Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.613.922

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Meczup Bir Derviş Uzun Dâvûd Efendi

Uzun Dâvûd Efendi Osmanlılar zamânında Mudurnu'da yetişen evliyadandır. Bolu-Mudurnu'da doğdu. 1507 (H. 913) senesinde orada vefât etti. Halvetî şeyhlerinden Seyyid Yahyâ-i Şirvânî'nin yüksek talebelerinden Şeyh Habîb'in sohbetlerine devâm edip, tasavvufun yüksek mârifetlerine kavuştu. Meczup bir zât idi. Allahü teâlânın sevgisinden kendinden geçmiş hâldeydi. Çok kerametleri görüldü.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Mübarek Beldelerin Hizmeti Ona Verildi

Yavuz Sultan Selim Han zamânında, Molla Şemseddin diye bir saray hocası vardı. Teheccüd namazını kılan, iyi huylu bir zâttı. Yazması çok süratliydi ki, on günde bir mushaf-ı şerifi yazıp bitirirdi. Yavuz Sultan Selim Han, Mısır feth olununca, hocası, Halimi Efendiye buyurdu ki: "Şemseddin bize Tarih-i Vassâf yazsın." Halimi Çelebi, pâdişâhın emrini Şemseddin Efendiye bildirdikten sonra, Şemseddin Efendi yirmi beş gün mühlet alıp, Halimi Çelebi'nin evinde yazmaya başladı. Ancak Halimi Çelebi'yi ziyârete gelenler den bâzıları Molla Şemseddin'le tanış olduklarından onun hücresine de uğrarlar ve çalışmasına mâni olurlardı. Bunun için odasının kapısını kilitleyip ve üstten kapının sürgüsünü çekip hızla yazmayı sürdürdüğü sırada âniden yanında bir kimseyi oturur halde gördü. Korkup heyecanlandı.

Vehbi Tülek

Ya’kub GermiyÂnî’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Şah Sultan Ve Merkez Efendi

Vehbi Tülek

Yavuz Ve Muhyiddin Arabi

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim, 24 Ağustos, 1516 tarihinde "Mercidâbık" savaşını kazandıktan sonra Haleb'e girmiş, iki hafta sonra da oradan ayrılıp Eylül ayı sonunda Şam'a ulaşmıştı. Buradan Mısır'a geçmeden önce de 15 Aralık'a kadar Şam'da kalmıştı. Yavuz Şam'da kaldığı sıralarda, Muhyiddin Arabi Hazretleri'nin (v.638/ 1240) bir kitabında geçen "Sin Şin'a girince Mim'in kabri ortaya çıkar" şeklindeki bir ifadeyi, büyük alim Kemal Paşazade ile birlikte incelemişlerdi. Burada "Sin"in Selim'e, "Şin"ın Şam'a, "Mim"in de Muhyiddin'e işaret olduğu kanatine varılmıştı.

13 - Orhan Gazi Ve Nilüfer Hatun

Vehbi Tülek

Seni Dervişliğe Kabul Edemem

Vehbi Tülek

Alman İmparatorunun İstanbul Ziyareti

Vehbi Tülek

Ben Yerimden Bir Adim Bile Kipirdamam

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Mahmud Ve Süleyman Rüşdi Efendi

Vehbi Tülek

Bu Ecel Teridir

Vehbi Tülek

Şah İsmail’in Hayreti

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İlmihâli Öğrenmek Farz-ı Ayndır

Niksârizâde Mehmed Efendi, Osmanlı devri âlim ve şâirlerindendir. 945 (m. 1538)'de babası Bağdat kadısı iken orada doğdu. 1025 (m. 1616)'da İstanbul'da vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hacı Abdullah Efendi

Vehbi Tülek

Hacı Abdullah Efendi, Konya'nın Seydişehir ilçesinde yaşayan büyük velilerdendir. Bozkır'ın Karacahisar köyünde 1806 (H.1222) senesinde doğdu. Konya'da Nakşibendiye yolunun büyüklerinden Mehmed Kudsi Efendinin yanında ilim ve edep öğrenen Abdullah Efendi, hocasının vefâtı üzerine yerine geçti...

bugün, Iyi Gündür...

Vehbi Tülek

Eshâb-ı Kirâma Düşman Olan Hükümdar!

Vehbi Tülek

Molla Arab hazretleri Osmanlı İslâm âlimlerinin büyüklerindendir. İsmi Vâiz Muhammed bin Ömer'dir. Antakya'da doğdu. Arab lisanını iyi bildiği ve Haleb'den Bursa'ya geldiği için "Molla Arab" diye şöhret buldu. Fıkıh ilmini fazilet sâhibi babasından, usûl-i fıkıh, kırâat ve Arabi ilimleri, amcaları Şeyh Hasan ve Şeyh Ahmed gibi âlimlerden öğrendi. Tebrizli Mevlânâ Mürid'den ilim öğrendi. Sonra Antakya'ya döndü. Haleb ve Kudüs'deki âlimlerle görüştü. 1495 (H.901) senesinde Bursa'ya, sonra İstanbul'a gitti.

Abdülvâhid Âmidî

Vehbi Tülek

En Hayırlı Arkadaş Güzel Ahlaktır

Vehbi Tülek

Büyük Mutasavvıf Muhammed Pârisâ

Vehbi Tülek

Tokatlı Edhem Çelebi

Vehbi Tülek

Eskici Mehmed Dede

Vehbi Tülek

Çatalcalı Ali Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Helvaci Çocuk

Helvaci Çocuk

Vaktiyle, cömertliği ile nam yapmış bir şeyh vardı. Bu yüzden de daima borçluydu. Dergahına gelen hiç kimseyi boş çevirmez, dertlerine derman olur, borçlarını öderdi. Bunu yapmak için de servet sahiplerinden onbinlerce altın dinar borç almıştı.Sevgili Peygamberimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) ne güzel buyurmuşlar:"Pazarda iki melek daima dua eder; Yâ Rabbi, sen cömertlere ihsan eyle, hasislerin malını da helak et!"Bu mübarek zatın alacaklıları, paralarını istediler, alamayınca, bir zaman sonra onu rahatsız etmeye başladılar. Hatta işi hakarete kadar götürdüler. Bu yüzden mübarek, hastalanıp yatağa düştü. Alacaklılardan dördü bunu duyunca; "Adam, bizim paramızı ödeyemeden ölecek. Hemen gidip paramızı alalım" diyerek evine geldiler.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yüz Vermedin!

Vehbi Tülek

Kabahat Kilincin Midir?

Vehbi Tülek

Bana Delil Getir

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Hizir Ve Gelin

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Üç Kandil

Vehbi Tülek

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Vehbi Tülek

Ahde Vefa

Vehbi Tülek

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Vehbi Tülek

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Vehbi Tülek

Firkateyne Bininiz

Vehbi Tülek