Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.115.223

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bahri Dede Ve Zigetvar Kalesi'nin Fethi

Bahri Dede evliyânın meşhurlarındandır. Edirne'de doğdu ve orada yetişti. 1566 (H.974) senesinde Bursa'da vefât etti. Edirne'de zamânının âlimlerinden ilim öğrenen Bahri Dede, tasavvufta İbrâhim Edhem hazretlerinin yolunda yetişip kemâle erdi. Bursa'da Murâdiye Dergâhında insanlara rehberlik etti. Sohbetleri çok tesirli ve duâsı makbul idi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Osmanli'nin Hatirasina

Sen gittin ey Osmanlı, âlemden elem kaldı
Altın kubbelerinden geride alem kaldı

Söğüd'ün yaylasını uzattın Viyana'ya
Çizdiğin haritadan elimde kalem kaldı

Vehbi Tülek

İzzet Paşa Ve Ömer RizÂî Efendi

Vehbi Tülek

Kanuni’nin Vefati Ve Celalzade

Vehbi Tülek

18 - İskender Paşa

Vehbi Tülek

Cihan sultanı Kanuni Süleyman Han, ikinci defa çıktığı İran seferinden de galibiyetle dönüyordu. Fakat savaş meydanlarında Osmanlı askerinin karşısından kaçan İran Şahı Tahmasb, padişah İstanbul'a avdet edince, her zaman yaptığı gibi Osmanlı sınırını geçti ve topraklarımıza saldırmaya başladı. 1551 yılında oğlu İsmail Mirza'yı kalabalık bir ordu ile Erzurum üzerine gönderdi. -Kalenin anahtarlarını Kanuni Sultan Süleyman oraya yetişmeden istiyorum, diye talimat verdi.Erzurum beylerbeyi İskender Paşa kahraman bir askerdi. Kanuni, kendisine bu vazifeyi verirken :-Baka İskender, seni böyle mühim bir sancağın muhafazasına memur eyledik. Görelim seni, yüzümüzü kara çıkarma, demişti.

Kiymeti Takdîr

Vehbi Tülek

Fatih’in Medreseleri

Vehbi Tülek

Pişmemişler Celveti Olamazlar

Vehbi Tülek

49 - Şehid Musa Hulûsi Paşa

Vehbi Tülek

Doğru Yoldan Ayrilmamak

Vehbi Tülek

Bu Asker Sağ Oldukça Bu Kale Size Verilmez

Vehbi Tülek

Yunan Askeri Hakiminin İtiraflari

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Alacahisarlı Hasan Dede

Hasan Dede, Alacahisar'da doğup, büyüdü. İlim tahsilini İstanbul'da yaptı. İbrâhim Gülşeni'nin halifelerinden Hasan Zarifi'ye talebe oldu. Halvetiyye ve Celvetiyye yollarının feyzlerine kavuştu. İstanbul'da Mirahor Zâviyesinde yerleşip zâhir ve bâtın ilimlerinde yetişmek için çalıştı. 1609 (H.1018) senesinde vefât etti. Hasan Dede, vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kabir Ehlinden Istifâde!..

Vehbi Tülek

Abdülhakim-i Siyalkûti hazretleri, Hindistan velilerinden ve Hanefi mezhebi fıkıh âlimidir. 1657 (H.1067) senesinde Hindistan'ın Siyalkût şehrinde vefât etti... Bu mübarek zat, İmâm-ı Rabbâni hazretleri ile Mevlânâ Kemâleddin-i Kişmiri'nin derslerinde bulundu. Fıkıh, kelâm ve daha birçok nakli ilimlerde yüksek derecelere kavuştu...

Kâfirlere Kabirde Azap Vardır

Vehbi Tülek

Dünyada Ve Ahirette Selâmet Istiyorsan

Vehbi Tülek

Şeyh Murâd Efendi İstanbul'da yetişen âlim ve velîlerdendir. 1788 (H.1203) senesinde İstanbul'da doğdu. İstanbul’daki meşhur âlimlerden ders alarak ilim tahsilini tamamladı. Tasavvufta ise Nakşibendiyye yolunun rehberlerinden Şeyh Nimetullah Efendiye talebe olup sohbetlerinde ve derslerinde bulundu. Bu hocasından İmam-ı Rabbânî hazretlerinin Mektûbât-ı Şerîfini okudu. Murad Molla Dergâhında şeyhlik yaptı. Sultan Ahmed Câmii'nde vaaz verirdi. 1847 (H.1264) senesinde vefat etti.

Helâl Kazanmak, Her Müslümâna Farzdır

Vehbi Tülek

Süfyân-ı Sevrî

Vehbi Tülek

Resûlullahın Kabrini Ziyâret Etmek Sünnettir

Vehbi Tülek

Şa­fiî Fı­kıh â­li­mi E­bül­-abbâs­-ı Vâ­sıtî

Vehbi Tülek

Âlimler, Peygamberlerin Vârisleri, Dînin Direkleridir

Vehbi Tülek

Bid'at-i Seyyie Ve Bid'at-i Hasene

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bizi Hatirlayin!

Vehbi Tülek

Her Şeyi Göze Almıştı!

Vehbi Tülek

Her Şeyi Göze Almıştı!

Namazini Ben Kildirayim

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

B0r Çuval Toprak

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Firkateyne Bininiz

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek

Altıyüz Dirhemlik İp

Vehbi Tülek

Bana Delil Getir

Vehbi Tülek

Yüz Vermedin!

Vehbi Tülek

Tüccarin Rüyasi

Vehbi Tülek

O Kullarına Çok Merhametlidir

Vehbi Tülek