Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.806.341

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bidat Sahiplerinin Ibâdeti Kabul Olmaz

Şeyh Nablüsî hazretleri Osmanlı âlimlerinden olup kerâmetler sâhibi velîlerdendir. 1640 (H.1050) senesinde Filistin’de Nablus’ta doğdu. 1731 (H.1143) senesinde Şam'da vefât etti. On iki yaşında yetim kaldı. İlim tahsîline ara vermedi. Fıkıh ve usûl-i fıkıh, meânî, beyân, hadîs, tefsîr ve nahvi zamanın büyük alimlerinden okudu. Bütün bu hocaları, ona icâzet verdiler. Şeyh Ahmed-i Yekdest hazretlerinin halîfesi olan Şeyh Saîd el-Belhî'den Nakşibendiyye yolunu tâlîm eyledi. Evliyâlıkta yüksek derecelere erişti. 1664 senesinde İstanbul'a gelip, bir müddet burada kaldı ve ders okuttu. Sonra yeniden Şam'a gelerek, Sâlihiyye Medresesinde talebe yetiştirdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

İlk Uçan Türk, HezÂrfen Ahmed Çelebi

Fen alanındaki geniş bilgi ve tecrübesi ile halk arasında "Hezârfen" yâni bin fenli diye bilinen Ahmed Çelebi; araştırma yapmaktan usanmayan, yiğit, akıllı ve bilgili bir kişiydi. Hezârfen Ahmed Çelebiden önce havacılık târihinde ilk olarak yine ünlü bir Türk bilgini olan İsmâil Cevher; kollarına kanat takarak ilk uçma denemesini yapmışsa da bu deneme ölümle sonuçlanmıştı. İlk uçan Hezârfen Ahmed Çelebi, bu Türk bilgininin hayâtını ve neden başarısızlığa uğradığını iyice inceledikten sonra aynı düşünceyi gerçekleştirmek için harekete geçti. Bilhassa hava akımları ve kuşların uçuşunu inceleyerek çalışmalarını geliştirdi.

Vehbi Tülek

52 - Sigetvar Kalesi Ve Ali Dede Hazretleri

Vehbi Tülek

MÂdemki Allahü TeÂlÂnin Emridir

Vehbi Tülek

Tez Sakabaşini Getirin

Vehbi Tülek

Fâtih Sultan Mehmed Han, İstanbul'u küffâr elinden kurtarmak üzere kuşatmıştı. Fetih ordusu İstanbul surlarına dayanmış, Fâtih Sultan Mehmed Han fethin gerçekleşeceği zamânı sabırsızlıkla bekliyordu. Leşker-i duâ adı verilen duâ ordusu âlimler ve veliler, fetih için gözyaşı dökerek duâ ediyorlardı. Kır atının üstünde heybet ve celâdetle duran genç hükümdâr, orduyu şevke getirici konuşmalar yapıyordu. Etrâfa dalga dalga yayılan ordu, Feth-i mübinin gerçekleşmesi için canla başla çarpışıyordu. Şehir düşmek üzere idi. İşte tam bu kritik zamanda ordunun arasında; "Ordu susuz kalmak tehlikesiyle karşı karşıya, kuyular boş, çeşmeler akmıyor." şeklinde bir söylenti yayılmaya başladı.

Osmanli Padişahlari Ve İslam Hukuku

Vehbi Tülek

Şehid Derviş Paşa

Vehbi Tülek

Çirağan Vak’asi

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Murad Han’in Şefkati

Vehbi Tülek

Yalnizlik Köşkü

Vehbi Tülek

61 - Damat İbrahim Paşa'nin Kanuni'ye Cevabi

Vehbi Tülek

Fetih Vaktidir

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Kâbe'de Vefât Eden Çocuk!..

Rûh-ül-Beyân tefsirinde anlatılır: Allahü teâlânın veli kullarından birisi, İbn-i Sinâ'ya; "Ömrünü akli ilimlerle bitirdin. Bununla hangi dereceye ulaştın" diye sordu. O da; "Günün saatlerinden bir vakit buldum ki, o vakitte demir hamur gibi olur" dedi veli zât; "O saati bana bildir" dedi. O vakit gelince İbn-i Sina, veli zâta haber verdi ve eline bir demir parçası alarak parmağını demire soktu...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Muhammed Gunder El-hüzelî

Vehbi Tülek

Muhammed Gunder el-Hüzeli hazretleri hadis hâfızıdır 110 (m. 728)'de Basra'da doğdu. Süfyân-ı Sevri ve Süfyân bin Uyeyne gibi âlimlerden hadis rivayet etti. Kendisinden Yahya bin Main ve Ahmed bin Hanbel gibi âlimler rivayette bulundu. 193 (m. 809)'da vefat etti. Şöyle nakletmiştir:

nakîbü'l-eşrâf Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

Veli Dede

Vehbi Tülek

Veli Dede, Edirne evliyâsındandır. On altıncı yüzyılda yaşamıştır. Vefât ettiğinde, Sabuni Mahallesinde, Lari Câmii karşısındaki kendi adıyla anılan dergâhının bahçesine defnedilmiştir.

Veli Dede sohbetlerinde buyurdu ki:

Âhirette Sana Faydası Olmayan Şeyi Terk Et

Vehbi Tülek

Resûlullah'ın Gözleri Uyur Kalbi Uyumazdı

Vehbi Tülek

Birbirinizi Sevmek Için Selâmlaşınız!​

Vehbi Tülek

Fıkıh Ve Kıraat âlimi İbrahim Makdisi

Vehbi Tülek

Türkistanlı Velî Seyyid Atâ

Vehbi Tülek

Onların Sözleri Ilaç, Bakışları Şifâdır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yeterki Kalbi Kirilmasin

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Bir hükümdarın pek çok cariyeleri vardı. İçlerinde pek güzel dilberler bulunmasına rağmen, siyah bir cariyeye daha fazla alaka ve sevgi gösterirdi. Diğerlerinin bunu çekemediğini fark eden padişah, bir gün kendilerine üzeri mücevheratla süsülü birer kristal bardak vermişti. Manevi değeri yanında maddi kıymeti de pek yüksek olan bu bardakları ellerinde tutan cariyeler, hayranlıkla bakarlarken padişah:
- Herkes elindeki bardağı yere vurup kırsın, demişti. Güzel cariyeler hediyelerini sinelerine bastırarak:
- Efendimizin bu kadar değerli bir hediyesini nasıl kırabiliriz! dediler. Siyah cariye ise padişahın emrini, hiç tereddüt etmeden ve vakit kaybetmeden der'akab yerine getirdi. Barfdak yere çarpılmış ve param parça olmuştu. Padişah siyah cariyeye hitaben: - Diğer cariyelerim bu kadar kıymetli bardağı kıramadıkları halde sen neden kırdın? dedi. Siyah cariyenin verdiği cevap ise çok takdire şayandı:
- Bana efendimin kalbi lazım, kadehin ne kıymeti olabilir. Yeterk ki onun kalbi kırılmasın!
Hükümdar, bu cevabın içerisinde diğerlerine gereken dersi vermiş bulunuyordu. Yüzü güze fakat özü çirkin bir kadın, kocasının kalbini kırmaya devam ettikçe, kalbte açtığı yaraya güzellik olamaz

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yirmi Saniyede

Vehbi Tülek

Bizi Hatirlayin!

Vehbi Tülek

Ahde Vefa

Zalimlere Dersini Verdi!

Abayi Yakmak

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Abdullah Bin MübÂrek

İsmail Hakki Efendi

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Vehbi Tülek

Firkateyne Bininiz

Vehbi Tülek

Kabahat Kilincin Midir?

Vehbi Tülek