Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.538.381

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Geçim Darlığı Çekiyorsan Istigfâra Devam Etmelisin

Karamânî İshak Çelebi Osmanlı alimlerindendir. O zamanki Karaman iline bağlı Aksaray'da doğdu. İlk tahsîlini Aksaray'da yaptı. Konya'ya giderek, Kâdızâde, Molla Muslihuddîn Kastalânî ve Kestelli gibi zâtlardan ilim öğrendi. Tasavvufta Halvetiyye yolu büyüklerinden Molla Yahyâ Şirvânî'nin halîfelerinden Habîb Ömer-i Karamânî'ye bağlandı. İcâzet aldıktan sona İstanbul'a geldi. Pîrî Mehmed Paşa Dergâhında talebe yetiştirmekle meşgûl oldu. 1526 (H.933) senesinde vazîfe yaptığı İstanbul'da Koruklu Dergâhında vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Devlet Adamlarina Altin Öğütler

Osmanlı Devleti'nin son devirlerinde, Sultan Mustafa ve Sultan III. Ahmed'in saltanat yıllarında defterdar olarak görev yapan Sarı Mehmet Paşa'nın yazdığı "Nesayıhü'l-Vüzera ve'l-Ümera" (Devlet Adamlarına Öğütler) kitabında, günümüz devlet adamlarına da ışık tutacak değerli öğütler bulunuyor:-Devlet adamları, af veya cezalandırma söz konusu olduğunda iyice araştırıp, öyle uygulasınlar ve hiçbir zaman acele etmesinler.-Kendilerine gösterilen saygıdan gurura kapılıp, büyüklük taslamasınlar.-Hükümdarın özel mallarına ve köy halkı ile kamu mallarına karşı aç gözlülük etmesinler. Kanaatkâr olup, mahşer gününü düşünsünler ve Allah'ın kahredici gazabından çekinsinler.-Serhad ağalıkları, dizdarlıkları ve alay beylikleri hak edenlere verilsin. Ölüm yahut azil gerektiren bir durum olmadıkça, bu kimseler keyfi olarak vazifeden uzaklaştırılmasın. Ayrıca, devletin ihtiyacı olmadıkça yeni memurlar alınarak hazineye yük olunmasın.-Sadrazamlar, beş vakit namazı cemaatle evlerinde kılıp, kapılarını halka açsınlar. Mal toplama sevdasıyla halka karşı kötülük, zorlama ve eziyet yapılmasın.-Kanuna göre yapılması lazım gelen işleri rüşvetle geri bırakıp, kanuna aykırı kötü bir işi işlemek kadar büyük bir günah yoktur. Devlet adamları, rüşvet gibi tedavisi zor hastalıklardan kendilerini koruyup, son derece titiz davransınlar

Vehbi Tülek

Yavuz Ve Garip Derviş

Vehbi Tülek

10 - Bir Daha Gelmemize Hacet Kalmaz

Vehbi Tülek

Bir Kaşik Tuz

Vehbi Tülek

Sultan III. Mehmed zamanında, Rumeli'de Yenice kasabasında mübarek bir zat vardı. İhtiyacı olan ona koşar, sıkıntısı olanın derdini o giderirdi. Fakat kendisi bir sürü derde mübtela idi ama halinden hiç şikayetçi değildi. Birgün dergahın bahçesindeki havuzun kenarında otururken bir talebesi gelerek, başına gelen bir musibetten uzun uzun şikayet eder. O zat, o talebesinden bir bardak su, bir miktar tuz ve bir çorba kaşığı getirmesini ister. İstedikleri getirilince, bir kaşık tuzu bir bardak suya atıp karıştırır ve talebesine, bunu içmesini söyler. Tuzlu sudan bir yudum içen talebe hemen yüzünü buruşturur ve "Efendim, su çok tuzlu, içemiyeceğim" der. Sonra o zat yine kaşığı tuzla doldurur ve bu sefer havuza atarak karıştırır ve talebesine, havuzdaki sudan içmesini söyler. Talebe havuzdan kana kana içer. "Nasıl, su tuzlu mu" diye sorduğunda talebe "Hayır efendim, gayet tatlı geldi" cevabını verir. O zaman o mübarek zat şu ibretli nasihatı verir: "Oğlum, bir kaşık tuz, her zaman aynı acılıktadır. Fakat bunu bir bardak suda içmek, insana zahmet verdiği halde, bir havuz suda içince hiç hissedilmiyor. Çünkü havuzun genişliği içinde kayboluyor. İşte, göğsü bir bardak kadar dar insan, kendisine gelen bir kaşık tuz kadar dert ve belaların acısına tahammül edemez. Fakat göğsü havuz kadar geniş insan ise, kendisine isabet eden, bir kaşık değil, bir kazan tuz kadar belaları tatlılıkla karşılar, o dert ve belalar onun geniş göğsü içinde kaybolur gider de kimsenin haberi olmaz."

Valide Suyu

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman Ve Bahri Dede

Vehbi Tülek

Lütfi Paşa Ve Ya’kub Efendi

Vehbi Tülek

Kara Mehmet Paşa

Vehbi Tülek

Kendiliğinden Buralara Gelmez

Vehbi Tülek

Fatih’in Ruhaniyeti

Vehbi Tülek

Saltanat Tahtina Oturacaktir

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Sana Ne Ile Geleyim Yâ Resûlallah?

Şeyhülislâm Berdeî hazretleri Kânûnî Sultan Süleymân Han zamânında Isparta Eğirdir'de yaşamış Osmanlı velîlerindendir. Bâzı menkıbeleri şöyle nakledilmiştir:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İnsana, Bir Musîbet Gelince Hislenmemesi Mümkün Mü?

Vehbi Tülek

Ebû Nasr Recâ bin Hayve hazretleri Tâbiînin büyük fıkıh âlimi ve velîlerdendir. Filistin’de doğdu. 730 (H.112) târihinde vefât etti. Fakihliği yanında, büyük bir hadîs âlimidir. Abdullah bin Amr bin Âs, Ebüdderdâ, Ebî Saîd-ül-Hudrî ve daha Eshâb-ı kirâmdan “radıyallahü anhüm” hadîs-i şerîf rivâyetinde bulundu. Halîfe Süleyman bin Abdülmelik, ondan kendisine mektup yazmasını istemişti. Halîfe olmadan önce ve sonra Ömer bin Abdülazîz ile çok yakın dostlukları vardı. Sık sık görüşürlerdi. Süleyman bin Abdülmelik’e kendisinden sonra, Ömer bin Abdülazîz’i halîfe yapmasını, o tavsiye etmişti.

Abdullah Bin Muhammed

Vehbi Tülek

Melekler, Tövbe Edilen Günahı Hiç Yazmazlar!

Vehbi Tülek

Raûf Ahmed hazretleri evliyânın büyüklerinden olup İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin torunlarındandır. 1786 (H.1201) senesinde Hindistan’da Serhend’de doğdu. 1837 (H.1253) senesinde hacca giderken Yemen’de denizde şehîd oldu. Evliyânın meşhurlarından Abdullah-ı Dehlevî hazretlerinin talebelerindendir. Hocası Abdullah-ı Dehlevî’nin kıymetli sözlerini ve sohbetlerini ihtivâ eden, "Dürr-ül-Me’ârif" isminde çok kıymetli bir eser yazdı. Hocasından naklen buyurdu ki:

Çiftçi Yağmur Bekler, Tuğlacı Ise Güneş

Vehbi Tülek

Muhammed Aleyhisselâmın Ümmeti Şahidimdir

Vehbi Tülek

İbn-i Ziyâd

Vehbi Tülek

“şehit İmam” Gazi Muhammed

Vehbi Tülek

Dünyâ, Imtihân Için Sâlih Kullardan Alındı

Vehbi Tülek

Üç Günden Fazla Dargın Durana Azap Var

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Bizi Hatirlayin!

Bizi Hatirlayin!

Rumelili yüzbaşı İbrâhim Ağa adında bir kimse Bolu'da bir müddet vazife yaptı. Memleketine döneceği zaman Mustafa Sâfi Efendiyle vedâlaşmak için ziyâretine gitti. Vedâlaşıp giderken yüzbaşı İbrâhim Efendiye; "Yolculuğunuz sırasında sıkıntıya düşerseniz bizi hatırlayınız. Selâmetle memleketine ulaşırsın." dedi. Yüzbaşı İbrâhim Ağa bir gemiye binip yola çıktı. Denizde bir müddet yol aldıktan sonra fırtına çıkıp, bindiği gemi batmaya yüz tuttu. Yüzbaşı İbrâhim Ağa suyun dibine doğru batarken Mustafa Sâfi Efendinin kendisine vedâlaşırken söylediği sözü hatırlayıp, Allahü teâlânın izniyle Mustafa Sâfi Efendinin rûhâniyetinden yardım istedi. O anda Mustafa Sâfi Efendi gözüküp onu elinden tuttu ve sudan çıkardı. Sonra da; "Suyun üzerinde bağdaş kur otur! Korkma bir gemi gelip seni kurtaracak!" buyurmuştur. Biraz sonra bir gemi gelip onu kurtarmış ve memleketinin sâhiline götürüp bırakmıştır. Bu hâdiseden sonra Yüzbaşıİbrâhim Ağa memleketinden Bolu'ya giderek Mustafa Sâfi Efendiye talebe olmuş ve ömrü boyunca orada kalmıştır

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Geç Gelen Kurtarıcı

Vehbi Tülek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Allah Nasil Misafir Edilir?

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Fani Dünya

Allah Nasil Misafir Edilir?

Karşılık Beklemiyorum

Vehbi Tülek

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Vehbi Tülek

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Arafatta Görüşürüz

Vehbi Tülek

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Vehbi Tülek