Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.484.969

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İmâm-ı Busayrî Ve Kasîde-i Bürde

İmâm-ı Busayrî hazretleri meşhur velîlerdendir. 1212 (H.609) senesinde Mısır'da Busayr şehrinde doğdu. 1295 (H.695) senesinde Mısır'da İskenderiyye şehrinde vefât etti. Ebü'l-Abbâs-ı Mürsî hazretlerinin talebesidir. Ebü'l-Abbâs Mürsî de, Ebü'l-Hasan-ı Şâzilî'nin talebesidir. İmâm-ı Busayrî, hadîs ilminde, hattâtlıkta ve bilhassa şiirde çok derin âlim idi. Resûlullah'a olan sevgisini, aşkını anlatan kasîdeleri vardır. En kıymetli kasîdesi ise, Kasîde-i Bürde'dir. Kasîde-i Bürde'den:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

42 - Birakmam Seni Santa Barba

Kanuni Sultan Süleyman, kendi devrinde bütün cihanın padişahı idi. 1525 yılında, Alman İmparatoru Şarlken ile harbeden ve ona esir düşen Fransa kralı 1. Fransua'yı, bir mektup göndererek kurtarmış ve kendine müttefik yapmıştı. Böylelikle, Osmanlı İmparatorluğuna karşı kurulması planlanan Birleşik Avrupa İttifakını da bozmuş oluyordu. Fransua 31 Mart 1547'de ölmüş, yerine 2. Henri geçmişti. O da, Almanya, İspanya, Hollanda, Güney İtalya ve diğer bazı Avrupa ülkelerine hakim olan Şarlken ile ister istemez mücadele etmek zorundaydı. Karada olduğu gibi denizlerde de İspanyollar ve Andrea Doria ile bir türlü başa çıkamıyordu. Henri, selefi Fransua gibi Kanuni Sultan Süleyman'a müracaat etti ve yardım ricasında bulunmak üzere, Gabriel d'Aramon adındaki elçisini kalabalık bir maiyetle İstanbul'a gönderdi.

Vehbi Tülek

Abdülaziz Han’in Tahta Çikmasi

Vehbi Tülek

Sultan I. Murad Hanin Oğullarinin Sünnet Düğünü

Vehbi Tülek

Macar Subayinin Kizi

Vehbi Tülek

Sultan II. Murad devri. 1441 senesinde Macaristan üzerine yapılan bir akında, Akıncı birliklerimiz pusuya düşürüldü ve bir çok asker ile birlikte Akıncı kumandanlarından Rüstem bey de esir edildi. Rüstem bey, gayet yakışıklı ve zeki bir gençti. Macar kumandanı ondan hoşlandı ve kendi hizmetine aldı. Konağında ona bir oda verdi ve bütün şahsi işlerini ona havale etti. Gayet dindar olan Rüstem Bey, şartlar ne olursa olsun beş vakit namazını bırakmaz ve vakti girince hemen kılardı. Her işin üstesinden kolayca gelmesi ve kıvrak zekası sayesinde ibadetine kimse karışmıyordu.

Osmanli-hollanda Münasebetleri

Vehbi Tülek

Elçiye Zeval Yok

Vehbi Tülek

Sultan Iv. Murad’in Tasavvuf Ehline Hürmeti

Vehbi Tülek

Deli Hüseyin Paşa

Vehbi Tülek

Sokollu Mehmed Paşanin Mahareti

Vehbi Tülek

Bizans’in Korkulu Rüyasi Orhan GÂzi

Vehbi Tülek

Mücevherli Minare

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Bütün Bilgilerin Kaynağı Eshâb-ı Kirâmdır

İsâ bin Sehl Ceyyâni hazretleri Mâliki fıkıh âlimidir. Endülüs'te (İspanya) Ceyyân'da (Jaen) doğdu. Kurtuba, (Cordoba) Gırnata (Granada) ve Tuleytula'da (Toledo) birçok âlimden fıkıh ilmi tahsil etti. Gırnata'da kadılık yaptı. 486 (m. 1093)'de vefat etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Müslümanın Ölümü Sonsuz Hayattır

Vehbi Tülek

Ebû Ali Hasen bin Ahmed hazretleri Hanbeli fıkıh, kıraat ve hadis âlimidir. 396 (1005)'de Bağdat'ta doğdu. Kâdi Ebû Ya'lâ el-Ferrâ gibi âlimlerden ilim tahsil etti. İcazet alarak çok talebe yetiştirdi. 471'de (m. 1079) Bağdat'ta vefat etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Dişleri Misvâklamanın Fazileti Büyüktür

Vehbi Tülek

Taylesanizade Abdullah Efendi

Vehbi Tülek

Taylesanizade Abdullah Efendi, Osmanlı kadılarındandır. İstanbul'da doğdu. Rumeli'de çeşitli vilayetlerde kadılık yaptıktan sonra 1790'da emekli oldu. Bundan kısa bir zaman sonra İstanbul'da vefat etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Talebelerim Dünyâda Nâmerde Muhtaç Olmasın!

Vehbi Tülek

Fenalıkların Başı Fena Arkadaştır

Vehbi Tülek

Sadık Bir Talebe Seyfüddîn Menârî

Vehbi Tülek

Ebû Feth-i Vâsıtî

Vehbi Tülek

İyi Bir Müslüman Nasıl Olur

Vehbi Tülek

Güneş, Mürşid-i Kâmilin Kalbidir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Firkateyne Bininiz

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

İsmail Hakki Efendi

Sakin Kalyona Binme

Değişen Sizin Kalbiniz

Delik Kova

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Geç Gelen Kurtarıcı

Vehbi Tülek

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Vehbi Tülek

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Vehbi Tülek

Kabahat Kilincin Midir?

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Vehbi Tülek

Hakikati Görmek

Vehbi Tülek