Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.614.795

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Meczup Bir Derviş Uzun Dâvûd Efendi

Uzun Dâvûd Efendi Osmanlılar zamânında Mudurnu'da yetişen evliyadandır. Bolu-Mudurnu'da doğdu. 1507 (H. 913) senesinde orada vefât etti. Halvetî şeyhlerinden Seyyid Yahyâ-i Şirvânî'nin yüksek talebelerinden Şeyh Habîb'in sohbetlerine devâm edip, tasavvufun yüksek mârifetlerine kavuştu. Meczup bir zât idi. Allahü teâlânın sevgisinden kendinden geçmiş hâldeydi. Çok kerametleri görüldü.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Şaşiran ŞÂir

Şâirlerden biri, yeni yazdığı bir şiiri, Pâdişaha takdim etmek üzere huzûra kabul edi lir. Pâdişah o kadar zekidir ki, okunan bir şeyi ezberlemekte, birinci vezir 2 defâ okunanı, ikinci vezir de 3 defâ okunanı ezberleyebilmektedir. Şâir şiirini okuyunca, Pâdişahın çok hoşuna gider ve bir latife yapmak ister. Der ki:-Burada herkes bu şiiri zâten bilirdi. Şâir şaşırıp arzeder:-Pâdişahım, affedersiniz. Bu şiiri yeni yazdım ve ilk defâ burada, yâni huzûrunuzda okudum.
-Sen benim sözüme inanmadın gâlibâ. Bak şimdi ben okuyorum dikkatle dinle!
Pâdişah şiiri okur ve şâirin çok fazla şaşırdığını görünce, iki defâ dinlediği için ezberleyen birinci vezire dönüp der ki:-Şâirimiz iyice tatmin olsun, bir de şiiri sen oku bakalım!Şâirin şaşkınlığı iyice artar. Birşeyler söylemek için kekeler. Pâdişah iyice şaşırtmak için ikinci vezire dönüp der ki:-Bir de sen oku da, şâir dostumuz iyice kanaat getirsin artık. O da yanlışsız okur. Şâir ne diyeceğini şaşırmış vaziyette iken, Pâdişah imdâdına yeti şir. Durumu anlatır ve çeşitli hediyeler verir. Şâir de anlar ki; devletimizin başında hakikat en seçilmiş insanlar var.

Vehbi Tülek

Eski İftarlar

Vehbi Tülek

Osmanli'yi 45 Yil Beklemiş

Vehbi Tülek

Şahidlerle İsbati Da Kafidir

Vehbi Tülek

Fatih, İstanbul'u fethettiği zaman, burada yaşayan Rumları öldürtmemiş ve onlara inanç serbestliği vererek Patriklerini bile görev de bırakmıştı. Fakat bir müddet sonra eski Bizanslılardan bazıları İstanbul'u yeniden ele geçirmek için Avrupa'da gizli anlaşmalar yapmışlardı. Bu durum üzerine zamanın padişahı Yavuz Sultan Selim, İstanbul'daki Rumların ya Müslüman olmaları veya şehri terketmeleri ni emretti. Vezirler, padişahtan çekindikleri için bu emir karşısında ağızlarını açamadılar. Fakat zamanın Müftisi Zembilli Ali Efendi'ye müracaat ettiler. Bunun üzerine Ali Efendi:

"Fatih İstanbul'u zaptedince Rumlara eman ve ferman vermiştir. Bu sebeple padişahın bu emrini yerine getirmek caiz değildir" dedi ve bu şekilde bir fetva yazarak Yavuz'a gönderdi. Padişah:

"Fermanı görelim!" diye itiraz etti. Zira bu ferman, bir yangında yok olmuştu. Buna karşılık Zembilli Ali Efendi: "Şahidlerle isbatı da kafidir" diyerek, bu fermanı gören yaşlı iki yeniçerinin şahidliği ile davayı Yavuz'un aleyhine neticelendirdi.

Ateş Pahasi

Vehbi Tülek

O Kendini Tanitti

Vehbi Tülek

Sultan I. Mahmud Ve İstanbul’un İmari

Vehbi Tülek

37 - Sultanhisar Torpidobotunun Zaferi

Vehbi Tülek

Asil Ruh

Vehbi Tülek

Osmanlilarda Mevlid Kandilleri

Vehbi Tülek

102 - Şahitliği Kabul Edilmeyen Padişah

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İnsan Aklı, Kıyametteki Varlıkları Anlayamaz

Çivizâde Muhyiddin Efendi Osmanlı Şeyhulislâmlarının onbirincisidir. 881 (m. 1476)'da Muğla-Menteşe'de doğdu. 954 (m. 1547)'de İstanbul'da vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Melun Şimirin Saliha Hanımı

Vehbi Tülek

Muharrem ayının onuncu günü (Miladi 680 Hicri 61 senesi) hazret-i Hüseyin, yetmiş kişi ile Kerbelâ'da şehid edildi. Şimir (Şemmer) isimli bir mel'un onu kılıçla şehid ettikten sonra mübarek başını kesti...
Vâkıdi "rahmetullahi aleyh" şöyle bildirmiştir:

“şeyh-ül-fukaha” Ahmed Bin Muhammed

Vehbi Tülek

tövbe, Cennete Götürür!..

Vehbi Tülek

Abdurrahmân-i Erzincâni hazretleri, Erzincan'da doğdu. Lüzumlu ilimleri tahsil ettikten sonra Erdebil taraflarına gidip, Safiyüddin Erdebili'nin torunlarından Alâeddin Ali'ye talebe oldu. Orada uzun zaman kalıp, maddi ve mânevi ilimlerde kendisini yetiştirdi. On altıncı asrın sonlarında Amasya'ya geldi ve orada vefât etti...

Şeytana Yoldaş Olan Kimseler

Vehbi Tülek

Onun Her Işinde Hikmetler Vardır

Vehbi Tülek

Kestelli Mustafa Efendi

Vehbi Tülek

Büyük Mütefekkir Seyyid Ahmed Arvasi

Vehbi Tülek

Tövbe Eden Günah Işlememiş Gibi Olur

Vehbi Tülek

Kurtuluş Yollarını Fıkıh Ilmi Gösterir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Eski Endülüs Hükümdarlarından biri fakir bir kadının arsasına yeni bir saray yapılmasını emretti. Arsa hükümdarın sarayına alındı ve hükümdar arsanın bedelini de ödemiyordu. Müşkül durumda kalan kadın, çareyi, hükümdarı, kadıya şikâyet etmekle buldu. Zamanın Şeyhülislâmı, kadını dinleyip haklı olduğuna hükmettikten sonra, hükümdara hiç bir şey söylemeden bir çuval ve bir de kazma kürek alıp kadının arsasından toprak doldurmaya başladı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Arafatta Görüşürüz

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Arafatta Görüşürüz

Helvaci Çocuk

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Her Şeyi Göze Almıştı!

Vehbi Tülek

Kadin Akli

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek

Latif Bir Şikayet

Vehbi Tülek