Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.113.490

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bahri Dede Ve Zigetvar Kalesi'nin Fethi

Bahri Dede evliyânın meşhurlarındandır. Edirne'de doğdu ve orada yetişti. 1566 (H.974) senesinde Bursa'da vefât etti. Edirne'de zamânının âlimlerinden ilim öğrenen Bahri Dede, tasavvufta İbrâhim Edhem hazretlerinin yolunda yetişip kemâle erdi. Bursa'da Murâdiye Dergâhında insanlara rehberlik etti. Sohbetleri çok tesirli ve duâsı makbul idi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

İngiliz Düşmani Şeyhülislam

1654 senesinde vefat eden ve Sultan IV. Mehmed Han'ın Şeyhülislamı olan Behâeddin Efendi, son derece hoş sohbet ve nüktedan olarak tanınmıştı. Fakat İslam düşmanlarına, hele İngilizlere karşı muazzam bir din gayreti vardı. Bütün yumuşaklığı ve nüktedanlığına rağmen, İslam düşmanlarına karşı gayet sert davranır, onlara hiç taviz vermezdi. 1651 senesinde, İngiliz vatandaşı olan birisi, İzmir'deki İngiltere konsolosundan 200.000 akçe alacağı olduğunu iddia ederek onu mahkemeye verdi. İzmir Kadısı Haşimi zade, konsolosu mahkemeye davet edip alacaklısının davasını bildirdi. Konsolos sert bir tavırla:-Efendi, sen bu davaya bakmaya mezun değilsin... dedi ve İngiltere ve Osmanlı hükûmetleri arasında imzalanan "Ahidnâme" nin bir nüshasını gösterdi. Burada, İngiliz vatandaşlarından birinin öbüründen alacağı 200.000 akçeden az olursa Osmanlı kadıları nın davayı dinleyebilecekleri, aksi halde davanın İngiltere'de görüleceği yazılıydı.

Vehbi Tülek

Sultani Zafere Zorlayan Müderris

Vehbi Tülek

Kefeni Kanlar İçindeydi

Vehbi Tülek

79 - Zannedersem Ben, Hatem-ül-müluk Olacağim

Vehbi Tülek

Sultan Abdülhamid Han geleceği okuyordu: "Gazetelerin saltanat ve hilafete bu kadar tecavüzlerine bakılırsa, ne padişahlık ne de hilafet kalacak. Ben hatemü'l-mülük olacağım." Osmanlı ülkesinde, "hürriyet havaları"nın estiği böyle bir ortamda, Rumlar, özellikle de Ermeniler, çoğunlukta olduğu yerlerde, ticari yönden etkin oldukları ve "matbuat" da onların tekelinde olduğu yerlerde karmaşa ve isyanların önü-arkası kesilmiyordu.

Denize Düşen Yilana Sarilir

Vehbi Tülek

Paşam Siz Haksizsiniz!

Vehbi Tülek

Orhan Gazi’nin Örnek Şahsiyeti

Vehbi Tülek

Osmanli'da Ahlak

Vehbi Tülek

Ev Sahibinin İşine Karişilmaz

Vehbi Tülek

Mimar Sinanin Mektubu

Vehbi Tülek

Yildirim Bayezid Ve İhtiyar Kadin

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Vekî Bağdâdî

Veki Bağdâdi hazretleri meşhur tefsir ve fıkıh âlimlerindendir. 260'ta (m. 874) Bağdad'da doğdu. Tefsir âlimi İbn-i Cerir Taberi'nin talebesi olup 350 (m. 961)'de Bağdad'da vefat etti. Tefsirinde buyuruyor ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Meşhûr Olmak Isteyen Şöhretin Kölesi Olur

Vehbi Tülek

Muhammed Nasihuddin hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Tasavvufta icâzeti, diplomayı babasından aldı. Babası vefât ettikten sonra onun yerine geçti. 1020 (H.411) yılında Afganistan'da Çeşt şehrinde vefât etti. Dünyâdan ve dünyâ malından nefret ederdi. Bu sebeple; "Dünyâ bütün her şeyiyle bana arz olunsa, hiç düşünmeden rahat ve kolay bir şekilde dünyânın murdarlığına hükmederim" buyurdu.

Necaset, Namaz Kılmaya Engeldir

Vehbi Tülek

Seyyid Mahmud Çağırgan

Vehbi Tülek

Seyyid Mahmud Çağırgan hazretleri, Horasan'dan Anadolu'ya gelen velilerdendir. 1422-1518 yılları arasında yaşadı. Yavuz Sultan Selim Han, Trabzon vâliliği sırasında sık sık bu zatı ziyaret edip derslerine katılmış ve bu kıymetli veli için birçok yeri vakıf olarak bırakmıştır. Kabri, Giresun-Alucra'ya bağlı Boyluca köyündedir. Seyyid Mahmud hazretleri, vefatından kısa bir zaman önce oğluna şu nasihatleri verdi:

Allahü Teâlâyı Görür Gibi Ibâdet Et!

Vehbi Tülek

İnsanları Kurtuluş Yoluna Kavuşturanlar

Vehbi Tülek

Kıyâmetin Yaklaştığına Deliller Çoktur

Vehbi Tülek

Müftî Zehâvî

Vehbi Tülek

beni De Talebeleri Arasına Alsın!

Vehbi Tülek

Kalplerinde Allah Sevgisi Olanlar

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Maveraünnehir alimlerinden Hâce Ubeydullah-ı Ahrar hazretlerinin sohbetinde yetişen Abdullah-ı İlâhi hazretleri, hocasından öğrendiklerini Anadolu'da yaymayı kendisine vazife edinip, insanların huzur ve saâdete kavuşmaları için gece gündüz çalıştı. Muhammed Behâeddin-i Buhâri hazretlerinin dergâhından aldığı feyzleri Anadolu'da ilk yayan veli oldu. Bir müddet sonra Anadolu kâdıaskeri Manisalızâde Muhyiddin Mehmed Çelebi (v.1483)'nin dâveti üzerine Fâtih Sultan Mehmed Hanın vefât ettiği günlerde İstanbul'a geldi (1481). Kâdıasker Mehmed Çelebi'nin gösterdiği odaları ve teklifleri kabul etmeyip, daha önce ilim tahsil ettiği Zeyrek Câmii etrâfındaki virâne hâline gelmiş boş medrese odalarını tercih etti. Orada yerleşti. Şeyh Ebü'l-Vefa Konevi gibi Allah dostları ile sohbet etti. İstanbullular onun gelişini rahmet bilip, sohbetine koştular. Az zamanda halktan ve devlet adamlarından birçok kimse, Abdullah-ı İlâhi'nin talebeleri arasında yer aldı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Delik Kova

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Allah Nasil Misafir Edilir?

Her Şeyi Göze Almıştı!

Zalimlere Dersini Verdi!

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Garip Karşilanan Bir Adak

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Vehbi Tülek

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Vehbi Tülek

Allah Haramdan Kaçani Korur

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Vehbi Tülek