Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.326.024

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allah’ın Takdirine Bağlanan Cennetliktir

Mevlânâ Ârif-i Dikgerânî hazretleri "Silsile-i aliyye" adı verilen büyük âlim ve velilerden Seyyid Emîr Külâl hazretlerinin dört halifesinden ikincisidir. Buhara civarındaki Dikgerân köyünde doğdu. Miladi 14. yüzyıl başlarında orada vefat etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

94 - Sultan Iii. Murad Ve Polonya Kralliği

Divan-ı Hümayun toplantı halindeydi. Cihan Padişahı III. Murad'da toplantıyı şeref lendirmişlerdi. Lalası Sadeddin Efendi sol tarafında oturuyorlardı...-Şu Vilayet-i Leh tahtının gene boşaldığını işittik. Tedbiriniz ne ola?...Padişah sualine ilk cevap Veziriazam'dan geldi:-Ferman Sultanımızındır Devletlûm...Yalnız şu hususu emen arzetmeliyim ki... bu taca erişmek için, Floransa Büyük Dukası ricada bulunur.-Yalnız o mu?-Hayır efendimiz...Velakin yıllık 1.000.000 Düka altını takdim ile arz-ı ubudiyyet eylemektedir. Hoca Sadeddin Efendi, Padişahtan izin aldıktan sonra:-Bu Düka cenapları, Alaman hanedanı mensuplarından değil mi?

Vehbi Tülek

Tövbe Et, Çünkü Ölümün Yakindir!..

Vehbi Tülek

İnanilmaz Arttirma

Vehbi Tülek

Savaşin Zorluklarina Katlanmadan Zafere Ulaşilamaz

Vehbi Tülek

Şehzâde Murâd tahta çıkmak üzere Manisa'dan İstanbul'a gelirken, Sâdeddin Efendi de berâberinde idi. O zaman Sultan Murâd'ın özengi ağası olan Tiryâki Gâzi Hasan Paşanın naklettiğine göre, şehzâde yolculuk sırasında yanında göremediği Hoca Efendiyi sordu. Yanındakiler onun bindiği atın ham olması dolayısıyla biraz geride kaldığını söylediler. Bunun üzerine Sultan Murâd derhal kendi yedek atlarından birini altın işlemeli eğer ve süslü takımlarla donatarak ona gönderdi ve yetişinceye kadar bekledi." Sâdeddin Efendiye bundan sonra Hâce-i sultâni (sultan hocası) ve Reis-ül-ulemâ ünvânları verildi. Devletin iç ve dış siyâsetine yardımcı oldu.

Asil Kahraman Bunlardir

Vehbi Tülek

52 - Sigetvar Kalesi Ve Ali Dede Hazretleri

Vehbi Tülek

Ne Diye Akçe Versin

Vehbi Tülek

Kur’an-i Ker0me Hürmet

Vehbi Tülek

“pösteki Saymak”

Vehbi Tülek

Fatih Sultan Mehmet Ve Hüner Sahipleri

Vehbi Tülek

Ülkemde Bu Adama CevÂb Verecek Bir Âlim Yok Mu?

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

“hat Üstâdı” Hamid Aytaç

Hattat Hamid Aytaç, 1893'te Diyarbakır'da doğmuştur. Hattat Amidi yani Diyarbakırlı Seyyid Adem Efendi torunlarından Zülfikar Ağa'nın oğludur. İlk öğrenimini sibyan mektebinde Diyarbakır meb'usu hoca Mustafa Akif Efendi'den yapmıştır. Yazı aşkı da bu hocanın eğitiminden doğmuştur. Rüşdiye mektebinde Hoca Vahid Efendi'den rik'a ve jandarma kolağalarından (ön yüzbaşı) Ahmed Hilmi Efendi'den sülüs yazıyı öğrenmiştir. Ayrıca Kavas-ı Sagir imamı Said Efendi'den ve akrabasından hüsn-i hat hocası Abdü's-selam efendilerden de öğrenimini sürdürmüştür...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Şehâbeddîn Mahmûd Halebî

Vehbi Tülek

Şehâbeddin Mahmûd Halebi hazretleri, fıkıh, hadis ve lügat âlimidir. 644 (m. 1246) senesinde Haleb'de doğdu. 725 (m. 1325) senesinde Şam'da vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Bir Kula Mal Ve Ilim Verilmişse

Vehbi Tülek

Gariplerin Sığınağı...

Vehbi Tülek

Alevi bin Abdullah hazretleri Hadramut (Güney Yemen) evliyâsının büyüklerindendir. Seyyid olup, soyu Peygamber efendimize ulaşır. Yemen'de Hadramut'un Terim kasabasında yaşayıp, zamanla çeşitli yerlere yayılmış olan "Aleviyye" adıyla meşhûr Seyyidler âilesinin ceddi, atasıdır. Doğum târihi bilinmemektedir. 993 (H.383) senesi Hadramut'un Sümel köyünde vefât etti. Kabri ziyâret yeridir.

Kur’ânın Hatmedildiği Yere Rahmet Yağar

Vehbi Tülek

İbni Ferrâ

Vehbi Tülek

nefsim Bana Acımıyor!..

Vehbi Tülek

Kötü âlimler Için Acı Azaplar Var!

Vehbi Tülek

Şems-i Tebrîzî Konya Yollarında

Vehbi Tülek

Kardeşlerinizin Arasını Düzeltiniz

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Örümcek Ağı

Vehbi Tülek

Hakikati Görmek

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Adalet Ve Tevazu

Sünnet Akçesi

Abdullah El-acemî

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

"encümen-i Bîzebân"

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Hakikati Görmek

Vehbi Tülek

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Vehbi Tülek

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Vehbi Tülek

Korkma!

Vehbi Tülek

Derdi Olan Neylesin?

Vehbi Tülek