Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.631.087

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Âlimlere Mutlaka Hürmet Etmek Lâzımdır

Ömer Rûşenî hazretleri Osmanlılar devrinde yaşamış evliyânın büyüklerindendir. Aydın vilâyetinin Güzelhisar köyünde doğdu. İlim tahsîli için Bursa'ya geldi. Daha sonra Bakü'ye giderek, Seyyid Yahyâ Şirvânî hazretlerinin sohbet ve hizmetine girdi. Kısa zamanda hocasının önde gelen talebelerinden oldu. Hocasının vefâtından sonra onun yerine geçti. 1487 (H.892) senesinde İran’da Tebriz'de vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Tez Sakabaşini Getirin

Fâtih Sultan Mehmed Han, İstanbul'u küffâr elinden kurtarmak üzere kuşatmıştı. Fetih ordusu İstanbul surlarına dayanmış, Fâtih Sultan Mehmed Han fethin gerçekleşeceği zamânı sabırsızlıkla bekliyordu. Leşker-i duâ adı verilen duâ ordusu âlimler ve veliler, fetih için gözyaşı dökerek duâ ediyorlardı. Kır atının üstünde heybet ve celâdetle duran genç hükümdâr, orduyu şevke getirici konuşmalar yapıyordu. Etrâfa dalga dalga yayılan ordu, Feth-i mübinin gerçekleşmesi için canla başla çarpışıyordu. Şehir düşmek üzere idi. İşte tam bu kritik zamanda ordunun arasında; "Ordu susuz kalmak tehlikesiyle karşı karşıya, kuyular boş, çeşmeler akmıyor." şeklinde bir söylenti yayılmaya başladı.

Vehbi Tülek

Belgrad'in Fethi

Vehbi Tülek

Macar Subayinin Kizi

Vehbi Tülek

Destileri Kirmasinlar

Vehbi Tülek

Bir gün Azapkapı'da... Keyif bu ya Hatice Turhan Sultan, İstanbul'u dolaşmaktan çok hoşlanır. Yanına sadık nedimesini alır, güzergahı arabacıya bırakır. İhtiyar faytoncu Valide Hanım'ın huyunu iyi bilir. Daha ziyade fukaranın içine sürer ve gezi bir garip gönlü yapılarak sonlanır. İşte yollarının Azapkapı'ya çıktığı günlerden birinde, boyu büyüklüğünde destiyi sürükleyen minik bir kız dikkatini çeker ve dizginlere asılır. Arabanın perdesi belli belirsiz aralanır ve bir çift meraklı göz küçük kıza takılır. Kızcağız güç halle destiyi kucaklar, lüleye dayar. Alttan diziyle destek verip doldurur ama indirmesi çok zordur. Nitekim beklenen olur, ağır desti yalağa çarpar ve parçalanır. Minik kız kısa bir şaşkınlığın ardından kırıkları toplamaya başlar. Bir yandan içli içli ağlar, bir yandan dizini döve döve ağıt yakar.

87 - Sultan Ii. Murad Ve Haci Bayram Veli

Vehbi Tülek

İslamiyet Dersi

Vehbi Tülek

Ii. Mahmud’un İyilikseverliği

Vehbi Tülek

Sakiz Adasinin Fethi Ve Nasuhi Efendi

Vehbi Tülek

Şeyh EdebÂli’nin Vasiyeti

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Bayezid Ve Baba Yusuf Sivrihisari

Vehbi Tülek

Bu Devletin Ayakta Kalmasi İçin

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Şehitler Kabirlerinde Diridirler

Hacımurâdzade Dursun Efendi Kânuni Sultan Süleymân devri âlim ve müderrislerindendir. Kastamonu'nun Taşköprü kasabasındandır. 966 (m. 1558) senesinde vefât etti. Şöyle nakleder:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İlimden Îmân, Cehâletten Küfür Hâsıl Olmaktadır

Vehbi Tülek

Şeyh Abdülkâdir Muhâcir hazretleri büyük velîlerdendir. 1796 (H.1211) târihinde Irak'ta Senendec beldesinde doğdu. Fazîlet sâhibi baba ve amcaları tarafından ilim ve edeb üzere yetiştirildi. Babasının vefâtından sonra da yerine geçip, talebelere ders verdi. 1886 (H.1304) târihinde Süleymâniye beldesinde Sivan'da vefât etti. Bir sohbetinde buyurdu ki:

Hacı Feyzullah Efendi

Vehbi Tülek

Ebû Bekir'e Gidiniz! Namazı O Kıldırsın

Vehbi Tülek

Ebu'l-Hasen Kehmes Temimi hazretleri büyük bir hadis âlimidir. 149 (m. 766) senesinde vefât etti. Rivâyet ettiği hadis-i şeriflerden bazıları şöyledir:

Bir Lokma Için Alçak Dünyaya Baş Eğme!

Vehbi Tülek

Muhammed Dehlevî Hazretleri

Vehbi Tülek

Burhâneddîn-i Merginânî

Vehbi Tülek

Kılıcı Kesmeyince Şaşkına Dönen Eşkıyanın Tövbesi!

Vehbi Tülek

Bursadan İstanbula Seyyid Velâyet

Vehbi Tülek

Şehabeddin Ahmed Sivâsî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Padişahlardan birine değerli bir gül fidanı hediye edilir. O da bunu bahçıvanına verip bahçeye dikmesini, gül açılınca da kendisine haber vermesini ister. Aylar sonra nihayet gül açılır. Fakat gayet iri ve son derece güzel bir gül. Bah çıvan onu hayranlıkla seyrederken, bir bülbül gelip gül fidanına konar ve başlar ötmeye. Bahçıvan önce onu kıvmak ister, fakat bülbülün yanık yanık ötüşü onu etkilemiştir. Sonunda bahçıvan, padişahı çağırmak için yerinden kalkınca, bülbül ürker ve gülü paramparça eder. Buna çok üzülen bahçıvan, korkarak padişaha durumu haber verir. Fakat padişah:-Üzülme, der, bu dünya etme bulma dünmyası, ona da kalmaz.Bahçıvan padişahın bu sözü ile rahatlamıştır. Bir zaman sonra bahçıvan, biryılanın o bülbülü yuttuğunu görür ve padişaha gelerek:-Keramet gösterdiin efendimiz, dünya o bülbüle de kalmadı.-Merak etme, o yılana da kalmaz.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek

Abayi Yakmak

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Kum Ve Kaya

İmanı Ona Kafidir

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek

At Hirsizi

Vehbi Tülek

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Vehbi Tülek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Vehbi Tülek

Padişah Ve At

Vehbi Tülek

İsmail Hakki Efendi

Vehbi Tülek