Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.790.232

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Seven, Sevdiğine Itâat Eder

İskilipli Bâkî Efendi Anadolu velîlerindendir. Çorum’un İskilip kazasında doğdu. İstanbul'a giderek tanınmış ilim adamlarından din ve fen ilimlerini tahsîl etti. Bu sırada gözlerine bir hastalık gelerek bir gözü kör oldu. Sonra Kastamonu’ya giderek yıllarca Şâbân-ı Velî hazretlerinin dergâhında hizmet etti. Tasavvuf yolunda ileri derecelere kavuştu. İcazet verilerek Çorum’a gönderildi. Burada çok talebe yeiştirdi. 1589 (H.997)’da memleketini ve talebelerini görmek için gittiği İskilip'te hastalanarak vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Emir Sultan’in Himmeti

Ne hikmetse Anadolu halkı hep Emir Sultan Hazretleri ile Yıldırım Bayezid arasındaki menkıbeleri anlatır. Hâlbuki bu büyük veli Bâyezid'den ziyade Çelebi Mehmed'in yanındadır. Ankara savaşının ardından Anadolu çok karışır. Şehzedelerden Musa Çelebi, İsa Çelebi'nin üzerine yürüyüp Bursa'yı ele geçirir. Süleyman Çelebi ise Edirne'yi elinde tutar. Ancak bunlar devleti muhteşem günlerine döndürebilecek kıratta değildirler. Şehzade Mehmed iyi bir asker ve dirayetli bir liderdir. Ancak fitne çıkarmaktan çekinir. Çekilir köşesine işaret bekler. Allah dostları ne derse onu yapacak. İcabında kardeşlerinin emrinde çeri olacaktır. Bir gece rüyasında Murad-ı Hüdavendigar'ı görür, yanında Emir Sultan Hazretleri vardır. Dedesi önce bir kılıç verir, sonra yerinde duramayan kar renkli küheylanı gösterir "Haydi!" der, "Vazife sende!" Çelebi Mehmet hâlâ mütereddittir. Emir sultan bakışları ile cesaret verir ona. "Korkma!" der, "yanında biz varız!" İşte Çelebi Mehmed bu işaret üzerine yola çıkar ve tabiri caizse Osmanlı Devletini silbaştan kurar. Tarihçilere sorarsanız Çelebi Mehmed'in başardığı iş Osman Gazi'ninkinden aşağı değildir. Emir Sultan vefatından sonra da büyük hürmet görür. Meselâ Yavuz Selim, Mısır seferine çıkarken büyük velinin nurlu türbesini ziyaret eder, imdat diler. Kabirden çok net bir ses işitilir:-Ya Selim! Üdhulu Mısra İnşaallahü aminin. (Ey Selim. İnşallah Mısır'a emniyet içinde girersin!)...Ve öyle de olur!

Vehbi Tülek

Allah İçin Vurmuştum

Vehbi Tülek

Küçük Zabit

Vehbi Tülek

Bağdad Gibi Yüz Kaleye Değerdin

Vehbi Tülek

Sultan IV. Murad 1638 senesi Ekim ayında, daha önceden İran'ın işgal ettiği Bağdad kalesini muhasara etti. Bir gün Dicle kenarında iken:

"Bağdad'ı fethetmeden İmam-ı Azam hazretlerinin türbesini ziyaret etmekten utanırım" diyordu. Her akşam siperleri geziyor ve askerin moralini takviye ediyordu. Hendekler dolmuş, kale duvarları birçok yerden yıkılmış olup yürüyüş zamanı geldiği halde yapılmıyordu. Muhasaranın 37.ci günü Vezir-i Azamı huzuruna çağırıp niçin nihai hücum yürüyüşünün yapılmadığını sordu. Vezir-i Azam:

"Padişahım sabroluna. Sonunda şehir fetholunacak, yürüyüşe zaman vardır. Askeri acele ile kırdırmayalım" dedi. Padişah:

"Senin namın, dilaverliğin ve şecaatin bu mudur? Tehirin manası nedir?" diye sorunca Vezir-i Azzam:

"Ben canımı padişaha feda etmişim. Tayyar kulunuz ölmekle bir şey olmaz. Allahü Teâlâ kaleyi bize ihsan eylesin" dedi ve ertesi gün kaleye hücuma kalkışıldı. Bazı kuleler ele geçirilerek bayrak dikildi. Tayyar Mehmed Paşa, elinde kılıç, yakınındaki bir kuleye hücum eden askerleriyle birlikte savaşıyordu. Kale düşmek üzereydi. O anda bir tüfek kurşunu gelip Vezir-i Azam Tayyar Mehmed Paşa'nın alnına isabet etti ve oracıkta şehid düştü. Padişah bu hadiseyi duyunca çok üzüldü ve:

"Ah Tayyar!... Bağdad gibi yüz kaleye değerdin" dedi.

İngiliz Elçisi Sir Flip Küri’nin Pişmanlığı!

Vehbi Tülek

O SÂhibine Teslim Oldu

Vehbi Tülek

4 - Bir Şehidimizin Son Mektubu

Vehbi Tülek

Sabetay Sevi Ve VÂnî Muhammed Efendi

Vehbi Tülek

12 - Şani Büyük Osman Paşa

Vehbi Tülek

Occhiali (kiliç Ali Paşa)

Vehbi Tülek

Söndürülen Fitne Ateşi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Tövbe Etmemek O Günahı Işlemekten Daha Kötüdür

Ebû Ca'fer bin Sinân hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Horasan'da Nişâbûr'da doğdu. Ebû Hafs ve başka büyük zatlarla görüşüp sohbet etti. Ömrünün son yirmi senesini Mekke-i mükerremede, Harem-i şerifte geçirdi. O vakitte, orada bulunan âlimlerin ileri gelenlerinden idi. 311 (m. 923)'de orada vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Siz Yalancı Ve Kâfir Olmuşsunuz!

Vehbi Tülek

Mehmed Zihni Efendi son devir Osmanlı âlimlerindendir. 1262 (m. 1846)'da İstanbul'da doğdu. Tahsilini ikmal ederek Ulûm-i âliye şehâdetnâmesi aldı. Galatasaray Lisesi Ulûm-i Diniyye Muallimliği, Mekteb-i Mülkiyye (Siyasal Bigiler Fakültesi) Muallimliği, Maarif Nezâreti Teftiş Encümeni Reisliği görevlerinde bulundu. Halvetiyye-Şabaniyye şeyhi Mehmed Necib Efendi'ye intisab ederek tasavvufta yükseldi. 1331 (m. 1913)'de İstanbul'da vefat etti. Çok kitap yazdı. Bunlardan, Abdullah-i Tercüman'ın yazdığı "Tuhfetü'l erib" kitabına yaptığı tercümede şöyle nakleder:

HÂlid Bin SinÂn Abesî (aleyhisselÂm)

Vehbi Tülek

Anadolu Velîlerinden Hüseyin Basretî

Vehbi Tülek

Büyük veli Şeyh Hüseyin Basreti'nin kabri, Eruh'un Hâlidiyye köyündedir... Babası vefât ettiğinde o altı yaşında idi ve sarf ilminden "İzzi" kitabını okuyordu. Babası vefât ederken onun yetiştirilmesi için halifelerinden Şeyh Ömer Zenkâni'ye vasiyet etti. Bütün ilimleri öğretmelerini, tasavvufta yetiştirip mürşid-i kâmil olmasını sağlamalarını vasiyet etti. Ömer Zenkâni de ona bütün ilimleri okuttu. Sarf, nahiv, mantık, beyan, fıkıh, tefsir, hadis ilimlerini öğretti. Bu talebeliği on beş sene sürdü. Neticede seçkin bir âlim oldu.

Bu Kitaplar Medîne'ye Gönderilecek

Vehbi Tülek

salevât Okuyarak Bu Nimete Kavuştum

Vehbi Tülek

Nûr Muhammed Pütnî

Vehbi Tülek

Büyük Velî Ali El-venâî

Vehbi Tülek

Dünyaya Verilen Insanlık Dersi!.

Vehbi Tülek

Muhammed Bin Sabah Dûlâbî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Alabilirsen Al

Alabilirsen Al


Hacı Bayram-ı Veli'nin doğduğu Zülfadl (Sol-Fasol) köyünden bir genç askere çağrılmıştı. Yetim olan bu temiz genç, babasından kalma birkaç altınını, annesinden kalan hâtıra bilezik ve küpleri emânet edecek bir kimse bulamadı. Hepsini küçük bir çekmeceye koyup, Hacı Bayram-ı Veli'nin türbesine getirdi. Türbeyi ziyâret edip;
"Yâ hazret-i Hacı Bayram-ı Veli! Beni vatani vazifemi yapmak için çağırdılar. Annemden ve babamdan kalma şu hâtıraları emânet edecek bir kimse bulamadım. Bu küçük çekmeceyi zâtı âlinize emânet bırakıyorum. Eğer askerden dönersem, gelir alırım. Şâyet dönemezsem, istediğiniz bir kimseye verebilirsiniz!" diye münâcaat etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Latif Bir Şikayet

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Vehbi Tülek

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Bizi Hatirlayin!

"encümen-i Bîzebân"

Başka Du Bilmez Misin?

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Sünnet Akçesi

Cennetlik Hanım Isteyen...

Vehbi Tülek

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Vehbi Tülek

Allah Nasil Misafir Edilir?

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek