Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.513.471

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İnkâr Edenlere Cehennem Ateşini Hazırladık

Veliyyüddîn Efendi Osmanlı fıkıh âlimi, âbid ve velîlerindendir. 1659 (H.1069) senesinde; bugün Yunanistan sınırları dâhilinde bulunan Larissa (Yenişehir)'da doğdu. Zamânın meşhûr ulemâsından din ve fen bilgilerini tahsîl etti. İcâzet alarak talebe yetiştirmeye başladı. Hac için gittiği Mekke-i mükerremede Muhammed Ma'sûm-i Fârûkî hazretlerinin talebelerinden olan Ahmed-i Yekdest hazretlerinin sohbetleriyle şereflendi. O büyük zâttan Nakşibendiyye yolunun âdâb ve erkânını öğrendi. İstanbul'a döndükten sonra daha çok, insanlara nasîhat edip talebe yetiştirmek, kitap yazmak ve ibâdet etmekle meşgûl oldu. Edirne ve Galata kâdılıklarında bulundu. 1738 (H.1151) senesinde İstanbul'da vefât etti. Bir sohbetinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Temizlik

Kanûni Sultan Süleyman zamanında İstanbul'a gelen bir Alman râhibi, 1560 tarihinde yazdığı bir eserde şöyle demektedir:(İstanbul'daki temizliğe hayran oldum. Burada herkes günde beş defa yıkanır. Bütün dükkânlar tertemizdir. Sokaklarda pislik yoktur. Satıcıların elbiseleri üzerinde ufak bir leke bile bulunmaz. Ayrıca ismine (hamam) dedikleri ve içinde sıcak su bulunan binalar vardır ki, buraya gelenler, bütün bedenlerini yıkarlar. Hâlbuki bizde insanlar pistir, yıkanmasını bilmezler.) Bugün ise, müslüman diyarları denilen yerlerde seyahat eden yabancılar, neşrettikleri kitaplarda, (Bir doğu memleketine gittiğimiz zaman, evvelâ burnumuza bir kokmuş balık ve süprüntü kokusu geliyor. Her taraf pislik içindedir. Yerler tükürük ile doludur. Ötede beride toplanmış süprüntü ve ölmüş hayvan leşlerine rastlanılır. İnsan böyle bir doğu memleketinden geçerken iğreniyor ve müslümanların iddia ettikleri gibi temiz olmadıklarını anlıyor.) demektedirler.Bugün, İslâm devleti ismini taşıyan memleketlerde, imân bilgileri bozulduğu gibi, temizliğe de tam riâyet olunmamaktadır. Fakat bunda kabâhat, İslâm dininde değil, İslâm dininin esasının temizlik olduğunu unutan kimselerdedir. Fakirlik, pis olmak için bir mazeret teşkil etmez. Bir insanın yere tükürmesinin, ortalığa pislik saçmasının para ile hiçbir ilgisi yoktur. Böyle pislik yapanlar, Allahın temizlik emrini unutan bedbahtlardır. Her müslüman, dinini iyi öğrense ve buna riâyet etmiş olsa, bu pislik hemen ortadan kalkar. O zaman, başka milletler, müslüman memleketleri ziyâret ettiklerinde, tıpkı orta çağda olduğu gibi, müslümanların temizliğine hayran kalırlar.

Vehbi Tülek

Abd'den Haraç Aliyorduk

Vehbi Tülek

MercidÂbik Meydan MuhÂrebesi

Vehbi Tülek

Barbaroszade Hasan Paşa

Vehbi Tülek

Preveze Zaferinden üç yıl sonra Almanya İmparatoru ve İspanya Kralı Beşinci Karl, Cezâyir'i zaptetmek üzere büyük bir donanmayla harekete geçti. Andrea Doria'nın komutasın daki Haçlı donanması, 516 parça gemi ve 40 bin askerden müteşekkildi. İmparatorun asıl hedefi, Kuzey Afrika'daki Türk hâkimiyetini yıkmaktı. Gâfil avlanan Hasan Beyin kuvvetleri ise, 600 Türk levendi ile 2000 Arap gönüllüsünden meydana geliyordu. Buna rağmen Cezâyir'i terk etmeyi düşünmeyen Hasan Paşa, mücâdeleye karar verdi. Beşinci Karl şehre hâkim Küdyetü's-Sabûn Tepesini ele geçirdiyse de ummadığı bir mukâvemetle karşılaştı. Geri çekilen kuvvetleri yağmur ve fırtına sebebiyle yumuşayan toprakta hareket edemez hâle düştü. Fırsatı kaçırmayan Hasan Paşanın üst üste vurduğu darbelerle imparatorun 20 bin askeri telef oldu. Bütün topları ve 130 harp gemisi ele geçirildi. Hasan Paşanın elinden güçlükle kurtulan imparator, tâcını denize fırlatırken, Barbaros Hayreddin Paşanın amansız düşmanı Andrea Doria Preveze'den sonra yediği bu ikinci darbenin üzüntüsü içine düştü.Bu sırada dokuzuncu sefer-i hümâyûnundan dönen Kânûni Sultan Süleymân, Hasan Paşayı vekâleten baktığı Cezâyir Beylerbeyliğine asâleten tâyin etti. Hasan Paşa, bundan sonra Akdeniz'de İspanya'yı daha sıkı bir şekilde baskı altına aldı. Cezâyir'de bayındırlık işlerine önem verdi ve pekçok hayır eseri vücûda getirdi. Sağlığının bozulması sebebiyle, 1544'te görevinden ayrılan Hasan Paşa, 1549'da Cezâyir'de vefât etti. Bâbü'l-vâd'deki türbesine defnedildi. İspanyol târihçi Hedo, Hasan Paşa için; "Hiç bir paşa, Cezâyir'de onun kadar adâlet ve hakkâniyet göstermemiştir." demektedir.

Hukuk Her Şeyin Üstündedir

Vehbi Tülek

İki Cihanda Yüzün Ak Olsun

Vehbi Tülek

51 - İbn-i Haldûn'un Emîr Timur'la Görüşmesi

Vehbi Tülek

Acele Tövbe Et

Vehbi Tülek

Orhan Gazi Ve İznik’in Fethi

Vehbi Tülek

Bizim Maksadimiz

Vehbi Tülek

Fetih Vaktidir

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Şeyh Mehmed Efendi

Şeyh Mehmed Efendi, Evliyânın büyüklerindendir. Doğum ve vefât târihleri bilinmemektedir. Evliyânın meşhûrlarından Akşemseddin'in oğlu Fadlullah Efendinin hizmet ve sohbetlerinde yetişip kemâle gelen Şeyh Mehmed Efendi, zâhiri ve bâtıni ilimlerde derin âlim ve veli bir zât oldu.
Şeyh Mehmed hazretleri vefatından kısa bir zaman önce oğluna vasiyet olarak buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Akıllı Insan, Önce Ahiretini Düşünendir

Vehbi Tülek

Tophaneli Mehmed Efendi, Celvetî şeyhlerinden olup Aziz Mahmut Hüdayi hazretlerinin halifelerindendir. Vefatından sonra onun makamına geçenlerin üçüncüsüdür. 1075 (m. 1664)’de vefat etti. “Tecelliyat” isminde bir risalesi vardır. Bu eserinde şöyle buyuruyor:

Muhammed Cân

Vehbi Tülek

Verilen Nîmetlere Az Şükrediyorsunuz!

Vehbi Tülek

Hibetullâh Muhammed el-Hatîb hazretleri tefsir ve Şafii fıkıh âlimidir. 1244 (1828) yılında Şam'da doğdu. Tahsil hayatına babasından ders ala­rak başladı. Sonra da Nuriyye Medresesi'nde ve Emeviyye Camii'nde sürdürdü. İcazet alarak çok talebe yetiştirdi. 1311 (m. 1893)’de Şam'da vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

ebü'l Ferec Yusuf Tarsusî

Vehbi Tülek

İsmim Söylendiğinde Bana Salat Okuyun!

Vehbi Tülek

Abbasi Halifesi Muntasır

Vehbi Tülek

Ebü’l-mehâsin Rûyânî

Vehbi Tülek

Şehid âlim Abdullah El-mısrî

Vehbi Tülek

Abdüllah Bitûşî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Geçmiş ümmetlerde gurbete çalışmaya giden üç arkadaş, bir ara yoğun bir yağmura mâruz kalınca yol kenarındaki bir mağaraya sığınırlar. Ne var ki, karşı dağdan, düşen yıldırım sebebiyle kopup yuvarlanan bir taş gelir, içinde bulundukları mağaranın kapısına sıkışıp kalır.

İçeride bulunan üç arkadaş korkup düşünmeye başlarlar. Nasıl çıkacaklar kapanmış olan mağaradan? Biri der ki: Bu belâdan kurtulmamızın bir çâresi olabilir. O da, Rabbimizin rızâsı için yapmış olduğumuz iyilikler. Gelin bunları şefaatçı yapıp buradan kurtulmayı Rabbimizden dileyelim.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Latif Bir Şikayet

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

A'meş Ve Hanımı

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Adam Olmazsan

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Vehbi Tülek

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Vehbi Tülek

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Vehbi Tülek

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Vehbi Tülek