Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.065.160

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bizi Felaketten Felakete Sürükleyen Nefsimizdir

İbn-i Mesrûk hazretleri evliyânın meşhûrlarındandır. Bağdât'ta yaşadı. 910 (H.298) senesinde vefât etti. Cüneyd-i Bağdâdî, Sırrî-yi Sekatî, Hâris el-Muhâsibî ve diğer velîlerin sohbetlerinde yetişip olgunlaştı. Ahmed bin Hanbel hazretlerinden hadîs-i şerîf rivayetinde bulundu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Moskoftan Padişah Olur Muymuş Be!

Osmanlı'nın şanını, sadece harp meydanlarında değil, diğer sahalarda da yücelten lerden biri de cihan pehlivanı Filiz Nurullah idi. Avrupalıların "fevkalbeşer" insanüstü dedikleri bu koca adam, daima geçim sıkıntısı çekiyordu. Çünkü çıktığı minderlerde hiçbir güreşçi onu mağlup edemiyor, bu yüzden kimse de onunla güreşmek istemiyordu. Güreş yapamayın ca da parasız kalıyordu.1894'de Koca Yusuf ile birlikte gittikleri Paris'te önüne gelen bütün güreşçileri en çok on dakika içinde yenerek büyük bir nam kazandı. Bu yüzden güreş organizatörleri onu başka güreşlere sokmadılar.İvan adında bir Rus güreş organizatörü, onu Rusya'ya götürdüğü takdirde ilgi toplayıp büyük paralar kazanacağını düşündü ve İstanbul'a geldi. Filiz Nurulah'ı buldu ve ona Rusya'da güreşler yapmasını teklif etti. Ayrıca, hiçbir Türk güreşçisinin Rusya'ya gitmeyeceğini zannederek, onu teşvik için dedi ki:

Vehbi Tülek

21 - Sokollu Mehmet Paşa'nin Şehadeti

Vehbi Tülek

İsterseniz Geri Dönebilirsiniz

Vehbi Tülek

Dilsiz Dili

Vehbi Tülek

Osmanlı sarayında bizebân da denilen sağır-dilsiz görevliler bulunur, bunlar devlet işlerinin görüşülmesi esnasında hizmet eder, evrak getirip götürürlerdi. Sağır-dilsiz oldukları için devlet sırlarının işitilmesi ve yayılması tehlikesi ortadan kalkardı.Bunların anlaşmak için kendilerine mahsus işâretleri ve el hareketleri vardı ki, buna 'Dilsiz dili' denirdi. Bütün saray halkı bu dili öğrenmişti. Pâdişahın huzûrunda konuşmak ayıp sayıldığı için saraylılar bu dille anlaşırlar, hattâ başka zamanlarda bile bu dille birbirlerine hikâyeler anlatırlardı. Dilsiz dili sarayda neredeyse moda olmuştu. Sağır-dilsiz görevliler Tanzimat'ın ilânından sonra kurulan meclislerde ve Heyet-i Vükelâ denilen bakanlar kurulunda da kullanıldı. Devlet adamları bunlarla anlaşabilmek için dillerini öğrenmek zorundaydılar. Bunlar son derece hassas ve zeki kimselerdi. Hâfızaları çok güçlüydü. Şâhit oldukları tarihi olayları en ince teferruâtına kadar anlatırlar, tarihi şahsiyetleri kendilerine mahsus hareketleriyle karikatürize edebilirlerdi. Sözgelişi, sağ ellerini parmakları açık tuğ gibi başlarına götürdüklerinde pâdişahı, ellerini yumup baş parmağı 'birinci' der gibi dimdik yukarı kaldırdıklarında da sadrâzamı kasdettikleri anlaşılırdı. Günümüzde de bâzı toplantılarda sağır-dilsiz görevliler hizmet etmektedir.

Silahdar Ali Paşa’nin Venedik Muharebesi

Vehbi Tülek

109 - Sultan İkinci Murad Ve Molla Ayas

Vehbi Tülek

Kibris’in Fethi

Vehbi Tülek

Tapusunu Hanimin Üzerine Çikartacağim

Vehbi Tülek

Bir Çavuşun Subayina Mektubu

Vehbi Tülek

6 - Turgut Reis'in Esaret Yillari

Vehbi Tülek

Ii. Abdülhamid Han'in İmzasi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Azalıp Çoğalan Bir Inanış, Iman Olmaz

Ebû Abdullah Âzeri hazretleri Azerbaycanlı kelâm âlimlerindendir. 423 (m. 1032)'de Tunus'ta Kayrevan'da garip olarak vefât etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Şeytanın Vesvesesinden Müttekîler Uzak Kalır

Vehbi Tülek

Ebû Sa'id İstahri hazretleri Şafii mezhebinin büyük fıkıh âlimlerindendir. 244 (m. 858)'de İran'da İstahr şehrinde doğdu. Birçok âlimden ilim tahsil edip kıymetli eserler yazdı. Abbasi halifesi Muktedir-billah, onu Sicistan kadılığına tayin etti. Sonra Bağdâd Muhtesibliğine getirildi. 328 (m. 940)'da Bağdâd'da vefât etti.
Ebû Sa'id-i İstahri, Semûd kavminin medeniyeti hakkında şunları bildiriyor:

Tozkoparan İskender

Vehbi Tülek

Balıkesirli Lütfullah Efendi

Vehbi Tülek

Lütfullah Efendi, Balıkesir'de doğdu. Çeşitli medreselerde ders gördükten sonra Ankara'ya gidip Hacı Bayram-ı Veli hazretlerine talebe oldu. Kısa zamanda yetişti ve hocası tarafından hilâfetle tekrar Balıkesir'e gönderildi. Burada 1404 yılından 1421'deki vefâtına kadar halka İslâmiyetin emir ve yasaklarını anlattı...
Lütfullah Efendi vefatına yakın buyurdu ki:

“ebü’l-abbâs” İbn-i Atâ

Vehbi Tülek

Gönderilen Hediyeleri Fakirlere Dağıtan Zat!

Vehbi Tülek

Şu Bedeninin, Senin Üzerinde Hakkı Vardır

Vehbi Tülek

İlim, Insana Allah Korkusunu Kazandırır

Vehbi Tülek

Dalec Bin Ahmed Hazretleri

Vehbi Tülek

Ebü’l-beyân Ibn-ül-havrânî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Allah Haramdan Kaçani Korur

Allah Haramdan Kaçani Korur

Timur Han'dan sonra yerine geçen oğullarından Şahruh, babası gibi alimlerle oturup kalkmaktan zevk alırdı. Şahruh'un çevresindeki ulemadan biri de Nimetullah Efendi idi. Aynı zamanda evliyadan olan Nimetullah Efendi'nin dilinden düşürmediği bir söz vardı: "Allah haramdan kaçanı korur" (Yani kişi haramdan kaçarsa Allah ona haram yedirmez, nasip etmez, demek istiyordu.) Bu sözü sık sık tekrar eder, bununla biraz da hükümdar ve adamlarını uyarmak amacı güderdi. Şahruh da bunun her zaman mümkün olmayacağını, insanın bazen bilmeden de harama el uzatabileceğini ileri sürerdi. Şahruh bir gün sarayında özellikle Nimetullah Efendi'yi ağırlamak üzere bir ziyafet düzenledi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

SelÂmetle Gidip Gel

Vehbi Tülek

Ahde Vefa

Vehbi Tülek

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

9 Evi Dolaşan Kelle

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Derdi Olan Neylesin?

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

Başka Du Bilmez Misin?

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Vehbi Tülek

O Kullarına Çok Merhametlidir

Vehbi Tülek