Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.811.643

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Hayâ Edilmeyen Işte Hayır Yoktur

Şihâbüddîn Aysâvî hazretleri tanınmış velîlerdendir. 1534 (H.941) de Şam'da doğdu. Orada zamanın büyük âlimlerinden fıkıh, hadis ve kıraat ilmi tahsil etti. Tasavvuf yolunda, Şihâbüddîn Ahmed bin Bedrüddîn el-Gazzî'den feyiz ve icâzet aldı. Tevrîziyye Câmii'nde hatiblik yaptı. 1617 (H.1026) senesinde, Şam'da vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Traş Edilmiş Sakal Daha Gür Çikar

Osmanlı ordusunun Kıbrıs'ı ele geçirmesi üzerine Haçlı donanması, Yunanistan'ın batısındaki İnebahtı körfezine bir baskın yaparak Osmanlı Donanmasını imha ettiler. Ancak Kılıç Ali Paşa, kendi kumandasındaki bazı gemileri kurtarabildi ve İstanbul'a getirdi Onun bu gayreti üzerine Kaptan-ı Deryalık vazifesi, Sadrazam Sokollu Mehmed Paşa tarafından ona verildi. Kılıç Ali Paşa, hemen yeni bir donanma inşası için çalışmalara başladı. İşte bu sırada İstanbul'daki Venedik elçisi Barbaro, İstanbul hükûmetinin sulha taraftar olup olmadığı ve haçlılara taviz verip vermeyeceğini öğrenmek için Sokollu Mehmed Paşa ile görüştü. Bu fikirlerini ona açınca Sokollu şu tarihi cevabı verdi:"İnebahtı muharebesinden sonra cesaretimizin sönmediğini görüyorsun. Sizin zayiatınızla bizimki arasında fark vardır. Biz sizden bir krallık (Kıbrıs adasını) alarak kolu nuzu kestik. Siz de donanmamızı yakarak sakalımızı traş ettiniz. Kesilmiş kol yerine gelmez, ama traş edilen sakal daha gür çıkar."

Vehbi Tülek

Din Adamlarindan Devlete Zarar Gelmez

Vehbi Tülek

İpek Tüccarlari

Vehbi Tülek

Sadece Emredileni Yaptik

Vehbi Tülek

I. Dünya Savaşında Irak cephesinde görevli bir batarya kumandanı şöyle bir hatıra sını nakleder:"Harbin son seneleriydi. Bağdat cephesindeki üstün İngiliz kuvvetleri ordumuzu geri çekilmeye mecbur etmiş, Fırat nehri boyunca kuzeye doğru ilerliyordu. Çekilmemiz bir bozgun şeklinde olmayıp harbin gereğiydi. Bir aralık ordumuzun artçı birlikleri, düşman kuvvetleriyle Şatt-ül-Edhem denilen yerde muharebeye tutuştu. Sabahtan öğleye kadar bütün silahların ateşleriyle, çölün kızgınlıklarında her taraf alev alev yanıyordu. Bütün hınç ve güçleriyle saldıran düşman kuvvetleri, bir an önce mukavemetimizi kırmak istiyorlardı.

Çapanoğlu Gibi Arkan Var

Vehbi Tülek

Bodrumlu Fedai Musa

Vehbi Tülek

İrlanda'dan Osmanli'ya Şükran

Vehbi Tülek

10 - Bir Daha Gelmemize Hacet Kalmaz

Vehbi Tülek

Fatih Sultan Mehmet Ve Hüner Sahipleri

Vehbi Tülek

Haci Fehmi Efendi

Vehbi Tülek

Rumeli Fatihi Lala ŞÂhin Paşa

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Hastalar Seher Vaktinde Niçin Rahatlarlar?

Mehmed Akkermânî Efendi Osmanlı âlimlerindendir. Bugün Ukrayna’da bulunan Akkermân şehrinde doğdu. Zamanın âlimlerinden ilim tahsil edip icâzet alan Akkermânî, çeşitli yerlerde müderrislik ve kadılıklarda bulundu. Saray-ı hümâyûn hocası oldu. 1174 (m. 1760) senesinde Mekke-i mükerreme kadısı iken vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yaratıcı Kadîmdir Ve Hiçbir Şeye Benzemez

Vehbi Tülek

Rükneddin İsferâini hazretleri Şafii mezhebi fıkıh âlimlerindendir. İran'da İsferâin kasabasında dünyaya geldi. 418 (m. 1027)'de vefât etti. İtikâd Risâlesi'nde buyuruyor ki:

Ebû Hasen

Vehbi Tülek

Mehmed Behâeddîn Efendi

Vehbi Tülek

Muhammed Kudsi Bozkıri hazretlerinin oğlu olan Mehmed Behâeddin Efendi 1831'de doğmuştur. Uzun müddet Konya Bekir Sami Paşa Medresesinde müderrislik yaptı. 1906 yılında vefât etti. Türbesi Konya'dadır...
Mehmed Behâeddin Efendi vefatından bir müddet evvel talebelerine buyurdu ki:

Anadolu âlimlerinin Reîsi Mustafa Bin Ebüssüûd

Vehbi Tülek

Hadîs âlimi Ahmed Nablûsî

Vehbi Tülek

Yemame Şehidi Ebu Huzeyfe

Vehbi Tülek

Gedikzade Abdülkadir Efendi

Vehbi Tülek

Ebû Ali Rodbârî

Vehbi Tülek

Ebu Ali Nişâbûrî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Allah Diyen Genç

Allah Diyen Genç

Fakir bir genç, padişahın kızına aşık olmuş. Bu ümitsiz sevdasını gidip o beldenin meşhur dervişine anlatarak yardım dilemiş. Derviş: "Evlâdım, şehrin girişinde tam yol ağzında otur, kim ne derse desin sadece 'Allah' diye cevap ver." demiş. Fakir genç, denileni yapmış. Günlerce, aylarca şehrin girişinde başka hiçbir kelime konuşmadan "Allah" demiş. Derviş, yiyeceğini, içeceğini her gün getiriyormuş. Zamanla "Allah" diyen genç halk arasında meşhur olmaya başlamış. Nihayet bir gün padişah da genci merak etmiş. Dervişten, genç hakkında bilgi istemiş. Derviş, gencin devrin büyüklerinden olduğunu söylemiş. Padişah, kalkıp genci ziyarete gitmiş. "Kimsin? Derdin ne? Ne istersin?" demiş ise de, genç, padişaha karşı da "Allah" demekten vazgeçmemiş. Başka tek kelime konuşmamış. Derviş akşam gencin yanına gelmiş. "Padişah sana "Kızımı vereyim" diyene kadar, sen ondan sakın ola ki bir istekte bulunma!" diye tembihte bulunmuş. Nihayet bir gün padişah gelip: "Ne istiyorsun, istiyorsan seni kızımla evlendireyim." deyince, genç, dervişin şaşkın bakışları altında "Yok" demiş. Artık onu da istemiyorum. Ben başka birisinin hatırı için Allah dedim, Allah devrin padişahını ayağıma getirip, benim gibi miskin bir gence kendi kızını teklif ettirdi. Eğer Onun hatırı için Allah deseydim kim bilir ne olurdu? Ben bundan böyle Ondan başkasını anmıyor, ondan başkasını istemiyorum.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Adam Olmazsan

Vehbi Tülek

Fani Dünya

Vehbi Tülek

At Hirsizi

Adam Olmazsan

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Yirmi Saniyede

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Sarayda İftar

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek

Altıyüz Dirhemlik İp

Vehbi Tülek

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek