Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.577.816

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Kötülüklerini Gizlediğin Gibi Iyiliklerini De Gizle

Abdülkâdir Cezîrî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Seyyid Abdülkâdir-i Geylânî hazretlerinin torunlarından olup, 1475 (H.880) senesinde Mısır'da doğdu. 1569 (H.977) senesinde Suriye’de Hama'da vefât etti. Çok kerametleri görüldü. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Sultan Ii. Abdülhamid Demiryollari

Sultan II. Abdülhamid demiryolu inşasına ehemmiyet vermişti . Toplam 33 yıl (1876–1909) padişahlık yapan Sultan II. Abdülhamid, bir hatırasında şunları ifade eder: "Bütün kuvvetimle Anadolu Demiryollarının inşasına çalıştım. Bundaki maksadımız, Mezopotamya ve Bağdat'ı Anadolu'ya bağlamak ve Basra Körfezine kadar ulaşmaktır. Alman yardımı sayesinde, buna maksat hasıl olmuştur. "Eskiden arazide çürüyen mahsülât ve hububatımız, şimdi rahatça sevkıyat bulmakta, madenlerimiz dünya piyasasına arz edilmektedir. "Hasılı, Anadolu için hayırlı, menfaatli bir istikbal hazırlanmıştır." * * * 66 yıllık Osmanlı döneminde (1856-1922) uzunluk rakamlarıyla birlikte inşa edilen demiryollarını şöylece sıralamak mümkün: * İzmir-Aydın ve şubeleri 610 km. * İzmir-Kasaba ve uzantısı 695 km. * Rumeli Demiryolları: 2383 km. * Anadolu-Bağdat DY: 2424 km. * Şam-Hama: 498 km. * Yafa-Kudüs: 86 km. * Bursa-Mudanya arası: 42 km. * Ankara-Yahşihan arası: 80 km. Yekûn: 8.600 km. * * * Burada önemli bir başka nokta da şudur: Osmanlı döneminde inşa edilen demiryolu hattının ancak 4000 kilometrelik (yarısından bile az) bölümü, misak-ı milli sınırları içinde kalabilmiş, geri kalan kısmı ise elimizden çıkıp gitmiş.

Vehbi Tülek

Kanuni’nin Vefati Ve Celalzade

Vehbi Tülek

Allah Yolunu Açik Etsin

Vehbi Tülek

Cağaloğlu SinÂn Paşa (çağalazâde)

Vehbi Tülek

Merinalı kaptanlardan meşhur Viskond Çağala'nın oğludur. On iki yaşındayken babası Kaptan Çağala ile Merina'dan İspanya'ya giderken Türk leventleri tarafından yakala narak (1561) Sultan Süleyman'a (Kânûni) takdim edildi. Yûsuf Sinan adı verilerek saraya alındı ve Türk-İslâm terbiyesiyle yetiştirildi. Sarayda silahtar ve kapıcıbaşı olarak görev yaptıktan sonra 1573'te Yeniçeri Ağalığına getirildi. Önce, Van ve ardından 1583'te vezirlik le Revan Beylerbeyi oldu. 1585'te Özdemiroğlu Osman Paşanın ölümü üzerine İran Serdarlı ğına getirildi. Bu sırada Tebriz ve Tiflis'i kuşatmadan kurtardı. 1586'da Bağdat Beylerbeyi olan Sinan Paşa, Temmuz 1591'de Uluç Hasan Paşanın vefâtı üzerine Kaptan-ı deryâ oldu. 1595'e kadar bu hizmette kaldıktan sonra kubbe vezirliğine getirildi.Sultan Üçüncü Mehmed Hanın Eğri Seferine üçüncü vezir olarak katıldı. Haçova Meydan Muhârebesinde ordunun sağ kol kumandanı olup yaptığı taarruzlarla yarım saatte düşmanın yirmi bin kişilik kuvvetini imhâ etti. Böylece kaybedilmiş gibi görünen muhârebe nin kazanılmasında büyük rol oynadı. Bu başarısından dolayı Hoca Sâdeddin Efendiyle Kapıağası Gazanfer Ağanın tavsiyeleriyle İbrâhim Paşanın yerine vezir-i âzam oldu. Savaştan sonra askeri yoklatarak muhârebe meydanından kaçmış olan timar ve zeamet sâhipleriyle kapıkulu ocaklarından otuz bin kişinin dirliklerini kesmesi ve Kırım'da Gâzi Giray'ı azletmesi huzursuzluklara yol açtı. Bu sebeple sadârete gelişinden kırk beş gün sonra azledildi.

Sultan Ii. Mahmud’un Rumeli Seyahati

Vehbi Tülek

Kayiğa Karşi Araba

Vehbi Tülek

Yanliş Gelen Telgraf

Vehbi Tülek

Allah İçin Vurmuştum

Vehbi Tülek

Turhanzade Ömer Bey’in Cevabi

Vehbi Tülek

32 - Şanli İzzeddin Zirhlisi Ve Gamsiz Hasan Bey

Vehbi Tülek

İtalya’da Bir Yeniçeri

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Züfer Bin Hüzeyl "imâm-ı Züfer"

Züfer bin Hüzeyl hazretleri, aslen İsfahanlı olmasına rağmen Basra'da yaşadı ve orada ilim tahsil etti. Önce zamânının âlimlerinden hadis ilmini öğrendi. Sonra Kûfe'ye gidip İmâm-ı A'zam Ebû Hanife hazretlerinin derslerine devâm etti. Ondan fıkıh ilmini tahsil ederek zamânının meşhûr fakihlerinden oldu. İmâm-ı A'zam; "Talebelerimin en mükemmelidir" buyurarak, onu medhetti. İctihâd derecesine yükselip İmâm-ı A'zam Ebû Hanife hazretlerinin koyduğu usûl ve kâidelere göre ictihâdda bulundu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdurrahman Aktebi

Vehbi Tülek

Abdurrahman Aktebi rahmetullahi aleyh, Osmanlı âlimlerindendir. 1271 (m. 1854)'de Diyarbakır'da doğdu ve 1328 (m. 1910)'da orada vefat etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Bir Garip Mümin Nalıncı Baba

Vehbi Tülek

“hünkâr Şeyhi” Vânî Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

Vâni Seyyid Mehmed Efendi Van'da doğmuş olup, doğum târihi bilinmemektedir. Babasından dolayı "Vânizâde", kendisi Van'da doğduğu için de "Vâni" nisbetleri ile meşhûr oldu... 1685 (H.1096) târihinde Bursa yakınlarında Kestel'de vefât etti...
Vâni Seyyid Mehmed Efendi, ilk tahsiline Van'da başladı. Doğunun belli başlı ilim merkezlerini dolaştı. Gence, Karabağ ve Tebriz gibi bâzı beldelerde ilim tahsil etti. Bilgisi ve hitâbetiyle, herkesin hayranlığına mazhar olan Mehmed Efendi, Erzurum beylerbeyi Köprülüzâde Fâzıl Ahmed Paşa ile sohbet edip, nasihatlerde bulundu. Fâzıl Ahmed Paşanın babasının vefâtı üzerine sadrâzam tâyin olunarak İstanbul'a çağrılmasından sonra, Mehmed Efendinin nâmı İstanbul'da da duyulmaya başladı. Pâdişâh Dördüncü Mehmed Hanın emriyle İstanbul'a çağrıldı. Pâdişâh hocası "Hünkâr şeyhi" ve Yeni Câmi'de ilk kürsü vâizi oldu. Şehzâde Mustafa'nın da hocalığını yaptı. Yeni Câmi kürsüsünden ettiği vaaz ve nasihatleri pek tesirli idi...

Ahmed-i Rûmî

Vehbi Tülek

Allah Adamlarının Anıldığı Yere Rahmet-i Ilâhî Yağar!

Vehbi Tülek

Fadlullah Burhanpûrî

Vehbi Tülek

Mümine Lanet Etmek Onu Öldürmek Gibidir

Vehbi Tülek

Allah Korkusu Olmayanla Arkadaşlık Etmekten Sakın

Vehbi Tülek

Ne Güzel Kokuyorsun Yâ Resûlallah

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Cünnetü'l-esmâ

Cünnetü'l-esmâ

Mecmûatü'l-Ahzâb kitabında şöyle nakledilir: İmam Gazali hazretleri anlatıyor:
Kûfe ve Basra'da büyük bir tâûn hastalığı zuhur etti. Kûfe şehrinin ileri gelenlerinden Abdullah bin Hasan ve Ebul-Münzir, Hazret-i Ali'nin (radıyallahü anh) yanına geldiler. "Musallat olan hastalık yüzünden insanlar kırılıyor, cenazeleri defnetmekle meşgul olanlar kafi gelmiyor... Hatta vahşi hayvanlara yem olanlar var! Bize bir çare göster, himmet elini uzat. Ya Emirel-Müminin, şu sıkıntılı halimizde bize bir rehberlik yap" diye yalvardılar. Ali (radıyallahü anh) de onlara, birşeyler yazıp verdi. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

İftiranin Neticesi

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Dört Şey Mühimdir

Sünnet Akçesi

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek

Her Şeyi Göze Almıştı!

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

Latif Bir Şikayet

Vehbi Tülek

Geç Gelen Kurtarıcı

Vehbi Tülek