Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.608.017

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Gariplerin Sığınağı Mübarek Zat

Ebû İshâk Sicistânî hazretleri evliyânın büyüklerinden olup fıkıh ve hadîs âlimlerindendir. 874 (H.260) senesinde İran’da Sicistân’da doğdu. 962 (H.351) de Bağdat'ta vefât etti. Zamanın büyük âlimlerinden Şafii fıkhı ve hadis ilimleri tahsil etti. Çok talebe yetiştirdi. Malı mülkü çok olup zengindi. Fakat dünyâ malına hiç kıymet vermezdi. Elindekileri hep ihtiyâç sâhiplerine verirdi. Bu hususla ilgili olarak şöyle nakledilir:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Birakma Bizi Baba

Osmanli Devleti Ve Endülüs

Derya Üzre Cami

Abayi Yakmak

Hakikati Görmek

İcÂzetin Sirri

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Asil Ruh

1854 senesi kış aylarında Silistre kalesini muhasara eden Ruslar, bir avuç Osmanlı askeri karşısında zor durumlara düşmüşlerdi. Ağır kış şartlarında erzakları tükenmiş, çoğu açlık ve soğuktan kırılıyordu. Zabitlerine:-Açız!... ekmek, ekmek... diye bağırdıklarında, zabitler:-İşte kale... zaptedin, orada karnınızı doyurun... diye cevap veriyorlardı. Nihayet aç kalan Rus askerleri Osmanlı siperlerine yanaşarak:-Ekmek... diye cılız ve sararmış ellerini uzatıyorlardı. Osmanlı askeri de asil ruhlarını isbat etmek için süngülerinin ucuna ekmek takıp Rus siperlerine uzatıyorlar ve kanlarına susamış olan Rusların aç karınlarını doyuruyorlardı.Bu iyiliklerine Rusların verdiği cevap ise şu oldu: şehri zaptedemiyeceklerini anlayınca yağlı paçavraları ateşe verip, şehre fırlatarak yangınlar çıkardılar. Bu yangınlar bir felaket halini aldı. Tam bu sırada gelen bir derviş:-Ey Müslümanlar korkmayın!... Moskof Kadir gecesi kaçacak, Müslümanlar muzaffer olacaktır, diyerek askerin maneviyatını arttırdı.Hakikaten ertesi gün Kadir gecesiydi ve Ruslar bütün ağırlıklarını alarak, Silistre muhasarasını bir müddet için bırakıp, mağlup bir vaziyette gittiler. Silistre müdafileri de kale burçlarından ezanlar okuyarak zafer şenlikleri yaptılar.

Vehbi Tülek

Bağdad’in Fethi

Vehbi Tülek

Âlim Sadrazam FÂzil Mustafa Paşa

Vehbi Tülek

Benim Gözüm Göreceklerini Gördü

Vehbi Tülek

18 Mart 1915 günü. İngiliz donanması en büyük savaş gemileriyle Çanakkale boğazını geçmek için zorluyor, yoğun topçu ateşi ile boğazın iki tarafındaki Osmanlı tabyalarını hallaç pamuğu gibi atıyordu.O gün Boğaz tabyaları arasında en çok iş gören ve en çok hasara uğrayan Rumeli Mecidiyesi Bataryası oldu. Sabahtan beri muharebenin en şiddetli anlarında dahi iki sahil arasında gidip gelmekten çekinmemiş olan Müstahkem Mevki Komutanı Cevat Paşa, tabyanın feci durumunu haber aldığı zaman yine motora atlayıp Çimenlik İskelesi'nden karşı sahile hareket etti. Cephaneliği berhava olan tabyanın durumu hazindi.

Hakani Mehmed Bey’in Ricasi

Vehbi Tülek

Şair Padişah Ii. Selim

Vehbi Tülek

91 - Kanuni Sultan Süleyman Ve Şövalyeler

Vehbi Tülek

47 - Özi Kahramanlari

Vehbi Tülek

86 - Hoşa Giden Tabir

Vehbi Tülek

Eğri Seferi Ve Şemseddin Sivasi Hazretleri

Vehbi Tülek

Mahkemeye Hazirim

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Velîye Ve âlime Karşı Gelmek, Dalâlettir!

Belgradlı Nasûh Çelebi Rumeli'de yaşayan büyük velîlerdendir. Belgrat'ta doğdu. Aklî ve naklî ilimleri tahsîl etmek için İstanbul'a gelen Nasûh Çelebi, zamânının meşhûr âlimlerinden istifâde etti. Bu arada tanıştığı, Nakşibendiyye yolunun mensublarından İskender Efendinin sohbetlerine devâm etti. Yüksek makamlara kavuşup kemâle geldi. Hocası tarafından Belgrat'a gönderildi. 1573 (H.981) senesinde Belgrat'ta vefât etti. Bir sohbetinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Şair Nef'î'yi Idama Götüren Hicivleri

Vehbi Tülek

Şair Nef'i Efendi, Saraydakilerle alay eden şiirler söyler, yazdığı hicivlerle dönemin birçok isminin nefretini ve öfkesini üstüne çekerdi... İşte bunlardan biri de Vezir Tahir Efendi idi. Ona da hakaret ettiğinden, Tahir Efendi Nef'i'ye "Kelb" demişti. Nef'i de hemen bir şiirle ona cevab verdi:
"Bize kelb demiş Tahir Efendi/İltifatı bu sözüyle zahirdir/Maliki'dir benim mezhebim zira/İtikadımca kelb, tahirdir..."

Evliyâyı Ziyâret Edenlerin Kalpleri Temizlenir

Vehbi Tülek

Abdullah Bin Ebû Bekr

Vehbi Tülek

Abdullah bin Ebû Bekr Sekâfi hazretleri, evliyânın büyüklerindendir. 1408 (H.811) senesinde doğdu. Küçük yaşta iken babası vefat etti. Amcası Ömer Muhdâr, onu tasavvuf yolunda yetiştirdi. Amcasından birçok ilim ve ism-i a'zamı öğrendi.

Mudurnulu Mehmed Dede

Vehbi Tülek

Ali Taberî

Vehbi Tülek

Saatlerini Boşa Geçirenler Kıyamette Pişman Olacak!

Vehbi Tülek

Herkes Ektiğini Biçer, Ettiğini Bulur

Vehbi Tülek

Ebû Bekr Nişâbûrî

Vehbi Tülek

bu Merhemi Sizin Için Hazırladık!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Bir zamanlar Bağdad'da çok zeki ve bilgili, Şenn adında bir adam yaşamaktaydı. Bu adam bir gün kendisi gibi bilgin ve akıllı bir kız bulup evlenmek için atına atlayıp yola çıktı. Yolda bir adama rastladı. Adam köyüne gidiyordu. Şenn de adama katılıp birlikte yolculuk etmeye başladılar. Şenn adama sordu: - Ben mi seni yükleneyim, yoksa sen mi beni yüklenirsin? Adam: - Bu nasıl söz? İkimiz de atlıyken birbirimizi nasıl yükleniriz? diye cevap verdi.Biraz ilerleyip köye yaklaştıklarında, Şenn biçilmiş ekinleri görünce tekrar sordu:- Bu ekinler yenmiş mi yenmemiş mi?

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Adalet Ve Tevazu

Cünnetü'l-esmâ

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

A'meş Ve Hanımı

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Vehbi Tülek

Ahde Vefa

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Her Şeyi Göze Almıştı!

Vehbi Tülek