Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.570.304

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Zamânın Insanlarının Söylediklerine Iyi Bak!

Hasan bin Ali Berbehârî hazretleri meşhur velîlerden ve Hanbelî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 847 (H.233) senesinde doğdu. 940 (H. 329) senesinde vefât etti. Hasan bin Ali Berbehârî'nin çeşitli eserleri vardır. Bunlardan Şerh-i Kitâb-üs-Sünen adlı eseri çok kıymetlidir. Buyurdular ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kazliçeşme

Ordumuzun İstanbul önlerine dayandığı günlerdir. Henüz bahardır ama hava iyi sıcaktır. Yedikule önlerinde toplanan askerler kırbaların dibinde kalan son damlaları da yudumlar ve su sormaya başlarlar. Öyle ya bu çocuklar daha yıkanacak, paklanacak, abdest alacaklardır. Fatih bu sıkıntıyı nasıl halledeceğini düşünürken üzerinden yaban kazları geçmesin mi. Genç sultan, süvarilerden birine kuşları işaret eder. Delikanlı okuna davranır, elini sadağına atar. Fatih "Hayır, hayır!" diye fısıldar, "Onları takip et. Kim bilir, belki de bir göle uçuyorlar." Süvari bir hamlede atına çıkar, hayvanını topuklar. Artık kazlar nereye, o oraya. Kuşlar Atışalan taraflarında alçalır alçalır ve berrak sulu bir gölceğize konarlar. Delikanlı önce suyun tadına bakar, sonra matarasını doldurup ordugaha koşar. Doğrusu bu su beklenenden ziyade ve umulandan tatlıdır. Mimarlar, ustalar derhal işbaşı yapar, rütbeliler bile künk taşırlar. Çok değil 5-10 gün sonra lülelerden su akmaya başlar. Fatih bu mutluluğu paylaşmak ister, çeşme başına gelir. O sıra bir sanatkârın kitabeye "adını" kazıdığını görür. Ustaya döner "niye ama" der, "suyu bulan ben değilim ki?" Vezir araya girer ve usulünce sorar: "Peki bu çeşme kimin adı ile anılsın?"-Kazların!Öyle de olur. Çeşmenin adı "Kazlıçeşme" kalır.

Vehbi Tülek

77 - Kristof Kolomb Osmanli Casusu Muydu?

Vehbi Tülek

Hz Peygamber'in SelÂmi

Vehbi Tülek

Kanije Kalesinin Fethi Ve Muslihuddin Efendi’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Rumeli'de yaşamış olan evliyanın büyüklerinden Şeyh Muslihuddin Efendinin vefâtından yıllar sonra, İbrâhim Paşa, 1600 senesinde Kanije kalesini kuşattı. Muslihuddin Efendiyi seven lerden Dimitrofçalı Gaybi ve Belgratlı Müniri Efendiler, Dimitrofça'da Muslihuddin Efendinin kabrine vardılar. Selâm verip, kabrini ziyâret ettiler. Sonra da; "Şeyh Efendi, nice üstünlüklerini duyduk, nice hâllerine şâhid olduk. Tahkikim neticesin de meydanların arslanının sen olduğunu anladım. Kanije'nin de Allahü teâlânın yardımı, Enbiyâ ve Evliyânın himmetiyle fetholması murâdımızdır." dedikten sonra, Muslihuddin Efendinin rûhu için Fetih sûresini okumaya başladılar. Sûre-i şerifin yarısına doğru, Müniri Efendi;"Elhamdülillah, kalenin fethine dâir işâret verildi." deyip, sûre-i şerifin tamâmını okuyup ruhûna bağışladı. O haftanın Cumâ günü, Kanije'yi koruyan düşman kuvvetlerine yardım geldi. Bir hafta savaş oldu. Kalenin barut deposuna ateş düşmesi neticesi meydana gelen patlamada kale muhâfızlarının mâneviyâtı iyice bozulup, Cumâ gecesi bir kısmı firâr etti. Kalede kalanlar, Cumartesi günü aman taleb edip, 8 Kasım Pazar günü kale teslim alındı.Burçlara Osmanlı sancağı dikildi.

Osmanlilar Karşisinda

Vehbi Tülek

Hirka-i SaÂdet Töreni

Vehbi Tülek

Hukukun Şeyhülislamiyim

Vehbi Tülek

Din Ve Devlet Uğrunda Ölmeye Geldi

Vehbi Tülek

Bir Çanakkale Şehidinin Son Mektubu

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Ve Bihrûze Hatun

Vehbi Tülek

Toprak Taşimaya Giderüm

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Hüsrev Beyin Üç Şehit Oğlu

Kanije, Macaristan ve Avusturya sınırlarında küçük bir kaledir. lll. Mehmed Han zamanında ve 1600 tarihinde Avusturya'dan alınmıştı. Fakat ertesi yıl, 1601'de Avusturya Arşidük'ü Ferdinand büyük bir kuvvetle bu kaleyi kuşatmıştı...
Kanije'yi savunan askerlerimiz çok zor durumda kalmışlardı. Kaleyi kuşatan yüz bin kişilik düşman kuvveti yüklendikçe yükleniyordu. Üstelik Kanije önündeki nehri de doldurmaya başlamışlardı. Bunu yaptıkları takdirde kaleyi korumak çok güçleşecekti. Düşmanlar sonunda nehri doldurmayı başardılar. Kanije önündeki nehri, nisbeten geçit verdiği yerde sazlarla doldurup, üzerine çitten siperler yerleştirdiler. Bunun yanı sıra bir de tahtadan muntazam bir köprü yaptılar ve bunu kalenin hendeğine bağladılar. Artık hendeği rahatlıkla aşabileceklerdi...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Molla Yegân

Vehbi Tülek

Molla Yegân hazretleri, Osmanlı devrinde yetişen büyük veli ve Hanefi mezhebi fıkıh âlimidir. Molla Yegân diye meşhûr oldu. Aslen Aydınlı idi. Çocukluğu Aydın'da geçti. Oradaki âlimlerden öğrenebileceği bilgilere sâhib olduktan sonra Bursa'ya gitti, Molla Fenâri'den ilim öğrenip icâzet aldı. Bursa'da çeşitli medreselerde müderrislik yaptı. Molla Fenâri'nin vefâtından sonra, başmüderris ve Bursa kâdısı oldu. 1453 (H.857) târihinde Bursa'da vefât etti. Bugün mezarından eser yoktur.
Molla Yegân hazretleri vefatına yakın buyurdu ki:

Allahü Tealaya Imandan Sonra

Vehbi Tülek

Cennete Allahın Lütfu Ihsânı Ile Girilir

Vehbi Tülek

Ebû Bekir Abdullah Nişâpûri hazretleri Şafii fıkıh ve hadis âlimidir. 238 (m. 852)'de İran'da Nişâpur'da doğdu. Tahsil için Horasan, Şam, Mısır ve Hicaz'a gitti, sonra Bağdat'a yerleşti. Burada çok talebe yetiştirdi. 324'te (m. 936) vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Özür Beyân Etmek Zorunda Kalacağın Işi Yapma!

Vehbi Tülek

Fransız Kültürüyle Yetişen Paşa

Vehbi Tülek

İbrâhim Tennûrî Hazretleri

Vehbi Tülek

Talebe, Sâdık Olan Tâlib Demektir!

Vehbi Tülek

Abdullah Bin Zübeyr (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Evliyâyı Inkâr Etmeyip, Muhabbet Beslemelidir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Kânûni Sultan Süleymân Hânın kadıaskerlerinden Mirim Kösesi diye meşhûr olan Muhammed Efendinin hizmet ve sohbetlerinde bulunup, ilmi yüksek derecelere kavuştu. Bu sırada dünyâdan ve dünyâ makamlarından yüz çevirip, tasavvuf ehlinden Sofyalı Bâli Efendinin dergâhına gidip, ona talebe oldu. Hizmetinde ve sohbetinde uzun müddet kalıp, feyz aldı. Tasavvufta yükselip, insanları Allahü teâlânın yüce dinine dâvet etmek ve Resûlullah efendimizin sallallahü aleyhi ve sellem güzel ahlâkını öğretmekle meşgûl oldu. Allahü teâlâya muhabbetinden dolayı, dünyâya hiç önem vermez oldu. Onun bu durumunu anlayamayan bâzıları pâdişâha şikâyet ettiler. Pâdişâh meselenin tahkik edilmesini emretti. Tahkikat için İstanbul'a geldi. Tahkikat sonunda berâat etti ve hakkındaki ithamlardan kurtuldu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Vehbi Tülek

Abdullah-i EnsÂrî

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Firkateyne Bininiz

Kabahat Kilincin Midir?

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Başka Du Bilmez Misin?

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Üç Kandil

Vehbi Tülek

Allah’a Firar Et

Vehbi Tülek

Her Şeyi Göze Almıştı!

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Vehbi Tülek