Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.932.372

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İlim Sâhiplerinin Kıymeti Allah Katında Yüksektir!

Ziyâüddîn Ahıskavî Efendi Osmanlı âlim ve velîlerinden olup 1733 (H. 1146) senesinde şimdi Gürcistan'da olan Ahıska’da dünyâya geldi. Babasının vefâtından sonra Kars'a, Erzurum'a, sonra Diyarbakır'a gitti. Oradaki âlimlerden, çeşitli ilimlerini okuyup icâzet aldı. Sonra Mısır'a giden Ziyâüddîn Efendi tahsîlini tamamladıktan sonra, İstanbul'a geldi. Bir taraftan ilim öğretmeye, bir taraftan da kıymetli ve faydalı eserler telif etmeye başladı. 1813 (H. 1228) senesinde Üsküdar'da vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Bizim Silah Fabrikamiz Yok

İstanbul'daki Ermeni patırtısından sonra Sultan II. Abdülhamid'i ziyarete gelen Avrupa devletlerinin elçileri, azametli tavırlarla Sultanı adeta sorguya çekmeye kalkışmışlardı. Elçiler le görüşmek için yemekten kalkan II. Abdülhamid Han, Ermeni meselesinin konuşulmak isten diğini görünce elçileri sarayın salonlarından birine götürdü. Burada yığınlarla duran, hepsi Ermeni komitacılarından toplanmış silah ve cephaneyi gösterdi ve tercümana talimat verdi:-Bu efendilere söyleyiniz ki, Rusya tebeası Ermeniler, tebea-yı şahanem olan Müslüman lara bu silahlarla tecavüz etmişlerdir. Bunların fabrikası memalik-i şahanemizde yoktur.Sonra sefirleri ikinci bir odaya götüren padişah, burada istif edilmiş bir yığın sopayı gösterdi ve:-Kendilerine şunu da anlatınız ki, tebeam da bu sopalarla kendilerini müdafaa etmişlerdir. Bu değnekler bizim ormanlarımızdan tedarik edilmiştir.

Vehbi Tülek

Filan Gün Saltanat Tahtina Oturacaktir

Vehbi Tülek

Ne Dediler

Vehbi Tülek

Önce Küfrettiler Sonra Alkişladilar

Vehbi Tülek

II. Abdülhamid'e önceden muhalefet ve hatta hakaret eden Rıza Tevfik Bölükbaşı gibi çok önemli simalar, sonradan hatasını anlayıp Pişmanlıklarını ifade eden şiirler yazmışlardır. Işte Rıza Tevfik Bölükbaşı'nın, " Sultan Hamid'in Ruhaniyetinden Istimdat" isimli 15 kıtalık şiirinin beş kıtası:

Mahkemeye Hazirim

Vehbi Tülek

106 - Sultan I. Mahmud'un Duasi

Vehbi Tülek

Bosna Fatihi Mahmûd Paşa

Vehbi Tülek

Kanuni’nin Vefati Ve Celalzade

Vehbi Tülek

Kiymeti Takdîr

Vehbi Tülek

Kanunî Sultan Süleyman’in BÂlî Beye Mektubu

Vehbi Tülek

Şehzade Iii. Selim’in Kur’ani Kerim Hatmi İçin Tertib Edilen Merasim

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Eshâbıma Dil Uzatmakta Allahü Tealadan Korkunuz

Yahyâ bin Ahmed Fâsî hazretleri hadis âlimidir. Fas’ta Fes şehrinde doğdu. Memleketindeki büyük âlimlerden hadis ve fıkıh başta olmak üzere çeşitli ilimler tahsil etti. İbn-i Abbâd Rundî’nin sohbetlerinde kemale geldi. 805 (m. 1402)’de Fas’ta vefat etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Doğru Sözlü Ve Ihlaslı Olanların Rızkı Artar!

Vehbi Tülek

Ferec bin Abdullah hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Milâdi on dördüncü yüzyıl başlarında Yemen'in Cünd şehrinde vefât etti. Evliyânın büyüklerinden Şeyh Îsâ el-Hattâr hazretlerinin terbiyesinde yetişti. Güzel hâlleri ve kerâmetleri görüldü. Hocasının vefâtından sonra El-Cünd şehrine yerleşip vefâtına kadar burada kaldı. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Endülüslü Velî: Bekâ Bin Mahled

Vehbi Tülek

senin Azîz Kıldığın Horluk Görmez

Vehbi Tülek

Ahmed Feyzi Efendi, son devir Osmanlı din âlimlerindendir. 1839 (H.1255) senesinde Çorum'da doğdu. Asil ve âlim bir âileye mensûb olan Ahmed Feyzi Efendi, memleketindeki çeşitli âlimlerden okuyarak tahsilini tamamladı. İskilipli Arapzâde Mehmed Emin Efendiden icâzet aldı...

Ebû Ali Rodbârî

Vehbi Tülek

Ebû Sa’d Mübârek Muharrimî

Vehbi Tülek

Medîne'nin Her Tarafını Aydınlatan Kıvılcım

Vehbi Tülek

En Hayırlı Arkadaş Güzel Ahlaktır

Vehbi Tülek

İlim Öğrenmek, Kalbi Îmar Etmekle Olur

Vehbi Tülek

Ahmed Şemseddîn Marmaravî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

O Kullarına Çok Merhametlidir

Allah Nasil Misafir Edilir?

Salavat-ı Şerifin Bereketi

A'meş Ve Hanımı

Tüccarin Rüyasi

Hakikati Görmek

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Vehbi Tülek

Delik Kova

Vehbi Tülek

Latif Bir Şikayet

Vehbi Tülek

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Vehbi Tülek