Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.443.049

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Günahtan Sakınan Cesur, Hâinler Ise Korkak Olur!

Bennân Hammâl hazretleri meşhur velîlerdendir. Bütün ömrünü Mısır'da geçirdi. Cüneyd-i Bağdâdî ve zamânın âlimleriyle sohbet etti. 928 (H.316) senesinde Mısır'da vefât etti. Çok kerametleri görüldü.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

84 - Zenbilli Ali Cemali Efendi

Sultan II. Bayezid, Yavuz ve Kanuni zamanlarında Şeyhülislamlık yapan ve 1526 se nesinde vefat eden, Zenbilli lakabıyla meşhur olan Alâüddin Ali Cemâli Efendi, aslen Kara manlıdır. Efdalzâde Hamidüddin Molla'nın vefatından sonra 1503'te Şeyhülislam oldu ve yir miüç sene aralıksız bu makamda kaldı. Bilassa Yavuz gibi çok sert bir padişaha karşı çekin meden doğru olanları söylemesi ile hem padişahın, hem de halkın sevgisni kazandı.

Vehbi Tülek

Lütfi Paşa Ve Ya’kub Efendi

Vehbi Tülek

Macar Subayinin Kizi

Vehbi Tülek

Şeyh EdebÂlî Hazretleri

Vehbi Tülek

Edebâli hazretleri, kendi parasıyla Bilecik'te bir dergâh yaptırarak, gelen geçenlere, fakir ve muhtaçlara ikrâmda bulundu. Osman Bey de bir çok defâ burada misâfir kaldı. Hattâ bir gece dergâhta yatarken rüyâsında Şeyh Edebâli hazretlerinin göğsünden bir ayın çıkıp kendi göğsüne girdiğini ve göğsünden bir büyük ağaç bitip dallarının âlemi kapladığını, altından birçok nehirlerin çıkıp insanların bu sulardan istifâde ettiğini görmüştü. Sabah olup rüyâyı anlatınca, Edebâli hazretleri, bu güzel rüyâyı şöyle tâbir etti:"Sen, Ertuğrul Gâzi oğlu Osman, babandan sonra bey olacaksın.Kızım Mal Hâtunla evleneceksin. Benden çıkıp sana gelen nûr budur. Sizin asil ve temiz soyunuzdan nice pâdişâhlar gelecek, onlar nice devletleri bir çatı altında toplayacaklar,Allahü teâlâ nice insanın huzûr ve saâdete kavuşmasına, İslâm dini ile şereflenmesine senin soyunu vesile edecektir.''

Fatih’in Akincisi Malkoçoğlu BÂlî Bey Bey

Vehbi Tülek

Doğru Yoldan Ayrilmamak

Vehbi Tülek

Ata Efendi’nin Vatan Aşki

Vehbi Tülek

Mübarek Beldelerin Hizmeti Ona Verildi

Vehbi Tülek

Hirka-i SaÂdet Töreni

Vehbi Tülek

İstanbul’un Fethi Ve İnsan Haklari

Vehbi Tülek

Benden Bunlari İstemeyiniz

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Kâinâta Ibret Nazarıyla Bakmak

Eyyûbi Abdullah Efendi Osmanlı kırâat âlimlerinin büyüklerindendir. Eyüpsultan semtinde ikâmeti sebebiyle "Eyyûbi" denildi. 1252 (m. 1836) senesinde İstanbul'da vefât etti. Şeyhülislâm Hamdizâde Mustafa Efendi'den, Gelenbevi İsmâil Efendi'den, kırâat ilmi ve yüksek ilimleri okudu. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İmanla Vefat Eden Herkes Şefaate Kavuşacaktır

Vehbi Tülek

Muhammed Bâzilî hazretleri Şâfîî mezhebi fıkıh âlimidir. 845 (m. 1441) senesinde Şırnak’ın Cizre ilçesinde doğdu. Burada ve Şam’da meşhur fıkıh âlimlerinin derslerine devam ederek icazet aldı. Sonra Hama’ya giderek talebe yetiştirdi. 925 (m. 1519) senesinde Hama’da vefât etti. Çok kitap yazdı. Bunlardan “Gâyet-ül-merâm fî Seyyid-il-Enâm” isimli eserinde şöyle anlatır:

Muhyiddîn-i Dûstî

Vehbi Tülek

İlimsiz Zühd, Kirişsiz Yaya Benzer

Vehbi Tülek

Ebü’l-Hasen Yezdî hazretleri hadîs ve fıkıh âlimidir. 473 (m. 1080)’de doğdu. İlim öğrenmek için Bağdad, İsfehan, Kûfe ve Mekke’ye gitti. Zamanının en büyük âlimlerinden ders alarak Şafiî mezhebi fıkıh âlimi oldu. 551 (m. 1156)’de vefât etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Herkes, Ehl-i Sünnet Îtikatını Öğrenmelidir

Vehbi Tülek

Allahü Teâlânın "sıfat-ı Zâtiyye"si Altıdır

Vehbi Tülek

Faydalı Ilim, Sâlih Amel Ve Güzel Ahlâk

Vehbi Tülek

Sadaka, Belaların Giderilmesi Içindir

Vehbi Tülek

Hazret-i Hüseyin’e Muhabbet

Vehbi Tülek

Saçaklızade Osman Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yirmi Saniyede

Vehbi Tülek

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Vehbi Tülek

B0r Çuval Toprak

Sarik Ve Sakal

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Cünnetü'l-esmâ

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

O Kullarına Çok Merhametlidir

Ahde Vefa

Vehbi Tülek

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek

Karşılık Beklemiyorum

Vehbi Tülek

SelÂmetle Gidip Gel

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Vehbi Tülek