Allahü Teâlânın Azabı Çok Şiddetlidir!
Abdurrahmân bin Ebî Zinâd hazretleri hadîs ve fıkıh âlimlerindendir. 100 (m. 718) senesinde doğdu. 174 (m. 790) senesinde Bağdâd’da vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.568.205
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Abdurrahmân bin Ebî Zinâd hazretleri hadîs ve fıkıh âlimlerindendir. 100 (m. 718) senesinde doğdu. 174 (m. 790) senesinde Bağdâd’da vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
Sultan Murad, Avrupa'da fetihlere devam etmek üzere Bursa'dan hareket etmeden önce üç Şehzadesi Bâyezid, Yakub ve Savcı'nın sünnet düğünlerini yaptı. Gerek bu düğün gerekse Bursa'da yapılan eserler hakkında Hoca Saadeddin Efendi, şu bilgileri vermektedir:Anlatıldığına göre bu mutlu günlerde Bizans İmparatoru, Yalova sahillerini yağmalamak ve İslâm topraklarına zarar vermek için bir kaç gemi ile asker göndermeye cesaret etmişti. Ama Allah'ın yardımı, İslâm askerlerine siper olmus, böylece bu şaşkın gürûh çevrilip yok edilmişti. Bu savaşta ele geçirilenler arasında bazı sanatkârlar da bulunuyordu. Öbür ganimetlerle birlikte bunlar da bağlanarak padişahın otağına gönderilmişlerdi. Bunlar içinde bir de becerikli ve hüner sahibi bir mimarın bulunduğu anlaşılınca hükümdar onu azad ederek yaptırılan hayır binalarına mimar ve usta başı tayin etmişti. Hükümdar, sarayın karşısına derhal bir cami yapılmasını emr etti.
Hattat Mehmed Râsim Efendi anlatır; "Cennetmekân Üçüncü Ahmed Hânın vefâtın dan sonra, şöyle bir rüyâ gördüm. Geniş bir sahrada orduyu hümâyûn kurulmuştu. Bir tepe üzerinde de sultanlara mahsûs bir çadır, çadırın etrafında ise büyük bir kalabalık vardı. Kalabalıktan bir kişiye yaklaşıp; "Bu ordunun kumandanı kimdir?" diye sordum. O da; "Âhir zaman Peygamberi Muhammed aleyhisselâmdır." dedi. Cehennem'e götürülecek bâzı kimseler bu büyük çadıra götürülüyor, buradan şefâat edilirse Cehennem'den kurtuluyordu. Yine birisine; "Peygamber efendimiz nerede bulunuyor?" diye sorduğumda; "Tepedeki büyük çadırda" dedi.
Uhud Harbine gidiliyordu... Resûlullah Efendimiz, (sallallahü aleyhi ve sellem) o sabah "Rüyada, meleklerin Hamza'yı yıkadıklarını gördüm" diye buyurdu. Uhud bölgesine varıldı, orduya savaş düzeni verildi. Kureyş'in birinci bayraktarı Talha bin Ebi Talha, Hazreti Ali tarafından, ikinci bayraktarı Osman bin Ebi Talha da Hazreti Hamza tarafından öldürüldü...
Ahmed Zeyla'i hazretleri, Peygamber sallallahü aleyhi ve selem efendimizin amcası Ebû Tâlib'in oğlu Ukayl'ın soyundandır. Doğum târihi bilinmemektedir. 1307 (H.707) senesi Kızıldeniz sâhilindeki Luhayye kasabasında vefât etti...
Çok eskiden, insanları kendisine taptıran bir hükümdar ve onun da bir sihirbazı vardı. Sihirbaz bir gün: "Hükümdarım, artık ihtiyarladım. Bana bir genç verseniz de onu yetiştirsem" der...
Hükümdar ona bir genç buldurur ve yollar. Gencin eviyle sihirbazın evi arasında bir rahip yaşamaktadır. Genç, zamanla ona da uğramaya başlar... Rahibin anlattığı hoşuna gider ve arkadaşlıkları devam eder ve genç onun dinine girer. Onunla beraber olduğu müddetçe zamanın nasıl geçtiğini anlayamaz ve dolayısıyla hep geç kalır. Sihirbaz da kızar, kızmakla kalmaz dövmeye de başlar.
Genç durumu sonunda rahibe de iletir. Rahip:
"Sihirbazdan korktuğunda, 'Evimizdekiler alıkoydu', ailenden çekindiğin zaman da 'Sihirbaz bırakmadı' dersin. Bu hal üzerine epeyi zaman gidip gelir genç...
Abdülehad Efendiye bağlı en samimi talebelerinden olan Hassa-ı Hümâyûndan Gürcübaşı Mûsâ Ağa şöyle anlattı:
Abdülehad Efendi hiç sebep yokken ve bir münâsebet de geçmeden bana; "Mûsâ Ağa! Mısır'dan dönüşte, kalyona binmeyip, sayıkaya veya firkateyne bininiz." buyurdu. Buna çok taaccüb ettim. Çünkü, Mısır'a gitmek hiç hatırımdan geçmemişti. Fakat Abdülehad Efendinin bunu söylemekten bir murâdları olmalı deyip, merakla bekliyordum. Bu sözün mânâsını bir türlü anlayamıyordum.