Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.354.889

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Dört Kısım Insandan Ikisi Iyi Ikisi Kötüdür

Osman Fazlı Efendi Osmanlı âlim ve evliyâsındandır. 1632’de (H.1041) Bulgaristan’da Şumnu kasabasında doğdu. İlk tahsilinden sonra İstanbul'da bulunan büyük âlim Zâkirzâde Abdullah Efendi’ye intisab ederek ilim ve tasavvufta yüksek derecelere ulaştı. Fatih’te Atpazarı’nda bir dergâh açarak talebe yetiştirdi. Sultan IV. Mehmed Han, Osman Fazlı Efendi’yi çok severdi. Zaman zaman saraya davet eder, vaaz ve nasihatlerinden istifade ederdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Elçi Hazretleri Merak Etmesinler

Kırım harbi arefesinde Rusya, fevkalade elçi olarak Prens Mençikof'u İstanbul'a gönder di. Elçi, protkol icabı Sadrazamdan sonra Hariciye nazırını da ziyaret etmesi icabederken Mençikof, sadrazamı ziyaret ettikten sonra Hariciye nazırı Fuad Paşa'yı görmeden elçilik binası na gitti. Bunun üzerine Hariciye Nazırı Fuad Paşa bunu şahsına hakaret kabul ederek istifasını verdi.

Bulanık suda balık avlamayı pek seven İngiliz elçisi, Fuad Paşa'nın dargın olmasından istifade ederek:-Efendim size olan bu hakaret nedir? Devlet müşkilat içindeyken sizin gibi kıymetli bir şahsın iş başından bir kasd-ı mahsusa ile uzaklaştırılması iyi bir şey olmasa gerek. Sonra bbu devletin hali ne olur? Dedi.Fuad Paşa:-Elçi hazretleri, müşkülata uğrayan devlet, o makama benden daha emin ve daha erbab bulup getirmekte zorluk çekmez. Şu esnada o makama daha ehil birini getirmek lazımdır. Devlet-i Aliyye'de zor işlerin ehli olan zevat eksik değildir. Elçi hazretleri merak buyurmasın lar, benim istifamı kabul edenler, devletin halini bizden daha iyi düşünürler, cevabını verdi.

Vehbi Tülek

Hergün Bin Akçe Dağitirdi

Vehbi Tülek

İtalya’da Bir Yeniçeri

Vehbi Tülek

Dilsiz Dili

Vehbi Tülek

Osmanlı sarayında bizebân da denilen sağır-dilsiz görevliler bulunur, bunlar devlet işlerinin görüşülmesi esnasında hizmet eder, evrak getirip götürürlerdi. Sağır-dilsiz oldukları için devlet sırlarının işitilmesi ve yayılması tehlikesi ortadan kalkardı.Bunların anlaşmak için kendilerine mahsus işâretleri ve el hareketleri vardı ki, buna 'Dilsiz dili' denirdi. Bütün saray halkı bu dili öğrenmişti. Pâdişahın huzûrunda konuşmak ayıp sayıldığı için saraylılar bu dille anlaşırlar, hattâ başka zamanlarda bile bu dille birbirlerine hikâyeler anlatırlardı. Dilsiz dili sarayda neredeyse moda olmuştu. Sağır-dilsiz görevliler Tanzimat'ın ilânından sonra kurulan meclislerde ve Heyet-i Vükelâ denilen bakanlar kurulunda da kullanıldı. Devlet adamları bunlarla anlaşabilmek için dillerini öğrenmek zorundaydılar. Bunlar son derece hassas ve zeki kimselerdi. Hâfızaları çok güçlüydü. Şâhit oldukları tarihi olayları en ince teferruâtına kadar anlatırlar, tarihi şahsiyetleri kendilerine mahsus hareketleriyle karikatürize edebilirlerdi. Sözgelişi, sağ ellerini parmakları açık tuğ gibi başlarına götürdüklerinde pâdişahı, ellerini yumup baş parmağı 'birinci' der gibi dimdik yukarı kaldırdıklarında da sadrâzamı kasdettikleri anlaşılırdı. Günümüzde de bâzı toplantılarda sağır-dilsiz görevliler hizmet etmektedir.

Amerika’ya Osmanli Yardimi

Vehbi Tülek

Hasan Can’in Tabiri

Vehbi Tülek

Ayni Oyun

Vehbi Tülek

Ben Nasil Biri İki Eyledimse

Vehbi Tülek

Türklerde Namus

Vehbi Tülek

Binbaşi Mehmed Ali Bey

Vehbi Tülek

Rodos’un Fethi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Üryânîzâde Esad Efendi

Üryânizâde Ahmed Esad Efendi 156'ncı Osmanlı Şeyhülislâmıdır. 1814'te İstanbul'da doğdu. Kilisli âlim Osman Üryâni'nin soyundan gelir. Medreseden icazet aldıktan sonra Serez, Halep, Kastamonu, Manastır ve Şam kadılıkları yaptı. 1878'de Sultan 2. Abdülhamid tarafından şey­hülislâm tayin edildi. 1889'da bu görevde iken vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İlim Talebesinin Dikkat Edeceği Husûslar

Vehbi Tülek

Abdurrahîm Fergânî hazretleri Hanefî fıkh âlimidir. Hidâye kitâbının sâhibi olan Burhân-üd-dîn Alî'nin torunudur. 651 (m. 1253)’de yazdığı “Füsûl-i imâdî” fıkıh kitâbı meşhûrdur. Bu eserinde şöyle buyuruyor: Talebenin ilim öğrenmeye başlarken dikkat edeceği husûslar:

Fukahâ-i Seb'adan Urve Bin Zübeyr

Vehbi Tülek

Yumuşak Davranmayan Hayır Yapmamış Olur

Vehbi Tülek

Nâsırüddîn Muhammed el-Medenî hazretleri Hanefî fıkıh âlimidir. Aslen Semerkandlı bir aileden olup Medine’de doğdu. Burada ilim tahsilinden sonra Bağdat’a giderek meşhur âlimlerden fıkıh dersi aldı ve icazet alarak talebe yetiştirdi. 556 (m. 1161)’de vefat etti. “el-Fıkhü’n-nâfi” isimli eserinde şöyle nakleder:

Âlimi Ziyâret Etmekten Maksat!

Vehbi Tülek

rehber, Tabîbe Benzer!

Vehbi Tülek

Cezûlî'nin delâil-ül-hayrât'ı

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ, Isrâf Edenleri Sevmez!

Vehbi Tülek

Ömer Şirvânî

Vehbi Tülek

Yünûnî Hazretleri

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Kul Hakkı

Kul Hakkı

Bâyezid-i Bistâmi yağmurlu bir havada Cumâ namazına gitmek için evinden çıktı. Sağnak hâlde yağan yağmur, yolu çamur hâline getirmişti. Yağmur bitinceye kadar bir evin ihâta duvarına dayandı. Çamurlu ayakkabılarını duvarın taşlarına sürerek temizledi. Yağmur yavaşlayınca câmiye doğru yürüdü. Bu sırada aklına bir mecûsinin duvarını kirlettiği geldi ve üzülerek;

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Vehbi Tülek

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Örümcek Ağı

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

SelÂmetle Gidip Gel

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Vehbi Tülek

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek

Karşılık Beklemiyorum

Vehbi Tülek