Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.453.041

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sana Ne Ile Geleyim Yâ Resûlallah?

Şeyhülislâm Berdeî hazretleri Kânûnî Sultan Süleymân Han zamânında Isparta Eğirdir'de yaşamış Osmanlı velîlerindendir. Bâzı menkıbeleri şöyle nakledilmiştir:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Valide Suyu

Sultan II. Osman zamanı. İstanbul'da Hacı Mehmed Efendi isminde bir tüccar vardı. Günün birinde, dinine bağlı bir hanım ile evlenmek istedi. Fakat alacağı hanımın şu üç şartı kabul etmesini istiyordu:1-Sırtına giydiği siyah örtü, öldükten sonra tabutunun üstüne örtülecek2-Beş vakit namazını zamanında eda edecek, velev ki ben yemeksiz kalayım3-Cenâb-ı Hak evlat verir de ölürse, üzerindeki gelinlik ile benim önüme gelecek ve müjdeleyecekBu şartlarla talip olduğu birinci hanım, ilk ikisini kabul etti ve üçüncüsünü kabul etmedi. İkinci olarak istediği hanım da ilk iki şartı kabul etmedi. Nihayet üçüncü olarak is temeye gittiği hanım, bu şartların üçünü de kabul etti ve Mehmed efendi onunla evlendi.

Vehbi Tülek

Gazi Osman Paşa’nin İstanbula Dönüşü

Vehbi Tülek

Osmanli'da Tören

Vehbi Tülek

Onlar Benim Kullarim Değildir

Vehbi Tülek

Sultan IV. Mehmed Han, Köprülü Mehmed Paşa'yı büyük yetkilerle iş başına getirdiği zaman Anadolu'nun durumu çok fena idi. İstanbul'daki Yeniçeri ve Sipahi ayaklanmalarına valilerin isyanları da katılmış, fermanlar dinlenmez olmuş, neticede Anadolu'da emniyet ve asayiş namına bir şey kalmamıştı. Halk köyleri boşaltıp kasaba ve şehirlere göç ediyordu. Padişahtan geniş yetkiler alarak işe başlayan Köprülü Mehmed Paşa Kapıkulu askerleri arasında isyana karışanları temizledi. Daha sonra Erdel kralının isyanı üzerine bizzat ordunun başında sefere çıktı. Bu arada sipahilerden bazıları kaçarak Halep valisi Abaza Hasan Paşanın yanına sığındılar.

Daha Büyük KerÂmet Mi Olur?

Vehbi Tülek

Çeşme Faciasi

Vehbi Tülek

Terzi Sûfî Baba

Vehbi Tülek

Şimdi Olmaz, Vezirler Var!

Vehbi Tülek

Kamaları Sökülmeyen Tek Batarya

Vehbi Tülek

52 - Sigetvar Kalesi Ve Ali Dede Hazretleri

Vehbi Tülek

Hirka-i Saadet Merasimi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Dostlarla Sofra Başının Hesabı Olmayacaktır

Ca’fer el-Firyâbî hazretleri hadis âlimidir. 207 (m. 822) yılında İran’da Firyâb kasabasında doğdu. Bağdat’a giderek birçok âlimden ilim tahsil etti, hadis-i şerif öğrendi. Çok talebe yetiştirdi. Abdullah ibn-i Mübârek de bunlardandır. Ca’fer el-Firyâbî 301 (m. 913) senesinde Bağdat’ta vefat etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

malları Verip, Hâlleri Aldık

Vehbi Tülek

Câmi Ahmed Dede, İstanbul'da yetişen büyük velilerdendir. On yedinci asırda yaşamıştır. Doğum târihi belli değildir. Babasının vefâtından sonra Mevlevi şeyhlerinden Subûhi Dede'nin sohbetlerine devâm etti...

Ey Allahım, Ömer’i Sen Uyandır!

Vehbi Tülek

Şeyh Sinân Efendi

Vehbi Tülek

Şeyh Sinân Efendi, Manisa evliyâsındandır. 1450 yılında vefât etmiş olup, hayâtı hakkında fazla bilgi yoktur. Türbesi Manisa'nın Alaşehir ilçesinde kendi adıyla anılan câminin yanındadır.

Şeyh Sinân Efendi, vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

El-mürşidî Ve İbn-i Batuta...

Vehbi Tülek

Kusurum Varsa Bildir De Düzeltmeye Çalışayım

Vehbi Tülek

Ahmed Makdisî

Vehbi Tülek

Allahü Teâlânın Kulundan Râzı Olmasının Alâmeti

Vehbi Tülek

Sâlim Benânî

Vehbi Tülek

Şeytanın Başını Ezmek Dilersen

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yirmi Saniyede

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek

Abdullah-i EnsÂrî

Yirmi Saniyede

Minareden Okunan Şiir

Zalimlere Dersini Verdi!

Allah'ın Emaneti

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Ahde Vefa

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Vehbi Tülek

Sünnet Akçesi

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek