Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.608.650

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Gariplerin Sığınağı Mübarek Zat

Ebû İshâk Sicistânî hazretleri evliyânın büyüklerinden olup fıkıh ve hadîs âlimlerindendir. 874 (H.260) senesinde İran’da Sicistân’da doğdu. 962 (H.351) de Bağdat'ta vefât etti. Zamanın büyük âlimlerinden Şafii fıkhı ve hadis ilimleri tahsil etti. Çok talebe yetiştirdi. Malı mülkü çok olup zengindi. Fakat dünyâ malına hiç kıymet vermezdi. Elindekileri hep ihtiyâç sâhiplerine verirdi. Bu hususla ilgili olarak şöyle nakledilir:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Bir Kaşik Tuz

Sultan III. Mehmed zamanında, Rumeli'de Yenice kasabasında mübarek bir zat vardı. İhtiyacı olan ona koşar, sıkıntısı olanın derdini o giderirdi. Fakat kendisi bir sürü derde mübtela idi ama halinden hiç şikayetçi değildi. Birgün dergahın bahçesindeki havuzun kenarında otururken bir talebesi gelerek, başına gelen bir musibetten uzun uzun şikayet eder. O zat, o talebesinden bir bardak su, bir miktar tuz ve bir çorba kaşığı getirmesini ister. İstedikleri getirilince, bir kaşık tuzu bir bardak suya atıp karıştırır ve talebesine, bunu içmesini söyler. Tuzlu sudan bir yudum içen talebe hemen yüzünü buruşturur ve "Efendim, su çok tuzlu, içemiyeceğim" der. Sonra o zat yine kaşığı tuzla doldurur ve bu sefer havuza atarak karıştırır ve talebesine, havuzdaki sudan içmesini söyler. Talebe havuzdan kana kana içer. "Nasıl, su tuzlu mu" diye sorduğunda talebe "Hayır efendim, gayet tatlı geldi" cevabını verir. O zaman o mübarek zat şu ibretli nasihatı verir: "Oğlum, bir kaşık tuz, her zaman aynı acılıktadır. Fakat bunu bir bardak suda içmek, insana zahmet verdiği halde, bir havuz suda içince hiç hissedilmiyor. Çünkü havuzun genişliği içinde kayboluyor. İşte, göğsü bir bardak kadar dar insan, kendisine gelen bir kaşık tuz kadar dert ve belaların acısına tahammül edemez. Fakat göğsü havuz kadar geniş insan ise, kendisine isabet eden, bir kaşık değil, bir kazan tuz kadar belaları tatlılıkla karşılar, o dert ve belalar onun geniş göğsü içinde kaybolur gider de kimsenin haberi olmaz."

Vehbi Tülek

İşte, İnsan Bunlari Görüp Gurura Kapilmamali

Vehbi Tülek

Fatih Ve Kazikli Voyvoda (drakula)

Vehbi Tülek

Şanli Bir Zafer İçin “bilmem Ne Kazandik” Diyenin Hali

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Han, Mısır'ı fethettikten sonra buranın idaresine veziriazam Yunus Paşa'yı tayin etti. Fakat onun, rüşvet, irtikab ve birçok haksız işler yaptığını duyunca hemen azletti ve yerine Hayrbay'ı tayin etti. Memlûk kumandanlarından olan Hayrbay, Mısır'ın fethin den sonra Yavuz'a itatini bildirip Osmanlı hizmetine girmişti. Mısır valiliği müddetince Osmanlı ya bağlı kaldı ve büyük hizmetleri oldu.Yavuz Sultan Selim Han, 12 Eylül 1517 günü İstanbul'a dömek üzere Kahire'den ayrıldı. Ertesi gün, yolda giderken Yunus Paşa'ya dönerek:-Eee Paşa, Mısır da arkada kaldı, dedi.Mısır valiliği görevinden alındığına üzüldüğünden, iradesine hakim olamayan Yunus Paşa, şu karşılığı verdi:-Evet Hünkarım, pekçok zahmetler çektik. Çok asker telef ettik. Fakat mesaimizin mah sulünü bir vatan haininin elinde bırakıp gidiyoruz. Bilmem ne kazanmış olduk?Bu yersiz cevaba hayli öfkelenen Yavuz, hemen şu emri verdi:-Bunu burada idam edin!Muhafızlar hemen Yunus Paşa'nın kafasını uçurdular. Bir süre Yunuz Paşa'nın cesedini yanlarında taşıdıktan sonra, Katye mevkiinde Memlûk hükümdarlarında Sultan Halil tarafından yaptırılmış olan kervansaraya geldiler ve buraya defnettiler. Daha sonra orasının adı Yunus Paşa olarak anılmaya başlandı.

Sultan Ii. Mahmud’un Rumeli Seyahati

Vehbi Tülek

Ateş Pahasi

Vehbi Tülek

Bir KurÂn-i Kerim, Bir SelÂm-i Şahane Ve Hilafetin Gücü

Vehbi Tülek

Hirka-i Saadet Merasimi

Vehbi Tülek

Tek Başina Bir Ordu: Ebussuud Efendi

Vehbi Tülek

Sultan Adülaziz’in Avrupa Seyahati

Vehbi Tülek

Sarayda Bir Doğum

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Senin Için Geldim, Kapıyı Aç

Muhammed Şüveymî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. On beşinci asrın sonlarında vefât etti. Midyen Eşmûnî hazretlerinin sohbetlerine devam ederek yüksek derecelere kavuştu. İcazet verilerek talebe yetiştirdi. Hocası Midyen Eşmûnî’ye olan muhabbet ve bağlılığı pek ziyâde idi. Ona olan hürmet ve edebinin çokluğundan dolayı, sohbette hocasının tam yanına oturmaz, biraz geride bir yerde otururdu. Hocasının vefâtından sonra talebelere ders okutmaya başlayan Muhammed Şüveymî’den çok kimseler istifâde etmiştir.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

“arabzade” Ve Kânûnî’nin Duası

Vehbi Tülek

İtikadı bozuk bir âlim olan Arabzade, Kanuni'nin Başveziri Rüstem Paşa'ya tesir ederek Mısır Başmüderrisliğine tayinini çıkarttırır. Bu durumu öğrenen zamanın âlimleri Padişaha başvurarak Arabzade'nin itikadının bozuk olduğunu, bu haliyle de bir medreseye Başmüderris olarak tayin edilmesinin tehlikesini dile getirirler... Ancak Kanuni Sultan Süleyman Han, Mısır ulemasının ileri geri konuşmasına mahal vermemek için Arabzade'nin Mısır Başmüderrisliğine tayinini uygun bulduğunu söyler. Fakat onu Mısır'a gönderirken de şöyle dua eder: "Allah'tan dilerim ki, Arabzade Mısır'a ulaşamasın da bizi din büyüklerinin ithamından mahfuz kılsın!.."

Hasan-ı Basrî Ve Bir Vezirin Oğlu

Vehbi Tülek

İyilik De Kötülük De Allahın Takdiri Iledir

Vehbi Tülek

Ali bin Abdürrahmân Kâhiri hazretleri Şafii mezhebi fıkıh âlimidir. 746 (m. 1345)'de Kahire'de doğdu. 842 (m. 1438)'de orada vefât etti. Bir dersinde, Ehl-i sünnet itikadını şöyle anlattı:

Her Hastalığın Aslı Çok Yemek Yemedir

Vehbi Tülek

Sâdık Talebenin Ilacı Hocasına Bağlılığıdır!

Vehbi Tülek

Allahü Teâlânın Yardımı Yakındır

Vehbi Tülek

Ne Mutlu Kazancını Helal Yoldan Sağlayana

Vehbi Tülek

Müslümanları En Çok Sevindiren Hadis-i Şerif

Vehbi Tülek

İlim; Cehâlete Karşı Kalbin Hayâtıdır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Karşılık Beklemiyorum

Karşılık Beklemiyorum

Mevlânâ Sadeddin Kaşgari hazretlerinin talebelerinden Şemsüddin Muhammed Ruci hazretleri anlatır:Pirimiz Mevlânâ Sadeddin Kaşgari Hazretlerinin halka­larında bir genç vardı ki, riyazet, hâl ve aşk ifadesinde en ileri derecedeydi. O da benim gibi bir güzele tutulmuştu. Böylece bâ­tınında biriktirdiği kıymeti bir lâhzada o tarafa devretmişti. Al­tından ve neceften hediyemsi bir şey alıp o güzelin geçeceği yola bırakmış ve onu geçenlerden birinin almaması için de bir kenara gizlenmişti. Fikrince sevgilisi oradan geçecek ve hediyeyi görüp alacaktı. Fakat kimden ve nasıl geldiğini bilemeyecekti. Ben va­ziyeti öğrenince ona dedim ki :

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Fani Dünya

Vehbi Tülek

SelÂmetle Gidip Gel

Vehbi Tülek

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

İmanı Ona Kafidir

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Sarik Ve Sakal

Allah Haramdan Kaçani Korur

Pişman Oldular!

Vehbi Tülek

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Vehbi Tülek

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Vehbi Tülek

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Vehbi Tülek