Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.370.156

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Nefis, Hileler Yapan, Dalavereci Bir Rakiptir

Hamza bin Ali Beyhakî hazretleri Maverâünnehir âlim ve evliyâsındandır. 1380 (H.782) yılında Maverâünnehr'de İsferâyin kasabasında doğdu. Halep'te Şeyh Muhyiddîn hazretlerinin, bundan sonra Seyyid Nîmetullah hazretlerinin derslerine devâm ettikten sonra icâzet aldı. Memleketine dönerek talebe yetiştirdi. 1462 (H.866) yılında vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kuyucu MurÂd Paşa

Osmanlı Sadrazamlarından olan Murat Paşa, 1585'te Karaman Beylerbeyi vazifesin deyken, Özdemiroğlu Osman Paşanın komutasında Tebriz Seferine katıldı. Tebriz civârında ki savaşın en kritik ânında atı ile berâber savaş meydanındaki kuyuya düştü. Hamza Mirza kumandasındaki Safevi kuvvetlerince esir alınıp hapsedildi. 1590 Osmanlı-Safevi Antlaşma sına kadar İran'da kalan ve atıyla kuyuya düşmesinden dolayı "Kuyucu" lakabı verilen Murâd Paşa, İstanbul'a gelip, Kıbrıs Beylerbeyliğine tâyin edildi.Kuyucu Murâd Paşa 1596 Haçova Meydan Muhârebesinde büyük yararlıklar gösterdi. Uzun seneler Macaristan cephesinde lâyıkıyla hizmet etti. Cephedeyken bâzı sulh müzâkerelerinde bulundu. Birinci Ahmed Han (1603-1617) Osmanlı Sultanı olunca, Kuyucu Murâd Paşa Şubat 1603'te Rumeli Eyâleti ile berâber Budin muhâfazasına memur edildi. 1605'de Divan-ı Hümâyûnda dördüncü vezir oldu. İran'daki Safevi Devleti (1501-1732)nin teşvik ve kışkırtmaları neticesinde Anadolu ve Kuzey Suriye'deki isyanlar tehlikeli bir hal aldığından, Anadolu isyanları veİran meselesi için Ferhad Paşa serdar tâyin edildi. Kuyucu Murâd Paşa Avusturya cephesindeki faâliyetlerinden ve Macaristan-Avusturya meselesinde ki teşebbüslerinden dolayı 13 mayıs 1606'da Engürüs Serdârı oldu. 1593 yılından beri devâm eden Avusturya Savaşına son veren Zitvatoruk Antlaşmasını imzâladı. Antlaşmaya göre savaşın en önemli sebeplerinden birini teşkil eden Estergon Kalesi Osmanlılarda kalıyordu.

Vehbi Tülek

Hirka-i Saadet Merasimi

Vehbi Tülek

Şemseddin Sivasi Ve Sultan Iii. Mehmed Han

Vehbi Tülek

Muslihuddin Efendi’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Kânûni Sultan Süleymân Han, Zigetvar seferi esnâsında kaleyi kuşatınca, Pertev Paşa da Küle kalesini kuşatıp, topa tuttu. Zafer müyesser olmadı. Muslihuddin Efendi, Dimitrofça'dan talebelerini toplayıp, Küle'ye doğru yola çıktı. Muslihuddin Efendinin oraya ulaştığı gün, asker arasında zafer haberi yayıldı. Askerin mâneviyâtı çok yükseldi. Askerler, daha kale alınmadan birbirlerini tebrik ediyorlardı. Kısa süre sonra İslâm ordusu kaleyi fethetti. Muslihuddin Efendi, fetihten sonra Hüseyin Dede'ye; "Hemen bir araba bul, öğleyin çıkıp Zigetvar gazâsına yetişelim!" diye tenbih etti. Hüseyin Dede, arayıp taradı, münâsip bir şey bulamadı. Bütün arabacılar, askere erzak ve silâh yetiştir mekle meşgûldü. Gelip Muslihuddin Efendiye durumu arzetti. Muslihuddin Efendi; "Ne yapıp yapmalı, bir araba bulmalıyız. Bütün erenler, gazâya çıktılar." dedi. Hüseyin Dede, yeniden araba aramaya çıkıp, ikindiye doğru bir araba buldu. O gece Travnik kasabasına vardılar. Ertesi gün ikindi saatine doğru, havâlideki nehre ulaştılar. Ancak yakında konak yeri olmadığından, bir saldırı tehlikesi vardı. Bunun için köprüden geçmeyip yukarıdan dolaştılar. Cumâ günü seher vakti kalkıp, öğle vaktinden sonra Şikloş'a yetiştiler. Oradan da sevenleri yanlarına katılıp, akşama doğru pâdişâhın ordusuna ulaştılar. Ertesi gün savaş alanına vardılar. Çok geçmeden hisâr tutuştu, yanmaya başladı. Bir müddet sonra da İslâm bayrağı Zigetvar kalesi burçlarında dalgalandı.

85 - Çelebi Sultan Mehmet Ve Karamanoğlu

Vehbi Tülek

Parlayan Kiliç

Vehbi Tülek

Çeşme Faciasi

Vehbi Tülek

10. Yy.'da Bir Bati'linin İslam Hastanelerini Tasvir Eden Mektubu

Vehbi Tülek

83 - Misir'i Fetheden Ordu

Vehbi Tülek

Hükümdarlar VilÂyet Zabteder, Bahşetmez!

Vehbi Tülek

Çolak Hasan

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Muhammed Dehlevî Hazretleri

Muhammed Dehlevi hazretleri Hindistan'da yetişen Çeştiyye evliyâsının büyüklerindendir. Aslen Mekkeli olup seyyiddir. Dedeleri Mekke-i mükerreme şeriflerinden idi. Oradan Delhi'ye göç ederek Serhend'e yerleştiler. Muhammed Dehlevi hazretleri, Delhi şehrinde yaşayıp yetişti. Çerâğ-ı Dehlevi Nasiruddin Mahmûd'un sohbetlerinde kemâle geldi. Bu zâtın en büyük talebelerinden ve halifelerinden oldu. Zâhiri ve bâtıni ilimlerde yüksek derecelere kavuştu. Seyyid Muhammed Dehlevi 1486 (H.891) senesinde Delhi'de vefât etti. Vefâtında yüz yaşını geçmiş idi. Serhend'de bulunan türbesi tanınıp ziyâret edilmektedir.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Aksaraylı Pîr Ali Sultan

Vehbi Tülek

Pir Ali Sultan, Aksaray'da yetişen meşhûr velilerdendir. On altıncı asırda yaşamıştır... Sultan Süleymân Han İran'a sefer yaptığı sırada Pir Ali hazretlerine bâzı hasetçiler iftirâ atıp; "Aksaray'da bir kimse Mehdilik dâvâsında bulunuyor" demişlerdir. Bunun üzerine Pâdişâh araştırılmasını, durumun öğrenilmesini emretti. Bâzı kimseler aleyhinde idiler. Durumu soruşturmak üzere kurulan mecliste, Pir Ali hazretleri, aleyhinde bulunanlara bakıp celâlli bir şekilde;

Cezûlî'nin delâil-ül-hayrât'ı

Vehbi Tülek

Ankaralı Gelin Karyağdı Hatun

Vehbi Tülek

Evlendiği adam, yağız yakışıklı bir delikanlı, kadir-kıymet bilir bir kimseymiş. Birbirlerini pek sevmişler, pek anlaşmışlar. Gel zaman git zaman, gelin kızın al duvağı solmadan kayınpeder, kayınvalide başlamışlar tazenin yüzüne bakmaya... Bir torun istiyorlar, gelin gibi elâ gözlü, oğul gibi yağız, koçyiğit, nurtopu bir torun!..

Talebe, Gafletten Uyanmak Isterse

Vehbi Tülek

Sözün âfeti Yalan Söylemektir

Vehbi Tülek

Azap Yapılan Kimseler, Muhakkak Ona Lâyıktır!

Vehbi Tülek

Ebü’l-kâsım Şîrâzî

Vehbi Tülek

Oğlu Vefat Eden Bir Kadının Sabrı

Vehbi Tülek

Haramdan Sakınmak, Farzı Yapmaktan Önce Gelir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Hz. Mugire, Sa'd bin Ebi Vakkâs tarafından sefir olarak gönderilmişti. İranlılar, sert konuşup, Müslümanları korkutacaklarını zannettiler. Söz sırası Mugire'ye gelince, o, büyük bir cesaretle konuşmaya başladı ve şöyle dedi: "İslâmiyetin esaslarına göre, herkes Allahü teâlâ indinde bir kul olarak eşittir. Hiç kimsenin diğerine karşı bu hususta bir imtiyazı yoktur."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Vehbi Tülek

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Vehbi Tülek

Allah’a Firar Et

A'meş Ve Hanımı

O Kullarına Çok Merhametlidir

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Cünnetü'l-esmâ

Firkateyne Bininiz

Anzakli Ömer

Vehbi Tülek

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek

Örümcek Ağı

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Kabahat Kilincin Midir?

Vehbi Tülek

Altıyüz Dirhemlik İp

Vehbi Tülek