Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.161.903

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Arkadaşında Kusur Aramayı Bırak, Sen Zarar Görürsün!

Ebû Nasr bin Ziyâd hazretleri Tâbiînin büyük velîlerdendir 712 (H.94) senesinde Basra'da vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Sultan Abdülaziz Eğer O Topu Patlatsaydi

Sultan Abdülaziz'i taşıyan Sultaniye vapuru, 29 Haziran 1867 Cumartesi günü Toulon limanına girince, adeta yer yerinden oynadı. Limandaki Fransız savaş gemi erinde bulunan ve sahilin çeşitli kesimlerine konulan toplar sürekli ateşleniyor, III. Napoléon'un seçkin misafiri, kulakları sağır edici gümbürtülerle istikbal ediliyordu. O gün kaç top mermisinin havaya savrulduğu bilinmiyor. Ama büyükçe bir meydan muharebesindeki sarfiyat ölçüsünde olduğu tahmin ediliyor. Vapur ağır ağır ilerliyor, salvo ların ardı arkası kesilmiyordu.

Vehbi Tülek

Mimar Sinan

Vehbi Tülek

Asil Kahraman Bunlardir

Vehbi Tülek

O Zaman Kiliç Ve Ok Devri İdi

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Hân, "Mısır'ı fethettiğinde, cesâretini çok beğendiği Mısır ordusu başkumandanı Kurtbay'ı karşısına almış ve onunla harbin neticeleri hakkında uzun bir konuşma yapmıştı.Kurtbay, Yavuz'un muvaffak oluşunu şöyle izâh ediyordu:"Hünkârım, bizi yenen, sırf sizin yiğitliğiniz değil, ölüm saçan o dehşetli toplarınızdır. Memleketimizin elimizden çıkmasına onlar sebep oldu. Venedik'ten getirdiği topu, Mısır hükümetine satmak isteyen bir Berberi'yi bizim devlet adamlarımız:"Top, Hazret-i Peygamber Efendimiz'in kılıç ve ok kullanınız emrine aykırıdır, bid'attır, kullanmak câiz olmaz" diye reddetmişlerdi. O zaman Berberi bu fikre çok kızmış ve:"Yaşayan görecektir ki bu memleket, toplara sahip olan bir millet tarafından elinizden alınacaktır"diye bağırmıştı. Zaman Berberi'yi haklı çıkardı.Kurtbay'ın bu sözlerine Yavuz Sultan Selim Hân, şu karşılığı vermişti:"Kuvvet ve kudret Allah'ındır, bunda şüphemiz yok. Mâdem ki Kitab'a ve Sünnet'e bu kadar bağlıydınız, Resûlüllah Efendimiz'in "Silaha, aynı silahla mukâbele edin", meâlindeki emrine neden riâyet etmediniz? Resûl-i Ekrem Efendimiz'den bu yana 900 sene geçti. O zaman kılıç ve ok devri idi. Şimdi top devri...

Allah İçin Beni Yukari Çikartin!

Vehbi Tülek

Yenilikçi Sadrazam Nevşehirli Damat İbrÂhim Paşa

Vehbi Tülek

Al Mührü Ver Mührü

Vehbi Tülek

Yakişani Yapmak

Vehbi Tülek

Kirimli Ahmet

Vehbi Tülek

Kosova Şehidi

Vehbi Tülek

Oruç Reis

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Mehmed Emîn Tokâdî

Mehmed Emin Tokâdi hazretleri, İstanbul'un 4 büyük evliyâsındandır. 1745 (H.1158) târihinde İstanbul'da vefât etti. Kabr-i şerifi, Unkapanı'na inen cadde ile Zeyrek Yokuşunun kesiştiği tepe üzerinde, Soğukkuyu Piri Paşa Medresesi kabristanındadır...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Neşe Ile Yapılan Ibâdet Kıymetlidir

Vehbi Tülek

Müttekî Alâüddîn hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Hindistan'daki Burhanpûr'da 1483 (H.888) senesinde doğdu. Şeyh Muhammed bin Muhammed Sehâvî'den, Kadirî ve Şâzilî yollarından hilâfet, talebe yetiştirme izni aldı. Bir müddet Mekke-i mükerremede kaldı. 1567 (H.975) senesi Mekke'de vefât etti. “İrşâd-ül-İrfân ve İbâret-ül-Îmân” isimli eserinde şöyle buyuruyor:

Seni, Allahü Teâlâya Îmâna Davet Ediyorum

Vehbi Tülek

Ab­ba­si Halî­fe­si Mü­te­vek­kil

Vehbi Tülek

Ab­ba­si Ha­li­fe­si Mü­te­vek­kil, sa­lih bir kim­se idi. Bir gün, sır­ça­dan, cam­dan ya­pıl­mış olan, alt ve üst ta­ra­fın­dan su akan sa­râ­ya gir­miş­ti. Ya­kın adam­la­rı ve ne­dim­le­ri, soh­bet dost­la­rı da ya­nın­da idi. Otu­rup soh­bet eder­ler­ken, gül­dü. Ya­nın­da bu­lu­nan­lar, "Al­la­hü teâ­lâ se­ni hep gül­dür­sün, ey mü'min­le­rin emi­ri, gül­me­ni­zin se­be­bi ne­dir?" de­di­ler.

Ebû Bekr Nişâbûrî

Vehbi Tülek

hayâ Edilmeyen Işte Hayır Yoktur

Vehbi Tülek

Ebû Bekr Verrâk Hazretlerinin Oğlu

Vehbi Tülek

Hamîdüddîn Nâgûrî

Vehbi Tülek

Muhlisler Ve Sâdıklar...

Vehbi Tülek

Meyyitin Kefaretini Velîsi Verir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Vehbi Tülek

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Sünnet Akçesi

Ayyaşin Sonu

Allah Diyen Genç

B0r Çuval Toprak

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Vehbi Tülek

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Vehbi Tülek

Firkateyne Bininiz

Vehbi Tülek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek

9 Evi Dolaşan Kelle

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Vehbi Tülek