Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.747.674

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Tasavvuf Ehlini Sev Ve Kitaplarını Oku!

Şerîf el-İdrisî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Hazret-i Hasan soyundan olup, şerîflerdendir. 1614 (H.1023) senesinde Mağrib (Fas) beldelerinden Miknâset-üz-Zeytün denilen yerde doğdu. 1674 (H.1085) senesinde orada vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kanuni’nin Merhameti

Ferdinand'dan sonra Avusturya kralı olan Maximillian ile Osmanlı himayesi altında olan, komşusu Erdel kralı Sigismund, sürekli birbirlerine saldırıp huzursuzluk çıkarıyorlardı. Oysa ki Erdel kralınının her hareketinde Osmanlı hükûmetine danışması ve müsaade edildiği kadar faaliyet göstermesi gerekiyordu. Avusturya kralı Erdel kralını, o da Avusturya kralını Kanuni'ye şikayet ettiler. Bunun üzerine Kanuni Sultan Süleyman Han, 72 yaşında olduğu halde sefere çıktı. Belgrad'a geldiklerinde, Zemun konağında Erdel Kralı Sigismund, padişahın huzuruna çıktı ve hemen önünde diz çöktü. Kanuni:-Ayağa kalk...dedi. Sigismund ayağa kalkıp:-Eski kul oğlu kulum. Ferman padişah hazretlerinindir, diye boyun büktü. Kanuni ona:-İyilik üstüne iyilik göreceksin. Asker ve cephane tedarikine çalış. Seferimizde bize katıl. Ne zaman bir ihtiyacın olursa bildir ki, çaresine bakalım...Sigismund böyle bir hareket karşısında şaşkına döndü. Çünkü padişahtan ağır bir ceza bekliyordu. Başını önüne eğip cevap veremeden huzurdan çıktı. Dışarı çıkınca adamlarına:-Padişahın muhabbeti beni sarhoş etti, konuşmaya takatim kalmadı...dedi.

Vehbi Tülek

Ancak İstanbul Kadisi Olursun

Vehbi Tülek

İnebahti Deniz MuhÂrebesi

Vehbi Tülek

Ben Ağlamayayim Da Kim Ağlasin

Vehbi Tülek

Emekli bir albay anlatır: Sultan Ahmet camiine gidiyorum her sabah, ne kadar erken gidersem gideyim mihrabın bir kenarında saçı sakalı bembeyaz olmuş ihtiyar bir adam ümitsizce bedbin durmadan ağlıyor. O kadar ağlıyor ki ağlamadığı tek dakikayı yakalayama dım. Nihayet bir gün yanına sokuldum: "Muhterem dedim, Ah Efendim dedim, Allah'ın rahmetinden bir insan bu kadar ümitsiz olur mu? Niye bu kadar ağlıyorsun?" Bana: "Beni konuşturma" dedi, "kalbim duracak". Ben çok ısrar edince ağlıya ağlıya anlattı. Dedi ki :

Osmanlilarda Silah Kullanma Sanati

Vehbi Tülek

Evliya Çelebi

Vehbi Tülek

89 - Rüyanin Tabiri Budur

Vehbi Tülek

MÂdemki Allahü TeÂlÂnin Emridir

Vehbi Tülek

Padişaha Nasihat

Vehbi Tülek

Ii. Abdülhamid Han'in İmzasi

Vehbi Tülek

Saltanat Tahtina Oturacaktir

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Öfkeyle Fırlatılan Yastık!..

Abdülkâdir Geylâni hazretleri evliyanın en büyüklerindendir. Kıyâmete kadar, her veliye feyzler onun vasıtasıyla gelecektir. Bunun için kendisine "Gavs-ül-A'zam; En büyük Gavs" denildi. Yalnız İmâm-ı Rabbâni hazretleri bu hususta onun vekilidir... Sıkıntısı ve dileği olanlar onu vesile ederek, araya koyarak Allahü teâlâya duâ ettiklerinde dileklerine kavuşurlardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sahurun Tamamı Berekettir

Vehbi Tülek

İsmail bin Ca'fer el-Ensari hazretleri hadis ve kıraat âlimidir. 100 (m. 718)'de Medine'de dünyaya geldi. Orada Tabiinin büyüklerinden hadis tahsil etti. Ömrünün sonlarına doğru Bağdat'a yerleşti. 180 (m. 796)'da orada vefat etti. Buyurdu ki:

Kerâmetler Menbâı Hasen Ebrikân

Vehbi Tülek

Kîsûdirâz-ı Dehlevî

Vehbi Tülek

Kisûdirâz-ı Dehlevi hazretleri, Hindistan'da yetişen Çeştiyye evliyâsının büyüklerindendir. İsmi, Muhammed bin Yûsuf'tur. Hazret-i Hasen evlâdından (torunlarından) olup "Şerif"tir. Sekizinci asrın sonlarında vefât etti.

Ebül-hasan Bekrî Hazretleri

Vehbi Tülek

Namaz Kılan Bir Mümin, Yükselir

Vehbi Tülek

Ağzı Kapalı Kap, Nisan Yağmuruna Kavuşamaz

Vehbi Tülek

Âhiret, Peygamberleri Ve Melekleri Titreten Gündür!

Vehbi Tülek

Hazreti Safiyye (radıyallahü Anha)

Vehbi Tülek

dervişin Vatanı Yoktur!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Musa Aleyhisselam zamanında bir adam insanlara; "Benimle Kelimullah Musa konuşur. Ben, Safiyullah Musa'nın yakınlarındanım " diyerek böbürlenir, Musa aleyhisselam'ın ismini alet ederek kendine menfaat temin ederdi. Bu sözlerin üzerinden uzun bir zaman geçti. Musa Aleyhisselam'ın yanına, adamın biri, siyah bir iple yularlanmış bir domuz getirdi ve Musa Aleyhisselam'a dedi ki:
- "Ey Allah'ın Peygamberi! Filan adamı biliyor musun?" Musa Aleyhisselam:
- "Onu işitirim" diye cevap verdi. Adam:
- "O adam, işte bu domuzdur" dedi.
Musa Aleyhisselam, adama niçin böyle olduğunu sormak için, Allahü Teâlâ'dan, onu eski haline döndürmesi için niyaz etti. Bunun üzerine Allahü Teala Musa Aleyhisselam'a şöyle buyurdu:
- "Ya Musa! Adem Aleyhisselam'ın ve ondan sonra gelen peygamberlerin dualarıyla dua etsen yine de bu adam hakkındaki duanı kabul etmem. Fakat ben sana onu niçin o hale soktuğumu bildireyim. O, senin adını kullanarak, sana olan yakınlığını alet ederek menfaat elde ettiği için, dinini dünya için satıp, din ile dünyayı yediği için ben onu o hale soktum".

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

9 Evi Dolaşan Kelle

Vehbi Tülek

Zalimlere Dersini Verdi!

Vehbi Tülek

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Dört Şey Mühimdir

Abdullah El-acemî

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Değişen Sizin Kalbiniz

Bülbülün Zikri

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek

Abdullah-i EnsÂrî

Vehbi Tülek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Vehbi Tülek

Karşılık Beklemiyorum

Vehbi Tülek

Arafatta Görüşürüz

Vehbi Tülek