Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.176.314

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Gariplerin Yol Arkadaşı Olmaktan Çekinme

Celvetî Abdülkerim Efendi Osmanlı dönemi şeyhlerinden fazilet ve irfan sahibi bir zat olup İstanbulludur. Pederi; Aziz Mahmud Hüdai'nin halifelerinden Karahisar-ı Şarkîli Şeyh Veliyyiddin Efendidir. Abdülkerim Efendi resmî ilimleri pederi ile zamanının büyük âlimlerinden tahsil ettikten sonra Lâleli yakınındaki Ahmedağa Camii vaizliğinde bulunarak halkın irşadı ve eser yazmakla vakit geçirdi. 1100 (m. 1688) senesinde vefat etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Doğru Yoldan Ayrilmamak

Aylaklıktan, başıboşluktan usanan, bunun çıkar yol olmadığını anlayıp doğru yola gelmeye karar veren mirasyedi bir adam, padişaha çıkıp, doğruluktan ayrılmadan, dürüstçe yaşamak için kendisine bir yol göstermesini istedi. Padişah da adama ağzına kadar dolu bir fıçı zeytinyağı verdi. Bunu tek bir damla bile dökmeden şehrin bir ucundan öbür ucuna götürmesini, bir damla dahi döktüğü takdirde hemen orada boynunun vurulacağını söyledi. Yanına da kontrol için yalın kılıç iki gözcü verdi. Adam fıçıyı kralın buyruğuna uygun şekilde, bütün gücünü, dikkat ve zekasını kullanarak bir damla bile dökmeden şehrin bir başından öbürüne götürdü. Sonra geri dönüp kralın huzuruna yeniden çıktı. Verilen görevi eksiksiz yerine getirdiğini söyledi. Padişah, adama sordu:

Vehbi Tülek

Zulm İle ÂbÂd Olanin

Vehbi Tülek

İstanbul’un Fethi Ve İnsan Haklari

Vehbi Tülek

Ii. Abdülhamid Han'in İmzasi

Vehbi Tülek

Saray kâtiplerinden Esad Bey anlatır:Bir gece önemli bir şifre almıştım. Bunu Sultan Abdülhamid Hân'a imzalatmak için, yatak odasının kapısını çaldım. Kapı açılmadı. Bir müddet bekledikten sonra, tekrar çaldım. Yine açılmadı. Üçüncü defa vuracağım sırada kapı açıldı. Karşıma çıkan sultan, havlu ile yüzünü siliyordu. bana şöyle dedi:"Evlâdım, beklettim kusûruma bakma! Daha kapıyı birinci çalışında kalktım. Gecenin bu saatinde geldiğine göre, mühim bir evrak olduğunu anladım. Abdestsiz idim. Bu milletin hiçbir evrakına abdestsiz imza atmadım. Abdest almak için geciktim. evrakı oku da dinliyeyim!..." Evrakı okudum. Besmele çekerek imzaladı. "Hayırlı olur inşâallah!" dedi.

Yavuz Sultan Selim’in Erlik Sözü

Vehbi Tülek

88 - Tekmeyle İade Edilen Altin

Vehbi Tülek

Iii. Osman Han Ve İstanbul’un Yeniden İmari

Vehbi Tülek

Sözümüzün Netîcesini Görürsün

Vehbi Tülek

Sahibinin Kursaği

Vehbi Tülek

İstanbul’da Üç Gece

Vehbi Tülek

Yedi-sekiz Hasan Paşa

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İnsanlar Ne Kadar Gaflet Içindeler

Ali bin Humeyd hazretleri Mısır'da yaşamış olan evliyânın büyüklerindendir. Mısır'da, Kûs kasabasında doğdu. 613 (m. 1216)'da Kınâ şehrinde vefât etti. İsmâil Menfelûti şöyle anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Safranbolulu Hacı Reşid Paşa

Vehbi Tülek

Hacı Reşid Paşa "rahmetullahi aleyh" son devir Osmanlı âlim ve devlet adamlarındandır. Safranbolu'da doğdu. Mülkiye mektebini bitirdikten sonra çeşitli memuriyetlerde bulundu. Kastamonu ve sonra Musul valiliğine tayin edildi. Buradan emekli olduktan sonra İstanbul'da ilim ile meşgul oldu. 1337 (m. 1918)'de İstanbul'da vefat etti. En meşhur eseri "Ruhü'l-Mecelle"dir. Bu kitapta şöyle yazmaktadır:

Dostlar, Dünya Ve Ahiret Sermayesidir

Vehbi Tülek

zeyd Bin Hayl Nasıl zeyd-ül Hayr Oldu!

Vehbi Tülek

Eshâb-ı kirâmın ileri gelenlerinden, büyük fakih ve müfessir Abdullah İbn-i Mesud "radıyallahü anh" hazretleri buyurdu ki:
Hicretin onuncu senesiydi. Bir gün Resûlullah "sallallahü aleyhi ve sellem" Efendimizin nurlu huzurundaydık. Bir zat çıkageldi ve doğruca Resûlullah Efendimizin yanına gitti. Tam bir edeple şöyle dedi:

Ca’fer Bin Muhammed

Vehbi Tülek

İmÂm-i Zehebî Şemseddin Kaymaz

Vehbi Tülek

Bin Seneye Bedel Bir Ömür

Vehbi Tülek

Eshâbıma Dil Uzatmakta Allahü Tealadan Korkunuz

Vehbi Tülek

Osman Hârûnî Hazretleri

Vehbi Tülek

Zeynüddîn Âmidî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abayi Yakmak

Abayi Yakmak

"Abayı yakmak." Bu tâbir mecâzen, "birine âşık olmak, tutulmak, gönül vermek" gibi mânâlar ihtivâ eder. Dervişler arasında birilerinin aşkının büyüklüğünden bahsedilecekse eskiden, "Ooo! Abası hayli yanıktır!" gibi ifadeler kullanılırmış.Eski tekke mimarimizin kompleksi içinde; bir mescid veya câmi, ortada şadırvanı olan bir avlu ve avluyu çevreleyen derviş hücreleri, büyükçe bir dershâne, mutfak, kiler, ambar v.s. bulunduğu bilinmektedir. Bilhassa kış aylarında dershânenin ocağı harlı ateşle yakılarak dervişânın burada toplanmaları sağlanır, böylece hem iktisat yapılmış, hem de uzun saatler mürşidden istifade ve istifâza etmeleri temin edilirmiş.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek

Padişah Ve At

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Bize Teveccüh Edin

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Sarayda İftar

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Alabilirsen Al

Vehbi Tülek

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Vehbi Tülek

B0r Çuval Toprak

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek