Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.434.709

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Benden Sonrası Için Size Iki Şey Bırakıyorum

Ali bin Sâlih hazretleri Tebe-i tâbiînden büyük bir hadîs âlimidir. Doğum târihi bilinmemektedir. Kûfelidir. 151 (m. 768) târihinde vefât etti. Naklettiğ hadis-i şeriflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Her Kim Bu Taşi Kaldirirsa

Osmanlı Devleti zamanında, İstanbul Okmeydanı, birçok ünlü atıcılar görmüştür. Bunların en namlılarından biri de Tozkoparan İskender'dir. O sıra İran'dan Bahtiyar adını taşıyan bir pehlivan gelip, hükümdarın yanında sert yaylar çekmiş, birçok aynalar (metal levha) vurmuş ve büyük hünerler göstermiş. Hükümdar; "Bizde buna gâlip olan kimse yok mudur?" deyince,"Pâdişahım bir nice gün izin verin tedârik olunur." demişler. Atıcıların ileri gelenleri bir yere toplanıp görüşmüşler ve şu tedâriki görmüşler: Birkaç kantar ağırlığındaki bir top taşına demirden bir halka yapıp Bab-ı Hümayun'dan içerideki meydana koymuşlar ve; "Her kim bu taşı kaldırırsa, çok büyük ihsan vardır!" diye etrafa haber yaymışlar. Bileğine güvenen herkes o demir halkaya yapışıp ancak yerden iki parmak kadar kaldırabilmiş. Ziyade kaldırabilen ancak bir karışı bulabilirmiş.

Vehbi Tülek

Eğri Kalesinde Şehid Olan Evliya

Vehbi Tülek

Çocuk Padişahin Çocuk Arkadaşi

Vehbi Tülek

Çerkes Hasan Bey’in İtirafnamesi

Vehbi Tülek

Sultan Abdülhamid Han devri devlet adamlarından olan tarihçi Ahmed Cevdet Paşa Paşa, Çerkes Hasan Bey'in yakalanıp karakola götürülmesinden sonra verdiği ifadesini şöyle anlatır:"Bugün hanemden çıkarak Bâb-ı Seraskeriye geldim. Beni kumandan paşanın yanına götürdüler ve memur olduğum altıncı orduya göndermek üzere karakol altına aldılar. Akşam üstü Daru'ş-şura-yı Askeri reisi Redif paşa beni çağırub: "Bağdad'a gitmedin mi, neden gitmiyorsun ve serkeşsin" diyerek tekdir etdikden sonra ben dahi: "Eğer yarın gitmez isem tard edin, ne yaparsanız yapın" dedim. Bunun üzerine:"Kumandan paşayı te'min eyler" dedi. Tekrar kumandan paşanın yanına gidüb:

Tapusunu Hanimin Üzerine Çikartacağim

Vehbi Tülek

İstanbul'un Fethi Ve İnsan Haklari

Vehbi Tülek

Osman Gazi’nin Vasiyetnamesi

Vehbi Tülek

Yavuz Ve Şeyh Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

Fatih’in Ruhaniyeti

Vehbi Tülek

77 - Kristof Kolomb Osmanli Casusu Muydu?

Vehbi Tülek

Cephede Bir Bayram Namazi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Muhammed İsmâil

Muhammed İsmâil, Muhammed Ma'sûm Fârûki hazretlerinin torunu ve Muhammed Sibgatullah'ın ikinci oğludur. On sekizinci asrın başlarında vefât etti. Vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Müslümanlar Selamlaşır...

Vehbi Tülek

Hatibzâde Muhyiddin Efendi Osmanlı fıkıh ve kelâm âlimidir. Kastamonu'da doğdu. İlk tahsilini İznik'te müderrislik gö­revinde bulunan babasından alan Hatib­zâde daha sonra dev­rin büyük âlimlerinden ders aldı ve İznik'te müderrislik görevine başladı. Bundan sonra İstan­bul'da çeşitli medreselerde müderrislik görevini sürdüren Hatibzâde, 901 (m. 1496)'de vefat etti. Derslerinde şöyle anlatmıştır:

Âhirete Faydalı Olacak Iş Peygamberlerin Işidir

Vehbi Tülek

İbn-i Zafer Saklî

Vehbi Tülek

İbn-i Zafer Sakli rahmetullahi aleyh, tefsir, lügat, nahiv, ferâiz ve Mâliki mezhebi fıkıh âlimidir. Aslen Sakliye (Sicilya) adasındandır. Bu sebeple "Sakli" nisbet edildi. 497 (m. 1104)'de Mekke'de doğdu. 565 (m. 1170)'de Hama'da vefât etti. "Sülvân-ül-mutâ' fi rıdvân-il-etbâ" adlı eserinde, "Tevfiz ve Sabır"la ilgili olarak şöyle buyurmaktadır:

Ebû Bekr Es-sayrafî

Vehbi Tülek

Bu Dünyâda Vakit Iyi Ameller Yapma Vaktidir

Vehbi Tülek

Tasavvuf, Her An Allahü Teâlâ Ile Olmaktır

Vehbi Tülek

Yemeği Sıcak Yemenin Zararı

Vehbi Tülek

Onun Için Ecir Yoktur!

Vehbi Tülek

Kibrin Alâmetlerini Bilmek Lâzımdır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
At Hirsizi

At Hirsizi

Abdullah-ı İlâhi'nin sohbetleri çok tesirli ve faydalı olurdu. Sohbetlerinde ve diğer zamanlarda herkesin gönlünü almaya çok dikkat gösterirdi. Sohbette bulunanlardan birinin bir sıkıntısı, bir müşkülü olsa onun hâlini keşfeder sıkıntısını giderirdi. Sohbetiyle, tereddütleri ortadan kaldırırdı.

Yine bir gün sohbette, söz çalışmak ve gayretten açılmıştı ve; "İnsan çalışıp, gayret göstermedikçe olgunlaşamaz ve bir mertebeye ulaşamaz." buyurmuştu. Bu sırada sohbetinde bulunan bir âlim, bu sözleri işitince, "at hırsızı kıssası" diye bilinen bir hâdiseyi hatırladı. "Peki onun hâli nasıl oldu?" diye düşündü. Abdullah-ı İlâhi, o âlimin kalbinden geçen düşünceleri kerâmetiyle anlayıp, ona doğru dönerek; "Söylediğim söze, at hırsızlığı yapan kimsenin hâli ile karşı çıkmak hâtıra geldi değil mi? Fakat ona da cevap vardır." dedi. Sonra sohbetinde bulunanlara dönüp; "Hiç o hâdiseyi işiteniniz var mıdır?" diye sordu. Ve hâdiseyi şöyle anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Vehbi Tülek

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Pişman Oldular!

Değişen Sizin Kalbiniz

Garip Karşilanan Bir Adak

Bana Delil Getir

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

Yüz Vermedin!

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek

Allah'ın Emaneti

Vehbi Tülek

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek

Gül Yaprağı

Vehbi Tülek