Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.455.053

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Çok Istigfâr Etmenizi Tavsiye Ederim

Beyzâde Mustafa Efendi Osmanlı velîlerindendir. Artvin'in kazâlarından Şavşat'ta doğdu. İstanbul'da Sahn-ı Semân medreselerinde okudu. Tahsîlini tamamladıktan sonra müderrisliğe başladı. Daha sonra Fâtih Câmii Medresesine müderris tâyin edildi. Nakşibendî yolunun büyüklerinden Hâfız Mehmed Efendinin sohbetlerine devâm ederek kemâle ulaştı. Murâd Molla'nın Fâtih'te yaptırdığı Nakşibendî Tekkesine şeyh tâyin edildi. 1785 senesinde vefat etti...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

90 - Sultan Ii. Bayezid'in Mora Seferi

Cihanın boyun eğdiği Padişahın fermanı okunuyordu. Sultanlar Sultanı 2. Bayezid-i Veli, Preveze Sancakbeyine:"İlk yaz olup, çiçekler açıncaya dek, 40 pare tekne hazırlatup, deryaya salasın!"Sancakbeyi Mustafa Bey, şanı yüce fermanı üç kere okuyup başına koydu. Ve hemen gerekeni yapmaya koyuldu.Bu 40 gemi ile Donanma-yı Hümayun'a katılacak ve Yunanistan seferine çıkacaktı. Fakat karanlık gecede kara düşler gören kara niyetli kafirler, Preveze'ye ani bir baskın yaptılar. Tersane kızaklarında bulunan gemilerin yarısını yaktılar. Buna rağmen Mustafa bey gemilerin yarısını kurtarmış ve düşmanları cehenneme yolcu etmişti.

Vehbi Tülek

Iii. Murad Han Ve Hazret-i Üftade

Vehbi Tülek

Osman Gazi Ve Kumral Ebdal

Vehbi Tülek

Mohaç Meydan MuhÂrebesi

Vehbi Tülek

Genç Osmanlı Sultanı Süleymân Hanın Avrupa kıtasındaki fetihleri, başta Papalık olmak üzere, Hıristiyan devletlerini telâşa düşürdü. Kendi aralarında olduğu gibi doğuda İran Safevi Devletiyle de ittifak kurdular. Macar Kralı İkinci Layoş, Alman İmparatoru Şarlken'le akrabâlık kurduktan sonra, Osmanlı hâkimiyetindeki Eflâk ve Boğdan prensliklerini de kışkırttı. Bu durum üzerine Macarlara kesin bir darbe vurmak isteyen Kânûni Sultan Süleymân Han, Rumeli'ndeki ordu kumandanı ve devlet adamlarına gönderdiği fermanda ilkbaharda Sofya'da toplanmaları nı bildirdi.Anadolu Beylerbeyi Behrâm Paşa, Bosna Sancakbeyi, Kırım Hanı Saâdet Giray ile diğer kumandan ve devlet adamlarının da sefere hazırlanmasını istedi

76 - İstanbul'un Manevi Fatihi

Vehbi Tülek

Tuğ O Kadar Ucuz Değil

Vehbi Tülek

91 - Kanuni Sultan Süleyman Ve Şövalyeler

Vehbi Tülek

Bursa İpeği

Vehbi Tülek

Şehid Sultan Genç Osman

Vehbi Tülek

Şaşiran ŞÂir

Vehbi Tülek

41 - Çekirge Suyu

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Mîrek-i Belhî

Mirek-i Belhi hazretleri, Türkistan'da yetişen büyük tefsir âlimlerindendir. İsmi, Muhammed bin Fadl Ravvâsi'dir. "Tefsir-i kebir" isimli eserin sahibi olan Ravvâsi, 413 (m. 1022)'de Belh'de vefât etti. Cuma sûresini tefsir ederken buyuruyor ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ebû Bekr Es-sûlî

Vehbi Tülek

Ebû Bekr es-Sûli hazretleri, Basra âlimlerindendir. Aslen Bağdâdlıdır. Hadis-i şerif rivâyetinde de bulunan Es-Sûli, Basra'da 335 (m. 947) yılında vefât etmiştir. Atâ'nın, Câbir'den (radıyallahü anh) şu hadis-i şerif rivâyetini nakletmektedir:

Abdullah Bin Muhammed

Vehbi Tülek

Tamah Eden, Dâimâ Sıkıntı Içinde Yaşar!

Vehbi Tülek

Celâlüddîn Hürmâlî hazretleri büyük velîlerdendir. Irak'ta Şehrezûr'a bağlı Kayneyce köyünde doğdu. Bölgedeki meşhûr medreselerde ilim tahsil edip icâzet aldı ve Hurmal kasabasındaki Câmi-i Kebîr'e müderris tâyin edildi. Bu sırada Kâdiriyye yoluna girip bu yolun büyüklerinden Şeyh Hasan Gelezerde hazretlerinin sohbetlerine katıldı. Hocası ona icâzet verip kendisine halîfe yaptı. 1815 (H.1231) senesinde Biyâre'de vefât etti.

Fâtiha Neleri Açmaz Ki

Vehbi Tülek

Bidat Fırkaları Sırat Köprüsüne Inanmıyor

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatan Kâmil Rehberler

Vehbi Tülek

Ey Oğullarım, Beni Cihâda Hazırlayınız

Vehbi Tülek

Çanakkale Geçilmez... Cevat Paşanın Rüyası

Vehbi Tülek

Her Şey, Onun Şerefine Yaratıldı

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
At Hirsizi

At Hirsizi

Abdullah-ı İlâhi'nin sohbetleri çok tesirli ve faydalı olurdu. Sohbetlerinde ve diğer zamanlarda herkesin gönlünü almaya çok dikkat gösterirdi. Sohbette bulunanlardan birinin bir sıkıntısı, bir müşkülü olsa onun hâlini keşfeder sıkıntısını giderirdi. Sohbetiyle, tereddütleri ortadan kaldırırdı.

Yine bir gün sohbette, söz çalışmak ve gayretten açılmıştı ve; "İnsan çalışıp, gayret göstermedikçe olgunlaşamaz ve bir mertebeye ulaşamaz." buyurmuştu. Bu sırada sohbetinde bulunan bir âlim, bu sözleri işitince, "at hırsızı kıssası" diye bilinen bir hâdiseyi hatırladı. "Peki onun hâli nasıl oldu?" diye düşündü. Abdullah-ı İlâhi, o âlimin kalbinden geçen düşünceleri kerâmetiyle anlayıp, ona doğru dönerek; "Söylediğim söze, at hırsızlığı yapan kimsenin hâli ile karşı çıkmak hâtıra geldi değil mi? Fakat ona da cevap vardır." dedi. Sonra sohbetinde bulunanlara dönüp; "Hiç o hâdiseyi işiteniniz var mıdır?" diye sordu. Ve hâdiseyi şöyle anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Üç Kandil

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Vehbi Tülek

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Vehbi Tülek

Abayi Yakmak

Vehbi Tülek

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Vehbi Tülek