Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.506.641

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Kendi Rızkına Râzı Olan, Kimseye Muhtaç Olmaz

İmam-ı Câfer-i Sâdık hazretleri Tâbiînin yükseklerinden ve evliyânın büyüklerinden olup "Oniki İmâm"ın altıncısıdır. 702 (H.83) senesinde Medîne-i münevverede doğdu. 765 (H.148) senesinde Mekke'de vefât etti. İlmi, Oniki İmâmdan beşincisi olan babası Muhammed Bâkır'dan öğrendi. İlim ve fazîlette zamânının bir tânesi oldu. Bütün din bilgilerinde olduğu gibi, zamânının bütün fen ilimlerinde de söz sâhibiydi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

51 - İbn-i Haldûn'un Emîr Timur'la Görüşmesi

Emir Timur, birçok zaferler kazandıktan sonra Suriye üzerine yürümüştü. Mısır-Memlük orduları onun karşısında duramayıp yenildiler. Halep, Hama ve Sam, Emir'in eline geçti. (1401) Mısır'da devletin ileri gelenleri ve kadılar, daha fazla zarar görmemek, aman istemek için Timur Han'a bir heyet göndermeğe karar verdiler. Önce, kadı İbn-i Haldun'a meseleyi sundular. O da Timur'a başvurmayı münasip gördü. İbn-i Haldun'u heyete reis ve sözcü seçtiler. Sonra İbn-i Haldun murahhas oldugu halde Şam'a, Emir Timur'un katına geldiler. Huzura çıktıklarında korku ve heyecan içindeydiler. Emir Timur onların oturmalarına izin verdi; Güler yüzle önlerinden geçti. Her birini dikkatle gözden geçirdi. İbn-i Haldun'un kılık ve kıyafetini görünce o heyet içinde mümtaz bir şahsiyet olduğunu anladı. O diğerlerinden farklıydı. Emir, onunla konuşmağa başladı. Sonra Emir, elçilere ziyafet verdi. İçlerinden bazıları kibarlık gösterip verilen etten yememişti. İbn-i Haldun yiyenlerdendi.

Vehbi Tülek

Baba Yusuf Sivrihisari Ve Ii. Bayezid Han

Vehbi Tülek

Nasuhi Efendi Ve Mezomorto Hüseyin Paşa

Vehbi Tülek

Hristiyan Tarihçinin Kaleminden “hac”

Vehbi Tülek

18. yüzyılda Osmanlı ülkesine gelerek intibalarını yazan Hristiyan tarihçi M. A Ubucini, Müslümanların hac ibadetini araştırdıktan sonra kendi dini ile kıyaslamış. Ubucini, İslam'ın eşitlik anlayışına olan hayranlığını bakın nasıl ifade ediyor:

Fatihin Hocasi Molla GürÂnî

Vehbi Tülek

108 - Sarikamiş Kahramanlari

Vehbi Tülek

Şeyh EdebÂli’nin Vasiyeti

Vehbi Tülek

15 - Akdeniz'de Türk Korsanlari

Vehbi Tülek

Osmanlilarda Toplu Taşima Kurallari

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman Ve Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Vehbi Tülek

Akillilarin Duraği

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Bir Gönül Sultanı Ahmed El-mukrî

Ebû Abdullah el-Mukri, evliyânın büyüklerindendir. Künyesi Ebû Abdullah, ismi Muhammed bin Ahmed el-Mukri'dir. Ebû Abdullah; Yûsuf bin Hüseyin Râzi, Abdullah el-Harrâz, Muzaffer el-Kirmanşâhi, Ruveym bin Ahmed, İbn-i Ceriri ve İbn-i Atâ'nın sohbetlerinde bulundu, onlardan ilim öğrendi. Ayrıca Ahmed bin Hanbel'in oğlu Abdullah'ın talebesidir.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Seyyid Mesud Kanâvî

Vehbi Tülek

Seyyid Mesud Kanâvi hazretleri Mısır'da yaşamış Şâfii fıkıh âlimlerindendir. 1205 [m. 1790] senesinde yazdığı Feth-ur-rahim kitabında, Şâfii mezhebinde Cuma namazının sıhhat şartlarını şöyle nakleder:

Şeytana Secde Eden âbid: Bersesisa

Vehbi Tülek

Böyle Arkadaş Zor Bulunur

Vehbi Tülek

Mahmud Hamza hazretleri Osmanlı Hanefi âlimlerindendir. Şam'da doğdu. Medrese tahsilinden sonra Şam'da kadı nâipliği yaptı. Sonra İstanbul'a gitti. Evkaf müdürü ve vergi nâzırı oldu, ardından Meclis-i Zirâatın reisliği de uhdesine verildi. Sonra Şam müftülü­ğüne getirildi ve 1305 (m. 1887)'de orada vefat etti. Şöyle buyurdu:

Allah Adamlarına Itiraz Etmek

Vehbi Tülek

Muhammed Es'ad Efendi

Vehbi Tülek

Câhil Ve Ahmak Kimseler Kadere Inanmadılar

Vehbi Tülek

Bugün Sana Sevap Yoktur

Vehbi Tülek

Teyemmüm Ne Zaman Caiz Olur

Vehbi Tülek

Ezan Ve Ikamet Okumak

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Arafatta Görüşürüz

Vehbi Tülek

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Bereketi Var Mı?

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Arafatta Görüşürüz

Vehbi Tülek

Her Şeyi Göze Almıştı!

Vehbi Tülek

Pişman Oldular!

Vehbi Tülek

Bereketi Var Mı?

Vehbi Tülek

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Vehbi Tülek

O Kullarına Çok Merhametlidir

Vehbi Tülek