Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.068.649

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Pâdişâhın Meşhur 'dîvân Sohbetleri'nde Bulunan Zat

Ahmed Kuseyrî hazretleri Osmanlı evliyâsındandır. 1549 (H.956) senesinde Antakya'da vefât etti. Temel din bilgilerini büyük bir velî ve âlim olan babasından öğrendi. Babası talebeleri huzûrunda ona Halvetî tarîkatından icâzet verip, hırkasını giydirdi. Sohbetlerine ve derslerine pekçok kimse gelip istifâde ederdi. Kânûnî Sultan Süleymân Han onu İstanbul'a dâvet etti. İstanbul'a gidip pâdişâhın meşhûr dîvân sohbetlerinde bulundu. Pâdişâh hürmet ve ikrâm gösterdi. Rütbeler ve nişanlar verdi. Osmanlı Devletine sadâkati ve hizmeti ile çok takdir toplamıştır. Türbesinde bir Osmanlı sancağı, sorguç ve tuğ târihî bir hâtıra olarak durmaktadır.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Paşam Siz Haksizsiniz!

II. Meşrutiyet Devrinde bir paşa, dostlarından biriyle satranç oynamakta; diğer müsâfirleri de, onları heyecanla seyretmektedir. Bir ara bir hamle hakkında ihtilaf doğunca, paşa müsâfirlerine sorar:" Yâhu oyunu seyrediyordunuz! Kim haklı, kim haksız söyleyiniz! der.Müsâfirler, paşanın haksız olduğunu söylemeye cesaret edemedikleri için, susmayı tercih ederler. Tam o sırada odaya giren zurafâdan (yani zarif, nâzik, nüktedân, hoş konuşmayı bilen zeki kimselerden) bir zât," Paşam, der, siz haksızsınız!" Peki ama, der paşa, siz henüz geldiniz, bir şey görmediniz ki!Adam hiç tereddüt etmeden cevap verir:" Eğer haklı olsaydınız, bu kadar insan suâliniz karşısında susmazdı!

Vehbi Tülek

Cem Sultan Ve Papa

Vehbi Tülek

Bir Şehîdin Son Sözleri

Vehbi Tülek

66 - Para Böyle Günler İçindir

Vehbi Tülek

Fazıl Ahmet Paşa'nın sadrazamlığı zamanında, Avusturya üzerine yapılan Uyvar seferi sırasında, Osmanlı ordusu, kendisilerinden kat kat daha kalabalık bir Avusturya birliği ile karşılaştı. Sadrazam, bu ordu ile harbi kabul etmek mecburiyetindeydi. Fakat, o devirde Osmanlı ordusu, diğer müesseseler gibi eski ihtişamını kaybetmiş, ancak maddi tedbirlerle muvaffakiyetler kazanabiliyordu. İşte Fazıl Ahmet Paşa, böyle bir durumda, yapılacak olan şeyi yaptı. Düşman kellesi getirecek olan her askere altın verileceğini vadetti.

Bir Kaşik Tuz

Vehbi Tülek

Ii. Mahmud’un İyilikseverliği

Vehbi Tülek

Sultan Abdülhamid’e Feminist Teşekkür

Vehbi Tülek

Biz Fetva Almadan Bir Şey Yapmayiz

Vehbi Tülek

29 - Bir Ecdad Yadigarini Terkederken

Vehbi Tülek

Ii. Murad Han Ve Şücaeddin Karamani Hazretleri

Vehbi Tülek

KinalizÂde Ali Çelebi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Kıyamet Günü Pişman Olmayasın

Takıyyüddin bin Hacer hazretleri fıkıh âlimlerindendir. 513 (m. 1119)'de, o devirde büyük bir ilim merkezi olan Urfa'nın Harran kazasında doğdu. Bağdad'a giderek, orada Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerinin derslerine devam etti. Harran'a döndükten sonra müderrislik yaptı. 570 (m. 1175) senesinde Harran'da vefât etti. Bir dersinde, namaz hakkında şunları söyledi:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Molla Ali Efendi

Vehbi Tülek

Molla Ali Efendi rahmetullahi aleyh, serhad evliyâsının büyüklerindendir. Rumeli'de gâziler arasında meşhûr olup, onların manevi desteği oldu. 1005 (m. 1596) senesinde günümüzde Sırbistan'da bulunan Dimitrofça'da (Mitroviça) vefât etti. Vefatından kısa bir zaman evvel, Hazreti Ömer'in (radıyallahu anh) fazilet ve üstünlüğü hakkında şunları söyledi:

Oruç, Rabbi Ile Kul Arasında Bir Sırdır

Vehbi Tülek

Namazı Terk Etmenin Tehlikesi Büyük

Vehbi Tülek

Ali İbnü'l-Kattân El-Mağribi hazretleri hadis âlimidir. 562'de (m. 1167) Fas'ın Fes şehrinde doğdu. İlk tahsilini tamamladıktan sonra Merakeş'e giderek buradaki âlimlerden hadis öğrenip icazet aldı. Bu sırada çıkan iç karışıklıklardan dolayı Sicilmâse'ye yerleşti ve çok talebe yetiştirdi. 628'de (m. 1231) orada vefat etti. Şu hadis-i şerifleri nakletti:

Dört Mezhebe Göre Süt Kardeşliği

Vehbi Tülek

Yaratılmışların En Üstünü Hürmetine

Vehbi Tülek

Bir Gönül Sultanı Abdullah El-mısrî

Vehbi Tülek

İnsanlar Boş Şeylerle Meşgul Oluyorlar!

Vehbi Tülek

Hasetçi Kimseler Daima Kederlidir

Vehbi Tülek

Fahreddin Zeylâî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Niyâzi-i Mısri, devamlı ibâdet ve tâatla meşgûl olduğu sırada, bir gece rüyâsında Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerini gördü. Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri büyük bir taht üzerinde oturmaktaydı. Etrâfına talebeleri toplanmıştı. Niyâzi-i Mısri, kendisini onların arasın da görünce, hayâsından dışarı çıkmaya yol ve fırsat aradığı bir sırada, Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri, onu yanına çağırıp, bir kese altın hediye verdi ve; "Senin nasibin diyâr-ı Rûm'dadır. Mısır'da değildir." buyurdu. Ertesi gün Niyâzi-i Mısri bu rüyâsını hocasına anlatın ca, hocası hemen ona hilâfet verdi ve duâ etti. Bunun neticesinde Niyâzi-i Mısri 1646 sene sinde Mısır'dan ayrılarak İstanbul'a gitti. İstanbul'da Sultanahmed Câmii civârında Sokullu Mehmed Paşa dergâhında ikâmet edip, uzun süre riyâzette kaldı. Kaldığı odada çok gözyaşı döktü. Halil Paşa, Niyâzi-i Mısri hazretlerinin kaldığı odanın döşemelerini yenilemek için teşebbüste bulunduğu zaman, Niyâzi-i Mısri hazretlerini rüyâsında gördü. Rüyâda "Gözlerimin yaşı ile yıkanmış olan tahtaları muhâfaza ediniz." diye emretmesi üzerine, tahtalarını muhâfaza etmek sûretiyle odayı tâmir etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Vehbi Tülek

Pişman Oldular!

Bunlar Şarapti

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Korkma!

Yüz Vermedin!

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Fani Dünya

Vehbi Tülek

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Vehbi Tülek

Alabilirsen Al

Vehbi Tülek

SelÂmetle Gidip Gel

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Sünnet Akçesi

Vehbi Tülek