Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.565.375

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allahü Teâlânın Azabı Çok Şiddetlidir!

Abdurrahmân bin Ebî Zinâd hazretleri hadîs ve fıkıh âlimlerindendir. 100 (m. 718) senesinde doğdu. 174 (m. 790) senesinde Bağdâd’da vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Hadim SinÂn Paşa Ve Misir Seferi

Yavuz Sultan Selim Hanın vezir-i âzamlarındandı. Şecâatı ve cesâretiyle kendini tanıtarak, Bosna Sancakbeyliğine kadar yükseldi. Çaldıran Savaşından önce Anadolu Beyler beyliğine getirilerek, İran Seferi sırasında önemli hizmetleri görüldü. Ordu-yı Humâyûnun Sivas'tan itibâren öncülüğünü yaptı ve Çaldıran Muhârebesinde, Osmanlı ordusunun sağ kanadına kumandanlıkta bulundu. Aldığı tedbir ve uyguladığı taktikle zaferin kazanılmasında önemli rolü oldu. Çaldıran dönüşü Ordu-yı Hümâyûn Amasya'da kışlarken, Rumeli Beylerbeyi liğine getirildi.Ertesi sene Dulkadıroğlu Alâüddevle üzerindeki zaferi üzerine, 18 Haziran 1515'te vezir-i âzamlığa getirildi. Şah İsmâil'in Çaldıran hezimetinden sonraki siyâsi faaliyetlerinde, Memlûk Sultanı ile anlaşması, İranlıların Mardin civârında bir Osmanlı karakolunu basmaları üzerine, Sinân Paşa, Diyarbekir ucuna gönderildi. Kayseri'de kuvvetlerini toplayan Sinân Paşa, Diyarbekir'e ulaşmak için Memlûk sınır beylerinden geçiş izni istedi. Beyler ters cevap verdikleri gibi Memlûk Sultanı da Osmanlılar İran ile uğraşırken onları arkadan vurmak için Haleb'e geldi. Durum Sultan Selim Hana duyurulunca, seferin yönü değiştirilerek, Memlûklar üzerine gidilmeye karar verildi. Sultan Selim Han, görülmemiş bir süratle hareket ederek ordunun başına geçti. 24 Ağustos 1516'da Memlûklarla yapılan Mercidabık Savaşında zaferin kazanılmasında, Sinân Paşanın büyük hizmetleri görüldü.

Vehbi Tülek

Osmanlilarda Okçuluk

Vehbi Tülek

Ne Diye Akçe Versin

Vehbi Tülek

Bunu Böyle Bilesiniz

Vehbi Tülek

Fatih Sultan Mehmed Han'ın namaz kılınmasına dikkat edilmesi hususunda Rum vilayetlerine gönderdiği ferman şöyledir:

Mahkemeye Hazirim

Vehbi Tülek

Saltanat Tahtina Oturacaktir

Vehbi Tülek

11 - Silistre Müdafaasi

Vehbi Tülek

Kirk Yillik KÂni

Vehbi Tülek

Osmanlilarin Namuskarliklari

Vehbi Tülek

Çelebi Halifenin Kerameti

Vehbi Tülek

Kanli Zarf

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Hacı Zihni Efendi

Hacı Zihni Efendi Osmânlı devleti Maârif Meclisi azâsından idi. 1845 [1262] de İstanbul'da doğdu. Medrese tahsilinden sonra Mülkiye Mektebi Usul-ü Fıkıh Muallimliği, Maarif Nezareti Encümeni-Teftiş Reisliğine yaptı. 1332 [m. 1914]'de İstanbul'da vefat etti. En meşhur eseri olan "Nimet-i İslam"da diyor ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hayırlı Bir Işi Geriye Atma

Vehbi Tülek

Bostanzâde Mehmed Efendi Yirminci Osmanlı Şeyhülislâmıdır. Babası, ulemâdan Bostan Efendidir 942 (m. 1535) senesinde doğdu. 1006 (m. 1598) senesinde İstanbul'da vefât etti. Buyurdu ki:

Ölümü Çok Hatırlayan Kimse Az Konuşur

Vehbi Tülek

Sâdık Talebenin, Uyması Gereken Edepler Vardır

Vehbi Tülek

Seyfeddîn Menârî, Şâh-ı Nakşibend hazretlerinin yetiştirdiği büyük velîlerdendir. Taşkend ile Semerkand arasında bulunan Menâr köyünde doğdu. On beşinci asrın başlarında vefât etti. Şâh-ı Nakşibend vefât edinceye kadar sohbet ve hizmetinden ayrılmadı. Şâh-ı Nakşibend hazretleri, vefâtına yakın bu kıymetli talebesine, kendisinin vefâtından sonra Alâüddîn-i Attâr'a bağlanmasını, onun hizmet ve himmet kanatları altında bulunmasını işâret etti. O da hocasının vefâtından sonra, Hâce Alâüddîn'in hizmetine girdi.

Abbasi Halifesi Me'mûn

Vehbi Tülek

Beni Ve Nimetlerimi Inkâr Etmeyin

Vehbi Tülek

İmanın Hakikatine Ermek

Vehbi Tülek

Kişinin Kıymeti Himmetine Göredir

Vehbi Tülek

Kur'ân-ı Kerimdeki Çok Gizli Ve Derin Bilgiler

Vehbi Tülek

Muvaffak Harezmî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yeterki Kalbi Kirilmasin

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Bir hükümdarın pek çok cariyeleri vardı. İçlerinde pek güzel dilberler bulunmasına rağmen, siyah bir cariyeye daha fazla alaka ve sevgi gösterirdi. Diğerlerinin bunu çekemediğini fark eden padişah, bir gün kendilerine üzeri mücevheratla süsülü birer kristal bardak vermişti. Manevi değeri yanında maddi kıymeti de pek yüksek olan bu bardakları ellerinde tutan cariyeler, hayranlıkla bakarlarken padişah:
- Herkes elindeki bardağı yere vurup kırsın, demişti. Güzel cariyeler hediyelerini sinelerine bastırarak:
- Efendimizin bu kadar değerli bir hediyesini nasıl kırabiliriz! dediler. Siyah cariye ise padişahın emrini, hiç tereddüt etmeden ve vakit kaybetmeden der'akab yerine getirdi. Barfdak yere çarpılmış ve param parça olmuştu. Padişah siyah cariyeye hitaben: - Diğer cariyelerim bu kadar kıymetli bardağı kıramadıkları halde sen neden kırdın? dedi. Siyah cariyenin verdiği cevap ise çok takdire şayandı:
- Bana efendimin kalbi lazım, kadehin ne kıymeti olabilir. Yeterk ki onun kalbi kırılmasın!
Hükümdar, bu cevabın içerisinde diğerlerine gereken dersi vermiş bulunuyordu. Yüzü güze fakat özü çirkin bir kadın, kocasının kalbini kırmaya devam ettikçe, kalbte açtığı yaraya güzellik olamaz

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Vehbi Tülek

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Vehbi Tülek

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Alabilirsen Al

B0r Çuval Toprak

İcÂzetin Sirri

Abdullah-i EnsÂrî

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Vehbi Tülek

Padişah Ve At

Vehbi Tülek

Üç Kandil

Vehbi Tülek

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Vehbi Tülek

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Vehbi Tülek

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Vehbi Tülek