Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.759.488

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Tehlikelerden Gücünüz Yettiği Kadar Sakınınız!

Nesîb Efendi Osmanlı şeyhülislâmlarındandır. 1842 (H.1258) senesinde Üsküp'te doğdu. İlk tahsîlini Liphova'da yaptı. Orada Rufâî tarîkati Gülşeniye koluna mensup meşhur velîlerden Şerefüddîn Şuayb Efendiye intisab ederek icâzet aldı. 1863'te İstanbul'a giderek Fâtih medresesinden mezun oldu. Çeşitli devlet kademelerinde çalıştı. 1911'de şeyhülislâmlığa getirildi. 1912'de İttihât ve Terakkî Partisinin baskısı sonucu görevinden ayrıldı. 11 Mart 1914'te (H.1332) vefât etti. Muhyiddîn-i Arabî hazretlerinin eserlerinden yaptığı bâzı tercümeleri Müntehebât adıyla neşretti. Bu eserinde şöyle nakleder:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Emirsultan’in Himmeti

Mücâhid Bahâdır şöyle anlatır: "Fâtih Sultan Mehmed Han zamânında bir sefere katılmıştım. Bir kale muhâsara edilmişti. İslâm askerleri düşman kalesine tırmanıyor lardı. Ben de bir yerden burçlara doğru tırmanmaya başladım. Kale burcuna yaklaştığım sırada, önüme bir kaya parçası çıktı. Bu kaya parçası yüzünden yerimden oynıyamıyor dum. O sırada aklıma Emir Sultan geldi ve cânu gönülden; "Ey Emir Sultan! Bana yardım eyle! Beni bu belâdan kurtar!" diye yalvardım. Birdenbire karşımda bir nûr şelâlesi gördüm. İçinden yeşil elbiseler giyinmiş bir zât belirdi. Bana engel olan taşın üstüne geldi. Üstündeki elbisesini sarkıtıp; "Ey Gâzi! Elbiseye tutun! Sakın korkma!" dedi. Ben de; "Yâ Allah!" deyip, tutundum ve engeli aşmış olarak kendimi kalenin içinde buldum. Emir Sultan hazretlerinin elini öpüp, ayağının tozuna yüzümü sürmek istediğimde, gözümden kayboldu. Nereye gittiğini de anlayamadım."

Vehbi Tülek

Gül Baba’nin Cenaze Namazi

Vehbi Tülek

Sultanzade Gazi Hüsrev Bey’in Türbesi

Vehbi Tülek

Oracıkta Şehit Düştü

Vehbi Tülek

Elian Cambell, hatıralarının bir yerinde ateşkes saatlerinden şöyle bahsetmektedir: "Ateşkes sırasında Türkler şehitlerini gömüyorlardı. Arkadaşlarımızdan birkaç kişi gönüllü olarak onlara yardım etmek istedi ve bu korkunç görevde dost ve düşman iş birliği yaptılar..."

Osmanli'da İlk Feminist Kadin

Vehbi Tülek

Böylesini Hiçbir İngiliz Yapamaz

Vehbi Tülek

Donanma Sefer Çikarken

Vehbi Tülek

Yedi-sekiz Hasan Paşa

Vehbi Tülek

Benden Bunlari İstemeyiniz

Vehbi Tülek

Kibris Fatihi Lala Mustafa Paşa

Vehbi Tülek

Bendenizde İki Fuad Vardir

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Baba Ile Oğulun Şehitlik Kur'ası!..

Süleyman bin Bilâl hazretleri hadis âlimlerindendir. Doğum ve vefat tarihleri bilinmemektedir. Rivayet ettiği hadis-i şerifler "Kütüb-i sitte"de yer almaktadır... İmam Cafer-i Sadık'ın talebesidir. Kendisi de Abdullah bin Mübarek'in hocasıdır... Süleyman bin Bilâl hazretleri anlatıyor:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kabir Ziyâreti, Cuma Günü Daha Sevaptır

Vehbi Tülek

Muhaşşi Sinân Efendi Osmanlı devletinde yetişen âlim ve velîlerdendir. 1487 (H.893) senesinde Tokat iline bağlı Erbaa ilçesi Bidevî köyünde doğdu. İlk tahsîlini Tokat’ta yaptıktan sonra, Amasya, Bursa ve İstanbul'da medreselerde meşhur âlimlerden ilim öğrendi. Müderrislik ve kadılık yaptı. Ebüssü'ûd Efendi vefât ettiği zaman Şeyhülislâmlığı teklif ettikleri hâlde kabûl etmemişti. 1578 (H.986) senesinde İstanbul'da vefât etti.

İlliyyîndeki Ve Siccîndeki Rûhlar!..

Vehbi Tülek

Hasetçi Kimseler Daima Kederlidir

Vehbi Tülek

Mehmed Sâdık Efendi, Kırksekizinci Osmanlı Şeyhülislâmıdır. 1040 (m. 1630) senesinde doğdu. 1121 (m. 1709) senesinde İstanbul'da vefât etti. "Risâle-i akâid" isimli eserinde buyuruyor ki:

Her An Murâkabe Üzere Olmalıdır

Vehbi Tülek

Kalbini Yanlış Ve Bozuk Inanışlardan Temizle!

Vehbi Tülek

Kanaatkâr Olan, Ansızın Nimetlere Kavuşur

Vehbi Tülek

Şeyh Sabri Hazretleri

Vehbi Tülek

Muhammed Aleyhisselâm "habîbullah"tır

Vehbi Tülek

Süfyân-ı Sevrî Ve Ihlaslı Bir Genç...

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Derdi Olan Neylesin?

Derdi Olan Neylesin?

Yavuz Sultan Selim Han, Mısır'ı fethettiğinde bir süre orada kalır. İdareyi eline alıp kendi hâkimiyetini yerleştirmek için bu elzemdir. Bu sırada bir çadırda kalıyor. Çadırı süpürüp temizleyen, yemeği yapan Mısırlı bir cariye vardır ki, Yavuz Selim Han sabah çıkınca, cariye geliyor, akşama kadar çadırı temizleyip yemekleri hazırlayıp gidiyor, akşam olunca da Yavuz Selim Han çadırına dönüyor. Cariye nasıl olduysa bir kaç defa Yavuz Sultan Selim Hanı görür ve Ona âşık olur. Lâkin ümitsiz bir aşk. Zira bir tarafta koskoca Cihan Padişahı Halife-i Rûy-i Zemin, diğer tarafta basit bir cariye... Fakat cariyenin aşkı dayanılmaz seviyeye ulaşıp da kalbine sığmaz hale gelince, ne yapacağını bilemez halde Halifeye açılmaya karar verir.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Bana Delil Getir

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Karşılık Beklemiyorum

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Hakikati Görmek

Vehbi Tülek

Bereketi Var Mı?

Vehbi Tülek

Derdi Olan Neylesin?

Vehbi Tülek

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek