Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.936.490

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Alışveriş Ilmini Bilmeyen, Haramdan Kurtulamaz!

Mahmûd Ahî Evran hazretleri Anadolu evliyâsının büyüklerindendir. Anadolu'daki Ahîlik esnaf teşkilâtının kurucusudur. 1171 (H.567) yılında Âzerbaycan’da Hoy kasabasında doğdu. İmâm-ı Fahrüddîn Râzî hazretlerinden dersler aldı. Büyük İslâm âlimi Şihâbüddîn Sühreverdî hazretlerinin sohbetlerinde bulundu. Hac yolunda Evhadüddîn Hâmid Kirmânî ile tanışıp, onun talebelerinden oldu. 

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

63 - Sultan Vi. Murad Ve Polonya Elçisi

Lehliler, sınır olaylarını önlemek ve bir barış yapmak ümidi ile İstanbul'a bir elçi gönderdiler. Halbuki o tarihlerde Osmanlılar, Lehistan üzerine bir sefere karar vermişlerdi. Onun için padişah elçiye:-Barıştan ve ittifaktan değil, harpten ve seferden bahsetmelisiniz. Lehistan kralı vergi vermeye muvafakat, Dniestr istihkamlarını tahrip ve kazakları imha etmedikçe onunla bizim aramızda dostluk olamaz. Dedi.

Vehbi Tülek

82 - Edirne Nasil Kaybedildi

Vehbi Tülek

Özlediğimiz Düğün

Vehbi Tülek

Fatih Sultan Mehmed Han’in Papazlara Fermani

Vehbi Tülek

Fatih, Bosna'yı fethettiği zaman, Osmanlı kanunlarına göre bölge halkına dini serbestlik verdi. 1478 senesinde buradaki Latin papazlarına gönderdiği fermanda şöyle buyuruyor:"Nişan-ı Hümayunum sudur ki; Ben ki Sultan Mehmed Han'ım; üst ve alt tabakalardaki bütün ahali tarafından şu şekilde biline ki, bu fermanı taşıyan Bosna rahip lerine lütufta bulunup şu hususları buyurdum;Mevzubahis rahiplere ve kiliselere hiçkimse tarafından mani olunmayıp rahatsızlık verilmeyecektir. Bunlardan, gerek ihtiyatsızca memleketimde duranlara ve gereksu kaçanlara emn-ü eman olsun ki, memleketimize gelip korkusuzca sakin olsunlar ve kiliselerde yerleş sinler, ne ben, ne vezirlerim, ne de halkım tarafından hiç kimse bunlara herhangi bir şekilde karışıp incitmeyecektir. Kendilerine, canlarına, mallarına, kiliselerine ve dışarıdan memleketimize getire cekleri kimselere, yeri ve göğü yaratan Allah hakkı için, Peygamberi miz Muhammed Mustafa (sallallahü aleyhi ve sellem) hakkı için, yedi mushaf hakkı için, yüz yirmi dört bin Peygamber hakkı için ve kuşandı ğım kılıç için en ağır yemin ile yemin ederim ki, yukarıda belirtilen hususlara mevzu olan rahipler, benim hizmetime ve benim emrime itaatkar olduğu müddetçe hiç kimse tarafından muhalefet edilmeyecektir."

Allah İçin Beni Yukari Çikartin!

Vehbi Tülek

Mübarek Beldelerin Hizmeti Ona Ve Nesline Verildi

Vehbi Tülek

Barbaros Hayreddin Paşa’nin Korsanlik Yillari

Vehbi Tülek

24 - Haydi Barbaroslarin Çocuklari

Vehbi Tülek

İngiliz Tüccarlar Fesad Çikariyorlar

Vehbi Tülek

İsterseniz Geri Dönebilirsiniz

Vehbi Tülek

Osmanli Konağinda

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Mikaîl’i Gülerken Hiç Görmedim

Hâkem-ül-Kebir hazretleri hadis ve fıkıh âlimlerindendir. İsmi, Muhammed Kerâbisi'dir. 285 (m. 898) senesinde doğdu. 378 (m. 988)'de İran'da Nişâbûr'da vefât etti. Rivâyet ettiği hadis-i şeriflerde Resûlullah efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyuruyorlar:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bergamalı İbrahim Efendi

Vehbi Tülek

Bergamalı İbrahim Efendi, Osmanlı müderrislerindendir. Bergama'daki tahsil hayatından sonra bir müddet Bursa Kadı­lığı görevinde bulundu. Sonra İstanbul'da Sinan Pa­şa Dârülhadisi'ne müder­ris tayin edildi. 1014 (m. 1606)'de vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Dâre Kutnî

Vehbi Tülek

Malik Bin Dinar'ın Zenci Kölesi!..

Vehbi Tülek

Basra'da kuraklık had safhadaydı... Müminler son bir kere daha bir tepenin üstüne çıkarak Cenab-ı Hakk'a dua etmeye başladılar. Akşam olup ortalık kararmaya başlamasına rağmen havada tek bulut bile görülmedi...
Şehre dönmeye başladılar. Tam bu sırada sırtında yamalı bir aba bulunan güler yüzlü bir zenci köle ortaya çıktı ve ellerini açarak şunları söylemeye başladı:
"Yâ Rabbi! Ben kuluna olan sevgin hürmetine, bekledikleri yağmuru esirgeme!.."

İyiliğe Karşı, Iyilik Yapmak Insanlık Vazîfesidir

Vehbi Tülek

At Hırsızının Tövbesi!..

Vehbi Tülek

ebü'l-fadl Defterî Muhammed Bitlisî

Vehbi Tülek

Seyyid Abdürrahîm Arvâsî

Vehbi Tülek

Çalışıp Kazanma Zahmeti Çekmeyende Hayır Yoktur

Vehbi Tülek

Hadîs Ve Fıkıh âlimi Leys Bin Sa'd

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Anzakli Ömer

Vehbi Tülek

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Sarik Ve Sakal

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Vehbi Tülek

Allah Nasil Misafir Edilir?

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek