Allah, Sizin Için Kolaylık Diler
Ömer bin Muhammed el-Ezdî hazretleri Mâlikî mezhebindeki fıkıh ve hadîs âlimlerindendir. 289 (m. 902) senesinde Bağdâd’da doğdu. 328 (m. 940)’da vefât etti. Şöyle nakletmiştir:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.585.341
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Ömer bin Muhammed el-Ezdî hazretleri Mâlikî mezhebindeki fıkıh ve hadîs âlimlerindendir. 289 (m. 902) senesinde Bağdâd’da doğdu. 328 (m. 940)’da vefât etti. Şöyle nakletmiştir:
Ýrlanda'nın baþkenti Dublin'e 70 mil uzaklıktaki þirin liman þehri Drogheda'da, 1997 Mayıs ayında, son derece manalı bir tören vardı. 150 sene önce Ýrlanda'yı kasıp kavuran kıtlık sırasında Osmanlı Devletinin yaptıðı nakdi ve ayni yardımın hatırasına hazırlanmıþ þükran plaketinin asılması münasebetiyle düzenlenmiþti. 1847 senesinde, 2 milyon insanın göç etmesine ve ölmesine sebep olan açlık ve kıtlık fela keti sırasında Osmanlı Sultanı Abdülmecid Han, Ýrlanda halkına 10.000 Sterlin yardımda bulunmak istediðini Ýngiltere Kraliçesi Victoria'ya bildirir. Ne var ki, Ýngiliz hakimiyeti altındaki bu adaya sadece 1.000 sterlin vermeyi layık gören kraliçe, Ýstanbul'daki Ýngiliz büyükelçisi vasıtasıyla Padiþahın bu hareketini protesto eder ve neticede yardım 1.000 sterline iner.
Amerika ile Türkiye arasında resmi ilişkiler II. Mahmut döneminde 7 Mayıs 1830 yılında imzalanan dostluk ve ticaret anlaşması ile başlamıştır. Ticari ilişkiler ise 1785 yılından beri devam etmekteydi. İlk Amerikan gemisi II. Selim devrinde, 1797 tarihinde İzmir'e ve 1800 yılında İstanbul'a gelmiş ve ilk Amerikan Konsolosluğu 1802 tarihinde İzmir'de açılmıştır. Türkiye ile Amerika arasında resmi bir anlaşmaya dayanan ilişkiler kurulmadan önce, Andrew Jackson'un Amerika Birleşik Devletleri Başkanlığı'na seçilmesi dolayısıyla dönemin padişahı olan II.Mahmut, kendisine bir tebrik ve iyi niyetler mesajı göndermiş, Andrew Jackson'da bunu büyük nezaket ve içtenlikle cevaplamıştı.
Hindistan'da yaşayan evliyânın büyüklerindendir. Mahdûm-ül-Mülk Bihâri diye tanınır. Lakabı, Şerefüddin olup, nesebi, Peygamber efendimizin amcalarından Zübeyr bin Abdülmuttalib'e dayanır.
Dedesi, evliyâdan bir kimse olup, Halil kasabasından, Bihar'daki Münir kasabasına göç etti. Anne tarafından dedesi, Sühreverdiyye yolunun rehberlerinden idi. Bu dedesi, Kaşgarlı olup, sonradan Patna'ya bağlı Jathli köyüne geldi. Hazret-i Hüseyin'in soyundan olduğu için seyyid idi.
Çelebi Şâh Mehmed Osmanlı âlimlerinden olup Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’nin neslindendir. Afyonkarahisar’da doğdu. Burada medrese tahsilini yaptıktan sonra İstanbul’da Sahn-ı semân Medresesinde büyük âlimlerin derslerine devam etti. Bursa ve Edirne’de müderrislik yaptıktan sonra Edirne ve sonra İstanbul kâdılığına terfi ettirildi. 1570 (H.978) senesinde İstanbul’da vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:
Bedir Gazası, hicretin ikinci senesinde yapıldı. Mekke müşrikleri, Müslümaları ortadan kaldırmak için hazırlık yapıyorlardı. Hazırlayacakları orduya destek maksadıyla Şam'a bir kervan gönderdiler. Peygamber Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem), ticâret kervanının Suriye'den Mekke'ye dönmekte olduğunu öğrenince, Eshabı ile kervana doğru harekete geçti...
Kınalızâde Ali Çelebi şöyle anlatmıştır: Bursa'dan İstanbul'a gitmeye niyetlenmiştim. Gitmeden önce bir gece akrabâ ve bâzı arkadaşlarımla, müderris ve medrese mensupları ile sohbet ettik. Söz şeyhlerden açıldı. Bu arada hayatta olanlardan Şeyh Burhâneddin Efendiden de söz edildi. Ben onun hakkında bâzı uygunsuz sözler söyledim. Ertesi gün Mudanya'dan gemiye binip yola çıktım. Rüzgâr ters yönden esiyordu. Bozburun denilen yere geldiğimizde bindiğimiz gemi batma derecesine geldi. Artık gemide bulunan herkes geminin batmakta olduğuna kanâat getirdi. Ben de geminin kaptan odasında oturup, hayâtımdan ümidimi kesmiş ve şaşkın bir halde ölümü bekliyordum.