Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.693.058

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Ümmetimde, Her Yüz Senede Iyiler Bulunur

Huccetül-İslam Hattâbî hazretleri hadîs âlimidir. Hadîs ilminde huccet (üçyüzbin hadîs-i şerîf bilen) idi. Miladi 931 senesinde Afganistan’da Büst şehrinde doğdu. Mekke, Basra, Bağdâd ve daha başka İslâm şehirlerinde ilim tahsil etti. Çeşitli ilimler hakkında eserler telîf etmiş ve meşhûr hadîs, kitaplarından İmâm-ı Buhârî’nin Sahih’ine, Ebî Davud’un Sünen’ine şerh yazmıştır. 998 yılında Büst’te vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şerîflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Fatih Ve Kazikli Voyvoda (drakula)

1456 yılında Fâtih, Wlad'i Eflâk prensligine tayin etmişti. Wlad, kardesi Radul ile birlikte Osmanlı sarayında rehine olarak bulunmuştu. Hüküm sürdüğü memlekete Fâtih'in yardımı ile sahip olmasına ve Pâdişaha karşı dost kalacağına dair yemin etmiş bulunmasına rağmen Wlad, sözünde durmayarak Osmanlılar aleyhine Macarlarla anlasma yapacaktır.Fâtih'in, Karadeniz ve Trabzon'da bulundugu sıralarda, Eflâk'ta bazı hadiseler olmaktaydı. Burada Türklerin "Kazıklı Voyvoda", Macarlarin "Drakula" (Şeytan), Ulahların "Çepelpuç" (Cellad) dedikleri Wlad adında zulüm delisi bir adam, halka idarenin en korkuncunu tattırmaktadır. Bu çılgın adam, vahşi ve insanlık dışı birtakım zevklere sahipti. O, kazıklara vurulmuş ve işkence içinde can vermekte olan Türklerin meydana getirdigi büyük halkanın ortasında, saray halkı ile birlikte yemek yemekten zevk alırdı. Eline Türk esirleri geçince ayaklarındaki derinin yüzülmesini ve meydana çıkan kırmızı etlere tuz ekilmesini, sonra da bunları keçilere yalatmasını emrederdi. Böylece, diri diri ayaklarının derisi yüzülen esirlerin işkencesi, daha büyük olurdu. O, kendisine gönderilen Osmanlı elçilerinin sarıklarını başlarına çiviletmiştir.

Vehbi Tülek

Zigetvar Kalesi Ve Bahri Dede

Vehbi Tülek

Din Ve Devlet Uğrunda Ölmeye Geldi

Vehbi Tülek

Kirim Savaşi

Vehbi Tülek

1800'lü yıllarda dünyâda iki büyük İslâm devleti vardı. Biri Osmanlı Devleti, diğeri ise, Hindistan'daki Gürgâniye Hükümdârlığıydı. İslâmiyetin büyük düşmanı olan İngilizler ise, devamlı bu iki devleti nasıl yok edebileceklerini plânlamakla meşgûldüler. Önce Gürgâniye Devletini parçalamaya karar verdiler. Böylece hem Asya'daki Müslümanları başsız bırakacaklar, hem de Hindistan'ın hazinelerine ve ticâretine hâkim olacaklardı. Fakat Osmanlı Devletinin buna mâni olmasından korkuyorlardı. Bunun için Osmanlı Devletiyle Rusya arasında savaş çıkarmaya çalıştılar. Sıcak denizlere inme hayâliyle yanıp tutuşan Rusya'yı devamlı tahrik ettikleri gibi, sadrâzam Mustafa Reşid Paşayı da kandırarak Rusya ya karşı düşmanca tavır takınmasını temin ettiler. İngilizlerin asıl maksadını anlayamayan Rus Çarı Birinci Nikola, bu devlet ile Osmanlı toprakları hakkında görüşmeye karar verdi. 9 Ocak 1853'te Sen-Petersburg'un kışlık sarayında verilen bir baloda, İngiliz elçisine Osmanlı Devletinin topraklarını paylaşmayı teklif etti. Ancak İngiltere bu teklifi red ettiği gibi, durumu Bâbıâli'ye de bildirdi. Bunun üzerine Rusya, Osmanlı Devleti hakkında tek başına tedbirler almaya kalkıştı. İstanbul'a prens Mençikof'u elçi olarak gönderip, Fransa'nın Kudüs'te daha önceleri Katolikler adına sağladığı imtiyazların Ortodokslar için de tatbik edilmesini Ortodoks tebeânın himâyesinin Rusya'ya verilmesini istedi. Fakat Mustafa Reşid Paşa, bu teklifleri reddedip meselenin diplomatik yollardan çözümünü önledi. Bunun üzerine Avusturya İmparatorluğu ile Prusya Krallığı, İstanbul ve Petersburg'a kendi hakemliklerinde bir konferans toplanıp savaşın önlenmesini teklif ettiler. Rusya bu teklifi kabul ettiği halde Mustafa Reşid Paşa İngilizlerin tahriki ile reddetti. Böylece iki devlet arasında münâsebetler tamâmen kesildi. Rusya harb ilân etmeden Eflak ve Boğdan'ı işgâl etti. Bunun üzerine Osmanlı Devleti, 4 Ekim 1853'te Rusya'ya harp ilân etti.

Yildirim Bayezid’in Mendili

Vehbi Tülek

Kirim Savaşi

Vehbi Tülek

5 - Doğan Bey Ve Yildirim Bayezid

Vehbi Tülek

Sultan Iv. Mehmed Ve Cahidi Efendi

Vehbi Tülek

İlk Uçan Türk, HezÂrfen Ahmed Çelebi

Vehbi Tülek

Benim Milletimin Ocaği Yaniyor

Vehbi Tülek

64 - Sadik Sadrazam Sultanzade Mehmed Paşa

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Mâlik Bin Dînâr

Mâlik bin Dinâr hazretleri, mal mülk sâhibi zengin bir genç idi. Hasan-ı Basri hazretlerine talebe olunca, bütün mallarını ve parasını, fakir talebelere harcadı. Kalbinden Allahü teâlânın aşkından başka her şeyin sevgisini çıkardı; zahidlerden oldu. Uzun zaman Basra'da Hasan-ı Basri hazretlerinin sohbetlerini dinledi. Bir ara hocasıyla birlikte Şam'a gittiler. Şam'da bütün vakit namazlarını Câmi-i Kebirde cemâatle birlikte kıldı. Bu vesile ile o beldenin hikmet sâhibi kişileri ile tanışıp sohbet etti. Şam halkı onun izzet ve kemâlini, olgunluğunu her geçen gün görmekteydi. Gündüzlerini oruçla, gecelerini namaz ve niyazla geçirirdi...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Öyle Kimseler Görülünce Allahü Teala Hatırlanır

Vehbi Tülek

Kavukcibâşi Şemsüddin Efendi hadis, fıkıh ve tasavvuf âlimidir. Kavuk imalatı ile uğraşırdı. 1224'te (m. 1809) Trabluşşam'da doğdu. Orada medrese tahsilinden sonra Abdüsselâm bin Meşiş hazretlerine intisab ederek tasavvufta yüksek derecelere kavuştu. 1305'te (m. 1888)'de hac için gittiği Mekke'de vefat etti. Bu mübarek zat, bir sohbetinde buyurdu ki:

Mâlikî Fıkıh âlimi Abdullah Menûfî

Vehbi Tülek

Para, Münâfığın Boynuna Geçmiş Bir Iptir!

Vehbi Tülek

İbrâhim Halvetî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Seyyid olup, soyu Peygamber efendimize ulaşır. Kayseri'de doğdu. Erzincan'a gidip Pîr Muhammed Erzincânî hazretlerinin sohbetlerine devam etti. Kısa zamanda olgunlaşıp, icâzet aldı. Hocası onu insanlara ilim ve edeb öğretmesi için Kayseri'ye gönderdi.  1455 (H.860) târihinde Kayseri'de vefât etti.

Resulullahın Elleriyle Nimete Kavuşanlar

Vehbi Tülek

Biz Seni âlemlere Rahmet Olarak Gönderdik

Vehbi Tülek

Namazdaki Kusurlar "tesbîh" Ile Örtülür

Vehbi Tülek

Pîrî Halîfe Hamîdî

Vehbi Tülek

Her Gece Kendini Hesaba Çekenler.

Vehbi Tülek

Pîr Tevekkül

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Minareden Okunan Şiir

Minareden Okunan Şiir

Büyük çoğunluğu, yüksek rütbeli Osmanlı devlet adamlarından meydana gelen Hacc kafilesi, Fahr-i Âlem, Resul-i Ekrem, Sallallahü aleyhi ve sellem Efendimizi ziyaret yolunda. Çölde günlerdir süren yorucu yolculuk bitmek üzere. Medine'ye yaklaştıkları bir gecede son defa mola verildi. Kafiledekiler kısa süre içinde yorgunluktan uykuya daldılar. Ancak biri var ki, günlerdir uyku görmeyen nemli gözleri ile ufuklara dalmış, iki cihan güneşi sevgili Peygamber Efendimizin hasretiyle yanmış, kavrulmuş, Yusuf Nâbi bu. O gece, Resulullah'a bu kadar yakın olmanın hazzı içerisinde yerinde duramayıp gezerken... O da ne! Devlet büyüklerinden birisi, ayağını Hücre-i Saadet istikametine doğru uzatmış uyumuyor mu?

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Başka Du Bilmez Misin?

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Latif Bir Şikayet

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Değişen Sizin Kalbiniz

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Cennetlik Hanım Isteyen...

Vehbi Tülek

9 Evi Dolaşan Kelle

Vehbi Tülek

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek

Kabahat Kilincin Midir?

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek