Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.837.351

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Gaflet Içinde Yapılan Duâ Kabul Olmaz!

Seyyid Alizâde Yakûb Efendi Osmanlı âlimlerindendir. Bursa'da doğdu. Asrının âlimlerinden okudu. Sonra Bursa’da çeşitli medreselerde müderrislik yaptı. 931 (m. 1524) senesi hac dönüşü, Mısır’da vefât etti. İmâm-zâdenin “Şir’at-ül-İslâm” adındaki eserine, güzel bir şerh yazdı. Adını; “Mefâtîh-ül-Cinân ve mesâbîh-ül-Cenân” koydu. Sultan İkinci Bâyezîd Hân, “Şir’a” kitabını çok sevdiğinden, Yakûb Efendiye “Şir’a Şârihî” lakabını verdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Derya Ali Baba

Fâtih Sultan Mehmed Han, İstanbul'u küffâr elinden kurtarmak üzere kuşatmıştı. Fetih ordusu İstanbul surlarına dayanmış, Fâtih Sultan Mehmed Han fethin gerçekleşece ği zamânı sabırsızlıkla bekliyordu. Leşker-i duâ adı verilen duâ ordusu âlimler ve veliler, fetih için gözyaşı dökerek duâ ediyorlardı. Kır atının üstünde heybet ve celâdetle duran genç hükümdâr, orduyu şevke getirici konuşmalar yapıyordu. Etrâfa dalga dalga yayılan ordu, Feth-i mübinin gerçekleşmesi için canla başla çarpışıyordu. Şehir düşmek üzere idi. İşte tam bu kritik zamanda ordunun arasında; "Ordu susuz kalmak tehlikesiyle karşı karşıya, kuyular boş, çeşmeler akmıyor." şeklinde bir söylenti yayılmaya başladı.

Vehbi Tülek

Gemiler Karadan Yürüdü

Vehbi Tülek

9 - Görülmemiş Bir Meydan Savaşi

Vehbi Tülek

Yavuz Ve Şah İsmail’in Satranç Oyunu

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Han, şehzadeliğinde Trabzon valisiydi. Osmanlı Devletinin komşusu İran'daki Safevi hükümdarı Şah İsmail'in kendileri için büyük bir tehlike teşkil ettiği ni yakından anlamış ve bunu defalarca İstanbul'a bildirmişti. Bununla da kalmayıp, İran'ın durumunu ve şahı daha yakından görmek için kıyafet değiştirip, gezici bir derviş gibi gizlice ve tek başına, uzun ve meşakkatli bir yolculuktan sonra İran'ın başkenti Tebriz'e geldi. Şah İsmail, satranca pek meraklı ve oyunun namlı bir ustasıydı. Her gün birkaç parti saranç oynar ve sosyal durumuna bakmadan kim isterse tereddütsüz karşılaşırdı. O güne kadar kendisini mat eden çıkmamıştı. Tabii, şaha olan korkunun da bunda payı vardı.

Sultan Ahmed Ve Bostan Çelebi

Vehbi Tülek

Yoğurtlarimiz Bile Var

Vehbi Tülek

Fatih Ve Kazikli Voyvoda (drakula)

Vehbi Tülek

Mesir Macunu

Vehbi Tülek

Küçük Bir Çamur Denizi Sulandirmaz

Vehbi Tülek

Türklerde Namus

Vehbi Tülek

Akçakoca Kalesi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Abdestte, Gusülde Kullanılan Sular

Abdurrahmân İbn-i Abdürrezzâk hazretleri Hanefi fıkıh âlimidir. 1075 (m. 1664)'de Şam'da doğdu. Meşhur âlim Abdülgani Nablusi hazretlerinin talebesidir. Şam'da Sinan Paşa Camii'nde hatiplik yapan İbn-i Abdürrezzâk bu şehirde 1138 (m. 1726)'da vefat etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abbas Bin UbÂde (radiyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Abbas bin Ubâde, Peygamber efendimizin davetini duyunca, Müslüman olmak için koşarak gelen Medineli ilk 12 kişiden biridir. Birinci Akabe biatında Müslüman olan altı Medineli, ikinci sene yanlarına altı arkadaş daha alıp, oniki kişi olarak Mekkeye geldiler.Peygamberimizle gece Akabede görüşmek üzere söz aldılar. Gece olunca buluştular ve aralarında anlaştılar.

Şemseddin Muhammed Bisâtî

Vehbi Tülek

Abdullah Bin Zekvân El-kureşî

Vehbi Tülek

Abdullah bin Zekvân el-Kureşi hazretleri tabiinin hadis hafızı ve fıkıh âlimlerindendir. 65 (m. 684)'de Medine'de doğdu. Ba­bası Zekvân, Osman'ın (radıyallahü anh) hanımı Remle'nin azatlı kölesiydi. Abdullah, Eshab-ı kiramın bazılarını gördü ve onlardan hadis nakletti, fıkıh öğrendi. 130 (m. 748) Medine'de vefat etti. Şöyle nakletmiştir:

Salih Bir Babanın Kabul Olan Duâsı

Vehbi Tülek

İbn-i Cemâl El-mısrî

Vehbi Tülek

Allah, Günahların Hepsini Affeder

Vehbi Tülek

Ulûm-i Nakliyye Ve Ulûm-i Akliyye

Vehbi Tülek

Bir Çanakkale Şehîdi Ali Çavuş

Vehbi Tülek

Hazreti İsa Ve Hak âşığı Genç

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Abbasi halifelerinin beþincisi Harun Reþid, sarayının bahçesindeki bir gül fidanını çok beðenir. Yapraðı, kokusu, görünüþüyle dikkatini çeken gülü özel bakıma alması için bahçıvana emir verir.

Bahçıvan üzerine titremeye baþlar gülün. Ne var ki, sakınan göze çöp batar derler ya. Aynen öyle olur. Bir sabah bahçıvan gelip bakar ki, gülün dalına konan bir bülbül, ne kadar yaprak varsa hepsini gagalayarak yere düþürmüþ. Tek yaprak bırakmamıþ gülün baþında... Korku içinde koþar halifeye:

- Sultanım der, üzerine titrediðimiz gülün yapraklarını bir bülbül gagalayarak yere dökmüþ, tek yaprak bırakmamıþ gülün baþında... Harun Reþid, telaþ etmeden cevap verir:

- Üzülme efendi üzülme, der. Bülbülün yaptıðı yanına kalmaz!.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek

Üç Kandil

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Tüccarin Rüyasi

Delik Kova

Bunlar Şarapti

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Evliyalar Ölmez İmiş

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Vehbi Tülek

Yüz Vermedin!

Vehbi Tülek