Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.484.081

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İmâm-ı Busayrî Ve Kasîde-i Bürde

İmâm-ı Busayrî hazretleri meşhur velîlerdendir. 1212 (H.609) senesinde Mısır'da Busayr şehrinde doğdu. 1295 (H.695) senesinde Mısır'da İskenderiyye şehrinde vefât etti. Ebü'l-Abbâs-ı Mürsî hazretlerinin talebesidir. Ebü'l-Abbâs Mürsî de, Ebü'l-Hasan-ı Şâzilî'nin talebesidir. İmâm-ı Busayrî, hadîs ilminde, hattâtlıkta ve bilhassa şiirde çok derin âlim idi. Resûlullah'a olan sevgisini, aşkını anlatan kasîdeleri vardır. En kıymetli kasîdesi ise, Kasîde-i Bürde'dir. Kasîde-i Bürde'den:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Mimar Sinan Ve İstanbul’un Suyu

İstanbul devamlı bir su problemi içerisindedir. Bu problemin çaresi asırlar önce Kanuni zamanında, Mimar Sinan'ın günlerinde konuşulmuş ve en büyük çare Sinan'la bulunmuştur. İstanbul'un o günkü nüfusu çoğalınca Kanuni Sultan Süleyman, Sinan'ı çağırır, der ki: "Mimarbaşı, halkımız su ihtiyacı içinde. Bir at yükü suya çok miktar akçe ödüyorlar. Acaba halkımızın bu su ihtiyacını karşılamak için birşeyler düşünmez misiniz?"Mimarbaşı der ki:"Sultanım siz müsaade buyurun, ben İstanbul'un çevresini bir dolaşayım, dışarıda mevcut sulan İstanbul'a getirmenin mümkün olup olmadığını bir inceleyeyim ve ondan sonra size bir cevap veririm."

Vehbi Tülek

Seni Avdan Men Etmemiş Miydim?

Vehbi Tülek

Yavuz’un Vefati

Vehbi Tülek

Yavuz Ve Muhyiddin Arabi

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim, 24 Ağustos, 1516 tarihinde "Mercidâbık" savaşını kazandıktan sonra Haleb'e girmiş, iki hafta sonra da oradan ayrılıp Eylül ayı sonunda Şam'a ulaşmıştı. Buradan Mısır'a geçmeden önce de 15 Aralık'a kadar Şam'da kalmıştı. Yavuz Şam'da kaldığı sıralarda, Muhyiddin Arabi Hazretleri'nin (v.638/ 1240) bir kitabında geçen "Sin Şin'a girince Mim'in kabri ortaya çıkar" şeklindeki bir ifadeyi, büyük alim Kemal Paşazade ile birlikte incelemişlerdi. Burada "Sin"in Selim'e, "Şin"ın Şam'a, "Mim"in de Muhyiddin'e işaret olduğu kanatine varılmıştı.

Kanuni'nin Büyüklüğü Ve A.b.d. Ki, Portresi

Vehbi Tülek

Ciğer PÂresi, Ciğer YÂresi

Vehbi Tülek

Osmanli'yi 45 Yil Beklemiş

Vehbi Tülek

Turhanoğlu Ali Bey

Vehbi Tülek

Kanuniyi Kabul Etmeyen Derviş

Vehbi Tülek

107 - Koca Yusuf Paşa Ve Şebeş Zaferi

Vehbi Tülek

65 - Osman Fadlî Efendi'nin Duasi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

şeyhlerin Şeyhi Abdullah Ibni Hafif

Ebu Abdullah Muhammed bin Hafif hazretleri 889 (H.276) senesinde Şirâz'da doğdu. 981 (H.371)'de aynı yerde vefât etti. Babası sultan idi. Çağındaki "Şeyhlerin Şeyhi" olup âlemde bir tane idi. O asırda tasavvuf yolunu tutanlar hep ona başvururlardı. Büyük bir ifade gücüne sahipti. En derin hakikatlere dair kırk günde bir eser telif ederdi...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

ey Bu Köşkleri Dikenler!

Vehbi Tülek

Abdullah bin Abdülaziz Ömeri hazretleri, tanınmış hadis âlimlerindendir. 184 (m. 800) senesinde Medine-i Münevvere'de vefât etti. Babasından ve başkalarından hadis-i şerif rivâyet etti. Rivâyet ettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Ebü'l-berekât Bedreddîn Gazzi

Vehbi Tülek

Muhammed Dükkî

Vehbi Tülek

Muhammed Dükki hazretleri evliyanın büyüklerindendir. İran'da Dinever'de 240 (m. 854) doğ­du. İlk tahsilini burada yaptıktan sonra Bağ­dad'a gitti. Büyük veli İbnü'l-Cellâ hazretlerine talebe oldu. Cüneyd-i Bağ­dadi ile görüştü. Meşhur âlimlerden kıraat ve hadis okudu. 360 (m. 971)'de Bağdad'da vefat etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Selçuklu Sultanı Tuğrul Bey

Vehbi Tülek

Allah'tan Başkasına 'yaratıcı' Denmez

Vehbi Tülek

Küfre Düşmekten Çok Korkmalıdır

Vehbi Tülek

Şekmeti Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

Âmine-i Remliyye

Vehbi Tülek

Bir Hikmet Ehli Mensûr Bin Ammâr

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ayyaşin Sonu

Ayyaşin Sonu

Herkesin birbirini tanıdığı küçük bir kasabada, bir ayyaş yaşıyordu. Bütün gününü, gecelerinin çoğunu kasabanın meyhanesinde geçiriyordu. Evini, işini, çoluk-çocuğunu çoktan unutmuştu. Bu yüzden herkes kendisinden nefret ediyordu. Kimse kendisiyle ne doğru dürüst konuşuyor, ne de selam alıp veriyordu. Bu haldeyken günün birinde vakti saati doldu ve öldü. Kendisine yaşarken duyulan hoşnutsuzluk ölümünden sonra bile sürdürüldü. O kadar ki, namazını kılacak kimse çıkmadı. Cenazesi ortada kaldı. Adamın karısı, kocasının ölüsünü bir küfeye koyup sırtına yüklendi ve gömmesi için o çevrede yaşayan ve iyilik severliği ile tanınan bir çobana götürdü. Çoban bir çukur açıp adamı gömdü. Ardından herkes "Cehennemi boylamıştır" diye dünüşünüyordu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Vehbi Tülek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Örümcek Ağı

Abdullah El-acemî

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek

Kadin Akli

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Vehbi Tülek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Vehbi Tülek

Firkateyne Bininiz

Vehbi Tülek