Bir Kimseden Cefa Görürsen Tövbe Et!
Dahmel bin Abdullah hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Yemen'in Sahban beldesinde doğdu. Zamânın âlimlerinden ilim öğrenerek yetişti. Talebe yetiştirmek için icâzet aldı. 1203 (H.600) senesinde vefât etti.
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.604.376
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Dahmel bin Abdullah hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Yemen'in Sahban beldesinde doğdu. Zamânın âlimlerinden ilim öğrenerek yetişti. Talebe yetiştirmek için icâzet aldı. 1203 (H.600) senesinde vefât etti.
Bir Osmanlı Yeniçeri'si 1683'deki Viyana Kuşatması'nın hemen ardından bir yeniçeri İtalya'ya geçip yerleşir. İl Turco olarak çağrılan Yeniçeri'mizin yerleştiği köyün adı Moena. Şimdi, kendilerini bu Türk'ün torunları olarak bilen köy halkı, o zamanlar Ausburg Dükalığı'na bağlıymış. Târih boyunca birçok kültürün izlerini taşıyor.Avusturya'nın sınır kapısına 165, Roma'ya da 700 kilometre uzaklıktaki Alp'ler üzerindeki Teronda bölgesinde bulunan bu köy, bu şirin dağ kasabası şimdi Moena sporları için modern bir turizm yeri. Bütün geliri turizmden. Yerli turstlerin dışında Avusturya ve Almany'dan gelenler çoğunlukta. Gerçek nüfusu 2600, ancak nüfus kışın 55 bin yazın da 30 bin'e ulaşıyor.
Osmanlı Kerim Devleti'nin, kurmuş olduğu medeniyetini, tekke-medrese-kışla sacayağı üzerine sağlam bir şekilde oturtup, doğruluk ve adalet üzerine cihana ışık saçtığı günlerde, Hollanda Ticaret Odası'nda bir karar alınırken oyların eşit çıkması halinde, oda reisinin : "Içinizde Türklerle alış veriş eden var mı?" diye sorduğunu ve birinden "evet" cevabını alınca da onun oyunu, imtiyazlı olarak iki oy olarak kabul edip karara varır.Türklerle alışverişte bulunan kişiye bu alış veriş Avrupa'da ayrı bir itabar ve güven kazandırmaktadır. Bundan dolayı da gittiği yerde imtiyazlı konuma gelmektedir. Çünkü Osmanlı'da ticaretin her alanında dürüstlük ve ahlak en önemli değerdi.Yabancı bir kumaş tacirinin Osmanlı ülkesine gelerek bir kumaş imalathanesinin mallarını beğenip hepsini almak istedikten sonra, mal sahibinin kumaş toplarını denklerken bir top kumaşı ayırdığını görüp bu hareketinin sebebini sorması üzerine, Osmanlı esnafı " Onu sana veremem, kusurludur" cevabını verir.
Ebü'l-Hasen Cevceri hazretleri hadis âlimlerindendir. Bağdat'ta doğdu. Büyük hadis âlimlerinde okudu. Buhâri ve Ebû Dâvûd, ondan hadis rivayet etti. (m. 845)'de Bağdat'ta vefat etti. Kitabında naklettiği, Eshab-ı kiramın faziletlerini bildiren bazı hadis-i şerifler:
Şemseddin İbn-i Merzûk hazretleri Mâliki fıkıh âlimidir. 710 (m. 1310)'da Cezayir'de Tilmsân'da doğdu. Burada zamanın büyük âlimlerinden Mâliki fıkıh ilmi tahsil etti. Bir müddet fetva makamına getirildi. 781 (m. 1379)'de orada vefat etti. Buyurdu ki:
İznikli Ali Çelebi Osmanlı âlimlerinden olup Şeyh Edebâli neslindendir. İznik'te doğdu. Burada medrese tahsilinden sonra Sultan III. Mehmed Han zamanında İstanbul'a gelerek medreselerde tefsir, tasavvuf ve kelâm dersleri verdi. "Müellif-i Cedid" ismiyle şöhret buldu. Aziz Mahmud Hüdai hazretlerine intisab ederek Celveti tarikatı icazeti aldı. 1108 (m. 1696)'da Eyüp'te vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:
Körükçüzâde Efendi isminde bir âlim, bir gün Süleymâniye Câmiinde vâz eder, altı gün de umûmi ders verirdi. Abdülehad Nûri Efendiye ve talebelerine gerek vâzında, gerekse derslerin de dil uzatır, aleyhinde konuşurdu. Abdülehad Efendinin halifeleri ve talebeleri, o zâtın bu sözlerini duyunca çok üzüldüler, onu hocalarına şikâyet edip, vâzına ve derslerine mâni olmasını istediler. Abdülehad Efendi de onlara; "Birkaç gün tahammül edin. Onun bizi inkârı ve düşmanlığı, bize bağlılığa dönüşecek. Bizim talebelerimiz arasına girecek. Vefâtımızdan sonra otuz sene tasavvuf yolunun doğruluğunu müdâfaa edecek." dedi.