Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.840.930

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Zâhiri Halk, Bâtını Ise Hak Ile Olanlar

Ebü'n-Necîb Sühreverdî hazretleri Şâfiî mezhebi fıkıh âlimlerinden olup kerâmetler sâhibi velîlerdendir. 1097 (H.490) senesinde İran'ın Sühreverd kasabasında doğdu. İlim öğrenmek için gençliğinde Bağdad'a gitti. Fıkıh ilmini Es'ad Mühenî'den, hadîs ilmini Ali bin Neyhan'dan tahsil etti. Tarîkat hırkasını Kâdı Vecihüddîn'den giydi. 1168 (H.563) senesinde Bağdad'da vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Bu Yüzden Kara Çaldim

Osmanlı şairlerinden Çâkeri, bir ara Sultan II. Bayezid'e nedimlik etmiş ve sancakbeyliği de yapmıştı. Kendisi pek genç olmasına rağmen, hastalıktan dolayı rengi sararmış, sakalı da ağarmıştı. Bu yüzden sakalını siyaha boyardı. Bir gün Sultan II. Bayezid ona:

"Çâkeri, sakalındaki bu nuru ne için zulmete tebdil edersin? Ak sakalının yüzüne kara çalıp mücrimler gibi teşhir edersin?" diye sorunca Çâkeri:

"Devletlû padişahım! Yaşımı hiç şüphesiz ki bilirsiniz. Fakat sakalım yalan söylüyor. Bu yüzden ona kızdım. İntikam almak için yüzüne kara çaldım" cevabını verir.

Vehbi Tülek

58 - Sultan Murad'in Hayreti

Vehbi Tülek

Şeref Nişani Olacak Çamur

Vehbi Tülek

22 - Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

Kânûni Sultan Süleymân Hânın kadıaskerlerinden Mirim Kösesi diye meşhûr olan Muhammed Efendinin hizmet ve sohbetlerinde bulunup, ilmi yüksek derecelere kavuştu. Bu sırada dünyâdan ve dünyâ makamlarından yüz çevirip, tasavvuf ehlinden Sofyalı Bâli Efendinin dergâhına gidip, ona talebe oldu. Hizmetinde ve sohbetinde uzun müddet kalıp, feyz aldı. Tasavvufta yükselip, insanları Allahü teâlânın yüce dinine dâvet etmek ve Resûlullah efendimizin sallallahü aleyhi ve sellem güzel ahlâkını öğretmekle meşgûl oldu. Allahü teâlâya muhabbetinden dolayı, dünyâya hiç önem vermez oldu. Onun bu durumunu anlayamayan bâzıları pâdişâha şikâyet ettiler. Pâdişâh meselenin tahkik edilmesini emretti. Tahkikat için İstanbul'a geldi. Tahkikat sonunda berâat etti ve hakkındaki ithamlardan kurtuldu.

Sadece Emredileni Yaptik

Vehbi Tülek

Sakiz Adasinin Fethi Ve Nasuhi Efendi

Vehbi Tülek

Çeşme Faciasi

Vehbi Tülek

Hemen Tayin Edelim

Vehbi Tülek

Yildirim Bayezid’in Mendili

Vehbi Tülek

Sultan Iv. Mehmed Ve Cahidi Efendi

Vehbi Tülek

Ortaçağ'dan Hukuk Dersleri

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Kulumun Bana Olan Zannının Yanındayım

Mugire bin Abdurrahman Mahzûmî hazretleri Mâlikî fıkıh ve hadîs âlimidir. 124 (m. 742)’de Medine’de doğdu. Aralarında Mâlik bin Enes’in bulunduğu muhaddislerden hadis rivayet etti. Abbâsî Halifesi Hârûnürreşîd Medine kadılığını teklif etmişse de kendisi bunu kabul etmedi. 86 (m. 802)’de vefat etti. Naklettiği Hadis-i şeriflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ebû Bekr El-ferrâ Hazretleri

Vehbi Tülek

Ebû Bekr el-Ferrâ hazretleri Nişâbur'da yetişen velilerin büyüklerindendir. Onuncu yüzyılda yaşamıştır. 980 (H.370) senesinde Nişâbur'da vefât etti.
Bu mübarek zat, vaaz ve nasihatle, insanların kurtuluşu için gayret etti. Sohbetlerinde büyüklere hürmet etmenin ve ana-babanın rızâsını almanın ehemmiyeti üzerinde çok dururdu...

Ölüm Peşinizde, Cehennem Önünüzde

Vehbi Tülek

Abdesti Bozanlar Ve Bozmayanlar

Vehbi Tülek

Ebû Bekr Harrâni hazretleri Hanefi mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 549 (m. 1154) senesinde Urfa-Harran'da doğdu, 624 (m. 1227) senesinde aynı yerde vefât etti. Bağdad'da İbn-i Şâtil ve başkalarından hadis-i şerif dinledi. Daha sonra Vâsıt'a giderek orada Hanefi mezhebi fıkıh ilmi tahsil etti. Buyurdu ki:

İhsânda Bulunduğun Kimseyi Mahcup Etme

Vehbi Tülek

Seni âlemlere Rahmet Olarak Gönderdik!

Vehbi Tülek

İyi Anlamalıdır Ki, Ilim Üstâddan Öğrenilir

Vehbi Tülek

Musa Aleyhisselam

Vehbi Tülek

Abdülmelik Bin Habîb

Vehbi Tülek

Velîd Bin Velîd (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yeterki Kalbi Kirilmasin

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Bir hükümdarın pek çok cariyeleri vardı. İçlerinde pek güzel dilberler bulunmasına rağmen, siyah bir cariyeye daha fazla alaka ve sevgi gösterirdi. Diğerlerinin bunu çekemediğini fark eden padişah, bir gün kendilerine üzeri mücevheratla süsülü birer kristal bardak vermişti. Manevi değeri yanında maddi kıymeti de pek yüksek olan bu bardakları ellerinde tutan cariyeler, hayranlıkla bakarlarken padişah:
- Herkes elindeki bardağı yere vurup kırsın, demişti. Güzel cariyeler hediyelerini sinelerine bastırarak:
- Efendimizin bu kadar değerli bir hediyesini nasıl kırabiliriz! dediler. Siyah cariye ise padişahın emrini, hiç tereddüt etmeden ve vakit kaybetmeden der'akab yerine getirdi. Barfdak yere çarpılmış ve param parça olmuştu. Padişah siyah cariyeye hitaben: - Diğer cariyelerim bu kadar kıymetli bardağı kıramadıkları halde sen neden kırdın? dedi. Siyah cariyenin verdiği cevap ise çok takdire şayandı:
- Bana efendimin kalbi lazım, kadehin ne kıymeti olabilir. Yeterk ki onun kalbi kırılmasın!
Hükümdar, bu cevabın içerisinde diğerlerine gereken dersi vermiş bulunuyordu. Yüzü güze fakat özü çirkin bir kadın, kocasının kalbini kırmaya devam ettikçe, kalbte açtığı yaraya güzellik olamaz

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Firkateyne Bininiz

Vehbi Tülek

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Bize Teveccüh Edin

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Abdullah-i EnsÂrî

Latif Bir Şikayet

Vehbi Tülek

Fani Dünya

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Arafatta Görüşürüz

Vehbi Tülek

Allah Haramdan Kaçani Korur

Vehbi Tülek

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Vehbi Tülek