Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.528.510

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Yâ Rabbî, Bu Suya Bereket Ihsân Et!

Kutb-i Rabbânî hazretleri Hindistan'ın meşhur velîlerindendir. İsmi, Muhammed’dir. 1363 (H.765) yılında Pânipüt şehrinde vefât etti. Şerefüddîn Ebû Ali Kalender hazretlerinin terbiyesine verildi. Yıllarca ilim öğrendi ve riyâzetler çekti. Çok kerametleri görüldü. Tayy-i zaman ve tayy-i mekân sâhibi olup zaman ve mekân elinde dürülür, Allahü teâlânın izniyle, kendisine uzaklar yakın olur, zaman uzar ve kısalırdı. Çok zaman, cumâ namazlarını Kâbe-i şerîfte kıldığı halk arasında meşhûrdu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kazliçeşme

Ordumuzun İstanbul önlerine dayandığı günlerdir. Henüz bahardır ama hava iyi sıcaktır. Yedikule önlerinde toplanan askerler kırbaların dibinde kalan son damlaları da yudumlar ve su sormaya başlarlar. Öyle ya bu çocuklar daha yıkanacak, paklanacak, abdest alacaklardır. Fatih bu sıkıntıyı nasıl halledeceğini düşünürken üzerinden yaban kazları geçmesin mi. Genç sultan, süvarilerden birine kuşları işaret eder. Delikanlı okuna davranır, elini sadağına atar. Fatih "Hayır, hayır!" diye fısıldar, "Onları takip et. Kim bilir, belki de bir göle uçuyorlar." Süvari bir hamlede atına çıkar, hayvanını topuklar. Artık kazlar nereye, o oraya. Kuşlar Atışalan taraflarında alçalır alçalır ve berrak sulu bir gölceğize konarlar. Delikanlı önce suyun tadına bakar, sonra matarasını doldurup ordugaha koşar. Doğrusu bu su beklenenden ziyade ve umulandan tatlıdır. Mimarlar, ustalar derhal işbaşı yapar, rütbeliler bile künk taşırlar. Çok değil 5-10 gün sonra lülelerden su akmaya başlar. Fatih bu mutluluğu paylaşmak ister, çeşme başına gelir. O sıra bir sanatkârın kitabeye "adını" kazıdığını görür. Ustaya döner "niye ama" der, "suyu bulan ben değilim ki?" Vezir araya girer ve usulünce sorar: "Peki bu çeşme kimin adı ile anılsın?"-Kazların!Öyle de olur. Çeşmenin adı "Kazlıçeşme" kalır.

Vehbi Tülek

Oracıkta Şehit Düştü

Vehbi Tülek

Koca Cafer Paşa

Vehbi Tülek

Gördün Değil Mi?

Vehbi Tülek

Kânûni Sultan Süleyman Han, Yahyâ Efendinin pek yüksek bir zât olduğunu, Hızır aleyhisselâmla görüştüğünü bilir, kendisini de görüştürmesini isterdi. Aralarında geçen bir menkıbe şöyle anlatılır:Kânûni, bir gün kayıkla Boğaz'da gezmeye çıkmıştı. Ortaköy hizâsına gelince, kıyıya yanaşıp, bir adam göndererek Yahyâ Efendiyi çağırttı. O da yanında bir ahbâbı ile gelip kayığa bindi, birlikte giderlerken, Yahyâ Efendinin ahbâbı, devamlı Kânûni'nin parmağındaki çok kıymetli bir yüzüğe bakıyor ve bu bakış dikkati çekiyordu. Kânûni bu hâli farkedince, parmağındaki yüzüğü çıkarıp; "Buyurun, daha yakından iyice bakıp inceleyebilirsiniz" diye uzattı. O zât yüzüğü aldı, evirip çevirdikten sonra, denize atıverdi. Yahyâ Efendi hâriç, kayıkta bulunanlar çok hayret ettiler. Bir müddet gittikten sonra, o zât inmek istediğini bildirince, kayık kıyıya yanaştı. O zât ineceği sırada denizden bir avuç su alıp Sultan'a uzattı. Avucundaki suda, biraz önce denize attığı yüzük görünüyordu. Yahyâ Efendi hâriç, kayıkta bulunan herkes yine çok hayret ettiler. Kânûni elini uzatıp yüzüğü alınca, o zât birdenbire gözden kayboluverdi. Kânûni, Yahyâ Efendiye dönerek; "Ağabey, neler oluyor?" deyince; "O gördüğünüz Hızır aleyhisselâmdı." cevâbını verdi. Bunun üzerine Kânûni; "O hâlde bizi niye tanıştırmadınız?" deyince; Yahyâ Efendi; "O kendini tanıttı. Ama siz tanımakta geç kaldınız!" buyurdu.Yahyâ Efendinin iki oğlu olup, her ikisi de babaları gibi ilim ve irfân âşığı kimselerdi. Babalarının yolunda bulunmuşlar, vefâtlarında aynı türbeye defnolunmuşlardır.Yahyâ Beşiktâşi hazretlerinin şâirliği de kuvvetliydi. Müderris mahlasıyla tasavvufi şiirleri ve müretteb Divân'ı vardır.

Tövbe Et, Çünkü Ölümün Yakindir!..

Vehbi Tülek

Y Kilidi

Vehbi Tülek

Bosna Fatihi Mahmûd Paşa

Vehbi Tülek

Sultan I. Murad Hanin Oğullarinin Sünnet Düğünü

Vehbi Tülek

Görev Şuuru

Vehbi Tülek

39 - GÂzileri Boş Mu Sanirsiniz?

Vehbi Tülek

Osmanlilarda Toplu Taşima Kurallari

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Şeyh İbrahim El-mücahid

İbrahim el-Mücahid hazretleri Hamza-i Kebir'in oğludur. Tillo'da dünyaya gelmiş ve babası gibi Vilayet Makamı'na yükselmiştir. İbrahim Hakkı Hazretleri, eserlerinde O'nun çok sayıdaki kerametlerinden bahsetmiştir. Şeyh İbrahim El-Mücahid 660 (m. 1262)'de babasından önce Tillo'da vefat etmiştir. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hamdûn Kassâr Hazretleri

Vehbi Tülek

Hamdûn Kassâr hazretleri, evliyânın büyüklerinden olup, veciz sözleri ile tanınmıştır. 884 (H.271) senesinde Nişâbûr'da vefât etti. Kendisine "Eski büyüklerin sözleri, bizim sözlerimizden daha tesirliydi. Bunun hikmeti nedir?" diye sordular. Cevâbında buyurdu ki: "Onlar, Allahü teâlânın rızâsı, İslâmiyetin izzeti, yükselmesi ve nefslerinden kurtulmaları için konuşurlardı. Biz ise nefsimiz için, dünyâlık ele geçirmek ve insanlar tarafından kabûl görmek için konuşuyoruz. Böyle olunca, elbette sözlerimiz kimseye tesir etmez."

ömür Çok Değerli Sermayedir

Vehbi Tülek

Büyük Mutasavvıf Ebû Abdullah Kureşî

Vehbi Tülek

Ebû Abdullah Kureşi hazretleri Hazreti Hasan'ın soyundan olup "Şerif"tir. Bu mübarek cüzzam hastalığına yakalanmıştı. Namaz vakitlerinde hastalığı tamamen yok olur, namazdan sonra tekrar bedeninde görülürdü...

Bilmediğini, âhireti Düşünen âlimlere Sor

Vehbi Tülek

Kılıcı Kesmeyince Şaşkına Dönen Eşkıyanın Tövbesi!

Vehbi Tülek

Ebû Abdurrahmân Mukrî

Vehbi Tülek

Süfyân-ı Sevrî

Vehbi Tülek

Şeytan Cimrileri Çok Sever

Vehbi Tülek

​irâde Etmek, Başka Râzı Olmak Başkadır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abayi Yakmak

Abayi Yakmak

"Abayı yakmak." Bu tâbir mecâzen, "birine âşık olmak, tutulmak, gönül vermek" gibi mânâlar ihtivâ eder. Dervişler arasında birilerinin aşkının büyüklüğünden bahsedilecekse eskiden, "Ooo! Abası hayli yanıktır!" gibi ifadeler kullanılırmış.Eski tekke mimarimizin kompleksi içinde; bir mescid veya câmi, ortada şadırvanı olan bir avlu ve avluyu çevreleyen derviş hücreleri, büyükçe bir dershâne, mutfak, kiler, ambar v.s. bulunduğu bilinmektedir. Bilhassa kış aylarında dershânenin ocağı harlı ateşle yakılarak dervişânın burada toplanmaları sağlanır, böylece hem iktisat yapılmış, hem de uzun saatler mürşidden istifade ve istifâza etmeleri temin edilirmiş.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bizi Hatirlayin!

Vehbi Tülek

Allah Nasil Misafir Edilir?

Vehbi Tülek

Sünnet Akçesi

A'meş Ve Hanımı

Yüz Vermedin!

B0r Çuval Toprak

Her Şeyi Göze Almıştı!

"encümen-i Bîzebân"

Evliyalar Ölmez İmiş

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Vehbi Tülek