Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.179.973

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allahü Teâlâ Câhili Dost Edinmez

Bahaeddinzade Muhyiddin Efendi Osmanlı dönemi şeyhlerinden fazilet sahibi bir zattır. Resmî ilimleri Mevlânâ Kestelî'den okudu. Bayramiye Şeyhi Yavsi hazretlerine mürid oldu ve Bayramiye yolunda icazet aldı. Bir müddet mürşidi Şeyh Yavsî hazretlerinin makamına geçerek âşıkların irşadı ile meşgul oldu. 951 (m. 1544) senesinde Kayseri'de vefat etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Benim Milletimin Ocaği Yaniyor

Bir Ramazan gecesi herkes uykuda iken Yıldız Sarayı yanmaya başladı. O tarihlerde İstanbul'u işgal etmiş bulunan İngiliz donanması itfaiyesi sevk edilerek yangın söndürülmeye çalışlıyordu. Devlet ileri gelenlerinden ve belediye zabıta ve itfaiyesinden hiç kimse geleme mişti. Çünkü saray tamamen İngiliz ablukası altındaydı. Sadece Harbiye Nazırı Şevket Turgut Paşa buraya ulaşmayı başardı. Padişahın Cihannüma köşkünde olduğunu öğrendi ve hemen oraya koştu. Zat-ı Şahane, sırtında gecelik entarisi ve üzerinde pardesüsü olduğu halde köşkün önünde ayakta duruyordu. Telaşlı değildi. Köşkün bekçibaşısı hüngür hüngür ağlıyordu. Hünkar:-Benim milletimin ocağı yanıyor, ben onu düşünüyorum... kendi evim yanmış, ne ehemmiyeti var, dedi.

Vehbi Tülek

Tasi Taraği Topladik

Vehbi Tülek

Şehid Derviş Paşa

Vehbi Tülek

Benim Gözüm Göreceklerini Gördü

Vehbi Tülek

18 Mart 1915 günü. İngiliz donanması en büyük savaş gemileriyle Çanakkale boğazını geçmek için zorluyor, yoğun topçu ateşi ile boğazın iki tarafındaki Osmanlı tabyalarını hallaç pamuğu gibi atıyordu.O gün Boğaz tabyaları arasında en çok iş gören ve en çok hasara uğrayan Rumeli Mecidiyesi Bataryası oldu. Sabahtan beri muharebenin en şiddetli anlarında dahi iki sahil arasında gidip gelmekten çekinmemiş olan Müstahkem Mevki Komutanı Cevat Paşa, tabyanın feci durumunu haber aldığı zaman yine motora atlayıp Çimenlik İskelesi'nden karşı sahile hareket etti. Cephaneliği berhava olan tabyanın durumu hazindi.

Sultan Ii. Abdülhamid’in Vefati

Vehbi Tülek

34 - 93 Harbinden Bir Sayfa

Vehbi Tülek

Belgrad’da İki Şehid

Vehbi Tülek

Yeşil Sarikli Gazi

Vehbi Tülek

Sultan Ahmedin Rüyasi

Vehbi Tülek

45 - Kaleye Çekilen Bayrak Gibi

Vehbi Tülek

Sultan I. Ahmed Hanin Vefati

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Tâceddîn Küçük Efendi

Tâceddin Küçük Efendi rahmetullahi aleyh, Hanefi mezhebi fıkıh âlimidir. Asıl ismi, İbrâhim Hamidi'dir. Isparta'ya bağlı Atâbey'de doğdu. 973 (m. 1565)'de İstanbul'da vefât etti.

Bu mübarek zat, bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Buharalı Müderris Osman Efendi

Vehbi Tülek

Seyyah olarak gelen Buharalı Osman Efendi, tabii konumu ve insanlarının cana yakınlığı dışında güler yüz ve tatlı dilli olmalarına hayran kalıp Elbistan'a yerleşir... Osman Efendi âlimdir, velidir. Kısa zamanda kendisini sevdirir. Müderrislik (Medrese hocalığı) vazifesine getirilir. Elbistan ve havalisi çocuklarının zeki olduğu bilinmektedir. Kısa zamanda çok talebe yetiştirir. Bu yaşı küçük, ilmi büyük talebelerin ünü Padişah Dördüncü Mehmed Han'ın kulağına kadar gider...

Nasipli Hükümdar Seyf Ibni Zilyezn

Vehbi Tülek

İctihâd Makamına Lâyık Olabilmek Için

Vehbi Tülek

Muhammed İbnü's-Selci hazretleri Hanefi fıkıh, hadis ve kelâm âlimidir. 181 (m. 797)'de Bağdâd'da doğdu. İmam-ı Azam hazretlerinin büyük talebelerinden Hasan bin Ziyâd'dan ve Ebû Yûsuf'un talebesi Bişr bin Giyâs'tan fıkıh tahsil etti. Çok talebe yetiştirdi. Halifenin kadılık teklifini kabul et­medi. 266 (m. 880)'de Bağdat'ta vefat etti. Şöyle buyurdu:

Küfr-i Inadi Ve Küfr-i Cehli Nedir

Vehbi Tülek

Âdem Aleyhisselama Ilk Gelen, Besmeledir

Vehbi Tülek

Kur'an, Bize Resûlullahın Okuduğu Gibi Ulaşmıştır

Vehbi Tülek

Yûsuf Bin Alî El-hüzelî

Vehbi Tülek

ebü'l Ferec Yusuf Tarsusî

Vehbi Tülek

Molla Zeyrek

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Arafatta Görüşürüz

Arafatta Görüşürüz

Sultan III. Mustafa zamanında İstanbul'da yaşamış olan evliyanın büyüklerinden Abdülehad Nuri Efendinin meşhûr talebelerinden Karabâşi Hacı Sâdık Efendi şöyle anlattı: Hacca giderken, korkulu ve kimsesiz yerlerde, Abdülehad Efendiyi bizzat bu gözlerim ile görürdüm. Kendi kendime, ona olan fazla sevgimden dolayı onu gördüğümü, bir hayal olduğu nu düşündüm. Fakat Mekke-i mükerremeye vardığımda, tavâf ederken hocamı yanımda gördüm. Hattâ bana selâm verdi. Ben de elini öptüm. Sonra kayboldu. Ben tavâfımı bitirdiğimde, hocam Makâm-ı İbrâhim denilen yerden ayrılıyordu. Bana; "Ey Sâdık Dede! Arafat'ta görüşürüz." deyip tekrar kayboldu. Arafat'ta, hocam Abdülehad Efendi ile birlikte vakfeye durduk. Sonra bana vedâ ederek ayrıldı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Arkadaşlarımı Korumak Için

SelÂmetle Gidip Gel

Sarayda İftar

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

İftiranin Neticesi

Yirmi Saniyede

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek

Gül Yaprağı

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Vehbi Tülek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Vehbi Tülek