Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.658.067

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İlmin Çok Dereceleri Vardır Ve Sonu Yoktur

Dizdarzâde Ahmed Efendi Osmanlılar devrinde yaşamış evliyânın büyüklerindendir. Karaman'da doğup yetişti. İlk tahsilini tamamladıktan sonra İstanbul’a giderek medrese tahsili yaptı. Sonra Azîz Mahmûd Hüdâyî hazretlerinin talebeleri arasına girdi ve hocasından hilâfet aldı. İzmir'e, sonra Edirne'ye gidip talebe yetiştirdi. 1623 yılında orada vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

İzzet Paşa Ve Ömer RizÂî Efendi

Ömer Rızâi Efendi, aldığı manevi bir işaret üzerine Kahire'ye doğru yola çıktı. Kâhire'ye vâsıl olduklarında bir câmide vâz ü nasihatla meşgûl iken Mısır Vâlisi İzzet Mehmet Paşa'nın dikkatini çekti. Paşa, Ömer Efendinin ilim ve ihlâstaki yüksek derecesini görerek onu ilim meclislerine dâvet etti. Bunu duyan Mısır'ın en değerli âlimleri meclisine gelerek Ömer Efendinin sohbetine katıldılar.Diğer taraftan İzzet Paşa sadâret emeli ve arzusu ile de dolu idi. Nitekim o bu maksadla Ömer Efendiden duâ buyurmasını istedi. Bunun üzerine Ömer Rızâi Efendi; "Bizim elimizde bir şey yoktur. Allahü teâlâ ne dilerse o olur. Duâ edelim haklarında hayırlısı olsun." buyurdular.

Vehbi Tülek

Abd'den Haraç Aliyorduk

Vehbi Tülek

HüdÂyî Yolu

Vehbi Tülek

Hasan Can’in Tabiri

Vehbi Tülek

Mısır'ın fetholunduğu günlerdi. Bir sabah, Yavuz Sultan Selim Han, Hasan Can'a şöyle buyurdu: "Bu gece rüyâda Muhammed Bedahşi'yi gördüm. Yolculuk hazırlığında olup, bir beyaz kepenek giymiş, üstüne de bir ip kuşak bağlamıştı. Bu halde gelip, yolculuğa çıkacağını söyleyip bizimle vedâlaştı." Pâdişâh bu sözleri söyler söylemez Hasan Can gençlik atılganlığı ile hemen rüyâyı tâbire girişti ve; "Velilerin görünüşte çıkacakları yolculuk, âhiret seferi olmak gerektir. Eğer vefât etmemiş ise, yakında vefât edeceklerine işârettir." dedi. Sultan Selim Hanın bu cevâba cânı sıkıldı ve; "Rüyânın gerçekleşmesinin yormaya da bağlı olduğunu bilmez misin? Eğer Şeyhe bir hal olursa senin yorumuna bağlarız. Cezâlandırılmayı hak eyledin." dedi. Bu sözler üzerine Hasan Can rüyâyı o şekilde tâbir ettiğine çok üzüldü ve pişmanlık duydu.

En Küçük Yaşta Tahta Çikan Padişah: Iv. Mehmed Han

Vehbi Tülek

Buna Karişmak Bizim Vazifemizdir

Vehbi Tülek

Bunu Böyle Bilesiniz

Vehbi Tülek

Kariştirinca Soğuyan Hoşaf

Vehbi Tülek

Şeref Nişani Olacak Çamur

Vehbi Tülek

Kiymeti Takdîr

Vehbi Tülek

Oracıkta Şehit Düştü

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Abdurrahman Eşref Efendi

Abdurrahman Eşref Efendi, Osmanlı âlimlerindendir. Merzifon'da doğdu. Medrese tahsilini tamamladıktan sonra Kıbrıs'ta kadılık yaptı. 1161 (m. 1748)'de İstanbul'da vefat etti. "Mir'âtü's-safâ" isimli eseri meşhurdur. Bu eserinde şöyle anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdestte Kullanılan Suya "müstamel Su" Denir

Vehbi Tülek

Yahyâ Bin Zekeriyya, İmâm-ı a'zam hazretlerinin talebelerinin ileri gelenlerinden fıkıh ve hadis âlimidir. 120 (m. 738)'de Kûfe'de doğdu. 183 (m. 799) senesinde Medâin'de vefât etti. Bu mübarek zat buyurdu ki:

Hasen Bin Ali Berbehârî

Vehbi Tülek

Takıyyüddîn Cemmâilî

Vehbi Tülek

Takıyyüddin Cemmâili hazretleri, hadis âlimlerinden olup hafız, yani yüzbin hadis-i şerifi ezbere bilirdi. 541'de (m. 1146) Fi­listin'de Cemmâil köyünde doğdu. Sonra Bağdat'a gitti ve Abdülkadir-i Geylâni hazretlerinden fıkıh ve hadis okudu. Nihayet Mısır'a yerleşti ve Kahire'de talebe yetiştirdi. 600 (m. 1203)'de orada vefat etti. Naklettiği Hadis-i şeriflerden bazıları:

Allah'ın Anıldığı Yerler Cennet Bahçeleridir

Vehbi Tülek

Hak Sözü Kabul Etmek Alçak Gönüllü Olmaktır

Vehbi Tülek

Cennetten Gelen Kandilin Nuru

Vehbi Tülek

Mümin, Müminin Aynasıdır

Vehbi Tülek

İnsan, Beden Değil Ruh Demektir

Vehbi Tülek

Münafık Ebû Azze El Cumehi'nin Sonu!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Sarik Ve Sakal

Sarik Ve Sakal

Eski elbiseli, fakir ve köse bir alim, bir kadı'nın mahkemesinde alimler sırasında üst sırada oturur. Kadı gerek giyiminden gerese tanımadığından olacak sert sert bakar. Bunun üzerine, Kadının adamı fakir alimin yanına gelerek: -Buradan kalk. Haddini bil burası senin yerin değil. Herkes meclisin üst tarafına layık olamaz. Senin yerin aşağısı.Ya git oraya otur, ya da çık git, der. Alim, bakar ki olacak gibi değil, kalkar ve aşağılarda bir yere oturur. Derken alimler fıkıh konusunda tartışmaya başlarlar:-Hayır, evet, kabul edemem, ben haklıyım, şeklinde her biri birbirine üstünlük kurma sevdasıyla mücadelelerini sürdürür her biri bir dövüş horozuna döner. Bir karmaşadır gider.
Fakir alim dayanamaz kalkarak: -Lütfen bir kere de beni dinlermisiniz? Bu konuda benim de söyleyeceğim bir kaç söz var. -Buyurun, iyi bir şeyle biliyorsan söyle.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek

Yüz Vermedin!

Allah Diyen Genç

Gül Yaprağı

Allah’a Firar Et

İftiranin Neticesi

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Derdi Olan Neylesin?

Vehbi Tülek

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Vehbi Tülek

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Vehbi Tülek

Örümcek Ağı

Vehbi Tülek

Yirmi Saniyede

Vehbi Tülek

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Vehbi Tülek