Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.889.129

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

En Büyük Hayır Ve Iyilik Resûlullah'a Uymaktır.

Seyyid Abdülvehhâb Buhârî hazretleri Hindistan'da yaşayan evliyânın büyüklerindendir. 1525 (H. 932)'de Delhi'de vefât etti. Mültan'da, Seyyid Sadreddîn Buhârî'den naklî ilimleri ve tasavvuf ilmini tahsil edip, yüksek derecelere kavuştu. Delhi'ye giderek talebe yetiştirdi. Hocası Seyyid Sadreddîn Buhârî'den şu sözleri duydu:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Bodrumlu Fedai Musa

Sene 1669. Veziriazam Köprülüzade Fazıl Ahmed Paşa, Girit'te aylardır alınamayan Kandiye kalesi önlerinde. Kaleyi kuşata Osmanlı askerinin mühimmat ve yiyecek ikmali, Hanya'dan gemilerle getiriliyor ve Kandiye önlerindeki Çanak limanına indiriliyordu. Vene dikliler, Osmanlı askerinin Çanak limanından ikmal yaptıklarını öğrenince 12 gemilik bir filo ile orasını abluka altına aldılar. Fazıl Ahmed Paşa, hemen Memizade Mehmed Paşa kuman dasında 12 gemiden müteşekkil bir filoyu oraya göndererek kuşatmayı kırmak istedi. Fakat bunu haber alan Venedikliler, Çanak limanına takviye olarak 20 gemi daha gönderdiler. Bun dan Memizade Mehmed Paşanın haberi yoktu ve düşman kuvvetlerini 12 gemiden ibaret zannediyordu.

Vehbi Tülek

Medine Ve Bağdad Demiryolu Projesi

Vehbi Tülek

Sultani Zafere Zorlayan Müderris

Vehbi Tülek

Asirlarca Araliksiz Okunan Kur’Ân-i Kerîm

Vehbi Tülek

Ünlü şair Yahya Kemal, İstanbul'un işgal altında bulunduğu günlerde, İngilizlerin Topkapı Sarayını yağmalayacağı söylentileri üzerine derhal saraya gitmiş ve Saray Katiplerinden Lütfi Bey ile dolaşırken intibalarını dile getirmişti. Bu yazısında, Hırka-i Saadet Dairesi'nde karşılaştı ğı manzarayı şöyle anlatır:"Revan Köşkü'nde gezerken kulağıma derinden bir Kur'ân-ı Kerim sesi geldi. Birdenbire İslam mimarisini tam mânâsıyla gördüm. Çünkü İslam mimarisnin içinde, bir ruh gibi, muhak kak rahle başında bir Kur'ân-ı Kerim sesi lazım. O olmadığı zaman bu mimâri, kuru bir şekilde görünüyor. Bu fikrimi rehberim Lütfi Bey'e söyledim ve bu Kur'ân sesinin nereden geldiğini sordum. "Hırka-i Saâdet Dairesinden" dedi. Yavaş yavaş sesin geldiği pencereye baktım; yeşil yemyeşil, rûhâni yeşilm bir daire, pencereye arkasını çevirmiş bir hafız, öteki aleme dalmış bir ruhun istirahatiyle okuyor, diğer bir hafız da gözlerini yummuş, bir köşede tesbihini çekerek bekliyor.

Âlim Sadrazam FÂzil Mustafa Paşa

Vehbi Tülek

Osmanlilarda Okçuluk

Vehbi Tülek

Traş Edilmiş Sakal Daha Gür Çikar

Vehbi Tülek

Alin Terinde Bereket Vardir

Vehbi Tülek

Tek Başina Bir Ordu: Ebussuud Efendi

Vehbi Tülek

Kosova Şehidi

Vehbi Tülek

Şehid Derviş Paşa

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Seydîzâde Abdurrahmân Efendi

Seydizâde Abdurrahmân Efendi Osmanlı âlimlerinden olup Amasya'da doğdu. 983 (m. 1575)'de İstanbul'da vefât etti. Bursa'da, Ankara'da, Akşehir'de, İznik'te Edirne'de medreslerde müderrislik ve Haleb, Bursa ve Mekke'de kadılık yaptıktan sonra Rumeli kadıaskerliğine tayin edildi. 983 (m. 1575)'de İstanbul'da vefât etti. Hidâye adlı meşhûr fıkıh kitabının baş kısmına, "Tergib-ül-edib" adıyla bir haşiye yazdı. Bu eserinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ebû Saîd Kaylavî

Vehbi Tülek

Ebû Said Kaylavi, Allahü teâlânın sıfatlarında bilgi sâhibi, kerâmetleri görülen bir zât idi. Kaylaviye ve çevresindeki insanlar huzûruna gelip bilmediklerini sorarlar, kendisinden fetvâ alırlardı. O kadar çok gelen olurdu ki, yüksek bir kürsi yaptırmak mecbûriyetinde kaldı. Kürsi üzerinde, insanların dertlerine çâre olurdu. Nasihatleri ile pekçok kimsenin doğru yola gelmesine sebeb olurdu...

Şemsüddîn Tetâî

Vehbi Tülek

Hakîm Senâî Hazretleri

Vehbi Tülek

Hakim Senâi hazretleri, Afganistan velilerdendir. 1071 (H.464) senesi Gazne'de doğdu. 1140 (H.535) senesi Gazne'de vefât etti. Kabri ziyâret mahallidir.
Hakim Senâi, memleketi olan Gazne'de, iyi bir tahsil gördü. Zamânının âlimlerinden okuyup üstün bir dereceye yükseldi. Şâirlik kâbiliyeti sebebiyle çeşitli dillerde şiirler söyledi. Bir ara sultanın hizmetinde bulundu. Şöhreti kısa zamanda her yere yayıldı. Birçok yerler dolaştı. Neticede Gazne'den Horasan'a geldiğinde evliyânın büyüklerinden Yûsuf-ı Hemedâni hazretlerinin sohbetlerine katılıp talebesi olmakla şereflendi. Mânevi olgunluklara ve velilik makamlarına kavuştu.

Küfür Ve Büyük Günahlar

Vehbi Tülek

Güzel Huylar Kalpten, Kötü Huylar Nefistendir

Vehbi Tülek

Müslümanları Tahkir Edip, Aşağı Görenler

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ, Insanları Başıboş Bırakmadı

Vehbi Tülek

Allah'tan Başkası Için "yarattı" Demek!

Vehbi Tülek

Seyyid Ahmed Bedevî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Korkma!

Korkma!

Sinop'ta medfûn bulunan ve Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi'nin talebesi olan Mahmûd Kefevi hocasının şu kerâmetini anlattı:"Gemiye binip İstanbul'a gitmek üzere yola çıktık. Ben o zaman gençtim ve bu benim ilk yolculuğumdu. Hoş bir rüzgârla dört gün gittik. Sonra şiddetli bir rüzgârla deniz kabardı. Dalgalar her taraftan vurmaya başladı. Gemide bulunanlar korku, dehşet ve ümitsizlik içinde bâzı mal ve eşyâlarını denize attılar. Bu ızdırap ve sıkıntı bana da ümitsizlik vermeye başladı. Hocam Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi, geminin alt katında sâkin ve telaşsız bir halde oturuyor du. Dalgaların şiddetli vuruşları gemide bulunanların ve benim korkumu iyice arttırdı. Hocam bana bakıp; "Korkma! Allahü teâlâ bizi kurtaracak ve biz Erikli Kasabasının doğu tarafındaki Hacı Baba Dergâhında kuşluk vakti oturup süt içeceğiz ve incir yiyeceğiz." buyurdu. Gemici lerin hesâbına göre seksen mil yolumuz kalmıştı. Ebû Bekr Kefevi hazretleri sükûn ve vekar içinde tatlı ve güzel sesiyle Kehf sûresini okumaya başladı. Biz rahatladık ve korkumuz kalma dı. Halbuki dalgaların vuruşları hâlâ devâm ediyordu. Nihâyet Allahü teâlâ bizi, hocam Ebû Bekr Kefevi hazretlerinin duâsı bereketiyle kurtardı. Gecenin sabahında Erikli sâhiline çıkıp doğruca Hacı Baba Dergâhına ziyârete gitti. Biz de onu tâkib ettik. Hep birlikte oturduk. Hocamız Kur'ân-ı kerim okuyor biz de dinliyorduk. O sırada dergâhın çevresinden bir kadın iki elinde birer çanak ile çıkageldi. Kapları önümüze bıraktı. Biri süt, diğeri incirle doluydu. Şeyh Ebû Bekr Kefevi tebessüm ederek bize baktı ve; "Bismillah ile yiyiniz!" buyurdu. Biz besmele ile yedik. Hocamın bu kerâmetine şâhid olduğumuz zaman, 1542 (H.949) senesiydi."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Bizi Hatirlayin!

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Pişman Oldular!

At Hirsizi

Vehbi Tülek

Padişah Ve At

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Vehbi Tülek

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Vehbi Tülek

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Vehbi Tülek