Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.990.847

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Günahı Küçük Görmek Gibi Musîbet Yoktur

Muhammed bin Ebû Verd hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Bağdât'ta yaşadı. Mîlâdî dokuzuncu asrın ikinci yarısında vefât etti. Cüneyd-i Bağdâdî hazretlerinin yakınlarından olup, onun, Sırrî-yi Sekatî'nin, Hâris-i Muhâsibî'nin, Bişr-i Hafî'nin ve Ebü'l-Feth el-Hammâl'in sohbetinde bulundu. Tasavvufta yetişip, yükseldi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Burasi Hakikat Sultanlarinin Payitahtidir

Kânûni Sultan Süleymân Hanın oğlu Şehzâde Bâyezid saltanat iddiâsı ile ayaklanmıştı. Kânûni, diğer oğlu Selim'i, onun üzerine gönderdi. Şehzâde Selim kuvvetleri ile Konya'ya geldi. O öncelikle Mevlânâ Celâleddin-i Rûmi hazretlerinin kabrini ziyâret etmek istedi. Yanında bulunanlarla birlikte türbeye girdi. Her zamanki yürüyüşü ile serbest bir şekilde kabre doğru ilerlerken, türbedâr Mahmûd Dede önünü kesti ve; "Mânâ âleminin sultanları olan böyle mübârek zâtların huzûrunda mütevâzi ve boynu bükük olmalıdır." diyerek ziyâret usûlünü hatırlattı. Bunun üzerine şehzâde ve yanındaki askeri erkân hatâlarını anladılar. Orada bulunan mihrabda Allah rızâsı için namaz kıldılar.

Vehbi Tülek

Haci Bayram-i Veli’nin Sultan Murad’a Nasihati

Vehbi Tülek

Şehid Derviş Paşa

Vehbi Tülek

İmparator Ölü Gibi Donup Kaldi

Vehbi Tülek

Fatih'in İstanbul'u kuşattığı günlerde Bizans'ta elçi olarak bulunan Venedikli asilzade Barbaro, Fatih Sultan Mehmed Han'ın parlak dehasının bir eserini daha şöyle nakleder:"18 Mayıs günü Bizanslılar uyandıkları zaman şaşkınlıktan dona kaldılar. Çünkü surların önünde büyük bir kule duruyordu. Osmanlılar o gece 4 saat içinde ahşap bir kule inşa ederek surların önüne getirmişlerdi. Yüksekliği surlardan yukarıda idi. Bu kule öyle mükemmeldi ki, nasıl yapıldığını kimse anlayamadı. Bütün Hristiyan dünyası birleşse bunu yapamazdı.İmparator hazretleri bütün erkanı ile birlikte surların üzerine geldiğinde bu şayan-ı hayret şeyi görünce korku ve dehşetten ölü gibi donup kaldı. İşte o zaman, Fatih'in bu parlak zekası karşısında İstanbul''un eninde sonunda onun eline geçeceğini anlamıştı.

Beykoz, Tokat Bahçesi

Vehbi Tülek

Milletin Efendisi Kimdir?

Vehbi Tülek

55 - Yildirim Bayezid'in Âlimlere Hürmeti

Vehbi Tülek

Elçiye Lüzum Yok

Vehbi Tülek

İki Milyon Sterline Banko

Vehbi Tülek

Yenişehirli Abdullah Efendi

Vehbi Tülek

Bin Yil Yaşasak Yine Cihan Bu

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Câhiller, Ölüyü Diriltmeyi Büyük Kerâmet Sanır

Hayalî Ahmed Şemseddin Efendi evliyanın meşhurlarından İbrahim Gülşenî Hazretlerinin oğludur. Babasının terbiyesinde yetişerek sülûkunu tamamladı ve icazet alarak, onun vefatından sonra makamına geçti. 977 (m.1569)’da de vefat ederek babasının yanına defnedildi. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Tâhir-i Bedahşî

Vehbi Tülek

Tâhir-i Bedahşi, İmâm-ı Rabbâni hazretlerinin talebelerinin önde gelenlerindendir. Önce subay idi. Resûlullah efendimizin rüyâda verdiği emirle, askerliği bırakarak tasavvuf yoluna girdi. Doğum ve vefât tarihleri belli değildir. On yedinci asrın sonlarında vefât etti. İmâm-ı Rabbâni hazretlerinin Tâhir-i Bedahşi'ye yazdığı mektuplardan ikisi:

Abdülkâdir Şeyhî Efendi

Vehbi Tülek

Zühd Ve Takva Denince Amir Bin Abdikays

Vehbi Tülek

Tabiinin zâhidlerinden olan Amir bin Abdikays hazretleri, zühd ve takvada zamanının en önde gelenlerinden idi. Harama düşmek endişesiyle şüphelilerden de sakınırdı. Hatta bazı mubahları da kendisine yasaklamıştı. Günlerinin çoğunu oruçlu olarak geçirir, teheccüd namazı kılmadığı gece olmazdı...

Allahım, Bize Helal Ve Temiz Rızık Ihsân Et!

Vehbi Tülek

Ben O Zâtı Sırf Allah Rızâsı Için Severim

Vehbi Tülek

Fâtıma Bint-i Sa'd El-hayr

Vehbi Tülek

İbn-i Melek

Vehbi Tülek

Koca Efendi

Vehbi Tülek

Şemseddin Remlî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yüz Vermedin!

Yüz Vermedin!

Fakih Îsâ bin Muhammed şöyle anlatır:

Uzak bir diyârda idim. Abdullah el-Ayderûs'u açıkça bulunduğum yerde görmeyi temenni etmiştim. Mescide gittim. Oraya bir dilenci ve yanında birisi gelip benden bir şey istedi. Bir şey vermedim. Oradan ayrılıp başka yere gittim. O dilenci ve yanındaki kişi benim arkamdan geldi. Sonra yine yanıma yaklaşarak benden bir şeyler istedi. Yine yüz vermedim. Bunun üzerine o dilenci ve yanındaki ayrılıp gitti. Bir müddet sonra ben, Abdullah el-Ayderûs'un bulunduğu yere döndüm. Şeyh Abdullah'ın yanına giderek; "Ben sizi gittiğim yerde alenen görmeyi temenni ettim. Lâkin bu isteğim hâsıl olmadı." dedim. Bunun üzerine Ebû Muhammed el-Ayderûs ; "Sana aleni görünmem hâsıl oldu. Falan gün duhâ vaktinde sen falan mescidde idin. Senin yanına bir dilenci geldi. Yanında birisi de vardı. Senden bir şeyler istediler. Onlara bir şey vermedin. Sonra kalkıp bir yere gittin. Onlar da seni tâkib etti ve yine bir şeyler istediler. Yine yüz vermedin. İşte o dilencinin yanındaki ben idim. Ben, senin yanına o kılıkla gelmiştim." dedi. Ben; "Efendim! Sizin dedikleriniz doğrudur. Fakat o size fazla benzemiyordu." deyince, Şeyh Abdullah da; "Eğer ben bu hâlimle senin yanına gelse idim, sen beni tanır ve insanlara haber verirdin." buyurdu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Vehbi Tülek

Kadin Akli

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Sonunda Orta Yolu Buldular

Latif Bir Şikayet

Minareden Okunan Şiir

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Şikayet

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Vehbi Tülek

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek

Üç Kandil

Vehbi Tülek

Adam Olmazsan

Vehbi Tülek