Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.301.766

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bir Erkek, Hanımına Zorla Iş Gördürürse âsilerden Olur!

Seydî Halîfe Osmanlı evliyasındandır. 1533 (H.940) senesinde Amasya'da vefât etti. Küçük yaşta ilim tahsîline başladı. Din ve fen bilgilerinde mütehassıs oldu. Halvetî tarîkatının büyüklerinden Şeyh Habîb-i Karamânî hazretleri Amasya'ya gelince ona bağlandı. Kısa zamanda yüksek derecelere kavuştu. Habîb-i Karamânî hazretlerinin baş halîfesi oldu, hocasının vefâtından sonra onun yerine geçip, insanlara hak ve hakîkati anlattı. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Ii. Mahmud HÂn’in Asilerin Elinden Kurtulmasi

28 Temmuz 1808 günü, Topkapı Sarayı, tarihinin en acı olaylarından birini yaşadı. Harem dâiresini basan 20 kadar azılı serseri, tekrar tahta çıkarılacağı anlaşılan III. Selim Hân'ı şehit etmiş, sonra da Şehzâde Mahmud'un peşine düşmüşlerdi. Onu da katledeceklerdi. Câniler, 23 yaşındaki şehzâdenin yanına vardıklarında, karşılarına III. Selim Hân'ın iki sâdık adamı dikildi: Anber Ağa ve Hafız İsa Ağa... Bunlar, kılıçlarını çekmiş, saldırganları durdurma ya çalışıyorlar dı. Ancak, durum ümitsiz ve vahimdi. Çok geçmeden hem kendilerinin hem Şehzâde Mahmud'un ecel şerbetini içmesi kaçınılmaz gibi görünüyordu. O sırada, hiç akla gelmeyecek bir imdat yetişti. Harem gediklilerinden Cevri Kalfa, sevgili şehzâdesinin elden gitmekte olduğunu görünce, hamam külhanından bir tas sıcak kül alıp koşturmuş, saldırganların yüzüne serpivermişti. Adamlar yanan gözlerini silip toparlanmaya çalışırken, o yeniden kül serpiyor du. Bu müdâhale, Anber ve İsa Ağalara yeterli zamanı kazandırdı. Şehzâde Mahmud'u hemen dama çıkardılar, oradan da aşağıdaki arkadaşlarının uzattığı merdivenle yere indirmeyi başardılar. Ertesi gün, genç şehzâde, 30. Osmanlı pâdişahı olarak tahta oturdu. Sultan II. Mahmud Hân, hayatını kurtaran bu kahraman kadını Hazinedar Ustalığı görevine getirdi, ona Çamlıca'da, içinde yeni köşküyle beraber geniş bir arazi bağışladı. Cevri Kalfa ise, zenginleşince kendini hayır işlerine vererek Divanyolu'nda büyük bir Sıbyan Mektebi ve bir çeşme yaptırıp, Üsküdar ve Eyüp'te vakıflar kurmuştur.

Vehbi Tülek

Kariştirinca Soğuyan Hoşaf

Vehbi Tülek

29 - Bir Ecdad Yadigarini Terkederken

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Ve Halimi Çelebi

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Han pâdişâh olmadan önce, Trabzon'da vâliyken Halimi Çelebi'yi kendine hoca edinip, talebe oldu ve ondan feyz aldı. Gece-gündüz onun huzûrundan ayrılmaz dı ve devamlı sohbetinde bulunurdu. Abdülhalim Efendiye pekçok iltifât ve ihsânlarda bulundu. Allahü teâlânın inâyet ve ihsâniyle Osmanlı tahtına geçip pâdişâh olunca, onu yine yanından ayırmadı. Devamlı birlikte olmak ister ve kendisiyle ilmi sohbetlerde bulunurdu. Halimi Çelebi, Yavuz Sultan Selim Han ile birlikte Mısır Seferine katıldı.Nakledilir ki: Yavuz Sultan Selim Han zamânında, Molla Şemseddin diye bir saray hocası vardı. Teheccüd namazını kılan, iyi huylu bir zâttı. Yazması çok süratliydi ki, on günde bir mushaf-ı şerifi yazıp bitirirdi. Yavuz Sultan Selim Han, Mısır feth olununca, hocası, Halimi Efendiye buyurdu ki: "Şemseddin bize Tarih-i Vassâf yazsın." Halimi Çelebi, pâdişâhın emrini Şemseddin Efendiye bildirdikten sonra, Şemseddin Efendi yirmi beş gün mühlet alıp, Halimi Çelebi'nin evinde yazmaya başladı. Ancak Halimi Çelebi'yi ziyârete gelenlerden bâzıları Molla Şemseddin'le tanış olduklarından onun hücresine de uğrarlar ve çalışmasına mâni olurlardı. Bunun için odasının kapısını kilitleyip ve üstten kapının sürgüsünü çekip hızla yazmayı sürdürdüğü sırada âniden yanında bir kimseyi oturur halde gördü. Korkup heyecanlandı.

İstanbul’da Üç Gece

Vehbi Tülek

59 - Fatih İle Molla Gürani

Vehbi Tülek

Ümid Bekler

Vehbi Tülek

Beni O Günlere Eriştirme

Vehbi Tülek

Tez Sakabaşini Getirin

Vehbi Tülek

78 - Orhan Gazi Ve Kesik Baş

Vehbi Tülek

Hasan Can’in Tabiri

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Tekebbür Etmek Haramdır

Ömer Cenzi hazretleri tefsir, nahiv ve edebiyat âlimidir. 478 (m. 1085)'de Azerbaycan'da Gence'de doğdu. 550 (m. 1155)'de Türkistan'da Merv'de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Helâl Kazanıp Helâl Yere Sarf Ediniz!

Vehbi Tülek

Bahâeddin et-Tavili hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 1836 (H.1252) senesinde Irak'ta Tavila'da doğdu. Babası Osman et-Tavili hazretleri onun yetişmesi için husûsi gayret gösterdi. Nakşibendiyye yüksek yolu usûlüne göre yetişerek, bâzı ilimleri o çevrede bulunan Mahmud Deşi gibi âlimlerden öğrendi. Zâhiri ilimlerde derin bir âlim, tasavvuf yolunda yüksek bir veli oldu. Babası ona hilâfet verip talebe yetiştirmekle vazifelendirdi. 1881 (H.1298) senesinde Tavila'da vefât etti. Talebelerinden Abdürrahim Mevlevi, hocasının sohbetlerini "Mir'ât-ül-Kâmil" adıyla toplamıştır. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Kabristanda Namaz Kılmak Nehyolundu

Vehbi Tülek

Kabrin Sıkması Da Azâbı Da Haktır

Vehbi Tülek

Mustafa Âsım Efendi Yüzüncü Osmanlı Şeyhülislâmıdır. "Mekkizâde" diye bilinir. 1187 (m. 1773)'de İstanbul'da doğdu. 1262 (m. 1846)'de aynı yerde vefât etti. Buyurdu ki:i

Yağmur, Ekine Önce Mi Sonra Mı Faydalı Olur?

Vehbi Tülek

Bedreddîn Zerkeşî

Vehbi Tülek

Yüzleri Siyah Ve Gök Gözlü Iki Melek

Vehbi Tülek

Dünyâ Ve âhiret Padişahı Olmak!

Vehbi Tülek

Cömertlik Ve Cesâret Şerefli Maksatlardır

Vehbi Tülek

Şeyh Sabri Hazretleri

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ayyaşin Sonu

Ayyaşin Sonu

Herkesin birbirini tanıdığı küçük bir kasabada, bir ayyaş yaşıyordu. Bütün gününü, gecelerinin çoğunu kasabanın meyhanesinde geçiriyordu. Evini, işini, çoluk-çocuğunu çoktan unutmuştu. Bu yüzden herkes kendisinden nefret ediyordu. Kimse kendisiyle ne doğru dürüst konuşuyor, ne de selam alıp veriyordu. Bu haldeyken günün birinde vakti saati doldu ve öldü. Kendisine yaşarken duyulan hoşnutsuzluk ölümünden sonra bile sürdürüldü. O kadar ki, namazını kılacak kimse çıkmadı. Cenazesi ortada kaldı. Adamın karısı, kocasının ölüsünü bir küfeye koyup sırtına yüklendi ve gömmesi için o çevrede yaşayan ve iyilik severliği ile tanınan bir çobana götürdü. Çoban bir çukur açıp adamı gömdü. Ardından herkes "Cehennemi boylamıştır" diye dünüşünüyordu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

SelÂmetle Gidip Gel

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

B0r Çuval Toprak

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Sünnet Akçesi

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Adalet Ve Tevazu

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Vehbi Tülek

Hakikati Görmek

Vehbi Tülek

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Vehbi Tülek

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek