Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.565.494

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allahü Teâlânın Azabı Çok Şiddetlidir!

Abdurrahmân bin Ebî Zinâd hazretleri hadîs ve fıkıh âlimlerindendir. 100 (m. 718) senesinde doğdu. 174 (m. 790) senesinde Bağdâd’da vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

İstanbul’da Üç Gece

Birinci Dünya Savaşında yedek subay olarak askere alınan ve Kafkasya cephesinde savaşan Hüseyin Kadri bey, daha sonraları İkdam gazetesinde neşredilen hatıraların dan birinde, başından geçen şu hadiseyi nakleder:Kolordu kumandanı bir gün beni çağırdı ve gizli bir vazife için üç günlüğüne İstanbul'a göndereceğini söyledi. Bunu duyunca nasıl sevindiğimi anlatamam. Evden ayrılalı iki seneden fazla olmuştu. Validemi, hemşiremi ve uzun zamandır haber alamadığım nişanlımı görecektim. Trabzon'a kadar araba ile geldikten sonra buradan, İstanbul'a gidecek olan bir gemiye bindim. Nihayet bir gece vakti özlediğim memleketime kavuştum. Fakat, Galata rıhtımında karaya çıktığımda bana buraları bir değişik geldi. Evimiz Vefa'da idi. Hemen bir araba bulup eve geldim. Gittikçe artan bir heyecanla kapıyı çaldım. Ses yok... Acaba bu saatte nerede olabilirler? Bilhassa hizmetçimizin sokak kapısının önünde ki odada yattığını bildiğim için, kapının çalındığını duymamaları bana acaip geldi. Tekrar çaldım, yine ses yok.

Vehbi Tülek

İtalya Mahkemesi

Vehbi Tülek

Aslan Öldü!...

Vehbi Tülek

İlim Ve Sanata Kiymet Veren Padişah

Vehbi Tülek

Osmanlı Devletinde Kânûni Sultan Süleyman Handan sonra en fazla tahtta kalan pâdişah Dördüncü Mehmed Handır. Yaratılışı icâbı mutedil, kadirşinas, vefâkâr olup, verdiği söze sâdık bir şahsiyete sâhipti. Ava, edebiyata, târihe merakı olup, sohbet dinlemeyi severdi. Dindardı, beş vakit namazını cemaatla kılardı. İçkiyi ve imâlatını yasakladı. Dine sonradan karıştırılan bütün hususların kaldırılması için uğraştı. Kahvehâneleri kapattırıp, oyuncu ve çalgıcıları İstanbul'dan uzaklaştırdı. Sadrâzamlığı Köprülü âilesine verip, idârede serbest bıraktı. Kendisi de, savaşlardan zaman kaldıkça çok sevdiği sürek avlarına devam etti. Ava merakından dolayı "Avcı" lakabı verildi. Zamanında Osmanlı Devleti en geniş hudutlarına kavuşarak, dünyâ siyâsetinde faal rol oynadı.

Hepsi Osmanli Padişahinin Gölgesine Siğinmişlardir

Vehbi Tülek

Bağdad’in Fethi

Vehbi Tülek

Ruh Ve Ceset

Vehbi Tülek

Yüzbaşi Şevket

Vehbi Tülek

Müdür Bey’e Habersiz İftara Gidelim

Vehbi Tülek

Somuncu Baba

Vehbi Tülek

Bu Yüzden Kara Çaldim

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Hadîs Ve Fıkıh âlimi İbn-i Neccâr

İbn-i Neccâr hazretleri, Hadis, târih, nahiv, tecvid, kırâat ve Şâfii mezhebi fıkıh âlimi, tabibdir. 578 (m.1182) yılında Bağdad'da doğdu. 643 (m.1245) yılında orada vefât etti. Bağdad gibi bir ilim merkezinde, ilim sahibi bir ailenin çocuğu olarak dünyâya gelen İbn-i Neccâr, on yaşında iken hadis-i şerif ilmi ile meşgûl olmaya başladı...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Burhâneddîn Bâûnî

Vehbi Tülek

Burhâneddin Bâûni hazretleri, Şafii mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 777 (m. 1375) senesinde Şam'da doğdu. 870 (m. 1465) senesinde vefât etti. Vefatından kısa bir zaman evvel buyurdu ki:

Şehîd Hacere Hanım

Vehbi Tülek

Kötülüklerin Anahtarı Kibir Hayırların Anahtarı Tevâzudur

Vehbi Tülek

Ebû Ya'kûb Râzi hazretleri evliyânın büyüklerindendir. İran'da Rey şehrinde yaşadı. Zünnûn-i Mısri hazretlerine talebe oldu. Cüneyd-i Bağdadi hazretleri ile mektuplaşmaları meşhurdur. Bu mübarek zat buyurdu ki:

Yüzleri Siyah Ve Gök Gözlü Iki Melek

Vehbi Tülek

Tevâzu Gösterenin Anlayışı Artar

Vehbi Tülek

Ümmü Varaka (radıyallahü Anha)

Vehbi Tülek

Uyanık Ol, Kendine Dost Ara

Vehbi Tülek

senin Hâllerin Tamamlanmadı

Vehbi Tülek

Maddi Ve Manevi Rızıkların Dağılımı

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Arafatta Görüşürüz

Vehbi Tülek

Cennetlik Hanım Isteyen...

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

İmanı Ona Kafidir

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Kum Ve Kaya

Latif Bir Şikayet

At Hirsizi

Vehbi Tülek

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Vehbi Tülek

Kabahat Kilincin Midir?

Vehbi Tülek

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Vehbi Tülek

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Vehbi Tülek

Ahde Vefa

Vehbi Tülek