Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.514.306

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Ölmeden Evvel Ölüp, Nefsinizi Tam Islâh Edin

Kâdı Celâl Tehâniserî hazretleri Hindistan'da yetişen velîlerdendir. Yedi yaşında Kur'ân-ı kerîmi ezberledi. On yedi yaşına geldiğinde bütün ilimleri öğrenip ders ve fetvâ vermeye başladı. Tasavvuf yolunu öğrenmek için Abdülkuddûs hazretlerinin sohbetlerine devâm etti. Kısa zamanda kemâle gelerek icâzet aldı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Seni Kanuna Şikayet Ederiz

Kul hakkına özen gösteren Sultan Süleyman, bu konuya duyduğu titizlik nedeniyle 'Kanuni' lakabını almıştır. Budin Seferinden dönen ordu, yolların darlığı sebebiyle tarlalardan geçmek zorunda kalmıştı. Bu sırada bir köylü, elindekini padişahın atının geçtiği yere fırlatınca at ürkmüş, köylü de yakalanarak padişahın huzuruna getirilmişti. Sultan Süleyman köylüye:
-Derdin nedir de böyle yaptın? diye sorunca, köylü: -Biz fakir köylüleriz. Askerlerinizden bazıları, bizim yeni ektiğimiz tarlalardan geçtiler. Ya bu zararı ödersiniz, ya da sizi şikayet ederim. demiş. Bunun üzerine Kanuni köylüye: -Peki bizi kime şikayet edeceksiniz? diye sormuş. Köylü: -Siz Kanuni değil misiniz? Sizi kanuna şikayet ederiz. deyince Sultan Süleyman çok memnun olmuş ve hemen köylülerin zararlarını hesaplattırıp zararı ödemiş.

Vehbi Tülek

İlk Türk Uçağinin Uçuşu

Vehbi Tülek

Din Adamlarindan Devlete Zarar Gelmez

Vehbi Tülek

53 - Osmanli Esnaf Ahlaki

Vehbi Tülek

1893 yılında, İstanbul'un ticaret merkezi olan kapalıçarşı yakınlarındaki Vezir Han içindeki dükkanlardan birindeyiz. Konya'dan gelen kumaş tüccarı Ahmet Sabri efendi, devamlı olarak mal aldığı bezzaz Hayri efendi ile sıkı bir pazarlıktan sonra, bazı malların siparişlerini verdi. Bu arada namaz vakti de yaklaştı. Misafir tüccar, abdest hazırlığı yapmak için, yakındaki Atik Ali Paşa camiine gitti. Önce helaya girmesi gerekiyordu. Caminin helasına geldiği sırada birisi heladan çıktı ve hemen o girdi. Biraz sonra dışarı çıktığında kapıda bir kimse onu bekliyordu ve büyük bir telaşla helaya girdi, fakat hemen dışarı çıkarak Ahmet Sabri efendiye yaklaştı:-Efendi, dedi, sizden önce bu helaya ben girmiştim. Para kesesini kapının arkasına asmıştım, fakat çıkarken unutmuşum. On dakika sonra aklıma geldi, geri döndüm. Şimdi içeri baktım, fakat keseyi göremedim. Acaba siz mi aldınız?

Somuncu Baba

Vehbi Tülek

Surre Alayi

Vehbi Tülek

Yalnizlik Köşkü

Vehbi Tülek

Macar Subayinin Kizi

Vehbi Tülek

Çelebi Mehmed Ve Molla Ali

Vehbi Tülek

Padişahın Gezinti Teklifi!

Vehbi Tülek

Kubadoğlu Süleyman Bey

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Söz, Dinleyene Göre Söylenir

Âbid Çelebi Osmanlı Devleti zamanında Anadolu'da yetişen âlimlerdendir. 874 (m. 1469'da doğdu. Mevlevi yoluna girdi. Evliyâlıkta yüksek derecelere erişti. 954 (m. 1547)'de vefât etti. Sohbetlerinde Mesnevi'den anlatırdı. Bir sohbetinde Mesnevi'den şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdülkadir Cezayirî

Vehbi Tülek

Fransızlar, 1830 Temmuzunda Cezayir'i işgâl ederek ülkedeki üç yüz yıllık Türk idâresine son verdiler. Vehrân ve Müstefânem bölgelerindeki halk düşmana karşı ayaklanarak Şeyh Muhyiddin'i kendilerine "Emir" seçtiler. Ancak o oğlu Abdülkâdir'i bu işe daha lâyık gördü ve Emirliği ona devretti...

Arş’ın Gölgesinde Gölgelenenler.

Vehbi Tülek

Nefis Kaplan, Şeytan Ise Köpek Gibidir

Vehbi Tülek

Ebû Bekr Hâherzâde hazretleri Hanefi mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 433 (m. 1042) veya 483 (m. 1090) senesinde Buhârâ'da vefât etmiştir. Vefatından kısa bir zaman evvel bir dersinde buyurdu ki:

Pâk Ve Helal Taam Yiyiniz

Vehbi Tülek

Edeb; Insanın Nefsini Bilmesi, Tanımasıdır!

Vehbi Tülek

Cuma Günü Kabir Azabı Durdurulur

Vehbi Tülek

Gerçek Kardeşliğin Icâbı!

Vehbi Tülek

Ödünç Vermek Müstehaptır

Vehbi Tülek

Unutulmamak Istiyorsan!..

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Başka Du Bilmez Misin?

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Vehbi Tülek

Abayi Yakmak

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Gül Yaprağı

Yuhçu Baba

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Arafatta Görüşürüz

Geç Gelen Kurtarıcı

Vehbi Tülek

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Vehbi Tülek

İsmail Hakki Efendi

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Vehbi Tülek