Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.963.659

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Ey Âişe! Bu Kelimeleri Ezberledin Mi?

Ebü’l-Kâsım Kâyinî hazretleri Şafiî fıkıh ve hadîs âlimlerindendir. 462 (m. 1069) yılında Nişâbûr’da Kâyin köyünde doğdu. İsfehân, Nişâbûr, Merv ve Herat’a giderek birçok kimseden ilim öğrendi. 547 (m. 1152) yılında Herat’ta vefât, etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Devletin İki Kanadi

Orhan Gâzi, Geyikli Baba nâmıyla bilinen zâtın, Bursa'nın fethinde gösterdiği hizmetlerin den dolayı çok memnun olmuştur. Bu sebeple bir gün ziyaretine gelerek, minnettarlığını şöyle ifade eder:" Efendi Hazretleri, askerlerimizin arasında cihâda katılmakla bizi büyük bir zafere kavuşturdunuz. Gâzilerimiz ve biz, bu sebeple size minnettarız. Bu minnettarlığın bir ifadesi olarak da size İnegöl ve civarındaki yeşil yaylayı hediye etmek isti-yoruz. Lütfen kabul buyurun ve şu andan itibaren üzerinize tapulu mülkünüz bilin. Geyikli Baba müteşekkir ve mütebessim... Şu karşılığı verir:" İhsânınıza teşekkür ederim. Lâyık olmadığımız şeyleri teklif buyurmaktasınız. Halbuki, bizler savaşan askerlerimizin arasına girerken, sadece i'lâ-yı kelimetullahı asıl maksat yapmıştık. Bunun dışında en küçük bir maksat, zihnimize hulûl etmemişti. Şayet bu niyetimizde muvaffak olmuşsak ecrini almış, karşılığına kavuşmuşuz demektir. Başka bir mükâfata hakkımız yoktur. Eğer bu niyetimizde muvaffak olamamışsak, zâten ihsânınıza da lâyık değiliz demektir. Bununla beraber bize münâsip gördüğünüz yeşil yaylayı, tebaanızın göçebe olarak yaşamaya devam eden erenlerine ihsân ederseniz, bize vermiş gibi olursunuz.

Vehbi Tülek

Yavuz Ve Garip Derviş

Vehbi Tülek

Y Kilidi

Vehbi Tülek

Tuzlu Kahve

Vehbi Tülek

Sultan II. Abdülhamid'in son senelerinde vefat eden emekli miralay Osman Fevzi Bey'in vasiyetnamesinden bir bölüm: "Sevgili Refikam Semahat Hanım; Sizinle ilk tanışmamız, hayli ibretamiz olmuştu. Komşularımızın tavsiyesi ile size talib olduk ve rahmetli validem ile beraber, evinize, sizi istemeye gelmiştik. Âdet üzere, kahve ikram etmeniz icab ediyordu. Biraz sonra kahvelerimizi getirdiniz. Valideminki sade idi, fakat ben bir yudum alınca neye uğradığımı anlamadım. Çünkü kahveye şeker yerine bol mikdarda tuz koymuştunuz. Size bunu hissettirmemeye çalıştım, fakat hemen farkettiniz ve bir çığlık attınız. Ben ise, sizi mahcub etmemek için; "Aman efendim, ne hoş bir tesadüf, bendeniz, asker tabiatli olduğumdan herhalde, kahveyi tuzlu içerim. İnşaallah mes'ud bir yuva kurarız ve siz de bana hergün tuzlu kahve yaparsınız." demişdim. İşte sevgili Semahatcığım, sizinle tam 50 sene devam eden bu mes'ud izdivacımız, tuzlu kahve ile başladı. Aslında hayatımda o ana kadar hiç tuzlu kahve içmemişdim. Zaten İçilecek gibi de değildi. Siz 50 sene boyunca hergün bana, hoşuma gittiğini zannederek tuzlu kahve yaptınız. Bu kahvenin her yudumu zehir gibi acıydı. Fakat bu azabı size hiç hissettirmedim. Zira, karşımda mahcub bir hale düşmeniz, kalbinizin kırılması bana, tuzlu kahveden daha acı gelecekdi. Bu yüzden size hiçbirşey hissettirmedim. Artık ahiret yolculuğu başlıyor. İnşaallah dünya hayatındaki beraberliğimiz Cennet'te de devam eder. Çünki, "Dünyada kimi seviyorsanız, ahırette de beraber olursunuz" sözü hadis-i şerifdir. Sizleri Alalhü Teâlâ'ya emanet ediyorum."

Eğri Kalesinde Şehid Olan Evliya

Vehbi Tülek

Zenbilli Ali Efendi

Vehbi Tülek

Bursa İpeği

Vehbi Tülek

Evliya Çelebi

Vehbi Tülek

Fatih Ve Hocazade

Vehbi Tülek

Kanli Zarf

Vehbi Tülek

İki Yusuf’un Hikayesi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Fahreddin-i Rumi

Fahreddin-i Rumi hazretleri Zeyniye tarikatı mensuplarından olup, Yıldırım Bayezid devri ulema ve şeyhlerindendir. 1460 yılında Mudurnu'da vefat etmiştir. Bir talebesinin annesi gelerek, oğlundan şikayetçi oldu. Fahreddin-i Rumi, bu talebesine şu nasihatleri yaptı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Açlık Nûr, Tokluk Ateş Şehvet Ise Odundur!

Vehbi Tülek

Yahyâ bin Muâz-ı Râzî hazretleri büyük âlim ve velîlerdendir. İran’da Rey'de doğdu. Bağdât ve Belh şehirlerine gitti. Tasavvuf ehli büyük âlimlerle görüşüp sohbet etti. 872 (H.258) târihinde Nişâbur'da vefât etti. Kardeşlerinden birisi Mekke’ye gidip oraya yerleşti. Yahyâ hazretlerine bir mektup yazıp; “Üç arzum vardı. Ömrümün sonunu en kıymetli yerde geçirmek, bir hizmetçimin olması ve ölmeden önce sizi bir defa daha görmek. Bunlardan ikisine kavuştum. Şu anda Harem-i şerîfte bulunuyorum ve bir hizmetçim var. Duâ edin de Allahü teâlâ üçüncü arzuma da kavuşmayı nasîb etsin” dedi. 

Nasihatların Özü, Allah Adamları Ile Bulunmaktır

Vehbi Tülek

Allah'ın Ve Peygamberinin Düşmanlarını Sevenler!

Vehbi Tülek

Mehmed Nuri Efendi Rufaî şeyhlerindendir. Fatih Camii'nde ilim tahsilinden sonra Sultan III. Selim’in şehzade ve sultanlarının muallimliğine tâyin edildi. Bu sırada Rufaî şeyhlerinden Karasarıklı İbrahim Efendiye intisab ederek sülûkünü tamamlayıp Nasuh Baba dergâhı şeyhliğine tâyin olundu. 1273 (m. 1856)’de vefat etti. “Terbiyet'üt Talibin” isimli eserinde şöyle anlatır:

İlk Matbaa Ve Beşir Ağa

Vehbi Tülek

Alışveriş Ilmini Bilmeyen Harama Düşer!

Vehbi Tülek

Sana Faydası Olmayan Sözü Terk Et

Vehbi Tülek

bir Değirmendir Bu Dünyâ!..

Vehbi Tülek

Abdullah Ibni Avn

Vehbi Tülek

Seyyid Hasan Mükennâ

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Padişahlardan birine değerli bir gül fidanı hediye edilir. O da bunu bahçıvanına verip bahçeye dikmesini, gül açılınca da kendisine haber vermesini ister. Aylar sonra nihayet gül açılır. Fakat gayet iri ve son derece güzel bir gül. Bah çıvan onu hayranlıkla seyrederken, bir bülbül gelip gül fidanına konar ve başlar ötmeye. Bahçıvan önce onu kıvmak ister, fakat bülbülün yanık yanık ötüşü onu etkilemiştir. Sonunda bahçıvan, padişahı çağırmak için yerinden kalkınca, bülbül ürker ve gülü paramparça eder. Buna çok üzülen bahçıvan, korkarak padişaha durumu haber verir. Fakat padişah:-Üzülme, der, bu dünya etme bulma dünmyası, ona da kalmaz.Bahçıvan padişahın bu sözü ile rahatlamıştır. Bir zaman sonra bahçıvan, biryılanın o bülbülü yuttuğunu görür ve padişaha gelerek:-Keramet gösterdiin efendimiz, dünya o bülbüle de kalmadı.-Merak etme, o yılana da kalmaz.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah Nasil Misafir Edilir?

Vehbi Tülek

Abdullah-i EnsÂrî

Vehbi Tülek

Yüz Vermedin!

Allah Diyen Genç

Hayat Kurtaran Yalan

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Kum Ve Kaya

Derdi Olan Neylesin?

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek

Bizi Hatirlayin!

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Vehbi Tülek