Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.408.040

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allahü Teâlâ, Bizi Ve Sizi Belâlardan Korusun

Bedî'uddîn Sehârenpûrî hazretleri İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin önde gelen talebelerindendir. Onun zamanında Hindistan’da Sehârenpûr şehrinde yaşadı. İmâm-ı Rabbânî hazretlerine talebe olmadan önce memurluk yapıyordu. Serhend'e giderek onun sohbetlerinde kemale geldi ve İmâm-ı Rabbânî hazretleri, Bedî'uddîn Sehârenpûrî'ye icâzet verip, memleketine gönderdi. İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin, Bedî'uddîn Sehârenpûrî'ye yazdığı bir mektup aşağıdadır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Nemiz Kaldi Bizim Mülk-i Arab’da

Yavuz, sert mizaçlı olduğu kadar şair ruhluydu. Birçok şiirleri vardır. Bu yüzden şiir ile ifade edilen duygulara ehemiyet verirdi. Mısır'ın fethinden sonra uzunca bir müddet Kahire'de kalınması, devlet erkanının ve askerin canını sıkmaya başladı. Fakat bu durumu padişaha bildirmeye kimse cesaret edemiyor du. Birgün çok sevdiği Kemalpaşazade Ahmed Efendi ile konuşurken:-Mısır'da ve asker arasında neler oluyor?-İyilik, Sultanım. Yalnız dün Nil nehri kenarında iki askerin şöyle bir türkü söylediklerini duydum:

Vehbi Tülek

Haci Bayram-i Veli’nin Sultan Murad’a Nasihati

Vehbi Tülek

Sultan Iv. Murad’in Tasavvuf Ehline Hürmeti

Vehbi Tülek

Bu Devlet-i Aliyye Öyle Bir Devlettir Ki!

Vehbi Tülek

İnebahtı felaketinde Osmanlı donanması, Haçlı donanması tarafından pusuya düşürülüp imha edildiği sırada, Uluç Ali Paşa, kendi kumandasındaki birkaç gemiyi kurtarmayı başarmış ve İstanbul'a gelerek bu faciayı haber vermişti. Bunun üzerine Sultan II. Selim Han onun bu kısmi başarısından dolayı onu Kaptan-ı Deryalığa tayin etti ve adını da Uluç Ali Reis'den Kılıç Ali Paşa'ya çevirdi.

Diğer taraftan Sadrazam Sokollu Mehmed Paşa, yeniden donanma inşası için, bütün devlet erkanını harekete geçirerek, Osmanlı ülkelerinin bütün imkanlarını seferber etmişti. Çalışmaları büyük bir titizlikle takibediyor, heryere girip çıkıyor ve işlerin aksamasına meydan vermiyordu. Yanına Kaptanı Derya tayin edilen Kılıç Ali Paşa'yı da alarak çıkıyordu.

Önce İmam, Sonra Mahkeme

Vehbi Tülek

98 - Sultan Ii. Osman Ve Hotin Kalesinin Fethi

Vehbi Tülek

Ii. Adülhamid’in Verdiği Senet

Vehbi Tülek

Ezan Sesi

Vehbi Tülek

Benim Gözüm Göreceklerini Gördü

Vehbi Tülek

Âlim Sadrazam FÂzil Mustafa Paşa

Vehbi Tülek

Nusret Mayin Gemisinin Zaferi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Hiçbir Mahlûka Karşı Secde Edilmez

Ebü'l-Hasen Mücaşii hazretleri Tefsir ve nahiv âlimidir. Tunus'ta Kayrevan'da doğ­du. Tahsil için önce İspanya'ya, oradan da Afganistan'da Gazne'ye kadar gitti. Sonra Bağdat'a giderek burada talebe yetiştirdi. 479'da (m. 1086) Bağdat'ta vefat etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hazreti Mehdî'nin Çok Alâmeti Vardır

Vehbi Tülek

Muhammed Tâhir bin Âşûr hazretleri Tunus'ta yaşamış olan İslam âlimlerindendir. 1230'da (m. 1815) Tunus'ta doğdu. Zeytûne Medresesi'nde tahsilini tamam­ladıktan sonra aynı medre­seye müderris olarak tayin edildi. Daha sonra müftü, nihayet Nakibül-eşraflık (Şeyhülislam) vazifesi verildi. 1284'te (m. 1868) Tu­nus'ta vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Kur’ân-ı Kerîmi Geçim Vâsıtası Yapmak

Vehbi Tülek

Magnisavîzâde Muhyiddîn Efendi

Vehbi Tülek

Muhyiddin Magnisavizâde, zamanının âlimlerinden okudu ve Molla Hüsrev'in ders verdiği Ayasofya Medresesi'ne talebe oldu. Medresenin en üst bölümündeki odasında, geceler boyu kandilini yakar, ders çalışırdı ve çalışması sabah namazına kadar sürerdi...

Haram Yiyenin Duâsı Kabul Olmaz

Vehbi Tülek

Şeyh Ahmed Efendi

Vehbi Tülek

Kerîmüddîn Bâbâ Hasan Ebdâlî

Vehbi Tülek

Kur'an-ı Kerim Değişmemiştir

Vehbi Tülek

Allah'ın Sıfatlarını Doğru Bilmelidir

Vehbi Tülek

acı Çorba Muhammed Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Delik Kova

Delik Kova

Mesnevi'de şöyle bir hikaye anlatılır:Bir zamanlar efendisinin evine her gün nehirden su taşıyan bir köle vardı. Köle boynunda taşıdığı bir sopanın iki ucuna birer kova asar, bu kovaları nehirden aldığı su ile doldurur ve eve getirirdi. Ancak kovalardan birisi birkaç yerinden delinmiş eski bir kovaydı. Dolayısıyla, nehirde ağzına kadar doldurulan suyun ancak yarısını tutabilirdi eve kadar. Diğeri ise yepyeni ve sağlam bir kovaydı. Suyu hiç sızdırmadan taşırdı. Tam iki yıl bu böylece devam etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Her Şeyi Göze Almıştı!

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

9 Evi Dolaşan Kelle

Sonunda Orta Yolu Buldular

Adam Olmazsan

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Latif Bir Şikayet

Vehbi Tülek

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek