Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.440.987

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Özür Kabul Eden Ve Affeden Derviştir

Lâlîzade Abdülbaki Efendi, Lâli Mehmed Fenaî Efendinin oğu olup Bayramîye şeyhlerindendir. Edirne’de doğdu. Önce babasından, onun vefatından sonra da İstanbul’a giderek Şeyh Murad Nakşibendi'den sülûkünü tamamladı. 1159 (m. 1746)’da İstanbul’da vefat etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Fransiz Kadinlarin İftar Ve Teravih Seyri

III. Ahmed Han devrinde Fransa'ya büyükelçi olarak gönderilen Yirmisekiz Çelebi Mehmed Efendi, bu ülkede kadınların hükmünün geçtiğini, çünkü itibarlarının erkeklerde yüksek olduğunu söyler. Ve ilave eder:"İstedikleri ne ise işlerler ve murat ettikleri yere giderler. En âlâ Beyzade, onların en aşağısına haddinden ziyade riayet ve hürmet eder."Çelebinin seyahatnamesinde yazdığına göre, Osmanlı elçilik heyeti, Fransa'ya ayak basışından itibaren adeta kadın kafilelerinin hücumuna maruz kaldı. Hele Ramazan ayı geldiğinde bu ilgi büsbütün arttı. Seyahatnamede bu olay şöyle rivayet edilmektedir:

Vehbi Tülek

Kirk Yillik KÂni

Vehbi Tülek

Sultan I. Ahmed Hanin Vefati

Vehbi Tülek

Seni Kanuna Şikayet Ederiz

Vehbi Tülek

Kul hakkına özen gösteren Sultan Süleyman, bu konuya duyduğu titizlik nedeniyle 'Kanuni' lakabını almıştır. Budin Seferinden dönen ordu, yolların darlığı sebebiyle tarlalardan geçmek zorunda kalmıştı. Bu sırada bir köylü, elindekini padişahın atının geçtiği yere fırlatınca at ürkmüş, köylü de yakalanarak padişahın huzuruna getirilmişti. Sultan Süleyman köylüye:
-Derdin nedir de böyle yaptın? diye sorunca, köylü:

-Biz fakir köylüleriz. Askerlerinizden bazıları, bizim yeni ektiğimiz tarlalardan geçtiler. Ya bu zararı ödersiniz, ya da sizi şikayet ederim. demiş.

Bunun üzerine Kanuni köylüye: -Peki bizi kime şikayet edeceksiniz? diye sormuş. Köylü: -Siz Kanuni değil misiniz? Sizi kanuna şikayet ederiz. deyince Sultan Süleyman çok memnun olmuş ve hemen köylülerin zararlarını hesaplattırıp zararı ödemiş.

Cezayirli Gazi Hasan Paşa

Vehbi Tülek

Dede Molla Ve Yavuz Sultan Selim

Vehbi Tülek

Millî Şehid KemÂl Bey

Vehbi Tülek

Ya’kub GermiyÂnî’nin Yardimi

Vehbi Tülek

95 - Sultan Ahmed'in Rüyasi

Vehbi Tülek

Kubadoğlu Süleyman Bey

Vehbi Tülek

Hediye Baston

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

O, Kabilesinin En Kötüsüdür

Takıyyüddin Sellâmi hazretleri hadis ve târih âlimlerindendir. 704 (m. 1305)'de Mısır'da doğdu. Yüz binden ziyâde hadis-i şerifi, râvileri ve metinleri ile birlikte ezberleyip, bu ilimde hafızlık payesine erişmişti. Târih ilminde de büyük bir âlimdir. 774 (m. 1372)'de Şam'da vefât etti. Naklettği hadis-i şeriflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdurrahman Bûşencî

Vehbi Tülek

Abdurrahman Bûşenci hazretleri hadis âlimlerinden olup, Buhâri'nin Cami'üs-sahih isimli hadis kitabının râvisidir. 374 (m. 984)'de Afganistan'da Herat yakınlarındaki Bûşenc kasabasında doğdu. İlk tahsilini memleketinde yaptıktan sonra Bağ­dat'ta, sonra Nişâbur'da meşhur muhaddislerinden hadis tahsil etti. 467de (m. 1075) Bû­şenc'de vefat etti. Eshab-ı kiram ile ilgili naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Dertlilerin Sığınağı Bennân El Hammâl

Vehbi Tülek

Muhammed Zeynel’âbidîn

Vehbi Tülek

Muhammed Zeynel'âbidin hazretleri, Mısır'da yaşamış olan büyük velilerdendir. İsmi, Muhammed bin Muhammed bin Muhammed Şemseddin, lakabı Zeynel'âbidin'dir 1638 (H.1048) senesinde vefât etti

Bu mübarek zat, vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Hanbelî Fıkıh âlimi Abdülazîz Hallâl

Vehbi Tülek

Büyük Mutasavvıf Ebû Abdullah-ı Rodbârî

Vehbi Tülek

Farzları Vaktinde Yapmanın Önemi

Vehbi Tülek

Kim "lâ Ilahe Illallah" Derse

Vehbi Tülek

Hüseyin Cûzekânî

Vehbi Tülek

İltifat Bekleyen Cömert Değildir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek

Allah’a Firar Et

Vehbi Tülek

Adam Olmazsan

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

O Kullarına Çok Merhametlidir

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Şikayet

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Sarayda İftar

Vehbi Tülek

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Vehbi Tülek

Tüccarin Rüyasi

Vehbi Tülek

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Vehbi Tülek

Anzakli Ömer

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Vehbi Tülek