Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.220.456

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Tasavvuf Bir Ağaç Ise, Tövbe Onun Köküdür

Şeyh Yâkûbî hazretleri büyük velîlerdendir. 1222 (H.619) senesinde Bağdât'ta vefât etti. Evliyânın göz bebeği Seyyid Abdülkâdir-i Geylânî hazretlerinin sohbetleriyle yetişip kemâle geldi. Bağdât'ın kuzeydoğusundaki dergâhında sohbetleriyle insanlara doğru yolu gösterdi. Kendisinden kerâmetler, üstün hâller görülmeye başlandı. Sâlih bin Yâkûb el-Ukûbî şöyle anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Sultan I. Ahmed Ve Hediyesi

Sultan Ahmed Han, bir gün Hüdâyi hazretlerine bir hediye göndermiş, o da bunu kabûl etmeyerek iâde etmişti. Pâdişâh bu sefer aynı hediyeyi Şeyh Abdülmecid Sivâsi'ye gönderdi. Onun kabûl etmesi üzerine bir gün pâdişâh kendisine; "Bu hediyeyi Hüdâyi'ye gönderdiğim halde kabûl buyurmadılar." dedi. Abdülmecid Sivâsi de; "Pâdişâhım, Hüdâyi bir ankâdır ki, lâşeye tenezzül etmez." cevâbını verdi.Pâdişâh birkaç gün sonra Hüdâyi hazretlerinin sohbetine gidince; "Geri gönderdiğiniz hediyeyi Abdülmecid Efendi kabûl etti." dedi. Bu söz üzerine Hüdâyi hazretleri de; "Sultanım! Şeyh Abdülmecid bir deryâdır. Ona bir katre necâset düşmekle pislenmiş olmaz." diyerek zârifâne bir cevap verdi.

Vehbi Tülek

I. Viyana Kuşatmasi

Vehbi Tülek

Mohaç Meydan MuhÂrebesi

Vehbi Tülek

Alman İmparatorunun İstanbul Ziyareti

Vehbi Tülek

Sultan II. Abdülhamid Han, dostluk ve ittifak kurmak için Alman İmparatoru Kaiser Wilhelm'i İstanbul'a davet etmişti. II. Wilhelm ve İmparatoriçeyi getiren zırhlı ile beraberin deki savaş gemileri Çanakkale Boğazına gelince Âsâr-ı Tevfik ve Feth-i Bülend zırhlıları tarafından karşılandı. Padişah, Dolmabahçe Sarayının mermer rıhtımında misafirlerini karşıladı. Burada İmparatorla bir müddet görüştükten sonra onları akşam yemeğine Yıldız Sarayına davet etti. Misafirler Dolmabahçe sarayından, kalacakları köşke hareket ettiler. Akşam saatinde de hizmetlerine tahsis edilen saltanat arabalarıyla Yıldız Sarayına hareket edildi. Yollarda binlerce İstanbullu, İmparatora sevgi gösterisinde buluyordu.

Toprak Taşimaya Giderüm

Vehbi Tülek

Hakani Mehmed Bey’in Ricasi

Vehbi Tülek

Cezzar Ahmed Paşa Ve Napoeon Bonapart

Vehbi Tülek

Bu Yüzden Kara Çaldim

Vehbi Tülek

Koca Cafer Paşa

Vehbi Tülek

Kirimli Ahmet

Vehbi Tülek

Kirk Yillik KÂni

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Eskici Mehmed Dede

Eskici Mehmed Dede on altıncı yüzyılın sonunda ve on yedinci yüzyılın başında yaşamıştır. Pamuklu bez ticâretiyle meşgûl olduğu için "Eskici" diye meşhûr oldu. Aslen Amasyalı olup, 1619 (H.1028) senesinde Bursa'da vefât etti. Kabri, Abdülmü'min Efendi Câmii bahçesindedir...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Şeytanın, Kendisinden Ümidini Kestiği Kimse

Vehbi Tülek

Necmeddin-i Râzi hazretleri Necmeddin-i Kübrâ hazretlerinin yetiştirdiği evliyânın büyüklerindendir. Cengiz istilâsının meydana çıkacağı sırada, hocası Necmeddin-i Kübrâ hazretlerinin işâreti ile Anadolu'ya gelerek Konya'da Mevlânâ Celâleddin-i Rûmi ve Sadreddin-i Konevi ile görüştü. 654 (m. 1256)'da Bağdad'da vefât etti.
Bu mübarek zat, sohbetlerinde buyurdu ki:

Yüzde Beşten Fazla Kâr Almayan Zat

Vehbi Tülek

Yedi Kat Göklerin Ve Yerin Taşıyamadıkları Emanet

Vehbi Tülek

Hasen bin İbrâhim Fâriki hazretleri Şafii mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 433 (m. 1041) senesinde Diyâr-ı Bekr civarında bulunan ve bugün Silvan diye bilinen Meyyâfârikin şehrinde doğdu. Buraya nisbetle "Fâriki" denilmiştir. Bağdad'a gidip meşhur âlimlerden fıkıh ilmi okudu. Vâsıt şehrinde talebe yetiştirdi. 528 (m. 1133) senesinde orada vefât etti. Bu mübarek zat, bir dersinde şunları anlattı:

Hanım Velîlerden Seyyidet Nefîse

Vehbi Tülek

Allahü Teala Zaman Ve Mekândan Münezzehtir

Vehbi Tülek

Zeyneddin Muhammed Ebu’s-sürûr

Vehbi Tülek

Hiç Kimseyi Onun Önüne Geçirmez

Vehbi Tülek

Bid'at Ehli Ile Oturana, Hikmet Verilmez!

Vehbi Tülek

Tamah Ve Cimrilikten Sakınmak Lâzımdır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Hakikati Görmek

İmanı Ona Kafidir

Sakin Kalyona Binme

Namazini Ben Kildirayim

Allah Nasil Misafir Edilir?

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Vehbi Tülek