Cimrilik, Sizden Önceki Ümmetleri Helak Etmiştir
Abdullah bin Nümeyr hazretleri hadîs âlimlerinin meşhûrlarındandır. 115 (m. 733) senesinde doğdu. 199 (m. 814)’de vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.541.344
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Abdullah bin Nümeyr hazretleri hadîs âlimlerinin meşhûrlarındandır. 115 (m. 733) senesinde doğdu. 199 (m. 814)’de vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
Sultan Ahmed Han, bir gün Hüdâyi hazretlerine bir hediye göndermiş, o da bunu kabûl etmeyerek iâde etmişti. Pâdişâh bu sefer aynı hediyeyi Şeyh Abdülmecid Sivâsi'ye gönderdi. Onun kabûl etmesi üzerine bir gün pâdişâh kendisine; "Bu hediyeyi Hüdâyi'ye gönderdiğim halde kabûl buyurmadılar." dedi. Abdülmecid Sivâsi de; "Pâdişâhım, Hüdâyi bir ankâdır ki, lâşeye tenezzül etmez." cevâbını verdi.Pâdişâh birkaç gün sonra Hüdâyi hazretlerinin sohbetine gidince; "Geri gönderdiğiniz hediyeyi Abdülmecid Efendi kabûl etti." dedi. Bu söz üzerine Hüdâyi hazretleri de; "Sultanım! Şeyh Abdülmecid bir deryâdır. Ona bir katre necâset düşmekle pislenmiş olmaz." diyerek zârifâne bir cevap verdi.
Fatih Sultan Mehmed Hân hazretleri Sahn-ı Semân'a müderris olacak hocaların kütüb-i sitte ile lugatten Sıhâh-ı Cevheri, Kâmus, Tekmile ve emsâlini hıfz ve cem etmişkimselerden olmasını şart koşmuştur. Oraya müderris olmak için imtihana hazırlanan Molla Lutfi ile Uslu Şücâeddin, bir gün, bir yerde karşılaşırlar. İmtihana ve lugate müteallik konuşurlarken Şücâeddin:"Sıhah'da müşkilâtım çok. Hemen her satırın başına şek (şüphe)işâreti koyuyorum, der.Molla Lutfi şu cevabı verir:"Vâkıa ben de şek ediyorsam da, sen benden eşek (Arapça ismi tafdil sigası ile, daha ziyade şüpheci mânâsına) imişsin!..
Cemâleddîn İbrâhîm Şîrâzî hazretleri Şâfiî fıkıh âlimlerindendir. 393’te (m. 1003) İran’da Şîraz’ın Fîrûzâbâd beldesinde doğdu. Tahsil için Şîraz, Basra ve Bağdat’a gitti. İcazet alarak Nizâmiye Medresesinde müderris oldu. 476 (m. 1083)’de Bağdat’ta vefat etti. “et-Tenbîh fî fürûi’l-fıkhi’ş-Şâfi’î” isimli eserinde şöyle buyuruyor:
Ahmed Sücâi hazretleri Şafii mezhebi fıkıh âlimidir. Mısır'ın Sücâiyye beldesinde doğdu. Abdurrahmân Ceberti'den meşhur Hidâye kitabını ve bu kitaba Kâdı-zâde'nin yaptığı şerhi ve daha başka eserleri okudu. Asrının önde gelen âlimlerinden idi. 1197 (m. 1783)'de Kâhire'de vefât etti. Ed-Dürer fi i'râb-i evâil-is-süver isimli eserinde buyurdu ki:
Seyfeddin Menâri hazretleri, Şâh-ı Nakşibend Muhammed Behâeddin-i Buhâri'nin yetiştirdiği büyük velilerdendir. Taşkend ile Semerkand arasında bulunan Ferket kasabasına bağlı Menâr köyünde doğdu. Orada yetişti. Oraya nisbetle "Menâri" denilmiştir...
Hükümdarlardan biri vezirine oğlunun hocasından yakınıyordu: - Ben istiyorum ki oğlum ilim öğrensin, benim yerime iyi bir hükümdar olsun, o ise devamlı müzikle, sesle, sazla meşgul Demek ki hocası buna iyi bir yön veremiyor. Vezir aynı görüşte değildi: - Hükümdarım hocanın elinde mucize yok. Çocuğun kabiliyeti neye ise hocası ancak onda ilerlemesine, olgunlaşmasına yardım edebilir İnsanın tabiatı değiştirilemez Terbiye yaratılışa tabidir.