Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.427.500

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Dünyâ Isyan Ve Günah Işlenen Yerdir

Abdülvâhid bin Zeyd hazretleri Tebe-i tâbiînden olup, hadîs, fıkıh âlimi ve evliyânın büyüklerindendir. Basra'da yaşamıştır. 793 (H. 177) senesinde vefât etti. Hasan-ı Basrî gibi Tâbiînin meşhur âlim ve velîleriden hadîs ve fıkıh ilimleri tahsil etti. Basra'nın meşhûr hadîs ve fıkıh âlimlerinin ileri gelenleri arasında yer aldı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Verin Bana Şu Yilan Yavrusunu!”

Oğlu Âbid Efendi'nin kaleminden Abdülhamid Hân'ın esâret hayatı..."... Selanik'e gidişimizle alâkalı olarak, zihnimde sadece, saraydan Sirkeci'ye yahut Selanik Gar'ından Alâtini Köşkü'ne kapalı bir araba içinde hareketimize dair belli-belirsiz bir hayâl kalmış. Karanlık bir arabada babamın karşısına oturduğumu ve siyah sakalını görür gibiyim... Alâtini Köşkü'ne girişimizde, annemin kucağındaydım... Annemin beni taşımaktan yorgun düştüğünün nasılsa farkına varan bir subay, sonradan Paşa olan Emniyet Genel Müdürü Albay Gâlip Bey, kucağından almak nezâketini gösterdi ve alırken de, 'Verin bana şu yılan yavrusunu!' dedi... Bu kahraman (!) zâbit, anlaşılan tam mânâsıyla bir centilmendi!.. Bunu söyleyen, Hareket Ordusu'nun genç ve toy subaylarından biri olsaydı affederdim; lâkin bu adam, o zaman albaydı ve en az kırk yaşlarındaydı... O arada Ali Fethi Bey de (yıllar sonrasının başbakanı Fethi Okyar), 'Zavallı çocuk!' diyerek beni kucağına aldı, gözünden bir damla yaş düştü.

Vehbi Tülek

Zembilli Ali Cemali Efendi’nin Zembili

Vehbi Tülek

“pösteki Saymak”

Vehbi Tülek

88 - Tekmeyle İade Edilen Altin

Vehbi Tülek

Fransızların dünyaca meşhur romancısı Claude Farrére, 1914 senesinde Saint Albans isimli yatıyla Akdeniz sahilerinde seyahate çıkmış, bu arada Anadolu'ya da gelmişti. Bu seyahatini daha sonra bir gazetede kaleme almıştı. Çanakkale'ye geldiği sırada başından geçen bir hadiseyi şöyle anlatır:

Hukukun Şeyhülislamiyim

Vehbi Tülek

Bir Kaşik Tuz

Vehbi Tülek

5 - Doğan Bey Ve Yildirim Bayezid

Vehbi Tülek

Fatih’in Ruhaniyeti

Vehbi Tülek

Osmanli Sultanlarinin Yüksek Dereceleri

Vehbi Tülek

Bu Ne Müfsidane Teklifdir!

Vehbi Tülek

At Binenin, Kılıç Kuşananın Şah'ım!

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Fakih Tâcî

Fakih Tâci rahmetullahi aleyh, Lübnan'da bulunan Ba'lebek şehrinde yetişmiş olan Hanefi mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 1072 (m. 1661) senesinde doğdu. 1114 (m. 1702) senesinde şehid oldu. Bir dersinde, Kıyâmet hallerini şöyle anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İslâm Düşmanlarının Duâları Kabul Olmaz

Vehbi Tülek

Şah Gulâm Abdülazîz Dehlevî Hindistan evliyâsının büyüklerinden Şah Veliyyullah Dehlevî hazretlerinin oğludur. 1746 (H.1159) senesinde Delhi'de doğdu. Hindistan'da İngiliz yönetimine karşı hürriyet meşalesini yakarak "Sirâc-ül-Hind" lakabıyla tanındı. 1824 (H.1239) senesinde doğduğu yer olan Delhi'de vefât etti. Nakşibendî yolunun büyüğü olan babasından ilim ve edep öğrendi, babasının vefâtı üzerine Rahmaniyye Medresesinde ders vermeye başladı. Bir dersinde buyurdu ki:

Yanınızdan Ayrılmayan Kimseler Vardır

Vehbi Tülek

Yalan Söylemek Çok Büyük Günahtır

Vehbi Tülek

İbn-i Nakib hazretleri Şafii mezhebi fıkıh âlimidir. 702 (m. 1302) senesinde Mısır'da doğdu. 769 (m. 1368) senesinde Kâhire'de vefât etti. Çeşitli ilimlerde üstün bir âlim olarak yetişti. Fıkıh, kırâat, usûl, nahiv ve edebiyat ilimlerinde mütehassıs bir âlim idi. Bir dersinde şunları anlattı:

Allah Korkusundan Ağlayanlar Yanmaz!

Vehbi Tülek

Düşmanının Bile Saygı Duyduğu Kahramanlar

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâyı Anlamaya Kalkışmak Caiz Değildir

Vehbi Tülek

“emîrü’l-kulûb” Ebü’l-hüseyin Nûrî

Vehbi Tülek

Saadete Kavuşmak Isteyen Kimse

Vehbi Tülek

Abdurrahman Eşref Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek

Abayi Yakmak

Vehbi Tülek

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Minareden Okunan Şiir

Derdi Olan Neylesin?

Minareden Okunan Şiir

Helvaci Çocuk

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Vehbi Tülek

Sünnet Akçesi

Vehbi Tülek

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek