Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.427.231

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Dünyâ Isyan Ve Günah Işlenen Yerdir

Abdülvâhid bin Zeyd hazretleri Tebe-i tâbiînden olup, hadîs, fıkıh âlimi ve evliyânın büyüklerindendir. Basra'da yaşamıştır. 793 (H. 177) senesinde vefât etti. Hasan-ı Basrî gibi Tâbiînin meşhur âlim ve velîleriden hadîs ve fıkıh ilimleri tahsil etti. Basra'nın meşhûr hadîs ve fıkıh âlimlerinin ileri gelenleri arasında yer aldı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

İbretli Dava

Hızır Bey yorucu bir günün ardından gitme hazırlığı içindedir. Ancak kapı önünde dolaşan tedirgin gölgenin farkına varır. Birisi eşikte eyleşmekte gidip gidip dönmektedir. Mübârek ansızın kapıyı açar "Buyurun!" der. Adamcağız yakalanmışlığın pişmanlığı ile girer içeri. Kılık kıyafetine bakılırsa Hıristiyan tebâdan biridir. Ancak yüce veli onu güler yüzle karşılar, yer gösterir. Hatta bakar hâlâ mütereddit elceğizi ile cezve sürer mangala. Adamcağız fincanı zor tutar zira eli kolu sarılıdır. Hızır bey sorar: -Eline n'oldu? -Kırdırdılar efendim. -Kim kırdırdı? -Sultanımız! -Öyle bir hakkı var mıymış? -Bilmiyorum efendim. -Mevzû ne peki! -Ben mimarım efendim. Evet, Sultanımıza kubbeleri Ayasofya'dan geniş ve yüksek bir cami yapabileceğimi vaâd ettim ama...

Vehbi Tülek

Diş Kirasi Rekoru

Vehbi Tülek

“müfti’s-sekaleyn” Ne Demektir Ve Kimdir?

Vehbi Tülek

Fatih’in Medreseleri

Vehbi Tülek

Fatih'in bilime olan hizmetlerine tanıklık eden anıtların en önemlisi, kuşkusuz camisinin etrafına yaptırdığı medreselerdir... Ancak ilk medrese eğitimi, fetihten hemen sonraki günlerde cami haline getirilen Ayasofya'da başlamış ve caminin yanındaki papaz odaları boşaltılarak öğrencilerin buralarda kalmaları sağlanmıştır. Molla Hüsrev'in başmüderrisliğe getirildiği bu ilk öğretim kurumunda, İstanbul'un ilk kadısı,Ayasofya'yı Cami olarak "tescil eden" Hızır Çelebi 'nin ilk müderrisler arasında bulunduğu görülmektedir. Bu sıralarda molla Zeyrek de müderris olarak Zeyrek camisinde derslere başlamıştır. (Türkiye Tarihi 2 s: 243) İşte İstanbul'da fetihten sonra öğretime başlayan ilk iki medrese bunlarrdır. Fatih medreselerinin yapımı bitince, Zeyrek'teki öğrenciler oraya taşınmış, Ayasofya'da ise öğretim sürdürülmüştür. Vakfiyesinde de belirtildiği üzere, Medaris-i Semaniye adı ile Fatih Camii'nin etrafında yapılmış olan bu yeni kuruluş, sekiz medrese ve her medresenin arkasında Tetimme adı verilen daha küçük sekiz medreseden oluşmaktadır. Ayrıca müderris ve öğrencilerin yararlanması için bir kitaplık, bir Darüşşifa ve bir de misafirhane bulunmakta idi. medreselerin her birinde "akli" ve "natli" bilimlerde birer müderris, Daruşşifada ise hangi ulustan olursa olsun iki hekim, bir göz hekimi, bir cerrah ve bir de eczacı görevlendirilmişti. Hekimlerin hastaları günde iki kez ziyaret etmeleri şart koşulmuştur.Fatih döneminde üzerinde durulması gereken önemli bir kuruluş da hızla geliştiği görülen bir yüksek okul niteliğindeki Enderun Okulu'dur. Bu kuruluş içinde askerlik, yöneticilik,güzel sanatlar bölümleri olduğu gibi, ayrıca bir de hastane bulunmakta idi. tanzimat dönemine kadar yaşadığı görülen Enderun Okulu'nda Galata Sarayı,Eski Saray ve Edirne Sarayı gibi sarayların orta dereceli saray okullarını bitirenler kabul edilmekte idi.

Kanaat, Ama Neden Sonra?

Vehbi Tülek

Elçi Hazretleri Merak Etmesinler

Vehbi Tülek

Osmanli Paşasinin Siyaseti

Vehbi Tülek

Abdestsiz Nöbet Tutmam

Vehbi Tülek

Dilsiz Dili

Vehbi Tülek

Kuzey Afrika’yi İspanyollardan Kurtaran Osmanlilar

Vehbi Tülek

Kirkpinar'in Doğuşu

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Pîr Muhammed Erzincanî


Pir Muhammed hazretleri, Erzincan'da, zamânın önde gelen evliyasındandır. Kaleriç'te doğdu. 1464 (H.869) târihinde zelzelede şehid oldu. Kabr-i şerifleri, Erzincan'da Câmi-i Kebir yanındadır...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hadîs Ve Fıkıh âlimi Meymûn Bin Mihrân

Vehbi Tülek

Meymûn bin Mihrân hazretleri, Tâbiinin büyüklerindendir. Hadis ve fıkıh ilminde büyük âlim idi. Kûfe'de yetişti. Sonra Rakka'ya yerleşti. 657 (H.37)'de doğdu. 734 (H. 116)'de Cezire'de vefât etti. Halife Ömer bin Abdülaziz tarafından kâdı ve vâli olarak Cezire'ye tâyin edildi. Ömer bin Abdülaziz buyurdu ki:
"Ebû Eyyûb Meymûn bin Mihrân ve onun emsâli olan büyük âlimler, aradan gider (vefât ederlerse), halk kumandandan mahrum kalan askere döner."
Bu mübarek zat, Hasan-ı Basri hazretlerinin dostlarından idi. İlerlemiş yaşlarında bir gün, oğlu Amr ile Basra sokaklarında dolaşmaya çıktı. Baba oğul dolaşırken, yüksekçe bir yere gelirler ki, Meymun bin Mihran burayı aşacak gibi değildir. Amr babasını sırtına alarak, bu engeli aşarlar...

Talebe, Hocasına Karşı Ukalâlık Etmemelidir

Vehbi Tülek

Harama Helâl Diyenin Imanı Gider!

Vehbi Tülek

Abdullah Zeyleî hazretleri Hanefî mezhebi fıkıh âlimidir. Somali’nin Aden Körfezi sahilindeki liman şehri Zeyla'da doğdu. İlim tahsili için Kahire’ye gitti, oradaki âlimlerin derslerine devam ederek fıkıh ilminde yetişti. Bu ilimde yüksek derecelere kavuştu. Hadîs-i şerîf ilminde de söz sahibi oldu. 762 (m. 1360) senesinde Kahire’de vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Han­belî Fı­kıh â­li­mi A­li Bin Beşşâr

Vehbi Tülek

Yanyalı Mustafa Efendi

Vehbi Tülek

Dünyâda âfiyet Üzere Olanlar

Vehbi Tülek

Azizzâde Ali Efendi

Vehbi Tülek

Borç Vermek Sadaka Vermekten Sevaptır

Vehbi Tülek

Başmakçılı Ahmed Dede

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Niyâzi-i Mısri, devamlı ibâdet ve tâatla meşgûl olduğu sırada, bir gece rüyâsında Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerini gördü. Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri büyük bir taht üzerinde oturmaktaydı. Etrâfına talebeleri toplanmıştı. Niyâzi-i Mısri, kendisini onların arasın da görünce, hayâsından dışarı çıkmaya yol ve fırsat aradığı bir sırada, Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri, onu yanına çağırıp, bir kese altın hediye verdi ve; "Senin nasibin diyâr-ı Rûm'dadır. Mısır'da değildir." buyurdu. Ertesi gün Niyâzi-i Mısri bu rüyâsını hocasına anlatın ca, hocası hemen ona hilâfet verdi ve duâ etti. Bunun neticesinde Niyâzi-i Mısri 1646 sene sinde Mısır'dan ayrılarak İstanbul'a gitti. İstanbul'da Sultanahmed Câmii civârında Sokullu Mehmed Paşa dergâhında ikâmet edip, uzun süre riyâzette kaldı. Kaldığı odada çok gözyaşı döktü. Halil Paşa, Niyâzi-i Mısri hazretlerinin kaldığı odanın döşemelerini yenilemek için teşebbüste bulunduğu zaman, Niyâzi-i Mısri hazretlerini rüyâsında gördü. Rüyâda "Gözlerimin yaşı ile yıkanmış olan tahtaları muhâfaza ediniz." diye emretmesi üzerine, tahtalarını muhâfaza etmek sûretiyle odayı tâmir etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Adam Olmazsan

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Her Şeyi Göze Almıştı!

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

A'meş Ve Hanımı

Her Şeyi Göze Almıştı!

Anzakli Ömer

Her Şeyi Göze Almıştı!

Vehbi Tülek

Anzakli Ömer

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Vehbi Tülek

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Vehbi Tülek

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Vehbi Tülek

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek