Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.052.154

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Din Kardeşinin Yaptığı Nasîhati Kabul Et

Molla Kârazî hazretleri, Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî'nin halîfelerinden Şeyh Muhammed Hânî'nin talebesidir. İsmi, "Ahmed" olup, "Kârazî" nisbeleriyle bilinir. Diyarbakır'a bağlı Kâraz'da doğdu ve orada vefât etti. Önce Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin halîfelerinden Şeyh Hâlid-i Cezerî'nin sohbetlerinde bulundu. Hâlid-i Cezerî vefât edince Şam'a giderek Muhammed Hânî'ye talebe oldu. Kısa zaman içinde tasavvuf yolunda ilerleyip kemâle, olgunluğa ulaştı. Muhammed Hânî hazretleri ona hilafet verdi. Diyarbakır taraflarına gönderdi. Orada yirminci yüzyıl başlarında vefat etti. Bir talebesine buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Dede Molla Ve Yavuz Sultan Selim

Yavuz Sultan Selim Han Mısır seferine giderken, yolu DEDE MOLLA'NIN bulunduğu köyden geçer. Sultan, atı üzerinde ordusunun önünde yol alırken, ihtiyar bir köylüyü tarlasını sürerken görür. Yaklaşıp selâm verir. Köylü gelenin kim olduğunu farketmemiş gibi bir tavırla selâmını alır ve işiyle meşgul olur. Atı üzerinde onu seyreden Sultan; "Baba duydun mu? Pâdişâh sefere çıkmış. Mısır'a gidiyormuş" der. "Mevlâ yolunu açık eylesin. İnşâallah hayırlı olur. Emeline nâil ve muzaffer olarak döner." dedikten sonra işine devam eder. Sultan onun bu olgun hâline ve teslimiyetine bakıp, dünyâya gönül bağlamayan, lâzım olduğu kadar çalışan ve tevekkül sâhibi bir zât olduğunu anlar. Sultan nasıl karşılık vereceğini merak ederek tekrar; "Dede, uzak yerden geliyorum. Karnım aç, yiyeceğin var mı? der. Bunun üzerine biraz ilerde iki taşın üzerine yerleştirilmiş tencerede pişmekte olan aşı işâret ederek; "Pilav, pişmek üzere, işte orada, karnın doyuncaya kadar ye!" der. Pâdişâh; "İyi ama, ardımdaki ordu da aş ister." deyince; "İşte tencere orada, indir sen de ye askerlerin de yesin. Hepinize yeter inşâallah!" diye söyler. Sonra tarlasını sürmeye devâm eder.

Vehbi Tülek

Hattat Abdullah Zühdi Efendi

Vehbi Tülek

Harp İlanindan Vazgeçsin

Vehbi Tülek

Helal Lokma Gerek

Vehbi Tülek

Sultan II. Murat zamanında, henüz Osmanlılarda hazine teşkil edilip padişahlar saraylar da gönlünce harcama yapmazlar ve onlarda haplerde elde edilen ganimet ve haraçlardan ve madenlerden başka devletin bir geliri yoktu. Halktan vergi toplayıp saray erkanı için harcanmazdı. Hal böyle olunca , padişahlar da zaman zaman parasız kalabiliyordu.Bir gün Fazlullah Paşa, II. Murad'ın Çandarlı Halil paşa'dan borç para istediğini görüp:
Sultanım, Padişahın vezirlerden ve şundan bundan para istemesi yerinde olmaz. Müsaade buyurursanız bir hazine teşkil edilsin ve oradan saraya tahsisat ayrılsın, dedi.

İkinci Bayezid HÂn’in Tuğlasi

Vehbi Tülek

Zigetvar Kalesi Ve Bahri Dede

Vehbi Tülek

Borcun VÂdesi

Vehbi Tülek

Vermeyince Ma’bud

Vehbi Tülek

Ahmet Vefik Paşanin Bastonu

Vehbi Tülek

Fatih Sultan Mehmed Han’in Papazlara Fermani

Vehbi Tülek

Seni Kanuna Şikayet Ederiz

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

insanlar Dünyâya Mağlûb Oldu!

Abdülvâhid bin Muhammed, kerâmetler sâhibi hikmetli sözler söyleyen, güzel ve tesirli vaaz ve nasihatleriyle meşhûr evliyâdan bir zâttır. Urfa'nın Harran ilçesinde doğmuş olup, doğum târihi bilinmemektedir. 1093 (H.486) senesinde Şam'da vefât etti. Bâb-üs-Sagir Mezarlığına defnedildi...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Dünyâ Ne Demektir Biliyor Musunuz?

Vehbi Tülek

Ebû Ömer İstahrî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Hicrî dördüncü asrın ilk yarısında İran’da Abadan’da yaşadı. Hicaz, Irak, Şam ve başka yerlere seyahatler yaptı. Ruveym bin Ahmed, Sehl bin Abdullah-ı Tüsterî ve başka büyük zâtlarla görüşüp kendilerinden ilim öğrendi. Buyurdu ki:

Beş Şey Vardır Ki Katı Kalplere Ilaç Olur

Vehbi Tülek

Yahyâ Mezûrî

Vehbi Tülek

Yahyâ Mezûri, Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdi hazretlerinin talebelerinin önde gelenlerindendir. 1834 (H.1250)'te yüz yaşlarında vefât edip, Bağdat'ta Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerinin kabrinin güneybatısına defnedildi.

Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdi hazretleri, yüksek halifesi Yahyâ Mezûri ile mektuplaşırlar, ona nasihatlerde bulunurlardı. Bu mektuplarından birinde buyurdular ki:

Debbağzâde Münib Efendi

Vehbi Tülek

Şâfiî Fıkıh âlimi Ebû Türâb-ı Nahşebî

Vehbi Tülek

Yerde Olanlara Merhamet Ediniz Ki

Vehbi Tülek

Mustafa Rıdâüddîn (neccarzâde)

Vehbi Tülek

Kitaptan Ve Sünnetten Ancak Müctehid Anlar

Vehbi Tülek

Kur’an Için Inen Huzur Bulutu

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Osmanlı evliyalarından olan bu zat, Çanakkale'de yaşamıştır. Devrin Osmanlı sultanı Dördüncü Mehmed Han rüyâsında Ahmed Câhidi hazretlerini gördü. Bunun üzerine derhâl Kilidü'l-Bahr'e gelerek onu ziyâret etti. Sohbeti ile şereflenerek duâsına mazhar oldu. Ahmed Efendi, Sultanın hiç bir maddi ikramını kabûl etmedi. Dördüncü Mehmed Han bunun üzerine Ahmed Câhidi hazretlerine "Sultan" ünvânını verdi. Bundan sonra Evliyâ Sultan ve Ahmed Câhidi Sultan diye de anıldı.1659 (H.1070)'da vefât eden Ahmed Câhidi Kilidü'l-Bahr'de zevcesi Kerime Hâtun'un medfun bulunduğu türbeye defnedildi. Kendisinden 17 yıl önce vefât eden oğlu Âdem Efendinin kabri ise türbenin dışında güney taraftadır. Câhidi Sultan, vefâtının üzerinden üç asırdan fazla bir zaman geçmesine rağmen hâlâ gönüllerde yaşamakta kabri ziyâret olunarak mânevi istifâdelere kavuşulmaktadır.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Sonunda Orta Yolu Buldular

Allah Diyen Genç

Derdi Olan Neylesin?

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek

Anzakli Ömer

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek