Benden Sonrası Için Size Iki Şey Bırakıyorum
Ali bin Sâlih hazretleri Tebe-i tâbiînden büyük bir hadîs âlimidir. Doğum târihi bilinmemektedir. Kûfelidir. 151 (m. 768) târihinde vefât etti. Naklettiğ hadis-i şeriflerden bazıları:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.434.730
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Ali bin Sâlih hazretleri Tebe-i tâbiînden büyük bir hadîs âlimidir. Doğum târihi bilinmemektedir. Kûfelidir. 151 (m. 768) târihinde vefât etti. Naklettiğ hadis-i şeriflerden bazıları:
Kemal Paşazade Tarihinin 8. cildinde, Sultan II. Bayezid Han zamnında yaşanan şöyle bir hadiseyi nakleder:Draç kalesinin Venedikli muhafızları endişeli bir bekleyiş içerisindeydiler. Duymaktan kork tukları haber gecikmemiş, Elbasan Sancakbeyi Evrenosoğlu İsazade Mehmed Bey kumandasındaki Osmanlı akıncılarının yaklaştığını öğrendiler.Venedik, bu liman kalesine ayrı bir önem veriyordu. Zira onu kaybederse, Mora kıyıların dan olduğu gibi Arnavutluk'tan da tamamen sökülüp atılacak, sonunda Akdeniz'den silinecekti. O yüzden Draç'ı savunma tedbirlerine titizlik gösterilmiş, tahkimat hayli teferruatlı tutulmuştu
gâzilerin takdirini kazandı. 1298'de Bizanslıların tertiplediği Osman Gâzinin de dâvet edildiği sûikast plânlı düğüne katıldı. Tedbirli hareket eden Osman Bey, Yarhisar ve Bilecik'i fethederken Bilecik tekfurunun oğluna gelin gitmekte olan Yarhisar tekfurunun kızı Holofira'yı da esir aldı. Holofira İslâmiyeti kabul edip, Müslüman oldu. Nilüfer adını aldı. Orhan Bey, Nilüfer Hâtunla evlendi. BabasıOsman Gâzi, 1299 târihinde istiklâlini ilân edince, devleti idâri bölgelere ayırdı. Orhan Gâzi 1301'de Sultanönü bölgesinin beyliğine tâyin edildi. 1302'de Yenişehir ile İznik arasındaki Köprühisar'ın fethine gönderildi. Köprühisar'ı fethedip, Çavdarlı aşiretinin Osmanlı hudûduna tecâvüzlerinin önüne geçti. 1315'te Çavdar beyini esir alıp, Çavdarlı aşiretinin suçlularını cezâlandırdı. 1317'de Karatekin, Karacebeş, Tuzpazarı, Kapucuk ve Keresteci kalelerinin fetih harekâtına katıldı.
Derviş Hüseyin hazretleri, "Ganizâde" lakabıyla meşhur oldu... Berberlik yapardı. Kendisine yetecek kadar kazanç sağlayacağı müşteri gelirdi. Tasavvuf hallerine dalmıştı... Bir gün, vefât edeceğini anlayıp, dükkanını kapatarak evine döndü. Üç-beş gün hasta yatıp vefât etti. Hikmetli sözleri pek çoktur. Buyurdu ki:
Mecdüddin Abdüsselâm Harrâni hazretleri Tefsir, kıraat, hadis ve fıkıh âlimidir. 590 (1194)'de Urfa-Harran'da doğdu. İlk tahsilinı burada yaptıktan sonra Bağdat'a gitti ve zamanın büyük âlimlerinden ilim tahsil ederek Harran'a döndü, çok talebe yetiştirdi. 652'de (m. 1254) vefat etti. Bir dersinde buyurdu ki:
Zeynüddin Abdürrahim el-Irâki hazretleri hadis hâfızıdır. 725'te (m. 1325) Kahire'de doğdu. Kürt asıllı olup babası Erbil'den Kahire'ye gelmişti. Sekiz yaşında Kur'an-ı kerimi hıfzetti. Et-Tenbih adlı Şafii fıkıh kitabını ezberledi. On iki yaşında iken hadis tahsiline başladı ve hadis hafızı oldu. 806 (m. 1404)'de Kahire'de vefat etti. Şöyle nakletmiştir:
Sultan II. Mahmud Han zamanında yaşlı bir kadıncağız duymuş ki, Hazreti Hızır her gün yatsı namazında, Yeni Câmi'de görülürmüş. Kendisi de zâten Hızır Aleyhisselâm'ı görmeyi öteden beri çok istermiş. Duyduğu söz üstüne ertesi gün kocasına durumu bildirip, ondan izin alarak yatsı namazına Yeni Câmi'ye gitmiş. Namaz çıkışında, avluda bir kenara çekilmiş ve başlamış çıkanlara dikkatli dikkatli bakmaya. O pür dikkat çıkanları tâkip ederken, karşısından bir yaşlı amca çıkagelmiş.- Neye bakarsın hâtun?-Dediler ki, bu câmide her gece Hızır Aleyhisselâm görünürmüş. Onu görmeye geldim.