Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.932.946

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İlim Sâhiplerinin Kıymeti Allah Katında Yüksektir!

Ziyâüddîn Ahıskavî Efendi Osmanlı âlim ve velîlerinden olup 1733 (H. 1146) senesinde şimdi Gürcistan'da olan Ahıska’da dünyâya geldi. Babasının vefâtından sonra Kars'a, Erzurum'a, sonra Diyarbakır'a gitti. Oradaki âlimlerden, çeşitli ilimlerini okuyup icâzet aldı. Sonra Mısır'a giden Ziyâüddîn Efendi tahsîlini tamamladıktan sonra, İstanbul'a geldi. Bir taraftan ilim öğretmeye, bir taraftan da kıymetli ve faydalı eserler telif etmeye başladı. 1813 (H. 1228) senesinde Üsküdar'da vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Küçük Bir Çamur Denizi Sulandirmaz

Sultan Ahmed, Şeyhi Aziz Mahmud'a bir hediye sunmak istiyordu. Mürşidinin kendisin den bu hediyeyi kabul etmesi onu çok memnun edecekti. Sultan Ahmed bir gün kendine uygun gördüğü bir hediyeyi Aziz Mahmud Hüdayi Hazretlerine gönderdi. Ama Şeyh Hazretleri kabul etmedi. Şüphesiz bu kabul etmeyiş, sultana karşı bir tavır anlamına gelmiyordu. Evliyanın büyüklerinden çoğu prensip olarak hediye kabul etmezdi. Bu, büyük insanların dünya malına hangi gözle baktıklarını, başkaları için ulaşılmaz sayılan şeylerin nazarlarında hiçbir değer taşımadığını ifade etmenin bir yoluydu. Sultan Ahmed şeyhi Hüdayi'nin kabul etmediği hediyeyi yine bu devrin evliyasından Abdülmecid Sivasi'ye gönderdi ve o da kabul etti. Kendisine, padişahın aynı hediyeyi Aziz Mahmud Hüdayi'e sunduğu ama kabul etmediği de hatırlatıldı. Sivasi Hazretleri gerçek büyüklere yakışır bir tutum ortaya koydu: "Hüdayi Hazretleri bir karga değildir ki leşi kabul etsin" dedi. Aziz Mahmud Hüdayi'ye de "Sizin kabul etmediğiniz hediyeyi Şeyh Sivasi kabul etti" dediler. Şu cevabı verdi: "Onun için hiç bir mahzuru yoktur. Çünkü o öyle büyük bir ummandır ki bir parçacık çamurun kendini bulandırmayacağını bilir."

Vehbi Tülek

Sultan Abdülaziz Eğer O Topu Patlatsaydi

Vehbi Tülek

FÂsiklardan Uzaklaş

Vehbi Tülek

Bir Salkim Üzüm

Vehbi Tülek

Avrupa hristiyanları, Papa'nın kışkırtması ile bir araya gelip Osmanlı topraklarına saldırmaya teşebbüs edince, yeryüzünün sultânı Kanuni Sultan Süleyman Han, ordusu ile sefe re çıktı. Târihlere şan veren ordu ağır ağır ilerliyor, hedefine bir an önce ulaşmak için gayret sarf ediyordu. Havalar da iyice ısınmıştı. Bir Hristiyan beldesinden geçerken, yolun dar olması sebebiyle, askerlerden kimisi üzüm bağlarından yürümek mecburiyetinde kaldı. Olgunlaşan üzümler susuzluktan dudağı çatlamış askerlere; "Al beni, ye beni" dercesine duruyordu. Askerlerden biri dayanamayıp, sahibinin haberi olmadan bir salkım üzüm kopardı. Yerine de bir keseye koyduğu parayi bağladı. Üzümü de yedi.

Osmanlilarin İndonezya Müslümanlarina Yardimi

Vehbi Tülek

83 - Misir'i Fetheden Ordu

Vehbi Tülek

Fatihin Muhteşem Hafizasi

Vehbi Tülek

Dede Molla Ve Yavuz Sultan Selim

Vehbi Tülek

Hamevî'nin Osmanli Padişahlari İle Alakali Önemli Tesbiti

Vehbi Tülek

Düğün-bayram Alayina Gitmiyor Ya!

Vehbi Tülek

Padişahi İçin Maktul Düşen Vezir

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Onun Dînine Uymayan Her Iş Kıymetsizdir

Şemseddin ibn-i Zühre hazretleri Şafii mezhebi fıkıh âlimlerinden olup tefsir ilminde de büyük âlim idi. 757 (m. 1357)'de Lübnan'da Habrâd'da doğdu. 848 (m. 1444)'de Trablus'ta vefât etti. Talebelerine şöyle vasiyette bulundu:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Miyadınlı Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

Miyadınlı Mehmed Efendi, Osmanlı zamanında Harput'ta yaşamış olan velilerdendir. 1838 yılında eski adı "Miyadın" olan Yemişlik Köyü'nde doğdu. Genç yaşında Palu'da bulunan Şeyh Samini Hazretleri'ne intisab etti ve kısa zamanda icazet alarak Harput'a döndü. Burada insanları irşad ederken 1918'de vefat etti. Bir talebesine buyurdu ki:

Hadîs âlimi Ali Bin Fudayl

Vehbi Tülek

Ârif Zâtlar Insanın Rûhunu Terbiye Eder

Vehbi Tülek

Dizdarzâde Ahmed Efendi Celveti tarikati büyüklerinden olup, Aziz Mahmûd Hüdâyi hazretlerinin talebelerindendir. Karaman'da doğup yetişti. İlk tahsilini tamamladıktan sonra İstanbul'da medrese tahsili yaptı, daha sonra müderris oldu. 1596'da müderrislikten ayrılıp tasavvufa yöneldi. Aziz Mahmûd Hüdâyi hazretlerinin talebeleri arasına girdi. Kısa müddet içinde mânevi kemâlâta kavuştu ve hocasından hilâfet aldı. Önce İzmir'e, sonra Edirne'ye gidip yerleşti. On beş sene boyunca, Edirne'de yaptırdığı câmide vaaz verip medresede de talebe yetiştirdi. 1623 yılında vefât etti. Bu mübarek zat sohbetlerinde buyurdu ki:

Dinleyeni Sıkacak Kadar Uzun Konuşmamalıdır

Vehbi Tülek

Ya Faydalı Konuşunuz Yâhut Da Susunuz

Vehbi Tülek

Kuyumcunun Yaşadığı Acâib Bir Hâdise!

Vehbi Tülek

Peygamberlere Itaat Etmek Farzdır

Vehbi Tülek

Alâeddîn Halîfe

Vehbi Tülek

Muhammed Dükkî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah-i EnsÂrî

Abdullah-i EnsÂrî

Abdullah-i Ensâri hazretleri Evliyânın meşhûrlarından ve Hanbeli mezhebinin büyük fıkıh âlimlerindendir. Kerâmetleri pek çoktur. Vâzlarında Ehl-i sünneti müdâfaa eder, mezhebsizlik ve bid'atlerin kötülüğünü anlatırdı. Allahü teâlâya kavuşmak yolunda yürümek isteyenlerin, evliyâya ve hakiki din âlimlerine çok bağlı olmasını isterdi. Bu yolda ilerleten vâsıtaların, onlara olan tam muhabbet ve bağlılık oduğunu söylerdi. O büyüklere dil uzatanların zavallılıklarını her defâsında ifâde eder ve; "Yâ Rabbi! Dostlarını öyle yaptın ki, onları tanıyan sana kavuşuyor ve sana kavuşmayan onları tanıyamıyor. Yâ Rabbi! Her kimi felâkete düşürmek istersen, onu dostlarının, evliyânın ve gerçek İslâm âlimlerinin üzerine atarsın." buyurmuştur.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yirmi Saniyede

Vehbi Tülek

Hakikati Görmek

Vehbi Tülek

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Adam Olmazsan

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Latif Bir Şikayet

Kul Hakkı

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek

Allah’a Firar Et

Vehbi Tülek

Kabahat Kilincin Midir?

Vehbi Tülek

Padişah Ve At

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek

Zalimlere Dersini Verdi!

Vehbi Tülek