Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.528.150

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Yâ Rabbî, Bu Suya Bereket Ihsân Et!

Kutb-i Rabbânî hazretleri Hindistan'ın meşhur velîlerindendir. İsmi, Muhammed’dir. 1363 (H.765) yılında Pânipüt şehrinde vefât etti. Şerefüddîn Ebû Ali Kalender hazretlerinin terbiyesine verildi. Yıllarca ilim öğrendi ve riyâzetler çekti. Çok kerametleri görüldü. Tayy-i zaman ve tayy-i mekân sâhibi olup zaman ve mekân elinde dürülür, Allahü teâlânın izniyle, kendisine uzaklar yakın olur, zaman uzar ve kısalırdı. Çok zaman, cumâ namazlarını Kâbe-i şerîfte kıldığı halk arasında meşhûrdu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Din Ve Devletin Ayakta Kalmasi İçin

Osmanlı Devleti içerisinde yeniçeri isyân ve zorbalıklarının önü alınamaz bir hâle gelmişti. Tâlim ve eğitim kabûl etmiyorlar, savaşa çıkmayı da reddediyorlardı. Kendilerine harp fenlerinin öğretilmesini isteyen din ve devlet adamlarına karşı harekete geçtiler. Bunun üzerine İkinci Mahmûd Han vezirleri ve ulemâ sınıfını toplantıya çağırdı. Abdurrahmân-ı Harpûti hazretleri de bunlar arasında idi. Yeniçerilerin artan zorbalıklarından bahisle ne yapılması gerektiği soruldu. Mesele son derece nâzikti. Yeniçeriler tekrar isyân ederek devlet ileri gelenlerinin kellelerini istemeye başlamışlardı. Tamâmen bid'at yuvaları hâline gelen bektâşi tekkeleri de kendilerini tahrik ediyordu. Sonuçta ulemâ birlik içerisinde bunların öldürülmeleri câizdir diye fetvâ verdi. Savaşın başlangıcı olmak üzere sancak-ı şerifin çıkarılması kararlaştırıldı. Fakat sancağı şerifin açılması çok önemli bir olaydı. Bu işin dönüşü yoktu. Yeniçeriler ile yapılacak mücâdelenin sonu ise kestirilemiyordu. Bu sebepten karar alınmasına rağmen herkeste bir tereddüd vardı. İşte bu devlet adamlarının çekingen ve kararsız hâlleri sırasında Abdurrahmân Harpûti hazretleri söz aldı."Bu din ve devletin ayakta kalması Allahü teâlânın istediği şeyse yeniçerileri vururuz, yok ederiz. Değilse biz de bu din ile berâber batıp gideriz, daha ne ihtimâl kaldı?" diyerek kalplerdeki şüpheleri giderdi. Herkes tek bilek tek yürek oldu. Nitekim bu inanç ve imânla harekete geçerek yeniçeri ocağını ortadan kaldırdılar ve bozulmuş bektaşi yuvalarını kapattılar

Vehbi Tülek

Haci Mesud

Vehbi Tülek

Kendiliğinden Buralara Gelmez

Vehbi Tülek

Dürüstlüğün Bedeli

Vehbi Tülek

Dahiliye Nâzırı Ahmet Reşit Bey anlatır:1902 yılı Ramazan ayının 15. günü Hırka-i Saadet'i ziyaretten dönen II. Abdülhamid Hân, Hazine-i Hümâyûn'da bulunan Sultan III. Mehmet'e ait murassâ sorgucu ister. Sorguç, bir heyet tarafından yerinden alınır ve Bağdat Köşkü'nde padişaha takdim olunur. Hasan Şevkı Bey, huzurdan çıkınca, Başmâbeynci Hacı Ali Paşa'ya dert yanar:"Efendimizin ulu ecdâdı, Hazine-i Hümâyûnlarına birçok şey koymuşlar, vermişler, fakat buradan bir habbe bile çıkarmamışlar ve alamamışlardır. Eğer şevketmeâb efendimiz bu sorgucu götüreceklerse, doğrusu bu âcizi çok mahzun edecekler."II. Abdülhamid Hân, kızı Ayşe Sultan'a yaptıracağı taca örnek tutmak için istemiştir sorgucu. İtiraz kendisine arz edildiğinde, bunu geçici olarak aldığını, bayramın birinci günü iade edeceğini belirtir ve Hasan Şevkı Bey'e teslim edilmek üzere, bir de senet imzalayarak verir. Ve bayram gelir çatar. Yıldız Sarayı'nda yapılan bayramlaşma töreninden sonra, Hasan Şevkı Bey, söz konusu senedi Başmâbeyncinin eline tutuşturur ve "iâdenin temin buyurulmasını" ister. II. Abdülhamid Hân da senedini geri alıp sorgucu verirken şöyle der:"Hasan Şevkı Bey'e selâm-ı şâhânemi söyle ve kendisinin vazifeşinaslığından memnun olduğumu da tebliğ et. Şu yüz altını da ver, bayram harçlığı yapsın."

88 - Tekmeyle İade Edilen Altin

Vehbi Tülek

79 - Zannedersem Ben, Hatem-ül-müluk Olacağim

Vehbi Tülek

Turhanoğlu Ali Bey

Vehbi Tülek

İskender Bey Kimdir

Vehbi Tülek

İlyas Reis

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman Han’in Çekmecesi

Vehbi Tülek

Devlet Adamlarina Altin Öğütler

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İbn-ül-harrât

İbn-ül-Harrât hazretleri, Endülüs'te yetişen Mâliki âlimlerinden olup İsmi, Abdurrahmân'dır. Hadis, fıkıh ve Arab dili ve edebiyatı ilimlerinden büyük bir âlimdir. 510 (m. 1116) senesinde İşbiliye'de (Sevilla) doğdu. 582 (m. 1186) senesinde vefât etti. Rivâyet ettiği hadis-i şeriflerden bâzıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Dalec Bin Ahmed Hazretleri

Vehbi Tülek

Da'lec bin Ahmed, hadis ve fıkıh âlimlerindendir. 260 (m. 874) senesinde doğdu. 351 (m. 962)'de vefât etti. Zengin ve çok cömert bir zât olup, hayırlar ve iyilikleriyle meşhûr idi. Mekke'de, Bağdâd'da ve Sicistân'da hadis âlimlerine tahsis edilmiş vakıfları vardı. Kendisi Mekke'de bir ev satın alıp, bir müddet Mekke'de oturdu. Daha sonra Bağdâd'a yerleşti...
Da'lec bin Ahmed hazretleri, vefatından önce talebelerine şu nasihatleri yaptı:

Bana Nasihat Et Yâ Resûlallah

Vehbi Tülek

Hacı Torun Efendi

Vehbi Tülek

Hacı Torun Efendi Osmanlı âlimlerindendir. 1213 (m. 1799)'da Kayseri'de doğdu. 1302 (m. 1885)'de orada vefat etti. Asıl adı Mehmed Sa­lih'tir. Müderris Göncüzâde Kasım Efendinin yanında tahsilini tamamlaya­rak Kayseri Câmi-i Kebirine dersiam oldu. Yazdığı İşârâtü'l-Kafân adlı eserini Sultan Abdülmecid'e takdim edip iltifata mazhar oldu. Bu eserinde şöyle yazmaktadır:

Mağarada Yağmur Duası Yapan Köle!

Vehbi Tülek

Seyyid Ahmed Bedevî

Vehbi Tülek

Dünyâyı âhirete Tercih Edenler

Vehbi Tülek

Kulum Beni Zannettiği Gibi Bulur

Vehbi Tülek

öyle Kimseler Vardır Ki!..

Vehbi Tülek

Kabir Ziyareti Ölümü Hatırlatır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Her Şeyi Göze Almıştı!

Her Şeyi Göze Almıştı!

Müslümanlara sıkıntı veren Yahudi Ebû Râfi'ye haddini bildirmek için onun kalesine giren Hz. Abdullah bin Atik, bundan sonrasını kendisi şöyle anlatır:

İçeri girince, ahıra girip saklandım. Saklandığım yerden kapıcıyı tâkip ettim. Kapıyı kilitledi, anahtarları direğe asıp gitti. Anahtarları alıp, her tarafı dolaştım. Birçok kapıdan geçtim. Her kapıyı açtıkça, kapıyı iç tarafından sürgülüyordum. Bunu, eğer Ebû Râfi'nin adamları beni fark ederlerse, adamı öldürünceye kadar, bana yeteri kadar zaman kazandırsın, diye yapıyordum. Bu suretle Ebû Râfi'nin yattığı odaya kadar vardım.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Vehbi Tülek

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Arafatta Görüşürüz

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Tüccarin Rüyasi

Garip Karşilanan Bir Adak

Bizi Hatirlayin!

Hakikati Görmek

Vehbi Tülek

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Vehbi Tülek

Hayat Kurtaran Yalan

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Vehbi Tülek

Gül Yaprağı

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek