Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.578.450

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Lüzumsuz Konuşmanın En Küçük Zararı, Şöhrettir!

Ebû Bekr bin İyâş hazretleri tâbiînin büyüklerindendir. Meşhûr kırâat âlimi İmâm-ı Âsım'ın râvilerinden ve hadîs âlimlerindendir. 715 (H.97) senesinde doğdu. 808 (H.193) senesinde Kûfe'de vefât etti. Babasından, Ebû İshâk es-Sebîî, Ebû İshak eş-Şeybânî, Hümeyd et-Tavîl ile Eshâb-ı kirâmın birçoğundan hadîs-i şerîf rivâyet etti ve ilim öğrendi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Düğün-bayram Alayina Gitmiyor Ya!

Koca Râgıp Paşa hem vezir, hem de kitap te'lifiyle uğraşan takvâ sâhibi âlim bir zât idi. Halkın arasından geldiği için, vezirliği esnasında sık sık İstanbul sokaklarında dolaşır, insanlarla konuşurmuş. Nüktedân, şakacı ve âlicenap bir mizâcı varmış. Bir gün yanında birkaç devletlü ile Bayezit'ten Aksaray'a doğru giderlerken arkadaşlarından biri ona, yolları üzerindeki Kuyucu Murad Paşa türbesinde, sözünü dudaktan esirgemeyen bir türbedâr bulunduğunu söylemiş. Paşa, biraz sonra türbeden içeri dalmış. Tabii diğerleri de... Türbedâr, sadrâzamın geldiğini görünce pek sevinmiş ve onu elinden geldiğince ağırlamış. Lâkin o gün paşanın muzipliği üzerindedir ve adamı sinirlendirip sözdeki cesâretini görmek ister. Sonra aralarında şu konuşma cereyan eder:

Vehbi Tülek

Hiddet Değil Gayret

Vehbi Tülek

Mahmud Han Zafere Ulaşti

Vehbi Tülek

Yakişani Yapmak

Vehbi Tülek

Sultan IV. Murad Han zamanında, adamın birisinin eşeği yolda çamura batmış. Oldukça sulak olan araziden eşeğini bir türlü çıkaramayan gariban köylü, öfkeyle hem eşeğe hem Padişaha sövmeye başlamış. Tam o sırada tesadüfen ordan geçmekte olan Padişah, köylünün söylediklerini duymuş. Maiyetindekiler hemen, Padişaha küfreden kişinin kellesinin vurulması gerektiğini söyleseler de Padişah onlara kulak asmamış, içinden; "Ne ister ki benden? Ben mi batırdım eşeğini çamura? Hele bir soralım" demiş.Köylüyü getirmişler padişahın huzuruna, demişler: "Anlat bakalım, nedir bu celalli halin? Ne diye küfredersin kudretli Hükümdara?".

Dede Molla Ve Yavuz Sultan Selim

Vehbi Tülek

Büyüklüğün Sirri

Vehbi Tülek

Çandarli Kara Halil

Vehbi Tülek

89 - Rüyanin Tabiri Budur

Vehbi Tülek

8 - Harp Meydanlarinin Sultani

Vehbi Tülek

Sultan Abdülhamid’e Feminist Teşekkür

Vehbi Tülek

Osmanli Paşasinin Siyaseti

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Vesvese Ederek Dinde Haddi Aşanlar

İvaz Efendi Kanuni, İkinci Selim ve Üçüncü Murâd devri âlimlerindendir. Aslen Alanya'dandır. 994 (m. 1585)'de, Rumeli kadıaskeri iken İstanbul'da vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Zamânın Insanlarının Söylediklerine Iyi Bak!

Vehbi Tülek

Hasan bin Ali Berbehârî hazretleri meşhur velîlerden ve Hanbelî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 847 (H.233) senesinde doğdu. 940 (H. 329) senesinde vefât etti. Hasan bin Ali Berbehârî'nin çeşitli eserleri vardır. Bunlardan Şerh-i Kitâb-üs-Sünen adlı eseri çok kıymetlidir. Buyurdular ki:

Züfer Bin Hüzeyl "imâm-ı Züfer"

Vehbi Tülek

Hz. Âdem’in Oğulları Hâbil Ve Kâbil

Vehbi Tülek

Yeryüzündeki ilk insan ve ilk Peygamber olan Âdem aleyhisselâmın ilk çocuğu Kâbil ve ikincisi onun ikiz kız kardeşi Aklimâ idi. Bunlardan sonra Hâbil ve sonra ikizi olan Lebûdâ doğdu. Büyüdükleri zaman, Allahü teâlâ, Hazreti Âdem'e, Kâbil'i, Hâbil'in; Hâbil'i de Kâbil'in ikizi ile evlendirmesini emretti. (Âdem aleyhisselâm zamanında, insanların çoğalması için böyle evlenmek caiz idi. Ancak insanlar çoğalınca, buna lüzum kalmadı. Allahü teâlâ haram kıldı.)

En Fazîletli Amel Nefse Muhalefettir

Vehbi Tülek

Mektupla Gelen Nasîhat...

Vehbi Tülek

Hoş Geldiniz, Biz O Zatın Talebeleriyiz

Vehbi Tülek

Kutub İbrâhim Efendi

Vehbi Tülek

Yediklerinin Helalden Olmasına Dikkat At

Vehbi Tülek

kıraat İmâmı Esved Bin Yezîd

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Niyâzi-i Mısri, devamlı ibâdet ve tâatla meşgûl olduğu sırada, bir gece rüyâsında Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerini gördü. Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri büyük bir taht üzerinde oturmaktaydı. Etrâfına talebeleri toplanmıştı. Niyâzi-i Mısri, kendisini onların arasın da görünce, hayâsından dışarı çıkmaya yol ve fırsat aradığı bir sırada, Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri, onu yanına çağırıp, bir kese altın hediye verdi ve; "Senin nasibin diyâr-ı Rûm'dadır. Mısır'da değildir." buyurdu. Ertesi gün Niyâzi-i Mısri bu rüyâsını hocasına anlatın ca, hocası hemen ona hilâfet verdi ve duâ etti. Bunun neticesinde Niyâzi-i Mısri 1646 sene sinde Mısır'dan ayrılarak İstanbul'a gitti. İstanbul'da Sultanahmed Câmii civârında Sokullu Mehmed Paşa dergâhında ikâmet edip, uzun süre riyâzette kaldı. Kaldığı odada çok gözyaşı döktü. Halil Paşa, Niyâzi-i Mısri hazretlerinin kaldığı odanın döşemelerini yenilemek için teşebbüste bulunduğu zaman, Niyâzi-i Mısri hazretlerini rüyâsında gördü. Rüyâda "Gözlerimin yaşı ile yıkanmış olan tahtaları muhâfaza ediniz." diye emretmesi üzerine, tahtalarını muhâfaza etmek sûretiyle odayı tâmir etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Karşılık Beklemiyorum

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek

Gül Yaprağı

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Garip Karşilanan Bir Adak

O Kullarına Çok Merhametlidir

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Başka Du Bilmez Misin?

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek

Cennetlik Hanım Isteyen...

Vehbi Tülek

Ahde Vefa

Vehbi Tülek

Bizi Hatirlayin!

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

Kadin Akli

Vehbi Tülek