının çoğunun şüpheli olduğunu söylemişti.
Sultan Genç Osman, ordunun başında Hotin Seferine çıkıyordu... Bizzat padişahın katılması, orduya büyük bir moral kaynağı olmuştu. Fakat genç padişahın hiç savaş tecrübesi yoktu. Budin Beylerbeyi Karakaş Mehmet Paşa'nın çok cesur ve tecrübeli bir kumandan olduğu, bu savaşta onun tecrübelerinden istifade edilmesi gerektiği padişaha arz edildi. Bunun üzerine Mehmet Paşa hemen Hotin'e çağrıldı. Zaten o da böyle bir davet bekliyordu. Hemen emrindeki kuvvetlerle birlikte yola koyuldu. Sultanın huzuruna çıkınca:
Hammad El-Ezrak hazretleri fıkıh ve hadis âlimidir. 98 (m. 716)'da Basra'da doğdu. 179 (m. 795)'de orada vefât etti. Rivâyet ettiği hadis-i şeriflerden bazıları:
Abdullah-ı Dehlevi hazretlerinin büyüklüğüne inanan kimseler gelir duasını alırlardı. Bilhassa bir sıkıntısı veya hastası olan o mübareğin hâne-i saâdetini doldururlardı...
Bu mübarek zat, Kur'ân-ı kerimi okumaktan ve dinlemekten çok hoşlanır şevk hâlinin gâlib olduğu zamanlar dinleyince kendinden geçer ve; "Daha okumayınız, dayanamıyorum" buyururdu. Mevlânâ Celâleddin-i Rûmi'nin Mesnevi'sini de çok okutup, dinlerdi. Bu esnâda vecd hâli hâsıl olur, coşar, ilâhi muhabbete gark olurdu. Fakat bazı kimselerin yaptığı gibi dinin emir ve yasaklarına uymayan halleri görülmezdi. Her hâli dine uygun olurdu...
Vehb b. Münebbih'ten rivayet edilmiştir, diyor ki:
- "İsrailoğullarının abidlerinden biri vardı ki, nehrin kenarındaki ibadethanesinde ibadet ederdi. Yakınında bir elbise tamir ve temizleyicisi vardı. Belinde para kemeri bulunan bir atlı gelip, kemerini ve elbisesini çıkarır. Nehirde elbisesini yıkar. Elbisesini giyer, fakat para kemerini orda unutup gider.