Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.907.389

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Seni Allah'tan Uzaklaştıran Her Şey Dünyâ Demektir

Ebû Ömer İstahrî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Hicrî dördüncü asrın ilk yarısında yaşadı. İlim için, Hicaz, Irak, Şam ve başka yerlere seyahatler yaptı. Ruveym bin Ahmed, Sehl bin Abdullah-ı Tüsterî ve başka büyük zâtlarla görüşüp kendilerinden ilim öğrendi. Bir sohbetinde şöyle buyurdu:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Diş Kirasi Rekoru

Eski Ramazan iftarlarının bize mahsus güzel âdetlerinden biri de "diş kirası"dır. Misafirler, hane sahibine veda ederken bir miktar para veya hediye verilerek uğurlanırlar. Diş kirası denilen bu hediyenin zarif gerekçesi, ağzınızı iftar sahibinin damak zevkine kiralamış olmanızdır. Tabii işin doğrusu, Ramazan ayının cömertlik ve hayır duygularını şahlandırması dır.Sultan Abdülaziz'in sadrazamlarından Yusuf Kamil Paşa, cömertliği ile ünlüydü. 1868 yılı Ramazan ayının 8. gününe rastlayan 3 Ocak günü, bugün Edebiyat ve Fen fakültelerinin bulunduğu yerdeki konağında verdiği iftar yemeğine, Sultan Abdülaziz teşrif ettiler. Sadece kuş sütünün eksik olduğu ziyafetten sonra, diş kirası olarak, altın bir tepsiye tepeleme yığılmış kağıt tomarları padişaha takdim olundu. Bunlar, Kamil Paşanın sahip olduğu bütün mam ve emlakin senet ve tapularıydı. Ancak bu diş kirası tekliften öteye geçmedi. Çünkü Sultan Abdülaziz, "Bunlar makbulüm oldu. Yine size veriyorum. Her hali niz ve ef'âl ü akvaliniz mahzuziyetimi mucib olmaktadır" sözleriyle tepsiyi ve içindekileri iade etti.

Vehbi Tülek

Rezil Olursun

Vehbi Tülek

Eski İftarlar

Vehbi Tülek

Kiliç Ali Paşa Hamami

Vehbi Tülek

Kılıç Ali Paşa, Tophane'de yaptırmakta olduğu cami inşaatını ara sıra kontrol ederdi. Bir gün yine inşaata gelmiş, işçilerin çalışmasını kontrol ediyordu. Bir ara gözü bir ameleye takıldı. Güzel yüzlü, saf bir Anadolu çocuğu olan bu amele, sırtına kocaman bir taş almış, iskelenin basamaklarından yukarıya kadar çıkıyor, oraya varınca taşı yere koyacağına tekrar iskeleden aşağı iniyordu. Burada taşı yere koyuyor, sonra tekrar sırtına alıp yukarı çıkıp, tekrar aşağı iniyordu. Bu durumu farkeden Kılıç Ali Paşa, bu genç amelenin yanına vardı ve niçin böyle yaptığın sordu. Kılıç Ali Paşa'yı tanımayan bu genç:

"Efendi Baba, ben burada ameleyim, ücretle çalışıyorum. Üstelik bu inşaat mübarek bir cami inşaatıdır. Ben ise bu gece elimde olmayarak kirlenmişim. Şu vaziyete gusletmem icabetmektedir. Halbuki buralarda bir hamam yok, mesai de başladı. Bırakıp uzak bir yerdeki hamama gitsem, iş geri kalacak ve alacağım ücret bana helal olmayacak. Böyle kirli bir vaziyette de bu taşın cami duvarına konmasına da gönlüm razı olmuyor. Bu yüzden çok müşkül durumdayım" dedi.

Bir amelenin bu samimiyet ve sadakati Kılıç Ali Paşa'yı duygulandır dı . Kendisini tanıttı ve amelenin eline bir miktar para vererek başka bir semttteki bir hamama gönderdi. Sonra caminin mimarı Koca Sinan'ın yanına giderek:

"Mimarım, muradım odur ki, acele olarak hamam inşa oluna. Bırak cami inşaatımız biraz geri dursun. Evvel hamamı inşa ile Ümmet-i Muhammed'in istifadelerine, Allah rızası için bilâ ücret hizmete âmâde kılaım. Sonra camiyi tamamlarız" dedi ve hemen hamam inşasına başlandı. Hamamın bitirilmesinden sonra da cami inşaatı tamamlandı.

At Binenin, Kılıç Kuşananın Şah'ım!

Vehbi Tülek

Ata Efendi’nin Vatan Aşki

Vehbi Tülek

86 - Hoşa Giden Tabir

Vehbi Tülek

Haci Mesud

Vehbi Tülek

Ben Yerimden Bir Adim Bile Kipirdamam

Vehbi Tülek

Fatih’in Oğullarinin Sünnet Düğünü

Vehbi Tülek

Garip Bir Koşu

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Kitaptan Ve Sünnetten Ancak Müctehid Anlar

Muinüddin Muhammed Îci hazretleri Şafii fıkıh âlimidir. 832'de (m. 1429) İran'da Şiraz'ın Îc beldesinde doğdu. Seyyid Şerif Cürcâni'nin talebesi Mevlâ Hâce Ali'den ders aldı. Şerhu'l-Mevâkıf derslerine devam etti. Mekke'ye giderek talebe yetiştirdi. 905'te (m. 1500) Orada vefat etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

O, Kimseden Bir Şey Istemezdi

Vehbi Tülek

Fâtıma binti Müsennâ hazretleri hanım evliyânın büyüklerindendir. 7. Hicri asırda Endülüs'ün (İspanya) İşbiliyye (Sevilla) şehrinde yaşamıştır. Fâtıma binti Müsennâ hazretleri, Muhyiddin-i Arabi'yi çok severdi. Kendisine; "Ben senin manevi annenim. Nûr ise senin normal annendir" buyururdu. Muhyiddin-i Arabi hazretlerinin annesinin ismi Nûr idi ve sık sık Fâtıma hazretlerini ziyâret ederdi.

Âdem Aleyhisselama Ilk Gelen, Besmeledir

Vehbi Tülek

Abdullah Kale’î

Vehbi Tülek

Abdullah Kale'i (Kaleli) hazretleri kelam, fıkıh ve usûl âlimlerindendir. 760 (m. 1359) senesinde Şam kalesinde doğdu. 833 (m. 1430) senesinde Şam'da vefat etti. Kıymetli birçok eser yazdı. Menâru Sübül-il-Hüdâ isimli eserinde şöyle anlatmaktadır:

Yersiz Söz Etmekten Dilinizi Tutunu

Vehbi Tülek

Abdullah Bin Hıdır Ez-zağbî

Vehbi Tülek

“allaha En Sevimli Amel, Müslümanı Sevindirmektir

Vehbi Tülek

Herkesin Huyu Değişebilir

Vehbi Tülek

Seyyid Abdürrahîm Arvâsî

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ Velî Kuluna Kerâmet Ihsân Etmiştir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Zamânın sultânı Dördüncü Murâd Hana, tarikat erbâbı kötülenmiş, onların bâzı işlerinin yasaklanması istenmişti. Sultan yalnız böyle söyleyenlerin sözleriyle hareket etmeyip, zamânın tasavvuf ehli âlim ve faziletli kimselere de tarikatla ilgili hususları sorup cevap istemişti. Bunlar arasında İsmâil Ankaravi de vardı. O da üç gün içinde yirmi sayfalık bir risâle yazıp arzetti. Cevaplar, Şeyhülislâm Yahyâ Efendi ve diğer zamânın önde gelen âlimleri tarafın dan incelenip uygun görüldü ve pâdişâh tarafından da kabûl edildi. Böylece onların vesilesi ile tasavvuf ehli, sıkıntıdan kurtuldu. Aziz Mahmûd Hüdâi onun bu cevaplarını beğenip; "Allahü teâlâ, muhâliflere karşı Rusûhi'nin ayağını sağlam ve sâbit eylesin. Onların inat damarlarını kesmekte söz kılıcını keskin eylesin. Muhâlifleri susturmakta mızrağını tesirli eylesin. Zamânımızda tasavvuf ehline karşı olanlarla onun cihâdı olmasaydı, onların eli hak tâliplerine uzanır, zarar verirdi. Doğru yolda olanlarla olmayanları birbirinden ayırmak zor olurdu. Allahü teâlâ onun delillerinin oklarını en doğru hedefe isâbet ettirdi." diye medhetti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Vehbi Tülek

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Sakin Kalyona Binme

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Padişah Ve At

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek