Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.135.225

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sabırlı Olmayan Kimseye Işlerinde Selâmet Yoktur

Hâce Şeybânî hazretleri Hindistan'da yetişen büyük velîlerdendir. İmâm-ı A'zam hazretlerinin en yüksek talebelerinden olan İmâm-ı Muhammed Şeybânî'nin soyundandır. Hindistan'ın Nârnûl beldesinde doğdu. Küçük yaşta ilim tahsîline başlayarak Hâce Hüseyin Nâgûrî'nin talebesi oldu. Zâhirî ve bâtınî ilimleri tahsîl etti. Ayrıca başka âlimlerin de sohbetlerinde bulundu. İlim tahsîlini tamamladıktan sonra, Ecmîr'e yerleşti. 1521 (H.927) senesinde Nâgûr’da vefat etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Çaldiran MuhÂrebesi

Akkoyunlu Devletini ortadan kaldıran, Âzerbaycan, Irak-ı Arab ve İran'ı ele geçirerek Ceyhun Nehrine kadar hudûdunu genişleten Şah İsmâil, 1510'da doğudaki sünni Özbekleri de yendikten sonra, Anadolu'ya yöneldi. Gönderdiği dâi ve halifeleri vâsıtasıyla yaptığı propagandalarda Osmanlı hudutları içindeki Şiileri kendisine bağlamaya, fırsat buldukça da isyânlar çıkarmaya başladı.Yavuz Sultan Selim Han ise, Anadolu'yu bölüp parçalamak ve batıya açılan her seferde Osmanlıyı arkadan vurmak emelinde olan Şâh İsmâil'e kesin bir darbe indirmek niyetindeydi.

Vehbi Tülek

Kanuni’nin Mevlana’yi Ziyareti

Vehbi Tülek

Bin Yil Yaşasak Yine Cihan Bu

Vehbi Tülek

Ankara Savaşi

Vehbi Tülek

Osmanlı Sultanı Yıdırım Bayezid Han, Anadolu beyliklerini hakimiyeti altına aldığı zaman bu ülkelerin beyleri, o zaman batıya doğru gelmekte olan Timur Han'a sığınmışlardı. Ayrıca Timur'dan kaçan Karakoyunlu Hükümdarı Kara Yusuf ile Tebriz hükümdarı Ahmed Celayiri de, Yıldırım'a iltica etmişti. Bu beyler her iki Türk sultanını birbiri aleyhine kışkırtı yorlardı. Neticede bu kışkırtma ve tahrikler, sünni iki Türk hükümdarını 28 Temmuz 1402 günü Ankara' nın Çubuk Ovasında karşı karşıya getirdi.Osmanlı sultanının güç ve kuvvetini iyi bilen, Maveraünnehr'deki en kudretli ve zırhlarla mücehhez kuvvetlerini getiren Timur'un ordusu yüz altmış bin idi. Ayrıca 32 fili vardı. Buna karşılık Osmanlı ordusunun mevcudu yetmiş bin idi. Timur'un kuvvetleri adedce Osmanlılardan çok fazla olduğu için, Yıldırım Bayezid Han ordu kumandanlarına muvaffak olmak için fedakarane gayrette bulunmalarını söyledi.

Denize Düşen Yilana Sarilir

Vehbi Tülek

Ben Yerimden Bir Adim Bile Kipirdamam

Vehbi Tülek

Fatihin Hocasi Molla GürÂnî

Vehbi Tülek

106 - Sultan I. Mahmud'un Duasi

Vehbi Tülek

İstanbul’da Üç Gece

Vehbi Tülek

Yildirim Bayezid’in Mendili

Vehbi Tülek

Bir Osman Efendi’liği Var Ki...

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Sen Eşkıyadan Nasıl Kurtuldun

Mehmed Nahifi Efendi, Osmanlı evliyâsının büyüklerindendir. 1062 (m. 1652)'de doğdu. 1151 (m. 1738)'de İstanbul'da vefât etti. Sohbetlerinde, evliyanın büyüklerinden bahseder, onların nasihatlerini anlatırdı. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Nûreddîn Taşkendî

Vehbi Tülek

Nûreddin Taşkendi, Ubeydullah-ı Ahrâr hazretlerinin talebelerindendir. Doğum ve vefât târihleri belli değildir. On beşinci asırda yaşamıştır. Vefatından kısa bir zaman önce bir sohbetinde buyurdu ki:

Ahirette Herkes Kendi Derdine Düşer

Vehbi Tülek

Nefis, Zararlı Şeyleri Iyi Gösterip, Kalbi Aldatır

Vehbi Tülek

İbrâhim bin Yahlef hazretleri evliyânın büyüklerinden ve Mâlikî mezhebi fıkıh âlimidir. Tunus'ta doğdu. İlk tahsilinden sonra Mısır, Şam ve Hicaz taraflarına giderek hadîs-i şerîf, kelâm, mantık ve münâzara ilimlerini öğrendi. Tahsîlini tamamladıktan sonra Tlemsân'a gitti. 1336 (H.737) senesinde Cezayir’de Tlemsân'da vefât etti. Et-Telkîn li-Abdilvehhâb adlı eseri şerh edip açıkladı. Bu kitabında şöyle anlatır:

Mücâhid Velîlerden İbn-i Ebî Zekeriyya

Vehbi Tülek

Büyük Müderris Ebû İshâk-ı Şîrâzî

Vehbi Tülek

Hüsâmeddîn Uşâkî Hazretleri

Vehbi Tülek

o Hâller, Şeytanın Oyunudur!..

Vehbi Tülek

Büyük Devlet Adamı Tayyar Mehmed Paşa

Vehbi Tülek

Sâlih Gülâbî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek

Ahde Vefa

Bize Teveccüh Edin

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Geç Gelen Kurtarıcı

SelÂmetle Gidip Gel

Arafatta Görüşürüz

Vehbi Tülek

Derdi Olan Neylesin?

Vehbi Tülek

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Vehbi Tülek

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Vehbi Tülek