Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.581.787

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Lüzumsuz Konuşmanın En Küçük Zararı, Şöhrettir!

Ebû Bekr bin İyâş hazretleri tâbiînin büyüklerindendir. Meşhûr kırâat âlimi İmâm-ı Âsım'ın râvilerinden ve hadîs âlimlerindendir. 715 (H.97) senesinde doğdu. 808 (H.193) senesinde Kûfe'de vefât etti. Babasından, Ebû İshâk es-Sebîî, Ebû İshak eş-Şeybânî, Hümeyd et-Tavîl ile Eshâb-ı kirâmın birçoğundan hadîs-i şerîf rivâyet etti ve ilim öğrendi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

LÂ İlÂhe İllallah

I. Dünya savaşının ilk yıllarında Doğu cephesinde Ruslara karşı çetin bir mücadele verildi. Bu çatışmalar sırasında bir çok Osmanlı asker ve subayı da esir düştü. Ruslar bu esirleri, sür'atle cephe gerisine, Kafkasya'ya naklettiler. İlk durak, Azerbaycan'daki Bakû şehrinin karşısındaki Najin adasıydı. Oradaki kamplarda toplananan esirler daha sonra Sibirya'ya naklediliyordu. Sibirya'da 4 uzun yıl geçti. Bu 4 yıl boyunca kamplarda konuşulan tek şey "Firar" idi. Hep onu düşündüler, konuştular, planladılar. Neticede küçük gruplar halinde kaçılma sı kararlaştırıldı. Binbaşı İbrahim Bey, Sivaslı Mülazım Ahmed Bey, Havran'lı Hamdi bey ve Sivas'lı Yedek Asteğmen Küçük Ahmet bey, beraber kaçacaklardı. Diğer arkadaşları da böyle gruplar yapmışlardı. Cuma gecesi son hazırlıklarını yaptılar. Peksimetlerini, kavurmalarını kontrol ettiler. Fakat İbrahim Bey son anda bu grubun ikiye bölünmesini teklif etti. Yakalanırlarsa, hiç olmazsa diğer arkadaşlarının kurtulması ihtimalini düşünüyorlardı. Öyle yaptılar.-Nikolinski kasabasına vardığınız zaman ekmekçi Klement size yardım edecek. Para ve rapiska (kimlik) verecek. Kendinizi belli etmeden onu bulun. Kimseyi şüphelendir meyin. Belki orada buluşuruz. Oradan da trenle ver elini Anadolum. İnşaallah vatanımıza kavuşuruz.Sonra da helallaştılar.

Vehbi Tülek

Doğru Yoldan Ayrilmamak

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Ve Halimi Çelebi

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Abdülhamid Ve Yavuz Sultan Selim HÂn’in TürbedÂri

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Han'ın türbedarlarından biri, bir oğlan çocuğunun dünyaya gelmesini çok istiyordu. Bu yüzden hâmile bulunan hanımının bir isteğini iki etmiyordu. Ancak hanımı o sabah, kendisinden kiraz istemişti. O da, hâmilelerde bu gibi isteklerin olacağını zâten biliyordu. Lâkin kirazın henüz çıkmaya başladığı bu günlerde, çok pahalı olduğu da muhakkaktı. İmkânsızlıklarına rağmen, ümit vererek evden ayrılmıştı. Şimdi türbeyi süpürüyor, hem de bunu düşünüyordu. Akşam eve varınca hanım, "kiraz aldın mı?"diye sorarsa, ne diyecekti. İçinden her türlü fikir geçiyor, fakat bir türlü çıkış yolu bulamıyordu. Çünkü pahalı kirazı alacak parası yoktu. Tam bu esnâda, elindeki süpürgenin sapıyla, yıllardır hizmetini gördüğü Yavuz Sultan Selim Hân'ın sandukasına vurdu ve şöyle söylendi:

Surre Alayi

Vehbi Tülek

Sultan İkinci Bayezid Ve Sari Saltuk

Vehbi Tülek

Kendi Re’yimizle İş Yapmayiz

Vehbi Tülek

Otlukbeli Savaşi

Vehbi Tülek

Kirkpinar'in Doğuşu

Vehbi Tülek

Hamevî'nin Osmanli Padişahlari İle Alakali Önemli Tesbiti

Vehbi Tülek

Temizlik

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Herkesin Huyu Değişebilir

Ahmed Çârpûrti hazretleri Şafii fıkıh ve hadis âlimlerindendir. 746 (m. 1345) senesinde vefât etmiştir. Tebriz'de yerleşmiş, akli ilimlerde mütehassıs olmuştur. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Nizâ­meddîn Ev­liyâ Ve ­has Ta­le­be Ziy­âed­din

Vehbi Tülek

Nizâmeddin Evliyâ hazretlerinin Ziyâeddin adında bir talebesi vardı. Hayâtını, sevgili hocasının rahatlığı için nasıl fedâ ettiğini ibretle okuyalım...

Nizâ­meddin Ev­liyâ haz­ret­le­ri Hin­dis­tan'da ye­ti­şen bü­yük veli­ler­den­dir. 1325 (H.725) se­ne­sin­de Hakk'ın rah­me­ti­ne ka­vuş­tu. Feri­deddin­-i Genc­-i Şe­ker haz­ret­le­ri­nin ta­le­be­si­dir. Ho­ca­sı­nın em­ri i­le Del­hi'ye git­ti ve bu­ra­da i­lim yay­ma­ya baş­la­dı. Bu­ra­dan son­ra da Kı­yas­pur i­sim­li kü­çük bir kas­ba­ya hic­ret et­ti...

Aşere-i Mübeşşereden Talha Bin Ubeydullah

Vehbi Tülek

Emir Ve Yasaklara Uymak Büyük Nimettir

Vehbi Tülek

Abdülmecîd Sivâsî Efendi Osmanlı âlim ve velîlerindendir. 1563 (H.971) senesinde Tokat'ın Zile ilçesinde doğdu. 1639 (H.1049) senesinde İstanbul'da vefât etti. Uzun müddet amcası Şemseddîn Sivâsî'nin sohbetinde kalıp feyz aldı. Zile'deki Halvetî Dergâhında vazifelendirildi. İlim ve irfandaki şöhretini duyan Sultan Üçüncü Mehmed Han tarafından İstanbul'a davet edildi. Bunun üzerine İstanbul'a geldi. İlk vaazını Ayasofya Câmii’nde verdi. III. Mehmed, I. Ahmed, I. Mustafa, Genç Osman ve IV. Murâd Han devirlerinde yaşadı. Padişah ve diğer devlet erkânı, önemli hususlarda sık sık görüşlerine başvururlardı. Sultan IV. Murâd Hâna Bağdât'ın İranlılardan geri alınacağını müjdelemiş, padişah sefere çıkarken de hazret-i Ömer'in kılıcını beline kuşatmıştı.

Kıyâmette Ağzına Gem Vurulanlar

Vehbi Tülek

Hadîs Hâfızı Ve Tarihçi Abdül-a’lâ El Gassani

Vehbi Tülek

Ahmed Nâşirî

Vehbi Tülek

Onlar, Melekler Gibi Görünmez Olurlar

Vehbi Tülek

Lapsekili Halil Ve İbrahim Onbaşı...

Vehbi Tülek

Mecusilerin Ateşinin Söndüğü Gece

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Allah Diyen Genç

Allah Diyen Genç

Fakir bir genç, padişahın kızına aşık olmuş. Bu ümitsiz sevdasını gidip o beldenin meşhur dervişine anlatarak yardım dilemiş. Derviş: "Evlâdım, şehrin girişinde tam yol ağzında otur, kim ne derse desin sadece 'Allah' diye cevap ver." demiş. Fakir genç, denileni yapmış. Günlerce, aylarca şehrin girişinde başka hiçbir kelime konuşmadan "Allah" demiş. Derviş, yiyeceğini, içeceğini her gün getiriyormuş. Zamanla "Allah" diyen genç halk arasında meşhur olmaya başlamış. Nihayet bir gün padişah da genci merak etmiş. Dervişten, genç hakkında bilgi istemiş. Derviş, gencin devrin büyüklerinden olduğunu söylemiş. Padişah, kalkıp genci ziyarete gitmiş. "Kimsin? Derdin ne? Ne istersin?" demiş ise de, genç, padişaha karşı da "Allah" demekten vazgeçmemiş. Başka tek kelime konuşmamış. Derviş akşam gencin yanına gelmiş. "Padişah sana "Kızımı vereyim" diyene kadar, sen ondan sakın ola ki bir istekte bulunma!" diye tembihte bulunmuş. Nihayet bir gün padişah gelip: "Ne istiyorsun, istiyorsan seni kızımla evlendireyim." deyince, genç, dervişin şaşkın bakışları altında "Yok" demiş. Artık onu da istemiyorum. Ben başka birisinin hatırı için Allah dedim, Allah devrin padişahını ayağıma getirip, benim gibi miskin bir gence kendi kızını teklif ettirdi. Eğer Onun hatırı için Allah deseydim kim bilir ne olurdu? Ben bundan böyle Ondan başkasını anmıyor, ondan başkasını istemiyorum.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Derdi Olan Neylesin?

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Zalimlere Dersini Verdi!

Allah’a Firar Et

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

9 Evi Dolaşan Kelle

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Vehbi Tülek

Delik Kova

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Vehbi Tülek

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Vehbi Tülek

Karşılık Beklemiyorum

Vehbi Tülek