Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.566.324

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allahü Teâlânın Azabı Çok Şiddetlidir!

Abdurrahmân bin Ebî Zinâd hazretleri hadîs ve fıkıh âlimlerindendir. 100 (m. 718) senesinde doğdu. 174 (m. 790) senesinde Bağdâd’da vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Ata Efendi’nin Vatan Aşki

İstiklâl Harbi sırasında, İstanbul ile Anadolu arasındaki gizli haberleşmenin merkezi ve İstanbul'dan Anadolu'ya gitmek üzere hareket edenlerin üssü olarak kullanılan Özbekler Dergâhının şeyhi Atâ Efendi bu sırada büyük fedâkârlık ve kahramanlıklar gösterdi. İstanbul'un İngilizler ve İtalyanlar tarafından işgâl edildiği kara günlerde vatanı kurtarabilme çârelerini araştırdı. İngiliz işgâline, ilk karşı koyma hareketi olarak "Karakol Cemiyeti"ni kuranlar arasında yer aldı. Temsil ettiği dini ve mânevi kıymetleri, vatanın selâmet ve kurtuluşuna vakfetti. Kendisi gibi olan tasavvuf ehli ve âlim kimselerle elele vererek en gözü pek gençlerin gösteremediği cesâreti ortaya koydu, kapı kapı dolaşarak, birçoklarının ağızlarının açılmadığı o günlerde müminlere ümit telkin etti, başına sarındığı yeşil destârı, sarığı ve üzerindeki siyah cübbesi ile işgâl kuvvetlerinin dikkatini çekmeden çalışmalarını sürdürdü.

Vehbi Tülek

51 - İbn-i Haldûn'un Emîr Timur'la Görüşmesi

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Muradin Oğlu Ii. Mehmede Öğütleri

Vehbi Tülek

Dari Ekmek

Vehbi Tülek

Padişahlardan biri maiyetiyle birlikte bir gezintiye çıkmıştı. Yolu üzerindeki bir köyde çok yaşlı bir adamın tarlasına fidan dikmekle meşgul olduğunu gördü. İhtiyara uzaktan seslendi:- Baba, sen ne diye fidan dikmeye uğraşıyorsun? Maşallah yaşını yaşamışsın, bu diktiğin fidanların meyvesinden herhalde yiyemezsin. İhtiyar cevap verdi: - Bu diktiğim fidanların meyvesini bizim yememiz şart değil evlat. Biz nasıl bizden öncekilerin diktiği fidanların meyvesinden yedikse, bizim diktiğimiz fidanların meyvesini de bizden sonrakiler yer.

Midilli Müdafaasi

Vehbi Tülek

Sultan İkinci Bayezid Ve Sari Saltuk

Vehbi Tülek

Kirk Yillik KÂni

Vehbi Tülek

Mimar Sinan’in Yumurtalari

Vehbi Tülek

Destileri Kirmasinlar

Vehbi Tülek

Çelebi Halifenin Kerameti

Vehbi Tülek

45 - Kaleye Çekilen Bayrak Gibi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Kabir, âhiretin Ilk Durağıdır

Muhammed Zübeydî hazretleri hadîs ve nahiv âlimlerindendir. Suriye’de Humus’ta doğdu. O zamanki savaşlar sebebiyle Humus’tan ayrılıp Endülüs’ün (İspanya) Kurtuba (Cordoba) şehrine gidip yerleşti. 379 (m. 989) senesinde İşbiliye’de (Sevilla) vefât etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları şunlardır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Âmâ Hadîs âlimi Yûnus Bin Meysere

Vehbi Tülek

Yûnus bin Meysere, Tâbiinden, hadis âlimidir. Şam'da yaşamıştır. Âmâ idi. Birçok Sahâbiden (radıyallahü anhüm) hadis rivâyet etmiştir.
Yûnus bin Meysere'nin Hz. Muâviye'den rivâyet ettiği hadis-i şerifte;
"Hayr kalbe sükûnet verici, şer ise çarpıntı doğurucudur" buyurulmuştur.
Vasile bin el-Eska'dan (radıyallahü anh) rivâyet ettiği hadis-i şerifte;

Din Kardeşinin Yaptığı Nasîhati Kabul Et

Vehbi Tülek

Allahım, Bundan Hakkımı Al!.

Vehbi Tülek

Ebû Ya'la hazretleri Musul'da yetişen hadis âlimlerindendir. 210 (m. 825)'de doğdu. 307 (m. 919) yılında Musul'da vefât etti. "Müsned" ismindeki kitabı meşhurdur. Bu eserindeki hadis-i şeriflerden bazıları:

Peygamberlerin Mübârek Cesetleri Çürümez!

Vehbi Tülek

Seyyid Hasan Hulusi

Vehbi Tülek

Ebû Türâb-ı Nahşebî

Vehbi Tülek

Cenazeyi Definde Gecikmemeli

Vehbi Tülek

Bütün Ibâdetlerini Kusurlu Bil!

Vehbi Tülek

İhlâsla Karz-ı Hasen Verecek Kimdir?

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek

Bizi Hatirlayin!

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Yirmi Saniyede

Ölüyü Diriltemem

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Padişah Ve At

Vehbi Tülek

Bana Delil Getir

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek

Latif Bir Şikayet

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek