Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.426.377

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Dünyâ Isyan Ve Günah Işlenen Yerdir

Abdülvâhid bin Zeyd hazretleri Tebe-i tâbiînden olup, hadîs, fıkıh âlimi ve evliyânın büyüklerindendir. Basra'da yaşamıştır. 793 (H. 177) senesinde vefât etti. Hasan-ı Basrî gibi Tâbiînin meşhur âlim ve velîleriden hadîs ve fıkıh ilimleri tahsil etti. Basra'nın meşhûr hadîs ve fıkıh âlimlerinin ileri gelenleri arasında yer aldı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

45 - Kaleye Çekilen Bayrak Gibi

Sultan II. Osman 22 Kasım 1617'de padişah olduğunda henüz 14 yaşındaydı. Fakat yaşı nın çok üzerinde bir olgunluğa sahip olan bu genç padişah, ecdadı gibi celadetli ve cesurdu. Tahta çıktığı senelerde, Avrupa'da söz sahibi bir devlet olan Polonya, Osmanlı sınırlarına saldırıyor, hatta bazı kaleleri ele geçiriyordu. Bunlardan en önemlisi de Hotin Kalesi idi. Bunun üzerine hemen sefere çıkılmasını emretti ve hazırlıklara başlandı.

Vehbi Tülek

Ciğer PÂresi, Ciğer YÂresi

Vehbi Tülek

Haci Bayram-i Veli’nin Sultan Murad’a Nasihati

Vehbi Tülek

Ezan Sesleri DevÂm Etsin!

Vehbi Tülek

Kurtuluş savaşı yılları. İznik'le Mekece arasındaki bir mevkide Hâlid Paşa kuvvetleri yeni bir savaşa girmenin hazırlığı içinde bulunuyor. Bütün efrâd hazır vaziyette durmaktadır. Yoklama yapıldıktan sonra heybetli, siyah sakallı, ilim ve fazilet sembolü, sarığıyla kır bir atın üzerinde Ali Rızâ Acara Efendi meydana çıktı. Efrâdı bir baştan bir başa at üstünde dolaştıktan sonra orta yerde durdu. Gür sesi ile ruhlara rahatlık, heybet ve heyecan veren şu konuşmayı yaptı:"Askerler! Kardeşlerim! Mübârek dinimizin ana şartlarından biri de hacdır. Hacılar hac maksadıyla mübârek Kâbeye gittikleri zaman orada "Hacerü'l-Esvede" yüzlerini, gözlerini sürmek sûretiyle onu öperler. Çünkü Hacerü'l-Esved cenâb-ı Rabbülâlemin tarafından Cennet'ten gönderilmiş mübârek bir taştır. Siz de bugün öyle şerefli bir mücâdele ve hizmet üzerindesiniz ki, cenâb-ı Hakk'ın yardımıyla muvaffak olup, zafer müyesser olunca, bütün millet, ihtiyar analarımız, güngörmüş babalarımız, genç kızlar, çocuklar, hâsılı bütün arkada bıraktıklarımız Hacerü'l-Esvedi öpen hacıların heyecan ve iştiyakiyle sizi sarılıp öpecek ve bağrına basacaktır.

Gazi Osman Paşa’nin İstanbula Dönüşü

Vehbi Tülek

Kayiğa Karşi Araba

Vehbi Tülek

Belgrad'in Fethi

Vehbi Tülek

Benden Bunlari İstemeyiniz

Vehbi Tülek

AlÂeddîn Ali Esved KarahisÂrî

Vehbi Tülek

Osmanli'da İlk Feminist Kadin

Vehbi Tülek

Mimar Sinan’in Yumurtalari

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Allah Için Sevmek Nasıl Olur Efendim?

Mervezî hazretleri fıkıh ve hadîs âlimidir. Afganistan’da Merv’de doğdu. 275 (m. 888) târihinde vefât etti. Ahmed bin Hanbel hazretlerinin en üstün talebelerinden idi. Hayatı boyunca hocasının yanından ayrılmadı. Dâima onun hizmetinde bulunurdu. Ahmed bin Hanbel hazretleri, Mervezî’yi çok severdi...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Gerçekten Biz Sana Kevser’i Verdik

Vehbi Tülek

Ebü'l-Hasen el-Kûfi hazretleri Hadis ve fıkıh âlimlerinin meşhûrlarındandır. Tebe-i tabiinden olup, 189 (m. 805)'de vefât etti. Hadis-i şerif ilminde hafız idi. Yani yüz bin hadis-i şerifi râvileri ile birlikte ezbere bilirdi. Rivâyet ettiği hadis-i şerifler Kütüb-i sitte denilen meşhûr altı hadis kitabında yer almıştır. Bunlardan bazıları:

Harputlu Yusuf Efendi

Vehbi Tülek

Ahmed Bin Ali (ebû Bekr Hemedânî)

Vehbi Tülek

Şâfii âlimlerindendir. Hemedan'da 308 (m. 920) târihinde doğdu. İlim tahsili için çok yerleri dolaştı. Bağdâd'da bulundu. Şâfii fıkhı ve hadis ilimlerinde büyük âlim oldu. Hemedan'da kadılık yaptı.

Şihâbüddîn Ahmed Ruaynî

Vehbi Tülek

Onlar, Adâletleri Ile Örnek Oldular

Vehbi Tülek

Hırsıza Sadaka Veren Adam!..

Vehbi Tülek

Onlar Ne Isrâf, Ne De Cimrilik Ederler

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâya Hakîkî Kul Olmak

Vehbi Tülek

Mardinli Velî Mûsâ Bin Mâhîn

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek

Abayi Yakmak

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Zalimlere Dersini Verdi!

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Sarayda İftar

Cennetlik Hanım Isteyen...

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek

Ahde Vefa

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek