Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.610.986

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bildiğiyle Amel Edene Bilmedikleri De Öğretilir

Dârendeli Hilmi Efendi son devir Osmanlı velîlerindendir. Malatya’nın Darende kazasında doğdu. 1916 (H.1334) yılında Maraş'ta vefat etti. İlk tahsilini Darende'de tamamlayan Hilmi Efendi, ihtisas için İstanbul'a gitti. Abdülazîz Han zamanında Fatih Medresesinde tahsil gördü. Bu arada İstanbul'da Gümüşhâneli Ziyâeddîn Efendi’nin ders ve sohbetlerine devam etti. Bu zattan Nakşibendî-Hâlidî yolu halifelik icazeti alıp, Darende'ye döndü. Sonra Maraş'a hicret ederek burada talebe yetiştirdi. Duraklı Câmii’nde vaazlar verdi. Bir vaazında insanlara şöyle nasihat etti:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kanuni Sultan Süleyman Ve Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Kânûni Sultan Süleymân Hân devrinde, bir ara yağmurlar yağmaz olmuş, insanlar kuraklıktan çok muzdarip olmuşlardı. İstanbul halkı, yağmur duâsına çıkılmasına karar verdi. Pâdişâh da çıktı. Okmeydanı'nda büyük bir kalabalık toplandı. Öyle ki bu toplulukta, başta pâdişâh olmak üzere, âlimler, vâliler, idâreciler, vezirler, kuvvetli-zayıf, zengin-fakir herkes vardı. Bilindiği gibi, Osmanlı sultanları yapacakları bütün mühim işlerde, mutlaka şeyhülislâma danışırlar, onun fetvâsına uygun hareket ederlerdi. Bunun için Şeyhülislâm Ebüssü'ûd Efendi den, yağmur duâsını kimin yapmasının münâsib olacağı suâl edildi. O da; "Duâyı, pâdişâh veya onun münâsib gördüğü bir zât eder." buyurdu. Bunun üzerine pâdişâh; "Ya'kûb Germiyâni duâ eylesin." dedi. Ya'kûb Efendi ise, kendisini buna ehil, münâsib görmeyip mahcûb oldu ve bir tarafa gizlendi. Oğlu Yûsuf Efendinin, yerini bildirmesiyle arayıp buldular. Gelmek istemedi ise de; "Pâdişâh efendimizin emridir." dediler. Bunun üzerine mecbûren kalkıp geldi. Minbere çıkıp duâ etti. Orada bulunanlar "Âmin" dediler. Bu duâ bereketiyle öyle yağmur yağdı ki, her taraf su ile doldu. İnsanlar, onun büyük bir âlim ve yüksek bir veli olduğunu, bu hâdise ile daha iyi anladılar. O ise kendisini; âciz, aşağı, bu işe lâyık olmayan biri gördüğünden çok mahcub olmuştu. Ya'kûb Germiyâni hazretleri duâ günü, gizlendiği yeri haber verip meydana çıkmasına sebeb olduğu için, daha sonraları oğlu Yûsuf Efendiye sitem etti. Kendisini duâ etmeye, duâsının kabûl olmasına lâyık görmeyerek ve çok tevâzu göstererek; "Yağmur bolluğuna uğradık. Ben o meclise varmayacaktım. Bizi kırıklığa uğratıp, ömrümde, çekemeyeceğim mahcûbiyete müptelâ olmama sebeb oldun." Dedi.

Vehbi Tülek

Şemseddin Sivasi Hazretleri’nin Sultan Iii. Mehmed’e Nasihati

Vehbi Tülek

Fetih Vaktidir

Vehbi Tülek

Silahdar Ali Paşa’nin Venedik Muharebesi

Vehbi Tülek

Veziriazam Silahdar Ali Paşa, Osmanlı ordusunun başında olduğu halde Selanik'e doğru ilerliyordu. Uzun zamandır şirretlik eden Venediklilere haddini bildirecekti. Lakin meydan muharebesine cesaret edemeyen Venedikliler ortalarda görünmüyordu. Hepsi son derece müstahkem kalelere çekilmişlerdi. Ali Paşa, Kara Murat Paşayı stratejik bir kale olan Tinos ve Moron'un zaptı için gönderdi ve sonra Selanik'e ulaştı. Burada Osmanlı donanması ile buluştu. Sonra da Korint'e yürüdü. Burası son derece yalçın, yekpare bir kaya üzerinde heybetli bir kaleydi. Buna rağmen 12 saatte Osmanlıların eline geçti. Burada bir miktar asker bırakan Ali Paşa Annapolis'e yürüdü. 12 Temmuz 1715 günü muhasara başladı. Ordu kale önlerine geldiğinde gece olmuştu. Kalenin silüetiyle beraber daha geri de onu muhafaza eden tabyalar kabarık, siyah, müphem yığınlar halinde görünüyordu. Ali Paşa ordusunu yaymış, bir anda kuşatacak şekilde kale ve tabyalara yaklaştırmıştı. Öyle ki, "konma" işi yapıldığı zaman, muhasara da kendiliğinden gerçekleşecekti. Doğru su çok yorucu bir yolculuktan sonra bu usûl pek yerinde olmuştu.

Filan Gün Saltanat Tahtina Oturacaktir

Vehbi Tülek

Ayni Oyun

Vehbi Tülek

Doğu Afrika Fatihi Özdemir Paşa

Vehbi Tülek

64 - Sadik Sadrazam Sultanzade Mehmed Paşa

Vehbi Tülek

Ruh Ve Ceset

Vehbi Tülek

Seydi Ali Reis

Vehbi Tülek

21 - Sokollu Mehmet Paşa'nin Şehadeti

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

iftarın Ölüm Olsun!..


Dâvûd-i Tâi hazretleri Tebe'i Tâbiinin büyüklerindendir. 781 (H.165) senesinde Bağdat'ta vefât etti. Kabri oradadır. Hem İmâm-ı A'zam Ebû Hanife hazretlerinin derslerine devâm etti, hem de Câfer-i Sâdık hazretlerinin sohbetinde bulundu...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yemenli Fakih İbnü’l-hatîb

Vehbi Tülek

Büyük veli İbnü'l-Hatib hazretleri aslen Yemen'in Ebin Vâdisinde bulunan Turbe köyündendir. Doğum târihi bilinmemektedir. 1298 (H.697) senesinde vefât etti. Turbe köyünde dünyâya gelen İbnü'l-Hatib aynı köyde yetişti. Babası bu köyün hatibi olduğundan ondan ilk öğrenimini gördü. Şeyh İsmâil Hadrâmi'den ilim tahsil etti. Böylece zâhiri ve mânevi ilimleri ondan öğrendi. Kendini ibâdet ve tâate verip Allahü teâlânın rızâsına kavuşturan tasavvuf yolunda ilerledi. Büyük bir veli olup, kerâmetleri görüldü.

Cennetin Yüksek Derecelerine Kavuşanlar

Vehbi Tülek

Kusurları Düşünerek Istemelidir!

Vehbi Tülek

Ebû Bekr el-Ensâri, Irak velilerinden ve Hanbeli mezhebi fıkıh âlimidir. 1050 (H.442) senesinde doğdu. Birçok ilimde söz sâhibi ve ferâiz ilminde yüksekti. Çok talebe yetiştirdi...

Yâ Rabbî, Bu Suya Bereket Ihsân Et!

Vehbi Tülek

Rabbimiz, Bizden Azâbı Kaldır

Vehbi Tülek

Tövbe Etmemek O Günahı Işlemekten Daha Kötüdür

Vehbi Tülek

Çoban Baba'nın Kuzucukları...

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâdan Kork Ve Helâlinden Ye

Vehbi Tülek

o Beytin Rabbi Sana Dargındır!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Kınalızâde Ali Çelebi şöyle anlatmıştır: Bursa'dan İstanbul'a gitmeye niyetlenmiştim. Gitmeden önce bir gece akrabâ ve bâzı arkadaşlarımla, müderris ve medrese mensupları ile sohbet ettik. Söz şeyhlerden açıldı. Bu arada hayatta olanlardan Şeyh Burhâneddin Efendiden de söz edildi. Ben onun hakkında bâzı uygunsuz sözler söyledim. Ertesi gün Mudanya'dan gemiye binip yola çıktım. Rüzgâr ters yönden esiyordu. Bozburun denilen yere geldiğimizde bindiğimiz gemi batma derecesine geldi. Artık gemide bulunan herkes geminin batmakta olduğuna kanâat getirdi. Ben de geminin kaptan odasında oturup, hayâtımdan ümidimi kesmiş ve şaşkın bir halde ölümü bekliyordum.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah'ın Emaneti

Vehbi Tülek

Alabilirsen Al

Vehbi Tülek

Yüz Vermedin!

Kul Hakkı

Yuhçu Baba

Korkma!

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek

Padişah Ve At

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek