Bir Kimseden Cefa Görürsen Tövbe Et!
Dahmel bin Abdullah hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Yemen'in Sahban beldesinde doğdu. Zamânın âlimlerinden ilim öğrenerek yetişti. Talebe yetiştirmek için icâzet aldı. 1203 (H.600) senesinde vefât etti.
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.604.122
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Dahmel bin Abdullah hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Yemen'in Sahban beldesinde doğdu. Zamânın âlimlerinden ilim öğrenerek yetişti. Talebe yetiştirmek için icâzet aldı. 1203 (H.600) senesinde vefât etti.
12 Şubat 1821..Ilık bir kış sabahı güney Yunanistan'da Rumlar, idaresi altında yaşadıkları Osmanlı Hükûmetine tekrar isyan ettiler. Başlarında piskoposları vardı. Müslüman-Türklerin çoğunlukta olduğu Patras kalesini kuşattılar. İsyan ateşi kısa zamanda bütün Mora'ya yayıldı. Medeni (!) Avrupa'nın yolladığı silah ve cepaneler ortaya döküldü. O gün ve ertesi günlerde Müslüman aileler toptan katledildi. Şehidlerin gömülmesine dahi müsaade edilmedi. Yeni doğan bebekler dahi bu katliamdan kurtulamadıYunanistan'a 400 yıl önce gelen Müslüman-Türk aileleri, asırlarca Rumları himaye etmişlerdi. Fakat bu büyüklüğün karşılığını canlarını vererek ödediler.
Sultan Abdülaziz'in Sadrazamlıklarını yapmış olan ünlü devlet adamları Âli Paşa ile Fuad Paşa iyi arkadaştılar. Fuad Paşa, bir sohbette, bir soru üzerine Âli Paşa ile aralarındaki farkı şöyle anlatmıştı:
"Âli Paşa ile ben muhallebiciye benzeriz. O, nefis muhallebi yapar, fakat satmasını bilemez. Ben yapmasını bilmem, lakin satmasını bilirim. O, muhallebi satmak için sokağa çıkıp da korkunç seda ve eda ile "muhallebi" deyince çocuklar korkup kaçarlar. Ben tablayı başıma koyup çacukların hoşuna gidecek bir ses tonuyla "küçük beylerim, küçük hanımlarım, güzel muhallebim, kazandibim var" diye mahalle aralarında dolaşmağa başlayınca çocuklar oyuncakçı geçiyormuş gibi hemen etrafıma dizilirler. Kadınlar pencerelerden seslenip, tablanın üstün de ne varsa alırlar.
Abdullah bin Yezid el-Mukri hazretleri Tebe-i tabiinin büyüklerinden olup hadis ve kırâat âlimlerindendir. Basra'da doğdu. Tabiinin büyüklerinden ders aldı. Basra ve Mekke'de yetmiş seneden fazla Kur'ân-ı kerim okuttu. Yüzon yaşında iken 213 (m. 828) yılında Mekke'de vefât etti. Rivâyet ettiği hadis-i şeriflerden bazıları şunlardır:
Abdurrahmân bin Muhammed hazretleri fıkıh, lügat, tefsir ve nahiv âlimidir. 555 (m. 1160)'da Mısır'da doğdu. 643 (m. 1246)'da Kâhire'de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:
Şerifzâde Seyyid Mehmed Efendi Yetmişdokuzuncu Osmanlı şeyhülislâmıdır. 1115 (m. 1703)'de İstanbul'da doğdu. 1193 (m. 1779)'da vefât etti. Yeni evlenen gençlere şöyle nasihat etti:
Hicretin altıncı senesinde Hz. Zeyd bin Hârise, Eshâbdan bâzılarının ticaret mallarını Şam'a götürüp satmak üzere yola çıkmıştı. Ticaret malları ile Vâdilkurâ'ya yaklaştıkları sırada, Fezâre bin Bedir kabilesinden birtakım adamlar, onların önlerini kestiler. Zeyd'i ve arkadaşlarını kılıçtan geçirdiler. Onların öldürüldüklerine kanaat getirerek, yanlarındaki bütün ticaret mallarını gasp ettiler.