Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.932.427

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İlim Sâhiplerinin Kıymeti Allah Katında Yüksektir!

Ziyâüddîn Ahıskavî Efendi Osmanlı âlim ve velîlerinden olup 1733 (H. 1146) senesinde şimdi Gürcistan'da olan Ahıska’da dünyâya geldi. Babasının vefâtından sonra Kars'a, Erzurum'a, sonra Diyarbakır'a gitti. Oradaki âlimlerden, çeşitli ilimlerini okuyup icâzet aldı. Sonra Mısır'a giden Ziyâüddîn Efendi tahsîlini tamamladıktan sonra, İstanbul'a geldi. Bir taraftan ilim öğretmeye, bir taraftan da kıymetli ve faydalı eserler telif etmeye başladı. 1813 (H. 1228) senesinde Üsküdar'da vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Hepimiz Mevaşiyiz

Sultan II. Abdülhamid Han zamanında bir nüfus sayımı yapılması kararlaştırılır. Ecnebi sefirler Hâkan'a, hazır sayım yapılırken bir de mevâşi (küçük ve büyükbaş hayvanlar) sayımı yapılmasını tavsiye ederler. Hâkan, insanlarla hayvanların aynı sistem ve aynı zaman içinde sayılmasının insan haysiyetini zedeleyici olacağını belirterek, mevâşi sayımının daha evvel yapılmasını münasip görür. Bunun için vilâyet ve kazâlara telgraflar gönderilir. Meğer bir kazânın kaymakamı o sırada izinde imiş. Vekâlet eden zât, alaylı takımından ve kaymakamla hiç geçinemeyen câhil bir adammış. Mevâşi kelimesinin ne mânâya geldiğini bilmediği gibi, araştırmaya dahi ihtiyaç duymamış. Onu, "Üstün gayret sahibi vatandaş" falan zannetmiş olsa gerek ki, telgraf metnini okuduktan sonra, "Bunun ucunda ya bir nişan; ya bir taltif vardır! İhsân-ı şâhâneyi bu sefer de ben kapayım" diye hemen cevâbi telgrafı yazıp göndermiş:"Ser-kurenâ-yi hazret-i pâdişâhiye, ma'rûzât-ı kemineleridir:" Burada kaymakamdan başka hepimiz mevâşiyiz!"Lûgatçe: Kurenâ: Yakınlar; Ser-kurenâ-yi pâdişâhi: Pâdişahın en yakini, baş mâbeynci; Kemine: Âciz, hakir; zavallı.

Vehbi Tülek

Canli Kuzu

Vehbi Tülek

Fatih’in Akincisi Malkoçoğlu BÂlî Bey Bey

Vehbi Tülek

Alin Terinde Bereket Vardir

Vehbi Tülek

Sultan I. Mahmud boş zamanlarında kuyumculuk yapar, yaptıklarını sattırır, elde ettiği birkaç kuruş kâr ile de ufak tefek ihtiyaçlarını temin ederdi. Bundan da büyük bir haz duyardı. Yine birgün kuyumculuk ederken vezirlerden biri onun yanına yaklaştı ve:

"Niçin böyle zahmet edersiniz?" deyince Padişah:

"Bre ne yabana söylersiz! Milletin hazinesini, milletin ihtiyaçlarına sarfetmek gerekdir. Saniyen, insan olana durmadan çalışmak gerekdir. İnsanın çalışıp alın teri dökerek kazandığı paranın zevki başkadır. İçinde alın teri, göz nuru bulunan kazanç helal olur. Böyle kazancın tadı, beti ve bereketi olur" dedi.

Hediye Baston

Vehbi Tülek

Yarasina Bir Avuç Ot Tikamişti

Vehbi Tülek

İstanbul’un Fethi Ve İnsan Haklari

Vehbi Tülek

Osmanli'da İlk Feminist Kadin

Vehbi Tülek

Babiali Baskini

Vehbi Tülek

Napolyon Ve Sultan Iii. Selim

Vehbi Tülek

Kara Mehmet Paşa

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Bedenin Hastalığı Günah Ilacı Ise Istiğfardır

Gâlib Vasfî Efendi Anadolu velilerinden olup, Uşşâkiyye yolu büyüklerinden Abdullah Salâhaddîn Efendi’nin halifesi Şeyh Muhammed Zühdî Efendi’nin oğludur. 1733 (H.1146) senesinde Nazilli'de doğdu. 1801 (H.1216) senesinde aynı yerde vefat etti. Kabri Nazilli'dedir. Sohbetlerinde büyüklerden naklen şöyle buyurdu:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kadızade Hacı Salih Efendi

Vehbi Tülek

Hacı Salih Efendi son devir Osmanlı âlimlerindendir. 1255 (m. 1840)'de Trabzon'un Çaykara ilçesi Köseli köyünde doğdu. Medrese tahsilini tamamlayıp Of Medresesi Müderrisliği, sonra da Of İlçe Müftülüğü'ne getirildi. Bu görevi 31 yıl ifa ettikten sonra, Sultan II. Abdülhamid'in tahttan indirilmesiyle başlayan dine karşı saygısız hareketlere dayanamayıp istifa etti. 1337 (m. 1921)'de vefat etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Her Şey Allahü Teâlânın Kudreti Ile Var Oluyor

Vehbi Tülek

Emir Ve Yasaklara Uymak Büyük Nimettir

Vehbi Tülek

Abdülmecîd Sivâsî Efendi Osmanlı âlim ve velîlerindendir. 1563 (H.971) senesinde Tokat'ın Zile ilçesinde doğdu. 1639 (H.1049) senesinde İstanbul'da vefât etti. Uzun müddet amcası Şemseddîn Sivâsî'nin sohbetinde kalıp feyz aldı. Zile'deki Halvetî Dergâhında vazifelendirildi. İlim ve irfandaki şöhretini duyan Sultan Üçüncü Mehmed Han tarafından İstanbul'a davet edildi. Bunun üzerine İstanbul'a geldi. İlk vaazını Ayasofya Câmii’nde verdi. III. Mehmed, I. Ahmed, I. Mustafa, Genç Osman ve IV. Murâd Han devirlerinde yaşadı. Padişah ve diğer devlet erkânı, önemli hususlarda sık sık görüşlerine başvururlardı. Sultan IV. Murâd Hâna Bağdât'ın İranlılardan geri alınacağını müjdelemiş, padişah sefere çıkarken de hazret-i Ömer'in kılıcını beline kuşatmıştı.

Hanîf İbrahim Efendi

Vehbi Tülek

Siz, Ümmetlerin En Iyisi Oldunuz

Vehbi Tülek

Ailesi Kalabalık, Rızkı Az Olana Müjdeler Olsun

Vehbi Tülek

En Hayırlı Arkadaş Güzel Ahlaktır

Vehbi Tülek

Âlimin Ölümü, Büyük Musîbettir

Vehbi Tülek

Hangi Hükümleri Inkâr Edenler Imansız Olur?

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Sakin Kalyona Binme

Sakin Kalyona Binme

Sultan III. Mehmed Han zamanında Halvetiye yolunun büyüklerinden Abdülehad Nuri Efendiye bağlı en samimi talebelerinden olan Hassa-ı Hümâyûndan Gürcübaşı Mûsâ Ağa şöyle anlattı: Abdülehad Efendi hiç sebep yokken ve bir münâsebet de geçmeden bana; "Mûsâ Ağa! Mısır'dan dönüşte, kalyona binmeyip, sayıkaya veya firkateyne bininiz." buyurdu. Buna çok taaccüb ettim. Çünkü, Mısır'a gitmek hiç hatırımdan geçmemişti. Fakat Abdülehad Efendinin bunu söylemekten bir murâdları olmalı deyip, merakla bekliyordum. Bu sözün mânâsını bir türlü anlayamıyordum.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek

Alabilirsen Al

Vehbi Tülek

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Kabahat Kilincin Midir?

İftiranin Neticesi

Firkateyne Bininiz

Anzakli Ömer

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Vehbi Tülek

Zalimlere Dersini Verdi!

Vehbi Tülek

Firkateyne Bininiz

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek

Bizi Hatirlayin!

Vehbi Tülek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek