Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.316.845

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Dört Düşmana Karşı Kullanılacak Silahlar

Ali Nebtîtî hazretleri büyük velilerdendir. 1495 (H.901) senesinde, Mısır'da vefat etti. Ebü'l-Abbâs Gamrî'nin talebesidir. Ondan ilim ve edep öğrendi. Keşf ve kerametleri görüldü. Hızır aleyhisselâm ile görüşürdü. 

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Saltanat Tahtina Oturacaktir

Sultan İkinci Selim Hân'ın iki oğlundan biri olan Şehzâde Murâd, Manisa'da vâli idi. Şehzâde Murâd, Hüsâmeddin-i Uşâki hazretlerine, kendisinin sultân olup olmayacağını anlamak üzere, bir mektupla hizmetçisini Uşak'a gönderdi. Uşak'a varan haberci, doğruca Hüsâmeddin-i Uşâki'ye giderek, huzura kabûl edilmesini ricâ etti. Huzûra kabûl edilen haber ci, daha mektubu Hüsâmeddin-i Uşâki hazretlerine vermeden ve ziyâreti hakkında bir şey söylemeden, Uşâki hazretleri ona; "Git! Şehzâdeye söyle! Hemen İstanbul'a hareket etsin. Filan gün saltanat tahtına oturacaktır." dedi.

Vehbi Tülek

Sultan Iv. Mehmed Ve Cahidi Efendi

Vehbi Tülek

Eğer Sakalimin Bir Kili Bilseydi!

Vehbi Tülek

İkinci Bayezid HÂn’in Tuğlasi

Vehbi Tülek

Sultan II. Bayezid Han rahmetullâhi aleyh, her seferden dönüşünde elbisesine bulaşan tozları toplar ve bir kavanozda biriktirirdi.Yine bir harp dönüşüydü. Bayezid Han elbisesini çıkartmış, üzerindeki tozları toplamaya başlamıştı. Hanımı Gülbahar Hâtun, merakla sordu:" Pâdişâhım, merakımı hoş görün, ama, o tozları niçin biriktirdiğinizi sorabilir miyim? Pâdişah:" Elbette Gülbahar Hâtun, diye karşılık verdi ve devamla, benim senden gizlim yoktur. Bu tozlardan bir tuğla döktürüp mezarıma koyulmasını vasiyet edeceğim. Çünkü Allah, ayakları Hak yolunda tozlananları cehennem ateşinden koruyacağını buyurmaktadır. İşte Hak yolunda küffarla savaşırken üstümüze bulaşan tozları bu yüzden topluyoruz. Vasiyetimizdir; öldüğümüzde bu tozları kabrime koysunlar.Sultan II. Bayezid Han, biriktirdiği bu tozlardan bir tuğla yaptırdı. Bu tuğla, vasiyeti gereğince, öldüğü zaman kabrine kondu.

Benim Dahi Muradim Odur

Vehbi Tülek

Y Kilidi

Vehbi Tülek

Şahidlerle İsbati Da Kafidir

Vehbi Tülek

Ciğer PÂresi, Ciğer YÂresi

Vehbi Tülek

Boğazkesen (rumeli) Hisari'nin Yapilmasi

Vehbi Tülek

Çanakkale İçinde Aynali Çarşi

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman’in Fransa Kralina Mektubu

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Müderris Hamza Efendi

Hamza Efendi Osmanlı fıkıh âlimlerindendir. Malatya-Darende'de doğdu. İlk tahsilinden sonra İstanbul'da medrese tahsilini tamamladı ve müderris olarak memleketine döndü. Uzun seneler Darende Medresesinde talebe yetiştirdi. 1694'te vefat etti. Hamza Efendi'nin en meşhur eseri, "Bey' ve Şirâ" (alışveriş) risalesidir. Bu eserinde bir bölüm:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kur’ân Yedi Harf Üzerine Indirilmiştir

Vehbi Tülek

Ebü'l-Hasen Kâbisi hazretleri kırâat, tefsir, hadis, kelâm ve Mâliki fıkıh âlimidir. 324 (m. 936) yılında Tunus'un Kayrevân şehrinde doğan Kâbisi, yine orada 403 (m. 1012) yılında vefât etti. Ebü'l-Hasen Kâbisi'nin rivâyetlerinden bir kısmı şöyledir:

Hazreti Lût Ve Sedum Kavmi

Vehbi Tülek

Büyük Fıkıh âlimi Mekhûl Eş-şâmî

Vehbi Tülek

Mekhûl eş-Şâmi, zamânında, Şam'ın en büyük fakihi (İslâm hukûku âlimi) idi. Resûlullah efendimizin hadis-i şeriflerini öğrenmek için çok memleket dolaştı. Irak ve Medine'ye gitti. Enes bin Mâlik, Ebû Umâme, Mahmûd bin Rebi', Ubeydullah bin Muhayrız, Anbese bin Ebi Süfyân, Süleymân bin Yesâr, Tâvûs bin Keysân gibi zatlardan hadis-i şerif rivâyet etti. Hadis ilminde sika (güvenilir) bir âlimdir.

Nefsini Tanımayan, Büyük Aldanış Içindedir

Vehbi Tülek

Kur’an Için Inen Huzur Bulutu

Vehbi Tülek

Pîr Şükrullah Halvetî

Vehbi Tülek

Zındıkların Îtikatlarından Allahü Teâlâya Sığınırız

Vehbi Tülek

Osman Zeyla’î

Vehbi Tülek

Abdurrahman Eşref Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yüz Vermedin!

Yüz Vermedin!

Fakih Îsâ bin Muhammed şöyle anlatır:

Uzak bir diyârda idim. Abdullah el-Ayderûs'u açıkça bulunduğum yerde görmeyi temenni etmiştim. Mescide gittim. Oraya bir dilenci ve yanında birisi gelip benden bir şey istedi. Bir şey vermedim. Oradan ayrılıp başka yere gittim. O dilenci ve yanındaki kişi benim arkamdan geldi. Sonra yine yanıma yaklaşarak benden bir şeyler istedi. Yine yüz vermedim. Bunun üzerine o dilenci ve yanındaki ayrılıp gitti. Bir müddet sonra ben, Abdullah el-Ayderûs'un bulunduğu yere döndüm. Şeyh Abdullah'ın yanına giderek; "Ben sizi gittiğim yerde alenen görmeyi temenni ettim. Lâkin bu isteğim hâsıl olmadı." dedim. Bunun üzerine Ebû Muhammed el-Ayderûs ; "Sana aleni görünmem hâsıl oldu. Falan gün duhâ vaktinde sen falan mescidde idin. Senin yanına bir dilenci geldi. Yanında birisi de vardı. Senden bir şeyler istediler. Onlara bir şey vermedin. Sonra kalkıp bir yere gittin. Onlar da seni tâkib etti ve yine bir şeyler istediler. Yine yüz vermedin. İşte o dilencinin yanındaki ben idim. Ben, senin yanına o kılıkla gelmiştim." dedi. Ben; "Efendim! Sizin dedikleriniz doğrudur. Fakat o size fazla benzemiyordu." deyince, Şeyh Abdullah da; "Eğer ben bu hâlimle senin yanına gelse idim, sen beni tanır ve insanlara haber verirdin." buyurdu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Vehbi Tülek

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Vehbi Tülek

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Karşılık Beklemiyorum

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Bereketi Var Mı?

B0r Çuval Toprak

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Vehbi Tülek

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek

Cennetlik Hanım Isteyen...

Vehbi Tülek

İsmail Hakki Efendi

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek