Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.001.671

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Dört Mezhepten Birine Uymamak Câiz Değildir

Leblebicioğlu Feyzî Efendi son devir Osmanlı din âlimlerindendir. 1839 (H.1255) senesinde Çorum'da doğdu, 1909 (H.1327) senesinde aynı yerde vefât etti. Memleketindeki çeşitli âlimlerden okuyarak tahsîlini tamamladı. İskilipli Arapzâde Mehmed Emin Efendiden icâzet aldı. Tasavvufa karşı alâka duydu. Nakşibendiyye yolunun Hâlidiyye koluna intisâb edip kendini tasavvufta da yetiştirdi. Çorum'da müderrislik ve müftülük yaptı. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Haram Lokma Yiyen HarÂmî Olur

Fâtih Sultan Mehmed Hân'ın babası Sultan II. Murad'a bir ara şiddetle para lâzım olmuş, Padişah bu parayı Çandarlı Halil Paşa'dan borç alarak temin etmişti. Padişah'ın Çandarlı'dan borç aldığını görünce Fazlullah Paşa, Sultan Murad'a şöyle bir teklifte bulunmaktan kendini alamamıştı...-Devletlû Sultânım, padişahlara hazine gerektir. Müsaade eder ve ferman buyurursanız, hazine cem'ine çalışalım... Padişah bunun üzerine;-Nasıl ve nereden hazineye gelir toplayacaksın? diye sormuş. Fazlullah Paşa da cevaben şunları söylemişti:-Bu vilâyet halkının malı ve parası çoktur. Padişahlar için arada sırada bir yolunu bulup onlardan para ve mal toplamak münasip düşer. Padişah, Paşa'nın bu teklifine son derece hayret etmiş, ona şu karşılığı vermişti: -Hay Fazlullah! Bu söz ne sözdür, bu re'y ne re'ydir! Böyle bir şeyi nasıl söyler, nasıl teklif edersin? Bilmez misin, bizim idaremizde üç helâl lokma vardır: Biri madenler, biri haraç, biri de gazâlarda alınan ganimetlerdir. Bizim askerimiz gâzi askerlerdir. Bunlara helâl lokma gerektir. Bir padişah ki askere haram lokma yedirir, o asker artık harâmi olur. Harâminin ise sebâtı olmaz. Bir küçük mukâvemetle karşılaşsa, hemen firâr eder. Bundan sonra neticenin ne olacağı ise mâlumdur...

Vehbi Tülek

94 - Sultan Iii. Murad Ve Polonya Kralliği

Vehbi Tülek

14 - Varna Savaşi Ve Koca Hizir

Vehbi Tülek

Allah Yolunu Açik Etsin

Vehbi Tülek

1915 senesi Sonbaharının serin yağışlı günlerinden biri. I. Dünya Savaşı bütün cephelerde devam ediyor. Vatanın her tarafında barut ve kan kokusu. Yiğitlerin biri ölüyor bini yetişiyor. İhtiyarı, genci savaşıyor, didiniyor ve yurdumuza düşman çizmesi basmasın diye el açıp Allah'a dua ediyor. Cepheye durmadan takviye kuvvetleri gidiyor. İşte o kuvvetleri götüren tren, Bilecik istasyonunda beklemektedir. Askerlerin hepsi sakin, belki bir daha geri dönmeyecekler. Ama şehid olma inancı gönüllerine huzur veriyor.

İnebahti Deniz MuhÂrebesi

Vehbi Tülek

Muslihuddin Efendi’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Yeniçağ’da Avrupa

Vehbi Tülek

İsterse Sirtimdan Geçsin

Vehbi Tülek

71 - HÂce-i SultÂnî AtÂullah Efendi

Vehbi Tülek

Ey Cesur Yeniçeri Bu Tarafa Yetiş

Vehbi Tülek

İstanbul’da Üç Gece

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İnsan Için En Hayırlı Haslet

Abdülkâdir bin Muhammed hazretleri İbn-i Süvvâr diye tanınır. 922 (m. 1516)'da Şam'da doğdu. 1014 (m. 1605)'de orada vefat etti. Kıymetli nasihatleri vardır. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ, Iyilerin Hürmetine Bağışlar

Vehbi Tülek

Muallâ bin Mensûr hazretleri büyük fıkıh âlimlerindendir. Doğum târihi bilinmemektedir. 211 (m. 826) senesinde Bağdâd'da vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Şükre Sebep Olan Dünyâlık Insana Zarar Vermez!

Vehbi Tülek

iftarın Ölüm Olsun!..

Vehbi Tülek


Dâvûd-i Tâi hazretleri Tebe'i Tâbiinin büyüklerindendir. 781 (H.165) senesinde Bağdat'ta vefât etti. Kabri oradadır. Hem İmâm-ı A'zam Ebû Hanife hazretlerinin derslerine devâm etti, hem de Câfer-i Sâdık hazretlerinin sohbetinde bulundu...

Ebû Bekr Hassâf

Vehbi Tülek

Abdullah Bin Hasan

Vehbi Tülek

Seni Ilgilendirmeyen Şeyi Konuşma!

Vehbi Tülek

Mîdesi Dolu Olanlar!..

Vehbi Tülek

Bu Dergâhta Dünyâ Ile Meşgul Olanın Işi Yok

Vehbi Tülek

Kâinâtın Sırları Bana Baştan Sona Açıldı

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Musa Aleyhisselam zamanında bir adam insanlara; "Benimle Kelimullah Musa konuşur. Ben, Safiyullah Musa'nın yakınlarındanım " diyerek böbürlenir, Musa aleyhisselam'ın ismini alet ederek kendine menfaat temin ederdi. Bu sözlerin üzerinden uzun bir zaman geçti. Musa Aleyhisselam'ın yanına, adamın biri, siyah bir iple yularlanmış bir domuz getirdi ve Musa Aleyhisselam'a dedi ki:
- "Ey Allah'ın Peygamberi! Filan adamı biliyor musun?" Musa Aleyhisselam:
- "Onu işitirim" diye cevap verdi. Adam:
- "O adam, işte bu domuzdur" dedi.
Musa Aleyhisselam, adama niçin böyle olduğunu sormak için, Allahü Teâlâ'dan, onu eski haline döndürmesi için niyaz etti. Bunun üzerine Allahü Teala Musa Aleyhisselam'a şöyle buyurdu:
- "Ya Musa! Adem Aleyhisselam'ın ve ondan sonra gelen peygamberlerin dualarıyla dua etsen yine de bu adam hakkındaki duanı kabul etmem. Fakat ben sana onu niçin o hale soktuğumu bildireyim. O, senin adını kullanarak, sana olan yakınlığını alet ederek menfaat elde ettiği için, dinini dünya için satıp, din ile dünyayı yediği için ben onu o hale soktum".

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Latif Bir Şikayet

Vehbi Tülek

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Vehbi Tülek

Altıyüz Dirhemlik İp

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Şikayet

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Vehbi Tülek

Örümcek Ağı

Vehbi Tülek

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Vehbi Tülek

Ahde Vefa

Vehbi Tülek

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Vehbi Tülek

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek