Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.108.896

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Konuşmak Gümüş Ise Susmak Altındır

Raûfî Ahmed Efendi İstanbul'da yetişen evliyânın büyüklerinden ve seyyiddir. 1653 (H.1063) senesinde İstanbul'da doğdu. Asrının büyük âlimlerinden aklî ve naklî ilimleri öğrendi. İlim tahsîlini tamamladıktan sonra müderrisliğine tâyin edildi. Sonra bir dergâhın şeyhi olan Ali Efendi ile karşılaşıp, ona talebe oldu. İcazet aldıktan sonra, talebe yetiştirmeye başladı. Sultan Üçüncü Osman kendisini sık sık ziyâret edip duâsını alırdı. 1757 (H.1171) senesinde Üsküdar'da vefât etti. Sohbetlerinde büyüklerden nakille buyururdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Yara

Sultan Abdülhamid Han'ın Suriye'deki çiftliklerinden birinde vazife yapan bir mülazim, yani teğmen, hatıratında şöyle bir hadise nakleder:Güneş çoktan batmıştı. Fakat çiftlik yine, sabah oluyormuş gibi coşkunlu ğunu kaybetmeyen bir aydınlık içinde kuş cıvıltılarıyla dolu, gölgesizdi. Emir erime nargilemi hazırlatmış, kahvemi bekliyordum. Birden avluya dört atlı girdi, dört silahlı bedevi...Gelenlerden en yaşlısı kısrağından inip karşımda dikildi. Sordum:-Hayrola yâ Şeyh?

Vehbi Tülek

44 - Rodos Zaferi

Vehbi Tülek

Küçük Zabit

Vehbi Tülek

Türklerde Namus

Vehbi Tülek

Fransız seyyah A. de la Motraye 1727'de İstanbul'a yaptığı seyahati bir yazısında şöyle anlatır:"...Türklerin nâmuskârlığını yazmak için kendime vazife bilirim. Bir çok tanıdıklarımın başına geldiği gibi, dalgınlığımdan dolayı herkesten fazla benim başıma gelmiş bir hâl vardır: Bu dalgınlığıma rağmen Türk dükkânlarında hiç bir zaman tek bir meteliğim kaybolmamıştır; çünkü o gibi vaziyetlerde dükkâncılar peşimden koşturmuşlar ve hattâ eğer dalgınlığımın neticesini anladıktan sonra dükkâna dönmemişsem, unuttuğum şeyi iâde için Beyoğlu'ndaki ikâmetgâhıma kadar adam gönderip bir çok defâlar, beni aratmışlardır. Meselâ bir yelpazeci dükkânında Türklerin sıcaklarda kullandıkları yelpâzeler satılıyordu. Bir çoklarına baktım; düz deriden ve en harc-ı âlem olanlarından birini alıp parasını verdikten sonra çıkıp gittim.Bir gün tesâdüfen o dükkânın önünden geçerken yelpâzeci beni görür görmez çağırıp saatimi elime teslim etti.Ben bu Türk nâmuskârlığının daha yüzlerce misâlini sayabilirim: Bizzât kendi başımdan geçen vak'alar 30'dan fazla olduğu hâlde, bunların hiç birinde hiç bir zaman Türklerin nâmuskârlıktan ayrıldıklarını görmedim. Rumları bu bakımdan medh ü senâ edemiyeceğim için pek müteessirim..."

Yavuz Ve Şah İsmail’in Satranç Oyunu

Vehbi Tülek

HüdÂyî Yolu

Vehbi Tülek

KÂnunî'nin Bir Fermani

Vehbi Tülek

Hristiyan Tarihçinin Kaleminden “hac”

Vehbi Tülek

Ii. Selim Ve Yahya Efendi

Vehbi Tülek

Böylesini Hiçbir İngiliz Yapamaz

Vehbi Tülek

Iii. Osman Han Ve İstanbul’un Yeniden İmari

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Günah Işlemek Allah'ın Gadabına Sebeptir!

Fahrüddîn Abdürrahîm Sem'ânî hazretleri Şâfiî fıkıh âlimidir. 537’de (m. 1143) İran’da Nîşâbur’da dünyaya geldi. Semerkant, Buhara ve Nesef’teki âlimlerden ilim tahsil etti. Merv’de Amîdiye Medresesi’nde müderrislik yaptı. 618 (m. 1221)’de vefat etti. Derslerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bu Dükkânı Hemen Boşalt

Vehbi Tülek

Muhammed Urre hazretleri Şam'da yetişen Şafii mezhebi âlimlerinden ve evliyânın büyüklerindendir. 999 (m. 1590)'da vefât etti. Kerâmetleri pek çoktur:

Her Gece Kendini Hesaba Çekenler.

Vehbi Tülek

Kıyamette Kendisine Gıpta Edilen Kimseler

Vehbi Tülek

Tenbektî Ahmed Bâbâ evliyanın büyüklerindendir. Sûdân el-Garbî’de (Bugünkü Mali Cumhuriyeti) Timbuktu şehrinde 1554 (H.963) senesinde doğdu. Buradaki medresede meşhur âlimlerden tefsîr, hadîs, fıkıh, tasavvuf, usûl ve Arabî ilimleri tahsil etti. Sonra Fas’a giderek Merâkeş'te bulunan Şûrefâ Câmii'nde ilim öğretmekle meşgûl oldu. Ömrünün sonlarında memleketine döndü ve 1623 (H.1032)de vefât etti. Kendisinden nasihat isteyenlere buyurdu ki:

İbrâhim Medenî Hazretleri

Vehbi Tülek

Sırrî-yi Sekatî Ve Saraylı Talebesi

Vehbi Tülek

Şemseddin Eflaki

Vehbi Tülek

Uhud Şehidi: Amr Bin Ukeyş

Vehbi Tülek

O Zat Bana Çok Salevât Okuyor

Vehbi Tülek

Kıyâmeti Inkâra Kalkışan, İslâm'dan Ayrılmış Olur!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Bunlar Şarapti

Bunlar Şarapti

Kâdı Yâkûb şöyle anlatır:

Birgün Şam'da bir mescidin kenarındaydım. Orada bir köprü vardı. Hava çok sıcaktı. Abdullah el-Yuneyni, abdest almak için dereye indi. O sırada bir nasrâni, şarap yüklü katırı ile köprüden geçiyordu. Katır bir ara ürktü ve yük yere yıkıldı. Çevrede başka kimse yoktu. Abdullah el-Yuneyni, yukarı çıkıp bana; "Yükü yüklemeye yardım et!" dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek

Sünnet Akçesi

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Başka Du Bilmez Misin?

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

İcÂzetin Sirri

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Yirmi Saniyede

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

9 Evi Dolaşan Kelle

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

O Kullarına Çok Merhametlidir

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek

Her Şeyi Göze Almıştı!

Vehbi Tülek