Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.547.576

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Her Işin Intizamı Doğruluk Iledir

Emînüddîn bin Neccâr hazretleri Şafiî mezhebi âlimlerindendir. 845 (m. 1441)’de Mısır’da doğdu. 929 (m. 1522)’de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Osmanli Askeri Ve Papazlar

Kanuni Sultan Süleyman Han Belgrad seferine çıkmıştı. Kaleye iki günlük mesafede son defa mola verdiler. Askerler, çevredeki çeşmelerden istifade edip abdest tazelemeye, su ihtiyaçlarını gidermeye çalışıyorlardı. Çeşmelerden birinin yakınında bir manastır vardı. Bu manastırın baş rahibi, Osmanlı askerinin durumunu öğrenip haçlı ordusunu haberdar etmek için, manastırdaki rahibelerden birkaçını süsleyip, ellerine verdiği testilerle çeşmeye gönderdi. Rahibelerin geldiğini gören Osmanlı askeri, hemen çeşme başından ayrılıp rahibe lere sırtlarını döndüler ve testilerini doldurup gidinceye kadar kimse dönüp bakmadı. Rahibeler gelip durumu anlatınca, hemen kağıt kalem istedi ve haçlı ordusu kumandanına şunları yazdı:

Vehbi Tülek

Sen Kim, Bu Evi Yapmak Kim

Vehbi Tülek

Burak Reis

Vehbi Tülek

Tez Sakabaşini Getirin

Vehbi Tülek

Fâtih Sultan Mehmed Han, İstanbul'u küffâr elinden kurtarmak üzere kuşatmıştı. Fetih ordusu İstanbul surlarına dayanmış, Fâtih Sultan Mehmed Han fethin gerçekleşeceği zamânı sabırsızlıkla bekliyordu. Leşker-i duâ adı verilen duâ ordusu âlimler ve veliler, fetih için gözyaşı dökerek duâ ediyorlardı. Kır atının üstünde heybet ve celâdetle duran genç hükümdâr, orduyu şevke getirici konuşmalar yapıyordu. Etrâfa dalga dalga yayılan ordu, Feth-i mübinin gerçekleşmesi için canla başla çarpışıyordu. Şehir düşmek üzere idi. İşte tam bu kritik zamanda ordunun arasında; "Ordu susuz kalmak tehlikesiyle karşı karşıya, kuyular boş, çeşmeler akmıyor." şeklinde bir söylenti yayılmaya başladı.

Gel Beru Topal Zorbabaşi

Vehbi Tülek

GÂzi Hüsrev Bey

Vehbi Tülek

İrlanda'dan Osmanli'ya Şükran

Vehbi Tülek

21 - Sokollu Mehmet Paşa'nin Şehadeti

Vehbi Tülek

Kuzey Afrika’yi İspanyollardan Kurtaran Osmanlilar

Vehbi Tülek

Abdülmecid Han Ve Misir Meselesi

Vehbi Tülek

Sağ Kolumu Kaybettim Ama Sol Kolum Var

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Fıkıh Ve Kıraat âlimi İbrahim Makdisi

İbrahim Makdisi hazretleri, fıkıh, kıraat, nahiv ve feraiz âlimlerindendir. 1148 (H.543) senesinde Suriye'deki Cemmail kasabasında dünyaya geldi. Buraları daha sonra Haçlıların eline geçince Şam'a hicret etti. Orada büyük âlimlerden fıkıh ilmi öğrendi. Daha sonra da Bağdad'a giderek, buradaki büyük âlimlerden kıraat ilmi ve nahiv tahsil etti.
Daha sonra Şam'a dönen İbrahim Makdisi, burada talebe yetiştirmekle meşgul oldu. Çok talebesi vardı. Bunlardan birçoğu, zamanın en büyük âlimleri oldular.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Dinimizde Hayânın Yeri Çok Mühimdir

Vehbi Tülek

Ebü'l-Fazl Bedrüddin Esedi hazretleri Şafii fıkıh âlimidir. 798 (m. 1395)'de Şam'da doğdu. Zamanın büyük âlimlerinden ilim tahsil ettikten sonra Şam medrese­lerinde ders verdi. Sonra Dârül'adl müftülüğü ve kadı nâibliği yaptı. 874'te (m. 1470) vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Abdülhak İşbilî

Vehbi Tülek

Fetvada Halka Imam, Takvada Melek Gibiydi

Vehbi Tülek

Muhammed Hakim Şah hazretleri Osmanlı âlimlerindendir. İran'da bulunan Kazvin şehrinde doğdu. İkinci Bâyezid Han zamanında Osmanlı hizmetine girdi, Yavuz Sultan Selim ve Kanuni Sultan Süleymân Han zamanlarında yaşamış, 928 (m. 1521) senesinde İstanbul'da vefât etmiştir. Bir dersinde şunları anlattı:

Yâ Resûlallah! Ecelimin Yaklaştığını Zannediyorum

Vehbi Tülek

İbrahim Bâcûrî

Vehbi Tülek

Onların Gönüllerini Ahiret Düşüncesi Kaplamıştır

Vehbi Tülek

Yüzleri Siyah Ve Gök Gözlü Iki Melek

Vehbi Tülek

anamın Elini Benim Için Öp!

Vehbi Tülek

Bid'at Ehli Ile Oturana, Hikmet Verilmez!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Ebû'l-Haseni'l-Harkâni hazretleri şöyle anlatır:

İki kardeş vardı. Bu iki kardeşin hizmete muhtaç bir anneleri vardı. Her gece kardeşlerden biri annenin hizmeti ile meşgul olur, diğeri Allah Teâlâ'ya ibâdet ederdi. Bir akşam, Allah Teâlâ'ya ibâdet kardeş, yaptığı ibâdetten, duyduğu hazdan dolayı kardeşine:

- Bu gece de anneme sen hizmet et, ben ibâdet edeyim, dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Vehbi Tülek

Sünnet Akçesi

Vehbi Tülek

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Anzakli Ömer

Padişah Ve At

B0r Çuval Toprak

Ayyaşin Sonu

Zalimlere Dersini Verdi!

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Vehbi Tülek

Allah'ın Emaneti

Vehbi Tülek

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Vehbi Tülek