Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.415.961

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Cehennem Azâbından Kurtulmak Için

Şeyh Abdülhay hazretleri Hindistan'da yetişen büyük velîlerden olup İmam-ı Rabbânî Ahmed Fârûkî Serhendî hazretlerinin talebesi idi. 1582 (H.990) senesinde doğdu. İlim tahsiline başladıktan sonra, büyük âlim İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin sohbetlerine katıldı ve talebesi olmakla şereflendi. 1054 (m. 1644) yılında vefât etti. İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin mektuplarının bulunduğu Mektûbât kitâbının ikinci cildini topladı. İmâm-ı Rabbânî hazretleri hayatta iken onunla zaman zaman mektuplaşırdı. Hocasının kendisine yazdığı nasîhat dolu bir mektupta şunlar yazılıdır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

66 - Para Böyle Günler İçindir

Fazıl Ahmet Paşa'nın sadrazamlığı zamanında, Avusturya üzerine yapılan Uyvar seferi sırasında, Osmanlı ordusu, kendisilerinden kat kat daha kalabalık bir Avusturya birliği ile karşılaştı. Sadrazam, bu ordu ile harbi kabul etmek mecburiyetindeydi. Fakat, o devirde Osmanlı ordusu, diğer müesseseler gibi eski ihtişamını kaybetmiş, ancak maddi tedbirlerle muvaffakiyetler kazanabiliyordu. İşte Fazıl Ahmet Paşa, böyle bir durumda, yapılacak olan şeyi yaptı. Düşman kellesi getirecek olan her askere altın verileceğini vadetti.

Vehbi Tülek

Bu Hükümdar Kemal Ve Tedbir Sahibidir

Vehbi Tülek

Casus Herşeyi Görsün

Vehbi Tülek

Fatih Ve Kazikli Voyvoda (drakula)

Vehbi Tülek

1456 yılında Fâtih, Wlad'i Eflâk prensligine tayin etmişti. Wlad, kardesi Radul ile birlikte Osmanlı sarayında rehine olarak bulunmuştu. Hüküm sürdüğü memlekete Fâtih'in yardımı ile sahip olmasına ve Pâdişaha karşı dost kalacağına dair yemin etmiş bulunmasına rağmen Wlad, sözünde durmayarak Osmanlılar aleyhine Macarlarla anlasma yapacaktır.Fâtih'in, Karadeniz ve Trabzon'da bulundugu sıralarda, Eflâk'ta bazı hadiseler olmaktaydı. Burada Türklerin "Kazıklı Voyvoda", Macarlarin "Drakula" (Şeytan), Ulahların "Çepelpuç" (Cellad) dedikleri Wlad adında zulüm delisi bir adam, halka idarenin en korkuncunu tattırmaktadır. Bu çılgın adam, vahşi ve insanlık dışı birtakım zevklere sahipti. O, kazıklara vurulmuş ve işkence içinde can vermekte olan Türklerin meydana getirdigi büyük halkanın ortasında, saray halkı ile birlikte yemek yemekten zevk alırdı. Eline Türk esirleri geçince ayaklarındaki derinin yüzülmesini ve meydana çıkan kırmızı etlere tuz ekilmesini, sonra da bunları keçilere yalatmasını emrederdi. Böylece, diri diri ayaklarının derisi yüzülen esirlerin işkencesi, daha büyük olurdu. O, kendisine gönderilen Osmanlı elçilerinin sarıklarını başlarına çiviletmiştir.

CÂmide Nargile

Vehbi Tülek

Belgrad'in Fethi

Vehbi Tülek

Boğazkesen (rumeli) Hisari'nin Yapilmasi

Vehbi Tülek

Osmanli'nin Hatirasina

Vehbi Tülek

Dünyanin En Dürüst Ve En Medenî Milleti

Vehbi Tülek

İstanbul’un Fethi Ve İnsan Haklari

Vehbi Tülek

Koca Seyid

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ahmedü Bamba Hazretleri

Ahmedü Bamba, Batı Afrikalı bir âlimdir. O, henüz 9 yaşındayken, bölge Fransızlar tarafından işgâl edildi. Babası da âilesini alarak Rip'te Porokhane köyüne yerleşti. Bu sırada Fransızlara karşı cihâd hareketini başlatmış bulunan Maba Diakhu burada idi. Beraberce Fransızlara karşı mücadele ettiler. Ahmedü Bamba bir yandan da ilimde yükseldi. Saint Louis'e giderek Kâdiriyyenin halifesi El-Hâc Kamara'ya bağlandı. Sonra bu hocasının işaretiyle meşhûr Kâdiri şeyhi Sidya'nın sohbetlerine kavuşmak üzere Moritanya'ya gitti... Şeyh Sidya'dan tasavvuf, akâid, Mâliki fıkhı ve Sahih-i Buhâri okudu...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bandırmalızâde Ahmed Münib Efendi

Vehbi Tülek

Bandırmalızâde Ahmed Münib Efendi son devir Osmanlı alimlerindendir. 1275 (m. 1858)'de Üsküdar'da doğdu. Tahsilini Toptaşı Askeri Rüştiyesinde yaptıktan sonra Evkaf Nezaretinde çalıştı. 1909'da Sultan II. Abdülhamid'in tahttan indirilmesinden sonra emekli edildi. Tasavvuf yoluna girerek Celveti icazeti aldı. 1336 (m. 1918) yılında Üsküdar'da vefat eden Ahmed Münib Efendi, "Hukûkü'l-Veled" isimli eserinde şöyle yazmaktadır:

Seyfeddin Âmidî

Vehbi Tülek

İyi Ve Kötü Huyları Öğrenmek Farzdır

Vehbi Tülek

Veliyyüddin Efendi 98. Osmanlı Şeyhülislâmıdır. 1095 (m. 1684)’de İstanbul Silivrikapı’da doğdu. Medrese tahsilini tamamladıktan sonra müderrislik, kadılık, Anadolu, sonra Rumeli kadıaskerliği, nihayet Şeyhülislâmlık makamına tayin edildi. 1182’de (m. 1768) vefat etti. Buyurdu ki:

Kabir Azâbından Allaha Sığınırız

Vehbi Tülek

Âlemdeki Her Şey Senin Için Yaratıldı

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ Her Şeye Kadirdir

Vehbi Tülek

Mahmûd Hulvî Efendi

Vehbi Tülek

Abdülazîz Bin Ebî Hazım

Vehbi Tülek

Siz De Bu Genç Gibi Olurdunuz

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Sarik Ve Sakal

Sarayda İftar

Cennetlik Hanım Isteyen...

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Vehbi Tülek

Yüz Vermedin!

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Vehbi Tülek