Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.916.247

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Akraba Ile Ilişiği Kesmek Büyük Günahtır!

Merzifonlu Abdürrahîm Efendi Osmanlı âlim ve velîlerinden olup 1385 (H.787) yılında doğdu. İlk tahsilini memleketindeki âlimlerden aldı. Şeyh Zeynüddîn Hafî'den ders almak üzere Mısır'a gitti. Hocası, kavuştuğu mânevî makamlara ve hâllere onu da çıkardıktan sonra icâzet verdi ve talebe yetiştirmek üzere memleketi Merzifon'a göndedi. 1465 (H.870) senesinde orada vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Padişah Az Vermez

Sultan II. Mahmud, çocukların Kur'ân-ı Kerim öğrendikleri mektebi gezerken içlerinden bir küçük dikkatini çeker ve yaklaşarak sorar:

" Sen sınıfın kaçıncısısın?Küçük, cevap verir:

" İnsana kendini medhetmek düşmez efendim, hocama sorun. Padişah cebinden bir altın çıkarır ve küçüğe uzatır; fakat o almaz, babasının "nereden buldun?" diye kendisini sıkıştıracağını ileri sürer.

" Padişah verdi, dersin, diye akıl verince de şu karşılığı verir:

" Padişah verseydi böyle az vermezdi, der efendim!Bu defa elini cebine sokup avuç dolusu altın çıkaran hükümdar;

" Sen hakikaten sınıfın birincisiymişsin, diyerek avuç dolusu altını cüz çantasının içine boşaltmak zorunda kalır

Vehbi Tülek

Yeniçeri Ocağinin Kaldirilmasi

Vehbi Tülek

Örnek Bir Müslüman Barbaros Hayreddin Paşa

Vehbi Tülek

Mübarek Beldelerin Hizmeti Ona Ve Nesline Verildi

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Han pâdişâh olmadan önce, Trabzon'da vâliyken Halimi Çelebi'yi kendine hoca edinip, talebe oldu ve ondan feyz aldı. Gece-gündüz onun huzûrundan ayrılmazdı ve devamlı sohbetinde bulunurdu. Abdülhalim Efendiye pekçok iltifât ve ihsânlarda bulundu. Allahü teâlânın inâyet ve ihsâniyle Osmanlı tahtına geçip pâdişâh olunca, onu yine yanından ayırmadı. Devamlı birlikte olmak ister ve kendisiyle ilmi sohbetlerde bulunurdu. Halimi Çelebi, Yavuz Sultan Selim Han ile birlikte Mısır Seferine katıldı.Nakledilir ki: Yavuz Sultan Selim Han zamânında, Molla Şemseddin diye bir saray hocası vardı. Teheccüd namazını kılan, iyi huylu bir zâttı. Yazması çok süratliydi ki, on günde bir mushaf-ı şerifi yazıp bitirirdi.

Kemal Reis

Vehbi Tülek

Sizi Sultan İlan Edelim

Vehbi Tülek

İtalya Mahkemesi

Vehbi Tülek

İngiliz Tüccarlar Fesad Çikariyorlar

Vehbi Tülek

Sirplara Osmanli Hoşgörüsü

Vehbi Tülek

Din Ve Devletin Ayakta Kalmasi İçin

Vehbi Tülek

28 - Fazil Mustafa Paşa'nin Şehadeti

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Her Şey Allahü Teâlânın Kudreti Ile Var Oluyor

İsmâil bin Abdülganî Dımaşkî hazretleri Hanefî fıkıh âlimidir. 1017 (m. 1609)’da Şam’da doğdu. Burada ve Kahire’de Şernbilâlî gibi meşhur âlimlerden ilim tahsil etti. Şafiî iken Hanefî mezhebini inceledi ve bu mezhebe geçti. İstanbul’a gidip Şeyhülislâm Zekeriyyâzâde Yahyâ Efendi’ye mülâzim oldu. 1062’de (m. 1652) Şam’da vefat etti. Molla Hüsrev’in Dürerü’l-hükkâm’ının şerhi olan “el-İhkâm fî şerhi Düreri’l-hükkâm” isimli eseri yazdı. Bu kitabında buyuruyor ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Akıl, Iyiyi Kötüden Ayıran Bir Kuvvettir

Vehbi Tülek

Muidzâde Mehmed Efendi Osmanlı âlim ve evliyâsının büyüklerindendir. 1516 (H.922) senesinde Tarsus'ta doğdu. 1575 (H.983) senesinde Kudüs Kâdısı iken vefât etti.

İşlerin En Evlâsı Ayıpları Örtmektir

Vehbi Tülek

Yıldız Falı, Kahve Falı El Falı Hurafedir

Vehbi Tülek

Ebû Abdullâh Mazeri hazretleri Mâliki fıkıh, hadis ve kelâm âlimidir. 453 (m. 1061)'de o devirde bir İslam ülkesi olan Sicilya'da Mâzer (Mazara) şehrinde doğdu. İlk tahsilinden sonra Tunus'ta Mehdiye şehrine gitti. Burada tahsilini tamamlayıp talebe yetiştirdi. 536'da (m. 1141) vefat etti. Buyurdu ki:

Haccın Faziletine Kavuşamayanlar

Vehbi Tülek

Kötü Arkadaş, Yılandan Zararlıdır

Vehbi Tülek

Kendisi Muhtaç Olduğu Hâlde

Vehbi Tülek

Nezahat Onbaşı

Vehbi Tülek

yetmiş Heraklius Olsa Aldırmam!..

Vehbi Tülek

canımı, Malımı Allah'a Sattım!..

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ayyaşin Sonu

Ayyaşin Sonu

Herkesin birbirini tanıdığı küçük bir kasabada, bir ayyaş yaşıyordu. Bütün gününü, gecelerinin çoğunu kasabanın meyhanesinde geçiriyordu. Evini, işini, çoluk-çocuğunu çoktan unutmuştu. Bu yüzden herkes kendisinden nefret ediyordu. Kimse kendisiyle ne doğru dürüst konuşuyor, ne de selam alıp veriyordu. Bu haldeyken günün birinde vakti saati doldu ve öldü. Kendisine yaşarken duyulan hoşnutsuzluk ölümünden sonra bile sürdürüldü. O kadar ki, namazını kılacak kimse çıkmadı. Cenazesi ortada kaldı. Adamın karısı, kocasının ölüsünü bir küfeye koyup sırtına yüklendi ve gömmesi için o çevrede yaşayan ve iyilik severliği ile tanınan bir çobana götürdü. Çoban bir çukur açıp adamı gömdü. Ardından herkes "Cehennemi boylamıştır" diye dünüşünüyordu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Altıyüz Dirhemlik İp

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Kul Hakkı

Yirmi Saniyede

Keramete İnanmayan Âlim

Bana Delil Getir

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Vehbi Tülek

Üç Kandil

Vehbi Tülek

At Hirsizi

Vehbi Tülek

Korkma!

Vehbi Tülek