Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.800.764

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Padişahın Iltifâtına Mazhar Olan Mübarek Zat

Harputlu Abdurrahmân Efendi Anadolu velîlerindendir. 1756 (H.1169) târihinde Elâzığ’ın Sivrice ilçesine bağlı Çöke köyünde doğdu. İlk tahsîlinden sonra Diyarbakır'da zamanın büyük âlimlerinden ilim öğrendi. Sonra İstanbul'a gitti. 

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kirkpinar'in Doğuşu

Kırkpınar, tarihi ve coğrafi gerçeklerle tamamen uyum içinde ve binlerce yılda hâsıl olan, milli vicdandan doğan bir anânevi kutlamadır. Zaman, Osmanlı'ya Anadolu'nun dar geldiği, gözünü Ahmet Yesevi hazretlerinin işaretiyle Avrupa'ya diktiği 1350'li yıllardır. Orhan Gazi'nin şehzadesi Sultan Süleyman, Sarı Saltuk ve Ahmet Yesevi hazretlerinin menkıbeleri, Peygamber efendimizin İstanbul'un fethiyle ilgili müjdesiyle büyümüştür. Avrupa'ya geçmek, İstanbul'u fethetmek ateşiyle yanmaktadır. Ancak, o da İstanbul'un fethinin, Trakya'nın fethinden geçtiğini iyi bilmektedir.

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Abdülhamid’in Vefati

Vehbi Tülek

Asil Ruh

Vehbi Tülek

5 - Doğan Bey Ve Yildirim Bayezid

Vehbi Tülek

Birinci Kosova savaşı ile büyük bir hezimete uğrayan haçlılar, bunun acısını çıkarmak için yedi yıl boyunca uğraşarak büyük bir ordu daha kurdular ve 1396 yılı yaz aylarında Macaristan'dan yola çıkan kalabalık haçlı ordusu 9 Eylül günü Tuna boyunda ki Niğbolu kalesi önlerine geldi. Sayıları öyle çoktu ki, ordugâhlarında, "Gök yıkılsa mızraklarımızla tutarız" sözleri işitiliyordu. Fransız, İngiliz, İskoç, Alman, Avusturya, Venedik, Ulah gibi Avrupa'nın en kuvvetli devletlerinin asilzadeleri kumandasındaki bu son derece kalabalık ordu, bu sefer Osmanlıları mağlup edip, kesin olarak Balkanlardan atacaklarından gayet emin görünüyorlardı. Niğbolu kalesi kumandanı Doğan Bey, yanındaki üç bin askerle, ikiyüz bin kişilik orduya karşı nasıl başedeceğini düşünüyor ve çareler arıyordu. Bu sırada Fransız birliklerinin kumandanı Mareşal Busiko kaleye bir elçi göndererek teslim olmalarını istedi ve,

Mohaç Meydan MuhÂrebesi

Vehbi Tülek

Molla Hayali Ve Fatih Sultan Mehmed

Vehbi Tülek

Önce İmam, Sonra Mahkeme

Vehbi Tülek

Hadim Sinan Paşa Ve Yavuz

Vehbi Tülek

Devlet Yikildiktan Sonra

Vehbi Tülek

Ev Sahibinin İşine Karişilmaz

Vehbi Tülek

Osmanli Sultanlarinin Yüksek Dereceleri

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Molla Halil Siridî

Molla Halil Si'ridi hazretleri, tefsir, fıkıh, hadis ve tasavvuf âlimidir. 1750 (H.1164) senesinde Bitlis yakınlarında Hizân'da doğdu. Siirt'te tahsilini tamamladı ve burada çok talebe yetiştirdi. Bunların en büyüklerinden biri de, Seyyid Fehim-i Arvâsi hazretlerinin hocalarından olan Muş Müftüsü Molla Hasan Ehvedi hazretleriydi.
Molla Halil Si'ridi hazretleri, 1843 (H.1259) senesinde Siirt'te vefât etti. Vefatından kısa bir müddet evvel talebelerine buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Resûlullah Efendimiz Anıldığı Zaman

Vehbi Tülek

Ebü'l-Yüsr ibn-i Gars hazretleri Hanefi mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 833 (m. 1430)'da doğdu. 894 (m. 1489)'de Kahire'de vefât etti. Derslerinde buyurdu ki:

Evliyânın Kalbi, Ilâhî Nûrların Kaynağıdır!

Vehbi Tülek

Koca Efendi

Vehbi Tülek

Osmanlı Devleti'nin ilk devirlerindeki kadıaskeri ve kadılarından olan ve uzun bir ömür sürdüğü için "Koca Efendi" lakabı verilen Kâdı Mahmûd Efendi, Eskişehir'de doğdu. Zamanının en önde gelen âlimlerinden oldu. Orhan Gazi onun nâmını duydu, Bursa'ya davet etti ve kırk yıl civârında kadılık ve kadıaskerlik yaptıktan sonra vefât etti. Torunu, Kâdızâde-i Rûmi diye meşhûrdur. Koca Efendi, vefatından kısa bir zaman evvel bir dersinde buyurdu ki:

En Büyük Ibadet, Vaktini Boş Yere Harcamamaktır

Vehbi Tülek

Kötü Huy, Insanın Ibâdetlerini Bozar

Vehbi Tülek

İnsanda Bulunan Üç Şey: Akıl, Kalb Ve Nefis

Vehbi Tülek

Ey Gâfil Insan, Uzun Emeli Terk Et

Vehbi Tülek

Üç Günden Fazla Dargın Durana Azap Var

Vehbi Tülek

Görünmeyen His Organları Beştir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Niyâzi-i Mısri, devamlı ibâdet ve tâatla meşgûl olduğu sırada, bir gece rüyâsında Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerini gördü. Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri büyük bir taht üzerinde oturmaktaydı. Etrâfına talebeleri toplanmıştı. Niyâzi-i Mısri, kendisini onların arasın da görünce, hayâsından dışarı çıkmaya yol ve fırsat aradığı bir sırada, Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri, onu yanına çağırıp, bir kese altın hediye verdi ve; "Senin nasibin diyâr-ı Rûm'dadır. Mısır'da değildir." buyurdu. Ertesi gün Niyâzi-i Mısri bu rüyâsını hocasına anlatın ca, hocası hemen ona hilâfet verdi ve duâ etti. Bunun neticesinde Niyâzi-i Mısri 1646 sene sinde Mısır'dan ayrılarak İstanbul'a gitti. İstanbul'da Sultanahmed Câmii civârında Sokullu Mehmed Paşa dergâhında ikâmet edip, uzun süre riyâzette kaldı. Kaldığı odada çok gözyaşı döktü. Halil Paşa, Niyâzi-i Mısri hazretlerinin kaldığı odanın döşemelerini yenilemek için teşebbüste bulunduğu zaman, Niyâzi-i Mısri hazretlerini rüyâsında gördü. Rüyâda "Gözlerimin yaşı ile yıkanmış olan tahtaları muhâfaza ediniz." diye emretmesi üzerine, tahtalarını muhâfaza etmek sûretiyle odayı tâmir etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Cennetlik Hanım Isteyen...

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek

Pişman Oldular!

Hizir Ve Gelin

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Sarik Ve Sakal

SelÂmetle Gidip Gel

A'meş Ve Hanımı

Sünnet Akçesi

Vehbi Tülek

Allah Haramdan Kaçani Korur

Vehbi Tülek

Karşılık Beklemiyorum

Vehbi Tülek

Üç Kandil

Vehbi Tülek

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Vehbi Tülek

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek