Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.984.535

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Ehl-i Sünnet Fırkası, Dört Mezhebe Ayrılmıştır

Şeyh Derdîrî hazretleri Mâlikî mezhebi fıkıh âlimi ve Halvetiyye yolunun büyüklerindendir. 1715 (H.1127) senesinde, Mısır'da doğdu. 1786 (H.1201) senesinde Kâhire'de vefât etti. Câmi-ul-Ezher'de ilim tahsîl etti. Zamânının en büyük âlimlerinden ders aldı. Hocalarının hepsinden icâzet alıp fetvâ vermeye başladı. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Din Ve Devletin Ayakta Kalmasi İçin

Osmanlı Devleti içerisinde yeniçeri isyân ve zorbalıklarının önü alınamaz bir hâle gelmişti. Tâlim ve eğitim kabûl etmiyorlar, savaşa çıkmayı da reddediyorlardı. Kendilerine harp fenlerinin öğretilmesini isteyen din ve devlet adamlarına karşı harekete geçtiler. Bunun üzerine İkinci Mahmûd Han vezirleri ve ulemâ sınıfını toplantıya çağırdı. Abdurrahmân-ı Harpûti hazretleri de bunlar arasında idi. Yeniçerilerin artan zorbalıklarından bahisle ne yapılması gerektiği soruldu. Mesele son derece nâzikti. Yeniçeriler tekrar isyân ederek devlet ileri gelenlerinin kellelerini istemeye başlamışlardı. Tamâmen bid'at yuvaları hâline gelen bektâşi tekkeleri de kendilerini tahrik ediyordu. Sonuçta ulemâ birlik içerisinde bunların öldürülmeleri câizdir diye fetvâ verdi. Savaşın başlangıcı olmak üzere sancak-ı şerifin çıkarılması kararlaştırıldı. Fakat sancağı şerifin açılması çok önemli bir olaydı. Bu işin dönüşü yoktu. Yeniçeriler ile yapılacak mücâdelenin sonu ise kestirilemiyordu. Bu sebepten karar alınmasına rağmen herkeste bir tereddüd vardı. İşte bu devlet adamlarının çekingen ve kararsız hâlleri sırasında Abdurrahmân Harpûti hazretleri söz aldı."Bu din ve devletin ayakta kalması Allahü teâlânın istediği şeyse yeniçerileri vururuz, yok ederiz. Değilse biz de bu din ile berâber batıp gideriz, daha ne ihtimâl kaldı?" diyerek kalplerdeki şüpheleri giderdi. Herkes tek bilek tek yürek oldu. Nitekim bu inanç ve imânla harekete geçerek yeniçeri ocağını ortadan kaldırdılar ve bozulmuş bektaşi yuvalarını kapattılar

Vehbi Tülek

85 - Çelebi Sultan Mehmet Ve Karamanoğlu

Vehbi Tülek

Fatih Sultan Mehmed Han’in Papazlara Fermani

Vehbi Tülek

Bir Saltanat Ki

Vehbi Tülek

Bugün İstanbul'da oturup da bu şehrin Laleli diye bir semti bulunduğunu bilmeyen yoktur Burada yine bu isimle anılan bir de tarihi cami vardır. Bu semt ve cami hakkında ilginç bir hikaye anlatılmaktadır: Laleli Camiini Sultan III. Mustafa (Padişahlığı 1757-74 yılları arasıdır) yaptırmıştır. Sultan Mustafa bu camii yaptırırken çevrede Laleli Baba namında bir zatın yaşadığını öğrendi. İçinde bu zatla görüşmek, söz ve sohbetinden yararlanmak arzusu doğdu. Cami inşatını denetleme ye geldiği bir gün Laleli Baba ile görüşmek istediğini bildirdi. Laleli Baba'ya hemen padişahın kendisini ziyaret etmek istediği haberi ulaştırıldı, o da buyur etti. Padişah Laleli Baba'nın sohbetinden çok istifade etti. İçinde Laleli Baba ile daha sık görüşme arzusu uyandı. Ayrılacağı sırada bu zata soru sordu:

Burak Reis

Vehbi Tülek

Sultanlar RikÂbinda Yürüsün!

Vehbi Tülek

Osman Gazi’nin Vasiyetnamesi

Vehbi Tülek

Rumeli Hisari Ve Fatih

Vehbi Tülek

Yavuz Ve Şeyh Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

Çocuk Eğitimine DÂir Ferman

Vehbi Tülek

Allah Yolunu Açik Etsin

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Muhabbetin Şartlarına Son Derece Dikkat Edin

İbrâhim Sıdkı Efendi Kıbrıs'ta yetişen velilerdendir. On dokuzuncu asırda yaşadı. Tahsil için Anadolu'ya gelip zamânın âlimlerinden ilim öğrenen İbrâhim Efendi, tahsilini tamamladıktan sonra Kıbrıs'a döndü. Çok talebe yetiştirdi Kıbrıs'ın Baf kasabasında vefat etti. Çok kerametleri görüldü.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdullah Bin Muhammed

Vehbi Tülek

Abdullah bin Muhammed bin Asker hazretleri, hadis âlimidir. 672 (m. 1273) senesinde Suriye'de doğdu. 739 (m. 1338) senesinde Dımeşk'ta vefât etti. Kendi eliyle eserler yazdı. Bir şiirinde özetle şöyle demektedir: "Hayâtımın güzelliklerine, onlardan ayrılırken veda ettim. Şimdi gözlerim ağlamakta, kalbim yanmaktadır. Hayâtımın günleri heder olup gitti. Ancak geriye hayâller kaldı."

Naklettiği bazı hadis-i şerifler:

Abdullah Bin Necmüddîn

Vehbi Tülek

Ebu Nasr Bin Ziyad

Vehbi Tülek

Ebu Nasr bin Ziyad hazretleri Tâbiinin büyüklerindendir. Basra'da yaşamıştır. Hasan-ı Basri ve bazı Tabiinden hadis rivayet etmiştir. 94 (m. 712)'de vefat etti. Eshâb-ı kirâmın fazileti hakkında buyurdu ki:

İnsan Rızkını Aradığı Gibi

Vehbi Tülek

Nesibe Hâtûn Ve Habib Bin Zeyd

Vehbi Tülek

İbn-i Nüceym

Vehbi Tülek

cebel-ür-râsih Matar Bâzerâyî

Vehbi Tülek

İnsanlar, Ortaya Bir Bid'at Çıkarırlarsa

Vehbi Tülek

İbn-i Âsım Gırnâtî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Nasuhi Efendi, Osmanlı evliyasının büyüklerindendi. Lodosun şiddetle estiği fırtınalı bir günde talebeleri Nasûhi Efendiyi ziyârete gittiler. Bir miktar sohbet ettikten sonra, Harem İskelesine doğru geldiler. Sonra Nasûhi Efendi; "Harem' den Galata'ya cenâze namazına kim gider?" dedi. Orada bulunanlar; "Ey Sultanımız! Bu fırtınalı havada karşıya geçmek mümkün müdür?" dediklerinde; "Aslına sonra vâkıf olursunuz. Sevâba ihtiyâcı olan gider." buyurdu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Vehbi Tülek

Hayat Kurtaran Yalan

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

A'meş Ve Hanımı

Allah'ın Emaneti

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Kul Hakkı

Vehbi Tülek

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Vehbi Tülek

Her Şeyi Göze Almıştı!

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek

B0r Çuval Toprak

Vehbi Tülek

Bana Delil Getir

Vehbi Tülek