Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.601.613

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sen, Ebedî Olan Şeyler Için Endişe Etmelisin

Nasîruddîn Mahmûd Delhî hazretleri Çeştiyye yolunun büyük velîlerindendir. Hindistan'da Uttar Pradeş eyâletindeki Bane Banki'de doğdu. Dehli'ye gitti ve Nizâmüddîn Evliyâ hazretlerinin talebeleri arasına katıldı. 1356 (H.757) senesinde Delhi’de vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Velinimeti Uğrunda Feda-yi Can Eden Kahraman

Sultan Abdülaziz Han, 30 Mayıs 1876 günü, birkaç tane insafsız ve muhteris devlet adamının şahsi hesapları uğruna tahtan indirildi. Bunların başında "Kinim Dinimdir" diyen Serasker (Genel Kurmay Başkanı) Hüseyin Avni Paşa buluyordu. Bununla da kalmayan ihtilalciler, Padişahı ve hanımı Nesrin Kadınefendiyi bir sandala bindirerek Dolmabahçe Sarayından Topkapı Sarayına naklettiler. Bu esnada Hüseyin Avni Paşa, mücevher sakladığını zannederek, onları almak gayesiyle Nesrin Kadınefendinin şalını, Padişahın gözü önünde çekip alarak hakaret etti. Kadınefendi, omuzları açık bir şekilde getirilmesi sebebi ile ve uğradığı hakaretin tesiriyle hastalandı. Daha sonra Sultan Abdülaziz'in 4 Haziran günü şehid edilmesi üzerine şoka girerek 11 Haziran'da vefat etti.

Vehbi Tülek

Ben Ağlamayayim Da Kim Ağlasin

Vehbi Tülek

Asil Kahraman Bunlardir

Vehbi Tülek

Naime Sultan

Vehbi Tülek

1912 senesinde İstanbul'a gelen İngiliz kadın yazarlardan Grace Elliot, bir prenses ile görüşmek için temaslara başladı. Fatma Hanım isimli bir kadınla tanışmıştı. Onun vasıtasıyla, 3 sene önce tahttan indirilmiş olan Sultan II. Abdülhamid Han'ın ikinci kızı, 36 yaşındaki Naime Sultan'dan randevu alabildi. Birlikte, onun Ortaköy'deki Sahil sarayına gittiler. Grace Elliot, Naime Sultan tarafından kabulünü şöyle anlatır:"Bahçe kapısında 5 ağa tarafından karşılandık. Sarayın cephe kapısına kadar bizi getirdi ler. Burada başka beş ağa bizi selamlayıp içeri soktu. Harem kısmına geçtik. Divanhane denilen büyük kabul salonunda Sultan'ın cariyeleri, altışarlı gruplar halinde dimdik duruyorlar dı. Her grubun başında yaşlı bir cariye vardı. Görevleri ayrıydı. Hepsi 24 cariye idi ve mücev herler içindeydiler. Sonradan bu mücevherlerin kendi malları olduğunu ve hizmetlerine karşılık kazandıklarını öğrendim.

Geyikli Baba Ve Orhan Gazi

Vehbi Tülek

Elhamdülillah Muslumaniz

Vehbi Tülek

Şehzade Selim Ve Mevlana Celaleddin-i Rûmî

Vehbi Tülek

Koca Cafer Paşa

Vehbi Tülek

Ahmed İbni KemÂl Hazretlerinin Nasihatleri

Vehbi Tülek

İtalya’da Bir Yeniçeri

Vehbi Tülek

Yavuz Ve Muhyiddin Arabi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Sadık Bir Asker Yozgatlı İbrahim

Yine Çanakkale'deyiz... Bugün de harp meydanında yaralanan bir zabitimizin hatıralarından uzanıyoruz o günlere... Vefakârlık neymiş sadakat neymiş hadi birlikte okuyalım...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ümitleri Kıran Ölümü Çok Düşünün

Vehbi Tülek

Şemseddin ibn-i Acimi hazretleri Şafii mezhebi hadis âlimlerindendir. 938 (m. 1531)'de Kudüs'te vefât etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Yâ Rabbî! Bunları Affet! Câhilliklerine Bağışla!

Vehbi Tülek

Ey Nefsim! Allahü Teâlâdan Utan

Vehbi Tülek

Feridüddin-i Attâr hazretleri evliyanın büyüklerindendir. 1119 (H.513) senesinde Nişâbûr'da doğdu. Rükneddin-i Ekaf isminde büyük bir zatın dergâhına giderek, talebelerinden oldu.
Feridüddin-i Attâr, bir sohbet esnasında amel yaparken riyanın, korkunç bir afet olduğunu, Allahü teâlânın rızasına uygun olmayan işlerin, amellerin beyhûde olduğunu söyledikten sonra şöyle bir menkıbe anlattı:

“yeter Ki Mübarek Yüzünüzü Göreyim!”

Vehbi Tülek

Anadolu Velîlerinden İsmâil Ankaravî Rusûhî

Vehbi Tülek

Ey Allah’ın Sevgili Kulu, Bana Duâ Et

Vehbi Tülek

Rabbinin Ismini Hürmetle Ve Ondan Korkarak An

Vehbi Tülek

Dört Imamı Taklîd Etmek Vâcibdir

Vehbi Tülek

Ebü'l Hüseyin Haddâd Hirevî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek

Kabahat Kilincin Midir?

Vehbi Tülek

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

O Kullarına Çok Merhametlidir

Allah’a Firar Et

Bunlar Şarapti

Kul Hakkı

Yuhçu Baba

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Vehbi Tülek

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Vehbi Tülek

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Alabilirsen Al

Vehbi Tülek

Şikayet

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek