Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.620.761

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Fıkıh Bilmeden, Hadîs-i Şerîf Bilmeniz Size Fayda Vermez

İftihâruddîn Hârezmî hazretleri Hanefî mezhebi fıkıh âlimidir. 667 (m. 1268) senesinde doğdu. Memleketinde bir müddet ilimle meşgûl olup yükseldikten sonra, Kâhire’ye geldi. Orada bulunan Câviliyye Medresesi’nin meşihatına (baş müderrisliğine) tayin edildi. 741 (m. 1340) senesi muharrem ayında Kâhire’de vefât etti. İmâm-ı a’zam Ebû Hanîfe hazretlerinin fazilet ve üstünlüklerini anlatırken buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Canli Kuzu

Rodos’un Fethi

Akçakoca Kalesi

Yuhçu Baba

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

SelÂmetle Gidip Gel

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

61 - Damat İbrahim Paşa'nin Kanuni'ye Cevabi

Kanuni Sultan Süleyman ve annesi Valide Hafsa Sultan, Sadrazam İbrahim Paşayı çok severlerdi. Bu yüzden Kanuni, annesi Hafsa Sultanın da arzusu üzerine kızkardeşini ona verdi ve bu suretle İbrahim Paşa, saraya damat oldu. Bu düğün merasiminin o zamana kadar eşi benzeri görülmemişti. Bu göz kamaştırıcı düğüne padişah başta olmak üzere bütün devlet ileri gelenleri ve yabancı elçiler de davetliydi. Daha sonra aylarca bu düğün konuşuldu.

Vehbi Tülek

Casus Herşeyi Görsün

Vehbi Tülek

Sakiz Adasinin Fethi Ve Nasuhi Efendi

Vehbi Tülek

Mimar Sinandan Mektup...

Vehbi Tülek

Birkaç yıl önce, Süleymaniye Camii'sinin yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığı anlaşılmış. Eğer çözüm bulunamazsa, koca cami kısa bir zaman içinde yıkılacakmış. Caminin tüm taşıyıcı yükü kemerlerindeymiş. Bu kemerlerin ortalarında bulunan kilit taşları zamanla aşınmış. Ama elde yazılı bir proje olmadığı için nasıl değiştirileceği bilinmiyormuş.
Hemen Türkiye'nin en yetkin mühendis ve mimarlarından oluşan bir heyet oluşturulmuş. Ortaya bir sürü fikir atılmış. Her kafadan bir ses çıkmış ama sonuç alınamamış. Tartışmalar sürerken caminin içinde büyük bir karmaşa sürüyormuş. Ülkenin çeşitli bilim kuruluşlarından bir sürü mimar, mühendis kemerleri inceliyormuş. Bu adamlardan biri ortalarda dolanırken, kazara, gizli bir bölme bulmuş.

Kanuni'nin Belgrad Kadisina Gönderdigi Ferman

Vehbi Tülek

Surre Alayi

Vehbi Tülek

Emrediyorum Paşa!

Vehbi Tülek

Hergün Bin Akçe Dağitirdi

Vehbi Tülek

Git HünkÂrdan Ferman Getir...

Vehbi Tülek

Devletin İki Kanadi

Vehbi Tülek

İyiliğe Karşi Kemlik

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

​ehl-i Sünnet Itikatını Bilmemek

Ali bin Hüseyin hazretleri fıkıh ve hadis âlimidir. "İbn-i Rekbûn" diye meşhûr oldu. 758 (m. 1357)'de Şam'da doğdu. 837 (m. 1434)'de orada vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Her Gün Tövbe Etmek Lazımdır

Vehbi Tülek

Abdullah Cemaleddin Efendi son devir Osmanlı fıkıh âlimlerindendir. 1260 (m. 1844)'de Edirne'nin Uzunköprü ilçe­sinde doğdu. Arapça ve dini ilimler oku­yarak icazet aldı. Beyrut, sonra Mısır kadılığına tayin edildi. 1319 (m. 1901)'de Kahire'de vefat et­ti. Bir dersinde şunları anlattı:

İmanın Gitmesine Sebep Olan Şeyler!

Vehbi Tülek

Velîlere Yakınlık, Insanı Allahü Teâlâya Yaklaştırır

Vehbi Tülek

Ali bin Sehl İsfehânî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Cüneyd-i Bağdadî, Ebû Tûrâb Nahşebi gibi büyük zatlarla görüştü. Muhammed bin Yûsuf hazretlerinin talebesidir. Remle’de otururdu. 261 (m. 874)’de vefât etti. 

Ebû Hasen

Vehbi Tülek

Cesur Desinler Diye Savaştın

Vehbi Tülek

Muhammed Bin Hâmid Tirmizî

Vehbi Tülek

Küfre Düşüren Söze Önem Vermemek

Vehbi Tülek

bir Velî Kuluma Düşmanlık Eden!

Vehbi Tülek

Benim Peygamberlik Hakkımı Gözetiniz!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Vehbi Tülek

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Altıyüz Dirhemlik İp

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

At Hirsizi

Evliyalar Ölmez İmiş

Bunlar Şarapti

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Vehbi Tülek

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek

SelÂmetle Gidip Gel

Vehbi Tülek