Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.351.518

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Harama Helal Diyen Kimse Kâfir Olur

Molla Atâullah Efendi Osmanlı âlim ve evliyasından olup Sultan İkinci Selim Han’ın hocasıdır. İzmir'e bağlı Ödemiş kazasının Birgi kasabasındandır. 1571 (H.979) senesinde İstanbul'da vefat etti. Zamanın büyük alimlerinden ilim tahsil etti. İstanbul’a giderek Sultan İkinci Selim Han’ın teveccühünü kazandı ve hocası oldu. Fıkıh, tefsir ve diğer ilimlere dair bazı eserler tasnif etmiştir. Hidâye isimli meşhur fıkıh kitabının baş tarafına tâlîkâtı meşhurdur. Bu eserinde şöyle nakleder:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

83 - Misir'i Fetheden Ordu

Ordu-yu Hümayun sefere gidiyordu. İlk mola Gebze yakınlarında verildi. Ordunun geçtiği yollar bağlık bahçelikti. Asmalar salkım salkım üzüm, ağaçlar elma doluydu. Yavuz Sultan Selim Han bir an düşündü: "Acaba askerim, sahibinden izinsiz üzüm veya elma koparıp yer mi?" hemen Yeniçeri Ağasını çağırdı ve: "Ağa! Fermanımızdır. Bütün askerin heybeleri yoklansın. Bir elma veya üzüm çıkan asker derhal huzura getirilsin!" diye emretti. Yeni çeri Ağası, birkaç saat içinde bütün askerin heybelerini arattırdı. Daha sonra Sultan Selim Hanın huzuruna gelerek: "Hünkarım! Bütün askerin heybelerini araştırdık. Bir tek üzüm veya elma bulamadık. Asmaları ve elma ağaçlarını da inceledik. Koparılma izine rastlamadık" dedi. Bu habere çok sevinen Sultan, elerini açarak "Yâ Rabbi, sana sonsuz hamd-ü senalar olsun. Bana haram yemeyen bir ordu nasip ettin. Eğer asker içinde bir nefer sahibinden izinsiz bir meyve koparıp yeseydi, Mısır seferinden vazgeçerdim" dedi. Sonra Yeniçeri Ağasına dönerek: "Çünkü Ağa! Haram yiyen bir ordu ile beldelerin fethi mümkün olamaz" dedi.

Vehbi Tülek

Mücevherli Minare

Vehbi Tülek

Biz Senden Daha Nica Hizmetler Bekleriz

Vehbi Tülek

Ii. Murad Han Ve Şücaeddin Karamani Hazretleri

Vehbi Tülek

Bir gün Sultan İkinci Murâd Hân, Edirne'de abdest tâzelemek üzere çıktığı zaman ayağı kayıp düştü. O sırada nûr yüzlü bir kimse peydâ oldu. Sultânı elinden tutup, o tehlikeli hâlden kurtardı ve âniden kayboldu. Sonra Pâdişâh, kendini tehlikeden kurtaran o zâtla görüşmek istedi. Edirne'nin bütün sâlih kimselerini huzûruna dâvet etti. Ancak, dâvet ettiği kimseler arasında aradığı zât yoktu. Nihâyet bütün Edirne halkını bir yere toplatıp, birer birer gözden geçirdikten sonra, aralarında, elinden tutup kurtaran Şücâeddin Karamâni'yi buldu. Ona hürmet edip, iltifât ve ihsânlarda bulundu. Debbaglar Mahallesinde ona bir mescid ve bir dergâh yaptırdı. Talebelerine Murâdiye evkâfından maaş bağlatıp, ihsânlarda bulundu.

Sultan Murad’in Dehasi

Vehbi Tülek

Çanakkale İçinde Aynali Çarşi

Vehbi Tülek

35 - Bu Mukaddes Vatan İçin Ölebiliriz

Vehbi Tülek

Seni Dervişliğe Kabul Edemem

Vehbi Tülek

77 - Kristof Kolomb Osmanli Casusu Muydu?

Vehbi Tülek

Her Kim Bu Taşi Kaldirirsa

Vehbi Tülek

Yalnizlik Köşkü

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Düşmanı Küçük Görmemeli Ve Plânlı Olmalıdır

Kemâlpaşazâde Ahmed Şemseddîn Efendi Osmanlı şeyhülislamlarının dokuzuncusudur. 1468 (H.873) yılında Tokat'ta doğdu. Küçük yaştan îtibâren iyi bir tahsil ve terbiye gördü. Daha sonra askerlik mesleğini seçti. Sultan İkinci Bâyezîd Hanın seferlerine katıldı. Sonra askerlikten ayrılarak ilim tahsîline başladı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Genç Şehîd: Ahmedullah

Vehbi Tülek

Ahmedullah hazretleri; evliyânın büyüklerinden meşhûr İslâm âlimi Muhammed Senâullah-ı Pânipüti hazretlerinin büyük oğludur. Hazret-i Osman'ın soyundandır. Doğum târihi bilinmemektedir. 1784 (H.1198) de Hindistan'da, Pânipût'ta vefât etti...

Cehennem, Ayrılık Ve Pişmanlık Yeridir!

Vehbi Tülek

Âhireti Düşünme Hâssasını Kaybeden Kullar

Vehbi Tülek

Abdî Efendi Bayrâmiyye meşayıhındandır. Adı Abdullah olup "Sarı" lakabıyla da tanınır. 1584 (H.992) senesinde İstanbul'a doğdu. Zamânın meşhûr âlimlerinin ilimlerinden istifâde etti. Azîz Mahmûd Hüdâyî hazretleriyle görüşüp ondan feyiz aldı. Reîs-ül-küttâblık ve Cizye muhâsebeciliği gibi devlet memuriyetlerinde bulundu. Sultan İbrâhim'in "Ser-şükûfeci" berâtına mazhar olmuştur. 1660 (H.1071) senesinde İstanbul'da vefât etti. "Semerât-ül-Fuâd" adlı eseri meşhur oldu. Bu kitabında şöyle anlatır:

Kur’ân-ı Kerimde Üç Kısım Ahkâm Vardır

Vehbi Tülek

Son Sahâbe Ebüttufeyl

Vehbi Tülek

Âlimin Ölümü, Büyük Musîbettir

Vehbi Tülek

Ölüm Hastası Olan Vasiyet Yazmalıdır

Vehbi Tülek

Ahfeş Dımaşkî

Vehbi Tülek

Kim Kanâat Ederse Geçimi Iyi Olur

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Arafatta Görüşürüz

Arafatta Görüşürüz

Sultan III. Mustafa zamanında İstanbul'da yaşamış olan evliyanın büyüklerinden Abdülehad Nuri Efendinin meşhûr talebelerinden Karabâşi Hacı Sâdık Efendi şöyle anlattı: Hacca giderken, korkulu ve kimsesiz yerlerde, Abdülehad Efendiyi bizzat bu gözlerim ile görürdüm. Kendi kendime, ona olan fazla sevgimden dolayı onu gördüğümü, bir hayal olduğu nu düşündüm. Fakat Mekke-i mükerremeye vardığımda, tavâf ederken hocamı yanımda gördüm. Hattâ bana selâm verdi. Ben de elini öptüm. Sonra kayboldu. Ben tavâfımı bitirdiğimde, hocam Makâm-ı İbrâhim denilen yerden ayrılıyordu. Bana; "Ey Sâdık Dede! Arafat'ta görüşürüz." deyip tekrar kayboldu. Arafat'ta, hocam Abdülehad Efendi ile birlikte vakfeye durduk. Sonra bana vedâ ederek ayrıldı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Latif Bir Şikayet

Vehbi Tülek

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

İftiranin Neticesi

Sarayda İftar

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Abdullah El-acemî

Hizir Ve Gelin

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Vehbi Tülek

Bizi Hatirlayin!

Vehbi Tülek

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Sünnet Akçesi

Vehbi Tülek