Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.965.627

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Ey Âişe! Bu Kelimeleri Ezberledin Mi?

Ebü’l-Kâsım Kâyinî hazretleri Şafiî fıkıh ve hadîs âlimlerindendir. 462 (m. 1069) yılında Nişâbûr’da Kâyin köyünde doğdu. İsfehân, Nişâbûr, Merv ve Herat’a giderek birçok kimseden ilim öğrendi. 547 (m. 1152) yılında Herat’ta vefât, etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Şahidlerle İsbati Da Kafidir

Fatih, İstanbul'u fethettiği zaman, burada yaşayan Rumları öldürtmemiş ve onlara inanç serbestliği vererek Patriklerini bile görev de bırakmıştı. Fakat bir müddet sonra eski Bizanslılardan bazıları İstanbul'u yeniden ele geçirmek için Avrupa'da gizli anlaşmalar yapmışlardı. Bu durum üzerine zamanın padişahı Yavuz Sultan Selim, İstanbul'daki Rumların ya Müslüman olmaları veya şehri terketmeleri ni emretti. Vezirler, padişahtan çekindikleri için bu emir karşısında ağızlarını açamadılar. Fakat zamanın Müftisi Zembilli Ali Efendi'ye müracaat ettiler. Bunun üzerine Ali Efendi:

"Fatih İstanbul'u zaptedince Rumlara eman ve ferman vermiştir. Bu sebeple padişahın bu emrini yerine getirmek caiz değildir" dedi ve bu şekilde bir fetva yazarak Yavuz'a gönderdi. Padişah:

"Fermanı görelim!" diye itiraz etti. Zira bu ferman, bir yangında yok olmuştu. Buna karşılık Zembilli Ali Efendi: "Şahidlerle isbatı da kafidir" diyerek, bu fermanı gören yaşlı iki yeniçerinin şahidliği ile davayı Yavuz'un aleyhine neticelendirdi.

Vehbi Tülek

Önce Küfrettiler Sonra Alkişladilar

Vehbi Tülek

Bulgar Pehlivani

Vehbi Tülek

Emrediyorum Paşa!

Vehbi Tülek

Sultan II. Abdülhamid devri ileri gelenlerinden Ferik(Orgeneral) Hasan Paşa ile oğlu Müşir(Mareşal) Deli Fuad Paşa bir merasime gideceklerdi. Arabanın yanına kadar beraber geldikten sonra, rütbesine göre önce arabaya Müşirin binmesi gerekiyordu. Fakat Müşir, Ferikin oğlu olduğundan, babasına:

-Buyurun, dedi. Babası:

-Hayır, siz Müşirsiniz. Önce sizin binmeniz icabeder, deyince Fuad Paşa,

-Öyleyse Paşa hazretleri emrediyorum, arabaya bininiz, der. Öylece hem askeri adab, hem de ahlaki edeb yerine gelmiş oldu. Hadiseyi işiten Sultan Abdülhamid, ertesi gün Hasan Paşa'yı da Müşir rütbesine yükseltti.

GÂzi Hüsrev Bey

Vehbi Tülek

111 - Biz Sizi Uyanik Biliyorduk

Vehbi Tülek

Haci Fehmi Efendi

Vehbi Tülek

Mahpeyker Valide Sultan

Vehbi Tülek

36 - Gel Kerem Eyle

Vehbi Tülek

Yenişehirli Abdullah Efendi

Vehbi Tülek

Bağdad’in Fethi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

"kandiye Kahramanı" Bodrumlu Fedai Musa

Sene 1669... Veziriazam Köprülüzade Fazıl Ahmed Paşa, Girit'te aylardır alınamayan Kandiye Kalesi önlerindedir... Kaleyi kuşatan Osmanlı askerinin mühimmat ve yiyecek ikmali, Hanya'dan gemilerle getiriliyor ve Kandiye önlerindeki Çanak limanına indiriliyordu. Venedikliler, Osmanlı askerinin Çanak Limanından ikmal yaptıklarını öğrenince 12 gemilik bir filo ile orasını abluka altına aldılar.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Akıl, Kıyâmetteki Varlıkları Anlamaz

Vehbi Tülek

Şemseddin Küfeyri hazretleri Şafii mezhebi fıkıh âlimlerindedirn. 757 (m. 1356)'da Şam'ın Küfeyr köyünde doğdu. 831 (m. 1428)'de Şam'da vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Hak Teâlâ, Tevazu Göstereni Yükseltir

Vehbi Tülek

Ahmed Nahlâvî

Vehbi Tülek

Ahmed Nahlâvi rahmetullahi aleyh, Osmanlı devleti zamanında Şam'da yaşayan evliyâdandır. 1670 (H. 1081) senesinde doğdu. 1744 (H.1157)'de vefât etti. Nahlâvi tahsil çağına geldiğinde ilk olarak Kur'ân-ı kerim okumayı öğrendi. Bir gün evliyânın büyüklerinden Şeyh Halil ile karşılaştı ve o zâtın talebesi oldu. Tasavvuf yolunda ilerleyen Ahmed Nahlâvi, yüksek dereceler sâhibi oldu. Çok kerametleri görüldü.

Bir Işi Yapmaya Kuvvet Veren Allahü Teâlâdır

Vehbi Tülek

Ehl-i Sünnet âlimlerine Uyana Müjdeler Olsun

Vehbi Tülek

Eğer Gavs Iseniz, Beni Bu Mecliste Öldürün

Vehbi Tülek

Pîr Ahmed Erzincânî

Vehbi Tülek

Mekârim Bin İdris

Vehbi Tülek

İnsan, Yapamayacağı Şeyi Vadetmemeli

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sünnet Akçesi

Vehbi Tülek

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Bülbülün Zikri

İsmail Hakki Efendi

Değişen Sizin Kalbiniz

Allah Diyen Genç

Evliyalar Ölmez İmiş

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Vehbi Tülek

Bereketi Var Mı?

Vehbi Tülek

Hakikati Görmek

Vehbi Tülek

Altıyüz Dirhemlik İp

Vehbi Tülek

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Vehbi Tülek