Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.284.169

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Fakir Babası: İmâm-ı Ali Rızâ

İmâm-ı Ali Rızâ hazretleri, 'Oniki İmâm'ın sekizincisidir. 770 (H.153)de Medîne'de doğdu. 818 (H.203)’de Tûs (Meşhed)de vefât etti. Halîfe Me'mûn, İmâm-ı Ali Rızâ hazretlerini çok sever, sık sık onunla görüşürdü. Saraya gelişinde saray görevlileri onu karşılar, hürmet gösterirlerdi. Fakat bu hürmetleri mecbûriyetten idi. Çünkü İmâm hazretlerini sevmiyorlardı. Bir araya gelerek, hazret-i İmâm'ın geldiğinde sarayın perdesini kaldırmamaya ve onu karşılamamaya karar verdiler. Fakat hazret-i İmâm oraya her gelişinde ellerinde olmadan kalkıp, karşılayıp perdeyi de kaldırıyorlardı...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

İlk Hristiyan Vezir

19. Yüzyıl, Avrupa devletlerinin Osmanlı'nın iç işlerine müdahale olaylarıyla doludur. Özellikle Hristiyan Osmanlı tebaasının haklarını korumak ve güvenliğini sağlamak maskesi altında yapılan bu müdahaleler, aslında emperyalist taarruzun inkişaf safhasını teşkil eder. Ana hedef, Avrupa'nın doğusunda, Ortadoğu'da, Afrikanın kuzeyinde yeni nüfuz ve hakimiyet sahaları teşkil etmekti. Şüphesiz, bize karşı blok halinde yüklenen devletler, kendi aralarında da kıyasıya çekişmekteydiler.

Vehbi Tülek

AlÂeddîn Ali Esved KarahisÂrî

Vehbi Tülek

Fatih’in Oğullarinin Sünnet Düğünü

Vehbi Tülek

Iii. Murad Han Ve Hazret-i Üftade

Vehbi Tülek

Osmanlı Sultânı Üçüncü Murâd Hân ile Üftâde, bir gün sohbet ediyorlardı. Bir ara Üftâde, görünüşte lüzûmsuz bir takım el kol hareketleri yapmaya başladı. Mübârek yüzünün rengi, hâlden hâle giriyordu.Sonra eliyle bir yer sıvarmış gibi yaptı. Pâdişâh, âniden yapılan bu hareketlere önce bir mânâ veremedi. Sonra Üftâde'nin elinin siyahlaştığını görünce; "Efendi hazretleri! Niçin böyle hareketler yapmaya başladınız! Elinizin siyahlaşmasına sebep nedir?" diye sordu. O da; "Sultânım! Tebeanızdan bir balıkçı tayfası Karadeniz'in sularında balık tutuyordu. Tekneleri su alacak şekilde delindi. Bizden yardım istedikleri için biz de imdâdlarına yetişerek, teknelerini tâmir ettik. Bu sebeple elimiz karardı. Elhamdülillah müslümanların boğulmaktan kurtulmasına vesile olduk." buyurdu.

İkinci Bayezid HÂn’in Tuğlasi

Vehbi Tülek

Abdülaziz Han’in Tahta Çikmasi

Vehbi Tülek

Kayip Saat

Vehbi Tülek

İki Cihanda Yüzün Ak Olsun

Vehbi Tülek

Hazar Kanali Projesi

Vehbi Tülek

Sultan Adülaziz’in Avrupa Seyahati

Vehbi Tülek

İtalya Mahkemesi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Muhammed Bin Ebû Verd

Büyük veli Muhammed bin Ebû Verd, evliyânın meşhûrlarından Cüneyd-i Bağdâdi'nin, akrabâsı olup, sohbetinde bulunmuştur. 876 (H.263) senesinde Bağdat'ta vefât etti... İlmi ile amel eden, faziletli ve kıymetli bir zât olan Muhammed bin Ebû Verd'in hikmetli sözleri pek çoktur. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Namazda Fâtiha Okumak Vâcibdir

Vehbi Tülek

Mehmed Refik Efendi 147. Osmanlı Şeyhülislâmıdır. Bosna'da Rogatica'da (Çelebipazarı) doğdu. Saraybosna'da medrese tahsili yaptıktan sonra İstanbul'a giderek kadılık, Anadolu Kadıaskerliği, nihayet Şeyhülislâmlık gö­revine tayin edildi. 1288 (m. 1871)'de vefat etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Şeyh’ül-islâm Molla Gürânî

Vehbi Tülek

Velîlerin Büyüklüğünü Din Câhili Anlayamaz!

Vehbi Tülek

Eşheb el-Kaysî hazretleri Mâlikî fıkıh âlimidir. 140 (m. 757)’de Kahire'de doğdu. İmam-ı Mâlik hazretlerinin önde gelen talebelerinden olup, mezhepte müctehid idi. Bazı ictihadları üstadına uymamaktadır. 204 (m. 820)’de Kahire'de vefat etti. Buyurdu ki:

Makâm-ı Mahmûd" Şefaat Makamıdır

Vehbi Tülek

Şemseddin Remlî

Vehbi Tülek

Seyyidî Karamânî

Vehbi Tülek

Ahmed Semanî Hazretleri

Vehbi Tülek

Asrın Yesevîsi Ahmet Arvasi

Vehbi Tülek

Şehit âlim El-buveytî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Kânûni Sultan Süleymân Hânın kadıaskerlerinden Mirim Kösesi diye meşhûr olan Muhammed Efendinin hizmet ve sohbetlerinde bulunup, ilmi yüksek derecelere kavuştu. Bu sırada dünyâdan ve dünyâ makamlarından yüz çevirip, tasavvuf ehlinden Sofyalı Bâli Efendinin dergâhına gidip, ona talebe oldu. Hizmetinde ve sohbetinde uzun müddet kalıp, feyz aldı. Tasavvufta yükselip, insanları Allahü teâlânın yüce dinine dâvet etmek ve Resûlullah efendimizin sallallahü aleyhi ve sellem güzel ahlâkını öğretmekle meşgûl oldu. Allahü teâlâya muhabbetinden dolayı, dünyâya hiç önem vermez oldu. Onun bu durumunu anlayamayan bâzıları pâdişâha şikâyet ettiler. Pâdişâh meselenin tahkik edilmesini emretti. Tahkikat için İstanbul'a geldi. Tahkikat sonunda berâat etti ve hakkındaki ithamlardan kurtuldu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek

Yirmi Saniyede

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Dört Şey Mühimdir

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Helvaci Çocuk

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Vehbi Tülek

Hakikati Görmek

Vehbi Tülek

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek