Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.305.158

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sana Günahları Küçük Gösteren Şeyden Sakın

Ebû Abdullah el-Medenî hazretleri Tâbiînin meşhurlarındandır. Eshab-ı kiramın meşhurlarından Abdullah bin Zübeyr’in “radıyallahü anh” oğludur. 741 (H.124) senesinde vefât etti. Babasından, Enes bin Mâlik ve birçok sahabiden hadis rivâyetinde bulundu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

At Binenin, Kılıç Kuşananın Şah'ım!

Osmanlı Devleti'nde, yabancı devletlere gönderilecek elçilere çok dikkat edilirdi. Devlet-i Aliyye'nin itibarını gözetecek Serdengeçtiler aranırdı. 1736'da İran Şahı Tahmasb'a da bir elçi göndermek icabetti. İmrahor Mustafa Paşa münasip görüldü. Şah tarafından kabul edilen Mustafa Paşa, görevini yerine getirdi. Sonra, âdeti olduğu için Şah biraz eğlenmek, biraz da denemek kastıyle dedi ki: -İmrahor Paşa!.. Benim bir derdim var. Acaba sen halledebilir misin?-Hayırdır İnşâallah.-Bir atım var. Fakat, çok haşarı. Üstüne bineni yere fırlatır. Şuna bin de fikrini söyle!Mustafa Paşa, sükût etti. Biraz sonra iki seyis, iki tarafından yakalamış atı getirdiler. Önüne geleni kapar, ardında kalanı teper bir hayvandı. Şah sinsi sinsi güler, at yerleri eşeler, seyisler korkuyla bekleşirlerdi. Bütün İran devlet büyükleri meraktaydı. Mustafa Paşa, gayret kemerini kuşanıp, seyislere işaret etti. Azgın hayvanı, apıl apıl getirdiler. Bir adım kala: "Bismillah..." deyip üstüne sıçradı. Sonra da seyislere: "Bırakın!" diye bağırdı. Beygir bütün marifetlerini gösterdi. Sıçradı, çifte attı, şâha kalktı. Fakat, İmrahor Paşa'yı sırtından atamadı. Sonunda kuzu gibi uslanıverdi. Osmanlı elçisi, İran Şâhı'nın önüne geldi. Attan aşağı sıçradı. Gemleri uzatırken dedi ki:"At binenin, kılıç kuşananın Şah'ım!"

Vehbi Tülek

İtalya Mahkemesi

Vehbi Tülek

Kibris Fatihi Lala Mustafa Paşa

Vehbi Tülek

36 - Gel Kerem Eyle

Vehbi Tülek

Fâtih Sultan Mehmed Hanın vezirlerinden Mahmûd Paşaya yakınlığı ile tanınan Molla Vildân anlatır: Birgün Mahmûd Paşa, söz arasında beni çok sevdiğinden bahsetti. Ben de, onun Molla Abdülkerim Efendiye olan ilgisinden bahisle; "Siz, benden çok Abdülkerim Efendiyi seversiniz." dedim. Mahmûd Paşa da; "Evet, doğru söyledin." dedi.

Gayret-i İslama Ne Oldu?

Vehbi Tülek

GÂzi Hüsrev Bey

Vehbi Tülek

Okmeydaninda İftar Merasimi

Vehbi Tülek

Bir KurÂn-i Kerim, Bir SelÂm-i Şahane Ve Hilafetin Gücü

Vehbi Tülek

Hükümdarlar VilÂyet Zabteder, Bahşetmez!

Vehbi Tülek

Çaldiran Savaşi

Vehbi Tülek

Sinan Reis

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

o­nun E­ce­li ­gel­miş­tir!..

Mû­sâ Kâ­zım haz­ret­le­ri ev­li­yâ­nın bü­yük­le­rin­den ve "Oni­ki İmâm"ın ye­din­ci­si­dir. Ca'fer-i Sâ­dık'ın oğ­lu, İmâm-ı Ali Rı­zâ'nın ba­ba­sı­dır. Re­sû­lul­lah (sal­lal­la­hü aley­hi ve sel­lem) Efen­di­mi­zin to­ru­nu olup, haz­ret-i Ali ile haz­ret-i Fâ­tı­ma'nın ev­lât­la­rın­dan­dır. Haz­ret-i Hü­se­yin'in ço­cuk­la­rın­dan ol­du­ğu için "Sey­yid"dir.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ebülfeth Şihristânî

Vehbi Tülek

Ebülfeth Şihristâni hazretleri, fıkıh ve kelâm âlimidir. 479 [m. 1086] senesinde Horâsân'da dünyaya geldi, 548 [m. 1154]'de Bağdâd'da vefât etti. Yetmişüç İslâm fırkasını geniş anlatan "Milel-nihal" kitabında buyuruyor ki:

Şemsüddîn Muhammed Dımaşki

Vehbi Tülek

Abdülvâhid Saymerî

Vehbi Tülek

Abdülvâhid Saymeri hazretleri Şafii fıkıh âlimlerindendir. Aslen Basralı olup, doğum tarihi bilinmemektedir. 387 (m. 996)'da vefât etmiştir. Bir dersinde buyurdu ki:

İnsanlar Uykudadır Ölünce Uyanırlar!

Vehbi Tülek

Dünyâ Ve âhiret Saâdetinin Kapısı

Vehbi Tülek

beni En Hayırlıyla Baş Başa Bırak!..

Vehbi Tülek

Sâbit El-benânî'yi Dinleyen Meçhul Zat!

Vehbi Tülek

Kalbinde Zenginlik Sevgisi Taşıyanlar Helâk Olurlar.

Vehbi Tülek

Muharebe Eden, Ibâdet Edenden Daha Üstündür

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Kânûni Sultan Süleymân Hân devrinde, bir ara yağmurlar yağmaz olmuş, insanlar kuraklıktan çok muzdarip olmuşlardı. İstanbul halkı, yağmur duâsına çıkılmasına karar verdi. Pâdişâh da çıktı. Okmeydanı'nda büyük bir kalabalık toplandı. Öyle ki bu toplulukta, başta pâdişâh olmak üzere, âlimler, vâliler, idâreciler, vezirler, kuvvetli-zayıf, zengin-fakir herkes vardı. Bilindiği gibi, Osmanlı sultanları yapacakları bütün mühim işlerde, mutlaka şeyhülislâma danışırlar, onun fetvâsına uygun hareket ederlerdi. Bunun için Şeyhülislâm Ebüssü'ûd Efendiden, yağmur duâsını kimin yapmasının münâsib olacağı suâl edildi. O da; "Duâyı, pâdişâh veya onun münâsib gördüğü bir zât eder." buyurdu. Bunun üzerine pâdişâh; "Ya'kûb Germiyâni duâ eylesin." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Fani Dünya

Vehbi Tülek

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Vehbi Tülek

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Abayi Yakmak

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Yüz Vermedin!

Her Şeyi Göze Almıştı!

İsmail Hakki Efendi

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Allah Haramdan Kaçani Korur

Vehbi Tülek

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Vehbi Tülek

Latif Bir Şikayet

Vehbi Tülek