Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.554.351

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Kaderine Râzı Olan, Şerefli Derecelere Kavuşur

Şemsüddîn Bekrî hazretleri meşhur velîlerden ve Şâfiî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 1523 (H.930) senesinde Mısır'da doğdu. 1585 (H.994) senesinde Kahire’de vefât etti. Büyük bir âlim ve velî olan babasının terbiyesinde yetişti. Onun vefatından sonra yerine geçerek talebe yetiştirdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Şehid Derviş Paşa

1578 yılı Ağustos ayının 9. Cumartesi günü idi. İran Şahı 30.000 kişilik kalabalık bir orduyu Osmanlı sınırına göndermişti. Hedef Erzurum'du. Sadrazam Lala Mustafa Paşa, Erzurum beylerbeyi Özdemiroğlu Osman Paşa'yı İran üzerine sefere memur etti. O da Derviş Paşa'yı düşman kuvvetleri hakkında istihbarat yapması için küçük bir öncü kuvvetle, İranlıların karargah kurduğu Çıldır civarına gönderdi. Yanında üç yüz kadar asker bulunuyordu. İran ordugahına yaklaştığı zaman, onların gayet dağınık vaziyette ve ani bir hücumla dağıtılabilecek bir durumda olduğunu gördü. Yapabileceği iki tercih vardı. Ya düşmana saldıracak, yada geri dönecekti. Bu takdirde askerin maneviyatı bozulacaktı.

Vehbi Tülek

Kibris’in Fethi

Vehbi Tülek

Kirkpinar'in Doğuşu

Vehbi Tülek

Ii. Mahmud Han’in Hocasi

Vehbi Tülek

Abdurrahman Harputi hazretleri, küçük yaşta ilim tahsili için gittiği Diyarbakır'da tahsili sırasında, bütün derslerden geri kalması üzerine, arkadaşları onunla alay ederlerdi. Bu durumu hocası öğrenince, onun daha çok rencide olmaması için, yanına çağırarak; "Şimdiye kadar okudukların ve öğrendiğin bilgi sana kâfidir. Köylerde çok rahat imamlık yapabilirsin. Var git oralarda kısmetini ara." dedi. Bunun üzerine medrese tahsilini bırakarak, şehirden ayrıldı. Yolda bir hanın önünden akmakta olan bir çayın kenarında oturup düşünür ken, çayın içerisindeki taşların, suyun şiddetli akıntısından yusyuvarlak olduklarını ve pırıl pırıl parladıklarını gören genç Abdurrahmân, üzüntü ve kırık bir kalb ile; "Yâ Rabbi! Beni sen yarattın. Bu dersleri anlayamamam da senin kudretin iledir. Senin emrinde akan sular, şu taşları nasıl yusyuvarlak yapıyor ve parlatıyorsa, sen de benim zihnime kuvvet ihsân et de, rızâna kavuşturacak ilim deryâsın dan biraz nasib alayım." diye Allahü teâlâya yalvardı.

Aziziye Müdafaasi

Vehbi Tülek

Tuğ O Kadar Ucuz Değil

Vehbi Tülek

Özlediğimiz Düğün

Vehbi Tülek

Orhan Gazi Ve Pelekanon Savaşi

Vehbi Tülek

46 - MurÂd Edilen Sultan Selîm'dir

Vehbi Tülek

63 - Sultan Vi. Murad Ve Polonya Elçisi

Vehbi Tülek

Mesih Paşa Vezir Olur Mu?

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Göncüzâde Kâsım Efendi

Göncüzâde Kâsım Efendi 1761 (H.1175) yılında Kayseri'de doğdu. 1842 (H.1258) yılında yine orada vefât etti. Hunad Câmi-i şerifi içindeki husûsi kabrine defnedildi.
Tahsilini tamamladıktan sonra Kayseri'de ilim öğretmeye başlayınca, ders halkası bir anda yüzlerce talebe ile doldu. Şöhreti kısa bir süre içinde bütün Anadolu şehirlerine yayıldı. Âlimler arasında "Kâsım Allâme" unvânıyla şöhret kazandı. Derslerinde Hanefi fıkhına ağırlık verir ve namazın ehemmiyetinden sık sık bahsederdi. Vefatından kısa bir zaman önceki vaazında şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Âşık Kâsım

Vehbi Tülek

Âşık Kâsım rahmetullahi aleyh, Osmanlı devri âlimlerindendir. İznik'te doğdu. 945 (m. 1538)'de Edirne'de vefât etti. Vefâtında yüzyetmiş yaşlarında idi. Sohbetlerinde buyurdu ki:

İnsan Dilini Tutabilirse Bütün Amelleri Iyi Olur

Vehbi Tülek

Rüyâlara Kıymet Vermemelidir.

Vehbi Tülek

Abdullah bin Hâzır hazretleri evliyânın büyüklerinden ve hadîs âlimidir. Evliyâullahtan Yûsuf bin Hüseyin'in dayısı ve Zünnûn-i Mısrî'nin arkadaşıdır. İran'ın Rey şehrinde doğdu ve hicrî dördüncü asırda orada vefât etti. Bir sohbetinde şöyle anlattı:

Mahmûd Kefevî

Vehbi Tülek

Hâkim Nafaka Vermeyen Fakîri Ayıramaz

Vehbi Tülek

Ali Taberî

Vehbi Tülek

Muhammed Sıddîk Keşmî

Vehbi Tülek

Cuma Günleri Çok Salevât Okuyunuz

Vehbi Tülek

Fıkıh âlimlerinin Bildirdiklerine Uyun!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

B0r Çuval Toprak

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Alabilirsen Al

Helvaci Çocuk

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Vehbi Tülek

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Vehbi Tülek

Alabilirsen Al

Vehbi Tülek

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

9 Evi Dolaşan Kelle

Vehbi Tülek