Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.536.289

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Mümin, Kimsenin Ayıbını Ifşâ Etmemelidir

Tosyalı Mustafa Çelebi Osmanlı âlimlerindendir. 1491 (H. 895) senesinde Tosya'da doğdu. 1567 (H.975) yılında İstanbul'da vefât etti. Mustafa Çelebi ilk medrese tahsîlini memleketinde gördükten sonra İstanbul'a gelip, Sahn-ı Semân medreselerinde dânişmendliğe kadar yükseldi. Çok kitap yazdı. Mevâhibü'l-Hallâk fî Merâtibi'l-Ahlâk isimli eserinde şöyle anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Osmanlilarda Okçuluk

Okçuluk Osmanlıların ünlü sporlarındandır. Çok eski zamanlardan beri harp sahasında kendileriyle karşılaşanlar, Türklerin ok atmadaki ustalıklarından hayranlıkla söz etmişlerdir. Türkler, kısa fakat çok kuvvetli yaylar kullanırlardı. Oku gerek piyade ve gerekse süvari olarak kullanmakta emsalleri yoktu. Süratle giden bir atın üzerinden, hedefe isabetli ok atarlardı. Okmeydanı'nda kurulan meşhur kemankeşler ocağı, 15 ve 16. asırlarda emsalsiz üstadlar yetiştirmiştir. Bu arada lodos, poyraz, gündoğusu, batı, kıble, karayel, yıldız gibi yönlerde esen rüzgârlara atılan kamış ve tahta oklarla kurulan menziller, yani kırılan rekorlar, erişilemeyecek kadar yüksektir.Makbul İbrahim Paşa, Atmeydanı'ndaki sarayını yaptırması nedeniyle Kanuni Sultan Süleyman'a bir ziyafet vermiştir. Bu ziyafet eğlenceleri sırasında, Türk Okçuluk Tarihinin önemli kişilerinden biri olan Tozkoparan İskender, at üstünden attığı okla birbirinin içine yerleşmiş 5 kalkanı delmiştir. Bu usta kemankeşin başarıları efsanelere konu olacak kadar büyüktür. Osmanlı İmparatorluğu sınırlarında Tozkoparan İskender'in Gündoğusundaki 1281,5 gez menzilinden (845 metre) daha uzağa ok atışı hiçbir dönemde gerçekleşememiştir.

Vehbi Tülek

Fetih Vaktidir

Vehbi Tülek

Osmanoğlunun Ölüsünden Böyle Kaçarsin

Vehbi Tülek

Moskoftan Padişah Olur Muymuş Be!

Vehbi Tülek

Osmanlı'nın şanını, sadece harp meydanlarında değil, diğer sahalarda da yücelten lerden biri de cihan pehlivanı Filiz Nurullah idi. Avrupalıların "fevkalbeşer" insanüstü dedikleri bu koca adam, daima geçim sıkıntısı çekiyordu. Çünkü çıktığı minderlerde hiçbir güreşçi onu mağlup edemiyor, bu yüzden kimse de onunla güreşmek istemiyordu. Güreş yapamayın ca da parasız kalıyordu.1894'de Koca Yusuf ile birlikte gittikleri Paris'te önüne gelen bütün güreşçileri en çok on dakika içinde yenerek büyük bir nam kazandı. Bu yüzden güreş organizatörleri onu başka güreşlere sokmadılar.İvan adında bir Rus güreş organizatörü, onu Rusya'ya götürdüğü takdirde ilgi toplayıp büyük paralar kazanacağını düşündü ve İstanbul'a geldi. Filiz Nurulah'ı buldu ve ona Rusya'da güreşler yapmasını teklif etti. Ayrıca, hiçbir Türk güreşçisinin Rusya'ya gitmeyeceğini zannederek, onu teşvik için dedi ki:

Aşçiliktan Yetişen Vezir

Vehbi Tülek

Harp İlanindan Vazgeçsin

Vehbi Tülek

Osmanli Kadinlari Avrupada Hiç Taninmaz

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Abdülhamid Ve Yavuz Sultan Selim HÂn’in TürbedÂri

Vehbi Tülek

Etin Okkasi Sekiz Akçe

Vehbi Tülek

Çolak Hasan

Vehbi Tülek

Yedi-sekiz Hasan Paşa

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ahmed Ibn-i Acîbe

Ahmed ibn-i Acibe hazretleri Şâzili şeyhlerindendir. 1161 'de (m. 1748) Fas'ta Tanca yakınlarında doğdu. Fas'taki âlimlerden fıkıh, kelâm ve tefsir dersleri aldı. Şâzili şeyhi Sidi Muhammed Bûzidi'nin sohbetlerine katıldı ve seyrü sülûkünü tamamladıktan sonra icazet alarak irşad faaliyet­lerine başladı. 1224'te (m. 1809) Gamâre köyünde vefat etti. Bir sohbetinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Nefsin Hîle Ve Tuzaklarına Karşı Çok Uyanık Olmalı

Vehbi Tülek

Kutb-i Âlem Şeyh Nûreddîn hazretleri Hindistan evliyâsının tanınmışlarındandır. 1410 (H.813) senesinde Pendûh şehrinde vefât etti. Babası Alâül-hak'ın hânegâhında, babasının husûsî hizmetlerinde bulunarak kemale geldi. Hilâfet verilerek, babasından sonra talebe yetiştirdi. En büyük halîfesi Şeyh Hüsâmeddîn Mankpûrî'dir.

Bandırmalı Hamid Efendi

Vehbi Tülek

Hediyeleşin, Çünkü Hediye Sevgiyi Artırır

Vehbi Tülek

Muhammed ibn-i Ebi Ya'lâ hazretleri Hanbeli fıkıh âlimidir. 451'de (m. 1059) Bağ­dat'ta doğdu. Kâ­di Ebû Ya'lâ el-Ferrâ'nın oğludur. Babasından ve zamanın büyük âlimlerinden fıkıh ilmi tahsil etti ve talebe yetiştirdi. 526 (m. 1131)'de vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

En Fazîletli Amel Nefse Muhalefettir

Vehbi Tülek

Güzel Bir Rüyâ Görürsen Allahü Teâlâya Hamdet

Vehbi Tülek

Şeytanın Herkese Karşı Bir Hilesi Vardır

Vehbi Tülek

Süfyân-ı Sevrî Ve Ihlaslı Bir Genç...

Vehbi Tülek

Hakîkî Allah Sevgisini Tadanlar.

Vehbi Tülek

Onlar Üzüleceğine Ben Üzülürüm

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Delik Kova

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Allah Diyen Genç

Gül Yaprağı

Padişah Ve At

Yirmi Saniyede

Ahde Vefa

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Vehbi Tülek

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Vehbi Tülek

İsmail Hakki Efendi

Vehbi Tülek