Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.512.071

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Kalp Katılığından Daha Büyük Musibet Yoktur!

Dâbiî hazretleri meşhur âlim ve velîlerdendir. Sekizinci asırda vefât etti. Mâlik bin Dînâr, Sâbit el-Benânî gibi büyüklerle aynı asırda yaşayıp onlarla sohbette bulundu. Mâlik bin Dînâr'dan naklederek buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

“müfti’s-sekaleyn” Ne Demektir Ve Kimdir?

16'ncı yüzyıl Türk-İslâm âleminin en büyük âlimi kabul edilen Kemalpaşazâde Ahmed Efendi hakkında tarihler, yazımıza başlık yaptığımız lakabı kullanırlar. Mânâsı, "İnsanların ve cinlerin müftüsü" demektir. Kendilerine bu lakabın verilmesiyle alâkalı olarak Evliyâ Çelebi merhum, Edirne medreselerini yazdığı bahiste, şu ibretli hikâyeyi anlatıyor. Seyahatnâmeden kısmen sâdeleştirerek veriyoruz:"Medrese-i Kemâlpaşazâde: Bu medresede bir hücreyi ecinni zabt edüp içine hiç kimse giremediği için, nice sene kapısı örtük kalıp boş ve âtıl beklerdi. Nihâyet hicri 888 (m. 1483) târihinde, Sultan Bâyezid-i Veli asrında, Kemâlpaşazâde Ahmed Çelebi tâlib-i ilm iken Edirne'ye gelip, kendisine kalacak bir yer ararken yolu bu medreseye uğrar. Medresenin dersiâmından bir hücre talep ettiğinde aralarında şu konuşma geçer:

Vehbi Tülek

Yahya Ağa

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Adülhamid Suikasti

Vehbi Tülek

Bir Yüz Karasi

Vehbi Tülek

1897 Osmanlı-Yunan harbi esnasında, Manisa havalisinden üç asker kıtalarında firar edip, omuzlarında devletin verdiği silahlarla dağa çıkmışlardı. Bunlardan biri, Yaya köyünde oturan eski bir şakinin, Bakırlı Şaban Efenin tek evladıydı. Çakırcalı'dan ve Kara Ali'den evvel dağlardan dolaşan o idi. Otuz sene devlet kuvvetlerine karşı durdu. Bazen iki arkadaşıyla, yüz kişilik jandarma müfrezesini tarümar ettiği oldu. Bazen tek başına o dağdan bu dağa geçtiği duyulurdu. Köylüler onu hürmetli ve korkulu bir muhabbetle se verlerdi. Çünkü zengin ve kuvvetlilere karşı biaman, zayıf ve fakirlere karşı himayekardı. Bakırlı Şaban Efe tövbe ettiği zaman elli yaşındaydı. Ancak bu yaşta evlendi ve bir oğlu dünyaya geldi. Tam yirmi yıl unutmuş ve unutulmuş bir halde uslu uslu köyünde yaşadı ve bir kahvenin çınarı altında gah nargile çekti, gah uyukladı.

Yahya Efendi Ve Rum Denizci

Vehbi Tülek

Akşemseddin Ve Fatih Sultan Mehmed

Vehbi Tülek

Bodrumlu Fedai Musa

Vehbi Tülek

Muaveneti Milliye

Vehbi Tülek

Bir Dirhem Bal İçin

Vehbi Tülek

Baltaci Mehmed Paşa Ve Ünsi Hasan Efendi

Vehbi Tülek

Ağirliğinca Altin Ederdi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

​ehl-i Sünnet Itikatını Bilmemek

Ali bin Hüseyin hazretleri fıkıh ve hadis âlimidir. "İbn-i Rekbûn" diye meşhûr oldu. 758 (m. 1357)'de Şam'da doğdu. 837 (m. 1434)'de orada vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Olanla Yetin, Olmayan Şeye De Râzı Ol

Vehbi Tülek

Muhammed İbn-i Hafif hazretleri büyük velilerdendir. 889 (H.276) senesinde İran'da Şirâz'da doğdu. 981 (H.371)'de Şirâz'da vefât etti. Hallâc-ı Mansûr, Cüneyd-i Bağdâdi ve birçok âlimin sohbetlerinde bulunmuş, onlardan ilim öğrenmiştir. Kelâm ilmini İmâm-ı Eş'ari'den öğrenen İbn-i Hafif, Şâfii mezhebindeydi.

Müctehidler Delillerden Hüküm Çıkarmışlardır

Vehbi Tülek

eğer Sevgin Doğru Olsaydı!

Vehbi Tülek

Abdülhak-ı Dehlevi hazretleri, Hindistan evliyâsından olup, İmam-ı Rabbâni hazretlerinin önde gelen talebelerindendir. 1551 (H.958) Ocak ayında Delhi'de doğdu. Âilesi Moğol istilâsı sırasında Türkistan'dan göç ederek bölgeye yerleşen bir Türk boyuna mensuptu. Babası Seyfeddin Efendidir. 1642 (H.1052)'de Delhi'de vefât etti...

Sabır, Bizim Gibilere Güç Gelir

Vehbi Tülek

Terzizâde Ahmed Efendi

Vehbi Tülek

Oflu Emin Efendi

Vehbi Tülek

tâbi'înin Hayırlısı Rebi Bin Harrâş

Vehbi Tülek

Melekler De Allahü Teâlânın Kullarıdır

Vehbi Tülek

yüksekten Atanlar Kimlerdir?

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Niyâzi-i Mısri, devamlı ibâdet ve tâatla meşgûl olduğu sırada, bir gece rüyâsında Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerini gördü. Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri büyük bir taht üzerinde oturmaktaydı. Etrâfına talebeleri toplanmıştı. Niyâzi-i Mısri, kendisini onların arasın da görünce, hayâsından dışarı çıkmaya yol ve fırsat aradığı bir sırada, Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri, onu yanına çağırıp, bir kese altın hediye verdi ve; "Senin nasibin diyâr-ı Rûm'dadır. Mısır'da değildir." buyurdu. Ertesi gün Niyâzi-i Mısri bu rüyâsını hocasına anlatın ca, hocası hemen ona hilâfet verdi ve duâ etti. Bunun neticesinde Niyâzi-i Mısri 1646 sene sinde Mısır'dan ayrılarak İstanbul'a gitti. İstanbul'da Sultanahmed Câmii civârında Sokullu Mehmed Paşa dergâhında ikâmet edip, uzun süre riyâzette kaldı. Kaldığı odada çok gözyaşı döktü. Halil Paşa, Niyâzi-i Mısri hazretlerinin kaldığı odanın döşemelerini yenilemek için teşebbüste bulunduğu zaman, Niyâzi-i Mısri hazretlerini rüyâsında gördü. Rüyâda "Gözlerimin yaşı ile yıkanmış olan tahtaları muhâfaza ediniz." diye emretmesi üzerine, tahtalarını muhâfaza etmek sûretiyle odayı tâmir etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek

Her Şeyi Göze Almıştı!

Vehbi Tülek

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Sakin Kalyona Binme

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Allah’a Firar Et

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Vehbi Tülek

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek