Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.017.353

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Yavrularımız Dinlerini Tam Öğrenemiyorlar

Hilmi Efendi son devir Osmanlı din âlimlerinden ve Nakşibendiyye yolu Hâlidiyye kolu mensuplarındandır. Ankara'da doğdu. 1916 (H.1335) senesinde İzmit'te vefât etti. Ahmed Ziyâüddîn Gümüşhânevî hazretlerinin talebeleri arasına girdi. Hocasından Hâlidiyye kolundan icâzet aldı. Sonra İzmit'te Fevziye, Taşıçılarbaşı ve Yeni Cumâ câmilerinde imâm ve hatiplik yaptı. Vaazlarında şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Orhan GÂzi Ve AlÂeddîn Esved

Sultan Orhan Gâzi, âlimleri, evliyâyı görüp gözeten bir zât-ı muhterem idi. O mübârek kimse,birgün Alâeddin Esved hazretlerini ziyârete gitti. Onun mahalline vardığında, Alâeddin Esvedhazretleri nâfile namaz kılmakta idi. Orhan Gâzi, avluda bekledi. Bu sırada farz namaz vaktigeldi. Orhan Gâzi ve orada bulunan Alâeddin Esved'in talebeleri namaz için hazırlandılar.Namazın sünnetini kıldılar. İkâmet okununca, Kara Halil imâmete geçti. Cemâata namazıkıldırdı. Alâeddin Esved de, odasından çıkıp namaza katıldı. Namazdan sonra bir müddetsohbet ettiler. Orhan Gâzi edeble dinledi. Sonra başını kaldırıp;"Seferde ve hazerde, ahâli arasında vâki olacak hâdiselerde hükmedip, hak ile bâtılı ayırmak,şer'i hükümleri beyân etmek için bir hâkim-i samedâni lâzımdır. Talebenizden birini benimile sefere gitmek için tâyin etseniz." deyip, merâmını arzetti.

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman Ve Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Vehbi Tülek

Sultan Bayezid Ve Arab Molla

Vehbi Tülek

Böyle Soruya Böyle Cevap

Vehbi Tülek

Avrupalıların 'Muhteşem Süleyman' lakabıyla andıkları Kânuni Sultan Süleyman Hân, 'Muhibbi' mahlası ile çok güzel şiirler yazmıştır. Şiirlerinden bir kısmı toplandı.Bir gün, saray bahçesindeki ağaçların karıncalar tarafından istilâ edildiğini görüp, karıncaların öldürülmesi hususunda, zamânın Şeyhülislâmı Zenbilli Ali Efendi'den fetvâ istedi. Suâli şiir şeklinde olup, şöyleydi:

Dırahtı (ağacı) sarmış olsa karınca, / Zarar var mı karıncayı kırınca.

'Zenbilli Ali Efendi de, bu zarif suâle yine şiirle cevap verip, suâl kâğıdının altına şu beyti yazdı:
'Yarın divânına Hakkın varınca, / Süleyman'dan alır hakkın karınca.

Osmanli Sultanlarinin Yüksek Dereceleri

Vehbi Tülek

Öyleyse Sultanimizi Üzme !

Vehbi Tülek

Orhan GÂzi Ve AlÂeddîn Esved

Vehbi Tülek

Belgrad’da İki Şehid

Vehbi Tülek

Daha Büyük KerÂmet Mi Olur?

Vehbi Tülek

Böyle Soruya Böyle Cevap

Vehbi Tülek

Sevdiklerine Kavuştu

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Temiz Kalpten Çıkan Nasihatler Tesir Eder

Şehâbeddin Ahmed ibn-i Arslân hazretleri Şafii mezhebi fıkıh âlimidir. Türkmen asıllıdır. 767 (m. 1366)'de Mısır'da doğdu. 844 (m. 1440)'da Kahire'de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İşkence Yapanın Evlenmesi Harâmdır

Vehbi Tülek

Şihâbüddîn Aysâvî hazretleri evliyânın büyüklerinden ve Şâfiî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 1534 (H.941) de Şam'da doğdu. Fıkıh ve nahiv ilimlerini Şeyh Tâcüddîn'den öğrendi. Tasavvuf yolunda, Şihâbüddîn Ahmed bin Bedrüddîn el-Gazzî'den feyiz ve icâzet aldı. Şam'daki Emeviyye Câmii'nde imâmlık yaptı, çeşitli medreselerde ders okuttu. 1617 (H.1026) senesinde Şam'da vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Ey Busayrî! Kasîdeni Dinlemek Isterim

Vehbi Tülek

İkisi Için Bir Adak Adayın

Vehbi Tülek

Sarı Yakub hazretleri fıkıh, kelâm, hadis âlimi, yüksek hâller sahibi velidir. Konya'da doğdu. 833 (m. 1429)'da aynı yerde vefât etti. Dinin emir ve yasaklarını bildirmekte çok gayretli idi. Buyurdu ki:

Resûlullah’ı Sevmek Saadet Vesilesidir

Vehbi Tülek

Levh-i Mahfûzda Ilk Yazılan, Besmeledir

Vehbi Tülek

Allah Indinde En Kıymetli Sözler

Vehbi Tülek

Mahmûd Çelebi

Vehbi Tülek

Gıybet Ve Iftira Hakkında

Vehbi Tülek

Abdülcelîl Çelebi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Padişahlardan birine değerli bir gül fidanı hediye edilir. O da bunu bahçıvanına verip bahçeye dikmesini, gül açılınca da kendisine haber vermesini ister. Aylar sonra nihayet gül açılır. Fakat gayet iri ve son derece güzel bir gül. Bah çıvan onu hayranlıkla seyrederken, bir bülbül gelip gül fidanına konar ve başlar ötmeye. Bahçıvan önce onu kıvmak ister, fakat bülbülün yanık yanık ötüşü onu etkilemiştir. Sonunda bahçıvan, padişahı çağırmak için yerinden kalkınca, bülbül ürker ve gülü paramparça eder. Buna çok üzülen bahçıvan, korkarak padişaha durumu haber verir. Fakat padişah:-Üzülme, der, bu dünya etme bulma dünmyası, ona da kalmaz.Bahçıvan padişahın bu sözü ile rahatlamıştır. Bir zaman sonra bahçıvan, biryılanın o bülbülü yuttuğunu görür ve padişaha gelerek:-Keramet gösterdiin efendimiz, dünya o bülbüle de kalmadı.-Merak etme, o yılana da kalmaz.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Korkma!

Bülbülün Zikri

Sarik Ve Sakal

Onun Görmediği Yer

Şikayet

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek