Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.649.322

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Vesîle Cennette En Yüksek Derecedir

Ebû Sinan eş-Şeybânî hazretleri hadîs âlimi ve evliyânın büyüklerindendir. 749 (H.132) senesinde vefât etti. Zamânının âlimlerinden ilim öğrendi ve hadîs-i şerîf nakletti. Bunlardan bazıları şöyledir:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Donanma Sefer Çikarken

Andrea Doria'nın, 40 kadar kadırga ile, Mısır'dan Hind mallarını getiren Salih Reis'i yaka lamak üzere Girit sularında beklediği şayiası duyuldu. Kaptan-ı Derya Barbaros Hayreddin Paşa, kader arkadaşı Salih Reis'in, Doria'nın pususuna düşmesine razı olmayacağı muhakkaktı. Nitekim ertesi gün bu şayiayı tersanede duyan Hayreddin Paşa, sadrazama koşarak şayianın doğru olup olmadığını sordu. Diğer vezirler de oradaydı. Ayas Paşa fevkalade müteessir bir tavırla:"Hakikat böyle Paşa, içimiz kan ağlar" dedi.Diğer vezirler de aynı şekilde konuştular. Bunun üzerine Hayreddin Paşa onlardan son bir teminat istedi:"Salih Reis benim kader arkadaşımdır. Onu göz göre göre küffarın eline bırakamam ve feda edemem. Akdeniz'e yelken açmak artık zaruret halini aldı. Ancak siz de biraz ikdam göstermelisiniz" dedi.

Vehbi Tülek

Minare Eğri Mi?

Vehbi Tülek

Bayezid Camiinde İlk Namaz

Vehbi Tülek

Hattat Abdullah Zühdi Efendi

Vehbi Tülek

Sultan Abdülmecid Han zamanında Hicaz'da yeniden tamir edilen Harem-i şerifin kitabe lerini yazmak için 1858 tarihinde hattatlar arasında açılan müsabakada, kendisi de hattat olan Sultan Abdülmecid Han yazıları gözden geçirirken Abdullah Zühdi Efendinin hattına hayran kaldı ve saraya davet ederek; "Allahü teala feyzini müzdad etsin. Sana kayd-ı hayat şartı ile yedi bin beş yüz kuruş maaş tahsis ettim ve seni Harem-i şerifin yazılarını yazmaya memur ettim." buyurdu ve Mecidi nişanı ile taltif etti. Bu muvaffakiyet ve padişahın fevkalade alakası henüz pek genç olan Abdullah Zühdi Efendinin en meşhur hattatlar arasına girmesine sebeb oldu.

72 - Kanunlar Yürüdükçe Devlet Zeval Bulmaz

Vehbi Tülek

Ii.mahmud Han’in İlim Ve Sanat Aşki

Vehbi Tülek

Ben Yerimden Bir Adim Bile Kipirdamam

Vehbi Tülek

66 - Para Böyle Günler İçindir

Vehbi Tülek

Kayip Saat

Vehbi Tülek

Hafiz Mehmed’in Oğlu

Vehbi Tülek

Mimar Sinan

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Şeytan Cimrileri Çok Sever

Ebû Abdullah el-Havlâni hazretleri Şâfii mezhebi âlimlerindendir. 181 (m. 797)'de doğdu. 267 (m. 880)'de Mısır'da vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Şükür, Peygamberin Getirdiğine Uymaktır

Vehbi Tülek

Ebû Muhammed Yahyâ Kurtubî hazretleri Mâlikî fıkıh âlimidir. 150 (m. 767)’de Endülüs’te (İspanya) Kurtuba’da (Cordoba) doğdu. İlim tahsili için Medine’ye giderek İmam-ı Mâlik hazretlerine talebe oldu, daha sonra Endülüs’e dönüp burada Mâlikî mezhebinin yayılmasına çalıştı. Kurtuba müftüsü iken 234 (m. 849)’da vefat etti. Derslerinde buyurdu ki:

Dostlarla Sofra Başının Hesabı Olmayacaktır

Vehbi Tülek

Kurtuluş, Sâlihlerin Sohbetindedir

Vehbi Tülek

Şeyh Mustafa Bekrî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 1688 (H.1099) senesinde Kudüs'te doğdu. Abdülganî Nablüsî hazretlerinin derslerini tâkib ederek, ileri gelen talebelerinden oldu, tefsîr ve hadîs ilimlerinde derin bilgilere sâhib oldu. Tasavvuf yolunu, Halvetiyye yolunun büyüklerinden Şeyh Abdüllatîf Halebî'den öğrendi. Birçok beldelere gitti. İstanbul, Şam, Mekke, Kudüs ve sonunda Kâhire'ye gitti ve burada 1749 (H.1162) senesinde vefât etti.

Kabirde Nimet De Vardır Azap Da

Vehbi Tülek

Muhammed Bin Sabah Dûlâbî

Vehbi Tülek

Allahım! Onu Bana Şefaatçi Eyle!

Vehbi Tülek

Müsâfaha Ederken Günâhlar Dökülür

Vehbi Tülek

Câfer-i Sâdık'ı Sevmeyen Adam!

Vehbi Tülek

Velîler, Cömertlik Ve Güzel Huy Üzere Yaratıldılar

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yüz Vermedin!

Yüz Vermedin!

Fakih Îsâ bin Muhammed şöyle anlatır:

Uzak bir diyârda idim. Abdullah el-Ayderûs'u açıkça bulunduğum yerde görmeyi temenni etmiştim. Mescide gittim. Oraya bir dilenci ve yanında birisi gelip benden bir şey istedi. Bir şey vermedim. Oradan ayrılıp başka yere gittim. O dilenci ve yanındaki kişi benim arkamdan geldi. Sonra yine yanıma yaklaşarak benden bir şeyler istedi. Yine yüz vermedim. Bunun üzerine o dilenci ve yanındaki ayrılıp gitti. Bir müddet sonra ben, Abdullah el-Ayderûs'un bulunduğu yere döndüm. Şeyh Abdullah'ın yanına giderek; "Ben sizi gittiğim yerde alenen görmeyi temenni ettim. Lâkin bu isteğim hâsıl olmadı." dedim. Bunun üzerine Ebû Muhammed el-Ayderûs ; "Sana aleni görünmem hâsıl oldu. Falan gün duhâ vaktinde sen falan mescidde idin. Senin yanına bir dilenci geldi. Yanında birisi de vardı. Senden bir şeyler istediler. Onlara bir şey vermedin. Sonra kalkıp bir yere gittin. Onlar da seni tâkib etti ve yine bir şeyler istediler. Yine yüz vermedin. İşte o dilencinin yanındaki ben idim. Ben, senin yanına o kılıkla gelmiştim." dedi. Ben; "Efendim! Sizin dedikleriniz doğrudur. Fakat o size fazla benzemiyordu." deyince, Şeyh Abdullah da; "Eğer ben bu hâlimle senin yanına gelse idim, sen beni tanır ve insanlara haber verirdin." buyurdu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Vehbi Tülek

Anzakli Ömer

Vehbi Tülek

Abayi Yakmak

Yüz Vermedin!

Ölüyü Diriltemem

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Ahde Vefa

Ayyaşin Sonu

Bereketi Var Mı?

Vehbi Tülek

Fani Dünya

Vehbi Tülek

Allah Nasil Misafir Edilir?

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek