Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.030.219

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sıfât-ı Zâtiyye Ve Sıfât-ı Sübûtiyye

Şeyh Sıbgî hazretleri Şâfiî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 871 (H.258) senesinde Horasan’da Nişâbûr’da doğdu. 953 (H.342) senesinde orada vefât etti. İlim öğrenmek ve öğretmek için çok yer dolaştı. Hadîs, fıkıh ve akâid (kelâm) ilminde, birçok meseleyi içine alan kitaplar yazdı. Bunlardan “Kitâb-ül Esmâ ves-Sıfât” isimli eserinde şöyle anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

110 - Fatih'in Sirri

Fatih Sultan Mehmet Han, yapacağı işlerden kimseye bir şey bahsetmezdi. Hatta ordu sefere çıkar, günlerce yol alır, yine de kimse nereye gidileceğini bilemezdi. Bir sefer esnasında Gebze'de vefat ettiğinde bile, nereye sefer yapılacağını kimse bilmiyordu ve bu yüzden ordu İstanbul'a geri dönmüştü.Bir gün yine bir sefer için İstanbul'dan yola çıkılmıştı. Vezirlerden biri, padişahın ne kadar ketum olduğunu bildiği halde, yine de şansını denemek için huzura çıkarak, nereye sefer yapıldığını sormak cüretinde bulundu. Fatih ona:-Paşa, sen sır tutmasını bilir misin? Diye sordu. O da, nihayet kendisine bir sır verileceği ümidiyle, sevinçli bir şekilde cevap verdi:-Evet hünkarımPadişah da ona:-Ben de sır tutmasını bilirim. Sır, bir kimseye söylenirse, sır olmaktan çıkar paşa. Eğer sakalımın tellerinden biri, yamak istediklerimden birini bilseydi, bütün sakalımı keserdim, cevabını verdi.

Vehbi Tülek

Hafiz Mehmed’in Oğlu

Vehbi Tülek

Pîrî Reis

Vehbi Tülek

Çerkes Hasan Bey’in İtirafnamesi

Vehbi Tülek

Sultan Abdülhamid Han devri devlet adamlarından olan tarihçi Ahmed Cevdet Paşa Paşa, Çerkes Hasan Bey'in yakalanıp karakola götürülmesinden sonra verdiği ifadesini şöyle anlatır:"Bugün hanemden çıkarak Bâb-ı Seraskeriye geldim. Beni kumandan paşanın yanına götürdüler ve memur olduğum altıncı orduya göndermek üzere karakol altına aldılar. Akşam üstü Daru'ş-şura-yı Askeri reisi Redif paşa beni çağırub: "Bağdad'a gitmedin mi, neden gitmiyorsun ve serkeşsin" diyerek tekdir etdikden sonra ben dahi: "Eğer yarın gitmez isem tard edin, ne yaparsanız yapın" dedim. Bunun üzerine:"Kumandan paşayı te'min eyler" dedi. Tekrar kumandan paşanın yanına gidüb:

Kabakçi Mustafa İsyÂni

Vehbi Tülek

Turgut Reis Ve Cerbe Zaferi

Vehbi Tülek

Barbaros Hayreddin Paşa’nin Korsanlik Yillari

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Han’in Şehzadeliği

Vehbi Tülek

Şehid Padişah Iii. Selim HÂn

Vehbi Tülek

58 - Sultan Murad'in Hayreti

Vehbi Tülek

Hadim SinÂn Paşa Ve Misir Seferi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Namazdan Yüz Çevirdiğin Vakit

Ali bin Abdullah hazretleri Mâliki mezhebi fıkıh âlimidir. 814 (m. 1411)'de Mısır'da doğdu. 889 (m. 1484)'de Kâhire'de vefât etti. Bir dersinde, "Namazın Ehemmiyeti"ni şöyle anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hazreti Ömer Ve Takva Sahibi Genç

Vehbi Tülek

Hazret-i Ömer'in (radıyallahü anh) halifeliği zamanında ibadet ehli, son derece takva sahibi bir genç vardı. Hazret-i Ömer'in hayret ve takdirle izlediği bu gencin kalbi, Allahü teala ve Resûlullahın "sallallahü aleyhi ve sellem" sevgisiyle doluydu. Vakit namazlarında cemaati kaçırmaz, namazdan çıkar çıkmaz evine döner ve ihtiyar babasının hizmetini görürdü...

Ölmek, Yok Olmak Değildir!

Vehbi Tülek

Şâh Şücâ Kirmânî

Vehbi Tülek

Şâh Şücâ Kirmâni hazretleri, büyük velilerdendir. Adı Şâh bin Şücâ, künyesi Ebü'l-Fevâris'tir. Kirman pâdişâhının oğlu olup zamânının büyüğü, hakikat yolunun önderi idi. Firâseti keskindi. İşi evliyâyı bulup, onunla sohbet etmekti. Ebû Türâb Nahşebi, Ebû Hafs, Ebû Ubeyd Busri ve Yahyâ bin Muâz gibi âlimlerle sohbet etmiştir...

Dirilerin Ölülere Olan Hediyesi

Vehbi Tülek

Hoca Sâdeddîn Efendi

Vehbi Tülek

Asıl Sabır, Musibetin Geldiği Ilk Anda Yapılan Sabırdır!

Vehbi Tülek

İhtiyârlık Herkese Nasîb Olmaz

Vehbi Tülek

Dünyada, Ümit Ve Belâ Beraberdir!

Vehbi Tülek

Açın Karnını Doyur Susayana Su Ver

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Allah Diyen Genç

Allah Diyen Genç

Fakir bir genç, padişahın kızına aşık olmuş. Bu ümitsiz sevdasını gidip o beldenin meşhur dervişine anlatarak yardım dilemiş. Derviş: "Evlâdım, şehrin girişinde tam yol ağzında otur, kim ne derse desin sadece 'Allah' diye cevap ver." demiş. Fakir genç, denileni yapmış. Günlerce, aylarca şehrin girişinde başka hiçbir kelime konuşmadan "Allah" demiş. Derviş, yiyeceğini, içeceğini her gün getiriyormuş. Zamanla "Allah" diyen genç halk arasında meşhur olmaya başlamış. Nihayet bir gün padişah da genci merak etmiş. Dervişten, genç hakkında bilgi istemiş. Derviş, gencin devrin büyüklerinden olduğunu söylemiş. Padişah, kalkıp genci ziyarete gitmiş. "Kimsin? Derdin ne? Ne istersin?" demiş ise de, genç, padişaha karşı da "Allah" demekten vazgeçmemiş. Başka tek kelime konuşmamış. Derviş akşam gencin yanına gelmiş. "Padişah sana "Kızımı vereyim" diyene kadar, sen ondan sakın ola ki bir istekte bulunma!" diye tembihte bulunmuş. Nihayet bir gün padişah gelip: "Ne istiyorsun, istiyorsan seni kızımla evlendireyim." deyince, genç, dervişin şaşkın bakışları altında "Yok" demiş. Artık onu da istemiyorum. Ben başka birisinin hatırı için Allah dedim, Allah devrin padişahını ayağıma getirip, benim gibi miskin bir gence kendi kızını teklif ettirdi. Eğer Onun hatırı için Allah deseydim kim bilir ne olurdu? Ben bundan böyle Ondan başkasını anmıyor, ondan başkasını istemiyorum.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Karşılık Beklemiyorum

Vehbi Tülek

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Sarik Ve Sakal

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Firkateyne Bininiz

Abdullah Bin MübÂrek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek

Örümcek Ağı

Vehbi Tülek

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek

Allah Haramdan Kaçani Korur

Vehbi Tülek