Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.805.946

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bidat Sahiplerinin Ibâdeti Kabul Olmaz

Şeyh Nablüsî hazretleri Osmanlı âlimlerinden olup kerâmetler sâhibi velîlerdendir. 1640 (H.1050) senesinde Filistin’de Nablus’ta doğdu. 1731 (H.1143) senesinde Şam'da vefât etti. On iki yaşında yetim kaldı. İlim tahsîline ara vermedi. Fıkıh ve usûl-i fıkıh, meânî, beyân, hadîs, tefsîr ve nahvi zamanın büyük alimlerinden okudu. Bütün bu hocaları, ona icâzet verdiler. Şeyh Ahmed-i Yekdest hazretlerinin halîfesi olan Şeyh Saîd el-Belhî'den Nakşibendiyye yolunu tâlîm eyledi. Evliyâlıkta yüksek derecelere erişti. 1664 senesinde İstanbul'a gelip, bir müddet burada kaldı ve ders okuttu. Sonra yeniden Şam'a gelerek, Sâlihiyye Medresesinde talebe yetiştirdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

86 - Hoşa Giden Tabir

Üçüncü Murâd Hanın yerine geçen Üçüncü Mehmed Han ve ondan sonra tahta çıkan Birinci Ahmed Han da Şeyh Hüdâyi hazretlerine büyük bir saygı ile bağlı idiler.

Bir gün Sultan Birinci Ahmed Han rüyâsında; "Avusturya Kralı ile güreş tuttuğunu, fakat kendisinin arka üstü yere düştüğünü" görmüştü. Zâhiren bakıldığında rüyâ çok korkunç idi. Sabahleyin, derhal huzûra getirilen âlimler ve rüyâ tâbircilerinden hiçbiri bu rüyâyı, Pâdişâhı tatmin edecek şekilde tâbir edemedi. Nihâyet Üsküdar'da bulunan Aziz Mahmûd Hüdâyi'nin, bu rüyâyı tâbir edebileceğini arz ettiler.

Vehbi Tülek

Cephede Bir Bayram Namazi

Vehbi Tülek

Bana Bir Tüfek Verin

Vehbi Tülek

Yarasina Bir Avuç Ot Tikamişti

Vehbi Tülek

Çanakkale savaşlarına katılan bir Fransız Generalinden, memleketine döndüğünde savaş hatıralarını anlatmasını istediler. General söze; "Fransızlar böyle mert bir milletle savaştıkları için daima iftihar edebilirler!.." cümlesiyle başlaması üzerine bir gazetecinin; "Neden iftihar edebilirmişiz?" sorusuna General, dünya savaş ve insanlık tarihine altın harflerle yazılacak bir menkıbeyle cevap verdi:

Mohaç Meydan MuhÂrebesi

Vehbi Tülek

Yavuz Ve Şah İsmail’in Satranç Oyunu

Vehbi Tülek

MercidÂbik Meydan MuhÂrebesi

Vehbi Tülek

Eğri Kalesinde Şehid Olan Evliya

Vehbi Tülek

Varna Meydan Savaşi

Vehbi Tülek

MÂzeret Ortada

Vehbi Tülek

Bizler AsÂkir-i OsmÂni’yiz

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Söz Dinlemenin Mükafatını Gördü!

Büyük mutasavvıf Ahmed bin Hadraveyh hazretleri fakirlere, gariblere acır, onları himâye ederdi. Buyurdu ki: "Yoksullara hizmet eden, şu üç şeyle mükâfatlandırılır: Tevâzu, edep güzelliği, cömertlik."
Bir kimse Ahmed bin Hadraveyh hazretlerine gelip; "Fakir ve bitkin bir kimseyim, sıkıntıdan kurtulmam için bana bir yol gösterir misiniz?" dedi. Onun bu arzusu üzerine; "Git bütün mesleklerin ve yapılan işlerin isimlerini ayrı ayrı yaz. Bir torbaya doldur bana getir" dedi...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Üstü Başı Fena Kokan Câmilere Gitmemeli

Vehbi Tülek

Mehmed Esad Efendi 165. Osmanlı Şeyhülislâmıdır. 1263 (m. 1847)'de İstanbul Şehzadebaşı'nda doğdu. Medrese tahsilinden sonra müderris, İ'lâmât-ı Şer'iyye mümeyyizi, Meclis-i Tetkikât-ı Şer'iyye reisi oldu, nihayet Şeyhülislâmlık makamına getirildi. 1336 (m.1918)'de vefat etti. Bazı fetvaları şöyledir:

Vanî Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

Seydîzâde Abdurrahmân Efendi

Vehbi Tülek

Seydizâde Abdurrahmân Efendi Osmanlı âlimlerinden olup Amasya'da doğdu. 983 (m. 1575)'de İstanbul'da vefât etti. Bursa'da, Ankara'da, Akşehir'de, İznik'te Edirne'de medreslerde müderrislik ve Haleb, Bursa ve Mekke'de kadılık yaptıktan sonra Rumeli kadıaskerliğine tayin edildi. 983 (m. 1575)'de İstanbul'da vefât etti. Hidâye adlı meşhûr fıkıh kitabının baş kısmına, "Tergib-ül-edib" adıyla bir haşiye yazdı. Bu eserinde buyurdu ki:

Hesap Vereceğini Düşünen Az Konuşur

Vehbi Tülek

Hîle Ile Rızık Artmaz Ve Malın Bereketi Gider

Vehbi Tülek

Namazın Farz Olduğuna Inanmak Îmânın Şartıdır

Vehbi Tülek

Hadîs Ve Fıkıh âlimi Bekkâr Bin Kuteybe

Vehbi Tülek

İstişâre, Sana Rahatlık Başkasına Yorgunluktur

Vehbi Tülek

Molla Câmî Ve Bir Arabî...

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
SelÂmetle Gidip Gel

SelÂmetle Gidip Gel

Abdülehad Efendi bir gün, talebelerinden birisinin bir iş için Üsküdar'a gidip gelmesini istedi. Fakat o gün çok fırtınalı idi. Kayık hiç işlemiyordu. Bu yüzden talebelerden kimse, ben gidip gelirim, diyemedi. Nihâyet içlerinden biri, Abdülehad Efendinin emrini yerine getirmek için kendisinin Üsküdar'a gidip geleceğini söyledi. O zaman Abdülehad Efendi o talebesine; "Selâmetle gidip gel." diye duâ etti. O talebe Eminönü'ne geldiğinde, yüz kadar kayıkçıdan ancak birini Üsküdar'a gidip gelmeye iknâ edebildi. Kayıklarından birisini denize indirdiler. Bir ok atımı gitmeden, fırtına dindi, deniz sâkinleşti, rüzgâr uygun bir yöne doğru esmeye başladı. Yelken açıp, Üsküdar'a kısa zamanda gidip geldiler. Dönüşte talebe durumu Abdülehad Efendiye bütün tafsilâtıyla anlattı. Abdülehad Efendi talebesine çok duâ etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Alabilirsen Al

Vehbi Tülek

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Karşılık Beklemiyorum

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Yeterki Kalbi Kirilmasin

A'meş Ve Hanımı

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

Firkateyne Bininiz

Vehbi Tülek

Kabahat Kilincin Midir?

Vehbi Tülek

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Vehbi Tülek

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Vehbi Tülek