Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.683.590

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Vallâhî Dünyâ Için Allah Demem!

Erzincânlı Abdullah Efendi Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin halîfelerindendir. Zamânının usûlüne göre çeşitli ilimleri tahsîl etti. İlimde yüksek dereceye ulaştıktan sonra Bağdâd'da bulunduğu sırada Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerini tanıdı, sohbetleriyle şereflendi. Mevlânâ Hâlid hazretlerinin sohbet ve hizmetlerinde bulunarak kemâle, olgunluğa ulaştı. Hocası ona hilâfet-i mutlaka verdi. Erzincan'a gönderdi...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Yahya Efendi Ve Rum Denizci

İstanbul'lu denizciler Boğaz'ın dört manevi bekçisi olduğuna inanırlar. Bunlar Üsküdar' da Aziz Mahmud Hüdayi, Beykoz'da Yuşa Aleyhisselam, Sarıyer'de Telli Baba ve Beşiktaş'ta Yahya Efendi'dir. Hâl böyle olunca Yahya Efendi'nin dergâhına denizciler sık gelir, giderler. İşte Karadeniz'de amansız bir fırtınaya yakalanan Apostol adlı Rum, zor anlarında "Aman Ya Rabbi!" der, "Şu sıkıntıdan bir kurtulayım, Yahya Efendi'nin dergâhına en pahalısından bir fıçı şarap..." Eh, o telâşede Müslümanların şarap içmedikleri hatırına gelmez tabii. Yine aynı dalgınlıkla yüklenir fıçıyı gelir dergâha. Müridler bu işe bayağı bozulurlar. Hatta içlerinden ters ters bakanlar olur. Apostol yaptığı gafın farkına vardığında, çok geçtir. Tam fıçıyı açmakla, kaçmak arasında tereddütler geçirdiği anda Yahya Efendi görünür. "Aman efendim! Niye zahmet ettiniz." der, "Hadi açın da misafirlerimizin ağzı tatlansın!" Garibim fıçıyı korka korka açar, ama içinden mis gibi nar şerbeti çıkar. Büyük veli onu mahçup etmez, hatasını, ama samimi hatasını kerametiyle örter. İşte bu müşfik tavır üzerine Rum gemici "Ey yol güneşi" der," Vallahi senin dinin haktır!"

Vehbi Tülek

Babiali Baskini

Vehbi Tülek

Tuğ O Kadar Ucuz Değil

Vehbi Tülek

Sultanim Özür Dileriz

Vehbi Tülek

İhtiyar Sultan Abdülhamid Han, mushaf-ı şerifi üç kere öptü başına koydu ve kendi elleri ile yaptığı zarif dolaba bıraktı. Sonra edeple eğilip seccadesini topladı. Cebinden kehribar tesbihini çıkardı, sedire ilişip cama yaklaştı. Beylerbeyi Sarayı'nın arka tarafına bakan bu kuytu odanın seyre değer bir manzarası olduğu söylenemezdi. Hem gecenin bu vakti ne görülebilirdi ki? Ama o beş yıldır bakmakta olduğu avluya aşinaydı. Çiçekler bakımsız, çınarların dalları çıplak ve ıslak olmalıydı. Oynaşan gölgeler onu hatıralara çağırdı. Evet, şaşırtacak kadar hareketli geçen saltanat yıllarından sonra, bitmek bilmeyen sürgün hayatı başlamıştı. Tahttan indirildiğinden bu yana tam sekiz sene geçmişti. Üç koca yıl Selanik'te Alatini Köşkü'nde kalmış sonra Beylerbeyi Sarayı'na yollanmıştı. Şimdi iyi yürekli annesi Tir-i Müjgân Sultan'ın yaşadığı ve öldüğü mütevazı odadaydı.

Bendenizde İki Fuad Vardir

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman Ve Pir Ali Hazretleri

Vehbi Tülek

Hukukun Şeyhülislamiyim

Vehbi Tülek

Varna Zaferi

Vehbi Tülek

Herşey Aslina Çeker

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman’in Vesikalarla Konuşmasi

Vehbi Tülek

Kiymeti Takdîr

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Alacahisarlı Hasan Dede

Hasan Dede, Alacahisar'da doğup, büyüdü. İlim tahsilini İstanbul'da yaptı. İbrâhim Gülşeni'nin halifelerinden Hasan Zarifi'ye talebe oldu. Halvetiyye ve Celvetiyye yollarının feyzlerine kavuştu. İstanbul'da Mirahor Zâviyesinde yerleşip zâhir ve bâtın ilimlerinde yetişmek için çalıştı. 1609 (H.1018) senesinde vefât etti. Hasan Dede, vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Korkma, Bir Gemi Gelip Seni Kurtaracak

Vehbi Tülek

Mustafa Sâfî Efendi Anadolu'yu aydınlatan evliyânın meşhurlarındandır. Diyârbekir’de doğdu. Babası Diyârbekir ulemâsından ve Diyârbekir müftîsi Hacı Sâlih Efendidir. Tahsîline Diyârbekir'de başladı. Sonra, babasının izni ile, İstanbul'a gidip tahsîlini tahsîlini tamamlayarak icâzet aldı. Gördüğü bir rüya üzerine Çankırı-Çerkeş'e giderek Hacı Mustafa Efendinin talebesi oldu. Üç sene müddetle sohbetlerine devâm edip, tasavvufta yetişti. Hocasının vasiyetiyle yerine tâyin edildiğini öğrenince, Bolu'daki Semerkand Medresesinde talebelere ders vermeye başladı. 1846 (H.1263) senesinde Bolu'da vefât etti.

Yalancı Peygamber Esved-i Ansî'nin Katli

Vehbi Tülek

Bâbürlü Hükümdarı Evrengzib

Vehbi Tülek

Hindistan Bâbürlü hükümdarı olan Evrengzib'in (Birinci Âlemgir Şah) 1707'ye kadar süren saltanat döneminde, imparatorluk en geniş sınırlarına ulaştı ve Hindistan'ın tamamı Türk hakimiyetine girdi. Evrengzib salih bir Müslüman, cesur bir komutan, iyi bir idareci ve yeniliklere açık bir devlet adamı idi... İmâm-ı Rabbâni hazretlerinin oğlu Muhammed Mâsum Fârûki, Evrengzib'i küçük yaştan itibaren manevi terbiyesine alıp, özellikle yetiştirmişti.

Muhammed Zeynel'âbidîn

Vehbi Tülek

İnsanın Îmanını Bozan Din Hırsızları!

Vehbi Tülek

İyilik Yaptığı Zaman Sevinen, Mümindir

Vehbi Tülek

Hadîs Ve Fıkıh âlimi Abdülvâhid Bin Zeyd

Vehbi Tülek

Kılıçlı Ali Efendi

Vehbi Tülek

Hadis Ve Fıkıh âlimi Abdülkerim El Irâkî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Kum Ve Kaya

Kum Ve Kaya

Mesnevi'de şöyle bir hikaye anlatılır:Çölde yolculuk eden iki arkadaş, yolculuk esnasında bir sebepten tartışırlar, biri ötekine bir tokat aşk eder. Tokadı yiyenin canı çok yanar; ama tek kelime etmez ve kum üzerine şu sözleri yazar:
"BUGÜN EN İYİ ARKADAŞIM BANA BİR TOKAT ATTI."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

İftiranin Neticesi

Keramete İnanmayan Âlim

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Hayat Kurtaran Yalan

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Yüz Vermedin!

Vehbi Tülek

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Vehbi Tülek

Cennetlik Hanım Isteyen...

Vehbi Tülek

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Vehbi Tülek

Allah’a Firar Et

Vehbi Tülek

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Vehbi Tülek