Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.657.256

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İlmin Çok Dereceleri Vardır Ve Sonu Yoktur

Dizdarzâde Ahmed Efendi Osmanlılar devrinde yaşamış evliyânın büyüklerindendir. Karaman'da doğup yetişti. İlk tahsilini tamamladıktan sonra İstanbul’a giderek medrese tahsili yaptı. Sonra Azîz Mahmûd Hüdâyî hazretlerinin talebeleri arasına girdi ve hocasından hilâfet aldı. İzmir'e, sonra Edirne'ye gidip talebe yetiştirdi. 1623 yılında orada vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Bağdad Gibi Yüz Kaleye Değerdin

Sultan IV. Murad 1638 senesi Ekim ayında, daha önceden İran'ın işgal ettiği Bağdad kalesini muhasara etti. Bir gün Dicle kenarında iken:

"Bağdad'ı fethetmeden İmam-ı Azam hazretlerinin türbesini ziyaret etmekten utanırım" diyordu. Her akşam siperleri geziyor ve askerin moralini takviye ediyordu. Hendekler dolmuş, kale duvarları birçok yerden yıkılmış olup yürüyüş zamanı geldiği halde yapılmıyordu. Muhasaranın 37.ci günü Vezir-i Azamı huzuruna çağırıp niçin nihai hücum yürüyüşünün yapılmadığını sordu. Vezir-i Azam:

"Padişahım sabroluna. Sonunda şehir fetholunacak, yürüyüşe zaman vardır. Askeri acele ile kırdırmayalım" dedi. Padişah:

"Senin namın, dilaverliğin ve şecaatin bu mudur? Tehirin manası nedir?" diye sorunca Vezir-i Azzam:

"Ben canımı padişaha feda etmişim. Tayyar kulunuz ölmekle bir şey olmaz. Allahü Teâlâ kaleyi bize ihsan eylesin" dedi ve ertesi gün kaleye hücuma kalkışıldı. Bazı kuleler ele geçirilerek bayrak dikildi. Tayyar Mehmed Paşa, elinde kılıç, yakınındaki bir kuleye hücum eden askerleriyle birlikte savaşıyordu. Kale düşmek üzereydi. O anda bir tüfek kurşunu gelip Vezir-i Azam Tayyar Mehmed Paşa'nın alnına isabet etti ve oracıkta şehid düştü. Padişah bu hadiseyi duyunca çok üzüldü ve:

"Ah Tayyar!... Bağdad gibi yüz kaleye değerdin" dedi.

Vehbi Tülek

Mimar Sinan Ve Süleymaniye Camii

Vehbi Tülek

Abdestsiz Nöbet Tutmam

Vehbi Tülek

21 - Sokollu Mehmet Paşa'nin Şehadeti

Vehbi Tülek

Osmanlı devletinde bir devre adını veren ve 50 yıldan fazla hizmet eden Sokollu Mehmet Paşa, 1505 yılında Bosna'da Vişegrad kasabasında dünyaya geldi. Kanuni Sultan Süleyman Han zamanında, çok zeki olduğu farkedilerek saraya alındı ve iyi bir eğitimden geçtikten sonra devlet hizmetine girdi. Çeşitle vazifelerde bulunduktan sonra 1565'de veziriazam oldu. Kanuni Sultan Süleyman Han'ın son seferinde bulundu ve onun vefatını askerden gizleyerek muhtemel bir bozgunu önledi. Daha sonra padişah olan II. Selim Han'a sadrazam oldu ve devlet idaresini tamamiyle eline aldı. Bir çok seferlere serdar-ı ekrem olarak katıldı ve hepsinde muzaffer oldu. 1571'de İnebahtı'da donanmanın, düşman donanmasının baskını neticesinde yakılmasından sonra, kısa bir zamanda tekrar yeni ve muazzam bir donanma inşa ettirdiler ve Kılıç Ali Paşa'ya teslim ettiler. -Cihanda Osmanlı devletinden daha büyük bir devlet yoktur, derdi.

Fransiz Kadinlarin İftar Ve Teravih Seyri

Vehbi Tülek

KÂnunî'nin Bir Fermani

Vehbi Tülek

İslamiyet Dersi

Vehbi Tülek

Küçük Kiyamet

Vehbi Tülek

Seni Kanuna Şikayet Ederiz

Vehbi Tülek

Osmanlinin Lübnan Siyaseti

Vehbi Tülek

45 - Kaleye Çekilen Bayrak Gibi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Gençlik, Delilikten Bir Şubedir!

Seyyid Ömer bin Ali hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 1002 (m. 1593) senesinde Yemen’de Zafâr denilen yerde doğdu. Ukayl bin İmrân’ın derslerine devam etti. Ondan çok istifâde etti. Sonra Hindistan’a gitti. Orada Seyyid Ebû Bekr bin Hüseyn ile görüştü. Onun yanında bir müddet kalan Seyyid Ömer, ondan da hırka giydi. 1063 (m. 1653) senesinde Hindistan’ın Beycâfûr beldesinde vefât etti. Bir sohbetinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdullah-ı Dehlevî Ve Hakîm Nâmdâr Han

Vehbi Tülek

Abdullah-ı Dehlevi hazretlerinin büyüklüğüne inanan kimseler gelir duasını alırlardı. Bilhassa bir sıkıntısı veya hastası olan o mübareğin hâne-i saâdetini doldururlardı...
Bu mübarek zat, Kur'ân-ı kerimi okumaktan ve dinlemekten çok hoşlanır şevk hâlinin gâlib olduğu zamanlar dinleyince kendinden geçer ve; "Daha okumayınız, dayanamıyorum" buyururdu. Mevlânâ Celâleddin-i Rûmi'nin Mesnevi'sini de çok okutup, dinlerdi. Bu esnâda vecd hâli hâsıl olur, coşar, ilâhi muhabbete gark olurdu. Fakat bazı kimselerin yaptığı gibi dinin emir ve yasaklarına uymayan halleri görülmezdi. Her hâli dine uygun olurdu...

senin Yüzünden Beni Azarladılar!

Vehbi Tülek

Resûlullah Efendimize Gerekli Hürmet Ve Tazim

Vehbi Tülek

Ebü'l-Hasan Ali Konevî hazretleri evliyânın büyüklerinden ve fıkıh âlimlerindendir. 1270 (H.668) senesinde Konya'da doğdu. İlk tahsilini burada yaptıktan sonra Şam'a gitti. Burada meşhur âlimlerden ilim öğrendi. İcâzet aldıktan sonra Şam'da İkbâliyye Medresesinde ders vermeye başladı. Sonra Mısır'a gidip otuz seneye yakın kaldı. Tekrar Şam'a döndü ve kâdılık mevkiine getirildi. 1328 (H.728)'de orada vefât etti.

Rebî Bin Haysem

Vehbi Tülek

Ebü’l-kâsım Şîrâzî

Vehbi Tülek

İlim Talebesinin Dikkat Edeceği Husûslar

Vehbi Tülek

seyyid-üt-tâife Cüneyd-i Bağdâdî

Vehbi Tülek

Eshâb-ı Kirâma Dil Uzatan, Zındıktır!

Vehbi Tülek

Nasûhzâde Pîr Ali Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Bunlar Şarapti

Bunlar Şarapti

Kâdı Yâkûb şöyle anlatır:

Birgün Şam'da bir mescidin kenarındaydım. Orada bir köprü vardı. Hava çok sıcaktı. Abdullah el-Yuneyni, abdest almak için dereye indi. O sırada bir nasrâni, şarap yüklü katırı ile köprüden geçiyordu. Katır bir ara ürktü ve yük yere yıkıldı. Çevrede başka kimse yoktu. Abdullah el-Yuneyni, yukarı çıkıp bana; "Yükü yüklemeye yardım et!" dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek

Derdi Olan Neylesin?

Altıyüz Dirhemlik İp

Abdullah-i EnsÂrî

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Bülbülün Zikri

Gül Yaprağı

Sünnet Akçesi

Vehbi Tülek

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Vehbi Tülek

Abdullah-i EnsÂrî

Vehbi Tülek