Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.104.281

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bunlar, Yağmacı Semiyyîn Kabîlesinden Birine âittir!

İbn-i Ömer Zeyla'î hazretleri evliyânın meşhûrlarındandır. Yemen’in Kızıldeniz sâhilindeki Vâdiyi Mûr'da doğdu. Luhayye kasabasına giderek burada ilim tahsil etti ve tasavvuf büyüklerinin terbiyesinde yetişti. Mânevî derecelere yükseldi. Evliyâlık makâmı verildi. Kerâmetleri görüldü. 1307 (H.707) senesinde Kızıldeniz sâhilindeki Luhayye kasabasında vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kazliçeşme

Ordumuzun İstanbul önlerine dayandığı günlerdir. Henüz bahardır ama hava iyi sıcaktır. Yedikule önlerinde toplanan askerler kırbaların dibinde kalan son damlaları da yudumlar ve su sormaya başlarlar. Öyle ya bu çocuklar daha yıkanacak, paklanacak, abdest alacaklardır. Fatih bu sıkıntıyı nasıl halledeceğini düşünürken üzerinden yaban kazları geçmesin mi. Genç sultan, süvarilerden birine kuşları işaret eder. Delikanlı okuna davranır, elini sadağına atar. Fatih "Hayır, hayır!" diye fısıldar, "Onları takip et. Kim bilir, belki de bir göle uçuyorlar." Süvari bir hamlede atına çıkar, hayvanını topuklar. Artık kazlar nereye, o oraya. Kuşlar Atışalan taraflarında alçalır alçalır ve berrak sulu bir gölceğize konarlar. Delikanlı önce suyun tadına bakar, sonra matarasını doldurup ordugaha koşar. Doğrusu bu su beklenenden ziyade ve umulandan tatlıdır. Mimarlar, ustalar derhal işbaşı yapar, rütbeliler bile künk taşırlar. Çok değil 5-10 gün sonra lülelerden su akmaya başlar. Fatih bu mutluluğu paylaşmak ister, çeşme başına gelir. O sıra bir sanatkârın kitabeye "adını" kazıdığını görür. Ustaya döner "niye ama" der, "suyu bulan ben değilim ki?" Vezir araya girer ve usulünce sorar: "Peki bu çeşme kimin adı ile anılsın?"-Kazların!Öyle de olur. Çeşmenin adı "Kazlıçeşme" kalır.

Vehbi Tülek

Baba Yusuf Sivrihisari Ve Ii. Bayezid Han

Vehbi Tülek

Rodos’ta Casus Osmanli Kadinlari

Vehbi Tülek

Sen Kim, Bu Evi Yapmak Kim

Vehbi Tülek

Zaman zaman tebdil-i kıyafet yaparak halkın arasına karışan Sultan II. Mahmud'un yolu, bir gün bir köye düşer. Burada tatlı dilli bir ihtiyara rastlar. Bununla ahbablığı epeyce ilerlettik ten sonra adama, İstanbul'a gelirse "Mahmud Ağa" diyerek kendisini aramasını ister. Gel zaman git zaman adam İstanbul'a gelir ve "Mahmud Ağa" isimli ahbabını ararken, saray adam ları tarafından farkedilerek alınır ve padişahın huzuruna götürülür. Birlikte yemek yerlerken, gözleri büyük bir şaşkınlıkla sarayı incelemektedir. Padişaha:

-Bu evi sen mi yaptın, yoksa babandan mı kaldı Mahmud Ağa! Diye sorar. Padişah:-Babamdan kaldı... der. Bunun üzerine adm:-Boşuna sordum. Sen kim, bu evi yapmak kim! Der.

Fatih’in Medreseleri

Vehbi Tülek

93 - Sultan Ii. Selim Ve Kibris'in Fethi

Vehbi Tülek

Osmanli Padişahlari Ve İslam Hukuku

Vehbi Tülek

Osmanli Sultanlarinin Yüksek Dereceleri

Vehbi Tülek

Kanli Zarf

Vehbi Tülek

Ekmeğe 5 Para Bile Zam Yok

Vehbi Tülek

Gel Beru Topal Zorbabaşi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Hocası Için Kendini Feda Eden Talebe!

Mevlânâ Nûreddin Taşkendi hazretleri evliyânın büyüklerinden olup, Ubeydullah-ı Ahrâr hazretlerinin talebelerindendir. On beşinci asırda Türkistan'da Taşkent'te yaşamıştır. Mevlânâ Nûreddin, hocası Hâce Ubeydullah-ı Ahrâr için kendini fedâ edenlerdendir.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yâ Rabbî, Bizi Iyi Kullarınla Haşret

Vehbi Tülek

Ebü'l-Hasen bin İsmail hazretleri Şafii mezhebi fıkıh âlimlerindendir. Cizre'de doğdu. Remle'de yaşadı; sonra Mısır'a yerleşti. 306 (m. 918)'de Mısır'da vefât etti. "El-Hidâye" gibi kıymetli eserleri ve şiirleri vardır. Şiirlerinden bir kısmının tercümesi şöyledir:

Kişide Ihlâs Ve Pişmanlık Bulunursa, Allah Affeder

Vehbi Tülek

Ahmed Bin Cübbâb

Vehbi Tülek

Ahmed bin Cübbâb hazretleri, Kurtubalı (Endülüs) olduğu için "Kurtubi", Mâliki âlimi olduğu için de kendisine "Mâliki" denilirdi. Cübbe satan babasına verilen "Cübbâb" lakabından dolayı, "İbn-i Cübbâb" diye tanındı. 246 (m. 860) yılında Kurtuba'da doğdu. 322 (m. 933) yılında vefât etti...

Günahlarını Hatırladığı Zaman, Içi Titreyenler!

Vehbi Tülek

Ahmed Muhyiddin Efendi

Vehbi Tülek

bana Olan Sevgin Hürmetine Bağışla!

Vehbi Tülek

Bir Garip Mümin Nalıncı Baba

Vehbi Tülek

Eli Kalem Tutanlar...

Vehbi Tülek

Fıkıhta, Senden Iyi Konuşanı Görmedim

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Padişahlardan birine değerli bir gül fidanı hediye edilir. O da bunu bahçıvanına verip bahçeye dikmesini, gül açılınca da kendisine haber vermesini ister. Aylar sonra nihayet gül açılır. Fakat gayet iri ve son derece güzel bir gül. Bah çıvan onu hayranlıkla seyrederken, bir bülbül gelip gül fidanına konar ve başlar ötmeye. Bahçıvan önce onu kıvmak ister, fakat bülbülün yanık yanık ötüşü onu etkilemiştir. Sonunda bahçıvan, padişahı çağırmak için yerinden kalkınca, bülbül ürker ve gülü paramparça eder. Buna çok üzülen bahçıvan, korkarak padişaha durumu haber verir. Fakat padişah:-Üzülme, der, bu dünya etme bulma dünmyası, ona da kalmaz.Bahçıvan padişahın bu sözü ile rahatlamıştır. Bir zaman sonra bahçıvan, biryılanın o bülbülü yuttuğunu görür ve padişaha gelerek:-Keramet gösterdiin efendimiz, dünya o bülbüle de kalmadı.-Merak etme, o yılana da kalmaz.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Üç Kandil

Dört Şey Mühimdir

Onun Görmediği Yer

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

İsmail Hakki Efendi

Vehbi Tülek

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Vehbi Tülek

Altıyüz Dirhemlik İp

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek