Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.690.635

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Borçlu Adam Evinden Çıkamaz Hâle Gelmişti!

Ebû Abdullah Merrakûşî hazretleri Mâlikî mezhebi fıkıh âlimlerinden ve evliyânın büyüklerindendir. 1210 (H.607) yılında Fas’ta Merrakûş’ta doğdu. 1284 (H.683) yılında Kâhire'de vefât etti. Burada meşhur âlimlerden ilim tahsîl etti. Mâlikî mezhebi fıkıh bilgilerinde âlim ve zamânın imâmı oldu. Tasavvufta ince bilgilere, yüksek derecelere kavuştu. Pekçok talebe yetiştirip, kıymetli eserler yazdı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Din Ve Devletin Ayakta Kalmasi İçin

Osmanlı Devleti içerisinde yeniçeri isyân ve zorbalıklarının önü alınamaz bir hâle gelmişti. Tâlim ve eğitim kabûl etmiyorlar, savaşa çıkmayı da reddediyorlardı. Kendilerine harp fenlerinin öğretilmesini isteyen din ve devlet adamlarına karşı harekete geçtiler. Bunun üzerine İkinci Mahmûd Han vezirleri ve ulemâ sınıfını toplantıya çağırdı. Abdurrahmân-ı Harpûti hazretleri de bunlar arasında idi. Yeniçerilerin artan zorbalıklarından bahisle ne yapılması gerektiği soruldu. Mesele son derece nâzikti. Yeniçeriler tekrar isyân ederek devlet ileri gelenlerinin kellelerini istemeye başlamışlardı. Tamâmen bid'at yuvaları hâline gelen bektâşi tekkeleri de kendilerini tahrik ediyordu. Sonuçta ulemâ birlik içerisinde bunların öldürülmeleri câizdir diye fetvâ verdi. Savaşın başlangıcı olmak üzere sancak-ı şerifin çıkarılması kararlaştırıldı. Fakat sancağı şerifin açılması çok önemli bir olaydı. Bu işin dönüşü yoktu. Yeniçeriler ile yapılacak mücâdelenin sonu ise kestirilemiyordu. Bu sebepten karar alınmasına rağmen herkeste bir tereddüd vardı. İşte bu devlet adamlarının çekingen ve kararsız hâlleri sırasında Abdurrahmân Harpûti hazretleri söz aldı."Bu din ve devletin ayakta kalması Allahü teâlânın istediği şeyse yeniçerileri vururuz, yok ederiz. Değilse biz de bu din ile berâber batıp gideriz, daha ne ihtimâl kaldı?" diyerek kalplerdeki şüpheleri giderdi. Herkes tek bilek tek yürek oldu. Nitekim bu inanç ve imânla harekete geçerek yeniçeri ocağını ortadan kaldırdılar ve bozulmuş bektaşi yuvalarını kapattılar

Vehbi Tülek

Ya’kub GermiyÂnî’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Osmanoğlunun Ölüsünden Böyle Kaçarsin

Vehbi Tülek

Molla Fenari'nin Yildiirim'a Mektubu

Vehbi Tülek

Pâdişâhın, Emir Sultan'ın ve kızı Hundi Sultân'ın öldürülmesi için Bursa'ya asker gönderdiğini duyan Molla
Fenâri
, Yıldırım Bâyezid'e şu mektubu yazdı:"Mektubuma, dâimâ kullarına acıyıcı olan Allahü teâlânın adıyla başlarım. İnsanların en âcizi olan ben, Türk ve İslâm memleketlerinin koruyucusu, Osmanoğullarının övündüğü ve Hak uğruna savaş edenlerin başkanı, İslâm dininin ve müslümanların yardımcısı olan, Pâdişâhımın ömrünün uzun olmasını ve evlâdının çoğalıp kıyâmete kadar şan ve şerefle yaşamasını Rabbimden niyâz ederim.

Kabakçi Mustafa İsyÂni

Vehbi Tülek

Geyikli Baba Ve Orhan Gazi

Vehbi Tülek

65 - Osman Fadlî Efendi'nin Duasi

Vehbi Tülek

Hazin Göç

Vehbi Tülek

Osmanli Padişahlari Ve İslam Hukuku

Vehbi Tülek

Kanije Kahramani Tiryaki Hasan Paşa

Vehbi Tülek

Allah Ne Derse Öyle Olur

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ebü’l-ferec Abdurrahman

Ebü'l-Ferec Abdurrahman hazretleri fıkıh âlimlerindendir. 715 (m. 1315)'de doğdu. 799 (m. 1396)'da Mısır'da vefât etti.
Bu mübarek zat, ticâret yaptığı sırada, bir kimse ona ikiyüz dinâr emânet etmişti. O da alıp muhafaza için kasasına koymuştu. Hırsızlar dükkânını soyup, kasayı çaldılar. Altı ay sonra rüyâsında, sana emânet edilen para dükkânına bırakılmıştır, denildi. Gidip, para kesesini dükkânının içinde toprağa gömülü buldu. Alıp sahibine verdi. Sahibi de ona hediye etti, fakat kabûl etmedi. Ömrünün son günlerinde hac yapıp bir müddet Mekke'de kaldı. Ebü'l-Ferec hazretleri, bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Câhil Ve Ahmak Kimseler Kadere Inanmadılar

Vehbi Tülek

Hidâyetullah Erbili hazretleri Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdi hazretlerinin halifelerindendir. On dokuzuncu asırda Irak'ta Erbil'de doğdu. Önceleri ümmi idi. Sonra Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdi hazretlerinin huzûruna vardı ve bir daha yanından ayrılmadı. Devamlı şeyhin hizmetinde bulunup tasavvuf yolunda ilerledi. Bağdât'ta vefat etti. Bir sohbetinde buyurdu ki:

Nefis, Ahmak Ve Câhil Hizmetçidir

Vehbi Tülek

Takvâdan Üstün Bir Şey Yoktur

Vehbi Tülek

Eşref Emir Cihângir hazretleri Hindistan'da yetişen evliyânın büyüklerindendir. İran'da Semnan'da doğdu. 808 (m. 1405)'de Hindistan'da Cunpûr'da vefât etti. Şeyh Alâ-ül-Hak'ın talebesidir. Kâdı Şihâbüddin Devletâbâdi ile mektuplaşırlardı. Bir mektubunda buyurdu ki:

Ebu Abdullah Bin Bekkar

Vehbi Tülek

Kaza Ve Kader Meselesi Ilahî Sırlardandır

Vehbi Tülek

Helâl Kazanıp, Fakirlere Cömertçe Veriniz

Vehbi Tülek

“yeter Ki Mübarek Yüzünüzü Göreyim!”

Vehbi Tülek

Dünya Sevgisi Kalpten Çıkarsa

Vehbi Tülek

Kur’ân-ı Kerîm, Kıyâmete Kadar Bâkî Kalacaktır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Hizir Ve Gelin

Hizir Ve Gelin

Birinci Cihan Harbi seneleri. Yokluk dizboyu. Rize. Anzer, halkın kendi tabiri ile Ancer. Dünyaca balı ile meşhur olan Ancer. Binlerce poleni ve şifayı içinde barındıran balıyla meşhur Ancer. Kış. Yaylacılık yapan Ancerlilerin bir kısmı aşağıya Rize'ye şehre inmemiş, kışlamışlar. Yazdan yığdıkları otlarıyla, mallarını kışdan çıkarıp, bahara eriştirmenin çabası içindeler. Evet hepsinin mal tabir ettiği koyunları, sığırları var, tektük birkaç tanesinin de kara kovanı var. Şifa niyetine ilaç niyetine küçük bir kavanozu dolduracak kadar balları olurdu çoğunun. O da kış bitmeden tükenir giderdi. Meryem. Lezgilerin kızı Meryem. Yeni gelin, beyini cepheye göndermiş. O da o kış yayla da kışlamış. Sabaha kadar kar yağmıştır. Tam kürekle yolu açayım deyip, kapıya yönelmekte iken, kapısı çalınır. Kapıyı açar. İhtiyar bir adam selam verir ve: -Kızım, ben Aşağı Ancerdenim, gelinim aş eriyor, canı bal çekti, Allah rızası için, bir iki kaşık bal verirmisin?

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bizi Hatirlayin!

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Gerçek Zehir

Zalimlere Dersini Verdi!

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Her Şeyi Göze Almıştı!

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Vehbi Tülek

Arkadaşlarımı Korumak Için

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Latif Bir Şikayet

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek