Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.245.993

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Hak Teâlânın Kaza Ve Kaderine Râzı Ol!

Süleymân bin Cezâ hazretleri Osmanlı âlimlerindendir. Doğum ve vefât târihleri belli değildir. Hicrî onuncu asırda yaşadığı bilinmektedir. Kıymetli kitaplar yazdı. 960 (m. 1522) yılında te’lîf etmiş olduğu “Eyyühel-veled (Ey oğul)” adındaki ilmihâl kitabı meşhûr olup, çok faydalıdır. Hüccet-ül-İslâm İmâm-ı Gazâlî’nin “Eyyühel-veled” ismindeki “Ey oğul” kitabı başkadır.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Zafer Ve Seciye

1915 Çanakkale Savaşlarına katılan ve sonradan Avustralya Genel Vâlisi olan İngiliz Üsteğmen Casey'in bir hâtırâsı olan şu târihi belgeyi nefeslerimizi tutarak okuyalım:"25 Nisan 1915 günü Conkbayırı'nda Türkler ve Birleşik Kuvvetler arasında korkunç siper savaşları oluyor. Siperler arasında 8-10 metre mesâfe var. Süngü hücûmundan sonra savaşa ara verildi. Askerler siperlere çekildi.

Vehbi Tülek

Küçük Bir Çamur Denizi Sulandirmaz

Vehbi Tülek

Doğum

Vehbi Tülek

Eski İftarlar

Vehbi Tülek

Sultan Abdülmecid Han devri. Ricâl-i Devlet-i Aliyyeden bir beyzadenin konağında iftar daveti var. Kibar ve ricalden davet edileceklere rütbelerine, mevki ve hassasiyetlerine göre davetiyeler yazıldı ve yollandı. Bunlar, pek ziyade arifane kaleme alınırlardı. Bunların yazılarına sarfolunan emek dolayısıyle iftar davetlerinin neza ket dereceleri anlaşılabilir. İftar sofrası selamlıkta kurulmuştu. Ama bütün levazımat haremden veriliyordu. Hatta iftariye tepsisi de. Harem kileri tepsiyi saat 11.30'da tanzime başlamıştı. Evvela on iki kişilik büyük değirmi, yaldızlı sini geldi. Önce, Bursa bezinden kalem işlemeli sofra örtüsü yere yayıldı. Sonra da altı bacak denilen sofra iskemlesi açılıp sini bunun üzerine oturtuldu. Bu sininin etrafına on iki tane de tekerlek denilen yer şilteleri dizildi. Her şilte karşısına Karamürsel bezinden küçük havlularla, küçük tabaklar içinde el, ağız silmeye mahsus sabunlu el bezleri kondu.

Sultan Ii. Bayezid Ve Baba Yusuf Sivrihisari

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Yavuz Ve Garip Derviş

Vehbi Tülek

Bayezîd Han Ve “yiğitbaşı”...

Vehbi Tülek

Fatihin Muhteşem Hafizasi

Vehbi Tülek

Burak Reis

Vehbi Tülek

Fatih Devrinde Müslümanlarin Ahlaki

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Melekleri Sevindiren Ibadet: Namaz

Hasan bin Muhammed Bekri hazretleri hadis ve fıkıh âlimidir. 574 (m. 1178)'de Şam'da doğdu. Hazreti Ebû Bekr-i Sıddik'in (radıyallahü anh) soyundandır. Ömrünün sonuna doğru Mısır'a gitti. 656 (m. 1258) yılında orada vefat etti. Rivayet ettiği bazı hadis-i şeriflerde, Resûl-i ekrem (sallallahü aleyhi ve sellem) buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ali Echürî

Vehbi Tülek

Ali Echüri hazretleri, Mısır'daki Mâliki âlimlerinin büyüklerindendir. [967]'de tevellüd, 1066 [m. 1656] senesinde vefât etti. Bir eserinde buyuruyor ki:

Muhammed Aleyhisselâmın En Büyük Mucizesi

Vehbi Tülek

Ebû Bekr (radiyallahü Anh)

Vehbi Tülek

17. EBÛ BEKR (RADIYALLAHÜ ANH) Adı Abdüllah bin Ebû Kuhâfe bin Âmir bin Amr bin Kâ'b bin Sa'd bin Teym bin Mürredir. İlk imâna gelen hür adamdır. Büyük tüccâr idi. Bütün malını, evini, barkını Resûlullah uğruna verdi. Gençlikde de arkadaş idiler. Müslimânların birinci halifesidirHazret-i Ebû Bekr, Aşere-i mübeşşerenin birincisidir. Peygamberlerden sonra, bütün insanların en üstünüdür. Bütün gazâlarda bulundu. Âyet-i kerimeler ile medh olundu. Kur'ân-ı kerimi kitâb hâlinde ilk toplıyan budur. 13 [m. 634] senesinin Cemâzıl-âhır yirmisekizinci salı gecesi, altmışüç yaşında vefât etdi. Resûlullahın yanındadır.

Ebü'l-mugîre

Vehbi Tülek

Haram Olan Emirlerine Itaat Etmeyiniz

Vehbi Tülek

Ahmed Devrâkî

Vehbi Tülek

Tövbe Kapısı Devamlı Açıktır

Vehbi Tülek

Fitne Ve Karışıklık Zamanlarında

Vehbi Tülek

Hindistan Evliyâsından Ahmed Şeybânî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek

Hakikati Görmek

Vehbi Tülek

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Onun Görmediği Yer

Pişman Oldular!

Kum Ve Kaya

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Zalimlere Dersini Verdi!

Vehbi Tülek

Adam Olmazsan

Vehbi Tülek

Arkadaşlarımı Korumak Için

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Vehbi Tülek