Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.552.211

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bidat Sahibi, Dîne Muhalefet Ve Düşmanlık Yapmaktadır!

Hasen bin Muhammed Hüseynî hazretleri Şafiî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. Nesebi, hazret-i Hüseyn’e dayanmaktadır. 767 (m. 1365)’de Kâhire’de doğdu. 866 (m. 1461)’de vefât etti. “Nüzhet-ül-Kassâd” isimli eserinde şöyle yazmaktadır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Artik Göç Vakti Geldi

Emir Sultan çok gayret göstermesine rağmen, Timûr-Yıldırım çarpışmasının önüne geçemedi. İki Müslüman-Türk ordusunun birbirleri ile savaşmasını istemeyen Emir Sultan, sonucun ne olacağını da çok iyi biliyordu. Ankara Savaşının başlamasına çok az bir zaman varken, hanımı Hundi Hâtun; "Niçin babamı yalnız bırakıyorsunuz yâ Emir?" diye sordu. Emir Sultan; "Telâşın boşunadır yâ Hundi! Bu savaş bizim aleyhimizedir. Bunu muhteşem pederinize daha önce arzettim." deyince, hanımı; "Ne olursa olsun. Şu anda babamın yanında olmanızı arzu ediyorum." dedi. Hanımının isteği üzerine Allahü teâlânın izniyle bir anda cepheye vardı. Orada Sultan Bâyezid Han ile görüşmesine rağmen, kararından dönmeye niyetli olmayan Pâdişâhı, savaştan vazgeçiremedi. Emir Sultan'ın ikâz ettiği şekilde, savaş Yıldırım Bâyezid'in aleyhine sonuçlandı.

Vehbi Tülek

Kanli Zarf

Vehbi Tülek

Kanije Kalesinin Fethi Ve Muslihuddin Efendi’nin Yardimi

Vehbi Tülek

83 - Misir'i Fetheden Ordu

Vehbi Tülek

Ordu-yu Hümayun sefere gidiyordu. İlk mola Gebze yakınlarında verildi. Ordunun geçtiği yollar bağlık bahçelikti. Asmalar salkım salkım üzüm, ağaçlar elma doluydu. Yavuz Sultan Selim Han bir an düşündü: "Acaba askerim, sahibinden izinsiz üzüm veya elma koparıp yer mi?" hemen Yeniçeri Ağasını çağırdı ve: "Ağa! Fermanımızdır. Bütün askerin heybeleri yoklansın. Bir elma veya üzüm çıkan asker derhal huzura getirilsin!" diye emretti. Yeni çeri Ağası, birkaç saat içinde bütün askerin heybelerini arattırdı. Daha sonra Sultan Selim Hanın huzuruna gelerek: "Hünkarım! Bütün askerin heybelerini araştırdık. Bir tek üzüm veya elma bulamadık. Asmaları ve elma ağaçlarını da inceledik. Koparılma izine rastlamadık" dedi. Bu habere çok sevinen Sultan, elerini açarak "Yâ Rabbi, sana sonsuz hamd-ü senalar olsun. Bana haram yemeyen bir ordu nasip ettin. Eğer asker içinde bir nefer sahibinden izinsiz bir meyve koparıp yeseydi, Mısır seferinden vazgeçerdim" dedi. Sonra Yeniçeri Ağasına dönerek: "Çünkü Ağa! Haram yiyen bir ordu ile beldelerin fethi mümkün olamaz" dedi.

Sultan Ii. Mahmud Ve Süleyman Rüşdi Efendi

Vehbi Tülek

19 - Oruç Reis

Vehbi Tülek

İpek Tüccarlari

Vehbi Tülek

Haci Mesud

Vehbi Tülek

Rüstem Paşa Ve Şeyh Burhaneddin

Vehbi Tülek

Edirne’yi Müslümanlara Tekrar İhsan Edecek

Vehbi Tülek

Hz Peygamber'in SelÂmi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Şeytanın Idaresine Girmiş Olanlar!

Fahreddin Rûmi hazretleri Yıldırım Bâyezid devri âlimlerinden olup Bolu'nun Mudurnu kasabasında yaşadı. 864 (m. 1460) senesinde vefât etti. Hikmetli sözleri vardır. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ölüm Hastası Olan Vasiyet Yazmalıdır

Vehbi Tülek

Şihâbüddin Sirci hazretleri Şafii mezhebi fıkıh âlimidir. 778 (m. 1377)'de Kahire'de doğdu. 862 (m. 1457)'de orada vefât etti. "El-Mürebbâa" isimli eseri ferâize dâirdir. Bu eserinde buyuruyor ki:

Yûsuf Sinâneddîn Sîneçâk

Vehbi Tülek

Nimeti Değil, Nimeti Vereni Görmelidir

Vehbi Tülek

Bursalı Muhyiddin Efendi Halveti tarikatının Uşşakiye kolundan ve Cahidî Efendinin halifelerindendir. Bursa'da doğdu ve 1091 (m. 1680)’de orada vefat etti. Üç Kuzular dergâhında medfundur. “İbretnüma” ismindeki eserinde şöyle buyuruyor:

Habib Karamânî

Vehbi Tülek

Hasan-ı Basrî

Vehbi Tülek

Harran'dan Yükselen Nur Fahrüddîn İbni Teymiyye

Vehbi Tülek

Hanîf İbrahim Efendi

Vehbi Tülek

Bu Dünyâ, Kederler Ve Üzüntüler Yeridir

Vehbi Tülek

Abdullah Mekkî Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Niyâzi-i Mısri, devamlı ibâdet ve tâatla meşgûl olduğu sırada, bir gece rüyâsında Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerini gördü. Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri büyük bir taht üzerinde oturmaktaydı. Etrâfına talebeleri toplanmıştı. Niyâzi-i Mısri, kendisini onların arasın da görünce, hayâsından dışarı çıkmaya yol ve fırsat aradığı bir sırada, Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri, onu yanına çağırıp, bir kese altın hediye verdi ve; "Senin nasibin diyâr-ı Rûm'dadır. Mısır'da değildir." buyurdu. Ertesi gün Niyâzi-i Mısri bu rüyâsını hocasına anlatın ca, hocası hemen ona hilâfet verdi ve duâ etti. Bunun neticesinde Niyâzi-i Mısri 1646 sene sinde Mısır'dan ayrılarak İstanbul'a gitti. İstanbul'da Sultanahmed Câmii civârında Sokullu Mehmed Paşa dergâhında ikâmet edip, uzun süre riyâzette kaldı. Kaldığı odada çok gözyaşı döktü. Halil Paşa, Niyâzi-i Mısri hazretlerinin kaldığı odanın döşemelerini yenilemek için teşebbüste bulunduğu zaman, Niyâzi-i Mısri hazretlerini rüyâsında gördü. Rüyâda "Gözlerimin yaşı ile yıkanmış olan tahtaları muhâfaza ediniz." diye emretmesi üzerine, tahtalarını muhâfaza etmek sûretiyle odayı tâmir etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abayi Yakmak

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek

Üç Kandil

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Karşılık Beklemiyorum

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek

Anzakli Ömer

Vehbi Tülek

Korkma!

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek