Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.088.543

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Tövbe Etmeyen Kendine Zulmetmiş Olur

Nâmıkî Câmî hazretleri evliyânın meşhûrlarındandır. 1049 (H.441) senesinde Horasan'da doğdu. 1142 (H.536) senesinde vefât etti. Yirmi iki yaşında iken tövbe etmek nasîb oldu. O yaşa kadar arkadaşları ile içerdi. Sonra tövbe edip dağa gitti. Nice yıllar orada kalıp, ibâdet ve tâat ile meşgûl oldu. Nihayet şehre dönüp talebe yetiştirdi. Oğullarından Zâhirüddîn Îsâ, babasının elinde 600 bin kişinin tövbe ederek doğru yolu bulduklarını bildirmiştir. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Fatih’in Medreseleri

Fatih'in bilime olan hizmetlerine tanıklık eden anıtların en önemlisi, kuşkusuz camisinin etrafına yaptırdığı medreselerdir... Ancak ilk medrese eğitimi, fetihten hemen sonraki günlerde cami haline getirilen Ayasofya'da başlamış ve caminin yanındaki papaz odaları boşaltılarak öğrencilerin buralarda kalmaları sağlanmıştır. Molla Hüsrev'in başmüderrisliğe getirildiği bu ilk öğretim kurumunda, İstanbul'un ilk kadısı,Ayasofya'yı Cami olarak "tescil eden" Hızır Çelebi 'nin ilk müderrisler arasında bulunduğu görülmektedir. Bu sıralarda molla Zeyrek de müderris olarak Zeyrek camisinde derslere başlamıştır. (Türkiye Tarihi 2 s: 243) İşte İstanbul'da fetihten sonra öğretime başlayan ilk iki medrese bunlarrdır. Fatih medreselerinin yapımı bitince, Zeyrek'teki öğrenciler oraya taşınmış, Ayasofya'da ise öğretim sürdürülmüştür. Vakfiyesinde de belirtildiği üzere, Medaris-i Semaniye adı ile Fatih Camii'nin etrafında yapılmış olan bu yeni kuruluş, sekiz medrese ve her medresenin arkasında Tetimme adı verilen daha küçük sekiz medreseden oluşmaktadır. Ayrıca müderris ve öğrencilerin yararlanması için bir kitaplık, bir Darüşşifa ve bir de misafirhane bulunmakta idi. medreselerin her birinde "akli" ve "natli" bilimlerde birer müderris, Daruşşifada ise hangi ulustan olursa olsun iki hekim, bir göz hekimi, bir cerrah ve bir de eczacı görevlendirilmişti. Hekimlerin hastaları günde iki kez ziyaret etmeleri şart koşulmuştur.Fatih döneminde üzerinde durulması gereken önemli bir kuruluş da hızla geliştiği görülen bir yüksek okul niteliğindeki Enderun Okulu'dur. Bu kuruluş içinde askerlik, yöneticilik,güzel sanatlar bölümleri olduğu gibi, ayrıca bir de hastane bulunmakta idi. tanzimat dönemine kadar yaşadığı görülen Enderun Okulu'nda Galata Sarayı,Eski Saray ve Edirne Sarayı gibi sarayların orta dereceli saray okullarını bitirenler kabul edilmekte idi.

Vehbi Tülek

Bu Devletin Ayakta Kalmasi İçin

Vehbi Tülek

Naime Sultan

Vehbi Tülek

Hamevî'nin Osmanli Padişahlari İle Alakali Önemli Tesbiti

Vehbi Tülek

Zenbilli Ali Efendi başta olmak üzere, bazı İslam hu­kukçuları bu çeşit vakıfların meşrûiyet dayanağı hakkında tartışmalar yapmaya başlayınca, bunlara Büyük Hanefi Hukukçusu Seyyid Ahmed Hamevi de katılmıştır. II. Selim devrinde Mısır'da yaşayan bu âlimin, Osmanlı padişahlarının önemli tasarruflarından olan bu vakıflar hakkında yazmış olduğu "El-Es'ilet'ül-Hanefiyye Bil-Ecvibet'il-Hameviyye"[1][2] adlı eserinde bakınız neler diyor:"Şafii hukukçusu İbn-i Ebi Asrûn, tahsisat kabilin­den vakıflara fetva vermiştir. Buna zamanındaki Maliki, Hanbeli ve Hanefi hukukçuları da muvafakat etmiştir. Bunun üzerine Eyyubi devlet adamı Nureddin Eş-Şehid, beytülmala ait araziden bir çoğunu, Şam'da hayır cihet­lerine vakıf yoluyla tahsis etmiştir. Selahaddin Eyyubi de, Kudüs, Şam ve Mısır'da bu tür çok vakıflar yapmışlardır. Bunlara daha sonra gelen Türk ve Çerkez Sultanları tabi olmuşlardır. Nihâyet saltanat ve devlet, ZAMANIN EN ÂDİL HÜKÜMDARLARI OLAN OSMANLI PADİŞAHLARINA geçmiştir. OSMANLI PADİŞAHLARI, EHL-İ KEŞİF VE İRFANIN KİTAPLARINDA SAHABEDEN SONRA EN ÂDİL HÜKÜMLARDARLAR olarak vasıflandırılmışlardır.


Tavsiye Etmem Majeste

Vehbi Tülek

Dari Ekmek

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman’in Fransa Kralina Mektubu

Vehbi Tülek

Fatih Ve Hocazade

Vehbi Tülek

Sultan Abdülaziz Eğer O Topu Patlatsaydi

Vehbi Tülek

Kinali Kuzu

Vehbi Tülek

52 - Sigetvar Kalesi Ve Ali Dede Hazretleri

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ebü'l Abbâs-ı Serûcî

Şâyet yanımda bundan daha fazla birşey bulunsaydı. Onu da mutlakâ sana verirdim. Çünkü bu emri Resûlullah efendimizden naklettiğine dâir bildirdiğin işâret mutlaka doğrudur."

Mısır'da yetişen Hanefi mezhebi fıkıh âlimlerinin büyüklerindendir. 1239 (H.637) senesinde doğdu. 1301 (H.701) senesinde, Rebiul-âhir ayının 12. günü Mısır'da Kâhire'de vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kötü Düşüncelerden Kalbinizi Uzak Tutun

Vehbi Tülek

Şerefüddin Osman Efendi Şeyh Ahmed Yesevi hazretlerinin halifelerindendir. Türkistan'da doğdu. Şeyh Ahmed Yesevi hazretlerinin sohbetlerinde bulunup dersleriyle yetişti. Talebelerinin en meşhurları arasında yer aldı. Ahmed Yesevi hazretlerinin vefâtından sonra Türkistan'da duramaz oldu ve hocasının meşhur talebelerinden bazılarılarıyla birlikte Anadolu'ya geldiler. Osman Efendi Yozgat'a bağlı Keçikıran köyünde bir zaviye (dergâh) yaparak halkı irşad etti. Bu köy bugün Osmanpaşa nâhiyesi adıyla anılmaktadır. 1240 (H.638) yılında orada vefât etti.

Türkistanlı Velî Seyyid Atâ

Vehbi Tülek

Fitne Ve Karışıklık Zamanlarında

Vehbi Tülek

Ebû Süleymân el-Hattâbi hazretleri hadis ilminde huccet (üçyüzbin hadis-i şerif bilen) ve Şafii mezhebindeki büyük fıkıh âlimlerindendir. 319 (m. 931)'de Afganistan'da Büst şehrinde doğdu. 388 (m. 998)'de Büst'te vefât etti. Rivâyet ettiği hadis-i şeriflerde Peygamber efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) buyurdular ki:

Tekebbür Etmek Haramdır

Vehbi Tülek

İbâdetlerin En Faziletlisi Mushafa Bakmaktır

Vehbi Tülek

İnsanlar Fıkıhta İmâm-ı Azam'ın Çocuklarıdır

Vehbi Tülek

Ebû Nuaym İsfahanî

Vehbi Tülek

E­bül­-abbâs Ve ­ki­bir­li Bir â­lim!..

Vehbi Tülek

İşte Bunlar Hakikat Ehlidir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Adalet Ve Tevazu

Adalet Ve Tevazu

Emevi halifelerinin büyüğü Ömer b. Abdülaziz Hazretleri, devlet başkanlığı sırasında kul hakkı ve sosyal adalet hususunda çok titiz davranırdı. Gece çalışmalarında ayrı işlere tahsis ettiği iki kandili vardı. Bunlardan birini kendi özel işleriyle ilgili notları yazarken kullanır, öbürünü ise devlet ve millet işleriyle ilgili yazışmalarda kullanırdı. Halife, birden fazla gömleği olmayan, varlıksız biriydi.

Yakınlarından birisi Ömer b. Abdülaziz'e bir elma hediye göndermişti. O da elmayı biraz kokladıktan sonra sahibine geri gönderdi. Elmayı geri götüren görevliye şöyle dedi:

- Ona de ki, elma yerini bulmuştur.

Fakat görevli itiraz edecek oldu:

- Ey müminlerin başkanı! Rasulullah Aleyhisselâm hediye kabul ederdi. Bu elmayı gönderen de senin yakınlarındandır.

Halife cevap verdi:

- Evet ama, Rasulullah s.a.v.'e verilen hediye idi. Bize gelince, bize verilen hediyeler rüşvet olur.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Vehbi Tülek

Allah’a Firar Et

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Garip Karşilanan Bir Adak

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Bunlar Şarapti

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Adam Olmazsan

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Vehbi Tülek

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek