Her Işin Intizamı Doğruluk Iledir
Emînüddîn bin Neccâr hazretleri Şafiî mezhebi âlimlerindendir. 845 (m. 1441)’de Mısır’da doğdu. 929 (m. 1522)’de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.547.369
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Emînüddîn bin Neccâr hazretleri Şafiî mezhebi âlimlerindendir. 845 (m. 1441)’de Mısır’da doğdu. 929 (m. 1522)’de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:
gâzilerin takdirini kazandı. 1298'de Bizanslıların tertiplediği Osman Gâzinin de dâvet edildiği sûikast plânlı düğüne katıldı. Tedbirli hareket eden Osman Bey, Yarhisar ve Bilecik'i fethederken Bilecik tekfurunun oğluna gelin gitmekte olan Yarhisar tekfurunun kızı Holofira'yı da esir aldı. Holofira İslâmiyeti kabul edip, Müslüman oldu. Nilüfer adını aldı. Orhan Bey, Nilüfer Hâtunla evlendi. BabasıOsman Gâzi, 1299 târihinde istiklâlini ilân edince, devleti idâri bölgelere ayırdı. Orhan Gâzi 1301'de Sultanönü bölgesinin beyliğine tâyin edildi. 1302'de Yenişehir ile İznik arasındaki Köprühisar'ın fethine gönderildi. Köprühisar'ı fethedip, Çavdarlı aşiretinin Osmanlı hudûduna tecâvüzlerinin önüne geçti. 1315'te Çavdar beyini esir alıp, Çavdarlı aşiretinin suçlularını cezâlandırdı. 1317'de Karatekin, Karacebeş, Tuzpazarı, Kapucuk ve Keresteci kalelerinin fetih harekâtına katıldı.
Kanuni Sultan Süleyman Han, Rodos seferine çıkmadan önce adanın savunma durumu hakkında esaslı istihbarat almıştı. Çünkü buradaki Osmanlı casusları çok iyi çalışıyor, aralıksız rapor gönderiyordu.
Osmanlı casuslarının başında, Saint Jean tarikatı Şövalyeleri'nin hizmetine girmiş, onların güvenini kazanmış bir doktor bulunuyordu. Kuşatma başladıktan sonra Osmanlı topçuları pek çok hassas noktayı havaya uçurdular. Şövalyeler ise u isabetli atışlar karşısında şüpheye düşerek araştırmaya giriştiler. Nihayet, doktoru ışıklarla işaret verirken yakalayıp öldürdüler.
Mehmed Cemâli Efendi Osmanlı evliyâ ve ulemâsının büyüklerindendir. Cemâleddin-i Aksarâyi'nin torunlarındandır. Amasya'da doğup yetişti. 899 (m. 1493) yılında Mekke-i mükerreme yolunda Tebük'te vefât etti. Amasya ve Aksaray'da zamanının fen ve din âlimlerinden ilim tahsil etti. Seyyid Yahyâ Şirvâni hazretlerinin halifelerinden olan Pir Muhammed Erzincani'nin hizmetine girdi. İstanbul'a gelip, pekçok talebe yetiştirdi. "Şerhu Erba'ine hadisen Kudsiyyen" adlı eserinde şunları nakleder:
Sâlih Baba, Erzincan'da yetişen velilerdendir. 1846 (H.1263) senesinde doğdu. Tasavvufta Nakşibendi-Hâlidiyye yolunun rehberlerinden Muhammed Sâmi Erzincâni hazretlerinden feyz alarak kemâle ermiştir.
Sâlih Baba, bir sohbetinde buyurdu ki:
Veki' bin Cerrâh hazretleri, Tebe-i tâbiinin büyük âlimlerindendir. Irak'ta Kûfe şehrinin Feyd köyünde, 746 (H.129) tarihinde doğduğu rivâyet edilir. Ehl-i sünnetin amelde en büyük mezhebi Hanefi mezhebinin kurucusu İmâm-ı A'zam Ebû Hanife ve onun talebelerinden Züfer bin Huzeyl, Ebû Yûsuf, büyük İslâm âlimlerinden müctehid Süfyân-ı Sevri dâhil, devrin pek çok âliminden ders aldı. İmam-ı Şafii ve birçok büyük âlim de ondan ilim öğrenmiştir...
Birisinin bir koçu vardı, boynuna ip bağlamış, tuttuğu ucundan çekerek götürüyordu otlaktan. Hırsız hissettirmeden yaklaştı arkadan, ipi kesti, koçla uzaklaştı oradan. Adam olanlardan habersiz devam ederken yoluna, gayrı ihtiyari döndü baktı arkasına...-Aman Allah'ım!.. Koçum... koçum yoktur, kaybolmuş.. Ne yapacağım ben şimdi?.. Diye dövünmeye, sağa, sola koşarak aramaya başladı. Nafile!.. Yoktu hiç bir yerlerde.. Bitap düşene kadar, bakmadığı yer kalmadı. Ümidi kesti, artık bulamayacağına iyice kanaat getirmişti ki, kuyu başında kendisi gibi dövünen bir adam gördü.