Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.564.046

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Rızkı Azalan Tövbe Ve Istigfâr Etsin!

Ahmed Hansevî hazretleri İslâm âlimlerinden ve evliyânın büyüklerindendir. Pakistan'da Pencab’ın Hansi kasabasında doğdu. Delhi’ye giderek Ferîdüddîn Genc-i Şeker hazretlerine intisab etti. Tasavvufta yüksek derecelere kavuşup icazet verilerek memleketine gönderildi. On üçüncü asrın başlarında Hansi kasabasında vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Tuzlu Kahve

Sultan II. Abdülhamid'in son senelerinde vefat eden emekli miralay Osman Fevzi Bey'in vasiyetnamesinden bir bölüm: "Sevgili Refikam Semahat Hanım; Sizinle ilk tanışmamız, hayli ibretamiz olmuştu. Komşularımızın tavsiyesi ile size talib olduk ve rahmetli validem ile beraber, evinize, sizi istemeye gelmiştik. Âdet üzere, kahve ikram etmeniz icab ediyordu. Biraz sonra kahvelerimizi getirdiniz. Valideminki sade idi, fakat ben bir yudum alınca neye uğradığımı anlamadım. Çünkü kahveye şeker yerine bol mikdarda tuz koymuştunuz. Size bunu hissettirmemeye çalıştım, fakat hemen farkettiniz ve bir çığlık attınız. Ben ise, sizi mahcub etmemek için; "Aman efendim, ne hoş bir tesadüf, bendeniz, asker tabiatli olduğumdan herhalde, kahveyi tuzlu içerim. İnşaallah mes'ud bir yuva kurarız ve siz de bana hergün tuzlu kahve yaparsınız." demişdim. İşte sevgili Semahatcığım, sizinle tam 50 sene devam eden bu mes'ud izdivacımız, tuzlu kahve ile başladı. Aslında hayatımda o ana kadar hiç tuzlu kahve içmemişdim. Zaten İçilecek gibi de değildi. Siz 50 sene boyunca hergün bana, hoşuma gittiğini zannederek tuzlu kahve yaptınız. Bu kahvenin her yudumu zehir gibi acıydı. Fakat bu azabı size hiç hissettirmedim. Zira, karşımda mahcub bir hale düşmeniz, kalbinizin kırılması bana, tuzlu kahveden daha acı gelecekdi. Bu yüzden size hiçbirşey hissettirmedim. Artık ahiret yolculuğu başlıyor. İnşaallah dünya hayatındaki beraberliğimiz Cennet'te de devam eder. Çünki, "Dünyada kimi seviyorsanız, ahırette de beraber olursunuz" sözü hadis-i şerifdir. Sizleri Alalhü Teâlâ'ya emanet ediyorum."

Vehbi Tülek

25 - Senin Nasibin Diyar-i Rum'dadir

Vehbi Tülek

31 - Mezzomorto Hüseyin Paşa

Vehbi Tülek

Emir Sultan’in Himmeti

Vehbi Tülek

Ne hikmetse Anadolu halkı hep Emir Sultan Hazretleri ile Yıldırım Bayezid arasındaki menkıbeleri anlatır. Hâlbuki bu büyük veli Bâyezid'den ziyade Çelebi Mehmed'in yanındadır. Ankara savaşının ardından Anadolu çok karışır. Şehzedelerden Musa Çelebi, İsa Çelebi'nin üzerine yürüyüp Bursa'yı ele geçirir. Süleyman Çelebi ise Edirne'yi elinde tutar. Ancak bunlar devleti muhteşem günlerine döndürebilecek kıratta değildirler. Şehzade Mehmed iyi bir asker ve dirayetli bir liderdir. Ancak fitne çıkarmaktan çekinir. Çekilir köşesine işaret bekler. Allah dostları ne derse onu yapacak. İcabında kardeşlerinin emrinde çeri olacaktır. Bir gece rüyasında Murad-ı Hüdavendigar'ı görür, yanında Emir Sultan Hazretleri vardır. Dedesi önce bir kılıç verir, sonra yerinde duramayan kar renkli küheylanı gösterir "Haydi!" der, "Vazife sende!" Çelebi Mehmet hâlâ mütereddittir. Emir sultan bakışları ile cesaret verir ona. "Korkma!" der, "yanında biz varız!" İşte Çelebi Mehmed bu işaret üzerine yola çıkar ve tabiri caizse Osmanlı Devletini silbaştan kurar. Tarihçilere sorarsanız Çelebi Mehmed'in başardığı iş Osman Gazi'ninkinden aşağı değildir. Emir Sultan vefatından sonra da büyük hürmet görür. Meselâ Yavuz Selim, Mısır seferine çıkarken büyük velinin nurlu türbesini ziyaret eder, imdat diler. Kabirden çok net bir ses işitilir:-Ya Selim! Üdhulu Mısra İnşaallahü aminin. (Ey Selim. İnşallah Mısır'a emniyet içinde girersin!)...Ve öyle de olur!

Öyleyse Sultanimizi Üzme !

Vehbi Tülek

İnanilmaz Arttirma

Vehbi Tülek

Surre Alayi

Vehbi Tülek

Yedi-sekiz Hasan Paşa

Vehbi Tülek

Bir Bayram Günü

Vehbi Tülek

Bir Yalanla İki Kelleyi Kurtardin

Vehbi Tülek

Barbaros’un İstanbul’a Gelişi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Abdurrahmân Efendi

Şeyhizâde Abdurrahmân Efendi, Gelibolulu Süleymân efendinin torunudur. "Dâmâd" adı ile meşhûrdur. Rumeli kâdi-askeri idi. 1078 [m. 1668] de vefât etdi. (Mecma'ul-enhür) adındaki (Mültekâ şerhı) meşhûrdur. (Mecma'ul-enhür)ün ikinci cildinde diyor ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Uteybe Bin Ebi Leheb

Vehbi Tülek

Peygamber Efendimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) kızı Ümmü Gülsüm (radıyallahü anha) Resulullah Efendimizin İslâmiyeti tebliğinden önce doğdu. Annesi hazret-i Hadice'dir. Ümmü Gülsüm, Ebû Leheb'in ikinci oğlu Uteybe ile nişanlanmıştı. Diğer kızı Rukayye de Ebu Leheb'in bir başka oğlu Utbe ile nişanlıydı.
Resulullah Efendimize Peygamberliği bildirilip dini tebliğe başlamıştı. O günlerde Tebbet Suresi inince Ebu Leheb çılgına dönmüştü. İki oğluna da;
"Eğer siz Muhammed'in kızlarıyla evlenirseniz yanınızda durmak bana haram olsun" dedi. Harb bin Ümeyye'nin kızı olan anneleri de buna benzer sözlerle oğullarını Resulullahın kızlarıyla evlenmekten vazgeçirdiler.

Pîr Cemâleddîn

Vehbi Tülek

Zünnûn-i Mısrî

Vehbi Tülek

Zünnûn-i Mısri, Güney Mısır'ın Sudan'a yakın sınır bölgesinde yaşayan Nûbe kabilesindendir. 772 (H.155) târihinde doğdu. 859 (H.245) târihinde Mısır'da vefât etti. Eshâb-ı kirâmdan Amr bin Âs hazretlerinin yanına defnedildi...
Zünnûn-i Mısri hazretlerinin hocası, Mâliki mezhebinin imâmı, Mâlik bin Enes hazretleridir. Muvattâ'yı bizzat kendisinden okudu ve fıkıh ilmini ondan öğrendi. Mânevi ilimleri Şeyh İsrâfil hazretlerinden öğrenip kemâle ulaştı. Fakat hâlini bilmeyen pekçok kimse, ona düşman oldu ve vefâtına kadar değerini anlayamadı...

Harputlu Abdüllatif Efendi

Vehbi Tülek

Büyük Devlet Adamı Tayyar Mehmed Paşa

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâya Hakîkî Kul Olmak

Vehbi Tülek

Şeyhayn’ı Ancak Müminler Sever

Vehbi Tülek

Abdullah Bin Hıdır Ez-zağbî

Vehbi Tülek

Alçak Gönüllü Ve Sabırlı Olmak Hilmdendir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Cünnetü'l-esmâ

Cünnetü'l-esmâ

Mecmûatü'l-Ahzâb kitabında şöyle nakledilir: İmam Gazali hazretleri anlatıyor:
Kûfe ve Basra'da büyük bir tâûn hastalığı zuhur etti. Kûfe şehrinin ileri gelenlerinden Abdullah bin Hasan ve Ebul-Münzir, Hazret-i Ali'nin (radıyallahü anh) yanına geldiler. "Musallat olan hastalık yüzünden insanlar kırılıyor, cenazeleri defnetmekle meşgul olanlar kafi gelmiyor... Hatta vahşi hayvanlara yem olanlar var! Bize bir çare göster, himmet elini uzat. Ya Emirel-Müminin, şu sıkıntılı halimizde bize bir rehberlik yap" diye yalvardılar. Ali (radıyallahü anh) de onlara, birşeyler yazıp verdi. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Şikayet

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Üç Kandil

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

A'meş Ve Hanımı

Kul Hakkı

Garip Karşilanan Bir Adak

Cennetlik Hanım Isteyen...

Vehbi Tülek

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Karşılık Beklemiyorum

Vehbi Tülek

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Vehbi Tülek