Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.195.101

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allahü Teâlânın Öyle Kulları Vardır Ki

Şeyh Alâeddîn Harezmî hazretleri büyük velîlerdendir. On üçüncü ve on dördüncü yüzyıllarda Türkistan’ın batısında Harezm’de yaşadı. Günlerce oruç tutar, geceler boyunca ibâdet ederdi. On beş sene boyunca sırtını yere koyarak uyumamıştı. Nice günler geçerdi de ağzına bir lokma koymazdı. Bir parça kurumuş ekmekle iktifâ ederdi. Hac ibâdetini yapmak üzere gittiği Mekke-i mükerremede İmâm-ı Yâfiî ile karşılaştı. İmâm-ı Yafiî şöyle naklediyor:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

İyiliğe Karşi Kemlik

Fatih Sultan Mehmed İstanbul'u fethettikten sonra, merkezi Trabzon olan Pontus devletinin kralı David Komnenos, şimdi sıranın kendilerine geldiğini anladı ve Osmanlılara karşı Doğu Anadoludaki Akkoyunlu devletinin hükümdarı Uzun Hasan'a, Osmanlılara karşı ittifak yapmayı teklif etti. Aralarındaki dostluğu güçlendirmek için de yeğeni Katerina Despina'yı Uzun Hasan ile evlendirdi. Bu ittifaktan cesaret alan David Komnenos, Osmanlılara vermesi gereken vergiyi vermediği gibi, evvelce verdiklerini de geri istedi. Bu durumu da Uzun Hasan'a bildirerek gereğinin yapılmasını istedi. Uzun Hasan da yeğeni Murad'ı Fatih Sultan Mehmed Han'a gönderdi. Huzura kabul edilen Murad Bey:-Padişahım, Trabzon Pontus Devleti, ödediği bütün vergilerin geri verilmesini istiyor! Dedi.

Vehbi Tülek

Herkes Yediğini Gönderir

Vehbi Tülek

En Küçük Yaşta Tahta Çikan Padişah: Iv. Mehmed Han

Vehbi Tülek

Helal Lokma Gerek

Vehbi Tülek

Sultan II. Murat zamanında, henüz Osmanlılarda hazine teşkil edilip padişahlar saraylar da gönlünce harcama yapmazlar ve onlarda haplerde elde edilen ganimet ve haraçlardan ve madenlerden başka devletin bir geliri yoktu. Halktan vergi toplayıp saray erkanı için harcanmazdı. Hal böyle olunca , padişahlar da zaman zaman parasız kalabiliyordu.Bir gün Fazlullah Paşa, II. Murad'ın Çandarlı Halil paşa'dan borç para istediğini görüp:
Sultanım, Padişahın vezirlerden ve şundan bundan para istemesi yerinde olmaz. Müsaade buyurursanız bir hazine teşkil edilsin ve oradan saraya tahsisat ayrılsın, dedi.

Kamaları Sökülmeyen Tek Batarya

Vehbi Tülek

Sen Kim, Bu Evi Yapmak Kim

Vehbi Tülek

Fatihin Hocasi Molla GürÂnî

Vehbi Tülek

Allah Ne Derse Öyle Olur

Vehbi Tülek

Küçük Kiyamet

Vehbi Tülek

Osmanli-hollanda Münasebetleri

Vehbi Tülek

20 - Şehid Derviş Paşa

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Abdülgaffâr Kazvînî

Abdülgaffâr Kazvini hazretleri, Şafii mezhebi fıkıh âlimlerindendir. İran'da Kazvin şehrinde doğdu. Kıymetli eserleri vardır. 665 (m. 1266) senesinde vefât etti. Vefatından kısa bir zaman önce bir Cuma vaazında buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Dünyanız, Sizi âhiretinizden Alıkoymasın

Vehbi Tülek

Ömer Sirâcüddin Bülkini hazretleri Şafii mezhebi âlimlerindendir. 724 (m. 1324)'de, Mısır'da Bülkin'de doğdu. 805 (m. 1403)'de Kâhire'de vefât etti. Derslerinde buyurdu ki:

Kur'ân-ı Kerim Yedi Lehçe Üzerine Vahy Edilmişti

Vehbi Tülek

Fetvada Halka Imam, Takvada Melek Gibiydi

Vehbi Tülek

Muhammed Hakim Şah hazretleri Osmanlı âlimlerindendir. İran'da bulunan Kazvin şehrinde doğdu. İkinci Bâyezid Han zamanında Osmanlı hizmetine girdi, Yavuz Sultan Selim ve Kanuni Sultan Süleymân Han zamanlarında yaşamış, 928 (m. 1521) senesinde İstanbul'da vefât etmiştir. Bir dersinde şunları anlattı:

Allahü Teâlâ Affedicidir, Affedenleri Sever

Vehbi Tülek

Sındırgılı Yusuf Ve Gedizli Yunus Hoca

Vehbi Tülek

Kalb Bozulunca Vücutta Bozukluk Meydana Gelir

Vehbi Tülek

Âlim Ol, Fakat Ilminle Amel Et

Vehbi Tülek

Büyük Mutasavvıf Muhammed Sıddîk

Vehbi Tülek

İyilerin Hâmisi Hz. Zülkarneyn

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yüz Vermedin!

Yüz Vermedin!

Fakih Îsâ bin Muhammed şöyle anlatır:

Uzak bir diyârda idim. Abdullah el-Ayderûs'u açıkça bulunduğum yerde görmeyi temenni etmiştim. Mescide gittim. Oraya bir dilenci ve yanında birisi gelip benden bir şey istedi. Bir şey vermedim. Oradan ayrılıp başka yere gittim. O dilenci ve yanındaki kişi benim arkamdan geldi. Sonra yine yanıma yaklaşarak benden bir şeyler istedi. Yine yüz vermedim. Bunun üzerine o dilenci ve yanındaki ayrılıp gitti. Bir müddet sonra ben, Abdullah el-Ayderûs'un bulunduğu yere döndüm. Şeyh Abdullah'ın yanına giderek; "Ben sizi gittiğim yerde alenen görmeyi temenni ettim. Lâkin bu isteğim hâsıl olmadı." dedim. Bunun üzerine Ebû Muhammed el-Ayderûs ; "Sana aleni görünmem hâsıl oldu. Falan gün duhâ vaktinde sen falan mescidde idin. Senin yanına bir dilenci geldi. Yanında birisi de vardı. Senden bir şeyler istediler. Onlara bir şey vermedin. Sonra kalkıp bir yere gittin. Onlar da seni tâkib etti ve yine bir şeyler istediler. Yine yüz vermedin. İşte o dilencinin yanındaki ben idim. Ben, senin yanına o kılıkla gelmiştim." dedi. Ben; "Efendim! Sizin dedikleriniz doğrudur. Fakat o size fazla benzemiyordu." deyince, Şeyh Abdullah da; "Eğer ben bu hâlimle senin yanına gelse idim, sen beni tanır ve insanlara haber verirdin." buyurdu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

SelÂmetle Gidip Gel

İftiranin Neticesi

Minareden Okunan Şiir

Cünnetü'l-esmâ

İcÂzetin Sirri

Dört Şey Mühimdir

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek

Her Şeyi Göze Almıştı!

Vehbi Tülek

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Vehbi Tülek

Hayat Kurtaran Yalan

Vehbi Tülek

Allah’a Firar Et

Vehbi Tülek