Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.567.127

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allahü Teâlânın Azabı Çok Şiddetlidir!

Abdurrahmân bin Ebî Zinâd hazretleri hadîs ve fıkıh âlimlerindendir. 100 (m. 718) senesinde doğdu. 174 (m. 790) senesinde Bağdâd’da vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Fatih’in Medreseleri

Fatih'in bilime olan hizmetlerine tanıklık eden anıtların en önemlisi, kuşkusuz camisinin etrafına yaptırdığı medreselerdir... Ancak ilk medrese eğitimi, fetihten hemen sonraki günlerde cami haline getirilen Ayasofya'da başlamış ve caminin yanındaki papaz odaları boşaltılarak öğrencilerin buralarda kalmaları sağlanmıştır. Molla Hüsrev'in başmüderrisliğe getirildiği bu ilk öğretim kurumunda, İstanbul'un ilk kadısı,Ayasofya'yı Cami olarak "tescil eden" Hızır Çelebi 'nin ilk müderrisler arasında bulunduğu görülmektedir. Bu sıralarda molla Zeyrek de müderris olarak Zeyrek camisinde derslere başlamıştır. (Türkiye Tarihi 2 s: 243) İşte İstanbul'da fetihten sonra öğretime başlayan ilk iki medrese bunlarrdır. Fatih medreselerinin yapımı bitince, Zeyrek'teki öğrenciler oraya taşınmış, Ayasofya'da ise öğretim sürdürülmüştür. Vakfiyesinde de belirtildiği üzere, Medaris-i Semaniye adı ile Fatih Camii'nin etrafında yapılmış olan bu yeni kuruluş, sekiz medrese ve her medresenin arkasında Tetimme adı verilen daha küçük sekiz medreseden oluşmaktadır. Ayrıca müderris ve öğrencilerin yararlanması için bir kitaplık, bir Darüşşifa ve bir de misafirhane bulunmakta idi. medreselerin her birinde "akli" ve "natli" bilimlerde birer müderris, Daruşşifada ise hangi ulustan olursa olsun iki hekim, bir göz hekimi, bir cerrah ve bir de eczacı görevlendirilmişti. Hekimlerin hastaları günde iki kez ziyaret etmeleri şart koşulmuştur.Fatih döneminde üzerinde durulması gereken önemli bir kuruluş da hızla geliştiği görülen bir yüksek okul niteliğindeki Enderun Okulu'dur. Bu kuruluş içinde askerlik, yöneticilik,güzel sanatlar bölümleri olduğu gibi, ayrıca bir de hastane bulunmakta idi. tanzimat dönemine kadar yaşadığı görülen Enderun Okulu'nda Galata Sarayı,Eski Saray ve Edirne Sarayı gibi sarayların orta dereceli saray okullarını bitirenler kabul edilmekte idi.

Vehbi Tülek

Zeynep Kadin

Vehbi Tülek

Eğri Fatihi Iii. Mehmed Han

Vehbi Tülek

Bendenizde İki Fuad Vardir

Vehbi Tülek

Sultan Abdülaziz Han, Sadrazamlarından, tecrübeli devlet adamı Fuad Paşa ile birçok meseleyi istişare ederdi. Bir defasında, o günlerde İstanbul'da bulunan Mısır Hidivi İsmail Paşa ile hususi bir iş yapmak için görüşecekti. Bu meseleyi Fuad Paşa ile istişare etti. Fuad Paşa bunu mahzurlu buluyordu. Fakat Sultan Abdülaziz'in bu işe fazla istekli olduğunu gördüğün den, "Devletlû Hünkarımız nasıl arzu buyuruyorlarsa öyle olsun" dedi. Fakat aradan birkaç saat geçince Padişah, Fuad Paşa'nın kendisine niçin net bir cevap vermediğini düşündü. O gece bir adamını, Kanlıca'da bulunan yalısına gönderdi ve Fuad Paşa'dan, bu mesele hakkında ki görüşünün ne olduğunu yazılı olarak bildirmesini istedi. Fuad Paşa bir kağıda şu satırları yazarak padişaha gönderdi:

"Efendimiz, bendenizde iki Fuad vardır. Birincisi Padişahımızın tebeasından 'Vatandaş Fuad'dır. Vazifesi, Padişaha itaattir. Efendimizin her arzusu ve emri başının üstündedir, her fermanını fikir beyan etmeden kabul eder. İkincisi ise 'Sadrazam Fuad'dır. Onun vazifesi ise, padişahımızın isteklerine karşı gelmek değil, o işin devlete, millete ve padişahımızın şahsına, faidesi veya zararı nedir diye düşünmek, bilgi ve tecrübesine istinaden o iş hakkında fikirlerini beyan etmek, sonra da verilen vazifeyi bihakkın yerine getirmekdir.Padişah Efendimiz bu meseleyi iki Fuad'dan hangisine sual buyururlarsa o, vazifesi ile mütenasib cevab verecekdir."

40 - Şeytani Döven Türk

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Mahmud Ve Patrik Gregorios

Vehbi Tülek

Al Mührü Ver Mührü

Vehbi Tülek

16 - Yavuz Ve Sina Çölü

Vehbi Tülek

Filan Gün Saltanat Tahtina Oturacaktir

Vehbi Tülek

Eğri Kalesinde Şehid Olan Evliya

Vehbi Tülek

Koca Seyid

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Tabiînin Büyüklerinden Bekr Bin Abdullah

Bekr bin Abdullah el-Müzeni; Enes bin Mâlik, İbn-i Abbâs, İbn-i Ömer, Mugire bin Şû'be, Ebû Râfi es-Sâığ, Hasan el-Basri, Hamza, Urve bin Mugire bin Şû'be, Ebû Temime el-Huceymi ve diğer Eshâb-ı kirâmın sohbetlerinde yetişti. Dünyâya düşkün olmayan, haram ve şüphelilerden çok sakınan bu mübarek zat, yaşlı birini görünce, "Bu benden daha hayırlı, daha iyidir. Çünkü o, yaşça benden büyüktür. Bu sebeple, daha fazla ibâdet yapmıştır" derdi. Bir genci gördüğü zaman ise, "Ben ondan daha fazla günâh işledim. O ise, yaşı küçük olması sebebiyle, daha az günâh işlemiştir" derdi...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Seni Allah'tan Uzaklaştıran Her Şey Dünyâ Demektir

Vehbi Tülek

Ebû Ömer İstahrî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Hicrî dördüncü asrın ilk yarısında yaşadı. İlim için, Hicaz, Irak, Şam ve başka yerlere seyahatler yaptı. Ruveym bin Ahmed, Sehl bin Abdullah-ı Tüsterî ve başka büyük zâtlarla görüşüp kendilerinden ilim öğrendi. Bir sohbetinde şöyle buyurdu:

Canlı Cansız, Her Şey Allah'ı Tesbîh Eder

Vehbi Tülek

Belki Hakkımızda Hayırlısı Budur

Vehbi Tülek

Mesrûk bin el-Ecdâ Tâbiinden meşhûr fıkıh ve hadis âlimidir. Yemen'de doğdu. Hazret-i Ebû Bekir "radıyallahü anh" zamânında Medine-i münevvereye geldi. Daha sonra Kûfe'ye yerleşti. 683 (H.63)'te orada vefat etti. Eshab-ı kiramdan bazılarını ve bilhassa Hulefa-i Raşidini "radıyallahü anhüm" görüp hadis-i şerif öğrendi.

Sâlih Kimseleri Vesile Etmek

Vehbi Tülek

Sadakanın Karşılığı Cenette Verilir

Vehbi Tülek

Siz Ümmetlerin Hayırlısısınız

Vehbi Tülek

Muhammed Olmasaydı Seni Yaratmazdım

Vehbi Tülek

Bozuk Fırkalar Birbirlerini Küfürle Suçlamışlardır

Vehbi Tülek

"fakir Babası" Bir Gönül Sultanı

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Hazret-i Ömer (radıyallahü anh) bir gün evinde bir yastığa dayanmış oturuyordu. İçeriye Selman-i Farisi girdi. Hazret-i Ömer (radıyallahü anhümâ) , oturması için yastığığ ona uzattı. Selman-i Farisi (radıyallahü anh):
-Resulullah Efendimiz (sallallahü ne kadar dogru söylüyor, dedi. Hazret-i Ömer:
-Ya Eba Abdurrahman ! Nedir o?
-Bir gün Resulallah (sallallahü aleyhi ve sellem) Efendimizin huzuruna çıktım. O dayanmakta oldugu yastığı bana uzattı ve " Selman, evine gelen Müslüman kardeşinin altına ikram olarak bir minder uzatan müslümanı Allahü Teala mutlaka affeder" buyurdu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Adam Olmazsan

Bize Teveccüh Edin

İsmail Hakki Efendi

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Kabahat Kilincin Midir?

B0r Çuval Toprak

Vehbi Tülek

Bana Delil Getir

Vehbi Tülek

Arkadaşlarımı Korumak Için

Vehbi Tülek

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Vehbi Tülek

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Vehbi Tülek