Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.520.805

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Yemekten Önce Elini Yıkayan Fakirlikten Kurtulur

Bâyezîd Pürânî hazretleri meşhur velîlerdendir. 1457 (H.862) senesinde Horsan’da Püran'da vefât etti. Tasavvufta üveysî idi. Peygamber Efendimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) rûhâniyetinden feyiz alırdı. Kendisi şöyle demiştir: "Her ne zaman bir zorlukla karşılaşsam veya bir sıkıntıya düşsem, Peygamber Efendimizin rûhâniyeti vâsıtasız olarak beni, sıkıntıdan kurtarır."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Lütfi Paşa Ve Ya’kub Efendi

Lütfi Paşa, Yanya beyi idi. Lütfi Paşanın hayır ve hasenât yapmakla tanınan zevcesi Şâh Sultan, Ya'kûb Efendinin büyük bir zât olduğunu bilir; hürmet, muhabbet ve edeb gösterirdi. Bu günlerde Lütfi Paşanın İstanbul'a gelmesi lâzım olunca, yola çıkacakları sırada Şâh Sultan, Ya'kûb Efendiye o zamanlarda İstanbul'da bulunan büyük zâtları sordu. O da, İstanbul'da Merkez Efendiye tâbi ve talebe olmalarını söyledi. Lütfi Paşa İstanbul'a gelip, vezir-i âzam oldu. Şâh Sultan, Merkez Efendi ve talebelerine çok alâka gösterdi. Ya'kûb Efendi ile Merkez Efendinin birbirlerine olan muhabbetlerini İstanbul'a gelince daha iyi anladı. Dâvûdpaşa Mahallesinde, güzel bir câmi ve bir de hânekâh (dergâh) yaptırıp, sonra fermân ile Ya'kûb Efendinin İstanbul'a gelmesini temin ederek, bu yaptırdığı dergâhta yerleşmesini sağladı. Ya'kûb Efendi bu hânekâhda on sekiz sene kalıp, İslâma hizmet eyledi. Merkez Efendi, Kocamustafapaşa'da, Ya'kûb Efendi Dâvûdpaşa'da, aralarında muhabbet ve yakınlık ile, insanlara çok hizmet edip, yüzlerce talebe yetiştirdiler. Talebeler bâzan dergâhın birine, bâzan diğerine giderek, bu büyük zâtların vesilesiyle, ilim ve velilikte çok yüksek derecelere ve üstün makamlara kavuştular.

Vehbi Tülek

Akibet Görürsün Hele Ferhat

Vehbi Tülek

Kanuni’nin Mevlana’yi Ziyareti

Vehbi Tülek

Ali Onbaşi

Vehbi Tülek

I. Dünya savaşında, Osmanlı Ordusunun savaştığı cephelerden biri olan Galiçya'da, Ruslarla burun burunayız. Meşhur 15 Eylül 1916 taarruzuna hazırlık yapmakta olan sahra bataryalarımızdan biri, eteklerini saran bodur çalılıklar içinde yükselen çam ağaçlarıyla dolu olan Ulu Dağın tepesine bir gözcü göndermek mecburiyetinde... Gözcü, bu tepenin arkasında mevzilenmiş olan Rus askerinin durumunu, siperinden hücuma geçtiği takdirde uzanıp giden sırtın üzerindeki irili ufaklı tepelerin hangisinin arasından geçebileceğini, dalları arasında saklı bulunduğu bir çam ağacının tepesinden telefonla bildirecek. Tabii, kaderde tepenin arkasında mevzilenmiş ve her an dağın tepesinde bir Osmanlı hücumu için dikkat kesilmiş olan Rus askerinin kurşun yağmuruna hedef olmak da var. Batarya kumandanı sordu:-Bu fedakarlığı, gönüllü olarak gösterecek?-Ben hazırım kumandanım!..

Eğer Sakalimin Bir Kili Bilseydi!

Vehbi Tülek

Protestanliğin Kurucusu Martin Luther Osmanli Ajanimiydi?

Vehbi Tülek

Ordusunun Başinda Sefere Çikan Son Osmanli Padişahi

Vehbi Tülek

Lütfi Paşa Ve Ya’kub Efendi

Vehbi Tülek

Önce Elini Öpüp Sonra Dövmek LÂzim!..

Vehbi Tülek

Preveze Deniz Zaferi

Vehbi Tülek

Sultan Murad’in Dehasi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Onun Dînine Uymayan Her Iş Kıymetsizdir

Şemseddin ibn-i Zühre hazretleri Şafii mezhebi fıkıh âlimlerinden olup tefsir ilminde de büyük âlim idi. 757 (m. 1357)'de Lübnan'da Habrâd'da doğdu. 848 (m. 1444)'de Trablus'ta vefât etti. Talebelerine şöyle vasiyette bulundu:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Özür Sahibinin Abdesti Ne Zaman Bozulur?

Vehbi Tülek

Çatalcalı Ali Efendi kırk üçüncü Osmanlı şeyhülislâmıdır. 1041 (m. 1631) senesinde Çatalca’da doğdu. İstanbul’a geldi. Meşhur âlimlerden uzun müddet ilim tahsil etti. Bazı medreselerde müderrislik yaptıktan sonra, Selanik ve daha sonra Mısır kadılıklarına tayin edildi. 1081 (m. 1670) senesinde Rumeli kadıaskerliğine, sonra da şeyhülislâmlık makamına getirildi. 1103 (m. 1692) senesinde Edirne’de vefât etti. “Fetâvâ-i Ali Efendi” adlı eserin yazarıdır. Çatalcalı Ali Efendi’nin bu kıymetli eserindeki fetvâlardan bazıları şöyledir:

Allahü Teâlâ Affedicidir, Affedenleri Sever

Vehbi Tülek

Dinimizde Kumar Kesin Olarak Haramdır

Vehbi Tülek

Cemâlüddin Yûsuf Merdâvi hazretleri Hanbeli fıkıh alimidir. 700 (m. 1301)'de Şam'da doğdu. Zamanın büyük âlimlerinden hadis, fıkıh, usul dersleri aldı. Tahsilini tamamladıktan sonra Câmiu'I-Muzafferi'de ders okut­tu ve fetva verdi. Sonra Şam Hanbeli ka­dısı (Kâdılkudât) oldu. 769 (m.1367)'de vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Rahmetin Hakkında Çok Ümitliyim Yâ Rabbî!

Vehbi Tülek

Günahlar, Allah Ile Kul Arasında Perdedir

Vehbi Tülek

Onlara, Allah'ın Sevgisi Içirilmiştir

Vehbi Tülek

Alâüddîn Buhârî

Vehbi Tülek

En Şerefli Söz, Allahü Teâlâyı Anmaktır

Vehbi Tülek

Medine Yollarında... Cündeb Bin Damre

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Selâhaddin Uşâki'nin çocuğu olduktan bir süre sonra, hocası ve kayınpederi onu evden çıkararak; "Al hanımını evimden ayrıl! Bundan sonra kendi geçimini temin et." dedi. Selâhaddin Uşâki; "Peki hocam, başüstüne!" diyerek hanımı ve çocuğu ile berâber, hocasının evinden ayrıldı. Eğrikapı'dan, Fâtih Câmii civârında, Âşıkpaşa mevkiinde bulunan, Horhor çeşmesine doğru yürürken bir evin kenarında durakladı. Kış günüydü ve kar yağıyordu. Yolun karşı tarafında bulunan Tâhir Ağa onları görünce evine dâvet etmek için yanlarına birini gönderdi. Tâhir Ağa, Selâhaddin Uşâki'yi, evine götürdü. Ona; "Siz kimlerdensiniz? Kış gününde neden bu hâle düşüp sokak kenarında kimsesiz garibler gibi duruyorsunuz?" diye sordu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

O Kullarına Çok Merhametlidir

İcÂzetin Sirri

Helvaci Çocuk

"encümen-i Bîzebân"

Dört Şey Mühimdir

Firkateyne Bininiz

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Vehbi Tülek

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek

Abdullah-i EnsÂrî

Vehbi Tülek