Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.963.598

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Ey Âişe! Bu Kelimeleri Ezberledin Mi?

Ebü’l-Kâsım Kâyinî hazretleri Şafiî fıkıh ve hadîs âlimlerindendir. 462 (m. 1069) yılında Nişâbûr’da Kâyin köyünde doğdu. İsfehân, Nişâbûr, Merv ve Herat’a giderek birçok kimseden ilim öğrendi. 547 (m. 1152) yılında Herat’ta vefât, etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Sultan Ahmedin Rüyasi

Bir gün Sultan Birinci Ahmed Han rüyâsında; "Avusturya Kralı ile güreş tuttuğunu, fakat kendisinin arka üstü yere düştüğünü" görmüştü. Zâhiren bakıldığında rüyâ çok korkunç idi. Sabahleyin, derhal huzûra getirilen âlimler ve rüyâ tâbircilerinden hiçbiri bu rüyâyı, Pâdişâhı tatmin edecek şekilde tâbir edemedi. Nihâyet Üsküdar'da bulunan Aziz Mahmûd Hüdâyi'nin, bu rüyâyı tâbir edebileceğini arz ettiler. Pâdişâh Birinci Ahmed bir mektup yazarak, yakınlarından biriyle gönderdi ve tâbir edilmesini ricâ etti. Haberci, mektubu alıp süratle Üsküdar'a geçti. Aziz Mahmûd Hüdâyi'nin kapısını çaldığında, onun içerden elinde bir zarf ile kapıya çıktığını gördü. Habercinin getirdiği mektubu alırken, kendi elindeki mektubu da Pâdişâha verilmek üzere verdi ve; Sultânımızın gönderdiği mektûbun cevâbıdır." buyurdu. Mektubu şaşkınlık içinde alan haberci, derhal mektubu sultâna götürdü ve gördüklerini anlattı. Sultan Birinci Ahmed Hanın gönderdiği mektup, daha açılıp okunmadan cevâbı gönderilmişti.Sultan AhmedHan, gönderilen bu mektubu heyecanla okudu. Deniyordu ki: "Allahü teâlâ insan vücûdunda arkayı, cansız mahlûklar da ise toprağı, en kuvvetli olarak yarattı. İnsan ile toprağın birbirlerine değmesi, bu iki kuvvetin bir araya gelmesi demektir. Böylece, Pâdişâhımızın arka üstü yere yatması ile bu iki kuvvet birleşmiştir. Dolayısıyla bu rüyâdan İslâmın temsilcisi olan pâdişâhımızın, küffâra karşı zafer kazanacağı anlaşıldı." Pâdişâh bu tâbiri pek beğendi ve; "İşte gördü ğüm rüyânın tâbiri budur." dedi. Derhal Aziz Mahmûd Hüdâyi hazretlerine bin altın gönderdi.

Vehbi Tülek

Orhan GÂzi Ve AlÂeddîn Esved

Vehbi Tülek

Orhan GÂzi Ve AlÂeddîn Esved

Vehbi Tülek

Mimar Sinan

Vehbi Tülek

"Bir Mimar Sinan eseri olan Şehzadebaşı Cami'nin 1990'li yıllarda
devam eden restorasyonunu yapan firma yetkililerinden bir inşaat
muhendisi, caminin restorasyonu sırasında yaşadıkları bir olayı tv'de
şöyle anlatmıştı.

26 - Şehitler Hakki İçin

Vehbi Tülek

Abdülaziz Han’in Tahta Çikmasi

Vehbi Tülek

77 - Kristof Kolomb Osmanli Casusu Muydu?

Vehbi Tülek

Sakinan Göze Çöp Batar

Vehbi Tülek

Fatihin Hocasi Molla GürÂnî

Vehbi Tülek

Helal Lokma Gerek

Vehbi Tülek

Ezan Okuyana Ağaç

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Unutulmuş Bir Sünneti Ihyâ Eden

Abdurrahmân el-Makdisi hazretleri Hanbeli mezhebi fıkıh ve hadis âlimlerinin büyüklerindendir. 556 (m. 1161)'de Kudüs'te doğdu. 624 (m. 1227)'de Şam'da vefât etti. Kitabında naklettiği bazı hadis-i şerifler:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah, Milletleri Ilimle Yükseltir

Vehbi Tülek

Abdülkerim bin Atâullah İskenderi hazretleri hadis ve Mâliki mezhebi fıkıh âlimidir. Mısır'da İskenderiye'de doğdu. 612 (m. 1215)'de Kâhire'de vefât etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Cennet Karşılığı Satılan Bostan!..

Vehbi Tülek

kendi Bulunduğun Hâle Ağla!..

Vehbi Tülek

Ebû Bekr-i Ebheri hazretleri, onuncu yüzyılda Horasan bölgesinde yetişen velilerdendir. Hadis ilminde yüksek âlim olup, hadis-i şerif rivâyet etti. Zâhiri ilimlerde yüksek bir âlim, tasavvuf yolunda büyük bir veli oldu. İlim meclislerinde pekçok kimse bulunup istifâde etti...

Atâullah Efendi

Vehbi Tülek

Kalbi Temiz Olan Dine Uyar

Vehbi Tülek

Nefslerinin Peşinde Gidenlerden Olma!

Vehbi Tülek

Ölü Yardım Yapamaz" Diyenler

Vehbi Tülek

Âlimin Huzûrunda Sükût Edip, Edeb Ile Dinlemeli

Vehbi Tülek

Kuyumcunun Yaşadığı Acâib Bir Hâdise!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Maveraünnehir alimlerinden Hâce Ubeydullah-ı Ahrar hazretlerinin sohbetinde yetişen Abdullah-ı İlâhi hazretleri, hocasından öğrendiklerini Anadolu'da yaymayı kendisine vazife edinip, insanların huzur ve saâdete kavuşmaları için gece gündüz çalıştı. Muhammed Behâeddin-i Buhâri hazretlerinin dergâhından aldığı feyzleri Anadolu'da ilk yayan veli oldu. Bir müddet sonra Anadolu kâdıaskeri Manisalızâde Muhyiddin Mehmed Çelebi (v.1483)'nin dâveti üzerine Fâtih Sultan Mehmed Hanın vefât ettiği günlerde İstanbul'a geldi (1481). Kâdıasker Mehmed Çelebi'nin gösterdiği odaları ve teklifleri kabul etmeyip, daha önce ilim tahsil ettiği Zeyrek Câmii etrâfındaki virâne hâline gelmiş boş medrese odalarını tercih etti. Orada yerleşti. Şeyh Ebü'l-Vefa Konevi gibi Allah dostları ile sohbet etti. İstanbullular onun gelişini rahmet bilip, sohbetine koştular. Az zamanda halktan ve devlet adamlarından birçok kimse, Abdullah-ı İlâhi'nin talebeleri arasında yer aldı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Ahde Vefa

Sakin Kalyona Binme

Tüccarin Rüyasi

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Bizi Hatirlayin!

Kul Hakkı

Vehbi Tülek

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Vehbi Tülek

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek