Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.679.846

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Akıllı Kimse, Emirlerde Gevşeklik Göstermez!

Kutbüddîn-i İsfehbezî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. İran’da İsfehân’da doğdu. 1321 (H.721) senesinde orada vefât etti. Ebü'l-Abbâs-ı Mürsî'nin üç büyük talebesinden biridir. İlim öğrenmek için Şam'a ve başka yerlere gidip oralarda bulunan âlimlerden ilim öğrendi. Kendisinden de birçok kimse istifâde etti. Çok kerametleri görüldü. Yemen âlimlerinden birisi şöyle anlatmıştır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Hepimiz Mevaşiyiz

Sultan II. Abdülhamid Han zamanında bir nüfus sayımı yapılması kararlaştırılır. Ecnebi sefirler Hâkan'a, hazır sayım yapılırken bir de mevâşi (küçük ve büyükbaş hayvanlar) sayımı yapılmasını tavsiye ederler. Hâkan, insanlarla hayvanların aynı sistem ve aynı zaman içinde sayılmasının insan haysiyetini zedeleyici olacağını belirterek, mevâşi sayımının daha evvel yapılmasını münasip görür. Bunun için vilâyet ve kazâlara telgraflar gönderilir. Meğer bir kazânın kaymakamı o sırada izinde imiş. Vekâlet eden zât, alaylı takımından ve kaymakamla hiç geçinemeyen câhil bir adammış. Mevâşi kelimesinin ne mânâya geldiğini bilmediği gibi, araştırmaya dahi ihtiyaç duymamış. Onu, "Üstün gayret sahibi vatandaş" falan zannetmiş olsa gerek ki, telgraf metnini okuduktan sonra, "Bunun ucunda ya bir nişan; ya bir taltif vardır! İhsân-ı şâhâneyi bu sefer de ben kapayım" diye hemen cevâbi telgrafı yazıp göndermiş:"Ser-kurenâ-yi hazret-i pâdişâhiye, ma'rûzât-ı kemineleridir:" Burada kaymakamdan başka hepimiz mevâşiyiz!"Lûgatçe: Kurenâ: Yakınlar; Ser-kurenâ-yi pâdişâhi: Pâdişahın en yakini, baş mâbeynci; Kemine: Âciz, hakir; zavallı.

Vehbi Tülek

Hergün Bin Akçe Dağitirdi

Vehbi Tülek

İzmir Valisi Çengeloğlu Tahir Paşa

Vehbi Tülek

Bir Kâse Yoğurt

Vehbi Tülek

Osmanlı Devleti döneminde her paşa ve padişah için, memleketinde herkesin istifadesine açık bir hayır kurumu yapıp ahirete öyle gitme, en büyük ideal idi. Bu sebeple, fethedilen yerlerde her biri bir cami, bir külliye veya bir hastane yapıp gitti. Ecdâdımız, kendi devirlerinin kültürünün gerektirdiği müesseseleri kurdular. İnsan nerde neyi tahsil ederse etsin ama Rabbiyle her zaman irtibatlı olsun diye camisiz yer bırakmadılar.

Ümid Bekler

Vehbi Tülek

Önce Küfrettiler Sonra Alkişladilar

Vehbi Tülek

Derya Ali Baba

Vehbi Tülek

Mes’ul Olursunuz

Vehbi Tülek

90 - Sultan Ii. Bayezid'in Mora Seferi

Vehbi Tülek

Sultan I. Murad Hanin Oğullarinin Sünnet Düğünü

Vehbi Tülek

Şehid Derviş Paşa

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Adalet Her Kökü Sulamak Değildir

Mehmed Çelebi Afyon'da yaşayan Mevlevî büyüklerindendir. Sultan Dîvânî diye meşhur oldu. On altıncı yüzyılda yaşadı. Afyon'da doğdu. Babası büyük veli Abapûş-i Velî'dir. Onun terbiyesinde yetişerek tasavvufta büyük dereceler elde etti. Babasının sağlığında, yerine geçerek talebe yetiştirmeye başladı. Yavuz Sultan Selim arasında yakınlık vardı. Yavuz Sultan Selim Han ekseriyetle mühim ve müşkil zor meselelerde Sultan Dîvânî ile istişare için mektuplaşırdı. Aldığı cevaba göre hareket etmesiyle o sıkıntısı gider, işleri hayırla neticelenirdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Talebenin Riâyet Etmesi Gerekenler

Vehbi Tülek

Burhâneddin Buhâri hazretleri usûl ve Hanefi mezhebi fıkıh âlimidir. 551 (m. 1156)'de doğdu. 616 (m. 1219) yılında Buhârâ'da vefât etti. Bir dersinde talebelerine buyurdu ki:

Ebü’l-kâsım Bürzûlî

Vehbi Tülek

"şâh-ı Nakşibend" Behâeddîn Buhârî

Vehbi Tülek

Seyyid Behâeddin Buhâri hazretleri, Muhammed Bâbâ Semmâsi ile Emir Külâl'in talebesidir. 1318 (H.718) senesinde Buhârâ yakınındaki Kasr-ı Ârifân'da doğdu. 1389 (H.791)'da aynı yerde Rebi'ul-evvel ayının üçünde Pazartesi günü vefât etti...
Behâeddin Buhâri hazretlerinin konuşmaları Peygamber efendimizin konuşması gibi tane tane idi. Konuştuğu kimseye yönünü dönmüş olarak konuşurdu. Kahkaha ile gülmez, tebessüm ederdi. Kimseyi küçük ve hakir görmez, dâimâ güler yüzle karşılardı. Ancak celâllendiği zaman kaşları çatılırdı. Bu zamanda heybetinden karşısında durulmaz olurdu...

Abdullah Bin Hubeyk

Vehbi Tülek

Müslüman, Yeme Içme Adabını Bilmelidir!

Vehbi Tülek

Kalplerinizi Tertemiz Yapınız

Vehbi Tülek

Evliyânın Hiçbirine Dil Uzatmamalıdır!

Vehbi Tülek

Evliyânın En Üstünleri Eshâb-ı Kirâmdır

Vehbi Tülek

Doyuncaya Kadar Yemek Bid’attir!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi. O anda, uzaklardan bir karaltı peydâ oldu. Yaklaştıkca, bunun bir insan olduğunu, suyun üzerinde süratle kendilerine doğru geldiğini gördüler. Onun yürüdüğü yerlerde dalgalar hemen sâkinleşiyordu. Nihâyet o zât geminin yanına geldi ve gemiyi eliyle bir mikdâr tuttuktan sonra, geminin önünden yürümeye başladı. Yürüdüğü yerlerde deniz durgunlaşıyordu. Bir müddet sonra gözden kayboldu. Kaptan, o kimsenin su üzerinde gittiği istikâmete göre, geminin dümenini ayarladı. Bir müddet sonra, selâmetle sâhile vardılar. Herkes bu hâdise karşısında şaşırıp kaldı. Sâdece o delikanlı şaşırmamıştı. Yolcular sâhile çıktıklarında, bir kimse karşılarına çıkıp onlara; "Ey yolcular! Üftâde hazretlerinin selâmı var. Sağ olduğum müddetçe, bu sırrı kimseye söylemesinler diye bana emretti." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Vehbi Tülek

Allah'ın Emaneti

Vehbi Tülek

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Bana Delil Getir

Padişah Ve At

Başka Du Bilmez Misin?

Latif Bir Şikayet

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek

Kadin Akli

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Vehbi Tülek

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Vehbi Tülek