Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.838.819

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Gaflet Içinde Yapılan Duâ Kabul Olmaz!

Seyyid Alizâde Yakûb Efendi Osmanlı âlimlerindendir. Bursa'da doğdu. Asrının âlimlerinden okudu. Sonra Bursa’da çeşitli medreselerde müderrislik yaptı. 931 (m. 1524) senesi hac dönüşü, Mısır’da vefât etti. İmâm-zâdenin “Şir’at-ül-İslâm” adındaki eserine, güzel bir şerh yazdı. Adını; “Mefâtîh-ül-Cinân ve mesâbîh-ül-Cenân” koydu. Sultan İkinci Bâyezîd Hân, “Şir’a” kitabını çok sevdiğinden, Yakûb Efendiye “Şir’a Şârihî” lakabını verdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

100 - Çehrin Seferi

Cihan Sultanı IV. Mehmed Han huzurlarına, Rus elçisini lütfen kabul buyurdular... Elçinin kirli sakalı göbeğine kadar uzanıyordu. Sırtındaki ayı postu ise yerleri süpürüyordu. Büyük bir reverans yaptı, eğildi ve:-Yeryüzünün en haşmetli Hükümdarına, Rus çarının saygı ve selamlarını sunarım!... dedi. Üstelik sırıtıyordu. Mâbeyn Çavuşu hayretle ona bakıyordu. Daha fazla eğilmesin bekledi. Fakat beklediği olmadı. Doğrulup konuşmasına devam etti:-Haşmetlû Rus çarımın ricaları şudur ki... demeğe kalmadan Çavuşun iri pençesi ensesine yapıştı:-Bre mel'un!... Padişah efendimizin huzurlarında eğilmesini dahi beceremezsin!... Senin gibilere konuşmak haramdır...diye çıkıştı. Sonra aslan pençesiyle, bu edep bilmezi yere kapaklattı.

Vehbi Tülek

Ravza-i Murad’da Açan Gül

Vehbi Tülek

Cezzar Ahmed Paşa Ve Napoeon Bonapart

Vehbi Tülek

Size İtaat Ettik Ve Uyduk

Vehbi Tülek

Penç kalesi, Süleymân Şah zamânında mücâhid gâziler tarafından alınmak istendi. Kaleyi top ve tüfekle günlerce muhâsara altında tuttular. Bu sırada yirmiden fazla gâzi, orduya azık getirmek için, Penç Kalesinin ilerisindeki Lince vilâyeti taraflarına giderlerken, yolda bol miktârda ganimet ele geçirdiler. Gaziler bu ganimetin verdiği sevinç içinde yollarına devam ederlerken, karşılarına yedi yüz kadar düşman askeri çıktı. Gâzilerin sayısı az olduğu için onlara teslim oldular. Düşman askerleri bunları alıp, Lince'ye yedi gün mesâfe uzaklıkta ve deniz kenarında bulunan Papa Suntüres Kalesine hapsettiler. Bu kalenin tâmire ihtiyâcı vardı. Bu yüzden esir müslümanları tâmir için gündüz çalıştırırlar, gece hapsederlerdi. Bu esirlerin içinde, Ahmed Zâza isminde bir zât vardı. Bu zât şöyle anlatır:

Önce Küfrettiler Sonra Alkişladilar

Vehbi Tülek

Bosna Fatihi Mahmûd Paşa

Vehbi Tülek

Bana Bir Tüfek Verin

Vehbi Tülek

Sadece Emredileni Yaptik

Vehbi Tülek

Ehli Sünnetin HÂmisi Iv. Murad Han

Vehbi Tülek

Tavsiye Etmem Majeste

Vehbi Tülek

Ben Gelir Borcumu Öderim

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Kullarımdan Gereği Gibi Şükreden Azdır

Mehmed Emin Efendi Seksenbirinci Osmanlı Şeyhülislâmıdır. Gözlük kullandığından dolayı "Camgöz" diye bilinirdi. 1117 (m. 1705)'de Edirne'de doğdu. 1191 (m. 1777)'de Bursa'da vefât etti. Emir Sultan Kabristanı'nda medfûndur. Bir dersinde şöyle anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

teveccüh Ve Himmet Efendim

Vehbi Tülek

İmam-ı Ahmed Rabbani hazretleri, Hindistan'da yetişen en büyük veli ve âlim. Silsile-i aliyyenin yirmi üçüncüsüdür. Hicri ikinci bin yılının müceddidi (yenileyicisi) olmasından dolayı Müceddid-i elf-i sanidir... Talebelerinden seyyid bir zât şöyle anlatmıştır:

Âlimler, Dünya Ve Ahiretin Işıklarıdır

Vehbi Tülek

Nimete Şükredenin Nimetleri Artar

Vehbi Tülek

Ebü'l-Kâsım Nasrabâdi hazretleri fıkıh ve hadis âlimlerinden ve evliyânın büyüklerindendir. İran'da Nişâbûr'da doğdu. Ömrünün sonuna doğru hacca gitti. 367 (m. 977)'de orada vefât etti. Kendisi anlatıyor:

Abdülkadir Necib Efendi

Vehbi Tülek

söz Taşıyan, Kâtil Gibidir!

Vehbi Tülek

Fâtih'in, Kapısından Giremediği Dergâh!

Vehbi Tülek

La Ilahe Illallah Sağlam Bir Kal’adır

Vehbi Tülek

Âlim Manifaturacı “demir Hoca”

Vehbi Tülek

Kendi Için Istediğini Din Kardeşin Için De Iste

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah Bin MübÂrek

Abdullah Bin MübÂrek

Merv'de bir yıl ticâretle uğraşır, kazancının hepsini fakirlere dağıtırdı. İkinci yıl İslâmiyet'i yaymak için cihâda, düşmanla harbe giderdi. O, medresede müderris, hoca; câmide vâiz, şehirde tüccâr; harbde büyük bir kahramandı. Kılıç ve kalem sâhibi idi. Kalemiyle cihâda dâir eser yazdı, kılıcıyla da dillere destan olan kahramanlıklar gösterdi.

Abbâsiler devrinde Bizanslılarla yapılan harplerden birine katılmıştı. Abbâsi ordusu sessiz, sâkin ve aydınlık bir gecede Tarsus'un kuzeyinde karargâh kurmuştu. Tarsus'un sırtlarında İslâm ve Bizans orduları görünüyordu. İki taraf da kendilerini kuvvetli göstermek için alevleri göklere yükselen ateşler yakmışlardı. Bu ateş ocaklarından birinin etrafında tepeden tırnağa silâhlı askerler hilâl şeklinde oturmuşlar, ortalarında ise ince yapılı, nûrâni yüzlü bir zat onlara ders anlatıyordu. Kimse vaktin nasıl geçtiğinin farkına varmamıştı. Sözü kesip, duâsını yapınca istirahate çekildiler.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Vehbi Tülek

9 Evi Dolaşan Kelle

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Fani Dünya

Sarayda İftar

Kul Hakkı

Üç Kandil

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Arafatta Görüşürüz

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Vehbi Tülek