Allah, Sizin Için Kolaylık Diler
Ömer bin Muhammed el-Ezdî hazretleri Mâlikî mezhebindeki fıkıh ve hadîs âlimlerindendir. 289 (m. 902) senesinde Bağdâd’da doğdu. 328 (m. 940)’da vefât etti. Şöyle nakletmiştir:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.587.812
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Ömer bin Muhammed el-Ezdî hazretleri Mâlikî mezhebindeki fıkıh ve hadîs âlimlerindendir. 289 (m. 902) senesinde Bağdâd’da doğdu. 328 (m. 940)’da vefât etti. Şöyle nakletmiştir:
Osmanlı Devleti, Kanuni Sultan Süleyman zamanında Cezayir'i fethedince, batısında bulunan Fas ile komşu oldular. O tarihlerde Fas sultanı olan II. Muhammed, Osmanlıların kendi devletini de ele geçireceğinden korkarak, 80.000 kişilik bir ordu ile Cezayir üzerine yürüdü. Cezayir valisi olan Kazdağlı Salih Paşa bunu haber alınca derhal harekete geçti ve Sebû denilen yerde 5 Ocak 1554 günü yapılan harpte Fas kuvvetlerini bozguna uğrattı. Ertesi gün de Fas sultanlığının başşehri olan Fes şehrine girdi. Burada 4 ay kadar hüküm sürdü. Fas sultanı güneydeki Merakeş şehrine kaçmıştı. 4 ay sonra Salih Paşa buradan çekilerek Cezayir' e dönünce sultan, tekrar Fes şehrini ele geçirerek tahtına oturdu.
Fransız ihtilalinin kudreti adamı Napoleon, kısa bir zaman içinde bütün Avrupa'yı şaşırttı. Toulon limanından 450 gemiyle çıktı. 1.000 yıllık Venedik Cumuriyetini tarihe gömdü. Asırlarca Akdeniz'İ haraca kesen Malta şövalyelerini dize getirdi. Papanın İtalya'sını, Dalmaç ya sahillerini ve bu civardaki bütün adaları, birçok liman ve şehirleri silindir gibi ezdi, geçti. Nihayet hayalindeki Ehramlar şehrine ulaştı. Hile ve zor kullanarak Mısır'ı işgal etti ve halka Osmanlıca broşürler dağıtarak, Osmanlı hükûmeti tarafından asi Memlûk leri itaat altına almakla görevlendirildiği yalanını yaydı. Osmanlı Devleti, 400 yıldan beri Fransızlarla savaşmamıştı. Bilakis daima dostluk elini onlara uzatmıştı. Kanuni, krallarını bile esaretten kurtarmıştı. Napoleon bütün bunları unutmuş olamazdı. Fakat umursamıyordu. Saldırıyor, saldırıyordu...Üstelik şeytan kadar da kurnazdı. Silahtan önce herkesi kandırmaya çalışıyordu.
Mevlânâ Ârif Dikgerani, Emir Külâl (Gilal) hazretlerinin dört halifesinden ikincisidir. Doğduğu ve vefat ettiği yer, Buhara yakınındaki Dikgeran kasabasıdır. Emir Külâl, Mevlânâ Ârif hakkında "Benim yakınlarım arasında, Şah-ı Nakşibend ve Mevlânâ Ârif'ten üstün olanı yoktur" buyurmuşlardır. Bizzat Şah-ı Nakşibend Hazretleri, mürşidlerinin bu nefeslerine uyarak tam yedi yıl Mevlânâ Ârif'in sohbetine devam etmişlerdir. Ve ona öylesine saygı göstermişlerdir ki; su kenarında abdest alsalar onun üstüne geçmemeğe ve altında taharetlenmeğe bakarlardı. Yolda giderken de ileriye geçmemeğe dikkat ederlerdi. Çünkü Mevlânâ Ârif, mürşidlerinin hizmetine kendilerinden evvel girmiştir ve maddi zaman ölçüsüyle daha kıdemlidir...
Dizdarzâde Ahmed Efendi Osmanlı devri âlim ve velilerindendir. Karaman'da doğup yetişti. Müderrislik yapıyordu. 1596'da ayrıldı. Bir müddet Diyarbakır'da mal müfettişliği yaptıktan sonra tasavvufa yöneldi. Aziz Mahmûd Hüdâyi hazretlerinden hilâfet aldı. Daha sonra Edirne'ye gidip yerleşti. Yaptırdığı câmide vaaz verip medresede de talebe yetiştirdi. 1623 yılında vefât etti...
Takıyyüddin ibn-i Rezin hazretleri Şafii mezhebi fıkıh, tefsir ve hadis âlimidir. 603 (m. 1206)'da Suriye'de Hama'da doğdu. 680 (m. 1281)'de Kâhire'de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:
Abbasi halifelerinin beþincisi Harun Reþid, sarayının bahçesindeki bir gül fidanını çok beðenir. Yapraðı, kokusu, görünüþüyle dikkatini çeken gülü özel bakıma alması için bahçıvana emir verir.
Bahçıvan üzerine titremeye baþlar gülün. Ne var ki, sakınan göze çöp batar derler ya. Aynen öyle olur. Bir sabah bahçıvan gelip bakar ki, gülün dalına konan bir bülbül, ne kadar yaprak varsa hepsini gagalayarak yere düþürmüþ. Tek yaprak bırakmamıþ gülün baþında... Korku içinde koþar halifeye:
- Sultanım der, üzerine titrediðimiz gülün yapraklarını bir bülbül gagalayarak yere dökmüþ, tek yaprak bırakmamıþ gülün baþında... Harun Reþid, telaþ etmeden cevap verir:
- Üzülme efendi üzülme, der. Bülbülün yaptıðı yanına kalmaz!.