Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.287.792

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İhlâs, Her Işini Allah Rızâsı Için Yapmaktır

Molla Sincârî hazretleri büyük velîlerdendir. Kuzey Irak’ta Sincâr'da doğdu, on ikinci asrın sonlarında, seksen yaşlarında iken orada vefât etti. Yedi yaşında Kur'ân-ı kerîmi ezberledi. On üç yaşında Bağdat'a gitti. Orada büyük âlimlerden fıkıh, tefsîr, kelâm, hadîs ve tasavvuf ilimlerini öğrendi. Çok kerametleri görüldü:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

51 - İbn-i Haldûn'un Emîr Timur'la Görüşmesi

Emir Timur, birçok zaferler kazandıktan sonra Suriye üzerine yürümüştü. Mısır-Memlük orduları onun karşısında duramayıp yenildiler. Halep, Hama ve Sam, Emir'in eline geçti. (1401) Mısır'da devletin ileri gelenleri ve kadılar, daha fazla zarar görmemek, aman istemek için Timur Han'a bir heyet göndermeğe karar verdiler. Önce, kadı İbn-i Haldun'a meseleyi sundular. O da Timur'a başvurmayı münasip gördü. İbn-i Haldun'u heyete reis ve sözcü seçtiler. Sonra İbn-i Haldun murahhas oldugu halde Şam'a, Emir Timur'un katına geldiler. Huzura çıktıklarında korku ve heyecan içindeydiler. Emir Timur onların oturmalarına izin verdi; Güler yüzle önlerinden geçti. Her birini dikkatle gözden geçirdi. İbn-i Haldun'un kılık ve kıyafetini görünce o heyet içinde mümtaz bir şahsiyet olduğunu anladı. O diğerlerinden farklıydı. Emir, onunla konuşmağa başladı. Sonra Emir, elçilere ziyafet verdi. İçlerinden bazıları kibarlık gösterip verilen etten yememişti. İbn-i Haldun yiyenlerdendi.

Vehbi Tülek

Fatih Sultan Mehmed Han’in Papazlara Fermani

Vehbi Tülek

Molla Fenari'nin Yildiirim'a Mektubu

Vehbi Tülek

İnanilmaz Arttirma

Vehbi Tülek

Sultan IV. Murad Hân, kızını Melek Ahmed Paşa'yla evlendirir. Sultan hanım ve eşi Melek Ahmed Paşa; Boğaziçi'nde Kuzguncuk'ta otururlar. Her yıl tekrarladıkları bir âdetleri vardı. Konaklarındaki fazla eşyâyı, her Ramazan kendi kapu halkına haraç-mezad satmak!... Bu garip mezad'ın iştirakçileri de pek sevinirlerdi. Aldıkları eşyaya karşı vereceklerini, seve seve edâyâ çalışırlardı. Belli günde, münâdi mezadçı bağırır:-Bir altın sahan!... Haydi bir kapaklı, altın sahan..Yok mu tâlibi?-Kaça?...Kaça?...-Bir yetim okutmaya. Hadi bir yetim okutmak isteyen yok mu? İki yetim... Üç yetim... Arttırma başlar. En fazla tâlibine "Altın sahan" verilirdi. Münâdi, "Murassa" mücevherli bir kılıç gösterir. Gözler kamaşır. Böyle böyle yetimler okutulur, dullar korunur, garibler gözetilir; Yasinler, Hatimler indirilir... Dünya ve Âhıret seâdeti yaşanılırdı.

Ülkemde Bu Adama CevÂb Verecek Bir Âlim Yok Mu?

Vehbi Tülek

Sadece Emredileni Yaptik

Vehbi Tülek

GÂzi Hüsrev Bey

Vehbi Tülek

Yeğen Mehmed Paşa Ve Hocasinin Duasi

Vehbi Tülek

Çandarli Kara Halil

Vehbi Tülek

FÂsiklardan Uzaklaş

Vehbi Tülek

CinÂs-i TÂm

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ebu Abdullah Bin Bekkar

Ebu Abdullah bin Bekkar hazretleri hadis âlimlerinin meşhûrlarındandır. 256 (m. 869)'da vefât etti. Onun rivâyet ettiği hadis-i şeriflerden bazıları şöyledir:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yemek, Lezzet Almak Niyetiyle Yenmez

Vehbi Tülek

Ebûishakzade İshak Efendi 83. Osmanlı Şeyhülislâmıdır. 1090'da (m. 1679) İstanbul'da doğdu. Medrese tahsilinden sonra müderrislik, İstanbul kadılı­ğı, Anadolu ve Rumeli kadıaskerliğinden sonra Şeyhülislâmlığa ge­tirildi. 1147'de (m. 1734) İstanbul'da vefat etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Bâyezîd-i Bistâmî Ve Ebû Türâb'ın Talebesi

Vehbi Tülek

Âlimlerden Uzaklaşmak, Cehâleti Gösterir!

Vehbi Tülek

Yetîm Alâüddîn Efendi Osmanlı âlimlerindendir. Aydın’da doğdu. Sonra Bursa’ya gidip yerleşti. Bazı müderrislerin hizmetinde bulunup, onlardan ilim ve feyiz aldı. Sonra Tire kasabasına gitti. Mevlânâ Kâdızâde’nin derslerine devam etti. Fâtih Sultan Mehmed Hân, Kâdızâde’yi İstanbul’a tayin edince, Yetîm Alâüddîn de onunla beraber İstanbul’a geldi. Hocası Kâdızâde, Bursa’da kadı olunca birlikte gitti. Hocasının vefatında sonra orada kalarak talebe yetiştirdi. 920 (m. 1514) senesinde Bursa’da vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Benim Ismim 'bal'dır Efendim!

Vehbi Tülek

Din Ile Dünyayı Birlikte Kazanmak Imkânsızdır!

Vehbi Tülek

Seyyid Abdürrahim Bayrami

Vehbi Tülek

Sünnet-i Müekkede Ve Sünnet-i Gayr-i Müekkede

Vehbi Tülek

sen, Asîl Kimseleri Seç

Vehbi Tülek

Beyzâde Ali Rızâ Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi. O anda, uzaklardan bir karaltı peydâ oldu. Yaklaştıkca, bunun bir insan olduğunu, suyun üzerinde süratle kendilerine doğru geldiğini gördüler. Onun yürüdüğü yerlerde dalgalar hemen sâkinleşiyordu. Nihâyet o zât geminin yanına geldi ve gemiyi eliyle bir mikdâr tuttuktan sonra, geminin önünden yürümeye başladı. Yürüdüğü yerlerde deniz durgunlaşıyordu. Bir müddet sonra gözden kayboldu. Kaptan, o kimsenin su üzerinde gittiği istikâmete göre, geminin dümenini ayarladı. Bir müddet sonra, selâmetle sâhile vardılar. Herkes bu hâdise karşısında şaşırıp kaldı. Sâdece o delikanlı şaşırmamıştı. Yolcular sâhile çıktıklarında, bir kimse karşılarına çıkıp onlara; "Ey yolcular! Üftâde hazretlerinin selâmı var. Sağ olduğum müddetçe, bu sırrı kimseye söylemesinler diye bana emretti." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Vehbi Tülek

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Vehbi Tülek

Allah Haramdan Kaçani Korur

Ölüyü Diriltemem

Keramete İnanmayan Âlim

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Helvaci Çocuk

Sarayda İftar

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Hayat Kurtaran Yalan

Vehbi Tülek

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Derdi Olan Neylesin?

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek