Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.629.570

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Hanımına Bedduâ Ettiğine Pişman Olan Zat!

Ebû Muhammed el-Ayderûs hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 1408 (H.811) senesinde Yemen’de Terim şehrine doğdu. Terim şehrinde 1460 (H.865) yılında vefât etti. Babası ve dedesinden ilim ve tasavvuf yolunu öğrendi. Onların vefatlarından sonra Şeyh Ömer onu yetiştirdi ve onu kızı ile evlendirdi. Onun vefatında sonra dergâhına şeyh oldu. Çok kerametleri görüldü: Fakîh Îsâ bin Muhammed şöyle anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Meyyitezade

Haberi Duymadan Ahirete Gittiler

Prut Harbi

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Hizir Ve Gelin

Abdullah El-acemî

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Osmanlinin Lübnan Siyaseti

Osmanlıda olduğu gibi Memluklularda da toprak idaresi Tımar sistemiyle idi. Ancak Memluklular, Lübnan topraklarını önce Tımar sistemi ile yönettilerse de sonraları bunu veraset sistemine döndürdüler. Sultan Selim Han Lübnan'ı alınca toprakların yine veraset ile idaresinin devamını emretti. Ki koca Osmanlı devletinde toprakları Tımara tabi olmayan tek bölge Lübnan oldu. Selim Han, Lübnan'daki cemaatlerin en güçlüsü olan Dereziler'den, Maanoğulları'nı emir tayin etti. Bu sistem ta 1697'ye kadar böyle sürdü. Ve Lübnan tarihinin en huzurlu dönemini yaşadı. Fransa ve İtalya'dan gelen misyonerler Derezi ailelerine Katolikliği aşılamaya başladılar. Bundan sonra bölgede karışıklık ve huzursuzluk aldı yürüdü. Lübnan liderliği 1697'de yeni Hıristiyan olan Maanoğullları'ndan Beşir Şihabi'ye geçti. Onun oğlu Katolik Beşir Ömer, 1789'da Emir oldu ve 51 sene ülkeyi yönetti. Mısır Valisi Mehmed Ali Paşa'nın Osmanlı Devletine isyanı üzerine Beşir Ömer onun tarafını tutarak; Osmanlı Devleti aleyhine çalıştı. Fransızlar bu arada Marunileri, Derezilere karşı tahrik ederek silahlandırdılar. Artık Lübnan'da huzur bitmişti. Her tarafta kan akıyordu.1841'de tekrar idarede etkili olan Osmanlı Devleti, İstanbul'dan Ömer Paşa'yı Lübnan'a vali tayin etti... Her tarafta kan dereleri akıyordu. Maruni ve Dereziler birbirlerine karşı silaha sarıldılar. Fransızlar insanları, Ömer Paşa'ya karşı ayaklandırdılar. 1845'te Lübnan'a inceleme ve gerekli değişiklikleri yapmak üzere Osmanlı Dışişleri Bakanı Şekip Efendi tam yetki ile gönderildi. Bu Şekip Efendinin İstanbul'daki hükümete gönderdiği raporu devlet arşivlerinde vardır. Bu raporda özetle şöyle yazıyor: "Lübnan'daki karışıklıkların tek bir sebebi vardır: Buradaki İngiliz ve Fransız Konsolosları Maruni ve Derezileri karşılıklı olarak kışkırtıp silahlandırıyorlar. Bu konsoloslar Lübnan'dan çıkarılmadıkça Lübnan huzura kavuşamaz." Bir Türk devlet adamı, Fransızların Marunileri, İngilizlerin de Derezileri ölüme sürüklediğini tesbit etmiş.

Vehbi Tülek

İmparator Ölü Gibi Donup Kaldi

Vehbi Tülek

Yakişani Yapmak

Vehbi Tülek

104 - Devamli Baki Kalan İşlerle Meşgul Ol

Vehbi Tülek

Akbıyık Sultan, İkinci Murâd Han'ın haçlılar ve diğer din düşmanlarına karşı giriştiği cihâd hareketine katıldı. Giriştiği seferlerde, hocası Hacı Bayrâm-ı Veli hazretlerinin diğer talebeleri ile birlikte büyük kahramanlıklar gösterdi. Böylece Osmanlıların Rumeli'deki yayılmasında önemli hizmetler gördü.Bu gazâlarda gösterdiği başarılardan birinin sonunda İkinci Murâd Han tarafından Yenişehir köylerinden bir tanesi kendisine temlik edildi (1437). Bu parayı ticarette kullanan Akbıyık Sultan kısa zamanda malının hesâbını yapamayacak kadar zenginleşti. Mal, mülk meşgûliyeti az zaman içinde, hocasının sohbetinden daha az istifâde etmesine yolaçtı. Bu sebeple birgün hocası Hacı Bayram-ı Veli hazretleri, dünyâya ve onun geçici lezzetlerine bağlanmanın mahzurlarından bahsederek Akbıyık Sultan'a;

Orhan Gazi Ve Pelekanon Savaşi

Vehbi Tülek

Osmanli Sultanlarinin Yüksek Dereceleri

Vehbi Tülek

Orhan GÂzi Ve AlÂeddîn Esved

Vehbi Tülek

Şu Anda Mahmud Han Zafere Ulaşti

Vehbi Tülek

Bağdad’in Fethi

Vehbi Tülek

Ne Oldum Dememeli

Vehbi Tülek

SÂlih Reis

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Dört Mezhebe Göre Süt Kardeşliği

Sâlih bin Şemseddîn Timurtâşî hazretleri Hanefî fıkıh âlimi olup Şemseddîn Muhammed Timurtâşî hazretlerinin oğludur. 980 (m. 1572)’de Gazze’de doğdu. Önce babasından ders almaya başladı, ilim tahsiline Kahire’de devam etti. 1055 (m. 1645)’de vefat etti. “el-İnâye fî şerhi’n-Nikâye” isimli eserinde şöyle buyuruyor:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Zâlim Bile Olsa, Kardeşine Yardım Et

Vehbi Tülek

Burhâneddin bin Muzaffer hazretleri hadis âlimlerindendir. 546 (m. 1151)'da doğdu. 620 (m. 1223)'de Musul'da vefât etti. Rivâyet ettiği hadis-i şeriflerde Peygamber efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) buyurdular ki:

Seyyid Kasım Efendi

Vehbi Tülek

Bir Hikmet Ehli Ebubekr Zerencerî

Vehbi Tülek

Ebubekr Zerenceri, Maveraünnehir'de yaşamış olan evliyanın büyüklerindendir. 1118 (H. 512) senesinde Buhara'da vefat etti. Kıymetli nasihatleri vardır. Buyurdu ki:
"Kim kendi nefsini, Firavun'un nefsinden daha hayırlı zannederse, kibirli olduğunu göstermiş olur."

Onlar, Rablerinin Yanında Diridirler

Vehbi Tülek

Gıybet Ve Iftira Hakkında

Vehbi Tülek

Çok Istigfâr Etmenizi Tavsiye Ederim

Vehbi Tülek

"somuncu Baba" Hâmid-i Aksarâyî

Vehbi Tülek

Âlimlerden Sorup Öğreniniz

Vehbi Tülek

Hasan Sekr Dımaşkî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Allah Diyen Genç

Allah Diyen Genç

Fakir bir genç, padişahın kızına aşık olmuş. Bu ümitsiz sevdasını gidip o beldenin meşhur dervişine anlatarak yardım dilemiş. Derviş: "Evlâdım, şehrin girişinde tam yol ağzında otur, kim ne derse desin sadece 'Allah' diye cevap ver." demiş. Fakir genç, denileni yapmış. Günlerce, aylarca şehrin girişinde başka hiçbir kelime konuşmadan "Allah" demiş. Derviş, yiyeceğini, içeceğini her gün getiriyormuş. Zamanla "Allah" diyen genç halk arasında meşhur olmaya başlamış. Nihayet bir gün padişah da genci merak etmiş. Dervişten, genç hakkında bilgi istemiş. Derviş, gencin devrin büyüklerinden olduğunu söylemiş. Padişah, kalkıp genci ziyarete gitmiş. "Kimsin? Derdin ne? Ne istersin?" demiş ise de, genç, padişaha karşı da "Allah" demekten vazgeçmemiş. Başka tek kelime konuşmamış. Derviş akşam gencin yanına gelmiş. "Padişah sana "Kızımı vereyim" diyene kadar, sen ondan sakın ola ki bir istekte bulunma!" diye tembihte bulunmuş. Nihayet bir gün padişah gelip: "Ne istiyorsun, istiyorsan seni kızımla evlendireyim." deyince, genç, dervişin şaşkın bakışları altında "Yok" demiş. Artık onu da istemiyorum. Ben başka birisinin hatırı için Allah dedim, Allah devrin padişahını ayağıma getirip, benim gibi miskin bir gence kendi kızını teklif ettirdi. Eğer Onun hatırı için Allah deseydim kim bilir ne olurdu? Ben bundan böyle Ondan başkasını anmıyor, ondan başkasını istemiyorum.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah Nasil Misafir Edilir?

Vehbi Tülek

Şikayet

Vehbi Tülek

Altıyüz Dirhemlik İp

Kadin Akli

İcÂzetin Sirri

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Vehbi Tülek

Allah Haramdan Kaçani Korur

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek