Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.620.729

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Fıkıh Bilmeden, Hadîs-i Şerîf Bilmeniz Size Fayda Vermez

İftihâruddîn Hârezmî hazretleri Hanefî mezhebi fıkıh âlimidir. 667 (m. 1268) senesinde doğdu. Memleketinde bir müddet ilimle meşgûl olup yükseldikten sonra, Kâhire’ye geldi. Orada bulunan Câviliyye Medresesi’nin meşihatına (baş müderrisliğine) tayin edildi. 741 (m. 1340) senesi muharrem ayında Kâhire’de vefât etti. İmâm-ı a’zam Ebû Hanîfe hazretlerinin fazilet ve üstünlüklerini anlatırken buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Alçakliğin Böylesi

Balkan Savaşları sırasında İstanbul'a gelen Fransız Matin gazetesi başyazarı Stephane Lausanne, 1913 yılında yayınlanan kitabında, Osmanlı Devletindeki Ermenilerin yaptıkları zulüm ve katliamları anlatır. Kitabın bir yerinde şöyle bir hadise nakleder:

1890 senesinde Sivas'da Ermeniler isyan çıkararak silahsız Müslüman ahaliye saldırdılar ve bir çok suçsuz insanı katlettiler. Bunun üzerine oraya sevkedilen askeri birlikler hadiseyi bastırdı. Bunun üzerine şehirdeki silahlı Ermeniler, Fransız konsolosluğuna sığındılar. Bizzat konsolos ve eşi onları Osmanlı makamlarına vermemek için direndiler.

Vehbi Tülek

Sarayda Bir Doğum

Vehbi Tülek

Önce İmam, Sonra Mahkeme

Vehbi Tülek

Sadrazamlik Makami Herkesin Hirsini Tahrik Eden Makamdir

Vehbi Tülek

Osmanlı padişahları içinde en küçük yaşta tahta çıkan, IV. Mehmed'dir. 7 yaşında padişah olmuştu. Fakat reşid oluncaya kadar devletin idaresine annesi Valide Turhan Sultan vekalet edecekti. Hayırseverliği ve cömertliği, şefkati, zerafeti ve akıllığı ile sarayda ve devlet erkanı arasında sevgi ve hürmet gören bir hanım olan Valide Turhan Sultan, sadarete tecrübe li, dirayetli ve namuslu bir devlet adamını getirip, devletin idaresini ona bırakmak istiyordu. Kendisine Köprülü Mehmed Paşa'yı tavsiye ettiler. O da, icraatına hiç müdahale edilmemesi ve kendisi çekilinceye kadar vazifeden azledilmemesi şartıyla sadrazamlık vazifesini kabul etti. İlk iş olarak, Anadolu'da isyanlar çıkaran zorbaları yakalatarak idam ettirdi. İstanbul' da huzur ve sükûnu sağladı. 1657 senesinde, Erdel'de (Romanya) çıkan isyanı bastırmak için sefere çıktı. Yerine vekaleten bakmak üzere Ankebut Ahmed Paşa'yı bıraktı. İsyanı bastıran Köprülü, istanbul'a dönmeden önce Osmanlı Devleti için stratejik önemi olan Sebeş, Logoş ve Yanova kalelerini de zaptetti. Bu harekât bir sene kadar devam etti.

Ben Gelir Borcumu Öderim

Vehbi Tülek

Mahpeyker Valide Sultan

Vehbi Tülek

30 - Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

Şeyh Vefa Ve Sultan Bayezid

Vehbi Tülek

8 - Harp Meydanlarinin Sultani

Vehbi Tülek

Varna Zaferi

Vehbi Tülek

Yoksa Hemen Geliyorum

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ahmed Mekvî

Ahmed Mekvi hazretleri, Mâliki fıkıh âlimidir. 334 (m. 936) yılında Endülüs'te (İspanya) İşbiliyye (Sevilla) şehrinde doğdu. 401 (m. 1010) yılında Kurtuba'da (Cordoba) vefât etti. Vefatından kısa bir zaman önce oğluna şunları vasiyet etti:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hacı Bayram-ı Velî Ve Akbıyık Sultan

Vehbi Tülek

Akbıyık Sultan, İkinci Murâd Han ve Fâtih Sultan Mehmed devrinde yaşayan büyük velilerdendir. Hacı Bayram-ı Veli hazretlerinin sohbetinde yetişti. Onun feyz ve bereketi ile kemâle erişti.

Ahmed Muhtar Efendi

Vehbi Tülek

Mehmed Münîb Efendi

Vehbi Tülek

Mehmed Münib Efendi, Antep'lidir. 1768 [1182]'de İstanbul'a geldi. Anadolu Kâdiaskeri oldu. (Siyer-i kebir) şerhini Türkçeye tercüme etmiştir. 1238 [m. 1823] senesinde Aydın'a bağlı Güzelhisâr'da vefât etti. Siyer-i kebir şerhinde buyuruyor ki:

Haset Edenin Dünyası Azap Içinde Geçer

Vehbi Tülek

Muhammed Bin Ahmed Temîmî

Vehbi Tülek

İnkâr Edenler Mahrum Kalır

Vehbi Tülek

Seyyid Emîr Hamza

Vehbi Tülek

Ebû Nuaym İsfahanî

Vehbi Tülek

Hz. Nuh'un Asi Oğlu: Kenan

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Yüz Vermedin!

Yuhçu Baba

Bereketi Var Mı?

O Kullarına Çok Merhametlidir

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Vehbi Tülek

Yirmi Saniyede

Vehbi Tülek

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek