Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.300.234

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Zikreden Kimsenin Kalbi Parlar; Nûru Artar

Alvân Hamevî hazretleri büyük velîlerdendir. 1468 (H.873) senesinde doğdu. 1530 (H.936) senesinde Suriye’de Hama'da vefât etti. Şâfiî mezhebinden ve Şâziliyye tarîkatındandır. Memleketinde, zamanın büyük âlimlerinden ilim öğrendi. Tasavvuf yolunu, Seyyid Ali bin Meymûn Magribî'den öğrendi. Bir vaazında şöyle buyurdu:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Devlet Adamlarina Altin Öğütler

Osmanlı Devleti'nin son devirlerinde, Sultan Mustafa ve Sultan III. Ahmed'in saltanat yıllarında defterdar olarak görev yapan Sarı Mehmet Paşa'nın yazdığı "Nesayıhü'l-Vüzera ve'l-Ümera" (Devlet Adamlarına Öğütler) kitabında, günümüz devlet adamlarına da ışık tutacak değerli öğütler bulunuyor:-Devlet adamları, af veya cezalandırma söz konusu olduğunda iyice araştırıp, öyle uygulasınlar ve hiçbir zaman acele etmesinler.-Kendilerine gösterilen saygıdan gurura kapılıp, büyüklük taslamasınlar.-Hükümdarın özel mallarına ve köy halkı ile kamu mallarına karşı aç gözlülük etmesinler. Kanaatkâr olup, mahşer gününü düşünsünler ve Allah'ın kahredici gazabından çekinsinler.-Serhad ağalıkları, dizdarlıkları ve alay beylikleri hak edenlere verilsin. Ölüm yahut azil gerektiren bir durum olmadıkça, bu kimseler keyfi olarak vazifeden uzaklaştırılmasın. Ayrıca, devletin ihtiyacı olmadıkça yeni memurlar alınarak hazineye yük olunmasın.-Sadrazamlar, beş vakit namazı cemaatle evlerinde kılıp, kapılarını halka açsınlar. Mal toplama sevdasıyla halka karşı kötülük, zorlama ve eziyet yapılmasın.-Kanuna göre yapılması lazım gelen işleri rüşvetle geri bırakıp, kanuna aykırı kötü bir işi işlemek kadar büyük bir günah yoktur. Devlet adamları, rüşvet gibi tedavisi zor hastalıklardan kendilerini koruyup, son derece titiz davransınlar

Vehbi Tülek

Hirka-i SaÂdet Töreni

Vehbi Tülek

Zamaninin Ebu Hanifesi: Molla Hüsrev

Vehbi Tülek

Mesir Macunu

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Hânın kızı Şâh Sultan, zevci Sadr-ı âzam Lütfi Paşa ile Yanya'dan İstanbul'a gelirken, yolda eşkıyânın baskınına uğradı. Bu kötü durumdan nasıl kurtulacakları nı düşünürlerken, o anda Allahü teâlânın izni ile, zamânın evliyâsından Merkez Efendi karşılarına çıkıverdi. Önceden orada olmadığı hâlde, bir anda karşılarına dikilen Merkez Efendiyi gören haydutlar, şaşkına döndüler. Eşkıyâ reisi, Merkez Efendinin heybeti karşısında selâmeti kaçmakta buldu. Diğerleri de kaçıp orayı terkettiler. Eşkıyânın ortadan çekilmesiyle Merkez Efendi de bir anda kayboldu. Bu hâli hayretle seyreden Lütfi Paşa ve zevcesi Şâh Sultan, Merkez Efendiyi tanımışlardı. Şâh Sultan, Merkez Efendinin bu kerâmetinden dolayı, İstanbul'da Eyüb Bahariye'de onun adına bir câmi ve yanına medrese yaptırdı. Merkez Efendiyi buraya tâyin ettiler. Bir müddet orada talebe yetiştiren Merkez EfendiyeKânûni Sultan Süleymân Hân, Topkapı surlarının dışında yaptırdığı tekkede vazife verdi. Burada da aynı hizmete devam eden Merkez Efendi, Kânûni Sultan Süleymân Hânın annesinin isteği ve Sünbül Efendinin tenbihi üzerine Manisa'ya gitti. Vâlide Sultanın Manisa'da yaptırdığı imâretin yanındaki dergâhta hocalık yaptı. Tıb bilgisi kuvvetli olan Merkez Efendi, Manisa'da bulunduğu sırada kırk bir çeşit baharattan meydana gelen bir mâcun yaptı. Bu mâcunu hastalar yiyerek şifâ bulurdu. İlkbaharda yetişen çiçeklerden de istifâde edilerek yapılan bu mâcunu almak için, çevre kasabalardan gelirlerdi. Mesir mâcunu diye şöhret bulan bu mâcun, şimdi de yapılmaktadır.

Kamaları Sökülmeyen Tek Batarya

Vehbi Tülek

Asil Kahraman Bunlardir

Vehbi Tülek

Moskoftan Padişah Olur Muymuş Be!

