Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.145.150

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Dünyâ, Mihnet Ve Sıkıntı Üzerine Kurulmuştur

Yekdest Ahmed Efendi, Muhammed Ma'sûm hazretlerinin yetiştirdiği yedi bin mürşid-i kâmilden biridir. Irak’ta Cüryân'da doğdu. 1707'de Mekke'de vefât etti. Ticâret için Cüryân'dan Hindistan'a gidiyordu. Yolda çoluk-çocuğunun tâûn hastalığından vefât ettiklerini haber aldı. Bu acı haberin etkisinde iken kervan eşkıyâ baskınına uğradı. Şakîler kervandakilerin bütün mallarını aldılar. Onun da mallarını aldıktan sonra sol elini bileğinden kestiler. Kendisine bu sebeple "Yekdest", tek elli denildi... Bütün bu sıkıntılara rağmen Rabbini zikrediyor ve sabrediyordu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Küçük Bir Çamur Denizi Sulandirmaz

Sultan Ahmed, Şeyhi Aziz Mahmud'a bir hediye sunmak istiyordu. Mürşidinin kendisin den bu hediyeyi kabul etmesi onu çok memnun edecekti. Sultan Ahmed bir gün kendine uygun gördüğü bir hediyeyi Aziz Mahmud Hüdayi Hazretlerine gönderdi. Ama Şeyh Hazretleri kabul etmedi. Şüphesiz bu kabul etmeyiş, sultana karşı bir tavır anlamına gelmiyordu. Evliyanın büyüklerinden çoğu prensip olarak hediye kabul etmezdi. Bu, büyük insanların dünya malına hangi gözle baktıklarını, başkaları için ulaşılmaz sayılan şeylerin nazarlarında hiçbir değer taşımadığını ifade etmenin bir yoluydu. Sultan Ahmed şeyhi Hüdayi'nin kabul etmediği hediyeyi yine bu devrin evliyasından Abdülmecid Sivasi'ye gönderdi ve o da kabul etti. Kendisine, padişahın aynı hediyeyi Aziz Mahmud Hüdayi'e sunduğu ama kabul etmediği de hatırlatıldı. Sivasi Hazretleri gerçek büyüklere yakışır bir tutum ortaya koydu: "Hüdayi Hazretleri bir karga değildir ki leşi kabul etsin" dedi. Aziz Mahmud Hüdayi'ye de "Sizin kabul etmediğiniz hediyeyi Şeyh Sivasi kabul etti" dediler. Şu cevabı verdi: "Onun için hiç bir mahzuru yoktur. Çünkü o öyle büyük bir ummandır ki bir parçacık çamurun kendini bulandırmayacağını bilir."

Vehbi Tülek

Ülkemde Bu Adama CevÂb Verecek Bir Âlim Yok Mu?

Vehbi Tülek

Padişah Az Vermez

Vehbi Tülek

3 - İstanbul'un Fethi (manzum Hikaye)

Vehbi Tülek

Yıl bin dört yüz elli üç, mevsim bahar, ay Nisan
Geldi Bizans önüne genç Padişah Mehmed Han
İstanbul önlerinde kurdu karargahını
Ümit ve iştiyakla sürüyordu atını

Ben Nasil Biri İki Eyledimse

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Mahmud Han’in Takdiri

Vehbi Tülek

Kanuni’nin Merhameti

Vehbi Tülek

Ne Oldum Dememeli

Vehbi Tülek

Baltaci Mehmed Paşa Ve Ünsi Hasan Efendi

Vehbi Tülek

Occhiali (kiliç Ali Paşa)

Vehbi Tülek

Mücevherli Minare

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Farza Ve Harama Önem Vermemek Küfürdür

Takıyyüddin Muhammed el-Fütûhi hazretleri Hanbeli fıkıh âlimidir. 898 (m. 1492)'de Kahire'de doğdu. Burada medrese tahsilinden sonra Şam'a giderek ilmini ilerletti. Kahire'ye döndüğünde Hanbeli kâdılkudâtı olarak tayin edildi. 972 (m. 1564)'de vefat etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah Adamlarında Üç Alâmet Vardır

Vehbi Tülek

Gümüşlüzâde Şücâeddîn İlyâs hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Amasya'da doğdu. Zamânındaki âlimlerden aklî ve naklî ilimleri tahsîl etti. Amasya müftîliği vazifesini yürüttü. Tîmûr Han Amasya'yı aldığı zaman, onu Türkistan'da bulunan Şirvân ahâlisinin istifâdesi için gönderdi. Şirvân'da kâdılık ve ilim öğretmekle meşgûl oldu. Sonra kâdılıktan ayrıldı ve Ârif-i billah Sadreddîn Hayâvî'nin sohbetiyle şereflendi. Sonra memleketi olan Amasya'ya döndü.1433 (H.837) târihinde Amasya'da vefât etti.

Ali Bin Ahmed Adevî

Vehbi Tülek

Onlar, Katıksız Ekmek Gibidir

Vehbi Tülek

Zekeriyyâ Ensâri hazretleri Şafii mezhebi fıkıh âlimi ve evliyânın büyüklerindendir. 826 (m. 1423) senesinde Mısır-Senike'de doğdu. 926 (m. 1520) senesinde Kâhire'de vefât etti. Küçük yaşta Câmi-ül-Ezher'e girerek bütün ilimleri öğrenip, hepsinde mütehassıs oldu. Tasavvufta Muhammed Gamri'nin sohbetlerinden de çok istifâde etti. Abdülvehhâb-ı Şa'râni, Tabakât-ül-Kübrâ'sında şöyle yazmaktadır:

Kıyamet Günü Kendisine Gıpta Edilecek Kimse

Vehbi Tülek

Şerefüddîn Ahmed Makdisî

Vehbi Tülek

Cenâb-ı Hak, Hazreti Âdem'in Çocukları Ile Bu âlemi Süsledi

Vehbi Tülek

Oruç Lüzumsuz Bir Amel Değildir

Vehbi Tülek

Hübeyret-ül-basrî Hazretleri

Vehbi Tülek

Söz, Dinleyene Göre Söylenir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Sarik Ve Sakal

Sarik Ve Sakal

Eski elbiseli, fakir ve köse bir alim, bir kadı'nın mahkemesinde alimler sırasında üst sırada oturur. Kadı gerek giyiminden gerese tanımadığından olacak sert sert bakar. Bunun üzerine, Kadının adamı fakir alimin yanına gelerek: -Buradan kalk. Haddini bil burası senin yerin değil. Herkes meclisin üst tarafına layık olamaz. Senin yerin aşağısı.Ya git oraya otur, ya da çık git, der. Alim, bakar ki olacak gibi değil, kalkar ve aşağılarda bir yere oturur. Derken alimler fıkıh konusunda tartışmaya başlarlar:-Hayır, evet, kabul edemem, ben haklıyım, şeklinde her biri birbirine üstünlük kurma sevdasıyla mücadelelerini sürdürür her biri bir dövüş horozuna döner. Bir karmaşadır gider. Fakir alim dayanamaz kalkarak: -Lütfen bir kere de beni dinlermisiniz? Bu konuda benim de söyleyeceğim bir kaç söz var.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Vehbi Tülek

Firkateyne Bininiz

Vehbi Tülek

Karşılık Beklemiyorum

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Garip Karşilanan Bir Adak

Değişen Sizin Kalbiniz

Başka Du Bilmez Misin?

Vehbi Tülek

Gül Yaprağı

Vehbi Tülek

Anzakli Ömer

Vehbi Tülek

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Vehbi Tülek