Evlilik, Gözü Haramdan Daha Muhafaza Eder
Ebû Sa’îd Eşec hazretleri hadîs ve tefsîr âlimidir. Zamanının imâmı olup, “Şeyh-ül-İslâm” diye bilinirdi. 257 (m. 865)’de Kûfe’de vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şerîflerden bazıları:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.667.349
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Ebû Sa’îd Eşec hazretleri hadîs ve tefsîr âlimidir. Zamanının imâmı olup, “Şeyh-ül-İslâm” diye bilinirdi. 257 (m. 865)’de Kûfe’de vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şerîflerden bazıları:
1866 senesi sonları. Girit'te yine bir isyan başladı. Aslen İzmir'li bir Rum olan ve vezirliğe kadar yükselen Girit valisi Hekim İsmail Paşanın başarısız idaresi sebebiyle yerli Rumlar baş kaldırmışlardı. Fakat, isyanın elebaşısı olan Hacı Mihal, adadaki Osmanlı yönetiminin ıslahı için değil, Yunanistan'a ilhak olmak için harekete geçmişti. Babıâli hemen adaya asker çıkardı ve Yunanistan'dan yardım gelmesini önlemek maksadıyla adanın abluka altına alınmasına karar verildi. Müşir Vesim Paşa kumandasında bir filo Temmuz 1867'de adaya geldi. Bu gemiler içinde en yeni olanı, 12 librelik Armstrong topları ile donatılmış olan 1075 tonluk İzzeddin vapuru idi. Bu geminin kumandanı, daha önce bir çok deniz savaşlarında bulunmuş olan, alaylı, yani hiç mektep okumamış iken, erlikten terfi ederek Kolağası, yani Yüzbaşı rütbesine kadar yükselmiş olan, 63 yaşındaki genç ve dinç Gamsız Hasan Bey idi.
İran'a açtığı seferde Sivas'a doğru yol almakta iken, yaşlı bir çoban koşarak Yavuz'un huzuruna geldi ve:
- Sulağımıza hoş geldin Sultanım! Görüyorum ki yorgunsun, açsın. Bu fakire misafir olursan gönül alırsın, dedi
Şihâbüddin Ahmed bin Ebi Bekr hazretleri Şafii mezhebi âlimlerindendir. "İbn-i Reddâd" diye meşhûr oldu. 748 (m. 1347)'de Mekke'de doğdu. 821 (m. 1418)'de Yemen'de vefât etti. Buyurdu ki:
Hacı Torun Efendi, Kayseri evliyâsındandır. 1799 (H.1214) târihinde doğdu. Asıl adı Muhammed Sâlih'tir. Medrese tahsilini Kayseri'de tamamladı. Bir aralık hacca da giden Hacı Torun Efendi, gidiş ve dönüşlerinde Mekke, Medine ve Şam gibi Osmanlı vilâyetlerindeki âlimlerle karşılaşmış ve onlarla ilmi sohbetlerde bulunmuştur... Bir vaazında buyurdu ki:
Tâvûs bin Keysân hazretleri Tâbiînden, meşhur hadis âlimi ve velilerdendir. Aslen İranlıdır. Eshâb-ı kirâmdan yetmiş kişiyi gördüğünü söylerdi. Hadîs-i şerîf ilmini; hazret-i Âişe, hazret-i Abdullah İbn-i Ömer, hazret-i Ebû Hüreyre, hazret-i Abdullah bin Amr, hazret-i Zeyd bin Erkam “radıyallahü anhüm” gibi sahâbe-i kirâmın seçkinlerinden öğrendi. Kıraat ilmini, İbn-i Abbâs’dan talim etti.
Bağdat. Dul bir kadın. Altı öksüz çocuğu ve bir de ihtiyar ana. Kadın geçimi sağlamak üzere, hafta boyu el emeği verir, göz nuru döker iplik eğirir, pazara çıkar ve anası ile çocuklarının rızkını temin etmeye çalışırdı.
Vakti tamam olunca bu dul kadın vefat eder, çocukların bakımı ise ihtiyar kadına kalır. Kadın pazara her hafata çıkamıyor, ip eğiriyordu. Bir zaman baktıki altıyüz dirhem kadar ip eğirmişti, pazara götürmeye karar verdi.