Vehbi Tülek

2 - Şanli "yanya" Müdafaasi Ve Şehid Cavit Paşa

Vehbi Tülek

Helal Lokma Gerek

Vehbi Tülek

Yavuz Ve Şeyh Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

Abdülhamid HÂn’in Engin Merhameti

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Allahü Teâlâ Câhili Dost Edinmez

Bahaeddinzade Muhyiddin Efendi Osmanlı dönemi şeyhlerinden fazilet sahibi bir zattır. Resmî ilimleri Mevlânâ Kestelî'den okudu. Bayramiye Şeyhi Yavsi hazretlerine mürid oldu ve Bayramiye yolunda icazet aldı. Bir müddet mürşidi Şeyh Yavsî hazretlerinin makamına geçerek âşıkların irşadı ile meşgul oldu. 951 (m. 1544) senesinde Kayseri'de vefat etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Son Sahâbe Ebüttufeyl

Vehbi Tülek

Ebüttufeyl Âmir bin Vâsile, Eshâb-ı kirâmdan Kinâne kabilesinin şâirlerinden ve ileri gelenlerindendir. Uhud Savaşının olduğu sene dünyâya geldi. Küçük yaşta Resûlullahı gördü. Peygamber efendimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) vefâtından sonra Kûfe'ye gitti...

Toprağın Peygamberleri Çürütmesi Haram Kılındı

Vehbi Tülek

Herat'tan Doğan Güneş Semsüddin Muhammed

Vehbi Tülek

Mevlânâ Semsüddin Muhammed Ruci, Mevlânâ Sadeddin Kaşgari hazretlerinin talebelerindendir. 820 yılı Berat gecesinde Herat yakınlarında Ruc isimli köyde dünyaya geldi. Onun doğumu hakkında şöyle anlatılır:
Annesi beş yaşındaki bir oğlunu kaybeder. Çok hüzünlüdür. O gece rüyasında Resûlullah Efendimizi görür. Kadıncağıza şu müjdeyi verir: "Gam çekme! Gönlünü hoş tut ki, Allahü teala sana devlet sahibi ve uzun ömürlü bir oğul ihsan edecektir!"...Ve o gün gelir, bu mübarek hatun Mevlânâ Semsüddin Muhammed'i dünyaya getirir ve ona sık sık; "Bana rüyada müjdeledikleri oğul sensin!" derdi...

kendi Bulunduğun Hâle Ağla!..

Vehbi Tülek

Kerâmetler Menbâı Abdullah Bin Hıdır

Vehbi Tülek

Ahmed Çârpûrtî

Vehbi Tülek

Kur'ân-ı Kerim Okurken Riayet Edilecek Hususlar

Vehbi Tülek

Benim Kadar Hiç Kimse Eziyet Çekmedi

Vehbi Tülek

Ey Insanlar, Şeytanın Izini Takip Etmeyin

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Allah Diyen Genç

Allah Diyen Genç

Fakir bir genç, padişahın kızına aşık olmuş. Bu ümitsiz sevdasını gidip o beldenin meşhur dervişine anlatarak yardım dilemiş. Derviş: "Evlâdım, şehrin girişinde tam yol ağzında otur, kim ne derse desin sadece 'Allah' diye cevap ver." demiş. Fakir genç, denileni yapmış. Günlerce, aylarca şehrin girişinde başka hiçbir kelime konuşmadan "Allah" demiş. Derviş, yiyeceğini, içeceğini her gün getiriyormuş. Zamanla "Allah" diyen genç halk arasında meşhur olmaya başlamış. Nihayet bir gün padişah da genci merak etmiş. Dervişten, genç hakkında bilgi istemiş. Derviş, gencin devrin büyüklerinden olduğunu söylemiş. Padişah, kalkıp genci ziyarete gitmiş. "Kimsin? Derdin ne? Ne istersin?" demiş ise de, genç, padişaha karşı da "Allah" demekten vazgeçmemiş. Başka tek kelime konuşmamış. Derviş akşam gencin yanına gelmiş. "Padişah sana "Kızımı vereyim" diyene kadar, sen ondan sakın ola ki bir istekte bulunma!" diye tembihte bulunmuş. Nihayet bir gün padişah gelip: "Ne istiyorsun, istiyorsan seni kızımla evlendireyim." deyince, genç, dervişin şaşkın bakışları altında "Yok" demiş. Artık onu da istemiyorum. Ben başka birisinin hatırı için Allah dedim, Allah devrin padişahını ayağıma getirip, benim gibi miskin bir gence kendi kızını teklif ettirdi. Eğer Onun hatırı için Allah deseydim kim bilir ne olurdu? Ben bundan böyle Ondan başkasını anmıyor, ondan başkasını istemiyorum.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

A'meş Ve Hanımı

"encümen-i Bîzebân"

Yüz Vermedin!

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Sünnet Akçesi

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek

Derdi Olan Neylesin?

Vehbi Tülek

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Vehbi Tülek