Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.242.734

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Dost Ve Akrabâ Ziyâretini Ihmal Etmemelidir

Ali Havâs hazretleri büyük velîlerdendir. 1534 (H.941) senesinde Kâhire’de vefât etti. Ümmî olup, okuma-yazması yoktu. Allahü teâlânın ihsânı ile Kur'ân-ı kerîm ve hadîs-i şerîfler üzerinde, âlimleri hayrette bırakan çok kıymetli açıklamalarda bulunurdu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

52 - Sigetvar Kalesi Ve Ali Dede Hazretleri

Ali Dede Bosnevi hazretleri 1566'da Sigetvar seferine katıldı. Bu sefer Kânûni Sultan Süleymân'ın son seferi oldu. Pâdişâh çok hasta idi ve kalenin günler süren kuşatmasına rağmen düşürülememesine çok üzülüyordu. Nitekim vefâtından bir gün önce Sokullu Mehmed Paşaya gönderdiği hatt-ı hümâyûnda; "Şu ocağı yanası dahi alınmaz mı?" demişti. Ertesi gün Ali Dede Bosnevi'nin, askeri duâlarla teşyi edip cesâretlendirmesi ile kale zabtedildi. Bu sırada Kânûni de vefât etmişti.

Vehbi Tülek

109 - Sultan İkinci Murad Ve Molla Ayas

Vehbi Tülek

Kirim Savaşi

Vehbi Tülek

Yarasina Bir Avuç Ot Tikamişti

Vehbi Tülek

Çanakkale savaşlarına katılan bir Fransız Generalinden, memleketine döndüğünde savaş hatıralarını anlatmasını istediler. General söze; "Fransızlar böyle mert bir milletle savaştıkları için daima iftihar edebilirler!.." cümlesiyle başlaması üzerine bir gazetecinin; "Neden iftihar edebilirmişiz?" sorusuna General, dünya savaş ve insanlık tarihine altın harflerle yazılacak bir menkıbeyle cevap verdi:

Eski İftarlar

Vehbi Tülek

Ravza-i Mutahara Müdafii Fahreddin Paşa

Vehbi Tülek

Büyüklüğün Sirri

Vehbi Tülek

91 - Kanuni Sultan Süleyman Ve Şövalyeler

Vehbi Tülek

Bu İtibar Sadece İlme Mi?

Vehbi Tülek

Din Adamlarindan Devlete Zarar Gelmez

Vehbi Tülek

Dede Molla Ve Yavuz Sultan Selim

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Anadolu Velîlerinden Abdullah Fahri Baba

Abdullah Fahri Baba, Malatya erenlerinden. 1864 veya 1865 (H.1282) senesinde Harput'un Tutlu yöresinde Bozolar köyü Maho veya Mehan mezrasında doğdu. 1908 (H.1326)'de vefât etti. Vefât etmeden kısa bir müddet önce bir gün zâviyesinde talebelerinin ve sevenlerinin kalabalık olduğu bir sırada uyku hâli gibi bir hâl gelip kendinden geçti. Bu hâl bir müddet devâm etti. Sonra gözlerini açıp;
"Eyvah ben ne yaptım!" dedi. "Ne yaptınız, ne oldu?" diye sorulunca;
"Sakalımdaki su damlacıklarına bakın" diye gösterdi. İbrâhim Efendi adında bir zât su damlalarından alıp, diline dokundurdu. Sonra derhâl ağzını temizledi ve;
"Efendim bu çok acı, zehir" dedi. Bunun üzerine;

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bir Gönül Sultanı Ebü’l Hasen Bağdadî

Vehbi Tülek

Ebü'l Hasen hazretleri, Bağdad'da yaşamış olan evliyadandır. İlim ve takva sahibi bir zat idi. Evinden dışarı çok az çıkardı. Ruzbehan-ı Bakli ile sık sık görüşürdü. Bu zat kimdir derseniz, kısaca bahsedelim. (Ruzbehan-ı Bakli'nin asıl adı Ebu Muhammed Şirazi'dir. Kübreviyye meşayıhındandır. Necmüddini Kübra'nın mürşididir. Ebu Necibi Sühreverdi'nin halifesi olan Ammar Yaser'in halifesidir. 1209 tarihinde Şiraz'da vefat etti. Tefsiri arayis, Kitab-ül envar ve Şerh-ul-şathiyyat kitapları vardır.)

Allahü Teala Tövbe Edenleri Sever

Vehbi Tülek

Dünyalık Olan Şeyler Melundur

Vehbi Tülek

Takıyyüddin Ebû İshâk hazretleri Hanbeli mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 602 (m. 1205)'de Şam'da doğdu. 692 (m. 1293)'de orada vefât etti. Çok hadis-i şerif rivâyetinde bulundu. Bildirdiği hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

Ahmed Beykendî

Vehbi Tülek

Ebû Bekr Kettânî

Vehbi Tülek

Yedi Adet Mushaf Yazıldı Ve Vilâyetlere Gönderildi

Vehbi Tülek

Ebû Ali Cüzcânî

Vehbi Tülek

Nasihat, Müminlere Elbette Fayda Verir

Vehbi Tülek

Muhammed Bin Fazl Furâvî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yüz Vermedin!

Yüz Vermedin!

Fakih Îsâ bin Muhammed şöyle anlatır:

Uzak bir diyârda idim. Abdullah el-Ayderûs'u açıkça bulunduğum yerde görmeyi temenni etmiştim. Mescide gittim. Oraya bir dilenci ve yanında birisi gelip benden bir şey istedi. Bir şey vermedim. Oradan ayrılıp başka yere gittim. O dilenci ve yanındaki kişi benim arkamdan geldi. Sonra yine yanıma yaklaşarak benden bir şeyler istedi. Yine yüz vermedim. Bunun üzerine o dilenci ve yanındaki ayrılıp gitti. Bir müddet sonra ben, Abdullah el-Ayderûs'un bulunduğu yere döndüm. Şeyh Abdullah'ın yanına giderek; "Ben sizi gittiğim yerde alenen görmeyi temenni ettim. Lâkin bu isteğim hâsıl olmadı." dedim. Bunun üzerine Ebû Muhammed el-Ayderûs ; "Sana aleni görünmem hâsıl oldu. Falan gün duhâ vaktinde sen falan mescidde idin. Senin yanına bir dilenci geldi. Yanında birisi de vardı. Senden bir şeyler istediler. Onlara bir şey vermedin. Sonra kalkıp bir yere gittin. Onlar da seni tâkib etti ve yine bir şeyler istediler. Yine yüz vermedin. İşte o dilencinin yanındaki ben idim. Ben, senin yanına o kılıkla gelmiştim." dedi. Ben; "Efendim! Sizin dedikleriniz doğrudur. Fakat o size fazla benzemiyordu." deyince, Şeyh Abdullah da; "Eğer ben bu hâlimle senin yanına gelse idim, sen beni tanır ve insanlara haber verirdin." buyurdu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Vehbi Tülek

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Vehbi Tülek

B0r Çuval Toprak

Latif Bir Şikayet

İmanı Ona Kafidir

Altıyüz Dirhemlik İp

Dört Şey Mühimdir

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Adam Olmazsan

Vehbi Tülek

Yüz Vermedin!

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek