Bir Kimseden Cefa Görürsen Tövbe Et!
Dahmel bin Abdullah hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Yemen'in Sahban beldesinde doğdu. Zamânın âlimlerinden ilim öğrenerek yetişti. Talebe yetiştirmek için icâzet aldı. 1203 (H.600) senesinde vefât etti.
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.606.035
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Dahmel bin Abdullah hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Yemen'in Sahban beldesinde doğdu. Zamânın âlimlerinden ilim öğrenerek yetişti. Talebe yetiştirmek için icâzet aldı. 1203 (H.600) senesinde vefât etti.
Avustralya'nın Melburne şehrinden İstanbul'a gelerek Osmanlı hizmetine girmiş olan Doktor Charles S. Ryan, Plevne muharebelerin de, Osmanlı ordusunda Operatör Binbaşı olarak vazife yapmış ve IV. Mecidi, Plevne ve Harp madalyaları kazanmıştı. Daha sonra Fransa'ya gitmiş, I. Dünya savaşı sırasında orada bulunmuş ve Generalliğe kadar yükselmişti. Fakat göğsüne taktığı Osmanlı şeref madalyalarını bir an bile çıkarmamıştı. Daha sonra memleketine döndü ve 23 Ekim 1926'da Melburne'deki evinde, göğsünde Osmanlı madalyaları takılı olduğu halde vefat etti. Charles S. Ryan, hatıralarında Osmanlı askeri nin üstün vasıflarını anlatır. Bunlardan biri şöyledir:
Sultan İkinci Bâyezid Han zamanında Kili ve Akkerman alınmış, Osmanlılar Boğdan prensliğiyle Karadeniz arasına girerek, Boğdan'ın deniz yolunu kapamışlar, bu sebeple prensliğin ekonomik varlığı tehlikeye düşmüştü. Boğdanlılar bu iki kalenin geri alınmasını düşündüler. Kalenin zabtından sonra, Akkerman'da kalmış olan bâzı Boğdanlılar, Boğdan prensine haber gönderip, onu kalenin alınması için davet ettiler. Boğdanlılar, kale muhafızları nın gafletinden istifâde ile ipler takarak bir kısmı kaleye çıktı. Bir kısmı da iplerin üzerinde iken muhafızlar haber alarak kaleye girenleri yakalayıp, diğerlerinin de iplerini kestiler. Boğdan beyinin bu hareketi üzerine Rumeli beylerbeyi Hadim Ali Pasa'ya Boğdan seferine çıkması emredildi.
Bedreddin Hasen el-Murâdi hazretleri tefsir, kıraat ve nahiv âlimidir. Mağrib asıllı olup Mısır'da doğdu. Zamanın büyük âlimlerinden ilim tahsil etti ve çok talebe yetiştirdi. 749'da (m. 1348) Kahire'nin Seryâküs beldesinde vefat etti. Bir dersinde buyurdu ki:
Muhammed Nişâbûri hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Ebû Osman Hayri ve başka âlimlerle de görüşüp sohbet etti ve kendilerinden ilim öğrendi. 360 (m. 970)'de İran'da bulunan Nişâbûr'da vefât etti. Kıymetli sohbetlerinde buyurdu ki:
Bahâüddin Muhammed Sübki hazretleri Şafii fıkıh âlimidir. 707 (m. 1307)'de Kahire'de doğdu. Zamanın büyük âlimlerinden fıkıh, usûl-i fıkıh ve usûl-i din dersleri okudu. Sonra Şam'a giderek müderrislik ve Emeviyye Camii'nde hatiplik görevine getirildi. 777 (m. 1375)'de Şam'da vefat etti. Bir dersinde buyurdu ki:
Zamanın akıllı geçinenlerinden güngörmüş bir zâtın yolu bir gün bimarhâneye (ruh ve sinir hastalıkları hastahânesine) uğramış. Hastalardan birine sormuş:-Kaç yıldır buradasın?-Senesini ben de unuttum. Aslında deli falan da değilim. Nedense bir kez paçayı kaptırdık ve bir daha kurtulamıyoruz.-Peki seni ne diye burada tutuyorlar?-Doktorlardan "mazarratlı harfler"i saymalarını istiyorum; cevap veremiyorlar. Bu sefer ben onlara sayıyorum, beni urgana vuruyorlar.