Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.202.997

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Ehl-i Beyti Sevmek Her Mümine Farzdır

Osman Selahaddin Sanduklu Efendi Osmanlı âlim ve şeyhlerindendir. 1821’de İstanbul’da doğdu. Zamanın büyük âlim ve şeyhlerinden ders gördü. Yenikapı Mevlevîhânesi Şeyhi oldu. 1866’da kurulan Meclis-i Meşâyih Reisliğine getirildi. Çok kitap yazdı. Bunlardan “Tezkiye-i Ehl-i beyt” isimli eserinde şöyle buyuruyor:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

99 - Deli Hüseyin Paşa Ve İran Şahinin Yayi

İran Şahı, Sultan IV. Murad Han'a bir çok hediyeler göndermişti. Bunlar arasında bir de yay bulunuyordu. Dünyada bir benzeri olmayan bu yay, son derece sertti ve ancak kuvvetli bir pehlivan bunu gerebilirdi. Padişah bu yayı ellerine alıp incelediler. Hediyeleri getiren İran elçisi sinsi sinsi gülüyordu:-Pek serttir efendim!..dedi.Fakat Murad Han'ın bakışlarını farkedince susmayı tercih etti. Yoksa kellesinden olacağını anladı. Padişah, çok kuvvetliydi. Fakat kendisi yayı kurmayı denemeden önce, başkalarını denemek istedi ve :-Bu yayı kim germek diler?...diye sordular. Kimsenin cevap vermesini beklemeden:-Sen gel!..diye nöbetçilerden birini çağırdı.

Vehbi Tülek

91 - Kanuni Sultan Süleyman Ve Şövalyeler

Vehbi Tülek

Padişah Memlekete Hainlik Etmez

Vehbi Tülek

Hemen Tayin Edelim

Vehbi Tülek

Seyyid Yahyâ Efendi şöyle anlatmıştır: "Sultan Bâyezid Hân Câmi-i şerifi avlusunda, oyma ustalarından Kefelizâde İbrâhim Halebi adında bir zâtın dükkanında, ilim-irfân sâhibi, kıymetli zâtlar toplanıp sohbet ederlerdi. Arasıra Mehmed Emin Efendi de öğle namazından sonra o dükkanı teşrif eder, dostları ile çok kıymetli sohbeti olurdu. Bir gün yine böyle hoş bir sohbet sırasında medhedilen iyi vasıflı bir kâdı (hâkim) o dükkana geldi. Kâdıasker, bu kâdıya, bir meseleden dolayı dargın olduğu için, bir makâma tâyin edilmesi gerektiği hâlde ona; "Ben kâdıasker olduğum müddetçe, sana kadılık vazifesi vermem!" diyerek yemin ettiğini ağlayarak anlattı. Dükkanda bulunanlar bu hâdiseye çok üzüldü.

Sultan I. Murad Hanin Oğullarinin Sünnet Düğünü

Vehbi Tülek

Büyük Devlet Olmak

Vehbi Tülek

İkinci Bayezid HÂn’in Tuğlasi

Vehbi Tülek

Tuğ O Kadar Ucuz Değil

Vehbi Tülek

Ii. Abdülhamid Han’in İslamiyete Saldiran Piyesi Fransa’da Yasaklatmasi

Vehbi Tülek

Gemiler Karadan Yürüdü

Vehbi Tülek

İlyas Reis

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Muhammed Bin Annân

Muhammed bin Annân hazretleri, Mısır'da yaşamış olan evliyânın büyüklerindendir. Doğum târihi ve hayâtı hakkında fazla bilgi yoktur. 1516 (H.922) senesinde yüz küsûr yaşında vefât etti. Sultan Tomanbay'ın da bulunduğu cenâze namazı Bâb-ı Bahr'deki Maksim Câmiinde kılındı. Namazını kılmak için çok kalabalık bir cemaat toplandı...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Vesveseli Kimse Ruhsatla Amel Etmeli

Vehbi Tülek

Ebû Muhammed el-Buhârî eş-Şâfiî hazretleri Şâfiî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. Bağdat’ta yaşamıştır. 398 (m. 1007) senesinde vefat etti. Fıkıh ilminde zamanının en meşhur âlimi idi. Buyurdu ki:

Ümmü Varaka (radıyallahü Anha)

Vehbi Tülek

Çocuklar, Ana Baba Elinde Emanettir

Vehbi Tülek

Ca'fer bin Ahmed Serrâc hazretleri kıraat ve hadis âlimidir. 419 (m. 1028)’de Bağdat’ta doğdu. Tahsil için gittiği Mekke’de ve Şam’da meşhur muhaddislerden hadis dinledi; bu ilimde hâfız derecesine ulaştı. 500’de (m. 1106) Bağdat’ta vefat etti. “Hükmü’s-sıbyân” isimli eserinde, “Çocuk terbiyesi” ile ilgili hadis-i şerifler yer almaktadır. Bu kitabında şöyle nakleder:

Meyân Mîr Hazretleri

Vehbi Tülek

Mehmed Şühûdî Efendi

Vehbi Tülek

Ebû Ya’lâ Ahmed Bin Ali

Vehbi Tülek

Abdullah Ezdî

Vehbi Tülek

Ârif, Emirleri Yerine Getiren Kimsedir

Vehbi Tülek

Ebû Türâb Ve Tövbekâr Genç -1-

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yüz Vermedin!

Yüz Vermedin!

Fakih Îsâ bin Muhammed şöyle anlatır:

Uzak bir diyârda idim. Abdullah el-Ayderûs'u açıkça bulunduğum yerde görmeyi temenni etmiştim. Mescide gittim. Oraya bir dilenci ve yanında birisi gelip benden bir şey istedi. Bir şey vermedim. Oradan ayrılıp başka yere gittim. O dilenci ve yanındaki kişi benim arkamdan geldi. Sonra yine yanıma yaklaşarak benden bir şeyler istedi. Yine yüz vermedim. Bunun üzerine o dilenci ve yanındaki ayrılıp gitti. Bir müddet sonra ben, Abdullah el-Ayderûs'un bulunduğu yere döndüm. Şeyh Abdullah'ın yanına giderek; "Ben sizi gittiğim yerde alenen görmeyi temenni ettim. Lâkin bu isteğim hâsıl olmadı." dedim. Bunun üzerine Ebû Muhammed el-Ayderûs ; "Sana aleni görünmem hâsıl oldu. Falan gün duhâ vaktinde sen falan mescidde idin. Senin yanına bir dilenci geldi. Yanında birisi de vardı. Senden bir şeyler istediler. Onlara bir şey vermedin. Sonra kalkıp bir yere gittin. Onlar da seni tâkib etti ve yine bir şeyler istediler. Yine yüz vermedin. İşte o dilencinin yanındaki ben idim. Ben, senin yanına o kılıkla gelmiştim." dedi. Ben; "Efendim! Sizin dedikleriniz doğrudur. Fakat o size fazla benzemiyordu." deyince, Şeyh Abdullah da; "Eğer ben bu hâlimle senin yanına gelse idim, sen beni tanır ve insanlara haber verirdin." buyurdu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek

Karşılık Beklemiyorum

Vehbi Tülek

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Ahde Vefa

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Derdi Olan Neylesin?

Değişen Sizin Kalbiniz

Tüccarin Rüyasi

Vehbi Tülek

Her Şeyi Göze Almıştı!

Vehbi Tülek

Sakin Kalyona Binme

Vehbi Tülek

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Vehbi Tülek

Arkadaşlarımı Korumak Için

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek