Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.832.181

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Beş Şey Vardır Ki Katı Kalplere Ilaç Olur

Ebû Rebâh Dücânî hazretleri Osmanlı âlimlerinden olup kerâmet sâhibi velîlerdendir. 1809 (H.1224) senesinde, günümüzde İsrail’de bulunan Yafa'ya bağlı Beyt-i Dücan köyünde doğdu. İlk tahsilinden sonra amcası Şeyh Selîm Dücânî ile Yafa'ya gitti. Yafa'da amcasından ve birçok âlimden ilim öğrendi. Bütün dînî ilimler ve tasavvuf yolunda icâzet aldı. 1877 (H. 1294) senesinde Yafa'da vefât etti. Bir sohbetinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Edirne’yi Müslümanlara Tekrar İhsan Edecek

Muhammed Emin Erbili hazretleri, İslâm memleketlerinin kâfirlerin eline düşmemesi için çok duâ ederdi. Mısır'da bulunduğu sırada sevdiklerinden birini ziyârete gitti. Fakat bu sırada üzüntülüydü. Ziyâretine gittiği kimse üzüntüsünün sebebini sordu. Muhammed Emin Efendi buyurdu ki: "Edirne'nin küffâr eline düştüğü haberi sana ulaşmadı mı?" O kimse dedi ki: "Efendim ne yapalım elimizden ne gelir?" Muhammed Emin Efendi; "Allahü teâlâya duâ edelim ve bu musibetin İslâm memleketinden uzaklaşması için yalvaralım." buyurdu. Talebelerinin toplanmasını emretti. Allahü teâlânın ism-i şerifini çok andıktan sonra hep birlikte bu musibetin gitmesi için duâ ettiler. Muhammed Emin Erbili hazretleri bir ara gözden kayboldu. Kısa bir müddet sonra sevinerek meclise geldi ve; "Allahü teâlâ burada bulunanların duâsını kabûl buyurdu. Edirne şehrini müslümanlara tekrar ihsân edecek." dedi. Söylediği gibi oldu. Bir müddet sonra Edirne'nin kurtulduğu haberi duyuldu.

Vehbi Tülek

Ahmed İbni KemÂl Hazretlerinin Nasihatleri

Vehbi Tülek

Ii. Mahmud Han’in Hocasi

Vehbi Tülek

Kahve İkrami

Vehbi Tülek

Osmanlı saray ve konak haremlerinde misafirlere bir törenle kahve ikram edilirdi. Önce gümüş tatlı takımı ile tatlı (reçel) sunulurdu. Ardından üç hizmetçi kahve ikramına başlarlardı. Kahvenin soğumaması için güğüm, ortasında kor ateş bulunan stile oturtulur ve kenarlarına takılı üç zincirden tutularak taşınırdı. Stil takımları tombak, gümüş veya pirinçten yapılmıştır. Kahve ikramında ayrıca yuvarlak stil örtüsü kullanılırdı. Atlas veya kadifeden yapılan bu örtü sırma, sim, pul, hatta inci ve elmas işlemelidir. Stil takımı ve örtüsünün zenginliği ailenin varlık derecesini yansıtırdı.

İçinde kahve fincanı ve zarflar bulunan tepsiyi taşıyan hizmetçi, stil örtüsünü kenardan iki eli ile önlük gibi önünde tutar, ikinci hizmetçi stil takımını taşırdı. Üçüncü kız tepsiden porselen fincanı alır, stildeki güğümden kahveyi doldurur, fincanı altın,tombak, gümüş veya porselen zarfa yerleştirir, zarfın ayağından iki parmağı ile tutarak tek tek misafirlere ikram ederdi. Tiryakiler kahve ile birlikte nargile veya uzun çubuklarda tütün içerlerdi.

11 - Silistre Müdafaasi

Vehbi Tülek

Şeref Nişani Olacak Çamur

Vehbi Tülek

Bosna Fatihi Mahmûd Paşa

Vehbi Tülek

Akşemseddin Ve Fatih Sultan Mehmed

Vehbi Tülek

Vatikan’da Bir Osmanli Şehzadesi

Vehbi Tülek

Gemiler Karadan Yürüdü

Vehbi Tülek

Bu Asker Sağ Oldukça Bu Kale Size Verilmez

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Susmak, Yüksek Edeplerdendir

Rûmi İsmail Efendi, Kâdiriyye tarikatının Rûmiyye kolunun kurucusudur. Kastamonu-Tosya'nın Bansa köyünde doğdu. Medrese ilimlerini tahsil ederken bir gece rüyasında Abdülkadir-i Geylâni hazretlerini gö­rdü, onun manevi işareti üzerine Bağ­dat'a gidip Kâdiri nakibüleşrafı Seyyid Feyzullah Efendi'ye intisab ederek icazet aldı. İstanbul'a gelen İs­mail Rûmi, Tophane'de bir tekke inşa ettirdi. 1041 (m. 1631)'de vefat etti ve buraya defnedildi. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

kendini Nasıl Buluyorsun?..

Vehbi Tülek

İnsan, sevdiği kimseyi, herhangi bir şekilde üzmekten korkar. Allahü teâlâyı ise, herkesten çok sevmek gerekir. Allah'ı çok seven bir kimse, herhangi bir yanlış iş yapıp, Onu üzerim diye çok korkar... Bizleri yoktan var eden ve çeşitli nimetler ihsan eden Rabbimizi elbette çok sevmek gerektiği gibi, bu sevgiyi kaybetmekten de çok korkmak gerekir...

İyilik Ve Ihsan Edenler Sevilir

Vehbi Tülek

Câmiye Girince, Dünya Kelâmı Söylememelidir

Vehbi Tülek

Ali bin Ömer Harrânî hazretleri Hanbelî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 510 (m. 1116) senesinde Urfa-Harran’da doğdu. Bağdad’da pekçok âlimden ilim öğrendi. Kendisinden de; birçokları ilim tahsil ettiler. 559 (m. 1164) senesinde vefât etti. Buyurdu ki:

Ey Nefsim! Allahü Teâlâdan Utan

Vehbi Tülek

Ebû Nuaym İsfahanî

Vehbi Tülek

Şâfiî âlimlerinden Muhammed Sumâdî

Vehbi Tülek

Ahmed Muhtar Efendi

Vehbi Tülek

Dünya, Yolcunun Bineği Gibidir

Vehbi Tülek

Onların Gönüllerini Ahiret Düşüncesi Kaplamıştır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ayyaşin Sonu

Ayyaşin Sonu

Herkesin birbirini tanıdığı küçük bir kasabada, bir ayyaş yaşıyordu. Bütün gününü, gecelerinin çoğunu kasabanın meyhanesinde geçiriyordu. Evini, işini, çoluk-çocuğunu çoktan unutmuştu. Bu yüzden herkes kendisinden nefret ediyordu. Kimse kendisiyle ne doğru dürüst konuşuyor, ne de selam alıp veriyordu. Bu haldeyken günün birinde vakti saati doldu ve öldü. Kendisine yaşarken duyulan hoşnutsuzluk ölümünden sonra bile sürdürüldü. O kadar ki, namazını kılacak kimse çıkmadı. Cenazesi ortada kaldı. Adamın karısı, kocasının ölüsünü bir küfeye koyup sırtına yüklendi ve gömmesi için o çevrede yaşayan ve iyilik severliği ile tanınan bir çobana götürdü. Çoban bir çukur açıp adamı gömdü. Ardından herkes "Cehennemi boylamıştır" diye dünüşünüyordu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kadin Akli

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Örümcek Ağı

Garip Karşilanan Bir Adak

Allah Diyen Genç

9 Evi Dolaşan Kelle

Minareden Okunan Şiir

Bereketi Var Mı?

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Üç Kandil

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek