Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.409.161

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allahü Teâlâ, Bizi Ve Sizi Belâlardan Korusun

Bedî'uddîn Sehârenpûrî hazretleri İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin önde gelen talebelerindendir. Onun zamanında Hindistan’da Sehârenpûr şehrinde yaşadı. İmâm-ı Rabbânî hazretlerine talebe olmadan önce memurluk yapıyordu. Serhend'e giderek onun sohbetlerinde kemale geldi ve İmâm-ı Rabbânî hazretleri, Bedî'uddîn Sehârenpûrî'ye icâzet verip, memleketine gönderdi. İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin, Bedî'uddîn Sehârenpûrî'ye yazdığı bir mektup aşağıdadır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Osmanli'da Ahlak

Osmanlılarda İslam ahlâkı hakimdi. Umumi kaideler dahil, herkes, İslam ahlâkına ve örfe uymak zorundaydı. Vatanseverlik, vakar, büyüğe hürmet, küçüğe şefkat, vefa ve sadakat, hayırseverlik, cömertlik, merhamet ve hoşgörü, namus, temizlik, hayvan ve bitki sevgisi, his, kıymet ve idealleri başlığı altında toplanabilen ahlâk ölçülerine titizlikle riayet edilirdi. Güzel ahlâk ve bu değer ölçüleri sayesinde, Türk toprakları emniyet ve huzur içindeydi ve kardeşlik havası hakimdi. II. Abdülhamid Han zamanında Osmanlı ülkesinde bulunan Edmondo da Amicis, Constantinopoli adlı eserinde:"Paşasından sokak satıcısına kadar istisnasız her Türkte vakar, ağırbaşlılık ve asillik ihtişamı vardır. Hepsi, derece farkları olmasına rağmen, aynı terbiyeyle yetişmişlerdir. Kıyafetleri farklı olmasa, İstanbul'da bir başka tabakanın olduğu belli değildir... İstanbul'un Türk halkı, Avrupa'nın en nazik ve kibar cemaatidir. En ıssız sokaklarda bile, bir yabancı için küçük bir hakarete uğrama tehlikesi yoktur. Namaz kılınırken bile bir Hristiyan camiye girip, Müslüman ibadetini seyredebilir. Size bakmazlar bile, küstahça bir bakış değil, sizinle ilgilenen mütecessis bir nazar dahi göremezsiniz. Kahkaha ve kadın sesi duyamazsınız. Fuhuşla ilgili en küçük bir olaya şahit olmak imkân dışıdır. Sokaklarda bir yerde birikmek, yolu tıkamak, yüksek sesle konuşmak, çarşıda bir dükkânı lüzumundan fazla işgal etmek, ayıp sayılır..." demektedir.

Vehbi Tülek

71 - HÂce-i SultÂnî AtÂullah Efendi

Vehbi Tülek

33 - Şah Sultan Ve Merkez Efendi

Vehbi Tülek

81 - Akilli Kişiler Öğünmekten Ar Ederler

Vehbi Tülek

Orhan Gazinin oğlu Süleyman Paşanın Rumeli'de giriştiği fütuhat, küffar diyarında görülmedik bir tesir bıraktı. Balkanlardaki krallar, Bizans İmparatoruna gönderdikleri haberde:"Şimdiye kadar Rum ülkesi, Müslüman saldırılarından korunabilmekteyken, İslam ordularının askısı iyice artmış ve güçleri çoğalmıştır. Karşı çıkmakta gevşeklik gösterirsek, hepimizin yok olmasına ve onların güçlenmesine yol açılmış olur. Henüz ayakları iyice yere basmadan onları topraklarımızdan kovmak için birlikte hareket edelim."

Seydi Ahmed Paşa

Vehbi Tülek

Musul'un Osmanli HÂkimiyetine Girmesi

Vehbi Tülek

78 - Orhan Gazi Ve Kesik Baş

Vehbi Tülek

Asil Kahraman Bunlardir

Vehbi Tülek

Sizler Şahid Olun

Vehbi Tülek

Benim Milletimin Ocaği Yaniyor

Vehbi Tülek

Padişah Az Vermez

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İnsanların En Akıllısı Kimdir

Şihâbüddin Şâgûri hazretleri hadis âlimidir. 530 (m. 1116)'de Irak'ta Şâgûr'da doğdu. 615 (m. 1218)'de Şam'da vefât etti. Naklettiği bazı hadis-i şerifler:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sâkıb Dede

Vehbi Tülek

Sâkıb Dede, İspanya'dan (Endülüs) İzmir'e göç eden bir âilenin çocuğu olarak doğdu. Kur'ân-ı kerimi ve başlangıç ilimlerini öğrendi. Daha sonra tahsiline devâm etmek için İstanbul'a gitti. Fâtih Câmii Medreselerinde meşhûr âlimlerden ders aldı. Sonra Bursa'ya, daha sonra Uşak üzerinden Manisa, Isparta havâlilerinde ders vererek Konya'ya gitti. Kaplıca tedâvisi görmek için Bolu'ya gitti. Tekrar İstanbul'a döndü. Edirne'ye gidip Siyâhi Dede'den tasavvufta icâzet alıp, Galata Dergâhında hizmet ettikten sonra 1735 (H. 1148) senesinde vefât etti ve dergâhın bahçesine defnedildi.

Sâkıb Dede, vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Muhammed Bin Sabah Dûlâbî

Vehbi Tülek

Hamîdüddîn Nâgûrî

Vehbi Tülek

Hamidüddin Nâgûri hazretleri, Muinüddin-i Çeşti hazretlerinin talebelerinin büyüklerindendir. Aşere-i mübeşşereden Said bin Zeyd'in (radıyallahü anh) soyundandır. Hind âlimlerinin önde gelenlerindendi. Uzun bir ömür sürdü. Hâce Muinüddin-i Çeşti'nin zamânından, Nizâmeddin-i Evliyâ'nın zamânına kadar yaşamıştır. 1274 (H.673) yılında vefât etti. Kabri Nâgûr'dadır...

Muhammed Bin Fazl Furâvî

Vehbi Tülek

İlim Kalbe Hayat Verir Ilmsiz Ibâdet Olmaz

Vehbi Tülek

Mimşâd Ed-dîneverî

Vehbi Tülek

O, Alevli Bir Ateşe Girecek

Vehbi Tülek

Kaza Ve Kader Meselesi Ilahî Sırlardandır!

Vehbi Tülek

Şâfiî Fıkıh âlimi Ahmed Bin Zeyd

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Sarayda İftar

Sarayda İftar

Padişahlardan biri bir Ramazan günü hizmetkarına tembih etti: -Akşam namazında camiye git, namaza gelen herkesi iftara davet et. Akşam oldu, namaz kılındı, namazdan sonra, ilim ve irfan sahibi olan bu hizmetkar, 5-10 kişilik bir grupla çıka geldi. Padişah şaşırdı: -Bunlar kim? Ben sana namaza gelen herkesi saraya iftara çağır diye tembih etmedim mi? Sen o kadar cemaatin arasından bir sofralık bile adam getirmemişsin.. -Efendimiz, siz bana camiye gelenleri değil, namaza gelenleri iftara çağır dediniz. Namazdan sonra bendeniz cami kapısında durdum, çıkan herkese hocanın namaz kıldırırken hangi sureyi okuduğunu sordum. Onu da yalnız bu getirdiğim kişiler bildi. Camiye gelen çoktu ama namaza gelen demek ki yalnız bunlarmış.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Firkateyne Bininiz

Vehbi Tülek

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Vehbi Tülek

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Delik Kova

Abdullah El-acemî

SelÂmetle Gidip Gel

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Örümcek Ağı

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek

Bizi Hatirlayin!

Vehbi Tülek

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Vehbi Tülek

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek