Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.027.780

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sıfât-ı Zâtiyye Ve Sıfât-ı Sübûtiyye

Şeyh Sıbgî hazretleri Şâfiî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 871 (H.258) senesinde Horasan’da Nişâbûr’da doğdu. 953 (H.342) senesinde orada vefât etti. İlim öğrenmek ve öğretmek için çok yer dolaştı. Hadîs, fıkıh ve akâid (kelâm) ilminde, birçok meseleyi içine alan kitaplar yazdı. Bunlardan “Kitâb-ül Esmâ ves-Sıfât” isimli eserinde şöyle anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Git Zavalli Oyuncak

Preveze zaferinden üç yıl geçmişti. Alman İmparatoru Şarlken, Cezayir'i Osmanlı devletinden ayırmak için harekete geçti. Maksadı Kuzey Afrika'dan Osmanlıları çıkarmak ve buraları Hristiyanlaştırmak idi. Bu maksatla 516 gemiden müteşekkil muazzam bir donanma hazır ladı. Andrea Doria kumandasındaki bu donanmada 35.000 asker, 400 Malta şövalyesi bulunuyordu. İmparatorun bizzat katılacağı bu sefer de kendisine en büyük İspanyol, İtalyan ve Alman asilzadeleri de refakat ediyorlardı. Şarlken'in zafer alayını seyretmek için, İspanyol, İtalyan ve Alman düşes, markiz ve kontesleri de gelmişlerdi. Avrupa yüksek sosyetesinin en kibar hanımları ve genç kızları bu zafer alayın da İmparatorun yanında bulunmak fırsatını kaçırmak istemiyorlardı.

Vehbi Tülek

Ii.mahmud Han’in İlim Ve Sanat Aşki

Vehbi Tülek

Medine Ve Bağdad Demiryolu Projesi

Vehbi Tülek

Hemen Tayin Edelim

Vehbi Tülek

Seyyid Yahyâ Efendi şöyle anlatmıştır: "Sultan Bâyezid Hân Câmi-i şerifi avlusunda, oyma ustalarından Kefelizâde İbrâhim Halebi adında bir zâtın dükkanında, ilim-irfân sâhibi, kıymetli zâtlar toplanıp sohbet ederlerdi. Arasıra Mehmed Emin Efendi de öğle namazından sonra o dükkanı teşrif eder, dostları ile çok kıymetli sohbeti olurdu. Bir gün yine böyle hoş bir sohbet sırasında medhedilen iyi vasıflı bir kâdı (hâkim) o dükkana geldi. Kâdıasker, bu kâdıya, bir meseleden dolayı dargın olduğu için, bir makâma tâyin edilmesi gerektiği hâlde ona; "Ben kâdıasker olduğum müddetçe, sana kadılık vazifesi vermem!" diyerek yemin ettiğini ağlayarak anlattı. Dükkanda bulunanlar bu hâdiseye çok üzüldü.

Abdülhamid HÂn’in Engin Merhameti

Vehbi Tülek

AlÂeddîn Ali Esved KarahisÂrî

Vehbi Tülek

Buyurun Cenaze Namazina

Vehbi Tülek

Broken Hill Savaşi

Vehbi Tülek

64 - Sadik Sadrazam Sultanzade Mehmed Paşa

Vehbi Tülek

35 - Bu Mukaddes Vatan İçin Ölebiliriz

Vehbi Tülek

Akçakoca Kalesi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Zû-şefer'in Kızı Tâce

Yûsuf aleyhisselam, Hazret-i Yakub'un oğludur. Dedesi Hazret-i İshak, babasının amcası Hazret-i İsmail, büyük dedesi ise Hazret-i İbrahim'dir. Hem kendisi, hem de ataları Resûlullah Efendimizin bir hadis-i şeriflerinde (el Kerim-keremli) sıfatı ile yâd edilmişlerdir. Bugün sizlere, o devirde yaşanan ibretli bir hadiseyi anlatmak istiyoruz...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Seyyid Abdülaziz

Vehbi Tülek

Şeyh Seyyid Abdülaziz hazretleri Abdülkadir Geylani hazretlerinin oğludur. 532 (m. 11134)'de Bağdad'da doğdu. Babsından ve birçok ulemadan icazet almış ve hadis rivayet etti. Musul'da Cibal köyüne yerleşerek talebe yetiştirdi. 602 (m. 1205)'de orada vefat etti. Şöyle nakletmiştir:

Zekâtını Vermeyenin Şehadeti Kabul Olmaz

Vehbi Tülek

Rahmetullah Efendi

Vehbi Tülek

Rahmetullah Efendi Hanefi fıkıh âlimidir. Hindistan'da, 1231 (m. 1816)'da Delhi'de doğdu ve orada yetişti. Osmanlı Sultanı Abdülaziz Han kendisini İstanbul'a davet etti. Hıristiyanlara bir reddiye yazmasını istedi. İstanbul'da, Arapça "İzhâr-ül-hak" ve "Beyân-ül-hak" kitaplarını yazdı. 1306 (m. 1889)'da Mekke'de vefat etdi. Beyân-ül-hak kitabında buyuruyor ki:

Kötülükten Kaçan Çok Ecir Kazanır

Vehbi Tülek

Kuyumcunun Yaşadığı Acâib Bir Hâdise!

Vehbi Tülek

İbn-i Hacer-i Askalânî

Vehbi Tülek

İnsanlardan Bir Sıkıntı Gelirse, Affedin!

Vehbi Tülek

Cevhere Berâsîyye

Vehbi Tülek

Kıyamette Resulullaha En Yakın Olanlar

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Yüz Vermedin!

Derdi Olan Neylesin?

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Hakikati Görmek

"encümen-i Bîzebân"

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Vehbi Tülek

Bana Delil Getir

Vehbi Tülek

Yirmi Saniyede

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek