Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.048.629

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Arkadaş Olmak Istediğin Kimse Güvenilir Olmalı

Ümmüddîn Mesûhî hazretleri Bağdat'ta yetişen evliyânın meşhûrlarındandır. 893 (H.280) senesinde vefât etti. Tasavvufta yetişmiş üstün hâller ve kerâmetler sâhibiydi. Evliyânın meşhurlarından Sırrî Sekâtî ile sohbet etmiştir.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Bir Kaşik Tuz

Sultan III. Mehmed zamanında, Rumeli'de Yenice kasabasında mübarek bir zat vardı. İhtiyacı olan ona koşar, sıkıntısı olanın derdini o giderirdi. Fakat kendisi bir sürü derde mübtela idi ama halinden hiç şikayetçi değildi. Birgün dergahın bahçesindeki havuzun kenarında otururken bir talebesi gelerek, başına gelen bir musibetten uzun uzun şikayet eder. O zat, o talebesinden bir bardak su, bir miktar tuz ve bir çorba kaşığı getirmesini ister. İstedikleri getirilince, bir kaşık tuzu bir bardak suya atıp karıştırır ve talebesine, bunu içmesini söyler. Tuzlu sudan bir yudum içen talebe hemen yüzünü buruşturur ve "Efendim, su çok tuzlu, içemiyeceğim" der. Sonra o zat yine kaşığı tuzla doldurur ve bu sefer havuza atarak karıştırır ve talebesine, havuzdaki sudan içmesini söyler. Talebe havuzdan kana kana içer. "Nasıl, su tuzlu mu" diye sorduğunda talebe "Hayır efendim, gayet tatlı geldi" cevabını verir. O zaman o mübarek zat şu ibretli nasihatı verir: "Oğlum, bir kaşık tuz, her zaman aynı acılıktadır. Fakat bunu bir bardak suda içmek, insana zahmet verdiği halde, bir havuz suda içince hiç hissedilmiyor. Çünkü havuzun genişliği içinde kayboluyor. İşte, göğsü bir bardak kadar dar insan, kendisine gelen bir kaşık tuz kadar dert ve belaların acısına tahammül edemez. Fakat göğsü havuz kadar geniş insan ise, kendisine isabet eden, bir kaşık değil, bir kazan tuz kadar belaları tatlılıkla karşılar, o dert ve belalar onun geniş göğsü içinde kaybolur gider de kimsenin haberi olmaz."

Vehbi Tülek

Sokollu Mehmed Paşanin Mahareti

Vehbi Tülek

Seydi Ali Reis

Vehbi Tülek

Osmanli'nin Hatirasina

Vehbi Tülek

Sen gittin ey Osmanlı, âlemden elem kaldı
Altın kubbelerinden geride alem kaldı

Söğüd'ün yaylasını uzattın Viyana'ya
Çizdiğin haritadan elimde kalem kaldı

Âlim Sadrazam FÂzil Mustafa Paşa

Vehbi Tülek

Şu Anda Mahmud Han Zafere Ulaşti

Vehbi Tülek

Artik Göç Vakti Geldi

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud’un Veziri

Vehbi Tülek

Sakiz Adasinin Fethi Ve Nasuhi Efendi’nin Duasi

Vehbi Tülek

Ev Sahibinin İşine Karişilmaz

Vehbi Tülek

Savaş İçin Planiniz Var Mi?

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Resmizade Mehmed Efendi

Resmizade Mehmed Efendi, Osmanlı âlimlerindendir. Mudurnulu olup, ilk tahsilini yaptıktan sonra İstanbul'a gitmiş ve öğrenimini bitirdikten sonra da müderris olmuştur. Edirne'de müderris iken 1108 (m. 1697) senesinde vefat etmiştir. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Anadolu âlimlerinin Reîsi Mustafa Bin Ebüssüûd

Vehbi Tülek

Mustafa Efendi, Osmanlı Devleti'nde yetişen âlimlerdendir. Şeyhülislâm Ebüssü'ûd Efendi'nin oğludur. 965 (m. 1557) senesinde doğdu. 1008 (m. 1599) senesi Safer ayında İstanbul'da vefât etti. Eyyûb semtinde, muhterem pederi Ebüssü'ûd Efendi'nin yanına defnedildi...

Yalancı Şahitliğin Sonu Böyle Rezil Olmaktır!..

Vehbi Tülek

Riyadan Ve Gösterişten Kurtulanlar Ihlaslıdır

Vehbi Tülek

Divitçizâde Mehmed Efendi Celveti şeyhlerindedendir. Üsküdar'da doğdu. Medrese tahsilini tamamlayıp bir süre müderrislik yaptıktan sonra ilmiye mes­leğinden ayrılarak Aziz Mah­mud Hüdâyi'nin halifelerinden Mehmed Fenâi Efendi'ye intisap etti­. Üsküdar'da Şeyh Camii Tekkesi'ne postnişin tayin edildi. 1090 (m. 1679)'da vefat etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:-

Ubâde İbni Sâmit (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Şeyhülislâm Abdullah Efendi

Vehbi Tülek

Hazreti Mevlânâ

Vehbi Tülek

Faydalı Ve Zararlı Her Şey Kur'ânda Bildirilmiştir

Vehbi Tülek

Gafletle Yapılan Duâ Kabul Olmaz

Vehbi Tülek

Allah Için Sev Allah Için Darıl

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Alabilirsen Al

Alabilirsen Al


Hacı Bayram-ı Veli'nin doğduğu Zülfadl (Sol-Fasol) köyünden bir genç askere çağrılmıştı. Yetim olan bu temiz genç, babasından kalma birkaç altınını, annesinden kalan hâtıra bilezik ve küpleri emânet edecek bir kimse bulamadı. Hepsini küçük bir çekmeceye koyup, Hacı Bayram-ı Veli'nin türbesine getirdi. Türbeyi ziyâret edip;
"Yâ hazret-i Hacı Bayram-ı Veli! Beni vatani vazifemi yapmak için çağırdılar. Annemden ve babamdan kalma şu hâtıraları emânet edecek bir kimse bulamadım. Bu küçük çekmeceyi zâtı âlinize emânet bırakıyorum. Eğer askerden dönersem, gelir alırım. Şâyet dönemezsem, istediğiniz bir kimseye verebilirsiniz!" diye münâcaat etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Vehbi Tülek

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Onun Görmediği Yer

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Evliyalar Ölmez İmiş

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Geç Gelen Kurtarıcı

Hayat Kurtaran Yalan

Vehbi Tülek

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Vehbi Tülek

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Vehbi Tülek

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Vehbi Tülek

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Vehbi Tülek

Padişah Ve At

Vehbi Tülek