Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.283.804

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Fakir Babası: İmâm-ı Ali Rızâ

İmâm-ı Ali Rızâ hazretleri, 'Oniki İmâm'ın sekizincisidir. 770 (H.153)de Medîne'de doğdu. 818 (H.203)’de Tûs (Meşhed)de vefât etti. Halîfe Me'mûn, İmâm-ı Ali Rızâ hazretlerini çok sever, sık sık onunla görüşürdü. Saraya gelişinde saray görevlileri onu karşılar, hürmet gösterirlerdi. Fakat bu hürmetleri mecbûriyetten idi. Çünkü İmâm hazretlerini sevmiyorlardı. Bir araya gelerek, hazret-i İmâm'ın geldiğinde sarayın perdesini kaldırmamaya ve onu karşılamamaya karar verdiler. Fakat hazret-i İmâm oraya her gelişinde ellerinde olmadan kalkıp, karşılayıp perdeyi de kaldırıyorlardı...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

36 - Gel Kerem Eyle

Fâtih Sultan Mehmed Hanın vezirlerinden Mahmûd Paşaya yakınlığı ile tanınan Molla Vildân anlatır: Birgün Mahmûd Paşa, söz arasında beni çok sevdiğinden bahsetti. Ben de, onun Molla Abdülkerim Efendiye olan ilgisinden bahisle; "Siz, benden çok Abdülkerim Efendiyi seversiniz." dedim. Mahmûd Paşa da; "Evet, doğru söyledin." dedi.

Vehbi Tülek

İstanbul’un Fethi Ve İnsan Haklari

Vehbi Tülek

Fransiz Kadinlarin İftar Ve Teravih Seyri

Vehbi Tülek

Sultan I. Ahmed Hanin Vefati

Vehbi Tülek

Aziz Mahmûd Hüdâyi hazretleri bir gün Ahmed Hanı ziyârete gitmişti. Pâdişâh; "Efendim! Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerinin, kıyâmet günü talebelerine ve pekçok günahkâr mümine şefâat edeceği hakkında rivâyetler var. Bu rivâyetlerin doğruluğu hakkında ne buyurursunuz? diye suâl eyledi. Aziz Mahmûd Hüdâyi hemen cevap vermedi. Bir müddet murâkabe hâlinde kaldıktan sonra; "Bu söz doğrudur." buyurdu. Sonra Padişâh; "Efendim! Acabâ zât-ı âlinizin bizlere bir vâdiniz ve müjdeniz yok mudur?" diye sorunca, Mahmûd Hüdâyi ellerini kaldırarak: "Yâ Rabbi! Kıyâmete kadar bizim yolumuza katılan, bizi sevenler ve ömründe bir kere türbemize gelip rûhumuza fâtiha okuyanlar bizimdir. Bize talebe olanlar denizde boğulmasınlar. Ömürlerinin sonlarında fakirlik görmesinler. Îmânlarını kurtararak gitsinler ve ölecek lerini bilip haber versinler." diye duâ eyledi. (Âlimler ve evliyâ bu duânın kabûl olduğunu, bu yola mensup kimselerin hiç denizde boğulmadıklarını ve pekçok kimsenin de vefât günlerine yakın, öleceklerini haber verdiklerini bildirdiler.)

Bir Çanakkale Şehidinin Son Mektubu

Vehbi Tülek

Ne Dediler

Vehbi Tülek

Osmanlilarda Mevlid Kandilleri

Vehbi Tülek

Haci Bayram-i Veli’nin Sultan Murad’a Nasihati

Vehbi Tülek

Fatih Devrinde Müslümanlarin Ahlaki

Vehbi Tülek

Fatih’in Oğullarinin Sünnet Düğünü

Vehbi Tülek

Fatih Ve Hocazade

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Misyonerlerin Tuzağına Düşmeyelim

Kara Halil Efendi 154. Osmanlı Şeyhülislâmıdır. 1218 (m. 1804)'de Çorum'un Mecitözü kazasında doğdu. İstanbul'da medrese tahsilini tamamlayıp müderrisliğine getirildi. Meclis-i Tetkikât-ı Şer'iyye ve Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye Ce­miyeti âzâlığı, Fetva Eminliği, nihayet Sultan II. Abdülhamid tarafından Şeyhülis­lâmlık makamına getirildi. 1298'de (m. 1880) vefat etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Muhammed Aleyhisselamın Ümmeti Şahidimdir

Vehbi Tülek

Ebü'l-Velid İbnü'd-Debbâğ hazretleri hadis hafızıdır. Endülüs'te (İspanya) Belensiye'nin (Valencia) köy­lerinden Ünde'de (Onda) doğdu, sonra Mürsiye'ye (Murcia) yerleşti. Burada meşhur âlimlerden hadis ilmi tahsil etti ve hafızlık derecesine yükseldi. 546 (m. 1151) Dâniye'de (Denia) vefat etti. Şu hadis-i şerifleri nakletti:

Hayatta Hiç Kimseye Hased Etmedim!

Vehbi Tülek

En Kıymetli Zamân Gençlik Zamânıdır

Vehbi Tülek

Muhammed Şenâvî hazretleri Mısır'da yetişen büyük velîlerdendir. 1525 (H.932) senesinde Mısır’da Ravh denilen yerde vefât etti. Abdülvehhâb-ı Şa’rânî hazretleri anlatır:

Muhammed El-ma’ribî

Vehbi Tülek

Dünyâda En Kıymetli Şey, Ihlâstır

Vehbi Tülek

Tâhir-i Bedahşî

Vehbi Tülek

Molla Halil Si’ridi

Vehbi Tülek

Şafiî Mezhebinde Guslün Farzları

Vehbi Tülek

Büyük Hadis âlimi İmam Ebul-vakt

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Vehbi Tülek

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Vehbi Tülek

Ölüyü Diriltemem

Keramete İnanmayan Âlim

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Allah Diyen Genç

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Arafatta Görüşürüz

Vehbi Tülek

O Kullarına Çok Merhametlidir

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Vehbi Tülek

Üç Kandil

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek