Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.544.547

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Her Işin Intizamı Doğruluk Iledir

Emînüddîn bin Neccâr hazretleri Şafiî mezhebi âlimlerindendir. 845 (m. 1441)’de Mısır’da doğdu. 929 (m. 1522)’de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

110 - Fatih'in Sirri

Fatih Sultan Mehmet Han, yapacağı işlerden kimseye bir şey bahsetmezdi. Hatta ordu sefere çıkar, günlerce yol alır, yine de kimse nereye gidileceğini bilemezdi. Bir sefer esnasında Gebze'de vefat ettiğinde bile, nereye sefer yapılacağını kimse bilmiyordu ve bu yüzden ordu İstanbul'a geri dönmüştü.Bir gün yine bir sefer için İstanbul'dan yola çıkılmıştı. Vezirlerden biri, padişahın ne kadar ketum olduğunu bildiği halde, yine de şansını denemek için huzura çıkarak, nereye sefer yapıldığını sormak cüretinde bulundu. Fatih ona:-Paşa, sen sır tutmasını bilir misin? Diye sordu. O da, nihayet kendisine bir sır verileceği ümidiyle, sevinçli bir şekilde cevap verdi:-Evet hünkarımPadişah da ona:-Ben de sır tutmasını bilirim. Sır, bir kimseye söylenirse, sır olmaktan çıkar paşa. Eğer sakalımın tellerinden biri, yamak istediklerimden birini bilseydi, bütün sakalımı keserdim, cevabını verdi.

Vehbi Tülek

Kamaları Sökülmeyen Tek Batarya

Vehbi Tülek

Yahya Ağa

Vehbi Tülek

Hey Sultan MurÂd’im VÂ’den Yakin Geldi!..

Vehbi Tülek

1451 yılında Edirne'ye bahar erken gelmiştir. Sultan II. Murad Han, bir ikindi vakti Meriç Nehri'nin ortasındaki "Kirişçi" adasında tenezzühe (gezintiye) çıkar. Taze çimenler, kardelenler, bahar yağmurlarıyla yıkanmış toprak kokuları ve çağıldayan ırmağın huşû' veren sesi... Yanında yalnız İshak Paşa vardır. Bir müddet etrafı seyreder ve Paşa'ya seslenir:" İshak! Tabiatın güzelliğine bak. İnsan burada kendini dünyadan ayrılmış gibi hissediyor. Doğrusu içimi şu tabiata karşı bir hasret ateşi kapladı.İshak Paşa:" Doğru dersiz Hünkârım. Ya şu Meriç!.. Ne kadar da asil akıyor, diye karşılık verdi.

Ravza-i Mutahara Müdafii Fahreddin Paşa

Vehbi Tülek

Şahidlerle İsbati Da Kafidir

Vehbi Tülek

Akillilarin Duraği

Vehbi Tülek

Turhanoğlu Ali Bey

Vehbi Tülek

Helal Lokma Gerek

Vehbi Tülek

İlk Denizalti

Vehbi Tülek

Hadim SinÂn Paşa Ve Misir Seferi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ziyâeddîn Hakkâri

Ziyâeddin Hakkâri hazretleri, Eyyûbiler devletinin en büyük devlet adamlarından ve fakihlerindendir. Hakkâri'de doğdu. Cizre ve Halep'te tahsil gördü. Şam medreselerinde ders verdi. Sonra da Selâhaddin-i Eyyûbi'nin en kıymetli yardımcılarından biri oldu. Haçlı kuvvetleriyle savaşlar yaptı. 585 (m. 1189)'de Akka muhasarasında vefât etti.

Bu mübarek zat, bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ruhun Mahiyetini Bilmek Imkânsızdır

Vehbi Tülek

Âtıfzâde Hüsâmeddin Efendi 146. Osmanlı Şeyhülislâmıdır. 1213'te (m. 1799) İstanbul'da doğdu. Tahsilini tamamladıktan sonra Encümen-i Dâniş ve Meclis-i Maârif üye­liği, Meclis-i İntihâb-ı Nüvvâb-ı Şer' reisliği, nihayet Şeyhülislâmlık makamına getirildi. 1288'de (m. 1871) ve­fat etti. Buyurdu ki:

Hacı Halîfe! Kutbu Görmek Ister Misin?

Vehbi Tülek

Ey Allah'ım! Sen Onları Bağışla!

Vehbi Tülek

Âmine-i Remliyye hazretleri meşhur hanım evliyâlardandır. Sekizinci asrın sonlarında, Kudüs civârında Remle şehrinde yaşamıştır. 815 (H.200) yılında vefât etti. Zamânın büyük velîlerinden olan Bişr-i Hafî hazretleri, devamlı ondan duâ isterdi...

Kardeşim Ağır Hasta Ya Resûlallah

Vehbi Tülek

İlim, Amel Ve Mevhibe

Vehbi Tülek

Mümin, Gündüz Tebessüm Eder, Geceleri Ise Ağlar!

Vehbi Tülek

Kötülük Yaptığında Üzülen, Iyiliklerine Sevinen Mümindir

Vehbi Tülek

söze Değil, Işe Bak!..

Vehbi Tülek

Türkistan Evliyâsından Hakîm Süleymân Atâ

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ölüyü Diriltemem

Ölüyü Diriltemem

Trablusşam Nakib-ül-eşrâfı Şeyh Abdülfettâh Zağbi Efendi, Yûsuf Nebhâni hazretlerine şöyle anlatmıştır:

Bir defâsında bir arkadaşımız hastalanmıştı. Abdullah ibni Şeyh Hıdır ez-Zağbi'yi de yanımıza alıp ziyâretine gitmek istedik. Onu götürmekten maksadımız hastanın bereketlerinden istifâde ederek şifâya kavuşması idi. Ancak gitmek istemedi. Çok ısrar edince kabûl edip bizimle geldi. Hastanın yanına vardığımızda, şiddetli hastalığından hiç bir eser kalmadı. Ayağa kalkıp bizi karşıladı. "Hoş geldiniz." deyip konuştu. Ziyâreti yapıp yanından ayrıldık. Ayrılıp giderken yolda Şeyh Abdullah hazretleri; "Ben ölüyü diriltemem." dedi. Bu sözüyle ziyâretine gittiğimiz kişinin öleceğine işâret etmişti. Dedim ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek

Başka Du Bilmez Misin?

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Abdullah El-acemî

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Pişman Oldular!

Bize Teveccüh Edin

SelÂmetle Gidip Gel

Vehbi Tülek

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Vehbi Tülek

Her Şeyi Göze Almıştı!

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

Kabahat Kilincin Midir?

Vehbi Tülek