Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.805.007

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bidat Sahiplerinin Ibâdeti Kabul Olmaz

Şeyh Nablüsî hazretleri Osmanlı âlimlerinden olup kerâmetler sâhibi velîlerdendir. 1640 (H.1050) senesinde Filistin’de Nablus’ta doğdu. 1731 (H.1143) senesinde Şam'da vefât etti. On iki yaşında yetim kaldı. İlim tahsîline ara vermedi. Fıkıh ve usûl-i fıkıh, meânî, beyân, hadîs, tefsîr ve nahvi zamanın büyük alimlerinden okudu. Bütün bu hocaları, ona icâzet verdiler. Şeyh Ahmed-i Yekdest hazretlerinin halîfesi olan Şeyh Saîd el-Belhî'den Nakşibendiyye yolunu tâlîm eyledi. Evliyâlıkta yüksek derecelere erişti. 1664 senesinde İstanbul'a gelip, bir müddet burada kaldı ve ders okuttu. Sonra yeniden Şam'a gelerek, Sâlihiyye Medresesinde talebe yetiştirdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

16 - Yavuz Ve Sina Çölü

Yavuz Sultan Selim'in iki atı vardı: Akduman ve Karaduman. Sulh zamanlarında Akduman'la dolaşırdı. Harpte ise Karaduman'a binerdi. İkisi de çok cins Arap atlarıydı. Akduman'ın kuyruğu ve yeleleri pek gösterişliydi. Karaduman ise, uzun bacaklı ve daha kuvvetliydi. Alnı ak akıtmalı, ayakları sekiliydi. Hiçbir yarışta onu geçen görül memişti. Güzel bir sonbahar sabahı, Cihan Padişahı Yavuz Selim Han at gezintisi yapıyordu. Yanında can yoldaşı Hasan Can bulunuyordu. Yavuz'un, Allah, Peygamber ve atlarından sonra en sevdiği insandı. Gizli ve açık müşküllerini sadece onunla dertleşirdi. Fakat Hasan Can merak içindeydi. Çünkü büyük Padişah, bugün Karaduman'a binmişti.

Vehbi Tülek

Eğri Seferi Ve Şemseddin Sivasi Hazretleri

Vehbi Tülek

Vermeyince Ma’bud

Vehbi Tülek

Onlar Benim Kullarim Değildir

Vehbi Tülek

Sultan IV. Mehmed Han, Köprülü Mehmed Paşa'yı büyük yetkilerle iş başına getirdiği zaman Anadolu'nun durumu çok fena idi. İstanbul'daki Yeniçeri ve Sipahi ayaklanmalarına valilerin isyanları da katılmış, fermanlar dinlenmez olmuş, neticede Anadolu'da emniyet ve asayiş namına bir şey kalmamıştı. Halk köyleri boşaltıp kasaba ve şehirlere göç ediyordu. Padişahtan geniş yetkiler alarak işe başlayan Köprülü Mehmed Paşa Kapıkulu askerleri arasında isyana karışanları temizledi. Daha sonra Erdel kralının isyanı üzerine bizzat ordunun başında sefere çıktı. Bu arada sipahilerden bazıları kaçarak Halep valisi Abaza Hasan Paşanın yanına sığındılar.

Hangi Dersi Müzakere Ediyorsun?

Vehbi Tülek

Hasan Can’in Tabiri

Vehbi Tülek

Şimdi Olmaz, Vezirler Var!

Vehbi Tülek

Burasi Hakikat Sultanlarinin Payitahtidir

Vehbi Tülek

Tuzlu Kahve

Vehbi Tülek

Medeniyet Merkezi İstanbul

Vehbi Tülek

Sen Kandiye Fatihi Olarak İstanbul’a Döneceksin

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Hasan Bin Abdullah Askerî

Hasan bin Abdullah Askeri "rahmetullahi aleyh" hadis âlimlerinin meşhurlarındandır. 293 (m. 906) yılında İran'da Asker-i Mükrem'de doğdu. Bundan dolayı As­keri nisbesiyle anıldı. İlk tahsilinden sonra Bağdat
Basra ve İsfahan'da meşhur âlimlerden ders aldı. Daha sonra Asker-i Mükrem'e döndü ve 382 (m. 992)'de orada vefat etti... Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İzin Verin, Aişe'nin Evine Gideyim

Vehbi Tülek

Ali bin Harb hazretleri hadis ve siyer âlimidir. 175 (m. 791)'de Azerbaycan'da doğdu. 265 (m. 878)'de Musul'da vefât etti. Siyer kitabında şöyle nakleder:

acı Çorba Muhammed Efendi

Vehbi Tülek

Ebû Said Baccî Hazretleri

Vehbi Tülek

Ebû Said Bacci hazretleri, Tunus'ta yetişen meşhûr bir velidir. 1156'da Tunus'ta, Bacce şehrinde doğdu. İlk tahsilini burada gördükten sonra Tunus şehrine gitti. Tahsilini tamamladıktan sonra ilmiyle meşhûr olup, tanındı. 1206'da hacca gitti. Mekke'de üç sene kalıp oradan Şam'a, sonra da tekrar Tunus'a geldi. 1231 yılında vefât etti. Kartacena'da defnedildi...

Oruç, Rabbi Ile Kul Arasında Bir Sırdır

Vehbi Tülek

Buhara Kadısı Ebu Abdullah Halimi

Vehbi Tülek

Peygamberimize Tâbi Olmak Farzdır, Lâzımdır

Vehbi Tülek

Mucize Ile Kerâmet Arasındaki Fark

Vehbi Tülek

Lâzım Olmayanı Alırsan Lâzım Olanı Satarsın

Vehbi Tülek

Mevlânâ Hayreddîn

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah’a Firar Et

Vehbi Tülek

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Arkadaşlarımı Korumak Için

Bülbülün Zikri

Cennetlik Hanım Isteyen...

Bereketi Var Mı?

Vehbi Tülek

Geç Gelen Kurtarıcı

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Şikayet

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek