Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.833.382

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Her Varlığın Yaratıcısı Allahü Teâlâdır

Sıddîkî Efendi, Osmanlı âlimlerinden olup kerâmetler sâhibi velîlerdendir. Bağdad'da doğdu. Burada zamanın büyük âlimlerinin ders ve sohbetlerinde kemale geldikten sonra Kudüs'e giderek talebe yetiştirdi. 1735 (H.1148)'de orada vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Sarayda Bir Doğum

Baron de Tott, Sultan III. Mustafa zamanında askeri danışman olarak görev yapmış bir subay. 1755 yılında geldiği İstanbul'u dünyanın merkezi olarak görür. Aslen Macar asıllı olan Tott'un Türkiye'de geçirdiği yıllarını kaleme aldığı Fransızca seyahatnamesi çok beğenilmiş, defalarca basılmıştır. Seyahatnamesi için Tott şöyle der: "Ben Türklerin arasında 23 yıl yaşamış olmak sıfatıyla bu millet hakkında daha doğru şeyler yazabileceğime inanmış bulunuyorum." Baron de Tott'un İstanbul'da bulunduğu 1759 yılında, padişah III. Mustafa'nın ilk çocuğu doğar. Bu doğum, o vakte kadar hiçbir şehzade ve sultan için düzenlenmemiş biçimde şenliklerle kutlanır. Çünkü III. Mustafa'dan önceki iki padişahın çocuğu olmamıştır. Tott, sultanın doğumunu bakın nasıl anlatıyor:

Vehbi Tülek

Şahidlerle İsbati Da Kafidir

Vehbi Tülek

Hükümdar Ne İmiş Görsünler

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Üsküdarlı Aziz Mahmud Hüdai Hazretleri, üstadı Üftade Hazretleri'nin hizmetinde talebe iken, birçok talebe arkadaşlarının arasında, üstadının yanında ayrı bir yeri vardı. Üftade Hazretleri, talebeleri arasında en çok onunla ilgilenir, bir çok iltifatlar eder ve onun yetişmesine ayrı bir ihtimam gösterirdi. Üstadın o talebesi ile fazla meşgul olmasını diğer talebeler çekemezler ve çok kıskanırlardı.-Biz de talebeyiz o da talebe! Onun bizden ne farkı var? diye hayıflanıyorlardı. Talebelerin bu halini sezen Üftade Hazretleri, onları imtihan etmek istedi. Hepsini huzuruna çağırarak ellerine birer bıçak ve birer de tavuk verip:-Bunu gidip kimsenin görmediği yerde kesip geleceksiniz. Tek şartım, keserken hiç kimsenin sizi görmemesi ve yalnız olmanızdır. Kim daha çabuk gelirse, benim en çok takdirimi o talebem kazanmış olur, buyurdular.

Bu Yüzden Kara Çaldim

Vehbi Tülek

Sağ Kolumu Kaybettim Ama Sol Kolum Var

Vehbi Tülek

Muslihuddin Efendi’nin Yardimi

Vehbi Tülek

65 - Osman Fadlî Efendi'nin Duasi

Vehbi Tülek

Fatihin Muhteşem Hafizasi

Vehbi Tülek

Sultanim Özür Dileriz

Vehbi Tülek

Çehrin Kalesi Ve Mevlana

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Bir Gönül Sultanı Sa'düddîn-i Kaşgârî

Sa'düddin-i Kaşgâri'nin, Alâeddin adında bir talebesi vardı. Anne ve babasından bir mektup geldi. Onu, memleketinden bir kızla evlendirmek istiyorlardı!..

Sa'düddin-i Kaşgâri hazretleri Türkistan'ın büyük velilerindendir. Bu gönüller sultanı, Kaşgarlı olup, Nizâm-ı Hâmûş'un talebesi ve Molla Câmi'nin hocasıdır. Bu mübarek zat, bir sohbetinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ma'rûf-i Kerhi Hazretleri

Vehbi Tülek

Ma'rûf-i Kerhi hazretleri büyük velilerdendir. 815 (H.200) senesinde Bağdat'ta vefât etti. Bağdât'ın Kerh beldesinden olduğu için Kerhi denilmiş ve Mârûf-i Kerhi diye tanınmıştır. Sofiyye-i aliyyenin büyüklerindendir.

Allah Adamları Ölü Kalpleri Diriltmeye Çalışmışlardır

Vehbi Tülek

Yaşayan Maşuktur, âşık Bir Ölüdür

Vehbi Tülek

Es'ad Gâlib Dede Mevlevî büyüklerindendir. İsmi Mehmed'dir. Es'ad ve Gâlib lakaplarıyla tanınmıştır. 1757 (H.1171) senesinde İstanbul'da doğdu. Tahsilini tamamladıktan sonra bir müddet Dîvân-ı Hümâyûn kalemlerinden birinde çalıştı. 1784 senesinde Konya'da bir müddet Mevlânâ Dergâhında kaldı. Seyyid Ebû Bekir Dede'ye talebe olup, Mevlevî yolunda yetişmek için çalıştı. Sonra İstanbul'da Yenikapı Mevlevîhânesinde tasavvuftaki çalışmalarını tamamlayıp Mevlevî yolunda yetişti. Seyyid Ali Nutkî Dede Efendiden hilâfet alıp, Galata Mevlevîhânesinde şeyh olarak vazîfelendirildi ve ömrünün sonuna kadar bu hizmeti yürüttü. Sultan Üçüncü Selîm Han ile de dost olup, saraya sık sık gidip sohbet ederlerdi. 1799 (H.1213) senesinde İstanbul'da vefât etti. Sohbetlerinde Mesnevi’den anlatırdı. Bir sohbetinde şöyle anlattı:

Özrü Kabul Etmeyen Adamın Hazin Sonu!

Vehbi Tülek

Seyyid Yusuf Halvetî

Vehbi Tülek

Şeyhülislâm Zekeriyyâ Ensârî

Vehbi Tülek

Kalp Nûrunu, Sohbete Olan Gayrette Aramalı

Vehbi Tülek

Ahmed Semanî Hazretleri

Vehbi Tülek

Kabirde Nimet De Vardır Azap Da

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Altıyüz Dirhemlik İp

Altıyüz Dirhemlik İp

Bağdat. Dul bir kadın. Altı öksüz çocuğu ve bir de ihtiyar ana. Kadın geçimi sağlamak üzere, hafta boyu el emeği verir, göz nuru döker iplik eğirir, pazara çıkar ve anası ile çocuklarının rızkını temin etmeye çalışırdı.

Vakti tamam olunca bu dul kadın vefat eder, çocukların bakımı ise ihtiyar kadına kalır. Kadın pazara her hafata çıkamıyor, ip eğiriyordu. Bir zaman baktıki altıyüz dirhem kadar ip eğirmişti, pazara götürmeye karar verdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek

Derdi Olan Neylesin?

Vehbi Tülek

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Arkadaşlarımı Korumak Için

Karşılık Beklemiyorum

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek

Adam Olmazsan

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Vehbi Tülek