Allah, Sizin Için Kolaylık Diler
Ömer bin Muhammed el-Ezdî hazretleri Mâlikî mezhebindeki fıkıh ve hadîs âlimlerindendir. 289 (m. 902) senesinde Bağdâd’da doğdu. 328 (m. 940)’da vefât etti. Şöyle nakletmiştir:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.586.468
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Ömer bin Muhammed el-Ezdî hazretleri Mâlikî mezhebindeki fıkıh ve hadîs âlimlerindendir. 289 (m. 902) senesinde Bağdâd’da doğdu. 328 (m. 940)’da vefât etti. Şöyle nakletmiştir:
Uzun Hasan, Fâtih Sultan Mehmed Hanla harb etmezden önce, Pir Muhammed Efendiye gidip harb için izin istedi. Bunun üzerine Pir Muhammed hazretleri ona; "Sana ve askerine lâzım olan onlarla harb etmemektir. Zirâ onlar müslüman gâzilerdir. Onlarla harp etmemek akıllıca bir iştir." buyurdu. Uzun Hasan, Pir Muhammed hazretlerinden bu sözleri işitince, harb etmek istediğini belirtip dışarı çıktı. Pir Muhammed hazretleri, Uzun Hasan'a arkasından; "Bizim sözümüzün fayda ve zararını, hayır ve şerrini bu taraflara gelince anlarsın. Gerçi şimdi bize kırılırsınız ama ne yapalım siz bilirsiniz." buyurdu. Çok geçmeden yapılan harpte Uzun Hasan'ın askeri bozguna uğrayıp kendisi ve yakınları perişan bir hâle düştü. Sonra yine Pir Muhammed hazretlerine gelerek âkıbetinin nereye varacağını sormadan edemedi. Pir Muhammed Erzincâni hazretleri ona; "Fâtih Mehmed Han, şânı büyük affı seven bir sultandır. Sizi incitmezler. Edep ile hareket edeni rencide etmezler." buyurdu. Sonra çok sevdiği talebelerinden Pir Ahmed Efendiyi Fâtih Sultan Mehmed Hana gönderip Uzun Hasan'la arasında sulh yapılmasını sağladılar
Fâtih Sultan Mehmed Hân hazretleri, bir gün tebdil-i kıyâfet ederek halkının arasında gezmeye çıkar. Akşama kadar dolaşır. Unkapanı kapısına geldiğinde kale kapısının kapanmış olduğunu görür. Kendisinin çıkardığı fermana göre, kale kapıları akşam ezanını müteâkip kapanıp, sabah ezanı vakti açılmaktadır. Padişah yanındakilerle kapının önüne gelir ve kapı muhâfızı Sinan Çelebi ile aralarında şu konuşma geçer:" Aç şu kapıyı Sinan Çelebi!.." Kimsin sen, bana kapıyı aç diye nasıl emredersin?.." Kim olduğuma ne bakıyorsun, kapıyı aç yeter.
Damadzâde (Ebülhayr) Ahmed Efendi, altmışıncı Osmanlı Şeyhülislamıdır. 1665'te İstanbul'da dünyaya geldi. Küçük yaşından itibaren ilim tahsiline başladı. İlimde yüksek derecelere ulaşıp, çeşitli medreselerde müderrislik yaptı mürettep ve muayyen medrese tahsilinden ve kadılıklardan sonra 1706 Kasım'da İstanbul Kadısı, 1710'da Anadolu Kazaskeri olduktan sonra üç defa da Rumeli Kazaskeri olup ve 1732'de Paşmakçızâde'nin yerine Şeyhülislâm tayin edildi. İleri yaşta ve hasta olduğu için bu vazifede fazla kalamadı ve emekli olarak Sütlüce'deki evine çekildi...
Safiyyüddin Erdebili hazretleri, evliyânın büyüklerindendir. 1252 (H.650) senesinde, güney Azerbaycan'da Erdebil'de doğdu. Hocası Zâhid İbrâhim Geylâni vefât edince, halifesi olan bu mübarek zat, memleketi olan Erdebil'e yerleşti. Pekçok talebe yetiştirdi. Talebeleri doğuya ve batıya dağılarak, onun feyizli yolunu yaydılar. Talebelerinden oğlu Sadreddin ve torunu Alâeddin Ali meşhurdur...
Kâdı Beydâvî hazretleri tefsîr ilminin büyük üstadı ve müfessirlerin baş tâcıdır. İran’da Şîrâz’ın köylerinden Beydâ’da doğdu. Burada ve çeşitli şehirlerde medrese tahsilini tamamlayarak Tebrîz’de kadılık vazifesi yaptı. 685 (m. 1286) senesinde orada vefât etti. En meşhur eseri Beydâvî tefsiridir. Bu eserinde Âyet-el kürsî babında şöyle yazmaktadır:
Beni İsrail zamanında salih bir kimsenin üç tane oğlu varmış. Bir gün o zat ağır hastalanır ve artık hayatından ümid kesilince büyük oğlu, küçük kardeşlerini çağırır ve:
- Ey kardeşlerim, pederimizin epeyce malı var. Fakat bugün kendisinin hizmeti ise ağırdır. İsterseniz sizler malına varis olun ve hizmetini bana bırakın, der.