Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.056.053

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Din Kardeşinin Yaptığı Nasîhati Kabul Et

Molla Kârazî hazretleri, Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî'nin halîfelerinden Şeyh Muhammed Hânî'nin talebesidir. İsmi, "Ahmed" olup, "Kârazî" nisbeleriyle bilinir. Diyarbakır'a bağlı Kâraz'da doğdu ve orada vefât etti. Önce Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin halîfelerinden Şeyh Hâlid-i Cezerî'nin sohbetlerinde bulundu. Hâlid-i Cezerî vefât edince Şam'a giderek Muhammed Hânî'ye talebe oldu. Kısa zaman içinde tasavvuf yolunda ilerleyip kemâle, olgunluğa ulaştı. Muhammed Hânî hazretleri ona hilafet verdi. Diyarbakır taraflarına gönderdi. Orada yirminci yüzyıl başlarında vefat etti. Bir talebesine buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Şeyh EdebÂli’nin Vasiyeti

Şeyh Edebâli hazretlerinin, Osmanlı Devleti'nin kurucusu ve dâmadı olan Osman Bey'e vasıyeti şöyledir:"Ey oğul! Güçlüsün, kuvvetlisin, akıllısın, kelâmlısın! Ama; bunları nerede, nasıl kul lanacağını bilmezsen, sabah rüzgârında savrulur gidersin. Öfken ve nefsin bir olup, aklını yener. Dâima sabırlı, sebatlı ve irâdene sâhip olasın! Dünya, senin gözlerinin gördüğü gi bi değildir. Bütün bilinmeyenler, feth edilmeyenler, görünmeyenler, senin faziletinle ve ahlâkınla gün ışığına çıkacaktır.Ey oğul! Ananı, atanı say! Bereket büyüklerle berâberdir. İnancını kaybedersen, ye şilken çöllere dönersin. Açık sözlü ol! Her sözü üstüne alma! Gördüğünü görme! Bildiğini bilme! Sevildiğin yere sık gidip gelme! Ey oğul! Üç kişiye acı: Câhil arasındaki âlime, zenginken fakir düşene ve hatırlı iken itibârını kaybedene. Ey oğul! Unutma ki; yüksekte yer tutanlar, aşağıdakiler kadar emniyette değildir. Haklı olduğunda mücâdeleden korkma!.. "

Vehbi Tülek

Asirlarca Araliksiz Okunan Kur’Ân-i Kerîm

Vehbi Tülek

Ağirliğinca Altin Ederdi

Vehbi Tülek

74 - Böyle Vaaz Dinlemedik

Vehbi Tülek

Sultan III. Mehmed Han zamanında, halvetiye yolunun büyüklerinden olan Abdülehad Efendinin halifelerinden birisi şöyle anlatır:Pâdişâh beni Dâvûdpaşa Câmiinde vâz etmem için dâvet etmişlerdi. Câmiye girdiğimde bende biraz pişmanlık hâli meydana geldi. Kürsiye çıktığımda, hatırıma hiçbir kelime gelmedi. Yakın olduğu hâlde önümdeki yazıyı okuyacak hâlim kalmamıştı. Bu durumdan kurtulmak için Abdülehad Efendinin rûhâniyetine teveccüh etmek hatırıma geldi. Abdülehad Efendinin rûhâniyetine kalpten teveccüh ettiğimde o anda görünüp, sanki bana; "Nedir bu perişanlık, yapacağın vâaz, uzun zamandan beri yaptığın vâazlar değil midir?" buyuruyordu. O sırada bende, tam bir rahatlık ve zindelik meydana geldi. Öyle bir vâz ettim ki, beni tanıyanlar; "Hayâtımızda böyle bir vâaz dinlemedik." dediler.

Sabetay Sevi Ve VÂnî Muhammed Efendi

Vehbi Tülek

Tapusunu Hanimin Üzerine Çikartacağim

Vehbi Tülek

Şaşiran ŞÂir

Vehbi Tülek

Sultan Ahmed Ve Mehmed Emin Tokadi

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Bayezid Ve Baba Yusuf Sivrihisari

Vehbi Tülek

Hemen Tayin Edelim

Vehbi Tülek

Midhat Paşa

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Fıkıh Ilmi, Ilmihâl Kitabından Öğrenilir

Ahmed Şemseddin Ukayli hazretleri Hanefi mezhebi fıkıh âlimidir. Buhârâ'da doğdu. 657 (m. 1259) yılında Buhârâ'da vefât etti. Derslerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Nasûhzâde Pîr Ali Efendi

Vehbi Tülek

Nasûhzâde Pir Ali Efendi, Tekirdağ yakınlarındaki Malkara kasabasında doğdu. Malkara'daki vazifesine devâm ettiği sıralarda, Mısır'da bulunan İbrâhim Gülşeni hazretlerinin, zamânın pâdişâhı Sultan Süleymân'ın dâveti üzerine İstanbul'a geldiğini söylediler. Pir Ali de, İbrâhim Gülşeni hazretlerinin sohbetlerinde bulunmak için hanımı ile İstanbul'a geldiler. İbrâhim Gülşeni'nin yanına gitti. Elini öpmek için izin istedi. O zaman İbrâhim Gülşeni; "Pir Ali Dede, bizi buraya getiren, senin bize olan muhabbetindir" buyurdu. Burada Pir Ali, İbrâhim Gülşeni hazretlerinden çok istifâde etti.
Ömrünün sonuna kadar Malkara'da yaşayan Nasûhzâde Pir Ali Efendi, 1545 (H.952) yılında vefât etti. Vefatından kısa bir zaman önce, sevenlerinden birine yazdığı mektupta buyurdu ki:

Eshâbıma Düşmanlık Etmekten Sakınınız!

Vehbi Tülek

Karanlıkta Lamba Gibi Olanlar

Vehbi Tülek

Vehb Ebü'l-Behteri hazretleri Tebe-i tabiinden meşhur fıkıh ve hadis âlimidir. Medine'de doğdu. Annesi dul kalınca, İmâm-ı Ca'fer-i Sâdık'la evlendi. Bu vesileyle, ondan daha çok istifâde etmek imkânı buldu. İmâm-ı Ebû Yûsuf hazretlerinin vefatından sonra yerine Kâd-ıl-kudât tayin edildi. 200 (m. 815)'de Bağdâd'da vefât etti. Rivâyet ettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Molla Ayas Hazretleri

Vehbi Tülek

Ebû Bekr Vâsıtî

Vehbi Tülek

Önce Kendi Nefsine Nasihat Et

Vehbi Tülek

Bir Müminin Karnını Doyurmanın Fazileti

Vehbi Tülek

Kur’ân-ı Kerîmi, Dünyalık Için Vâsıta Yapmayınız!

Vehbi Tülek

Cemaatle Namaz Kılmanın Fazileti

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yüz Vermedin!

Yüz Vermedin!

Fakih Îsâ bin Muhammed şöyle anlatır:

Uzak bir diyârda idim. Abdullah el-Ayderûs'u açıkça bulunduğum yerde görmeyi temenni etmiştim. Mescide gittim. Oraya bir dilenci ve yanında birisi gelip benden bir şey istedi. Bir şey vermedim. Oradan ayrılıp başka yere gittim. O dilenci ve yanındaki kişi benim arkamdan geldi. Sonra yine yanıma yaklaşarak benden bir şeyler istedi. Yine yüz vermedim. Bunun üzerine o dilenci ve yanındaki ayrılıp gitti. Bir müddet sonra ben, Abdullah el-Ayderûs'un bulunduğu yere döndüm. Şeyh Abdullah'ın yanına giderek; "Ben sizi gittiğim yerde alenen görmeyi temenni ettim. Lâkin bu isteğim hâsıl olmadı." dedim. Bunun üzerine Ebû Muhammed el-Ayderûs ; "Sana aleni görünmem hâsıl oldu. Falan gün duhâ vaktinde sen falan mescidde idin. Senin yanına bir dilenci geldi. Yanında birisi de vardı. Senden bir şeyler istediler. Onlara bir şey vermedin. Sonra kalkıp bir yere gittin. Onlar da seni tâkib etti ve yine bir şeyler istediler. Yine yüz vermedin. İşte o dilencinin yanındaki ben idim. Ben, senin yanına o kılıkla gelmiştim." dedi. Ben; "Efendim! Sizin dedikleriniz doğrudur. Fakat o size fazla benzemiyordu." deyince, Şeyh Abdullah da; "Eğer ben bu hâlimle senin yanına gelse idim, sen beni tanır ve insanlara haber verirdin." buyurdu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hayat Kurtaran Yalan

Vehbi Tülek

9 Evi Dolaşan Kelle

Vehbi Tülek

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Padişah Ve At

Bunlar Şarapti

Kabahat Kilincin Midir?

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Ayyaşin Sonu

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek

Zalimlere Dersini Verdi!

Vehbi Tülek

Sünnet Akçesi

Vehbi Tülek

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Vehbi Tülek