Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.308.558

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Dünyâ Keder, âhiret Ise Mükâfat Yeridir

Âmir bin Abdullah hazretleri Tâbiînin meşhurlarındandır. 674 (H.55) senesinde Kudüs'te vefât etti. Eshâb-ı kirâmdan hazret-i Ömer'i, hazret-i Osman'ı ve Abdullah bin Mes'ûd (radıyallahü anhüm) gibi büyükleri gördü. Hazret-i Ömer'den ve Selmân-ı Fârisî'den (radıyallahü anhümâ) hadîs-i şerîf rivâyet etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Osmanli Konağinda

Hatıralarını yazdığım Fransız kadını, yüz sene evvel misafir gittiği bir eski konağı anlatıyor: "Artık, İstanbul evlerinin harem daireleri ve Türk hanımları hakkında kafi derecede fikir edinmiş oldum. Bu hafta, tamamiyle eski eski alaturka tarzda, diğeri büsbütün alafranga, üçüncüsü de ikisi arası olmak üzere, üç konağı ziyaret ettim. İlk gittiğim konak, Üsküdar'ın yüksek ve fevkalade nazaretli (manzaralı) bir mevkiinde idi. Marmara'yı, İstanbul'u, Beyoğlu'nu alabildiğine görüyordu. Kapıda, zenci bir harem ağası bizi karşıladı. Bir kat merdiven çıktık; tavanı kubbeli geniş bir salona girdik. Ne süs, ne ziyafet, ne aydınlık! Adeta gözlerimiz kamaşıyor. Bu mebzul ziya, kubbe etrafındaki beyzi menfezlerden deniz cihetindeki enli ve yüksek pencerelerden giriyor.

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Ve Bihrûze Hatun

Vehbi Tülek

Padişahi İçin Maktul Düşen Vezir

Vehbi Tülek

7 - Genç Osman Dediğin Bir Küçük Uşak

Vehbi Tülek

Cihan padişahı Kanuni Sultan Süleyman'ın fethederek yadigar bıraktığı Bağdad, 89 yıl sonra İran'ın eline geçti. Bu sırada Osmanlı devletinin başında, henüz 12 yaşında bir çocuk olan 4. Murad bulunuyordu. Annesi Kösem Sultan, Vezir-i Azamlığa Hâfız Ahmed Paşa'yı tayin etmiş ve Serdar-ı Ekrem, yani başkumandan vazifesini de vererek, Bağdad'ı İran'ın elinden kurtarmak üzere sefere göndermişti. Hafız Ahmed Paşa, 29 Mart 1626'da kalabalık bir kuvvetle Bağdad kalesi kapılarına dayandı. Ancak bütün hücumları boşa çıkıyor, bir türlü kaleyi zaptetemeye muvaffak olamıyordu. Bu başarısızlığını, padişahın, Bağdad gibi çok mühim bir şehrin ehemmiyetini kavrayamadığı için, kendisine yeteri kadar asker vermemesine bağladı ve görünüşte kendi kendini eleştiren, fakat gerçekte padişahı tenkit eden bir şiir yazarak gönderdi:

85 - Çelebi Sultan Mehmet Ve Karamanoğlu

Vehbi Tülek

Tek Başina Bir Ordu: Ebussuud Efendi

Vehbi Tülek

Şah İsmail’in Hayreti

Vehbi Tülek

Türk Adaleti

Vehbi Tülek

Abd'den Haraç Aliyorduk

Vehbi Tülek

Yüzbaşi Şevket

Vehbi Tülek

Onlar Benim Kullarim Değildir

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Abdesti, Şartlarına Uygun Olarak Al

Şeyh Yavsî hazretleri evliyânın büyüklerinden olup Şeyhulislâm Ebüssü'ûd Efendinin babasıdır. İsmi, Mustafa Muhyiddîn-i İskilibî'dir. Çorum’un İskilip kazasında doğdu. Devrinin meşhur âlimlerinden dinî ilimleri tahsil ettikten sonra Şeyh İbrâhim Kayserî'nin sohbetlerinde bulundu. İlim ve edeb öğrendi. İcâzet aldı. Hacca giderken, Amasya'da Şehzâde Bâyezîd ile görüştü. Bu görüşmede ona; "Hacdan dönüşte sizi pâdişâhlık tahtına oturmuş buluruz" buyurdu ve öyle oldu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Şâfiî Fıkıh âlimi Ebû Türâb-ı Nahşebî

Vehbi Tülek

Ebû Türâb-ı Nahşebi, Horasan bölgesinin büyük velilerindendir. Dokuzuncu yüzyılda yaşamıştır. Zamânının âlimlerinden ilim tahsil etti. Akli ve nakli ilimlerde âlim oldu. Şâfii mezhebi fıkıh ilminde derin âlim idi. İlim ve faziletteki üstünlüğünü işiten insanlar onun gittiği yerlerde etrafına toplanarak sohbetlerinden, hikmetli ve tesirli sözlerinden istifâde ettiler...
Bir sohbetinde buyurdu ki: "Allahü teâlânın ahkâmını bilmeyen kimse, Allah'ı bilemez. İnsan ancak Allahü teâlânın emirlerini bilmekle mârifetin esâsına erer. Rabbini bilirse, O'nun hükümlerini ve emirlerini bilir ve gücü yettiği kadar onları tutar. Böylece onun üzerinde sıdk, doğruluk alâmetleri belirir. Sonra doğrulukta iyice meleke kazanır, sâdıklardan olur."

Fakirleri Doyurmak, Her Zaman Sevaptır

Vehbi Tülek

Herkes, Dört Suâle Cevap Vermedikçe

Vehbi Tülek

Abdullah İbnü'l-Faradi hazretleri hadis hafızıdır. 351 (962)'de Endülüs'te (İspanya) Kurtuba'da (Cordoba) doğdu. Burada tahsil yaptıktan sonra Mekke, Mısır ve Kayrevan'da hadis ilmini geliştirdi. Endülüs'e dönüşünden sonra ders okutmaya baş­ladı. 403 (m. 1013)'de vefat etti. Şu hadis-i şerifleri nakletti:

Amre Bint-i Abdurrahman

Vehbi Tülek

Abdülkâdir Deştûtî

Vehbi Tülek

Ebû İshâk-ı Sa’lebî

Vehbi Tülek

İyilik Yaptığı Zaman Sevinen, Mümindir

Vehbi Tülek

Âlimin Ölümü, âlemin Ölümüdür

Vehbi Tülek

Sadüddîn İsmâil Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

Arafatta Görüşürüz

At Hirsizi

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Allah'ın Emaneti

Bereketi Var Mı?

Cünnetü'l-esmâ

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek

Pişman Oldular!

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

B0r Çuval Toprak

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek