Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.659.271

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Doktor Ve Ilâç Bulmak Takdîre Bağlıdır

İbrâhim bin Mûsâ el-Ebnâsî hazretleri evliyânın büyüklerinden olup Şâfiî mezhebi fıkıh âlimidir. 1325 (H. 725) senesinde Mısır'da Ebnâs köyünde doğdu. 1400 (H.802) senesinde hacdan dönerken yolda vefât etti. Mısır'daki Şâfiî mezhebi fıkıh âlimlerinin büyüklerinden olan Veliyyüddîn el-Menfelûtî ve Esnevî'den fıkıh okudu. İlim tahsîlini tamamladıktan sonra ders vermeye başladı. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

İki Milyon Sterline Banko

1839 yılında ilan edilen Tanzimat Fermanıyla birlikte Osmanlı İmparatorluğu artık bir Avrupa devleti kabul edilmişti. Bu tarihten itibaren gençler Avrupa ülkelerine tahsil yapmaya gönderilmeye aşlandı. Fakat oralara gidenler, Avrupa'nın teknolojisinden daha ziyade kültürünü alıp ülkemize getirdiler. Bu tarihten itibaren devlet kademelerinde görev alanlar, hep bu kültürle yetişmiş olanlardı. Bunlardan biri de Mısır Hidivi İsmail Paşanın kardeşi Mustafa Fazıl Paşa idi. Osmanlı Devletine, Mısır'da ve İstanbul'da uzun yıllar hizmet etmiş olan bu zat, oldukça zengindi. 1867 yılında bir görev için Paris'e gidiyordu. İstanbul'dan gemiyle, kumarhaneleriyle ünlü Monte Carlo'ya kadar geldi. Buradan trenle yoluna devam edecekti. Burada birkaç gün kaldı. Bir gün, Avrupa sosyetesinin uğrak yeri olan ünlü Casino'da oturmuş, gazetesini okuyordu.

Vehbi Tülek

Görev Şuuru

Vehbi Tülek

36 - Gel Kerem Eyle

Vehbi Tülek

Elçi Hazretleri Merak Etmesinler

Vehbi Tülek

Kırım harbi arefesinde Rusya, fevkalade elçi olarak Prens Mençikof'u İstanbul'a gönder di. Elçi, protkol icabı Sadrazamdan sonra Hariciye nazırını da ziyaret etmesi icabederken Mençikof, sadrazamı ziyaret ettikten sonra Hariciye nazırı Fuad Paşa'yı görmeden elçilik binası na gitti. Bunun üzerine Hariciye Nazırı Fuad Paşa bunu şahsına hakaret kabul ederek istifasını verdi.

Bulanık suda balık avlamayı pek seven İngiliz elçisi, Fuad Paşa'nın dargın olmasından istifade ederek:-Efendim size olan bu hakaret nedir? Devlet müşkilat içindeyken sizin gibi kıymetli bir şahsın iş başından bir kasd-ı mahsusa ile uzaklaştırılması iyi bir şey olmasa gerek. Sonra bbu devletin hali ne olur? Dedi.Fuad Paşa:-Elçi hazretleri, müşkülata uğrayan devlet, o makama benden daha emin ve daha erbab bulup getirmekte zorluk çekmez. Şu esnada o makama daha ehil birini getirmek lazımdır. Devlet-i Aliyye'de zor işlerin ehli olan zevat eksik değildir. Elçi hazretleri merak buyurmasın lar, benim istifamı kabul edenler, devletin halini bizden daha iyi düşünürler, cevabını verdi.

Ferid Paşa Ve Haci Abdullah Efendi

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman Han’in Çekmecesi

Vehbi Tülek

Mahkemeye Hazirim

Vehbi Tülek

Gördün Değil Mi?

Vehbi Tülek

Kendi Re’yimizle İş Yapmayiz

Vehbi Tülek

Din Ve Devlet Uğrunda Ölmeye Geldi

Vehbi Tülek

Hadim Sinan Paşa Ve Yavuz

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Hafız Mehmed Ali Efendi

Hafız Mehmed Ali Efendi son devir Osmanlı âlimlerindendir. 1865 yılında Harput'un Gözebaşı Köyü'nde doğdu. İlk tahsilini köyde yaptıktan sonra Harput'taki Kâmil Paşa Medresesi'ne devam etti. Beyzade Efendi ile sohbetlere katılarak tasavvufta yükseldi. 1928 yılında vefat etti. Bir sohbetinde "Kabir halleri" hakkında şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Fadlullah Burhanpûrî

Vehbi Tülek

Fadlullah Burhanpûri hazretleri Hindistan'da yaşamış olan İslam alimlerindendir. 1029 (m. 1620)'da Burhanpûr'da vefat etti. Tuhfetü'l-mürsele adlı eserinde şöyle yazmaktadır:

Allahü Teâlânın Öyle Kulları Vardır Ki

Vehbi Tülek

O Zatı Gördüğüne Dâir Şüphemiz Kalmadı

Vehbi Tülek

Şeyh Abdülmu'tî büyük velilerdendir. Kuzey Afrika memleketlerinden birinde doğdu. Gençliğinde zamânın âlimlerinden ilim öğrendi. Mâlikî mezhebi fıkıh bilgilerinde âlim oldu. Mekke’ye giderek, o sene hac için orada bulunan Zeynüddîn Hâfî hazretleriyle tanışıp, onun talebeleri arasına katıldı. Mekke-i mükerreme büyükleri arasında Şeyh-ül-Harem lakabıyla, kerâmet ve hâlleriyle de Müslümanlar arasında meşhûr oldu. On beşinci asrın sonlarında Mekke-i mükerremede vefât etti.

Tabir Edildiği Gibi Çıkan Rüya!

Vehbi Tülek

Destîna Hâtun

Vehbi Tülek

Cennete Ulaştıran Şeylerin En Üstünü, Dini Yaymaktır

Vehbi Tülek

İrâde-i Cüz’iyye Kulda Bir Hâldir

Vehbi Tülek

Kuzey Afrika Fatihi Ukbe Bin Nafi

Vehbi Tülek

Günâhına Tövbe Etmek Herkese Farz-ı Ayndır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Korkma!

Korkma!

Sinop'ta medfûn bulunan ve Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi'nin talebesi olan Mahmûd Kefevi hocasının şu kerâmetini anlattı:"Gemiye binip İstanbul'a gitmek üzere yola çıktık. Ben o zaman gençtim ve bu benim ilk yolculuğumdu. Hoş bir rüzgârla dört gün gittik. Sonra şiddetli bir rüzgârla deniz kabardı. Dalgalar her taraftan vurmaya başladı. Gemide bulunanlar korku, dehşet ve ümitsizlik içinde bâzı mal ve eşyâlarını denize attılar. Bu ızdırap ve sıkıntı bana da ümitsizlik vermeye başladı. Hocam Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi, geminin alt katında sâkin ve telaşsız bir halde oturuyor du. Dalgaların şiddetli vuruşları gemide bulunanların ve benim korkumu iyice arttırdı. Hocam bana bakıp; "Korkma! Allahü teâlâ bizi kurtaracak ve biz Erikli Kasabasının doğu tarafındaki Hacı Baba Dergâhında kuşluk vakti oturup süt içeceğiz ve incir yiyeceğiz." buyurdu. Gemici lerin hesâbına göre seksen mil yolumuz kalmıştı. Ebû Bekr Kefevi hazretleri sükûn ve vekar içinde tatlı ve güzel sesiyle Kehf sûresini okumaya başladı. Biz rahatladık ve korkumuz kalma dı. Halbuki dalgaların vuruşları hâlâ devâm ediyordu. Nihâyet Allahü teâlâ bizi, hocam Ebû Bekr Kefevi hazretlerinin duâsı bereketiyle kurtardı. Gecenin sabahında Erikli sâhiline çıkıp doğruca Hacı Baba Dergâhına ziyârete gitti. Biz de onu tâkib ettik. Hep birlikte oturduk. Hocamız Kur'ân-ı kerim okuyor biz de dinliyorduk. O sırada dergâhın çevresinden bir kadın iki elinde birer çanak ile çıkageldi. Kapları önümüze bıraktı. Biri süt, diğeri incirle doluydu. Şeyh Ebû Bekr Kefevi tebessüm ederek bize baktı ve; "Bismillah ile yiyiniz!" buyurdu. Biz besmele ile yedik. Hocamın bu kerâmetine şâhid olduğumuz zaman, 1542 (H.949) senesiydi."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sünnet Akçesi

Vehbi Tülek

O Kullarına Çok Merhametlidir

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Pişman Oldular!

Allah Haramdan Kaçani Korur

Sonunda Orta Yolu Buldular

İcÂzetin Sirri

Ölüyü Diriltemem

Her Şeyi Göze Almıştı!

Vehbi Tülek

Sakin Kalyona Binme

Vehbi Tülek

Ahde Vefa

Vehbi Tülek

Üç Kandil

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek