Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.066.826

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bizi Felaketten Felakete Sürükleyen Nefsimizdir

İbn-i Mesrûk hazretleri evliyânın meşhûrlarındandır. Bağdât'ta yaşadı. 910 (H.298) senesinde vefât etti. Cüneyd-i Bağdâdî, Sırrî-yi Sekatî, Hâris el-Muhâsibî ve diğer velîlerin sohbetlerinde yetişip olgunlaştı. Ahmed bin Hanbel hazretlerinden hadîs-i şerîf rivayetinde bulundu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Önce Elini Öpüp Sonra Dövmek LÂzim!..

18. asır sonlarından itibaren Osmanlı sultanları, gerek cuma selâmlığında gerekse diğer hususi zamanlarda halkın arasına çıktıklarında, halktan herhangi bir dileği olanlar, yazdırdıkları arzuhalleri havaya doğru kaldırır ve yüksek sesle, "Pâdişâhım çok yaşa!" derlerdi. Bunun üzerine hükümdârın yakınlarından biri o arzuhâli alır, saraya varıldığında alâkalı mercie vererek icâbının yapılmasını temin ederdi.Sultan II. Mahmud merhum bir bayram günü vükelâ ve maiyyetiyle birlikte Divanyolu'nda at sırtında ilerliyordu. Kalabalığın arasından bir adamın bütün enerjisini sesine toplayarak bağırdığı duyuldu:" Pâdişâhım çok yaşa!.. Pâdişâhım çok yaşa!..

Vehbi Tülek

Fatih’in Akincisi Malkoçoğlu BÂlî Bey Bey

Vehbi Tülek

Ii. Abdülhamid Han Ve Taşkesenli Ahmed Efendi

Vehbi Tülek

Kiymeti Takdîr

Vehbi Tülek

Sultan Abdülmecid Hân, Selânik'e giderken fırtına sebebi ile gemi Limni'ye sığınmak zorunda kaldığı zaman, uzaktan gördüğü türbenin kime âid olduğunu sordu. Yanındakilerden birisi türbenin Niyâzi-i Mısri'ye âid olduğunu söyledi ve onun başından geçenleri anlattı. Bunun üzerine Sultan Abdülmecid, Niyâzi-i Mısri hazretlerinin kabrini ziyâret etmek için türbeye gitti. Türbede, Niyâzi-i Mısri'nin rûhâniyetine hitâben; "Ey Niyâzi-iMısri, kıymetini takdir edemeyen kimselere bedduâ eylemişsin. Sonra gelen bizlerin bunda bir kabahati yok. Bizlere, feyzli nazarının geldiği âşikâr olmadıkça, türbenden dışarı çıkmam" diye yalvardı ve Kur'ân-ı kerim okuyarak rûhuna hediye eyledi.SultanAbdülmecid Hân, Niyâzi-i Mısri hazretlerinin feyz dolu nazarlarına kavuşunca dışarı çıktı ve türbenin tâmir edilmesi için emir verdi.

Din Ve Devlet Uğrunda Ölmeye Geldi

Vehbi Tülek

Varna Zaferi

Vehbi Tülek

28 - Fazil Mustafa Paşa'nin Şehadeti

Vehbi Tülek

Osmanli Devleti Ve Endülüs

Vehbi Tülek

Bulgar Pehlivani

Vehbi Tülek

Nedendir Bu?

Vehbi Tülek

80 - Murad-i Hüdavendigarin Duasi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İstenmeden Gelen Şeyler Tevekkülü Bozmaz

Mevlevî Sebnehlî hazretleri büyük velîlerden olup Hindistan'da Sebnehl’de doğdu, On dokuzuncu asrın başlarında orada vefat etti. Delhi’ye giderek Mazhar-ı Cân-ı Cânân hazretlerine talebe oldu. Evliyâlık yolunun son makamlarına kadar yükseldi. Ondan ve dolayısıyla Mazhar-ı Cân-ı Cânân hazretlerinden icâzet alıp, Sebnehl beldesinde talebe yetiştirmeye başladı. Vazifeye başladığı sırada, hocası Mazhar-ı Cân-ı Cânân, ona bir mektup yazarak buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sakın Gelen Fakirleri Boş Çevirme

Vehbi Tülek

Ahmed Ticâni hazretleri meşhur âlim ve velilerindendir. 150 (m. 1737) senesinde Cezayir'de Ayn-ı Mâdi denilen yerde doğdu. Orada tahsilini tamamladıktan sonra Kâhire'ye gitti. Evliyânın büyüklerinden Ahmed bin İdris'le görüştü. Ondan ilim öğrenip feyz aldı. Hilâfeti ile şereflendi.1230 (m. 1815) senesinde Fas'ta vefât etti. Oğluna şöyle nasihat etti:

Mücâhid Velîlerden Abdullah Bin Gâlib

Vehbi Tülek

Muhammed Bin Abdülkerîm

Vehbi Tülek

Muhammed bin Abdülkerim Megili hazretleri, Cezayir'de yetişen tefsir, fıkıh, hadis âlimlerindendir. 909 (m. 1503)'de Tlemsân şehrinde vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Hasan-ı Basrî Ve Bir Vezirin Oğlu

Vehbi Tülek

Ebû Muhammed Hasen

Vehbi Tülek

Nûreddîn Taşkendî

Vehbi Tülek

Esile Kıza Saldıran Hamele'nin Sonu!..

Vehbi Tülek

O Emaneti Insan Yüklendi

Vehbi Tülek

Rüstem Halîfe

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Bize Teveccüh Edin

Bize Teveccüh Edin

1604 senesinde Sivas'daki Şemsiyye Dergâhı şeyhi ve Kara Şems'in dâmâdı Receb Efendi vefât edince, Abdülmecid Efendi onun vazifesini yürüttü. İlim ve irfândaki şöhretini duyan Sultan III. Mehmed Han tarafından İstanbul'a dâvet edildi. Üçüncü Mehmed Han, Abdülmecid Efendiyi İstanbul'a dâvet ederken, kendi el yazılarıyla şu mektubu yazmışlardı:"Fazilet ve kerâmet sâhibi Sivaslı Abdülmecid Efendi! Merhûm amcan Şemseddin Efendi nin, Eğri seferinde maddi ve mânevi çok yardımlarını gördüm. Döndükten sonra İstanbul'da kalmasını istemiştim. Fakat o arzu etmeyince, ihtiyârlığı sebebiyle memleketine gitmesine izin verdim. Şimdi sizin söz, fiil ve diğer özelliklerinizle ona tam olarak benzediğinizi duydum. İstanbul'u teşrifinizi cân-ü gönülden istiyorum. Hatt-ı şerifim size ulaştığı zaman ihmal etmeyesiniz."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

O Kullarına Çok Merhametlidir

Vehbi Tülek

Allah Nasil Misafir Edilir?

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Firkateyne Bininiz

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Dört Şey Mühimdir

Kadin Akli

Vehbi Tülek

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Vehbi Tülek

Karşılık Beklemiyorum

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Vehbi Tülek

Altıyüz Dirhemlik İp

Vehbi Tülek