Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.512.228

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İnkâr Edenlere Cehennem Ateşini Hazırladık

Veliyyüddîn Efendi Osmanlı fıkıh âlimi, âbid ve velîlerindendir. 1659 (H.1069) senesinde; bugün Yunanistan sınırları dâhilinde bulunan Larissa (Yenişehir)'da doğdu. Zamânın meşhûr ulemâsından din ve fen bilgilerini tahsîl etti. İcâzet alarak talebe yetiştirmeye başladı. Hac için gittiği Mekke-i mükerremede Muhammed Ma'sûm-i Fârûkî hazretlerinin talebelerinden olan Ahmed-i Yekdest hazretlerinin sohbetleriyle şereflendi. O büyük zâttan Nakşibendiyye yolunun âdâb ve erkânını öğrendi. İstanbul'a döndükten sonra daha çok, insanlara nasîhat edip talebe yetiştirmek, kitap yazmak ve ibâdet etmekle meşgûl oldu. Edirne ve Galata kâdılıklarında bulundu. 1738 (H.1151) senesinde İstanbul'da vefât etti. Bir sohbetinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Padişahlar Da Güler!

Sehi Bey'in Heşt Behiş'te naklettiğine göre, devrin meşhur mütefekkir ve müderrislerin den Molla Lutfi Efendi ile Sultan Fâtih hazretleri arasında şöyle bir hâdise cereyan eder:Fâtih Sultan Mehmed Hân'ın hâfız-ı kütüb'ü, yani kütüphânecisi olan Molla Lutfi, pâdişahla sohbetlerde bulunur, hatta işi şakalaşmaya kadar vardırırmış. Bir gün Sultan Mehmed Hân kütüphâneden bir kitap istemiş. İstediği kitap yüksekte olduğu için Molla Lutfi'nin eli yetişmemiş. O sırada yerde duran bir mermer parçasının üstüne basarak kitaba uzanmak isteyen Molla Lutfi'ye Hz. Fâtih, " Hele neyledin? Ol taş, Îsâ aleyhisselâmın üzerinde doğduğu taştır! diyerek mâni olmuş. Neyse bir şekilde kitabına kavuşan Sultan, tetebbua dalmışken, Molla Lutfi'nin aklına muzipçe bir mukabelede bulunmak fikri gelmiş. Kitapların üstüne örtülmüş ve güvelerin delik-deşik ettiği bir bez parçasını, büyük bir edep ve saygı ile eğilerek alıp, Sultân'ın dizinin üzerine, i'zaz ve ikrâm üslûbunda koymuş... Tabii pâdişâhın aksülameli (reaksiyonu) gecikmemiş. Bu kirli necis bezi neden üzerine koyduğunu sormuş hiddetle. Molla Lutfi'nin cevabı şöyle olmuş:

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Ve İbrahim Gülşeni

Vehbi Tülek

Burasi Hakikat Sultanlarinin Payitahtidir

Vehbi Tülek

78 - Orhan Gazi Ve Kesik Baş

Vehbi Tülek

Orhan Gazi 33 yaşında Osmanlı devletinin başına geçti. Tahta çıkar çıkmaz baba dostlarını davet etti. onlarla dertleşecek, nasihat ve dualarını alacaktı. Hepsi bir araya geldiler. Padişah en yaşlısına sordu:-Akça Kocam, seni epeydir göremeyiz, nerelerdesin?-Ferman buyur, Orhan'ım...-Baba dostlarına ferman işler mi Koca Ağam?.. İrşad ve nasihat isteriz. Bilirsin, biz de atalarımız gibi derviş gazileriz.

Amin Alayi

Vehbi Tülek

Şehid Derviş Paşa

Vehbi Tülek

Devletin İki Kanadi

Vehbi Tülek

Belgraddan Bağdada

Vehbi Tülek

Osmanlilarin Namuskarliklari

Vehbi Tülek

Çomar Bölükbaşi

Vehbi Tülek

Haci Bayram-i Veli Hazretlerinin Nasihati

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Zulmetten Nûra... Bir Acem Kraliçesi

Hazret-i Ömer (radıyallahü anh), oğlu Abdullah (radıyallahü anh) kumandasında bazı Acem (İran) kalelerini fethetmek üzere 4000 kişilik bir atlı ordu göndermişti. Abdullah ibn-i Ömer (radıyallahü anh) şöyle anlatıyor:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bâyezîd-i Bistâmî Ve Ebû Türâb'ın Talebesi

Vehbi Tülek

Bâyezid-i Bistâmi hazretleri, kendilerine "Silsile-i aliyye" denilen büyük âlim ve velilerin beşincisidir. "Sultân-ül-Ârifin" lakabıyla meşhûrdur. Tasavvufta derecesi çok yüksek idi. Talebelerine sık sık şöyle nasihat ederdi:

Ey Oğlum! İhlas Üzere Ol

Vehbi Tülek

o­nun E­ce­li ­gel­miş­tir!..

Vehbi Tülek

Mû­sâ Kâ­zım haz­ret­le­ri ev­li­yâ­nın bü­yük­le­rin­den ve "Oni­ki İmâm"ın ye­din­ci­si­dir. Ca'fer-i Sâ­dık'ın oğ­lu, İmâm-ı Ali Rı­zâ'nın ba­ba­sı­dır. Re­sû­lul­lah (sal­lal­la­hü aley­hi ve sel­lem) Efen­di­mi­zin to­ru­nu olup, haz­ret-i Ali ile haz­ret-i Fâ­tı­ma'nın ev­lât­la­rın­dan­dır. Haz­ret-i Hü­se­yin'in ço­cuk­la­rın­dan ol­du­ğu için "Sey­yid"dir.

Bu Altınları Fakirlere Ve Zavallılara Dağıt

Vehbi Tülek

Ebû Musa El-eş'ari (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

kayyûm-i Zaman Muhammed Sıbgatullah

Vehbi Tülek

Susmak, Yüksek Edeplerdendir

Vehbi Tülek

Ana-babasına Bakan Bir Kimse Allah Yolundadır

Vehbi Tülek

Abdurrahman Nesib Dede

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah Bin MübÂrek

Abdullah Bin MübÂrek

Merv'de bir yıl ticâretle uğraşır, kazancının hepsini fakirlere dağıtırdı. İkinci yıl İslâmiyet'i yaymak için cihâda, düşmanla harbe giderdi. O, medresede müderris, hoca; câmide vâiz, şehirde tüccâr; harbde büyük bir kahramandı. Kılıç ve kalem sâhibi idi. Kalemiyle cihâda dâir eser yazdı, kılıcıyla da dillere destan olan kahramanlıklar gösterdi.

Abbâsiler devrinde Bizanslılarla yapılan harplerden birine katılmıştı. Abbâsi ordusu sessiz, sâkin ve aydınlık bir gecede Tarsus'un kuzeyinde karargâh kurmuştu. Tarsus'un sırtlarında İslâm ve Bizans orduları görünüyordu. İki taraf da kendilerini kuvvetli göstermek için alevleri göklere yükselen ateşler yakmışlardı. Bu ateş ocaklarından birinin etrafında tepeden tırnağa silâhlı askerler hilâl şeklinde oturmuşlar, ortalarında ise ince yapılı, nûrâni yüzlü bir zat onlara ders anlatıyordu. Kimse vaktin nasıl geçtiğinin farkına varmamıştı. Sözü kesip, duâsını yapınca istirahate çekildiler.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Vehbi Tülek

Padişah Ve At

Hizir Ve Gelin

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Latif Bir Şikayet

Allah Diyen Genç

"encümen-i Bîzebân"

Sünnet Akçesi

Vehbi Tülek

Cennetlik Hanım Isteyen...

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Vehbi Tülek

Karşılık Beklemiyorum

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek