Allah, Sizin Için Kolaylık Diler
Ömer bin Muhammed el-Ezdî hazretleri Mâlikî mezhebindeki fıkıh ve hadîs âlimlerindendir. 289 (m. 902) senesinde Bağdâd’da doğdu. 328 (m. 940)’da vefât etti. Şöyle nakletmiştir:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.587.537
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Ömer bin Muhammed el-Ezdî hazretleri Mâlikî mezhebindeki fıkıh ve hadîs âlimlerindendir. 289 (m. 902) senesinde Bağdâd’da doğdu. 328 (m. 940)’da vefât etti. Şöyle nakletmiştir:
18 Mart 1915 günü. İngiliz donanması en büyük savaş gemileriyle Çanakkale boğazını geçmek için zorluyor, yoğun topçu ateşi ile boğazın iki tarafındaki Osmanlı tabyalarını hallaç pamuğu gibi atıyordu.O gün Boğaz tabyaları arasında en çok iş gören ve en çok hasara uğrayan Rumeli Mecidiyesi Bataryası oldu. Sabahtan beri muharebenin en şiddetli anlarında dahi iki sahil arasında gidip gelmekten çekinmemiş olan Müstahkem Mevki Komutanı Cevat Paşa, tabyanın feci durumunu haber aldığı zaman yine motora atlayıp Çimenlik İskelesi'nden karşı sahile hareket etti. Cephaneliği berhava olan tabyanın durumu hazindi.
Kanuni Sultan Süleyman, Macar Kralı İkinci Lajos'a gönderdiği elçiye yapılan kötü muameleden dolayı sefer açılmasına karar verdi. Rumeli Beylerbeyi Ahmed Paşayı Sabach zaptına, Semendre beyi Hüsrev Beyi Belgrad'ın ablukasına gönderdi. Kendisi de o tarafa doğru 18 Mayıs 1521 günü İstanbul'dan hareket etti. Ayrıca Karadeniz Tuna yoluyla bir donanma sevkedilmişti. Kanuni Sultan Süleyman ordusu ile Belgrad yakınlarına ulaşıp Zemun yakınlarında yüksek bir yere otağını kurdurup, muhasara emrini verdi. Günlerce süren şiddetli ateşten ve çarpışmadan sonra Osmanlı kuvvetleri 8 Ağustos, Ramazanın beşinci günü dış kaleye girdi.
Saçaklı Efendi Osmanlı velîlerindendir. İsmi Ebûbekr olup, babasınınki Mehmed'dir. Maraş'ta doğdu. İlk tahsîlini doğduğu yerde yaptı. Daha sonra "Tefsîr-i Tıbyân" müellifi Mehmed ve Dârendeli Hamza Efendinin derslerine devâm etti. Şeyh Abdülganî Nablüsî'den hadîs, tefsîr ve tasavvuf ilmi öğrendi ve icâzet aldı. Tahsîlini tamamladıktan sonra memleketine döndü ve talebe yetiştirmeye başladı.
Büyük âlim ve veli Buveyti, İmâm-ı Şâfii hazretlerinin vefâtından sonra, onun yerine geçerek, birçok âlim yetiştirmiş ve devlet adamlarının da i'timâdını kazanmıştır. Ancak bu mübarek zatı çekemeyen hased eden kimseler, onu Irak'taki İbn-i Ebi Dâvûd'a mektûb yazıp şikâyet ettiler. İbn-i Ebi Dâvûd da Mısır Valisine mektûb yazıp, Buveyti'yi imtihan etmesini istedi. O da imtihan etti ve herhangi bir cevap yazmadı. Çünkü onun Buveyti hazretleri hakkındaki görüşü müsbetti.
Abdülhâlık bin Îsâ (el-Hâşimi) Hanbeli mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 411 (m. 1020) senesinde Nişâbûr'da doğdu. 470 (m. 1077) senesi Safer ayının onbeşinci Perşembe günü seher vakti Nişâbûr'da vefât etti. Çok ilim sahibi bir zât idi. Az ve öz konuşurdu. Dersteki ve münâzaralardaki konuşmaları çok nâzik ve kibar olup, ikna edici idi. Bid'at olan şeylerin ortadan kaldırılması için çok gayret gösterdi...
Rumelili yüzbaşı İbrâhim Ağa adında bir kimse Bolu'da bir müddet vazife yaptı. Memleketine döneceği zaman Mustafa Sâfi Efendiyle vedâlaşmak için ziyâretine gitti. Vedâlaşıp giderken yüzbaşı İbrâhim Efendiye; "Yolculuğunuz sırasında sıkıntıya düşerseniz bizi hatırlayınız. Selâmetle memleketine ulaşırsın." dedi. Yüzbaşı İbrâhim Ağa bir gemiye binip yola çıktı. Denizde bir müddet yol aldıktan sonra fırtına çıkıp, bindiği gemi batmaya yüz tuttu. Yüzbaşı İbrâhim Ağa suyun dibine doğru batarken Mustafa Sâfi Efendinin kendisine vedâlaşırken söylediği sözü hatırlayıp, Allahü teâlânın izniyle Mustafa Sâfi Efendinin rûhâniyetinden yardım istedi. O anda Mustafa Sâfi Efendi gözüküp onu elinden tuttu ve sudan çıkardı. Sonra da; "Suyun üzerinde bağdaş kur otur! Korkma bir gemi gelip seni kurtaracak!" buyurmuştur. Biraz sonra bir gemi gelip onu kurtarmış ve memleketinin sâhiline götürüp bırakmıştır. Bu hâdiseden sonra Yüzbaşıİbrâhim Ağa memleketinden Bolu'ya giderek Mustafa Sâfi Efendiye talebe olmuş ve ömrü boyunca orada kalmıştır