Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.119.593

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sâlih Müslüman Ve Iyi Bir Kul Nasıl Olmalıdır?

Ebü'l-Abbâs Sayyâd hazretleri evliyânın meşhûrlarındandır. Yemen'de doğdu. 1183 (H.579) senesinde, Zebîd şehrinde vefât etti. Tasavvuf yolunun edeb ve bilgilerini Fakîh İbrâhim el-Feşelî'den öğrenip kemâle geldi, olgunlaştı. Kerâmetleri görüldü...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Din Ve Devletin Ayakta Kalmasi İçin

Osmanlı Devleti içerisinde yeniçeri isyân ve zorbalıklarının önü alınamaz bir hâle gelmişti. Tâlim ve eğitim kabûl etmiyorlar, savaşa çıkmayı da reddediyorlardı. Kendilerine harp fenlerinin öğretilmesini isteyen din ve devlet adamlarına karşı harekete geçtiler. Bunun üzerine İkinci Mahmûd Han vezirleri ve ulemâ sınıfını toplantıya çağırdı. Abdurrahmân-ı Harpûti hazretleri de bunlar arasında idi. Yeniçerilerin artan zorbalıklarından bahisle ne yapılması gerektiği soruldu. Mesele son derece nâzikti. Yeniçeriler tekrar isyân ederek devlet ileri gelenlerinin kellelerini istemeye başlamışlardı. Tamâmen bid'at yuvaları hâline gelen bektâşi tekkeleri de kendilerini tahrik ediyordu. Sonuçta ulemâ birlik içerisinde bunların öldürülmeleri câizdir diye fetvâ verdi. Savaşın başlangıcı olmak üzere sancak-ı şerifin çıkarılması kararlaştırıldı. Fakat sancağı şerifin açılması çok önemli bir olaydı. Bu işin dönüşü yoktu. Yeniçeriler ile yapılacak mücâdelenin sonu ise kestirilemiyordu. Bu sebepten karar alınmasına rağmen herkeste bir tereddüd vardı. İşte bu devlet adamlarının çekingen ve kararsız hâlleri sırasında Abdurrahmân Harpûti hazretleri söz aldı."Bu din ve devletin ayakta kalması Allahü teâlânın istediği şeyse yeniçerileri vururuz, yok ederiz. Değilse biz de bu din ile berâber batıp gideriz, daha ne ihtimâl kaldı?" diyerek kalplerdeki şüpheleri giderdi. Herkes tek bilek tek yürek oldu. Nitekim bu inanç ve imânla harekete geçerek yeniçeri ocağını ortadan kaldırdılar ve bozulmuş bektaşi yuvalarını kapattılar

Vehbi Tülek

Otlukbeli Savaşi

Vehbi Tülek

Kanuni Adina Yemin Eden Çavuş

Vehbi Tülek

Osman Gazi’nin Vasiyetnamesi

Vehbi Tülek

Vasiyetnâmenin özü şöyledir:"Allahü teâlânın emirlerine muhalif bir iş eylemiyesin! Bilmediğini şeriat ulemâsından sorup anlayasın! İyice bilmeyince bir işe başlamayasın! Sana itâat edenleri hoş tutasın! Askerine in'âmı, ihsânı eksik etmiyesin ki, insan ihsânın kulcağızıdır. Zâlim olma! Âlemi adâletle şenlendir ve Allah için cihâdı terk etmiyerek beni şâd et! Ulemâya riâyet eyle ki, şeriat işleri nizâm bulsun! Nerede bir ilim ehli duyarsan, ona rağbet, ikbâl ve hilm göster! Askerine ve malına gurûr getirip, şeriat ehlinden uzaklaşma! Bizim mesleğimiz Allah yoludur ve maksadımız Allah'ın dinini yaymaktır. Yoksa, kuru gavga ve cihângirlik davâsı değildir. Sana da bunlar yaraşır. Dâimâ herkese ihsânda bulun! Memleket işlerini noksansız gör! Hepinizi Allahü teâlâya emânet ediyorum."

Sözümüzün Netîcesini Görürsün

Vehbi Tülek

Ecdaadimizin Vakiflari

Vehbi Tülek

54 - Taziya Muska

Vehbi Tülek

Lütfi Paşa Ve Ya’kub Efendi

Vehbi Tülek

Âlim Sadrazam FÂzil Mustafa Paşa

Vehbi Tülek

Sultan Iv. Mehmed Ve Cahidi Efendi

Vehbi Tülek

Padişahlar Da Güler!

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Günahtan Tövbe Eden Günahsız Gibidir

Kuddûsi Abdurrahman Efendi Halveti şeyhlerindendir. Manisa’da doğdu. İstanbul’a giderek Şeyh Abdülehad Nûrî hazretlerinin sohbetlerine katıldı. İcazet verilerek halifelerinden oldu ve Manisa’ya gönderildi, burada taliplerini yetiştirdi. 1080 (m. 1669)’da orada vefat etti. “Tuhfetü'l-Mülûk” ismindeki eserinde şöyle anlatmaktadır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İmâmzâde Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

İmâmzâde Mehmed Efendi, Kanuni Sultan Süleymân zamanında yaşamış âlim ve kadılardandır. 973 (m. 1565) senesinde İstanbul'da vefât etti. Bir vaazında buyurdu ki:

Âyet Aynı Ancak Okuyan, Aynı Kişi Değil!

Vehbi Tülek

Ali Bin Ahmed Adevî

Vehbi Tülek

Ali bin Ahmed Adevi hazretleri, Mâliki fıkıh âlimlerindendir. 1112 (m. 1700)'de Mısır'ın Said bölgesinde doğdu. Daha sonra Kahire'ye giderek büyük âlimlerin derslerine katıldı. Başta Ezher olmak üzere Kahire'deki birçok medresede ders verdi. 1189'da (m. 1775) Kahire'de vefat etti. Bir
dersinde buyurdu ki:

Muhammed İsmâil

Vehbi Tülek

Beyzâde Ali Rızâ Efendi

Vehbi Tülek

Nûr Muhammed Pütnî

Vehbi Tülek

Sen, Zamanımızın Zahidisin Ey Dâvûd

Vehbi Tülek

Yemâ­me Şe­hi­di Ebû Dücâ­ne

Vehbi Tülek

Belâ Olarak, Şöhret Insana Yeterlidir!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Nasuhi Efendi, Osmanlı evliyasının büyüklerindendi. Lodosun şiddetle estiği fırtınalı bir günde talebeleri Nasûhi Efendiyi ziyârete gittiler. Bir miktar sohbet ettikten sonra, Harem İskelesine doğru geldiler. Sonra Nasûhi Efendi; "Harem' den Galata'ya cenâze namazına kim gider?" dedi. Orada bulunanlar; "Ey Sultanımız! Bu fırtınalı havada karşıya geçmek mümkün müdür?" dediklerinde; "Aslına sonra vâkıf olursunuz. Sevâba ihtiyâcı olan gider." buyurdu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Vehbi Tülek

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Arafatta Görüşürüz

Her Şeyi Göze Almıştı!

Ölüyü Diriltemem

Abdullah El-acemî

Üç Kandil

Değişen Sizin Kalbiniz

Yüz Vermedin!

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Vehbi Tülek

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Vehbi Tülek