Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.588.457

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Resûlullahın Kahkaha Ile Güldüğü Görülmemiştir!

Hârûn Mervezî hazretleri hadîs âlimlerindendir. Türkistan’da Merv şehrinde doğdu. 231 (m. 845) senesinde Bağdâd’da vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şerîfler, Sahîh-i Buhârî, Sahîh-i Müslim ve Sünen-i Ebû Dâvûd’da yazılıdır. Bu hadîs-i şeriflerden bazıları şunlardır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kendiliğinden Buralara Gelmez

Yavuz Sultan Selim Hanın nedimi Hasan Can'ın babası Tebriz'in ileri gelen alimlerinden idi. Bir gün, babası ile Şeyh Erdebili hazretleri arasında vukû bulan bir konuşmayı şöyle nakletmektedir:"Bir gün ikindi namazını şeyh ile birlikte cemâatle kıldık. Namazdan sonra Amme (Nebe') sûresi okundukta, Şeyh Erdebili hazretleri babamı yanına çağırıp buyurdu ki: "Hak teâlâ, sizi ve evlâdınızı, bu büyük belâdan koruyacaktır. Çünkü sizler, Hâfız-ı Kur'ân olup, Hakk'ın kelâmını nâzil olduğu gibi korumaktasınız." Bunun üzerine babam (Hâfız Mehmed Efendi), Şeyh Erdebili hazretlerine; "Osmanlı Sultanı bu ülkeye ayak basmak üzeredir. Bu işin sonunun nereye varacağı görünüyor?" diye suâl etti. Şeyh hazretleri de; "Bu gelen Sultan öyle bir zâttır ki, kendiliğinden buralara gelmez. Bu bedbahtı (Şâh İsmâil'i) tedib etmek, cezâlandırmak için, Hak teâlâ tarafından memur edilmiştir. Bütün evliyânın ruhları onunladır. Kendisi dahi, evliyâlıkta rütbe ve makam sâhibidir." diye cevap verdi.

Vehbi Tülek

Reşid Paşa’nin Osmanli Ekonomisini Yikmasi

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selîm Ve Dede Molla

Vehbi Tülek

Macar Subayinin Kizi

Vehbi Tülek

Sultan II. Murad devri. 1441 senesinde Macaristan üzerine yapılan bir akında, Akıncı birliklerimiz pusuya düşürüldü ve bir çok asker ile birlikte Akıncı kumandanlarından Rüstem bey de esir edildi. Rüstem bey, gayet yakışıklı ve zeki bir gençti. Macar kumandanı ondan hoşlandı ve kendi hizmetine aldı. Konağında ona bir oda verdi ve bütün şahsi işlerini ona havale etti. Gayet dindar olan Rüstem Bey, şartlar ne olursa olsun beş vakit namazını bırakmaz ve vakti girince hemen kılardı. Her işin üstesinden kolayca gelmesi ve kıvrak zekası sayesinde ibadetine kimse karışmıyordu.

Ayni Oyun

Vehbi Tülek

Mohaç Meydan MuhÂrebesi

Vehbi Tülek

Ii. Selim Ve Yahya Efendi

Vehbi Tülek

62 - İşte Gerçek Bir Gelin Alayi

Vehbi Tülek

Allah Yolunu Açik Etsin

Vehbi Tülek

Ii. Mahmud’un İyilikseverliği

Vehbi Tülek

Bu Kadar Dilenciye Para Yetiştirmek KÂbil Mi?

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Kâdı Bedrüddîn Şiblî

Kâdı Bedrüddin Şibli rahmetullahi aleyh, Hanefi mezhebi fıkıh âlimidir. 712 (m. 1312)'de Şam'da doğdu. 769 (m. 1367)'de Trablus'ta vefât etti. "Âkâm-ül-mercân" adındaki eserinde, Allahü teâlânın ibâdet etmeleri için yarattığı kullarından olan cinler hakkında geniş bilgi vermektedir. Bu eserinde buyuruyor ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sakın, Dünya Için Kederlenme

Vehbi Tülek

Şerifizâde Seyyid Mehmed Efendi Anadolu'da yetişen âlimlerin büyüklerindendir. 960 (m. 1553)'de Isparta Eğirdir'de doğdu. 1040 (m. 1630)'da İstanbul'da vefât etti. Bir vaazında şöyle buyurdu:

Kâinâta Ibret Nazarı Ile Bakan Görür!

Vehbi Tülek

Hâcegi Emkenegi

Vehbi Tülek

Emkenegi hazretleri, 1512'de Buhara'nın İmkene kasabasında doğdu ve 1599'da orada vefat etti. Evliyanın büyüklerinden Derviş Muhammed hazretlerinin oğlu ve Muhammed Bâki-billah hazretlerinin hocasıdır. Zahiri ve batıni ilimleri babasından öğrendi. Babasından feyiz alarak tasavvufta kemale erdi. Tasavvuf ilminin ve hallerinin mütehassısıydı.

Amelin Ve Ilmin Hâlis Olanını Iste!

Vehbi Tülek

Gıybet Ve Söz Taşımak Büyük Günahtır!

Vehbi Tülek

Sırat Hem Dünyada Hem De Ahirette Vardır

Vehbi Tülek

Veren Zat Olgun, Alan Ise Uygun Olmalıdır

Vehbi Tülek

Maksadı Ahiret Olan Perişan Olmaz

Vehbi Tülek

İnsan, Sevdiği Kimse Ile Berâberdir.

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

O Kullarına Çok Merhametlidir

Vehbi Tülek

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Derdi Olan Neylesin?

A'meş Ve Hanımı

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Hizir Ve Gelin

Sünnet Akçesi

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Üç Kandil

Vehbi Tülek

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek

Başka Du Bilmez Misin?

Vehbi Tülek

Sonunda Orta Yolu Buldular

Vehbi Tülek