Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.524.563

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Yâ Rabbî, Bu Suya Bereket Ihsân Et!

Kutb-i Rabbânî hazretleri Hindistan'ın meşhur velîlerindendir. İsmi, Muhammed’dir. 1363 (H.765) yılında Pânipüt şehrinde vefât etti. Şerefüddîn Ebû Ali Kalender hazretlerinin terbiyesine verildi. Yıllarca ilim öğrendi ve riyâzetler çekti. Çok kerametleri görüldü. Tayy-i zaman ve tayy-i mekân sâhibi olup zaman ve mekân elinde dürülür, Allahü teâlânın izniyle, kendisine uzaklar yakın olur, zaman uzar ve kısalırdı. Çok zaman, cumâ namazlarını Kâbe-i şerîfte kıldığı halk arasında meşhûrdu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Küçük Bir Çamur Denizi Sulandirmaz

Sultan Ahmed, Şeyhi Aziz Mahmud'a bir hediye sunmak istiyordu. Mürşidinin kendisin den bu hediyeyi kabul etmesi onu çok memnun edecekti. Sultan Ahmed bir gün kendine uygun gördüğü bir hediyeyi Aziz Mahmud Hüdayi Hazretlerine gönderdi. Ama Şeyh Hazretleri kabul etmedi. Şüphesiz bu kabul etmeyiş, sultana karşı bir tavır anlamına gelmiyordu. Evliyanın büyüklerinden çoğu prensip olarak hediye kabul etmezdi. Bu, büyük insanların dünya malına hangi gözle baktıklarını, başkaları için ulaşılmaz sayılan şeylerin nazarlarında hiçbir değer taşımadığını ifade etmenin bir yoluydu. Sultan Ahmed şeyhi Hüdayi'nin kabul etmediği hediyeyi yine bu devrin evliyasından Abdülmecid Sivasi'ye gönderdi ve o da kabul etti. Kendisine, padişahın aynı hediyeyi Aziz Mahmud Hüdayi'e sunduğu ama kabul etmediği de hatırlatıldı. Sivasi Hazretleri gerçek büyüklere yakışır bir tutum ortaya koydu: "Hüdayi Hazretleri bir karga değildir ki leşi kabul etsin" dedi. Aziz Mahmud Hüdayi'ye de "Sizin kabul etmediğiniz hediyeyi Şeyh Sivasi kabul etti" dediler. Şu cevabı verdi: "Onun için hiç bir mahzuru yoktur. Çünkü o öyle büyük bir ummandır ki bir parçacık çamurun kendini bulandırmayacağını bilir."

Vehbi Tülek

Kayip Saat

Vehbi Tülek

Hadim SinÂn Paşa Ve Misir Seferi

Vehbi Tülek

Gayret-i İslama Ne Oldu?

Vehbi Tülek

Sultan III. Selim Hanın 1787 Rus savaşında Ordu-yu Hümayuna gönderdiği ferman şöyledir:"Sizin tereddüt göstermeden ve mukavemet etmeden düşmana terkettiğiniz toprakları, ecdadımız göğsünü düşmanın top ve tüfeğine siper ederek ve karşısında demir yumruk gibi durarak, aslan gibi kükreyerek zaptetmişti. Size ne oldu? Siz onların evlatları değil misiniz? Bu ne haldir ki yüz geri edip memleketi düşmana terk edersiniz. Moskof askeri, kraliçeleri olan bir avretin gayreti için, açlığa, susuzluğa, soğuğa, sıcağa, yaraya, bereye, kan ve ölüme katlanıp, eş yüz senedir cihanı titreten devletimize galebe eder. Fethedip ele geçirdiği Müslüman memleketlerde akla gelmedik facialar yapar. Düşmanın istila ettiği yerlerde, eteğinin ucu açılmamış ve niceleri Peygamber evladından olan Müslüman kız ve gelinleri esir edip, kocalarının, baba ve kardeşlerinin gözü önünde ırzlarına saldırırlar. Yazık, çok yazık! Sizde hiç vatan millet sevgisi, ırz namus kaygısı yok mudur? Gayret-i İslam'a ne oldu? Ben şehzade iken bunları işitip kan ağlardım. Şimdi kalbim parçalanıyor. Dünya çabuk geçer. Ne kadar yaşasak, sonunda ölümün pençesinden kurtuluş yoktur. İmdi düşman elinde esir düşmüş kadınlar ve kızlar, ana babalarından ayrılmış çocuklar, mahşer gününde yakamıza yapışacaklardır. Ben, kudretim dahilinde sizlerden hiçbir şey esirgemedim. Bakalım bundan sonra gazi, dilaver kullarım, hepinizden istirhamım, gayret kemerini belinize birkaç yerden bağlayıp, korkaklık ve alçaklık edenleri kabul etmeyip, İslam gayretinin tamamlanmasına ve Allahü teâlânın fazlı ile düşmandan intikam almaya ihtimam edesiniz. Benim duam sizinle beraberdir. Büyüğünüz ve küçüğünüz berhudar olasınız. Allahü teâlâ sizlere yardım ve muvaffakiyetler versin."

Habib Baba

Vehbi Tülek

53 - Osmanli Esnaf Ahlaki

Vehbi Tülek

FÂtih’in İlme Ve UlemÂya Verdiği Kiymet

Vehbi Tülek

Tavsiye Etmem Majeste

Vehbi Tülek

Bir Kâse Yoğurt

Vehbi Tülek

Sultan Ahmedin Rüyasi

Vehbi Tülek

Mimar Sinan Ve İstanbul’un Suyu

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Miyadınlı Mehmed Efendi

Miyadınlı Mehmed Efendi, Osmanlı zamanında Harput'ta yaşamış olan velilerdendir. 1838 yılında eski adı "Miyadın" olan Yemişlik Köyü'nde doğdu. Genç yaşında Palu'da bulunan Şeyh Samini Hazretleri'ne intisab etti ve kısa zamanda icazet alarak Harput'a döndü. Burada insanları irşad ederken 1918'de vefat etti. Bir talebesine buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kâdı Adûdüddîn Îcî

Vehbi Tülek

Kâdı Adûdüddin Îci hazretleri Şâfii mezhebi fıkıh ve kelam âlimidir. 1300 (H. 700) senesinde İran'da Şirâz'ın Îc kasabasında doğdu. Devrin meşhur Âlimlerinden Kâdı Beydâvi hazretlerinin talebelerinden Zeyneddin Hinki'den ilim öğrendi. Sadeddin Teftâzâni gibi alimlerin de hocasıydı. 1355 (H.756) senesinde vefat etti. (Mevâkıf) kitabında buyuruyor ki:

İslâmiyetin Ahkâmı Ilhâm Ile Anlaşılmaz

Vehbi Tülek

İlim, Aklı Aydınlatır, Cehâleti Öldürür

Vehbi Tülek

Alâeddîn Halîfe Osmanlı âlimlerindendir. Fâtih Sultan Mehmed Hân devrinde yaşadı. Önceleri asker idi. Şeyh Ebdâl Alâeddîn’in tavsiyesi ile Halvetiyye tarikatına girdi. Şeyh Alâeddîn’in vefâtından sonra, büyük halîfesi Şeyh Sinân’ın hizmetine girdi. Daha sonra İstanbul’a geldi. Burada büyük bir zaviye yaptırdı ve talebe yetiştirdi. İstanbul’da vefat etti. Sohbetlerinde şunları anlattı: 

Âdem Aleyhisselama Ilk Gelen, Besmeledir

Vehbi Tülek

Rızkı, Ummadığı Yerden Gelenler

Vehbi Tülek

Ebû Mes’ud Dımaşkî

Vehbi Tülek

Çocukları Sevindirene Verilen Köşkler

Vehbi Tülek

Ölmek, Ruhun Bedenden Ayrılması Demektir

Vehbi Tülek

Hazreti Fâtıma (radıyallahü Anha)

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah-i EnsÂrî

Abdullah-i EnsÂrî

Abdullah-i Ensâri hazretleri Evliyânın meşhûrlarından ve Hanbeli mezhebinin büyük fıkıh âlimlerindendir. Kerâmetleri pek çoktur. Vâzlarında Ehl-i sünneti müdâfaa eder, mezhebsizlik ve bid'atlerin kötülüğünü anlatırdı. Allahü teâlâya kavuşmak yolunda yürümek isteyenlerin, evliyâya ve hakiki din âlimlerine çok bağlı olmasını isterdi. Bu yolda ilerleten vâsıtaların, onlara olan tam muhabbet ve bağlılık oduğunu söylerdi. O büyüklere dil uzatanların zavallılıklarını her defâsında ifâde eder ve; "Yâ Rabbi! Dostlarını öyle yaptın ki, onları tanıyan sana kavuşuyor ve sana kavuşmayan onları tanıyamıyor. Yâ Rabbi! Her kimi felâkete düşürmek istersen, onu dostlarının, evliyânın ve gerçek İslâm âlimlerinin üzerine atarsın." buyurmuştur.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Namazini Ben Kildirayim

Allah Haramdan Kaçani Korur

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Vehbi Tülek

Altıyüz Dirhemlik İp

Vehbi Tülek

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek

Sünnet Akçesi

Vehbi Tülek

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Vehbi Tülek