Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.515.853

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Ölmeden Evvel Ölüp, Nefsinizi Tam Islâh Edin

Kâdı Celâl Tehâniserî hazretleri Hindistan'da yetişen velîlerdendir. Yedi yaşında Kur'ân-ı kerîmi ezberledi. On yedi yaşına geldiğinde bütün ilimleri öğrenip ders ve fetvâ vermeye başladı. Tasavvuf yolunu öğrenmek için Abdülkuddûs hazretlerinin sohbetlerine devâm etti. Kısa zamanda kemâle gelerek icâzet aldı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

İlk Hristiyan Vezir

19. Yüzyıl, Avrupa devletlerinin Osmanlı'nın iç işlerine müdahale olaylarıyla doludur. Özellikle Hristiyan Osmanlı tebaasının haklarını korumak ve güvenliğini sağlamak maskesi altında yapılan bu müdahaleler, aslında emperyalist taarruzun inkişaf safhasını teşkil eder. Ana hedef, Avrupa'nın doğusunda, Ortadoğu'da, Afrikanın kuzeyinde yeni nüfuz ve hakimiyet sahaları teşkil etmekti. Şüphesiz, bize karşı blok halinde yüklenen devletler, kendi aralarında da kıyasıya çekişmekteydiler.

Vehbi Tülek

Yenişehirli Abdullah Efendi

Vehbi Tülek

Yeniçeri Ocağinin Kaldirilmasi

Vehbi Tülek

Din Ve Devletin Ayakta Kalmasi İçin

Vehbi Tülek

Osmanlı Devleti içerisinde yeniçeri isyân ve zorbalıklarının önü alınamaz bir hâle gelmişti. Tâlim ve eğitim kabûl etmiyorlar, savaşa çıkmayı da reddediyorlardı. Kendilerine harp fenlerinin öğretilmesini isteyen din ve devlet adamlarına karşı harekete geçtiler. Bunun üzerine İkinci Mahmûd Han vezirleri ve ulemâ sınıfını toplantıya çağırdı. Abdurrahmân-ı Harpûti hazretleri de bunlar arasında idi. Yeniçerilerin artan zorbalıklarından bahisle ne yapılması gerektiği soruldu. Mesele son derece nâzikti. Yeniçeriler tekrar isyân ederek devlet ileri gelenlerinin kellelerini istemeye başlamışlardı. Tamâmen bid'at yuvaları hâline gelen bektâşi tekkeleri de kendilerini tahrik ediyordu. Sonuçta ulemâ birlik içerisinde bunların öldürülmeleri câizdir diye fetvâ verdi. Savaşın başlangıcı olmak üzere sancak-ı şerifin çıkarılması kararlaştırıldı. Fakat sancağı şerifin açılması çok önemli bir olaydı. Bu işin dönüşü yoktu. Yeniçeriler ile yapılacak mücâdelenin sonu ise kestirilemiyordu. Bu sebepten karar alınmasına rağmen herkeste bir tereddüd vardı. İşte bu devlet adamlarının çekingen ve kararsız hâlleri sırasında Abdurrahmân Harpûti hazretleri söz aldı."Bu din ve devletin ayakta kalması Allahü teâlânın istediği şeyse yeniçerileri vururuz, yok ederiz. Değilse biz de bu din ile berâber batıp gideriz, daha ne ihtimâl kaldı?" diyerek kalplerdeki şüpheleri giderdi. Herkes tek bilek tek yürek oldu. Nitekim bu inanç ve imânla harekete geçerek yeniçeri ocağını ortadan kaldırdılar ve bozulmuş bektaşi yuvalarını kapattılar

Molla Fenari'nin Yildiirim'a Mektubu

Vehbi Tülek

20 - Şehid Derviş Paşa

Vehbi Tülek

45 - Kaleye Çekilen Bayrak Gibi

Vehbi Tülek

Boynuzsuz Koç

Vehbi Tülek

İskender Bey Kimdir

Vehbi Tülek

Vehhabi İsyani Ve Kavalali İbrÂhim Paşa

Vehbi Tülek

Velinimeti Uğrunda Feda-yi Can Eden Kahraman

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Dînimizde Ilk Emredilen Farz Namâzdır

Şeyh-ül-Hızâmiyye el-Vâsıtî hazretleri Hanbelî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 1258 (H.657) senesinde Irak’ta Vâsıt şehrinde doğdu. 1311 (H.711)'de Şam’da vefât etti. İlim öğrenmek için pekçok şehri dolaştı. Bu yolculukları esnâsında fıkıh, hadîs ve siyer âlimlerinden ilim öğrendi. Mısır'a sonra da Şam'a gitti. Orada talebe yetiştirdi. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

bu Da Geçer Yâ Hû...

Vehbi Tülek

Köyün birinde iki zengin çiftlik sahibi vardır. Birisinin adı Şakir Efendi, diğerinin adı ise Haddad Efendidir. Bir gün, garip bir dervişin yolu, o köye düşer. Köylüler Şakir Efendinin cömert bir kimse olduğunu söyleyerek Derviş'e çiftliğin yolunu gösterirler...
Şakir Efendi de, ailesi de hem misafirperver hem de gönül ehli insanlardır. Derviş çok iyi karşılanır, iyi misafir edilir, yer içer, dinlenir. Yola koyulma zamanı gelip Derviş, Şakir Efendiye teşekkür ederken, "Böyle zengin olduğun için hep şükret" der. Şakir Efendi ise şöyle cevap verir: "Hiçbir şey olduğu gibi kalmaz. Bu görünenler, gerçeğin kendisi değil, bir hayaldir. Bu da geçer yâ hû..."

Kıyâmete Kadar Kabri Aydınlık Olan Kullar

Vehbi Tülek

Habîb Ömerî Karamânî

Vehbi Tülek

Habib Ömeri Karamâni hazretleri, Anadolu'da yetişen büyük velilerdendir. Niğdelidir. Sultan Rükneddin Medresesinde müderris idi. Daha çok ilim tahsil etmek ve mânevi feyizlere kavuşmak arzusuyla İran taraflarına gitti. Orada bulunan Seyyid Yahyâ Şirvâni'nin dergâhına gidip talebe oldu. Sonra hocasından izin alarak Anadolu'ya geri döndü. Amasya'da çok talebe yetiştirdi. 1496 (H.902) senesinde Amasya'da vefât etti. Vefatından kısa bir zaman evvel bir dersinde şunları anlattı:

Büyük Mutasavvıf Abdullah-ı İsfehânî

Vehbi Tülek

Mekke âlimlerinden Vüheyb Bin Verd

Vehbi Tülek

Sâlih Kimseleri Ziyareti Terk Etmemeli

Vehbi Tülek

Evliya Çelebi’ye Baba Nasihati!..

Vehbi Tülek

Ubeyd Bin Hâris (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ Kalplerinize Bakar

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Korkma!

Korkma!

Sinop'ta medfûn bulunan ve Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi'nin talebesi olan Mahmûd Kefevi hocasının şu kerâmetini anlattı:"Gemiye binip İstanbul'a gitmek üzere yola çıktık. Ben o zaman gençtim ve bu benim ilk yolculuğumdu. Hoş bir rüzgârla dört gün gittik. Sonra şiddetli bir rüzgârla deniz kabardı. Dalgalar her taraftan vurmaya başladı. Gemide bulunanlar korku, dehşet ve ümitsizlik içinde bâzı mal ve eşyâlarını denize attılar. Bu ızdırap ve sıkıntı bana da ümitsizlik vermeye başladı. Hocam Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi, geminin alt katında sâkin ve telaşsız bir halde oturuyor du. Dalgaların şiddetli vuruşları gemide bulunanların ve benim korkumu iyice arttırdı. Hocam bana bakıp; "Korkma! Allahü teâlâ bizi kurtaracak ve biz Erikli Kasabasının doğu tarafındaki Hacı Baba Dergâhında kuşluk vakti oturup süt içeceğiz ve incir yiyeceğiz." buyurdu. Gemici lerin hesâbına göre seksen mil yolumuz kalmıştı. Ebû Bekr Kefevi hazretleri sükûn ve vekar içinde tatlı ve güzel sesiyle Kehf sûresini okumaya başladı. Biz rahatladık ve korkumuz kalma dı. Halbuki dalgaların vuruşları hâlâ devâm ediyordu. Nihâyet Allahü teâlâ bizi, hocam Ebû Bekr Kefevi hazretlerinin duâsı bereketiyle kurtardı. Gecenin sabahında Erikli sâhiline çıkıp doğruca Hacı Baba Dergâhına ziyârete gitti. Biz de onu tâkib ettik. Hep birlikte oturduk. Hocamız Kur'ân-ı kerim okuyor biz de dinliyorduk. O sırada dergâhın çevresinden bir kadın iki elinde birer çanak ile çıkageldi. Kapları önümüze bıraktı. Biri süt, diğeri incirle doluydu. Şeyh Ebû Bekr Kefevi tebessüm ederek bize baktı ve; "Bismillah ile yiyiniz!" buyurdu. Biz besmele ile yedik. Hocamın bu kerâmetine şâhid olduğumuz zaman, 1542 (H.949) senesiydi."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Vehbi Tülek

Şikayet

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Arkadaşlarımı Korumak Için

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Sünnet Akçesi

Cünnetü'l-esmâ

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Vehbi Tülek

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Vehbi Tülek

Bana Delil Getir

Vehbi Tülek