Cimrilik, Sizden Önceki Ümmetleri Helak Etmiştir
Abdullah bin Nümeyr hazretleri hadîs âlimlerinin meşhûrlarındandır. 115 (m. 733) senesinde doğdu. 199 (m. 814)’de vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.542.798
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Abdullah bin Nümeyr hazretleri hadîs âlimlerinin meşhûrlarındandır. 115 (m. 733) senesinde doğdu. 199 (m. 814)’de vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
Fatih, hocası Molla Gürani Hazretlerini çok severdi. Onu bir şekilde mükafatlandırmak istiyordu. Bir gün ona:
"Hocam, çoktandır düşündüğüm bir şeyi size açayım. Ben sizi Vezir ve Sadrazam yapmak istiyorum, ne dersiniz?" dedi. Genç padişah, hocasının bu teklif karşısında minnet ve şükranla dolacağını ve bunu memnuniyetle kabul edeceğini tahmin ediyordu. Fakat Molla Gürani:"Hayır, münasip değildir. Bir kere, ben iyi veya kötü bir ilim adamıyım. Ama siyasette muvaffak olup olamayacağım belli değildir. Hırs yüzünden, yapamayacağım bir işe kalkışırsam devlete zarar veririm. Lakin daha mühim sebep de şudur; emriniz altında bu kadar kıymetli devlet adamları vardır. Onların hepsi, bir gün çalışmalarının mükafatlarını görme emelindedirler. Onlar siyaset basamaklarını tecrübeyle aşıp birer birer yükselirlerken benim gibi dışarıdan biri bu mevkiye gelirse, şevk ve cesaretleri kırılır. En iyisi, ben kendi işimi yapayım, siz de o makama onlar arasından ehil olan birisini getiririniz.Ebubekir Kâni Efendi, 18. Yüzyılın tanınmış edebiyatçılarındandı. Bilhassa hiciv eserleri ile meşhur olmuştu. Divan'ı, Hasbıhal isimli hiciv eseri ve Münşeat adlı mektupları edebiyatımızda mühim bir yer tutar. Bu mektuplar arasında, bir kediyi konuşturarak yazdığı Hirername önemlidir. Kâni Efendi, Eflak Voyvodası İskerletzade Konstantin Efendi'nin özel katipliğini yapmak üzere Bükreş'e tayin edilmişti. Burada, Voyvo danın yeğenine de Türkçe öğretmenliği yapmıştı. Daha sonra Limni Adasına gönderilmiş, bir süre sonra da İstanbul'a dönmüştü. Bükreş'teki ikameti sırasında ona muhalif olanlar, Efendi'nin tanassur ettiğini, yani Hristiyan olduğunu söylemeye başladılar. Bu söylenti kulaktan kulağa geçerken şekil değiştirerek, onun bir Romen kızına gönlünü kaptırdığı, onu elde etmek veya nikahına almak için din değiştirdiği şeklinde yayıldı. O sırada 70 yaşında bulunan Kâni Efendi, dedikoduculara, iki asırdır dilimize bir atasözü olarak yerleşen tarihi cevabını verdi:"Kırk yıllık Kâni, olur mu Yani"
Hâfız Abdül'azim-i Münziri Kayrivâni, Mısrlıdır. Şâfi'i mezhebindendir. 1185 [h.581] senesinde Tunus'un Kayrevan şehrinde dünyaya geldi. 1258 [h.656] de Mısır'da vefât etti. Kabri Kahire'dedir. (Ettergib vetterhib) hadis kitâbı çok kıymetlidir. Bu kitabında buyuruyor ki:
Şemseddin Muhammed Dâvûdi hazretleri Mısır'da yetişmiş olan İslam âlimlerindendir. Kahire'de Süyûti hazretlerinden ilim tahsil etti. Zamanın önde gelen muhaddislerinden oldu. 945'te (m. 1539) vefat etti. Dâvûdi'nin en önemli eseri Tabakâ'tü'l-müfessirin'dir. Bu eserinde hocası Süyûti hazretlerinden şöyle bahseder:
Dülgerzâde Mehmed Efendi, Kânûni Sultan Süleymân devri âlim ve müderrislerindendir. İsmi, Muhammed bin Muhammed olup, Dülgerzâde adıyla meşhûrdur. Babası Muhammed bin Neccâr, büyük tüccârlardandır. Aslen Karamanlıdır. 977 (m. 1569) senesinde İstanbul'da vefât etti. Eyyûb Sultan hazretlerinin türbesi yakınına defnedildi...
Hacı Hızıroğlu Mehmed Ağa, Üsküdar'ın ileri gelenlerinden ve sipâhilerindendi. Büyük zâtların sohbetlerinde çok bulunurdu. Tarikat âdâbından nasibini almış, edeb sâhibi bir zât idi. Bir gün kötülük ve zulüm yapmak isteyen kimselerin kendisini aradıkları haberini aldı ve dostlarından birisinin evinde saklandı. Gece Allahü teâlâya, kendisini bu belâ ve musibetten muhâfaza buyurması için yalvarırken, çevresinde bulunan veli zâtlardan yardım ve duâ istemek hatırına geldi. Evinin çevresinde oturan velileri bir bir hatırına getirdi. O anda hatırına, bu belâdan, Abdülehad Nûri Efendinin vâsıtasıyla kurtulabileceği düşüncesi geldi. Bunun üzerine bütün kalbiyle Abdülehad Nûri Efendiye yönelip; "Abdülehad Efendi hürmetine beni bu belâdan kurtar." diye Allahü teâlâya yalvardı. O arada uyuya kaldı. Rüyâsında Abdülehad Nûri Efendiyi gördü. Ona; "Mehmed Ağa, korkma! Zorbaların defterinden senin ismin kaybolmuştur. Gönlün hoş olsun. Rahat bir hâlde evinde dostların ile sohbet eyle." dedi. Uyanır uyanmaz Mehmed Ağa, Abdülehad Nûri Efendinin dergâhındaki talebelere yedirmek üzere, Allah için yedi kurban adadı. Bir iki hafta evinde dostları ile sohbette bulundu. Çarşı, pazarda dolaştığı hâlde, kötü bir haber almadı.