Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.653.294

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İnsanın Kemâli, Fâni Olduğunu Anlamasıdır

Tâhir Uryân-ı Hemedânî hazretleri tanınmış velîlerdendir. İran'ın Hemedan şehrinde doğdu. 1010 (H.401) senesinde aynı yerde vefât etti. Çok kerametleri görüldü. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Nasuhi Efendi Ve Mezomorto Hüseyin Paşa

Sakız Adası zaferinden sonraydı. Muhammed Nasûhi Efendi borçlarını ödemekle meşgûl olduğu sırada Mezomorto Hüseyin Paşa konağına dâvet etti. Nasûhi Efendi, Paşanın konağına varınca, Paşa saygıyla ayağa kalkıp kendisine ikrâmda bulundu. Muhammed Nasûhi Efendi, Paşanın bu hareketine hayret etti. Kendi kendine; "Bu ne haldir? Bakalım sonu ne olacak." dedi. Çünkü Mezomorto Hüseyin Paşa, Nasûhi hazretlerine daha önce yakınlık göstermezdi. Bugünlerde ilgilenmesi onun dikkatini çekti. Hüseyin Paşa, Nasûhi hazretlerine hitâben; "Efendi hazretleri! Bize niçin yabancı gibi bakıyorsun. Sakız önündeki muhârebede bize zaferi müjdeleyen siz değil miydiniz?" dedi. Çünkü Sakız muhârebesi sırasında Nasûhi Efendi, MezomortoHüseyin Paşanın bulunduğu kalyona kerâmet olarak gelmiş, zaferi müjdeledikten sonra kaybolmuştu. Sakız muhârebesi sırasında bu müjdeyi veren kimsenin Nasûhi hazretleri olduğunu bilen Hüseyin Paşa, o gece, onu konağında misâfir edip izzet ve ikrâmlarda bulundu. Ertesi sabah dergâh inşâası sebebiyle olan bütün borçlarını ödediği gibi, dergâhının çeşitli ihtiyaçlarını da temin etti. Böylece Nasûhi Efendinin kimseye borcu kalmadı.Tamâmen Nasûhi Efendinin mülkü olan dergâhta, Cumâ namazı kılınmaya başladı. 1704 (H.1116) senesinde Veziriâzam Dâmâd Hasan Paşa bu dergâha imâm, hatib, müezzin, kayyım tâyin ettirdi. Diğer ihtiyaçları için de günlük yüz elli akçe tahsisat ayırttı. Ayrıca Hadice Sultan ve Vâlide Atik Sultan vakıflarından bu dergâhın ihtiyaçları için gelir tahsis edildi. Dergâhta bulunan dervişlerin her türlü ihtiyaçları temin edildiği gibi, dergâha her gün gelen misâfirler ağırlandı.

Vehbi Tülek

Barbaros Hayreddin Paşa’nin Korsanlik Yillari

Vehbi Tülek

Selanik Vak’asi

Vehbi Tülek

Orhan Gazi Devri Ve Ilk Donanma Faaliyetleri

Vehbi Tülek

Osmanlılar Orhan Gazi devrinde Marmara denizine ulaşır ulaşmaz, bölgedeki şartlar gereği donanma kurdular. Hiç denizcilik tecrübeleri olmadığı halde, küçük gemilerle Marmara' ya açıldılar. Bu donanma, Marmara denizinde faaliyet gösterdi ve Bizanslılar'la muhatap oldu. Akça Koca'nın komutanlarından Karamürsel Bey, İzmit Körfezi'nin güney kıyılarını zaptetti ve bu bölgede bir tersane kurarak inşa ettiği hafif ve süratli gemiler ile Bizans donanmasının bu kıyılara yaptığı taarruzları durdurdu. Karamürsel ismi verilen bu teknelerin daha sonra yeni şekilleri yapıldı fakat isim aynı kaldı ve yakın zamana kadar sahil güvenlik teknelerine verilmeye devam etti. Yine bu sıralarda Orhan Gazi'nin bu küçük donanma ile Bizans üzerine başarısız bir seferini görüyoruz.

Kabakçi Mustafa İsyÂni

Vehbi Tülek

SÂlih Reis

Vehbi Tülek

14 - Varna Savaşi Ve Koca Hizir

Vehbi Tülek

Mimar Sinan Ve İstanbul’un Suyu

Vehbi Tülek

Bodrumlu Fedai Musa

Vehbi Tülek

İlk Hristiyan Vezir

Vehbi Tülek

Hükümdar Ne İmiş Görsünler

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Müctehid Yanılsa Bile Bir Sevap Kazanır!

Ömer bin Muhammed Zebîdî hazretleri Şafiî mezhebi âlimlerindendir. 801 (m. 1398) senesinde Yemen’in Zebîd beldesinde doğdu. 887 (m. 1482) senesinde Yemen’de vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Dünyânın âşıkları Sarhoşturlar

Vehbi Tülek

Şumeyt bin Aclân hazretleri Tâbiînin büyüklerindendir. Miladi sekizinci asırda yaşadı. Dünyâ için çalışıp, bütün arzusu ve düşüncesi dünyâ olan insanlardan hoşlanmaz, onlardan kaçardı. Bu insanların, uğruna ölmeyi dahi göze aldıkları malları ve mülklerinden, çok kısa bir zaman sonra ayrıldıklarını ve bütün ömürlerini harcadıkları mallarının dünyâda kalıp âhirete bir şey götüremediklerini görür ve bu insanlara acırdı. Onların gafletlerini ve içinde bulundukları hâli anlatarak şöyle buyurdu:

Teyemmüme Başlarken Niyet Etmek Farzdır

Vehbi Tülek

Resûlullah'ın Gözleri Uyur Kalbi Uyumazdı

Vehbi Tülek

Ahmed Muhtar Efendi yüzonikinci Osmanlı Şeyhülislâmıdır. "Turşucuzâde" diye bilinir. 1238 (m. 1822)'de İstanbul'da doğdu. 1292 (m. 1875)'de İstanbul'da vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Şemseddin Desûkî

Vehbi Tülek

Mimar Sinan "yüce Divan"da

Vehbi Tülek

Günahlarına Tövbe Edip Daha Kötüsünü Yapanlar

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ Insanlara Zulmedenleri Sevmez!

Vehbi Tülek

Hamîdî Çelebi

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ, Bu âlemi Insanoğluyla Süsledi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Mesnevi'de şöyle bir hikaye nakledilir:Musa aleyhisselam yolda bir çoban gördü. Çoban şöyle dua ediyordu:"Ey kerem sahibi Allah! Nerdesin ki sana kul, kurban olayım! Çarığını dikeyim, saçını tarayayım! Elbiseni yıkayayım, bitlerini kırayım. Ulu Allah, sana süt ikram edeyim. Elini öpeyim, ayağını ovayım." O çoban bu çeşit saçma sapan şeyler söyleyip duruyordu. Musa aleyhisselam;
"Kiminle konuşuyorsun?" diye sordu. Çoban;
"Bizi Yaradanla, bu yeri, göğü yaradanla," diye cevap verince, Musa a leyhisselam dedi ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Anzakli Ömer

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

SelÂmetle Gidip Gel

Namazini Ben Kildirayim

Gerçek Zehir

Abayi Yakmak

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Vehbi Tülek