Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.659.190

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Doktor Ve Ilâç Bulmak Takdîre Bağlıdır

İbrâhim bin Mûsâ el-Ebnâsî hazretleri evliyânın büyüklerinden olup Şâfiî mezhebi fıkıh âlimidir. 1325 (H. 725) senesinde Mısır'da Ebnâs köyünde doğdu. 1400 (H.802) senesinde hacdan dönerken yolda vefât etti. Mısır'daki Şâfiî mezhebi fıkıh âlimlerinin büyüklerinden olan Veliyyüddîn el-Menfelûtî ve Esnevî'den fıkıh okudu. İlim tahsîlini tamamladıktan sonra ders vermeye başladı. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Şehzade Selim’in Cevabi

Kanuni Sultan Süleyman'ın üç oğlu vardı. Babaları oldukça yaşlanmış ve üstelik hasta idi. Bu sebeple, ondan sonra kimin tahta çıkacağı meselesi konuşulmaya başlanmıştı. Osmanlı adetlerine göre, en büyük oğul, babasının vefatından sonra tahta çıkardı. Fakat, Kanuni Sultan Süleyman'ın babası Yavuz Sultan Selim, bu geleneğe aykırı olarak, en küçük kardeş olduğun halde, ihtilal yaparak, zorla tahta çıkmıştı. Bu yüzden, Kanuni'nin oğulları da böyle bir endişe içine girmişlerdi. En büyük kardeş olan Selim'in, Celal bey isminde bir nedimi vardı. Bir gün ona:-Halk ve asker benim için ne düşünüyor? diye sordu.Celal bey, biraz çekingen bir tavırla:-Efendim, asker, kardeşiniz Mustafa'yı, halk da diğer kardeşiniz Bayezid'i tercih ediyor. Sizin isminiz hiçbir yerde geçmiyor, dedi. Bunun üzerine Selim:-Asker Mustafa'nın, babam Bayezid'in padişahlığını istesinler. Allahü teâlâ isterse saltanat Selim'e kalacaktır. Cevabını verdi.

Vehbi Tülek

Medine Ve Bağdad Demiryolu Projesi

Vehbi Tülek

Önce Küfrettiler Sonra Alkişladilar

Vehbi Tülek

30 - Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

Büyük İslâm âlimi Mevlânâ Şemseddin Fenâri'nin ömrünün sonlarına doğru gözlerine perde geldi. Göremez oldu. Sultanın veziri olan Hacı İvâz Paşa bir konuda Molla Fenâri'ye kızmıştı. Gözleri görmez olunca, laf olsun diye; "Dilerim ki, o âmâ ihtiyârın namazını ben kıldırayım." demişti. Bu söz Molla Fenâri'nin kulağına ulaşınca; "Ol kimse câhildir. Cenâze namazını kıldırmayı beceremez. Cenâb-ı Hakk'ın kapısından ümidim şudur ki, bana hemen şifâ buyurup, onu âmâ eyleye ve ben onun namazını edâ edeyim." dedi.

75 - Ertuğrul Şehitleri

Vehbi Tülek

Eğri Kalesinde Şehid Olan Evliya

Vehbi Tülek

Occhiali (kiliç Ali Paşa)

Vehbi Tülek

Çocuk Padişahin Çocuk Arkadaşi

Vehbi Tülek

Ii. Abdülhamid Han’in İslamiyete Saldiran Piyesi Fransa’da Yasaklatmasi

Vehbi Tülek

Sevdiklerine Kavuştu

Vehbi Tülek

Doğru Yoldan Ayrilmamak

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

sekran Bâlî Efendi

Bâli Efendi, Anadolu'daki evliyânın büyüklerindendir. Zâhir ve bâtın ilimlerinde âlim bir zât idi. Babası Amasyalı olup, Sultan İkinci Bâyezid Hanın oğlu Şehzâde Ahmed'in hocası idi. Yavuz Sultan Selim Han tahta geçince, bâzı yerlerde kâdılık vazifesi verildi. Tire'de kâdı iken, oğlu Şeyh Bâli doğdu. Bâli Efendinin doğum târihi bilinmemektedir. Allah aşkı ile mest olup cezbeye tutulduğu için kendinden geçmiş mânâsında "Sekran" lakabı verildi...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ, Iyilerin Hürmetine Bağışlar

Vehbi Tülek

Muallâ bin Mensûr hazretleri büyük fıkıh âlimlerindendir. Doğum târihi bilinmemektedir. 211 (m. 826) senesinde Bağdâd'da vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Bahri Dede Ve Zigetvar'ın Fethi

Vehbi Tülek

Edep, Insanın Nefsini Tanımasıdır

Vehbi Tülek

Ebû Bekr bin Ömer Zeylai hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Yemen'in Lihye şehrinde doğdu. 1042 (m. 1632)'de aynı yerde vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

İmâm-ı Sultânî Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

Hastalığa Sabredenler!..

Vehbi Tülek

Onlar, Rablerinin Yanında Diridirler

Vehbi Tülek

Ebu Mansur Abbadi

Vehbi Tülek

Allahü Teâlânın Kudretini Ancak Akıl Sahipleri Bilir!

Vehbi Tülek

Evinize Girerken İhlâs-ı Şerifi Okuyun

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bizi Hatirlayin!

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Sakin Kalyona Binme

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Ahde Vefa

Garip Karşilanan Bir Adak

Hakikati Görmek

Vehbi Tülek

Arafatta Görüşürüz

Vehbi Tülek

Üç Kandil

Vehbi Tülek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Vehbi Tülek

Sonunda Orta Yolu Buldular

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek