Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.114.267

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bahri Dede Ve Zigetvar Kalesi'nin Fethi

Bahri Dede evliyânın meşhurlarındandır. Edirne'de doğdu ve orada yetişti. 1566 (H.974) senesinde Bursa'da vefât etti. Edirne'de zamânının âlimlerinden ilim öğrenen Bahri Dede, tasavvufta İbrâhim Edhem hazretlerinin yolunda yetişip kemâle erdi. Bursa'da Murâdiye Dergâhında insanlara rehberlik etti. Sohbetleri çok tesirli ve duâsı makbul idi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Osmanli Konağinda

Hatıralarını yazdığım Fransız kadını, yüz sene evvel misafir gittiği bir eski konağı anlatıyor: "Artık, İstanbul evlerinin harem daireleri ve Türk hanımları hakkında kafi derecede fikir edinmiş oldum. Bu hafta, tamamiyle eski eski alaturka tarzda, diğeri büsbütün alafranga, üçüncüsü de ikisi arası olmak üzere, üç konağı ziyaret ettim. İlk gittiğim konak, Üsküdar'ın yüksek ve fevkalade nazaretli (manzaralı) bir mevkiinde idi. Marmara'yı, İstanbul'u, Beyoğlu'nu alabildiğine görüyordu. Kapıda, zenci bir harem ağası bizi karşıladı. Bir kat merdiven çıktık; tavanı kubbeli geniş bir salona girdik. Ne süs, ne ziyafet, ne aydınlık! Adeta gözlerimiz kamaşıyor. Bu mebzul ziya, kubbe etrafındaki beyzi menfezlerden deniz cihetindeki enli ve yüksek pencerelerden giriyor.

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Ve İbrahim Gülşeni

Vehbi Tülek

Ermeni Tehciri

Vehbi Tülek

O SÂhibine Teslim Oldu

Vehbi Tülek

Sultan İkinci Murâd Hanın otuz bin akçe değerinde bir atı vardı. At, yanına kimseyi yaklaştırmıyordu. Birgün Sultan Murâd, Emir Sultan'ı ziyâret için gittiğinde; "Biz sizin için bir at almıştık. Siz nasıl isterseniz öyle yapalım. Atı getirecek birisini verin de atı size gönderelim." dedi. Bu arada Emir Sultan'ın yanında bulunan talebelerinden, Hacı Baba denilen bir zât vardı. Sultânın sözü üzerine; "Ah! Hocam bu hizmeti bize verse de, atı alıp gelsem, atın timar ve bakım işlerini yapsam." diye kalbinden geçirdi. Emir Sultan hazretleri ona dönerek;

78 - Orhan Gazi Ve Kesik Baş

Vehbi Tülek

Turhanoğlu Ali Bey

Vehbi Tülek

Dilekçesi Sirtinda

Vehbi Tülek

109 - Sultan İkinci Murad Ve Molla Ayas

Vehbi Tülek

Bağdad’in Fethi

Vehbi Tülek

İki Milyon Sterline Banko

Vehbi Tülek

Bodrumlu Fedai Musa

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Şartlarına Uygun Namaz Kılanlar Kurtuluşa Erer!

Zübeyr bin Ahmed hazretleri hadîs, kırâat ve Şafiî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. Basra’da doğup büyüdü. İlim tahsili için Bağdâd’a gitti. Birçok âlimden ilim alıp, hadîs, fıkıh ve kırâat ilimlerinde yüksek derecelere kavuştu. 317 (m. 929) senesinde vefât etti. Şafiî mezhebinin hükümlerini bildiren “el-Kâfi” adındaki fıkıh kitabı meşhûrdur. Bu eserinde şöyle buyuruyor:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâyı Bilmek En Büyük Nîmettir

Vehbi Tülek

Şerefüddin Adiyy bin Müsâfir hazretleri evliyanın büyüklerindendir. Lübnan’da Ba'lebek’te 1074 (H. 467) senesinde doğdu. Bağdad’a giderek Abdülkâdir-i Geylânî hazretlerinden ilim ve tasavvuf terbiyesi aldı. İcazet alarak Hakkâri’ye gitti ve orada talebe yetiştirdi. 1162 (H 557) senesinde orada vefât etti. Sohbetlerinde sevgi, muhabbet ve teslimiyetten çok bahsederdi. Buyurdu ki:

Şefaati Seçtim Ve Size Haber Vermek Istedim

Vehbi Tülek

Fıkıh Ilminden Daha Şerefli Bir Ilim Yoktur

Vehbi Tülek

Kâşâni hazretleri Hanefi fıkıh âlimlerindendir. İsmi, Ebû Bekr bin Mes'ûd Şâşi'dir. Türkistân'da Kâşân'da doğdu. Alâüddin Semerkandi'den fıkıh ilmini öğrendi. Çok yer dolaştı. Bir ara Konya'da bulundu. Sonra Haleb'e gidip Halâviyye Medresesi'nde ders okuttu. 587 [m. 1191]'de Haleb'de vefât etdi. (Bedâyıus-sanâyi) kitabına buyuruyor ki:

Kefevî Hüseyin Efendi

Vehbi Tülek

İbadeti Terk Edenin Vay Hâline

Vehbi Tülek

Gafillerle Beraber Oturmamalıdır

Vehbi Tülek

Hayatı Da Ölümü De Yaratan O'dur

Vehbi Tülek

Süfyân-ı Sevrî

Vehbi Tülek

Mümin, Din Kardeşini Kendine Tercih Eder

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yeterki Kalbi Kirilmasin

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Bir hükümdarın pek çok cariyeleri vardı. İçlerinde pek güzel dilberler bulunmasına rağmen, siyah bir cariyeye daha fazla alaka ve sevgi gösterirdi. Diğerlerinin bunu çekemediğini fark eden padişah, bir gün kendilerine üzeri mücevheratla süsülü birer kristal bardak vermişti. Manevi değeri yanında maddi kıymeti de pek yüksek olan bu bardakları ellerinde tutan cariyeler, hayranlıkla bakarlarken padişah:
- Herkes elindeki bardağı yere vurup kırsın, demişti. Güzel cariyeler hediyelerini sinelerine bastırarak:
- Efendimizin bu kadar değerli bir hediyesini nasıl kırabiliriz! dediler. Siyah cariye ise padişahın emrini, hiç tereddüt etmeden ve vakit kaybetmeden der'akab yerine getirdi. Barfdak yere çarpılmış ve param parça olmuştu. Padişah siyah cariyeye hitaben: - Diğer cariyelerim bu kadar kıymetli bardağı kıramadıkları halde sen neden kırdın? dedi. Siyah cariyenin verdiği cevap ise çok takdire şayandı:
- Bana efendimin kalbi lazım, kadehin ne kıymeti olabilir. Yeterk ki onun kalbi kırılmasın!
Hükümdar, bu cevabın içerisinde diğerlerine gereken dersi vermiş bulunuyordu. Yüzü güze fakat özü çirkin bir kadın, kocasının kalbini kırmaya devam ettikçe, kalbte açtığı yaraya güzellik olamaz

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sonunda Orta Yolu Buldular

Vehbi Tülek

Allah Nasil Misafir Edilir?

Vehbi Tülek

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Dört Şey Mühimdir

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Kabahat Kilincin Midir?

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Bereketi Var Mı?

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Vehbi Tülek

Allah’a Firar Et

Vehbi Tülek