Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.191.875

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allahü Teâlânın Öyle Kulları Vardır Ki

Şeyh Alâeddîn Harezmî hazretleri büyük velîlerdendir. On üçüncü ve on dördüncü yüzyıllarda Türkistan’ın batısında Harezm’de yaşadı. Günlerce oruç tutar, geceler boyunca ibâdet ederdi. On beş sene boyunca sırtını yere koyarak uyumamıştı. Nice günler geçerdi de ağzına bir lokma koymazdı. Bir parça kurumuş ekmekle iktifâ ederdi. Hac ibâdetini yapmak üzere gittiği Mekke-i mükerremede İmâm-ı Yâfiî ile karşılaştı. İmâm-ı Yafiî şöyle naklediyor:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

10 - Bir Daha Gelmemize Hacet Kalmaz

Bir gün cihân pâdişâhı Sultan Mehmed bin Sultan İbrâhim Hanın çuhadarlarından Kara Mehmed isminde birinin dizlerine sızı inip, kötürüm oldu. Pâdişâh, hekim başısı Sâlim Efendiye;

"Şu çuhadarımız iyi olmalıdır." diye tenbih etti. Sâlim Efendi bu ferman üzerine çuhadar efendi ye çeşitli ilaçlar tatbik etti ise de fayda vermedi. Saray hekimleri ve şehirdeki diğer tabibler ona faydalı ilaç bulamadılar. Pâdişâh bir gün çuhadarının yattığı odayı teşrif ettiler, hâlini sordular ve;

Vehbi Tülek

Tek Kollu Reis

Vehbi Tülek

31 - Mezzomorto Hüseyin Paşa

Vehbi Tülek

“müfti’s-sekaleyn” Ne Demektir Ve Kimdir?

Vehbi Tülek

16'ncı yüzyıl Türk-İslâm âleminin en büyük âlimi kabul edilen Kemalpaşazâde Ahmed Efendi hakkında tarihler, yazımıza başlık yaptığımız lakabı kullanırlar. Mânâsı, "İnsanların ve cinlerin müftüsü" demektir. Kendilerine bu lakabın verilmesiyle alâkalı olarak Evliyâ Çelebi merhum, Edirne medreselerini yazdığı bahiste, şu ibretli hikâyeyi anlatıyor. Seyahatnâmeden kısmen sâdeleştirerek veriyoruz:"Medrese-i Kemâlpaşazâde: Bu medresede bir hücreyi ecinni zabt edüp içine hiç kimse giremediği için, nice sene kapısı örtük kalıp boş ve âtıl beklerdi. Nihâyet hicri 888 (m. 1483) târihinde, Sultan Bâyezid-i Veli asrında, Kemâlpaşazâde Ahmed Çelebi tâlib-i ilm iken Edirne'ye gelip, kendisine kalacak bir yer ararken yolu bu medreseye uğrar. Medresenin dersiâmından bir hücre talep ettiğinde aralarında şu konuşma geçer:

Yoğurtlarimiz Bile Var

Vehbi Tülek

Kubadoğlu Süleyman Bey

Vehbi Tülek

Nemiz Kaldi Bizim Mülk-i Arab’da

Vehbi Tülek

Ben Yerimden Bir Adim Bile Kipirdamam

Vehbi Tülek

Kabakçi Mustafa İsyÂni

Vehbi Tülek

Oracıkta Şehit Düştü

Vehbi Tülek

28 - Fazil Mustafa Paşa'nin Şehadeti

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Cehennemden Kurtaran Sağlam Ip: Namaz

Sirâcüddîn Muhammed Secâvendî hazretleri "ferâiz"e dair eseriyle tanınan Hanefî fıkıh âlimidir. Afganistan’da Gazne’de doğdu ve burada yaşadı. Meşhur âlim Kutbüddin el-Halebî’nin derslerine devam ederek icazet aldı ve çok talebe yetiştirdi. 596 (m. 1200)’de vefat etti. Bir dersinde şöyle buyuruyor:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kul Ile Rabbi Arasındaki Perde, Kendi Nefsidir!

Vehbi Tülek

İbn-i Lebbân hazretleri Hadîs âlimlerinin büyüklerindendir. İsmi Abdullah bin Muhammed’dir. İran’da İsfehân’da doğdu. İsfehân’ın meşhur âlimlerinden hadis ve fıkıh ilmi tahsil etti. Sonra Bağdad’a gelip talebe yetiştirdi. 446 (m. 1054) senesinde orada vefât etti. Birçok eser yazmış olan İbn-i Lebbân’ın en meşhûr eseri, “Dürer-ül-gavvâs fî ulûm-il-Havvâs”dır. Bu kitabında şöyle anlatır: 

Hoca Sâdeddin Efendi

Vehbi Tülek

Muradına Ermek Için Herkese Hizmet Et!

Vehbi Tülek

Edirneli Cemaleddin Efendi, Halveti tarikatının Uşşakiye kolunun ileri gelen şeyhlerinden biridir. Edirne'de sülûkünü tamamladıktan sonra İstanbul'da Eğrikapı dışında Savaklardaki dergâhta insanları irşad etti. 1164 (m. 1750)'de vefat etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Hazreti Nuh'un Vefatı

Vehbi Tülek

Muhyiddîn Mehmed Bey

Vehbi Tülek

Kur’ân-ı Kerîm Bir Değil Binlerce Mucizedir

Vehbi Tülek

Ben Ümmetim Için Çok Korkuyorum

Vehbi Tülek

İlim Öğretene Ve Öğrenene Cihâd Sevâbı Vardır

Vehbi Tülek

Abdullah Bin Hıdır Ez-zağbî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Karşılık Beklemiyorum

Karşılık Beklemiyorum

Mevlânâ Sadeddin Kaşgari hazretlerinin talebelerinden Şemsüddin Muhammed Ruci hazretleri anlatır:Pirimiz Mevlânâ Sadeddin Kaşgari Hazretlerinin halka­larında bir genç vardı ki, riyazet, hâl ve aşk ifadesinde en ileri derecedeydi. O da benim gibi bir güzele tutulmuştu. Böylece bâ­tınında biriktirdiği kıymeti bir lâhzada o tarafa devretmişti. Al­tından ve neceften hediyemsi bir şey alıp o güzelin geçeceği yola bırakmış ve onu geçenlerden birinin almaması için de bir kenara gizlenmişti. Fikrince sevgilisi oradan geçecek ve hediyeyi görüp alacaktı. Fakat kimden ve nasıl geldiğini bilemeyecekti. Ben va­ziyeti öğrenince ona dedim ki :

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Vehbi Tülek

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek

Cennetlik Hanım Isteyen...

Sonunda Orta Yolu Buldular

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Bereketi Var Mı?

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

İcÂzetin Sirri

B0r Çuval Toprak

Vehbi Tülek

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Vehbi Tülek

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Vehbi Tülek

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek