Bir Kimseden Cefa Görürsen Tövbe Et!
Dahmel bin Abdullah hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Yemen'in Sahban beldesinde doğdu. Zamânın âlimlerinden ilim öğrenerek yetişti. Talebe yetiştirmek için icâzet aldı. 1203 (H.600) senesinde vefât etti.
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.605.720
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Dahmel bin Abdullah hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Yemen'in Sahban beldesinde doğdu. Zamânın âlimlerinden ilim öğrenerek yetişti. Talebe yetiştirmek için icâzet aldı. 1203 (H.600) senesinde vefât etti.
Sene 1782; I. Abdülhamid devri. İstanbul'dan Manisa taraflarına, saray hizmetlerin de çalıştırılmak üzere zeki, eli yatkın kızlar bulmak için, saray kalfası bir hanım gelir. Kırkağaç'a da uğrar. Buraya geldiğinde, küçük Emine'yi görür ve dikkatini çeker. Anne ve babasına, eğer müsaade ederlerse onu saraya götürmek istediğini ve en iyi şekilde yetiştireceklerini söyler. Onlar da, kızlarının iyi bir geleceğe sahip olacağını düşünerek buna rıza gösterirler. Emine, saray adamları ve görevli hanımla birlikte saraya gelir. Topkapı sarayında hizmete başlar. Zekası, çalışkanlığı ve ciddiyetiyle herkesin takdirini toplayarak, kısa zamanda yükselir. Bu sırada Kırım'dan gelen bir elçilik heyeti, Padişah tarafından saraya kabul edilir. Kırım ile olan ilişkilerin daha da iyileştirilmesi için bir çok hediyelerle birlikte Kırım Hanına, sarayında hizmet etmesi için bu kabiliyetli Emine de gönderilir. Kırım Hanı Kerim Giray, bu hediyeyi çok beğenir ve kendisine nikahlar. Emine halinden memnundur. Devlet işlerinde de eşi Kerim Giray'a yardımcı olmaya başlar. Han eşi olduğu için adı Emine Bânû olur.
Bursa'nın Yunan işgâli sırasında, bir Yunanlı asker, Pir Emir'in türbesine girerek, ata biner gibi mezarın üzerine çıkıp, kötü sözler söylemeye başladı. O anda askerin ayakları kurudu. Feryâdı üzerine arkadaşları tarafından türbeden çıkarıldı. Durum Yunan komutanına bildirilince, Pir Emir'in türbesinin bulunduğu çevre Yunan askerleri için yasak bölge ilân edildi.Yine Yunan işgâli sırasında Pir Emir mahallesine bakan korucu, bir gün elindeki sopası ile Pir Emir'in mezarı üzerine vurarak; "Mâdem velisiniz neden Yunanlıları Bursa dan kovmuyor sunuz? Bu nasıl veliliktir?..." şeklinde konuşunca, korucu rüyâsında Pir Emir'i görür. Pir Emir ona; "Vatan ve iffeti korumak size âittir. Canlılar ne gün için var. Biz mi gerek..." der. Sonra korucuya bir tokat atar. Sıçrayarak uyanan korucunun ağzı çarpılır ve kısa zaman sonra ölür.
Muhammed Basri hazretleri meşhur hadis âlimlerindendir. 167'de (m. 783) Irak'ta Basra'da doğdu. Kur'ân-ı kerimi ezberledikten sonra Basra'da hadis öğrendi. 252 (m. 866)'de vefat etti. Buyurdu ki:
İbn-ül-Kemâl hazretleri Mâliki mezhebi fıkıh, hadis ve kırâat âlimlerindendir. Asıl ismi, Muhammed bin Ahmed Lahmi'dir. 640 (m. 1242)'de doğdu. 702 (m. 1302)'de vefât etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:
Abdullah ibn-i Adi hazretleri hadis hafızıdır. 277 (m. 891)'de İran'da Cürcân'da doğdu. Türk soyundandır. İlim tahsili için, Mısır, Suriye, Irak, Horasan, Mekke ve Medine'ye gitti. İmam-ı Mâlik, Evzâi, Süfyân-ı Sevri ve birçok âlimden istifade etti. 365 (m. 976)'da vefat etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:
Zamanın akıllı geçinenlerinden güngörmüş bir zâtın yolu bir gün bimarhâneye (ruh ve sinir hastalıkları hastahânesine) uğramış. Hastalardan birine sormuş:-Kaç yıldır buradasın?-Senesini ben de unuttum. Aslında deli falan da değilim. Nedense bir kez paçayı kaptırdık ve bir daha kurtulamıyoruz.-Peki seni ne diye burada tutuyorlar?-Doktorlardan "mazarratlı harfler"i saymalarını istiyorum; cevap veremiyorlar. Bu sefer ben onlara sayıyorum, beni urgana vuruyorlar.