Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.198.900

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Dergâha Ayakkabıyla Girmek Isteyen Küstah İngiliz Subayı!

Hâce Mahdûm Sâbir hazretleri büyük velîlerdendir. 1196 (H.592)'da Afganistan’da Hirat'ta doğdu. İlk tahsilinden sonra Hindistan’a giderek Ferîdüddîn-i Genc-i Şeker hazretlerine intisab etti. Onun sohbetlerinde kemale gelince hocası ona icazet vererek Kalyâr'a (Gvâliyar) gönderdi.1291 (H.690) senesinde orada vefât etti...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Eğer Sakalimin Bir Kili Bilseydi!

Fatih Sultan Mehmed, İstanbul'u almadan evvel Cenevizlilerle iyi ilişkileri geliştirmişti. İstanbul'a giren Osmanlılar, Ceneviz kolonisi olan Galata'yı da işgal etti. Bu durum karşısında Cenevizliler Osmanlı lara cephe aldı ve ilişkilerini kesti.Akdeniz ve Karadeniz ticaret yolları Venedik ve Cenevizlilerin kontrolleri altında bulunuyordu. Bundan endişe eden Fatih, Cenevizli lerin elinde bulunan Amasra üzerine sefere çıktı. Ayrıca 150 gemiden kurulu bir donanma hazırlayıp, Mahmud Paşa'ya:-Kurduğum bu donanma ile Karadeniz sahilini takibedeceksin! Emrini verdi.Mahmud Paşa Karadeniz'e açılırken, Fatih'te ordusuyla İzmit- Sapanca-Akyazı üzerinde sefere çıktı. Seferin nereye ve kim üzerine olduğunu herkes merak ediyordu. Ordu kadılarından biri:-Haşmetlû Sultanım, sefer nereye ola ki? Diye sordu.Fatih Sultan Mehmed bu soruya şu tarihi cevabı verdi:-Bana bak efendi! Zihnimden geçenleri şu gördüğün sakalımın bir teli sezecek olsa, bütün sakalımı keserdim!

Vehbi Tülek

Doğru Yoldan Ayrilmamak

Vehbi Tülek

Kanuni’nin Merhameti

Vehbi Tülek

Devlet İçinde Devlet Ya Da Düyun-u Umumiye

Vehbi Tülek

Osmanlı devletinde ilk dış borç, 1854 Kırım Savaşından sonra alındı. Osmanlı Devleti, Sultan İkinci Abdülhamid Han zamânına geldiğinde, ağır dış borçlar altında ezilme mevkindeydi. Akıllı tedbirlerle belli bir zaman içerisinde bu borçlar ödenebilirdi. Lâkin 93 Harbi (1877-78) hezimeti, devleti iflâsın eşiğine getirdi. Devlet, en verimli topraklarını kaybetti. Akın akın gelen göçmenlerin sayısı bir milyona ulaştı. Bu kadar göçmeni bir yıl içinde rahata kavuşturmak çok zordu. Bu arada, Rusya'ya ağır tazminât ödeme mecbûriyetiyle karşı karşıya kalındı. Rusya Ağrı kendilerine bırakıldığı takdirde, tazminât hakkından vazgeçebileceğini teklif etti ise de, Sultan Abdülhamid Han bu teklifi kesinlikle reddetti. Eğer Sultan Abdülhamid Han Ayastefanos Antlaşmasındaki tazminâtı Berlin Muâhedesi ile düşürmemiş olsaydı, devlet daha o sırada batabilirdi. Ordunun durumu ise perişan bir vaziyetteydi. Emperyalist Avrupa devletleri yıllardır peşinde koştukları emellerine ulaşmak üzereydi. Onlar dış baskıların çemberi içerisinde sıkışan imparatorluğu borç bataklığı içinde boğmak istiyorlardı. İşte İkinci Abdülhamid Hanın devraldığı mâli durum bu idi.

Sultan I. Mahmud Ve İstanbul’un İmari

Vehbi Tülek

Sarayda Kadir Gecesi Alayi

Vehbi Tülek

Seydi Ali Reis

Vehbi Tülek

Osmanlilar Karşisinda

Vehbi Tülek

Çomar Bölükbaşi

Vehbi Tülek

Mohaç Meydan MuhÂrebesi

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selîm Ve Dede Molla

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Şehid âlim Abdullah El-mısrî

Abdullah el-Mısri hazretleri, Mısır'da yaşamış Maliki âlimlerinin büyüklerindendir. 772 (H.155) senesinde İskenderiye'de dünyaya geldi. Hazreti Osman'ın azadlı kölelerinden Abdülhakem'in oğludur. İlk tahsilini babasından aldıktan sonra Mısır'ın en büyük âlimlerinin derslerine devam etti. Daha sonra İmam-ı Malik hazretlerine talebe oldu. Onun en mümtaz talebeleri arasında yer aldı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Lâmiî Çelebi

Vehbi Tülek

Lâmii Çelebi, Osmanlılar zamânında yetişmiş âlim ve velilerdendir. Asıl ismi Mahmûd'dur. Lâmii Çelebi diye meşhur oldu. 1472 (H.877) de Bursa'da doğdu, 1531 (H.938) senesinde vefât etti. Seyyid Emir Ahmed Buhâri hazretlerinin talebesidir...
Lâmii Çelebi birçok kitabı Türkçeye tercüme etti. Bunlardan Şevâhid-ün-Nübüvve meşhurdur. Bu kitapta buyuruluyor ki:

Sâbit El-benânî'yi Dinleyen Meçhul Zat!

Vehbi Tülek

Büyük Mutasavvıf Abdülkerîm Cîlî

Vehbi Tülek

Abdülkerim Cili hazretleri 1365 (H.767) senesinde Bağdad'da doğdu. 1428 (H.832) senesinde vefât etti. Küçük yaşta ilim tahsiline başladı. Çok zeki ve kavrayışı yüksekti. Onu Zebid bölgesindeki büyük evliyâ Şerefüddin İsmâil bin İbrâhim el-Ceberti'ye gönderdiler. Kısa zamanda o büyük zatın teveccühlerini kazandı. Bilhassa hadis, fıkıh ve tasavvufta yüksek derecelere ulaştı...
Abdülkerim Cili hazretleri, talebelerini, bilhassa nefsin ve şeytanın aldatmalarına karşı çok uyarır, dikkatli olmalarını öğütler ve hocalarının sözünden hiç çıkmamalarını sıkı sıkıya tembih ederdi. İblisin şöyle dediğini bildirirdi: "Vallahi, bana göre bin âlimi aldatmak, imânı kavi bir ümmiyi aldatmaktan daha kolaydır."

Akıllı Insan, Sâlih Ameli Terk Etmez

Vehbi Tülek

Tövbe Ederek Allah'a Dön

Vehbi Tülek

Emînüddîn Bin Neccâr

Vehbi Tülek

İnsanlar Yükselmeye Elverişli Olarak Doğar

Vehbi Tülek

Debbâğ Abdurrahman

Vehbi Tülek

İbrâhim Kabâdî Hazretleri

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Korkma!

Korkma!

Sinop'ta medfûn bulunan ve Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi'nin talebesi olan Mahmûd Kefevi hocasının şu kerâmetini anlattı:"Gemiye binip İstanbul'a gitmek üzere yola çıktık. Ben o zaman gençtim ve bu benim ilk yolculuğumdu. Hoş bir rüzgârla dört gün gittik. Sonra şiddetli bir rüzgârla deniz kabardı. Dalgalar her taraftan vurmaya başladı. Gemide bulunanlar korku, dehşet ve ümitsizlik içinde bâzı mal ve eşyâlarını denize attılar. Bu ızdırap ve sıkıntı bana da ümitsizlik vermeye başladı. Hocam Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi, geminin alt katında sâkin ve telaşsız bir halde oturuyor du. Dalgaların şiddetli vuruşları gemide bulunanların ve benim korkumu iyice arttırdı. Hocam bana bakıp; "Korkma! Allahü teâlâ bizi kurtaracak ve biz Erikli Kasabasının doğu tarafındaki Hacı Baba Dergâhında kuşluk vakti oturup süt içeceğiz ve incir yiyeceğiz." buyurdu. Gemici lerin hesâbına göre seksen mil yolumuz kalmıştı. Ebû Bekr Kefevi hazretleri sükûn ve vekar içinde tatlı ve güzel sesiyle Kehf sûresini okumaya başladı. Biz rahatladık ve korkumuz kalma dı. Halbuki dalgaların vuruşları hâlâ devâm ediyordu. Nihâyet Allahü teâlâ bizi, hocam Ebû Bekr Kefevi hazretlerinin duâsı bereketiyle kurtardı. Gecenin sabahında Erikli sâhiline çıkıp doğruca Hacı Baba Dergâhına ziyârete gitti. Biz de onu tâkib ettik. Hep birlikte oturduk. Hocamız Kur'ân-ı kerim okuyor biz de dinliyorduk. O sırada dergâhın çevresinden bir kadın iki elinde birer çanak ile çıkageldi. Kapları önümüze bıraktı. Biri süt, diğeri incirle doluydu. Şeyh Ebû Bekr Kefevi tebessüm ederek bize baktı ve; "Bismillah ile yiyiniz!" buyurdu. Biz besmele ile yedik. Hocamın bu kerâmetine şâhid olduğumuz zaman, 1542 (H.949) senesiydi."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sakin Kalyona Binme

Vehbi Tülek

Ahde Vefa

Vehbi Tülek

At Hirsizi

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

B0r Çuval Toprak

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Hayat Kurtaran Yalan

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Vehbi Tülek

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Vehbi Tülek