Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.366.863

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

En Kıymetli Sermâyemiz, Üzüntüler Ve Sıkıntılardır

Abdülhak-ı Dehlevî hazretleri Hindistan'da yetişen büyük velîlerden olup İmam-ı Rabbânî Ahmed Fârûkî Serhendî hazretlerinin talebesi idi. 1551 (H.958) senesinde Delhi'de doğdu. 1642 (H.1052)'de aynı yerde vefât etti. Medrese tahsilinden sonra Silsile-i aliyye büyüklerinden Muhammed Bâki-billah hazretlerinin talebesi oldu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Ekmeğe 5 Para Bile Zam Yok

1899 Haziran ayında buğday fiyatlarında meydana gelen artış dolayısıyla ekmeğe de zam yapılması söz konusu olunca Sultan II. Abdülhamid Han duruma müdahele ederek özel kalem müdürüne şu irade-i seniyyeyi yayınlattırmıştı:"Buğday fiyatının artmasından dolayı ekmeğe beş para zam yapılması lüzumu Şehremaneti'nden (Belediye) duyurulmuştur. Bunun üzerine Padişah Hazretleri derhal emir vererek bir komisyon kurdurmuş ve ekmek fiyatlarının artmasını önleyecek tedbirlerin alınmasını irade buyurmuştur."Bu minval üzere kurulan komisyon meseleyi görüşüp, tedbir almıştı. Padişah, o kadar gaileler arasında ekmek fiyatlarıyla da ilgilenmişti.

Vehbi Tülek

Yenilikçi Sadrazam Nevşehirli Damat İbrÂhim Paşa

Vehbi Tülek

Mübarek Beldelerin Hizmeti Ona Verildi

Vehbi Tülek

Sultanlar RikÂbinda Yürüsün!

Vehbi Tülek

Bir gün Sultan Ahmed Han, mürşidini ziyâret için Üsküdar'a gelmişti. Çarşıdan geçerken, Hüdâyi hazretlerinin alış-veriş ettiğini gördü. Genç Hünkâr bu esnâda attaydı. Derhal atından indi, hocasının elini öptü ve atına binmesi için ricâ etti. Bir müddetHüdâyi hazretleri at sırtında önde ve Pâdişâh da yaya olarak ardınca yürüdüler. Kısa bir süre sonra Mahmûd Hüdâyi dünyâyı titreten koca bir pâdişâhın, arkasında yaya yürümesine râzı olmadı ve; "Sultanım! Sırf hocam Muhammed Üftâde hazretlerinin duâsı ve emri yerine gelsin diye bindim. Çünkü o; "Pâdişâhlar rikâbında yürüsün." diye duâ etmişti." buyurarak atından indi. Ata tekrar Sultan Ahmed Hanı bindirdi.Sultan Ahmed Hanın bu hâdiseden sonra aşağıdaki beytleri söylediği belirtilir:

"Varımı ben Hakka verdim, gayrı vârım kalmadı.

Cümlesinden el çekip pes dü cihânım kalmadı.

Çünkü hubbullah erişti, çekti beni kendine,

Açtı gönlüm gözünü, gayri gümânım kalmadı.

Evliyânın himmeti, yaktı beni kül eyledi,

Sâfiyim, buldum safâyı dü cihânım kalmadı.

Ahmedi der, "Yâ ilâhi! Sana şükrüm çok-durur",

Hamdülillah aşk-ı Haktan gayri vârım kalmadı."

Sultan Ii. Adülhamid Suikasti

Vehbi Tülek

Çandarli Kara Halil

Vehbi Tülek

Şah İsmail’in Hayreti

Vehbi Tülek

Kibris’in Fethi

Vehbi Tülek

Fatih’in Akincisi Malkoçoğlu BÂlî Bey Bey

Vehbi Tülek

Y Kilidi

Vehbi Tülek

47 - Özi Kahramanlari

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İnsanlardan Gelen Sıkıntılara Sabret

Abdülgaffâr bin Ahmed hazretleri "İbn-i Nûh" diye tanınmıştır. Mısır'da Aksur kasabasında doğdu. 708 (m. 1309)'de Kâhire'de vefât etti. "El-Vahid fi sülûk-i ehl-it-tevhid" kitabından bazı kısımlar:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

mekke-i Mükerremenin Büyüğü

Vehbi Tülek

Ebû Amr ez-zücâci, evliyânın büyüklerindendir. Aslen Nişaburlu olup, doğum târihi bilinmemektedir. Mekke-i mükerremede ikâmet etti. Kırk sene Mescid-i Harâmdan ayrılmadı. 959 (H.348) senesi Mekke-i mükerremede vefât etti...

Bugün Böyle Bir Zât Yok!

Vehbi Tülek

Fakih Tâcî

Vehbi Tülek

Fakih Tâci rahmetullahi aleyh, Lübnan'da bulunan Ba'lebek şehrinde yetişmiş olan Hanefi mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 1072 (m. 1661) senesinde doğdu. 1114 (m. 1702) senesinde şehid oldu. Bir dersinde, Kıyâmet hallerini şöyle anlattı:

Abdürrezzak San’ânî

Vehbi Tülek

Ebû Bekr Nişâbûrî

Vehbi Tülek

Onlar Işitirler, Fakat Cevap Veremezler

Vehbi Tülek

Anne Ve Babasına Iyilik Edenin Ömrü Uzun Olur

Vehbi Tülek

Muhammed Bahşî

Vehbi Tülek

İlyÂs (aleyhisselÂm)

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Kânûni Sultan Süleymân Hân devrinde, bir ara yağmurlar yağmaz olmuş, insanlar kuraklıktan çok muzdarip olmuşlardı. İstanbul halkı, yağmur duâsına çıkılmasına karar verdi. Pâdişâh da çıktı. Okmeydanı'nda büyük bir kalabalık toplandı. Öyle ki bu toplulukta, başta pâdişâh olmak üzere, âlimler, vâliler, idâreciler, vezirler, kuvvetli-zayıf, zengin-fakir herkes vardı. Bilindiği gibi, Osmanlı sultanları yapacakları bütün mühim işlerde, mutlaka şeyhülislâma danışırlar, onun fetvâsına uygun hareket ederlerdi. Bunun için Şeyhülislâm Ebüssü'ûd Efendiden, yağmur duâsını kimin yapmasının münâsib olacağı suâl edildi. O da; "Duâyı, pâdişâh veya onun münâsib gördüğü bir zât eder." buyurdu. Bunun üzerine pâdişâh; "Ya'kûb Germiyâni duâ eylesin." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek

Sonunda Orta Yolu Buldular

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Her Şeyi Göze Almıştı!

Bunlar Şarapti

At Hirsizi

Hizir Ve Gelin

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Vehbi Tülek

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Vehbi Tülek

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Cennetlik Hanım Isteyen...

Vehbi Tülek

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Vehbi Tülek

Sakin Kalyona Binme

Vehbi Tülek