Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.116.465

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Cin Ve Şeytanın Zararından Korunmak Için

Kadı Bedreddin Şiblî hazretleri Hanefî mezhebi fıkıh âlimidir. 712 (m. 1312)'de Şam’da doğdu. Daha küçük yaşta iken ilim öğrenmeye başladı. Zamanın büyük âlimlerinin derslerine devam etti. 769 (m. 1367)’de Trablus'ta kadılık yaparken vefat etti.

Çok kitap yazdı. Bunlardan “Akamü'l-mercan fî ahkami'l-can” eseri cinlerle ilgilidir. Bu kitabında buyuruyor ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Ii.mahmud Han’in İlim Ve Sanat Aşki

İkinci Mahmûd Hanın ilmi fazla olup, dini, fenni, teknik, askeri, idâri ve sanat sahalarında kendisini çok iyi yetiştirmişti. Dindar, akıllı, zeki, çalışkan olup, gayret ve azim sâhibiydi. Şâirdi. Adli mahlasıyla şiir yazardı. İlim, sanat adamlarına ve eserlerine çok alâka gösterirdi. Onlara kıymet verip, himâye ederdi.Ülkenin imârına, ilim, sanat, hayır ve sosyal müesseselerine önem veren İkinci Mahmûd Han, pekçok eser yaptırdı. Bâyezid Yangın Kulesini; Unkapanı ile Azapkapı arasındaki şimdi Unkapanı Köprüsü denilen Mahmûdiye Köprüsünü; Beylerbeyi ve Çırağan saraylarını; Tophâne'de Nusratiye, Bahçekapı'da Hidâyet, Üsküdar'da Adliye, Arnavutköy sâhilinde Tevfikiye câmilerini yaptırdı. Hazret-i Hâlid'in türbesini mükemmel tâmir ettirip, iyi bir hattat olduğundan sandukası pûşidesi üzerindeki yazıyı kendi el yazıları ile yazdı. Yine güzel bir hüsnü hatla yazdığı Lefkoşe'de Selimiye Câmiinde asılıdır. Tophâne'de Kâdiri Câmii ve tekkesini tâmir ettirdi.İkinci Mahmûd Han, 1820 senesinde Hücre-i saâdete hediye ettiği şamdanla birlikte gönderdiği aşağıdaki yazı, Osmanlı Sultanlarının Resûlullah'a olan hürmet ve muhabbetlerinin bir vesikasıdır:Şamdan ihdâya eyledim cüret yâ Resûlallah!Murâdım der-i ulyâya hizmet, yâ Resûlallah!Değildir ravdaya şâyeste, destâviz-i nâçizim,Kabûlünle kıl ihsân u inâyet, yâ Resûlallah!Kimim var hazretinden gayrı, hâlim eyleyem i'lam,Cenâbındandır ihsân u mürüvvet, yâ Resûlallah!Dahilek, el-emân, sad el-emân, dergâhına düşdüm,Terahhüm kıl, bana eyle şefâ'at yâ Resûlallah!Dü-âlemde kıl istishâb bu Han Mahmûd-i Adliyi,Senindir evvel ü âhırda devlet yâ Resûlallah!Mısır, Yanya ve Mora gibi vilâyetlerin isyânı ve yeniçerilerin kazan kaldırmaları, yok edilmeleri ve Rus ordularının saldırmaları sırasında Sultan Mahmûd Han, Mekke ve Medine'yi ancak tamir edebilmiş, kendisinden sonra oğlu Abdülmecid Han, bunları tezyin için şaşılacak bir himmet ve gayret göstermiştir.

Vehbi Tülek

Filan Gün Saltanat Tahtina Oturacaktir

Vehbi Tülek

Çolak Hasan

Vehbi Tülek

Ravza-i Mutahara Müdafii Fahreddin Paşa

Vehbi Tülek

Birinci Dünya Harbinin başında, daha önceden İngiliz casusu Lawrwence'in kandırdığı ve Vehhabilerin tarafına geçen bedevi kabileleri, Arab yarımadasında isyanlar çıkarıyıorlardı. İlk isyanı, 3 Haziran 1916'da Medine civarındaki demiryolu ve telgraf hatlarını tahrip ederek başlattılar. 5-6 Haziran gecesi de karakollara saldırdılar, fakat Hicaz'daki Osmanlı kuvvetleri nin kumandanı Fahreddin Paşa' nın aldığı tedbirler sayesinde geri püskürtüldüler. Fakat başlan gıçta sayıları 50.000'i bulan isyancılar, gün geçtikçe çoğalıyorlardı. Üstelik İngilizler'den devamlı silah ve para yardımı alıyorlardı. Buna karşılık Osmanlı askerinin mevcudu ise sadece 15.000 idi ve İstanbul'dan hiçbir yardım alamıyordu. Çünkü Osmanlı 7. Ordusu, Filistin, Irak ve Kanal cephelerinde İngilizlerle savaş halindeydi.

Mimar Sinan Ve Süleymaniye Camii

Vehbi Tülek

Sultan Adülaziz’in Avrupa Seyahati

Vehbi Tülek

Sultan İkinci Bayezid Ve Sari Saltuk

Vehbi Tülek

20 - Şehid Derviş Paşa

Vehbi Tülek

92 - Bunlar Bizi Allah Rizasi İçin Ziyarete Gelirler

Vehbi Tülek

Ata Efendi’nin Vatan Aşki

Vehbi Tülek

Rodos’ta Casus Osmanli Kadinlari

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Haram Yiyenin Duâsı Kabul Olmaz

Osman Sâhib Efendi Yetmişyedinci Osmanlı Şeyhülislâmıdır. 1122 (m. 1710) senesinde İstanbul'da doğdu. 1183 (m. 1770) senesinde vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bu Iş Büyük Nîmettir, Acaba Kime Verirler?

Vehbi Tülek

Hacı Hıdır Efgân hazretleri, Hindistan'ın meşhûr velilerindendir. Aslen Afganistanlıdır. Serhend'e bağlı Behlülpûr kasabasında doğdu. Behlülpûr'da 1625 (H. 1035) senesinde vefât etti. İmâm-ı Rabbâni hazretlerinin sohbetleriyle şereflendi. Kısa zaman içinde feyiz alıp yükseldi ve tasavvuf derecelerini geçti. İcâzet verilip, memleketine gönderildi. Serhend yakınlarındaki Behlülpûr kasabasında bulunur, sık sık İmâm-ı Rabbâni hazretlerinin yüksek dergâhlarına gelir, sohbetleriyle şereflenir ve tekrar dönerdi.

Evliyânın Sohbetinde Öyle Bir Tesir Olur Ki!

Vehbi Tülek

İnsanların En Akıllısı!..

Vehbi Tülek

Bahşi hazretleri, Haleb'de yetişen Şâfii mezhebi fıkıh âlimlerinden ve tasavvuf büyüklerindendir. 1628 (H.1038) senesinde doğdu. İlim tahsili için Şam'a gitti. Halvetiyye yolunda yetişti. Tasavvufun sırlarına ve inceliklerine vâkıf oldu. 1675 senesinde Anadolu'ya geldi. Edirne'de bir müddet kaldı. Sonra İstanbul'a geldi. Vezir-i âzam Fâzıl Mustafa Paşa'nın, Muhammed Bahşi'ye karşı husûsi muhabbeti vardı... Bir müddet vazife yaptıktan sonra hac vazifesini ifâ etmek için mübârek beldelere giden Muhammed Bahşi, 1687 yılında orada vefât etti. Vefatından kısa zaman evvel bir sohbetinde buyurdu ki:

Bir Gün Mutlaka Ölümü Tadacağız

Vehbi Tülek

Bir Gönül Sultanı Abdurrahmân Efendi

Vehbi Tülek

Asım El-ahvel

Vehbi Tülek

Hamdûn Kassâr Hazretleri

Vehbi Tülek

Dervişin Avucunda Altın Olan Toprak

Vehbi Tülek

Sivasî Abdülmecîd Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Abdullah-i EnsÂrî

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Pişman Oldular!

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Abdullah-i EnsÂrî

Vehbi Tülek

Bereketi Var Mı?

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek

Bana Delil Getir

Vehbi Tülek