Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.635.600

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Kur'ân-ı Kerimi Itinalı Ve Kusursuz Oku!

Ebü'l-Kâsım Dehhâk hazretleri Tabiînin meşhûrlarından olup hadîs ve tefsîr âlimidir. Kûfeli olup, sonra Belh'e yerleşti. 720 (H.102) senesinde orada vefât etti. Eshâb-ı kirâmdan Abdullah ibni Abbâs hazretlerinin sohbetlerinde yetişti. Ondan tefsîr, hadîs gibi birçok ilimleri öğrendi. Çok hadîs-i şerîf rivâyet etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

106 - Sultan I. Mahmud'un Duasi

Osmanlı Padişahı I. Mahmud Han üzgündü:-Belgrad'ın anahtarı ceddimiz Kanuni hazretlerine bir Cuma ve Kadir gecesi teslim edilmiş...Şeyhülislam doğruladı:-Beli Sultanım!.. 26 Ramazan 1521 gecesi, hem Kadir, hem de Cumaya rastlamış. İki asır boyunca Müslümanca yaşayan Belgrad, ne yazık ki 20 yıldır Avusturya' nın işgalindeydi. Buna en çok Osmanlı Padişahı üzülüyordu. Şeyhülislam Mehmed Efendi ilave etti:-Yüzlerce Camiyi kilise yapmışlar Devletlim. -Bizi kahreden de bu ya!-Vezirleriniz, Paşalarınız, Akıncı beyleriniz ellerinden geleni esirgemezler.-Biliriz Hocam biliriz!.. Velâkin elde geleni her kişi yapar.. Elden gelenden fazlasını ise ancak er kişi yapar. İşte o erler bize lazım.

Vehbi Tülek

Hiddet Değil Gayret

Vehbi Tülek

72 - Kanunlar Yürüdükçe Devlet Zeval Bulmaz

Vehbi Tülek

Orhan Gazi’nin Örnek Şahsiyeti

Vehbi Tülek

Şahsiyeti nesillere örnek mâhiyette olan Orhan Gâzi, halim selim olup, son derece merhametliydi. Kolay kızmaz, kızınca da belli etmezdi. Askerlerini ve tebeasını kendisinden fazla korurdu. Muhârebelerde zâyiât durumuna dikkat ederdi. Zâyiâta sebep olacak yerlerin fethini kuşatmayla kolaylaştırıp, teslimini beklerdi. Çok âdildi. Dini bütün bir Müslüman olup, ülkede İslâm hukûkunu tereddütsüz tatbik ettirirdi. Orhan Gâzinin İslâm ahlâkına hayrân olup adâletine gıbta eden Hıristiyanlar, kendi soyundan ve dininden hânedânların yerine, Osmanlı idâresini tercih ederlerdi. İyi bir teşkilâtçı, cesur bir kumandan olduğu gibi mükemmel bir idâreciydi. İlme, âlimlere ve gönül sultanı mânevi şahsiyetlere hürmetkârdı. Âlimlerin sohbetinde bulunup, onlarla istişâre ederdi. Îmâr ve iskân siyâsetine önem verip, devrinde fethedilen beldelere Türk-İslâm nüfûsu yerleştirirdi. Osmanlı ülkesinin nüfûzunu arttırıp, devleti müesseseleştirdi.

Yeğen Mehmed Paşa Ve Hocasinin Duasi

Vehbi Tülek

Sultan Abdülaziz Eğer O Topu Patlatsaydi

Vehbi Tülek

Orhan GÂzi Ve AlÂeddîn Esved

Vehbi Tülek

Osmanlilarda Kiliç Ustaliği

Vehbi Tülek

Ateş Pahasi

Vehbi Tülek

Bu Aslan İstirahat Etsin

Vehbi Tülek

111 - Biz Sizi Uyanik Biliyorduk

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Dünyâ Sevgisi, Bütün Kötülüklerin Başıdır

Cemâlüddîn Makdisî hazretleri hadis ve Hanbelî mezhebi fıkıh âlimidir. 581 (m. 1185)’de Kudüs’te doğdu. Şam, Bağdâd, Mısır, Mekke ve Medîne'ye gidip hadîs-i şerîf dinledi. 629 (m. 1232)’de Şam'da vefât etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Malın Menfaatini Kiraya Vermek

Vehbi Tülek

Pirizâde Mehmed Sâhib Efendi Altmışdördüncü Osmanlı Şeyhülislâmıdır. 1085 (m. 1674)'de İstanbul'da doğdu. 1162 (m. 1749)'da vefât etti. Bir fetvasında buyurdu ki:

Allah Için Yapılan Zayi Olmaz

Vehbi Tülek

Ona Tam Tâbi Olmak Için

Vehbi Tülek

Abdülvehhâb Buhâri hazretleri Hindistan'da yaşayan evliyânın büyüklerindendir. Doğum yeri ve târihi bilinmemektedir. 932 (m. 1526)'de Delhi'de vefât etti. Hindistan'daki Mültan'da, Seyyid Sadreddin Buhâri'den nakli ve manevi ilimleri tahsil edip, yüksek derecelere kavuştu. Seyyid Sadreddin Buhâri'den ilk olarak şu sözleri duydu:

Bahrü’l-ulûm Lüknevî

Vehbi Tülek

Evlâdım, Sen Allahü Teâlâyı Bilir Misin?

Vehbi Tülek

Azıkların Hayırlısı, Takvâdır.

Vehbi Tülek

Abdülkadir Efendi "kara Müftü"

Vehbi Tülek

Hocaya Saygı Göstermek, Ilme Saygı Göstermektir

Vehbi Tülek

Yâ Rabbî! Bunu Onlardan Eyle

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

O Kullarına Çok Merhametlidir

Vehbi Tülek

Sünnet Akçesi

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Helvaci Çocuk

Garip Karşilanan Bir Adak

Sakin Kalyona Binme

Anzakli Ömer

Korkma!

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek