Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.765.986

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Günahkâr Kimse Herkesin Yanında Aşağılanır!

Abdurrahmân Tafsûncî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Bağdâd'a bağlı Tafsûnc beldesinde doğdu. Abdülkâdir Geylânî hazretlerinin talebesidir. 1115 (H.550) senesinde hocası Abdülkâdir Geylânî'nin sağlığında vefât etti. Abdurrahmân Tafsûncî'nin talebelerinden biri anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Mesir Macunu

Yavuz Sultan Selim Hânın kızı Şâh Sultan, zevci Sadr-ı âzam Lütfi Paşa ile Yanya'dan İstanbul'a gelirken, yolda eşkıyânın baskınına uğradı. Bu kötü durumdan nasıl kurtulacakları nı düşünürlerken, o anda Allahü teâlânın izni ile, zamânın evliyâsından Merkez Efendi karşılarına çıkıverdi. Önceden orada olmadığı hâlde, bir anda karşılarına dikilen Merkez Efendiyi gören haydutlar, şaşkına döndüler. Eşkıyâ reisi, Merkez Efendinin heybeti karşısında selâmeti kaçmakta buldu. Diğerleri de kaçıp orayı terkettiler. Eşkıyânın ortadan çekilmesiyle Merkez Efendi de bir anda kayboldu. Bu hâli hayretle seyreden Lütfi Paşa ve zevcesi Şâh Sultan, Merkez Efendiyi tanımışlardı. Şâh Sultan, Merkez Efendinin bu kerâmetinden dolayı, İstanbul'da Eyüb Bahariye'de onun adına bir câmi ve yanına medrese yaptırdı. Merkez Efendiyi buraya tâyin ettiler. Bir müddet orada talebe yetiştiren Merkez EfendiyeKânûni Sultan Süleymân Hân, Topkapı surlarının dışında yaptırdığı tekkede vazife verdi. Burada da aynı hizmete devam eden Merkez Efendi, Kânûni Sultan Süleymân Hânın annesinin isteği ve Sünbül Efendinin tenbihi üzerine Manisa'ya gitti. Vâlide Sultanın Manisa'da yaptırdığı imâretin yanındaki dergâhta hocalık yaptı. Tıb bilgisi kuvvetli olan Merkez Efendi, Manisa'da bulunduğu sırada kırk bir çeşit baharattan meydana gelen bir mâcun yaptı. Bu mâcunu hastalar yiyerek şifâ bulurdu. İlkbaharda yetişen çiçeklerden de istifâde edilerek yapılan bu mâcunu almak için, çevre kasabalardan gelirlerdi. Mesir mâcunu diye şöhret bulan bu mâcun, şimdi de yapılmaktadır.

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman Ve Bahri Dede

Vehbi Tülek

Yanliş Gelen Telgraf

Vehbi Tülek

İtalya’da Bir Yeniçeri

Vehbi Tülek

Bir Osmanlı Yeniçeri'si 1683'deki Viyana Kuşatması'nın hemen ardından bir yeniçeri İtalya'ya geçip yerleşir. İl Turco olarak çağrılan Yeniçeri'mizin yerleştiği köyün adı Moena. Şimdi, kendilerini bu Türk'ün torunları olarak bilen köy halkı, o zamanlar Ausburg Dükalığı'na bağlıymış. Târih boyunca birçok kültürün izlerini taşıyor.Avusturya'nın sınır kapısına 165, Roma'ya da 700 kilometre uzaklıktaki Alp'ler üzerindeki Teronda bölgesinde bulunan bu köy, bu şirin dağ kasabası şimdi Moena sporları için modern bir turizm yeri. Bütün geliri turizmden. Yerli turstlerin dışında Avusturya ve Almany'dan gelenler çoğunlukta. Gerçek nüfusu 2600, ancak nüfus kışın 55 bin yazın da 30 bin'e ulaşıyor.

Sultan I. Ahmed Ve Hediyesi

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Ve Bihrûze Hatun

Vehbi Tülek

Sultan Adülaziz’in Avrupa Seyahati

Vehbi Tülek

Çolak Hasan

Vehbi Tülek

Benim Milletimin Ocaği Yaniyor

Vehbi Tülek

Millî Şehid KemÂl Bey

Vehbi Tülek

Amin Alayi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

bu Kemikleri Kırmayınız!..

Dâvûd bin A'zeb hazretleri, evliyânın büyüklerindendir. Doğum ve vefât yerleri, târihleri belli değildir. Devrinin veli kulları huzûrunda yetişen Dâvûd bin A'zeb, haram ve şüphelilerden çok sakınan verâ ve takvâ sâhibi bir zât idi...
Dâvûd bin A'zeb hazretleri, bir gün bir seveninin evine misâfirliğe gitti. Ev sâhibi, hizmetçisine bir koyun kesip, hazırlamasını söyledi. Hizmetçi, bir koyun kesip hazırladı. Yemek vakti Dâvûd bin A'zeb'in önüne getirilince; "Onu kaldırın, ondan haram kokusu geliyor" buyurdu. Ev sâhibi araştırınca, hizmetçinin yanlışlıkla sürüye katılan bir hayvanı kestiğini öğrendi. Böylece başkasına âit bir koyunu yemekten kurtuldular. Hak sâhibine durumu anlatıp başka bir koyun verdiler...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hakîkî Muhabbet Artmaz Ve Eksilmez

Vehbi Tülek

Ebü'l-Haccâc El-Kuraşi hazretleri evliyânın meşhurlarındandır. Mısır'da Aksûr'da doğdu 642 (m. 1244) senesinde orada vefât etti. Ebü'l-Haccâc hazretleri, başından geçen bir hâdiseyi şöyle anlatmıştır:

Ebü'l-cevza Rabaî

Vehbi Tülek

Hazreti Ali'nin Sırdaşı Kümeyl Bin Ziyâd

Vehbi Tülek

Kümeyl bin Ziyâd el-Nehai, bâtın sırlarının ve velayet ışığının kaynağı olan büyük bir zattır. Hazreti Ali Medine'de bir medrese kurdu. Sarf ve Nahv öğretilmesini Ebu Esved ed-Düeli'ye, Kıraat öğretme işini Abdurrahman es-Sülemi'ye, Tabii ilimler konusunda öğretmenlik görevini de Kümeyl bin Ziyâd'a verdi.
Hazreti Ali bir gün sırdaşı Kümeyl bin Ziyâd'ın elini tutup şehrin dışına çıkardılar. Sahraya varınca bir ah çektiler de buyurdular ki:

Kıyâmet Günü Kur’ân Ehli Çağırılır

Vehbi Tülek

Hayber'de Ganimet Istemeyen Mücâhid

Vehbi Tülek

O, Dünyânın En Büyük Hatibi Idi

Vehbi Tülek

cenâze Namazımı Emîr Külâl Kıldırsın

Vehbi Tülek

Şemseddin Ibn-i Cezeri

Vehbi Tülek

Hastalar Seher Vaktinde Niçin Rahatlarlar?

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Allah Diyen Genç

Allah Diyen Genç

Fakir bir genç, padişahın kızına aşık olmuş. Bu ümitsiz sevdasını gidip o beldenin meşhur dervişine anlatarak yardım dilemiş. Derviş: "Evlâdım, şehrin girişinde tam yol ağzında otur, kim ne derse desin sadece 'Allah' diye cevap ver." demiş. Fakir genç, denileni yapmış. Günlerce, aylarca şehrin girişinde başka hiçbir kelime konuşmadan "Allah" demiş. Derviş, yiyeceğini, içeceğini her gün getiriyormuş. Zamanla "Allah" diyen genç halk arasında meşhur olmaya başlamış. Nihayet bir gün padişah da genci merak etmiş. Dervişten, genç hakkında bilgi istemiş. Derviş, gencin devrin büyüklerinden olduğunu söylemiş. Padişah, kalkıp genci ziyarete gitmiş. "Kimsin? Derdin ne? Ne istersin?" demiş ise de, genç, padişaha karşı da "Allah" demekten vazgeçmemiş. Başka tek kelime konuşmamış. Derviş akşam gencin yanına gelmiş. "Padişah sana "Kızımı vereyim" diyene kadar, sen ondan sakın ola ki bir istekte bulunma!" diye tembihte bulunmuş. Nihayet bir gün padişah gelip: "Ne istiyorsun, istiyorsan seni kızımla evlendireyim." deyince, genç, dervişin şaşkın bakışları altında "Yok" demiş. Artık onu da istemiyorum. Ben başka birisinin hatırı için Allah dedim, Allah devrin padişahını ayağıma getirip, benim gibi miskin bir gence kendi kızını teklif ettirdi. Eğer Onun hatırı için Allah deseydim kim bilir ne olurdu? Ben bundan böyle Ondan başkasını anmıyor, ondan başkasını istemiyorum.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek

Hayat Kurtaran Yalan

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Şikayet

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Garip Karşilanan Bir Adak

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Vehbi Tülek

İsmail Hakki Efendi

Vehbi Tülek

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Vehbi Tülek

Bizi Hatirlayin!

Vehbi Tülek