Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.254.326

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İnsanın Hakîkî Saâdete Kavuşması Için

Kınalızâde Ali Çelebi Osmanlı âlim ve velîlerinden olup tefsîr, hadîs, fıkıh âlimidir. 1516 (H.916) senesinde Isparta'da doğdu. İlk tahsilinden sonra İstanbul'a giderek, Mahmûd Paşa Medresesinde, sonra da Sahn-ı semân Medresesinde meşhur âlimlerden ders aldı. Çeşitli medreselerde müderrislik, Anadolu ve Rumeli'nin çeşitli şehirlerinde kâdı ve kâdıasker olarak vazîfe yaptı. 1571 (H.979) senesinde Edirne'de vefât etti. Çok kitap yazdı. Eserlerinin en önemlilerinden Ahlâk-ı Alâî’de İslâm ahlâkını esaslı bir şekilde yazmıştır. Bu kitabında buyuruyor ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Çapanoğlu Gibi Arkan Var

Sultan II. Mahmud devrinde hakimiyetlerine son verilen Anadolu'nun meşhur derebeyi sülalelerinden biri de Yozgat'taki Çapanoğullarıydı. Bunlardan Çapanoğlu Süleyman Bey, diğer derebeylerin aksine merhametli ve zayıfları koruyan bir beydi.

Bir gün, zayıflıktan iskeleti çıkmış bir eşek, Çapanoğlu konağının önünde mecalsiz bir halde dolaşırken, açlıktan konak kapısının ipini kemirmeğe başlar. İp sallanınca ucundaki çıngırak da çalar. Kapıda biri var zannederek kapıyı açan uşaklar, eşeğin bu haline acır ve bunda bir iş var diyerek Çapanoğlu'na haber verirler. Hayvancağızı gören Süleyman Bey, eşeğin sahibini buldurur ve adama okkalı bir sopa attırdıktan sonra:-Bu hayvana günde beş okka arpa yedirip tımarını yapacaksın ve her hafta bana getirip göstereceksin, der.

Bu esaslı bakım sonunda hayvan çok semirir ve avazı çıkıtığı kadar anırır. Eşek anırdıkça sahibi de mahzun mahzun şöyle der:

-Anır eşeğim anır, Çapanoğlu gibi arkan var.

Vehbi Tülek

Haram Lokma Yiyen HarÂmî Olur

Vehbi Tülek

Sultan Bayezid Ve Arab Molla

Vehbi Tülek

Çomar Bölükbaşi

Vehbi Tülek

Evliya Çelebi, seyahatnamesinde başından geçen bir vakayı şöyle anlatır:"İstanbul'dan bazı mektupları hamil olduğum halde ulak olarak hareket ettim ve Gebze, İznik, Eskişehir üzerinden Akşehir'e yaklaştım. Sarplık içinde menzil beygirlerinin ağır yürüyüşü yüzünden o gece dağda kaldık. Sabah namazı için abdest alırken, alaca karanlıkta dağın içinden, cenk kıyafetleriyle heybetli bir süvari çıkageldi. Ama atı ve kendisi bitap... Hemen hakir (Evliya Çelebi):-Bu iyiye alamet değildir, düşüncesiyle endişelenmekle beraber, korku belası onu yanıma davet ettim. Bütün zebun görünüşüne rağmen yeri sarsan adımlarla yaklaştıysa da, kahvaltı soframıza oturmak istemedi. Ama ben:-Elbette bir lokmamızı yemelisin, deyince razı oldu. Sofra başına geçince, hemen sö zü açıp:-Dünya-Ahiret kardeşim ol...Devletten düşmüş bir yiğide benzersin. Atların dahi ze bun olmuş. Nerelisin? Adın nedir? Dediğimde şöyle cevap verdi:

Asil Ruh

Vehbi Tülek

Ahmed İbni KemÂl Hazretlerinin Nasihatleri

Vehbi Tülek

Git HünkÂrdan Ferman Getir...

Vehbi Tülek

Seydi Ali Reis

Vehbi Tülek

Kanuni Adina Yemin Eden Çavuş

Vehbi Tülek

Abdülmecid Han Ve Misir Meselesi

Vehbi Tülek

Şehzade Iii. Selim’in Kur’ani Kerim Hatmi İçin Tertib Edilen Merasim

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ebü'l-mekârim Abdülehad Nûrî

Ebü'l-Mekârim Abdülehad Nûri hazretleri, İstanbul'da yetişen büyük velilerdendir. 1594 (H.1003) senesinde Sivas'ta doğdu. İlim tahsiline Sivas'ta başladı. İstanbul'da tamamlayıp zâhiri ve bâtıni ilimlerde yüksek derecelere ulaştı. 1651 (H.1061) senesinde vefât etti. Daha üç yaşında iken annesinin amcası büyük âlim Şemseddin Sivâsi'nin nazar ve feyzine kavuştu. Çok kerametleri görüldü. Talebelerinden Karabaş Mahmûd Efendi şöyle anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

her Hâlükârda Sabrı Terk Etme!

Vehbi Tülek

Abdülkâdir bin Şeyh hazretleri, on altıncı yüzyılın sonu, on yedinci yüzyılın başında Hindistan'da yaşamış evliyânın büyüklerindendir. 1570 (H.978) senesinde Hindistan'ın Ahmedâbâd şehrinde doğdu. 1628 (H.1038) senesinde aynı yerde vefât etti. Kabri orada olup, ziyâret mahallidir...

Kasım Beyyânî

Vehbi Tülek

Dil âlimi Ferrâ

Vehbi Tülek

Ebû Zekeriyyâ, "Ferrâ" 144 (m. 761) senesinde Kûfe'de doğup, 207 (m. 822) târihinde, Mekke-i mükerremeye giderken vefât etmiştir. Kûfelilerin en büyük nahiv, lügat ve edebiyat âlimi idi. Ferrâ aynı zamanda, fıkıh ve kelâm âlimi idi. O Mu'tezile fırkasına hiç meyletmemişti...Büyük Arap dili âlimi Ebû Abbâs Sa'leb, "Eğer Ferrâ olmasaydı, Arapça olmazdı" diyerek onun Arapça'ya yapmış olduğu hizmetleri ifâde etmiştir.


Tövbe Etmeyen Kendine Zulmetmiş Olur

Vehbi Tülek

İbn-i Nüceym Ömer Mısrî

Vehbi Tülek

Dünyâda En Kıymetli Şey, Ihlâstır

Vehbi Tülek

Kaza Ve Kader Konusunda Çok Kimseler Yanılmıştır!

Vehbi Tülek

Evliyânın Kerametleri Haktır, Doğrudur

Vehbi Tülek

Müslüman Tevazu Sahibi Olur

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Hükümdarlardan biri vezirine oğlunun hocasından yakınıyordu: - Ben istiyorum ki oğlum ilim öğrensin, benim yerime iyi bir hükümdar olsun, o ise devamlı müzikle, sesle, sazla meşgul Demek ki hocası buna iyi bir yön veremiyor. Vezir aynı görüşte değildi: - Hükümdarım hocanın elinde mucize yok. Çocuğun kabiliyeti neye ise hocası ancak onda ilerlemesine, olgunlaşmasına yardım edebilir İnsanın tabiatı değiştirilemez Terbiye yaratılışa tabidir.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

Üç Kandil

Vehbi Tülek

Padişah Ve At

Bunlar Şarapti

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Kum Ve Kaya

Helvaci Çocuk

Şikayet

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek

Abayi Yakmak

Vehbi Tülek

Hayat Kurtaran Yalan

Vehbi Tülek

Karşılık Beklemiyorum

Vehbi Tülek

Padişah Ve At

Vehbi Tülek

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Vehbi Tülek