Evlilik, Gözü Haramdan Daha Muhafaza Eder
Ebû Sa’îd Eşec hazretleri hadîs ve tefsîr âlimidir. Zamanının imâmı olup, “Şeyh-ül-İslâm” diye bilinirdi. 257 (m. 865)’de Kûfe’de vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şerîflerden bazıları:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.665.860
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Ebû Sa’îd Eşec hazretleri hadîs ve tefsîr âlimidir. Zamanının imâmı olup, “Şeyh-ül-İslâm” diye bilinirdi. 257 (m. 865)’de Kûfe’de vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şerîflerden bazıları:
27 Aralık 1916. Saat: 13.00
"Türk askeri cenge hazırlanıyordu. Biraz sonra kopacak kıyametin heyecanı ile benim de yüreğim çarparken; gözüm batarya dürbününün adesesinde, düşmanı seyrediyordum. Meis, güzel bir Pazar gününün neşeli havası içinde tatilin zevkini sürüyordu… Bizim taraftaki harekât ve gürültü gittikçe sükûn buldu. Herkesin kulağı, bir ağızdan çıkacak keskin bir kumandayı bekliyor. Ateeeş… Nihayet saat 13.25'te aylardan beri karşısındaki yabancı çığlıklara dişini sıkıp susan dört ağız birden alev kusmaya başladı…
1877 yılı Kasım ayının 7'sini 8'ine baðlayan gece, civarda bulunan iki Ermeni köyünden gizlice harekete geçen kalabalık bir çete, sinsi sinsi yaklaþıp Erzurum'un meþhur Aziziye Tabyası'na girmeyi baþarmıþtı. Türk-Rus harbinin kanlı ve karanlık günleriydi; tabyayı savunan bir avuç Türk askeri derin uykuda idi. Yataklarında bastırıldılar ve uykuda kılıçtan geçirildiler kahpece. Ve arkadan gelen Rus kuvvetleri de hiç bir mukavemet görmeksizin Aziziye Tabyası'na yerleþtiler.Bu kahpe baskından yaralı olarak kurtulan bir asker, koþa koþa Erzurum'a varıp kara haberi yetiþtirdi. Minarelerden sabah ezânı yerine "Moskof Aziziye'ye girdi!" sesleri yükselmeye baþladı.
Şaban-ı Nakşibendi hazretleri, İstanbul'da Emir-i Buhari tekkesinin Şeyhi idi. 1594'te vefat etti. Sohbetlerinde, evliyanın büyüklerinden nakiller yapardı. Buyurdu ki:
Abdülhamid Hüsrevşâhi hazretleri Kelâm âlimlerinin meşhûrlarındandir. 580 (m. 1184)'de İran'da Hüsrevşâh'ta doğdu. İmam Fahrüddin-i Râzi'nin talebesidir. Hocasının vefâtından sonra Şam'a geldi. 652 (m. 1254)'de Şam'da vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:
Mus'ab bin Ahmed Kalanisi hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Bağdâd'da doğdu. Zamanın büyüklerinin sohbetlerinde bulundu. Cüneyd-i Bağdadi ve Rüveym bin Ahmed hazretleri onun arkadaşlarındandır. Hac için gittiği Mekke-i mükerreme dönüşünde Ecyâd'da 270 (m. 884) yılında vefât etti. Fütüvvet hakkında buyurdu ki:
Birisinin bir koçu vardı, boynuna ip bağlamış, tuttuğu ucundan çekerek götürüyordu otlaktan. Hırsız hissettirmeden yaklaştı arkadan, ipi kesti, koçla uzaklaştı oradan. Adam olanlardan habersiz devam ederken yoluna, gayrı ihtiyari döndü baktı arkasına...-Aman Allah'ım!.. Koçum... koçum yoktur, kaybolmuş.. Ne yapacağım ben şimdi?.. Diye dövünmeye, sağa, sola koşarak aramaya başladı. Nafile!.. Yoktu hiç bir yerlerde.. Bitap düşene kadar, bakmadığı yer kalmadı. Ümidi kesti, artık bulamayacağına iyice kanaat getirmişti ki, kuyu başında kendisi gibi dövünen bir adam gördü.