Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.769.588

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Mümin, Cennette Istediği Irmaktan Içer

Seyyid Abdülazîz Debbağ hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 1679 (H.1090) senesinde Fas'ta Fes şehrinde doğdu. 1720 (H.1132) senesinde orada vefat etti. Seyyid Ahmed bin Abdullah'ın sohbetlerine devam etti ve kemâle erdi. Hocasının vefâtı üzerine, halîfesi olarak yerine geçti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Bayezîd Han Ve “yiğitbaşı”...

Sahte tarikatler türediğini duyan İkinci Bayezid Han, bir meclis kurdurdu. Bu mecliste şeyhlerin imtihana tâbi tutulmasını istedi. Kim hak yolda kim batıl yolda, bu düğümün çözülmesi için Ahmed Şemseddin (Marmaravi) hazretlerini Manisa'dan İstanbul'a dâvet etti.
Ahmed Şemseddin hazretleri derhal bu ulvi görevi kabûl edip İstanbul'da Sultan Bâyezid-i Veli hazretlerinin huzûruna çıktı ve Osmanlı Sultânının da hazır bulunduğu imtihan heyetine reislik etti.

Vehbi Tülek

Viyana MuhÂsarasi Ve Murad Giray HÂn’in İhÂneti

Vehbi Tülek

Bu Ecel Teridir

Vehbi Tülek

Zamaninin Ebu Hanifesi: Molla Hüsrev

Vehbi Tülek

Sultan İkinci Murâd Han memleketi iç ve dış huzûra kavuşturduktan sona tahttan çekilmiş, yerine oğlu Fâtih Sultan Mehmed'i oturtmuştu. Ancak düşmanlar, sultanı çocuk yaşta görüp sefer hazırlıklarına başladılar. Bunun üzerine İkinciMurâd Han tekrar tahta geçti ve Fâtih Sultan Mehmed'i Manisa'ya gönderdi. İlim adamlarının çoğu birer bahâne ile Manisa'ya gitmek istemedi. Molla Hüsrev kazaskerlikten istifâ ederek şehzâde ile birlikte Manisa'ya gitmeye karar verdi. Fâtih onun bu karârını duyunca; "Vazifenize devâm edin, zirâ memleketin size ihtiyâcı var." dediyse de Molla Hüsrev; "Tahttan ayrılıp Manisa'ya giderken, sizi yalnız bırakmam uygun olmaz. Müsâde buyurun geleyim." diyerek samimiyetini bildirdi ve birlikte Manisa'ya gitti. Fâtih Sultan Mehmed bu muhterem âlimden çok istifâde etti.

Yahya Ağa

Vehbi Tülek

Zenbilli Ali Efendi

Vehbi Tülek

Ne Diye Akçe Versin

Vehbi Tülek

Ii. Mahmud Han’in Hocasi

Vehbi Tülek

HüdÂyî Yolu

Vehbi Tülek

Burak Reis

Vehbi Tülek

Birakma Bizi Baba

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Kur’ân-ı Kerîmdeki Üç Kısım Ahkâm

Ömer bin Abdürrahim el-Basri hazretleri Şafii mezhebi fıkıh âlimlerindendir. Seyyiddir. Basra'da doğdu. 1037 (m. 1627)'de Mekke-i mükerremede vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İslâmın Beşinci Şartı Hacdır

Vehbi Tülek

İsmail Şehid hazretleri Hindistan'da yaşamış olan âlim ve velilerdedir. Asıl adı Şâh Muhammed İsmâil Dehlevi olup 1193'te (m. 1779) Muzaffernagar bölgesinin Phulat belde­sinde doğdu. Şah Veliyyullah-ı Dehlevi'nin torunudur. Hindistan'ı işgal eden İngilizlere karşı savaşırken 1246 (m.1831)'de Peşâver'de şehid oldu. Buyurdu ki:

Resulullah Aşkıyla Medîne Yollarına Düşen Zat

Vehbi Tülek

Dostun Dostları Insana Sevimli Görünür

Vehbi Tülek

Ebû Amr es-Sebîî hazretleri hadis hâfızıdır. Kûfe’de doğdu. A'meş, İbn-i Ebû Leylâ ve Süfyân-ı Sevrî gibi muhaddislerden hadis rivayet etti. 187’de (m. 803) Hades’te vefat etti. Şöyle nakletti:

Unutmayan, Unutulmaz!..

Vehbi Tülek

Emr-i Ma'rûf Ve Nehy-i Münker

Vehbi Tülek

Yâkût-i Arşî

Vehbi Tülek

Sabır, Nefsânî Arzuları Terk Etmektir

Vehbi Tülek

“hünkâr Şeyhi” Vânî Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

Sen Olmasaydın, Hiçbir Şeyi Yaratmazdım

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Niyâzi-i Mısri, devamlı ibâdet ve tâatla meşgûl olduğu sırada, bir gece rüyâsında Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerini gördü. Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri büyük bir taht üzerinde oturmaktaydı. Etrâfına talebeleri toplanmıştı. Niyâzi-i Mısri, kendisini onların arasın da görünce, hayâsından dışarı çıkmaya yol ve fırsat aradığı bir sırada, Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri, onu yanına çağırıp, bir kese altın hediye verdi ve; "Senin nasibin diyâr-ı Rûm'dadır. Mısır'da değildir." buyurdu. Ertesi gün Niyâzi-i Mısri bu rüyâsını hocasına anlatın ca, hocası hemen ona hilâfet verdi ve duâ etti. Bunun neticesinde Niyâzi-i Mısri 1646 sene sinde Mısır'dan ayrılarak İstanbul'a gitti. İstanbul'da Sultanahmed Câmii civârında Sokullu Mehmed Paşa dergâhında ikâmet edip, uzun süre riyâzette kaldı. Kaldığı odada çok gözyaşı döktü. Halil Paşa, Niyâzi-i Mısri hazretlerinin kaldığı odanın döşemelerini yenilemek için teşebbüste bulunduğu zaman, Niyâzi-i Mısri hazretlerini rüyâsında gördü. Rüyâda "Gözlerimin yaşı ile yıkanmış olan tahtaları muhâfaza ediniz." diye emretmesi üzerine, tahtalarını muhâfaza etmek sûretiyle odayı tâmir etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sonunda Orta Yolu Buldular

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Şikayet

A'meş Ve Hanımı

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Pişman Oldular!

İsmail Hakki Efendi

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek

Zalimlere Dersini Verdi!

Vehbi Tülek

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek

Hakikati Görmek

Vehbi Tülek