Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.022.305

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Dînimizde Ilk Emredilen Farz Namâzdır

Şeyh-ül-Hızâmiyye el-Vâsıtî hazretleri Hanbelî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 1258 (H.657) senesinde Irak’ta Vâsıt şehrinde doğdu. 1311 (H.711)'de Şam’da vefât etti. İlim öğrenmek için pekçok şehri dolaştı. Bu yolculukları esnâsında fıkıh, hadîs ve siyer âlimlerinden ilim öğrendi. Mısır'a sonra da Şam'a gitti. Orada talebe yetiştirdi. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Tek Kollu Reis

1514 senesi sonbaharında Oruç Reis, dört gemiyle Kuzey Afrika'da Becaye kalesi önlerinde, dokuz gemiden müteşekkil İspanyol filosuyla karşılaştı. Oruç Reis, gemilerden birini batırdı, ikisini zaptetti. Diğer altı İspanyol gemisi de Becaye limanına girdi ve kale etekleri altına sığındı. Oruç Reis karaya top çıkardı ve kaleyi döğmeye başladı. Fakat gerek kaleden, gerekse İspanyol gemilerinden atılan güllelerle ikiyüz levend şehid oldu. Buna rağmen levendler yılmadılar. Vuruşmanın sekizinci günü kalede, içeri girilebilecek bir gedik açıldı. Oruç Reis, levendlerini gayrete getirmek için gedikten içeri daldı. Fakat bir top güllesi ile sol kolu pek ağır şekilde yaralandı. Bu yüzden hemen muhasarayı kaldırdılar ve geri çekildiler. Becaye alınamamıştı. Tabibler, Oruç Reis'in kolunu, kangren olduğu için dirsek hizasında kestiler, sonra da kesilen yeri mikrop kapmaması için kızgın zeytinyağına daldırdılar.

Oruç Reis ve kardeşi Hızır, iki sene sonra onbir gemiyle Becaye'yi tekrar kuşattılar. Oruç Reis tek koluyla kılıç sallarken levendlerine şöyle haykırıyordu:"Ben bu kal'a önünde bir kolumu bıraktım. Birin daha değil, kellemi dahi bıraksam n'ola!"Muhasaranın beşinci günü Becaye nihayet fethedildi.

Vehbi Tülek

Tek Başina Bir Ordu: Ebussuud Efendi

Vehbi Tülek

Baltaci Mehmed Paşa Ve Ünsi Hasan Efendi

Vehbi Tülek

Gördün Değil Mi?

Vehbi Tülek

Kânûni Sultan Süleyman Han, Yahyâ Efendinin pek yüksek bir zât olduğunu, Hızır aleyhisselâmla görüştüğünü bilir, kendisini de görüştürmesini isterdi. Aralarında geçen bir menkıbe şöyle anlatılır:Kânûni, bir gün kayıkla Boğaz'da gezmeye çıkmıştı. Ortaköy hizâsına gelince, kıyıya yanaşıp, bir adam göndererek Yahyâ Efendiyi çağırttı. O da yanında bir ahbâbı ile gelip kayığa bindi, birlikte giderlerken, Yahyâ Efendinin ahbâbı, devamlı Kânûni'nin parmağındaki çok kıymetli bir yüzüğe bakıyor ve bu bakış dikkati çekiyordu. Kânûni bu hâli farkedince, parmağındaki yüzüğü çıkarıp; "Buyurun, daha yakından iyice bakıp inceleyebilirsiniz" diye uzattı. O zât yüzüğü aldı, evirip çevirdikten sonra, denize atıverdi. Yahyâ Efendi hâriç, kayıkta bulunanlar çok hayret ettiler. Bir müddet gittikten sonra, o zât inmek istediğini bildirince, kayık kıyıya yanaştı. O zât ineceği sırada denizden bir avuç su alıp Sultan'a uzattı. Avucundaki suda, biraz önce denize attığı yüzük görünüyordu. Yahyâ Efendi hâriç, kayıkta bulunan herkes yine çok hayret ettiler. Kânûni elini uzatıp yüzüğü alınca, o zât birdenbire gözden kayboluverdi. Kânûni, Yahyâ Efendiye dönerek; "Ağabey, neler oluyor?" deyince; "O gördüğünüz Hızır aleyhisselâmdı." cevâbını verdi. Bunun üzerine Kânûni; "O hâlde bizi niye tanıştırmadınız?" deyince; Yahyâ Efendi; "O kendini tanıttı. Ama siz tanımakta geç kaldınız!" buyurdu.Yahyâ Efendinin iki oğlu olup, her ikisi de babaları gibi ilim ve irfân âşığı kimselerdi. Babalarının yolunda bulunmuşlar, vefâtlarında aynı türbeye defnolunmuşlardır.Yahyâ Beşiktâşi hazretlerinin şâirliği de kuvvetliydi. Müderris mahlasıyla tasavvufi şiirleri ve müretteb Divân'ı vardır.

İlim Ve Sanata Kiymet Veren Padişah

Vehbi Tülek

Nedendir Bu?

Vehbi Tülek

Mahkemeye Hazirim

Vehbi Tülek

Babiali Baskini

Vehbi Tülek

Yavuz Ve Muhyiddin Arabi

Vehbi Tülek

Rezil Olursun

Vehbi Tülek

Kuyucu MurÂd Paşa

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Şam Kadısı İshak Çelebi

İshak Çelebi, zamanının en ünlü ilim adamlarından ders alır. Şiir sanatında deneyimli olması ve bu konuda geniş bilgiye sahip olmasıyla da tanınır. İshak Çelebi, şiirlerine çok iyi tarih düşürmüştür. Onun, her dizesi tarih olan şiirleri vardır. Genelde, aşkı sanat haline getirmiş olan âşıkların; dostlarıyla olan ilişkilerini anlattığı için, şiirleri çok sevilmiştir. Hayatını, şiirlerine yansıttığı için de, yaşadığı dönem hakkında bize bilgi vermektedir.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Namaz Kılamadan Cennete Giden Zat!

Vehbi Tülek

Ebû Hureyre (radıyallahu anh) Eshâb-ı kirâm arasında en çok hadis-i şerif rivâyet edenlerdendir. Yemen'in Devs kabilesindendir. Hadis-i şerif öğrenme husûsundaki gayreti çok fazlaydı. Bir defâsında hazret-i Âişe vâlidemizden; "Resûlullah'ın sözlerini ve hâllerini siz mi çok biliyorsunuz, yoksa Ebû Hureyre mi?" diye sordular. Şöyle cevap verdi:
"Ebû Hureyre bilir. Çünkü ben ev işleriyle meşgul olurdum. Yemin ederim ki, Ebû Hureyre bütün vaktini Resûlullah'ın huzûrunda geçirmiştir."
Ebû Hureyre'nin Sevgili Peygamberimizin vefâtından sonra en çok sevdiği ve meşgul olduğu iş, hadis-i şerif rivâyet edip yaymak olmuştur...

Büyük Mutasavvıf Ebû Abdullah Kureşî

Vehbi Tülek

kendine Nasîhat Et!..

Vehbi Tülek

Abdurrahmân bin Muhammed hazretleri, Yemen'de yaşamış fıkıh ve tefsir âlimlerindendir. 1379 (H.781) senesinde Yemen'in Zebid şehrinde sabah namazını kılarken vefât etti. Âlim ve ârif bir zât olan Abdurrahmân bin Muhammed, İhyâu Ulûmiddin gibi kitapları tetkik eder, okuyup incelerdi...

İzzeddîn Bin Abdüsselâm

Vehbi Tülek

Şeyh Saltuk Türkî

Vehbi Tülek

Ebü'l-abbâs Dîneverî

Vehbi Tülek

Mümine Lanet Etmek Onu Öldürmek Gibidir

Vehbi Tülek

Yakut Ve Zümrüt Eşya Kullanmak Mubahtır

Vehbi Tülek

Abdülmü’min Dimyâtî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Bağdad'ı kıtlık kırıp geçiriyordu. En çok da hamallar açlık çekiyordu. İçinde ekmek piştiği, sokağa kadar yayılan kokudan belli olan bir evin, kapısından seslendi hamalın biri:" Allah rızâsı için birazcık ekmek... Günlerdir lokma girmedi ağzımdan.Tandırın başındaki kadın, taze bir ekmeği kızına uzattı, "Ver şu adama" dedi. Kızcağız ekmeği verdi hamala. Hamalın sevinci târif edilemezdi. Evine doğru hızlandı. Kim bilir kaç günlük açlığını giderecekti! Tam bu sırada karşıdan gelen birinin sert ikâzı durdurdu onu:" Çabuk söyle, bu ekmeği hangi evden aldın?

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

At Hirsizi

Vehbi Tülek

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Vehbi Tülek

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Yüz Vermedin!

Pişman Oldular!

Sakin Kalyona Binme

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Kadin Akli

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Vehbi Tülek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek

Bana Delil Getir

Vehbi Tülek