Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.684.089

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Vallâhî Dünyâ Için Allah Demem!

Erzincânlı Abdullah Efendi Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin halîfelerindendir. Zamânının usûlüne göre çeşitli ilimleri tahsîl etti. İlimde yüksek dereceye ulaştıktan sonra Bağdâd'da bulunduğu sırada Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerini tanıdı, sohbetleriyle şereflendi. Mevlânâ Hâlid hazretlerinin sohbet ve hizmetlerinde bulunarak kemâle, olgunluğa ulaştı. Hocası ona hilâfet-i mutlaka verdi. Erzincan'a gönderdi...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Rezil Olursun

Venedikliler'le 14 Aralık 1502'de bir anlaşma imzalanır. Sultan Bâyezid Hân, haber alır ki, Venedikliler anlaşmayı bozarlar. İki kadırgamızı zaptedip Girit'e gönderirler. Eşkiyâlar bize âit Mora'da ortalığı kasıp kavururlar. İki levendimizi esir alırlar. Birisini satıp, diğerini işkence yaparak zindana atarlar. Venedik Dükü, sarayının bir duvarına Türkler aleyhinde bir resim yaptırır. Sultan, şu nâme-i hümâyûnu gönderir:"Haber aldım ki, 2 askerimi esir alıp birisini işkenceye yatırmışsın. Bu Nâme-i Hümâyûnum'u sana getiren Turhan oğlu Ömer Bey'in yanındaki kulum Ali'ye, vakit geçir meden sattığın levendimi nerede ise bulup teslim edesin! İşkence edilene ise 150 bin gü müş akçe tazminat ödiyesin! Ve de, sarayından bizim aleyhimizdeki ol tasviri söküp yaka sın ve küllerini kendisine teslim edesin! Yoksa, bilesin ki sonu senin için nice ve nasıl azaplarla dolu olacağını tahmin edemeyeceğin bir sefer açarım ki sefil-ü rezil olursun!"

Vehbi Tülek

29 - Bir Ecdad Yadigarini Terkederken

Vehbi Tülek

Asil Kahraman Bunlardir

Vehbi Tülek

Ii. Adülhamid’in Verdiği Senet

Vehbi Tülek

Ahmed Reşid Beyin hatıralarında naklettiği, Sultan II. Abdülhamid'e ait bir vak'a:Padişah, kendisine bağlılıklarından, sadakatlerinden emin olduklarının mütalaaları na ve itirazlarına değer verir, onları dikkat ve alaka ile dinlerdi. Makul bulduklarını yerine getirmekten adeta haz duyar, onları takdir ve taltif ederdi. Bunlardan biri de Hazine Kahyası Şevki Bey idi.

Bir Yabancinin Hac Düşünceleri

Vehbi Tülek

Fatih’in Ruhaniyeti

Vehbi Tülek

Musul'un Osmanli HÂkimiyetine Girmesi

Vehbi Tülek

Bir Çavuşun Subayina Mektubu

Vehbi Tülek

Occhiali (kiliç Ali Paşa)

Vehbi Tülek

Verin Bana Şu Yilan Yavrusunu!”

Vehbi Tülek

7 Yaşinda Harbe Katildim

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Müteşâbih Ve Muhkem âyet-i Kerimeler

Şerefüddin İbnü'l-Bârizi hazretleri Şafii fıkıh, kıraat ve hadis âlimidir. 645'te (m. 1248) Suriye'de Hama'da doğdu. Burada ve Şam'da ilim tahsil ettikten sonra talebe yetiştirdi ve Hama'da kırk yıl süreyle kadılık yaptı. 738'de (m. 1338) Hama'da veffat etti. Bu mübarek zat, bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Öfkelenince Hemen Abdest Almalıdır.

Vehbi Tülek

Ebû Abdullah Mervezi hazretleri büyük fıkıh âlimlerindendir. 202 (m. 817)'de Bağdâd'da doğup, 294 (m. 906) târihinde vefat etmiştir. Babası, Mervli'dir. Bir dersinde buyurdu ki:

Muhammed Murâd Kazanî

Vehbi Tülek

Namazı Kaçıran, Diğer Din Işlerini Daha Çok Kaçırır!

Vehbi Tülek

Şeyh Ebû Tâlib er-Râzî hazretleri İmâm-ı Gazâlî hazretlerinin yetiştirdiği fıkıh âlimlerindendir. Afganistan’da Hirat’ta doğdu. Fıkıh ilmini İmâm-ı Gazâlî hazretlerinden öğrendi. Onun “İhyâ” isimli meşhûr eserini ezberledi, ilim öğrenmek için Bağdad ve başka yerlere gidip, oralarda bulunan âlimler ile görüştü. Fâris’te (İran’da) 522 (m. 1128) senesinde vefât etti.

Hocanı Seveni Sev Ve Ona Yardımcı Ol

Vehbi Tülek

İlim, Senin Için Mal Ve Sermayedir

Vehbi Tülek

Hadîs Hâfızı Ve Tarihçi Abdül-a’lâ El Gassani

Vehbi Tülek

Muvaffakuddin Halebî

Vehbi Tülek

Ameller Imandan Parça Değildir

Vehbi Tülek

Resûlullah, Özür Dileyen Özrünü Kabul Ederdi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Maveraünnehir alimlerinden Hâce Ubeydullah-ı Ahrar hazretlerinin sohbetinde yetişen Abdullah-ı İlâhi hazretleri, hocasından öğrendiklerini Anadolu'da yaymayı kendisine vazife edinip, insanların huzur ve saâdete kavuşmaları için gece gündüz çalıştı. Muhammed Behâeddin-i Buhâri hazretlerinin dergâhından aldığı feyzleri Anadolu'da ilk yayan veli oldu. Bir müddet sonra Anadolu kâdıaskeri Manisalızâde Muhyiddin Mehmed Çelebi (v.1483)'nin dâveti üzerine Fâtih Sultan Mehmed Hanın vefât ettiği günlerde İstanbul'a geldi (1481). Kâdıasker Mehmed Çelebi'nin gösterdiği odaları ve teklifleri kabul etmeyip, daha önce ilim tahsil ettiği Zeyrek Câmii etrâfındaki virâne hâline gelmiş boş medrese odalarını tercih etti. Orada yerleşti. Şeyh Ebü'l-Vefa Konevi gibi Allah dostları ile sohbet etti. İstanbullular onun gelişini rahmet bilip, sohbetine koştular. Az zamanda halktan ve devlet adamlarından birçok kimse, Abdullah-ı İlâhi'nin talebeleri arasında yer aldı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek

At Hirsizi

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Ayyaşin Sonu

Kul Hakkı

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Ahde Vefa

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Latif Bir Şikayet

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Vehbi Tülek

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek