Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.366.302

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bir Kimseyi Övmekte Ve Yermekte Acele Etmeyin!

Cemâleddîn Geylânî hazretleri tanınmış velîlerdendir. On ikinci asrın sonlarında İran’da Kazvin'de vefât etti. Necmeddîn-i Kübrâ hazretlerinin sohbetinde ve hizmetinde bulunarak yüksek derecelere kavuştu ve icazet verilerek talebe yetiştirdi. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

110 - Fatih'in Sirri

Fatih Sultan Mehmet Han, yapacağı işlerden kimseye bir şey bahsetmezdi. Hatta ordu sefere çıkar, günlerce yol alır, yine de kimse nereye gidileceğini bilemezdi. Bir sefer esnasında Gebze'de vefat ettiğinde bile, nereye sefer yapılacağını kimse bilmiyordu ve bu yüzden ordu İstanbul'a geri dönmüştü.Bir gün yine bir sefer için İstanbul'dan yola çıkılmıştı. Vezirlerden biri, padişahın ne kadar ketum olduğunu bildiği halde, yine de şansını denemek için huzura çıkarak, nereye sefer yapıldığını sormak cüretinde bulundu. Fatih ona:-Paşa, sen sır tutmasını bilir misin? Diye sordu. O da, nihayet kendisine bir sır verileceği ümidiyle, sevinçli bir şekilde cevap verdi:-Evet hünkarımPadişah da ona:-Ben de sır tutmasını bilirim. Sır, bir kimseye söylenirse, sır olmaktan çıkar paşa. Eğer sakalımın tellerinden biri, yamak istediklerimden birini bilseydi, bütün sakalımı keserdim, cevabını verdi.

Vehbi Tülek

Gazi Osman Paşa Ve Romanya Prensi

Vehbi Tülek

81 - Akilli Kişiler Öğünmekten Ar Ederler

Vehbi Tülek

16 - Yavuz Ve Sina Çölü

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim'in iki atı vardı: Akduman ve Karaduman. Sulh zamanlarında Akduman'la dolaşırdı. Harpte ise Karaduman'a binerdi. İkisi de çok cins Arap atlarıydı. Akduman'ın kuyruğu ve yeleleri pek gösterişliydi. Karaduman ise, uzun bacaklı ve daha kuvvetliydi. Alnı ak akıtmalı, ayakları sekiliydi. Hiçbir yarışta onu geçen görül memişti. Güzel bir sonbahar sabahı, Cihan Padişahı Yavuz Selim Han at gezintisi yapıyordu. Yanında can yoldaşı Hasan Can bulunuyordu. Yavuz'un, Allah, Peygamber ve atlarından sonra en sevdiği insandı. Gizli ve açık müşküllerini sadece onunla dertleşirdi. Fakat Hasan Can merak içindeydi. Çünkü büyük Padişah, bugün Karaduman'a binmişti.

Hirka-i Saadet Merasimi

Vehbi Tülek

72 - Kanunlar Yürüdükçe Devlet Zeval Bulmaz

Vehbi Tülek

Orhan Gazi Ve Pelekanon Savaşi

Vehbi Tülek

43 - Sakin Yemeyiniz, O Et Zehirlidir

Vehbi Tülek

Misir’a Bedeldin Ey Sinan

Vehbi Tülek

SehzÂdelerin Sünnet Dügünü

Vehbi Tülek

Borcun VÂdesi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Müftî Zehâvî

Zehâvi hazretleri, Kuzey Irak velilerindendir. "Feyzi" lakabıyla da bilinir. Bilâhare Bağdat'ta müftü olunca, Muhammed Feyzi, Müfti Zehâvi adıyla meşhûr oldu. 1793 (H. 1208) târihinde Süleymâniye kasabasında doğdu. 1890 (H.1308) târihinde Bağdat'ta vefât etti.

Zehâvi hazretleri, vefatından kısa bir zaman buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Tövbe Eden, Günah Işlememiş Gibi Olur

Vehbi Tülek

Muhammed bin İsâ es-Sâlihi hazretleri Halveti şeyhlerindendir. 1074 (m. 1663)'de Şam'ın Sâlihiye semtinde doğdu. Zamanın büyük âlimlerinden hadis, fıkıh ve tefsir ilimlerini tahsil ettikten sonra Halvetiyye tarikatına Şam'daki Muallak Camii'nde bu tarikatın şeyhliğini yaptı. 1153 (m. 1740)'da vefat etti. Sohbetlerinde şunları anlattı:

Ahmed Kuddûsî

Vehbi Tülek

Kabul Olmuş Haccın Alâmeti

Vehbi Tülek

Ahmed bin Esed hazretleri Şafii mezhebi fıkıh âlimidir. 808 (m. 1405)'de Mısır'da İskenderiyye'de doğdu. 882 (m. 1477)'de hac yolculuğunda, Mekke-i mükerreme ile Medine-i münevvere arasında Rabig denilen yerde vefât etti. Buyurdu ki:

Muhammed Bin Ali Mâzerî

Vehbi Tülek

İmamzâde Buhârî

Vehbi Tülek

benim, Affı Bol Rabbim Vardır

Vehbi Tülek

Celâl Tehâniserî

Vehbi Tülek

Hanım Velîlerden Seyyidet Nefîse

Vehbi Tülek

Maksatları Sırf Dünyâ Olanların Vay Hâline

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Kânûni Sultan Süleymân'ın vezir-i âzamı olan Rüstem Paşanın terzibaşısının kardeşinin oğlu olan Ali Efendi, Tırhala'dan getirilerek amcasının yanında yetiştirildi. Rüstem Paşa, 1548' de İran Seferinden dönerken Ankara yakınlarına gelince, Bayramiyye yolu büyüklerinden Hüsâm Efendiyi berâberindekilerle birlikte ziyârete gitti. Sohbet esnâsında orada bulunan larla tek tek tanışan Hüsâm Efendi, Terzibaşının yeğeni olan genç Ali Efendiye gelince onun ne işle meşgûl olduğunu sordu. Terzilik mesleğiyle uğraştığı söylenince, terzilerin piri olarak kabûl edilen İdris aleyhisselâma nisbetle ona İdris lakabını verdi. Ali Efendiyi hizmetine ve talebeliğe kabûl etti. Bir müddet Hüsâm Efendinin hizmetinde ve sohbetinde bulunan Ali Efendi, tasavvuf yolunda ilerledi. Daha sonra İstanbul'a gelen Ali Efendi, ticâretle meşgûl oldu. İlk zamanlar ticâret sebebiyle Belgrad, Filibe, Sofya, Edirne, Gelibolu gibi memleketlere gitti. Gittiği yerler deki âlim ve evliyâ zâtların sohbetlerinde bulunup tasavvuf yolunda yükseldi. Defâlarca hac vazifesini yapmak için Hicaz'a gitti. Oradan Yemen'e gitti. Son zamanlarında ticâreti bırakıp İstanbul Fâtih Çarşamba'da Mehmed Ağa Câmii yakınındaki evinde ikâmet etti. Ticâreti, emrinde bulunan kimseler yürüttüler.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Bunlar Şarapti

Zalimlere Dersini Verdi!

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Örümcek Ağı

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Allah Nasil Misafir Edilir?

Vehbi Tülek