Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.241.869

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Dost Ve Akrabâ Ziyâretini Ihmal Etmemelidir

Ali Havâs hazretleri büyük velîlerdendir. 1534 (H.941) senesinde Kâhire’de vefât etti. Ümmî olup, okuma-yazması yoktu. Allahü teâlânın ihsânı ile Kur'ân-ı kerîm ve hadîs-i şerîfler üzerinde, âlimleri hayrette bırakan çok kıymetli açıklamalarda bulunurdu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Sultan Ii. Mahmud Han’in Takdiri

Sultan I. Mahmud Han, bütün saltanatı boyunca devam eden İran, Rus, Avusturya muharebelerini değerli kumandanları ile idare etti. Bilhassa hayatı muvaffakiyetlerle dolu Hekimoğlu Ali Paşa gibi yetişkin ve tecrübeli vezirleri, sadarette ve ordu seraskerliklerinde kullanarak muvaffak oldu. Sultan Mahmud Han hizmet edenleri takdir edip, kıymetli vezirlerini ufak tefek kusur ve hataları ve hatta mağlubiyetleri yüzünden derhal azil ve sair suretle cezalandırmaz ve hatalarını tashih için kendilerine imkan tanırdı. Bağdat Valisi Ahmet Paşa, İran seferleri dolayısıyla salahiyeti haricinde, izin almadan devlet tevcihatını istediği gibi yapması sebebiyle buradan alınarak Rakka valiliğine tayin olunmuştu. Bunun üzerine korkarak katledileceği vehmine kapılan Ahmet Paşa, Veziriazam Hekimoğlu Ali Paşa'ya mektup yazarak korkusunu bildirdi ve yardımını istedi. Ali Paşa bu mektubu Padişaha arzedince, Sultan Mahmud kendisine şunları yazdı:"Sadrazam tarafına gönderdiğin mektubun manzar-ı hümayunum olup, bazı fikir lere sahip olduğun anlaşılmıştır. Sen bu kadar zamandan beri seraskerlik ve tevcihat ile istediğini yapmış olmana rağmen, bundan sonra senden üstün başarılar ümid edilerek, bu hataların affolunmuştur."Bu ferman ile Sultan Mahmud Han, Ahmet Paşanın hizmetlerini takdir ettiğini ve ufak tefek bir kusur ile en ağır cezanın verilmeyeceğini bildirerek kendisini rahatlattı.

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman Ve Bahri Dede

Vehbi Tülek

Büyüklüğün Sirri

Vehbi Tülek

Kamaları Sökülmeyen Tek Batarya

Vehbi Tülek

27 Aralık 1916. Saat: 13.00

"Türk askeri cenge hazırlanıyordu. Biraz sonra kopacak kıyametin heyecanı ile benim de yüreğim çarparken; gözüm batarya dürbününün adesesinde, düşmanı seyrediyordum. Meis, güzel bir Pazar gününün neşeli havası içinde tatilin zevkini sürüyordu… Bizim taraftaki harekât ve gürültü gittikçe sükûn buldu. Herkesin kulağı, bir ağızdan çıkacak keskin bir kumandayı bekliyor. Ateeeş… Nihayet saat 13.25'te aylardan beri karşısındaki yabancı çığlıklara dişini sıkıp susan dört ağız birden alev kusmaya başladı…

CinÂs-i TÂm

Vehbi Tülek

Harp İlanindan Vazgeçsin

Vehbi Tülek

Traş Edilmiş Sakal Daha Gür Çikar

Vehbi Tülek

Sultanlar RikÂbinda Yürüsün!

Vehbi Tülek

Plevnenin Düşmesi Ve Gazi Osman Paşanin Teslim Olmasi

Vehbi Tülek

O Zaman Kiliç Ve Ok Devri İdi

Vehbi Tülek

104 - Devamli Baki Kalan İşlerle Meşgul Ol

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Mescid-i Nebevî, Takva Üzere Kuruldu

Nâsıruddin ibn-i Süneyne hazretleri hadis, ferâiz ve Hanbeli mezhebi fıkıh âlimidir. 535 (m. 1141) târihinde Bağdad yakınlarında Samarra'da doğdu. 616 (m. 1219) yılında Bağdad'da vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Peygamberleri Küçültücü Şeyler Söylemek Küfürdür!

Vehbi Tülek

Rızkullah bin Abdülvehhâb et-Temîmî hazretleri fıkıh âlimidir. 401 (m. 1011) senesinde Bağdad’da doğdu. Oradaki büyük zâtlarla görüşüp sohbet etti. Kendilerinden ilim öğrendi. Tasavvufta, Ebû Abdurrahmân es-Sülemî’den icâzet aldı. Câmi-i Mensûr’da vaaz eder, fıkıh öğretir, fetvâ verirdi. 488 (m. 1095)’de Bağdad’da vefât etti. “Şerh-ül-irşâd” kitabı meşhurdur. Bu eserinde şöyle anlatır: 

Yunan Bozguna Uğradı Fakat Şehîdimiz Çok!

Vehbi Tülek

Kalbin Hastalıktan Kurtulması Için

Vehbi Tülek

Müstekimzâde Süleymân Sâdeddîn Efendi Osmanlı âlim ve velîlerindendir. 1719 (H.1131) senesinde İstanbul'da doğdu. Zamânın ileri gelen müderrislerinden ilim öğrenip icâzet aldı. İstanbul'daki büyük velîlerden Mehmed Emin Tokâdî hazretlerini tanımak ve ona talebe olmakla şereflendi. Mehmed Emin Tokâdî, Ahmed-i Yekdest hazretlerinin, o da Muhammed Ma'sûm-i Fârûkî hazretlerinin halîfesiydi. Hocasının emriyle İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin Mektûbât'ını Türkçeye tercüme etti. 1787 (H.1202) senesinde vefât etti...

Melekler, Tövbe Edilen Günahı Hiç Yazmazlar!

Vehbi Tülek

Hatâ Ve Kusurları Affet, Görmezlikten Gel!

Vehbi Tülek

Hanefî'de Abdestin Sünnetleri

Vehbi Tülek

İkiniz De Dilediğiniz Nimetlerden Yiyin

Vehbi Tülek

Abdurrahîm Bin Muhammed

Vehbi Tülek

Kabrimi Ziyâret Edene Şefaatim Vâcib Oldu

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek

Yüz Vermedin!

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

İmanı Ona Kafidir

Üç Kandil

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Arafatta Görüşürüz

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Vehbi Tülek

Her Şeyi Göze Almıştı!

Vehbi Tülek