Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.349.582

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Harama Helal Diyen Kimse Kâfir Olur

Molla Atâullah Efendi Osmanlı âlim ve evliyasından olup Sultan İkinci Selim Han’ın hocasıdır. İzmir'e bağlı Ödemiş kazasının Birgi kasabasındandır. 1571 (H.979) senesinde İstanbul'da vefat etti. Zamanın büyük alimlerinden ilim tahsil etti. İstanbul’a giderek Sultan İkinci Selim Han’ın teveccühünü kazandı ve hocası oldu. Fıkıh, tefsir ve diğer ilimlere dair bazı eserler tasnif etmiştir. Hidâye isimli meşhur fıkıh kitabının baş tarafına tâlîkâtı meşhurdur. Bu eserinde şöyle nakleder:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Fat0h Sultan Mehmed Han Ve Akbiyik Sultan

Akbıyık Sultan, İkinci Murâd Han'ın haçlılar ve diğer din düşmanlarına karşı giriştiği cihâd hareketine de katıldı. Giriştiği seferlerde, Hacı Bayrâm-ı Veli hazretlerinin diğer talebeleri ile birlikte büyük kahramanlıklar gösterdi. Böylece Osmanlıların Rumeli deki yayılmasında önemli hizmetler gördü.Bu gazâlarda gösterdiği başarılardan birinin sonunda İkinci Murâd Han tarafından Yenişehir köylerinden bir tanesi kendisine temlik edildi (1437). Bu parayı ticarette kullanan Akbıyık Sultan kısa zamanda malının hesâbını yapamayacak kadar zenginleşti. Mal, mülk meşgûliyeti az zaman içinde, hocasının sohbetinden daha az istifâde etmesine yolaçtı. Bu sebeple birgün hocası Hacı Bayram-ı Veli hazretleri, dünyâya ve onun geçici lezzetlerine bağlanmanın mahzurlarından bahsederek Akbıyık Sultan'a;

Vehbi Tülek

Artik Serbestsiniz

Vehbi Tülek

Rumeli Fatihi Lala ŞÂhin Paşa

Vehbi Tülek

Kanaat, Ama Neden Sonra?

Vehbi Tülek

Adamın biri Sadrazam Koca Râgıp Paşa'ya bir arzuhal vermiş; fakirliğinden bahisle, ihsanda bulunmasını istemişti. Râgıp Paşa, arzuhalin altına; "el-Kanâatü kenzün, lâ yefnâ: (Kanaat tükenmez bir hazinedir)" ibaresini yazarak, adama geri verdi. Arzuhalin sahibi, âlim ve nüktedân biriydi. O da ibârenin altına; "Bâ'de'l-ekli ve'ş-şürbi ve's-süknâ: (Yeme, içme ve barınaktan sonra)" cümlesini yazıp arzuhali Râgıp Paşa'ya tekrar takdim etti.Paşa, adamın bu hakimâne ve nüktedân hâlini takdir ederek, isteğinin yerine getirilmesi için emir verdi

Kibris’in Fethi

Vehbi Tülek

Sağ Kolumu Kaybettim Ama Sol Kolum Var

Vehbi Tülek

Osmanli'da Ahlak

Vehbi Tülek

Mesih Paşa Vezir Olur Mu?

Vehbi Tülek

Osmanli Sinirlarini Atlas Okyanusuna Kadar Genişleten Padişah

Vehbi Tülek

Din Adamlarindan Devlete Zarar Gelmez

Vehbi Tülek

Kabakçi Mustafa İsyÂni

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Hazreti Câbir'in Dirilen Oğulları!..

Resûlullah "sallallahü aleyhi ve sellem" her kim davet etse kabûl buyururlardı. Bir gün de Câbir bin Abdüllah "radıyallahü anh" davet etti. "Falan gün gelirim" buyurdu ve denilen günde Câbir bin Abdüllah'ın evine teşrif ettiler..

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah'ın Ve Peygamberinin Düşmanlarını Sevenler!

Vehbi Tülek

Mehmed Nuri Efendi Rufaî şeyhlerindendir. Fatih Camii'nde ilim tahsilinden sonra Sultan III. Selim’in şehzade ve sultanlarının muallimliğine tâyin edildi. Bu sırada Rufaî şeyhlerinden Karasarıklı İbrahim Efendiye intisab ederek sülûkünü tamamlayıp Nasuh Baba dergâhı şeyhliğine tâyin olundu. 1273 (m. 1856)’de vefat etti. “Terbiyet'üt Talibin” isimli eserinde şöyle anlatır:

Din Büyükleri, Allahü Teâlânın Askerleridir!

Vehbi Tülek

Ebû Mansûr Ezherî

Vehbi Tülek

Ebû Mansûr Ezheri hazretleri nahiv ve fakih âlimidir. 282'de (m. 895) Afganistan'daki Herat'ta doğ­du. Tahsilini Herat ve Bağdat'ta yaptı. Şafii fıkhının usûl ve fürûunu inceleyerek bir kitap hâline getirdi. 370 (m. 980)'da Herat'ta vefat etti. Kitabında şöyle nakleder:

Namazın Hakkını Vererek Kılmak

Vehbi Tülek

Medîne Görülünce Salevat Getirilir

Vehbi Tülek

Ali Bin Ebû Talha

Vehbi Tülek

Mevlânâ Safiyyüddîn

Vehbi Tülek

Gariplerin Sığınağı...

Vehbi Tülek

İzzeddîn Türkmânî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Vehbi Tülek

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Helvaci Çocuk

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Allah'ın Emaneti

Allah'ın Emaneti

Vehbi Tülek

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Vehbi Tülek