Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.811.762

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Hayâ Edilmeyen Işte Hayır Yoktur

Şihâbüddîn Aysâvî hazretleri tanınmış velîlerdendir. 1534 (H.941) de Şam'da doğdu. Orada zamanın büyük âlimlerinden fıkıh, hadis ve kıraat ilmi tahsil etti. Tasavvuf yolunda, Şihâbüddîn Ahmed bin Bedrüddîn el-Gazzî'den feyiz ve icâzet aldı. Tevrîziyye Câmii'nde hatiblik yaptı. 1617 (H.1026) senesinde, Şam'da vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Osmanli Ramazanlari

Ramazan Ayını GörmekEskiden Ramazanın birinci gününün tahakkukuna çok ehemmiyet verilirdi. Bunun için de ayı gözle seçilmeyecek derecede bir hilal halinde iken mutlaka görmek şarttır. Her ne kadar takvimlerde yazılı ise de astronomik hesaplarla tâyini cihetini atalarımız hatalı bulmuşlardır.Bu Ramazan ayının rü'yet meselesiyle Istanbul Kadılığı meşgul olurdu. Ramazan olmayı melhuz olan akşam Istanbul Kadısı ile maiyetindeki memurlar Şeyhülislâm dairesinde toplanırlardı. O akşam için Kadı'nın, dairesinde dâvetli ricale ve büyük rütbeli ilmiye memurlarına mükemmel bir ziyafet çekmesi mutaddır.(gelenektir)

Vehbi Tülek

Sultan İkinci Murad Ve Molla Fenari

Vehbi Tülek

Amin Alayi

Vehbi Tülek

SehzÂdelerin Sünnet Dügünü

Vehbi Tülek

Belgrad seferinden dönen Fâtih Sultan Mehmed, Edirne'deki ikameti esnasında biri (Bâyezid) Amasya'da, diğeri (Mustafa) Manisa'da sancakbeyi olan iki şehzâdesinin sünnet edilmelerine karar verir. Bunun üzerine her iki şehzâde de merkeze çağrılır. Bu düğün için Fâtih, çevre hükümdarlara dâvetiyeler göndererek, onların da bu mutlu günlerinde yanlarında bulunmalarını arzu eder. Fâtih'in, ilim adamları ile halka karşı nasıl davrandığını, nasıl bir protokol uyguladığını göstermesi bakımından önemli olan bu düğünden, bütün Osmanlı kaynakları bahsederler. Âşık Paşazâde'nin verdiği malumat şöyledir:

Yavuz Ve Muhyiddin Arabi

Vehbi Tülek

Osman Gazi’nin Vasiyetnamesi

Vehbi Tülek

İlim Yolundan Sakin Ayrilma

Vehbi Tülek

106 - Sultan I. Mahmud'un Duasi

Vehbi Tülek

Dünyanin En Dürüst Ve En Medenî Milleti

Vehbi Tülek

1897 Yunan Harbi Ve Dömeke

Vehbi Tülek

Önce Küfrettiler Sonra Alkişladilar

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Şeyh Mehmed Efendi

Şeyh Mehmed Efendi, Evliyânın büyüklerindendir. Doğum ve vefât târihleri bilinmemektedir. Evliyânın meşhûrlarından Akşemseddin'in oğlu Fadlullah Efendinin hizmet ve sohbetlerinde yetişip kemâle gelen Şeyh Mehmed Efendi, zâhiri ve bâtıni ilimlerde derin âlim ve veli bir zât oldu.
Şeyh Mehmed hazretleri vefatından kısa bir zaman önce oğluna vasiyet olarak buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bandırmalızâde Ahmed Münib Efendi

Vehbi Tülek

Bandırmalızâde Ahmed Münib Efendi son devir Osmanlı alimlerindendir. 1275 (m. 1858)'de Üsküdar'da doğdu. Tahsilini Toptaşı Askeri Rüştiyesinde yaptıktan sonra Evkaf Nezaretinde çalıştı. 1909'da Sultan II. Abdülhamid'in tahttan indirilmesinden sonra emekli edildi. Tasavvuf yoluna girerek Celveti icazeti aldı. 1336 (m. 1918) yılında Üsküdar'da vefat eden Ahmed Münib Efendi, "Hukûkü'l-Veled" isimli eserinde şöyle yazmaktadır:

sen Buraya Nasıl Geldin?

Vehbi Tülek

Ebû Mensûr Ve Imân E­den Ya­hu­di

Vehbi Tülek

Ebû Men­sûr Hay­yât Muk­ri, Kı­ra­at ve Han­be­li fı­kıh âli­mi­dir. 401 (m. 1011) yı­lın­da doğ­du. 499 (m. 1105) yı­lın­da Bağ­dad'da ve­fât et­ti. Ta­le­be­le­rin­den Ha­fız Ebü'l-Fadl Mu­ham­med bin Nasr an­la­tır:

İbn-i Teymiyye Ve Yolunda Gidenler

Vehbi Tülek

Câmiden Hoşlanandan Allahü Teâlâ Da Hoşlanır

Vehbi Tülek

Seyfeddîn Halvetî

Vehbi Tülek

Ahmed Şemseddîn Marmaravî

Vehbi Tülek

Kefevî Hüseyin Efendi

Vehbi Tülek

İbn-i Semmâk

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İsmail Hakki Efendi

Vehbi Tülek

Karşılık Beklemiyorum

Vehbi Tülek

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Abdullah-i EnsÂrî

B0r Çuval Toprak

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Evliyalar Ölmez İmiş

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Vehbi Tülek

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Vehbi Tülek

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Vehbi Tülek

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Vehbi Tülek

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Vehbi Tülek