Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.750.827

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İlimdeki Hıyânet, Maldaki Hıyânetten Daha Kötüdür!

Ebû Saîd Lü'lüi hazretleri evliyânın büyüklerinden olup hadîs âlimidir. 752 (H.135) senesinde Basra'da doğdu. 813 (H.198)de orada vefât etti. Mâlik bin Enes, Şu'be, Süfyan bin Uyeyne ve Süfyân-ı Sevrî'den hadîs ve fıkıh ilmini öğrendi. Hadîs ilminde çok derin bilgiye sâhib oldu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Sözümüzün Netîcesini Görürsün

Uzun Hasan, Fâtih Sultan Mehmed Hanla harb etmezden önce, Pir Muhammed Efendiye gidip harb için izin istedi. Bunun üzerine Pir Muhammed hazretleri ona; "Sana ve askerine lâzım olan onlarla harb etmemektir. Zirâ onlar müslüman gâzilerdir. Onlarla harp etmemek akıllıca bir iştir." buyurdu. Uzun Hasan, Pir Muhammed hazretlerinden bu sözleri işitince, harb etmek istediğini belirtip dışarı çıktı. Pir Muhammed hazretleri, Uzun Hasan'a arkasından; "Bizim sözümüzün fayda ve zararını, hayır ve şerrini bu taraflara gelince anlarsın. Gerçi şimdi bize kırılırsınız ama ne yapalım siz bilirsiniz." buyurdu. Çok geçmeden yapılan harpte Uzun Hasan'ın askeri bozguna uğrayıp kendisi ve yakınları perişan bir hâle düştü. Sonra yine Pir Muhammed hazretlerine gelerek âkıbetinin nereye varacağını sormadan edemedi. Pir Muhammed Erzincâni hazretleri ona; "Fâtih Mehmed Han, şânı büyük affı seven bir sultandır. Sizi incitmezler. Edep ile hareket edeni rencide etmezler." buyurdu. Sonra çok sevdiği talebelerinden Pir Ahmed Efendiyi Fâtih Sultan Mehmed Hana gönderip Uzun Hasan'la arasında sulh yapılmasını sağladılar

Vehbi Tülek

22 - Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

21 - Sokollu Mehmet Paşa'nin Şehadeti

Vehbi Tülek

Yahya Ağa

Vehbi Tülek

Şafak sökmek üzereydi. Fakat tipi yüzünden gökyüzünün aydınlandığı anlaşılmıyordu. Sabah namazını henüz bitirmiş bulunan Budin Paşası sofadan gelen ayak seslerini işitti. Sonra kapı vuruldu. -Gel...Kanat açıldı. Ocaktaki alevler içeri giren sipahinin yüzünü aydınlattı. -Ne var oğlum?-Yahya Ağa gelmiş Paşa Baba! Seni görmeyi diler.Budin Paşasının yüzü aydınlandı. Serhadlerde bile ender görülen emsalsiz cenga ver Yahya Ağa, demek ki ölmemişti. Paşa derin bir nefes aldı. Sevinmişti... Ama Yahya Ağa onu bu vakitte niçin görmek istiyordu? -Haydi evlat, onu emen yanıma getir...Az sonra kapı açıldı. Üstünde başımda hâlâ kar tanelerini muafaza eden iri boylu, gayet yakışıklı bir babayiğit içeri girdi. Yeri titreten adımlarla ilerledi. El öptü.-Hayrola evlat, hoş geldin. Lakin ne var?

Kanuni Adina Yemin Eden Çavuş

Vehbi Tülek

Ben Ağlamayayim Da Kim Ağlasin

Vehbi Tülek

Akşemseddin Ve Fatih Sultan Mehmed

Vehbi Tülek

Cem Sultan Ve Papa

Vehbi Tülek

LÂ İlÂhe İllallah

Vehbi Tülek

Tozkoparan İskender

Vehbi Tülek

Üç Ahbab Çavuşlar

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İnsanların En Cömerdi O Idi

Muhammed bin Hüseyn Arsâbendi hazretleri, Türkistan'da Merv'de doğdu. Hacdan dönerken, 511 (m. 1117)'de Bağdad'da vefât etti. Peygamber efendimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) Hiye-i Saadetinden bahsederken şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Mevlânâ Ziyâüddîn Bernî

Vehbi Tülek

Mevlânâ Ziyâüddin Berni hazretleri Hindistan'da yetişen meşhûr evliyâdan olup, Hâce Nizâmüddin-i Evliyânın talebesidir. 8. asrın sonlarında vefât etti. "Hasretnâme" isimli eserinde şöyle anlatır:

Seyyid Emir Burhân

Vehbi Tülek

Muhammed Bin Abdullah

Vehbi Tülek

Muhammed bin Abdullah rahmetullahi aleyh, Yemen evliyâsının büyüklerindendir. 743 (m. 1342)'de Hadramût'ta Türeym denilen yerde vefât etti. Bu mübarek zat, sohbetlerinde buyurdu ki:

Bursadan İstanbula Seyyid Velâyet

Vehbi Tülek

Esas âlim, Ilmi Ile Amel Edendir

Vehbi Tülek

Hz. Mevlânâ'nın Torunu Ulu Ârif Çelebi

Vehbi Tülek

Mal Ve Çocuklar, Dünya Hayatının Süsleridir

Vehbi Tülek

Yediklerinin Nereden Geldiğine Dikkat Et!

Vehbi Tülek

Eshâbımın Hepsi Yıldızlar Gibidir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Musa Aleyhisselam zamanında bir adam insanlara; "Benimle Kelimullah Musa konuşur. Ben, Safiyullah Musa'nın yakınlarındanım " diyerek böbürlenir, Musa aleyhisselam'ın ismini alet ederek kendine menfaat temin ederdi. Bu sözlerin üzerinden uzun bir zaman geçti. Musa Aleyhisselam'ın yanına, adamın biri, siyah bir iple yularlanmış bir domuz getirdi ve Musa Aleyhisselam'a dedi ki:
- "Ey Allah'ın Peygamberi! Filan adamı biliyor musun?" Musa Aleyhisselam:
- "Onu işitirim" diye cevap verdi. Adam:
- "O adam, işte bu domuzdur" dedi.
Musa Aleyhisselam, adama niçin böyle olduğunu sormak için, Allahü Teâlâ'dan, onu eski haline döndürmesi için niyaz etti. Bunun üzerine Allahü Teala Musa Aleyhisselam'a şöyle buyurdu:
- "Ya Musa! Adem Aleyhisselam'ın ve ondan sonra gelen peygamberlerin dualarıyla dua etsen yine de bu adam hakkındaki duanı kabul etmem. Fakat ben sana onu niçin o hale soktuğumu bildireyim. O, senin adını kullanarak, sana olan yakınlığını alet ederek menfaat elde ettiği için, dinini dünya için satıp, din ile dünyayı yediği için ben onu o hale soktum".

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Firkateyne Bininiz

Vehbi Tülek

Anzakli Ömer

Vehbi Tülek

Kabahat Kilincin Midir?

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Padişah Ve At

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Ayyaşin Sonu

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Vehbi Tülek

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Vehbi Tülek