Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.411.088

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

En Üstün Hazine, Allahü Teâlâdan Hayâ Etmektir

Şah Medâr hazretleri büyük âlim ve velîlerdendir. 1436 (H.840) senesinde Hindistan'da Mekanpûr beldesinde vefât etti. Evliyânın meşhurlarından Muhammed Taygur Şâmî'nin derslerinde ve sohbetlerinde yetişip kemâle erdi. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Devlet Yikildiktan Sonra

I. Dünya savaşının başladığı günlerdi!... Dahiliye Nazırı Talat Paşa ile Harbiye Nazırı Enver Paşa ne düşündülerse, sâbık Padişah II. Abdülhamid Hanın, harp hakkındaki bilgi ve tecrübelerine başvurmayı uygun buldular. Bu maksatla İshak Paşayı Beylerbeyi Sarayına gönderdiler. 33 sene gibi uzun bir müddet Avrupa siyasetine hakim olmuş Sultan II. Abdül hamid Han cevabında:"Bu vaziyette artık benim verebileceğim bir fikir, tavsiye edebileceğim bir tedbir kalmamıştır. Zira bu zavallı devlet, harb-i umumiye sürüklendiği gün münkariz olmuştur. Sizi bana gönderenler, harbe girmeden önce göndermeliydiler. Dünyanın karalarına ve denizlerine hakim olan devletlere karşı Almanya ve Avusturya ile birleşip ateşe atılmak, tarihin ender kaydettiği hatalardandır." Dedi.

Vehbi Tülek

Mimar Sinan Ve İstanbul’un Suyu

Vehbi Tülek

Yavuz Ve Şeyh Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

Adam

Vehbi Tülek

Ayasofya Câmii'nin yanında kendi adına bir medresesi bulunan Câfer Ağa, ahbaplarını evine dâvet etmek için uşağını birine yollamış...Uşak adamın evine varmış, kapıyı sür'atle çalarak. "Kalk, kalk; hemen toparlan... Ağa seni istiyor!" şeklinde kaba davranışlarda bulunmuş, Adam:" Ağanın bana gönderecek bir adamı yok muydu ki, senin gibi bir eşeği yolladı? deyince, uşak cevabı yapıştırmış:" Câfer Ağa diğer adamlarını öteki "adamlara" gönderdi. Beni de "sana" yolladı!

72 - Kanunlar Yürüdükçe Devlet Zeval Bulmaz

Vehbi Tülek

Yüz Sopa

Vehbi Tülek

102 - Şahitliği Kabul Edilmeyen Padişah

Vehbi Tülek

Barbaros’un İstanbul’a Gelişi

Vehbi Tülek

İki Milyon Sterline Banko

Vehbi Tülek

KinalizÂde Ali Çelebi

Vehbi Tülek

Kanuni’nin Mevlana’yi Ziyareti

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Şihâbüddîn Ahmed Ezrai

Şihâbüddin Ahmed Ezrai hazretleri Şafii fıkıh âlimidir. 707 (m. 1307)'de Suriye'de Dera'da doğdu. Şam, Kahire ve Kudüs'te tahsilini tamamladı. Sonra Halep Kadısı oldu. 783 (m. 1381)'de Halep'te vefat etti.
Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sevâbı Daha Çok Olan Zikir Ve Salevâtlar

Vehbi Tülek

Ebü'l-Abbas Hasenî hazretleri evliyânın meşhûrlarındandır. 1758 (H.1172)'de Fas'ın Atlantik sâhilinde bulunan Meysûr'da doğdu. 1837 (H. 1253)'de Yemen'in Subye köyünde vefât etti. Evliyanın büyüklerinden Abdülvehhâb Tâzî hazretlerinin sohbetleri ve tasarrufları ile Magrib'de yetişen âlim ve velîlerin en büyüklerinden oldu. Çok kerâmetleri görüldü. Onun en büyük kerâmeti uyanık hâlde iken de Resûlullah Efendimizi “sallallahü aleyhi ve sellem” görmesi ve O'ndan şifâhen salevât-ı şerîfeleri öğrenmesiydi. Kendisi şöyle anlatır:

İstiğfâr Etmek, Azâbın Gelmesine Mâni Olur!

Vehbi Tülek

Fakir Ve Zayıf Müminin Duâsını Almaya Bakın!

Vehbi Tülek

Ali bin Müshir hazretleri Tebe-i tabiînden olup, hadîs ve fıkıh âlimlerinin meşhûrlarındandır. Hadîs-i şerîf ilminde hafız idi. Yani yüzbin hadîs-i şerîfi râvileri ile birlikte ezbere bilirdi. Rivâyet ettiği hadîs-i şerîfler Kütüb-i sitte denilen meşhûr altı hadîs kitabında yer almıştır. 189 (m. 805) senesinde vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:

Oradakilere Doğru Yolu Gösteriniz

Vehbi Tülek

Malım Mülküm Yok Deme, Olmadı Diye Gam Çekme

Vehbi Tülek

Mahdûm Şeyh Abdülkâdir

Vehbi Tülek

Sâlih Kimselere Dil Uzatma

Vehbi Tülek

Hayreddîn Atûfî

Vehbi Tülek

En­dü­lüs'ten Mı­sır'a... E­bül­-abbâs­-ı Mürsî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek

9 Evi Dolaşan Kelle

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Dört Şey Mühimdir

Altıyüz Dirhemlik İp

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Alabilirsen Al

"encümen-i Bîzebân"

Vehbi Tülek

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Vehbi Tülek

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Vehbi Tülek

Bizi Hatirlayin!

Vehbi Tülek

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Vehbi Tülek

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Vehbi Tülek