Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.108.450

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Konuşmak Gümüş Ise Susmak Altındır

Raûfî Ahmed Efendi İstanbul'da yetişen evliyânın büyüklerinden ve seyyiddir. 1653 (H.1063) senesinde İstanbul'da doğdu. Asrının büyük âlimlerinden aklî ve naklî ilimleri öğrendi. İlim tahsîlini tamamladıktan sonra müderrisliğine tâyin edildi. Sonra bir dergâhın şeyhi olan Ali Efendi ile karşılaşıp, ona talebe oldu. İcazet aldıktan sonra, talebe yetiştirmeye başladı. Sultan Üçüncü Osman kendisini sık sık ziyâret edip duâsını alırdı. 1757 (H.1171) senesinde Üsküdar'da vefât etti. Sohbetlerinde büyüklerden nakille buyururdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

İlk Hristiyan Vezir

19. Yüzyıl, Avrupa devletlerinin Osmanlı'nın iç işlerine müdahale olaylarıyla doludur. Özellikle Hristiyan Osmanlı tebaasının haklarını korumak ve güvenliğini sağlamak maskesi altında yapılan bu müdahaleler, aslında emperyalist taarruzun inkişaf safhasını teşkil eder. Ana hedef, Avrupa'nın doğusunda, Ortadoğu'da, Afrikanın kuzeyinde yeni nüfuz ve hakimiyet sahaları teşkil etmekti. Şüphesiz, bize karşı blok halinde yüklenen devletler, kendi aralarında da kıyasıya çekişmekteydiler.

Vehbi Tülek

Kayip Saat

Vehbi Tülek

Allah İçin Vurmuştum

Vehbi Tülek

Çelebi Mehmed Ve Molla Ali

Vehbi Tülek

Yıldırım Bâyezid'in Ankara Savaşı mağlubiyetinden sonra, Amasya'da bulunan Şehzâde Çelebi Mehmed, bir gün Molla Ali'yi huzûruna dâvet edip dedi ki: "Yâ Molla Ali! Meydana gelen hâdiseden ibret aldın mı? Babam Yıldırım Bâyezid'in başına gelen musibet ve belâların sebeplerini düşünebiliyor musun? Görüyorsun ki, herbirimiz bir yere ayrıldık. Kardeşim Mûsâ Çelebi, Îsâ Çelebi'nin üzerine yürüdü ve Bursa'da tahta oturdu. Kardeşim Süleymân Çelebi ise Edirne'de tahta oturdu. Düşman bizden korkarken, şimdi biz âleme maskara olduk. Özellikle Edirne'de oturan kardeşim Süleymân Çelebi'nin fitne ve fesâdından korkulur. Din ve devlete taşıdığım iyi niyet ve gayret, bu olaylar karşısında beni daha da hassas kıldı. Gel seninle tac ve taht düşüncesini terk ederek hacca gidelim!"

Zirhimi Giyinip Kilicimi Kuşandim

Vehbi Tülek

Huri Kizi İstiyorum

Vehbi Tülek

68 - Geriye Bakan İki Göz Olacağina İleri Bakan Bir Göz Olsun

Vehbi Tülek

Sultan Iv. Murad’in Tasavvuf Ehline Hürmeti

Vehbi Tülek

Hergün Bin Akçe Dağitirdi

Vehbi Tülek

Deli Hüseyin Paşa

Vehbi Tülek

Ii. Mahmud’un İyilikseverliği

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İrâde-i Cüz’iyye, Kullarda Bir Hâldir

Hemşinli Abdullah Efendi Osmanlı âlimlerindendir. Rize'nin Hemşin kazasında doğdu. İstanbul'a gelerek medrese tahsilini tamamladıktan sonra müderrislik yaptı. 1190 (m. 1776)'da İstanbul'da vefat etti. Risale Fi'l-İhtiyari'l-Cüz'i isimli eserinde şöyle yazmaktadır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İbn-i Kudâme

Vehbi Tülek

İbn-i Kudâme hazretleri evliyânın büyüklerinden ve Hanbeli mezhebi fıkıh âlimlerindendir. İsmi Muhammed, künyesi Ebû Ömer'dir. 1134 (H. 528) senesinde Şam'da doğdu. Küçük yaşta tahsile başlayan İbn-i Kudâme, önce Kur'ân-ı kerimi ezberledi. Sonra Mısır'a gitti. Orada Hanbeli mezhebi fıkıh bilgilerini öğrendi. Tekrar Şam'a döndü.

Emîr Hayâlî Çelebi

Vehbi Tülek

Şâh Muhammed Bedahşî

Vehbi Tülek

Şâh Muhammed Bedahşi hazretleri, Hindistan'ın meşhûr velilerindendir. 1582 (H.990) senesinde Afganistan'da, Bedahşan bölgesinde doğdu. İlk tahsilini Belh'de yaptı. Sonra Hindistan'a geldi. Tasavvufta Şeyh Miyânmir'in sohbetlerinde bulunarak Kâdiri yolunda kemâle erdi. Kısa zamanda yükselip üstün hallere kavuştu. 1661 (H.1072) senesinde vefât etti.

Bedahşi hazretleri, vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Şihabüddin Ahmed

Vehbi Tülek

Nûh Bin Ebî Meryem

Vehbi Tülek

hala Sultan Ümmü Hırâm

Vehbi Tülek

Tamah Eden, Dâimâ Sıkıntı Içinde Yaşar!

Vehbi Tülek

Şamlı Büyük Velî Arslan Dımeşkî

Vehbi Tülek

Siraceddin Şirvânî Hazretleri

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Padişahlardan birine değerli bir gül fidanı hediye edilir. O da bunu bahçıvanına verip bahçeye dikmesini, gül açılınca da kendisine haber vermesini ister. Aylar sonra nihayet gül açılır. Fakat gayet iri ve son derece güzel bir gül. Bah çıvan onu hayranlıkla seyrederken, bir bülbül gelip gül fidanına konar ve başlar ötmeye. Bahçıvan önce onu kıvmak ister, fakat bülbülün yanık yanık ötüşü onu etkilemiştir. Sonunda bahçıvan, padişahı çağırmak için yerinden kalkınca, bülbül ürker ve gülü paramparça eder. Buna çok üzülen bahçıvan, korkarak padişaha durumu haber verir. Fakat padişah:-Üzülme, der, bu dünya etme bulma dünmyası, ona da kalmaz.Bahçıvan padişahın bu sözü ile rahatlamıştır. Bir zaman sonra bahçıvan, biryılanın o bülbülü yuttuğunu görür ve padişaha gelerek:-Keramet gösterdiin efendimiz, dünya o bülbüle de kalmadı.-Merak etme, o yılana da kalmaz.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Evliyalar Ölmez İmiş

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Helvaci Çocuk

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Vehbi Tülek

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Vehbi Tülek

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Tüccarin Rüyasi

Vehbi Tülek

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Vehbi Tülek