Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.627.351

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bütün Peygamberlerin Nûru Resûlullah'tan Geliyor

Muhammed Kudâ’î hazretleri Mısır’da yetişen Şafiî âlimlerinden ve kadılardandır. Sefir (elçi) olarak Bizans’a gönderildi. Bir zaman İstanbul’da kaldı. 454 (m. 1062)’de vefât etti. “Dekâik-ül-ahbâr” kitabında, Peygamber Efendimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) nûrunun yaratılmasını şöyle anlatmaktadır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Bendenizde İki Fuad Vardir

Sultan Abdülaziz Han, Sadrazamlarından, tecrübeli devlet adamı Fuad Paşa ile birçok meseleyi istişare ederdi. Bir defasında, o günlerde İstanbul'da bulunan Mısır Hidivi İsmail Paşa ile hususi bir iş yapmak için görüşecekti. Bu meseleyi Fuad Paşa ile istişare etti. Fuad Paşa bunu mahzurlu buluyordu. Fakat Sultan Abdülaziz'in bu işe fazla istekli olduğunu gördüğün den, "Devletlû Hünkarımız nasıl arzu buyuruyorlarsa öyle olsun" dedi. Fakat aradan birkaç saat geçince Padişah, Fuad Paşa'nın kendisine niçin net bir cevap vermediğini düşündü. O gece bir adamını, Kanlıca'da bulunan yalısına gönderdi ve Fuad Paşa'dan, bu mesele hakkında ki görüşünün ne olduğunu yazılı olarak bildirmesini istedi. Fuad Paşa bir kağıda şu satırları yazarak padişaha gönderdi:

"Efendimiz, bendenizde iki Fuad vardır. Birincisi Padişahımızın tebeasından 'Vatandaş Fuad'dır. Vazifesi, Padişaha itaattir. Efendimizin her arzusu ve emri başının üstündedir, her fermanını fikir beyan etmeden kabul eder. İkincisi ise 'Sadrazam Fuad'dır. Onun vazifesi ise, padişahımızın isteklerine karşı gelmek değil, o işin devlete, millete ve padişahımızın şahsına, faidesi veya zararı nedir diye düşünmek, bilgi ve tecrübesine istinaden o iş hakkında fikirlerini beyan etmek, sonra da verilen vazifeyi bihakkın yerine getirmekdir.Padişah Efendimiz bu meseleyi iki Fuad'dan hangisine sual buyururlarsa o, vazifesi ile mütenasib cevab verecekdir."

Vehbi Tülek

Hemen Tayin Edelim

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selîm Ve Dede Molla

Vehbi Tülek

Barbaroszade Hasan Paşa

Vehbi Tülek

Preveze Zaferinden üç yıl sonra Almanya İmparatoru ve İspanya Kralı Beşinci Karl, Cezâyir'i zaptetmek üzere büyük bir donanmayla harekete geçti. Andrea Doria'nın komutasın daki Haçlı donanması, 516 parça gemi ve 40 bin askerden müteşekkildi. İmparatorun asıl hedefi, Kuzey Afrika'daki Türk hâkimiyetini yıkmaktı. Gâfil avlanan Hasan Beyin kuvvetleri ise, 600 Türk levendi ile 2000 Arap gönüllüsünden meydana geliyordu. Buna rağmen Cezâyir'i terk etmeyi düşünmeyen Hasan Paşa, mücâdeleye karar verdi. Beşinci Karl şehre hâkim Küdyetü's-Sabûn Tepesini ele geçirdiyse de ummadığı bir mukâvemetle karşılaştı. Geri çekilen kuvvetleri yağmur ve fırtına sebebiyle yumuşayan toprakta hareket edemez hâle düştü. Fırsatı kaçırmayan Hasan Paşanın üst üste vurduğu darbelerle imparatorun 20 bin askeri telef oldu. Bütün topları ve 130 harp gemisi ele geçirildi. Hasan Paşanın elinden güçlükle kurtulan imparator, tâcını denize fırlatırken, Barbaros Hayreddin Paşanın amansız düşmanı Andrea Doria Preveze'den sonra yediği bu ikinci darbenin üzüntüsü içine düştü.Bu sırada dokuzuncu sefer-i hümâyûnundan dönen Kânûni Sultan Süleymân, Hasan Paşayı vekâleten baktığı Cezâyir Beylerbeyliğine asâleten tâyin etti. Hasan Paşa, bundan sonra Akdeniz'de İspanya'yı daha sıkı bir şekilde baskı altına aldı. Cezâyir'de bayındırlık işlerine önem verdi ve pekçok hayır eseri vücûda getirdi. Sağlığının bozulması sebebiyle, 1544'te görevinden ayrılan Hasan Paşa, 1549'da Cezâyir'de vefât etti. Bâbü'l-vâd'deki türbesine defnedildi. İspanyol târihçi Hedo, Hasan Paşa için; "Hiç bir paşa, Cezâyir'de onun kadar adâlet ve hakkâniyet göstermemiştir." demektedir.

Zağanos Mehmed Paşa

Vehbi Tülek

Din Adamlarindan Devlete Zarar Gelmez

Vehbi Tülek

Tasi Taraği Topladik

Vehbi Tülek

Dürüstlüğün Bedeli

Vehbi Tülek

57 - Orhan Gazi Ve Alaeddin Esved Hazretleri

Vehbi Tülek

Osmanlilarin İndonezya Müslümanlarina Yardimi

Vehbi Tülek

Yeniçağ’da Avrupa

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Muhammed Çelebi Sultan

Muhammed Çelebi Sultan, Anadolu'yu aydınlatan meşhûr velilerdendir. Eğirdir'de doğdu ve 1494 (H.900) de orada vefat etti. Babası, Piri Halife Sultandır. Seyyid olup nesebi yirmi üçüncü batında hazret-i Hüseyin'e ulaşır. Babası Piri Halife Sultan, mânevi bir işâret üzerine genç yaştayken İran'ın Hoy şehrinden, hocası Şeyhülislâm Berdei hazretleriyle birlikte Anadolu'ya göçmüştür. Anadolu'ya gelince, büyük bir mürşid-i kâmil olan hocası Şeyhülislâm Berdei'nin kızıyla evlenmiş ve bu evlilikten Muhammed Çelebi Sultan doğmuştur.
Muhammed Çelebi Sultan hazretleri vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Peygamberlere Çeşitli Mucizeler Verilmiştir

Vehbi Tülek

Kâdı Ebû Bekr Bâkıllânî hazretleri meşhur kelâm ve fıkıh âlimlerinden ve tasavvuf büyüklerindendir. Basra’da doğdu. Zamânında Basra'da bulunan meşhûr âlimlerden ders aldı. Bilhassa kelâm ilmini Ebü'l-Hasan Eş'arî hazretlerinin talebelerinden olan Ebü'l-Hasan el-Bâhilî'den öğrendi.1013 (H.403) senesinde Bağdât'ta vefât etti. Bâkıllânî, İmâm-ı Eş'arî hazretlerinin talebeleri zincirinden olup, kelâm ilminde önemli bir yeri vardır. Bu sebeple kendisine hicrî dördüncü asrın müceddidi denilmiştir. Çok kitap yazdı. “İ'câz-ül-Kur'ân” isimli eserinde şöyle anlatır:

Alâeddin Arabî Efendi

Vehbi Tülek

Fıkıhta, Senden Iyi Konuşanı Görmedim

Vehbi Tülek

Muhyiddin ibn-i Ebi'l-Vefâ hazretleri Hanefi mezhebi fıkıh ve usûl âlimlerindendir. 696 (m. 1297)'de Kâhire'de doğdu. 775 (m. 1373)'de orada vefât etti. İmâm-ı A'zam Ebû Hanife hazretleri hakkında şunları anlattı:

Şeytana Yoldaş Olan Kimseler

Vehbi Tülek

Anne Duası Ve Hazreti Alkame

Vehbi Tülek

Nebilerle, Sıddîklarla Beraber Olanlar

Vehbi Tülek

Molla Halil Siridî

Vehbi Tülek

Ebû Abdullah Merrakûşî

Vehbi Tülek

O Zâtı Duyunca Bu Hâle Geldin, Ya Görseydin!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Kadı  Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Bir tüccar sahrada bir yerden bir yere giderken, içinde 800 altın olan, altın torbası heybeden düşer kaybolur. Aramalara rağmen bulamaz. Şu özellikte torba kaybolmuştur, bulup getirene 100 altın hediye vereceğim diye ilan eder. Salih bir genç bu torbayı bulur. Özel dikilmiş torbayı hiç açmadan tüccara götürür verir ve 100 altın hediyesini bekler. Tüccar kendi elleriyle diktiği torbanın hiç açılmadığını görür, kendi elleriyle dikişleri çözer ve içindeki altınları saymaya başlar. Tam tamına 800 altın, yani kaybettiği gibi tam olduğunu görür. Ama bu arada 100 altın hediyeyi vermemek için fesatlık düşünür, gence der ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah’a Firar Et

Vehbi Tülek

İsmail Hakki Efendi

Vehbi Tülek

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Gerçek Zehir

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Abdullah-i EnsÂrî

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Vehbi Tülek

Fani Dünya

Vehbi Tülek

9 Evi Dolaşan Kelle

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek

Yüz Vermedin!

Vehbi Tülek

Cennetlik Hanım Isteyen...

Vehbi Tülek