Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.052.476

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Din Kardeşinin Yaptığı Nasîhati Kabul Et

Molla Kârazî hazretleri, Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî'nin halîfelerinden Şeyh Muhammed Hânî'nin talebesidir. İsmi, "Ahmed" olup, "Kârazî" nisbeleriyle bilinir. Diyarbakır'a bağlı Kâraz'da doğdu ve orada vefât etti. Önce Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin halîfelerinden Şeyh Hâlid-i Cezerî'nin sohbetlerinde bulundu. Hâlid-i Cezerî vefât edince Şam'a giderek Muhammed Hânî'ye talebe oldu. Kısa zaman içinde tasavvuf yolunda ilerleyip kemâle, olgunluğa ulaştı. Muhammed Hânî hazretleri ona hilafet verdi. Diyarbakır taraflarına gönderdi. Orada yirminci yüzyıl başlarında vefat etti. Bir talebesine buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

KinalizÂde Ali Çelebi

Kınalızâde Ali Çelebi, Hicri 916/1511 senesinde Isparta'da doğar. Babası Emrullah Efendi kadılık mesleğini icra eder. Ayrıca Fatih Sultan Mehmed'e de şehzadeliği döneminde hocalık yapmıştır.

Ali Çelebi ilk tahsilini doğduğu yer olan İsparta'da yaptıktan sonra İstanbul'a gelir. Burada akrabalarından Kadir Efendi'nin nezaretinde tahsilini ikmale çalışır. Bu doğrultuda Mahmud Paşa, Davud Paşa ve eski Ali Paşa medreselerini bitirdikten sonra Fatih'teki üniversiteye girer. Burada dönemin tanınmış müderrislerinden Kara Salih Efendi, daha sonra da Kamil Çivizâde'nin derslerine devam eder ve 945'te onun yardımcılığını üstlenir.

Sıra Ali Çelebi'nin müderris olmasına gelince, Ebus Suud Efendi'den ses soluk çıkmaz. Çünkü tayin etme ve görevlendirme onun uhdesindedir. Ne ki, Ebus Suud Efendi, bütün kemalet ve faziletine rağmen kendisine rakip addettiği (saydığı) Çivi Zâde'nin yardımcısına müderrislik görevi vermek istemez. Bu durum Ali Çelebi'yi fazlasıyla üzer.

Vehbi Tülek

Şeyh Vefa Ve Sultan Bayezid

Vehbi Tülek

Mohaç Meydan MuhÂrebesi

Vehbi Tülek

CÂmide Nargile

Vehbi Tülek

Süleymâniye Câmii, Mimar Sinan'ın kalfalık (Selimiye ustalık) eseridir. Câmi ile bir külliye hâlinde olan bu eser Kanuni Sultan Süleyman Hân zamanında 1550' de başlanarak 1556'da bitirildi.Avlusu ile birlikte dikdörtgen şeklindeki câminin harem kısmı, 68x63 m dir. 26,50 m kutrunda ve 53 m yükseklikte olan düz pandantifli kubbe, dört kalın kemer üzerinde oturmak ta ve kâidesinde yuvarlak kemerli 32 pencere bulunmaktadır. Câmi 138 pencereden ışık alır. Akustik ve havalandırma düzeni bir mimâri şâheseridir. Mimar Sinan, Süleymâniye Câmii'ni yaptığı sırada birtakım kimseler; "Câmi içinde nargile fokurdatır durur" diye, kendisini Kanuni Sultan Süleyman Hân'a şikâyet ederler. Kanuni, âni bir baskın yapar. Hakikaten Mimar Sinan'ı nargile fokurdatırken bulur. Fena hâlde canı sıkılır. Sert bir sesle "Bre bu ne hâldir?" diye çıkışır. Mimar Sinan gâyet soğukkanlı "Pâdişahım, bu nargileyi burada bulundurmamın sebebi, fokurtusu içindir. Dikkat ederseniz, Tömbekisi (tütünü) yoktur. Fokurduyan suyun sesi bana câmide okunacak Kur'ân-ı kerim seslerinin her tarafa yayılmasını sağlamak için lüzumlu tedbirleri almama yardım etmektedir." diye cevap verir. Mimar Sinan bu tedbiriyle, bugün ancak modern tiyatro binalarında görülebilen akustik tertibatı, yâni ses yankılanması ayarını, 16. asırda yapmış oluyordu.

Kur’an-i Ker0me Hürmet

Vehbi Tülek

Yüzbaşi Şevket

Vehbi Tülek

İsterse Sirtimdan Geçsin

Vehbi Tülek

Muaveneti Milliye

Vehbi Tülek

Çal Çoban Çal

Vehbi Tülek

Iii. Mustafa Han’in Polonya’ya Yardimi

Vehbi Tülek

Preveze Deniz Zaferi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Dünya, Size Sırtını Dönüp Gitmekte

Selem bin Hüseyin Bârusi hazretleri evliyanın meşhurlarındandır. İran'da Nişâbûr'da doğdu ve orada yaşadı. Vefât târihi ve hayatının hakkında bilgi bulunmayan bu mübârek zât, buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yasin Okuyanın Sıkıntısı Gider

Vehbi Tülek

Yahyâ bin Muhammed Dabbi hazretleri hadis ve Şafii mezhebi fıkıh âlimidir. Bağdad'da doğdu. Mekke'ye giderek orada ilim tahsil etti ve icazet alarak talebe yetiştirdi. 528 (m. 1134)'de orada vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Tasavvufun Sadece Ismi Kalmıştır!

Vehbi Tülek

Malda Zekâttan Başka Hak Yoktur

Vehbi Tülek

Abdülgaffâr Cenabezi hazretleri hadis âlimidir. 650 (m. 1252)'de doğdu. 732 (m. 1331)'de Mısır'da vefât etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları şunlardır:

Abdullah Ibni Avn

Vehbi Tülek

Din Kardeşin Hakkında Onun Hoşlanmadığı Şeyi Söyleme!

Vehbi Tülek

Hiç Kimsenin Kaderden Konuşması Caiz Değildir

Vehbi Tülek

Bahaeddin Efendi

Vehbi Tülek

Doğu Türkistanlı Lider İsa Yusuf Alptekin

Vehbi Tülek

Resûlullah Efendimiz Hürmetine Istemek

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Bana Delil Getir

Bana Delil Getir

Vaktiyle, Horasan'da Seyyidlerden biri ölür ve geride Seyyide bir hanımı ile birkaç kız çocuğu kalır. Bir müddet sonra iyice fakir duruma düşerler, bu yüzden çevrenin hakaretlerine maruz kalmamak için yurtlarından göçerler. Yolda bakımsız bir mescide sığınırlar. Dul hanım, çocuklarını burada bırakıp yiyecek bir şey bulmaya çıkar. Şehirde dindarlığı ile tanınan bir zengine gider. Durumunu anlatır, fakat adam "Seyyid olduğunuzu nereden bilelim, elinizde delil var mı?" diyerek kadını eli boş çevirir.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdullah-i EnsÂrî

Vehbi Tülek

Alabilirsen Al

Vehbi Tülek

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Abdullah Bin MübÂrek

Sarik Ve Sakal

Allah Diyen Genç

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

At Hirsizi

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Alabilirsen Al

Vehbi Tülek

Latif Bir Şikayet

Vehbi Tülek

Delik Kova

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek