Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.202.001

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Dergâha Ayakkabıyla Girmek Isteyen Küstah İngiliz Subayı!

Hâce Mahdûm Sâbir hazretleri büyük velîlerdendir. 1196 (H.592)'da Afganistan’da Hirat'ta doğdu. İlk tahsilinden sonra Hindistan’a giderek Ferîdüddîn-i Genc-i Şeker hazretlerine intisab etti. Onun sohbetlerinde kemale gelince hocası ona icazet vererek Kalyâr'a (Gvâliyar) gönderdi.1291 (H.690) senesinde orada vefât etti...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Fatih Ve Kazikli Voyvoda (drakula)

1456 yılında Fâtih, Wlad'i Eflâk prensligine tayin etmişti. Wlad, kardesi Radul ile birlikte Osmanlı sarayında rehine olarak bulunmuştu. Hüküm sürdüğü memlekete Fâtih'in yardımı ile sahip olmasına ve Pâdişaha karşı dost kalacağına dair yemin etmiş bulunmasına rağmen Wlad, sözünde durmayarak Osmanlılar aleyhine Macarlarla anlasma yapacaktır.Fâtih'in, Karadeniz ve Trabzon'da bulundugu sıralarda, Eflâk'ta bazı hadiseler olmaktaydı. Burada Türklerin "Kazıklı Voyvoda", Macarlarin "Drakula" (Şeytan), Ulahların "Çepelpuç" (Cellad) dedikleri Wlad adında zulüm delisi bir adam, halka idarenin en korkuncunu tattırmaktadır. Bu çılgın adam, vahşi ve insanlık dışı birtakım zevklere sahipti. O, kazıklara vurulmuş ve işkence içinde can vermekte olan Türklerin meydana getirdigi büyük halkanın ortasında, saray halkı ile birlikte yemek yemekten zevk alırdı. Eline Türk esirleri geçince ayaklarındaki derinin yüzülmesini ve meydana çıkan kırmızı etlere tuz ekilmesini, sonra da bunları keçilere yalatmasını emrederdi. Böylece, diri diri ayaklarının derisi yüzülen esirlerin işkencesi, daha büyük olurdu. O, kendisine gönderilen Osmanlı elçilerinin sarıklarını başlarına çiviletmiştir.

Vehbi Tülek

Önce Küfrettiler Sonra Alkişladilar

Vehbi Tülek

Fransiz Kadinlarin İftar Ve Teravih Seyri

Vehbi Tülek

Osmanli Tüccari

Vehbi Tülek

İstanbul'da uzun seneler kalmış olan ve hatıralarını kaleme alan İtalyan asıllı Avusturyalı general Kont Marsigli, 1737'de yazdığı eserin de Osmanlı tüccarlarını şöyle anlatıyor:"Osmanlı devletinde yaşayan tüccarlar, gayet mahir ve bilgili dir. Devlet, ticaretle uğraşanlara her türlü kolaylığı gösterir. Osmanlı nın prensibi, mümkün olduğu kadar ticaret malı girip çıkmasıdır. Zira mal ne kadar gelip giderse, devletin geliri de o derecede artmakta, halk da o kadar zenginleşmektedir. Osmanlı hükûmetleri ağır ticari vergilerden kaçınmışlardı. Ağır verginin, hem malın dolaşmasını engel lediği, hem de kaçakçılığı doğurduğu, devletin ve halkın kazancını azalttığı fikrindedir.Hükûmet kaçak mala hazine adına el koyar. Hiçbir tüccar, beyan etmediği, vergisini ödemediği malı kaçırmaya cesaret edemez. Zira ticaret müsaadesi elinden alınır.

Elçimizin Devlet Ve Tuvalet Dersi

Vehbi Tülek

RidÂniye Meydan MuhÂrebesi

Vehbi Tülek

Benden Bunlari İstemeyiniz

Vehbi Tülek

71 - HÂce-i SultÂnî AtÂullah Efendi

Vehbi Tülek

Sultan Iv. Murad’in Tasavvuf Ehline Hürmeti

Vehbi Tülek

İnanilmaz Arttirma

Vehbi Tülek

Bir Yabancinin Hac Düşünceleri

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

“çırağ-ı Dehli” Nasîruddîn Mahmud

"Çırağ-ı Dehli" Hindistan'da yetişen Çeştiyye yolunun büyüklerindendir. Asıl adı Nasiruddin Mahmud'dur... Kendisine "Çırağ" lakabının verilmesi şöyle anlatılır: Nizâmüddin Evliyâ'nın dergâhının su ihtiyâcını karşılayacak bir sarnıç inşâ edilmekte idi. Gece yapılan bu işi aksatmak için, Sultan Gıyâsüddin Tuğluk, yağ gönderilmesini durdurdu. Bunun üzerine Nizâmüddin Evliyâ'nın emri ile Nasiruddin Mahmûd dereden su getirip, kandillere koydu. Su, yağ gibi yandı. Bundan sonra ona "Çırağ" lakabı verildi...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ebû Abdullah Ensârî

Vehbi Tülek

Ebû Abdullah Ensâri rahmetullahi aleyh, hadis âlimlerindendir. Hadis ilminde her sözü senettir. 215 (m. 830) senesinde vefât etti. Ramazân-ı şerifin faziletleri hakkında şu hadis-i şerifleri nakletti:

Ubeydullah-ı Ahrâr

Vehbi Tülek

Cemaleddin Malâtî

Vehbi Tülek

Cemaleddin Malâti hazretleri Hanefi fıkıh âlimlerindendir. Aslen Harputlu olup 725 (m. 1325) yılında Malatya'da doğdu. Küçük yaşta Kur'ân-ı kerimi ezberledi. Tahsiline Halep'te devam etti. Daha sonra Mısır'a giderek büyük âlimlerden icazet aldı ve Mısır Hanefi Kadılığına getirildi. 803'te (m. 1400) Kahire'de vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Muhammed Sıddîk Keşmî

Vehbi Tülek

Kâfirler Cennete Hiç Giremeyecek

Vehbi Tülek

Bu, Sana Layık Bir Ibadet Değildir

Vehbi Tülek

Abdülkâhir Sühreverdî

Vehbi Tülek

Her Incinin Bir Sedefi Vardır

Vehbi Tülek

Gıybet Ve Söz Taşımak Büyük Günahtır!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yuhçu Baba

Yuhçu Baba

Asırlar önce ak sakallı, nurani simalı bir adam varmış. Zühd ve takvâ sahibi olan bu zat, kendi hâlinde sâkin bir hayat yaşarmış. Halkın sevip saydığı bu muhterem zâtın ilginç bir âdeti varmış. Kendisine ölüm haberi verildiğinde, hemen çoğunlukla:Yuh olsun, dermiş. Halk bunun sebebini bir türlü anlayamaz, bu muhterem kişinin bazı kimselerin ölümünden sonra, "Yuh olsun" demesinin sırrını bir türlü çözemezmiş. Ama hiç kimse, bununla ne demek istediğini sormaya cesaret edemezmiş. Mutlaka bir hikmeti olduğu nu düşünürler, böyle faziletli bir ihtiyarın mânâsız bir davranış yapmayacağına inanırlarmış.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Helvaci Çocuk

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Ölüyü Diriltemem

Hayat Kurtaran Yalan

Vehbi Tülek

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Vehbi Tülek

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Vehbi Tülek

İsmail Hakki Efendi

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Vehbi Tülek