Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.902.475

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Mezheb Imâmlarının Sözlerini Ancak âlimler Açıklayabilir!

İmâm-ı Şa'rânî hazretleri Mısır evliyâsının büyüklerinden ve Şafîi mezhebi fıkıh âlimidir. Mısır'ın Kalkaşend kasabasında 1493 (H.898) de doğdu. 1565 (H.973) de Mısır'da vefât etti. Genç yaşında ilim tahsiline başlayarak, hadîs ve fıkıh ilimlerinde ehliyet kazandı. Tasavvuf yolunda da çalışarak, pekçok velînin feyiz ve teveccühlerine kavuştu. Bunların başlıcası, Aliyy-ül-Havvâs hazretleridir.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Amin Alayi

Bir Avuç Bulgur

Selanik Vak’asi

Şikayet

B0r Çuval Toprak

Veliye Rastlamak İstiyorsan

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kosova Şehidi

Ağabeyi Süleymân Şahın Rumeli fetihleri sırasında vefât etmesi üzerine Şehzade Murad Osmanlı tahtına veliahd tâyin edildi (1359). Kısa bir müddet sonra da babasının vefâtı üzerine Bursa'ya davet edilip Osmanlı tahtına geçti. (1360).Sultan Murâd Han, ilk iş olarak devletin başşehri Bursa'da lüzumlu tâyin ve icrâatlarda bulundu. Şehzâdeler meselesini halletti. Önce, Karadeniz Ereğlisi ve Ankara fethedildi. Lala Şâhin Paşayı ilk serdar ve sadrazam yaptı. Bursa kâdısı Çandarlı Halil Paşayı da kazasker tâyin etti. Devletin içişlerini hallettikten sonra, Anadolu'dan Rumeli'ye yöneldi. 1361'de Çorlu, Keşan, Dimetoka, Pınarhisar, Babaeski, Lüleburgaz ve 1362'de Edirne fethedildi. Bizans Devletinin İstanbul'dan sonra ikinci önemli şehri olan Edirne'nin fethi, Türkler'in Avrupa'ya kesin olarak yerleşmelerini temin etti. Trakya'da stratejik bir mevkide bulunan Edirne, Osmanlı Devletinin Rumeli'ndeki fetihlerinde bir askeri harekât noktası oldu. Her geçen gün şehrin imar faâliyetleri artarak; genişledi. Ardından sıra ile; Gümülcine, Zağra, Yenice ve Filibe fethedildi. Rumeli'nde fethedilen Avrupa topraklarına, Osmanlı iskân siyâsetince, Türk-İslâm ahâlisi yerleştirildi. Bu arada Osmanlının âdil idâresinden memnun kalan Hıristiyan ahâli de seve seve Türklerin hâkimiyeti altına girdiler.

Vehbi Tülek

Harp İlanindan Vazgeçsin

Vehbi Tülek

Casus Herşeyi Görsün

Vehbi Tülek

Bu Fakir Cellad Olmak İçin Gelmedik

Vehbi Tülek

Bir gün, Sultan II. Mahmud Han'ın Sadrazamlarından İzzet Paşa, tebdil-i kıyâfetle Eyyüb' deki Ömer Rızâi Efendi'nin dergahına geldi. Şeyh hazretlerinin sohbeti ile şereflendi. Şeyh hazretleri hiç bir sıkıntısından bahsetmeyip hayır duâda bulundu. Bu sırada Rusya Çariçesi Katerina'nın İslâm düşmanlığından ve kabul edilemeyecek tekliflerinden bahsedip duâlarını istedi. Şeyh hazretleri ise; "Gönlünü ferah tut. İnşâallahü teâlâ kısa bir zaman sonra habisin ölüm haberini alırsın." buyurdu. Öte yandan binânın hâline vâkıf olan İzzet Paşa, saraya döndükten sonra ilk olarak mimar ağayı azledip yerine başkasını tâyin etti.

Iii. Mehmed Han Ve Abdülmecid Sivasi Efendi

Vehbi Tülek

Yeğen Mehmed Paşa Ve Hocasinin Duasi

Vehbi Tülek

Şehid Derviş Paşa

Vehbi Tülek

Osmanlilarda Toplu Taşima Kurallari

Vehbi Tülek

Ermeni Zulmünün Canli Şahitleri

Vehbi Tülek

Görev Şuuru

Vehbi Tülek

52 - Sigetvar Kalesi Ve Ali Dede Hazretleri

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Dilin Tehlikesinden Ancak Susan Kurtulur

Raûfî Ahmed Efendi Halvetiyye yolunun büyüklerinden olup seyyiddir. 1653 (H.1063) senesinde İstanbul'da doğdu. Asrının büyük âlimlerinden aklî ve naklî ilimleri öğrendi. İlim tahsîlini tamamladıktan sonra, Müderrisliğe tâyin edildi. Bu sırada Halvetiyye şeyhi Ali Efendi ile karşılaşıp, ona talebe oldu. İcazet verilip, Doğancılar'da Koca Sinan Paşa Câmii yakınında bulunan evinde talebe yetiştirmeye başladı. Sultan Üçüncü Osman kendisini sık sık ziyâret edip duâsını alırdı. 1757 (H.1171) senesinde Üsküdar'da vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Herkes Mülkünü Dilediği Gibi Kullanabilir Mi?

Vehbi Tülek

Kayserili Mesud Efendi Osmanlı fıkıh âlimlerindendir. Kayseri'ye bağlı Ağırnas köyünde doğdu. İlk tahsilini doğduğu köyde tamamladıktan sonra Hacı Torun Efendi'den icâzet aldı. 1877 yılında Kayseri Müftüsü oldu. Ardından İstanbul'a gitti 1311 (m. 1894)'de İstanbul'da vefat etti. Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye üzerine yazdığı "Mir'ât-ı Mecelle" isminde bir eseri vardır. Bu kitabında Mecelle'den birkaç madde şöyledir:

şeyh-ül Umran Umran Sülüst

Vehbi Tülek

Abdülmelik Rekâşî

Vehbi Tülek

Abdülmelik Rekâşi hazretleri hadis hafızı, yani yüz binden fazla hadis-i şerifi ravileriyle birlikte ezbere bilen âlimlerdendir. 190'da (806) Basra'da doğdu. Büyük âlimlerden hadis öğrendi. Sonra Bağdat'a yerleşerek vefatına kadar burada hadis rivayet etti. 276 (m. 890)'da vefat etti. Müslüman kardeşine yardım hakkındaki şu hadisleri nakletti:

Harama Helal Diyenin Imanı Gider

Vehbi Tülek

İnsanlara Iyi Muâmele Etmek, Aklın Yarısıdır

Vehbi Tülek

Allah, Sevdiği Kulunu Derde Müptela Eder!

Vehbi Tülek

Geylânlı Büyük Velî Seyyid Cemâleddîn

Vehbi Tülek

Gerçek Dost, Sana Nasihat Edendir

Vehbi Tülek

Ali'yi Inciten, Beni Incitmiş Gibidir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Allah Diyen Genç

Allah Diyen Genç

Fakir bir genç, padişahın kızına aşık olmuş. Bu ümitsiz sevdasını gidip o beldenin meşhur dervişine anlatarak yardım dilemiş. Derviş: "Evlâdım, şehrin girişinde tam yol ağzında otur, kim ne derse desin sadece 'Allah' diye cevap ver." demiş. Fakir genç, denileni yapmış. Günlerce, aylarca şehrin girişinde başka hiçbir kelime konuşmadan "Allah" demiş. Derviş, yiyeceğini, içeceğini her gün getiriyormuş. Zamanla "Allah" diyen genç halk arasında meşhur olmaya başlamış. Nihayet bir gün padişah da genci merak etmiş. Dervişten, genç hakkında bilgi istemiş. Derviş, gencin devrin büyüklerinden olduğunu söylemiş. Padişah, kalkıp genci ziyarete gitmiş. "Kimsin? Derdin ne? Ne istersin?" demiş ise de, genç, padişaha karşı da "Allah" demekten vazgeçmemiş. Başka tek kelime konuşmamış. Derviş akşam gencin yanına gelmiş. "Padişah sana "Kızımı vereyim" diyene kadar, sen ondan sakın ola ki bir istekte bulunma!" diye tembihte bulunmuş. Nihayet bir gün padişah gelip: "Ne istiyorsun, istiyorsan seni kızımla evlendireyim." deyince, genç, dervişin şaşkın bakışları altında "Yok" demiş. Artık onu da istemiyorum. Ben başka birisinin hatırı için Allah dedim, Allah devrin padişahını ayağıma getirip, benim gibi miskin bir gence kendi kızını teklif ettirdi. Eğer Onun hatırı için Allah deseydim kim bilir ne olurdu? Ben bundan böyle Ondan başkasını anmıyor, ondan başkasını istemiyorum.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Tüccarin Rüyasi

Fani Dünya

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

SelÂmetle Gidip Gel

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Hakikati Görmek

Vehbi Tülek

Ahde Vefa

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Vehbi Tülek