Cimrilik, Sizden Önceki Ümmetleri Helak Etmiştir
Abdullah bin Nümeyr hazretleri hadîs âlimlerinin meşhûrlarındandır. 115 (m. 733) senesinde doğdu. 199 (m. 814)’de vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.540.706
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Abdullah bin Nümeyr hazretleri hadîs âlimlerinin meşhûrlarındandır. 115 (m. 733) senesinde doğdu. 199 (m. 814)’de vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
Yavuz Sultan Selim Hanın tahta çıkmasından sonra da müderrislik vazifesine devâm eden Zenbilli Ali Efendi, hak severliği ve doğruluğu ile dikkati çekmiştir. Pâdişâhın her hareketinde, İslâmiyete uymasında yardımcı olmuştur. 1516 (H. 922)'de yapılan Mısır Seferi için fetvâ vermiştir.Zühdü, takvâsı, istikâmeti ve doğruluğu ile meşhur olan Zenbilli Ali Efendi, dine uymayan her çeşit hükme ve karara şiddetle karşı çıkardı. Celâlli olmasıyla tanınan Yavuz Sultan Selim Hanın, şiddetli hareketlerini bile teskine muvaffak olurdu. Bir defâsında Yavuz Sultan Selim Han, Topkapı Sarayı hazine görevlilerinden 150 kişinin sorumsuz davranışların dan dolayı idâmını emretmişti. Zenbilli Ali Efendi, bu karârı duyunca derhal divân-ı hümâyûna koştu. Vezirler ayağa kalkıp saygı ile karşıladılar ve baş köşeye oturttular. Şeyhülislâmın divâna gelmesi âdet olmadığından, niçin geldiğini sordular. Pâdişâhla görüşmek istediğini söyledi. Durum Pâdişâha arzedildi. Yavuz Sultan Selim Han, huzûra girmesine izin verdi. Arz odasına girip selâm verdi. Pâdişâhın hürmet göstermesinden sonra, gösterilen yere oturdu. Sonra Pâdişâha;
Yavuz Sultan Selim Hânın kızı Şâh Sultan, zevci Sadr-ı âzam Lütfi Paşa ile Yanya'dan İstanbul'a gelirken, yolda eşkıyânın baskınına uğradı. Bu kötü durumdan nasıl kurtulacaklarını düşünürlerken, o anda Allahü teâlânın izni ile, zamânın evliyâsından Merkez Efendi karşılarına çıkıverdi. Önceden orada olmadığı hâlde, bir anda karşılarına dikilen Merkez Efendiyi gören haydutlar, şaşkına döndüler.
Molla Ma'rûf Nerkisecâri hazretleri, Kuzey Irak evliyâsındandır. 1863 (H.1280) târihinde doğdu. 1912 (H.1331) târihinde Süleymâniye'de vefât etti. Cenâzesi Ahmed Berende'ye getirilip mescidinin civârında defnedildi. Vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:
Seyfeddîn el-Makdisî hazretleri fıkıh ve hadîs âlimidir. 559 (m. 1164)’de Kudüs’te doğdu. Bağdad’da ilim tahsil etti. Ferâiz, nahiv ilmini öğrendi ve bu konuda kitap yazdı. 586 (m. 1190)’da vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:
Selâmi Ali Efendi Celvetiyye tarikatının Selâmiyye kolunun kurucusudur. Muğla’nın Kozkaya köyünde doğdu. Medrese tahsilini tamamlayıp Kırkakçe Medresesi’ne müderris, sonra İstanköy adasına müftü oldu. İstanbul’a gidip Celvetî şeyhlerinden Zâkirzâde Abdullah Efendi’ye intisap etti. Seyrü sülûkünü tamamlayıp hilafet verildi. 1103 (m. 1691)’de vefat etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:
Abdullah bin Mübarek, bir gün yolda gidiyordu. Önünde birkaç koyunla bir çoban çocuk gördü. Ona acıdı ve; "Zavallı, çocuklukta çobanlık yaparsa, büyüdükte Allahü teâlânın ibâdet ve mârifetine nasıl erişir?" dedi. Sonra kendi kendine; "Gideyim, ona Allahü teâlâyı tanımakta bir mesele öğreteyim." deyip, çocuğun yanına geldi ve:
-Evlâdım, Allahü teâlâyı bilir misin? buyurdu.
Çocuk:
-Kul nasıl sâhibini bilmez?" dedi.
-Allahü teâlâ'yı ne ile biliyorsun?
-Bu koyunlarımla.
-Bu koyunlarla, O'nu nasıl bilirsin?