Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.022.455

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Dînimizde Ilk Emredilen Farz Namâzdır

Şeyh-ül-Hızâmiyye el-Vâsıtî hazretleri Hanbelî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 1258 (H.657) senesinde Irak’ta Vâsıt şehrinde doğdu. 1311 (H.711)'de Şam’da vefât etti. İlim öğrenmek için pekçok şehri dolaştı. Bu yolculukları esnâsında fıkıh, hadîs ve siyer âlimlerinden ilim öğrendi. Mısır'a sonra da Şam'a gitti. Orada talebe yetiştirdi. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kahraman Bir Türk Düşmani

Kanuni Sultan Süleyman'ın son seferi Macaristan ile Avusturya sınırındaki Sigetvar üzerine oldu. Bu sefer sırasında da vefat etti. Haftalarca süren kuşatma sonunda, top ateşi altında kale duvarları delik deşik oldu ve harabeye döndü. Kaleyi savunan Avusturyalılar için artık kurtuluş yolu kalmamıştı. Bu durum karşısında Macar asıllı kale muhafızı, ölmek veya teslim olmak arasında bir tercih yapacaktı.

Vehbi Tülek

Mesir Macunu

Vehbi Tülek

Benim Gözüm Göreceklerini Gördü

Vehbi Tülek

Fatih Ve Hocazade

Vehbi Tülek

Sultan Mehmed Han (Fâtih) Osmanlı tahtına oturup da onun âlimlere muhabbeti ve lütf-ı ihsânı ün salınca ve çevresine zamânının meşhur âlimlerini toplayınca, Hocazâde de onun yanında olmak şerefini kazanmak istedi. Ne var ki yolculuk masraflarını karşılayacak parası olmadığından bir türlü yola çıkma cesâretini bulamıyordu. Bu sırada derslerine katılan bir talebenin sekiz yüz akçesi olduğunu öğrenince, bu parayı ödünç alıp yola çıktı. Talebe de yanında ve hizmetinde idi. Oraya öyle bir zamanda vardı ki, pâdişâhın otağı İstanbul'dan Edirne'ye gidiyordu. Pâdişâh-ı âlem, bir yanında Molla Seyyid Ali, diğer yanında Molla Zeyrek olduğu halde ilmi konularda münâzara yaparak ilerliyordu. Vezir Mahmûd Paşa, Hocazâde'yi görünce; "Hoş geldin. Ben de seni Pâdişâha anlatmıştım. Gel hemen onunla görüş." diyerek önüne düşüp Pâdişâhın yanına yaklaştılar. Hocazâde hükümdârı selâmlayıp elini öptü. Mahmûd Paşa onun Hocazâde olduğunu bildirerek ilmini övdü.

Eski İftarlar

Vehbi Tülek

Preveze Deniz Zaferi

Vehbi Tülek

Sultan I. Murad Hanin Oğullarinin Sünnet Düğünü

Vehbi Tülek

Çandarli Kara Halil

Vehbi Tülek

İstanbul’un Sulari

Vehbi Tülek

Belgrad'in Fethi

Vehbi Tülek

Cağaloğlu SinÂn Paşa (çağalazâde)

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Sâdık, Iyi Bir Talebe Nasıl Olmalıdır?

Kudsî Abdüllatîf Efendi Osmanlı âlimlerinden olup kerâmetler sâhibi velîlerdendir. 1384 (H.786) senesinde Kudüs'te doğdu. Medrese tahsilini tamamladıktan sonra evliyanın büyüklerinden Zeynüddîn-i Hâfî hazretlerine talebe oldu. İcazet verilerek Bursa'ya gönderildi. Bursa'da câmi ve dergâh inşâ edip talebe yetiştirmeye başladı. Kurduğu dergâh Zeynîler Dergâhı adıyla meşhur oldu. 1452 (H.856) senesinde Bursa'da vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ondan Daha Üstün Birisini Yaratmadım

Vehbi Tülek

Ebû Muhammed Ezdi hazretleri hadis ve fıkıh âlimlerindendir. 208 (m. 823) senesinde doğdu. 298 (m. 910) senesinde Bağdâd'da vefât etti. Rivayet ettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Habbâb Bin Eret (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Sâlih Kimseye Gıpta Edilmesi Vâcibdir

Vehbi Tülek

Gelibolulu Hasan Çelebi Osmanlı âlimlerindendir. İstanbul’da medrese tahsilini bitirdikten sonra Sahn-ı semân medreselerinde müderrislik ve Bursa’da kadılık yaptı. 942 (m. 1535) senesinde Bursa’da vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

İkiniz De Dilediğiniz Nimetlerden Yiyin

Vehbi Tülek

Abdurrahman Bûşencî

Vehbi Tülek

İnsanlar Niçin Izzeti Değil, Zilleti Seçerler?

Vehbi Tülek

Bidat Ehli, İslam âlimini Beğenmez

Vehbi Tülek

Dünyâdan Çıkmadan Önce, Sevgisini Kalbinden Çıkar!

Vehbi Tülek

Her Hastalığın Aslı Çok Yemektir!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
At Hirsizi

At Hirsizi

Abdullah-ı İlâhi'nin sohbetleri çok tesirli ve faydalı olurdu. Sohbetlerinde ve diğer zamanlarda herkesin gönlünü almaya çok dikkat gösterirdi. Sohbette bulunanlardan birinin bir sıkıntısı, bir müşkülü olsa onun hâlini keşfeder sıkıntısını giderirdi. Sohbetiyle, tereddütleri ortadan kaldırırdı.

Yine bir gün sohbette, söz çalışmak ve gayretten açılmıştı ve; "İnsan çalışıp, gayret göstermedikçe olgunlaşamaz ve bir mertebeye ulaşamaz." buyurmuştu. Bu sırada sohbetinde bulunan bir âlim, bu sözleri işitince, "at hırsızı kıssası" diye bilinen bir hâdiseyi hatırladı. "Peki onun hâli nasıl oldu?" diye düşündü. Abdullah-ı İlâhi, o âlimin kalbinden geçen düşünceleri kerâmetiyle anlayıp, ona doğru dönerek; "Söylediğim söze, at hırsızlığı yapan kimsenin hâli ile karşı çıkmak hâtıra geldi değil mi? Fakat ona da cevap vardır." dedi. Sonra sohbetinde bulunanlara dönüp; "Hiç o hâdiseyi işiteniniz var mıdır?" diye sordu. Ve hâdiseyi şöyle anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Firkateyne Bininiz

Sakin Kalyona Binme

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Ayyaşin Sonu

Bana Delil Getir

Vehbi Tülek

Bizi Hatirlayin!

Vehbi Tülek

O Kullarına Çok Merhametlidir

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek

Allah Nasil Misafir Edilir?

Vehbi Tülek