Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.184.833

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Resûlullah'ın Ağlaması Da Gülmesi Gibi Hafif Idi

Mahmud Abdülbakî (Şair Bâkî Efendi) Osmanlı şair ve İslam âlimlerindendir. Babası Mehmed Efendi, Fatih Camii müezzini idi. 933 (m. 1526) senesinde İstanbul'da doğdu. 1008 (m. 1600) senesinde İstanbul'da vefat etti. Zamanın büyük âlimlerinden ders aldı. Haleb kadı muavinliği yaptı. İstanbul’a dönüşünde medreselerde vazife yaptı. Şiirlerinin yanında bazı eserleri de vardır. Bunlardan, Meâlimü'l-Yakin fî Sireti Seyyidi'l-Mürselin, İmam-ı Kastalanî'nin El-Mevahibü'l-Ledünniyye adlı meşhur eserinin Türkçe muhtasarıdır. Bu eserinde buyuruyor ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Tek Başina Bir Ordu: Ebussuud Efendi

O gün Süleymaniye Camii cemaate dar gelir. Muazzam kalabalığın bir ucu Mercan yokuşundadır, bir ucu Vefa sokaklarında. Kolay değil bir devre mührünü vuran sultan, Muhteşem Süleyman yoktur artık. Ebussuud Efendi "Allah için namaza" diye bağırır, Mübelliğler haykırırlar "Er kişi niyetine" Ses dalga dalga yayılır uzaklara. Kanûni, Zembilli Ali Efendi, İbn-i Kemâlpaşa, İmam-ı Birgivi gibi zirvelerin sohbetinde yetişir. Yahya Efendi gibi bir derya ile süt kardeştir. Eh böylesi biri ölümü çok düşünse gerektir. Nitekim kabrini sağlığında kazdırır. Ölmeden toprağını avuçlar, fatihalar okur kendi mezarına. Sultanın naaşı tam mezarına bırakılacaktır ki, elindeki çekmeceyi tabutun yanına sıkıştırmaya çalışan bir saray ağası Ebussuud Efendi'nin dikkatini çeker, mübârek derhal müdahale eder "Dur bakayım!" der, "Neler oluyor orada?"

Vehbi Tülek

Reşid Paşa’nin Osmanli Ekonomisini Yikmasi

Vehbi Tülek

Etin Okkasi Sekiz Akçe

Vehbi Tülek

87 - Sultan Ii. Murad Ve Haci Bayram Veli

Vehbi Tülek

Bütün Osmanlı Padişahları çok dindardılar. İkinci Murad'da dedeleri gibi âlimlere pek saygılı idi. En kıymetli hocalardan ders almıştı. Çocukluğundan beri onlarla beraberdi. Onların her dediğini can kulağıyla dinler ve yapardı. Bu yüzden büyüyünce büyük bir padişah olmuştu. Kendisini ziyadesiyle seven tebaası, O'na Koca Murad demekten hoşlanırdı.

33 - Şah Sultan Ve Merkez Efendi

Vehbi Tülek

Tuğ O Kadar Ucuz Değil

Vehbi Tülek

43 - Sakin Yemeyiniz, O Et Zehirlidir

Vehbi Tülek

Vasif Efendi İspanya’da

Vehbi Tülek

Herşey Aslina Çeker

Vehbi Tülek

Tek Kollu Reis

Vehbi Tülek

Abdülaziz Han’in Tahta Çikmasi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Şeyh Mahmûd Hazretleri

Şeyh Mahmûd hazretleri, Horasan'dan Anadolu'ya İslâmiyeti yaymak için gelen velilerdendir. Kabri Tokat'ın Pazar ilçesinin, Erkilet Mahallesinde Tekke Câmii bahçesinde olup ziyâret edilmektedir.
Şeyh Mahmûd hazretleri, vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ, Kibirli Olanları Elbette Sevmez

Vehbi Tülek

Nûreddin Mahmûd Hamevi hazretleri Şâfii hadis ve fıkıh âlimidir. 750 (1349)'da Suriye'nin Hama şeh­rinde doğdu. İlk tahsilinden sonra Şam ve Mısır'a git­ti. Tekrar Hama'ya dönerek talebe yetiştirdi. Bunların en meşhuru İbn-i Hacer Askalâni'dir. Sonra Hama ka­dılığına tayin edildi. 834'te (m. 1431) Hama'da vefat etti. ''Tehzibü'l-Metâli'' isimli eserinde şöyle nakleder:

Muhammed Harezmî

Vehbi Tülek

Tebe-i Tâbiînden Zâhid İsfehânî

Vehbi Tülek

Zâhid İsfehâni, Tebe-i tâbiinin âlim ve velilerindendir. İsmi, Muhammed bin Yûsuf'tur. Künyesi Ebû Abdullah'dır. "Ez-Zâhid", "el-Âbid" lakabları ile tanınırdı. Aslen İsfehanlıdır. Doğum tarihi bilinmemektedir. İlim tahsili için uzun zaman Mekke'de bulundu. Basra'da ve değişik yerlerde ikâmet etti...
Bu mübarek zat, tanındığı yerden kaçmanın yollarını arardı. Geceleri hiç uyumazdı. Devamlı ibâdet ederdi. İnsanlardan bir şey istemez, hâcetini Allahü teâlâdan dilerdi. 804 (H.188)'de otuz yaşlarında vefât etti.

Bâyezîd-i Bistâmî

Vehbi Tülek

Düşmanlarınıza Bile Adaletli Davranınız

Vehbi Tülek

Şükrü Paşa Ve Mülazım Sadık Bey

Vehbi Tülek

Şair Nef'î'yi Idama Götüren Hicivleri

Vehbi Tülek

Şeyh Nûreddîn

Vehbi Tülek

Ebân Bin Osman Bin Affân

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Vehbi Tülek

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Vehbi Tülek

Korkma!

Değişen Sizin Kalbiniz

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Adam Olmazsan

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek

Bizi Hatirlayin!

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

Ahde Vefa

Vehbi Tülek

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Vehbi Tülek

Her Şeyi Göze Almıştı!

Vehbi Tülek