Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.007.975

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Âlemdeki Her Şey Senin Için Yaratıldı

Hammâmî Ahmed Efendi Osmanlı din âlimlerinden ve Halvetiyye yolu büyüklerindendir. 1608 (H.1017) senesinde Halep'te vefât etti. Ebü'l-Vefâ Alvânî hazretlerinden ilim öğrendi. Bir meclis kurup, insanlara, Allahü teâlânın emirlerini ve yasaklarını bıkmadan anlattı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

“pösteki Saymak”

Nimeti külfetinden az veya elde edilen kârın, harcanan emeğe değmeyeceği durumlarda söylenen bir sözümüz vardır: "Pösteki saymak." İmkân hârici gibi görünen bir şey için, boşa gayret sarf etmenin mantıksızlığını anlatır bu tâbirimiz. Vaktiyle İstanbul'un Toptaşı bimarhânesine (akıl hastalarının tedavi edildiği hastane, tımarhâne) alaylı paşalardan biri idareci tâyin olunmuş. Bir müddet tabiplerin tedavi usûllerini ve hastaların gidişâtını tâkip ve müşâhede eden paşa, yavaş yavaş işin içine girmeye, yalnızca idari değil, tıbbi mes'elelere de müdâhale etmeye başlamış. Koğuşları geziyor, kendince delilerin vaziyetlerini inceliyor ve bazılarında hiçbir anormallik görmediği için de onların akıllandığına hükmediyormuş.

Vehbi Tülek

İngiliz Elçisi Sir Flip Küri’nin Pişmanlığı!

Vehbi Tülek

80 - Murad-i Hüdavendigarin Duasi

Vehbi Tülek

At Binenin, Kılıç Kuşananın Şah'ım!

Vehbi Tülek

Osmanlı Devleti'nde, yabancı devletlere gönderilecek elçilere çok dikkat edilirdi. Devlet-i Aliyye'nin itibarını gözetecek Serdengeçtiler aranırdı. 1736'da İran Şahı Tahmasb'a da bir elçi göndermek icabetti. İmrahor Mustafa Paşa münasip görüldü. Şah tarafından kabul edilen Mustafa Paşa, görevini yerine getirdi. Sonra, âdeti olduğu için Şah biraz eğlenmek, biraz da denemek kastıyle dedi ki: -İmrahor Paşa!.. Benim bir derdim var. Acaba sen halledebilir misin?-Hayırdır İnşâallah.-Bir atım var. Fakat, çok haşarı. Üstüne bineni yere fırlatır. Şuna bin de fikrini söyle!Mustafa Paşa, sükût etti. Biraz sonra iki seyis, iki tarafından yakalamış atı getirdiler. Önüne geleni kapar, ardında kalanı teper bir hayvandı. Şah sinsi sinsi güler, at yerleri eşeler, seyisler korkuyla bekleşirlerdi. Bütün İran devlet büyükleri meraktaydı. Mustafa Paşa, gayret kemerini kuşanıp, seyislere işaret etti. Azgın hayvanı, apıl apıl getirdiler. Bir adım kala: "Bismillah..." deyip üstüne sıçradı. Sonra da seyislere: "Bırakın!" diye bağırdı. Beygir bütün marifetlerini gösterdi. Sıçradı, çifte attı, şâha kalktı. Fakat, İmrahor Paşa'yı sırtından atamadı. Sonunda kuzu gibi uslanıverdi. Osmanlı elçisi, İran Şâhı'nın önüne geldi. Attan aşağı sıçradı. Gemleri uzatırken dedi ki:"At binenin, kılıç kuşananın Şah'ım!"

61 - Damat İbrahim Paşa'nin Kanuni'ye Cevabi

Vehbi Tülek

Eğri Kalesinde Şehid Olan Evliya

Vehbi Tülek

Haci Fehmi Efendi

Vehbi Tülek

Hamdolsun İslam Askeri Muzaffer Olmuştur

Vehbi Tülek

Paşam Siz Haksizsiniz!

Vehbi Tülek

Filan Gün Saltanat Tahtina Oturacaktir

Vehbi Tülek

İki Cihanda Yüzün Ak Olsun

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Van’dan Doğan Güneş Abdülhakîm Arvâsî

Büyük âlim, Mürşid-i kâmil Abdülhakim Arvâsi hazretleri, İmâm-ı Ali Rızâ bin Mûsâ Kâzım soyundan olup seyyiddir. Hazret-i Ali'ye kadar bütün babaları âlim ve veli idi. Birinci Dünya Savaşı başında Van'da Ermenilerin başlattığı katliamlar üzerine buradan hicret ederek, meşakkatli yolculuklardan sonra İstanbul'a geldi. Burada Süleymaniye Medresesi Tasavvuf Müderrisliği (Ordinaryüs Profesörlüğü) vazifesine tayin edildi. Daha sonra çeşitli camilerde vazifelendirildi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Fâsık Kimsenin Yüzüne Gülme

Vehbi Tülek

İbrâhim bin Usayfir hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Kâhire'de doğdu. 942 (m. 1535) senesinde aynı yerde vefât etti. Buyurdu ki:

Kim Resulullah'ı Severse Allah'ın Ihsanına Kavuşur

Vehbi Tülek

Ahmed Kuddûsî

Vehbi Tülek

Ahmed Kuddûsi hazretleri, Anadolu velilerinin büyüklerindendir. 1769 (H.1183)'de Niğde'nin Bor kazâsında doğdu. Küçük yaşta babasından ders almaya başladı. Turhal'daki Turhal Şeyhi denilen zâtın sohbetlerinde bulunarak kemâle erdi.

Osman Şirvânî

Vehbi Tülek

Gaflet Içinde Yapılan Duâ Kabul Olmaz!

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâyı Anlamaya Kalkışmak Caiz Değildir

Vehbi Tülek

Onların Bilmediği Hatalarımı Affeyle!

Vehbi Tülek

Fakîrler Için Defter Tutmayan Esnaflar

Vehbi Tülek

Eshâbımın Hepsi Yıldızlar Gibidir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Niyâzi-i Mısri, devamlı ibâdet ve tâatla meşgûl olduğu sırada, bir gece rüyâsında Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerini gördü. Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri büyük bir taht üzerinde oturmaktaydı. Etrâfına talebeleri toplanmıştı. Niyâzi-i Mısri, kendisini onların arasın da görünce, hayâsından dışarı çıkmaya yol ve fırsat aradığı bir sırada, Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri, onu yanına çağırıp, bir kese altın hediye verdi ve; "Senin nasibin diyâr-ı Rûm'dadır. Mısır'da değildir." buyurdu. Ertesi gün Niyâzi-i Mısri bu rüyâsını hocasına anlatın ca, hocası hemen ona hilâfet verdi ve duâ etti. Bunun neticesinde Niyâzi-i Mısri 1646 sene sinde Mısır'dan ayrılarak İstanbul'a gitti. İstanbul'da Sultanahmed Câmii civârında Sokullu Mehmed Paşa dergâhında ikâmet edip, uzun süre riyâzette kaldı. Kaldığı odada çok gözyaşı döktü. Halil Paşa, Niyâzi-i Mısri hazretlerinin kaldığı odanın döşemelerini yenilemek için teşebbüste bulunduğu zaman, Niyâzi-i Mısri hazretlerini rüyâsında gördü. Rüyâda "Gözlerimin yaşı ile yıkanmış olan tahtaları muhâfaza ediniz." diye emretmesi üzerine, tahtalarını muhâfaza etmek sûretiyle odayı tâmir etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Vehbi Tülek

B0r Çuval Toprak

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

O Kullarına Çok Merhametlidir

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Değişen Sizin Kalbiniz

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Hizir Ve Gelin

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek

Abayi Yakmak

Vehbi Tülek

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek