Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.839.882

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Gaflet Içinde Yapılan Duâ Kabul Olmaz!

Seyyid Alizâde Yakûb Efendi Osmanlı âlimlerindendir. Bursa'da doğdu. Asrının âlimlerinden okudu. Sonra Bursa’da çeşitli medreselerde müderrislik yaptı. 931 (m. 1524) senesi hac dönüşü, Mısır’da vefât etti. İmâm-zâdenin “Şir’at-ül-İslâm” adındaki eserine, güzel bir şerh yazdı. Adını; “Mefâtîh-ül-Cinân ve mesâbîh-ül-Cenân” koydu. Sultan İkinci Bâyezîd Hân, “Şir’a” kitabını çok sevdiğinden, Yakûb Efendiye “Şir’a Şârihî” lakabını verdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Mimar Sinan Ve Süleymaniye Camii

Mimarimizin dev üstadı Sinan tarafından İstanbul'un yedi tepesinden birinde inşa edilen Süleymaniye Camiinin temel atma törenine devrin padişahı Kanuni Sultan Süleyman ile birlikte bütün devlet erkanı gelmişti. Bu muhteşem mabede ilk taşı da Şeyhülislam Ebus Suud Efendi koymuştu."Bir vakt-i şerif ve bir saat-i said-ü latifde ol cami-i münife temel uruldu" diyerek işe başlayan Mimar Koca Sinan, bu büyük eseri yedi yılda tamamladı.

Vehbi Tülek

Çerkes Hasan Bey’in İtirafnamesi

Vehbi Tülek

Ancak İstanbul Kadisi Olursun

Vehbi Tülek

Âlim Sadrazam FÂzil Mustafa Paşa

Vehbi Tülek

Haziran 1680'de vezir olan Fâzıl Mustafa Paşa, 1683'te Niğbolu sancağı da verilmek sûretiyle Silistre (Özü) vâlisi ve Lehistan serdarı oldu. Lâkin veziriâzam Kara Mustafa Paşanın katli üzerine bu da gözden düşerek aynı yıl serdarlıktan azlolunup, emekli edildi. Kendisine Azaz ve Kilis sancakları arpalık olarak verildi. 1684 sonlarında Sakız muhâfızlığına gönderilen Mustafa Paşa, 1686'da Boğaz muhâfızı olup, kapıkulu ocaklarının cephede isyânı ve İstanbul'a hareketleri sırasında sadâret kaymakamlığıyle İstanbul'a dâvet olundu (1687). Bu sırada pâdi şah bulunan Sultan Dördüncü Mehmed Hana karşı orduda bir isyan hareketi meydana gelmişti. Bu isyan ateşinin önüne geçilemediğinden, ordu daha İstanbul a girmeden alınan tedbirlerle Dördüncü Mehmed Han hal edilip yerine kardeşi İkinci Süleymân Han pâdişah yapıldı.

Ii. Mahmud HÂn’in Asilerin Elinden Kurtulmasi

Vehbi Tülek

Diş Kirasi Rekoru

Vehbi Tülek

Zigetvar Kalesi Ve Bahri Dede

Vehbi Tülek

Ehli Sünnetin HÂmisi Iv. Murad Han

Vehbi Tülek

İlyas Reis

Vehbi Tülek

Yunan Askeri Hakiminin İtiraflari

Vehbi Tülek

48 - Alaeddin Ali Hazretleri Ve Ii. Bayezid Han

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Şeytanı Helak Eden Kelime-i Tayyibe

Ahmed Menini hazretleri hadis âlimidir. 1089 (m. 1679)'da Lübnan'da Trablus'un Menin köyünde doğdu. 1172 (m. 1759)'da Şam'da vefât etti. "Lâ ilâhe illallah" kelime-i tayyibesi hakkında naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları şöyledir:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Âsi Olan Da Itaat Eden De Tövbe Etmelidir

Vehbi Tülek

İsâ bin Dinâr el-Gâfiki hazretleri hadis ve Mâliki fıkıh âlimidir. 155 (m. 772)'de Endülüs'te (İspanya) Tuleytula'da (Toledo) doğdu. Burada ve Kurtuba'da (Cordoba) ilim tahsilinden sonra Kahire'ye git­ti. İmam-ı Mâlik hazretlerinin en önde ge­len talebesi Abdurrahman bin Kâsım'dan fıkıh ve hadis okudu. Memleketine dönerek talebe yetiştirdi. 212 (m. 828)'de Tuleytula'da vefat etti. Derslerinde şöyle anlattı:

Şerefüddîn Yahyâ Acîsî

Vehbi Tülek

Şeyh Süleyman

Vehbi Tülek

Şeyh Süleyman hazretleri Siirt evliyâsındandır. 669 (m. 1271)'de Tillo'da vefat eden Şeyh Hamza Kebir'in kardeşidir. Ağabeyinden birkaç sene sonra vefat etmiş olup, Siirt'in Ulus Mahallesindeki mezarlıkta medfundur. Bir sohbetinde buyurdu ki:

Din Kardeşine Yardım Etmenin Fazileti

Vehbi Tülek

Huneyn Gazisi Âmir Bin Amr

Vehbi Tülek

yetmiş Heraklius Olsa Aldırmam!..

Vehbi Tülek

hindistan'ın Aynası Ahî Sirâc

Vehbi Tülek

Sadık Bir Talebe Seyfüddîn Menârî

Vehbi Tülek

Cuma, Fakirlerin Haccı Müminlerin Bayramıdır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Kânûni Sultan Süleymân Hânın kadıaskerlerinden Mirim Kösesi diye meşhûr olan Muhammed Efendinin hizmet ve sohbetlerinde bulunup, ilmi yüksek derecelere kavuştu. Bu sırada dünyâdan ve dünyâ makamlarından yüz çevirip, tasavvuf ehlinden Sofyalı Bâli Efendinin dergâhına gidip, ona talebe oldu. Hizmetinde ve sohbetinde uzun müddet kalıp, feyz aldı. Tasavvufta yükselip, insanları Allahü teâlânın yüce dinine dâvet etmek ve Resûlullah efendimizin sallallahü aleyhi ve sellem güzel ahlâkını öğretmekle meşgûl oldu. Allahü teâlâya muhabbetinden dolayı, dünyâya hiç önem vermez oldu. Onun bu durumunu anlayamayan bâzıları pâdişâha şikâyet ettiler. Pâdişâh meselenin tahkik edilmesini emretti. Tahkikat için İstanbul'a geldi. Tahkikat sonunda berâat etti ve hakkındaki ithamlardan kurtuldu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Alabilirsen Al

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Yirmi Saniyede

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Veliye Rastlamak İstiyorsan

At Hirsizi

Vehbi Tülek

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Vehbi Tülek