Benden Sonrası Için Size Iki Şey Bırakıyorum
Ali bin Sâlih hazretleri Tebe-i tâbiînden büyük bir hadîs âlimidir. Doğum târihi bilinmemektedir. Kûfelidir. 151 (m. 768) târihinde vefât etti. Naklettiğ hadis-i şeriflerden bazıları:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.438.531
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Ali bin Sâlih hazretleri Tebe-i tâbiînden büyük bir hadîs âlimidir. Doğum târihi bilinmemektedir. Kûfelidir. 151 (m. 768) târihinde vefât etti. Naklettiğ hadis-i şeriflerden bazıları:
Bursa Yenişehir'de doğan Hüseyin Paşa, Enderun'da, saray baltacıları arasında eğitim gördü. Küçük ve büyük mirâhûrluk vazifesinde bulunduktan sonra, 1632 yılında Kaptan-ı deryalığa getirildi. Bir müddet sonra açılan Revan Seferine Kaptan-ı derya olarak katıldı. Revan'ın fethinde büyük gayret gösteren Hüseyin Paşa, daha sonra Âzerbaycan üzerine yapılan harekâta katıldı. Dönüşte Diyarbekir'deyken 1635 yılında devletin mühim eyaletlerinden biri olan Mısır'a Beylerbeyi tâyin edildi.İki sene bu vazifede kalan Hüseyin Paşa İstanbul'a çağırılarak, Anadolu Beylerbeyliğine getirildi ve Sultan Dördüncü Murâd'la beraber Bağdat Seferine çıktı. Muhâsara esnâsında kendi tarafına düşen iki kaleyi kolaylıkla zaptetti ve Bağdat'ın içinde sükûnu sağlamada büyük rolü oldu. Ayrıca iç kaledeki Narin Kuleyi bir bölük asker ile ele geçirmesi herkesi hayretler içinde bıraktı. Sultan Dördüncü Murâd bu başarılarından dolayı onu, kubbe vezirliğine tâyin etti.
Osmanlı devletinin kuruluş seneleri. Orhan Gazi devri. 1328 yılı sonbaharı. Orhan Gazi, silah arkadaşları Akçakoca Gazi, Kara Mürsel Gazi ve Abdurrahman Gazi gibi bahadırları, İzmit ve daha sonra oradan Üsküdar'a kadar olan toprakların fethine memur etti. Akçakoca Gazi bir avuç kahramanla İzmit'i aldıktan sonra Abdurrahman Gazi'yi Üsküdar'a kadar olan kalelerin fethi için ileri gönderdi. Bu kalelerden en muhkem olanı, bugünkü Kartal - Maltepe yakınlarındaki Aydos kalesi idi.
Muhyiddin Acemi Efendi Osmanlı âlimlerindendir. Sultan İkinci Bâyezid devrinde yaşadı. Molla Gürâni'nin ders halkasında yetişti. İcazet verildikten sonra, bazı medreselerde müderris olarak vazife yaptı. Edirne Kadılığına tayin olundu. Bu vazifeye devam ederken orada vefât etti. "Sadr-uş-Şeri'a" adlı eserin "Şehidlik" babına yazdığı risalesi vardır. Bu eserinde şöyle anlatır:
Hanif İbrâhim Efendi Osmanlı âlim ve velilerinden olup, 1217 (m. 1802)'de vefât etti. Evliyânın büyüklerinden Mehmed Emin Tokâdi'nin halifelerinden Müstakimzâde Süleymân Sa'deddin Efendi, aynı zamanda Hanif İbrâhim Efendi'nin de sohbet meclislerinde bulunmuştur. Bir sohbetinde, zikir ile ilgili bazı hususları şöyle anlatmıştır:
Zekeriyyâ aleyhisselâm, Mûsâ aleyhisselâmın getirdiği dinin emir ve yasaklarını insanlara tebliğ etti. Marangozluk yapar elinin emeğiyle geçinirdi. İmrân bin Mâsân isminde bir tanıdığının kızı olan Elisa ile evlendi. Elisa ile hazret-i Meryem kardeş olup babaları İmran idi. İmrân önce Elisa'nın annesi ile sonra bunun başka erkekten olan kızı Hunne ile evlenmişti. Hazret-i Meryem'in annesi olan Hunne; "Cenâb-ı Hak bana bir oğul ihsân ederse Beyt-ül-Makdis'e hizmetçi yapacağım" diye adakta bulundu. Kızı oldu ve adını Meryem koydu...
Bir defâsında, bâzı kimseler gemi ile bir yere gidiyorlardı. Yolcular arasında Abdurrahmân hazretlerinin talebelerinden birkaç kişi de vardı. Bir ara, geminin tabanından bir yer delindi. Ne yaptılarsa delinen yeri tıkayamadılar. Vazifeliler çâresiz kalıp, geminin batmasından korktular. Onlardaki bu telaşı görüp, vaziyeti anlayan talebeler, hocaları Abdurrahmân bin Muhammed'den yardım istediler. O esnâda hocalarını gemide gördüler.