Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.662.351

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Günâhları Küçük Görmekten Daha Zararlı Bir Şey Yoktur!

Zağbî Abdullah Efendi son devir Osmanlı evliyasındandır. Beyrut ve Trablus'ta yaşadı. 1900 (H.1318) senesinde vefât etti. Seyyid olup nesebi Seyyid Abdülkâdir Geylânî hazretlerine dayanır. Tasavvufta da onun yolu olan Kâdirî tarîkatında yetişip kemâle erdi. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

İstanbul’un Sulari

İstanbul'da belediye ile ilgili işlerden biri de su sorunuydu. Kanuni Sultan Süleyman, Kırkçeşme sularını İstanbul'a getirttiği zaman milletin yüzü biraz güldü. Her tarafta çeşmeler yapıldı. Ebussuud Efendi de Yazıcı çiftliği yöresinden bulduğu suyu Turunçluk suyu ile birleştirdi, bir çeşme yaptırmaya karar verdi. Su yolları yapmak için büyük bir çalışma başladı. Su yollarının onarımı için Mısır'dan hamallar bile getirildi. Sular İstanbul'a düzenli bir biçimde dağıtılacaktı. Eğrikapı dışında büyük bir su hazinesi vardı. Bu hazine altmış lüleye bölünüyordu. Bu sular hazinelerden çeşmelere dağıtıldı. Sultan Süleyman dönemine gelinceye kadar çeşmelerin suyu hep boşa akardı. Gece gündüz akan çeşmelerden dolayı sokaklar çoğunlukla bataklık haline gelirdi. Sonunda burma lüleler bulundu. Hem sokaklar çamurdan kurtarıldı, hem de suların boşa akmasına engel olundu. Böylece artan suyu isteyenler hayrat çeşmeler yaptırarak oralara akıtırlardı. Fakat burma lülelerin, yani muslukların icadı birçoklarının işine gelmedi. Bazı mahallelerde imam ve cemaat: "Akan su bahçelerimize verilmiştir. Yabana akarsa aksın. Burma lüleye rızamız yoktur" dediler, burma lüleleri kaldırmaya çalıştılar. Bu konuda en ileri gidenler sipahilerdi. Bu sorun üzerine Sultan Süleyman İstanbul kadısına şu hükmü yazdı: "Çeşmelere burma lüle takıldığından lüleyi ufaltan eğer sipahi ve başka kullarım taifesi ise kapıma arz eyleyesin. Ve eğer ehl-i cihetten (yöre halkından) ise cihetten alup ahare (başka tarafa) veresin. Ve eğer şehirli halkından ise muhkem hakkından geldikten sonra cerimesini (cezasını) aldırasın. Ve yabana akmak ecli (nedeni) için açık koyanların dahi vech-i meşruh (açıklanan nedenlerle) üzre haklarından gelesin.

Vehbi Tülek

Tozkoparan İskender

Vehbi Tülek

İpek Tüccarlari

Vehbi Tülek

Kendiliğinden Buralara Gelmez

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Hanın nedimi Hasan Can'ın babası Tebriz'in ileri gelen alimlerinden idi. Bir gün, babası ile Şeyh Erdebili hazretleri arasında vukû bulan bir konuşmayı şöyle nakletmektedir:"Bir gün ikindi namazını şeyh ile birlikte cemâatle kıldık. Namazdan sonra Amme (Nebe') sûresi okundukta, Şeyh Erdebili hazretleri babamı yanına çağırıp buyurdu ki: "Hak teâlâ, sizi ve evlâdınızı, bu büyük belâdan koruyacaktır. Çünkü sizler, Hâfız-ı Kur'ân olup, Hakk'ın kelâmını nâzil olduğu gibi korumaktasınız." Bunun üzerine babam (Hâfız Mehmed Efendi), Şeyh Erdebili hazretlerine; "Osmanlı Sultanı bu ülkeye ayak basmak üzeredir. Bu işin sonunun nereye varacağı görünüyor?" diye suâl etti. Şeyh hazretleri de; "Bu gelen Sultan öyle bir zâttır ki, kendiliğinden buralara gelmez. Bu bedbahtı (Şâh İsmâil'i) tedib etmek, cezâlandırmak için, Hak teâlâ tarafından memur edilmiştir. Bütün evliyânın ruhları onunladır. Kendisi dahi, evliyâlıkta rütbe ve makam sâhibidir." diye cevap verdi.

Nusret Mayin Gemisinin Zaferi

Vehbi Tülek

47 - Özi Kahramanlari

Vehbi Tülek

Geyikli Baba Ve Orhan Gazi

Vehbi Tülek

Kabakçi Mustafa İsyÂni

Vehbi Tülek

Topal Arabaci

Vehbi Tülek

74 - Böyle Vaaz Dinlemedik

Vehbi Tülek

Kahraman Bir Türk Düşmani

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ömer Bin Arslan Bülkinî

Ömer bin Arslan Bülkini hazretleri Şafii fıkıh âlimlerindendir. 724'te (m. 1324) Mısır'da Bülkine'de doğdu. Ailesi aslen Türkmen'dir. Yedi yaşında hafız oldu. On iki ya­şında babası ile Kahire'ye gitti. Burada büyük âlimlerden Şafii fıkhını öğrendi ve ders vermeye başladı. 805 (m. 1403)'de orada vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Mektupla Gelen Nasîhat...

Vehbi Tülek

Şeyh Abdülhay hazretleri, Hindistan evliyâsındandır. 1582 (H.990) senesinde doğdu. İlim tahsiline başladıktan sonra, büyük âlim İmâm-ı Rabbâni hazretlerinin sohbetlerine katıldı ve talebesi olmakla şereflendi ve mânevi birçok ilimlere kavuştu...

İsmail Bin Abdülganî

Vehbi Tülek

Hîle Ile Rızık Artmaz Ve Malın Bereketi Gider

Vehbi Tülek

Ebû Bekr bin Neccâd hazretleri hadîs ve fıkıh ilminde, zamânının en önde gelen âlimlerinden idi. 867 (H.253) senesinde Bağdat'ta doğdu. 959 (H.348) senesinde vefât etti. Birçok âlimden ilim aldı. Hanbelî mezhebindeki meseleler kendisinden sorulup, fetvâ istenirdi. Çok eseri vardır. Yaşadığı devirde, Irak'taki Hanbelî âlimlerinin en büyüğü idi.

Fakîh Hükümdar İkinci Hakem

Vehbi Tülek

Tasavvufun Sadece Ismi Kalmıştır!

Vehbi Tülek

Helâlin Hesabı Haramın Ise Azabı Vardır

Vehbi Tülek

Resûlullah Ile Müsâfeha!..

Vehbi Tülek

benim Bedenim Çürümeyecek!..

Vehbi Tülek

Kabirde Nimet De Vardır Azap Da

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Abdullah El-acemî

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Ayyaşin Sonu

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Yüz Vermedin!

Vehbi Tülek

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Vehbi Tülek

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Vehbi Tülek

Altıyüz Dirhemlik İp

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Vehbi Tülek

Örümcek Ağı

Vehbi Tülek