Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.430.477

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Kiminle Dost Olmam Uygun Olur Efendim?

Kutbüddîn Mervezî hazretleri tasavvuf âlimlerindendir. 1098 (H.491)'de Afganistan’da Merv şehrinde doğdu. 1152 (H. 547) senesinde İran'da, Asker Mükrem denilen yerde vefât etti. Sonradan Bağdâd'a nakledildi. Merv'de zamânının meşhûr âlimlerinden ilim öğrendi, hadîs-i şerîf dinleyip rivâyet etti. Vaaz ve nasîhatleriyle şöhret bulmuştur. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Görev Şuuru

Osmanlıların ilk Şeyhülislamı Molla Fenari (1350-1431) Şeyhülislam olmadan önce Bursa kadısı idi. Onun kadılığı sırasında bir adam pazardan bir at satın aldı. Fakat alış-verişin hemen arkasından atın hasta olduğunu farketti. Geri ver mesi gerekiyordu, ama satın aldığı adamı zorluk çıkartır, atın hastalığını kabul etmez diye önce kadıya gidip resmi kanaldan işi sağlama bağlamak istedi. Mahkemeye gittiğinde kadıyı (Molla Fenari) yerinde bulamadı. İşini ertesi güne bıraktı. Fakat at o gece öldü. Adam ertesi gün olanları kadıya anlattı, mağdur olduğunu, ne yapması gerektiğini sordu. Molla Fenari "Senin zararını ben ödeyeceğim" dedi. Adam hayretle kadıya baktı, "Niçin siz ödeyeceksiniz, konuyla hiçbir ilginiz ve suçunuz yok ki..." dedi. Molla Fenari, "Evet öyle görünüyor ama aslında benim de suçum büyük. Eğer sen dün makamıma geldiğinde ben yerimde olsaydım, olaya müdahale eder, atı geri verdirir, paranı iade ettirirdim. At da sahibinin elinde ölmüş olurdu. Bu imkân şimdi yok olmuştur. Senin zararına benim makamımda bulunmamam sebep olduğu için zararını ben ödeyeceğim" dedi ve ödedi.

Vehbi Tülek

Ii. Mahmud’un İyilikseverliği

Vehbi Tülek

42 - Birakmam Seni Santa Barba

Vehbi Tülek

Ben Gelir Borcumu Öderim

Vehbi Tülek

1458'de Trabzon Rum İmparatorluğu tahtına oturan David Komnen, Osmanlılara verdiği vergiyi kestiği gibi evvelce verilenleri de Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan Bey vasıtasıyla geri istemişti. Trabzon Rum Devletine kendi haraçgüzarı gözüyle bakan Hasan Bey, bu devletin Osmanlı nüfuzu altına girmesini istemiyordu. Bunun için 1460 senesinde yeğeni Murad bey başkanlığında bir heyeti İstanbul'a göndererek bu vergi meselesini görüşmek istedi. Fakat Osmanlı Hükümdarı Fatih Sultan Mehmed, gelenlere şu cevabı vererek geri gönderdi:

"Haydi siz gidiniz, ben kendim gelir borcumu öderim"Bundan sonra sefer hazırlıklarına başladı ve Akkoyunlu Hükümdarı Uzun Hasan'ı Otlukbeli savaşında mağlub etti ve daha sonra da Trabzon üzerine yürüyüp bu devleti Osmanlı topraklarına kattı.

Padişah Memlekete Hainlik Etmez

Vehbi Tülek

Sabetay Sevi Ve VÂnî Muhammed Efendi

Vehbi Tülek

Devletin İki Kanadi

Vehbi Tülek

Osmanli’nin Son Abd Büyükelçisi

Vehbi Tülek

FÂtih’in İlme Ve UlemÂya Verdiği Kiymet

Vehbi Tülek

Biz Senden Daha Nica Hizmetler Bekleriz

Vehbi Tülek

Osmanli Tüccari

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Macar Subayının Kızı Nasıl Iman Etti?

Bir savaşta Macarlara esir düşen Rüstem Bey, dindar, yakışıklı ve zeki bir gençti. Macar kumandanı ondan hoşlandı ve hizmetine aldı. Rüstem Bey, beş vakit namazını bırakmazdı. Her işin üstesinden kolayca geldiği için kimse ibadetine karışmıyordu... Macar subayının genç ve güzel kızı, Rüstem Beye âşık olmuştu. Fakat bu hislerini kimseye söyleyemiyordu. Rüstem Beyi uzaktan takip ediyor, bilhassa namaz kılarken gizlice onu seyreder ve gözyaşları içinde; "Allahım, bana da bu Osmanlı gibi ibadet etmeyi nasip eyle!" diye yalvarıyordu...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ne­ne Ha­tun Ve ­kar­de­şi Ha­san

Vehbi Tülek

Ne­ne Ha­tun, 1857'de Er­zu­rum-Pa­sin­ler'e bağ­lı Çe­per­li Kö­yü'nde dün­ya­ya gel­miş­tir. "93 Har­bi" (1877-1878) pat­lak ve­rip de sah­ne­ye çı­ka­ca­ğı ana ka­dar Ne­ne Ha­tun, Ana­do­lu'da­ki di­ğer isim­siz kah­ra­man­lar gi­bi, ken­di hâ­lin­de mü­te­va­zı bir ha­yat sü­ren sı­ra­dan in­san­lar­dan bi­riy­di. Her kah­ra­man gi­bi onu da kah­ra­man­lık tah­tı­na otur­tan; şart­la­rın va­him­le­şip işin ba­şa düş­tü­ğü gün­ler ol­muş­tur...

Beyzâde Ali Rızâ Efendi

Vehbi Tülek

Bu Müjde, Bütün Ümmet Içindir

Vehbi Tülek

Ali ibn-i Ziyâd el-Absi hazretleri Mâliki fıkıh âlimi olup İmam-ı Mâlik hazretlerinin önde gelen talebelerindendir. Trablusgarp'ta doğdu ve daha sonra Tunus'a yerleşti. İlim tahsili için Hicaz'a gitti. Orada Mâlik bin Enes hazretlerinden hadis ve fıkıh tahsil etti. İcazet alarak Tunus'a döndü ve Mâliki mezhebinin Kuzey Afrika'da yayılmasına çalıştı. 183 (m. 799) yılında Tunus'ta vefat etti. Buyurdu ki:

İngiliz Subayın Ibretlik Sonu!..

Vehbi Tülek

ömrünün Uzun Olmasını Istiyorsan!

Vehbi Tülek

Lâ Ilâhe Illallah" Yüce Bir Sözdür

Vehbi Tülek

Kadınlar Câmide Itikaf Yapamaz

Vehbi Tülek

Kaza Ve Kader Bilgisini Herkes Anlayamaz

Vehbi Tülek

Ebû Sa'd Mâlinî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Korkma!

Korkma!

Sinop'ta medfûn bulunan ve Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi'nin talebesi olan Mahmûd Kefevi hocasının şu kerâmetini anlattı:"Gemiye binip İstanbul'a gitmek üzere yola çıktık. Ben o zaman gençtim ve bu benim ilk yolculuğumdu. Hoş bir rüzgârla dört gün gittik. Sonra şiddetli bir rüzgârla deniz kabardı. Dalgalar her taraftan vurmaya başladı. Gemide bulunanlar korku, dehşet ve ümitsizlik içinde bâzı mal ve eşyâlarını denize attılar. Bu ızdırap ve sıkıntı bana da ümitsizlik vermeye başladı. Hocam Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi, geminin alt katında sâkin ve telaşsız bir halde oturuyor du. Dalgaların şiddetli vuruşları gemide bulunanların ve benim korkumu iyice arttırdı. Hocam bana bakıp; "Korkma! Allahü teâlâ bizi kurtaracak ve biz Erikli Kasabasının doğu tarafındaki Hacı Baba Dergâhında kuşluk vakti oturup süt içeceğiz ve incir yiyeceğiz." buyurdu. Gemici lerin hesâbına göre seksen mil yolumuz kalmıştı. Ebû Bekr Kefevi hazretleri sükûn ve vekar içinde tatlı ve güzel sesiyle Kehf sûresini okumaya başladı. Biz rahatladık ve korkumuz kalma dı. Halbuki dalgaların vuruşları hâlâ devâm ediyordu. Nihâyet Allahü teâlâ bizi, hocam Ebû Bekr Kefevi hazretlerinin duâsı bereketiyle kurtardı. Gecenin sabahında Erikli sâhiline çıkıp doğruca Hacı Baba Dergâhına ziyârete gitti. Biz de onu tâkib ettik. Hep birlikte oturduk. Hocamız Kur'ân-ı kerim okuyor biz de dinliyorduk. O sırada dergâhın çevresinden bir kadın iki elinde birer çanak ile çıkageldi. Kapları önümüze bıraktı. Biri süt, diğeri incirle doluydu. Şeyh Ebû Bekr Kefevi tebessüm ederek bize baktı ve; "Bismillah ile yiyiniz!" buyurdu. Biz besmele ile yedik. Hocamın bu kerâmetine şâhid olduğumuz zaman, 1542 (H.949) senesiydi."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Vehbi Tülek

Yeterki Kalbi Kirilmasin

A'meş Ve Hanımı

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Bereketi Var Mı?

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Her Şeyi Göze Almıştı!

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Vehbi Tülek

Hayat Kurtaran Yalan

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Altıyüz Dirhemlik İp

Vehbi Tülek

Şikayet

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek