Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.323.391

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Memleketin Manevi Destekçileri Onlardır

Sadreddîn-i Konevî hazretleri evliyanın büyüklerinden ve kelâm âlimlerindendir. 671 (m. 1272) senesinde vefat etti. Kabri Konya’da kendi adı ile anılan caminin bahçesindedir.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

9 - Görülmemiş Bir Meydan Savaşi

{mosimage}Yemen fatihi Koca Sinan Paşa, üçüncü defa sadrazam olmuştu. Ömrü harp meydan ların da geçmiş olan bu ihtiyar vezir,

-Yâ Rabbi! Bana bir zafer daha kazandırmadan canımı alma!

Diye dua ediyordu. Yaşı doksana varmış olmasına rağmen hâlâ dinç ve azimli idi. Bu günlerde Bosna valisi Hasan Paşa'nın, Avusturya sınırına yaptığı bir akında kendisi ile birlikte birçok akıncı şehid düşmüştü. Avusturya imparatoru 2. Rudolf, şeir meydanlarına Türk çanı koydurmuş, sabah, öğle ve akşam saatlerinde çaldırarak halkı kiliselere dolduruyor ve Türk akıncılarının şerlerinden koruması için dua etmelerini emrediyordu.

Vehbi Tülek

Kenan Bey

Vehbi Tülek

Orhan Gazi’nin Vasiyeti

Vehbi Tülek

Osmanli Tüccari

Vehbi Tülek

İstanbul'da uzun seneler kalmış olan ve hatıralarını kaleme alan İtalyan asıllı Avusturyalı general Kont Marsigli, 1737'de yazdığı eserin de Osmanlı tüccarlarını şöyle anlatıyor:"Osmanlı devletinde yaşayan tüccarlar, gayet mahir ve bilgili dir. Devlet, ticaretle uğraşanlara her türlü kolaylığı gösterir. Osmanlı nın prensibi, mümkün olduğu kadar ticaret malı girip çıkmasıdır. Zira mal ne kadar gelip giderse, devletin geliri de o derecede artmakta, halk da o kadar zenginleşmektedir. Osmanlı hükûmetleri ağır ticari vergilerden kaçınmışlardı. Ağır verginin, hem malın dolaşmasını engel lediği, hem de kaçakçılığı doğurduğu, devletin ve halkın kazancını azalttığı fikrindedir.Hükûmet kaçak mala hazine adına el koyar. Hiçbir tüccar, beyan etmediği, vergisini ödemediği malı kaçırmaya cesaret edemez. Zira ticaret müsaadesi elinden alınır.

Bu Devlet-i Aliyye Öyle Bir Devlettir Ki!

Vehbi Tülek

7 - Genç Osman Dediğin Bir Küçük Uşak

Vehbi Tülek

Çocuk Eğitimine DÂir Ferman

Vehbi Tülek

Ii.mahmud Han’in İlim Ve Sanat Aşki

Vehbi Tülek

Parlayan Kiliç

Vehbi Tülek

Şefaat Buyurulup Affolundunuz

Vehbi Tülek

Somuncu Baba

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Cömertlik En Güzel Mücevherdir

Nureddin Üsküdari hazretleri Nakşibendi büyüklerindendir. Şifa-i Şerif Şerhi, Şitab Muhtasarı en meşhur eserlerindendir. 1182 (m. 1768)'de hacca gitti. Dönüşte Medine'de vefat ederek Baki Kabristanına defnolundu. Şifa-i Şerif Şerhi kitabında şöyle nakleder:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Cömertlik, En Güzel Mücevherdir

Vehbi Tülek

Rûmî Abdürrahmân Efendi Osmanlı evliyasındandır. Edirne’de doğdu. 954 (m. 1547) senesinde Bursa’da vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Dalâletten Ve Isyândan Uzak Olanlara Ne Mutlu

Vehbi Tülek

Muslihuddîn Mustafa Efendi

Vehbi Tülek

Muslihuddin Mustafa Efendi, Osmanlı âlimlerindendir. 857 (m. 1453) senesinde Kastamonu'ya bağlı Taşköprü'de doğdu. Bunun için "Taşköprülü" diye bilinir. 935 (m. 1528) senesinde İstanbul'da vefât etti. Tefsir, hadis, fıkıh, usûl ve edebi ilimlerde yüksek derece sahibi idi. Bir dersinde, Resûlullah efendimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) güzel ahlakını anlatırken buyurdu ki:

Onun Yanındakilere Müjdeler Olsun

Vehbi Tülek

Keşfî Cafer Efendi

Vehbi Tülek

Sizden Öncekileri Cimrilik Helak Etmiştir

Vehbi Tülek

Bir Gönül Sultanı... Abdullah El-harrâz

Vehbi Tülek

Anadolu Velîlerinden Harputlu İshak Efendi

Vehbi Tülek

Seyyid Ahmed-i Kebîr

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi. O anda, uzaklardan bir karaltı peydâ oldu. Yaklaştıkca, bunun bir insan olduğunu, suyun üzerinde süratle kendilerine doğru geldiğini gördüler. Onun yürüdüğü yerlerde dalgalar hemen sâkinleşiyordu. Nihâyet o zât geminin yanına geldi ve gemiyi eliyle bir mikdâr tuttuktan sonra, geminin önünden yürümeye başladı. Yürüdüğü yerlerde deniz durgunlaşıyordu. Bir müddet sonra gözden kayboldu. Kaptan, o kimsenin su üzerinde gittiği istikâmete göre, geminin dümenini ayarladı. Bir müddet sonra, selâmetle sâhile vardılar. Herkes bu hâdise karşısında şaşırıp kaldı. Sâdece o delikanlı şaşırmamıştı. Yolcular sâhile çıktıklarında, bir kimse karşılarına çıkıp onlara; "Ey yolcular! Üftâde hazretlerinin selâmı var. Sağ olduğum müddetçe, bu sırrı kimseye söylemesinler diye bana emretti." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Altıyüz Dirhemlik İp

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Fani Dünya

İmanı Ona Kafidir

Adalet Ve Tevazu

Başka Du Bilmez Misin?

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Sünnet Akçesi

Padişah Ve At

Vehbi Tülek

Karşılık Beklemiyorum

Vehbi Tülek

Geç Gelen Kurtarıcı

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Vehbi Tülek

Alabilirsen Al

Vehbi Tülek