Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.562.878

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Rızkı Azalan Tövbe Ve Istigfâr Etsin!

Ahmed Hansevî hazretleri İslâm âlimlerinden ve evliyânın büyüklerindendir. Pakistan'da Pencab’ın Hansi kasabasında doğdu. Delhi’ye giderek Ferîdüddîn Genc-i Şeker hazretlerine intisab etti. Tasavvufta yüksek derecelere kavuşup icazet verilerek memleketine gönderildi. On üçüncü asrın başlarında Hansi kasabasında vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kanli Zarf

I. Dünya Savaşında Irak Cephesinde savaşan 6. Ordunun Kumandanı Halil Paşa, hatıralarında şöyle bir hadiseyi nakleder:27 Mart 1916 günü Irak'ta Felahiye muharebesinde boğazından ağır yaralanan 18. Kolordu 51. Tümen 9. Alay Emir subayı iken, bu muharebede kendi alayındaki bir bölüğe kumanda eden Üsteğmen Muzaffer, hayatının son dakikalarına geldiğini anlayınca sükûnet ile son görevini yapmaya başladı ve konuşamadığı için, cebinden çıkardığı bir mektup zarfının üzerine kurşun kalemle önce "kıble ne taraftadır?" diye yazarak sordu. Milli şeref ve fazileti bulunan ak yüzünü ve pak alnını, görevini başaranlara mahsus güzellikle huzur-u Peygamberiye çevirdi ve kalbindeki şehadeti diliyle anlatmaya takati olmadığından, kana boyanan o zarfın ortasına okunaklı bir şekilde kelime-i şehadeti yazdı. Sonra bu büyük asker, bölüğüne son sözü söylemek isteyerek aynı zarfın üç yerine; "bölük intikamımı alsın" cümlesini yazarak, ikisini imzaladı, üçüncüsünü ise imzalayamadan son nefesini verdi. Muzaffer Efendinin bu yüce davranışı, yani bir Türk subayının örnek maneviyatı olan o kanlı zarf, Askeri Müzeye gönderildi ve Türk çocuklarına ve gelecek nesillere cevher değerinde bir miras olarak kaldı.

Vehbi Tülek

106 - Sultan I. Mahmud'un Duasi

Vehbi Tülek

Osmanli'nin Ticaret Ahlaki Ve Hollanda

Vehbi Tülek

Osmanli'nin Hatirasina

Vehbi Tülek

Sen gittin ey Osmanlı, âlemden elem kaldı
Altın kubbelerinden geride alem kaldı

Söğüd'ün yaylasını uzattın Viyana'ya
Çizdiğin haritadan elimde kalem kaldı

17 - Korkma!

Vehbi Tülek

Ağirliğinca Altin Ederdi

Vehbi Tülek

Toprak Taşimaya Giderüm

Vehbi Tülek

Osmanlilarin Namuskarliklari

Vehbi Tülek

Ümid Bekler

Vehbi Tülek

Cezayirli Gazi Hasan Paşa

Vehbi Tülek

Osmanli'yi 45 Yil Beklemiş

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Damat Mehmed Efendi

Damat Mehmed Efendi "rahmetullahi aleyh" Osmanlı âlimlerindendir. Bolu-Mudurnu'da doğdu. İstanbul'da medrese tahsilini tamamladı. Müderris oldu ve saray hanımlarından Raziyye Hatun ile evlendi. "Damat" unvanı da buradan gelmektedir. Çeşitli şehirlerde kadı olarak vazife yaptıktan sonra h. 1020 (m. 1611) senesinde İstanbul'da vefat etti. Bir dersinde, ölülerin kabirdeki hallerine dair şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Onlar Üzüleceğine Ben Üzülürüm

Vehbi Tülek

Ebû Bekr-i Nakkaş hazretleri hadîs ve tefsîr âlimlerindendir. 266 (m. 879)’da Bağdâd’da doğdu. 351 (m. 952) yılında vefât etti. İlim öğrenmek için Kûfe, Basra, Mekke-i mükerreme, Mısır, Şam, Cizre, Musul ve Horasan’a gitti. Buralarda meşhûr âlimlerin derslerinde ve sohbetlerinde bulundu ve birçok âlimden ilim tahsil edip hadîs-i şerîf rivâyet etti. Yüz bin hadîs-i şerîfi râvileriyle birlikte ezberleyerek hadîs ilminde hafız oldu. Ebü’l-Hasen İbn-i Fadl-ı Kattân anlatır:

Abdülmuttalib Bin Fadl

Vehbi Tülek

Haffaf El-iclî

Vehbi Tülek

Haffaf el-Icli hazretleri tefsir, hadis ve fıkıh âlimlerindendir. 204 (m. 819) yılında Bağdâd'da vefât etti. Naklettiği Hadis-i şeriflerden bazıları şunlardır:

Onların Bilmediği Hatalarımı Affeyle!

Vehbi Tülek

Ölü Evinden Helva Dağıtılması Mekrûhtur!

Vehbi Tülek

Mü­fes­sir Ve Mu­had­dis Mu­ham­med Bin Ka'b

Vehbi Tülek

O, Şükür Vazifesini Yerine Getirmedi!

Vehbi Tülek

Muhammed Husrî

Vehbi Tülek

Hazreti Ali’nin Ilimdeki Yüksekliği

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Altıyüz Dirhemlik İp

Altıyüz Dirhemlik İp

Bağdat. Dul bir kadın. Altı öksüz çocuğu ve bir de ihtiyar ana. Kadın geçimi sağlamak üzere, hafta boyu el emeği verir, göz nuru döker iplik eğirir, pazara çıkar ve anası ile çocuklarının rızkını temin etmeye çalışırdı.

Vakti tamam olunca bu dul kadın vefat eder, çocukların bakımı ise ihtiyar kadına kalır. Kadın pazara her hafata çıkamıyor, ip eğiriyordu. Bir zaman baktıki altıyüz dirhem kadar ip eğirmişti, pazara götürmeye karar verdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Delik Kova

Cennetlik Hanım Isteyen...

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Arkadaşlarımı Korumak Için

Vehbi Tülek

Bereketi Var Mı?

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Vehbi Tülek

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Vehbi Tülek