Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.635.358

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Kur'ân-ı Kerimi Itinalı Ve Kusursuz Oku!

Ebü'l-Kâsım Dehhâk hazretleri Tabiînin meşhûrlarından olup hadîs ve tefsîr âlimidir. Kûfeli olup, sonra Belh'e yerleşti. 720 (H.102) senesinde orada vefât etti. Eshâb-ı kirâmdan Abdullah ibni Abbâs hazretlerinin sohbetlerinde yetişti. Ondan tefsîr, hadîs gibi birçok ilimleri öğrendi. Çok hadîs-i şerîf rivâyet etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Helal Lokma Gerek

Sultan II. Murat zamanında, henüz Osmanlılarda hazine teşkil edilip padişahlar saraylar da gönlünce harcama yapmazlar ve onlarda haplerde elde edilen ganimet ve haraçlardan ve madenlerden başka devletin bir geliri yoktu. Halktan vergi toplayıp saray erkanı için harcanmazdı. Hal böyle olunca , padişahlar da zaman zaman parasız kalabiliyordu.Bir gün Fazlullah Paşa, II. Murad'ın Çandarlı Halil paşa'dan borç para istediğini görüp:
Sultanım, Padişahın vezirlerden ve şundan bundan para istemesi yerinde olmaz. Müsaade buyurursanız bir hazine teşkil edilsin ve oradan saraya tahsisat ayrılsın, dedi.

Vehbi Tülek

Kayip Saat

Vehbi Tülek

İngiliz Tüccarlar Fesad Çikariyorlar

Vehbi Tülek

Ulu CÂmi’nin Açilişi

Vehbi Tülek

Yıldırım Bayezid Hân, 1396 Niğbolu Zaferi'nden sonra Rabbine karşı bir şükran ifâdesi olarak Bursa'ya büyük bir câmi yaptırmaya karar verdi. Câminin inşasında çalı şanların ekmek ihtiyacını yakında küçük bir fırını bulunan Somuncu Baba karşıladı. Ulu Câmi'nin bir Cuma günü açılmasına karar verildi. Bursalılar bu muhteşem câmiyi hınca hınç doldurmuşlardı. Başta pâdişah Yıldırım Bayezid Hân, Şeyhülislam Molla Fenâri, gönüller sultanı Emir Sultan, diğer ulemâ ve devlet erkanı açılış için hazırdı. Yıldırım Bayezid Hân, câminin açılış hutbesini okuması için Emir Sultan'ı görevlen dirdi. Emir Sultan, "Sultanım, zamanımızın büyük âlimi burada iken, bizim hutbe okumamız uygun düşmez." diyerek affını istedi.

Sokollu Mehmed Paşanin Mahareti

Vehbi Tülek

Baltaci Mehmed Paşa Ve Ünsi Hasan Efendi

Vehbi Tülek

Bu Yüzden Kara Çaldim

Vehbi Tülek

O SÂhibine Teslim Oldu

Vehbi Tülek

Barbaros Hayreddin Paşa’nin Korsanlik Yillari

Vehbi Tülek

Osmanlilarda Toplu Taşima Kurallari

Vehbi Tülek

Somuncu Baba

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Veli Şemseddin

Veli Şemseddin hazretleri Bursa velilerinden olup, Emir Sultan hazretlerinin halifelerinden Hoca Hasan Efendinin talebesidir. 1470 (H. 875) senesinde vefât etti. Vaaz ve nasihatle meşgûl olurdu. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kişinin Ayağının Sürçmesi, Bir Kusuru Sebebiyledir!

Vehbi Tülek

Şeyh Hacı Ahmed Efendi Yozgat'ta yetişen velîlerdendir. 1774 (H. 1188) târihinde Yozgat'ta doğdu. İlk tahsilini o zamanki medreselerde yaptı. Sonra Çankırı'nın Çerkeş kasabasındaki Halvetî tarîkatı şeyhi Pîr-i Sanî Mehmed Mustafa hazretlerine intisâb ederek dergâhda bir süre hizmet etti ve tarikatta hilâfet aldı. Bir ara İstanbul'a geldi ve Padişah Abdülmecid Han ile de görüştü.  1897 (H.1314) senesinde vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Kibrin Alâmetlerini Bilmek Lâzımdır

Vehbi Tülek

Eşrefzâde Ahmed Ziyâeddin Efendi

Vehbi Tülek

Eşrefzâde Ahmed Ziyâeddin Efendi Bursa velilerindendir. 1161'de (m. 1748) doğdu. Zübdetü'l-beyân tefsirinin sahibi amcası Abdülkadir Necib Efendi'nin yanında tahsilini tamamladı. Setbaşı'ndaki Çarşamba Dergâhı şeyhliğine getirildi. Emir Sultan Camii vaizliğini de yürüten Ahmed Ziyâeddin Efendi 1198 (m. 1784)'da vefat etti. Gülzâr-ı Sulehâ adlı eserinde şöyle anlatır:

basra Güneşi Mâlik Bin Dînâr

Vehbi Tülek

Günahkârlar, Dâima Korku Içindedirler!

Vehbi Tülek

Kusurları Düşünerek Istemelidir!

Vehbi Tülek

Şehid Velî Utbet-ül-gulâm

Vehbi Tülek

Çihâr Yâr-i Güzîni Sevmeyen Adam!

Vehbi Tülek

Ravda-i Mutahharayı Ziyâret Hakkında

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ölüyü Diriltemem

Ölüyü Diriltemem

Trablusşam Nakib-ül-eşrâfı Şeyh Abdülfettâh Zağbi Efendi, Yûsuf Nebhâni hazretlerine şöyle anlatmıştır:

Bir defâsında bir arkadaşımız hastalanmıştı. Abdullah ibni Şeyh Hıdır ez-Zağbi'yi de yanımıza alıp ziyâretine gitmek istedik. Onu götürmekten maksadımız hastanın bereketlerinden istifâde ederek şifâya kavuşması idi. Ancak gitmek istemedi. Çok ısrar edince kabûl edip bizimle geldi. Hastanın yanına vardığımızda, şiddetli hastalığından hiç bir eser kalmadı. Ayağa kalkıp bizi karşıladı. "Hoş geldiniz." deyip konuştu. Ziyâreti yapıp yanından ayrıldık. Ayrılıp giderken yolda Şeyh Abdullah hazretleri; "Ben ölüyü diriltemem." dedi. Bu sözüyle ziyâretine gittiğimiz kişinin öleceğine işâret etmişti. Dedim ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Vehbi Tülek

Allah Haramdan Kaçani Korur

Bülbülün Zikri

Derdi Olan Neylesin?

Arafatta Görüşürüz

O Kullarına Çok Merhametlidir

Cennetlik Hanım Isteyen...

Karşılık Beklemiyorum

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Vehbi Tülek

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek