Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.951.447

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allahü Teâlâ, Hasetçi Kimsenin Düşmanıdır!

Kıdvet-ül-Evliyâ hazretleri Hindistan'ın büyük velîlerindendir. Radul şehrinde doğdu. Burada tahsilini tamamladıktan sonra Pânipüt şehrine giderek Celâleddîn Pânipütî'nin sohbet ve hizmetinde bulundu. Kısa zamanda icâzet almakla şereflendi. Hilâfet hırkası giyip, insanlara doğru yolu göstermek için, hocası tarafından memleketine gönderildi. 1433 (H.837) senesinde Radul şehrinde vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Fatih’in Ruhaniyeti

Hâfız İsmâil Paşa, Ömer Rızâi hazretlerinin zaman zaman ziyâretine gider ve duâlarını istirham ederlerdi. 1805 yılında Sadâret makâmına geldikleri zaman bir gün Sultan Üçüncü Selim Han; "Seksen bin asker hazır eyledim. Tuna boyuna göndermek murâdım dır." diye emir buyurdular. Bu emri alan İsmâil Paşa derhal Şeyh hazretlerine gelerek durumu bildirdi ve teveccühleri ile hayır duâlarına mazhar olmak istedi. Lâkin Ömer Rızâi hazretleri hiç bir söz beyan etmedi. O gece rüyâlarında hazret-i Ebû Eyyûb el-Ensâri hazretlerinin türbe-i şeriflerine dâvet olundu. Vardıklarında kıbleyi şerife karşı oturan iki muhterem zât gördü. Onlar da Ömer Rızâi Efendiyi gördüklerinde; "Gel yâ Şeyh Ömer! Bizleri bilir misin? Ben Fâtih Sultan Mehmed 'im bu da oğlum Bâyezid'dir. Sultan Selim oğlum Tuna cihetine asker göndermek ister. Ancak şimdi vakti değildir. Terk eylesün. Fesâda sebeb olur, haber ver." diye emir buyurdu. Ömer Rızâi hazretleri bu vakayı derhal İsmâil Paşaya yazarak haber verdi. Bunun üzerine harp ilânın dan vazgeçildi. Ancak 1806 da sadârete getirilen İbrâhim Hilmi Paşa döneminde Rusya'ya harp ilânı ile çıkan savaş ülke içinde fitne çıkarmak isteyen Nizâm-ı Cedid düşmanlarını harekete geçirdi. Kabakçı Mustafa adındaki bir âsinin liderliğinde kısa zamanda büyüyen isyan, Üçüncü Selim Han'ın tahttan indirilmesine ve nihâyet şehid edilmesine kadar vardı.

Vehbi Tülek

Çandarli Kara Halil

Vehbi Tülek

Haci Mesud

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman Ve Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Vehbi Tülek

Kânûni Sultan Süleymân Hân devrinde, bir ara yağmurlar yağmaz olmuş, insanlar kuraklıktan çok muzdarip olmuşlardı. İstanbul halkı, yağmur duâsına çıkılmasına karar verdi. Pâdişâh da çıktı. Okmeydanı'nda büyük bir kalabalık toplandı. Öyle ki bu toplulukta, başta pâdişâh olmak üzere, âlimler, vâliler, idâreciler, vezirler, kuvvetli-zayıf, zengin-fakir herkes vardı. Bilindiği gibi, Osmanlı sultanları yapacakları bütün mühim işlerde, mutlaka şeyhülislâma danışırlar, onun fetvâsına uygun hareket ederlerdi. Bunun için Şeyhülislâm Ebüssü'ûd Efendi den, yağmur duâsını kimin yapmasının münâsib olacağı suâl edildi. O da; "Duâyı, pâdişâh veya onun münâsib gördüğü bir zât eder." buyurdu. Bunun üzerine pâdişâh; "Ya'kûb Germiyâni duâ eylesin." dedi. Ya'kûb Efendi ise, kendisini buna ehil, münâsib görmeyip mahcûb oldu ve bir tarafa gizlendi. Oğlu Yûsuf Efendinin, yerini bildirmesiyle arayıp buldular. Gelmek istemedi ise de; "Pâdişâh efendimizin emridir." dediler. Bunun üzerine mecbûren kalkıp geldi. Minbere çıkıp duâ etti. Orada bulunanlar "Âmin" dediler. Bu duâ bereketiyle öyle yağmur yağdı ki, her taraf su ile doldu. İnsanlar, onun büyük bir âlim ve yüksek bir veli olduğunu, bu hâdise ile daha iyi anladılar. O ise kendisini; âciz, aşağı, bu işe lâyık olmayan biri gördüğünden çok mahcub olmuştu. Ya'kûb Germiyâni hazretleri duâ günü, gizlendiği yeri haber verip meydana çıkmasına sebeb olduğu için, daha sonraları oğlu Yûsuf Efendiye sitem etti. Kendisini duâ etmeye, duâsının kabûl olmasına lâyık görmeyerek ve çok tevâzu göstererek; "Yağmur bolluğuna uğradık. Ben o meclise varmayacaktım. Bizi kırıklığa uğratıp, ömrümde, çekemeyeceğim mahcûbiyete müptelâ olmama sebeb oldun." Dedi.

6 - Turgut Reis'in Esaret Yillari

Vehbi Tülek

Elçiye Lüzum Yok

Vehbi Tülek

Kabakçi Mustafa İsyÂni

Vehbi Tülek

Ümid Bekler

Vehbi Tülek

Kirim Savaşi

Vehbi Tülek

90 - Sultan Ii. Bayezid'in Mora Seferi

Vehbi Tülek

Nasuhi Efendi Ve Mezomorto Hüseyin Paşa

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Büyük Mutasavvıf Sadreddîn-i Konevî

Büyük mutasavvıf Muhyiddin-i Arabi hazretleri, Sadreddin-i Konevi'nin terbiyesi ile çok yakından meşgûl oldu. Yetişmesine husûsi ihtimâm gösterdi. Muhyiddin-i Arabi'den Konya'da ilim ve feyz alan ve çok istifâde eden Sadreddin-i Konevi, hocası ile Halep ve Şam'a gitti. Muhyiddin-i Arabi hazretleri Sadreddin-i Konevi'ye nefsini terbiye yollarını öğretti... Sadreddin Konevi günlerini riyâzet ve mücâhede ile nefsiyle uğraşmakla geçirdi. Nefsiyle uğraşması öyle bir dereceye ulaştı ki, uyumamak için Muhyiddin-i Arabi hazretleri onu alır, yüksek bir yere çıkarır, o da düşme korkusuyla uyumaz tefekkürle meşgûl olurdu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hüsâmeddîn Pârisâ Hazretleri

Vehbi Tülek

Hüsâmeddin Pârisâ, Alâeddin-i Attâr hazretlerinin yüksek talebelerinden ve halifelerindendir. Hal tercümesi hakkında fazla bilgi bulunmayan Hüsâmeddin Pârisâ, dokuzuncu asrın ikinci yarısında vefât etti. Kabri Belh şehrindedir. Kıymetli sohbetleri vardır. Bir sohbetinde buyurdu ki:

Zemzem-i Hâssa

Vehbi Tülek

Muhabbet, Allah'ın Ihsânı Ile Elde Edilir

Vehbi Tülek

Miskâli Efendi Bursa velilerindendir. İsmi, Mehmed'dir. 1608 (H.1017) senesinde vefât etti. Gençliğinde işi gücü mızıka denilen bir çalgıyı çalmaktı. Sonradan tövbe edip tasavvufa yöneldi. Nakşibendiyye yolunda Şeyh Şâmi Efendinin sohbetlerine ve hizmetine devâm etti. Kemâle erdikten sonra Bursa'da ikâmet etti. Mudanya ahâlisi fısk u fücûr ve ahlâksızlıkla meşgûlken aralarında bâzı kimselerin Miskâli Efendiye muhabbeti, sevgisi vardı. Onu sevenler her sene Mudanya'ya dâvet ederek sohbetiyle bereketlenirlerdi. Onun sohbetinin tesiriyle halk hâlini düzeltti. Buyurdu ki;

Bursalı Esîrî Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

Az Da Olsa Devamlı Olan Amel Makbuldür

Vehbi Tülek

Sa'd Bin Mu'âz (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

İbrâhim-i Havvâs

Vehbi Tülek

Hatmi, Bir Kişinin Okuması Lazımdır

Vehbi Tülek

Hazreti Ali'nin Katili İbni Mülcem

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Kabahat Kilincin Midir?

Kabahat Kilincin Midir?

Sultan III. Mustafa zamanındaki evliyanın büyüklerinden olan Abdülehad Nuri Efendi, Süleymâniye Câmiinde vâz ettiği bir gün, kürsüye bir kâğıt kondu. Vâzdan sonra, bu şekilde konan kâğıtları okurlardı. Kâğıdı okuyunca; "Sizin gavs olduğunuz söyleniyor. Gavs olan, Allahü teâlânın izni ile istediğini yaparmış. Eğer gavs iseniz, beni bu mecliste öldürün bakalım." yazıyordu. Abdülehad Efendi bu yazıyı okuyunca; "Taassub insanı nelere götürürmüş. Sübhânallah, biz âciz ve fakir bir kuluz. Halk bizi gavs ve kutb bilir. Hak teâlâ onları tasdik eyleye. Kutb olanlar nefis ehli olanlar gibi, ben bunu yapamaz mıyım diye elinden geleni yapmaya kalkışmaz. Onlara sıkıntı ve cefâ verilse bile onlar affederler. Onun için yüksek mertebelere eriştiler. Fakat evliyâ, kınından çekilmiş bir kılıçtır. Bir kimse kendini kılıca vursa, kabahat kılıcın mıdır, yoksa kendini kılıca vuranın mı?" buyurduklarında, câminin içinde; "Aman, eyvah, eyvah." diye bir çığlık koptu. O kâğıdı yazan kişi o anda vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bizi Hatirlayin!

Vehbi Tülek

Derdi Olan Neylesin?

Vehbi Tülek

Delik Kova

Firkateyne Bininiz

Namazini Ben Kildirayim

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Yüz Vermedin!

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Vehbi Tülek

Karşılık Beklemiyorum

Vehbi Tülek

SelÂmetle Gidip Gel

Vehbi Tülek

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Vehbi Tülek

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Vehbi Tülek