Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.189.613

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

"ey Oğlum! Cömert Ve Güler Yüzlü Ol

Halvetî Alâeddîn Efendi Osmanlı âlim ve velîlerindendir. Fâtih Sultan Mehmed Han devrinde yaşadı. Karaman'da (Lârende) vefât etti. Bursa'da Seyyid Yahyâ Halvetî hazretlerinin sohbetlerinde yetişip kemâle geldi. İstanbul'a gittiğinde orada halktan ve devlet adamlarından insanlar sohbetine koşup talebe oldular. Bu kalabalık o kadar çok oldu ki, İstanbul'dan uzak bir yerde bulunması uygun görüldü. Karaman diyârında ikâmete memur edildi. Burada vefâtına kadar sohbetleriyle çok kimselere hak yolu gösterdi. Oğluna şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Özbekler Tekkesi Ve Sultan Ii. Mahmud Han

Sultan İkinci Mahmûd Han devrinde Özbekistan'dan kalkıp hacca gitmek üzere yola çıkan bir grup Türkistanlı, Halifeyi görmek ve izin almak için İstanbul'a gelmişlerdi. Çünkü eskiden beri hacca gidecek olanlar, sultandan izin almak maksadıyla İstanbul'a gelirler, Cumâ selâmlığında Halifeyi görürler duâsını alırlardı. Bu bir nevi izin almak idi. Türkistan'dan gelen Özbekler de ilk Cumâ selâmlığında Halifeyi görmek üzere Sultan tepesinde çadırlarını kurup yerleşmişlerdi. Sultan İkinci Mahmûd Han maiyyetiyle oradan geçerken, çadırlarının şeklinden onların yabancı olduğunu anlayarak kim olduklarını merâk etti ve bir adamını göndererek durumu öğrendi. Sonra da atını sürerek yanlarına gitti. Durumlarını anladıktan sonra; "Halife emretse burada kalır mısınız?" deyince, hepsi birden; "Hay hay emr ü fermân Pâdişâhımız efendimiz hazretlerinindir." dediler. Bunun üzerine Sultan İkinci Mahmûd Han; "Öyle ise ben halifeyim, emr ediyorum. Hacdan sonra dönünüz, burada kalınız. Size münâsip bir dergâh yapıla ve siz de gelecek hemşehri hacılarınızın hizmetini ifâ edesiniz!" diyerek onların el etek öpmesine meydan vermeden atını sürüp gitti. Hac dönüşüne kadar, bir dergâh ve iki odalı bir ev yapıldı. O günden itibâren "Özbekler Tekkesi" diye anılan bu dergâh yapıldı ve Türkistanlı hacıların hizmetlerinde kullanıldı.

Vehbi Tülek

76 - İstanbul'un Manevi Fatihi

Vehbi Tülek

Mücevherli Minare

Vehbi Tülek

Osmanli Paşasinin Siyaseti

Vehbi Tülek

Hasan Fehmi Paşa, bir aralık hususi bir vazife ile Londra'ya gitmişti. İngiliz ricalinden biri ile vuku bulan hususi mülâkatında İngiliz: "Osmanlı devletinin dahili ahvalinin vahametinden bahisle bu gidişle bir müddet sonra işlerin fenaya varacağını" söyledi. Paşa müdafaada bulundu ise de İngiliz diplomatı: "Türkiye, Rusya politikasını takip ettikçe kendi binasının temellerini kendi elleriyle kazıp yıkmış olacaktır. Rusyanın maksadı ise artık bütün cihana malumdur" tehdidini savurdu. Hasan Fehmi Paşa: "O halde biz atimizden (geleceğimizden) emin olabiliriz. Çünkü Rusya'nın emeli olsa olsa Karadenize yayılmak, İstanbulu almaktır. Siz İngilizler buna razı olabilir misiniz?" diye sordu. Bunun üzerine İngiliz: -İşte, dünyada yalnız bu mümkün değil! dedi.

Kanuni Sultan Süleyman’in Vesikalarla Konuşmasi

Vehbi Tülek

Zafer Ve Seciye

Vehbi Tülek

Kazliçeşme

Vehbi Tülek

Çaldiran Savaşi

Vehbi Tülek

MercidÂbik Meydan MuhÂrebesi

Vehbi Tülek

Kirkpinar'in Doğuşu

Vehbi Tülek

Birakma Bizi Baba

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Kibir, Başkalarını Küçük Görmeye Sebep Olur

Ali bin Abdülkâfî hazretleri fıkıh, tefsîr, hadîs, kırâat, lügat ve nahiv âlimi ve evliyânın büyüklerindendir. 1284 (H.683) senesinde, Mısır’ın Sübk köyünde doğdu. Bu sebeple Takıyyüddîn Sübkî adıyla meşhur oldu. Kahire’ye giderek zamanının büyük âlimlerinden fıkıh, hadîs, usul, mantık, tefsîr, ferâiz, nahiv ilimlerini ve tasavvuf yolunu öğrendi. 1355 (H.756) senesinde Kahire’de vefat etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ebû Ümeyye Bin Hâris

Vehbi Tülek

Ebû Ümeyye bin Hâris hazretleri meşhur hadis hafızı olup, "Mısır Müftüsü" diye tanınır. 90 (m. 708) yılında Medine'de doğ­du. Sonra Mısır'a gitti. Orada birçok muhaddisten hadis öğrendi. 148 (m. 765)'de Mı­sır'da vefat etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden biri şöyledir:

Onun Dînine Uymayan Her Iş Kıymetsizdir

Vehbi Tülek

İlk Iş, Tâlibe Tövbeyi Öğretmek Olmalıdır

Vehbi Tülek

Sâhib Abdürreşîd Fârûkî, İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin torunlarındandır. 1237 (m. 1821) senesinde Hindistan’ın Luknov şehrinde doğdu. Dedesi Ebû Sa’îd Müceddidî hazretlerinden ilim öğrenmeye başladı. Yirmi yaşında iken dedesinin sohbetinde yetişip, Müceddidiyye yolunda icâzet aldı.  Hindistan’ın İngilizler tarafından işgalinden sonra Mekke-i mükerremeye hicret etti. 1287 (m. 1870) senesinde Mekke-i mükerremede vefât etti. İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin, “Mebde’ ve me’âd” kitabını Arabîye tercüme etti ve çok kitap yazdı. Bu kitapta şöyle anlatılır:

Kâfire, Ölümden Daha Kötü Bir Şey Olamaz

Vehbi Tülek

Şeytanın Zenginleri Aldatma Yolları

Vehbi Tülek

Müminlerin Kabrini Ziyaret Ederken

Vehbi Tülek

Kadızâde Şemseddin Efendi

Vehbi Tülek

Abdullah Bin Şeyh Ali

Vehbi Tülek

Filibeli Tevfik Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Helvaci Çocuk

Helvaci Çocuk

Vaktiyle, cömertliği ile nam yapmış bir şeyh vardı. Bu yüzden de daima borçluydu. Dergahına gelen hiç kimseyi boş çevirmez, dertlerine derman olur, borçlarını öderdi. Bunu yapmak için de servet sahiplerinden onbinlerce altın dinar borç almıştı.Sevgili Peygamberimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) ne güzel buyurmuşlar:"Pazarda iki melek daima dua eder; Yâ Rabbi, sen cömertlere ihsan eyle, hasislerin malını da helak et!"Bu mübarek zatın alacaklıları, paralarını istediler, alamayınca, bir zaman sonra onu rahatsız etmeye başladılar. Hatta işi hakarete kadar götürdüler. Bu yüzden mübarek, hastalanıp yatağa düştü. Alacaklılardan dördü bunu duyunca; "Adam, bizim paramızı ödeyemeden ölecek. Hemen gidip paramızı alalım" diyerek evine geldiler. Hasta yatağındaki mübareğe hakaretler etmeye başladılar. Onlara hiç cevap vermedi. Bu sırada sokaktan, helva satan bir çocuğun "Helvacııı..." sesi geldi. Mübarek, hemen bir talebesini gönderip helvacıyı çağırttı. Çocuğa,

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Gül Yaprağı

Vehbi Tülek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Abayi Yakmak

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Allah Haramdan Kaçani Korur

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Vehbi Tülek

Her Şeyi Göze Almıştı!

Vehbi Tülek