Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.559.676

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bir Kimsenin Gönlünü Almak, Altından Daha Kıymetlidir

Seyyid Cemâleddîn-i Ezherî hazretleri İslâm âlimlerinden ve evliyânın büyüklerindendir. İran’da Şîrâz’da doğdu. 1358 (H.760) senesinde Geylân’da vefat etti. Mısır'da Câmi'ul-Ezher Medresesine gitti ve zamânın âlimlerinden dînî ilimleri okudu. Tahsîlini tamamladıktan sonra Tebrîz'e yerleşti. Orada, tasavvuf yolunda ilerlemek için, Şihâbüddîn-i Sühreverdî hazretlerinin oğlu Şihâbüddîn-i Tebrîzî'nin talebeleri arasına girdi. İcazet verilerek Geylân taraflarına gönderildi. Çok kerametleri görüldü.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Küçük Bir Çamur Denizi Sulandirmaz

Sultan Ahmed, Şeyhi Aziz Mahmud'a bir hediye sunmak istiyordu. Mürşidinin kendisin den bu hediyeyi kabul etmesi onu çok memnun edecekti. Sultan Ahmed bir gün kendine uygun gördüğü bir hediyeyi Aziz Mahmud Hüdayi Hazretlerine gönderdi. Ama Şeyh Hazretleri kabul etmedi. Şüphesiz bu kabul etmeyiş, sultana karşı bir tavır anlamına gelmiyordu. Evliyanın büyüklerinden çoğu prensip olarak hediye kabul etmezdi. Bu, büyük insanların dünya malına hangi gözle baktıklarını, başkaları için ulaşılmaz sayılan şeylerin nazarlarında hiçbir değer taşımadığını ifade etmenin bir yoluydu. Sultan Ahmed şeyhi Hüdayi'nin kabul etmediği hediyeyi yine bu devrin evliyasından Abdülmecid Sivasi'ye gönderdi ve o da kabul etti. Kendisine, padişahın aynı hediyeyi Aziz Mahmud Hüdayi'e sunduğu ama kabul etmediği de hatırlatıldı. Sivasi Hazretleri gerçek büyüklere yakışır bir tutum ortaya koydu: "Hüdayi Hazretleri bir karga değildir ki leşi kabul etsin" dedi. Aziz Mahmud Hüdayi'ye de "Sizin kabul etmediğiniz hediyeyi Şeyh Sivasi kabul etti" dediler. Şu cevabı verdi: "Onun için hiç bir mahzuru yoktur. Çünkü o öyle büyük bir ummandır ki bir parçacık çamurun kendini bulandırmayacağını bilir."

Vehbi Tülek

Vasif Efendi İspanya’da

Vehbi Tülek

Minare Eğri Mi?

Vehbi Tülek

92 - Bunlar Bizi Allah Rizasi İçin Ziyarete Gelirler

Vehbi Tülek

Beşir Ağa, küçük yaştan itibâren Yapraksız Ali Ağa'nın yanında sarayda yetişti. 1707 senesinde saray hazinedârı oldu. Sultan Üçüncü Ahmed'in şehzâdeliği sırasında müsâhibi, danışmanı idi. Sonraları dârüsseâde ağası Süleymân Ağa ile berâber 1713'de Kıbrıs'a gönderil di. Kıbrıs'dan Mısır'a ve oradan da Hicaz'a gönderilerek şeyhül-haremeyn vazifesi verildi. Bu vazifesi sırasında Mekke-i mükerremede bulunan ve evliyânın büyüklerinden olan Ahmed-i Yekdest hazretlerinin derslerine ve sohbetlerine katıldı. Ondan pek çok feyz alıp tasavvufda yükseldi. Duâlarına mazhar oldu. 1717 senesinde İstanbul'a çağrılarak dârüsseâde ağalığına tâyin edildi. Bundan sonra Sultan Üçüncü Ahmed Hanın pâdişâhlığının son ve Sultan Birinci Mahmûd Hanın pâdişâhlığının ilk devirlerinde olmak üzere ölümüne kadar tam otuz sene dârüsseâde ağalığı yaptı.

Ordusunun Başinda Sefere Çikan Son Osmanli Padişahi

Vehbi Tülek

Helal Lokma Gerek

Vehbi Tülek

İkinci Bayezid HÂn’in Tuğlasi

Vehbi Tülek

CinÂs-i TÂm

Vehbi Tülek

Rumeli Hisarinin Şekli

Vehbi Tülek

Paşam Siz Haksizsiniz!

Vehbi Tülek

AlÂeddîn Ali Esved KarahisÂrî

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Abbas Bin UbÂde (radiyallahü Anh)

Abbas bin Ubâde, Peygamber efendimizin davetini duyunca, Müslüman olmak için koşarak gelen Medineli ilk 12 kişiden biridir. Birinci Akabe biatında Müslüman olan altı Medineli, ikinci sene yanlarına altı arkadaş daha alıp, oniki kişi olarak Mekkeye geldiler.Peygamberimizle gece Akabede görüşmek üzere söz aldılar. Gece olunca buluştular ve aralarında anlaştılar.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Birbirinizi Gıybet Etmeyiniz!

Vehbi Tülek

Tursun Fakih hazretleri Osmanlı tefsir, hadis ve fıkıh âlimidir. Şeyh Edebâli hazretlerinin dâmâdı olup Osmanlı Devletinin kurucusu Osman Beyin bacanağıdır. Sultan Orhan devrinde vefât etti. Aslen Karamanlı olup, hocası Edebâli hazretlerinin hemşehrisidir. Çeşitli ilimleri, Edebâli hazretlerinden tahsil edip, tefsir, hadis ve fıkıh bilgilerinde âlim, tasavvufta yüksek derecelere sâhib oldu. Derslerinde buyurdu ki:

Seyyid Kasım Tebrîzî

Vehbi Tülek

Kasım Bin Sellâm

Vehbi Tülek

Kasım bin Sellâm hazretleri fıkıh, hadis ve kıraat âlimdir. 154 (m. 771)'de Afganistan'da Herat'ta doğdu. Uzun bir tahsil hayatından sonra çeşitli ilimlere dair eserler kaleme aldı. Hacca gittikten sonra 224 (m. 838)'de Mekke'de vefat etti. Bir dersinde, "Peygamberlerin kabirlerinde diri olması" hakkında şunları anlattı:

Rüzgâr Olmasaydı, Dünya Kötü Kokardı!

Vehbi Tülek

Seyyid Celâl Buhârî

Vehbi Tülek

Kâsım Halîfe

Vehbi Tülek

Çok Soru Sormak Iyi Görülmemiştir

Vehbi Tülek

Abdülmelik Nîşâpûrî

Vehbi Tülek

Muhammed Murâd Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Namazini Ben Kildirayim

Namazini Ben Kildirayim

Büyük İslâm âlimi Mevlânâ Şemseddin Fenâri'nin ömrünün sonlarına doğru gözlerine perde geldi. Göremez oldu. Sultanın veziri olan Hacı İvâz Paşa bir konuda Molla Fenâri'ye kızmıştı. Gözleri görmez olunca, laf olsun diye; "Dilerim ki, o âmâ ihtiyârın namazını ben kıldırayım." demişti. Bu söz Molla Fenâri'nin kulağına ulaşınca; "Ol kimse câhildir. Cenâze namazını kıldırmayı beceremez. Cenâb-ı Hakk'ın kapısından ümidim şudur ki, bana hemen şifâ buyurup, onu âmâ eyleye ve ben onun namazını edâ edeyim." dedi. Bir süre sonra, bir gece rüyâsında Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem efendimiz; "Tâhâ sûresini tefsir eyle!" diye buyurdukta; "Yüksek huzûrunuzda, Kur'ân-ı kerimi tefsir etmeye gücüm olmadığı gibi, gözlerim de görmüyor." demişti. Peygamberlerin tabibi olan Resûlullah efendimiz mübârek hırkasından bir parça pamuk çıkarıp, mübârek tükrüğü ile ıslattıktan sonra gözleri üzerine koydu. Molla Fenâri uyanıp, pamuğu gözlerinin üstünde buldu, kaldırınca, görmeye başladı. Allahü teâlâya hamd ve şükretti. Pamuk ipliklerini saklayıp, öldüğü zaman gözleri üzerine konmasını vasiyet etti. Tam bu günlerde, vezirin gözleri görmez oldu. Vezir bir süre sonra vefât etti ve cenâze namazını Molla Fenâri kıldırdı. Gözlerinin açılmasının bir şükrânesi olarak, 1429 (H.833) senesinde Şam yolu ile ikinci defâ hacca gitti. Bu esnâda Mısır'a ve Kudüs-i şerife de uğradı. Bir çok âlim ile sohbet edip onlardan istifâde etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek

SelÂmetle Gidip Gel

Vehbi Tülek

Cennetlik Hanım Isteyen...

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Padişah Ve At

Garip Karşilanan Bir Adak

Altıyüz Dirhemlik İp

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

İsmail Hakki Efendi

Vehbi Tülek

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Vehbi Tülek

Yirmi Saniyede

Vehbi Tülek