İnsanın Kemâli, Fâni Olduğunu Anlamasıdır
Tâhir Uryân-ı Hemedânî hazretleri tanınmış velîlerdendir. İran'ın Hemedan şehrinde doğdu. 1010 (H.401) senesinde aynı yerde vefât etti. Çok kerametleri görüldü. Sohbetlerinde buyurdu ki:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.654.716
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Tâhir Uryân-ı Hemedânî hazretleri tanınmış velîlerdendir. İran'ın Hemedan şehrinde doğdu. 1010 (H.401) senesinde aynı yerde vefât etti. Çok kerametleri görüldü. Sohbetlerinde buyurdu ki:
Bir Osmanlı Yeniçeri'si 1683'deki Viyana Kuşatması'nın hemen ardından bir yeniçeri İtalya'ya geçip yerleşir. İl Turco olarak çağrılan Yeniçeri'mizin yerleştiği köyün adı Moena. Şimdi, kendilerini bu Türk'ün torunları olarak bilen köy halkı, o zamanlar Ausburg Dükalığı'na bağlıymış. Târih boyunca birçok kültürün izlerini taşıyor.Avusturya'nın sınır kapısına 165, Roma'ya da 700 kilometre uzaklıktaki Alp'ler üzerindeki Teronda bölgesinde bulunan bu köy, bu şirin dağ kasabası şimdi Moena sporları için modern bir turizm yeri. Bütün geliri turizmden. Yerli turstlerin dışında Avusturya ve Almany'dan gelenler çoğunlukta. Gerçek nüfusu 2600, ancak nüfus kışın 55 bin yazın da 30 bin'e ulaşıyor.
Avusturya ordusu, bir serhad kalesi olan Temeşvar'ı muhasara etmişti. Kaleyi, ihtiyar fakat çok tecrübeli bir asker olan Koca Cafer Paşa' nın elinden almak zordu. Kale 4 sene düşmana karşı koydu. Açlık, yorgun luk kale muhafızlarını bezdirmedi. Halbuki kaleye 4 yıldır bir yerden yardım gelmemişti. Avusturyalılar kaleyi savaş ile alamayacaklarına kanaat getiren düşman kumandanı Koca Cafer Paşa'ya bir mektup gönderdi. Mektupta:
"Zahireniz tükenmiştir, büyük bir Avusturya ordusu da üzerinize doğru geliyor. Kalenize imdad gelme ihtimali da kalmamıştır. Kaleyi teslim ederseniz, yol harçlığı olarak size birkaç bin duka altın verilecek tir." Deniyordu.
Sadeddin Cebâvi hazretleri, "Sadi" tarikatinin reisidir. Şâm'da, Havran ile Kudüs arasında Cebâ kasabasındandır. Üç vâsıta ile Ebû Medyen-i Magribiden feyz almıştır. 700 [m. 1300] senesinde vefât etmiştir. Bu mübarek zat, vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:
Şeyh-i Yemenî hazretleri Yemen evliyâsının büyüklerindendir. Hadramût'un Terîm şehrinde doğdu. Doğum târihi bilinmemektedir. 1627 (H.1037) senesinde Yemen'in Veht köyünde vefât etti. Zamânının büyük âlimlerinden çeşitli ilimleri tahsîl etti. Hindistan'a giderek Ahmedâbâd şehrinde Şeyhülislâm Şeyh bin Abdullah Ayderûs'a talebe oldu. Şeyh bin Abdullah Ayderûs ona icâzet verdi. Yemen'in Veht köyüne yerleşerek talebe yetiştirdi. Sohbetlerinde buyurdu ki:
Fahreddin-i Râzi hazretleri, vefâtına yakın, talebelerinden İbrâhim bin Ebû Bekir İsfehâni'ye şu nasihatta bulundu: Peygamberlerin, meleklerin en büyüklerinin yaptıkları, bildiğim ve bilmediğim, lâyık olduğu hamdler ile Allahü teâlâya hamd ederim. Allahü teâlânın rahmeti, Resûlullah efendimize, diğer Resûller, Nebiler (aleyhimüsselâm), mukarreb melekler ve sâlih kimseler üzerine olsun.
Eshab-ı Kiramdan birinin evine bir yerden bir koyun başı gelmişti. Evde başka yiyecekleri de yoktu. Hanımına onu hazırlamasını söyledi. Pişirdiler, hazırladılar; tam yiyecekleri zaman bir komşu gelip: " Günlerden beri açız. Bize verecek bir şeyiniz yok mu? dedi. Onlar yemeye hazırlandıkları kelleyi verdiler. Kelleyi alan sahabi eve götürdü, sevinç içinde çocukları ile yiyeceği bir sırada başka bir komşu bu sefer onlara gelip: " Günlerden beri açız, bize verecek bir şeyiniz yok mu? dedi