Allahü Teâlânın Azabı Çok Şiddetlidir!
Abdurrahmân bin Ebî Zinâd hazretleri hadîs ve fıkıh âlimlerindendir. 100 (m. 718) senesinde doğdu. 174 (m. 790) senesinde Bağdâd’da vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.566.559
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Abdurrahmân bin Ebî Zinâd hazretleri hadîs ve fıkıh âlimlerindendir. 100 (m. 718) senesinde doğdu. 174 (m. 790) senesinde Bağdâd’da vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
Osmanlılar devletlerini kurarken, din hürriyeti ilkesini temel olarak benimsemiş bir millettir. Avrupada Engizisyon işkenceleri altında inlerken, tüm dinler, Osmanlı idaresinde barış ve huzur içinde yaşamışlardır. İşte sizlere çarpıcı bir örnek:Fatih Sultan Mehmet Rumelideki seferlerine devam ediyordu. Sırbistan sınırların adoğru geldiği sırada Sırp prensi Brandoviç'ten bir mektup aldı. Bu sırada Sırplar, Katolik Macarlarla Osmanlılar arasında kalmışlardı. Sırp prensi Brankoviç, bu iki güçten birine birine tabi olarak kendi hükümdarkığını sürdürmek istiyordu. Ama hangisini seçecekti? Bunu tayin edebilmek için, önce Macar kralı Hünyad'a bir heyet yollayarak sordumuştu:
Bilindiği gibi, şehzâdeler, hususi hocalar tarafından sarayda yetiştirilirdi. Bu hocalara padişahlar tarafından o kadar geniş salâhiyetler verilirdi ki, gerekirse hoca, şehzâdeyi dövebilirdi.Gecelerden birinde Molla Gürani merhum, istikbâlin Fâtih'i Şehzade Mehmed'e mûtad dersini verdikten sonra odasına çekilmişti. Gece namazına kalktığında, şehzâdenin lambasının yandığını görünce, acaba rahatsız mıdır diye şehzâdenin odasına kadar gider, kapısını çalar. Şehzâde kapıyı açınca hoca sorar:" Hayırdır inşâallah, neden uyumadın?Şehzâde Fâtih cevap verir:" Müzâkere ediyordum efendim!
Zeynüddin Hemedâni hazretleri hadis ve fıkıh âlimlerindendir. 548 (m. 1153)'de İran'da Hemedan'da doğdu. 584 (m. 1188)'de vefât etti. Hadis ilminde hafız (yüzbin hadis-i şerifi senetleriyle ezbere bilen) derecesinde âlimdir. Rivâyet ettiği hadis-i şeriflerden bazıları:
Şeyhizâde Abdurrahmân Efendi, Gelibolulu Süleymân efendinin torunudur. "Dâmâd" adı ile meşhûrdur. Rumeli kâdi-askeri idi. 1078 [m. 1668] de vefât etdi. (Mecma'ul-enhür) adındaki (Mültekâ şerhı) meşhûrdur. (Mecma'ul-enhür)ün ikinci cildinde diyor ki:
Mehmed Suhufî Efendi Niyazi Mısrî hazretlerinin baş halifelerinden olup Bursalıdır. 1146 (m. 1737)’de Bursa'da vefat ederek (Niyazi Mısrî Dergâhı)na defnedildi. “Zeynü'l-Â'yâd” ismindeki eserinde şöyle anlatır:
Ebû'l-Haseni'l-Harkâni hazretleri şöyle anlatır:
İki kardeş vardı. Bu iki kardeşin hizmete muhtaç bir anneleri vardı. Her gece kardeşlerden biri annenin hizmeti ile meşgul olur, diğeri Allah Teâlâ'ya ibâdet ederdi. Bir akşam, Allah Teâlâ'ya ibâdet kardeş, yaptığı ibâdetten, duyduğu hazdan dolayı kardeşine:
- Bu gece de anneme sen hizmet et, ben ibâdet edeyim, dedi.