Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.635.031

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bu Dükkânın Geliri, Senin Talebelerine!

Şeyhülislam Abdullah-i Ensârî hazretleri evliyânın meşhûrlarından ve Hanbelî mezhebinin büyük fıkıh âlimlerindendir. 1005 (H.396) senesinde Afganistan’da Herat'ta doğdu. 1088 (H.481) senesinde aynı yerde vefât etti. Hadîs ilminde yüksek derecede âlim idi. Üç yüz binden ziyâde hadîs-i şerîf ezberlemiştir. Ayrıca tefsîr, fıkıh, kelâm, târih, neseb ve diğer ilimlerde âlim idi. Silsile-i aliyye büyüklerinden Ebü'l-Hasan-ı Harkânî hazretlerine intisab ederek tasavvufta da yüksek derecelere ulaştı. Abdullah-ı Ensârî buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

İlmin Kiymeti

Sultan İkinci Bâyezid Hanla bir sefere çıkmıştık. O zaman vezir, Halil Paşanın oğlu İbrâhim Paşaydı. Şanlı, değerli bir vezirdi. Bu zamanda Ahmed ibni Evrenos adında bir kumandan vardı. Kumandanlardan hiç biri onun önüne geçemez, bir mecliste ondan ileri oturamazdı. Ben ise vezirin ve bu kumandanın huzûrunda ayakta, esas vaziyette dururdum. Bir defâsında eski elbiseler giyinmiş bir âlim geldi. Bu kumandanlardan da yüksek yere oturdu ve kimse ona mâni olmadı. Buna çok hayret ettim. Arkadaşlarımdan birine kumandandan da yüksek oturan bu zâtın kim olduğunu sordum. Filibe Medresesi müderrisi âlim Molla Lütfi'dir, dedi. Ne kadar maaş alır, dedim. Otuz dirhem, dedi. Makâmı bu kadar yüksek olan bu kumandandan yukarı nasıl oturur dedim. Âlimler ilimlerinden dolayı tâzim ve takdim olunur, hürmet görürler. Geri bırakılırsa bu kumandan ve vezir buna râzı olmazlar, dedi. Düşündüm. Ben bu kumandan derecesine çıkamam, ama çalışır, gayret edersem şu âlim gibi olurum, dedim ve ilim tahsiline niyet ettim. Seferden dönünce o âlimin huzûruna gittim. SonraEdirne'deki Dârülhadis müderrisliği bu zâta verildi. Ondan Metâli Şerhi'nin hâşiyelerini (açıklama ve ilâvelerini) okudum."

Vehbi Tülek

Bizim Talebelerimiz Bu Kadardir

Vehbi Tülek

Çaldiran MuhÂrebesi

Vehbi Tülek

Dede Molla Ve Yavuz Sultan Selim

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Han Mısır seferine giderken, yolu DEDE MOLLA'NIN bulunduğu köyden geçer. Sultan, atı üzerinde ordusunun önünde yol alırken, ihtiyar bir köylüyü tarlasını sürerken görür. Yaklaşıp selâm verir. Köylü gelenin kim olduğunu farketmemiş gibi bir tavırla selâmını alır ve işiyle meşgul olur. Atı üzerinde onu seyreden Sultan; "Baba duydun mu? Pâdişâh sefere çıkmış. Mısır'a gidiyormuş" der. "Mevlâ yolunu açık eylesin. İnşâallah hayırlı olur. Emeline nâil ve muzaffer olarak döner." dedikten sonra işine devam eder. Sultan onun bu olgun hâline ve teslimiyetine bakıp, dünyâya gönül bağlamayan, lâzım olduğu kadar çalışan ve tevekkül sâhibi bir zât olduğunu anlar. Sultan nasıl karşılık vereceğini merak ederek tekrar; "Dede, uzak yerden geliyorum. Karnım aç, yiyeceğin var mı? der. Bunun üzerine biraz ilerde iki taşın üzerine yerleştirilmiş tencerede pişmekte olan aşı işâret ederek; "Pilav, pişmek üzere, işte orada, karnın doyuncaya kadar ye!" der. Pâdişâh; "İyi ama, ardımdaki ordu da aş ister." deyince; "İşte tencere orada, indir sen de ye askerlerin de yesin. Hepinize yeter inşâallah!" diye söyler. Sonra tarlasını sürmeye devâm eder.

Benim Dahi Muradim Odur

Vehbi Tülek

Nusret Mayin Gemisinin Zaferi

Vehbi Tülek

“müfti’s-sekaleyn” Ne Demektir Ve Kimdir?

Vehbi Tülek

Sultanim Özür Dileriz

Vehbi Tülek

111 - Biz Sizi Uyanik Biliyorduk

Vehbi Tülek

Akka’da Durdurulmasaydim Bütün Doğu’yu Ele Geçirebilirdim

Vehbi Tülek

Ferid Paşa Ve Haci Abdullah Efendi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Veren El, Alan Elden Hayırlıdır

Hamûde bin Abdülaziz hazretleri hadis âlimidir. 1146 (m. 1733)'de Tunus'ta doğdu. 1202 (m. 1787)'de orada vefât etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

selâmet-i Hâtimesi Için Fâtiha Okuyalım

Vehbi Tülek

Neccarzâde Mustafâ Rıdâüddin Efendi, Şebinkarahisârlıdır. Henüz on yedi yaşında iken, Beşiktaş'ta Sinan Pâşa Câmii yanındaki medreseye müderris oldu. Bu esnâda Üsküdâr'da Aziz Mahmûd Hüdâyi Mescidi İmamı Ya'kûb Efendinin babası olan odabaşı Fenayi Efendiden de feyz aldı. Beşiktaş Mevlevihânesi İmamı Memiş Efendiden Mesnevi okudu. Moskof gazâsına iştirâk edip, zaferden dönerken Edirne'de Arabzâde Hâcı Muhammed İlmi Efendiden de icâzet aldı. Arabzâde, Ebû Abdüllah Muhammed Semerkandinin talebesidir. Semerkandi de, Ahmed Yektest Cüryâni'nin, bu da, Urvet-ül-vüska Muhammed Mâsum-ı Müceddidi Serhendinin talebesidir...

Ebu Ali Nişâbûrî

Vehbi Tülek

Resulullahın Elleriyle Nimete Kavuşanlar

Vehbi Tülek

İbn-i Şerâhil Kureyşi hadîs âlimidir. Hamîd-i Tavîl, Yahyâ bin Ebî İshâk, Cerirî gibi devrinin büyük âlimlerinden ilim öğrendi ve hadîs-i şerîf bildirdi. 804 (H.189) senesinde vefât etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Sabır, Hayra Ve Iyiliğe Hiddet, Kötülüğe Götürür

Vehbi Tülek

Hindistanlı Velî Hamza Dehrsevî

Vehbi Tülek

Azaptan Kurtulmak Için Sağlam Bir Tutamak

Vehbi Tülek

kılıç Kınında Iken Kesmez

Vehbi Tülek

Allahın Vahdâniyetinin Isbâtı Hakkında

Vehbi Tülek

Ben Oğlumdan Râzı Değilim Yâ Resûlallah

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Kânûni Sultan Süleymân'ın vezir-i âzamı olan Rüstem Paşanın terzibaşısının kardeşinin oğlu olan Ali Efendi, Tırhala'dan getirilerek amcasının yanında yetiştirildi. Rüstem Paşa, 1548' de İran Seferinden dönerken Ankara yakınlarına gelince, Bayramiyye yolu büyüklerinden Hüsâm Efendiyi berâberindekilerle birlikte ziyârete gitti. Sohbet esnâsında orada bulunan larla tek tek tanışan Hüsâm Efendi, Terzibaşının yeğeni olan genç Ali Efendiye gelince onun ne işle meşgûl olduğunu sordu. Terzilik mesleğiyle uğraştığı söylenince, terzilerin piri olarak kabûl edilen İdris aleyhisselâma nisbetle ona İdris lakabını verdi. Ali Efendiyi hizmetine ve talebeliğe kabûl etti. Bir müddet Hüsâm Efendinin hizmetinde ve sohbetinde bulunan Ali Efendi, tasavvuf yolunda ilerledi. Daha sonra İstanbul'a gelen Ali Efendi, ticâretle meşgûl oldu. İlk zamanlar ticâret sebebiyle Belgrad, Filibe, Sofya, Edirne, Gelibolu gibi memleketlere gitti. Gittiği yerler deki âlim ve evliyâ zâtların sohbetlerinde bulunup tasavvuf yolunda yükseldi. Defâlarca hac vazifesini yapmak için Hicaz'a gitti. Oradan Yemen'e gitti. Son zamanlarında ticâreti bırakıp İstanbul Fâtih Çarşamba'da Mehmed Ağa Câmii yakınındaki evinde ikâmet etti. Ticâreti, emrinde bulunan kimseler yürüttüler.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Firkateyne Bininiz

Vehbi Tülek

Pişman Oldular!

Vehbi Tülek

Adam Olmazsan

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Allah Diyen Genç

Allah’a Firar Et

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Adam Olmazsan

Vehbi Tülek

Sakin Kalyona Binme

Vehbi Tülek

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Vehbi Tülek

Abdullah-i EnsÂrî

Vehbi Tülek

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Vehbi Tülek