Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.014.226

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Yavrularımız Dinlerini Tam Öğrenemiyorlar

Hilmi Efendi son devir Osmanlı din âlimlerinden ve Nakşibendiyye yolu Hâlidiyye kolu mensuplarındandır. Ankara'da doğdu. 1916 (H.1335) senesinde İzmit'te vefât etti. Ahmed Ziyâüddîn Gümüşhânevî hazretlerinin talebeleri arasına girdi. Hocasından Hâlidiyye kolundan icâzet aldı. Sonra İzmit'te Fevziye, Taşıçılarbaşı ve Yeni Cumâ câmilerinde imâm ve hatiplik yaptı. Vaazlarında şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Mesih Paşa Vezir Olur Mu?

Osmanlı paşalarından Mesih Paşa, Hamid ilinin (Isparta'nın) beyiydi. Muhammed Çelebi Sultanın ziyâretine gider, hürmet gösterirdi. Vezir olması için duâ ve himmet etme si için yalvarıp yakarırdı. "Eğer vezir olursam, sizi ve talebelerinizi gazâya götürürüm." diye söz vermişti. Hayreddin Halife adında bir halifesi, talebesi vardı. Ona; "Var rüyâya yatıp istihâre eyle. Bakalım Mesih Paşa vezir olur mu?" dedi. Hayreddin Halife istihâreye yatıp gördü ki: Hocası Şeyh Muhammed Çelebi Sultan bir kuşak getirdi. Onu Mesih Paşa nın başına sarması için kendisine verdi. Fakat Hayreddin Halife onu bir türlü saramadı. Bunun üzerine şeyh hazretleri kendisi alıp sardı.Sabahleyin Hayreddin Halife gördüğü rüyâyı anlatmak üzere huzûruna gitti.

Vehbi Tülek

Ayni Oyun

Vehbi Tülek

Bağdad Gibi Yüz Kaleye Değerdin

Vehbi Tülek

Huri Kizi İstiyorum

Vehbi Tülek

Binlerce Türk askerine mezar olan Çanakkale savaşlarında, emir eri olarak hizmet gören bir mehmetçik, bir gün kumandana çıkarak: -Komutanım, asker olmazdan evvel köy imamından dinlemiştim. Harp meydanında şehid olanlara Cennette huriler verilir demişti. Bende fakir olduğum için köyde evlenemedim. Bana da müsaade edin de, harbe girip huri kızı ile evleneyim der. Komutan askerin bu sözlerini gülerek karşılar ve memnun olduğu bir askerin ölmesine razı olmadığı için göndermek istemez. "Sen işine bak!" diyerek geri gönderir. Fakat mehmetçik, huri kızıyla evlenmeyi kafasına koymuştur. Bir kere vazgeçmez davasından. Tekrar gelir: -Komutanım, bütün arkadaşlar ölüp huri kızları alıyorlar. Ne olur banada müsaade et de ben de huri kızına kavuşayım, der.

Bu Devletin Ayakta Kalmasi İçin

Vehbi Tülek

Kinali Kuzu

Vehbi Tülek

Avrupa'daki Osmanli Korkusu

Vehbi Tülek

DÂmÂd İbrÂhim Paşa

Vehbi Tülek

İlim Yolundan Sakin Ayrilma

Vehbi Tülek

Çandarli Kara Halil

Vehbi Tülek

Kirk Yillik KÂni

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Hibetullâh Muhammed El-hatîb

Hibetullâh Muhammed el-Hatib hazretleri tefsir ve Şafii fıkıh âlimidir. 1244 (1828) yılında Şam'da doğdu. Tahsil hayatına babasından ders ala­rak başladı. Sonra da Nuriyye Medresesi'nde ve Emeviyye Camiinde sürdürdü. İcazet alarak çok talebe yetiştirdi. 1311 (m. 1893)'de Şam'da vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Müsâfeha Edenlerin Günâhları Dökül

Vehbi Tülek

Abdülvâhid Rûyânî hazretleri Şâfiî fıkıh ve hadîs âlimidir. 415 (m. 1024) yılında İran’da Rûyân şehrinde doğdu. İlim ehli bir aileye mensup olup temel bilgileri babasından ve dedesinden aldı. Tahsil için Buhara, Gazne, Nîşâbur ve Merv gibi şehirleri dolaştı. 502’de (m. 1108) Türkistan’da Âmül’de vefat etti.Bu mübarek zat, bir dersinde şunları anlattı:

Bütün Emirlerde Kolaylık Vardır

Vehbi Tülek

Pîr Tevekkül

Vehbi Tülek

Pir Tevekkül hazretleri, Sinop'ta yaşamış olan evliyânın büyüklerindendir. İlim tahsili için Afganistan'da, Hirat'a gitti. Orada Şeyh Pir Mirim Halveti hazretlerini tanıdı ve ona talebe oldu ve kısa zamanda ilim ve edeb öğrenip, hocasından icâzet, diploma aldı ve onun önde gelen talebelerinden oldu. Sonra hocalarıyla birlikte Anadolu'ya geldiler. Hocası onu insanlara hak yolun bilgilerini öğretmek üzere Sinop'a gönderdi. 1433 (H.837) senesinde Sinop'ta vefât etti.

Pir Tevekkül hazretleri, vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Ebü’l-hattâb El-bağdâdî

Vehbi Tülek

Allahü Teâlânın Koruduğu Kullar

Vehbi Tülek

Şehabeddin Ahmed Bûsîrî

Vehbi Tülek

Bizans Kayserinin Ammân Vâlisi Ferve

Vehbi Tülek

Zeyd Bin Hasen

Vehbi Tülek

Herkese Güzel Ahlâkla Muâmele Etmeli

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah’a Firar Et

Vehbi Tülek

Arkadaşlarımı Korumak Için

Vehbi Tülek

At Hirsizi

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Örümcek Ağı

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Evliyalar Ölmez İmiş

Tüccarin Rüyasi

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

At Hirsizi

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek

Sakin Kalyona Binme

Vehbi Tülek