Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.739.683

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

En Güzel Süs; Sükût, Doğruluk Ve Vakârdır

Zileli Abdurrahmân Efendi Anadolu velîlerindendir. Tokat’ın Zile ilçesinde doğdu. İlk tahsilinden sonra Kastamonu'ya gelerek Şeyh Şâbân-ı Velî tekkesinde Mustafa Çelebi Efendiden dersler aldı. Evliyâlık yolunda ilerledi. Şeyh Mustafa Çelebinin vefâtı üzerine Şâbân-ı Velî tekkesinde irşâd makâmına oturdu. Çok talebe yetiştirdi. 1673 (H.1083) senesinde Kastamonu'da vefat etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Hediye Baston

1897 Osmanlı-Yunan harbi zaferle neticelenmişti. Sultan II. Abdülhamid büyük sevinç içndeydi. Harpte yaralananların hepsini İstanbul'a getirtmiş, bunları Gümüşsuyu hastanesi ile yeni yaptırdığı Şişli Etfal hastanesine yerleştirmişti. Hergün hastanelere adam gönderiyor, yaralıların vaziyetini öğreniyordu. Sultan Abdülhamid'in marangozluğa merakı vardı. Yıldız Sarayında bir marangoz atelyesi vardı ve devlet işlerinden yorulduğu zaman dinlenmek için buraya gelir, her biri sanat şaheseri kabul edilen ahşap eşyalar yapardı. Bir sabah yine atelyeye inmişti. Kapıdan girer girmez marangoz Mehmed Usta ile karşılaştı. Hemen ustaya:-Haydi bakalım Mehmed Usta! 150 tane baston ağacı kes...-Ferman efendimizin. Lakin bu kadar baston ağacı ne olacak?-Araştırdım, gazilerimizden 150 kadarının ayaklarından yaralandıklarını öğrendim. Bunlar iyi olsalar da yürümek için bastona muhtaç kalacaklar. Bunlara birer baston yapacağım ve hastaneden çıkıp memleketlerine giderken kendilerine hediye edeceğim.

Vehbi Tülek

81 - Akilli Kişiler Öğünmekten Ar Ederler

Vehbi Tülek

Occhiali (kiliç Ali Paşa)

Vehbi Tülek

Kadi’larin Maaşlari Az Olmamali!

Vehbi Tülek

Meşhur 15. asır Osmanlı tarihçisi Neşri merhûmun Tevârih-i Âl-i Osmân'ından kısmen sâdeleştirerek:"Bu Osmanoğulları doğru bir soydu: Nâ-meşrû hareket etmezlerdi. Âlimlerin 'yasakdır' dediklerinden kaçınırlardı. Osman ve Orhan Bey zamanındaki âlimler, tezvirlik ve fesatlardan âri idiler. Vaktâ ki Kara Rüstem Karaman'dan geldi, hile ve bid'at hâdis ola-başladı. Kadılar da azdı. İlimleriyle amel etmeyerek rüşvet almaya başladılar. Suç baştan aşınca, Bâyezid Han kadıları teftiş ettirdi; her birinde bir türlü fesat buldu ve karar verdi. Ne kadar kadı varsa, hepsini Yenişehir'de bir eve doldurdu. Etrafına odun yığdırarak bu zâlim kadıların hepsi yansın diye ateşe vermeyi buyurdu.

Sabetay Sevi Ve VÂnî Muhammed Efendi

Vehbi Tülek

Şeyh EdebÂlî Hazretleri

Vehbi Tülek

Haliçteki İlk Köprü

Vehbi Tülek

Haci Mesud

Vehbi Tülek

108 - Sarikamiş Kahramanlari

Vehbi Tülek

Artik Serbestsiniz

Vehbi Tülek

Asil Kahraman Bunlardir

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Karamânî Kemaleddin Efendi

Karamâni Kemaleddin Efendi Osmanlı fıkıh âlimlerindendir. Aslen Karaman'lıdır. 920 [m. 1514] vefât etti. Vikâye hâşiyesinde buyuruyor ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Eskici Mehmed Dede

Vehbi Tülek

Eskici Mehmed Dede on altıncı yüzyılın sonunda ve on yedinci yüzyılın başında yaşamıştır. Pamuklu bez ticâretiyle meşgûl olduğu için "Eskici" diye meşhûr oldu. Aslen Amasyalı olup, 1619 (H.1028) senesinde Bursa'da vefât etti. Kabri, Abdülmü'min Efendi Câmii bahçesindedir...

Muhammed Zeytûne

Vehbi Tülek

Şehkubâd Şirvânî

Vehbi Tülek

Şehkubâd Şirvâni rahmetullahi aleyh, evliyânın büyüklerindendir. 910 (m. 1504) senesinden sonra Azerbaycan'da Şirvan'da vefât etti. Muhammed Rukıyye'nin sohbetlerine devam ederek kemâle erdi. O vefât ettikten sonra, Mevlânâ Rukıyye'nin yerine geçti. Taleberine buyurdu ki:

İbn-i Hübeyş

Vehbi Tülek

Hiçbir Mahlûka Karşı Secde Edilmez

Vehbi Tülek

Tefsîr Ve Kelâm âlimi Muhammed Bin Eslem

Vehbi Tülek

İbâdetler, Îmandan Parça Değildir

Vehbi Tülek

Kabul Olmuş Haccın Alâmeti

Vehbi Tülek

Ahmed Muhyiddin Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Abbasi halifelerinin beþincisi Harun Reþid, sarayının bahçesindeki bir gül fidanını çok beðenir. Yapraðı, kokusu, görünüþüyle dikkatini çeken gülü özel bakıma alması için bahçıvana emir verir.

Bahçıvan üzerine titremeye baþlar gülün. Ne var ki, sakınan göze çöp batar derler ya. Aynen öyle olur. Bir sabah bahçıvan gelip bakar ki, gülün dalına konan bir bülbül, ne kadar yaprak varsa hepsini gagalayarak yere düþürmüþ. Tek yaprak bırakmamıþ gülün baþında... Korku içinde koþar halifeye:

- Sultanım der, üzerine titrediðimiz gülün yapraklarını bir bülbül gagalayarak yere dökmüþ, tek yaprak bırakmamıþ gülün baþında... Harun Reþid, telaþ etmeden cevap verir:

- Üzülme efendi üzülme, der. Bülbülün yaptıðı yanına kalmaz!.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek

Örümcek Ağı

Vehbi Tülek

Ölüyü Diriltemem

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Örümcek Ağı

Abdullah Bin MübÂrek

Bülbülün Zikri

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek

Altıyüz Dirhemlik İp

Vehbi Tülek

O Kullarına Çok Merhametlidir

Vehbi Tülek