Bir Kimseden Cefa Görürsen Tövbe Et!
Dahmel bin Abdullah hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Yemen'in Sahban beldesinde doğdu. Zamânın âlimlerinden ilim öğrenerek yetişti. Talebe yetiştirmek için icâzet aldı. 1203 (H.600) senesinde vefât etti.
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.603.915
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Dahmel bin Abdullah hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Yemen'in Sahban beldesinde doğdu. Zamânın âlimlerinden ilim öğrenerek yetişti. Talebe yetiştirmek için icâzet aldı. 1203 (H.600) senesinde vefât etti.
Sultan İkinci Bâyezid'in torunu ve Bosna sancakbeyi olan Gazi Hüsrev Bey, sarayda iyi bir eğitim gördü. Dayısı Şehzâde Mehmed, Kefe sancakbeyi olunca, Hüsrev'i de berâberinde götürdü. Şehzâde Mehmed'in elçisi sıfatıyla Moskova'ya gitti. 1521'de Bosna sancakbeyi oldu. Kânûni Sultan Süleymân'ın Belgrad Seferine katıldı ve Zemlin Kalesini fethetti. Belgrad'ın fethinden sonra Macaristan, Hırvatistan, Transilvanya ve Dalmaçya'ya Türk akınları devâm etti. Mohaç Savaşına kadar süren bu akınlara, Sinan ve Bâli beylerle birlikte Gâzi Hüsrev Bey de katıldı.
1877 yılı Kasım ayının 7'sini 8'ine baðlayan gece, civarda bulunan iki Ermeni köyünden gizlice harekete geçen kalabalık bir çete, sinsi sinsi yaklaþıp Erzurum'un meþhur Aziziye Tabyası'na girmeyi baþarmıþtı. Türk-Rus harbinin kanlı ve karanlık günleriydi; tabyayı savunan bir avuç Türk askeri derin uykuda idi. Yataklarında bastırıldılar ve uykuda kılıçtan geçirildiler kahpece. Ve arkadan gelen Rus kuvvetleri de hiç bir mukavemet görmeksizin Aziziye Tabyası'na yerleþtiler.Bu kahpe baskından yaralı olarak kurtulan bir asker, koþa koþa Erzurum'a varıp kara haberi yetiþtirdi. Minarelerden sabah ezânı yerine "Moskof Aziziye'ye girdi!" sesleri yükselmeye baþladı.
Cabir bin Muhammed Harezmi, küçük yaşta kıraat dersleri almaya başladı. Memleketindeki birçok âlimden Kur'ân-ı kerim kıraatini ve fıkıh ilmini öğrendikten sonra Mısır'a gitti. Kahire'de birçok âlimden ders almaya devam etti. Bilhassa burada hadis ilmine çalıştı ve çok Hadis-i şerif ezberledi. Nihayet Kahire'deki Caviliyye Medresesi Başmüderrisliğine tayin edildi. Burada uzun seneler talebe yetiştirdi. Birçok büyük âlimin hocası oldu.
Seyfüddin İbnü'l-Cündi hazretleri kıraat âlimidir. 699 (m. 1300)'de Şam'da doğdu. Zehebi bu tarihi 698 olarak vermiştir. Mekke'de ve Kahire'de zamanın büyük âlimlerinden kıraat ilmi tahsil etti. 769 (m.1368)'de Kahire'de vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:
Muhammed Bâki-billah hazretleri Silsile-i aliyye denilen büyük âlim ve velilerin yirmi ikincisidir. İmâm-ı Rabbâni Ahmed-i Fârûki Serhendi hazretlerinin hocasıdır. 1563 (H.971) senesinde Afganistan'da Kâbil şehrinde doğdu. Kâbil'den Semerkand'a gidip, zamânının en büyük âlimlerinden olan Mevlânâ Sâdık-ı Hulvâni'den ilim öğrendi. Sonra akli ilimleri bırakıp, tasavvufa yöneldi.
Günlerden bir gün, yıllardan bir yıl, bir padişahın ganimet malından eline çok güzel ve tarif edilmez bir kumaş geçer. Terzi başını çağırtıp o kumaşı eline verir. Terzi başı kumaşı görünce aklı başından gider. Ve sanki hasta olur. Padişaha kaftan kesmek için yaklaşıp evvela tahmin için eline arşın alır: -Sultanım, üstatlar, "bin ölç bir kes, ölçmeden kumaşa el vurmasın hiç kes (kimse) demişler", der. -Sultanım, bu kumaş kaftan olmaya el vermez, diye söyler. Dörtte bir, çeyrek daha gerekir ki, hazret-i sultana layık bir kaftan olsun. Padişah çaresiz: -Biraz dursun, der ve buna uygun parça bulunması için şehir ve vilayet aransın, diye emreder. Her ne kadar şehir baştan başa aranır ve memleket boydan boya taranırsa da ona münasip kumaş ve o beze uyar bir yoldaş bulunamaz. Padişah çaresiz kalıp bir başka terziyi davet eder: -Şu güzel kumaştan bana iyi bir elbise yapıver, diye söyler.