Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.676.111

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Ey Halîlullah! Büyük Bir Kıtlık Var, Duâ Buyurun

Ebû Abdullah el-Kureşî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 1150 (H.544) senesinde Endülüs'te doğdu. 1202 (H.599) senesinde Kudüs'te vefât etti. Memleketinin âlimlerinden aklî ve naklî ilimleri tahsîl etti. Büyük velî Ebû Yezid el-Kurtubî'den feyiz aldı ve uzun müddet hizmet ve sohbetinde bulundu...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Herşey Aslina Çeker

Bir padişah Hızır (aleyhisselam)'ı görmek istiyordu. Bir gün bunun için tellallar çağırttı:"Kim bana Hızır'ı gösterirse onu armağanlara boğacağım" dedi. Birçok oğlu uşağı olan fakir bir adam bu işe talip oldu. Karısına dedi ki: "Hanım ben padişaha Hızır'ı bulacağımı söyleyip ondan kırk gün müsade alacağım. Bu kırk gün için padişahtan size ömrünüz boyunca yetecek yiyecek, içecek ve para alırım. Kırk günün sonunda Hızır'ı bulamayacağım için benim kelle gider, ama siz rahat olursunuz" Adamın karısı kanaatkar biriydi:"Efendi biz nasıl olsa alıştık böyle kıt kanaat geçinmeye. Bundan sonra da idare ederiz. Vazgeç bu tehlikeli işten" dedi. Ama adam kafaya koymuştu. Padişaha gidip Hızır'ı bulacağını söyledi. Bunun için kırk gün izin istedi.

Vehbi Tülek

Rodos’un Fethi

Vehbi Tülek

Borcun VÂdesi

Vehbi Tülek

Acele Tövbe Et

Vehbi Tülek

Sarayda vazifeli Mehmed Ağa anlattı: "Sarayda, Enderûndan yetişmiş bir ağa, Üsküdar'daki konağında oturuyordu. Ben de önceleri onun konağında vazifeliydim. O günlerde, Doğancılar'da Nasûhi Efendinin vefât ettiği duyuldu. Cenâze namazı kılınmak üzere câmiye götürülüyordu. Talebeleri mübârek tabutu omuzlarına almışlar, gözyaşları arasında ağanın evi önünden geçerken, ağa, kalabalığı görmeyeyim diye pencerelerin perdelerini kapattı. Çünkü Nasûhi hazretlerinin büyüklüğüne inanmazdı. Ağa, o gece rüyâsında büyük bir kalabalığın Pâdişâh Sultan Ahmed Hanı beklediğini gördü. Halk, yolun kenarlarına dizilmişlerdi. Öyle ki, çarşının aşağı başından Ahmediye Câmiine kadar yollar doluydu. Herkes heyecanla bekleşiyordu. Bâzılarına niçin beklediklerini sorduğunda, onlar;

61 - Damat İbrahim Paşa'nin Kanuni'ye Cevabi

Vehbi Tülek

İlyas Reis

Vehbi Tülek

17 - Korkma!

Vehbi Tülek

İki Cihanda Yüzün Ak Olsun

Vehbi Tülek

Hasan Can’in Tabiri

Vehbi Tülek

Küçük Bir Çamur Denizi Sulandirmaz

Vehbi Tülek

Selim Dahi Evliyanin Dişinda Değildir

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Yaratılmışların En Üstünü Hürmetine

Lütfullah Zafiri hazretleri fıkıh ve nahiv âlimidir. Yemen'in Zafir beldesinde doğdu. 1035 (m. 1625) senesinde Zafir'de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kalbin Hastalıktan Kurtulması Için

Vehbi Tülek

Müstekimzâde Süleymân Sâdeddîn Efendi Osmanlı âlim ve velîlerindendir. 1719 (H.1131) senesinde İstanbul'da doğdu. Zamânın ileri gelen müderrislerinden ilim öğrenip icâzet aldı. İstanbul'daki büyük velîlerden Mehmed Emin Tokâdî hazretlerini tanımak ve ona talebe olmakla şereflendi. Mehmed Emin Tokâdî, Ahmed-i Yekdest hazretlerinin, o da Muhammed Ma'sûm-i Fârûkî hazretlerinin halîfesiydi. Hocasının emriyle İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin Mektûbât'ını Türkçeye tercüme etti. 1787 (H.1202) senesinde vefât etti...

Nigâr Hanım

Vehbi Tülek

Ölen Kimsenin Ruhu Başkasına Geçmez

Vehbi Tülek

Ebü'l-Kâsım Lâlekâi hazretleri hadis hafızı ve kelâm âlimidir. İran'da Taberistan'da doğdu. İlim tahsili için Bağdat'a gitti. Burada zamanın büyük âlimlerinden hadis ve kelam öğrendi, sonra memleketine dönüp talebe yetiştirdi. 418'de (m. 1027) Dinever'de vefat etti. "Şerhu uşûli itikâdi Ehli's-sünne ve'l-cemâ'a" isimli eserinde şöyle buyuruyor:

İslam Dini Geçmiş Dinlerin Süzülmüş Kaymağı Gibidir

Vehbi Tülek

Rükneddin Kirmânî

Vehbi Tülek

Taşköprüzâde Ahmed Efendi

Vehbi Tülek

Herkesin Huyu Değişebilir

Vehbi Tülek

Ahmed Bin Hanbel

Vehbi Tülek

Âlimlerden Sorup Öğreniniz

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Kul Hakkı

Kul Hakkı

Bâyezid-i Bistâmi yağmurlu bir havada Cumâ namazına gitmek için evinden çıktı. Sağnak hâlde yağan yağmur, yolu çamur hâline getirmişti. Yağmur bitinceye kadar bir evin ihâta duvarına dayandı. Çamurlu ayakkabılarını duvarın taşlarına sürerek temizledi. Yağmur yavaşlayınca câmiye doğru yürüdü. Bu sırada aklına bir mecûsinin duvarını kirlettiği geldi ve üzülerek;

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Vehbi Tülek

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Gül Yaprağı

İmanı Ona Kafidir

Bunlar Şarapti

Yirmi Saniyede

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Vehbi Tülek