Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.613.369

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bildiğiyle Amel Edene Bilmedikleri De Öğretilir

Dârendeli Hilmi Efendi son devir Osmanlı velîlerindendir. Malatya’nın Darende kazasında doğdu. 1916 (H.1334) yılında Maraş'ta vefat etti. İlk tahsilini Darende'de tamamlayan Hilmi Efendi, ihtisas için İstanbul'a gitti. Abdülazîz Han zamanında Fatih Medresesinde tahsil gördü. Bu arada İstanbul'da Gümüşhâneli Ziyâeddîn Efendi’nin ders ve sohbetlerine devam etti. Bu zattan Nakşibendî-Hâlidî yolu halifelik icazeti alıp, Darende'ye döndü. Sonra Maraş'a hicret ederek burada talebe yetiştirdi. Duraklı Câmii’nde vaazlar verdi. Bir vaazında insanlara şöyle nasihat etti:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

10. Yy.'da Bir Bati'linin İslam Hastanelerini Tasvir Eden Mektubu

'Sevgili babacığım, benden, para getirmenin lazım olup olmadığını soruyorsun. Taburcu edilirsem hastaneden bana bir kat yeni elbise ve hemen çalışmaya başlamak zorunda kalmayayım diye 5 altın verecekler. Onun için süründen davar satmana gerek yok. Ama beni burada görmek istiyorsan hemen gelmelisin. Ben operasyon salonunun yanındaki ortopedi servisinde yatıyorum. Eğer büyük kapıdan girersen güneydeki revak boyunca yürü. Düştükten sonra beni getirdikleri poliklinik oradadır. Orada her hastayı önce asistan hekimler ve öğrenciler muayene eder. Yatması gerekmeyene reçetesini verirler. O da hastane eczanesinde ilacını yaptırır. Muayeneden sonra beni orada kaydettiler. Sonra başhekime götürdüler.

Vehbi Tülek

Helal Lokma Gerek

Vehbi Tülek

Hadim SinÂn Paşa Ve Misir Seferi

Vehbi Tülek

Belgrad'in Fethi

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman, Macar Kralı İkinci Lajos'a gönderdiği elçiye yapılan kötü muameleden dolayı sefer açılmasına karar verdi. Rumeli Beylerbeyi Ahmed Paşayı Sabach zaptına, Semendre beyi Hüsrev Beyi Belgrad'ın ablukasına gönderdi. Kendisi de o tarafa doğru 18 Mayıs 1521 günü İstanbul'dan hareket etti. Ayrıca Karadeniz Tuna yoluyla bir donanma sevkedilmişti. Kanuni Sultan Süleyman ordusu ile Belgrad yakınlarına ulaşıp Zemun yakınlarında yüksek bir yere otağını kurdurup, muhasara emrini verdi. Günlerce süren şiddetli ateşten ve çarpışmadan sonra Osmanlı kuvvetleri 8 Ağustos, Ramazanın beşinci günü dış kaleye girdi.

Yenişehirli Abdullah Efendi

Vehbi Tülek

Din Ve Devletin Ayakta Kalmasi İçin

Vehbi Tülek

Benim Dahi Muradim Odur

Vehbi Tülek

Fat0h Sultan Mehmed Han Ve Akbiyik Sultan

Vehbi Tülek

Velinimeti İçin Şehid Olan Ohrili Hüseyin Paşa

Vehbi Tülek

Elçiye Lüzum Yok

Vehbi Tülek

Pîrî Reis

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Molla Ömer Karadâğî

Molla Ömer Karadâği hazretleri, Kuzey Irak evliyâsındandır. 1885 (H.1303) târihinde Süleymâniye'de doğdu. 1936 (H.1355) târihinde vefât etti. Birinci Dünyâ Harbi'nin getirdiği sıkıntılar büyük olmuş ve birçok ilim yuvası harap kalmıştı. Harbden sonra Süleymâniye eşrâfı, askeri istilâ sebebiyle harap hâle düşen Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdi hazretlerinin dergâhını tâmir ettirdiler. Oraya Şeyh Ömer Karadâği'nin müderris olarak tâyin edilmesinde ittifak ettiler. Ömer Karadâği, orada uzun zaman ilim öğretip talebe yetiştirdi. Vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

En Büyük Mucize Kur'ân-ı Kerimdir

Vehbi Tülek

Nasiruddin bin Ya'kûb hazretleri kelam âlimlerdendir. 700 (m. 1300)'de Haleb'de doğdu. 763 (m. 1362)'de Şam'da vefât etti. Bu mübarek zat, bir dersinde buyurdu ki:

Burhâneddîn Nesefî

Vehbi Tülek

Seni âlemlere Rahmet Olarak Gönderdik!

Vehbi Tülek

Ebû Muhammed Abdullah ibni Vehb hazretleri Mısır'da yetişen âlim ve velîlerdendir. 742 (H.125) senesinde doğdu. İmâm-ı Mâlik, Süfyân-ı Sevrî hazretleri gibi büyüklerden ilim öğrendi. İmâm-ı Mâlik, Abdullah bin Vehb'e yazdığı mektuplarında; "Mısır'ın fakihi Ebû Muhammed Müftî" diye hitâb ederdi. 812 (H.197) senesinde vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

İlmiyle Amel Etmeyen Kimse

Vehbi Tülek

Bozuk Itikâdlardan Sana Sığınırım

Vehbi Tülek

Nimet Ve Rızıklardaki Değişikliğin Sebepleri

Vehbi Tülek

Onlar, Rablerinin Yanında Diridirler

Vehbi Tülek

Mustafa Mânevî Efendi

Vehbi Tülek

İnsan Ile Küfür Arasındaki Sınır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek

Fani Dünya

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

"encümen-i Bîzebân"

Vehbi Tülek

Karşılık Beklemiyorum

Vehbi Tülek

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Vehbi Tülek

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Vehbi Tülek

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Vehbi Tülek