O, Peygamberlerin en yükseğidir

Muhammed el-Hût hazretleri Şâfiî fıkıh, kelam ve hadis âlimidir. 1209’da (1794) Beyrut’ta doğdu. Hazret-i Ali’nin (radıyallahü anh) soyundan olup seyyiddir. İskenderânî’den ilim tahsil ettikten sonra Şam’a gitti. Burada meşhur âlimlerden kelam ve tasavvuf öğrenip memleketine döndü. 1276’da (m. 1860) Beyrut’ta vefat etti. “Dürretü’l-vaz’iyye fî tevhîdi Rabbi’l-beriyye” isimli eseri akaide dairdir. Bu kitabında şöyle yazmaktadır:

Kelime-i tevhîdin manasını, Ehl-i sünnet âlimleri şöyle bildiriyor: İnsanlar yok idi. Sonradan yaratıldı. İnsanların bir yaratanı vardır. Her varlığı, O yaratmıştır. Bu yaratan birdir. Ortağı, benzeri yoktur. Bir ikincisi yoktur. O, hep var idi. Varlığının başlangıcı yoktur. Hep vardır. Varlığının sonu olmaz. Yok olmaz. Onun hep var olması lâzımdır. O, yok olamaz. Varlığı kendindendir. Hiçbir sebebe ihtiyacı yoktur. Ona muhtaç olmayan hiçbir şey yoktur. Her şeyi var eden, her vârı her an varlıkta durduran Odur. O, madde değildir. Cisim değildir. Bir yerde değildir. Hiçbir maddede bulunmaz. Şekli yoktur. Ölçülmez. Nasıldır diye sorulmaz. O deyince, akla hayâle gelen her şey, O değildir. O, bunlara benzemez. Bunlar hep Onun mahlûklarıdır. O, mahlûkları gibi değildir... Akla, vehme, hayâle gelen her şeyi, O yaratmaktadır. Yukarıda, aşağıda, yanda değildir. Yeri yoktur. Her varlık, Arş'ın altındadır. Arş ise, Onun kudreti, kuvveti altındadır. O, Arş'ın üstündedir. Fakat bu, Arş Onu taşıyor demek değildir. O, ezelde, sonsuz öncelerde nasıl ise, şimdi hep öyledir. Arş'ı yaratmadan önce nasıl idi ise, ebedî sonsuz geleceklerde de, hep öyledir. Onda değişiklik olmaz... Onun sıfatları vardır. "Sıfat-ı sübûtiyye"si sekizdir: Hayat, ilim, sem', basar, kudret, irâde, kelâm, tekvîn... Bu sıfatlarında da, hiç değişiklik olmaz. Değişiklik olmak, kusurdur. Onda kusur, noksanlık yoktur. Hiçbir mahlûkuna benzemez ise de, bu dünyada, Onu kendisinin bildirdiği kadar bilmek ve âhirette görmek olur. Burada nasıl olduğu anlaşılamadan bilinir. Orada da, anlaşılamadan görülecektir... Allahü teâlâ, kullarına, Peygamberler gönderdi. Bu büyük insanlar vâsıtası ile kullarına, saadete ve felakete sebep olan işleri bildirdi. Peygamberlerin en yükseği, son Peygamberi olan Muhammed'dir (sallallahü aleyhi ve sellem). Yeryüzündeki dinli dinsiz herkese, her yere, her millete Peygamber olarak gönderilmiştir. Bütün insanların, meleklerin ve cinnin Peygamberidir. Dünyanın her yerinde, herkesin, o yüce Peygambere tâbi olması, uyması lâzımdır.

Toplam Görüntülenme: 59

Yayın tarihi: Pazar, 04 Temmuz 2021

Bunları okudunuz mu?