Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.866.803

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Namazda Kur’ân-ı Kerîmi Sünnet Miktarı Okumalı!

Mugîs bin Züheyr hazretleri büyük velilerdendir. 1106 (H.500) senesinde Bağdad'da doğdu. Bağdad'da zamânın en meşhur âlim ve evliyâsının sohbet ve derslerinde yetişti. 1187 (H.583) senesinde orada vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Hasan Can’in Tabiri

Yavuz Sultan Selim Hân'ın sırdaşı ve yoldaşı olan, birçok dil de bilen ve âlim bir zat olan Hasan Can'a, birgün Sultan der ki:-Bu gece rüyâmda Muhammed Bahşi hazretlerini gördüm. Beyaz bir elbise giymiş, yolcu luğa hazırlanıyordu.Hasan Can, gayriihtiyâri olarak cevap verir:-Âhıret yolculuğu olsa gerektir.Sultan'ın bu cevâba canı sıkılır. -Sen bilmez misin? Rüyâlar tâbire bağlıdır. Eğer şeyh hazretlerine birşey olursa, sakın gözüme gözükme! Çok geçmez, Muhammed Bahşi hazretlerinin vefât haberi gelir. Hasan Can hâl ehli dir, telâşlanmaz. Sultan'a der ki; -Araştıralım. Eğer benim tâbirimden sonra vefât ettiyse cezâya râzıyım. Ama önce vefât etti ise, Sultanım bu fakire bir hediye verse gerek.Araştırmalar sonunda Hasan Can haklı çıkar. Sultan, kaftanını çıkarır, bir kese altın la birlikte hediye eder. Hasan Can kaftanı alır, parayı da fakirlere dağıtıp sevâbını Muham med Bahşi hazretlerinin rûhuna hediye eder.

Vehbi Tülek

Filan Gün Saltanat Tahtina Oturacaktir

Vehbi Tülek

Hafiz Mehmed’in Oğlu

Vehbi Tülek

75 - Ertuğrul Şehitleri

Vehbi Tülek

Sultan II. Abdülhamid Han devri, dış politikada Osmanlı devletinin en başarılı olduğu bir dönemdir. Bütün Avrupa devletlerini idare ederek, iç savaş yapmadan 33 yıl geçmişti. 19. yüzyıl sonlarında Rusya, sınırlarını Japon denizine kadar genişletti ve yayılmacı siyaseti, uzakdoğu için de bir tehdit unsuru olmuştu. Bu yüzden Japonya İmparatorluğu, Rus tehlikesine karşı Osmanlı devleti ile işbirliği yapmayı kararlaştırdı. Aynı yıllarda Rusya, Osmanlı devletine karşı büyük bir askeri harekata hazırlanıyordu. Sultan Abdülhamid, tek başına Rus orduları ile başa çıkmanın çok zor olacağını bildiği için, Japonya ile yapılacak bu işbirliği sayesinde bir müttefik kazanacak ve eğer Rusya Osmanlı devletine saldırmadan önce, Japonya'nın Rusya'ya savaş açarsa, böyle bir felakete uğramayacaktı. Bu sebeple Japon İmparatorunun amcası, Türk-Japon dostluğunun tesisi için 1897'de İstanbul'a geldi. Padişah tarafından mükemmel bir şekilde ağırlanan Prens, memnun bir şekilde ülkesine döndü.

33 - Şah Sultan Ve Merkez Efendi

Vehbi Tülek

1 - Aydos Kalesi

Vehbi Tülek

61 - Damat İbrahim Paşa'nin Kanuni'ye Cevabi

Vehbi Tülek

Padişahlar Da Güler!

Vehbi Tülek

Ebdal Murad’in Kilici

Vehbi Tülek

Denize Düşen Yilana Sarilir

Vehbi Tülek

Sultan Iv. Mehmed Ve Cahidi Efendi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Abdullah Bin Zübeyr Humeydî

Abdullah bin Zübeyr Humeydi hazretleri hadis ve fıkıh âlimidir. Mekke'de doğdu. Fudayl bin İyâd, Veki bin Cerrah, Süfyân bin Uyey­ne gibi âlimlerden hadis, İmam Şafi'den fıkıh tahsil etti. Onun vefatından sonra Mısır'dan Mekke'ye döndü ve burada on beş yıl fetva verip ha­dis okuttu. 219'da (m. 834) Mekke'de vefat etti. Şöyle buyurdu:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kötü Arkadaş, Zehirli Yılandan Da Kötüdür

Vehbi Tülek

Kâdi İsfehâni hazretleri Şafii mezhebi fıkıh âlimidir. 585 (m. 1189) senesinde İsfehan'da vefât etti. Fıkıh ilmini Şehid Muhammed bin Yahyâ'dan öğrendi. Başka âlimler ile de görüşüp, kendilerinden istifâde etti. Birçok ilimlerde, bilhassa hılâf ilminde çok yükseldi. Buyurdu ki:

Onlar, Rablerinin Yanında Diridirler

Vehbi Tülek

Kâmil Bir Mümin Olmak Için

Vehbi Tülek

Hüseyn Mehâmili Sahih-i Buhâri'nin râvisi olan hadis âlimlerindendir. 235 (849)'da Bağdat'ta doğdu. Zamanın büyük âlimlerinden hadis tahsil etti. Kendisinden hadis rivayet edenler arasında Taberâni, Dârekutni hazretleri gibi büyük muhaddisler vardır. Yirmi beş yaşında Kûfe kadısı oldu ve altmış yıl bu görevde kaldı. 330 (m. 942)'de Bağdat'ta vefat etti. Şöyle nakletmiştir:

Zinâ Eden Bir Kimse, Puta Tapan Gibidir!

Vehbi Tülek

Eshâb-ı Kirâmın Hepsi Müctehid Idiler

Vehbi Tülek

Karaman Vâlisi Hemden Paşa

Vehbi Tülek

Habbâb Bin Eret (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

İbrâhim Bin Yahlef Tunusî

Vehbi Tülek

Şerîfzâde Seyyid Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Niyâzi-i Mısri, devamlı ibâdet ve tâatla meşgûl olduğu sırada, bir gece rüyâsında Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerini gördü. Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri büyük bir taht üzerinde oturmaktaydı. Etrâfına talebeleri toplanmıştı. Niyâzi-i Mısri, kendisini onların arasın da görünce, hayâsından dışarı çıkmaya yol ve fırsat aradığı bir sırada, Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri, onu yanına çağırıp, bir kese altın hediye verdi ve; "Senin nasibin diyâr-ı Rûm'dadır. Mısır'da değildir." buyurdu. Ertesi gün Niyâzi-i Mısri bu rüyâsını hocasına anlatın ca, hocası hemen ona hilâfet verdi ve duâ etti. Bunun neticesinde Niyâzi-i Mısri 1646 sene sinde Mısır'dan ayrılarak İstanbul'a gitti. İstanbul'da Sultanahmed Câmii civârında Sokullu Mehmed Paşa dergâhında ikâmet edip, uzun süre riyâzette kaldı. Kaldığı odada çok gözyaşı döktü. Halil Paşa, Niyâzi-i Mısri hazretlerinin kaldığı odanın döşemelerini yenilemek için teşebbüste bulunduğu zaman, Niyâzi-i Mısri hazretlerini rüyâsında gördü. Rüyâda "Gözlerimin yaşı ile yıkanmış olan tahtaları muhâfaza ediniz." diye emretmesi üzerine, tahtalarını muhâfaza etmek sûretiyle odayı tâmir etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek

Allah'ın Emaneti

Kul Hakkı

Karşılık Beklemiyorum

Ölüyü Diriltemem

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Vehbi Tülek

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Vehbi Tülek

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek

Abdullah-i EnsÂrî

Vehbi Tülek