Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.604.976

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bir Kimseden Cefa Görürsen Tövbe Et!

Dahmel bin Abdullah hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Yemen'in Sahban beldesinde doğdu. Zamânın âlimlerinden ilim öğrenerek yetişti. Talebe yetiştirmek için icâzet aldı. 1203 (H.600) senesinde vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Sultan Mahmud’un Veziri

Bir gün Sultan Mahmud, vezirlerinden biriyle tebdili kıyafet yolda giderken, câminin duvarını tâmir eden Şâh Veli ile karşılaştı. O şâhıs, Şâh Veli'ye; "Hoca ikiylen nasılsın?" diye sordu. Şâh Veli de; "Üçlen iyiyim." karşılığını verdi. O şâhıs; "Niye er kalkmadın?" diye sorduğunda; "Er kalktım da el aldı." cevâbını verdi. Yine o zât; "Bir kaz yollasam yolar mısın?" diye sorunca, Şâh Veli; "O işi iyi beceririm." dedi. Vedâlaşıp ayrıldıktan sonra Sultan Mahmud yanındaki vezirine; "Biz ne konuştuk?" diye sordu. Vezir cevap veremedi.

Vehbi Tülek

Hasan Can’in Tabiri

Vehbi Tülek

Hiddet Değil Gayret

Vehbi Tülek

Osmanli Ordusundaki Tertip Ve Düzen

Vehbi Tülek

Uzun seneler İngiltere'nin İstanbul'daki büyükelçisi olan Lord Paul Ricault, Sadrazamın daveti ile Eylül 1663'de Uyvar seferine gözlemci olarak katılmıştı. Sefer sırasında gördüklerini şöyle anlatır:"Gerek Veziriazamın, gerekse diğer büyük kumandanların otağ larına çadırdan ziyade saray demek doğru olur. Muhteşem ve harikul âde süslemeleri, çeşitli oda ve daireleri ile saraylardan fazla masraf edilmişti. Bu seyyar saraylar ve ağır kazıkları, parçalar halinde menzil den menzile taşınıyordu. Osmanlı ordusu günde 5-6 saat yürüyordu. Daha fazla yürüyüşe cebri yürüyüş denir ki, fevkalade hallerde olur. Ordu ağırlıklarını at, katır ve develer taşır. Otağ kurucular ordudan daima bir menzil önde giderler. Otağ sahipleri bir menzile gelince otağlarını kurulmuş bulur lar. Her otağ çifttir. Biri kullanılırken diğeri bir menzil sonrasında kurulmaktadır. Sanıyorum bu muhteşem otağları Osmanlılar, ne kadar zengin ve kudretli olduklarını gösterip, düşmanın gözünü korkutmak için kullanıyorlar.

43 - Sakin Yemeyiniz, O Et Zehirlidir

Vehbi Tülek

Osmanli’nin Son Abd Büyükelçisi

Vehbi Tülek

Sen Kim, Bu Evi Yapmak Kim

Vehbi Tülek

Bana Bir Tüfek Verin

Vehbi Tülek

Sultan Bayezid Ve Arab Molla

Vehbi Tülek

Padişah Memlekete Hainlik Etmez

Vehbi Tülek

Hangi Dersi Müzakere Ediyorsun?

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Kalbini Allah'a Çevireni Bütün Kullar Sever

Ziyâdî Mehmed Efendi İstanbul'daki büyük velîlerdendir. 1790 (H.1205) senesinde vefât etti. Şeyh Ebü'l-Vefâ hazretlerinin talebesidir. Onun terbiyesinde yetişti. Mânevî ilimlerde üstün derecelere yükseldi. Şam civârında Kadem köyündeki Kadem-i şerîfin (Peygamber efendimizin mübârek ayak izinin bulunduğu taş) bulunduğu câmiyi yaptırdı. Birinci Sultan Abdülhamîd Han zamânında, Sultan tarafından İstanbul'a dâvet edildi. Bu dâvet üzerine, Kadem-i saâdeti başına alıp, yürüyerek İstanbul'a getirdi. Kadem Dergâhı adıyla meşhur dergâh yapılarak Ziyâdî Efendiye, bu dergâhta insanlara ilim öğretmesi için vazife verdi ve dergâhı kendisine teslim edildi. Derslerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ebû Bekr Dîneverî

Vehbi Tülek

Ebû Bekr Dineveri hazretleri, Bağdad'da yetişen Hanbeli âlimlerindendir. 532 (m. 1138) senesinde vefât etti. Vefatından kısa bir zaman evvel bir dersinde buyurdu ki:

Hâlid Bin Saîd Bin Âs

Vehbi Tülek

Mushaf-ı Şerif Yazıp Satmak Hakkında

Vehbi Tülek

İbrâhim bin Muhammed bin Aydemir hazretleri Hanefi fıkıh âlimidir. 750'de (m. 1349) Kahire'de doğdu. Türk asıllıdır. Askerlik mesleğine gö­re yetiştirildi, fakat ilme olan merakı se­bebiyle Hanefi fakihlerinden fıkıh ilmi tahsil etti. 809'da (m. 1407) Kahire'de vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

bir Zaman Bize Muhabbeti Vardı

Vehbi Tülek

Muhammed Ibn-i Mende

Vehbi Tülek

Sâlih Komşu, Geniş Bir Ev Ve Iyi Bir Binek

Vehbi Tülek

Sana Birinci Vasiyetim Ilmihâlini Iyi Öğren

Vehbi Tülek

Ahmed Sayyâd Hazretleri

Vehbi Tülek

İlim Talep Etmek, Her Müslümana Farzdır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Niyâzi-i Mısri, devamlı ibâdet ve tâatla meşgûl olduğu sırada, bir gece rüyâsında Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerini gördü. Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri büyük bir taht üzerinde oturmaktaydı. Etrâfına talebeleri toplanmıştı. Niyâzi-i Mısri, kendisini onların arasın da görünce, hayâsından dışarı çıkmaya yol ve fırsat aradığı bir sırada, Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri, onu yanına çağırıp, bir kese altın hediye verdi ve; "Senin nasibin diyâr-ı Rûm'dadır. Mısır'da değildir." buyurdu. Ertesi gün Niyâzi-i Mısri bu rüyâsını hocasına anlatın ca, hocası hemen ona hilâfet verdi ve duâ etti. Bunun neticesinde Niyâzi-i Mısri 1646 sene sinde Mısır'dan ayrılarak İstanbul'a gitti. İstanbul'da Sultanahmed Câmii civârında Sokullu Mehmed Paşa dergâhında ikâmet edip, uzun süre riyâzette kaldı. Kaldığı odada çok gözyaşı döktü. Halil Paşa, Niyâzi-i Mısri hazretlerinin kaldığı odanın döşemelerini yenilemek için teşebbüste bulunduğu zaman, Niyâzi-i Mısri hazretlerini rüyâsında gördü. Rüyâda "Gözlerimin yaşı ile yıkanmış olan tahtaları muhâfaza ediniz." diye emretmesi üzerine, tahtalarını muhâfaza etmek sûretiyle odayı tâmir etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Vehbi Tülek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Allah Nasil Misafir Edilir?

Yirmi Saniyede

Abdullah-i EnsÂrî

Üç Kandil

Vehbi Tülek

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Vehbi Tülek

Padişah Ve At

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Vehbi Tülek