Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.839.567

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Gaflet Içinde Yapılan Duâ Kabul Olmaz!

Seyyid Alizâde Yakûb Efendi Osmanlı âlimlerindendir. Bursa'da doğdu. Asrının âlimlerinden okudu. Sonra Bursa’da çeşitli medreselerde müderrislik yaptı. 931 (m. 1524) senesi hac dönüşü, Mısır’da vefât etti. İmâm-zâdenin “Şir’at-ül-İslâm” adındaki eserine, güzel bir şerh yazdı. Adını; “Mefâtîh-ül-Cinân ve mesâbîh-ül-Cenân” koydu. Sultan İkinci Bâyezîd Hân, “Şir’a” kitabını çok sevdiğinden, Yakûb Efendiye “Şir’a Şârihî” lakabını verdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

102 - Şahitliği Kabul Edilmeyen Padişah

Yıldırım Bayezid Hanın bir mahkemede şahitlik etmesi gerekiyordu. Padişah mahkeme ye geldi ve herkes gibi o da ellerini önüne bağlayıp ayakta bekledi. Devrin Bursa Kadısı Molla Fenari, padişahı süzdükten sonra; "Senin şahitliğin kabul değildir. Zira sen namazlarını cemaat ile kılmıyorsun. Elinde imkanı olduğu halde cemaate gelmeyen bir kimse, yalancı şahitlik edebilir demektir." Bu itham karşısında herkes Yıldırımın hiddetlenmesini bekliyordu. Fakat o boynunu büküp mahkemeyi terk etti ve hemen sarayının yanına bir cami inşa ettirmeye başladı.

Vehbi Tülek

20 - Şehid Derviş Paşa

Vehbi Tülek

Cephede Bir Bayram Namazi

Vehbi Tülek

CinÂs-i TÂm

Vehbi Tülek

Vaktiyle ticâri izin kâğıdını kaybeden bir denizci yeniden çıkartmak için ilgili merciye mürâcaat etmiş. Me'mur sormuş:

"Adın ne? "Kara Ali. "Memleketin? "Karabiga."Nereden geliyorsun? "Karadeniz'den. "Yükün? "Kara boya. "Nereye gideceksin? --Karamürsel'e. "Dönüşte uğrayacak mısın? "Hayır. Orada gemiyi karaya çekeceğim. "Eee?... "İş ortağım Karaman'dan Karadağoğlu Kara Mustafa'yla buluştuktan sonra kararlaştır dığımız üzre gemiyi ona havâle edeceğim ve karadan Mekke-i Mükerreme'ye Kara örtülü Beytullah'a yüz sürmeye gideceğim. "İnşâllah oradan yüz aklığıyla dönersin! "Orasını kara toprağa gömüldükten sonra kararımızı verecek olan bilir. Memur artık dayanamamış ve; "Zift mi kesildin be adam, demiş

91 - Kanuni Sultan Süleyman Ve Şövalyeler

Vehbi Tülek

Âlim Sadrazam FÂzil Mustafa Paşa

Vehbi Tülek

Hazin Göç

Vehbi Tülek

Din Ve Devletin Ayakta Kalmasi İçin

Vehbi Tülek

Bu Asker Sağ Oldukça Bu Kale Size Verilmez

Vehbi Tülek

2 - Şanli "yanya" Müdafaasi Ve Şehid Cavit Paşa

Vehbi Tülek

Şah Sultan Ve Merkez Efendi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Gazzî Ahmed Efendi

Gazzi Ahmed Efendi Osmanlı âlim ve velilerindendir. 1054'te (m. 1644) Filistin'de Gazze'de doğdu, Kahire'ye giderek Câmiu'l-Ezher'de din ilimleri tahsil etti. Sonra İstanbul'a gelerek Ayasofya'da hadis dersi verdi. Niyâzi-i Mısri'nin Bursa'ya dönmesi üzerine oraya giderek ona intisap etti. Hilâfet aldıktan sonra kendi dergâhını kurdu. 1150 (m. 1738)'de Bursa'da vefat etti. Bir sohbetinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ Birçok Şeyi Gizledi!

Vehbi Tülek

Hayreddîn Atûfî Efendi Osmanlı âlimlerindendir. Merzifon’da doğdu. Amasya ve Bursa’da zamanının büyük âlimlerinden okudu. Sultan İkinci Bâyezîd Hân tarafından Saray-ı Hümâyûn muallimliğine tayin edildi. Daha sonra da câmilerde tefsîr ve diğer ilimleri okuttu. 948 (m. 1541) senesinde İstanbul’da vefât etti.

Hasan Sekr Dımaşkî

Vehbi Tülek

Makâm-ı Mahmûd" Şefaat Makamıdır

Vehbi Tülek

Ebû Musa el-Medini hazretleri hadis hafızlarındandır. 501'de (m. 1108) İran’da İsfahan'da doğdu. İlk tahsilinden sonra Hemedan ve Bağdat’ta hadisin yanı sıra kıraat de okudu. Tahsilini tamamladıktan sonra İsfahan'a dönerek orada talebe yetiştirdi. 581'de (m. 1185) İsfahan'da vefat etti. Şöyle nakletmiştir:

Kaza Ve Kaderi Anlamak Için

Vehbi Tülek

Resûlullahın Anaları Babaları Mümin Idi

Vehbi Tülek

Yâ Rabbî! Nefsimi Bana Musallat Kılma

Vehbi Tülek

Zeyneddîn-i Hâfî

Vehbi Tülek

Peygamberlerden Sonra Insanların En Üstünü

Vehbi Tülek

O Benim Bir Ihsanımdır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Padişahlardan birine değerli bir gül fidanı hediye edilir. O da bunu bahçıvanına verip bahçeye dikmesini, gül açılınca da kendisine haber vermesini ister. Aylar sonra nihayet gül açılır. Fakat gayet iri ve son derece güzel bir gül. Bah çıvan onu hayranlıkla seyrederken, bir bülbül gelip gül fidanına konar ve başlar ötmeye. Bahçıvan önce onu kıvmak ister, fakat bülbülün yanık yanık ötüşü onu etkilemiştir. Sonunda bahçıvan, padişahı çağırmak için yerinden kalkınca, bülbül ürker ve gülü paramparça eder. Buna çok üzülen bahçıvan, korkarak padişaha durumu haber verir. Fakat padişah:-Üzülme, der, bu dünya etme bulma dünmyası, ona da kalmaz.Bahçıvan padişahın bu sözü ile rahatlamıştır. Bir zaman sonra bahçıvan, biryılanın o bülbülü yuttuğunu görür ve padişaha gelerek:-Keramet gösterdiin efendimiz, dünya o bülbüle de kalmadı.-Merak etme, o yılana da kalmaz.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Gül Yaprağı

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Sonunda Orta Yolu Buldular

Bunlar Şarapti

Tüccarin Rüyasi

Korkma!

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Vehbi Tülek

Abayi Yakmak

Vehbi Tülek

Anzakli Ömer

Vehbi Tülek

Ahde Vefa

Vehbi Tülek

Hayat Kurtaran Yalan

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek