Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.318.558

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Dört Düşmana Karşı Kullanılacak Silahlar

Ali Nebtîtî hazretleri büyük velilerdendir. 1495 (H.901) senesinde, Mısır'da vefat etti. Ebü'l-Abbâs Gamrî'nin talebesidir. Ondan ilim ve edep öğrendi. Keşf ve kerametleri görüldü. Hızır aleyhisselâm ile görüşürdü. 

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Hristiyan Tarihçinin Kaleminden “hac”

18. yüzyılda Osmanlı ülkesine gelerek intibalarını yazan Hristiyan tarihçi M. A Ubucini, Müslümanların hac ibadetini araştırdıktan sonra kendi dini ile kıyaslamış. Ubucini, İslam'ın eşitlik anlayışına olan hayranlığını bakın nasıl ifade ediyor:

Vehbi Tülek

Çeşme Faciasi

Vehbi Tülek

Aziziye Müdafaasi

Vehbi Tülek

Dilsiz Dili

Vehbi Tülek

Osmanlı sarayında bizebân da denilen sağır-dilsiz görevliler bulunur, bunlar devlet işlerinin görüşülmesi esnasında hizmet eder, evrak getirip götürürlerdi. Sağır-dilsiz oldukları için devlet sırlarının işitilmesi ve yayılması tehlikesi ortadan kalkardı.Bunların anlaşmak için kendilerine mahsus işâretleri ve el hareketleri vardı ki, buna 'Dilsiz dili' denirdi. Bütün saray halkı bu dili öğrenmişti. Pâdişahın huzûrunda konuşmak ayıp sayıldığı için saraylılar bu dille anlaşırlar, hattâ başka zamanlarda bile bu dille birbirlerine hikâyeler anlatırlardı. Dilsiz dili sarayda neredeyse moda olmuştu. Sağır-dilsiz görevliler Tanzimat'ın ilânından sonra kurulan meclislerde ve Heyet-i Vükelâ denilen bakanlar kurulunda da kullanıldı. Devlet adamları bunlarla anlaşabilmek için dillerini öğrenmek zorundaydılar. Bunlar son derece hassas ve zeki kimselerdi. Hâfızaları çok güçlüydü. Şâhit oldukları tarihi olayları en ince teferruâtına kadar anlatırlar, tarihi şahsiyetleri kendilerine mahsus hareketleriyle karikatürize edebilirlerdi. Sözgelişi, sağ ellerini parmakları açık tuğ gibi başlarına götürdüklerinde pâdişahı, ellerini yumup baş parmağı 'birinci' der gibi dimdik yukarı kaldırdıklarında da sadrâzamı kasdettikleri anlaşılırdı. Günümüzde de bâzı toplantılarda sağır-dilsiz görevliler hizmet etmektedir.

Yildirim Bayezid Ve İhtiyar Kadin

Vehbi Tülek

Artik Göç Vakti Geldi

Vehbi Tülek

17 - Korkma!

Vehbi Tülek

Ferid Paşa Ve Haci Abdullah Efendi

Vehbi Tülek

Sağ Kolumu Kaybettim Ama Sol Kolum Var

Vehbi Tülek

Padişah Az Vermez

Vehbi Tülek

Kanuni Ve Pir Ali Efendi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Kişi, Sevdiği Ile Berâberdir

Bedreddin İbn-i Cemâa hazretleri hadis ve fıkıh âlimidir. 639'da (m. 1241) Suriye'de Hama'da doğdu. Orada babasının müderris olduğu Beşiriyye Medresesi'nde tahsilini tamamladı. Kahire'ye giderek müderrislik ve kadılık yaptı. 733'te (m. 1333) Kahire'de ve­fat etti. Şöyle nakleder:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Namazın Güzelliği Kendisindendir

Vehbi Tülek

Kâdı Adûdüddin Îci hazretleri Şafii mezhebi fıkıh âlimidir. 700 (m. 1300) senesinde İran'daki Şirâz'da Îc kasabasında doğdu. 756 (m. 1355) senesinde vefât etti. Bu mübarek zat, namazın faziletleri hakkında buyurdu ki:

Şuayb Bin Hüseyin

Vehbi Tülek

Namazı Ilk Vaktinde Kılmanın Fazileti

Vehbi Tülek

Osman ibn-i Semmâk el-Bağdâdi hazretleri hadis âlimidir. 260 (m. 873)'de doğdu. Bağdat'ta yaşadı. Devrinin büyük âlimlerinden hadis ve kıraat öğrendi. Dârekutni, Hâkim Nişâpûri gibi âlimler onun talebesi ol­dular. 344'te (m. 955) Bağdat'ta vefat etti. Şu hadis-i şerifleri rivayet eder:

Rabbim, Şükredenlere Karşılığını Verir

Vehbi Tülek

Kâdı Burhâneddîn Ahmed Bey

Vehbi Tülek

İbn-i Kudâme

Vehbi Tülek

Kul Haklarını Ödemeli Ve Herkesle Iyi Geçinmeli

Vehbi Tülek

Talebe, Hocasına Karşı Ukalâlık Etmemelidir

Vehbi Tülek

Bütün Işlerin Evveli Anne Rızası Almaktır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Hacı Hızıroğlu Mehmed Ağa, Üsküdar'ın ileri gelenlerinden ve sipâhilerindendi. Büyük zâtların sohbetlerinde çok bulunurdu. Tarikat âdâbından nasibini almış, edeb sâhibi bir zât idi. Bir gün kötülük ve zulüm yapmak isteyen kimselerin kendisini aradıkları haberini aldı ve dostlarından birisinin evinde saklandı. Gece Allahü teâlâya, kendisini bu belâ ve musibetten muhâfaza buyurması için yalvarırken, çevresinde bulunan veli zâtlardan yardım ve duâ istemek hatırına geldi. Evinin çevresinde oturan velileri bir bir hatırına getirdi. O anda hatırına, bu belâdan, Abdülehad Nûri Efendinin vâsıtasıyla kurtulabileceği düşüncesi geldi. Bunun üzerine bütün kalbiyle Abdülehad Nûri Efendiye yönelip; "Abdülehad Efendi hürmetine beni bu belâdan kurtar." diye Allahü teâlâya yalvardı. O arada uyuya kaldı. Rüyâsında Abdülehad Nûri Efendiyi gördü. Ona; "Mehmed Ağa, korkma! Zorbaların defterinden senin ismin kaybolmuştur. Gönlün hoş olsun. Rahat bir hâlde evinde dostların ile sohbet eyle." dedi. Uyanır uyanmaz Mehmed Ağa, Abdülehad Nûri Efendinin dergâhındaki talebelere yedirmek üzere, Allah için yedi kurban adadı. Bir iki hafta evinde dostları ile sohbette bulundu. Çarşı, pazarda dolaştığı hâlde, kötü bir haber almadı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

O Kullarına Çok Merhametlidir

Vehbi Tülek

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Allah’a Firar Et

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Cennetlik Hanım Isteyen...

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

İftiranin Neticesi

Kadin Akli

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Vehbi Tülek

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Vehbi Tülek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Vehbi Tülek