Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.321.823

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Memleketin Manevi Destekçileri Onlardır

Sadreddîn-i Konevî hazretleri evliyanın büyüklerinden ve kelâm âlimlerindendir. 671 (m. 1272) senesinde vefat etti. Kabri Konya’da kendi adı ile anılan caminin bahçesindedir.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

v Hükümdarlardan biri vezirine oğlunun hocasından yakınıyordu: - Ben istiyorum ki oğlum ilim öğrensin, benim yerime iyi bir hükümdar olsun, o ise devamlı müzikle, sesle, sazla meşgul Demek ki hocası buna iyi bir yön veremiyor. Vezir aynı görüşte değildi: - Hükümdarım hocanın elinde mucize yok. Çocuğun kabiliyeti neye ise hocası ancak onda ilerlemesine, olgunlaşmasına yardım edebilir İnsanın tabiatı değiştirilemez Terbiye yaratılışa tabidir.

Vehbi Tülek

Şehid Derviş Paşa

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Abdülhamid’in Vefati

Vehbi Tülek

Tapusunu Hanimin Üzerine Çikartacağim

Vehbi Tülek

Sultan Abdülmecid devrinin meşhur paşalarından biri, hanımından yana dertliymiş. Paşa, kıskançlığı dillere destan olan bu hanımından dostlarına her fırsatta şikâyet eder dururmuş.Yaşanmış bir vak'adır; Paşa, eski sadrâzam Benderli Selim Paşa'nın Ağayokuşu'ndaki konağını pek beğenirmiş. Bir gün buranın satışa çıkarıldığını duymuş ve hemen adamlarını gönderip müşteri olmuş. Oysa konak o çevrede uğursuz diye bilinir, hakkında bin türlü ecinni hikâyeleri anlatılırmış. Paşa'nın eski dostu Şerif Abdülmuttalib Efendi durumu bildiğinden kendisini ikaz etmek istemiş ve bir sabah Paşa'nın yalısına uğramış. Söz sırası gelince;" Aman Paşa hazretleri, demiş, siz bu konağı bilmezsiniz. Şimdiye kadar sahiplerine hiç uğur getirmedi. Kim sahip oldu ise yakın vakitte ya bir kazâya kurban gittiler, ya felâketten başlarını kurtaramadılar!Paşa önce bu sözlere aldırış etmemişse de, arkadaşının ısrarları uzayınca, sırtını sıvazlayıp şöyle demiş:" Efendi hazretleri, siz hiç merak buyurmayınız. Ben onu satın alırken, tapusunu hanımın üzerine çıkartacağım!

Belgrad'in Fethi

Vehbi Tülek

Rezil Olursun

Vehbi Tülek

Haci Bayram-i Veli Hazretlerinin Nasihati

Vehbi Tülek

4 - Bir Şehidimizin Son Mektubu

Vehbi Tülek

Bunu Böyle Bilesiniz

Vehbi Tülek

İlk Denizalti

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Ve İbrahim Gülşeni

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Niyet, Abdest Almaya Başlarken Yapılır

Ebû Muhammed Mısrî hazretleri Mâlikî mezhebi müctehidlerinden olup İmâm-ı Mâlik hazretlerinin talebelerindendir. 55 (m. 772) senesinde Mısır’da İskenderiye’de doğdu. Zamanın birçok âliminden ilim tahsil edip, hadîs-i şerîf rivayet etti. İmâm-ı Mâlik hazretlerinin en mümtaz talebeleri arasında yer aldı. 214 (m. 829)'da vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İnsaflı Davranmayı Kendine Vazîfe Bil

Vehbi Tülek

Ali Hemedânî hazretleri Horasan'ın meşhûr velîlerindendir. İran’da Hemedân’da doğdu. 1384 (H.786) senesinde Horasan'da Hıtlan’da vefât etti. Tasavvufta Mahmûd Mazdakânî ve Mahmûd-i Adkânî hazretlerinden feyiz alarak kemâle erdi. Ayrıca zamânındaki pekçok velî ile görüşüp sohbetlerinde bulundu. Ali Hemedânî hazretleri fütüvvetle ilgili olarak buyurdu ki:

Şeyh-i Hemedânî

Vehbi Tülek

Namaz Kılmak, Herkes Için Çok Kolaydır

Vehbi Tülek

Akkirmani Ali Efendi Halveti tarikatının büyüklerinden olup Sivas’ın Divriği ilçesinde doğdu. Ramazan Efendi'nin sohbetlerinde kemale erdi. Onun vefatından sonra, bugün Ukrayna’da bulunan Akkirman şehrine giderek Murad Kırîmî'ye intisab etti ve ondan sonra onun makamına geçti. 1062 (m. 1651)’de Akkirman’da vefat etti. “Aynü'l-Hayat” ismindeki eserinde şöyle anlatır:

Nefsi Çok Ezen Ve Zayıflatan Nedir?

Vehbi Tülek

Dilin Tehlikesinden Ancak Susan Kurtulur

Vehbi Tülek

Günah Işleyenin Boynu Bükük Olur

Vehbi Tülek

Âhiret âlimleri Simalarından Bilinir

Vehbi Tülek

Akıllı Kimse, Emirlerde Gevşeklik Göstermez!

Vehbi Tülek

Hasan Hamdi Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Firkateyne Bininiz

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

Padişah Ve At

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Sarik Ve Sakal

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Sünnet Akçesi

Hizir Ve Gelin

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek

Adam Olmazsan

Vehbi Tülek

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek

At Hirsizi

Vehbi Tülek