Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.625.843

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bütün Peygamberlerin Nûru Resûlullah'tan Geliyor

Muhammed Kudâ’î hazretleri Mısır’da yetişen Şafiî âlimlerinden ve kadılardandır. Sefir (elçi) olarak Bizans’a gönderildi. Bir zaman İstanbul’da kaldı. 454 (m. 1062)’de vefât etti. “Dekâik-ül-ahbâr” kitabında, Peygamber Efendimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) nûrunun yaratılmasını şöyle anlatmaktadır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Rumeli Hisari Ve Fatih

Fatih Sultan Mehmet Rumeli hisarını yapmağa karar verdiği zaman, Bizans İmparatorlu ğu topraklarında yapılacak bu kale için, usulen İmparatordan müsaade istenmişti. İmparator, kalenin yapılmasını istemiyor, fakat müsaade etmese dahi yapılacağını da biliyordu. Onun için, aklınca kurnazlık yaparak padişaha bir haber gönderdi:"Kalenin yapılacağı yer Galata'ya aittir. Galata ise bizim değil, Frenklerin idaresi altında bulunuyor. Bu işe biz razı olsak bile, kalenin yapılması Frenklerle aranızın açılmasına sebep olur. Bu yüzden bu fikirden vazgeçmek lazımdır."Padişah bu cevaba şöyle bir karşılık verdi:"Bizim maksadımız, İmparatorun hatırına saygı göstermiş olmak için önce müsaade almak ve sonra bu işe başlamaktı. Madem ki yer İmparatorumuzun idaresi altında değildir, o zaman mesele kalmaz. Çünkü Frenklerin hatırına bu kadar saygı göstermek bizim için lazım değildir. İcabederse onlara kendimiz cevap verebiliriz."Bu cevaptan sonra Fatih hemen harekete geçti ve hemen kalenin planları hazırlanarak, Zağanos Paşa ile Çandarlı Halil Paşa'ya havale edildi. Gece gündüz çalışılarak dört ay gibi kısa bir sürede bitirilen koca Rumeli hisarı, o devrin en sağlam kalesi oldu.

Vehbi Tülek

80 - Murad-i Hüdavendigarin Duasi

Vehbi Tülek

Osmanlilarin Müslüman Devletlere Silah Yardimi

Vehbi Tülek

Otlukbeli Savaşi

Vehbi Tülek

Karamanoğlu İbrahim'in 1464'te ölmesi üzerine oğulları birbirlerine düşmüşlerdi. Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan'ın yardımıyla İshak Bey Karamanoğlu beyliğine sahip oldu. Bunun üzerine diğer oğlu Pir Ahmed Bey Fatih Sultan Mehmed'den yardım istedi ve gelen yardım sayesinde Beyliği ele geçirdi. Fakat Pir Ahmed Bey bir süre sonra gidip Venediklilerle anlaşınca, bu duruma sinirlenen Fatih Sultan Mehmed, Karaman Seferi'ne çıkmaya karar verdi. Konya ve Karaman alınarak Osmanlı'ya bağlandı. Karaman halkı İstanbul'a ve çeşitli yerlere göç ettirildiler. Pir Ahmed Bey kaçarak Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan'a sığındı. Bu olay Osmanlılarla Akkoyunluların arasının açılmasına neden oldu. Osmanlılar Avrupa ve Anadolu'daki topraklarını genişletirken, Akkoyunlular Devleti'de Doğu Anadolu, Kafkasya, İran ve Irak üzerinde hakimiyet kurmuşlardı. Sınırlarını genişleten iki Türk Devleti arasında büyük bir savaş kaçınılmaz olmuştu. Otlukbeli mevkiinde 11 Ağustos 1473'de yapılan savaşta, devrin en kuvvetli savaş tekniğine ve araçlarına sahip olan Osmanlı ordusu, Uzun Hasan'ın kuvvetli süvarilerden kurulmuş olan ordusunu birkaç saatte dağıttı. Bu savaştan sonra Akkoyunlular bir daha kendilerini toparlayamadılar. Fatih Sultan Mehmed, Akkoyunlu tehlikesini bu şekilde engellemiş oldu. Anadolu'da ve Rumeli'de birçok sefer düzenleyip pek çok zafer kazanmıştı. Buna rağmen güneyde güçlü bir devlet konumunda olan Memlüklerle problemler yaşandığı halde sıcak bir savaştan kaçınmıştı.

I.abdülhamid Hanin İleri Görüşlülüğü

Vehbi Tülek

82 - Edirne Nasil Kaybedildi

Vehbi Tülek

34 - 93 Harbinden Bir Sayfa

Vehbi Tülek

CinÂs-i TÂm

Vehbi Tülek

35 - Bu Mukaddes Vatan İçin Ölebiliriz

Vehbi Tülek

Ii. Mahmûd Han Ve İsyanci Vehhabiler

Vehbi Tülek

Koca Yusuf

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Zeyneddin Muhammed Ebu’s-sürûr

Zeyneddin Muhammed Ebu's-Sürûr hazretleri, Mısır'da yaşamış olan tefsir ve Şafii fıkıh âlimlerindendir. 971'de (1563) doğdu. Soyu baba tarafından Hazret-i Ebû Bekir'e (radıyallahü anh), annesi tarafından da Hazret-i Hasan'a (radıyallahü anh) dayanır. Devrin ile­ri gelen âlimlerinden ders alarak tefsir ve usulde büyük bir âlim oldu. 1007'de (m. 1598) genç yaşta vefat etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Âlimler, Zamanlarının Işık Kaynaklarıdır

Vehbi Tülek

Şeyh Ahmed Muhtar Efendi Osmanlı evliyasının büyüklerindendir. 1820 (H.1236)'da doğdu. 1901 (H.1319) senesinde İstanbul'da vefât etti. Tasavvufta Sa'diyye yolunun icâzetini babası Şeyh Süleymân Sıdki'den aldı. Ayrıca Şâziliyye, Mevleviyye yollarından da icâzet almıştır. Yine Nakşibendiyye ve Rufâiyye, Halvetiyye yollarına da bağlılığı vardır. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Muhammed Rûyânî

Vehbi Tülek

Süveyd Sincârî Ve Bir Günahkârın Affı

Vehbi Tülek

Büyük velilerden Süveyd Sincâri hazretleri, Diyarbakır'da doğdu. Doğum târihi bilinmemektedir. Musul'un yetmiş kilometre batısında bir kaza merkezi olan Sincar'da vefât etti. Kabr-i şerifi orada olup, ziyâret mahallidir.
Süveyd Sincâri hazretleri, Allahü teâlânın, kulları arasından seçtiği ve dilinde hikmetli sözler söylettiği ve hârikulâde hallere kavuşturduğu veli bir kuluydu. Herkes tarafından sevilip saygı ve hürmet gördü. İlim, amel, ihlâs, zühd sâhibi olup, dünyâ ve dünyâlık olan şeylerden uzak durmakta emsalsizdi. Ömrünün çoğunu Sincar ve civârında geçirdi. Çok talebe yetiştirdi. Şeyh Hasan Telaiferi, Osman bin Âşûr Sincâri ve başka âlimler ona severek talebe olmuşlar ve sohbeti ile şereflenmişlerdir. Seyyid Abdülkâdir Geylâni hazretleri de sık sık Süveyd Sincâri'yi anıp, medhederdi.

Erzurumlu İbrahim Hakkı

Vehbi Tülek

İlim Öğrenmek, Kalbi Îmar Etmekle Olur

Vehbi Tülek

Kıyâmet Günü, En Önce Ben Şefaat Edeceğim

Vehbi Tülek

Ebû Câfer El-kaarî

Vehbi Tülek

Hasan Feyzi Efendi

Vehbi Tülek

Ahmed Devrâkî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Altıyüz Dirhemlik İp

Altıyüz Dirhemlik İp

Bağdat. Dul bir kadın. Altı öksüz çocuğu ve bir de ihtiyar ana. Kadın geçimi sağlamak üzere, hafta boyu el emeği verir, göz nuru döker iplik eğirir, pazara çıkar ve anası ile çocuklarının rızkını temin etmeye çalışırdı.

Vakti tamam olunca bu dul kadın vefat eder, çocukların bakımı ise ihtiyar kadına kalır. Kadın pazara her hafata çıkamıyor, ip eğiriyordu. Bir zaman baktıki altıyüz dirhem kadar ip eğirmişti, pazara götürmeye karar verdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Adam Olmazsan

Vehbi Tülek

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Vehbi Tülek

İsmail Hakki Efendi

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Arkadaşlarımı Korumak Için

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Başka Du Bilmez Misin?

Vehbi Tülek

Derdi Olan Neylesin?

Vehbi Tülek

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Vehbi Tülek

Bana Delil Getir

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Altıyüz Dirhemlik İp

Vehbi Tülek