Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.086.233

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Malım Mülküm Yok Deme, Olmadı Diye Gam Çekme

Mürşidî Efendi son devir Osmanlı evliyasındandır. Diyarbakır'da doğdu. 1760 (H.1174) senesinde aynı yerde vefât etti. Birecikli Ebû Bekr Efendiden tasavvuf yolunu öğrendi. Tahsilinin sonunda hilâfet aldı. Diyarbakır'da çok talebe yetiştirdi...

Bir gün talebeleri ile sohbet ederken, bir talebesinin nasîhat istemesi üzerine ona şöyle buyurdu:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

34 - 93 Harbinden Bir Sayfa

23 Ağustos 1877. Tarihimize 93 harbi olarak geçen Osmanlı-Rus savaşı bütün hızıyla devam ediyor. Ruslar, Doğu Anadolu'ya girmişler, Erzurum'a doğru ilerliyorlardı.Kars'ın Alacabay bayırındaki Türk Ordu karargahındayız. Kumandan çadırının içinde, portatif bir asker karyolası, tahtadan yapılma portatif bir masa ve sandalyeler var. Masanın üzerine bir harita serilmiş, genç bir Paşa (Orgeneral), karşısındaki Mirliva'ya (Tuğgeneral):-Bu harekatı bir an önce yapmağa mecburuz! Diyordu.Bu genç Orgeneral, Ruslara karşı harp etmek için hazırlık yapan 4. Ordu Komutanı Gazi Ahmet Muhtar Paşa, Tuğgeneral ise, ordu kurmay başkanı Hüseyin Kazım Paşa idi.

Vehbi Tülek

Çocuk Padişahin Çocuk Arkadaşi

Vehbi Tülek

Seni Kanuna Şikayet Ederiz

Vehbi Tülek

Huri Kizi İstiyorum

Vehbi Tülek

Binlerce Türk askerine mezar olan Çanakkale savaşlarında, emir eri olarak hizmet gören bir mehmetçik, bir gün kumandana çıkarak: -Komutanım, asker olmazdan evvel köy imamından dinlemiştim. Harp meydanında şehid olanlara Cennette huriler verilir demişti. Bende fakir olduğum için köyde evlenemedim. Bana da müsaade edin de, harbe girip huri kızı ile evleneyim der. Komutan askerin bu sözlerini gülerek karşılar ve memnun olduğu bir askerin ölmesine razı olmadığı için göndermek istemez. "Sen işine bak!" diyerek geri gönderir. Fakat mehmetçik, huri kızıyla evlenmeyi kafasına koymuştur. Bir kere vazgeçmez davasından. Tekrar gelir: -Komutanım, bütün arkadaşlar ölüp huri kızları alıyorlar. Ne olur banada müsaade et de ben de huri kızına kavuşayım, der.

Aşçiliktan Yetişen Vezir

Vehbi Tülek

Müslümana Dünyada Rahat Yok

Vehbi Tülek

Osmanli'yi 45 Yil Beklemiş

Vehbi Tülek

Dünyanin En Dürüst Ve En Medenî Milleti

Vehbi Tülek

Sultanzade Gazi Hüsrev Bey’in Türbesi

Vehbi Tülek

Biz Senden Daha Nica Hizmetler Bekleriz

Vehbi Tülek

İngiliz Destekli Çete İşi İhtilal

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Onu Seven, Beni Sevmiş Olur

Muhammed bin Abdüssettâr İmâdi hazretleri Hadis ve Hanefi mezhebi fıkıh âlimidir. 559 (m. 1164)'de Harezm'deki Kerder beldesinde doğdu. 642 (m. 1244)'de Buhârâ'da vefât etti. "Ed-Dürret-ül-münifiyye fi intisâr il-İmâm-il-Azam Ebi Hanife" isimli eserinde buyuruyor ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İnsan Ile Küfür Arasındaki Sınır

Vehbi Tülek

Muhammed İbnü'l-Ahrem hazretleri hadis hafızıdır. 250'de (m. 864) İran’da Nîşâpur'da doğdu. Memleketindeki meşhur âlimlerden ilim tahsil etti. Başta Hâkim Nîşâpbûrî olmak üzere pek çok kişi kendisinden hadis rivayetinde bulundu. 344'te (m. 955) vefat etti. Namazın ehemmiyeti hakkında şu hadis-i şerifleri nakleder:

İslâm âlimlerini Kötüleyenler

Vehbi Tülek

Abdullah İbn-i Abdülhakem

Vehbi Tülek

Abdullah İbn-i Abdülhakem, İmam-ı Mâlik hazretlerinin önde gelen talebelerindendir. 150 (m. 767)'de Mısır'da İskenderiye'de doğ­du. İlk tahsilinden sonra Medine'ye giderek İmam-ı Mâlik hazretlerine talebe
oldu, ondan Muvatta'yı öğrendi, hadis ve fıkıh tahsil etti. Çok talebe yetiştiren İbn-i Abdülhakem 214 (m. 829)'da vefat etti. Haccın fazileti hakkında şöyle buyurdu:

Amasyalı Pîr İlyâs Hazretleri

Vehbi Tülek

Gazzî Ahmed Efendi

Vehbi Tülek

Hanefi Fıkıh âlimi Alâüddin Haskefî

Vehbi Tülek

Müminlere Bir Sıkıntı Gelince

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ Onlara Cennetler Hazırladı

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâyı Tanımanın Alâmeti

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Hâce Ali Şirgâhi, Şâh Şücâ Kirmâni'nin türbesinin yanında fakirleri davet eder, yemek verirdi. Böyle bir gün; "Yâ Rabbi! Bir misâfir gönder!" dedi. Âniden bir köpek geldi. Hâce Ali köpeği kovaladı. Köpek kaçtı. Sonra Şâh'ın kabrinden bir ses geldi:
"Misâfir istiyordun. Gönderdik, kovdun." dedi. Derhal kalktı, dışarı koştu. Köpeği aradı bulamadı. Şehrin dışına gitti. Köpeği orada bir ağacın altında yatıyor halde buldu. Yemeği onun önüne koydu. Köpek yemeğe dönüp bakmadı. Hâce Ali utandı ve istigfâra başladı. Tövbe etti. Köpek dile gelip;
"Ey Hâce Ali, şimdi iyi ettin. Misâfir çağırıp kovmak ne demektir. Dikkatli ol! Eğer Şâh Şücâ orada olmasaydı, göreceğini görmüştün, bütün haller senden alınırdı." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Vehbi Tülek

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Evliyalar Ölmez İmiş

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Şikayet

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Vehbi Tülek

Ahde Vefa

Vehbi Tülek