Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.693.326

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Talebe, Maksaddan Uzaklaştıran Şeylerden Uzak Durmalıdır

Muhammed bin Ahmed el-Mukrî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Ahmed bin Hanbel'in oğlu Abdullah'ın talebesidir. Evliyânın meşhurlarından Cüneyd-i Bağdâdî'yi görmüştür. 976 (H.366) senesinde Nişâbûr'da vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Sen Kandiye Fatihi Olarak İstanbul’a Döneceksin

Girit harpleri iki seneden fazla bir zamandır devam ediyor. Ordunun başında, ciğerlerin den rahatsız Fazıl Ahmet Paşa var. Tecrübesiz, ama yılmak bilmeyen bir azim sahibi... Kandiye kalesini iki sene üç ay yirmi gün yaz demeden kış demeden kuşattı. Kışın sabahtan akşama kadar diz kapağına kadar çamur içinde asker arasında dolaşır, onların sırtlarını okşar, maneviyatlarını yükseltirdi. Akşam olunca yorgun argın çadırına döndüğün de bütün yorgun luğunu dindiren ihtiyar biriyle karşılaşırdı. Bu, ciğerparesinin rahatsızlığını bilen ana yüreğinin verdiği merhametle yaralarına merhem olmak için gelen ihtiyar anacığından başkası değildi. Gün görmüş, kahır çekmiş, saçları ağarmış Saliha hanım, hep oğlu ile beraberdi. Fazıl Ahmet Paşa, her akşam anacığının dizlerine kapanıp ağlar; "Ah anacığım! Bugün de kale teslim olmadı" derdi. Saliha hanım yiğit oğlunun omzunu okşar; "Bugün olmazsa inşaallah yarın olacak. Sen Kandiye fatihi olarak İstanbul'a döneceksin, ben de fatihin anası olarak hacca gidip, sevgili Peygamberimizin toprağına yüz süreceğim" derdi. Nihayet o gün geldi. 5 Eylül 1669'da Kandiye teslim oldu. Bu muhasarada Osmanlı ordusu, 56 yer üstünden, 45 yer altından hücum yapmış, 3500 kadar lağım patlatmıştı. Şehid sayısı ise 30.000'i bulmuştu.

Vehbi Tülek

58 - Sultan Murad'in Hayreti

Vehbi Tülek

22 - Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

5 - Doğan Bey Ve Yildirim Bayezid

Vehbi Tülek

Birinci Kosova savaşı ile büyük bir hezimete uğrayan haçlılar, bunun acısını çıkarmak için yedi yıl boyunca uğraşarak büyük bir ordu daha kurdular ve 1396 yılı yaz aylarında Macaristan'dan yola çıkan kalabalık haçlı ordusu 9 Eylül günü Tuna boyunda ki Niğbolu kalesi önlerine geldi. Sayıları öyle çoktu ki, ordugâhlarında, "Gök yıkılsa mızraklarımızla tutarız" sözleri işitiliyordu. Fransız, İngiliz, İskoç, Alman, Avusturya, Venedik, Ulah gibi Avrupa'nın en kuvvetli devletlerinin asilzadeleri kumandasındaki bu son derece kalabalık ordu, bu sefer Osmanlıları mağlup edip, kesin olarak Balkanlardan atacaklarından gayet emin görünüyorlardı. Niğbolu kalesi kumandanı Doğan Bey, yanındaki üç bin askerle, ikiyüz bin kişilik orduya karşı nasıl başedeceğini düşünüyor ve çareler arıyordu. Bu sırada Fransız birliklerinin kumandanı Mareşal Busiko kaleye bir elçi göndererek teslim olmalarını istedi ve,

Kenan Bey

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman Ve Pir Ali Hazretleri

Vehbi Tülek

Hafiz Mehmed’in Oğlu

Vehbi Tülek

Iii. Mustafa Han’in Polonya’ya Yardimi

Vehbi Tülek

Türk Adaleti

Vehbi Tülek

Kibris Halkina Sultan Selim’in Fermani

Vehbi Tülek

15 - Akdeniz'de Türk Korsanlari

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Câhil Ve Ahmak Kimseler Kadere Inanmadılar

Hidâyetullah Erbili hazretleri Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdi hazretlerinin halifelerindendir. On dokuzuncu asırda Irak'ta Erbil'de doğdu. Önceleri ümmi idi. Sonra Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdi hazretlerinin huzûruna vardı ve bir daha yanından ayrılmadı. Devamlı şeyhin hizmetinde bulunup tasavvuf yolunda ilerledi. Bağdât'ta vefat etti. Bir sohbetinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hâlid Bin Saîd (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Hâlid bin Said bin Âs hazretleri, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) Efendimizin Eshâbı içinde İslâmiyyeti ilk olarak kabul edenlerdendir. Müslüman olduktan sonra, babasından çok eziyet gördü. Habeşistan'a hicret edip, Hayber Kalesinin fethine kadar orada kaldı. Medine'ye döndükten sonra Resûlullah Efendimizin mektûblarını yazdı...

seneler Beni Eskitti!..

Vehbi Tülek

Abdüllah Bitûşî

Vehbi Tülek

Abdüllah Bitûşi hazretleri, Şâfi'i âlimlerindendir. 1796 (h.1211) senesinde Basra'da vefât etti. (Hadikatüs-serâir) kitâbı meşhûrdur.

Bu mübarek zat, vefatından kısa bir zaman evvel buyurdu ki:

En Değerli Amel Kabul Olunandır

Vehbi Tülek

Şeytana Yoldaş Olan Kimseler

Vehbi Tülek

Ümmî Velî Seyyid Alî

Vehbi Tülek

Peygamberimize Tâbi Olmak Farzdır, Lâzımdır

Vehbi Tülek

hayâ Edilmeyen Işte Hayır Yoktur

Vehbi Tülek

Şihâbüddîn Zübeydî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Korkma!

Korkma!

Sinop'ta medfûn bulunan ve Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi'nin talebesi olan Mahmûd Kefevi hocasının şu kerâmetini anlattı:"Gemiye binip İstanbul'a gitmek üzere yola çıktık. Ben o zaman gençtim ve bu benim ilk yolculuğumdu. Hoş bir rüzgârla dört gün gittik. Sonra şiddetli bir rüzgârla deniz kabardı. Dalgalar her taraftan vurmaya başladı. Gemide bulunanlar korku, dehşet ve ümitsizlik içinde bâzı mal ve eşyâlarını denize attılar. Bu ızdırap ve sıkıntı bana da ümitsizlik vermeye başladı. Hocam Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi, geminin alt katında sâkin ve telaşsız bir halde oturuyor du. Dalgaların şiddetli vuruşları gemide bulunanların ve benim korkumu iyice arttırdı. Hocam bana bakıp; "Korkma! Allahü teâlâ bizi kurtaracak ve biz Erikli Kasabasının doğu tarafındaki Hacı Baba Dergâhında kuşluk vakti oturup süt içeceğiz ve incir yiyeceğiz." buyurdu. Gemici lerin hesâbına göre seksen mil yolumuz kalmıştı. Ebû Bekr Kefevi hazretleri sükûn ve vekar içinde tatlı ve güzel sesiyle Kehf sûresini okumaya başladı. Biz rahatladık ve korkumuz kalma dı. Halbuki dalgaların vuruşları hâlâ devâm ediyordu. Nihâyet Allahü teâlâ bizi, hocam Ebû Bekr Kefevi hazretlerinin duâsı bereketiyle kurtardı. Gecenin sabahında Erikli sâhiline çıkıp doğruca Hacı Baba Dergâhına ziyârete gitti. Biz de onu tâkib ettik. Hep birlikte oturduk. Hocamız Kur'ân-ı kerim okuyor biz de dinliyorduk. O sırada dergâhın çevresinden bir kadın iki elinde birer çanak ile çıkageldi. Kapları önümüze bıraktı. Biri süt, diğeri incirle doluydu. Şeyh Ebû Bekr Kefevi tebessüm ederek bize baktı ve; "Bismillah ile yiyiniz!" buyurdu. Biz besmele ile yedik. Hocamın bu kerâmetine şâhid olduğumuz zaman, 1542 (H.949) senesiydi."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Korkma!

Vehbi Tülek

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Allah Diyen Genç

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Helvaci Çocuk

A'meş Ve Hanımı

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek

Bizi Hatirlayin!

Vehbi Tülek

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Vehbi Tülek