Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.611.512

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bildiğiyle Amel Edene Bilmedikleri De Öğretilir

Dârendeli Hilmi Efendi son devir Osmanlı velîlerindendir. Malatya’nın Darende kazasında doğdu. 1916 (H.1334) yılında Maraş'ta vefat etti. İlk tahsilini Darende'de tamamlayan Hilmi Efendi, ihtisas için İstanbul'a gitti. Abdülazîz Han zamanında Fatih Medresesinde tahsil gördü. Bu arada İstanbul'da Gümüşhâneli Ziyâeddîn Efendi’nin ders ve sohbetlerine devam etti. Bu zattan Nakşibendî-Hâlidî yolu halifelik icazeti alıp, Darende'ye döndü. Sonra Maraş'a hicret ederek burada talebe yetiştirdi. Duraklı Câmii’nde vaazlar verdi. Bir vaazında insanlara şöyle nasihat etti:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kur’an-i Ker0me Hürmet

Ertuğrul Gâzi bir gece ulemâdan bir kimseye misâfir oldu. Sohbet esnâsında Ertuğrul Gâzi, yüksekçe bir yerde duran kitabı göstererek ne olduğunu sordu. Ev sâhibi; "Bu kitap Allahü azimüşşân hazretlerinin Resûl-i ekremine indirdikleri Kur'ân-ı kerimdir." cevâbını aldı. Sonra ev sâhibi uyumak için gittiğinde, Ertuğrul Gâzi mushafın bulunduğu odada sabaha kadar mushaf-ı şerifin huzûrunda hürmet ve tâzim ile ayakta durdu. Fakat sabaha karşı bir ara dayanamayıp uykuya daldı. Bu sırada rüyâda kendisine; "Sen benim kelâmıma hürmet ve tâzimde bulundun, ben de senin evlâdına kıyâmet gününe kadar dâim olacak bir ulu devlet ihsân eyledim." diye hitâb olunduğunu işitti.

Vehbi Tülek

Alman İmparatorunun İstanbul Ziyareti

Vehbi Tülek

63 - Sultan Vi. Murad Ve Polonya Elçisi

Vehbi Tülek

MÂdemki Allahü TeÂlÂnin Emridir

Vehbi Tülek

Murâd Han döneminde yeniçeri ocağının kuruluşuna ilk adım olmak üzere târihlerde şu vak'a anlatılmaktadır: "Sultan Murâd Gâzi, Edirne'de tahta geçüp oturdu. Bir gün Kara Rüstem derlerdi, Karaman vilâyetinden bir dânişmend geldi. Halil Hayreddin Paşa ol vakitde kâdıasker idi. Kara Rüstem; Efendi! Bunca sultanlık malı niçün zâyi edersiniz, deyince, Kâdıasker; nice mal zâyi etmişiz, diye sordu. Kara Rüstem, bu gâziler ki gazâlarda esir çıkarırlar, cenâb-ı Hakk'ın emriyle beşde biri hünkârındır, dedi. Çandarlı Halil Hayreddin bunu hemen Murâd Hana nakletti. Sultan: Mâdemki Allahü teâlânın emr-i şerifidir şimden sonra alın, dedi... Bundan sonra Gâzi Evrenuz ve Lala Şâhin'e ısmarladılar ki akınlarda çıkan esirden beş başda birin pâdişâh için alalar. Bu usûl üzere hayli oğlanlar toplayıp Murâd Gâziye getürdüler. Halil Hayreddin Paşa; bunları Türk'e verelüm hem müslüman olsunlar, dedi. Kabul edilip bunlar evvelen Türk köylüsünün yanına verildiler. Hem Türkçe öğrenip ve hem de müslüman oldular. Ondan sonra saray kapısına girüp, ak börk giydirip adını yeniçeri koydular

Şahidlerle İsbati Da Kafidir

Vehbi Tülek

Tek Kollu Reis

Vehbi Tülek

Çocuk Padişahin Çocuk Arkadaşi

Vehbi Tülek

Kismetinde Olanin Kaşiğina Çikar

Vehbi Tülek

İlk Standart Kanunu

Vehbi Tülek

Kendi Re’yimizle İş Yapmayiz

Vehbi Tülek

Kanije Kalesinin Fethi Ve Muslihuddin Efendi’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Her Hastalığın Aslı Çok Yemektir!

Ahmed Hadramî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 1565 (H.973)'te Yemen'in Hadramut bölgesindeki Terîm şehrinde vefât etti. Şeyh Abdurrahmân bin Ali gibi zâtlardan tasavvuf, fıkıh, hadîs ilimlerini öğrendi. Tasavvuf ilminde ileri derecelere kavuştu. Kâmil bir zât idi. Çok kerametleri görüldü.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

­mı­sır­lı Bü­yük Velî E­bül-­feth Avfî

Vehbi Tülek

Ebü'l-Feth Av­fi haz­ret­le­ri, Mı­sır'ın İs­ken­de­riy­ye şeh­rin­de, 1415 (H.818) se­ne­sin­de dün­yâ­ya gel­di. Ba­ba­sı Şeyh Bed­red­din-i Av­fi, oğ­lu Ebü'l-Feth'in do­ğu­mu­nu şöy­le an­la­tır:

Muvaffak Harezmî

Vehbi Tülek

Bilâl-i Habeşî (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Peygamber efendimizin vefâtından sonra Bilâl-i Habeşi ayrılık acısına tahammül edemez olmuş ve artık bir daha ezan okumamıştır. Resûlullah'a olan muhabbetiyle her gün yanıp tutuşuyor, gözyaşı döküyordu. Sonra da Medine'de kalmaya tahammül edemediği için Şam'a gitmeye karar verdi. Hz. Ebû Bekir kalmasını arzu edince, "Yâ Ebâ Bekir sen beni âzad etmemişmiydin? Eğer kendin için âzad etmişsen kalayım, Allah için âzad etmişsen müsâade et gideyim" dedi. Hz. Ebû Bekir "İstediğin yere gidebilirsin" diyerek müsâade etti. Böylece Şam'a gidip orada yerleşti...

O Zâtı Duyunca Bu Hâle Geldin, Ya Görseydin!

Vehbi Tülek

Molla Ali Efendi

Vehbi Tülek

Müslümanlığın Zayıf Olduğu Bir Asırdayız

Vehbi Tülek

Sâlihleri Vesile Ederek Duâ Etmelidir

Vehbi Tülek

Ab­ba­si Halî­fe­si Mü­te­vek­kil

Vehbi Tülek

Sabır Mehmed Dede

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Adam Olmazsan

Adam Olmazsan

Görünüşü düzeltmekle adam olunamayacağına dair, Bayezid-i Bistami hazretlerinden şu kıssa meşhurdur: Müridlerinden biri:
"Paltonuzdan bir parça verseniz de teberrüken üzerimde taşışam!…" der. Bayezid-i Bistami hazretleri cevaben:
"Oğlum, sen adam olmazsan, Bayezid'in paltosuna değil, derisini yüzüp, içine girsen fayda vermez!" buyururlar.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Başka Du Bilmez Misin?

Vehbi Tülek

O Kullarına Çok Merhametlidir

Vehbi Tülek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Evliyalar Ölmez İmiş

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Fani Dünya

Vehbi Tülek

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek

Yirmi Saniyede

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek