Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.577.770

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Kötülüklerini Gizlediğin Gibi Iyiliklerini De Gizle

Abdülkâdir Cezîrî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Seyyid Abdülkâdir-i Geylânî hazretlerinin torunlarından olup, 1475 (H.880) senesinde Mısır'da doğdu. 1569 (H.977) senesinde Suriye’de Hama'da vefât etti. Çok kerametleri görüldü. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Emirsultan’in Himmeti

Mücâhid Bahâdır şöyle anlatır: "Fâtih Sultan Mehmed Han zamânında bir sefere katılmıştım. Bir kale muhâsara edilmişti. İslâm askerleri düşman kalesine tırmanıyor lardı. Ben de bir yerden burçlara doğru tırmanmaya başladım. Kale burcuna yaklaştığım sırada, önüme bir kaya parçası çıktı. Bu kaya parçası yüzünden yerimden oynıyamıyor dum. O sırada aklıma Emir Sultan geldi ve cânu gönülden; "Ey Emir Sultan! Bana yardım eyle! Beni bu belâdan kurtar!" diye yalvardım. Birdenbire karşımda bir nûr şelâlesi gördüm. İçinden yeşil elbiseler giyinmiş bir zât belirdi. Bana engel olan taşın üstüne geldi. Üstündeki elbisesini sarkıtıp; "Ey Gâzi! Elbiseye tutun! Sakın korkma!" dedi. Ben de; "Yâ Allah!" deyip, tutundum ve engeli aşmış olarak kendimi kalenin içinde buldum. Emir Sultan hazretlerinin elini öpüp, ayağının tozuna yüzümü sürmek istediğimde, gözümden kayboldu. Nereye gittiğini de anlayamadım."

Vehbi Tülek

Habib Baba

Vehbi Tülek

Kenan Bey

Vehbi Tülek

Fatih Devrinde Müslümanlarin Ahlaki

Vehbi Tülek

Osmanlı askerleri, İstanbul'un fethinden sonra bir hapishanede asil tavırlı iki yaşlı Bizanslı gördüler. Bunlar son Bizans imparatorunun haksız uygulamalarına karşı çıktıkları için hapse atılmış iki devlet adamı idi. Bu mahkûmları Fatih'in huzuruna getirdiler. Fatih onları özgürlüklerine kavuşturup, iltifatlar etti. Ayrıca Osmanlı ülkesini gezmelerini ve gördüklerini gelip kendisine rapor etmelerini istedi.Bizanslılar önce Bursa'ya gittiler. Çarşı pazarı dolaşıp halkın birbirlerine ve yabancılara karşı davranışını gözlemlediler. Baktılar ki, her tarafta saygı, sevgi, hoşgörü. Ezan okunduğu zaman dükkanları kapatmaya bile gerek görmeden halk camiye gidiyor. Hırsızlık, dolandırıcılık, yolsuzluk, kimsenin hatırına bile gelmiyor. Hayret içinde kaldılar.

Iii. Mustafa Han’in Polonya’ya Yardimi

Vehbi Tülek

Çaldiran Savaşi

Vehbi Tülek

26 - Şehitler Hakki İçin

Vehbi Tülek

Rumeli Hisari Ve Fatih

Vehbi Tülek

Şimdi Olmaz, Vezirler Var!

Vehbi Tülek

Yeniçağ’da Avrupa

Vehbi Tülek

Mimar Sinan’in Yumurtalari

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İlim Taleb Etmek!..

Abdullah-ı İsfehâni hazretleri, İran'da yetişen evliyânın büyüklerinden ve meşhûrlarındandır. Ebü'l-Abbâs-ı Mürsi'nin üç büyük talebesinden biridir. 1321 (H.721) vefât etmiştir. Şam'a ve başka yerlere gidip oralarda bulunan âlimlerden ilim öğrendi. Kendisinden de birçok kimse istifâde etti...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ahmed Muhyiddin Efendi

Vehbi Tülek

Ahmed Muhyiddin Efendi Osmanlı âlimlerindendir. İstanbul'da doğdu. Tophane'deki Kâdirihâne şeyhi Şerefeddin Efendi'nin oğludur. Babasının yanında sülûkunu tamamladı, onun vefatından sonra yerine geçti. Sultan II. Abdülhamid tarafından Meclis-i Meşâyih reisliğine tayin edildi. 1909'da padişahı tahttan indiren İttihatçılar, Muhyiddin Efendiyi Rodos'a sürgün ettiler. O sene orada vefat etti. Tarik-ı Sûfiyye Silsilenâmesi ismindeki eserinde şöyle yazmaktadır:

Oruç, Rabbi Ile Kul Arasında Bir Sırdır

Vehbi Tülek

Muallim Naci

Vehbi Tülek

Muallim Naci, 1850 yılında İstanbul'da doğdu. Son devir Osmanlı müelliflerindendir. Asıl adı Ömer'dir. Babasının ölümü üzerine dayısının yanına Varna'ya gitti. Orada medrese öğrenimi gördü. Varna Rüştiyesi'nde öğretmenlik yaptı. Sait Paşa'nın özel kâtibi olarak Rumeli ve Anadolu'nun birçok kentini dolaştı. İstanbul'a geldi. Memuriyetten istifa etti. Tercüman-ı Hakikat gazetesinde edebiyat sayfasını yönetmeye başladı. Başka gazetelerde çalıştı. Galatasaray Lisesi ve Mekteb-i Hukuk'ta edebiyat öğretmeni olarak çalıştı...

Onun Konuşması Ancak Vahiydir

Vehbi Tülek

İmâm-ı Kastalânî

Vehbi Tülek

İhlâslı Amel Ve Gayret Talebeliğin Şartıdır

Vehbi Tülek

Abdullah Bin Muhammed İbâdî

Vehbi Tülek

Seydîzâde Abdurrahmân Efendi

Vehbi Tülek

Ümmet-i Muhammedin Selâmeti Için Duâ Ederler

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Kadin Akli

Kadin Akli

Vaktiyle, bir derviş bir Ramazan akşamı iftara davetliydi. Derviş, yatsıya yakın, evine döndü ve karısından mümkünse kendisi için sofra hazırlamasını istedi. Karısı:"Sen davette değil miydin? Ne yemeği?" deyince, derviş:"Sorma" dedi. "Çok yersem, arkamdan 'Halis derviş değilmiş' diye konuşmalarından korktum, pek birşey yiyemedim." Bunun üzerine, karısı:"Tamam" dedi. "Sen şu akşam namazını kıl da, ben o arada sofrayı hazırlayayım." Derviş:"Ama" dedi, "ben akşam namazını orada kılmıştım."Karısı cevap verdi:"Sen arkamdan kötü konuşurlar diye pek yemek yiyemediğine göre, arkamdan iyi konuşsunlar diye de namazı uzatmışsındır" dedi. "Hadi, akşam namazını bir daha kılıver de, o arada sofrayı hazır edeyim."Rivayet edilir ki, hanımının bu ikazından sonra dervişin aklı başına geldi ve riya derdinden kurtulup halis bir derviş oldu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Vehbi Tülek

Padişah Ve At

Vehbi Tülek

İsmail Hakki Efendi

Değişen Sizin Kalbiniz

Arafatta Görüşürüz

Sarik Ve Sakal

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Yirmi Saniyede

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Fani Dünya

Vehbi Tülek

Kadin Akli

Vehbi Tülek

Zalimlere Dersini Verdi!

Vehbi Tülek