Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.613.768

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bildiğiyle Amel Edene Bilmedikleri De Öğretilir

Dârendeli Hilmi Efendi son devir Osmanlı velîlerindendir. Malatya’nın Darende kazasında doğdu. 1916 (H.1334) yılında Maraş'ta vefat etti. İlk tahsilini Darende'de tamamlayan Hilmi Efendi, ihtisas için İstanbul'a gitti. Abdülazîz Han zamanında Fatih Medresesinde tahsil gördü. Bu arada İstanbul'da Gümüşhâneli Ziyâeddîn Efendi’nin ders ve sohbetlerine devam etti. Bu zattan Nakşibendî-Hâlidî yolu halifelik icazeti alıp, Darende'ye döndü. Sonra Maraş'a hicret ederek burada talebe yetiştirdi. Duraklı Câmii’nde vaazlar verdi. Bir vaazında insanlara şöyle nasihat etti:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

İki Defa Tahta Çikan Padişah I. Mustafa Han

Ağabeyi Birinci Ahmed Hanın vefâtı üzerine 22 Kasım 1617'de ilk defâ ekberiyet kâidesine göre, yâni hânedânın en yaşlı mensûbu olarak zorla tahta çıkarıldı.Sultan Mustafa Han, devlet meseleleriyle ilgilenmediğini ifâde ederek saltanatı kabul etmediyse de bu hâl devlet erkânınca göz önüne alınmadı. Ancak çok geçmeden devlet işlerinde Sultânın yabancı kalması ve işlerin karışması üzerine, durumun böyle devâm edemeyeceğini anlayan devlet adamları hal'ine fetvâ aldılar ve 26 Şubat 1618 günü Sultan Mustafa'yı tahttan indirerek yerine Genç Osman'ı çıkardılar.Ancak yenilik taraftarı olmayanların tahrikleri neticesinde isyân eden yeniçeriler 19 Mayıs 1622'de Genç Osman'ı tahttan indirdiler. Bu durum Sultan Mustafa'nın ikinci defâ tahta geçirilmesine yol açtı. Bu sırada Sultan Osman Hanın veziriâzam Kara Dâvûd Paşa tarafından şehit ettirilmesi büyük karışıklıklara sebep oldu. Sultan Mustafa Han, Dâvûd Paşayı azlederek yerine Mere HüseyinPaşayı getirdiyse de, isyanlar son bulmadı. Erzurum Beylerbeyi Abaza Mehmed Paşa başkaldırarak, bölgesindeki yeniçerilerin bir kısmını öldürttü. "Genç Osman'ın intikâmını alacağım" diye and içen Abaza, İstanbul'a gelmek için yola çıktı. Bursa'yı muhâsara ettiyse de alamadı. Kış geldiği için Niğde'ye çekildi.

Vehbi Tülek

DÂmÂd İbrÂhim Paşa

Vehbi Tülek

Rumeli Fatihi Lala ŞÂhin Paşa

Vehbi Tülek

CÂmide Nargile

Vehbi Tülek

Süleymâniye Câmii, Mimar Sinan'ın kalfalık (Selimiye ustalık) eseridir. Câmi ile bir külliye hâlinde olan bu eser Kanuni Sultan Süleyman Hân zamanında 1550' de başlanarak 1556'da bitirildi.Avlusu ile birlikte dikdörtgen şeklindeki câminin harem kısmı, 68x63 m dir. 26,50 m kutrunda ve 53 m yükseklikte olan düz pandantifli kubbe, dört kalın kemer üzerinde oturmak ta ve kâidesinde yuvarlak kemerli 32 pencere bulunmaktadır. Câmi 138 pencereden ışık alır. Akustik ve havalandırma düzeni bir mimâri şâheseridir. Mimar Sinan, Süleymâniye Câmii'ni yaptığı sırada birtakım kimseler; "Câmi içinde nargile fokurdatır durur" diye, kendisini Kanuni Sultan Süleyman Hân'a şikâyet ederler. Kanuni, âni bir baskın yapar. Hakikaten Mimar Sinan'ı nargile fokurdatırken bulur. Fena hâlde canı sıkılır. Sert bir sesle "Bre bu ne hâldir?" diye çıkışır. Mimar Sinan gâyet soğukkanlı "Pâdişahım, bu nargileyi burada bulundurmamın sebebi, fokurtusu içindir. Dikkat ederseniz, Tömbekisi (tütünü) yoktur. Fokurduyan suyun sesi bana câmide okunacak Kur'ân-ı kerim seslerinin her tarafa yayılmasını sağlamak için lüzumlu tedbirleri almama yardım etmektedir." diye cevap verir. Mimar Sinan bu tedbiriyle, bugün ancak modern tiyatro binalarında görülebilen akustik tertibatı, yâni ses yankılanması ayarını, 16. asırda yapmış oluyordu.

Sultan Ii. Bayezid Ve Baba Yusuf Sivrihisari

Vehbi Tülek

Değil Bir Yabanci İçin...

Vehbi Tülek

Çapanoğlu Gibi Arkan Var

Vehbi Tülek

Bir Yalanla İki Kelleyi Kurtardin

Vehbi Tülek

Hazin Göç

Vehbi Tülek

Ata Efendi’nin Vatan Aşki

Vehbi Tülek

40 - Şeytani Döven Türk

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Bu Ümmetin En Önce Unutacağı Ilim

Ebû Tâhir bin Tayfun Secâvendi hazretleri Hanefi mezhebi fıkıh âlimidir. 596 (m. 1200)'de vefât etti. Müfessir, fakih ve miras taksiminden bahseden ferâiz ilminde mütehassıs idi. Es-Sirâciyye fil-ferâiz adlı eserinden bazı bölümler:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yalan Söylemek Çok Büyük Günahtır

Vehbi Tülek

İbn-i Nakib hazretleri Şafii mezhebi fıkıh âlimidir. 702 (m. 1302) senesinde Mısır'da doğdu. 769 (m. 1368) senesinde Kâhire'de vefât etti. Çeşitli ilimlerde üstün bir âlim olarak yetişti. Fıkıh, kırâat, usûl, nahiv ve edebiyat ilimlerinde mütehassıs bir âlim idi. Bir dersinde şunları anlattı:

Kaza Ve Kader Bilgilerini Anlamak Çok Güçtür

Vehbi Tülek

Ebu’s-safâ Bin İshak

Vehbi Tülek

Ebu's-Safâ bin İshak hazretleri, Mısır'da yetişen Mâliki fıkıh âlimlerindendir. Abdullah Menûfi'nin en büyük talebelerindendir. Hocasının vefatı üze­rine onun ders halkasını devraldı. Da­ha sonra Şeyhûniyye Medresesi'nde mü­derris oldu. 776 (m. 1374)'de vefat etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Kim Şabandan Bir Gün Oruç Tutarsa

Vehbi Tülek

Kabirde Şaşılacak Şeyler Pek Çoktur

Vehbi Tülek

E­bül­-abbâs Ve ­ki­bir­li Bir â­lim!..

Vehbi Tülek

Hazreti Musa Ve Ibretli Bir Hadise

Vehbi Tülek

Büyük Sevaba Kavuşmak Için

Vehbi Tülek

Bu Ümmetin En Hayırlısı

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Hizir Ve Gelin

Hizir Ve Gelin

Birinci Cihan Harbi seneleri. Yokluk dizboyu. Rize. Anzer, halkın kendi tabiri ile Ancer. Dünyaca balı ile meşhur olan Ancer. Binlerce poleni ve şifayı içinde barındıran balıyla meşhur Ancer. Kış. Yaylacılık yapan Ancerlilerin bir kısmı aşağıya Rize'ye şehre inmemiş, kışlamışlar. Yazdan yığdıkları otlarıyla, mallarını kışdan çıkarıp, bahara eriştirmenin çabası içindeler. Evet hepsinin mal tabir ettiği koyunları, sığırları var, tektük birkaç tanesinin de kara kovanı var. Şifa niyetine ilaç niyetine küçük bir kavanozu dolduracak kadar balları olurdu çoğunun. O da kış bitmeden tükenir giderdi. Meryem. Lezgilerin kızı Meryem. Yeni gelin, beyini cepheye göndermiş. O da o kış yayla da kışlamış. Sabaha kadar kar yağmıştır. Tam kürekle yolu açayım deyip, kapıya yönelmekte iken, kapısı çalınır. Kapıyı açar. İhtiyar bir adam selam verir ve: -Kızım, ben Aşağı Ancerdenim, gelinim aş eriyor, canı bal çekti, Allah rızası için, bir iki kaşık bal verirmisin?

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

B0r Çuval Toprak

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek

Başka Du Bilmez Misin?

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Onun Görmediği Yer

Fani Dünya

Yüz Vermedin!

Alabilirsen Al

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Delik Kova

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Vehbi Tülek

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Vehbi Tülek

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Vehbi Tülek

Örümcek Ağı

Vehbi Tülek