Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.647.500

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sadık Ve âlim Bir Talebe Ubeydullah Hayderî

Ubeydullah Hayderî, Silsile-i aliyye büyüklerinden Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin ilk hilâfet verdiği talebesidir. Bağdâd'da doğdu ve on dokuzuncu yüzyılın ilk yarısında orada vefât etti. Fesâhat, belâgat ve edebiyât konularında önceki ve sonraki âlimlerin üstünü idi. Arapça, Farsça ve Türkçeye hâkim olup, ilim ve edebiyâttaki bu yüksek derecesi sebebiyle Bağdâd'a Hanefî müftüsü olarak tâyin edildi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

25 - Senin Nasibin Diyar-i Rum'dadir

Niyâzi-i Mısri, devamlı ibâdet ve tâatla meşgûl olduğu sırada, bir gece rüyâsında Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerini gördü. Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri büyük bir taht üzerinde oturmaktaydı. Etrâfına talebeleri toplanmıştı. Niyâzi-i Mısri, kendisini onların arasın da görünce, hayâsından dışarı çıkmaya yol ve fırsat aradığı bir sırada, Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri, onu yanına çağırıp, bir kese altın hediye verdi ve; "Senin nasibin diyâr-ı Rûm'dadır. Mısır'da değildir." buyurdu. Ertesi gün Niyâzi-i Mısri bu rüyâsını hocasına anlatın ca, hocası hemen ona hilâfet verdi ve duâ etti. Bunun neticesinde Niyâzi-i Mısri 1646 sene sinde Mısır'dan ayrılarak İstanbul'a gitti. İstanbul'da Sultanahmed Câmii civârında Sokullu Mehmed Paşa dergâhında ikâmet edip, uzun süre riyâzette kaldı. Kaldığı odada çok gözyaşı döktü. Halil Paşa, Niyâzi-i Mısri hazretlerinin kaldığı odanın döşemelerini yenilemek için teşebbüste bulunduğu zaman, Niyâzi-i Mısri hazretlerini rüyâsında gördü. Rüyâda "Gözlerimin yaşı ile yıkanmış olan tahtaları muhâfaza ediniz." diye emretmesi üzerine, tahtalarını muhâfaza etmek sûretiyle odayı tâmir etti.

Vehbi Tülek

I.abdülhamid Hanin İleri Görüşlülüğü

Vehbi Tülek

60 - Yavuz'un Adaleti

Vehbi Tülek

Helal Lokma Gerek

Vehbi Tülek

Sultan II. Murat zamanında, henüz Osmanlılarda hazine teşkil edilip padişahlar saraylar da gönlünce harcama yapmazlar ve onlarda haplerde elde edilen ganimet ve haraçlardan ve madenlerden başka devletin bir geliri yoktu. Halktan vergi toplayıp saray erkanı için harcanmazdı. Hal böyle olunca , padişahlar da zaman zaman parasız kalabiliyordu.Bir gün Fazlullah Paşa, II. Murad'ın Çandarlı Halil paşa'dan borç para istediğini görüp:
Sultanım, Padişahın vezirlerden ve şundan bundan para istemesi yerinde olmaz. Müsaade buyurursanız bir hazine teşkil edilsin ve oradan saraya tahsisat ayrılsın, dedi.

Şefaat Buyurulup Affolundunuz

Vehbi Tülek

Bir Çanakkale Şehidinin Son Mektubu

Vehbi Tülek

32 - Şanli İzzeddin Zirhlisi Ve Gamsiz Hasan Bey

Vehbi Tülek

Rezil Olursun

Vehbi Tülek

8 - Harp Meydanlarinin Sultani

Vehbi Tülek

Sultan İkinci Murad Ve Molla Fenari

Vehbi Tülek

Ulu CÂmi’nin Açilişi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Müminin Sevgisi Allah Için Olur

Şeyh Zeynüddin hazretleri Hanbeli mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 675 (m. 1276) senesinde doğdu. 734 (m. 1333) senesinde Lübnan'da Ba'lebek'te vefât etti. Bir sohbetinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Şeytanı Helak Eden Kelime-i Tayyibe

Vehbi Tülek

Ahmed Menini hazretleri hadis âlimidir. 1089 (m. 1679)'da Lübnan'da Trablus'un Menin köyünde doğdu. 1172 (m. 1759)'da Şam'da vefât etti. "Lâ ilâhe illallah" kelime-i tayyibesi hakkında naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları şöyledir:

Şeytanın Son Hamlesi!..

Vehbi Tülek

Nefse Uymaktan Kurtulmak

Vehbi Tülek

Ebû Mansûr Berrüvi hazretleri Şafii âlimlerindendir. 517 (m. 1123)'de İran'da Tûs şehrinde doğdu. 567 (m. 1171)'de Bağdad'da vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

İnsan Kadar Isyankâr Bir Mahlûk Yoktur

Vehbi Tülek

Ölümden Önce Olan Her Şeye Dünyâ Denir

Vehbi Tülek

Nevrokoplu Osman Efendi

Vehbi Tülek

Büyük Devlet Adamı Tayyar Mehmed Paşa

Vehbi Tülek

Hz. Mevlânâ'nın Torunu Ulu Ârif Çelebi

Vehbi Tülek

İçi Dışı Bir Olan Kul Gerçek Kuldur

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Kânûni Sultan Süleymân Hânın kadıaskerlerinden Mirim Kösesi diye meşhûr olan Muhammed Efendinin hizmet ve sohbetlerinde bulunup, ilmi yüksek derecelere kavuştu. Bu sırada dünyâdan ve dünyâ makamlarından yüz çevirip, tasavvuf ehlinden Sofyalı Bâli Efendinin dergâhına gidip, ona talebe oldu. Hizmetinde ve sohbetinde uzun müddet kalıp, feyz aldı. Tasavvufta yükselip, insanları Allahü teâlânın yüce dinine dâvet etmek ve Resûlullah efendimizin sallallahü aleyhi ve sellem güzel ahlâkını öğretmekle meşgûl oldu. Allahü teâlâya muhabbetinden dolayı, dünyâya hiç önem vermez oldu. Onun bu durumunu anlayamayan bâzıları pâdişâha şikâyet ettiler. Pâdişâh meselenin tahkik edilmesini emretti. Tahkikat için İstanbul'a geldi. Tahkikat sonunda berâat etti ve hakkındaki ithamlardan kurtuldu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Vehbi Tülek

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Bize Teveccüh Edin

B0r Çuval Toprak

Bana Delil Getir

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek

Tüccarin Rüyasi

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek