Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.161.218

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bir Söze Sabretmeyen Çok Söz Işitir

Ahnef bin Kays hazretleri Tâbiînin meşhurlarından ve hadîs âlimlerindendir. Resûlullah Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) zamanında Müslüman olduğu hâlde, mübârek yüzlerini göremediği için sahâbî olmakla şereflenemedi. 686 (H.67) senesinde Kûfe'de vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Çocuk Eğitimine DÂir Ferman

Dinimiz, bülûğa ermeden önce çocuklara dini ve dünyevi bilgilerin verilmesini emretmektedir. Ecdadımız buna çok dikkat ederdi. Bunun en güzel örneğini, Sultan II. Mahmud Hân'ın, ülkenin her tarafına gönderdiği bir ferman teşkil eder. Bu fermanda şöyle deniyor: "Dini vecibeleri öğretmek ve seçeceği mesleğin bilgilerine sahip kılmak babaların çocuklarına karşı ilk vazifesidir. Ne yazık ki, bir zamandan beri birçok ana ve baba bunu unutarak, çocuklarını daha beş-altı yaşında kazanç hırsı ile sanat sahiplerinin yanına çırak olarak veriyorlar veya başıboş bırakıyorlar. Çocukluk çağında câhil kalanlar ise, bülûğ çağlarında hem kendileri için, hem de memleket için dert oluyorlar. Bu, iki dünyada cezâyı gerektiren bir ihmaldir. Sizlere emrediyorum ki, bu ferman elinize değdiği anda, bölgenizde 6 yaşını bitirmiş ne kadar çocuk varsa bunları tesbit ediniz! Mevcut mahalle mektepleri yetmiyorsa bina ve hoca bularak mektepsiz çocuk bırakmayınız! Mektep çağında olduğu hâlde bu çocukları yanlarına alıp çalıştıranların şiddetle cezalandırılacaklarını ilân ediniz! Anasız ve babasız olanlarla, okumaya gücü yetmeyenlerin tahsilini devletin temin edeceğini ilân ediniz!.." Bu ferman, 1854'de Sultan Abdülmecid Hân ve 1873'de Sultan Abdülaziz Hân tarafından da tekrarlanmıştır

Vehbi Tülek

Deli Hüseyin Paşa

Vehbi Tülek

Doğru Yoldan Ayrilmamak

Vehbi Tülek

25 - Senin Nasibin Diyar-i Rum'dadir

Vehbi Tülek

Niyâzi-i Mısri, devamlı ibâdet ve tâatla meşgûl olduğu sırada, bir gece rüyâsında Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerini gördü. Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri büyük bir taht üzerinde oturmaktaydı. Etrâfına talebeleri toplanmıştı. Niyâzi-i Mısri, kendisini onların arasın da görünce, hayâsından dışarı çıkmaya yol ve fırsat aradığı bir sırada, Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri, onu yanına çağırıp, bir kese altın hediye verdi ve; "Senin nasibin diyâr-ı Rûm'dadır. Mısır'da değildir." buyurdu. Ertesi gün Niyâzi-i Mısri bu rüyâsını hocasına anlatın ca, hocası hemen ona hilâfet verdi ve duâ etti. Bunun neticesinde Niyâzi-i Mısri 1646 sene sinde Mısır'dan ayrılarak İstanbul'a gitti. İstanbul'da Sultanahmed Câmii civârında Sokullu Mehmed Paşa dergâhında ikâmet edip, uzun süre riyâzette kaldı. Kaldığı odada çok gözyaşı döktü. Halil Paşa, Niyâzi-i Mısri hazretlerinin kaldığı odanın döşemelerini yenilemek için teşebbüste bulunduğu zaman, Niyâzi-i Mısri hazretlerini rüyâsında gördü. Rüyâda "Gözlerimin yaşı ile yıkanmış olan tahtaları muhâfaza ediniz." diye emretmesi üzerine, tahtalarını muhâfaza etmek sûretiyle odayı tâmir etti.

Bu Sopayi Baban Verdi

Vehbi Tülek

Böylesini Hiçbir İngiliz Yapamaz

Vehbi Tülek

53 - Osmanli Esnaf Ahlaki

Vehbi Tülek

Y Kilidi

Vehbi Tülek

Osmanlilarda Mevlid Kandilleri

Vehbi Tülek

Koca Seyid

Vehbi Tülek

Al Mührü Ver Mührü

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Seyyidî Karamânî

Seyyidi Karamâni hazretleri, Osmanlı âlimlerindendir. Karaman'da doğdu. 923 (m. 1517) senesinde İstanbul'da vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Açları Doyuran Bir Fakir Babası

Vehbi Tülek

Ahmed Dede Kânûni Sultan Süleymân devri âlim ve velilerindendir. Kütahya'ya yakın Gırbalcı köyündendir. Halk arasında "Kalburcu Şeyhi" adıyla meşhûr olmuştur. Önce kendi memleketinin âlimlerinden ilim tahsil etti. Sonra Şeyh Sinân Karamâni'nin hizmetinde bulundu. Abdüllatif Efendinin sohbetlerinden çok istifâde etti. Mânevi hâllere ve makamlara kavuştu.

Râhibin Tarif Ettiği Gibiydi

Vehbi Tülek

0lk “derya Beyi” Kara Mürsel Gazi

Vehbi Tülek

Osmanlı Devletinin ikinci sultânı olarak tahta geçen Orhan Gâzi, Alâeddin Paşayı vezir tâyin etti. Devlet Merkezi Yenişehir'den Bursa'ya nakledildi. Anadolu içlerinde ve Batıda yıldırım süratiyle fetih hareketlerine girişildi. Askeri, idâri faâliyetlere ağırlık verilip, iktisâdi müesseseler kuruldu. Aşiret kuvvetlerine ilâveten "yaya" denilen piyâde sınıfı orduya dâhil edildi. Orhan Gâzi, 1327'de Bursa'da gümüş akçesini bastırdı. Tâyinlerde bulunup, Akça Koca'ya Kandıra, Kara Mürsel'e İzmit Körfeziningüneyi ve Abdurrahmân Gâzi'ye de yeni fethedilen Aydos ve Samandıra'nın idâresi verildi. Bu kumandanlar, bulundukları mevkilerde fetihlerle de vazifeliydiler.

Bir Gönül Sultanı Sa'düddîn-i Kaşgârî

Vehbi Tülek

Ahmed Ibn-i Ardûn

Vehbi Tülek

Sultan Alâ'eddin Keykubad'ın Rüyası

Vehbi Tülek

Bahri Dede Ve Zigetvar Kalesi'nin Fethi

Vehbi Tülek

Abdullah Bin Ebû Bekr

Vehbi Tülek

Mevlânâ Kâsım Ali

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
O Kullarına Çok Merhametlidir

O Kullarına Çok Merhametlidir

Zünnun-i Mısri'nin şöyle dediği rivayet edilmiştir :
Bir gün elbiselerimi yıkamak için Nil nehrinin kenarına gitmiştim. Nehrin kenarında dururken, bir de baktım ki, görülmemiş şekilde büyük bir akrep bana doğru geliyor. Çok korkmuştum. Beni onun şerrinden koruması için Cenab-ı Hak'ka sığındım. Akrep nehre geldiğinde, sudan büyük bir kurbağa çıkıp akrebe doğru geldi. Akrep kurbağanın sırtına binip suyun üzerinde yüzüp gittiler.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Abdullah El-acemî

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Hizir Ve Gelin

Altıyüz Dirhemlik İp

Zalimlere Dersini Verdi!

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek

Firkateyne Bininiz

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek