Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.561.927

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bir Kimsenin Gönlünü Almak, Altından Daha Kıymetlidir

Seyyid Cemâleddîn-i Ezherî hazretleri İslâm âlimlerinden ve evliyânın büyüklerindendir. İran’da Şîrâz’da doğdu. 1358 (H.760) senesinde Geylân’da vefat etti. Mısır'da Câmi'ul-Ezher Medresesine gitti ve zamânın âlimlerinden dînî ilimleri okudu. Tahsîlini tamamladıktan sonra Tebrîz'e yerleşti. Orada, tasavvuf yolunda ilerlemek için, Şihâbüddîn-i Sühreverdî hazretlerinin oğlu Şihâbüddîn-i Tebrîzî'nin talebeleri arasına girdi. İcazet verilerek Geylân taraflarına gönderildi. Çok kerametleri görüldü.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Din Ve Devletin Ayakta Kalmasi İçin

Osmanlı Devleti içerisinde yeniçeri isyân ve zorbalıklarının önü alınamaz bir hâle gelmişti. Tâlim ve eğitim kabûl etmiyorlar, savaşa çıkmayı da reddediyorlardı. Kendilerine harp fenlerinin öğretilmesini isteyen din ve devlet adamlarına karşı harekete geçtiler. Bunun üzerine İkinci Mahmûd Han vezirleri ve ulemâ sınıfını toplantıya çağırdı. Abdurrahmân-ı Harpûti hazretleri de bunlar arasında idi. Yeniçerilerin artan zorbalıklarından bahisle ne yapılması gerektiği soruldu. Mesele son derece nâzikti. Yeniçeriler tekrar isyân ederek devlet ileri gelenlerinin kellelerini istemeye başlamışlardı. Tamâmen bid'at yuvaları hâline gelen bektâşi tekkeleri de kendilerini tahrik ediyordu. Sonuçta ulemâ birlik içerisinde bunların öldürülmeleri câizdir diye fetvâ verdi. Savaşın başlangıcı olmak üzere sancak-ı şerifin çıkarılması kararlaştırıldı. Fakat sancağı şerifin açılması çok önemli bir olaydı. Bu işin dönüşü yoktu. Yeniçeriler ile yapılacak mücâdelenin sonu ise kestirilemiyordu. Bu sebepten karar alınmasına rağmen herkeste bir tereddüd vardı. İşte bu devlet adamlarının çekingen ve kararsız hâlleri sırasında Abdurrahmân Harpûti hazretleri söz aldı."Bu din ve devletin ayakta kalması Allahü teâlânın istediği şeyse yeniçerileri vururuz, yok ederiz. Değilse biz de bu din ile berâber batıp gideriz, daha ne ihtimâl kaldı?" diyerek kalplerdeki şüpheleri giderdi. Herkes tek bilek tek yürek oldu. Nitekim bu inanç ve imânla harekete geçerek yeniçeri ocağını ortadan kaldırdılar ve bozulmuş bektaşi yuvalarını kapattılar

Vehbi Tülek

15 - Akdeniz'de Türk Korsanlari

Vehbi Tülek

Bizim Maksadimiz

Vehbi Tülek

17 - Korkma!

Vehbi Tülek

Sinop'ta medfûn bulunan ve Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi'nin talebesi olan Mahmûd Kefevi hocasının şu kerâmetini anlattı:"Gemiye binip İstanbul'a gitmek üzere yola çıktık. Ben o zaman gençtim ve bu benim ilk yolculuğumdu. Hoş bir rüzgârla dört gün gittik. Sonra şiddetli bir rüzgârla deniz kabardı. Dalgalar her taraftan vurmaya başladı. Gemide bulunanlar korku, dehşet ve ümitsizlik içinde bâzı mal ve eşyâlarını denize attılar. Bu ızdırap ve sıkıntı bana da ümitsizlik vermeye başladı. Hocam Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi, geminin alt katında sâkin ve telaşsız bir halde oturuyor du. Dalgaların şiddetli vuruşları gemide bulunanların ve benim korkumu iyice arttırdı. Hocam bana bakıp; "Korkma! Allahü teâlâ bizi kurtaracak ve biz Erikli Kasabasının doğu tarafındaki Hacı Baba Dergâhında kuşluk vakti oturup süt içeceğiz ve incir yiyeceğiz." buyurdu.

İlmin Kiymeti

Vehbi Tülek

72 - Kanunlar Yürüdükçe Devlet Zeval Bulmaz

Vehbi Tülek

İzzet Paşa Ve Ömer RizÂî Efendi

Vehbi Tülek

Allah İçin Vurmuştum

Vehbi Tülek

Seni Dervişliğe Kabul Edemem

Vehbi Tülek

Kanunî Sultan Süleyman’in BÂlî Beye Mektubu

Vehbi Tülek

Sirpsindigi Zaferi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Görünmeyen His Organları Beştir

Torun Sâlih Efendi Kayseri evliyâsındandır. 1799 (H.1214) târihinde Kayseri'de doğdu. Âlim ve zâhid bir zât olan dedesi Mûsâ Efendi, kendisine "Torun" diye hitâb ettiği için adı halk arasında "Torun Efendi" diye meşhur oldu. Kayseri'de medrese tahsilini tamamladı. Câmi-i Kebir'de müderrislik vazifesine getirildi. 1885 (H.1302) yılında Kayseri'de vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hadîs Ve Fıkıh âlimi Şemseddîn Nakîb

Vehbi Tülek

Şemseddin en-nakib, hadis ve fıkıh âlimlerindendir. 662 (m. 1263) senesinde Dımeşk'da (Şam) doğdu. Şâmiyye Medresesi'nde müderris iken, 745 (m. 1344) senesi Zilka'de ayının onikinci Cuma gecesi vefât etti.
Humus'ta, sonra Trablus'ta, sonra da Haleb'de hâkimlik vazifesinde bulunan bu mübarek zat, daha sonra da Şâmiyyet-ül-Berâniyye'de müderrislik yaptı. Rivayet ettiği hadis-i şeriflerden bazıları şunlar:

Âlimin Ölümü, Büyük Bir Musîbettir

Vehbi Tülek

Kur’ân-ı Kerim, Harf Ve Kelime Olarak Gönderildi

Vehbi Tülek

Seyfüddin İbnü'l-Cündi hazretleri kı­raat âlimidir. 699 (m. 1300)'de Şam'da doğdu. Zehebi bu tarihi 698 olarak vermiştir. Mekke'de ve Kahire'de zamanın büyük âlimlerinden kıraat ilmi tahsil etti. 769 (m.1368)'de Kahire'de vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Yünûnî Hazretleri

Vehbi Tülek

Îman Ve Ibâdet Etmek Müşriklere Güç Gelir

Vehbi Tülek

Ebü’l-kâsım Şîrâzî

Vehbi Tülek

üç Gün Son­ra ­ka­bir­de O­la­cak­sın!

Vehbi Tülek

Semûd Kavmi Ve Salih Aleyhisselâm

Vehbi Tülek

Muhammed Ubeydullah

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abayi Yakmak

Abayi Yakmak

"Abayı yakmak." Bu tâbir mecâzen, "birine âşık olmak, tutulmak, gönül vermek" gibi mânâlar ihtivâ eder. Dervişler arasında birilerinin aşkının büyüklüğünden bahsedilecekse eskiden, "Ooo! Abası hayli yanıktır!" gibi ifadeler kullanılırmış.Eski tekke mimarimizin kompleksi içinde; bir mescid veya câmi, ortada şadırvanı olan bir avlu ve avluyu çevreleyen derviş hücreleri, büyükçe bir dershâne, mutfak, kiler, ambar v.s. bulunduğu bilinmektedir. Bilhassa kış aylarında dershânenin ocağı harlı ateşle yakılarak dervişânın burada toplanmaları sağlanır, böylece hem iktisat yapılmış, hem de uzun saatler mürşidden istifade ve istifâza etmeleri temin edilirmiş.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kadin Akli

Vehbi Tülek

Yüz Vermedin!

Vehbi Tülek

Adam Olmazsan

Fani Dünya

Kabahat Kilincin Midir?

Başka Du Bilmez Misin?

Ölüyü Diriltemem

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

O Kullarına Çok Merhametlidir

Vehbi Tülek

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Vehbi Tülek

Kadin Akli

Vehbi Tülek

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Vehbi Tülek

Latif Bir Şikayet

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek