Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.719.589

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allah Adamlarının Anıldığı Yere Rahmet-i Ilâhî Yağar

İmâm-ı Yâfiî hazretleri Şâfiî mezhebi fıkıh âlimlerinden ve evliyâdandır. 1298 (H.698) senesinde Yemen’in Aden şehrinde doğdu, 1367 (H.768)'de Mekke'de vefât etti. Yemen'de ilk tahsilinden sonra Mekke-i mükerremeye gitti. Şeyh Ali et-Tavâşî ile görüşüp ilimde ve tasavvufta yüksek derece sâhibi oldu. Tarîkat silsilesi birkaç koldan Abdülkâdir-i Geylânî hazretlerine ulaşır. Mekke-i mükerremeye yerleşip evlendi ve başka âlimlerin derslerini dinledi...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

86 - Hoşa Giden Tabir

Üçüncü Murâd Hanın yerine geçen Üçüncü Mehmed Han ve ondan sonra tahta çıkan Birinci Ahmed Han da Şeyh Hüdâyi hazretlerine büyük bir saygı ile bağlı idiler.

Bir gün Sultan Birinci Ahmed Han rüyâsında; "Avusturya Kralı ile güreş tuttuğunu, fakat kendisinin arka üstü yere düştüğünü" görmüştü. Zâhiren bakıldığında rüyâ çok korkunç idi. Sabahleyin, derhal huzûra getirilen âlimler ve rüyâ tâbircilerinden hiçbiri bu rüyâyı, Pâdişâhı tatmin edecek şekilde tâbir edemedi. Nihâyet Üsküdar'da bulunan Aziz Mahmûd Hüdâyi'nin, bu rüyâyı tâbir edebileceğini arz ettiler.

Vehbi Tülek

Örnek Bir Müslüman Barbaros Hayreddin Paşa

Vehbi Tülek

Eğri Kalesinde Şehid Olan Evliya

Vehbi Tülek

Devlet Yikildiktan Sonra

Vehbi Tülek

I. Dünya savaşının başladığı günlerdi!... Dahiliye Nazırı Talat Paşa ile Harbiye Nazırı Enver Paşa ne düşündülerse, sâbık Padişah II. Abdülhamid Hanın, harp hakkındaki bilgi ve tecrübelerine başvurmayı uygun buldular. Bu maksatla İshak Paşayı Beylerbeyi Sarayına gönderdiler. 33 sene gibi uzun bir müddet Avrupa siyasetine hakim olmuş Sultan II. Abdül hamid Han cevabında:"Bu vaziyette artık benim verebileceğim bir fikir, tavsiye edebileceğim bir tedbir kalmamıştır. Zira bu zavallı devlet, harb-i umumiye sürüklendiği gün münkariz olmuştur. Sizi bana gönderenler, harbe girmeden önce göndermeliydiler. Dünyanın karalarına ve denizlerine hakim olan devletlere karşı Almanya ve Avusturya ile birleşip ateşe atılmak, tarihin ender kaydettiği hatalardandır." Dedi.

Sultan Ii. Murad Han’in Şefkati

Vehbi Tülek

Yapmasini Değil, Satmasini Bilirim

Vehbi Tülek

Dari Ekmek

Vehbi Tülek

Fatih’in Medreseleri

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek

Doğu Afrika Fatihi Özdemir Paşa

Vehbi Tülek

Bu Devletin Dediği Yapilir

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Bildiği Ile Amel Etmeyen Câhil Demektir

Şeyh Dâvûd-i Halveti hazretleri Osmanlılar zamânındaki evliyânın büyüklerindendir. Bolu- Mudurnu'da doğdu. Halveti şeyhlerinden Seyyid Yahyâ-i Şirvâni'nin yüksek talebelerinden Şeyh Habib'in sohbetlerine devâm edip, tasavvufun yüksek mârifetlerine kavuştu. 1507 (H. 913) senesinde Mudurnu'da vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Dostun Dostları Insana Sevimli Görünür

Vehbi Tülek

Ebû Amr es-Sebîî hazretleri hadis hâfızıdır. Kûfe’de doğdu. A'meş, İbn-i Ebû Leylâ ve Süfyân-ı Sevrî gibi muhaddislerden hadis rivayet etti. 187’de (m. 803) Hades’te vefat etti. Şöyle nakletti:

Ferîdüddîn Genc-i Şeker

Vehbi Tülek

Karaman Vâlisi Hemden Paşa

Vehbi Tülek

Sene 1514... Osmanlı ordusu İran'a doğru ilerlemekte... Ancak karşılarına çıkan bir ordu yok... Sultan Selim Han, Safevi hükümdarı Şâh İsmail'e bir mektup gönderdi. Özetle şöyle diyordu: "Erzincan dağ ve tepelerine gelmeme rağmen, sende hâlâ hiçbir hareket yok... Ölümden korkanların kılıç kuşanması ve ata binmesi münâsip değildir... Eğer sende bir parça gayret varsa karşıma çık!.."

Şems-i Tebrîzî

Vehbi Tülek

Bütün Ibâdetlerini Kusurlu Bil

Vehbi Tülek

Tozkoparan İskender

Vehbi Tülek

Molla Hasen Bey

Vehbi Tülek

Hadramutlu Mutasavvıf Ebû Abdullah Hadramî

Vehbi Tülek

Yâ Rabbî! Bize Senden Utanmayı Ihsân Eyle

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

9 Evi Dolaşan Kelle

Hizir Ve Gelin

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Örümcek Ağı

Sarik Ve Sakal

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Vehbi Tülek

Üç Kandil

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek

Her Şeyi Göze Almıştı!

Vehbi Tülek

Anzakli Ömer

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek