Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.366.301

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bir Kimseyi Övmekte Ve Yermekte Acele Etmeyin!

Cemâleddîn Geylânî hazretleri tanınmış velîlerdendir. On ikinci asrın sonlarında İran’da Kazvin'de vefât etti. Necmeddîn-i Kübrâ hazretlerinin sohbetinde ve hizmetinde bulunarak yüksek derecelere kavuştu ve icazet verilerek talebe yetiştirdi. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Yüz Sopa

Kanuni Sultan Süleyman, gençliğinde o zamanın meşhur alim ve hocalarından çok iyi bir eğitim almıştı. Bunun yanında, diğer şehzadeler gibi bir sanat da öğrenmesi gerekiyordu. Bunun için İstanbul'un en meşhur kuyumcusuna gönderildi. Burada bu mesleğin bütün inceliklerini öğreniyordu. Bir ustasının verdiği bir işi yapmadı. Ustası da ona:

"Sana yüz sopa vuracağım" diye yemin etti. Şehzade Süleyman bunu annesine söyleyince Valide Sultan ustayı huzura çağırıp oğlunu affetmesini rica etti ve bunun için de bin altın ihsan etti. Ertesi gün ustası Şehzade Süleyman'a bu bin altını vererek, bunlar ile yüz adet altın tel yapmasını emretti. Teller hazır olunca bunları bir araya getiren usta, bu tellerle Süleyman'a bir defa vurarak yeminini yerine getirdi. Böylece hem Valide Sultanın ihsanına kavuşmuş, hem de yeminini yerine getirmiş oldu.

Vehbi Tülek

Paşam Siz Haksizsiniz!

Vehbi Tülek

Macar Subayinin Kizi

Vehbi Tülek

Osmanli Ramazanlari

Vehbi Tülek

Ramazan Ayını GörmekEskiden Ramazanın birinci gününün tahakkukuna çok ehemmiyet verilirdi. Bunun için de ayı gözle seçilmeyecek derecede bir hilal halinde iken mutlaka görmek şarttır. Her ne kadar takvimlerde yazılı ise de astronomik hesaplarla tâyini cihetini atalarımız hatalı bulmuşlardır.Bu Ramazan ayının rü'yet meselesiyle Istanbul Kadılığı meşgul olurdu. Ramazan olmayı melhuz olan akşam Istanbul Kadısı ile maiyetindeki memurlar Şeyhülislâm dairesinde toplanırlardı. O akşam için Kadı'nın, dairesinde dâvetli ricale ve büyük rütbeli ilmiye memurlarına mükemmel bir ziyafet çekmesi mutaddır.(gelenektir)

Elhamdülillah Muslumaniz

Vehbi Tülek

Nesilleri HelÂk Olurdu

Vehbi Tülek

Kadi’larin Maaşlari Az Olmamali!

Vehbi Tülek

Sahibinin Kursaği

Vehbi Tülek

Bunlar Yemek Olarak Kafidir

Vehbi Tülek

Hazar Kanali Projesi

Vehbi Tülek

Kendiliğinden Buralara Gelmez

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Astrolojiye Kasîde Yazan Zat!..

Sekizinci yüzyılda Kûfe ve Şam taraflarında yaşamış olan evliyâdan ve İslâm âlimlerinin büyüklerindendir. Kûfe'de doğdu. Doğum târihi bilinmemektedir. 802 (H.186) senesinde Şam taraflarında Masisa şehrinde vefât etti...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Osmanlı Devlet Adamı Râmî Mehmed Paşa

Vehbi Tülek

Râmi Mehmed Paşa, Osmanlı sadrâzamlarındandır. 1654'te İstanbul Eyüp'te doğdu. Terâzici Hasan Ağa adında birinin oğludur. İlk tahsilini Eyüp'te yaptıktan sonra Reis-ül-Küttaplık Kalemine kâtip olarak girdi. Bu sırada şiire istidadı sebebiyle Nâbi ve Sâmi gibi devrinin büyük şâirlerinin meclisine devam ederek yükseldi. İtaatkâr manasına gelen "Râmi" mahlasını aldı. 1686'da Divân-ı Hümâyûn Kalemine girdi. Divan işlerindeki geniş bilgisi ve mahâreti göz önünde bulundurularak, 1690 yılında Beylikçiliğe tâyin olundu. Yıllarca bu vazifede bulunduktan sonra, 1696'da Acem Bekr Efendinin yerine Reis-ül-Küttab oldu...

kalbinde Bir Leke Görürsen!

Vehbi Tülek

Ebedi Olan Şeyler Için Endişe Etmeli

Vehbi Tülek

Mahmûd Nasiruddin Çırağ hazretleri Hindistan'da yetişen Çeştiyye evliyâsının büyüklerinden olup, Nizâmüddin Evliyâ'dan gelen Çeştiyye yolunun son halifesidir. Hindistan'ın Uttar Pradeş eyaletindeki Bara Banki'de doğdu. 757 (m. 1356)'da vefât etti.

Şeyh İbrahim El-mücahid

Vehbi Tülek

Ebû Zer-i Gıfârî (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Ömründen Bereket Ve Hayır Kalkar

Vehbi Tülek

Gulâm Muhammed Ma'sûm

Vehbi Tülek

Şeytan, Kan Gibi Damarlarda Dolaşır

Vehbi Tülek

Abdullah Bin Necmüddîn

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Vehbi Tülek

Altıyüz Dirhemlik İp

Derdi Olan Neylesin?

Gül Yaprağı

Abdullah El-acemî

Garip Karşilanan Bir Adak

O Kullarına Çok Merhametlidir

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

İsmail Hakki Efendi

Vehbi Tülek

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Vehbi Tülek

Adam Olmazsan

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Vehbi Tülek

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Vehbi Tülek