Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.347.570

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İslam Ahkâmına Uymak Pek Kolaydır

Abdülganî Nablüsî hazretleri Hanefî mezhebi fıkıh âlimidir. 1050 (m. 1640)’da Şam’da dünyaya geldi. Zamanının en büyük âlimlerinden ilim tahsil etti. Edebiyat, fıkıh, tefsir, hadis ilimlerinde ve tasavvufta çok derin âlim olarak yetişti. Kadirî ve Nakşibendî yollarına intisap etti. İstanbul, Mısır ve Hicaz’da ders verdi. 1143 (m. 1731)’de Şam’da vefat etti. Çeşitli ilimlerde iki yüzden fazla değerli kitap yazdı. İmâm-ı Birgivî’nin “Tarîkat-ı Muhammediyye” kitabının şerhi olan, “Hadîkat-ün-Nediyye” kitabı çok kıymetli olup, meşhurdur. Bu eserinde buyuruyor ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Bağdad Gibi Yüz Kaleye Değerdin

Sultan IV. Murad 1638 senesi Ekim ayında, daha önceden İran'ın işgal ettiği Bağdad kalesini muhasara etti. Bir gün Dicle kenarında iken:

"Bağdad'ı fethetmeden İmam-ı Azam hazretlerinin türbesini ziyaret etmekten utanırım" diyordu. Her akşam siperleri geziyor ve askerin moralini takviye ediyordu. Hendekler dolmuş, kale duvarları birçok yerden yıkılmış olup yürüyüş zamanı geldiği halde yapılmıyordu. Muhasaranın 37.ci günü Vezir-i Azamı huzuruna çağırıp niçin nihai hücum yürüyüşünün yapılmadığını sordu. Vezir-i Azam:

"Padişahım sabroluna. Sonunda şehir fetholunacak, yürüyüşe zaman vardır. Askeri acele ile kırdırmayalım" dedi. Padişah:

"Senin namın, dilaverliğin ve şecaatin bu mudur? Tehirin manası nedir?" diye sorunca Vezir-i Azzam:

"Ben canımı padişaha feda etmişim. Tayyar kulunuz ölmekle bir şey olmaz. Allahü Teâlâ kaleyi bize ihsan eylesin" dedi ve ertesi gün kaleye hücuma kalkışıldı. Bazı kuleler ele geçirilerek bayrak dikildi. Tayyar Mehmed Paşa, elinde kılıç, yakınındaki bir kuleye hücum eden askerleriyle birlikte savaşıyordu. Kale düşmek üzereydi. O anda bir tüfek kurşunu gelip Vezir-i Azam Tayyar Mehmed Paşa'nın alnına isabet etti ve oracıkta şehid düştü. Padişah bu hadiseyi duyunca çok üzüldü ve:

"Ah Tayyar!... Bağdad gibi yüz kaleye değerdin" dedi.

Vehbi Tülek

Padişahlar Da Güler!

Vehbi Tülek

Eşeklerin Yardimi

Vehbi Tülek

109 - Sultan İkinci Murad Ve Molla Ayas

Vehbi Tülek

Sultan İkinci Murâd Hân, Molla Ayas'ı şehzâdesi Mehmed'e hoca tâyin etti. Birkaç sene Fâtih Sultan Mehmed Hâna ilim öğreten Molla Ayas, Zeynüddin Hâfi hazretlerinin talebe lerinden Abdüllatif Makdisi'nin talebesi olan Tâcüddin İbrâhim Karamâni'nin hizmetine girdi. Onun kalblere şifâ, gönüllere devâ olan mübârek bakışlarını üzerinde hissetmek, bulunmaz sohbetlerinden istifâde etmek için gayret gösterdi. Sıkı riyâzetler çekti. İlâhi cezbelere, feyzlere kavuştu. Ledünni ilminde üstâd oldu. İnsanlara doğru yolu öğretmek vazifesi verildi. Bursa'ya yerleşti. Ömrünün sonuna kadar orada kaldı. Pekçok talebe yetiştirdi. Talebelerinin geçimini de kendisi karşılar, Allahü teâlânın kendisine ihsân ettiği maldan, ihtiyâç sâhiplerine bol bol ikrâmda bulunurdu. Dünyâ ve dünyâ ehlinden ayrılıp, bütün varlığı ile Allahü teâlâya yöneldi. Vakitlerini ilim öğrenmek ve öğretmek, Allahü teâlâya ibâdet etmekle geçirirdi. İnsanlara sık sık nasihatlerde bulunur, Allahü teâlânın dinini öğrenip, O'nun rızâsına kavuşmak için gayret etmelerini tenbih ederdi.

Müslümana Dünyada Rahat Yok

Vehbi Tülek

Bağdad Gibi Yüz Kaleye Değerdin

Vehbi Tülek

Oracıkta Şehit Düştü

Vehbi Tülek

Seydi Ali Reis

Vehbi Tülek

22 - Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

İslamiyet Dersi

Vehbi Tülek

Osman Gazi Ve Kumral Ebdal

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Hediyeleşin, Çünkü Hediye Sevgiyi Artırır

Muhammed ibn-i Ebi Ya'lâ hazretleri Hanbeli fıkıh âlimidir. 451'de (m. 1059) Bağ­dat'ta doğdu. Kâ­di Ebû Ya'lâ el-Ferrâ'nın oğludur. Babasından ve zamanın büyük âlimlerinden fıkıh ilmi tahsil etti ve talebe yetiştirdi. 526 (m. 1131)'de vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Güneş, Mürşid-i Kâmilin Kalbidir

Vehbi Tülek

Tevfik Bosnevi Efendi İstanbul velilerdendir. 1785 (H.1200)'de Bosna'da doğdu. 1866 (H.1283)'de İstanbul'da vefât etti. Kabri, Üsküdar'da Nalçacı Halil Dergâhı bahçesindedir. İlk tahsilinden sonra İstanbul'a geldi. Burada Kuşadalı İbrâhim Halveti'nin sohbetlerinde kemale geldi. Hocası vefât edince, yerine geçerek ölünceye kadar insanlara doğru yolu göstermeye çalıştı. Çok kerametleri görüldü. Muhyiddin isimli bir zât şöyle anlatır:

Büyük Mutasavvıf Muhammed Huccetullah

Vehbi Tülek

Eshab-ı Kiramın Hepsi Müctehid Idi

Vehbi Tülek

Muhibbüddin Ahmed ibn-i Nasrullâh hazretleri, Hanbeli fıkıh âlimidir. 765 (m. 1364)'de Bağdat'ta doğdu. İlk tahsilini, Bağdat'ın önde gelen âlimlerinin yanında ta­mamladı. Sonra Kahire'de büyük âlimlerden ilim tahsil ederek Hanbeli kâdılkudâtlığına tayin edildi. 844 (m. 1440)'da Kahire'de vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Taylesanizade Abdullah Efendi

Vehbi Tülek

Yûsuf Bin Alî El-hüzelî

Vehbi Tülek

Yersiz Söz Etmekten Dilinizi Tutunu

Vehbi Tülek

Kabir Azâbını Inkâr Eden Adamın Hâli!

Vehbi Tülek

Bid’at Ehlinin Dinden Çıkması Kolay Olur!

Vehbi Tülek

Abdullah-ı Hadramî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Allah Diyen Genç

Allah Diyen Genç

Fakir bir genç, padişahın kızına aşık olmuş. Bu ümitsiz sevdasını gidip o beldenin meşhur dervişine anlatarak yardım dilemiş. Derviş: "Evlâdım, şehrin girişinde tam yol ağzında otur, kim ne derse desin sadece 'Allah' diye cevap ver." demiş. Fakir genç, denileni yapmış. Günlerce, aylarca şehrin girişinde başka hiçbir kelime konuşmadan "Allah" demiş. Derviş, yiyeceğini, içeceğini her gün getiriyormuş. Zamanla "Allah" diyen genç halk arasında meşhur olmaya başlamış. Nihayet bir gün padişah da genci merak etmiş. Dervişten, genç hakkında bilgi istemiş. Derviş, gencin devrin büyüklerinden olduğunu söylemiş. Padişah, kalkıp genci ziyarete gitmiş. "Kimsin? Derdin ne? Ne istersin?" demiş ise de, genç, padişaha karşı da "Allah" demekten vazgeçmemiş. Başka tek kelime konuşmamış. Derviş akşam gencin yanına gelmiş. "Padişah sana "Kızımı vereyim" diyene kadar, sen ondan sakın ola ki bir istekte bulunma!" diye tembihte bulunmuş. Nihayet bir gün padişah gelip: "Ne istiyorsun, istiyorsan seni kızımla evlendireyim." deyince, genç, dervişin şaşkın bakışları altında "Yok" demiş. Artık onu da istemiyorum. Ben başka birisinin hatırı için Allah dedim, Allah devrin padişahını ayağıma getirip, benim gibi miskin bir gence kendi kızını teklif ettirdi. Eğer Onun hatırı için Allah deseydim kim bilir ne olurdu? Ben bundan böyle Ondan başkasını anmıyor, ondan başkasını istemiyorum.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah'ın Emaneti

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Abdullah El-acemî

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Firkateyne Bininiz

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek

Hakikati Görmek

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Vehbi Tülek

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Vehbi Tülek

Delik Kova

Vehbi Tülek