Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.612.346

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bildiğiyle Amel Edene Bilmedikleri De Öğretilir

Dârendeli Hilmi Efendi son devir Osmanlı velîlerindendir. Malatya’nın Darende kazasında doğdu. 1916 (H.1334) yılında Maraş'ta vefat etti. İlk tahsilini Darende'de tamamlayan Hilmi Efendi, ihtisas için İstanbul'a gitti. Abdülazîz Han zamanında Fatih Medresesinde tahsil gördü. Bu arada İstanbul'da Gümüşhâneli Ziyâeddîn Efendi’nin ders ve sohbetlerine devam etti. Bu zattan Nakşibendî-Hâlidî yolu halifelik icazeti alıp, Darende'ye döndü. Sonra Maraş'a hicret ederek burada talebe yetiştirdi. Duraklı Câmii’nde vaazlar verdi. Bir vaazında insanlara şöyle nasihat etti:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Mum Donanmasi

İstanbul'un fethinden önceki umumi hücûm için bütün hazırlıklarını tamamlayan Türk ordusu, 28 Mayıs akşam yemeğini müteâkip istirahate geçti. Güneş battıktan bir müddet sonra karanlık, İstanbul'u örttüğünde şehir halkı bir alev kümesinin ortasında kaldığını dehşetle farketti. Dört bir yanı alev alev yanıyordu. Hoca Sâdeddin Efendi bu manzarayı şöyle nakleder: "O gece pâdişah, zaferleri rehber edinen askerlerine kargı ve mızraklar üzerine meşâleler, şem'alar dikip ol yere batasıca kavmin karşısında mumlar yakarlar deyü buyurdu. Böylece meş'aleler gece karanlığında ışık salınca, yalın kılıçların çakıp parlatılmasına girişildi.

Vehbi Tülek

Seydi Ahmed Paşa

Vehbi Tülek

FÂtih’in İlme Ve UlemÂya Verdiği Kiymet

Vehbi Tülek

Sultan Iv. Mehmed Ve Cahidi Efendi

Vehbi Tülek

Bir gün Ahmed Câhidi Efendi, Çanakkale'ye geçmek için Kilidü'l-Bahr iskelesine geldi. Parası olmadığı için zamânın kayıkçıları kendisini kayığa almadılar. Üzgün bir hâlde dönüp evine geldi. Kendisini gören hanımı Kerime Hâtun niçin gitmediğini sordu. Câhidi hazretlerinin kayığa alınmadığını söylemesi üzerine de; "Al şu seccadeyi de bin üzerine, Çanakkale'ye geç-gel." dedi. Bu şekilde Çanakkale'ye geçen Câhidi Efendiyi gören kayıkçılar şaşırıp kaldılar. Böylece onun büyük bir veli olduğunu anladılar.Talebelerinden birisinin sohbet esnâsında kalbin ne şekilde terbiye edileceğine dâir sorduğu suâle Ahmed Câhidi hazretleri şu cevâbı verdi:

CinÂs-i TÂm

Vehbi Tülek

İlk Uçan Türk, HezÂrfen Ahmed Çelebi

Vehbi Tülek

Macar Subayinin Kizi

Vehbi Tülek

Doğu Afrika Fatihi Özdemir Paşa

Vehbi Tülek

Bizim Talebelerimiz Bu Kadardir

Vehbi Tülek

Yavuz'un Kuvveti

Vehbi Tülek

Selman Reis

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ebül-hasan Bakûbî Hazretleri

Ebü'l-Hasan Ba'kûbi hazretleri, Bağdât evliyasındandır. Çok kerâmetleri görüldü. Doğum ve vefât târihleri bilinmemektedir.
Bu mübarek zat, sohbetlerinde buyurdu ki:
"Sabır susmaktır. Susmak sabırdandır. Konuşan, susandan daha fazla verâ sâhibi olamaz. Şu var ki, âlim kişi bir yerde konuşur bir yerde susar."
"Emri mârûf ve nehy-i anil-münker yapmak, Allahü teâlânın emir ve yasaklarını bildirmek için, eziyetlere sabretmek gerekir."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Cahillerin Sevgisine Rağbet Etme

Vehbi Tülek

Zeyneddin Halili hazretleri Tefsir ve hadis âlimidir. 803 (m. 1401)'de Filistin'deki el-Halil'de doğdu. 876 (m. 1472)'de orada vefât etti. Tefsirinde şöyle yazmaktadır:

Dinimizde Hayânın Yeri Çok Mühimdir

Vehbi Tülek

Mehmed Zühdi Efendi

Vehbi Tülek

Mehmed Zühdi Efendi, son devir Osmanlı âlimlerindendir. 1814'te Kastamonu'da doğdu. Mevlana Halid-i Bağdadi hazretlerinin Kastamonu'daki halifesi Şeyh Ahmed Siyahi hazretlerine intisab ederek ondan icazet aldı. Kastamonu'da yüzlerce talibe Nakşibendi yolunu öğretti. 1912'de Kastamonu'da vefat etti. Bir sohbetinde buyurdu ki:

Dört Şehîd Anası Hansa Hatun

Vehbi Tülek

Muhammed Bin İshak

Vehbi Tülek

Mushaf-ı Şerîfe Bakarak Okumak

Vehbi Tülek

Düşmanlarınıza Bile Adaletli Davranınız

Vehbi Tülek

İslâmiyet Aslâ Güçlük Teklif Etmez

Vehbi Tülek

Ben Şefaate Izinli Değilim

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
B0r Çuval Toprak

B0r Çuval Toprak

Hükümdarlardan biri, fakir bir kadının arsasına bir saray yapılmasını emretti. Arsa hükümdarın sarayına yakındı. Arsanın bedelini de ödemiyordu. Zavallı kadıncağızın bu arsasından başka hiçbirşeyi de yoktu. Ne yapsın, ne etsindi? Bu müşkilatı halletmesi için kadıya gitti. Hükümdarı şikayet etti. Zamanın Şeyhü'l-İslam'ı meseleyi dinleyip kadının haklı olduğuna hükmettikten sonra, hükümdara hiçbirşey söylemeden bir tane kazma ve kürek bir de çuval alarak geldi. Kadının arsasını kazıyor sonra da bu toprağı kürekle çuvala dolduruyor du. Bu işleri yaparken hükümdar da sarayından bu durumu seyrediyor ve kendi kendine:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Sarik Ve Sakal

SelÂmetle Gidip Gel

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Fani Dünya

Vehbi Tülek