Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.904.491

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Mezheb Imâmlarının Sözlerini Ancak âlimler Açıklayabilir!

İmâm-ı Şa'rânî hazretleri Mısır evliyâsının büyüklerinden ve Şafîi mezhebi fıkıh âlimidir. Mısır'ın Kalkaşend kasabasında 1493 (H.898) de doğdu. 1565 (H.973) de Mısır'da vefât etti. Genç yaşında ilim tahsiline başlayarak, hadîs ve fıkıh ilimlerinde ehliyet kazandı. Tasavvuf yolunda da çalışarak, pekçok velînin feyiz ve teveccühlerine kavuştu. Bunların başlıcası, Aliyy-ül-Havvâs hazretleridir.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Ezan Sesleri DevÂm Etsin!

Kurtuluş savaşı yılları. İznik'le Mekece arasındaki bir mevkide Hâlid Paşa kuvvetleri yeni bir savaşa girmenin hazırlığı içinde bulunuyor. Bütün efrâd hazır vaziyette durmaktadır. Yoklama yapıldıktan sonra heybetli, siyah sakallı, ilim ve fazilet sembolü, sarığıyla kır bir atın üzerinde Ali Rızâ Acara Efendi meydana çıktı. Efrâdı bir baştan bir başa at üstünde dolaştıktan sonra orta yerde durdu. Gür sesi ile ruhlara rahatlık, heybet ve heyecan veren şu konuşmayı yaptı:"Askerler! Kardeşlerim! Mübârek dinimizin ana şartlarından biri de hacdır. Hacılar hac maksadıyla mübârek Kâbeye gittikleri zaman orada "Hacerü'l-Esvede" yüzlerini, gözlerini sürmek sûretiyle onu öperler. Çünkü Hacerü'l-Esved cenâb-ı Rabbülâlemin tarafından Cennet'ten gönderilmiş mübârek bir taştır. Siz de bugün öyle şerefli bir mücâdele ve hizmet üzerindesiniz ki, cenâb-ı Hakk'ın yardımıyla muvaffak olup, zafer müyesser olunca, bütün millet, ihtiyar analarımız, güngörmüş babalarımız, genç kızlar, çocuklar, hâsılı bütün arkada bıraktıklarımız Hacerü'l-Esvedi öpen hacıların heyecan ve iştiyakiyle sizi sarılıp öpecek ve bağrına basacaktır.

Vehbi Tülek

61 - Damat İbrahim Paşa'nin Kanuni'ye Cevabi

Vehbi Tülek

Padişaha Nasihat

Vehbi Tülek

Ehli Sünnetin HÂmisi Iv. Murad Han

Vehbi Tülek

Sultan Dördüncü Murâd Han, Safevi saldırılarının önüne geçmek için ordunun başında sefere karar verip, hazırlıkları tamamladı. 18 Mart 1635'te Revan Seferine çıkan Dördüncü Murâd Han, önceden tesbit ettirdiği zorbalardan yolu üzerindekileri cezâlandırdı. 27 Temmuz 1635'te Revan önlerine ulaştı. Sefer boyunca ordunun başında bulunup, askerlerle alâkadar olan, kuvvet, heybet ve dehşetinden ürkülen Sultan Murâd Hana ordu içinde büyük bir emniyet ve hürmet hissi uyandı. 28 Temmuz 1635 gecesi başlatılan Revan kuşatmasında bütün muhârebe plânları tatbik edildi. Sultan Murâd Hanın kuşatmanın ilk gecesi yaralanan askerleri ateş hattından geriye çektirerek hastahâne çadırlarında, cerrahlar tarafından tedâvi ettirip, ilâçlarının verilmesini emretmesi ve top atışlarında bulunması askerleri coşturdu. Revan kalesini düşürmek için yapılacak umûmi taarruz öncesinde Safeviler vire ile teslim olmak istediklerini bildirdiler. 8 Ağustos 1635'te Revan kale muhâfızı Emirgûneoğlu Tahmasp Kulu Han, Sultan Murâd Hana kaleyi teslim etti. Revan Kalesi tâmir edilip, içine on iki bin asker ve yeteri kadar cephâne konularak muhâfızlığına Vezir Murtaza Paşa bırakıldı.

Benim Peygamberim Beni Kurtarir

Vehbi Tülek

Muslihuddin Efendi’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Muaveneti Milliye

Vehbi Tülek

Ne Diye Akçe Versin

Vehbi Tülek

51 - İbn-i Haldûn'un Emîr Timur'la Görüşmesi

Vehbi Tülek

Iii. Mustafa Han’in Polonya’ya Yardimi

Vehbi Tülek

Değil Bir Yabanci İçin...

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Evliyâ Kabirlerini Ziyâreti Terk Etmemelidir

Veliyyüddin Efendi Osmanlı Hanefi mezhebi fıkıh âlimi ve Nakşibendi şeyhlerindendir. 1659 (H.1069)da bugün Yunanistan sınırları dâhilinde bulunan Larissa'da (Yenişehir) doğdu. Zamânın meşhûr ulemâsından ilim tahsil etti, icâzet alarak çeşitli medreselerde müderrislik yaptı. Mekke-i mükerremeye gitti. Orada Muhammed Ma'sûm-i Fârûki hazretlerinin talebelerinden olan Ahmed-i Yekdest hazretlerinin sohbetleriyle şereflenerek Nakşibendiyye icazeti aldı. İstanbul'a dönerek Galata ve Edirne kâdılıklarında bulundu. 1738 (H.1151) senesinde İstanbul'da vefât etti. Veliyyüddin Efendi pek kıymetli eserler yazdı. Bunlardan "Şerh-i Mekâsıd'a hâşiye" kitabında şöyle buyurmaktadır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hatm-i Tehlîl Okumanın Fazîleti Büyüktür

Vehbi Tülek

Seyyid Ebû Bekr bin Ahmed hazretleri evliyânın büyüklerinden ve Şâfii mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 1582 (H.990) senesinde Yemen'in Terim beldesinde doğdu. 1643 (H.1053) senesinde aynı yerde vefât etti. Küçük yaştan itibâren ilim tahsiline başladı. Şeyhülislâm Abdurrahmân bin Şihâbüddin'in yanında tahsiline devâm eden Ebû Bekr eş-Şeli, temel dini ilimleri tahsil etti. Fıkıh, hadis, tefsir ve tasavvuf ilimlerini ondan okudu.
Seyyid Ebû Bekr talebelerine ve sevenlerine şöyle buyurdu:

Haccın Zâhirî Edebleri

Vehbi Tülek

Yûsuf Bahri Efendi

Vehbi Tülek

Yûsuf Bahri Efendi, Vezirköprü'de doğdu. Tahsil hayâtına Samsun Sıbyan Mektebinde başladı. Sonra Amasya'ya giderek, buradaki medresede ilim öğrendi. İlim tahsiline devâm etmek için İstanbul'a gitti. Pâdişâhın kâtiplerinden Süleymân Feyzi Paşa, Çorum'da yaptırdığı medreseye Yûsuf Bahri Efendiyi müderris tâyin etti. Ömrünün sonuna kadar bu medresede talebe yetiştirdi ve 1825 (H.1241) senesinde Çorum'da vefât etti.

Yûsuf Bahri Efendi bir sohbetinde buyurdu ki:

Abdüllatîf Muhibbî

Vehbi Tülek

Kurtuluş, İslâm'a Uymakta Ve Bidatleri Terk Etmekte!

Vehbi Tülek

Seyyid Hasan Berzencî

Vehbi Tülek

Kur’ân-ı Kerîm Karşısında Hepsi Aciz Kaldılar

Vehbi Tülek

Alâeddîn Âbizî Ve Sa’deddîn-i Kaşgârî

Vehbi Tülek

Ebü’l-fadl Bin Seleme

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Karşılık Beklemiyorum

Vehbi Tülek

Alabilirsen Al

Vehbi Tülek

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Bana Delil Getir

Namazini Ben Kildirayim

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Sakin Kalyona Binme

Bana Delil Getir

Dört Şey Mühimdir

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek

Örümcek Ağı

Vehbi Tülek

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek

Allah’a Firar Et

Vehbi Tülek