Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.540.374

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Geçim Darlığı Çekiyorsan Istigfâra Devam Etmelisin

Karamânî İshak Çelebi Osmanlı alimlerindendir. O zamanki Karaman iline bağlı Aksaray'da doğdu. İlk tahsîlini Aksaray'da yaptı. Konya'ya giderek, Kâdızâde, Molla Muslihuddîn Kastalânî ve Kestelli gibi zâtlardan ilim öğrendi. Tasavvufta Halvetiyye yolu büyüklerinden Molla Yahyâ Şirvânî'nin halîfelerinden Habîb Ömer-i Karamânî'ye bağlandı. İcâzet aldıktan sona İstanbul'a geldi. Pîrî Mehmed Paşa Dergâhında talebe yetiştirmekle meşgûl oldu. 1526 (H.933) senesinde vazîfe yaptığı İstanbul'da Koruklu Dergâhında vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Eski İftarlar

Sultan Abdülmecid Han devri. Ricâl-i Devlet-i Aliyyeden bir beyzadenin konağında iftar daveti var. Kibar ve ricalden davet edileceklere rütbelerine, mevki ve hassasiyetlerine göre davetiyeler yazıldı ve yollandı. Bunlar, pek ziyade arifane kaleme alınırlardı. Bunların yazılarına sarfolunan emek dolayısıyle iftar davetlerinin neza ket dereceleri anlaşılabilir. İftar sofrası selamlıkta kurulmuştu. Ama bütün levazımat haremden veriliyordu. Hatta iftariye tepsisi de. Harem kileri tepsiyi saat 11.30'da tanzime başlamıştı. Evvela on iki kişilik büyük değirmi, yaldızlı sini geldi. Önce, Bursa bezinden kalem işlemeli sofra örtüsü yere yayıldı. Sonra da altı bacak denilen sofra iskemlesi açılıp sini bunun üzerine oturtuldu. Bu sininin etrafına on iki tane de tekerlek denilen yer şilteleri dizildi. Her şilte karşısına Karamürsel bezinden küçük havlularla, küçük tabaklar içinde el, ağız silmeye mahsus sabunlu el bezleri kondu.

Vehbi Tülek

8 - Harp Meydanlarinin Sultani

Vehbi Tülek

Buyurun Cenaze Namazina

Vehbi Tülek

Nedendir Bu?

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Han mübârek, bir gün nasıl olduysa gönül ehli olan Şâir Hikmet'i yanlışlıkla üzüp, yanından uzaklaştırmış. Şâir Hikmet de, diyâr diyâr dolaşıp yerleşecek yer aradıktan sonra, nihâyet Van Müftüsü'nün yanında kâtip olarak çalışmaya başlamış. Aradan zaman geçtikten sonra, Sultan Selim Han şâiri tekrar bulmak istemiş. Fakat ara ki bulasın... Şâir sanki yer yarılmış da içine girmiş. Düşünmüş, taşınmış ve aklına bir fikir gelmiş. Demiş ki, 'Ben bir mısrâ yazayım ve bir yarışma düzenlensin. Benim mısrâmı beyte tamamlayan en güzel mısrâyı yazana mükâfât vereceğimi ilân edeyim. Şüphesiz ki Şâir Hikmet de dayanamayıp, katılacaktır. O vakit, onu üslûbundan tanırım.' Ardından şu mısrâyı yazmış:

'Bütün dünya benim olsa gamım gitmez nedendir bu?'

34 - 93 Harbinden Bir Sayfa

Vehbi Tülek

Iii. Osman Han Ve İstanbul’un Yeniden İmari

Vehbi Tülek

Söndürülen Fitne Ateşi

Vehbi Tülek

Bu Ecel Teridir

Vehbi Tülek

Saltanat Tahtina Oturacaktir

Vehbi Tülek

Minare Eğri Mi?

Vehbi Tülek

Kuyucu MurÂd Paşa

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

“duâ Etseniz De Gözlerim Açılsa!”

Pir Muhammed Gencevi hazretleri, Karabağ'ın Gence şehrinden olup, evliyânın büyüklerinden Şems-i Tebrizi'nin torunlarındandır. On altıncı asırda yaşamıştır. Tasavvufta zamânının meşhûr velilerinden Abdülgaffâr hazretlerinin ders ve sohbetlerinde yetişip kemâle erdi. Pek çok kerameti görülmüştür...
Bir gün, anadan doğma âmâ bir kimse, Pir Muhammed hazretlerine gelip yalvararak; "Dünyâyı aslâ görmemişim! Bana bir duâ etseniz de gözlerim açılsa, dünyâyı seyretsem" dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ömer Naimi Efendi

Vehbi Tülek

Ömer Naimi Efendi Osmanlı âlimlerindendir. 1190'da (m. 1802) Harput'ta doğmuş ve 1261 (m. 1883)'de orada vefat etmiştir. Oğluna şu nasihatleri yapmıştır:

Ebu Cafer Begâvî

Vehbi Tülek

Şems-i Tebrîzî

Vehbi Tülek

Şems-i Tebrizi hazretleri Konya'ya gelen büyük velilerdendir. Tebriz'de doğdu. Doğum târihi bilinmemektedir. Şems-i Tebrizi lakabıyla meşhûr oldu. 1247 (H.645) târihinde Konya'da şehid edildi. Mevlânâ'nın medresesinde defnedildi.

Kaptan-ı Derya Hayreddin Paşa

Vehbi Tülek

Mîraç'a Inanmayanların Durumu Hakkında

Vehbi Tülek

Müminlerin Rızkı Bu Ayda Artar

Vehbi Tülek

Fıkıh Ilminden Daha Şerefli Bir Ilim Yoktur

Vehbi Tülek

İnsan, Beden Değil Ruh Demektir

Vehbi Tülek

Ebû Abbâs Ahmed Sebtî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ölüyü Diriltemem

Ölüyü Diriltemem

Trablusşam Nakib-ül-eşrâfı Şeyh Abdülfettâh Zağbi Efendi, Yûsuf Nebhâni hazretlerine şöyle anlatmıştır:

Bir defâsında bir arkadaşımız hastalanmıştı. Abdullah ibni Şeyh Hıdır ez-Zağbi'yi de yanımıza alıp ziyâretine gitmek istedik. Onu götürmekten maksadımız hastanın bereketlerinden istifâde ederek şifâya kavuşması idi. Ancak gitmek istemedi. Çok ısrar edince kabûl edip bizimle geldi. Hastanın yanına vardığımızda, şiddetli hastalığından hiç bir eser kalmadı. Ayağa kalkıp bizi karşıladı. "Hoş geldiniz." deyip konuştu. Ziyâreti yapıp yanından ayrıldık. Ayrılıp giderken yolda Şeyh Abdullah hazretleri; "Ben ölüyü diriltemem." dedi. Bu sözüyle ziyâretine gittiğimiz kişinin öleceğine işâret etmişti. Dedim ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Alabilirsen Al

Vehbi Tülek

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Sünnet Akçesi

Karşılık Beklemiyorum

Abdullah Bin MübÂrek

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Vehbi Tülek

Başka Du Bilmez Misin?

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek