Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.215.122

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İnsanlara Muhâlefet Etmekten Uzak Ol!

Ebü'l-Hasan Sayrafî hazretleri büyük velîlerdendir. İran’da Nişâbûr’da doğdu. 969 (H.359) senesinde orada vefât etti. Zamanın meşhur âlimlerinin sohbetlerinde bulunmuş, bu âlimlerden ilim öğrenmiş, hadîs-i şerîf dinleyip rivâyet etmiştir.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Dilsiz Dili

Osmanlı sarayında bizebân da denilen sağır-dilsiz görevliler bulunur, bunlar devlet işlerinin görüşülmesi esnasında hizmet eder, evrak getirip götürürlerdi. Sağır-dilsiz oldukları için devlet sırlarının işitilmesi ve yayılması tehlikesi ortadan kalkardı.Bunların anlaşmak için kendilerine mahsus işâretleri ve el hareketleri vardı ki, buna 'Dilsiz dili' denirdi. Bütün saray halkı bu dili öğrenmişti. Pâdişahın huzûrunda konuşmak ayıp sayıldığı için saraylılar bu dille anlaşırlar, hattâ başka zamanlarda bile bu dille birbirlerine hikâyeler anlatırlardı. Dilsiz dili sarayda neredeyse moda olmuştu. Sağır-dilsiz görevliler Tanzimat'ın ilânından sonra kurulan meclislerde ve Heyet-i Vükelâ denilen bakanlar kurulunda da kullanıldı. Devlet adamları bunlarla anlaşabilmek için dillerini öğrenmek zorundaydılar. Bunlar son derece hassas ve zeki kimselerdi. Hâfızaları çok güçlüydü. Şâhit oldukları tarihi olayları en ince teferruâtına kadar anlatırlar, tarihi şahsiyetleri kendilerine mahsus hareketleriyle karikatürize edebilirlerdi. Sözgelişi, sağ ellerini parmakları açık tuğ gibi başlarına götürdüklerinde pâdişahı, ellerini yumup baş parmağı 'birinci' der gibi dimdik yukarı kaldırdıklarında da sadrâzamı kasdettikleri anlaşılırdı. Günümüzde de bâzı toplantılarda sağır-dilsiz görevliler hizmet etmektedir.

Vehbi Tülek

Ii. Selim Ve Yahya Efendi

Vehbi Tülek

Yunan Askeri Hakiminin İtiraflari

Vehbi Tülek

Bu Kadar Dilenciye Para Yetiştirmek KÂbil Mi?

Vehbi Tülek

Sultan I. Abdülhamid'in Sadrazamlarından Koca Râgıb Mehmed Paşa Mısır vâlisi tâyin edilip Bulak'a vardığında, merâsimle karşılandığı sırada, yolunun üzerine sayısız dilenci sıralanmış. Paşa bunları görünce vazifelilere sormuş:" Bunlar, saraya varıncaya kadar böyle kesret üzere midir (kalabalık mıdır)? " Beli (evet). Eslâfınız (sizden öncekiler) zamanında dahi bunlar böyle dizilirler, iki taraftan beşer-onar adam bunlara sadaka verirdi.Paşa hayret içinde çıkışmış:" Bunca dilenciye akçe yetiştirmek ne kâbil? Eğer bunlara sadaka vermek lâzım gelir ise, saraya varınca biz de sadakaya muhtaç olup, üst başlarında durmamız iktiza eder

Kinali Kuzu

Vehbi Tülek

Fatih Ve Papazlar

Vehbi Tülek

Bir Çanakkale Şehidinin Son Mektubu

Vehbi Tülek

Cezzar Ahmed Paşa Ve Napoeon Bonapart

Vehbi Tülek

Belgrad’da İki Şehid

Vehbi Tülek

Yavuz’un Vefati

Vehbi Tülek

Din Adamlarindan Devlete Zarar Gelmez

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Resmizade Mehmed Efendi

Resmizade Mehmed Efendi, Osmanlı âlimlerindendir. Mudurnulu olup, ilk tahsilini yaptıktan sonra İstanbul'a gitmiş ve öğrenimini bitirdikten sonra da müderris olmuştur. Edirne'de müderris iken 1108 (m. 1697) senesinde vefat etmiştir. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ebüssü’ûdzâde Mustafa Efendi

Vehbi Tülek

Mustafa Efendi, Şeyhülislâm Ebüssü'ûd Efendi'nin oğludur. 965 (m. 1557)'de doğdu. 1008 (m. 1599)'da İstanbul'da vefât etti. Bir dersinde talebelerine şöyle buyurdu:

Dinimizde Beş Türlü Kul Hakkı Vardır

Vehbi Tülek

Yalan, Güzelliğin Ayıbı, Lekesidir

Vehbi Tülek

Ebû Hâdi ibn-i Cevheri hazretleri Şafii mezhebi fıkıh âlimdir. 1151 (m. 1738)'de Kâhire'de doğdu. 1215 (m. 1801)'de aynı yerde vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Fakirlerin Sığınağı Huzeyfetü'l-mer'âşî

Vehbi Tülek

Kâfirlere Kabirde Azap Vardır

Vehbi Tülek

Kulluktan Daha Şerefli Bir Şey Yoktur

Vehbi Tülek

Kendisini Medheden Başkasını Da Kötüler

Vehbi Tülek

Hadis Ve Fıkıh âlimi Abdullah El-makdisî

Vehbi Tülek

Kalbini Allah'a Çevireni Bütün Kullar Sever

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Kânûni Sultan Süleymân Hân devrinde, bir ara yağmurlar yağmaz olmuş, insanlar kuraklıktan çok muzdarip olmuşlardı. İstanbul halkı, yağmur duâsına çıkılmasına karar verdi. Pâdişâh da çıktı. Okmeydanı'nda büyük bir kalabalık toplandı. Öyle ki bu toplulukta, başta pâdişâh olmak üzere, âlimler, vâliler, idâreciler, vezirler, kuvvetli-zayıf, zengin-fakir herkes vardı. Bilindiği gibi, Osmanlı sultanları yapacakları bütün mühim işlerde, mutlaka şeyhülislâma danışırlar, onun fetvâsına uygun hareket ederlerdi. Bunun için Şeyhülislâm Ebüssü'ûd Efendiden, yağmur duâsını kimin yapmasının münâsib olacağı suâl edildi. O da; "Duâyı, pâdişâh veya onun münâsib gördüğü bir zât eder." buyurdu. Bunun üzerine pâdişâh; "Ya'kûb Germiyâni duâ eylesin." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yirmi Saniyede

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek

Abdullah-i EnsÂrî

A'meş Ve Hanımı

Abayi Yakmak

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Kadin Akli

Hizir Ve Gelin

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Vehbi Tülek

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Vehbi Tülek

Fani Dünya

Vehbi Tülek

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Vehbi Tülek

At Hirsizi

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Vehbi Tülek