Her Işin Intizamı Doğruluk Iledir
Emînüddîn bin Neccâr hazretleri Şafiî mezhebi âlimlerindendir. 845 (m. 1441)’de Mısır’da doğdu. 929 (m. 1522)’de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.547.251
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Emînüddîn bin Neccâr hazretleri Şafiî mezhebi âlimlerindendir. 845 (m. 1441)’de Mısır’da doğdu. 929 (m. 1522)’de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:
Sarayda vazifeli Mehmed Ağa anlattı: "Sarayda, Enderûndan yetişmiş bir ağa, Üsküdar'daki konağında oturuyordu. Ben de önceleri onun konağında vazifeliydim. O günlerde, Doğancılar'da Nasûhi Efendinin vefât ettiği duyuldu. Cenâze namazı kılınmak üzere câmiye götürülüyordu. Talebeleri mübârek tabutu omuzlarına almışlar, gözyaşları arasında ağanın evi önünden geçerken, ağa, kalabalığı görmeyeyim diye pencerelerin perdelerini kapattı. Çünkü Nasûhi hazretlerinin büyüklüğüne inanmazdı. Ağa, o gece rüyâsında büyük bir kalabalığın Pâdişâh Sultan Ahmed Hanı beklediğini gördü. Halk, yolun kenarlarına dizilmişlerdi. Öyle ki, çarşının aşağı başından Ahmediye Câmiine kadar yollar doluydu. Herkes heyecanla bekleşiyordu. Bâzılarına niçin beklediklerini sorduğunda, onlar;
Sultan II. Murad Han devrinde Osmanlı harb teknolojisinde muazzam bir ilerleme kayd edildi. Osmanlı mühendis ve ustaları, artık hiçbir memlekette rastlanamayacak çapta ve güçte toplar yapabiliyorlardı. İstanbul kuşatmasından önce Edirne'de dökülen 60 kadar top, 14 batarya halinde surların karşısına dizildi. Ancak bunlar bir süre sonra kaldırıldı. Yerlerine "Şâhi" denilen daha büyükleri konuldu.Söz konusu büyük toplardan birini, Bizans'dan ayrılarak Osmanlı hizmetine giren Urban isimli Macar dökmüştü. Sıradan bir dökümcü ustasıydı Urban. Ne topların balistik ve mukavemet hesaplarından, ne de barut ölçülerinden haberi vardı. Sadece çizilen plana göre döküm işlemini gerçekleştirmişti. Osmanlı ülkesinde, bu işi yapan pek çok usta vardı.
Sa'id Efendi Yetmişikinci Osmanlı Şeyhülislâmıdır. ''Mirzâ-zâde'' diye şöhret bulmuştur. 1122 (m. 1710) senesinde İstanbul'da doğdu. 1188 (m. 1774) senesinde aynı yerde vefât etti. Resûlullah Efendimizi (sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem) vesile ederek, Allahü teâlâdan bir şey istemek mevzûunda şunları anlattı:
Hacı Salih Efendi son devir Osmanlı âlimlerindendir. 1255 (m. 1840)'de Trabzon'un Çaykara ilçesi Köseli köyünde doğdu. Medrese tahsilini tamamlayıp Of Medresesi Müderrisliği, sonra da Of İlçe Müftülüğü'ne getirildi. Bu görevi 31 yıl ifa ettikten sonra, Sultan II. Abdülhamid'in tahttan indirilmesiyle başlayan dine karşı saygısız hareketlere dayanamayıp istifa etti. 1337 (m. 1921)'de vefat etti. Bir dersinde buyurdu ki:
İbn-i Mesrûk Tûsi hazretleri, büyük velilerdendir. İran'da Tûs'ta doğdu. Doğum târihi bilinmemektedir. Bağdât'ta yaşadı. 910 (H.298)'de vefât etti. İlim tahsili için Rey ve Horasan civârını dolaştı. Bağdât'a yerleşti. Cüneyd-i Bağdâdi, Sırri-yi Sekati, Hâris el-Muhâsibi ve diğer velilerin sohbetlerinde yetişip olgunlaştı.
Beni İsrail zamanında salih bir kimsenin üç tane oğlu varmış. Bir gün o zat ağır hastalanır ve artık hayatından ümid kesilince büyük oğlu, küçük kardeşlerini çağırır ve:
- Ey kardeşlerim, pederimizin epeyce malı var. Fakat bugün kendisinin hizmeti ise ağırdır. İsterseniz sizler malına varis olun ve hizmetini bana bırakın, der.