Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.483.746

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İmâm-ı Busayrî Ve Kasîde-i Bürde

İmâm-ı Busayrî hazretleri meşhur velîlerdendir. 1212 (H.609) senesinde Mısır'da Busayr şehrinde doğdu. 1295 (H.695) senesinde Mısır'da İskenderiyye şehrinde vefât etti. Ebü'l-Abbâs-ı Mürsî hazretlerinin talebesidir. Ebü'l-Abbâs Mürsî de, Ebü'l-Hasan-ı Şâzilî'nin talebesidir. İmâm-ı Busayrî, hadîs ilminde, hattâtlıkta ve bilhassa şiirde çok derin âlim idi. Resûlullah'a olan sevgisini, aşkını anlatan kasîdeleri vardır. En kıymetli kasîdesi ise, Kasîde-i Bürde'dir. Kasîde-i Bürde'den:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kosova Şehidi

Ağabeyi Süleymân Şahın Rumeli fetihleri sırasında vefât etmesi üzerine Şehzade Murad Osmanlı tahtına veliahd tâyin edildi (1359). Kısa bir müddet sonra da babasının vefâtı üzerine Bursa'ya davet edilip Osmanlı tahtına geçti. (1360).Sultan Murâd Han, ilk iş olarak devletin başşehri Bursa'da lüzumlu tâyin ve icrâatlarda bulundu. Şehzâdeler meselesini halletti. Önce, Karadeniz Ereğlisi ve Ankara fethedildi. Lala Şâhin Paşayı ilk serdar ve sadrazam yaptı. Bursa kâdısı Çandarlı Halil Paşayı da kazasker tâyin etti. Devletin içişlerini hallettikten sonra, Anadolu'dan Rumeli'ye yöneldi. 1361'de Çorlu, Keşan, Dimetoka, Pınarhisar, Babaeski, Lüleburgaz ve 1362'de Edirne fethedildi. Bizans Devletinin İstanbul'dan sonra ikinci önemli şehri olan Edirne'nin fethi, Türkler'in Avrupa'ya kesin olarak yerleşmelerini temin etti. Trakya'da stratejik bir mevkide bulunan Edirne, Osmanlı Devletinin Rumeli'ndeki fetihlerinde bir askeri harekât noktası oldu. Her geçen gün şehrin imar faâliyetleri artarak; genişledi. Ardından sıra ile; Gümülcine, Zağra, Yenice ve Filibe fethedildi. Rumeli'nde fethedilen Avrupa topraklarına, Osmanlı iskân siyâsetince, Türk-İslâm ahâlisi yerleştirildi. Bu arada Osmanlının âdil idâresinden memnun kalan Hıristiyan ahâli de seve seve Türklerin hâkimiyeti altına girdiler.

Vehbi Tülek

Allah İçin Vurmuştum

Vehbi Tülek

O Kendini Tanitti

Vehbi Tülek

Din Ve Devletin Ayakta Kalmasi İçin

Vehbi Tülek

Osmanlı Devleti içerisinde yeniçeri isyân ve zorbalıklarının önü alınamaz bir hâle gelmişti. Tâlim ve eğitim kabûl etmiyorlar, savaşa çıkmayı da reddediyorlardı. Kendilerine harp fenlerinin öğretilmesini isteyen din ve devlet adamlarına karşı harekete geçtiler. Bunun üzerine İkinci Mahmûd Han vezirleri ve ulemâ sınıfını toplantıya çağırdı. Abdurrahmân-ı Harpûti hazretleri de bunlar arasında idi. Yeniçerilerin artan zorbalıklarından bahisle ne yapılması gerektiği soruldu. Mesele son derece nâzikti. Yeniçeriler tekrar isyân ederek devlet ileri gelenlerinin kellelerini istemeye başlamışlardı. Tamâmen bid'at yuvaları hâline gelen bektâşi tekkeleri de kendilerini tahrik ediyordu. Sonuçta ulemâ birlik içerisinde bunların öldürülmeleri câizdir diye fetvâ verdi. Savaşın başlangıcı olmak üzere sancak-ı şerifin çıkarılması kararlaştırıldı. Fakat sancağı şerifin açılması çok önemli bir olaydı. Bu işin dönüşü yoktu. Yeniçeriler ile yapılacak mücâdelenin sonu ise kestirilemiyordu. Bu sebepten karar alınmasına rağmen herkeste bir tereddüd vardı. İşte bu devlet adamlarının çekingen ve kararsız hâlleri sırasında Abdurrahmân Harpûti hazretleri söz aldı."Bu din ve devletin ayakta kalması Allahü teâlânın istediği şeyse yeniçerileri vururuz, yok ederiz. Değilse biz de bu din ile berâber batıp gideriz, daha ne ihtimâl kaldı?" diyerek kalplerdeki şüpheleri giderdi. Herkes tek bilek tek yürek oldu. Nitekim bu inanç ve imânla harekete geçerek yeniçeri ocağını ortadan kaldırdılar ve bozulmuş bektaşi yuvalarını kapattılar

Bu Devletin Dediği Yapilir

Vehbi Tülek

O Kendini Tanitti

Vehbi Tülek

Yoksa Hemen Geliyorum

Vehbi Tülek

Rumeli Fatihi Lala ŞÂhin Paşa

Vehbi Tülek

Iii. Osman Han Ve İstanbul’un Yeniden İmari

Vehbi Tülek

Bir Osman Efendi’liği Var Ki...

Vehbi Tülek

Zor Şehzade

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Said Bin Mensur

Said bin Mensur Horasâni hazretleri hadis ve tefsir âlimidir. Horasan'da, Cürcan'da doğdu. İmâm-ı Mâlik'in talebelerinden, İmam-ı Ahmed bin Hanbel'in hocalarındandır. Hadis ilminde imam olup, müctehid idi. Üçyüzbinden fazla hadis-i şerifi râvileriyle beraber ezberden bilirdi. Mekke'de bulunduğu sırada, 227 (m. 842) senesinde vefat etti. Naklettiği bazı Hadis-i Şerifler:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ebû Bekr Vâsıtî

Vehbi Tülek

Ebû Bekr Vâsıti, Maveraünnehir âlimlerindendir. Aslen Fergânelidir. Doğum târihi bilinmemektedir. Gençliğini Irak'ta geçirdi. Sonra Horasan beldelerinden Merv'e yerleşti. 932'de vefât etti. Merv şehrindeki türbesi ziyâret edilmektedir. Evliyânın büyüğü Cüneyd-i Bağdâdi ve Ebü'l-Hüseyin Nûri hazretlerinin sohbetlerinde yetişti. Birçok veli ile görüştü. Sözleri çok derin mânâlar taşırdı.

Habîb-i Râî Hazretleri

Vehbi Tülek

Doğru Sözlü Tüccara Müjdeler Olsun

Vehbi Tülek

Ömer bin Muhammed el-Ezdi hazretleri Mâliki mezhebi fıkıh ve hadis âlimlerindendir. Bağdâd'da doğup orada yetişti. 328 (m. 940) senesinde vefât etti. Buyurdu ki:

Kur’ân-ı Kerîm Karşısında Hepsi Aciz Kaldılar

Vehbi Tülek

Büyük Fıkıh âlimi Ebû Abdullah El-mehâî

Vehbi Tülek

Kalbi Temiz Olan Dine Uyar

Vehbi Tülek

İhlâs Ve Kalbiselim Sahibi Olmak

Vehbi Tülek

Tedavi Ilaç, Sadaka Ve Duâ Ile Yapılır

Vehbi Tülek

Fıkıh Ve Kırâat âlimi Muhammed El-mürşidî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Abbasi halifelerinin beþincisi Harun Reþid, sarayının bahçesindeki bir gül fidanını çok beðenir. Yapraðı, kokusu, görünüþüyle dikkatini çeken gülü özel bakıma alması için bahçıvana emir verir.

Bahçıvan üzerine titremeye baþlar gülün. Ne var ki, sakınan göze çöp batar derler ya. Aynen öyle olur. Bir sabah bahçıvan gelip bakar ki, gülün dalına konan bir bülbül, ne kadar yaprak varsa hepsini gagalayarak yere düþürmüþ. Tek yaprak bırakmamıþ gülün baþında... Korku içinde koþar halifeye:

- Sultanım der, üzerine titrediðimiz gülün yapraklarını bir bülbül gagalayarak yere dökmüþ, tek yaprak bırakmamıþ gülün baþında... Harun Reþid, telaþ etmeden cevap verir:

- Üzülme efendi üzülme, der. Bülbülün yaptıðı yanına kalmaz!.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bana Delil Getir

Vehbi Tülek

Cennetlik Hanım Isteyen...

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

İmanı Ona Kafidir

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Abdullah Bin MübÂrek

Yirmi Saniyede

Kabahat Kilincin Midir?

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek