Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.350.538

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Harama Helal Diyen Kimse Kâfir Olur

Molla Atâullah Efendi Osmanlı âlim ve evliyasından olup Sultan İkinci Selim Han’ın hocasıdır. İzmir'e bağlı Ödemiş kazasının Birgi kasabasındandır. 1571 (H.979) senesinde İstanbul'da vefat etti. Zamanın büyük alimlerinden ilim tahsil etti. İstanbul’a giderek Sultan İkinci Selim Han’ın teveccühünü kazandı ve hocası oldu. Fıkıh, tefsir ve diğer ilimlere dair bazı eserler tasnif etmiştir. Hidâye isimli meşhur fıkıh kitabının baş tarafına tâlîkâtı meşhurdur. Bu eserinde şöyle nakleder:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Ferid Paşa Ve Haci Abdullah Efendi

Bir gün Konya Vâlisi Ferid Paşa, Hacı Abdullah Efendinin ziyâretine geldi. Birkaç gün Seydişehir'de kalan Paşa, Abdullah Efendinin sohbetlerine katıldı. Paşa ayrılmak üzere izin isteyince, Abdullah Efendi, işlerinin hayırlı olması için Paşaya duâ etti. Paşa ayrılırken; "Duâ buyurun efendim! İlk fırsatta ziyâretinize tekrar geleceğim." deyince, Abdullah Efendi; "Seydişehir'e son gelişiniz, bir daha görüşemeyeceğiz." buyurdu. Bu sözlerden Ferid Paşa üzülünce, Abdullah Efendi; "Merak etmeyin netice hayırlıdır." dedi. Seydişehir'den ayrılan Ferid Paşa AntalyaSancağına teftiş için gitti. Burada sadrâzam olduğuna dâir telgraf alarak hemen deniz yoluyla İstanbul'a gitti. Bir daha Seydişehir'e gelmek nasib olmadı.

Vehbi Tülek

Osmanlilarda Toplu Taşima Kurallari

Vehbi Tülek

Osmanli Askeri Ve Papazlar

Vehbi Tülek

Bin Yil Yaşasak Yine Cihan Bu

Vehbi Tülek

Sultan Mehmed Reşad'a mesanesinden bir ameliyat yapılacaktı. Güçlükle yürüyerek ameliyat masasının önüne gelince ellerini açarak ve kıbleye teveccüh ederek, dokunaklı bir duada bulundu:-Ya Rabbi! Milletimin ve memleketimin bütün mukadderatını hayırlara tahvil et! Eğer memleketim ve milletim için muzır olacaksam bu ameliyat masasından beni kaldırma!.. dedi. Etrafında bulunanlarla helalleştikten sonra ameliyat için cesaret ve metanetle yattı.Ameliyat başarıyla geçtikten sonra, kendisini tebrike gelenlerin; "Mâşaallah! Büsbütün iyileştiniz. Artık yüz seneden fazla muammer olursunuz!" gibi sözlere Sultan Reşad:-Ne kadar yaşayacağımızı biz bilemeyiz. Ancak Cenâb-ı Hak bilir. Mukadder ne ise ömrümüz o kadar olur. Yalnız diyebiliriz ki:Bin yıl yaşasak yine cihan bu ,Gerdiş bu, zemin bu, asuman bu!..

Sultan İkinci Murad Ve Molla Fenari

Vehbi Tülek

Eşeklerin Yardimi

Vehbi Tülek

Orhan Gazi Ve İznik’in Fethi

Vehbi Tülek

Bizler AsÂkir-i OsmÂni’yiz

Vehbi Tülek

Ben Ağlamayayim Da Kim Ağlasin

Vehbi Tülek

3 - İstanbul'un Fethi (manzum Hikaye)

Vehbi Tülek

Özlediğimiz Düğün

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Kur'ân-ı Kerim Okurken Edeplerine Dikkat Et

Mûsâ bin Ubeydullah Hâkânî hazretleri kıraat âlimidir. 248'de (m. 862) Bağdat'ta doğdu. Kur’ân-ı kerimi ezberledikten sonra kıraat imamı Kisâî’ye talebe oldu ve icazet alarak talebe yetiştirdi. 325'te (m. 937) Bağdat'ta vefat etti. Tecvide dair ilk defa eser yazan odur. Bu eserinde şöyle buyurmaktadır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Resûlullah âşıklarını Üzmemeli

Vehbi Tülek

Mimârzâde Mehmed Efendi Osmanlı âlimlerindendir. 934 (m. 1527)'de Haleb'de kadı iken vefât etti. Resûlullah efendimizi (sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem) vesile ederek, Allahü teâlâdan bir şey istemek mevzûunda şunları anlattı:

çocuklarını Nazlı Yetiştirme!

Vehbi Tülek

İçini Düzeltenin Dışını Allahü Teâlâ Düzeltir!

Vehbi Tülek

Şeyh bin Abdullah hazretleri evliyânın meşhurlarındandır. 1585 (H.993) senesinde Yemen'in Terîm şehrinde doğdu. Küçük yaşta Kur'ân-ı kerîmi ezberledi. Birçok âlimlerden fıkıh ilmini öğrendi. Yemen'de birçok evliyânın meclisinde bulundu. Kâdiriyye, Şâziliyye, Cebertiyye, Sühreverdiyye, Rifâiyye, Kâzerûniyye, Ehdeliyye gibi, tasavvuf yollarında icâzet aldı. İnsanlara hak yolun bilgilerini öğretmeye başladı. Hindistan'a hicret edip orada talebe yetiştirdi. 1631 (H.1041) senesinde Devletâbâd’da vefât etti. Bir gün şöyle nasîhat etti:

En­dü­lüs'ten Mı­sır'a... E­bül­-abbâs­-ı Mürsî

Vehbi Tülek

eğer Sevgin Doğru Olsaydı!

Vehbi Tülek

Abdülkâdir Şeyhî Efendi

Vehbi Tülek

Çakırcalı Mehmet Efe

Vehbi Tülek

Dünyâ Dedikleri Bir Hiçten Ibârettir

Vehbi Tülek

Tecvîd Ve Kırâat Üstâdı Muhyiddîn Niksârî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Vehbi Tülek

Fani Dünya

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Abdullah El-acemî

Geç Gelen Kurtarıcı

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Firkateyne Bininiz

At Hirsizi

Vehbi Tülek

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Vehbi Tülek

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Korkma!

Vehbi Tülek

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Vehbi Tülek