Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.521.221

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Yemekten Önce Elini Yıkayan Fakirlikten Kurtulur

Bâyezîd Pürânî hazretleri meşhur velîlerdendir. 1457 (H.862) senesinde Horsan’da Püran'da vefât etti. Tasavvufta üveysî idi. Peygamber Efendimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) rûhâniyetinden feyiz alırdı. Kendisi şöyle demiştir: "Her ne zaman bir zorlukla karşılaşsam veya bir sıkıntıya düşsem, Peygamber Efendimizin rûhâniyeti vâsıtasız olarak beni, sıkıntıdan kurtarır."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Üç Ahbab Çavuşlar

Osmanlı İmparatorluğu o günlerde çok bunalımlıdır. Abdülhamid Han tahttan indirilmiş, Beylerbeyi Sarayında köhne bir odaya kilitlenmiştir. Yönetime el koyan Enver, Talat ve Cemal Paşalar maceracı ve gözü karadırlar. Almanlar özellikle Enver Paşa'yı avuçlarına alırlar. Öyle ki İstanbul'a kalkan trenlerin üstüne bile "Berlin-Enverland" yazarlar. Talat Paşa idadi (ortamektep) diploması bile olmayan bir postacıdır. Ancak mason olunca önü açılır. "İttihat ve Terakki militanlığı"ndan, "Dahiliye Nazırlığı"na çıkarılır. Ancak o komitacılıktan vazgeçmez. Rakiplerini katlede katlede yükselir ki kanlı Babıali baskını bunlardan sadece biridir. Cenab Şehabeddin'e göre Tâlat paşa, ünlü Bulgar komitacısı Sandasky'e taş çıkartacak kadar "habis zekalıdır" ünlü yazar onu "ağ ören, tuzak kuran, pusuya yatan, harmanyola çeviren bir hilekâr" olarak tarif eder. Cemal Paşa ise gittiği her yerde darağacı kurduran, karışıklıklarda önce Müslümanları astıran, müstehzi, kibirli ve zalim biridir. Yanına yaklaşılmaz. Ermeni hayranıdır ve bunu saklamaz. Arabları şirazeden çıkarmak için ne gerekiyorsa onu yapar. O günlerde Almanya'nın İstanbul sefiri Baron Van Wangenheim toplantı üstüne toplantı düzenler, nefis Türkçesi ile pembe tablolar çizer. "Siz doğudan biz batıdan bastıralım. Hudutlarımız birbirine kavuştuğu zaman bizi kim tutabilir?" der.

Vehbi Tülek

Mimar Sinan

Vehbi Tülek

75 - Ertuğrul Şehitleri

Vehbi Tülek

110 - Fatih'in Sirri

Vehbi Tülek

Fatih Sultan Mehmet Han, yapacağı işlerden kimseye bir şey bahsetmezdi. Hatta ordu sefere çıkar, günlerce yol alır, yine de kimse nereye gidileceğini bilemezdi. Bir sefer esnasında Gebze'de vefat ettiğinde bile, nereye sefer yapılacağını kimse bilmiyordu ve bu yüzden ordu İstanbul'a geri dönmüştü.Bir gün yine bir sefer için İstanbul'dan yola çıkılmıştı. Vezirlerden biri, padişahın ne kadar ketum olduğunu bildiği halde, yine de şansını denemek için huzura çıkarak, nereye sefer yapıldığını sormak cüretinde bulundu. Fatih ona:-Paşa, sen sır tutmasını bilir misin? Diye sordu. O da, nihayet kendisine bir sır verileceği ümidiyle, sevinçli bir şekilde cevap verdi:-Evet hünkarımPadişah da ona:-Ben de sır tutmasını bilirim. Sır, bir kimseye söylenirse, sır olmaktan çıkar paşa. Eğer sakalımın tellerinden biri, yamak istediklerimden birini bilseydi, bütün sakalımı keserdim, cevabını verdi.

Gazi Osman Paşa Ve Romanya Prensi

Vehbi Tülek

Abdestsiz Nöbet Tutmam

Vehbi Tülek

Bir Avuç Bulgur

Vehbi Tülek

Bedeli Çanakkale’de

Vehbi Tülek

Bana Bir Tüfek Verin

Vehbi Tülek

Barbaros’un İstanbul’a Gelişi

Vehbi Tülek

Midhat Paşa

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Destîna Hâtun

Destina Hâtun, Konya'da yetişen evliyâ hanımlardandır. Mevleviye tarikatının büyüklerinden. On yedinci yüzyılda yaşadı. Babası, Mevleviye tarikatının ileri gelenlerinden Şeyh Muhammed'dir. Doğum târihi belli değildir...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Tasavvuf Ehline Muhabbet, Büyük Nîmettir

Vehbi Tülek

Üsküdârî Yahyâ Efendi İstanbul velîlerindendir. İstanbul'da 1711 (H.1123) yılında doğdu. 1784 (H.1198) senesinde İstanbul'da vefât etti. İstanbul'daki evliyânın büyüklerinden Mehmed Emin Tokâdî hazretlerinin talebesi olmakla şereflendi. Kendisi şöyle anlatır:

Herkes Mülkünü Dilediği Gibi Kullanabilir Mi?

Vehbi Tülek

Beş Şey Vardır Ki Katı Kalplere Ilaç Olur

Vehbi Tülek

Ebû Rebâh Dücânî hazretleri Osmanlı âlimlerinden olup kerâmet sâhibi velîlerdendir. 1809 (H.1224) senesinde, günümüzde İsrail’de bulunan Yafa'ya bağlı Beyt-i Dücan köyünde doğdu. İlk tahsilinden sonra amcası Şeyh Selîm Dücânî ile Yafa'ya gitti. Yafa'da amcasından ve birçok âlimden ilim öğrendi. Bütün dînî ilimler ve tasavvuf yolunda icâzet aldı. 1877 (H. 1294) senesinde Yafa'da vefât etti. Bir sohbetinde şunları anlattı:

Maşallah Deyince Nazar Değmez

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatan Kâmil Rehberler

Vehbi Tülek

Mübarek Bir Torun Hâce Hasan Attâr

Vehbi Tülek

ba­bam­dan Ba­na ­çok Borç Kal­dı!..

Vehbi Tülek

Abdülkadir Efendi "kara Müftü"

Vehbi Tülek

Ayakta Duramayan Hastanın Namazı

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Keramete İnanmayan Âlim

Keramete İnanmayan Âlim

Kanuni Sultan Süleyman devrinde İstanbul'da Arabzade adıyla meşhur bir âlim vardı. büyük camilerde verdiği vaazlara bütün İstanbul halkı büyük rağbet gösterirdi. Arabzade, devrinin bütün ilimlerine vakıf olduğu halde, tasavvufa ve keramete inanmaz dı. Kanuni'nin başveziri Rüstem Paşa, keramete inanmayan bu Arabzade'yi Mısır Başmüderris liğine tayin ettirmek istedi. Diğer taraftan İstanbul uleması Padişaha müracaat ederek, Arabzade'nin itikadının bozuk olduğunu, Akaid kitaplarında "Evliyanın kerameti haktır" dediği halde buna inanmadığını, "Ben ömrümde büyük günah işlemedim. İyilerin keramet göstermesi icabetseydi, benim keramet göstermem lazımdı." İddiasında bulunduğunu hatırlattılar.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Vehbi Tülek

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

A'meş Ve Hanımı

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

İsmail Hakki Efendi

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Pişman Oldular!

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Vehbi Tülek

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Vehbi Tülek

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Vehbi Tülek