Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.083.162

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Okuduğu Her Hasta Şifaya Kavuşurdu

İbn-i Acîl hazretleri evliyânın meşhûrlarındandır. 1291 (H.690) senesinde Yemen'de Beyt-i fakih denilen yerde vefât etti. Önce amcası Fakîh İbrâhim'den, sonra başka âlimlerden ilim ve edeb öğrendi. Fıkıh, hadîs, nahiv, gramer ferâiz (mîrâs bilgileri) ilimleri yanında tasavvuf kalb bilgilerinde de yükselip evliyânın büyükleri arasına girdi. Devlet adamları gelir ziyâret eder meselelerini sorup duâsını alırlardı. İmâm-ı Yâfiî anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

7 - Genç Osman Dediğin Bir Küçük Uşak

Cihan padişahı Kanuni Sultan Süleyman'ın fethederek yadigar bıraktığı Bağdad, 89 yıl sonra İran'ın eline geçti. Bu sırada Osmanlı devletinin başında, henüz 12 yaşında bir çocuk olan 4. Murad bulunuyordu. Annesi Kösem Sultan, Vezir-i Azamlığa Hâfız Ahmed Paşa'yı tayin etmiş ve Serdar-ı Ekrem, yani başkumandan vazifesini de vererek, Bağdad'ı İran'ın elinden kurtarmak üzere sefere göndermişti. Hafız Ahmed Paşa, 29 Mart 1626'da kalabalık bir kuvvetle Bağdad kalesi kapılarına dayandı. Ancak bütün hücumları boşa çıkıyor, bir türlü kaleyi zaptetemeye muvaffak olamıyordu. Bu başarısızlığını, padişahın, Bağdad gibi çok mühim bir şehrin ehemmiyetini kavrayamadığı için, kendisine yeteri kadar asker vermemesine bağladı ve görünüşte kendi kendini eleştiren, fakat gerçekte padişahı tenkit eden bir şiir yazarak gönderdi:

Vehbi Tülek

Hemhal Olmak

Vehbi Tülek

Gazi Osman Paşa’nin İstanbula Dönüşü

Vehbi Tülek

Boynuzsuz Koç

Vehbi Tülek

Bir Kurban Bayramı arefesinde, Şâir Fitnat Hanım kurbanlık almak için Bayezid Meydanında dolaşıyormuş. Şâir Haşmet de oradaymış. Abdest-namazla pek alâkası olmayan bu şâir, fırsat buldukça Fitnat Hanım'a takılır, onun iğneli sözlerine muhatap olurmuş. Fitnat Hanım'a orada ne aradığını sormuş, o da kurbanlık koç alacağını söylemiş. Şâir Haşmet: "Bu bayram kulunuzu kurban etseniz olmaz mı?" diye yine takılmış. Fitnat Hanım da sözünü esirgemeden cevap vermiş: "Olmaz, bu bayram boynuzsuz bir koç kurban edeceğim

89 - Rüyanin Tabiri Budur

Vehbi Tülek

Çomar Bölükbaşi

Vehbi Tülek

Osman Gazi’nin Vasiyetnamesi

Vehbi Tülek

Sevdiklerine Kavuştu

Vehbi Tülek

Mum Donanmasi

Vehbi Tülek

Zenbilli Ali Efendi

Vehbi Tülek

Sultanzade Gazi Hüsrev Bey’in Türbesi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Herkes, Bir Iş Için Yaratılmıştır.

Necmeddin Ahmed ibn-i Hamdan hazretleri Hanbeli fıkıh ve hadis âlimidir. 603 (m. 1206)'da Urfa-Harran'da doğdu. O devirde büyük ilim merkezi olan Harran'da tahsilini tamamladıktan sonra talebe yetiştirdi. İbn-i Hamdan, Han­beli fıkhının fürû ve usulü yanında hadis, kelâm, hilaf ve edebi­yat alanında da geniş bilgi sahibiydi. 695 (m. 1295)'de vefat etti. Şöyle buyurdu:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Türkistanlı Velî Hâce İbrâhim

Vehbi Tülek

Ahmed Yesevi'nin babası Hâce İbrâhim son anlarını yaşıyordu... Gevher Şehnaz ismindeki kızına şu vasiyeti yaptı: "Ey benim kızım! Kardeşin bu dünyâya ender gönderilen mübârek bir kişi olacaktır. Ona göz kulak ol. Benim dergâhımda, bağlı bir sofra durur. Ahmed o sofrayı kendi başına açtığı zaman onun cihan mülkünde görünme vaktinin geldiğini bilmelisin. Zamânı gelmeyince, bu sırrı kimseye açma..."

Sakal-ı Şerîfe Değer Verenin Değeri...

Vehbi Tülek

Akıllı Kimse Ya âlim Ya Da Talebe Olur

Vehbi Tülek

Kutbül-âlem Abdülkuddûs Kenkûhi hazretleri Hindistan'da yaşamış olan Çeştiyye tarikatı büyüklerindendir. 860 (m. 1456)'da Kenkûh'da doğdu. Evliyanın büyüklerinden Ahmed Abdülhak Radulevi'ye intisab ederek Çeştiyye icazeti aldı ve Delhi'de otuz yıl talebe yetiştirdi. Sonra Kenkûh'a dönerek 944 (m. 1537)'de vefat etti. Bir sohbetinde şunları anlattı:

Küçük Ârif Çelebi

Vehbi Tülek

İhlâs Ile Ibâdet Etmek Güzel Huylardandır

Vehbi Tülek

Hem Nebî Hem Sultân Dâvûd Aleyhisselâm

Vehbi Tülek

Ehl-i Sünnetin Doğru Yolundan Ayrılanlar

Vehbi Tülek

En Hayırlı Arkadaş Güzel Ahlaktır

Vehbi Tülek

Her Günahtan Sonra Tövbe Et!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Vehbi Tülek

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Vehbi Tülek

Delik Kova

Zalimlere Dersini Verdi!

Helvaci Çocuk

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Abdullah El-acemî

Sonunda Orta Yolu Buldular

Allah’a Firar Et

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Vehbi Tülek

İsmail Hakki Efendi

Vehbi Tülek

Hayat Kurtaran Yalan

Vehbi Tülek

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Vehbi Tülek