Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.812.335

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Hayâ Edilmeyen Işte Hayır Yoktur

Şihâbüddîn Aysâvî hazretleri tanınmış velîlerdendir. 1534 (H.941) de Şam'da doğdu. Orada zamanın büyük âlimlerinden fıkıh, hadis ve kıraat ilmi tahsil etti. Tasavvuf yolunda, Şihâbüddîn Ahmed bin Bedrüddîn el-Gazzî'den feyiz ve icâzet aldı. Tevrîziyye Câmii'nde hatiblik yaptı. 1617 (H.1026) senesinde, Şam'da vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Bu Devletin Ayakta Kalmasi İçin

Sultan II. Mahmud Han zamanında Harput'ta yetişen büyün alimlerden Abdurrahmân-ı Harpûti, İstanbul'a gitti ise de bir vazife verilmemesi üzerine memleketine döndü. Burada tâliblere ders vermekle meşgûl oldu. Bir müddet sonra tekrar memleketini terk ederek İstanbul'a gitti. Bir gün vakit namazını kılmak için girdiği Ayasofya Câmiinin duvarında asılı bir levhaya gözü takıldı. Levhanın altındaki kâğıtta; "Bu levhadaki ibâreyi, her kim doğru olarak hâllederse, mükâfatlandırılacaktır." yazıyordu. Hemen bir kâğıda ibâreyi bütün kâideleri ile çözen Abdurrahmân-ı Harpûti, kâğıdın altına "Daha başka mânâların da mevcûd olduğu ibâreden anlaşılmakta ise de, kâğıdım olmadığı için bu kadarıyla iktifâ edilmiştir." diye bir şerh koyarak adını ve adresini yazdı ve tahlilnâmelerin içine bıraktı.

Vehbi Tülek

Midhat Paşa

Vehbi Tülek

Şehid Derviş Paşa

Vehbi Tülek

Zulm İle ÂbÂd Olanin

Vehbi Tülek

Fâtih Sultan Mehmed Hân'ın babası Sultan II. Murad Hân devrinde, bir gün sadrâzam askere mûtad ulûfesini dağıttıktan sonra, padişahın huzuruna girmiş ve durumu şöyle rapor etmişti:"Devletlû Hünkârım, asâkir-i hümâyuna ulûfesini dağıttık. Ancak bir miktar akçe arttı. Ferman buyurursanız, ihtiyat akçesi olarak hazine-i hâssaya koyup saklayalım..." Sadrâzam, paranın artması haberine padişahın sevineceğini umuyordu. Fakat yanıldığını anlamakta gecikmedi. Sultan Murad Hân bu durumdan memnun olmamıştı. Zira o güne kadar ulûfe dağıtıldıktan sonra geriye para kalmazdı. Şimdi kaldıysa bunun bir sebebi olmalıydı. Bu yüzden sadrâzama şu sözleri söyledi:"Lala, her zaman ulûfe dağıtırken geriye akçe kalmaz iken, bu sefer fazla gelmesinin sebebi ne ola ki? Herhal Defterdârım bize yaranmak, gözümüze girmek için halktan fazla akçe toplamış, hazinede her zamankinden fazla akçe cem' eylemiş. Padişah'a yaranmak için halka zulmeden, tebaanın malını zorla elinden alan bir Defterdâr bize gerekmez..."Bu sözlerden sonra, Sultan Murad Hân Defterdârı'nı derhal vazifeden aldı. Zira 'Zulm ile âbâd olanın, kahr ile berbâd olacağı' hakikatine gönülden inanıyor, halkına elinden geldiğince adâlet ile muâmele etmeye çalışıyordu

Tozkoparan İskender

Vehbi Tülek

105 - Baltaci Mehmed Paşa Ve Rus Çari Deli Petro

Vehbi Tülek

68 - Geriye Bakan İki Göz Olacağina İleri Bakan Bir Göz Olsun

Vehbi Tülek

Gayret-i İslama Ne Oldu?

Vehbi Tülek

Sadrazami Tersleyen Adam

Vehbi Tülek

16 - Yavuz Ve Sina Çölü

Vehbi Tülek

Bizim Silah Fabrikamiz Yok

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Muhammed Bahşî

Muhammed Bahşi hazretleri Halvetiyye tarikatının Bahşiyye kolunun kurucusudur. 1038'de (1628) Halep yakınlarındaki Bekfelûn köyünde doğdu. Tahsilini Halep'te yaptıktan sonra İhlâs bin Nasreddin'e intisap ederek Halveti icazeti aldı. İstanbul'a giderek Köprülü Fâzıl Mustafa Paşa'nın ilgi ve teveccühünü kazandı. Sonra hacca gitti. 1098'de (1687) Mekke'de vefat etti. Bir sohbetinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Cennet Için Ağlayan Cennete Kavuşur

Vehbi Tülek

Ebû Bekr Ahmed Dineveri hazretleri hadis âlimidir. 280'de (m. 893) İran'da Dinever'de doğdu. Tahsil için gittiği Bağdat, Basra, Şam, Harran, Cizre gibi ilim merkezlerinde Nesâi, Begavi, İbn-i Ebû Dâvûd gibi hadis âlimlerinden istifade etti. Tahsilini tamamladıktan son­ra Dinever'e döndü. 364'te (m. 975) vefat etti. Şu hadis-i şerifleri o mübarek zat rivayet etmiştir:

Namazın Güzelliği Kendisindendir

Vehbi Tülek

Fehîm! Ubeydullah'ı, Kardeşim Sâlih'e Götür

Vehbi Tülek

Seyyid Sâlih hazretleri "Silsile-i aliyye" adı verilen büyük âlim ve evliyâların otuz ikincisidir. Tâhâ-i Hakkârî hazretlerinin kardeşidir. Seyyiddir. Seyyid Sâlih, küçük yaşta Kur'ân-ı kerîm okumayı öğrendi. Çok zekîydi. Kısa zamanda Kur'ân-ı kerîmi ezberledi. Medreseye giderek tefsîr, hadîs, fıkıh gibi zâhirî ilimlerle, zamânın fen ve edebiyât bilgilerini öğrenerek büyük bir âlim oldu. Tasavvufta da yetişerek, kalb ilimlerinde mârifet sâhibi olmak için, ağabeyi Seyyid Tâhâ-i Hakkârî'nin sohbetiyle şereflendi. Senelerce ona hizmet etti. Mübârek teveccühlerine kavuştu. Vilâyet derecelerinde çok yükseldi. Hocası, ona icâzet vererek, talebe yetiştirmek üzere Berdersûr'a gönderdi. Seyyid Sâlih hazretleri orada talebe yetiştirmeye başladı...

O Allah Ki, Ondan Başka Ilah Yoktur

Vehbi Tülek

Anne Babanın Önünden Yürümen Edepsizliktir!

Vehbi Tülek

Hacı Muharrem Sırrî Efendi

Vehbi Tülek

Pîr Muhammed Ve Kara Kethudâ

Vehbi Tülek

Muhammed Hâdimî

Vehbi Tülek

Alışveriş Yaparken Yemin Etmemeli

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Nasuhi Efendi, Osmanlı evliyasının büyüklerindendi. Lodosun şiddetle estiği fırtınalı bir günde talebeleri Nasûhi Efendiyi ziyârete gittiler. Bir miktar sohbet ettikten sonra, Harem İskelesine doğru geldiler. Sonra Nasûhi Efendi; "Harem' den Galata'ya cenâze namazına kim gider?" dedi. Orada bulunanlar; "Ey Sultanımız! Bu fırtınalı havada karşıya geçmek mümkün müdür?" dediklerinde; "Aslına sonra vâkıf olursunuz. Sevâba ihtiyâcı olan gider." buyurdu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Yuhçu Baba

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

İmanı Ona Kafidir

Sünnet Akçesi

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek

Yüz Vermedin!

Vehbi Tülek

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Vehbi Tülek

Korkma!

Vehbi Tülek

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek