Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.432.224

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sevilmeyenden Yüz Çevrilir Beğenilene Dönülür

Ebü'l-Hasan Bekrî hazretleri meşhur velîlerden ve Şâfiî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 1545 (H.952) senesinde Kâhire'de vefât etti. Büyük âlim ve velilerden Abdülkâdir Deştûtî'ye intisab ederek manevi ilimlerde yükseldi ve icazet verilerek talebe yetiştirdi. Yazdığı eserlerden Şerh-ul-Âdâb kitabında şöyle nakleder:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Destileri Kirmasinlar

Bir gün Azapkapı'da... Keyif bu ya Hatice Turhan Sultan, İstanbul'u dolaşmaktan çok hoşlanır. Yanına sadık nedimesini alır, güzergahı arabacıya bırakır. İhtiyar faytoncu Valide Hanım'ın huyunu iyi bilir. Daha ziyade fukaranın içine sürer ve gezi bir garip gönlü yapılarak sonlanır. İşte yollarının Azapkapı'ya çıktığı günlerden birinde, boyu büyüklüğünde destiyi sürükleyen minik bir kız dikkatini çeker ve dizginlere asılır. Arabanın perdesi belli belirsiz aralanır ve bir çift meraklı göz küçük kıza takılır. Kızcağız güç halle destiyi kucaklar, lüleye dayar. Alttan diziyle destek verip doldurur ama indirmesi çok zordur. Nitekim beklenen olur, ağır desti yalağa çarpar ve parçalanır. Minik kız kısa bir şaşkınlığın ardından kırıkları toplamaya başlar. Bir yandan içli içli ağlar, bir yandan dizini döve döve ağıt yakar.

Vehbi Tülek

Ben Kendi İşimi Yapayim

Vehbi Tülek

Bir KurÂn-i Kerim, Bir SelÂm-i Şahane Ve Hilafetin Gücü

Vehbi Tülek

Medeniyet Merkezi İstanbul

Vehbi Tülek

Bir İspanyol, 1552-1556 yıllarında Türkiye'de geçirdiği dört yılını anlatır. Aynı zamanda bir hekim olan bu seyyah, Cenova'dan Napoli'ye giderken Türk gemicilerine esir düşmüş ve İstanbul'a getirilmiş. Daha sonra, tıp bilgisini göstererek Kaptan-ı Derya Sinan Paşa'nın hekimleri arasına girmeyi başarmış. Adı Petro. Seyahatnamesinde, dört yılını yaşadığı Kanuni devrinin yaşantısını gözler önüne serer. Biraz da imrenerek.İşte seyahatnameden birkaç kesit: "İstanbul öyle işlek bir şehir ki, buraya günde İspanya'nın Valladolid şehrinin nüfusu kadar yabancı girip çıkar.""Türklerin bıraktığı hayır eserleri, bizde bırakılandan çoktur. Türk zenginleri, bizimkilerden daha cömert davranırlar.""Türkler sadece insanlara değil, hayvanlara bile iyilik yapmayı sevap sayarlar. Bir-iki düzine ciğer satın alıp, kedi ve köpekleri doyuranlara çok rastlanır."

16 - Yavuz Ve Sina Çölü

Vehbi Tülek

Yüz Sopa

Vehbi Tülek

Genç Kadiasker

Vehbi Tülek

İnanilmaz Arttirma

Vehbi Tülek

Eşeklerin Yardimi

Vehbi Tülek

Emirsultan’in Himmeti

Vehbi Tülek

Gazi Osman Paşa’nin İstanbula Dönüşü

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İbn-i Sükeyne

İbn-i Sükeyne hazretleri hadis ve fıkıh âlimlerindendir. 519 (m. 1125) senesinde doğdu. 607 (m. 1210)'de Bağdad'da vefât etti. Naklettiği Hadis-i şeriflerden bazıları şunlardır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İbâdetlerin En Üstünü Namaz Kılmaktır

Vehbi Tülek

Molla Tâhir-i Bedahşi hazretleri İmâm-ı Rabbâni hazretlerinin talebelerinin önde gelenlerindendir. Önce subay idi. Resûlullah efendimizin rüyâda verdiği emirle, askerliği bırakarak tasavvuf yoluna girdi. Doğum ve vefât tarihleri belli değildir. On yedinci asrın sonlarında vefât etti. İmâm-ı Rabbâni hazretlerinin Molla Tâhir-i Bedahşi'ye yazdığı mektuplardan ikisi:

İmânı Dil Ile Söylememek!..

Vehbi Tülek

Emîr-i Çin Osman Efendi

Vehbi Tülek

Şeyh Osman Efendi, Şeyh Ahmed Yesevi hazretlerinin halifelerindendir. 1240 (H.638) yılında Yozgat-Osmanpaşa'da vefât etti...
Şeyh Ahmed Yesevi hazretlerine Çin'den bir heyet gelerek kendilerine İslam dinini öğretecek bir hoca göndermelerini istedi. O da Şeyh Osman Efendi'yi gönderdi. Bu sebeple "Emir-i Çin" adıyla meşhur oldu...

Ali İdrîsî

Vehbi Tülek

İbni Ferrâ

Vehbi Tülek

Cennet Kapılarının Açıldığı An

Vehbi Tülek

Müminlerin Rızkı Bu Ayda Artar

Vehbi Tülek

Ölümü Hatırlayan Kimseye Ne Mutlu!

Vehbi Tülek

Hastalar, Seher Vaktinde Rahatlar

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Hakikati Görmek

Hakikati Görmek

Mevlana Celaleddin-i Rumi hazretleri Mesnevi'de şöyle bir hikaye anlatır: ıki atlı arkadaş yola çıkmışlar. Fakat birisi âmâ imiş. Giderlerken âmâ olan şahıs, kamçısını düşürmüş. Fakat arkadaşına itimad edemediği için, yerden almasını söylememiş, inmiş atından el yordamıyla kamçıyı aramış. Derken, kendi kamçısını bulamamış ama eline ondan daha güzel yumuşak bir şey geçmiş. Bu kamçı daha güzelmiş diyerek alıp atına binmiş. Fakat o kamçı diye bulup aldığı, gecenin soğuğundan hareketsiz duran bir yılanmış. Derken biraz sonra hayli ilerlemiş olan arkadaşına yetişmiş. Arkadaşı sormuş

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Vehbi Tülek

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Firkateyne Bininiz

İmanı Ona Kafidir

O Kullarına Çok Merhametlidir

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Vehbi Tülek

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek