Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.239.636

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Moğol Askerlerini Şam'dan Uzaklaştıran Mübarek Zat

Ebü'l-Hasan Harîrî hazretleri büyük velîlerdendir. 1247 (H. 645) senesinde Şam'da vefât etti. Şeyh Ebû Ali Mağribî'nin sohbetlerinde bulunarak, kemâle geldi. Çok kerametleri görüldü.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

94 - Sultan Iii. Murad Ve Polonya Kralliği

Divan-ı Hümayun toplantı halindeydi. Cihan Padişahı III. Murad'da toplantıyı şeref lendirmişlerdi. Lalası Sadeddin Efendi sol tarafında oturuyorlardı...-Şu Vilayet-i Leh tahtının gene boşaldığını işittik. Tedbiriniz ne ola?...Padişah sualine ilk cevap Veziriazam'dan geldi:-Ferman Sultanımızındır Devletlûm...Yalnız şu hususu emen arzetmeliyim ki... bu taca erişmek için, Floransa Büyük Dukası ricada bulunur.-Yalnız o mu?-Hayır efendimiz...Velakin yıllık 1.000.000 Düka altını takdim ile arz-ı ubudiyyet eylemektedir. Hoca Sadeddin Efendi, Padişahtan izin aldıktan sonra:-Bu Düka cenapları, Alaman hanedanı mensuplarından değil mi?

Vehbi Tülek

Hasan Can’in Tabiri

Vehbi Tülek

Amerika’ya Osmanli Yardimi

Vehbi Tülek

Ii. Murad Han Ve Şücaeddin Karamani Hazretleri

Vehbi Tülek

Bir gün Sultan İkinci Murâd Hân, Edirne'de abdest tâzelemek üzere çıktığı zaman ayağı kayıp düştü. O sırada nûr yüzlü bir kimse peydâ oldu. Sultânı elinden tutup, o tehlikeli hâlden kurtardı ve âniden kayboldu. Sonra Pâdişâh, kendini tehlikeden kurtaran o zâtla görüşmek istedi. Edirne'nin bütün sâlih kimselerini huzûruna dâvet etti. Ancak, dâvet ettiği kimseler arasında aradığı zât yoktu. Nihâyet bütün Edirne halkını bir yere toplatıp, birer birer gözden geçirdikten sonra, aralarında, elinden tutup kurtaran Şücâeddin Karamâni'yi buldu. Ona hürmet edip, iltifât ve ihsânlarda bulundu. Debbaglar Mahallesinde ona bir mescid ve bir dergâh yaptırdı. Talebelerine Murâdiye evkâfından maaş bağlatıp, ihsânlarda bulundu.

Mimar Koca Mehmed Ağa

Vehbi Tülek

Osmanli Sinirlarini Atlas Okyanusuna Kadar Genişleten Padişah

Vehbi Tülek

Tek Kollu Reis

Vehbi Tülek

Padişaha Nasihat

Vehbi Tülek

Uçan Osmanli: Lagari Hasan Çelebi

Vehbi Tülek

Osmanli Ordusundaki Tertip Ve Düzen

Vehbi Tülek

Demirbaş Hasan

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

"bugün Bize Gelen Oldu Mu Hanım?"

Ahmed Kuseyrî hazretleri Anadolu velîlerinin büyüklerindendir. Antakya’da doğdu. 1549 (H.956) senesinde orada vefât etti. İlk temel din bilgilerini babasından öğrendi. Daha sonra amcası Şeyh Dâvûd'dan Arabî, akâid, fıkıh ve tefsîr okudu. Diğer amcası Şeyh Ali'den de ders alıp genç yaşta tasavvuf ilminde ve hâllerinde yetişti. Ona Halvetî tarîkatından icâzet verip, hırkasını giydirdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Talebeye, Bütün Işlerini Rehberine Bırakmak Düşer

Vehbi Tülek

Şeyhî Mehmed Efendi Nakşibendî şeyhlerindendir.1078 (m. 1668)’de İstanbul’da doğdu. Medrese tahsilini tamamlayarak müderrislik yaptı. Nakşî şeyhi olan babasının vefatı üzerine Emîr Buhârî Dergâhı’nın şeyhliğine getirildi. 1144’te (m. 1731) vefat etti. “Vekâyiu’l-fuzalâ” isimli eserinde evliyanın hayatlarını anlatmaktadır. Bu kitabında şöyle nakleder:

Ömer Büceyrî

Vehbi Tülek

Birbirinizi Gıybet Etmeyiniz!

Vehbi Tülek

Tursun Fakih hazretleri Osmanlı tefsir, hadis ve fıkıh âlimidir. Şeyh Edebâli hazretlerinin dâmâdı olup Osmanlı Devletinin kurucusu Osman Beyin bacanağıdır. Sultan Orhan devrinde vefât etti. Aslen Karamanlı olup, hocası Edebâli hazretlerinin hemşehrisidir. Çeşitli ilimleri, Edebâli hazretlerinden tahsil edip, tefsir, hadis ve fıkıh bilgilerinde âlim, tasavvufta yüksek derecelere sâhib oldu. Derslerinde buyurdu ki:

Yapılan Ibâdetin Tadı, Ihlâs Iledir

Vehbi Tülek

Mîrek-i Belhî

Vehbi Tülek

"korkma, Kurtulacaksın! Bundan Sonrası Selâmettir"

Vehbi Tülek

Fazl Bin Dükeyn

Vehbi Tülek

Ehl-i Sünnet Fırkası, Dört Mezhebe Ayrılmıştır

Vehbi Tülek

Abdurrahmân Mağribî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Alabilirsen Al

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Örümcek Ağı

Hakikati Görmek

Vehbi Tülek

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Vehbi Tülek

Latif Bir Şikayet

Vehbi Tülek

O Kullarına Çok Merhametlidir

Vehbi Tülek

Her Şeyi Göze Almıştı!

Vehbi Tülek

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Vehbi Tülek