Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.188.513

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

"ey Oğlum! Cömert Ve Güler Yüzlü Ol

Halvetî Alâeddîn Efendi Osmanlı âlim ve velîlerindendir. Fâtih Sultan Mehmed Han devrinde yaşadı. Karaman'da (Lârende) vefât etti. Bursa'da Seyyid Yahyâ Halvetî hazretlerinin sohbetlerinde yetişip kemâle geldi. İstanbul'a gittiğinde orada halktan ve devlet adamlarından insanlar sohbetine koşup talebe oldular. Bu kalabalık o kadar çok oldu ki, İstanbul'dan uzak bir yerde bulunması uygun görüldü. Karaman diyârında ikâmete memur edildi. Burada vefâtına kadar sohbetleriyle çok kimselere hak yolu gösterdi. Oğluna şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Artik Göç Vakti Geldi

Emir Sultan çok gayret göstermesine rağmen, Timûr-Yıldırım çarpışmasının önüne geçemedi. İki Müslüman-Türk ordusunun birbirleri ile savaşmasını istemeyen Emir Sultan, sonucun ne olacağını da çok iyi biliyordu. Ankara Savaşının başlamasına çok az bir zaman varken, hanımı Hundi Hâtun; "Niçin babamı yalnız bırakıyorsunuz yâ Emir?" diye sordu. Emir Sultan; "Telâşın boşunadır yâ Hundi! Bu savaş bizim aleyhimizedir. Bunu muhteşem pederinize daha önce arzettim." deyince, hanımı; "Ne olursa olsun. Şu anda babamın yanında olmanızı arzu ediyorum." dedi. Hanımının isteği üzerine Allahü teâlânın izniyle bir anda cepheye vardı. Orada Sultan Bâyezid Han ile görüşmesine rağmen, kararından dönmeye niyetli olmayan Pâdişâhı, savaştan vazgeçiremedi. Emir Sultan'ın ikâz ettiği şekilde, savaş Yıldırım Bâyezid'in aleyhine sonuçlandı.

Vehbi Tülek

Denize Düşen Yilana Sarilir

Vehbi Tülek

Osmanlilarin Müslüman Devletlere Silah Yardimi

Vehbi Tülek

Hediye Baston

Vehbi Tülek

1897 Osmanlı-Yunan harbi zaferle neticelenmişti. Sultan II. Abdülhamid büyük sevinç içndeydi. Harpte yaralananların hepsini İstanbul'a getirtmiş, bunları Gümüşsuyu hastanesi ile yeni yaptırdığı Şişli Etfal hastanesine yerleştirmişti. Hergün hastanelere adam gönderiyor, yaralıların vaziyetini öğreniyordu. Sultan Abdülhamid'in marangozluğa merakı vardı. Yıldız Sarayında bir marangoz atelyesi vardı ve devlet işlerinden yorulduğu zaman dinlenmek için buraya gelir, her biri sanat şaheseri kabul edilen ahşap eşyalar yapardı. Bir sabah yine atelyeye inmişti. Kapıdan girer girmez marangoz Mehmed Usta ile karşılaştı. Hemen ustaya:-Haydi bakalım Mehmed Usta! 150 tane baston ağacı kes...-Ferman efendimizin. Lakin bu kadar baston ağacı ne olacak?-Araştırdım, gazilerimizden 150 kadarının ayaklarından yaralandıklarını öğrendim. Bunlar iyi olsalar da yürümek için bastona muhtaç kalacaklar. Bunlara birer baston yapacağım ve hastaneden çıkıp memleketlerine giderken kendilerine hediye edeceğim.

64 - Sadik Sadrazam Sultanzade Mehmed Paşa

Vehbi Tülek

Dede Molla Ve Yavuz Sultan Selim

Vehbi Tülek

Büyüklüğün Sirri

Vehbi Tülek

Alman İmparatorunun İstanbul Ziyareti

Vehbi Tülek

Fatih Ve Hocazade

Vehbi Tülek

Ağirliğinca Altin Ederdi

Vehbi Tülek

Mesir Macunu

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Hacı Zihni Efendi

Hacı Zihni Efendi Osmânlı devleti Maârif Meclisi azâsından idi. 1845 [1262] de İstanbul'da doğdu. Medrese tahsilinden sonra Mülkiye Mektebi Usul-ü Fıkıh Muallimliği, Maarif Nezareti Encümeni-Teftiş Reisliğine yaptı. 1332 [m. 1914]'de İstanbul'da vefat etti. En meşhur eseri olan "Nimet-i İslam"da diyor ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Eve Girerken Besmele Çekin

Vehbi Tülek

Muhammed bin Ahmed Zâhid hazretleri Hanefi fıkh âlimlerindendir. Hindistân'da 632 [m. 1234]'de vefât etti. (Tergib-üs-salât) kitâbında buyuruyor ki:

Yüzü Ak Olarak Can Vermelidir

Vehbi Tülek

Dünyâyı Bir Eğlence Yeri Zennettiler

Vehbi Tülek

Kâdı Abdullah Debbûsî hazretleri Hanefî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 430 (m. 1039) yılında vefât etti. Ebû Ca’fer bin Abdullah’dan tahsil edip, büyük zâtlarla birçok ilmî müzâkerelerde bulunmuştur. "Kitâb-ül-emed-ül-aksâ" adlı eserinin, "Nefs ile cihad" bölümünden seçmeler:

Hasan Ebû Halâve

Vehbi Tülek

Gece Gündüz Ağlayan Genç

Vehbi Tülek

Balkan Şehidi Kâmil Bey

Vehbi Tülek

Mümin, Hep Belalarla Baş Başadır

Vehbi Tülek

İbrâhim Bin Şehriyâr Hemedânî

Vehbi Tülek

Bahtiyâr Evlad Sultan Veled

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abayi Yakmak

Abayi Yakmak

"Abayı yakmak." Bu tâbir mecâzen, "birine âşık olmak, tutulmak, gönül vermek" gibi mânâlar ihtivâ eder. Dervişler arasında birilerinin aşkının büyüklüğünden bahsedilecekse eskiden, "Ooo! Abası hayli yanıktır!" gibi ifadeler kullanılırmış.Eski tekke mimarimizin kompleksi içinde; bir mescid veya câmi, ortada şadırvanı olan bir avlu ve avluyu çevreleyen derviş hücreleri, büyükçe bir dershâne, mutfak, kiler, ambar v.s. bulunduğu bilinmektedir. Bilhassa kış aylarında dershânenin ocağı harlı ateşle yakılarak dervişânın burada toplanmaları sağlanır, böylece hem iktisat yapılmış, hem de uzun saatler mürşidden istifade ve istifâza etmeleri temin edilirmiş.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek

Ahde Vefa

Ayyaşin Sonu

Evliyalar Ölmez İmiş

Abayi Yakmak

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Sarik Ve Sakal

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Vehbi Tülek

Başka Du Bilmez Misin?

Vehbi Tülek

Şikayet

Vehbi Tülek

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Vehbi Tülek