Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.646.548

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Yâ Hazreti Câkîr! İmdâdımıza Yetiş!

Muhammed Câkîr hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Irak’ta Samerrâ’da yaşardı. Hanbelî mezhebi âlimlerindendir. 550 (m. 1155) senesinde orada vefât etti. Zamanında bulunan evliyâ içinde bir tane olup, onların temel direklerinden biri idi. Çok yüksek derecelerin sahibi idi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Veren De Allahü TeÂlÂdir, Alan Da

Osmanlı pâdişâhı Sultan Selim Han Mısır'ı zaptettiği zaman, Cumâ namazını Ezher Câmiindekıldı. Cumâ namazını kıldıran hatib için yüz altın bağışladı. Bunu önceden öğrenen hatib, ogün Cumâ namazını kıldırma sırası kendisinde olan diğer hatib arkadaşından izin almıştı.Nöbetini devreden hatib, diğer arkadaşının altınlara kavuştuğunu görünce, söylenmeyebaşladı. O sırada orada bulunan Abdülvehhâb-ı Şa'râni aralarına girip, nöbetini veren hatibe;"Üzülme! Allahü teâlâ bunu sana kısmet etmemiş." dedi. O da; "Rızkımın kesilmesine buarkadaşım sebeb olduğu için kızıyorum." dedi. Abdülvehhâb hazretleri de; "O sebeb oldugörünüyorsa da, aslında sebeb o değildir. Arkadaşın ilâhi kudretin bir âletidir. Âleti kimhareket ettiriyorsa, hüküm onundur. Yoksa âletin değildir. Senin böyle söylemen, sopa iledövülüp de, sopayı vurana değil sopaya kızan adamın hâline benziyor. Hani sen her Cumâhutbelerinde; "Vallahi veren de Allahü teâlâdır, alan da. Yükselten de Allahü teâlâdır,alçaltan da..." demez miydin? Şimdi niçin bunun tersine göre hareket ediyorsun?" deyince, ohatib; "Üstâdım! Huccet ve isbâtlarınla beni susturdun." diyerek oradan ayrıldı.

Vehbi Tülek

Demek Yolda Kaldiniz

Vehbi Tülek

Bağdad Gibi Yüz Kaleye Değerdin

Vehbi Tülek

Tapusunu Hanimin Üzerine Çikartacağim

Vehbi Tülek

Sultan Abdülmecid devrinin meşhur paşalarından biri, hanımından yana dertliymiş. Paşa, kıskançlığı dillere destan olan bu hanımından dostlarına her fırsatta şikâyet eder dururmuş.Yaşanmış bir vak'adır; Paşa, eski sadrâzam Benderli Selim Paşa'nın Ağayokuşu'ndaki konağını pek beğenirmiş. Bir gün buranın satışa çıkarıldığını duymuş ve hemen adamlarını gönderip müşteri olmuş. Oysa konak o çevrede uğursuz diye bilinir, hakkında bin türlü ecinni hikâyeleri anlatılırmış. Paşa'nın eski dostu Şerif Abdülmuttalib Efendi durumu bildiğinden kendisini ikaz etmek istemiş ve bir sabah Paşa'nın yalısına uğramış. Söz sırası gelince;" Aman Paşa hazretleri, demiş, siz bu konağı bilmezsiniz. Şimdiye kadar sahiplerine hiç uğur getirmedi. Kim sahip oldu ise yakın vakitte ya bir kazâya kurban gittiler, ya felâketten başlarını kurtaramadılar!Paşa önce bu sözlere aldırış etmemişse de, arkadaşının ısrarları uzayınca, sırtını sıvazlayıp şöyle demiş:" Efendi hazretleri, siz hiç merak buyurmayınız. Ben onu satın alırken, tapusunu hanımın üzerine çıkartacağım!

Küçük Bir Çamur Denizi Sulandirmaz

Vehbi Tülek

Fatih’in Adaleti

Vehbi Tülek

Kiymeti Takdîr

Vehbi Tülek

Ben Kendi İşimi Yapayim

Vehbi Tülek

Valide Suyu

Vehbi Tülek

Osman Gazi’nin Vasiyetnamesi

Vehbi Tülek

Seni Kanuna Şikayet Ederiz

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Kadınların Evde Ve Camide Namaz Kılmaları Hakkında

Muhammed bin Semâa el-Kûfi hazretleri Hanefi fıkıh ve hadis âlimidir. 130 (m. 747)'de Kûfe'de doğdu. Fı­kıh tahsilini İmam-ı Azam hazretlerinin talebeleri İmam-ı Ebû Yûsuf, Muhammed Şeybâni ve Hasan bin Ziyâd'dan yaptı. Halife Me'mûn tarafın­dan Bağdat kadılığına getirildi. 233 (m. 848)'de vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hüsameddin Bursavî

Vehbi Tülek

Hüsameddin Bursavi hazretleri Bursa evliyasındandır. Zahiri ilimleri Ahizade Abdülhalim Efendiden öğrendi, tasavvuf terbiyesini de Şeyh Muhammed Efendiden aldı. 1042 (m. 1632)'de vefat etti.
"Nüshetü't-Tasavvuf" isiminde bir eseri vardır. Bu kitabında şöyle buyuruyor:

Geylânlı Büyük Velî Seyyid Cemâleddîn

Vehbi Tülek

Memleketine Gitme Annen Ölmedi!

Vehbi Tülek

Abdullah Menûfî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 1287 (H.686) senesinde Mısır'ın Buhayra şehrinde doğdu. Çocukken temel din bilgilerini öğrenip, Kur'ân-ı kerîmi ezberledi. Daha sonra birçok âlimden ilim öğrendi. Süleymân Şâzilî'nin sohbetlerinde yetişip, vilâyet derecelerinde yükseldi. Mâlikî mezhebi fıkıh bilgilerinde, tefsîr ve Arabî ilimlerde âlim oldu. 1347 (H.748)'de Mısır'da vefât etti.

Sâlih Rüyâlar Görmekle Meşhur Olan Zat

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâdan Iyilik Umarak Can Veriniz

Vehbi Tülek

O, Dünyânın En Büyük Hatibi Idi

Vehbi Tülek

senin Hâllerin Tamamlanmadı

Vehbi Tülek

Molla Arab Hazretleri

Vehbi Tülek

İnsanlardan Korktunuz Da Benden Korkmadınız

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi. O anda, uzaklardan bir karaltı peydâ oldu. Yaklaştıkca, bunun bir insan olduğunu, suyun üzerinde süratle kendilerine doğru geldiğini gördüler. Onun yürüdüğü yerlerde dalgalar hemen sâkinleşiyordu. Nihâyet o zât geminin yanına geldi ve gemiyi eliyle bir mikdâr tuttuktan sonra, geminin önünden yürümeye başladı. Yürüdüğü yerlerde deniz durgunlaşıyordu. Bir müddet sonra gözden kayboldu. Kaptan, o kimsenin su üzerinde gittiği istikâmete göre, geminin dümenini ayarladı. Bir müddet sonra, selâmetle sâhile vardılar. Herkes bu hâdise karşısında şaşırıp kaldı. Sâdece o delikanlı şaşırmamıştı. Yolcular sâhile çıktıklarında, bir kimse karşılarına çıkıp onlara; "Ey yolcular! Üftâde hazretlerinin selâmı var. Sağ olduğum müddetçe, bu sırrı kimseye söylemesinler diye bana emretti." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Ayyaşin Sonu

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Kul Hakkı

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Vehbi Tülek

Derdi Olan Neylesin?

Vehbi Tülek

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Vehbi Tülek