Fâni Geçici Olanı Verip Bâki, Kalıcı Olanı Al!
Amr bin Mürre hazretleri Tebe-i tâbiînin meşhurlarındandır. 734 (H.116) senesi Kûfe'de vefât etti. Tâbiînin meşhur âlimlerinden ilim öğrenip hadîs rivâyet etti.
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.313.980
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Amr bin Mürre hazretleri Tebe-i tâbiînin meşhurlarındandır. 734 (H.116) senesi Kûfe'de vefât etti. Tâbiînin meşhur âlimlerinden ilim öğrenip hadîs rivâyet etti.
1915 senesi Kasım ayının soğuk bir akşam vakti. Afyon ile Uşak arasındaki Işıklar istasyonunda duran trenden üç asker indi. Bunlardan biri, geçen kış Kafkas cephesinde savaşmış bir süvari onbaşısı, biri Çanakkale'de omzundan yaralanmış bir topçu çavuşu, diğeri de Mısır cephesinde döğüşmüş bir piyade neferi idi. Bunlar iki yıl evvel aynı köy den çıkıp da her biri memleketin birer ucunda harp etmiş üç hemşehri, aynı günlerde yaralanıp, garip bir tesadüf eseri İstanbul'da askeri hastanede, hatta aynı koğuşta buluşmuşlardı. Bir aydan fazla süren tedavilerinden sonra 60 gün tebdili hava verilmiş ve memleketlerine doğru yola çıkmışlardı. Bunlardan Ahmet ile Osman çavuş birbirlerine akraba idi. Emin onbaşı da onlara komşuydu.
26 Eylül 1699'da Girit adasının Kandiye kalesi zaptedildi. Fakat bu zafer çok güç şartlarda kazanıldı. Aylarca süren kuşatma sırasında kaleyi savunan Venedikliler, Osmanlı askerini geri püskürtmek için, o tarihlerde yeni geliştirilen ve "humbara" denilen bombalar dan binlerce kullandılar. Kaleden aşağı atılan humbaralar, askerin arasına düştüğünde büyük bir gürültü ile patlıyor ve etrafa saçılan şarapnel parçaları yüzlerce insanın yaralanmasına ve ölmesine sebep oluyordu. Bu yüzden Osmanlı ordusu çok büyük kayıplar verdi.
Dünyanın 7 harikasından biri sayılan "Tac Mahal", Hindistan Türk İmparatorluğu'nun Gürganiye hanedanının 5. hükümdarı Şah Cihan (1593-1666) tarafından, Hindistan'ın Agra şehrinde inşa ettirilmiştir... Bu türbe, Şah Cihan'ın çok sevdiği eşi Mihrünnisa Nurcihan Banu'nun (Mümtaz Mahal) ölümü üzerine, onun hatırasına yaptırılmıştır...
Bir isyanı bastırmak için ordularıyla Burhanpur'a giden Şah Cihan'a; on dördüncü çocuğuna hamile olan eşi Mümtaz Mahal de eşlik etmişti. Ancak, Mümtaz Mahal, bu çocuğu doğuramadan vefat etti... Ölmeden önce Şah Cihan'dan son bir dilekte bulundu: "Hatırlanmam için dünyada eşi benzeri görülmemiş güzellikte bir eser yaptır..."
Mübârek bin Ahmed Erbili hazretleri hadis âlimidir. "İbn-i Müstevfâ" diye bilinir. 564 (m. 1169)'de Erbil'de doğup, 637 (m. 1239)'de yine burada vefât etti. Naklettiği bazı hadis-i şerifler:
Şemseddin Muhammed bin Hibetullah hazretleri hadis ve Şafii mezhebi fıkıh âlimidir. 549 (m. 1154)'de İran'da, Şirâz'da doğdu. 635 (m. 1237)'de Şam'da vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:
Şeytan hizmetçi kılığına girmiş ve yirmi sene Cüneyd-i Bağdadi Hazretleri'nin yanına gidip gelmişti. Bir türlü gönlüne vesvese vermeye, ona istediklerini yaptırmaya muvaffak olamamıştı. Birgün:
- Ey Üstad! Yoksa siz benim kim olduğumu biliyor musunuz? dedi.
Hazreti Cüneyd:
- Sen lanetli İblissin. İlk geldiğin andan beri seni tanıyorum, buyurdu.
Şeytan:
- Ey Sultanü'l Muhakkikin! Sizin kadar yüksek dereceye ulaşan başka bir büyük zat tanımıyorum. Yirmi senedir size hiçbir isteğimi yaptırmaya muvaffak olamadım, dedi.
- Defol mel'un! Şimdi de beni kendini beğenme hastalığına düşürerek mahvetmek mi istiyorsun! Yirmi senede yapamadığını yirmi saniyede mi yapacaksın? Yıkıl karşımdan! diye bağırdı.