Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.625.464

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bütün Peygamberlerin Nûru Resûlullah'tan Geliyor

Muhammed Kudâ’î hazretleri Mısır’da yetişen Şafiî âlimlerinden ve kadılardandır. Sefir (elçi) olarak Bizans’a gönderildi. Bir zaman İstanbul’da kaldı. 454 (m. 1062)’de vefât etti. “Dekâik-ül-ahbâr” kitabında, Peygamber Efendimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) nûrunun yaratılmasını şöyle anlatmaktadır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

I. Viyana Kuşatmasi

Mohaç'ta Macaristan ordusunu tamâmen imhâ edip, bölgeyi Osmanlı Devleti sınırları içine katan Kânûni Sultan Süleyman Han, savaştan sonra Budapeşte'ye gelip Macaristan'ın yeni statüsünü tespit etmişti. Buna göre Macaristan, Osmanlı Devletine bağlı bir krallık olarak bilinen ve Mohaç Muhârebesine katılmayan Transilvanya (Erdel) Voyvodası Zapolya'ya verilecekti. Nitekim Kânûni Sultan Süleymân Han, 16 Ekim 1526'da Macaristan tâcını Zapolya' ya veren târihi fermanını imzâladı ve Budapeşte'de Macaristan tahtına geçirdi. Ancak Zapolya Osmanlılar sâyesinde Macar Kralı seçilmesine rağmen kral olduktan sonra Osmanlı lara fazla yaklaşmaktan çekindi. 1527 baharında toplanan Regensburg İmparatorluk Meclisin de Osmanlılara karşı yardım dahi istemişti. Ancak bu sırada Alman İmparatoru Şarlken'in tahriki ve desteğiyle Avusturya Arşidükü Ferdinand büyük bir ordunun başında olarak harekete geçti. Tokaj'da Zapolya'nın kuvvetlerini yenerek 20 Ağustos 1527'de Budin'e girdi. Lehistan kralına sığınmak zorunda kalan Zopolya tekrar Osmanlılardan yardım istemeye mecbur kaldı. Zapolya yardım isteğinde bulunmasa dahi Osmanlıların bu duruma müsâade edebileceği düşünülemezdi. Ancak onun yardım talebi, Osmanlıların daha fazla işine yaramış ve durum Zapolya'nın müdâfaası şekline dönmüştür. 10 Mayıs 1529'da 200.000 kişilik bir ordu ile sefere çıkan Kânûni, 7 Eylül'de Budin'e girdi. Zopolya'yı Macar tahtına oturttu. Şehirde altı gün kadar kaldıktan sonra Ferdinand ile karşılaşmak niyetiyle Viyana'ya doğru yürüme kararı aldı. Avusturya-Macar sınırındaki Ovar kasabasını alan Osmanlı ordusu, Viyana önlerinde toplanmaya başladı. Bu arada Ferdinand ise kuvvet toplamak için Avusturya içlerine çekilmişti.

Vehbi Tülek

Ferid Paşa Ve Haci Abdullah Efendi

Vehbi Tülek

Osmanli Tüccari

Vehbi Tülek

Huri Kizi İstiyorum

Vehbi Tülek

Binlerce Türk askerine mezar olan Çanakkale savaşlarında, emir eri olarak hizmet gören bir mehmetçik, bir gün kumandana çıkarak: -Komutanım, asker olmazdan evvel köy imamından dinlemiştim. Harp meydanında şehid olanlara Cennette huriler verilir demişti. Bende fakir olduğum için köyde evlenemedim. Bana da müsaade edin de, harbe girip huri kızı ile evleneyim der. Komutan askerin bu sözlerini gülerek karşılar ve memnun olduğu bir askerin ölmesine razı olmadığı için göndermek istemez. "Sen işine bak!" diyerek geri gönderir. Fakat mehmetçik, huri kızıyla evlenmeyi kafasına koymuştur. Bir kere vazgeçmez davasından. Tekrar gelir: -Komutanım, bütün arkadaşlar ölüp huri kızları alıyorlar. Ne olur banada müsaade et de ben de huri kızına kavuşayım, der.

Hristiyan Tarihçinin Kaleminden “hac”

Vehbi Tülek

78 - Orhan Gazi Ve Kesik Baş

Vehbi Tülek

Rodos’ta Casus Osmanli Kadinlari

Vehbi Tülek

Asil Ruh

Vehbi Tülek

Gördün Değil Mi?

Vehbi Tülek

Bendeniz Bîperva Geçerim

Vehbi Tülek

Ruh Ve Ceset

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Rabbinizin Huzurunda Hesaplaşacaksınız

Nişancızâde Ahmed Efendi Kanuni ve İkinci Selim zamanı Osmanlı âlim ve kadılarındandır. 934 (m. 1527)'de İstanbul'da doğdu. 986 (m. 1578)'de hacdan dönerken, Şam'da vefât etti. "Beydâvi tefsirine ta'likât" isimli eserinde şöyle yazmaktadır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Mağarada Uzlete Çekilen Zatın Pişmanlığı!

Vehbi Tülek

Mevlânâ Şâh Kubâd hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Azerbaycan’da Şirvan’da doğdu. Evliyânın büyüklerinden Dede Ömer Rûşenî’nin talebesi oldu. Kendisinden yüksek mânevî ilimleri öğrenip icâzet aldı. 1543 (H.950) târihinde Şirvan’da vefât etti.
Şâh Kubâd hazretleri ümmî olduğu hâlde, ibâdet ile alâkalı meseleleri çok iyi bilirdi. Âlimlere hatâlarını söylerdi. “Ben bir ümmî kişiyim. Fakat bu meseleyi şöyle bilirim” diyerek, o âlimin hatâsını dolaylı yoldan söylerdi...

Mürşid-i Kâmillerin Alametleri Hakkında

Vehbi Tülek

Ekmelüddîn Bâberti

Vehbi Tülek

Ekmelüddin Bâberti hazretleri, Hanefi mezhebi fıkıh âlimidir. 710 (m. 1310) senesinde, Bayburt'ta doğdu. Doğum yerinin Bağdad'ın Bâbertâ kasabası olduğunu zikredenler de vardır. Önce kendi memleketinde ilimle meşgûl oldu. Sonra Haleb'e gidip oradaki âlimlerden ilim tahsil etti. (Tercih-u mezheb-i İmâm-ı a'zam) risâlesi ve (İrşâd) ismindeki (Fıkh-ı ekber) şerh ve (Envâr) isminde (Menâr) şerhi ve (Tuhfe-tül-ebrâr) ismindeki (Meşârık) şerhi ve (Takrir) ismindeki (Pezdevi usûli) şerhi ve (İnâye) isminde (Hidâye) şerhi ve dahâ şerhleri ve tefsiri vardır. 786 (m. 1384) senesinde vefât etti.

İnsanlardan Bir Sıkıntı Gelirse, Affedin!

Vehbi Tülek

Sen Ölümden Değil Kendinden Kork!

Vehbi Tülek

Kâbe’nin Etrâfında Esen Rüzgâr

Vehbi Tülek

Ebû Bekr Melekdâd

Vehbi Tülek

Emânullah Lâhorî Hazretleri

Vehbi Tülek

Resûlullahın Huzurunda Müslüman Olan Habeşîler

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yüz Vermedin!

Yüz Vermedin!

Fakih Îsâ bin Muhammed şöyle anlatır:

Uzak bir diyârda idim. Abdullah el-Ayderûs'u açıkça bulunduğum yerde görmeyi temenni etmiştim. Mescide gittim. Oraya bir dilenci ve yanında birisi gelip benden bir şey istedi. Bir şey vermedim. Oradan ayrılıp başka yere gittim. O dilenci ve yanındaki kişi benim arkamdan geldi. Sonra yine yanıma yaklaşarak benden bir şeyler istedi. Yine yüz vermedim. Bunun üzerine o dilenci ve yanındaki ayrılıp gitti. Bir müddet sonra ben, Abdullah el-Ayderûs'un bulunduğu yere döndüm. Şeyh Abdullah'ın yanına giderek; "Ben sizi gittiğim yerde alenen görmeyi temenni ettim. Lâkin bu isteğim hâsıl olmadı." dedim. Bunun üzerine Ebû Muhammed el-Ayderûs ; "Sana aleni görünmem hâsıl oldu. Falan gün duhâ vaktinde sen falan mescidde idin. Senin yanına bir dilenci geldi. Yanında birisi de vardı. Senden bir şeyler istediler. Onlara bir şey vermedin. Sonra kalkıp bir yere gittin. Onlar da seni tâkib etti ve yine bir şeyler istediler. Yine yüz vermedin. İşte o dilencinin yanındaki ben idim. Ben, senin yanına o kılıkla gelmiştim." dedi. Ben; "Efendim! Sizin dedikleriniz doğrudur. Fakat o size fazla benzemiyordu." deyince, Şeyh Abdullah da; "Eğer ben bu hâlimle senin yanına gelse idim, sen beni tanır ve insanlara haber verirdin." buyurdu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Zalimlere Dersini Verdi!

Vehbi Tülek

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Sarik Ve Sakal

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Arkadaşlarımı Korumak Için

Kul Hakkı

Cennetlik Hanım Isteyen...

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Vehbi Tülek

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek

Bizi Hatirlayin!

Vehbi Tülek

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Vehbi Tülek

Pişman Oldular!

Vehbi Tülek

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Vehbi Tülek