Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.582.797

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Onun Yüzünde Hiç Ölüm Işâreti Yok!

Abdullah Herâtî, Silsile-i aliyye büyüklerinden Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin yetiştirdiği velîlerdendir. Afganistan'ın Herât şehrinde doğdu, on dokuzuncu yüzyılın ilk yarısında Şam'da vefât etti...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Sultanlar RikÂbinda Yürüsün!

Bir gün Sultan Ahmed Han, mürşidini ziyâret için Üsküdar'a gelmişti. Çarşıdan geçerken, Hüdâyi hazretlerinin alış-veriş ettiğini gördü. Genç Hünkâr bu esnâda attaydı. Derhal atından indi, hocasının elini öptü ve atına binmesi için ricâ etti. Bir müddetHüdâyi hazretleri at sırtında önde ve Pâdişâh da yaya olarak ardınca yürüdüler. Kısa bir süre sonra Mahmûd Hüdâyi dünyâyı titreten koca bir pâdişâhın, arkasında yaya yürümesine râzı olmadı ve; "Sultanım! Sırf hocam Muhammed Üftâde hazretlerinin duâsı ve emri yerine gelsin diye bindim. Çünkü o; "Pâdişâhlar rikâbında yürüsün." diye duâ etmişti." buyurarak atından indi. Ata tekrar Sultan Ahmed Hanı bindirdi.Sultan Ahmed Hanın bu hâdiseden sonra aşağıdaki beytleri söylediği belirtilir:

"Varımı ben Hakka verdim, gayrı vârım kalmadı. / Cümlesinden el çekip pes dü cihânım kalmadı. / Çünkü hubbullah erişti, çekti beni kendine, / Açtı gönlüm gözünü, gayri gümânım kalmadı. / Evliyânın himmeti, yaktı beni kül eyledi, / Sâfiyim, buldum safâyı dü cihânım kalmadı. / Ahmedi der, "Yâ ilâhi! Sana şükrüm çok-durur",

Vehbi Tülek

43 - Sakin Yemeyiniz, O Et Zehirlidir

Vehbi Tülek

52 - Sigetvar Kalesi Ve Ali Dede Hazretleri

Vehbi Tülek

Küçük Kiyamet

Vehbi Tülek

Hicri 915 senesinin Rebiülahir ayının 25. Salı gecesi (l4 Agustos l509) Memaliki-Rûm denilen Amasya, Tokat, Sivas, Çorum ve havalisinde başlayıp 45 gün şiddetle devam eden depremde halk, iki ay kadar dışarda çadır ve örtüler altında kalıp hayatını devam ettirmek zorunda kalmıştı. Bu deprem, aynı şiddette İstanbul ve Edirne'de de oldu. Gerçekten, l4 Eylül l509'da İstanbul, Osmanlı tarihinin kayd ettigi en şiddetli ve hızlı depremine maruz kalmıştı. Küçük kıyamet denilen bu depremde İstanbul'da yüz dokuz cami ve mescid ile bin yetmiş ev harab olmustu. Halktan da beş bin kadar insan ölmüstü. İstanbul'un, Eğrikapı'dan Yedikule'ye kadar olan üç kat suru yıkıldığı gibi, Yedikule'den de başlayıp deniz kenarındaki İshak Pasa Semti kapısına kadar harab oldu. Bunlardan başka Fâtih Camii'nin kubbesi ve direklerinin başları çatladığı gibi imâret, hastahane ve Sahn Medreseleri'nden bazıları ile diğer medreseler den bir kısmının kubbeleri yıkıldı.

Bir Yalanla İki Kelleyi Kurtardin

Vehbi Tülek

Bu Aslan İstirahat Etsin

Vehbi Tülek

Yeşil Sarikli Gazi

Vehbi Tülek

99 - Deli Hüseyin Paşa Ve İran Şahinin Yayi

Vehbi Tülek

Kibris’in Fethi

Vehbi Tülek

İşte, İnsan Bunlari Görüp Gurura Kapilmamali

Vehbi Tülek

Kinali Kuzu

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Cuma, Müminlerin Bayramıdır

Muhammed bin Ebi Bekr hazretleri Hanefi fıkıh âlimidir. Buhârâ'da müftü idi. 573 [m. 1178] senesinde vefât etti. (Şir'atül-islâm) kitabında, Cuma bahsinde buyuruyor ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kendisini Medheden Başkasını Da Kötüler

Vehbi Tülek

Kizvânî hazretleri evliyanın büyüklerindendir. İsmi Ali olup, babasının ismi Muhammed'dir. 1483 (H. 888) senesinde Suriye'nin Hama şehrinde doğdu. Hama şehrindeki Seyyid Ali bin Meymun Magribî adlı büyük bir zatın talebesi idi. 1548 (H. 955) senesinde Hac farizasını yerine getirdikten sonra, Mekke-i mükerreme ile Tâif arasında vefat etti.

Namaz, Cehennem Ateşine Siperdir!

Vehbi Tülek

Kâsım Aynî Efendi

Vehbi Tülek

Kâsım Efendi, Anteb'in meşhur velilerindendir. "Îneci Kâsım" denilmekle de meşhurdur. 1562 (H.970) senesinde Haleb'de vefât etti. Orada medfûndur. Mısır'da Şeyh Emir Ahmed Hayâli hazretlerine talebe oldu. Sohbetlerinde bulunup feyz aldı. Tasavvufta yetişip kemâle erdi...
Kânûni Sultan Süleymân, Emir Ahmed Hayâli hazretlerini İstanbul'a dâvet etmişti. Giderken Haleb'e uğradı. Haleb'de onu sevenler huzûruna koşup; "Efendim bize nasihat etmesi, rehberlik yapması için talebelerinizden birini burada bırakma lütfunda bulunsanız, olmaz mı?" dediler. Bu arzularını kabûl edip, kendisine halifelik verdiği Kâsım Efendiyi orada halkı irşâd ile vazifelendirdi. Haleb'de insanlara rehberlik yapmakla meşgûl oldu.
Kâsım Ayni Efendi vefatından kısa bir müddet evvel buyurdu ki:

Bid’at Ehlinin Dinden Çıkması Kolay Olur!

Vehbi Tülek

Mal Sevgisinin Zararı Zehirden Çoktur!

Vehbi Tülek

Azizzâde Ali Efendi

Vehbi Tülek

Yâ Rabbî! Bunun Dilini Bağla!

Vehbi Tülek

İbâdetlerini Ihlâsla Yapana Müjde Çok

Vehbi Tülek

İmâm-ı Birgivi'nin Vasiyetnâmesi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Namazini Ben Kildirayim

Namazini Ben Kildirayim

Büyük İslâm âlimi Mevlânâ Şemseddin Fenâri'nin ömrünün sonlarına doğru gözlerine perde geldi. Göremez oldu. Sultanın veziri olan Hacı İvâz Paşa bir konuda Molla Fenâri'ye kızmıştı. Gözleri görmez olunca, laf olsun diye; "Dilerim ki, o âmâ ihtiyârın namazını ben kıldırayım." demişti. Bu söz Molla Fenâri'nin kulağına ulaşınca; "Ol kimse câhildir. Cenâze namazını kıldırmayı beceremez. Cenâb-ı Hakk'ın kapısından ümidim şudur ki, bana hemen şifâ buyurup, onu âmâ eyleye ve ben onun namazını edâ edeyim." dedi. Bir süre sonra, bir gece rüyâsında Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem efendimiz; "Tâhâ sûresini tefsir eyle!" diye buyurdukta; "Yüksek huzûrunuzda, Kur'ân-ı kerimi tefsir etmeye gücüm olmadığı gibi, gözlerim de görmüyor." demişti. Peygamberlerin tabibi olan Resûlullah efendimiz mübârek hırkasından bir parça pamuk çıkarıp, mübârek tükrüğü ile ıslattıktan sonra gözleri üzerine koydu. Molla Fenâri uyanıp, pamuğu gözlerinin üstünde buldu, kaldırınca, görmeye başladı. Allahü teâlâya hamd ve şükretti. Pamuk ipliklerini saklayıp, öldüğü zaman gözleri üzerine konmasını vasiyet etti. Tam bu günlerde, vezirin gözleri görmez oldu. Vezir bir süre sonra vefât etti ve cenâze namazını Molla Fenâri kıldırdı. Gözlerinin açılmasının bir şükrânesi olarak, 1429 (H.833) senesinde Şam yolu ile ikinci defâ hacca gitti. Bu esnâda Mısır'a ve Kudüs-i şerife de uğradı. Bir çok âlim ile sohbet edip onlardan istifâde etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Vehbi Tülek

Adalet Ve Tevazu

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Gerçek Zehir

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek