Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.674.758

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Ey Halîlullah! Büyük Bir Kıtlık Var, Duâ Buyurun

Ebû Abdullah el-Kureşî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 1150 (H.544) senesinde Endülüs'te doğdu. 1202 (H.599) senesinde Kudüs'te vefât etti. Memleketinin âlimlerinden aklî ve naklî ilimleri tahsîl etti. Büyük velî Ebû Yezid el-Kurtubî'den feyiz aldı ve uzun müddet hizmet ve sohbetinde bulundu...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Otlukbeli Savaşi

Karamanoğlu İbrahim'in 1464'te ölmesi üzerine oğulları birbirlerine düşmüşlerdi. Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan'ın yardımıyla İshak Bey Karamanoğlu beyliğine sahip oldu. Bunun üzerine diğer oğlu Pir Ahmed Bey Fatih Sultan Mehmed'den yardım istedi ve gelen yardım sayesinde Beyliği ele geçirdi. Fakat Pir Ahmed Bey bir süre sonra gidip Venediklilerle anlaşınca, bu duruma sinirlenen Fatih Sultan Mehmed, Karaman Seferi'ne çıkmaya karar verdi. Konya ve Karaman alınarak Osmanlı'ya bağlandı. Karaman halkı İstanbul'a ve çeşitli yerlere göç ettirildiler. Pir Ahmed Bey kaçarak Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan'a sığındı. Bu olay Osmanlılarla Akkoyunluların arasının açılmasına neden oldu. Osmanlılar Avrupa ve Anadolu'daki topraklarını genişletirken, Akkoyunlular Devleti'de Doğu Anadolu, Kafkasya, İran ve Irak üzerinde hakimiyet kurmuşlardı. Sınırlarını genişleten iki Türk Devleti arasında büyük bir savaş kaçınılmaz olmuştu. Otlukbeli mevkiinde 11 Ağustos 1473'de yapılan savaşta, devrin en kuvvetli savaş tekniğine ve araçlarına sahip olan Osmanlı ordusu, Uzun Hasan'ın kuvvetli süvarilerden kurulmuş olan ordusunu birkaç saatte dağıttı. Bu savaştan sonra Akkoyunlular bir daha kendilerini toparlayamadılar. Fatih Sultan Mehmed, Akkoyunlu tehlikesini bu şekilde engellemiş oldu. Anadolu'da ve Rumeli'de birçok sefer düzenleyip pek çok zafer kazanmıştı. Buna rağmen güneyde güçlü bir devlet konumunda olan Memlüklerle problemler yaşandığı halde sıcak bir savaştan kaçınmıştı.

Vehbi Tülek

Yahya Ağa

Vehbi Tülek

Yirmisekiz Mehmed Çelebi Ve Parisde Opera

Vehbi Tülek

İsterseniz Geri Dönebilirsiniz

Vehbi Tülek

Sultan İkinci Bâyezid Hanın pâdişâhlığı sırasında İstanbul'da büyük bir zelzele olmuş, yüzlerce kişi ölmüş, vebâ salgını baş göstermişti. Çelebi Halife'nin büyüklüğünü kabûl eden Sultan İkinci Bâyezid Han onu sık sık ziyâret ederek, duâsını almaya çalışırdı. Ona ve talebelerine iltifât ve ihsânlarda bulunurdu. Hattâ ilim ve fazileti ile duâsının kabûl olduğuna inandığı Çelebi Halife'yi kırk talebesi ile birlikte Medine-i münevvereye gönderdi. İstanbul'a isâbet eden, yüzlerce kişinin ölümüne sebeb olan vebâ musibetinin kalkması için, Peygamber efendimizin kabrini ziyâret edip duâ ile şefâat dilemelerini istedi. Çelebi Halife talebeleriyle birlikte hac ibâdetini yerine getirmek ve Peygamber efendimizin kabr-i şerifini ziyâret etmek üzere İstanbul'dan ayrıldılar. Onların yola çıkmasından hemen sonra İstanbul'daki vebâ salgını son buldu.Vebâ salgınının Allahü teâlânın izniyle âniden durması başta pâdişâh olmak üzere bütün devlet adamlarında ve halkta büyük sevince yol açtı. Sultan İkinci Bâyezid Han, Çelebi Halife'ye haber gönderip; "Gitmenize lüzûm kalmamıştır. İsterseniz geri dönebilirsiniz." dedi. Fakat gönlü mukaddes topraklara ulaşmak aşkıyla dolu olan Çelebi Halife; "Mâdem ki bu hayırlı yolculuğa niyet ettik. Hac vazifemizi ifâ ile, iki cihânın efendisini ziyâret edip, Devlet-i Aliyye-i Osmâniye'nin selâmeti için duâ ve niyazda bulunalım. Allahü teâlânın sultanımıza hayırlı uzun ömürler ihsân etmesi için yalvaralım." dedi. Sultandan müsâde alarak yoluna devâm etti.

Osmanlilarda Silah Kullanma Sanati

Vehbi Tülek

İzzet Paşa Ve Ömer RizÂî Efendi

Vehbi Tülek

Kanuni'nin Büyüklüğü Ve A.b.d. Ki, Portresi

Vehbi Tülek

Kabakçi Mustafa İsyÂni

Vehbi Tülek

Beykoz, Tokat Bahçesi

Vehbi Tülek

Broken Hill Savaşi

Vehbi Tülek

Sokollu Mehmed Paşanin Mahareti

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Sad Bin Ebî Vakkâs (radıyallahü Anh)

Sa'd bin Ebi Vakkâs hazretleri, Hz. Ebû Bekir vâsıtasıyla Müslüman olmuş, Eshâb-ı kirâmın büyüklerinden bir zâttır. İlk Müslümanların yedincisidir.
Sa'd bin Ebi Vakkâs, Eshâb-ı kirâmın en cesûr ve kahramanlarındandır.
İslâmiyetin ilk yıllarında, Müslümanlar, müşriklerden çok ezâ ve cefâ görüyorlardı... İbâdetlerini rahat bir şekilde yapamıyorlardı...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hadîs Ve Fıkıh âlimi Şemseddîn Nakîb

Vehbi Tülek

Şemseddin en-nakib, hadis ve fıkıh âlimlerindendir. 662 (m. 1263) senesinde Dımeşk'da (Şam) doğdu. Şâmiyye Medresesi'nde müderris iken, 745 (m. 1344) senesi Zilka'de ayının onikinci Cuma gecesi vefât etti.
Humus'ta, sonra Trablus'ta, sonra da Haleb'de hâkimlik vazifesinde bulunan bu mübarek zat, daha sonra da Şâmiyyet-ül-Berâniyye'de müderrislik yaptı. Rivayet ettiği hadis-i şeriflerden bazıları şunlar:

Siz De Ona Salat Edin Gönülden Teslim Olun

Vehbi Tülek

Sâlih Kimseleri Ziyareti Terk Etmemeli

Vehbi Tülek

Kıdvet-ül-Evliyâ hazretleri büyük velilerdendir. Asıl adı Ahmed idi. Hindistan'da Radul şehrinde doğdu. 1433 (H.837) senesinde aynı yerde vefât etti. Celâleddîn Pâni-pütî hazretlerine intisab ederek onun terbiyesinde yetişti. Kısa zamanda icâzet almakla şereflendi. Hilâfet hırkası giyip, memleketine gönderildi. Sohbetlerinde yolculuk âdâbı hakkında buyurdu ki:

Helâle Harama Riâyet Etmeye Mecbûruz

Vehbi Tülek

Abdullah Razi

Vehbi Tülek

Düşmanlarınıza Bile Adaletli Davranınız

Vehbi Tülek

Fadlullah Burhanpûrî

Vehbi Tülek

Bosnalı Abdullah Efendi

Vehbi Tülek

Sizler, Insanlar Içinde En Iyi Ümmetsiniz

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Bunlar Şarapti

Derdi Olan Neylesin?

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Abayi Yakmak

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Vehbi Tülek

Başka Du Bilmez Misin?

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Vehbi Tülek

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Vehbi Tülek

Allah'ın Emaneti

Vehbi Tülek