Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.159.452

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bir Söze Sabretmeyen Çok Söz Işitir

Ahnef bin Kays hazretleri Tâbiînin meşhurlarından ve hadîs âlimlerindendir. Resûlullah Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) zamanında Müslüman olduğu hâlde, mübârek yüzlerini göremediği için sahâbî olmakla şereflenemedi. 686 (H.67) senesinde Kûfe'de vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Mimar Koca Mehmed Ağa

Sultanahmed Camii mimarı Mehmed Ağa, 1563'de Rumeli'den İstanbul'a geldiğinde çocuk yaştaydı. 5 sene orta tahsilinden sonra Hâssa Mimâri Mektebinde 21 sene mimarlık eğitimi gördü. Çeşitli vazifelerde bulunduktan sonra Sultan III. Murad Han tarafından, Rumeli, Mısır, Arabistan, Kırım ve Macaristan'a, buradaki mimari eserleri incelemek maksadıyla gönderildi. Daha sonra Suyolları Nâzırı oldu. I. Ahmed Han padişah olunca onu Hâssa Sermimarlığı makamına getirdi. Mehmed Ağa, 23 Eylül 1611'de İstanbul'dan hareket ederek, 4 Mart 1612'de Mekke-i Mükerreme'ye vasıl oldu. Şimdi ilk büyük icraatını gerçekleştiriyordu; Meşhur "Altın Oluk"u, Kâbe'ye yerleştir dikten sonra, 82 kilo saf altınla işlenmiş örtü ile Kâbe-i Muazzamayı kapladı ve oradan Medine-i Münevvere'ye geçti. Sultan Ahmed Han, Şeb-çerağ yani Gece Aydınlatan isimli meşhur elması Ravza-i Mutahhara'ya takılmak için göndermişti. Bu meşhur elmas kalın bir altın bir muhafaza içine alınmış, etrafı da 227 küçük elmasla işlenmiş ti. Mehmed Ağa bu elmas askıyı, büyük bir merasimle Peyagamber Efendimizin başucuna astı. Ayrıca Hazret-i Fâtıma validemizin kabrini de baştan başa yeniledi. Daha sonra İstanbul'a döndü.

Vehbi Tülek

Bir Saltanat Ki

Vehbi Tülek

Beni O Günlere Eriştirme

Vehbi Tülek

Dünyanin En Dürüst Ve En Medenî Milleti

Vehbi Tülek

Ecdâdımız Osmanlılar her sâhada olduğu gibi, ahlâken de bütün milletlerden medeni idiler. Bu, Avrupalı yazarlar tarafından da kabul edilmektedir. Meselâ A. L. Castella'nın Osmanlı ahlâkı hususunda enteresan tesbitleri vardır. Yazarın arkadaşlarından biri, içinde bin kuruş bulunan bir torba ile İstanbul yakasından Beyoğlu'na gidiyordu. Tophane iskelesine çıkarken torbanın ağzı çözülüp paralar rıhtıma dağıldı. Bazıları da denize yuvarlandı. Çevreden bunu görenler, adamın yardımına koştular. Herkes bulabildiği kadarını topladı ve adamın torbasına doldurdu. Paranın sahibi şaşkınlık içindeydi. Hatta endişeliydi. Paralarının bir kısmının çalınabileceğinden korkmaktaydı. Fakat, denize düşen paraların bile çıkartılıp kendisine teslim edilmekte olduğunu görünce, içi ferahladı.

Sultanim Özür Dileriz

Vehbi Tülek

Yenilikçi Sadrazam Nevşehirli Damat İbrÂhim Paşa

Vehbi Tülek

Bedeli Çanakkale’de

Vehbi Tülek

Belgrad'in Fethi

Vehbi Tülek

İrlanda'dan Osmanli'ya Şükran

Vehbi Tülek

Ciğer PÂresi, Ciğer YÂresi

Vehbi Tülek

Rodos’ta Casus Osmanli Kadinlari

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Fâtıma Bint-i Süleyman

Fâtıma bint-i Süleyman hazretleri hanım hadis âlimlerindendir. 620'de (m. 1223) Şam'da doğdu. Küçük yaştan itibaren babası ile birlikte ilim meclislerine katılarak zamanın büyük âlimlerinden hadis tahsil etti. Hiç evlenmeyerek bütün hayatını il­me veren, servetiyle birkaç medrese ve tekke yaptıran Fâtıma bint-i Süleyman 708 (m. 1308) Şam'da vefat etti. Şöyle nakletmiştir:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Levh-i Mahfûzda Ilk Yazılan, Besmeledir

Vehbi Tülek

Ya’kûb-i Çerhî hazretleri “Silsile-i aliyye” denilen İslâm âlimlerinin on yedincisidir. Afganistan’da Gazne yakınlarında Çerh köyünde doğdu. Buhârâ’ya gitti. Orada âlimlerden ilim öğrenip, icâzet aldı. Zâhirî ilimlerde yetiştikten sonra Şâh-ı Nakşibend Behâeddîn-i Buhârî hazretlerinin, sonra da onun halîfesi Alâüddîn-i Attâr hazretlerinin sohbetinde yetişti. Onun halîfesi olup, insanlara doğru yolu gösterdi. 1447 (H.851) senesinde Hılfetû’da vefât etti.

Günah Işleyenlerle Arkadaşlık Etmek

Vehbi Tülek

Büyük Mutasavvıf İbrâhim Gülşenî

Vehbi Tülek

Safeviler, Tebriz'deki Ehl-i sünnet Müslümanlara zulmediyorlardı. İbrâhim Gülşeni oradan hicret etmek zorunda kaldı...

İbrâhim Gülşeni, evliyânın büyüklerindendir. 830 (m. 1426)'da Azerbaycan'da doğdu. 940 (m. 1534) senesinde Mısır'da vefât etti. Halveti tarikatinin Gülşeni kolunun kurucusudur. Seyyid Yahyâ Şirvâni'nin halifesi Dede Ömer Rûşeni'nin hizmetine girerek, talebesi oldu. Onun her emrini yerine getirmek için canla başla çalıştı. Nefsini terbiye etmek için çok uğraştı...

Kabir Ziyareti âhiret Gününü Hatırlatır

Vehbi Tülek

Muhammed Küfrevi

Vehbi Tülek

İbadetlere Bir Şey Ilave Etmek Bidattir

Vehbi Tülek

Emre Uyma Şerefi!..

Vehbi Tülek

Ebü’l-avn Celcûlî

Vehbi Tülek

Muhammed Ibn-i Mende

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Namazini Ben Kildirayim

Namazini Ben Kildirayim

Büyük İslâm âlimi Mevlânâ Şemseddin Fenâri'nin ömrünün sonlarına doğru gözlerine perde geldi. Göremez oldu. Sultanın veziri olan Hacı İvâz Paşa bir konuda Molla Fenâri'ye kızmıştı. Gözleri görmez olunca, laf olsun diye; "Dilerim ki, o âmâ ihtiyârın namazını ben kıldırayım." demişti. Bu söz Molla Fenâri'nin kulağına ulaşınca; "Ol kimse câhildir. Cenâze namazını kıldırmayı beceremez. Cenâb-ı Hakk'ın kapısından ümidim şudur ki, bana hemen şifâ buyurup, onu âmâ eyleye ve ben onun namazını edâ edeyim." dedi. Bir süre sonra, bir gece rüyâsında Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem efendimiz; "Tâhâ sûresini tefsir eyle!" diye buyurdukta; "Yüksek huzûrunuzda, Kur'ân-ı kerimi tefsir etmeye gücüm olmadığı gibi, gözlerim de görmüyor." demişti. Peygamberlerin tabibi olan Resûlullah efendimiz mübârek hırkasından bir parça pamuk çıkarıp, mübârek tükrüğü ile ıslattıktan sonra gözleri üzerine koydu. Molla Fenâri uyanıp, pamuğu gözlerinin üstünde buldu, kaldırınca, görmeye başladı. Allahü teâlâya hamd ve şükretti. Pamuk ipliklerini saklayıp, öldüğü zaman gözleri üzerine konmasını vasiyet etti. Tam bu günlerde, vezirin gözleri görmez oldu. Vezir bir süre sonra vefât etti ve cenâze namazını Molla Fenâri kıldırdı. Gözlerinin açılmasının bir şükrânesi olarak, 1429 (H.833) senesinde Şam yolu ile ikinci defâ hacca gitti. Bu esnâda Mısır'a ve Kudüs-i şerife de uğradı. Bir çok âlim ile sohbet edip onlardan istifâde etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

Sünnet Akçesi

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Tüccarin Rüyasi

Vehbi Tülek

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Vehbi Tülek

SelÂmetle Gidip Gel

Vehbi Tülek

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Arkadaşlarımı Korumak Için

Vehbi Tülek