Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.154.114

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Fıkıh Ve Tasavvuf Ilmi Hakîkate Kavuşturur

Şihâbüddîn Zerrûk hazretleri Mâlikî mezhebi fıkıh âlimi ve büyük velîlerdendir 1442 (H.846) senesinde Fas'ta doğdu. 1493 (H.899) senesinde Libya’da Tekrîn nâhiyesinde vefât etti. İlim öğrenmek için Mısır'a ve Medîne'ye seyahat yaptı. Kâhire'de bir müddet ikâmet etti. Çok kerâmeti görülen evliyâ ve âlim bir zât idi. Çok sayıda talebe yetiştirdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Devlet İçinde Devlet Ya Da Düyun-u Umumiye

Osmanlı devletinde ilk dış borç, 1854 Kırım Savaşından sonra alındı. Osmanlı Devleti, Sultan İkinci Abdülhamid Han zamânına geldiğinde, ağır dış borçlar altında ezilme mevkindeydi. Akıllı tedbirlerle belli bir zaman içerisinde bu borçlar ödenebilirdi. Lâkin 93 Harbi (1877-78) hezimeti, devleti iflâsın eşiğine getirdi. Devlet, en verimli topraklarını kaybetti. Akın akın gelen göçmenlerin sayısı bir milyona ulaştı. Bu kadar göçmeni bir yıl içinde rahata kavuşturmak çok zordu. Bu arada, Rusya'ya ağır tazminât ödeme mecbûriyetiyle karşı karşıya kalındı. Rusya Ağrı kendilerine bırakıldığı takdirde, tazminât hakkından vazgeçebileceğini teklif etti ise de, Sultan Abdülhamid Han bu teklifi kesinlikle reddetti. Eğer Sultan Abdülhamid Han Ayastefanos Antlaşmasındaki tazminâtı Berlin Muâhedesi ile düşürmemiş olsaydı, devlet daha o sırada batabilirdi. Ordunun durumu ise perişan bir vaziyetteydi. Emperyalist Avrupa devletleri yıllardır peşinde koştukları emellerine ulaşmak üzereydi. Onlar dış baskıların çemberi içerisinde sıkışan imparatorluğu borç bataklığı içinde boğmak istiyorlardı. İşte İkinci Abdülhamid Hanın devraldığı mâli durum bu idi.

Vehbi Tülek

Kahraman Bir Türk Düşmani

Vehbi Tülek

Söndürülen Fitne Ateşi

Vehbi Tülek

23 - Budin Müdafaasi

Vehbi Tülek

1602 senesi Ağustos ayı. Budin kalesi Avusturya muhasarası altında. O yaz başında Osmanlı ordusu, Erdel üzerine sefere çıkmıştı. Bunu fırsat bilen Avusturya'lılar, Arşidük Matyas kumandasında kalabalık bir ordu ile, Osmanlı idaresi altındaki Budin üzerine yürüdüler ve ilk olarak, surları çok zayıf olan Peşte'yi kolayca zaptettiler. Kalede bulunan Rumeli beylerbeyi Lala Mehmet Paşa, emrindeki çok az kuvvetle müdafaaya hazırlanıyordu. Peşte'yi ele geçiren Avusturyalılar, kısa bir zaman sonra Budin'i muhasara ettiler.

Nene Hatun

Vehbi Tülek

Geyikli Baba Ve Orhan Gazi

Vehbi Tülek

Fatih’in Oğullarinin Sünnet Düğünü

Vehbi Tülek

İmparator Ölü Gibi Donup Kaldi

Vehbi Tülek

CinÂs-i TÂm

Vehbi Tülek

Amin Alayi

Vehbi Tülek

Kanuni'nin Büyüklüğü Ve A.b.d. Ki, Portresi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Pirebi Sultan

Pirebi Sultan, Konya velilerinden olup, Nasreddin Hoca'nın arkadaşı olduğu rivâyet edilmektedir. Kabri, Konya Sanat Enstitüsünün güneyinde kendi adıyla anılan câminin avlusundadır. Bu mübarek zat, vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bedreddin Mahmud Aynî

Vehbi Tülek

Bedreddin Mahmud Ayni hazretleri Hanefi fıkıh âlimidir. 760 [m. 1359] da Antep'te doğdu, 855 [m. 1451] de Kâhire'de vefat etti. En meşhur eseri olan "Hidâye Şerhi"nde diyor ki:

Sâlih Kimselere Dil Uzatma

Vehbi Tülek

Âlimlerin Farklı Ictihadları Rahmettir

Vehbi Tülek

Ebü'l-Hüseyn İbnü'l-Muzaffer hazretleri hadis hafızıdır. 286'da (m. 899) Bağdat'ta doğdu. İbn-i Cerir Taberi, Begavi ve Tahâvi gibi âlimlerden hadis tahsil etti. Ken­disinden Dârekutni, Ebû Nuaym İsfahâni ve Sülemi gibi büyük âlimler hadis rivayet etti. 379'da (m. 989) Bağdat'ta vefat etti. Bu mübarek zat buyurdu ki:

Ebû Bekir Bin Hâmid

Vehbi Tülek

Karamânî Abdüllatif Efendi

Vehbi Tülek

Uydurduğu Söze Hadis Diyen Azap Görecektir!

Vehbi Tülek

İslâmiyetin Tüm Isteklerinde Tam Kolaylık Gözetilmiştir

Vehbi Tülek

Fakîhzade Lütfullah Efendi

Vehbi Tülek

hikmetten Bir Nükte Öğreteyim

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Vehbi Tülek

Latif Bir Şikayet

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

A'meş Ve Hanımı

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Abdullah Bin MübÂrek

Ölüyü Diriltemem

Gül Yaprağı

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek

Padişah Ve At

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Altıyüz Dirhemlik İp

Vehbi Tülek