Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.097.237

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Tasavvuf Ehli, Aynı Toprak Gibidir

Seyyid Nûbânî hazretleri son devir Osmanlı evliyasındandır. 1904 (H.1322) senesi Kudüs yakınındaki Mezra köyünde vefât etti. Yûsuf Nebhânî eserlerinde ondan sıkça bahseder.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

65 - Osman Fadlî Efendi'nin Duasi

Sultan Dördüncü Ahmed Han, Osman Fadli Efendiyi çok severdi. Zaman zaman saraya dâvet eder, vâz ve nasihatlerinden istifâde ederdi. Sultan bilemediği takıldığı mevzuları ona sorar, istişâre ederdi. Hattâ Ramazân-ı şerifte, iftarda Seyyid Osman Fadli'nın önünden artan yemeklerinden bereketlenmek için ister, iftârını onunla yapardı.Bir zaman İstanbul'da isyân oldu. Zorbalar her tarafı darma-dağın edip yağmaladılar. Seyyid Osman Fadlı, hiç çekinmeden talebeleri ile birlikte zorbaları yakalayarak adâlete teslim etti. Böylece din ve devlete büyük hizmetlerde bulundu. Sultan İkinci Süleymân pâdişâh olunca, büyük bir kargaşa oldu. Seyyid Osman bu kargaşalığın ortadan kalkması için duâ etti. Bu duâ bereketi ile Allahü teâlâ belâyı kaldırdı. Sadreddin-i Konevi hazretlerinden sonra, devlet işlerini düzeltme husûsunda en çok şöhret sâhibi Seyyid Osmân oldu.

Vehbi Tülek

Hangi Dersi Müzakere Ediyorsun?

Vehbi Tülek

Viyana MuhÂsarasi Ve Murad Giray HÂn’in İhÂneti

Vehbi Tülek

Osmanlilarda Kiliç Ustaliği

Vehbi Tülek

Türkler, kılıç kullanmakta da ustaydılar. Bu, şimşirbazlık denilen bir sporun, yani bugünkü eskrim sporunun doğmasına sebep olmuştur. Türk kılıçları, başlıca yatağan ve pala olmak üzere iki kısımdı. Yatağan, yeniçeri silahlarından olup, meşhur kıvrık Türk kılıcıydı. Pala ise daha ziyade bahriye askeri ve süvariler tarafından kullanılırdı. Pala, düz, genişliği ucuna doğru biraz artan ve bu yüzden hafifçe öne kıvrık gibi görünen bir silahtı. Türklerin gürzleri de ünlüydü. Bunlar yekpare saplı veya zincir saplı olurdu. Spor için ise somak veya mermer gürz kullanılırdı. Talim gürzleri, ikiyüz okka (256.5 kg) kadar olurdu. Bununla müsabakalardan önce çok idman yapılırdı. Gürz, sağ ve sol elde, değişik yönlerde, belli kaidelerle çevrilip sallanarak, kaldırılıp indirdilerek kullanılırdı.

V. MurÂd Han

Vehbi Tülek

İtalya’da Bir Yeniçeri

Vehbi Tülek

Devlet Adamlarina Altin Öğütler

Vehbi Tülek

Çandarli Kara Halil

Vehbi Tülek

Kanuniyi Kabul Etmeyen Derviş

Vehbi Tülek

Bu Devlet-i Aliyye Öyle Bir Devlettir Ki!

Vehbi Tülek

Bu Devletin Dediği Yapilir

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İhrâm Giyen Kimseye Yasak Olanlar

Rahmetullah Sindî hazretleri Hanefî fıkıh âlimidir. Hazret-i Ömer’in (radıyallahü anh) soyundandır. 930 (m. 1524)’de Hindistan’da Sind’de doğdu. Burada ilim tahsilinden sonra Hacca gitti. Mekke’de İbn-i Hacer Heytemî hazretlerine talebe oldu ve buraya yerleşti. 993’te (m. 1585)’de vefat etti. Hacla ilgili “Cem’u’l-menâsik ve nef’u’n-nâsik” isimli eseriyle meşhur oldu. Bu kitabında buyuruyor ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ebû Nasr Bağdâdî

Vehbi Tülek

Ebû Nasr Bağdâdi hazretleri, Hadis âlimlerinin meşhûrlarındandır. 445 (m. 1053) senesinde doğdu. 507 (m. 1113)'de vefât etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Alemdar Mustafa Paşa

Vehbi Tülek

Sâlim Şebşîrî

Vehbi Tülek

Sâlim Şebşiri hazretleri, Şâfii mezhebi fıkıh âlimidir. Mısır'da ikâmet edip, zamânının büyük âlimlerinden idi. Fıkıh ilmini Şemsüddin Remli ve asrının diğer büyük âlimlerinden öğrendi. 1610 (H.1019) senesinde Mısır'da vefât etti. Vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Farz, Allahü Tealanın Açıkça Emrettikleridir

Vehbi Tülek

Ebû Türâb Ve Tövbekâr Genç -2-

Vehbi Tülek

Ey âdemoğlu! Âhireti Sanki Unutmuş Gibisin

Vehbi Tülek

talebe Odur Ki!..

Vehbi Tülek

Herkes, Ehl-i Sünnet Îtikatını Öğrenmelidir

Vehbi Tülek

Fasîh Dede Ve Nasuhi Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Bize Teveccüh Edin

Bize Teveccüh Edin

1604 senesinde Sivas'daki Şemsiyye Dergâhı şeyhi ve Kara Şems'in dâmâdı Receb Efendi vefât edince, Abdülmecid Efendi onun vazifesini yürüttü. İlim ve irfândaki şöhretini duyan Sultan III. Mehmed Han tarafından İstanbul'a dâvet edildi. Üçüncü Mehmed Han, Abdülmecid Efendiyi İstanbul'a dâvet ederken, kendi el yazılarıyla şu mektubu yazmışlardı:"Fazilet ve kerâmet sâhibi Sivaslı Abdülmecid Efendi! Merhûm amcan Şemseddin Efendi nin, Eğri seferinde maddi ve mânevi çok yardımlarını gördüm. Döndükten sonra İstanbul'da kalmasını istemiştim. Fakat o arzu etmeyince, ihtiyârlığı sebebiyle memleketine gitmesine izin verdim. Şimdi sizin söz, fiil ve diğer özelliklerinizle ona tam olarak benzediğinizi duydum. İstanbul'u teşrifinizi cân-ü gönülden istiyorum. Hatt-ı şerifim size ulaştığı zaman ihmal etmeyesiniz."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek

Hakikati Görmek

Cünnetü'l-esmâ

Pişman Oldular!

Karşılık Beklemiyorum

Bülbülün Zikri

Abdullah Bin MübÂrek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Örümcek Ağı

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek