Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.486.395

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Dünyayı Terk Etmeyen, Allah'a Tam Kavuşamaz

Ebü'l-Hüseyin Şirazî hazretleri meşhur velîlerdendir. İran’da Şiraz beldesinden olup, Errecan'da ikâmet etmiştir. Ebû Bekr Şiblî hazretlerinin sohbetlerinde bulunmuştur. Hakâik (hakîkatler), tasavvufî incelikler ilmi üzerinde çok meşhûr sözleri vardır. 964 (H.353) senesinde Errecan'da vefât etti. Talebelerine buyurdu ki::

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Yavuz Sultan Selîm Ve Dede Molla

Yavuz Sultan Selim Han Mısır seferine giderken, yolu Dede Molla isimlizâtın bulunduğu köyden geçer. Sultan, atı üzerinde ordusunun önünde yol alırken, ihtiyar birköylüyü tarlasını sürerken görür. Yaklaşıp selâm verir. Köylü gelenin kim olduğunufarketmemiş gibi bir tavırla selâmını alır ve işiyle meşgul olur. Atı üzerinde onu seyredenSultan; "Baba duydun mu? Pâdişâh sefere çıkmış. Mısır'a gidiyormuş" der. "Mevlâ yolunuaçık eylesin. İnşâallah hayırlı olur. Emeline nâil ve muzaffer olarak döner." dedikten sonraişine devam eder. Sultan onun bu olgun hâline ve teslimiyetine bakıp, dünyâya gönülbağlamayan, lâzım olduğu kadar çalışan ve tevekkül sâhibi bir zât olduğunu anlar.

Vehbi Tülek

Fatih Ve Hocazade

Vehbi Tülek

Harp Hiledir: Muhasaralarda Sahte Ric'at

Vehbi Tülek

Mahkemeye Hazirim

Vehbi Tülek

Tayyarzade Ata Bey, "Enderun Tarihi" kitabında Sultan III. Selim Han ile ilgili şöyle bir hadiseyi nakleder:

III. Selim Han gayet cesur, silahşörlükte de hüner sahibi bir kimseydi. Zaman zaman tebdil-i kıyafet ederek halkın arasına karışır, istek ve şikayetlerini öğrenirdi. Bir gün tersane kahyası kıyafetiyle akşam vakti Sultanahmed civarına çıktı. Maiyetindekiler de kalyoncu neferi gibi giyinmişlerdi. Sultanahmed Camiinden aşağı Sokollu Mehmed Paşa yokuşundaki tenha yerlerden aşağı inerlerken bir kadın feryadı işittiler. Hemen oraya yöneldiler. Yeniçeri tulumbacılarından bir zorba, bir kadının yolunu çevirmiş;-Yürü benimle! Diye zorluyordu. Kadın da;-Kardeşim! Ben ehl-i namus bir kadınım. Evim Küçükayasofya'da. Çocuğum hasta. Eczaneden ilaç aldım. İşte elimde. Evime dönüyorum. Bana ilişme. Mahalleme gel sor... diye feryad ediyordu. Tulumbacı ise sarhoş, gözü kararmış, küfürler savurarak bıçağını çekmiş, tehdide başladı. Kadın, o anda oraya yetişen, kalyoncu kıyafetindeki padişah ve maiyetini farketti ve onlara:-Aman kaptan ve kalyoncu din kardeşlerim!... beni bu herifin elinden halas edin diye yalvarmaya başladı.Bunun üzerine tulumbacı işi daha da azıttı ve yatağanına el atıp padişahın üzerine yürüdü. Fakat silahını henüz yarısına kadar çıkarmağa bile vakit bulamadan, Sultan Selim kılıcını çekerek adamı belinden ikiye böldü. Ertesi gün de Babıâli'ye şu tezkereyi gönderdi:"Sokollu Mehmed Paşa yokuşunda maktul olan tulumbacıyı ben öldürdüm. Veresesi var ise şer'an mahkemeye hazırım"

Ermeni Tehciri

Vehbi Tülek

Sabetay Sevi Ve VÂnî Muhammed Efendi

Vehbi Tülek

Bodrumlu Fedai Musa

Vehbi Tülek

Macar Subayinin Kizi

Vehbi Tülek

54 - Taziya Muska

Vehbi Tülek

30 - Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

Osmanli Padişahlari Ve İslam Hukuku

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Kundaktaki Bebek Ve Zalim Hükümdar!

Muteber kitaplarda buyuruluyor ki: "Bir kimsenin imânı son nefeste belli olur. Bir insan, bu saâdete kavuşunca, Allahü teâlânın ihsânları başlar. Bu anda, elbette sevinir. Saâdet sâhibi o kimsedir ki, Azrâil aleyhisselâm gelip 'Korkma, Erhamürrâhimine gidiyorsun. Asıl vatanına kavuşuyorsun. Büyük devlete erişiyorsun!' der.
Fâcirin, yani kâfirin rûhu sert olarak şiddet ile alınır ve yüzü Ebû Cehil karpuzu gibi olur. Melekler ona hitâben, 'Ey habis olan rûh! Habis olan cesetten çık' der. O da merkep gibi bağırır. Rûhu çıkınca, Azrâil aleyhisselâm, onu yüzü gâyet çirkin ve siyâh elbiseli ve fenâ kokulu zebânilere (yani azâb yapan meleklere) teslim eder..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sen Evlâdım Isen, Bu Da Evlâdımdır!

Vehbi Tülek

Ebü'l-Ahvâl Cisr hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 1792 (H.1207) senesinde Lübnan'da Trablusşam'da doğdu. Evliyânın büyüklerinden Şeyh Abdullah Debbâ'nın sohbetlerinde bulundu. İlim tahsiline devâm etmek için Mısır'da Câmi-ul-Ezher'e gitti. Burada Şeyh Ahmed Savi'den icâzet aldı. Sonra memleketine döndü. Bir ara İstanbul'a gitti..

Açları Doyuran Bir Fakir Babası

Vehbi Tülek

Eshâbımın Hiçbirine Dil Uzatmayınız

Vehbi Tülek

Seyyid Emîr Alî Melîhâbâdî hazretleri tefsir ve hadis âlimidir. Hindistan’da Eved şehrine bağlı Melîhâbâd kasabasında doğdu. Delhi’de Seyyid Nezîr Hüseyin’in derslerine katıldı, Kalküta’da Medrese-i Âliye’de başmüderrislik görevine tayin edildi. Nedvetü’l-ulemâ’nın rektörü Abdülhay Hasenî tarafından Nedvetü’l-ulemâ’ya davet edildi. 1858 (m. 1919)’da vefat etti. Buyurdu ki:

Kâmil Bir Mümin Olmak Için

Vehbi Tülek

Bin Seneye Bedel Bir Ömür

Vehbi Tülek

Allah, Sevdiği Kulunu Derde Müptela Eder!

Vehbi Tülek

Muhammed Zühdi Efendi

Vehbi Tülek

Gedikzade Abdülkadir Efendi

Vehbi Tülek

Cömertlik En Güzel Mücevherdir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Hz. Mugire, Sa'd bin Ebi Vakkâs tarafından sefir olarak gönderilmişti. İranlılar, sert konuşup, Müslümanları korkutacaklarını zannettiler. Söz sırası Mugire'ye gelince, o, büyük bir cesaretle konuşmaya başladı ve şöyle dedi: "İslâmiyetin esaslarına göre, herkes Allahü teâlâ indinde bir kul olarak eşittir. Hiç kimsenin diğerine karşı bu hususta bir imtiyazı yoktur."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Sonunda Orta Yolu Buldular

Namazini Ben Kildirayim

Örümcek Ağı

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Helvaci Çocuk

Geç Gelen Kurtarıcı

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek

Sakin Kalyona Binme

Vehbi Tülek

Abayi Yakmak

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek