Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.525.595

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Yâ Rabbî, Bu Suya Bereket Ihsân Et!

Kutb-i Rabbânî hazretleri Hindistan'ın meşhur velîlerindendir. İsmi, Muhammed’dir. 1363 (H.765) yılında Pânipüt şehrinde vefât etti. Şerefüddîn Ebû Ali Kalender hazretlerinin terbiyesine verildi. Yıllarca ilim öğrendi ve riyâzetler çekti. Çok kerametleri görüldü. Tayy-i zaman ve tayy-i mekân sâhibi olup zaman ve mekân elinde dürülür, Allahü teâlânın izniyle, kendisine uzaklar yakın olur, zaman uzar ve kısalırdı. Çok zaman, cumâ namazlarını Kâbe-i şerîfte kıldığı halk arasında meşhûrdu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Fatih’in Medreseleri

Fatih'in bilime olan hizmetlerine tanıklık eden anıtların en önemlisi, kuşkusuz camisinin etrafına yaptırdığı medreselerdir... Ancak ilk medrese eğitimi, fetihten hemen sonraki günlerde cami haline getirilen Ayasofya'da başlamış ve caminin yanındaki papaz odaları boşaltılarak öğrencilerin buralarda kalmaları sağlanmıştır. Molla Hüsrev'in başmüderrisliğe getirildiği bu ilk öğretim kurumunda, İstanbul'un ilk kadısı,Ayasofya'yı Cami olarak "tescil eden" Hızır Çelebi 'nin ilk müderrisler arasında bulunduğu görülmektedir. Bu sıralarda molla Zeyrek de müderris olarak Zeyrek camisinde derslere başlamıştır. (Türkiye Tarihi 2 s: 243) İşte İstanbul'da fetihten sonra öğretime başlayan ilk iki medrese bunlarrdır. Fatih medreselerinin yapımı bitince, Zeyrek'teki öğrenciler oraya taşınmış, Ayasofya'da ise öğretim sürdürülmüştür. Vakfiyesinde de belirtildiği üzere, Medaris-i Semaniye adı ile Fatih Camii'nin etrafında yapılmış olan bu yeni kuruluş, sekiz medrese ve her medresenin arkasında Tetimme adı verilen daha küçük sekiz medreseden oluşmaktadır. Ayrıca müderris ve öğrencilerin yararlanması için bir kitaplık, bir Darüşşifa ve bir de misafirhane bulunmakta idi. medreselerin her birinde "akli" ve "natli" bilimlerde birer müderris, Daruşşifada ise hangi ulustan olursa olsun iki hekim, bir göz hekimi, bir cerrah ve bir de eczacı görevlendirilmişti. Hekimlerin hastaları günde iki kez ziyaret etmeleri şart koşulmuştur.Fatih döneminde üzerinde durulması gereken önemli bir kuruluş da hızla geliştiği görülen bir yüksek okul niteliğindeki Enderun Okulu'dur. Bu kuruluş içinde askerlik, yöneticilik,güzel sanatlar bölümleri olduğu gibi, ayrıca bir de hastane bulunmakta idi. tanzimat dönemine kadar yaşadığı görülen Enderun Okulu'nda Galata Sarayı,Eski Saray ve Edirne Sarayı gibi sarayların orta dereceli saray okullarını bitirenler kabul edilmekte idi.

Vehbi Tülek

Aziziye Müdafaasi

Vehbi Tülek

HüdÂyî Yolu

Vehbi Tülek

Kanuni’nin Mevlana’yi Ziyareti

Vehbi Tülek

Kânûni Sultan Süleymân Han 11 Haziran 1534'te Irakeyn seferine çıktığında 20 Temmuz'da Konya'ya geldi. Burada otağını kurup birkaç gün kaldı. Bu esnâda Konya'da medfûn bulunan başta Mevlânâ Celâleddin-i Rûmi olmak üzere velilerin kabirlerini ziyâret etti. Kânûni, Mevlânâ Celâleddin-i Rûmi hazretlerinin türbesi yanında dervişlerin namaz kılacakları, âriflerin duâ edip yalvaracakları bir mescid yaptırdı. Ayrıca Behâeddin Sultan Veled hazretlerine âid eski ve yıkık bir medreseyi tâmir ettirip yeniledi. Bu sırada Çelebi Hüsrev hazretleri de dâhil olmak üzere mevlevi şeyhlerinin sohbet meclislerinde bulunup duâlarına kavuştu.

41 - Çekirge Suyu

Vehbi Tülek

AlÂeddîn Ali Esved KarahisÂrî

Vehbi Tülek

Ii. Selim Ve Yahya Efendi

Vehbi Tülek

Bizler AsÂkir-i OsmÂni’yiz

Vehbi Tülek

Benim Peygamberim Beni Kurtarir

Vehbi Tülek

Herkes Yediğini Gönderir

Vehbi Tülek

Hemhal Olmak

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Allahü Teâlâ Tövbeleri Kabul Edicidir

Muhammed Vânnûgi hazretleri Mâliki mezhebi fıkıh ve tefsir âlimidir. İbn-i Abdüsselâm adıyla meşhur oldu. 759 (m. 1358)'de Tunus'ta doğdu. 819 (m. 1416)'da Mekke-i mükerremede vefât etti. "Kitâbü alâ kavâid-i İbn-i Abdüsselâm" isimli eserinden bazı kısımlar:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Fahreddîn-i Râzî (rahmetullahi Aleyh)

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Râzi hazretleri, vefâtına yakın, talebelerinden İbrâhim bin Ebû Bekir İsfehâni'ye şu nasihatta bulundu: Peygamberlerin, meleklerin en büyüklerinin yaptıkları, bildiğim ve bilmediğim, lâyık olduğu hamdler ile Allahü teâlâya hamd ederim. Allahü teâlânın rahmeti, Resûlullah efendimize, diğer Resûller, Nebiler (aleyhimüsselâm), mukarreb melekler ve sâlih kimseler üzerine olsun.

Bir Garip Çocuk Ve Tâvûs Bin Keysân

Vehbi Tülek

Dört Kısım Insandan Ikisi Iyi Ikisi Kötüdür

Vehbi Tülek

Osman Fazlı Efendi Osmanlı âlim ve evliyâsındandır. 1632’de (H.1041) Bulgaristan’da Şumnu kasabasında doğdu. İlk tahsilinden sonra İstanbul'da bulunan büyük âlim Zâkirzâde Abdullah Efendi’ye intisab ederek ilim ve tasavvufta yüksek derecelere ulaştı. Fatih’te Atpazarı’nda bir dergâh açarak talebe yetiştirdi. Sultan IV. Mehmed Han, Osman Fazlı Efendi’yi çok severdi. Zaman zaman saraya davet eder, vaaz ve nasihatlerinden istifade ederdi.

Saçaklızade Osman Efendi

Vehbi Tülek

İyi Arkadaş, Iki Cihân Için Büyük Saâdettir

Vehbi Tülek

Ziyâüddîn Nahşebî

Vehbi Tülek

Muhammed Zeynel’âbidîn

Vehbi Tülek

Cennetten Gelen Kandilin Nuru

Vehbi Tülek

Allahtan Korkanlar Herkese Faydalı Olur

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Adalet Ve Tevazu

Adalet Ve Tevazu

Emevi halifelerinin büyüğü Ömer b. Abdülaziz Hazretleri, devlet başkanlığı sırasında kul hakkı ve sosyal adalet hususunda çok titiz davranırdı. Gece çalışmalarında ayrı işlere tahsis ettiği iki kandili vardı. Bunlardan birini kendi özel işleriyle ilgili notları yazarken kullanır, öbürünü ise devlet ve millet işleriyle ilgili yazışmalarda kullanırdı. Halife, birden fazla gömleği olmayan, varlıksız biriydi.

Yakınlarından birisi Ömer b. Abdülaziz'e bir elma hediye göndermişti. O da elmayı biraz kokladıktan sonra sahibine geri gönderdi. Elmayı geri götüren görevliye şöyle dedi:

- Ona de ki, elma yerini bulmuştur.

Fakat görevli itiraz edecek oldu:

- Ey müminlerin başkanı! Rasulullah Aleyhisselâm hediye kabul ederdi. Bu elmayı gönderen de senin yakınlarındandır.

Halife cevap verdi:

- Evet ama, Rasulullah s.a.v.'e verilen hediye idi. Bize gelince, bize verilen hediyeler rüşvet olur.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Her Şeyi Göze Almıştı!

Anzakli Ömer

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Vehbi Tülek

Sünnet Akçesi

Vehbi Tülek

Firkateyne Bininiz

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Bana Delil Getir

Vehbi Tülek