Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.000.299

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Dört Mezhepten Birine Uymamak Câiz Değildir

Leblebicioğlu Feyzî Efendi son devir Osmanlı din âlimlerindendir. 1839 (H.1255) senesinde Çorum'da doğdu, 1909 (H.1327) senesinde aynı yerde vefât etti. Memleketindeki çeşitli âlimlerden okuyarak tahsîlini tamamladı. İskilipli Arapzâde Mehmed Emin Efendiden icâzet aldı. Tasavvufa karşı alâka duydu. Nakşibendiyye yolunun Hâlidiyye koluna intisâb edip kendini tasavvufta da yetiştirdi. Çorum'da müderrislik ve müftülük yaptı. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

37 - Sultanhisar Torpidobotunun Zaferi

18 Mart 1915 Perşembe günü sayısız İngiliz ve Fransız gemilerinden oluşan muazzam bir armada, bütün gayretlerine rağmen Çanakkale boğazını geçememiş, Türk'ün azmi karşısında boyun eğmek zorunda kalmıştı. Bu kesin yenilgiye rağmen İngiliz amirali Robek, hâlâ ümidini kesmemişti. -Çanakkale'yi geçebiliriz! Diyordu. Batan ve hasara uğrayan gemilerin yerine başka zırhlılar koyarak talihini bir kez daha denemek istiyordu. Fakat Akdeniz kuvvetleri kumandanlığına atanan General Hamilton böyle düşünmüyordu. O, "Yeni bir maceraya gerek yok" diyordu. 18 Mart savaşını Featon harp gemisinden, yerinde takibetmiş ve o müthiş manzarayı yerinde görmüştü. Hamilton'a göre, donanmanın geçişini sağlamak için karaya asker çıkarılması mecburi idi. Londra deniz meclisi, onun bu planını tasdik etti.

Vehbi Tülek

51 - İbn-i Haldûn'un Emîr Timur'la Görüşmesi

Vehbi Tülek

Osmanlilarin Rumeli’ye Geçmeleri

Vehbi Tülek

Hemen Tayin Edelim

Vehbi Tülek

Seyyid Yahyâ Efendi şöyle anlatmıştır: "Sultan Bâyezid Hân Câmi-i şerifi avlusunda, oyma ustalarından Kefelizâde İbrâhim Halebi adında bir zâtın dükkanında, ilim-irfân sâhibi, kıymetli zâtlar toplanıp sohbet ederlerdi. Arasıra Mehmed Emin Efendi de öğle namazından sonra o dükkanı teşrif eder, dostları ile çok kıymetli sohbeti olurdu. Bir gün yine böyle hoş bir sohbet sırasında medhedilen iyi vasıflı bir kâdı (hâkim) o dükkana geldi. Kâdıasker, bu kâdıya, bir meseleden dolayı dargın olduğu için, bir makâma tâyin edilmesi gerektiği hâlde ona; "Ben kâdıasker olduğum müddetçe, sana kadılık vazifesi vermem!" diyerek yemin ettiğini ağlayarak anlattı. Dükkanda bulunanlar bu hâdiseye çok üzüldü.

Filan Gün Saltanat Tahtina Oturacaktir

Vehbi Tülek

Orhan GÂzi Ve AlÂeddîn Esved

Vehbi Tülek

Çirağan Vak’asi

Vehbi Tülek

Tez Sakabaşini Getirin

Vehbi Tülek

I.abdülhamid Hanin İleri Görüşlülüğü

Vehbi Tülek

Eline Ne Gelirse Ver

Vehbi Tülek

Nadir Şah Ve I. Mahmûd Han

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İşlerin En Evlâsı Ayıpları Örtmektir

İbn-i Hübeyre hazretleri fıkıh ve hadis âlimlerindendir. Abbasi halifesi Muktefi'nin veziri idi. 499 (m. 1105)'de Irak'ta doğdu. 556 (m. 1161)'da Bağdad'da vefât etti. Âyet-i kerimelere ve hadis-i şeriflere yaptığı açıklamalar meşhûrdur. Şöyle anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Müslümanın Ölümü Sonsuz Hayattır

Vehbi Tülek

Ebû Ali Hasen bin Ahmed hazretleri Hanbeli fıkıh, kıraat ve hadis âlimidir. 396 (1005)'de Bağdat'ta doğdu. Kâdi Ebû Ya'lâ el-Ferrâ gibi âlimlerden ilim tahsil etti. İcazet alarak çok talebe yetiştirdi. 471'de (m. 1079) Bağdat'ta vefat etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Ahmed Ziyâeddîn Ve Tövbekâr Kemancı...

Vehbi Tülek

Mîrek-i Belhî

Vehbi Tülek

Mirek-i Belhi hazretleri, Türkistan'da yetişen büyük tefsir âlimlerindendir. İsmi, Muhammed bin Fadl Ravvâsi'dir. "Tefsir-i kebir" isimli eserin sahibi olan Ravvâsi, 413 (m. 1022)'de Belh'de vefât etti. Cuma sûresini tefsir ederken buyuruyor ki:

Akıllı Kimse, Bir Şeyi Bulacağı Yerde Arar

Vehbi Tülek

Büyük Fıkıh âlimi Mekhûl Eş-şâmî

Vehbi Tülek

Büyük Devlet Adamı Köprülü Mehmed Paşa

Vehbi Tülek

Abdestte, Gusülde Kullanılan Sular

Vehbi Tülek

Ahmed Nûreddîn Sâbûnî

Vehbi Tülek

Hadîs Ve Fıkıh âlimi Şemseddîn Nakîb

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Kadin Akli

Kadin Akli

Vaktiyle, bir derviş bir Ramazan akşamı iftara davetliydi. Derviş, yatsıya yakın, evine döndü ve karısından mümkünse kendisi için sofra hazırlamasını istedi. Karısı:"Sen davette değil miydin? Ne yemeği?" deyince, derviş:"Sorma" dedi. "Çok yersem, arkamdan 'Halis derviş değilmiş' diye konuşmalarından korktum, pek birşey yiyemedim." Bunun üzerine, karısı:"Tamam" dedi. "Sen şu akşam namazını kıl da, ben o arada sofrayı hazırlayayım." Derviş:"Ama" dedi, "ben akşam namazını orada kılmıştım."Karısı cevap verdi:"Sen arkamdan kötü konuşurlar diye pek yemek yiyemediğine göre, arkamdan iyi konuşsunlar diye de namazı uzatmışsındır" dedi. "Hadi, akşam namazını bir daha kılıver de, o arada sofrayı hazır edeyim."Rivayet edilir ki, hanımının bu ikazından sonra dervişin aklı başına geldi ve riya derdinden kurtulup halis bir derviş oldu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Allah Nasil Misafir Edilir?

Dört Şey Mühimdir

Abdullah Bin MübÂrek

O Kullarına Çok Merhametlidir

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

At Hirsizi

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek