Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.802.181

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Padişahın Iltifâtına Mazhar Olan Mübarek Zat

Harputlu Abdurrahmân Efendi Anadolu velîlerindendir. 1756 (H.1169) târihinde Elâzığ’ın Sivrice ilçesine bağlı Çöke köyünde doğdu. İlk tahsîlinden sonra Diyarbakır'da zamanın büyük âlimlerinden ilim öğrendi. Sonra İstanbul'a gitti. 

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Din Ve Devletin Ayakta Kalmasi İçin

Osmanlı Devleti içerisinde yeniçeri isyân ve zorbalıklarının önü alınamaz bir hâle gelmişti. Tâlim ve eğitim kabûl etmiyorlar, savaşa çıkmayı da reddediyorlardı. Kendilerine harp fenlerinin öğretilmesini isteyen din ve devlet adamlarına karşı harekete geçtiler. Bunun üzerine İkinci Mahmûd Han vezirleri ve ulemâ sınıfını toplantıya çağırdı. Abdurrahmân-ı Harpûti hazretleri de bunlar arasında idi. Yeniçerilerin artan zorbalıklarından bahisle ne yapılması gerektiği soruldu. Mesele son derece nâzikti. Yeniçeriler tekrar isyân ederek devlet ileri gelenlerinin kellelerini istemeye başlamışlardı. Tamâmen bid'at yuvaları hâline gelen bektâşi tekkeleri de kendilerini tahrik ediyordu. Sonuçta ulemâ birlik içerisinde bunların öldürülmeleri câizdir diye fetvâ verdi. Savaşın başlangıcı olmak üzere sancak-ı şerifin çıkarılması kararlaştırıldı. Fakat sancağı şerifin açılması çok önemli bir olaydı. Bu işin dönüşü yoktu. Yeniçeriler ile yapılacak mücâdelenin sonu ise kestirilemiyordu. Bu sebepten karar alınmasına rağmen herkeste bir tereddüd vardı. İşte bu devlet adamlarının çekingen ve kararsız hâlleri sırasında Abdurrahmân Harpûti hazretleri söz aldı."Bu din ve devletin ayakta kalması Allahü teâlânın istediği şeyse yeniçerileri vururuz, yok ederiz. Değilse biz de bu din ile berâber batıp gideriz, daha ne ihtimâl kaldı?" diyerek kalplerdeki şüpheleri giderdi. Herkes tek bilek tek yürek oldu. Nitekim bu inanç ve imânla harekete geçerek yeniçeri ocağını ortadan kaldırdılar ve bozulmuş bektaşi yuvalarını kapattılar

Vehbi Tülek

Kur’an-i Ker0me Hürmet

Vehbi Tülek

Şahidlerle İsbati Da Kafidir

Vehbi Tülek

Önce Elini Öpüp Sonra Dövmek LÂzim!..

Vehbi Tülek

18. asır sonlarından itibaren Osmanlı sultanları, gerek cuma selâmlığında gerekse diğer hususi zamanlarda halkın arasına çıktıklarında, halktan herhangi bir dileği olanlar, yazdırdıkları arzuhalleri havaya doğru kaldırır ve yüksek sesle, "Pâdişâhım çok yaşa!" derlerdi. Bunun üzerine hükümdârın yakınlarından biri o arzuhâli alır, saraya varıldığında alâkalı mercie vererek icâbının yapılmasını temin ederdi.Sultan II. Mahmud merhum bir bayram günü vükelâ ve maiyyetiyle birlikte Divanyolu'nda at sırtında ilerliyordu. Kalabalığın arasından bir adamın bütün enerjisini sesine toplayarak bağırdığı duyuldu:" Pâdişâhım çok yaşa!.. Pâdişâhım çok yaşa!..

İngiliz Kraliçesi I. Elizabeth Osmanli Himayesinde

Vehbi Tülek

Kibris Halkina Sultan Selim’in Fermani

Vehbi Tülek

Şek Mi, Eşek Mi?

Vehbi Tülek

108 - Sarikamiş Kahramanlari

Vehbi Tülek

Şu Anda Mahmud Han Zafere Ulaşti

Vehbi Tülek

30 - Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

Padişaha Nasihat

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İbadetlerin Sahih Olması Için

Ali bin Muhammed hazretleri Hanbeli mezhebi fıkıh ve hadis âlimidir. 621 (m. 1224)'de Lübnan'da Ba'lebek'de doğup, 701 (m. 1301)'de yine burada vefât etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah, Seni Insanlardan Koruyacaktır

Vehbi Tülek

Kâdı Iyâd hazretleri Mâliki mezhebi fıkıh, tefsir, hadis âlimlerinin büyüklerindendir. 476 (m. 1083)'de Fas'ın Sebte şehrinde doğdu. 544 (m. 1150)'de Merrâkeş'te vefât etti. Kâdı Iyâd hazretlerinin "Şifâ-i şerif" isimli eserinde buyuruluyor ki:

Hesap Vereceğini Düşünen Az Konuşur

Vehbi Tülek

Hâce Muhammed Çeştî

Vehbi Tülek

Hâce Muhammed Çeşti hazretleri, zühd ve verâ sâhibi idi. 1020 (H.411) yılında Afganistan'da, Çeşt şehrinde vefât etti. Zâhiri ve bâtıni ilimleri Hızır aleyhisselâmdan öğrendi. Tesirli nasihatleri vardır. Vefatına yakın buyurdu ki:

Abdülganî Meydânî

Vehbi Tülek

Yabancıdan Uzlet Et, Dosttan Değil!

Vehbi Tülek

Şemseddîn Muhammed Dâvûdî

Vehbi Tülek

İnsan, Sâlihlerden Uzak Kalmamalıdır

Vehbi Tülek

Dinimizde Niyetin Önemi Büyüktür

Vehbi Tülek

Hanımla Iyi Geçinmek Dinimizin Emridir!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Evliyalar Ölmez İmiş

Evliyalar Ölmez İmiş

Ankara'nın Zülfazl (günümüzde Solfasol deniyor) köyünden çok temiz, çok saf bir genç, askere gidiyormuş. Babasından kalma bir kaç altını, anasından kalma birkaç mücevheri varmış. Delikanlının derdi asker dönüşü evlenmek; servetini içine koyduğu küçük sandığını emanet edeceği, güvenip, bırakacağı kimseciği de yok. Düşünüyor, tasınıyor, acaba ne yapsam, diye sızlanıyor... Derken, bir gece rüyasında Hacı Bayram'ı görmez mi? "A! be Selim cik, ne düşünüp duruyorsun getir sandığını, bana bırak!" diyor. Selim oğlan, ertesi günü, sevine sevine Ankara'ya geliyor, doğru türbedarın önüne dikiliyor, hal, keyfiyet böyle, böyle... diye meseleyi anlatıyor. Türbedar da uyanıklardanmış, gece o da haberini almışmış. Getiriyorlar sandığı, Hazretin başucuna bırakıyorlar. Sandık deyince, öyle koca bir şey sanılmasın, ancak bir çanta kadar.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Vehbi Tülek

Korkma!

Vehbi Tülek

Padişah Ve At

Geç Gelen Kurtarıcı

"encümen-i Bîzebân"

Altıyüz Dirhemlik İp

Kadin Akli

Şikayet

Kabahat Kilincin Midir?

Vehbi Tülek

Anzakli Ömer

Vehbi Tülek

Arkadaşlarımı Korumak Için

Vehbi Tülek

B0r Çuval Toprak

Vehbi Tülek

Karşılık Beklemiyorum

Vehbi Tülek

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Vehbi Tülek