Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.452.284

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sana Ne Ile Geleyim Yâ Resûlallah?

Şeyhülislâm Berdeî hazretleri Kânûnî Sultan Süleymân Han zamânında Isparta Eğirdir'de yaşamış Osmanlı velîlerindendir. Bâzı menkıbeleri şöyle nakledilmiştir:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Osmanli Ramazanlari

Ramazan Ayını GörmekEskiden Ramazanın birinci gününün tahakkukuna çok ehemmiyet verilirdi. Bunun için de ayı gözle seçilmeyecek derecede bir hilal halinde iken mutlaka görmek şarttır. Her ne kadar takvimlerde yazılı ise de astronomik hesaplarla tâyini cihetini atalarımız hatalı bulmuşlardır.Bu Ramazan ayının rü'yet meselesiyle Istanbul Kadılığı meşgul olurdu. Ramazan olmayı melhuz olan akşam Istanbul Kadısı ile maiyetindeki memurlar Şeyhülislâm dairesinde toplanırlardı. O akşam için Kadı'nın, dairesinde dâvetli ricale ve büyük rütbeli ilmiye memurlarına mükemmel bir ziyafet çekmesi mutaddır.(gelenektir)

Vehbi Tülek

Akibet Görürsün Hele Ferhat

Vehbi Tülek

Çolak Hasan

Vehbi Tülek

İstanbul’un İşgalinde Yapilan Hirsizliklar

Vehbi Tülek

Birinci Dünya Harbi, Mondros mütarekesi ile sona erince, hemen birkaç gün sonra, önceden Çanakkale Boğazını erkekçe geçemeyen MÜSTEVLİLER, ellerini kollarını sallayarak İstanbul'a geldiler. Tam ellibeş gemi Dolmabahçe önlerine demir attılar. Bunların içindeki dört Yunan gemisi, Boğazın Anadolu yakasını kontrolle görevli idi. Gemilerde çılgınca eğlenceler yapılıp, Yunan ve Bizansın büyük boy bayrakları dalgalandırılıyordu. 1854 senesinde Kırım Harbi için gelen İngiliz askerleri arasında 20 yaşlarında William Henry Lyne adında bir genç vardır. Kırım Harbi 1856'da bitince bu asker, sivil olur ve İstanbul'daki İngiliz İkmal birliklerinde iki sene görev yapar. İki sene de Sivil mühendis olarak Osmanlı devlet hizmetinde çalışır. Türkçeyi iyi bilmektedir.

Padişahlar Da Güler!

Vehbi Tülek

Yanliş Gelen Telgraf

Vehbi Tülek

24 - Haydi Barbaroslarin Çocuklari

Vehbi Tülek

Tozkoparan İskender

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud’u Kurtaran Zat

Vehbi Tülek

Silahdar Ali Paşa’nin Venedik Muharebesi

Vehbi Tülek

Bir KurÂn-i Kerim, Bir SelÂm-i Şahane Ve Hilafetin Gücü

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Size, Hazreti Ömer’i Halife Yaptım

Abdülkâdir ibn-i Muzaffer hazretleri Şafii mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 833 (m. 1430)'de Irak'ta Hüseyniyye'de doğdu. 892 (m. 1487)'de vefât etti. Hazreti Ebû Bekir'in (radıyallahü anh) faziletleri hakkında buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

"şeyhül-meşayıh" İbn-i Hafîf

Vehbi Tülek

Muhammed İbn-i Hafif hazretleri, hadis ilminde büyük âlimdi. Kendisinden birçok muhaddis, hadis-i şerif rivayet etmiştir. Çok ibadet ederdi. Çok zaman sabahtan akşama kadar bin rekat namaz kılardı... Bu mübarek zatın gıdâsı her gece sâdece yedi adet kuru üzümdü. Hizmetçisi yedi tane üzüm hazırlar ve onu yerdi. Bedenen "hafif", rûhen "yüksek" bir hâle sâhipti. Hizmetçisi bir gece sekiz üzüm verdi. Farkına varmadan bu sekiz kuru üzümü yedi. Kendinde önceki ibâdet zevkini bulamayınca, hizmetçisine sorup yedi yerine sekiz üzüm verdiğini öğrenince;

Han­belî Fı­kıh â­li­mi Ha­sen Bin Hâ­mid

Vehbi Tülek

Bahaeddin Efendi

Vehbi Tülek

Bahaeddin Efendi Nakşibendi-Hâlidi şeyhlerindendir. 1257 (m. 1831)'de Konya'ya bağlı Bozkır'ın Karacahisar köyünde doğdu. Şeyh Muhammed Kudsi'nin bü­yük oğludur. Babasının tedris ve irşadı ile yetiştikten sonra Konya'ya git­ti. Bekir Sami Medresesi'ne müderris oldu. 1324'de (m. 1906) Konya'da vefat et­ti. Bir sohbetinde şunları anlattı:

Şehit Padişah Murâd-ı Hüdâvendigâr

Vehbi Tülek

O, Medîne'nin En Büyük âlimidir

Vehbi Tülek

Muhammed Osman El-mergânî

Vehbi Tülek

Anne Babanın Önünden Yürümen Edepsizliktir!

Vehbi Tülek

Nimetlerime Şükrederseniz Elbette Arttırırım

Vehbi Tülek

yetmiş Heraklius Olsa Aldırmam!..

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Arafatta Görüşürüz

Vehbi Tülek

Sakin Kalyona Binme

Vehbi Tülek

Cünnetü'l-esmâ

Sarik Ve Sakal

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Abdullah-i EnsÂrî

Vehbi Tülek

Anzakli Ömer

Vehbi Tülek

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Vehbi Tülek

Geç Gelen Kurtarıcı

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Vehbi Tülek

Abayi Yakmak

Vehbi Tülek