Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.653.994

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Yağmur, Ekine Önce Mi Sonra Mı Faydalı Olur?

Feyzullah Feyzî Efendi Osmanlı şeyhülislâmlarının kırkyedincisidir. 1040 (m. 1630) senesinde İstanbul’da doğdu. Zamanın âlimlerinden aklî ve naklî ilimleri tahsil edip, kısa sürede ilmî üstünlüğe ulaştı. Müderrislik, İstanbul kadılığı, Anadolu, Rumeli kadıaskerliğinden sonra 1101 (m. 1689) senesinde şeyhülislâmlık makamına getirildi. 1110 (m. 1698) senesinde İstanbul’da vefât etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Yavuz Ve Şeyh Mehmed Efendi

Bir gün Yavuz Sultan Selim'e bâzı kimseler gelerek Amasya'da Gümüşlüoğlu Şeyh Mehmed'in, Sultan Korkut sağdır diye propaganda yaptığını ve başına adamlar topladığı nı bildirdiler. Bunun üzerine Pâdişâh şeyhi getirtip İstanbul'da hapsettirdi. Şeyh Mehmed Efendi doğru sözlü, ihlâslı ve muhterem bir zâttı. Bunu bilen Veziriâzam Piri Paşa derhal Pâdişâhın yanına gelerek Şeyh Mehmed hakkındaki sözlerin asılsız olduğunu ve bunu tahkik için mûtemed birisinin memur edilmesini arzetti. Bunun üzerine Sultan Selim Han da; "Ehl-i vukûftan birisini bana gönder." diye tenbihledi.

Vehbi Tülek

Kirkpinar'in Doğuşu

Vehbi Tülek

18 - İskender Paşa

Vehbi Tülek

Cephede Bir Bayram Namazi

Vehbi Tülek

Çanakkale Harbi'nin devam ettiği günlerde, bir Ramazan Bayramı arefesiydi. Cephe kumandanı Vehip Paşa, 9'uncu Tümen'in genç imamını çağırarak mahzun bir şekilde istemeye istemeye şunları söyledi:" Hâfız, yarın Ramazan Bayramı! Asker toplu olarak bayram namazı kılmak istiyor. Ne dediysem, vaz geçiremedim. Ancak böyle bir şey, pek tehlikeli; yani senin anlayacağın, düşmanın arayıp da bulamayacağı toplu bir imhâ fırsatı olur. Münâsip bir dille bunu erâta sen anlatıver!..İmam Efendi, Paşa'nın yanından henüz ayrılmıştı ki, karşısına nûr yüzlü bir zât çıktı ve:" Evlâdım! Sakın ola askerlere bir şey söyleme! Gün ola hayır ola; Allah Teâlâ, nasıl dilerse öyle olur... dedi.

Ii. Mahmud Han’in Hocasi

Vehbi Tülek

İki Cihanda Yüzün Ak Olsun

Vehbi Tülek

Filan Gün Saltanat Tahtina Oturacaktir

Vehbi Tülek

88 - Tekmeyle İade Edilen Altin

Vehbi Tülek

Bir Yüz Karasi

Vehbi Tülek

İstanbul'un Fethi Ve İnsan Haklari

Vehbi Tülek

Çolak Hasan

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Bundan Daha Hayırlısı Var

Ubeydullah bin Utbe hazretleri Tabiinden olup, Fukahâ-i Seb'a'dan (yedi büyük âlimden) birisidir. 98 (m. 716) senesinde vefât etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

ben Bu Cezayı Çoktan Hak Ettim

Vehbi Tülek

Bir vakitler Kütahya'da Ulu Cami civarında nalbantlık yapan Küçük Ahmet Ağa vardı. Bir gün dükkanına genç bir atlı geldi: "Nalbant Ağa!" dedi, "Atımın nallarını değiştiriver."
Nalbant, baktı atın nalları daha yeniydi. Delikanlıya dönerek:
"Evlat! Bunlar yeni, değişmelerine lüzum yok!" dedi.
"Olsun, usta sen yine de değiştiriver!" dedi genç.
"Peki oğlum!" deyip atın nallarını değiştirdi. Daha sonra nalbantın parasını verip vedalaşacağı sırada, Ulu Cami önündeki bir kalabalık dikkatini çekti.

Ömer Bin Arslan Bülkinî

Vehbi Tülek

Muhabbet Denince... Şems-i Tebrîzî

Vehbi Tülek

Şems-i Tebrizi hazretleri manevi bir işaret üzerine tam bir doğruluk ve büyük bir aşkla memleketi Tebriz'den Anadolu'ya hareket etti. Uzun ve yorucu bir yolculuktan sonra 1244 senesi Ekim ayında Konya'ya geldi.
Mevlânâ'nın oğlu Sultan Veled, şöyle anlatır:
"Ansızın Şems-i Tebrizi hazretleri gelip babam ile görüştü. Babamın gölgesi, onun nûrunda yok oldu. Onlar birbirlerine öyle muhabbet gösterdiler ki, etraflarında kendilerinden başkasını görmüyorlardı..."

İmanın Şartlarından Biri De Peygamberlere Imandır

Vehbi Tülek

dertsiz Dua Soğuktur!..

Vehbi Tülek

Kulumun Bana Olan Zannının Yanındayım

Vehbi Tülek

Ahmed Bin Üstâzü'l-a'zam

Vehbi Tülek

Kur'ân-ı Kerimi Okumak Ve Ona Hürmet Etmek

Vehbi Tülek

Peygamber Efendimiz Üç Türlü Ilaç Kullanırdı

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ayyaşin Sonu

Ayyaşin Sonu

Herkesin birbirini tanıdığı küçük bir kasabada, bir ayyaş yaşıyordu. Bütün gününü, gecelerinin çoğunu kasabanın meyhanesinde geçiriyordu. Evini, işini, çoluk-çocuğunu çoktan unutmuştu. Bu yüzden herkes kendisinden nefret ediyordu. Kimse kendisiyle ne doğru dürüst konuşuyor, ne de selam alıp veriyordu. Bu haldeyken günün birinde vakti saati doldu ve öldü. Kendisine yaşarken duyulan hoşnutsuzluk ölümünden sonra bile sürdürüldü. O kadar ki, namazını kılacak kimse çıkmadı. Cenazesi ortada kaldı. Adamın karısı, kocasının ölüsünü bir küfeye koyup sırtına yüklendi ve gömmesi için o çevrede yaşayan ve iyilik severliği ile tanınan bir çobana götürdü. Çoban bir çukur açıp adamı gömdü. Ardından herkes "Cehennemi boylamıştır" diye dünüşünüyordu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Allah Diyen Genç

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Padişah Ve At

Vehbi Tülek

Tüccarin Rüyasi

Vehbi Tülek

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek