Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.302.555

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bir Erkek, Hanımına Zorla Iş Gördürürse âsilerden Olur!

Seydî Halîfe Osmanlı evliyasındandır. 1533 (H.940) senesinde Amasya'da vefât etti. Küçük yaşta ilim tahsîline başladı. Din ve fen bilgilerinde mütehassıs oldu. Halvetî tarîkatının büyüklerinden Şeyh Habîb-i Karamânî hazretleri Amasya'ya gelince ona bağlandı. Kısa zamanda yüksek derecelere kavuştu. Habîb-i Karamânî hazretlerinin baş halîfesi oldu, hocasının vefâtından sonra onun yerine geçip, insanlara hak ve hakîkati anlattı. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Gemiler Karadan Yürüdü

Fatih Sultan Mehmed Han, İstanbul kuşatmasının uzamasına üzülüyor, zayıf olan Haliç tarafındaki surların yıkılabilmesi için, gemilerin haliçe geçmesini istiyordu. Bizans'ın, Haliç tarafından da tazyiki için limana girişe mani olan zincirin kırılması denenmisşe de başarı sağlanamamıştı. Bunun üzerine ince donanmanın Haliç'e karadan geçirilmesi genç hükümdar tarafından düşünülmüştü. Bizans Rumları arasında da "Gemilerin karadan yüzdürüldüğü görülünceye kadar İstanbul'un zaptının kimseye müyesser olmayacağı" hususunda bir inanç ve anlayış bulunduğundan, kuşatılanların bütün ümitlerini kırmak için bu işe teşebbüs edilmiştir. O sırada, Galata, Cenevizlilerin elinde bulunup ayrı bir kalesi vardı. Bura sakinleri, Türklerle dost olmakla beraber geceleri de Bizanslı lara yardım etmekteydiler. Haliç'e denizden girmenin imkansızlığı yüzünden 50-70 kadem uzunluğundaki 15-22 sıra kürekli 70 kadar gemi, 22 Nisan gecesi sabaha kadar Haliç'e geçirildi. Solakzâde bunu "Himmet-i merdân ile Beşiktaş dedikleri yerden Kasım Paşa deresine doğru, dağ parçası gibi gemilerin altına rugan (yağ) ile terbiye olunmus kütükler döşeyip, bir rivayette yelkenler açarak yürüttüler ve gemileri birbirine bağlayarak üzerine metrisler koydular" cümleleri ile anlatır. Bu sevkiyat yapılırken Beyoğlu tepelerine yerleştirilen bataryalar la Haliç'teki Bizans donanması taciz edilip hareketsiz bırakıldığı gibi surların etrafında da bombardımana devam edilip, esas faaliyet, iyi bir şekilde gizlenmiş ti. Sabahleyin 70 parça kadar geminin, Haliç'te yelken açtığını gören Bizanslılar, hayret ve dehşetle bu manzarayı seyre baslamışlardı. Bu şekilde, karadan gemi yürüterek denize indirme tekniği büyük bir başarı idi.

Vehbi Tülek

Terzi Sûfî Baba

Vehbi Tülek

Padişahın Gezinti Teklifi!

Vehbi Tülek

Yara

Vehbi Tülek

Sultan Abdülhamid Han'ın Suriye'deki çiftliklerinden birinde vazife yapan bir mülazim, yani teğmen, hatıratında şöyle bir hadise nakleder:Güneş çoktan batmıştı. Fakat çiftlik yine, sabah oluyormuş gibi coşkunlu ğunu kaybetmeyen bir aydınlık içinde kuş cıvıltılarıyla dolu, gölgesizdi. Emir erime nargilemi hazırlatmış, kahvemi bekliyordum. Birden avluya dört atlı girdi, dört silahlı bedevi...Gelenlerden en yaşlısı kısrağından inip karşımda dikildi. Sordum:-Hayrola yâ Şeyh?

Biz Senden Daha Nica Hizmetler Bekleriz

Vehbi Tülek

Devlet İçinde Devlet Ya Da Düyun-u Umumiye

Vehbi Tülek

İlk Türk Uçağinin Uçuşu

Vehbi Tülek

Ey Cesur Yeniçeri Bu Tarafa Yetiş

Vehbi Tülek

Yahya Ağa

Vehbi Tülek

FÂtih’in İlme Ve UlemÂya Verdiği Kiymet

Vehbi Tülek

Çelebi Mehmed Ve Molla Ali

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Abdullah Razi

Abdullah Razi hazretleri, İran'da Nişabur şehrinde yaşamış olan evliyanın büyüklerindendir. Cüneyd-i Bağdadi gibi meşhur sofilerin sohbetinde bulunmuştur. 353 (m. 964)'de vefat etti. Talebelerinden birine şu nasihatleri yaptı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kim, Şirk Koşmadan Ölürse, Cennete Girer

Vehbi Tülek

Ebû Bekir bin Iyaş hazretleri hadis ve kırâat âlimlerinden olup meşhûr kırâat âlimi İmâm-ı Âsım'ın râvilerinden ve hadis ilmi âlimlerindendir. 97 (m. 715) senesinde doğup, 193 (m. 808)'de Kûfe'de vefât etti. Bildirdiği hadis-i şerifler:

Çiftçi Yağmur Bekler, Tuğlacı Ise Güneş

Vehbi Tülek

Küfürden Çok Korkmalı, Az Konuşmalıdır

Vehbi Tülek

Bahâüddîn Ahmed Sübkî hazretleri Şâfiî fıkıh âlimidir. 719 (m. 1319)’da Kahire’de doğdu. Babasından, sonra Mısır ve Şam âlimlerinden ilim tahsil ederek Kahire’de Mansûriyye Medresesi’nde fıkıh dersleri verdi. 773 (m. 1372)’de Mekke’de vefat etti. “Tekmiletü Şerhi’l-Minhâc” adlı eserinde şöyle anlatmaktadır:

Aklı Olmayanın Siyâseti Olmaz

Vehbi Tülek

En Faydalı Zenginlik Ve En Güzel Fakirlik Nedir?

Vehbi Tülek

Bir Hikmet Ehli Ebubekr Zerencerî

Vehbi Tülek

gördüğümü Siz De Görüyor Musunuz?

Vehbi Tülek

Yalan Söylemek Çok Büyük Günahtır

Vehbi Tülek

Din Büyüklerinin Yolu, Baştan Sona Edeptir!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Derdi Olan Neylesin?

Derdi Olan Neylesin?

Yavuz Sultan Selim Han, Mısır'ı fethettiğinde bir süre orada kalır. İdareyi eline alıp kendi hâkimiyetini yerleştirmek için bu elzemdir. Bu sırada bir çadırda kalıyor. Çadırı süpürüp temizleyen, yemeği yapan Mısırlı bir cariye vardır ki, Yavuz Selim Han sabah çıkınca, cariye geliyor, akşama kadar çadırı temizleyip yemekleri hazırlayıp gidiyor, akşam olunca da Yavuz Selim Han çadırına dönüyor. Cariye nasıl olduysa bir kaç defa Yavuz Sultan Selim Hanı görür ve Ona âşık olur. Lâkin ümitsiz bir aşk. Zira bir tarafta koskoca Cihan Padişahı Halife-i Rûy-i Zemin, diğer tarafta basit bir cariye... Fakat cariyenin aşkı dayanılmaz seviyeye ulaşıp da kalbine sığmaz hale gelince, ne yapacağını bilemez halde Halifeye açılmaya karar verir.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Vehbi Tülek

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Vehbi Tülek

Bereketi Var Mı?

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Sonunda Orta Yolu Buldular

Tüccarin Rüyasi

Sarayda İftar

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

At Hirsizi

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek