Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.579.900

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Lüzumsuz Konuşmanın En Küçük Zararı, Şöhrettir!

Ebû Bekr bin İyâş hazretleri tâbiînin büyüklerindendir. Meşhûr kırâat âlimi İmâm-ı Âsım'ın râvilerinden ve hadîs âlimlerindendir. 715 (H.97) senesinde doğdu. 808 (H.193) senesinde Kûfe'de vefât etti. Babasından, Ebû İshâk es-Sebîî, Ebû İshak eş-Şeybânî, Hümeyd et-Tavîl ile Eshâb-ı kirâmın birçoğundan hadîs-i şerîf rivâyet etti ve ilim öğrendi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Ii.mahmud Han’in İlim Ve Sanat Aşki

İkinci Mahmûd Hanın ilmi fazla olup, dini, fenni, teknik, askeri, idâri ve sanat sahalarında kendisini çok iyi yetiştirmişti. Dindar, akıllı, zeki, çalışkan olup, gayret ve azim sâhibiydi. Şâirdi. Adli mahlasıyla şiir yazardı. İlim, sanat adamlarına ve eserlerine çok alâka gösterirdi. Onlara kıymet verip, himâye ederdi.Ülkenin imârına, ilim, sanat, hayır ve sosyal müesseselerine önem veren İkinci Mahmûd Han, pekçok eser yaptırdı. Bâyezid Yangın Kulesini; Unkapanı ile Azapkapı arasındaki şimdi Unkapanı Köprüsü denilen Mahmûdiye Köprüsünü; Beylerbeyi ve Çırağan saraylarını; Tophâne'de Nusratiye, Bahçekapı'da Hidâyet, Üsküdar'da Adliye, Arnavutköy sâhilinde Tevfikiye câmilerini yaptırdı. Hazret-i Hâlid'in türbesini mükemmel tâmir ettirip, iyi bir hattat olduğundan sandukası pûşidesi üzerindeki yazıyı kendi el yazıları ile yazdı. Yine güzel bir hüsnü hatla yazdığı Lefkoşe'de Selimiye Câmiinde asılıdır. Tophâne'de Kâdiri Câmii ve tekkesini tâmir ettirdi.İkinci Mahmûd Han, 1820 senesinde Hücre-i saâdete hediye ettiği şamdanla birlikte gönderdiği aşağıdaki yazı, Osmanlı Sultanlarının Resûlullah'a olan hürmet ve muhabbetlerinin bir vesikasıdır:Şamdan ihdâya eyledim cüret yâ Resûlallah!Murâdım der-i ulyâya hizmet, yâ Resûlallah!Değildir ravdaya şâyeste, destâviz-i nâçizim,Kabûlünle kıl ihsân u inâyet, yâ Resûlallah!Kimim var hazretinden gayrı, hâlim eyleyem i'lam,Cenâbındandır ihsân u mürüvvet, yâ Resûlallah!Dahilek, el-emân, sad el-emân, dergâhına düşdüm,Terahhüm kıl, bana eyle şefâ'at yâ Resûlallah!Dü-âlemde kıl istishâb bu Han Mahmûd-i Adliyi,Senindir evvel ü âhırda devlet yâ Resûlallah!Mısır, Yanya ve Mora gibi vilâyetlerin isyânı ve yeniçerilerin kazan kaldırmaları, yok edilmeleri ve Rus ordularının saldırmaları sırasında Sultan Mahmûd Han, Mekke ve Medine'yi ancak tamir edebilmiş, kendisinden sonra oğlu Abdülmecid Han, bunları tezyin için şaşılacak bir himmet ve gayret göstermiştir.

Vehbi Tülek

Harp Hiledir: Muhasaralarda Sahte Ric'at

Vehbi Tülek

Edirne’yi Müslümanlara Tekrar İhsan Edecek

Vehbi Tülek

Kariştirinca Soğuyan Hoşaf

Vehbi Tülek

Sultan II. Mahhud devrinde iki defa Şeyhülislamlık makamına gelen Dürrizade Seyyid Abdullah Efendi, İstanbul'un namlı zenginlerindendi. Üsküdar Doğancılar'da inşa ettirdiği Paşa Kapısı diye anılan saray yavrusu muhteşem konakta yaşamaktaydı. Sultan II. Mahmud, bir yaz Ramazan akşamı bu konağa, âdeta bir iftar baskını düzenle di. Yanında nazırları, önde gelen devlet adamları ve maiyetinden oluşan hatırı sayılır bir kalabalık vardı. haber vermeden gerçekleştirdiği ziyaret ve misafirlikle Dürrizade'ye sürpriz yapmak istiyordu. Tabii, o anda konak bir panik havası sardı. Etekleri tutuşarak Efendi Hazret lerine koşan Kethüda, ellerini iki yana açarak "Ne yapacağız şimdi?" diye soruyordu. Ama hiç telaş göstermedi Dürrizade. Hareme ayrılan tablalar misafirlere verilecek, kendi yemeği de Padişaha takdim olunacaktı. Neticede bütün bu olumsuz şartlara rağmen, mükellef bir sofra kuruldu. Nitekim II. Mahmud da kethüdayı çağırarak tebrik etmiş, yemeklerin gerçekten nefis olduğunu söylemişti. Sadece bir istisna ile... O da billur kase içindeki hoşafın ılık olmasıydı. Kethüda bu tenkit üzerine, elleri göbeğinde kavuşturulmuş, başı hafifçe eğilmiş olarak cevap verdi:"Biraz karıştırılınca kendiliğinden soğur Efendimiz." Padişah, işte o zaman işin farkına varacak ve bulabildiği tek kusurun da geçersiz olduğunu görecekti. Çünkü billur zannettiği hoşaf kabı, içi oyularak kase süsü verilmiş bir buz kütlesiydi.

Rodos’ta Casus Osmanli Kadinlari

Vehbi Tülek

Önce Elini Öpüp Sonra Dövmek LÂzim!..

Vehbi Tülek

Zulm İle ÂbÂd Olanin

Vehbi Tülek

Hayirsiz Ve Bahtsiz İsem

Vehbi Tülek

Naime Sultan

Vehbi Tülek

Ancak İstanbul Kadisi Olursun

Vehbi Tülek

Tasi Taraği Topladik

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ayn-ül-kudât Hemedânî

Ayn-ül-Kudât hazretleri, küçük yaşta ilim öğrenmeye başladı. İmâm-ı Gazâli'nin eserlerini mütâlaa etmeye başlayınca, maksadına kavuştuğunu anladı. Tam dört sene İmâm-ı Gazâli'nin eserlerini okuyup, inceledi. Kendi kendine; "Ey gönül! Artık Allahü teâlâya kavuşturan yolu buldun. Bundan sonra senin dünyâya meyletmenin sebebi nedir?" diye sordu. Bu sırada Hemedan'a İmâm-ı Gazâli'nin kardeşi Ahmed Gazâli geldi. Onun sohbetine yirmi gün kadar devâm etmekle şereflendi. Bu zaman içinde daha önce onda bulunmayan tasavvuf derecelerine kavuştu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allaha Düşman Olanları Sevmek

Vehbi Tülek

Geredeli Abdullah Efendi, Osmanlı velilerindendir. Bolu'nun Gerede ilçesinde doğdu. Bolu'da Mustafa Sâfi Efendi'nin derslerinde ve sohbetlerinde kemâle erdi. Hocasının vefâtından sonra yerine geçti. Talebeleriyle birlikte, 1853 senesinde yapılan Rusya seferine katıldı. Silistre Müdafaası'nda bulundu. Bu savaşta Tuna boylarında şehid oldu. Buyurdu ki:

Zenbillizâde Fudayl Çelebi

Vehbi Tülek

İnsanın Hakîkî Sahibi Allahü Teâlâdır

Vehbi Tülek

Şihâbüddin Arûsi hazretleri Şafii mezhebi fıkıh âlimidir. 1133 (m. 1721)'de Mısır'da doğdu. 1208 (m. 1793)'de Mısır'da vefât etti. "Şerhu alâ nazm-it-tenvir fi iskât-it-tedbir" isimli eserinde şöyle yazmaktadır:

Allahü Teâlâyı, Beni Ve Ehl-i Beytimi Seviniz

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâdan Yardım Istemek

Vehbi Tülek

Fethullah Evdehî Hazretleri

Vehbi Tülek

Sır Vermeyen Server Baba

Vehbi Tülek

Ebü’l-fadl Bin Seleme

Vehbi Tülek

Ümmetim Arasında Bidatler Yayıldığı Zaman

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Allah Haramdan Kaçani Korur

Allah Haramdan Kaçani Korur

Timur Han'dan sonra yerine geçen oğullarından Şahruh, babası gibi alimlerle oturup kalkmaktan zevk alırdı. Şahruh'un çevresindeki ulemadan biri de Nimetullah Efendi idi. Aynı zamanda evliyadan olan Nimetullah Efendi'nin dilinden düşürmediği bir söz vardı: "Allah haramdan kaçanı korur" (Yani kişi haramdan kaçarsa Allah ona haram yedirmez, nasip etmez, demek istiyordu.) Bu sözü sık sık tekrar eder, bununla biraz da hükümdar ve adamlarını uyarmak amacı güderdi. Şahruh da bunun her zaman mümkün olmayacağını, insanın bazen bilmeden de harama el uzatabileceğini ileri sürerdi. Şahruh bir gün sarayında özellikle Nimetullah Efendi'yi ağırlamak üzere bir ziyafet düzenledi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Karşılık Beklemiyorum

Bunlar Şarapti

Sarik Ve Sakal

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Kadin Akli

Vehbi Tülek

Karşılık Beklemiyorum

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Vehbi Tülek

Tüccarin Rüyasi

Vehbi Tülek

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Vehbi Tülek