Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.614.289

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Meczup Bir Derviş Uzun Dâvûd Efendi

Uzun Dâvûd Efendi Osmanlılar zamânında Mudurnu'da yetişen evliyadandır. Bolu-Mudurnu'da doğdu. 1507 (H. 913) senesinde orada vefât etti. Halvetî şeyhlerinden Seyyid Yahyâ-i Şirvânî'nin yüksek talebelerinden Şeyh Habîb'in sohbetlerine devâm edip, tasavvufun yüksek mârifetlerine kavuştu. Meczup bir zât idi. Allahü teâlânın sevgisinden kendinden geçmiş hâldeydi. Çok kerametleri görüldü.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Osmanlilarin Rumeli’ye Geçmeleri

Bizans'taki saltanat mücâdelesinde taht iddiâcıları Orhan Gâzinin desteğini sağlamak istediler. Altıncı Yuannis Kantakuzen, kızı Teodora'yı Orhan Gâziye verdi. Orhan Gâzi, 5000 Osmanlı askerini Avrupa kıtasına geçirip Kantakuzen'e yardımcı gönderdi. Yardım için Trakya'ya geçen Osmanlı askeri, bölgede keşif yaparak çevreyi tanıdı. Orhan Gâzinin desteğiyle Bizans tahtına sâhip olan Altıncı Yuannis Kantakuzen, 1347'de dâmâdını Üsküdar'a dâvet ederek görüştü. Orhan Gâzi Üsküdar'da üç gün misâfir kaldı. Kantakuzen, Bizans tahtındaki yerini sağlamlaştırınca Papa'yla gizli irtibat kurdu ve Akdeniz, Ege, İstanbul ve Karadeniz'de koloni rekâbetindeki Venediklileri destekledi. Buna karşılık Orhan Gâzi de Cenevizlilere yardım etti. Ayrıca 1352'de Üsküdar ve Kadıköy ile Marmara adalarını fethettirdi. Kantakuzen aleyhine Bulgarlar ve Sırplar batıdan harekete geçince Osmanlılara karşı Papalık ile ittifak içinde olmasına rağmen, Orhan Gâziden yardım istedi. Orhan Gâzi, Bizanslılardan Gelibolu Yarımadasındaki kalelerden birinin verileceğine âit söz alınca oğlu Vezir Süleymân Paşa kumandasında on bin kişilik bir Osmanlı kuvveti gönderdi. Kantakuzen, Osmanlı askerinin yardımıyla Dimetoka'da Bulgar ve Sırplara karşı başarılı muhârebeler yaptı.

Vehbi Tülek

Meyyitezade

Vehbi Tülek

Acele Tövbe Et

Vehbi Tülek

Çocuk Eğitimine DÂir Ferman

Vehbi Tülek

Dinimiz, bülûğa ermeden önce çocuklara dini ve dünyevi bilgilerin verilmesini emretmektedir. Ecdadımız buna çok dikkat ederdi. Bunun en güzel örneğini, Sultan II. Mahmud Hân'ın, ülkenin her tarafına gönderdiği bir ferman teşkil eder. Bu fermanda şöyle deniyor: "Dini vecibeleri öğretmek ve seçeceği mesleğin bilgilerine sahip kılmak babaların çocuklarına karşı ilk vazifesidir. Ne yazık ki, bir zamandan beri birçok ana ve baba bunu unutarak, çocuklarını daha beş-altı yaşında kazanç hırsı ile sanat sahiplerinin yanına çırak olarak veriyorlar veya başıboş bırakıyorlar. Çocukluk çağında câhil kalanlar ise, bülûğ çağlarında hem kendileri için, hem de memleket için dert oluyorlar. Bu, iki dünyada cezâyı gerektiren bir ihmaldir. Sizlere emrediyorum ki, bu ferman elinize değdiği anda, bölgenizde 6 yaşını bitirmiş ne kadar çocuk varsa bunları tesbit ediniz! Mevcut mahalle mektepleri yetmiyorsa bina ve hoca bularak mektepsiz çocuk bırakmayınız! Mektep çağında olduğu hâlde bu çocukları yanlarına alıp çalıştıranların şiddetle cezalandırılacaklarını ilân ediniz! Anasız ve babasız olanlarla, okumaya gücü yetmeyenlerin tahsilini devletin temin edeceğini ilân ediniz!.." Bu ferman, 1854'de Sultan Abdülmecid Hân ve 1873'de Sultan Abdülaziz Hân tarafından da tekrarlanmıştır

CÂmide Nargile

Vehbi Tülek

23 - Budin Müdafaasi

Vehbi Tülek

Rodos’un Fethi

Vehbi Tülek

Sultanzade Gazi Hüsrev Bey’in Türbesi

Vehbi Tülek

57 - Orhan Gazi Ve Alaeddin Esved Hazretleri

Vehbi Tülek

Ferid Paşa Ve Haci Abdullah Efendi

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Koca Efendi

Osmanlı Devleti'nin ilk devirlerindeki kadıaskeri ve kadılarından olan ve uzun bir ömür sürdüğü için "Koca Efendi" lakabı verilen Kâdı Mahmûd Efendi, Eskişehir'de doğdu. Zamanının en önde gelen âlimlerinden oldu. Orhan Gazi onun nâmını duydu, Bursa'ya davet etti ve kırk yıl civârında kadılık ve kadıaskerlik yaptıktan sonra vefât etti. Torunu, Kâdızâde-i Rûmi diye meşhûrdur. Koca Efendi, vefatından kısa bir zaman evvel bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kâmil Bir Mümin Olmak Için

Vehbi Tülek

Abdullah bin Muhammed Matlubi hazretleri hadis ve fıkıh âlimidir. İbn-i Şireveyh diye meşhur olmuştur. 305 (m. 917)'de İran'daki Nişâbûr şehrinde vefât etti. Naklettği hadis-i şeriflerden bazıları:

bana Mühlet Ver Ki Bu Malı Dağıtayım!

Vehbi Tülek

Endülüs’ten Kudüs’e... Ebû Abdullah El-kureşî

Vehbi Tülek

Ebû Abdullah el-Kureşi hazretleri, 1150 (H.544) senesinde Endülüs'te doğdu. 1202 (H.599) senesinde Kudüs'te vefât etti. Bu mübarek zat cüzzam hastası olduğu gibi, vefâtına yakın gözleri de görmez olmuştu. Ancak, hikmet-i Hüdâ, hanımının yanına girince cüzzam hastalığından kurtulduğu gibi, gözleri de açılıyordu...
? Afiyet ve hastalık elbisesi!..
Bir gün gözleri açılmış, vücûdu cüzzam hastalığından kurtulmuş bir hâlde, gümüş gibi bembeyaz bir tenle dostlarının yanına girdi. Onlar Abdullah el-Kureşi'nin bu hâline çok şaşırdılar. Sonra; "Bu hâl ne?" diye sormaktan kendilerini alamadılar. Bunun üzerine Abdullah el-Kureşi;
-Allahü teâlâ bana önce âfiyet, sonra da, beni imtihân için, hastalık elbisesini giydirdi. Şimdi ise gördüğünüz gibi, yine âfiyet elbisesini giymiş bulunuyorum, diye izâh etti.

Şeyhülislâm Mustafa Bolevî

Vehbi Tülek

Müslümânlar, İmâm-ı Azam’ın Ev Halkı Gibidir

Vehbi Tülek

Ubeydullah Serahsî

Vehbi Tülek

Ebü'l Hüseyin Haddâd Hirevî

Vehbi Tülek

basra Güneşi Mâlik Bin Dînâr

Vehbi Tülek

O, Kusurlarımı Söylüyor Diğerleri Ise Beni Övüyor

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Kınalızâde Ali Çelebi şöyle anlatmıştır: Bursa'dan İstanbul'a gitmeye niyetlenmiştim. Gitmeden önce bir gece akrabâ ve bâzı arkadaşlarımla, müderris ve medrese mensupları ile sohbet ettik. Söz şeyhlerden açıldı. Bu arada hayatta olanlardan Şeyh Burhâneddin Efendiden de söz edildi. Ben onun hakkında bâzı uygunsuz sözler söyledim. Ertesi gün Mudanya'dan gemiye binip yola çıktım. Rüzgâr ters yönden esiyordu. Bozburun denilen yere geldiğimizde bindiğimiz gemi batma derecesine geldi. Artık gemide bulunan herkes geminin batmakta olduğuna kanâat getirdi. Ben de geminin kaptan odasında oturup, hayâtımdan ümidimi kesmiş ve şaşkın bir halde ölümü bekliyordum.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Vehbi Tülek

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek

Allah’a Firar Et

O Kullarına Çok Merhametlidir

Bunlar Şarapti

Kabahat Kilincin Midir?

Helvaci Çocuk

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Abayi Yakmak

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Vehbi Tülek

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Vehbi Tülek

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Vehbi Tülek