Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.482.943

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Mezara Girmeden, Nefsin Şerrinden Emin Olmayın!

Seyyid-i Sırdân hazretleri Anadolu velîlerindendir. Asıl adı Burhâneddîn’dir. 1165 (H.561) senesinde Afganistan’da Tirmiz'de doğdu. Belh'e giderek Sultân-ül-Ulemâ Behâeddîn Veled hazretlerine talebe oldu. Bütün ilimleri öğrendi ve mânevî yüksek derecelere kavuştu. Hocası, oğlu Mevlânâ Celâleddîn'in terbiyesini ona havâle etti. Talebesi Mevlânâ Celâleddîn ile birlikte Anadolu’ya hicret ederek Konya'ya geldi sonra Konya'dan ayrılıp Kayseri'ye yerleşti ve burada 1240 (H.638) senesinde vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Osmanli Ordusundaki Tertip Ve Düzen

Uzun seneler İngiltere'nin İstanbul'daki büyükelçisi olan Lord Paul Ricault, Sadrazamın daveti ile Eylül 1663'de Uyvar seferine gözlemci olarak katılmıştı. Sefer sırasında gördüklerini şöyle anlatır:"Gerek Veziriazamın, gerekse diğer büyük kumandanların otağ larına çadırdan ziyade saray demek doğru olur. Muhteşem ve harikul âde süslemeleri, çeşitli oda ve daireleri ile saraylardan fazla masraf edilmişti. Bu seyyar saraylar ve ağır kazıkları, parçalar halinde menzil den menzile taşınıyordu. Osmanlı ordusu günde 5-6 saat yürüyordu. Daha fazla yürüyüşe cebri yürüyüş denir ki, fevkalade hallerde olur. Ordu ağırlıklarını at, katır ve develer taşır. Otağ kurucular ordudan daima bir menzil önde giderler. Otağ sahipleri bir menzile gelince otağlarını kurulmuş bulur lar. Her otağ çifttir. Biri kullanılırken diğeri bir menzil sonrasında kurulmaktadır. Sanıyorum bu muhteşem otağları Osmanlılar, ne kadar zengin ve kudretli olduklarını gösterip, düşmanın gözünü korkutmak için kullanıyorlar.

Vehbi Tülek

59 - Fatih İle Molla Gürani

Vehbi Tülek

111 - Biz Sizi Uyanik Biliyorduk

Vehbi Tülek

Her Kim Bu Taşi Kaldirirsa

Vehbi Tülek

Osmanlı Devleti zamanında, İstanbul Okmeydanı, birçok ünlü atıcılar görmüştür. Bunların en namlılarından biri de Tozkoparan İskender'dir. O sıra İran'dan Bahtiyar adını taşıyan bir pehlivan gelip, hükümdarın yanında sert yaylar çekmiş, birçok aynalar (metal levha) vurmuş ve büyük hünerler göstermiş. Hükümdar; "Bizde buna gâlip olan kimse yok mudur?" deyince,"Pâdişahım bir nice gün izin verin tedârik olunur." demişler. Atıcıların ileri gelenleri bir yere toplanıp görüşmüşler ve şu tedâriki görmüşler: Birkaç kantar ağırlığındaki bir top taşına demirden bir halka yapıp Bab-ı Hümayun'dan içerideki meydana koymuşlar ve; "Her kim bu taşı kaldırırsa, çok büyük ihsan vardır!" diye etrafa haber yaymışlar. Bileğine güvenen herkes o demir halkaya yapışıp ancak yerden iki parmak kadar kaldırabilmiş. Ziyade kaldırabilen ancak bir karışı bulabilirmiş.

Garip Bir Koşu

Vehbi Tülek

93 - Sultan Ii. Selim Ve Kibris'in Fethi

Vehbi Tülek

Amerika’ya Osmanli Yardimi

Vehbi Tülek

Belgrad'in Fethi

Vehbi Tülek

Bizans’in Korkulu Rüyasi Orhan GÂzi

Vehbi Tülek

23 - Budin Müdafaasi

Vehbi Tülek

Şeyh Vefa Ve Sultan Bayezid

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Hüsameddin Bursavî

Hüsameddin Bursavi hazretleri Bursa evliyasındandır. Zahiri ilimleri Ahizade Abdülhalim Efendiden öğrendi, tasavvuf terbiyesini de Şeyh Muhammed Efendiden aldı. 1042 (m. 1632)'de vefat etti.
"Nüshetü't-Tasavvuf" isiminde bir eseri vardır. Bu kitabında şöyle buyuruyor:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Mushafları, Yedi Kırâat Üzere Okumak Caizdir

Vehbi Tülek

Kâbisî hazretleri kırâat, tefsîr, hadîs, kelâm ve Mâlikî fıkıh âlimidir. 324 (m. 936) yılında Tunus’ta Kayrevân’da doğan Kâbisî, yine orada 403 (m. 1012) yılında vefât etti. İlim öğrenmek için Mısır ve Mekke’ye gitti. Kayrevân’a döndüğünde zamanının hadîs, kırâat, tefsîr ve fıkıhta en büyük âlimi idi. Çok kitap yazdı. Mâlikî fıkhında “Mümhed”i meşhûrdur. Tefsîr ve kırâatte, “Münkızu min şebeh-it-te’vîl” ve “Risâlet-ül-mufassala”sı pek kıymetlidir. Kendisine ulaşan hadîs-i şerîfleri, “Mülahhıs” adlı hadîs kitabında topladı. Bu hadîs-i şerîflerden bir kısmı şöyledir: 

Emîr Cihângir Semnânî

Vehbi Tülek

gönlünü Hoş Tut Yâ Resûlallah!..

Vehbi Tülek

Kitaplarda bildirildiği gibi, Peygamber Efendimiz, ümmetine çok düşkündür. Nitekim, "Hiç şüphesiz ben size bir babanın evlatlarına olan durumu gibiyim" buyurmuştur. Şu hadise, O'nun, ümmetine düşkünlüğünü anlatmaya en güzel bir misaldir...

Pîr Mu­ham­med Ve Ab­dül­gaffâr Gen­cevî

Vehbi Tülek

Bol Yalancı Şahitli Bir Dâvâ

Vehbi Tülek

Semûd Kavmi Ve Salih Aleyhisselâm

Vehbi Tülek

Bir Garip Velî Şâh Haydar...

Vehbi Tülek

Musibetlere Sabır Hakkında

Vehbi Tülek

Kaza Ve Kader Meselesi Ilahî Sırlardandır!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Kadin Akli

Kadin Akli

Vaktiyle, bir derviş bir Ramazan akşamı iftara davetliydi. Derviş, yatsıya yakın, evine döndü ve karısından mümkünse kendisi için sofra hazırlamasını istedi. Karısı:"Sen davette değil miydin? Ne yemeği?" deyince, derviş:"Sorma" dedi. "Çok yersem, arkamdan 'Halis derviş değilmiş' diye konuşmalarından korktum, pek birşey yiyemedim." Bunun üzerine, karısı:"Tamam" dedi. "Sen şu akşam namazını kıl da, ben o arada sofrayı hazırlayayım." Derviş:"Ama" dedi, "ben akşam namazını orada kılmıştım."Karısı cevap verdi:"Sen arkamdan kötü konuşurlar diye pek yemek yiyemediğine göre, arkamdan iyi konuşsunlar diye de namazı uzatmışsındır" dedi. "Hadi, akşam namazını bir daha kılıver de, o arada sofrayı hazır edeyim."Rivayet edilir ki, hanımının bu ikazından sonra dervişin aklı başına geldi ve riya derdinden kurtulup halis bir derviş oldu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Garip Karşilanan Bir Adak

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Helvaci Çocuk

Adalet Ve Tevazu

Ölüyü Diriltemem

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek

Allah Haramdan Kaçani Korur

Vehbi Tülek

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek