Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.143.034

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Övülmesiyle Yerilmesi Arasında Fark Görmeyen Kimse Zâhiddir

İbn-i Celâ hazretleri evliyânın meşhûrlarındandır. Şam'da doğdu. 918 (H. 306) senesinde orada vefât etti. Zamânın büyük velîlerinden Zünnûn-i Mısrî ile Ebû Türâb Nahşebî hazretlerinin sohbetlerinde yetişip olgunlaştı. Cüneyd-i Bağdâdî, Ebü'l-Hasan-ı Nûrî hazretleri ile görüşüp istifâde etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Zulm İle ÂbÂd Olanin

Fâtih Sultan Mehmed Hân'ın babası Sultan II. Murad Hân devrinde, bir gün sadrâzam askere mûtad ulûfesini dağıttıktan sonra, padişahın huzuruna girmiş ve durumu şöyle rapor etmişti:"Devletlû Hünkârım, asâkir-i hümâyuna ulûfesini dağıttık. Ancak bir miktar akçe arttı. Ferman buyurursanız, ihtiyat akçesi olarak hazine-i hâssaya koyup saklayalım..." Sadrâzam, paranın artması haberine padişahın sevineceğini umuyordu. Fakat yanıldığını anlamakta gecikmedi. Sultan Murad Hân bu durumdan memnun olmamıştı. Zira o güne kadar ulûfe dağıtıldıktan sonra geriye para kalmazdı. Şimdi kaldıysa bunun bir sebebi olmalıydı. Bu yüzden sadrâzama şu sözleri söyledi:"Lala, her zaman ulûfe dağıtırken geriye akçe kalmaz iken, bu sefer fazla gelmesinin sebebi ne ola ki? Herhal Defterdârım bize yaranmak, gözümüze girmek için halktan fazla akçe toplamış, hazinede her zamankinden fazla akçe cem' eylemiş. Padişah'a yaranmak için halka zulmeden, tebaanın malını zorla elinden alan bir Defterdâr bize gerekmez..."Bu sözlerden sonra, Sultan Murad Hân Defterdârı'nı derhal vazifeden aldı. Zira 'Zulm ile âbâd olanın, kahr ile berbâd olacağı' hakikatine gönülden inanıyor, halkına elinden geldiğince adâlet ile muâmele etmeye çalışıyordu

Vehbi Tülek

Bu Ne Müfsidane Teklifdir!

Vehbi Tülek

Doğum

Vehbi Tülek

57 - Orhan Gazi Ve Alaeddin Esved Hazretleri

Vehbi Tülek

Sultan Orhan Gâzi, âlimleri, evliyâyı görüp gözeten bir zât-ı muhterem idi. O mübârek kimse, birgün Alâeddin Esved hazretlerini ziyârete gitti. Onun mahalline vardığında, Alâeddin Esved hazretleri nâfile namaz kılmakta idi. Orhan Gâzi, avluda bekledi. Bu sırada farz namaz vakti geldi. Orhan Gâzi ve orada bulunan Alâeddin Esved'in talebeleri namaz için hazırlandılar. Namazın sünnetini kıldılar. İkâmet okununca, Kara Halil imâmete geçti. Cemâata namazı kıldırdı. Alâeddin Esved de, odasından çıkıp namaza katıldı. Namazdan sonra bir müddet sohbet ettiler. Orhan Gâzi edeble dinledi. Sonra başını kaldırıp;"Seferde ve hazerde, ahâli arasında vâki olacak hâdiselerde hükmedip, hak ile bâtılı ayırmak, şer'i hükümleri beyân etmek için bir hâkim-i samedâni lâzımdır. Talebenizden birini benim ile sefere gitmek için tâyin etseniz." deyip, merâmını arzetti.

Canli Kuzu

Vehbi Tülek

Bursa İpeği

Vehbi Tülek

Bayezîd Han Ve “yiğitbaşı”...

Vehbi Tülek

Yeniçeriliğin Kaldirilmasi

Vehbi Tülek

“müfti’s-sekaleyn” Ne Demektir Ve Kimdir?

Vehbi Tülek

Bunlar Yemek Olarak Kafidir

Vehbi Tülek

91 - Kanuni Sultan Süleyman Ve Şövalyeler

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Nüzhet Efendi

Nüzhet Efendi, Maârif mektûpçusu idi. 1244'te İstanbul'da doğdu ve 1304 [m. 1886] senesinde, Sivas'ta vefât etti. Bu mübarek zat, Hristiyanlara cevâp olan (İzhâr-ul hak) kitabında buyuruyor ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hindistan Velîlerinden Emânullah Pâni-püti

Vehbi Tülek

Emânullah Pâni-püti, Şeyh Hasen'in ve Muhammed Mevdûd Lâri'nin talebesidir. Tasavvufta Kâdiriyye yoluna bağlı idi. Bilhassa tasavvuf yoluna âit yüksek hakikatleri, ince sırları açıklayıp beyan etmekte çok üstün idi. Zâhiri ve bâtıni ilimlerde derin âlim idi. İfâde ve iknâ kabiliyeti o derece idi ki, sohbetinde tasavvufa âit ma'rifetleri açıklamaya, izâh etmeye başladığı zaman, en inatçı kimse bile iknâ olur kabûl ederdi.

Ma’tûk El-bâışkî

Vehbi Tülek

Kemaleddin Nusaybinî

Vehbi Tülek

Kemaleddin Nusaybini hazretleri Şafii fıkıh âlimidir. 582 (m. 1186)'da Nusaybin'in Ömeriye köyünde doğdu. İlk tahsilinden sonra fıkıh okudu. Nusaybin ve Halep'te kadılık yaptı. 652 (m. 1254)'de Halep'te vefat etti. Bir sohbetinde şunları anlattı:

İnsanlar Uykudadır Ölünce Uyanırlar!

Vehbi Tülek

Allahü Teâlânın Lanet Ettiği Kimseler!

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ, Tevâzu Edeni Yükseltir

Vehbi Tülek

Dünyâda, Saâdetin Anahtarına Kavuşanlar

Vehbi Tülek

Birbirinizin Kusurunu Araştırmayın

Vehbi Tülek

Abdullah Bin İbrahim Cedrî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Firkateyne Bininiz

Firkateyne Bininiz

Abdülehad Efendiye bağlı en samimi talebelerinden olan Hassa-ı Hümâyûndan Gürcübaşı Mûsâ Ağa şöyle anlattı:

Abdülehad Efendi hiç sebep yokken ve bir münâsebet de geçmeden bana; "Mûsâ Ağa! Mısır'dan dönüşte, kalyona binmeyip, sayıkaya veya firkateyne bininiz." buyurdu. Buna çok taaccüb ettim. Çünkü, Mısır'a gitmek hiç hatırımdan geçmemişti. Fakat Abdülehad Efendinin bunu söylemekten bir murâdları olmalı deyip, merakla bekliyordum. Bu sözün mânâsını bir türlü anlayamıyordum.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek

Cennetlik Hanım Isteyen...

Allah Haramdan Kaçani Korur

SelÂmetle Gidip Gel

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Üç Kandil

Allah’a Firar Et

Korkma!

Vehbi Tülek

SelÂmetle Gidip Gel

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Vehbi Tülek

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Vehbi Tülek

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Vehbi Tülek