Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.301.368

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bir Erkek, Hanımına Zorla Iş Gördürürse âsilerden Olur!

Seydî Halîfe Osmanlı evliyasındandır. 1533 (H.940) senesinde Amasya'da vefât etti. Küçük yaşta ilim tahsîline başladı. Din ve fen bilgilerinde mütehassıs oldu. Halvetî tarîkatının büyüklerinden Şeyh Habîb-i Karamânî hazretleri Amasya'ya gelince ona bağlandı. Kısa zamanda yüksek derecelere kavuştu. Habîb-i Karamânî hazretlerinin baş halîfesi oldu, hocasının vefâtından sonra onun yerine geçip, insanlara hak ve hakîkati anlattı. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Nadir Şah Ve I. Mahmûd Han

Üçüncü Ahmed Han, Patrona Halil ayaklanması sonunda tahttan çekilince, Şehzâde Mahmud, 2 Ekim 1730 günü Osmanlı sultânı oldu. Üçüncü Ahmed Hanın tecrübe ve tavsiye lerinden istifade etti. İlk icrâatı, Lâle Devrinde yapılan ilim, kültür ve sanat eserlerinin tahribini durdurmak oldu. Âsi Patrona Halil'i ve zorbaları imhâ ettirdi. İstanbul'da emniyet ve asâyişi sağladı. Ülkede huzur dolu, mesud günler başladı. İçişlerini düzelten Sultan Birinci Mahmud Han, doğuda hududa saldıran İran Safevileri ile, batıda Avusturya ve Rusya'ya karşı tedbir aldı.

Vehbi Tülek

Misir’a Bedeldin Ey Sinan

Vehbi Tülek

Ermeni Tehciri

Vehbi Tülek

Valide Suyu

Vehbi Tülek

Sultan II. Osman zamanı. İstanbul'da Hacı Mehmed Efendi isminde bir tüccar vardı. Günün birinde, dinine bağlı bir hanım ile evlenmek istedi. Fakat alacağı hanımın şu üç şartı kabul etmesini istiyordu:1-Sırtına giydiği siyah örtü, öldükten sonra tabutunun üstüne örtülecek2-Beş vakit namazını zamanında eda edecek, velev ki ben yemeksiz kalayım3-Cenâb-ı Hak evlat verir de ölürse, üzerindeki gelinlik ile benim önüme gelecek ve müjdeleyecekBu şartlarla talip olduğu birinci hanım, ilk ikisini kabul etti ve üçüncüsünü kabul etmedi. İkinci olarak istediği hanım da ilk iki şartı kabul etmedi. Nihayet üçüncü olarak is temeye gittiği hanım, bu şartların üçünü de kabul etti ve Mehmed efendi onunla evlendi.

Artik Serbestsiniz

Vehbi Tülek

Yarasina Bir Avuç Ot Tikamişti

Vehbi Tülek

Tek Başina Bir Ordu: Ebussuud Efendi

Vehbi Tülek

Din Adamlarindan Devlete Zarar Gelmez

Vehbi Tülek

Osmanli Askeri Ve Papazlar

Vehbi Tülek

Bu Devlet-i Aliyye Öyle Bir Devlettir Ki!

Vehbi Tülek

Küçük Bir Çamur Denizi Sulandirmaz

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Kâbe'de Vefât Eden Çocuk!..

Rûh-ül-Beyân tefsirinde anlatılır: Allahü teâlânın veli kullarından birisi, İbn-i Sinâ'ya; "Ömrünü akli ilimlerle bitirdin. Bununla hangi dereceye ulaştın" diye sordu. O da; "Günün saatlerinden bir vakit buldum ki, o vakitte demir hamur gibi olur" dedi veli zât; "O saati bana bildir" dedi. O vakit gelince İbn-i Sina, veli zâta haber verdi ve eline bir demir parçası alarak parmağını demire soktu...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ahmed Bin Muhammed Fûrekî

Vehbi Tülek

Ahmed bin Muhammed Fûreki hazretleri Eş'ari mezhebi kelâm âlimidir. 408 (m. 1017)'de İran'da Nişâbur'da doğdu. İbn-i Fûrek'in torunu olup nisbesini ondan almıştır. Kelâm ilmini Ebü'l-Hasan el-Kazzâz'dan tahsil etti. Selçuklu Sultanı Tuğrul Bey'le birlikte Bağdat'a gitti ve Nizamiye Medresesi'nde dersler verdi. 478 (m. 1085) Bağ­dat'ta vefat etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Allahın Rahmetinden Mahrum Kalanlar

Vehbi Tülek

Allahü Teâlânın Habîbi, Peygamberlerin Reîsiyim

Vehbi Tülek

Mekkî Osman Efendi Nakşibendî büyüklerindendir. Uzun süre ikâmet ettiği Mekke-i mükerremede Şeyh Abdullah-ı Mekkî hazretlerinden aldığı feyizlerle kemâle ermiş, Erzurum'a yerleşerek Esad Paşa'nın kendisi için yaptırdığı câmi ve medresede ders verdi. 1869'da vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Molla Halil Si’ridi

Vehbi Tülek

Ey Âdem! Doğru Söyledin

Vehbi Tülek

Bu Nizâmı Yaratan Allahü Teâlâdır

Vehbi Tülek

Ebu Davud Sicistâni

Vehbi Tülek

Muhammed Bin Yûsuf Firebrî

Vehbi Tülek

Kur’ân-ı Kerimi Okurken Uyulacak Edepler Vardır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Arafatta Görüşürüz

Vehbi Tülek

Zalimlere Dersini Verdi!

Vehbi Tülek

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Bize Teveccüh Edin

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Vehbi Tülek