Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.168.940

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Duânın Belâyı Defetmesi, Kaza Ve Kaderdendir

Karahisârlı Kara Hoca Osmanlı âlim ve velîlerindendir. Asıl ismi Ali'dir. Afyonkarahisar’da doğdu. 1397 (H.800)'de İznik'te vefât etti. İlk tahsîlini memleketi olan Karahisar'da yaptı. Hadîs-i şerîf, tefsîr ve fıkıh ilimlerinde yükseldi. Cemâleddîn Aksarâyî'den tasavvuf marifetlerini öğrendi. Tahsilini tamamlayıp, memleketine döndü. Osmanlı Sultanı Orhan Gâzi tarafından kendisine İznik'teki bir câmide hatîblik vazifesi verildi. Daha sonra İznik Medresesi Müderrisi oldu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

51 - İbn-i Haldûn'un Emîr Timur'la Görüşmesi

Emir Timur, birçok zaferler kazandıktan sonra Suriye üzerine yürümüştü. Mısır-Memlük orduları onun karşısında duramayıp yenildiler. Halep, Hama ve Sam, Emir'in eline geçti. (1401) Mısır'da devletin ileri gelenleri ve kadılar, daha fazla zarar görmemek, aman istemek için Timur Han'a bir heyet göndermeğe karar verdiler. Önce, kadı İbn-i Haldun'a meseleyi sundular. O da Timur'a başvurmayı münasip gördü. İbn-i Haldun'u heyete reis ve sözcü seçtiler. Sonra İbn-i Haldun murahhas oldugu halde Şam'a, Emir Timur'un katına geldiler. Huzura çıktıklarında korku ve heyecan içindeydiler. Emir Timur onların oturmalarına izin verdi; Güler yüzle önlerinden geçti. Her birini dikkatle gözden geçirdi. İbn-i Haldun'un kılık ve kıyafetini görünce o heyet içinde mümtaz bir şahsiyet olduğunu anladı. O diğerlerinden farklıydı. Emir, onunla konuşmağa başladı. Sonra Emir, elçilere ziyafet verdi. İçlerinden bazıları kibarlık gösterip verilen etten yememişti. İbn-i Haldun yiyenlerdendi.

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Abdülhamid’in Vefati

Vehbi Tülek

Allah İçin Vurmuştum

Vehbi Tülek

RidÂniye Meydan MuhÂrebesi

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Han, Osmanlı Devleti aleyhine başka devletlerle ittifak içine giren Memlûk Devletine karşı, 1516 yılında Mısır Seferine çıktı. 24 Ağustos 1516 târihinde Mercidâbık'ta Mısırlıları mağlup ederek, Sûriye veFilistin'i zaptetti. İleri harekâta devamla ağırlıklarıyla berâber Sinâ Çölünü beş günde geçerek, Sâlihiye'ye geldi. Sinâ Çölünü geçerken yağmur yağınca, her birine dörder ve altışar çekim hayvanının koşulduğu ağır arabalardaki yüzlerce top, kumların katılaşması sâyesinde kolayca geçirildi. Ordu ve hayvanlar su sıkıntısı çekmedi. Sultan Selim Hanın Ridâniye'ye giderken, ordunun ağırlıklarıyla bir günde elli kilometre yürümesi, harp târihinde rekordur.Osmanlı ordusu, 21 Ocakta Kâhire'ye çok yakın Birket-ül-Hac mevkiinde konakladı.

DÂmÂd İbrÂhim Paşa

Vehbi Tülek

Sultan Iv. Mehmed Ve Cahidi Efendi

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Han’in Şehzadeliği

Vehbi Tülek

İstanbul’un Fethi Ve İnsan Haklari

Vehbi Tülek

1 - Aydos Kalesi

Vehbi Tülek

Bir Yabancinin Hac Düşünceleri

Vehbi Tülek

Fatih’in Medreseleri

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Mest Ve Mezheplere Göre Mesh Müddeti

Seydîzade Abdürrahmân Çelebi Osmanlı âlimlerindendir. Amasya’da doğdu. Asrının meşhûr âlimlerinden ilim öğrendi. Bursa’da, Ankara’da, İznik’te ve Edirne’de müderrislik yaptı. Haleb, Bursa ve Mekke kadılığına tayin edildi. Nihayet Rumeli kadıaskerliğine tayin edildi. 983 (m. 1575) senesinde İstanbul’da vefât etti. Hidâye adlı meşhûr fıkıh kitabının baş kısmına, “Tergîb-ül-edîb” adıyla bir haşiye yazmıştır. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Taştan Ve Madenden Yüzük Taşı Yapmak

Vehbi Tülek

İbrâhim Mervezi hazretleri Şafii müctehididir. Horasan bölgesinde Merv'de doğdu. Bağdad'a giderek zamanın büyük âlimlerinden Şafii fıkhı tahsil etti. Hayatının sonuna doğru Kahire'ye yerleşti ve İmam Şafii'nin ders verdiği yerde hocalık yaptı. 340 (m. 951)'de orada vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

İmamzâde Buhârî

Vehbi Tülek

İbn-i Habbâz

Vehbi Tülek

İbn-i Habbâz hazretleri, fıkıh, nahiv ve ferâiz âlimidir. Kuzey Irak'taki Erbil'de doğdu. 639 (m. 1241) senesinde Musul'da vefât etti. Buyurdu ki:

Hem Kendine, Hem De Başkalarına Iyilik Et

Vehbi Tülek

Fâtıma Binti Müsennâ

Vehbi Tülek

Onların Beni Tanımakla Şereflenmesi Için

Vehbi Tülek

Gıybet Ve Söz Taşımak Büyük Günahtır!

Vehbi Tülek

Endülüslü Velî İbrâhim Tâzî

Vehbi Tülek

Ebû Bürde Abdullâh Eş'arî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Vehbi Tülek

Örümcek Ağı

Vehbi Tülek

Hakikati Görmek

Bunlar Şarapti

Arafatta Görüşürüz

Zalimlere Dersini Verdi!

Sarik Ve Sakal

B0r Çuval Toprak

Sarayda İftar

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Vehbi Tülek