Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.814.300

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Ey Allah'ın Velî Kulu Bana Şefâat Et!

Abdülhakîm-i Siyalkûtî hazretleri Hindistan'da yetişen büyük velîlerden olup İmam-ı Rabbânî Ahmed Fârûkî Serhendî hazretlerinin talebesi idi. 1657 (H.1067) senesinde Siyalkût şehrinde vefât etti.

Bir sohbet esnâsında Abdülhakîm-i Siyalkûtî hazretlerine talebelerinden biri kabir ziyâreti hakkında bir soru sorunca buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Nalinci Baba Ve Sultan Iii. Murad

Sultan III. Murad Han o gün bir hoştur. Telaşeli görünür. Sanki bir şeyler söylemek ister sonra vazgeçer. Neşeli deseniz değil, üzüntülü deseniz hiç değil. Veziriazam Siyavuş Paşa sorar:- Hayrola efendim, canınızı sıkan bir şey mi var?- Akşam garip bir rüya gördüm.- Hayırdır inşallah?..- Hayır mı şer mi öğreneceğiz.- Nasıl yani?- Hazırlan, dışarı çıkıyoruz.Ve iki molla kılığında çıkarlar yola.

Vehbi Tülek

Sultan I. Mahmud Ve İstanbul’un İmari

Vehbi Tülek

Tuğ O Kadar Ucuz Değil

Vehbi Tülek

İstanbul’un Sulari

Vehbi Tülek

İstanbul'da belediye ile ilgili işlerden biri de su sorunuydu. Kanuni Sultan Süleyman, Kırkçeşme sularını İstanbul'a getirttiği zaman milletin yüzü biraz güldü. Her tarafta çeşmeler yapıldı. Ebussuud Efendi de Yazıcı çiftliği yöresinden bulduğu suyu Turunçluk suyu ile birleştirdi, bir çeşme yaptırmaya karar verdi. Su yolları yapmak için büyük bir çalışma başladı. Su yollarının onarımı için Mısır'dan hamallar bile getirildi. Sular İstanbul'a düzenli bir biçimde dağıtılacaktı. Eğrikapı dışında büyük bir su hazinesi vardı. Bu hazine altmış lüleye bölünüyordu. Bu sular hazinelerden çeşmelere dağıtıldı. Sultan Süleyman dönemine gelinceye kadar çeşmelerin suyu hep boşa akardı. Gece gündüz akan çeşmelerden dolayı sokaklar çoğunlukla bataklık haline gelirdi. Sonunda burma lüleler bulundu. Hem sokaklar çamurdan kurtarıldı, hem de suların boşa akmasına engel olundu. Böylece artan suyu isteyenler hayrat çeşmeler yaptırarak oralara akıtırlardı. Fakat burma lülelerin, yani muslukların icadı birçoklarının işine gelmedi. Bazı mahallelerde imam ve cemaat: "Akan su bahçelerimize verilmiştir. Yabana akarsa aksın. Burma lüleye rızamız yoktur" dediler, burma lüleleri kaldırmaya çalıştılar. Bu konuda en ileri gidenler sipahilerdi. Bu sorun üzerine Sultan Süleyman İstanbul kadısına şu hükmü yazdı: "Çeşmelere burma lüle takıldığından lüleyi ufaltan eğer sipahi ve başka kullarım taifesi ise kapıma arz eyleyesin. Ve eğer ehl-i cihetten (yöre halkından) ise cihetten alup ahare (başka tarafa) veresin. Ve eğer şehirli halkından ise muhkem hakkından geldikten sonra cerimesini (cezasını) aldırasın. Ve yabana akmak ecli (nedeni) için açık koyanların dahi vech-i meşruh (açıklanan nedenlerle) üzre haklarından gelesin.

Fatih Ve Hocazade

Vehbi Tülek

Bir Kaşik Tuz

Vehbi Tülek

75 - Ertuğrul Şehitleri

Vehbi Tülek

Müftî Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Sultan Ahmedin Rüyasi

Vehbi Tülek

Ii. Abdülhamid Han'in İmzasi

Vehbi Tülek

Belgrad’da İki Şehid

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İnsan, Sözü Ile Tartılır Işi Ile Değerlendirilir

Nevrekoplu Osman Efendi Osmanlı âlim ve velîlerindendir. Selanik civarındaki Nevrekop kasabasında doğdu. Önce zâhirî ilim tahsîli ile meşgûl oldu ve tahsîlini tamamladıktan sonra tasavvufta yetişmek için Halvetî tarîkatı şeyhlerinden Şâkir Efendinin sohbetlerinde yetişmekte iken bu hocası vefât etti. Bunun üzerine Edirne’de Kâdirî yolunun rehberlerinden Şeyh Abdülkâdir hazretlerine talebe oldu. İcazet verilerek memleketine, talebe yetiştirmek için gönderildi. On sekizinci asrın sonlarında vefat etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah'a Kavuşturan Yollar Pek Çoktur

Vehbi Tülek

Ebû Ali Cürcâni hazretleri evliyânın büyüklerindendir. On ikinci asırda Horasan'da yaşadı. Muhammed bin Ali Tirmizi'nin ve Muhammed bin Fazl'ın sohbetlerinde yetişti. Hocalarından icâzet aldı.

Ebû Ali Cürcâni'ye; "Allah'a giden yol nasıldır?" diye sorulunca, şöyle buyurdu: "Kulu, Allah'a kavuşturan yollar çoktur. En açık ve şüpheden uzak olanı; sözüyle, işiyle, niyetiyle ve maksadıyla sünnete uymaktır. Zirâ Allahü teâlâ, Nûr sûresinin 54. âyet-i kerimesinde meâlen; (Eğer Resûlüme uyarsanız, hidâyete erersiniz) buyuruyor."

Ölü, Cuma Günü Kendini Ziyâret Edenleri Bilir!

Vehbi Tülek

Ezân, Herkese Bildirmek Demektir

Vehbi Tülek

Rebî bin Süleymân Murâdî hazretleri İmam-ı Şâfiî’nin talebelerindendir. 174 (m. 791)’de Mısır’da doğdu. Kısa zamanda İmam-ı Şâfiî hazretlerinin ileri gelen talebeleri arasına girdi. Fustat’taki Amr bin Âs Camii'nde müezzinlik yapan, bundan dolayı “Müezzin” lakabıyla anılan Rebî, 270 (m. 884)’de vefat etti. Buyurdu ki:

Paltonu Bırak, Inşallah Yarına Hazırlarım

Vehbi Tülek

Cennetlik Birisini Görmek Isteyen, Bu Zâta Baksın!

Vehbi Tülek

Tövbe Makamlarının Sonu Yoktur

Vehbi Tülek

Allah'tan Başka Hiçbir Ilâh Yoktur

Vehbi Tülek

Muhabbet, Allah'ın Ihsânı Ile Elde Edilir

Vehbi Tülek

İman Ve Her Gün Beş Vakit Namaz

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Allah Diyen Genç

Allah Diyen Genç

Fakir bir genç, padişahın kızına aşık olmuş. Bu ümitsiz sevdasını gidip o beldenin meşhur dervişine anlatarak yardım dilemiş. Derviş: "Evlâdım, şehrin girişinde tam yol ağzında otur, kim ne derse desin sadece 'Allah' diye cevap ver." demiş. Fakir genç, denileni yapmış. Günlerce, aylarca şehrin girişinde başka hiçbir kelime konuşmadan "Allah" demiş. Derviş, yiyeceğini, içeceğini her gün getiriyormuş. Zamanla "Allah" diyen genç halk arasında meşhur olmaya başlamış. Nihayet bir gün padişah da genci merak etmiş. Dervişten, genç hakkında bilgi istemiş. Derviş, gencin devrin büyüklerinden olduğunu söylemiş. Padişah, kalkıp genci ziyarete gitmiş. "Kimsin? Derdin ne? Ne istersin?" demiş ise de, genç, padişaha karşı da "Allah" demekten vazgeçmemiş. Başka tek kelime konuşmamış. Derviş akşam gencin yanına gelmiş. "Padişah sana "Kızımı vereyim" diyene kadar, sen ondan sakın ola ki bir istekte bulunma!" diye tembihte bulunmuş. Nihayet bir gün padişah gelip: "Ne istiyorsun, istiyorsan seni kızımla evlendireyim." deyince, genç, dervişin şaşkın bakışları altında "Yok" demiş. Artık onu da istemiyorum. Ben başka birisinin hatırı için Allah dedim, Allah devrin padişahını ayağıma getirip, benim gibi miskin bir gence kendi kızını teklif ettirdi. Eğer Onun hatırı için Allah deseydim kim bilir ne olurdu? Ben bundan böyle Ondan başkasını anmıyor, ondan başkasını istemiyorum.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Vehbi Tülek

Allah'ın Emaneti

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Zalimlere Dersini Verdi!

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Her Şeyi Göze Almıştı!

Vehbi Tülek

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Vehbi Tülek

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Vehbi Tülek

Delik Kova

Vehbi Tülek