Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.645.947

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sadık Ve âlim Bir Talebe Ubeydullah Hayderî

Ubeydullah Hayderî, Silsile-i aliyye büyüklerinden Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin ilk hilâfet verdiği talebesidir. Bağdâd'da doğdu ve on dokuzuncu yüzyılın ilk yarısında orada vefât etti. Fesâhat, belâgat ve edebiyât konularında önceki ve sonraki âlimlerin üstünü idi. Arapça, Farsça ve Türkçeye hâkim olup, ilim ve edebiyâttaki bu yüksek derecesi sebebiyle Bağdâd'a Hanefî müftüsü olarak tâyin edildi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Ben Gelir Borcumu Öderim

1458'de Trabzon Rum İmparatorluğu tahtına oturan David Komnen, Osmanlılara verdiği vergiyi kestiği gibi evvelce verilenleri de Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan Bey vasıtasıyla geri istemişti. Trabzon Rum Devletine kendi haraçgüzarı gözüyle bakan Hasan Bey, bu devletin Osmanlı nüfuzu altına girmesini istemiyordu. Bunun için 1460 senesinde yeğeni Murad bey başkanlığında bir heyeti İstanbul'a göndererek bu vergi meselesini görüşmek istedi. Fakat Osmanlı Hükümdarı Fatih Sultan Mehmed, gelenlere şu cevabı vererek geri gönderdi:

"Haydi siz gidiniz, ben kendim gelir borcumu öderim"Bundan sonra sefer hazırlıklarına başladı ve Akkoyunlu Hükümdarı Uzun Hasan'ı Otlukbeli savaşında mağlub etti ve daha sonra da Trabzon üzerine yürüyüp bu devleti Osmanlı topraklarına kattı.

Vehbi Tülek

Ata Efendi’nin Vatan Aşki

Vehbi Tülek

Çandarli Kara Halil

Vehbi Tülek

10 - Bir Daha Gelmemize Hacet Kalmaz

Vehbi Tülek

Bir gün cihân pâdişâhı Sultan Mehmed bin Sultan İbrâhim Hanın çuhadarlarından Kara Mehmed isminde birinin dizlerine sızı inip, kötürüm oldu. Pâdişâh, hekim başısı Sâlim Efendiye;

"Şu çuhadarımız iyi olmalıdır." diye tenbih etti. Sâlim Efendi bu ferman üzerine çuhadar efendi ye çeşitli ilaçlar tatbik etti ise de fayda vermedi. Saray hekimleri ve şehirdeki diğer tabibler ona faydalı ilaç bulamadılar. Pâdişâh bir gün çuhadarının yattığı odayı teşrif ettiler, hâlini sordular ve;

Tavsiye Etmem Majeste

Vehbi Tülek

Astaze

Vehbi Tülek

Mahpeyker Valide Sultan

Vehbi Tülek

Adam

Vehbi Tülek

Osmanlinin Lübnan Siyaseti

Vehbi Tülek

Eğer Padişah Biz İsek...

Vehbi Tülek

O Kendini Tanitti

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Bir Garip Derviş Ve Abdullah-ı Ensârî

Abdullah-ı Ensâri, 1005 (H.396)'te Herat'ta doğdu, 1088 (H.481) senesinde aynı yerde vefat etti. Evliyânın meşhûrlarından ve Hanbeli mezhebinin büyük fıkıh âlimlerindendir. Nesebi, Hâlid bin Zeyd Ebû Eyyûb-i Ensâri'ye dayanır. Bu sebeple "Ensâri" nisbesiyle tanınmıştır. Hadis ilminde yüksek derecede âlim idi. Üç yüz binden ziyâde hadis-i şerif ezberlemiştir. Ayrıca tefsir, fıkıh, kelâm, târih, neseb ve diğer ilimlerde âlim idi. Bu mübarek zat, bir gün kendi yaşadığı bir hadiseyi şöyle anlatmıştır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Gözübüyükzâde İbrahim Efendi

Vehbi Tülek

Gözübüyükzâde İbrahim Efendi Osmanlı âlim ve müderrislerindendir. 1160 (m. 1747)'de Kayseri'de doğdu. İlk tah­silininden sonra Hâdim'e giderek Muhammed Hâdimi'nin medrese­sinden icazet aldı. Kayseri'ye dö­nerek kendi medresesinde talebe yetiştirdi. Sultan İkinci Mahmud, şeyhülis­lâmlık teklif ettiyse de kabul etmedi. 1253 (m. 1838)'de Kayseri'de vefat etti. Bu mübarek zat buyurdu ki:

Hârûn Aleyhisselâm

Vehbi Tülek

Süfyan-ı Sevrî Ve Salevat Okuyan Adam

Vehbi Tülek

Süfyan-ı Sevri hazretleri, hacda, Harem-i Şerifi tavaf ederken her adım başında Peygamberimize (Sallallahü aleyhi ve sellem) salâtü selâm getiren bir adam görür. Mübarek, hadiseyi şöyle anlatır:
-Behey adam! Sen tesbih ve tehlili bırakmışsın, kendini tamamen Peygamberimize salât-ü selâm getirmeye vermişsin, bu husûsta bir bildiğin mi var? dedim.
Bana "Allah günahını bağışlasın, sen kimsin?" diye sordu, ona "Süfyan-ı Sevri'yim" diye cevap verdim. Bunun üzerine bana şunları söyledi:

İşlerin En Evlâsı Ayıpları Örtmektir

Vehbi Tülek

Tasavvuf, Kalbi Sâf Yapmak Temizlemek Demektir

Vehbi Tülek

Hazreti Safiyye (radıyallahü Anha)

Vehbi Tülek

Günahlar, Allah Ile Kul Arasında Perdedir

Vehbi Tülek

Ali Bin İbrahim Husrî

Vehbi Tülek

Gazabını Yenen, Cennetle Müjdelendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Tüccarin Rüyasi

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Cennetlik Hanım Isteyen...

Zalimlere Dersini Verdi!

Abdullah El-acemî

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek

Pişman Oldular!

Vehbi Tülek

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Vehbi Tülek

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Vehbi Tülek