Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.623.857

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Nasîhate, Senden Çok, Benim Ihtiyâcım Vardır

Sirâcüddîn Ebû Süleymân hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Horasan’da doğdu. 781 (H.165) senesinde Bağdat'ta vefât etti. Zamânının âlimlerinden çeşitli ilimleri tahsîl etti. Tâbiînin bazı büyüklerinden hadîs-i şerîf dinledi. Habîb-i Acemî hazretlerinin sohbetlerine devâm edip, ondan feyiz aldı. Tasavvuf yolunda ilerleyip evliyâlıkta yüksek derecelere ulaştı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Hasan Can’in Tabiri

Yavuz Sultan Selim Hân'ın sırdaşı ve yoldaşı olan, birçok dil de bilen ve âlim bir zat olan Hasan Can'a, birgün Sultan der ki:-Bu gece rüyâmda Muhammed Bahşi hazretlerini gördüm. Beyaz bir elbise giymiş, yolcu luğa hazırlanıyordu.Hasan Can, gayriihtiyâri olarak cevap verir:-Âhıret yolculuğu olsa gerektir.Sultan'ın bu cevâba canı sıkılır. -Sen bilmez misin? Rüyâlar tâbire bağlıdır. Eğer şeyh hazretlerine birşey olursa, sakın gözüme gözükme! Çok geçmez, Muhammed Bahşi hazretlerinin vefât haberi gelir. Hasan Can hâl ehli dir, telâşlanmaz. Sultan'a der ki; -Araştıralım. Eğer benim tâbirimden sonra vefât ettiyse cezâya râzıyım. Ama önce vefât etti ise, Sultanım bu fakire bir hediye verse gerek.Araştırmalar sonunda Hasan Can haklı çıkar. Sultan, kaftanını çıkarır, bir kese altın la birlikte hediye eder. Hasan Can kaftanı alır, parayı da fakirlere dağıtıp sevâbını Muham med Bahşi hazretlerinin rûhuna hediye eder.

Vehbi Tülek

Padişahi İçin Maktul Düşen Vezir

Vehbi Tülek

Çelebi Halifenin Kerameti

Vehbi Tülek

Tapusunu Hanimin Üzerine Çikartacağim

Vehbi Tülek

Sultan Abdülmecid devrinin meşhur paşalarından biri, hanımından yana dertliymiş. Paşa, kıskançlığı dillere destan olan bu hanımından dostlarına her fırsatta şikâyet eder dururmuş.Yaşanmış bir vak'adır; Paşa, eski sadrâzam Benderli Selim Paşa'nın Ağayokuşu'ndaki konağını pek beğenirmiş. Bir gün buranın satışa çıkarıldığını duymuş ve hemen adamlarını gönderip müşteri olmuş. Oysa konak o çevrede uğursuz diye bilinir, hakkında bin türlü ecinni hikâyeleri anlatılırmış. Paşa'nın eski dostu Şerif Abdülmuttalib Efendi durumu bildiğinden kendisini ikaz etmek istemiş ve bir sabah Paşa'nın yalısına uğramış. Söz sırası gelince;" Aman Paşa hazretleri, demiş, siz bu konağı bilmezsiniz. Şimdiye kadar sahiplerine hiç uğur getirmedi. Kim sahip oldu ise yakın vakitte ya bir kazâya kurban gittiler, ya felâketten başlarını kurtaramadılar!Paşa önce bu sözlere aldırış etmemişse de, arkadaşının ısrarları uzayınca, sırtını sıvazlayıp şöyle demiş:" Efendi hazretleri, siz hiç merak buyurmayınız. Ben onu satın alırken, tapusunu hanımın üzerine çıkartacağım!

Fetih Vaktidir

Vehbi Tülek

Iii. Mustafa Han’in Polonya’ya Yardimi

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Mahmud Han’in Takdiri

Vehbi Tülek

Fatih Ve Kazikli Voyvoda (drakula)

Vehbi Tülek

Çirağan Vak’asi

Vehbi Tülek

Sağ Kolumu Kaybettim Ama Sol Kolum Var

Vehbi Tülek

Şeyh Vefa Ve Sultan Bayezid

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Dostlarla Sofra Başının Hesabı Olmayacaktır

Ca’fer el-Firyâbî hazretleri hadis âlimidir. 207 (m. 822) yılında İran’da Firyâb kasabasında doğdu. Bağdat’a giderek birçok âlimden ilim tahsil etti, hadis-i şerif öğrendi. Çok talebe yetiştirdi. Abdullah ibn-i Mübârek de bunlardandır. Ca’fer el-Firyâbî 301 (m. 913) senesinde Bağdat’ta vefat etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Meymune Binti Hâris (radıyallahü Anha)

Vehbi Tülek

Meymune binti Hâris, Hz. Abbas'ın hanımı Ümm-i Fadl'ın kız kardeşi idi. İlk önce cahiliyye devrinde Mesud bin Amr ile evlenmişti. Ondan ayrılınca, Ebû Rühüm bin Abdiluzza ile nikâhlandı. Bu da vefat edince dul kaldı...
Resulullah efendimiz, Hicretin yedinci senesi Hayber'in fethinden sonra, Zilkade ayında, umre niyeti ile yola çıktı. Cuhfe'de bulunduğu sırada Hz. Abbas ile buluşunca, Hz. Abbas, "Ya Resulallah! Meymune binti Hâris dul kaldı. Onu kendine hanımlığa alsan olmaz mı" diye teklifte bulundu. Bunun üzerine Peygamber efendimiz Ebu Rafi ile ensardan bir zatı Mekke'ye dünürlüğe gönderdi.

Abdest Ve Guslün Sahih Olması Için

Vehbi Tülek

Üç Günden Fazla Dargın Durana Azap Var

Vehbi Tülek

Nûreddîn Şevnî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Mısır'ın bir kasabası olan Şevn'de doğup büyüdü. 1537 (H.944) senesinde Kâhire'de vefât etti. Küçüklüğünde çobanlık yapardı. Yanında bulunan yiyecekleri arkadaşlarına verir ve onlara şöyle derdi: "Bu yiyecekleri yiyin, sonra hep birlikte Peygamber efendimize salevât-ı şerîfe okuyalım." Yemeklerini yedikten sonra bütün günlerini salevât-ı şerîfe okumakla geçirirlerdi. Bir sohbetinde şunları anlattı:

Bir Hikmet Ehli Ebu Nasr Serrâc

Vehbi Tülek

Büyük Müderris Behâüddîn Lütfullah

Vehbi Tülek

Allah, Sevdiklerine Ihsân Eder

Vehbi Tülek

Kadın Velîlerden... Fâtıma-i Nişâbûriyye

Vehbi Tülek

Resulün Getirdiği Din De Kendisi De En Üstündür!

Vehbi Tülek

Zamânın Insanlarının Söylediklerine Iyi Bak!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Korkma!

Korkma!

Sinop'ta medfûn bulunan ve Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi'nin talebesi olan Mahmûd Kefevi hocasının şu kerâmetini anlattı:"Gemiye binip İstanbul'a gitmek üzere yola çıktık. Ben o zaman gençtim ve bu benim ilk yolculuğumdu. Hoş bir rüzgârla dört gün gittik. Sonra şiddetli bir rüzgârla deniz kabardı. Dalgalar her taraftan vurmaya başladı. Gemide bulunanlar korku, dehşet ve ümitsizlik içinde bâzı mal ve eşyâlarını denize attılar. Bu ızdırap ve sıkıntı bana da ümitsizlik vermeye başladı. Hocam Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi, geminin alt katında sâkin ve telaşsız bir halde oturuyor du. Dalgaların şiddetli vuruşları gemide bulunanların ve benim korkumu iyice arttırdı. Hocam bana bakıp; "Korkma! Allahü teâlâ bizi kurtaracak ve biz Erikli Kasabasının doğu tarafındaki Hacı Baba Dergâhında kuşluk vakti oturup süt içeceğiz ve incir yiyeceğiz." buyurdu. Gemici lerin hesâbına göre seksen mil yolumuz kalmıştı. Ebû Bekr Kefevi hazretleri sükûn ve vekar içinde tatlı ve güzel sesiyle Kehf sûresini okumaya başladı. Biz rahatladık ve korkumuz kalma dı. Halbuki dalgaların vuruşları hâlâ devâm ediyordu. Nihâyet Allahü teâlâ bizi, hocam Ebû Bekr Kefevi hazretlerinin duâsı bereketiyle kurtardı. Gecenin sabahında Erikli sâhiline çıkıp doğruca Hacı Baba Dergâhına ziyârete gitti. Biz de onu tâkib ettik. Hep birlikte oturduk. Hocamız Kur'ân-ı kerim okuyor biz de dinliyorduk. O sırada dergâhın çevresinden bir kadın iki elinde birer çanak ile çıkageldi. Kapları önümüze bıraktı. Biri süt, diğeri incirle doluydu. Şeyh Ebû Bekr Kefevi tebessüm ederek bize baktı ve; "Bismillah ile yiyiniz!" buyurdu. Biz besmele ile yedik. Hocamın bu kerâmetine şâhid olduğumuz zaman, 1542 (H.949) senesiydi."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Vehbi Tülek

Korkma!

Garip Karşilanan Bir Adak

Sakin Kalyona Binme

Garip Karşilanan Bir Adak

Geç Gelen Kurtarıcı

Üç Kandil

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek

Abayi Yakmak

Vehbi Tülek

Adam Olmazsan

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Vehbi Tülek