Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.433.878

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sevilmeyenden Yüz Çevrilir Beğenilene Dönülür

Ebü'l-Hasan Bekrî hazretleri meşhur velîlerden ve Şâfiî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 1545 (H.952) senesinde Kâhire'de vefât etti. Büyük âlim ve velilerden Abdülkâdir Deştûtî'ye intisab ederek manevi ilimlerde yükseldi ve icazet verilerek talebe yetiştirdi. Yazdığı eserlerden Şerh-ul-Âdâb kitabında şöyle nakleder:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Ciğer PÂresi, Ciğer YÂresi

Osmanlı'nın son devir edebiyatçılarından olan, fakat derbeder ve serseri bir hayat sürdüğü için şiirlerini yayınlatamayan, bu yüzden de edebiyat sahasında pek tanınmayan Adana'lı Ziya Bey, Afyon Evkaf Müdürü iken, bir gün İstanbul'a geldi ve Sirkeci'de, cebi ve midesi boş bir şekilde dolaşmaya başladı. Açlık canına tak etmiş olacak ki, aç karnına düşünmektense, yok karnına başına geleceklere katlanmaya hazır olarak bir ciğer kebapçısına girdi. Kendisine esaslı bir ciğer ziyafeti çektikten sonra kebapçıya seslendi:-Bak usta, cebimde tek kuruş yok. Bu durumda herhalde döveceksin beni. Hadi elini çabuk tut, hesabımı gör de gideyim.-Yağma yok, dedi kebapçı, seni dövmekten ne kazancım olacak. Ama mutafağa geç, üç gün boyunca bulaşıkları yıka da ödeşelim.Adam dediğini yapacak. Kurtuluş yok. Ziya Bey bunu anlayınca hemen kalemini çıkardı ve bir kağıt parçası bularak yazdığı şu beyti, garson yamağına verip, o civardaki otellerden birinde kalan bir arkadaşına gönderdi:Dağladı aşçı diliyle, ciğerim yâresiniCiğerim pâresi, gel ver ciğerin pâresiniAz sonra para geldi ve Ziya Bey de bulaşık yıkamaktan kurtuldu.

Vehbi Tülek

73 - Gururdan Kaçinmak...

Vehbi Tülek

Donanma Sefer Çikarken

Vehbi Tülek

Destileri Kirmasinlar

Vehbi Tülek

Bir gün Azapkapı'da... Keyif bu ya Hatice Turhan Sultan, İstanbul'u dolaşmaktan çok hoşlanır. Yanına sadık nedimesini alır, güzergahı arabacıya bırakır. İhtiyar faytoncu Valide Hanım'ın huyunu iyi bilir. Daha ziyade fukaranın içine sürer ve gezi bir garip gönlü yapılarak sonlanır. İşte yollarının Azapkapı'ya çıktığı günlerden birinde, boyu büyüklüğünde destiyi sürükleyen minik bir kız dikkatini çeker ve dizginlere asılır. Arabanın perdesi belli belirsiz aralanır ve bir çift meraklı göz küçük kıza takılır. Kızcağız güç halle destiyi kucaklar, lüleye dayar. Alttan diziyle destek verip doldurur ama indirmesi çok zordur. Nitekim beklenen olur, ağır desti yalağa çarpar ve parçalanır. Minik kız kısa bir şaşkınlığın ardından kırıkları toplamaya başlar. Bir yandan içli içli ağlar, bir yandan dizini döve döve ağıt yakar.

Doğru Yoldan Ayrilmamak

Vehbi Tülek

İki Yusuf’un Hikayesi

Vehbi Tülek

Kibris’in Fethi

Vehbi Tülek

Pirizade Mehmed Bey’in Cevabi

Vehbi Tülek

Çariçe Katerina Ve Osmanli Tokadi

Vehbi Tülek

Yenişehirli Abdullah Efendi

Vehbi Tülek

24 - Haydi Barbaroslarin Çocuklari

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Hüsâmeddîn-i Râzî

Hüsâmeddin-i Râzi hazretleri, Hanefi fıkıh âlimidir. Adı, Ali bin Ahmed'dir. 598 [m. 1203] senesinde Şâm'da vefât etti. Kitabında buyuruyor ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kastamonulu Lütfullah Efendi

Vehbi Tülek

Kastamonulu Lütfullah Efendi Osmanlı âlimlerindendir. 1491 yılında Kastamonu'da doğdu. "Hatibzâdeler" diye anılan köklü bir aileye mensuptur. Kastamonu'da tahsilini tamamlayıp İstanbul'a geldi. Çeşitli devlet vazifelerinden sonra Mısır'dan Yemen'e giderken bindiği geminin batması sonucu 990 [m. 1582] da vefat etti. (Tezkire-tüş-şu'ara) kitabında şöyle anlatır:

Vallahi Ben Böyle Bir Sultan'a Rastlamadım

Vehbi Tülek

Türkistanlı Velî Abdüllatîf Câmî

Vehbi Tülek

Abdüllatif Câmi hazretleri, İslâm âlimlerinden ve evliyânın büyüklerindendir. Türkistan'da doğdu ve 963 (m. 1555) senesinde Harezm'de vefât etti... 960 (m. 1553) senesinde Anadolu'ya geldi. Zamanın pâdişâhı olan Kanuni Sultan Süleymân Hân ile görüşüp, sohbet etti. Kanuni, bunun sohbetlerinden çok istifâde eder ve lezzet alırdı...

Sabır Mehmed Dede

Vehbi Tülek

Ebû Muhammed Cerîrî

Vehbi Tülek

Bir Gönül Sultanı Abdullah Yemenî

Vehbi Tülek

Liman Von Sanders Çanakkale'yi Anlatıyor

Vehbi Tülek

Pirebi Sultan

Vehbi Tülek

Mehmed Emin Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Şikayet

Şikayet

Bir köylü, mübarek bir zatın yanına geldi ve şikayete başladı:"Ne olur bana yardım edin, yoksa çıldıracağım. İki göz bir evde yaşıyoruz. Ben, karım, çocuklarım. Herkesin siniri tepesinde. Birbirimize bağırıp duruyoruz. Ev sanki bir cehenneme döndü. Bize geniş bir ev lazım, ama yapmaya gücümüz yok.""Sana söyleyeceğim şeyi yapacağına söz verir misin?" diye sordu mübarek zat."Yemin ederim, ne söylerseniz yapacağım.""Pekâla. Kaç hayvanın var?""Bir inek, dört keçi ve altı tavuk.""Onların hepsini evinize al. Bir hafta sonra yanıma yine gel."O köylü çok şaşırmıştı, ama itaat edeceğine söz vermişti bir kere. Böylece, hayvanları da ahırdan evin içine aldı. Bir hafta sonra geldiğinde perişan haldeydi. Acı ve kederle inliyordu. "Mahvolmuş durumdayız. Pislik! Koku! Gürültü! Hepimizin aklının kaçırmasına ramak kaldı!""Şimdi git ve hayvanları evden çıkar" dedi mübarek zat. Adam eve kadar hiç durmadan koştu. Ertesi gün o zatın yanına geldiğinde gözleri mutluluktan parlıyordu:"Hayat ne kadar güzel. Biz evde, hayvanlar ahırda. Evimiz, öyle sessiz, öyle temiz ve öyle geniş ki, sanki bir cennet!"

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek

Cünnetü'l-esmâ

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Arkadaşlarımı Korumak Için

Hayat Kurtaran Yalan

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Değişen Sizin Kalbiniz

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek

Sonunda Orta Yolu Buldular

Vehbi Tülek

Altıyüz Dirhemlik İp

Vehbi Tülek

B0r Çuval Toprak

Vehbi Tülek