Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.997.477

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sen, Zamanımızın Zahidisin Ey Dâvûd

Ebû Süleymân Dâvûd-i Tâî hazretleri fıkıh âlimlerinden ve evliyânın büyüklerindendir. Habîb-i Acemî’nin halifesi idi. İmâm-ı a’zamın yirmi sene derslerine devam etti. Fıkh ilminde talebelerin içinde en önde gelenler arasına girdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kinali Kuzu

50 - Ulubatli Hasan

7 Yaşinda Harbe Katildim

Üç Kandil

İmanı Ona Kafidir

Bereketi Var Mı?

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Etin Okkasi Sekiz Akçe

Sultan IV. Mehmed Han bir divan toplantısında sadrazama:"Yaptığım tetkiklere göre etin okkası sekiz akçeye satılır, fakat yine de et bulunmaz imiş, sebebi nedir?" diye sorunca sadrazam:"Hünkarım, et ve ekmek zaman-ı devletinizde pek çoktur. Fiyat artışı yoktur. Var diyen size yala söylemiştir" dedi. Divanda hazır bulunan Hocazade Mesut Efendi:"Devletli vezir, asıl yalanı imdi siz söylediniz" dedikten sonra, Padişaha dönerek:"Şevketlim, hâlâ narha takyit yoktur. Şehirde bir okka et bulunmaz. Bulunursa sekiz akçedir. Hatta semiz etler gizlice 10-12 akçeye satılır. Fukara muzdariptir. Fukarası muzdarip olan bir memlekette bolluktan bahsetmek abestir" dedi. Bu sözleri üzerine sadrazam onu susturmak istedi ise de Hocazade:"Burada da mı sus dersiniz? Bu, huzur-u hümayundur. Hak ne ise onu söylemek gerekir. Bunda yalan ve hatır için söz, din ve devlet için söz, din ve devlete hıyanettir" dedi.

Vehbi Tülek

Bir Saltanat Ki

Vehbi Tülek

Sultan İkinci Murad Ve Molla Fenari

Vehbi Tülek

Yeniçağ’da Avrupa

Vehbi Tülek

Hıristiyanlığın en revaçta olduğu Ortaçağ'da, büyük tıp âlimleri, yalnız Müslümanlardı ve Avrupalılar Endülüs'e tıp tahsil etmeye gelirlerdi. Çiçek hastalığına karşı aşıyı bulanlar, Müslüman Türklerdir. O zamanki Avrupa'da insanlar, hastalıktan kırılıyordu. Fransa kralı 15. Louis 1774'de çiçekten öldü. Avrupa uzun zaman vebâ ve kolera salgınlarına uğradı.Napolyon 1798'de Akkâ Kalesi'ni muhâsara etdiği zaman, ordusunda vebâ hastalığı meydana çıkmış ve hastalığa karşı çâresiz kalınca, düşmanı olan müslüman Türklerden yardım istemek zorunda kalmıştı. O zaman yazılan bir Fransız eserinde şöyle demektedir:

Doğum

Vehbi Tülek

Devletin İki Kanadi

Vehbi Tülek

İngilizlerin El Koyduklari Osmanli Gemileri

Vehbi Tülek

Sultan Abdülhamid’in Hal’i

Vehbi Tülek

85 - Çelebi Sultan Mehmet Ve Karamanoğlu

Vehbi Tülek

Düşman Asfalt Yollardan Mi Geldi

Vehbi Tülek

Fat0h Sultan Mehmed Han Ve Akbiyik Sultan

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Dünyâya Düşkün Olan Muradına Kavuşamaz

Muhammed Bin Dâvûd Nişâbûri hazretleri İran'da Nişâbûr'da yetişen hadis âlimlerinden ve evliyânın büyüklerindendir. 342 (m. 935)'de vefât etti. Sûfilerin ve zâhidlerin hâllerini bildiren bir eseri vardır. Bu eserinde şöyle anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Vallâhi Dünyâ Için Allah Demem

Vehbi Tülek

Mekkî Abdullah Efendi, Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin halîfelerindendir. Mekke’de doğdu. Orada temel ilimleri tahsîl etti. Bağdâd'a giderek Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerini tanıdı, sohbet ve hizmetlerinde bulunarak talebelerinin önde gelenlerinden oldu. Hocası ona hilâfet-i mutlaka verdi ve Erzincan'a gönderdi.

Uğursuzluğa Inanan Bizden Değildir

Vehbi Tülek

Allah'tan Hayâ Etmek, Müminlerin Hazinesidir

Vehbi Tülek

Ebû Ali Rodbâri hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Bağdâd'da doğdu. Mısır'da yerleşti. 321 (m. 933)'de vefât etti. Cüneyd-i Bağdadi, Ebü'l-Hüseyn Nûri ve başka zâtların sohbetlerinde bulunup, yüksek ilimlerinden istifâde etti. Tasavvufun inceliklerine dâir çok güzel sözleri ve çok sayıda hoş menkıbeleri vardır. Ebû Ali Rodbâri hazretleri buyurdu ki:

Bid'atlerin Hepsi Dalâlettir!

Vehbi Tülek

Yüz Bin Söz, Bir Pul Kadar Etmez!

Vehbi Tülek

Okuyanları, Heybet Ve Ürperti Kaplar

Vehbi Tülek

rehber, Tabîbe Benzer!

Vehbi Tülek

Abdülcelîl Çelebi

Vehbi Tülek

Bir Gönül Sultanı Sarı Abdullah Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Vehbi Tülek

Tüccarin Rüyasi

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Hizir Ve Gelin

Altıyüz Dirhemlik İp

Abdullah-i EnsÂrî

Cünnetü'l-esmâ

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Vehbi Tülek

Derdi Olan Neylesin?

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Vehbi Tülek

Sonunda Orta Yolu Buldular

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Vehbi Tülek