Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.596.166

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Beni Eve Götürün Artık Ömrümüz Bitmiştir

Hüsâmeddîn Çelebi Mevlânâ Celâleddîn Muhammed Rûmî hazretlerinin en önde gelen talebesi olup, onun halîfesi, vekîlidir. Konya’da doğdu. Mevlânâ, Çelebi Hüsâmeddîn'i pek ziyâde severdi. Mevlânâ hazretleri derse gelmediği zamanlar talebelere ders verirdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kiymeti Takdîr

Sultan Abdülmecid Hân, Selânik'e giderken fırtına sebebi ile gemi Limni'ye sığınmak zorunda kaldığı zaman, uzaktan gördüğü türbenin kime âid olduğunu sordu. Yanındakilerden birisi türbenin Niyâzi-i Mısri'ye âid olduğunu söyledi ve onun başından geçenleri anlattı. Bunun üzerine Sultan Abdülmecid, Niyâzi-i Mısri hazretlerinin kabrini ziyâret etmek için türbeye gitti. Türbede, Niyâzi-i Mısri'nin rûhâniyetine hitâben; "Ey Niyâzi-iMısri, kıymetini takdir edemeyen kimselere bedduâ eylemişsin. Sonra gelen bizlerin bunda bir kabahati yok. Bizlere, feyzli nazarının geldiği âşikâr olmadıkça, türbenden dışarı çıkmam" diye yalvardı ve Kur'ân-ı kerim okuyarak rûhuna hediye eyledi.SultanAbdülmecid Hân, Niyâzi-i Mısri hazretlerinin feyz dolu nazarlarına kavuşunca dışarı çıktı ve türbenin tâmir edilmesi için emir verdi.

Vehbi Tülek

MÂdemki Allahü TeÂlÂnin Emridir

Vehbi Tülek

Parlayan Kiliç

Vehbi Tülek

Millî Şehid KemÂl Bey

Vehbi Tülek

Birinci Dünya Savaşı'nda Boğazlıyan'da kaymakam olarak bulunan Kemâl Bey, Mütareke olunca, Ermenilere zulüm yaptığı iddiası ve işgalci İngiliz-Fransız makamlarının baskısı ile haksız yere idâm edilmişti. (19 Nisan 1919) Sirkeci Gümrük Müdürlüğü'nden emekli Arif Bey, Bekirağa Bölüğü'nde tutuklu bulunan oğlu Kemâl Bey'e her günkü gibi yemek götürmek için, Kadıköy'deki evinden çıkmış, Beyazıt Meydanı'na varmıştı. Vakit akşam üzeriydi.Birden, meydana toplanmış büyük bir kalabalık gördü. Ne var, ne oluyor, diye merak etti. Kalabalığın arasına sokuldu. Tiplerinden, konuşmalarından, meydanı dolduranlardan çoğunun Ermeni olduğu anlaşılıyordu. İçlerinden birine sordu:- Bu kalabalık nedir, bir şey mi var?- Bir adam asıldı, ona bakıyoruz.Bu cevâbı duyan Arif Bey, kalabalığı yararak, yaklaştı. Sehpada sallanan, oğlu Kemâl Bey'in cesediydi. Bir feryat kopararak yığıldı.

Sultan’a Kapi Açilmadi

Vehbi Tülek

Alman İmparatorunun İstanbul Ziyareti

Vehbi Tülek

Yeniçeri Ocağinin Kaldirilmasi

Vehbi Tülek

Bosna Fatihi Mahmûd Paşa

Vehbi Tülek

Kanuninin Atinin Üzengisi

Vehbi Tülek

4 - Bir Şehidimizin Son Mektubu

Vehbi Tülek

Varna Zaferi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İbn-i Makbûl Ve Kansu Paşa

İbn-i Makbûl Zeylai, evliyânın büyüklerindendir. Yemen'in Lihye şehrinde doğdu. 1042 (m. 1632) senesinde Lihye'de vefât etti. Dedesi Şeyh Ahmed bin Ömer Zeylai'nin türbesinin yanına defnedildi...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Vişnezâde İzzetî

Vehbi Tülek

Vişnezâde İzzeti rahmetullahi alayh, Osmanlı âlimlerindendir. 1023 (m. 1625)'de Bulgaristan'daki Filibe'de doğdu. Sultan Dördüncü Murâd zamanında İstanbul'a geldi. İstanbul kadısı, Anadolu kadıaskeri, sonra da Rumeli kadıaskeri oldu. 1092 (m. 1681) senesinde İstanbul'da vefât etti. Oturduğu semte Vişnezâde adı verildi. Bir dersinde, İmâm-ı Azam hazretlerinin faziletlerinden bahsederken, şunları anlattı:

Cimrilikle Iyilik Beraber Bulunmaz

Vehbi Tülek

Cehennemlik Ol Diye Lanetlemeyiniz

Vehbi Tülek

Ebû Dâvûd Tayâlisi hazretleri fıkıh ve hadis âlimidir. 133 (m. 750)'de doğdu. 204 (m. 819)'da vefât etti. Hadis kitabına, 2767 hadis-i şerif ihtivâ etmektedir. Burada Ebû Dâvûd Tayâlisi buyurdu ki:

"altıncı İmam" Câfer-i Sâdık

Vehbi Tülek

Seyyid Yahya Efendi

Vehbi Tülek

Düşünceler Ve Işler Sebeplere Bağlıdır

Vehbi Tülek

“duâ Etseniz De Gözlerim Açılsa!”

Vehbi Tülek

Asıl Sabır, Musibetin Geldiği Ilk Anda Yapılan Sabırdır!

Vehbi Tülek

Ümmetimden, Günahları Çok Olanlara Şefaat Edeceğim

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yüz Vermedin!

Yüz Vermedin!

Fakih Îsâ bin Muhammed şöyle anlatır:

Uzak bir diyârda idim. Abdullah el-Ayderûs'u açıkça bulunduğum yerde görmeyi temenni etmiştim. Mescide gittim. Oraya bir dilenci ve yanında birisi gelip benden bir şey istedi. Bir şey vermedim. Oradan ayrılıp başka yere gittim. O dilenci ve yanındaki kişi benim arkamdan geldi. Sonra yine yanıma yaklaşarak benden bir şeyler istedi. Yine yüz vermedim. Bunun üzerine o dilenci ve yanındaki ayrılıp gitti. Bir müddet sonra ben, Abdullah el-Ayderûs'un bulunduğu yere döndüm. Şeyh Abdullah'ın yanına giderek; "Ben sizi gittiğim yerde alenen görmeyi temenni ettim. Lâkin bu isteğim hâsıl olmadı." dedim. Bunun üzerine Ebû Muhammed el-Ayderûs ; "Sana aleni görünmem hâsıl oldu. Falan gün duhâ vaktinde sen falan mescidde idin. Senin yanına bir dilenci geldi. Yanında birisi de vardı. Senden bir şeyler istediler. Onlara bir şey vermedin. Sonra kalkıp bir yere gittin. Onlar da seni tâkib etti ve yine bir şeyler istediler. Yine yüz vermedin. İşte o dilencinin yanındaki ben idim. Ben, senin yanına o kılıkla gelmiştim." dedi. Ben; "Efendim! Sizin dedikleriniz doğrudur. Fakat o size fazla benzemiyordu." deyince, Şeyh Abdullah da; "Eğer ben bu hâlimle senin yanına gelse idim, sen beni tanır ve insanlara haber verirdin." buyurdu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Vehbi Tülek

Hayat Kurtaran Yalan

Vehbi Tülek

Karşılık Beklemiyorum

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Yirmi Saniyede

Başka Du Bilmez Misin?

Şikayet

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

Derdi Olan Neylesin?

Vehbi Tülek

B0r Çuval Toprak

Vehbi Tülek

Altıyüz Dirhemlik İp

Vehbi Tülek

Abdullah-i EnsÂrî

Vehbi Tülek