Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.617.863

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Dünya Ve Ahirette Iyilik, Sabır Ile Ele Geçer.

Ebû Muhammed el-Havvas hazretleri hadis ve fıkıh âlimidir. Bağdâd’da yaşadı. 253 (m. 867) senesinde doğdu. 348 (m. 959)’de vefât etti. Cüneyd-i Bağdâdî hazretlerinin talebelerinin en eskilerinden ve en büyüklerindendir.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

At Binenin, Kılıç Kuşananın Şah'ım!

Osmanlı Devleti'nde, yabancı devletlere gönderilecek elçilere çok dikkat edilirdi. Devlet-i Aliyye'nin itibarını gözetecek Serdengeçtiler aranırdı. 1736'da İran Şahı Tahmasb'a da bir elçi göndermek icabetti. İmrahor Mustafa Paşa münasip görüldü. Şah tarafından kabul edilen Mustafa Paşa, görevini yerine getirdi. Sonra, âdeti olduğu için Şah biraz eğlenmek, biraz da denemek kastıyle dedi ki: -İmrahor Paşa!.. Benim bir derdim var. Acaba sen halledebilir misin?-Hayırdır İnşâallah.-Bir atım var. Fakat, çok haşarı. Üstüne bineni yere fırlatır. Şuna bin de fikrini söyle!Mustafa Paşa, sükût etti. Biraz sonra iki seyis, iki tarafından yakalamış atı getirdiler. Önüne geleni kapar, ardında kalanı teper bir hayvandı. Şah sinsi sinsi güler, at yerleri eşeler, seyisler korkuyla bekleşirlerdi. Bütün İran devlet büyükleri meraktaydı. Mustafa Paşa, gayret kemerini kuşanıp, seyislere işaret etti. Azgın hayvanı, apıl apıl getirdiler. Bir adım kala: "Bismillah..." deyip üstüne sıçradı. Sonra da seyislere: "Bırakın!" diye bağırdı. Beygir bütün marifetlerini gösterdi. Sıçradı, çifte attı, şâha kalktı. Fakat, İmrahor Paşa'yı sırtından atamadı. Sonunda kuzu gibi uslanıverdi. Osmanlı elçisi, İran Şâhı'nın önüne geldi. Attan aşağı sıçradı. Gemleri uzatırken dedi ki:"At binenin, kılıç kuşananın Şah'ım!"

Vehbi Tülek

Amin Alayi

Vehbi Tülek

Bin Yil Yaşasak Yine Cihan Bu

Vehbi Tülek

Hristiyan Tarihçinin Kaleminden “hac”

Vehbi Tülek

18. yüzyılda Osmanlı ülkesine gelerek intibalarını yazan Hristiyan tarihçi M. A Ubucini, Müslümanların hac ibadetini araştırdıktan sonra kendi dini ile kıyaslamış. Ubucini, İslam'ın eşitlik anlayışına olan hayranlığını bakın nasıl ifade ediyor:

Osmanli Tüccari

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman Ve Bahri Dede

Vehbi Tülek

Çal Çoban Çal

Vehbi Tülek

Mimar Sinandan Mektup...

Vehbi Tülek

Somuncu Baba

Vehbi Tülek

İlmin Kiymeti

Vehbi Tülek

Herkes Yediğini Gönderir

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Mehmed Emin Efendi

Hayâtizâde Mehmed Emin Efendi 87. Osmanlı Şeyhülislâmıdır. Medrese tahsilini bitirip, mü­derrislik, İstan­bul Kadılığı, Rumeli Kadıaskerliği yaptıktan sonra Şeyhülislamlığa getirildi. Sonra azle­dilerek Mekke Kadılığına tayin edildiyse de yolda hastalanarak 1160'ta (m. 1747) Şam'da vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

ölmek Ister Misin?

Vehbi Tülek

Bilâl bin Sa'd hazretleri, Tâbiin-i kirâmdan, büyük bir evliyâdır. Şam'da bulundu. Babası Sa'd bin Temim, Eshâb-ı kirâmdandır. Birçok Eshâb-ı kirâmdan hadis-i şerif rivâyet etti. 737 (H. 120) senesinde vefât etti...

Sizi Ve Bütün Yaptıklarınızı Allahü Teala Yaratıyor

Vehbi Tülek

Şamlı Berk Hazretleri

Vehbi Tülek

Berk hazretleri Şam velilerinin büyüklerindendir. On ikinci asrın sonlarında vefât etti. Zamânında bulunan tasavvuf büyüklerinin önde gelenlerinden idi. Kendi hâlinde yaşar, sıkıntıda olanların yardımına koşardı...
Bir gün, Şam kâdısı hayvanına binmiş bir yerden geçiyordu. Baktı ki, Berk hazretleri ileride bir yerde ayakta duruyor. Önünde bir hırka ve elinde de kalın, büyük bir sopa var. Çok hiddetli bir şekilde, elindeki sopayla o hırkaya hücûm ediyor ve sopayla vuruyordu. Her vuruşunda, hırkadan kan fışkırıyor, çıkan kanlar etrâfa yayılıyordu. Kendinden geçmiş bir hâlde, arada bir "Allah!" diye haykırarak, sanki harb meydanında imiş gibi o hırkayı dövüyordu. Bu hâli dikkat ve hayretle seyreden kâdı efendi, hayvanından indi. Yerde, bir miktar daha Berk hazretlerini seyretti. Bir zaman sonra Berk hazretleri o hâlden ayrılıp, normal (zâhir) hâline gelince, "Efendim! Bu ne hâldir?" dedi. Berk hazretleri cevâbında şöyle anlattı:

Ömer (radiyallahü Anh)

Vehbi Tülek

bu Îmânım Bana Kâfidir

Vehbi Tülek

Zeynel Âbidin Ali Bin Hüseyin

Vehbi Tülek

Müminlere Bir Sıkıntı Gelince

Vehbi Tülek

Baba Nîmetullah Nahçıvânî

Vehbi Tülek

Dünyada Dostla Düşmanı Ayırmazlar

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
O Kullarına Çok Merhametlidir

O Kullarına Çok Merhametlidir

Zünnun-i Mısri'nin şöyle dediği rivayet edilmiştir :
Bir gün elbiselerimi yıkamak için Nil nehrinin kenarına gitmiştim. Nehrin kenarında dururken, bir de baktım ki, görülmemiş şekilde büyük bir akrep bana doğru geliyor. Çok korkmuştum. Beni onun şerrinden koruması için Cenab-ı Hak'ka sığındım. Akrep nehre geldiğinde, sudan büyük bir kurbağa çıkıp akrebe doğru geldi. Akrep kurbağanın sırtına binip suyun üzerinde yüzüp gittiler.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek

Kadin Akli

Vehbi Tülek

SelÂmetle Gidip Gel

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Altıyüz Dirhemlik İp

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Sarayda İftar

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Vehbi Tülek

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek

Adam Olmazsan

Vehbi Tülek

Ahde Vefa

Vehbi Tülek

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Vehbi Tülek