Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.211.977

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Yüz Yaşında Müslüman Olan Hristiyan Din Adamı

Ali Bekkâ hazretleri büyük velîlerdendir. 1174 (H.570) senesinde doğdu. 1271 (H.670)de vefât etti. Kudüs civârına yakın bir yerde zaviyesi, tekkesi vardı. Ali Bekkâ hazretlerinin çok ağlamasının ve "Bekkâ" çok ağlayan lakabının verilme sebebi şöyle anlatılır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Hirka-i Saadet Merasimi

Topkapı Sarayı'nın Hırka-i Saâdet dâiresinde bulunan Peygamber efendimize ve yakınları na ait olan Mukaddes Emânetler, Osmanlı Devleti zamanında her Ramazan ayının 15'inde ziyâret olunurdu. Bu ziyâretten birkaç gün önce Mukaddes Emânetler'in bulunduğu taht odası nın temizliği büyük bir hürmetle yapılır, padişah başta olmak üzere Has oda ağaları Mukaddes Emânetleri Taht Odasından Revân Odasına taşırlardı. Bu taşıma esnasında pâdişah da Has oda ağaları gibi hizmette bulunur, herhangi bir sebeple bu törende bulunamazsa maiyetinden birini gönderirdi. Ayın 14'ünde merasimde bulunacaklara dâvet tezkereleri gönderilirdi. Dâvetliler ertesi gün öğle namazından sonra Bâbüs-saâde'ye gelerek sadrazamı beklerlerdi. Sadrazam Bâbü's-sa'âde'ye geldiği zaman Silâhdar ağa tarafından karşılanır, Silâhtar ağa sadrazamın sağına, Has oda başı da soluna geçerdi. Şeyhülislâmın da yanına birer Has oda ağası gelirdi. Sadrazam ve şeyhülislâm yanlarında bulunan ağalarla birlikte Bâbüs-saâde'den içeri girerler, Arz Odası geçildiği zaman, Bâbüs-saâde önünde bulunan davetliler de protokol sıralarına göre Hırka-i Saâdet'in ziyaret olunacağı yere gelirlerdi. Burada herkes ayakta dururdu. Hırka-i Saâdet sandığının karşısında aşir okuyacak olan birinci ve ikinci imamlarla ayakta duramıyacak kadar ihtiyarsa Şeyhülislâmın oturmasına müsaade edilir. Aşir okunduktan sonra padişah Hırka-i Saâdet sandığını açar. Başta sadrazam ve şeyhülislâm olmak üzere diğer dâvet olunanlar protokol sıralarına göre teker teker gidip Hazret-i Peygamberin Hırkası'na yüz sürerlerdi. Bundan sonra hazır bulunan şeyhlerin herbiri sandığın karşısında yer alırlar, duâ ederlerdi.

Vehbi Tülek

Haberi Duymadan Ahirete Gittiler

Vehbi Tülek

Küçük Bir Çamur Denizi Sulandirmaz

Vehbi Tülek

Ülkemde Bu Adama CevÂb Verecek Bir Âlim Yok Mu?

Vehbi Tülek

Fâtih Sultan Mehmed Han tahta geçtiği ilk günlerden itibâren fırsat buldukça sarayda çeşitli âlimleri toplayıp onlarla ilmi sohbetler yapıyordu. Bu toplantılara zaman zaman orada bulunan yabancı ilim adamları da iştirâk ediyordu. Yine böyle bir ilim meclisi teşkil edildiğinde, Kuzey Afrika ülkelerinden birinden gelen ve gizli ilimlerde mahâret sâhibi bir âlim de katılmıştı. O âlim, Sultânın katında Türk âlimlerini, sorduğu zor ve çözülmesi güç sorularla epeyce bunalttı. Onları cevap veremez gördükçe de yeni yeni sorular yöneltti ve üstünlük gösterisinde bulundu. Osmanlı ulemâsının böyle acz içinde kalması, cihân pâdişâhı olan Fâtih'i son derece rahatsız etti. Bütün beyleri, paşaları ve vezirleri toplayıp; "Ülkemde bu adama cevap verecek bir âlim yok mudur? Çabuk olun, araştırın ve bana derhal müsbet bir cevap getirin!" dedi.

İlyas Reis

Vehbi Tülek

Bir Salkim Üzüm

Vehbi Tülek

Elhamdülillah Muslumaniz

Vehbi Tülek

Traş Edilmiş Sakal Daha Gür Çikar

Vehbi Tülek

Fatih Sultan Mehmet Ve Hüner Sahipleri

Vehbi Tülek

Osmanli’da Peygamber Sevgisi

Vehbi Tülek

Zembilli Ali Cemali Efendi’nin Zembili

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Şâ­fiî Fı­kıh â­li­mi Ebû Bekr Kaffâl

Ebû Bekr Kaf­fâl, Fı­kıh âlim­le­rin­den­dir. 1037 (H.429) se­ne­sin­de, Di­yar­ba­kır'ın Sil­van il­çe­sin­de doğ­du. 1113 (H.507)de ve­fât et­ti. Ho­ca­sı Ebû İs­hâk'ın kab­ri ya­nı­na def­ne­dil­di.
Ebû Bekr Kaf­fâl, Şâ­fi­i mez­he­bi fı­kıh âli­mi ola­rak ye­tiş­miş­tir. O de­vir­de adı­na "Mey­yâ Fâ­ri­kin" de­ni­len Sil­van, bü­yük bir ilim mer­ke­zi olup; bu böl­ge, Ma­laz­girt Sa­va­şın­dan çok da­ha ön­ce Müs­lü­man bel­de­si idi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hüsâmeddîn-i Râzî

Vehbi Tülek

Hüsâmeddin-i Râzi hazretleri, Hanefi fıkıh âlimidir. Adı, Ali bin Ahmed'dir. 598 [m. 1203] senesinde Şâm'da vefât etti. Kitabında buyuruyor ki:

Günah Işleyenlerle Arkadaşlık Etmek

Vehbi Tülek

İctihâd Makamına Lâyık Olabilmek Için

Vehbi Tülek

Muhammed İbnü's-Selci hazretleri Hanefi fıkıh, hadis ve kelâm âlimidir. 181 (m. 797)'de Bağdâd'da doğdu. İmam-ı Azam hazretlerinin büyük talebelerinden Hasan bin Ziyâd'dan ve Ebû Yûsuf'un talebesi Bişr bin Giyâs'tan fıkıh tahsil etti. Çok talebe yetiştirdi. Halifenin kadılık teklifini kabul et­medi. 266 (m. 880)'de Bağdat'ta vefat etti. Şöyle buyurdu:

Sakın Gelen Fakirleri Boş Çevirme

Vehbi Tülek

Aciz Bir Insan Olduğunu Unutma

Vehbi Tülek

Cahil Din Adamları Fitne Çıkarırlar!

Vehbi Tülek

Zeyd Bin Harise'ye Kurulan Tuzak!.

Vehbi Tülek

Ebü’l-mehâsin Rûyânî

Vehbi Tülek

Dervişlik, Allah'ı Unutmamaktır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Geçmiş ümmetlerde gurbete çalışmaya giden üç arkadaş, bir ara yoğun bir yağmura mâruz kalınca yol kenarındaki bir mağaraya sığınırlar. Ne var ki, karşı dağdan, düşen yıldırım sebebiyle kopup yuvarlanan bir taş gelir, içinde bulundukları mağaranın kapısına sıkışıp kalır.

İçeride bulunan üç arkadaş korkup düşünmeye başlarlar. Nasıl çıkacaklar kapanmış olan mağaradan? Biri der ki: Bu belâdan kurtulmamızın bir çâresi olabilir. O da, Rabbimizin rızâsı için yapmış olduğumuz iyilikler. Gelin bunları şefaatçı yapıp buradan kurtulmayı Rabbimizden dileyelim.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Kul Hakkı

Değişen Sizin Kalbiniz

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Şikayet

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Gül Yaprağı

Vehbi Tülek

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek

Arafatta Görüşürüz

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek