Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.664.098

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Günâhları Küçük Görmekten Daha Zararlı Bir Şey Yoktur!

Zağbî Abdullah Efendi son devir Osmanlı evliyasındandır. Beyrut ve Trablus'ta yaşadı. 1900 (H.1318) senesinde vefât etti. Seyyid olup nesebi Seyyid Abdülkâdir Geylânî hazretlerine dayanır. Tasavvufta da onun yolu olan Kâdirî tarîkatında yetişip kemâle erdi. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Fatih Ve Hocazade

Sultan Mehmed Han (Fâtih) Osmanlı tahtına oturup da onun âlimlere muhabbeti ve lütf-u ihsânı ün salınca ve çevresine zamânının meşhur âlimlerini toplayınca, Hocazâde de onun yanında olmak şerefini kazanmak istedi. Ne var ki yolculuk masraflarını karşılayacak parası olmadığından bir türlü yola çıkma cesâretini bulamıyordu. Bu sırada derslerine katılan bir talebenin sekiz yüz akçesi olduğunu öğrenince, bu parayı ödünç alıp yola çıktı. Talebe de yanında ve hizmetinde idi. Oraya öyle bir zamanda vardı ki, pâdişâhın otağı İstanbul'dan Edirne'ye gidiyordu. Pâdişâh-ı âlem, bir yanında Molla Seyyid Ali, diğer yanında Molla Zeyrek olduğu halde ilmi konularda münâzara yaparak ilerliyordu. Vezir Mahmûd Paşa, Hocazâde'yi görünce; "Hoş geldin. Ben de seni Pâdişâha anlatmıştım. Gel hemen onunla görüş." diyerek önüne düşüp Pâdişâhın yanına yaklaştılar. Hocazâde hükümdârı selâmlayıp elini öptü. Mahmûd Paşa onun Hocazâde olduğunu bildirerek ilmini övdü.

Vehbi Tülek

Sabetay Sevi Ve VÂnî Muhammed Efendi

Vehbi Tülek

90 - Sultan Ii. Bayezid'in Mora Seferi

Vehbi Tülek

Savaşin Zorluklarina Katlanmadan Zafere Ulaşilamaz

Vehbi Tülek

Şehzâde Murâd tahta çıkmak üzere Manisa'dan İstanbul'a gelirken, Sâdeddin Efendi de berâberinde idi. O zaman Sultan Murâd'ın özengi ağası olan Tiryâki Gâzi Hasan Paşanın naklettiğine göre, şehzâde yolculuk sırasında yanında göremediği Hoca Efendiyi sordu. Yanındakiler onun bindiği atın ham olması dolayısıyla biraz geride kaldığını söylediler. Bunun üzerine Sultan Murâd derhal kendi yedek atlarından birini altın işlemeli eğer ve süslü takımlarla donatarak ona gönderdi ve yetişinceye kadar bekledi." Sâdeddin Efendiye bundan sonra Hâce-i sultâni (sultan hocası) ve Reis-ül-ulemâ ünvânları verildi. Devletin iç ve dış siyâsetine yardımcı oldu.

Sultan Ii. Muradin Oğlu Ii. Mehmede Öğütleri

Vehbi Tülek

Yeşil Sarikli Gazi

Vehbi Tülek

Bir Kaşik Tuz

Vehbi Tülek

Bu Sopayi Baban Verdi

Vehbi Tülek

Etin Okkasi Sekiz Akçe

Vehbi Tülek

Benim Dahi Muradim Odur

Vehbi Tülek

Yunan Subayinin İntikami

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ruhun Mahiyetini Bilmek Imkânsızdır

Âtıfzâde Hüsâmeddin Efendi 146. Osmanlı Şeyhülislâmıdır. 1213'te (m. 1799) İstanbul'da doğdu. Tahsilini tamamladıktan sonra Encümen-i Dâniş ve Meclis-i Maârif üye­liği, Meclis-i İntihâb-ı Nüvvâb-ı Şer' reisliği, nihayet Şeyhülislâmlık makamına getirildi. 1288'de (m. 1871) ve­fat etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Lezzetlere Son Veren Şeyi Çok Hatırlayınız!

Vehbi Tülek

Ahmed İbnü'l-Furât hazretleri hadis âlimidir. 180 (m. 796)'da İran'ın Rey şehrinde doğdu. Küçük yaşta hadis tahsiline baş­ladı. Bağdat, Basra, Hicaz, Yemen, Şam, Mısır ve Cezire'ye giderek büyük âlimlerden hadis tahsil etti. 258'de (m. 872) İran'da İsfahan'da ve­fat etti. Buyurdu ki:

Ali Semerkandî Ve Çekirge Suyu

Vehbi Tülek

İtikatta Mezhep"in Iki Imamı

Vehbi Tülek

Birnâz İbn-i Karahoca hazretleri Hanefi mezhebi fıkıh âlimlerindendir. Tunus'ta ikâmet eden Türk ailesindendir. 1074 (m. 1663)'de doğdu. 1138 (m. 1725)'de orada vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Mümine Cahillik Yakışmaz

Vehbi Tülek

Sâdık Kul Ile Hâlis Kul Arasındaki Fark!

Vehbi Tülek

Kabir Azâbından Allaha Sığınırız

Vehbi Tülek

Sadaka Verdiğin Zaman Sakın Başa Kakma!

Vehbi Tülek

Hadîs âlimi Abdülalâ Kureşî

Vehbi Tülek

Kendisine, âlimlerin Talebe Olduğu Zat

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
B0r Çuval Toprak

B0r Çuval Toprak

Hükümdarlardan biri, fakir bir kadının arsasına bir saray yapılmasını emretti. Arsa hükümdarın sarayına yakındı. Arsanın bedelini de ödemiyordu. Zavallı kadıncağızın bu arsasından başka hiçbirşeyi de yoktu. Ne yapsın, ne etsindi? Bu müşkilatı halletmesi için kadıya gitti. Hükümdarı şikayet etti. Zamanın Şeyhü'l-İslam'ı meseleyi dinleyip kadının haklı olduğuna hükmettikten sonra, hükümdara hiçbirşey söylemeden bir tane kazma ve kürek bir de çuval alarak geldi. Kadının arsasını kazıyor sonra da bu toprağı kürekle çuvala dolduruyor du. Bu işleri yaparken hükümdar da sarayından bu durumu seyrediyor ve kendi kendine:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

O Kullarına Çok Merhametlidir

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Pişman Oldular!

Örümcek Ağı

Vehbi Tülek

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Vehbi Tülek

Yirmi Saniyede

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Vehbi Tülek