Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.374.560

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allahü Teâlâ Câhili Dost Edinmez!

Nesefî Mevlâna Aziz hazretleri Maverâünnehir âlim ve evliyâsındandır. Nesef şehrinde doğdu. 1300 (H.700) yılından az önce vefât etti. Küçük yaşta ilim tahsîline başladı. Horasan'a ilim öğrenmek için giden Nesefî, büyük velî Sâdeddîn-i Hammûî'ye talebe olmakla şereflendi. Hocasından icâzet aldıktan sonra insanlara tâliplerine ilim öğretmeye başladı. Talebelerine buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Gördün Değil Mi?

Kânûni Sultan Süleyman Han, Yahyâ Efendinin pek yüksek bir zât olduğunu, Hızır aleyhisselâmla görüştüğünü bilir, kendisini de görüştürmesini isterdi. Aralarında geçen bir menkıbe şöyle anlatılır:Kânûni, bir gün kayıkla Boğaz'da gezmeye çıkmıştı. Ortaköy hizâsına gelince, kıyıya yanaşıp, bir adam göndererek Yahyâ Efendiyi çağırttı. O da yanında bir ahbâbı ile gelip kayığa bindi, birlikte giderlerken, Yahyâ Efendinin ahbâbı, devamlı Kânûni'nin parmağındaki çok kıymetli bir yüzüğe bakıyor ve bu bakış dikkati çekiyordu. Kânûni bu hâli farkedince, parmağındaki yüzüğü çıkarıp; "Buyurun, daha yakından iyice bakıp inceleyebilirsiniz" diye uzattı. O zât yüzüğü aldı, evirip çevirdikten sonra, denize atıverdi. Yahyâ Efendi hâriç, kayıkta bulunanlar çok hayret ettiler. Bir müddet gittikten sonra, o zât inmek istediğini bildirince, kayık kıyıya yanaştı. O zât ineceği sırada denizden bir avuç su alıp Sultan'a uzattı. Avucundaki suda, biraz önce denize attığı yüzük görünüyordu. Yahyâ Efendi hâriç, kayıkta bulunan herkes yine çok hayret ettiler. Kânûni elini uzatıp yüzüğü alınca, o zât birdenbire gözden kayboluverdi. Kânûni, Yahyâ Efendiye dönerek; "Ağabey, neler oluyor?" deyince; "O gördüğünüz Hızır aleyhisselâmdı." cevâbını verdi. Bunun üzerine Kânûni; "O hâlde bizi niye tanıştırmadınız?" deyince; Yahyâ Efendi; "O kendini tanıttı. Ama siz tanımakta geç kaldınız!" buyurdu.Yahyâ Efendinin iki oğlu olup, her ikisi de babaları gibi ilim ve irfân âşığı kimselerdi. Babalarının yolunda bulunmuşlar, vefâtlarında aynı türbeye defnolunmuşlardır.Yahyâ Beşiktâşi hazretlerinin şâirliği de kuvvetliydi. Müderris mahlasıyla tasavvufi şiirleri ve müretteb Divân'ı vardır.

Vehbi Tülek

Orhan Gazi Devri Ve Ilk Donanma Faaliyetleri

Vehbi Tülek

Bizim Silah Fabrikamiz Yok

Vehbi Tülek

Hangimiz Kazançli Çiktik

Vehbi Tülek

1960 yılında Milli Birlik Komitesi üyesi Ahmet Er, Libya'daki Türk sefâretine 'Devlet Müşaviri' olarak tayin edilir. kendileri zaman zaman Libya'da seyahate çıkarlar. Bunlardan birinde, mihmandarı, geçtikleri kasabada yaşlı ve meşhur bir şeyhin bulunduğunu, onu ziyaret etmenin faydalı olacağını söyler. Ve giderler. Oldukça ıssız bir yerde, bir ağacın gövdesine yaslanmış olan 80 yaşlarında, beyaz sakallı ve â'ma olduğu ilk bakışta belli olan Şeyh'i görürler. Ahmet Er kendisini takdim eder. Türk olduğunu da söyleyerek elini öpmek için müsaade ister. Bunun üzerine Şeyh, Ahmet Bey'e hitâben:" Ben senin elini öpmeliyim, der.Ahmet Bey'in "Estağfirullah" demesine fırsat bırakmadan onun elini öper. Bilmukabele, muhatabı da onun elini öper. Bunu müteâkip Şeyh, Ahmet Er'e:" Hangimiz kazançlı çıktık? diye sorar. Er:" Ben kazançlı çıktım; çünkü, pir-i fâni bir Müslüman ulusunun elini öptüm, der. Şeyh, hafifçe gülümser ve şu cevabı verir:" Hayır ben kazançlıyım; çünkü sen, çölde fakir ve nâçiz bir Müslüman'ın elini öptün. Ben ise şanlı, şerefli Osmanlı'nın elini öptüm.

Osmanoğullarinin Âkibeti Ne Olacak?

Vehbi Tülek

Dede Molla Ve Yavuz Sultan Selim

Vehbi Tülek

Hazar Kanali Projesi

Vehbi Tülek

Bizim Maksadimiz

Vehbi Tülek

90 - Sultan Ii. Bayezid'in Mora Seferi

Vehbi Tülek

Rumeli Fatihi Lala ŞÂhin Paşa

Vehbi Tülek

Osmanli’da Peygamber Sevgisi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Mübârek Buhârî

Mübârek Buhâri hazretleri on beşinci asırda yaşamıştır. "Silsile-i aliyye" denilen evliyânın meşhûrlarından olan Seyyid Emir Külâl (Gilâl) hazretlerinin oğlu Seyyid Emir Hamza'nın talebesidir. Seyyid Emir Külâl'in talebesi olduğu da rivâyet edilmiştir...
Mübârek Buhâri hazretleri, vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Tehlikelerden Gücünüz Yettiği Kadar Sakınınız!

Vehbi Tülek

Nesîb Efendi Osmanlı şeyhülislâmlarındandır. 1842 (H.1258) senesinde Üsküp'te doğdu. İlk tahsîlini Liphova'da yaptı. Orada Rufâî tarîkati Gülşeniye koluna mensup meşhur velîlerden Şerefüddîn Şuayb Efendiye intisab ederek icâzet aldı. 1863'te İstanbul'a giderek Fâtih medresesinden mezun oldu. Çeşitli devlet kademelerinde çalıştı. 1911'de şeyhülislâmlığa getirildi. 1912'de İttihât ve Terakkî Partisinin baskısı sonucu görevinden ayrıldı. 11 Mart 1914'te (H.1332) vefât etti. Muhyiddîn-i Arabî hazretlerinin eserlerinden yaptığı bâzı tercümeleri Müntehebât adıyla neşretti. Bu eserinde şöyle nakleder:

Muhammed Es’ad “es’ad Erbilî”

Vehbi Tülek

Ebû Ca'fer Muhammed

Vehbi Tülek

Ebû Ca'fer Muhammed ibn-i Sa'dân hazretleri nahiv ve kıraat âlimidir. 161'de (m. 778) Bağdat'ta doğdu. Gözleri görmeyen İbn-i Sa'dân, zamanın büyük âlimlerinden kıraat ilmi tahsil etti. "Âmme Muallimi" olarak tanınan İbn-i Sa'dân 231'de (m. 846) Bağdat'ta vefat etti. Buyurdu ki:

Ölümden Şüphen Varsa, Uyuma

Vehbi Tülek

Ondan Daha Sevgili Hiç Kimse Yaratmadım

Vehbi Tülek

Bu Dükkânın Geliri, Senin Talebelerine!

Vehbi Tülek

Kur’ân-ı Kerimi Okurken Uyulacak Edepler Vardır

Vehbi Tülek

Dürrîzâde Mustafa Efendi

Vehbi Tülek

Amre Bint-i Abdurrahman

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Her Şeyi Göze Almıştı!

Her Şeyi Göze Almıştı!

Müslümanlara sıkıntı veren Yahudi Ebû Râfi'ye haddini bildirmek için onun kalesine giren Hz. Abdullah bin Atik, bundan sonrasını kendisi şöyle anlatır:

İçeri girince, ahıra girip saklandım. Saklandığım yerden kapıcıyı tâkip ettim. Kapıyı kilitledi, anahtarları direğe asıp gitti. Anahtarları alıp, her tarafı dolaştım. Birçok kapıdan geçtim. Her kapıyı açtıkça, kapıyı iç tarafından sürgülüyordum. Bunu, eğer Ebû Râfi'nin adamları beni fark ederlerse, adamı öldürünceye kadar, bana yeteri kadar zaman kazandırsın, diye yapıyordum. Bu suretle Ebû Râfi'nin yattığı odaya kadar vardım.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Latif Bir Şikayet

Vehbi Tülek

Geç Gelen Kurtarıcı

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Gerçek Zehir

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Minareden Okunan Şiir

Cennetlik Hanım Isteyen...

Vehbi Tülek

İsmail Hakki Efendi

Vehbi Tülek

Delik Kova

Vehbi Tülek

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Vehbi Tülek

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Vehbi Tülek