Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.310.389

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sâlih Kimselerle Olmayı Fırsat Biliniz

Ebû Abdullah Evdî hazretleri Tâbiînin meşhurlarındandır. 693 senesinde Medine’de doğdu. Peygamber Efendimiz zamânında Müslüman oldu. Ancak Peygamber Efendimizi göremedi ve Sahâbî olamadı. Eshâb-ı kirâmdan Muâz bin Cebel (radıyallahü anh) Yemen vâliliği sırasında, onunla tanışıp Müslüman oldu. Muâz bin Cebel'i çok sevip yanından ayrılmadı. Ondan çok istifâde etti. Onun vefâtından sonra Eshâb-ı kirâmın en meşhûr fıkıh âlimlerinden Abdullah bin Mes'ûd'dan (radıyallahü anh) kırâat ilmini öğrendi. Ayrıca hazret-i Ömer, hazret-i Ali, Sa'd bin Ebî Vakkas, Ebû Hüreyre, hazret-i Âişe ve Ebû Eyyûb Ensârî'den (radıyallahü anhüm) hadîs-i şerîf rivâyet etti. Kûfe'ye yerleşti. 693 (H.74) senesinde orada vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

45 - Kaleye Çekilen Bayrak Gibi

Sultan II. Osman 22 Kasım 1617'de padişah olduğunda henüz 14 yaşındaydı. Fakat yaşı nın çok üzerinde bir olgunluğa sahip olan bu genç padişah, ecdadı gibi celadetli ve cesurdu. Tahta çıktığı senelerde, Avrupa'da söz sahibi bir devlet olan Polonya, Osmanlı sınırlarına saldırıyor, hatta bazı kaleleri ele geçiriyordu. Bunlardan en önemlisi de Hotin Kalesi idi. Bunun üzerine hemen sefere çıkılmasını emretti ve hazırlıklara başlandı.

Vehbi Tülek

Müftî Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman Ve Bahri Dede

Vehbi Tülek

Yeniçeriliğin Kaldirilmasi

Vehbi Tülek

500 sene kadar Osmanlı Devleti'nin ordusunun temelini teşkil eden yeniçeriler, büyük savaşlar ve fetihler yaparak haklı bir üne kavuşmuştu. Fakat son yıllarda bu ocak bozulmuş ve Osmanlı Devleti'nin başına belâ olmaya başlamıştı. 15 Haziran 1826 Perşembe gününe, tarihler Vak'a-i Hayriyye derler ki, hayırlı olmuştur. Yeniçeriler tarih sahnesinden bir günde silinmişlerdir. O sırada İstanbul'da bulunan Fransız edebiyatının büyük ismi Theophile Gautier, bakınız bu hâdiseyi nasıl anlatır:

Selim’e Tabi Olasin

Vehbi Tülek

Fatih’in Medreseleri

Vehbi Tülek

Mesir Macunu

Vehbi Tülek

Kanuni’nin Vefati Ve Celalzade

Vehbi Tülek

İngiliz Elçisinin Sultan Abdülhamid’e Hayranliği

Vehbi Tülek

Ancak İstanbul Kadisi Olursun

Vehbi Tülek

Sarayda Kadir Gecesi Alayi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

şim­di Cen­net E­vin­de­yim...

Zün­nûn-i Mıs­ri haz­ret­le­ri Mı­sır'ın bü­yük ev­li­ya­sın­dan­dır. Soh­bet­le­ri ile on bin­ler­ce ki­şi hi­da­ye­te er­miş­tir. Mâ­li­ki mez­he­bi­nin imâ­mı, Mâ­lik bin Enes haz­ret­le­ri­nin ta­le­be­si­dir...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ey Oğlum! Sakın Gıybet Etme

Vehbi Tülek

Ebü'l-Hasen Sicilmâsi hazretleri Mâliki mezhebi fıkıh âlimlerindendir. Aslen Sicilya adasındandır. Cezayir'de Tâfelâl denilen yerde doğdu. 1057 (m. 1647)'de Cezayir'de vefât etti. Bir dersinde şöyle anlattı:

Affedilmiş Olarak Sabahlayanlar

Vehbi Tülek

Evtâs Gazâsı Ve Ebû Âmir

Vehbi Tülek

Eshab-ı kirâmın büyüklerinden Ebû Mûse'l-Eş'ari radıyallahü anh, bizzat kendisi anlatıyor: Peygamber Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) Huneyn Gazâsından döndükten sonra amcam Ebû Âmir'i bir fırka asker üzerine komutan yaparak Evtâs'a gönderdi. Ebû Âmir, birkaç bin düşmanla buraya kaçıp gelen düşman komutanlarından Düreyd İbn-i Sımme ile karşılaştı. Vuku bulan muhârebede Düreyd katlolundu. Askerlerini de hezimete uğrattı...

vatan Için Canın Ne Kıymeti Var Ki!

Vehbi Tülek

mazlumun âhı Indirir Şâhı!..

Vehbi Tülek

Firavun'a Nasihat Eden İblis

Vehbi Tülek

Şeyhülislâm Mustafa Bolevî

Vehbi Tülek

sa­na Hü­zün, Gam ­ke­der Gir­mez!..

Vehbi Tülek

Misyonerlerin Tuzağına Düşmeyelim

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Vehbi Tülek

O Kullarına Çok Merhametlidir

Vehbi Tülek

Sakin Kalyona Binme

Yeterki Kalbi Kirilmasin

SelÂmetle Gidip Gel

Abayi Yakmak

Kum Ve Kaya

Bize Teveccüh Edin

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Vehbi Tülek

Fani Dünya

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek

9 Evi Dolaşan Kelle

Vehbi Tülek

Pişman Oldular!

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek