Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.183.647

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allahü Teâlâ Câhili Dost Edinmez

Bahaeddinzade Muhyiddin Efendi Osmanlı dönemi şeyhlerinden fazilet sahibi bir zattır. Resmî ilimleri Mevlânâ Kestelî'den okudu. Bayramiye Şeyhi Yavsi hazretlerine mürid oldu ve Bayramiye yolunda icazet aldı. Bir müddet mürşidi Şeyh Yavsî hazretlerinin makamına geçerek âşıkların irşadı ile meşgul oldu. 951 (m. 1544) senesinde Kayseri'de vefat etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Şahidlerle İsbati Da Kafidir

Fatih, İstanbul'u fethettiği zaman, burada yaşayan Rumları öldürtmemiş ve onlara inanç serbestliği vererek Patriklerini bile görev de bırakmıştı. Fakat bir müddet sonra eski Bizanslılardan bazıları İstanbul'u yeniden ele geçirmek için Avrupa'da gizli anlaşmalar yapmışlardı. Bu durum üzerine zamanın padişahı Yavuz Sultan Selim, İstanbul'daki Rumların ya Müslüman olmaları veya şehri terketmeleri ni emretti. Vezirler, padişahtan çekindikleri için bu emir karşısında ağızlarını açamadılar. Fakat zamanın Müftisi Zembilli Ali Efendi'ye müracaat ettiler. Bunun üzerine Ali Efendi:

"Fatih İstanbul'u zaptedince Rumlara eman ve ferman vermiştir. Bu sebeple padişahın bu emrini yerine getirmek caiz değildir" dedi ve bu şekilde bir fetva yazarak Yavuz'a gönderdi. Padişah:

"Fermanı görelim!" diye itiraz etti. Zira bu ferman, bir yangında yok olmuştu. Buna karşılık Zembilli Ali Efendi: "Şahidlerle isbatı da kafidir" diyerek, bu fermanı gören yaşlı iki yeniçerinin şahidliği ile davayı Yavuz'un aleyhine neticelendirdi.

Vehbi Tülek

Şeyh Vefa Ve Sultan Bayezid

Vehbi Tülek

Hakani Mehmed Bey’in Ricasi

Vehbi Tülek

Bu Devletin Ayakta Kalmasi İçin

Vehbi Tülek

Sultan II. Mahmud Han zamanında Harput'ta yetişen büyün alimlerden Abdurrahmân-ı Harpûti, İstanbul'a gitti ise de bir vazife verilmemesi üzerine memleketine döndü. Burada tâliblere ders vermekle meşgûl oldu. Bir müddet sonra tekrar memleketini terk ederek İstanbul'a gitti. Bir gün vakit namazını kılmak için girdiği Ayasofya Câmiinin duvarında asılı bir levhaya gözü takıldı. Levhanın altındaki kâğıtta; "Bu levhadaki ibâreyi, her kim doğru olarak hâllederse, mükâfatlandırılacaktır." yazıyordu. Hemen bir kâğıda ibâreyi bütün kâideleri ile çözen Abdurrahmân-ı Harpûti, kâğıdın altına "Daha başka mânâların da mevcûd olduğu ibâreden anlaşılmakta ise de, kâğıdım olmadığı için bu kadarıyla iktifâ edilmiştir." diye bir şerh koyarak adını ve adresini yazdı ve tahlilnâmelerin içine bıraktı.

Kirim Savaşi

Vehbi Tülek

Yediğin, Giydiğin Haram Olunca

Vehbi Tülek

Sultan I. Murad Hanin Oğullarinin Sünnet Düğünü

Vehbi Tülek

Baltaci Mehmed Paşa Ve Ünsi Hasan Efendi

Vehbi Tülek

HilÂfeti HÂiz Olan Türkler

Vehbi Tülek

107 - Koca Yusuf Paşa Ve Şebeş Zaferi

Vehbi Tülek

Sultan’a Kapi Açilmadi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İlmin Fazileti, Ibâdetin Faziletinden Hayırlıdır

Hamza el-Kinâni hazretleri hadis âlimidir. 275'te (m. 888) Mısır'da doğ­du. Kahire, Ha­lep, Hicaz ve Şam'a giderek büyük âlimlerden hadis ilmi tahsil etti. 357 (m. 968)'de Mısır'da vefat etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İkisi Için Bir Adak Adayın

Vehbi Tülek

Sarı Yakub hazretleri fıkıh, kelâm, hadis âlimi, yüksek hâller sahibi velidir. Konya'da doğdu. 833 (m. 1429)'da aynı yerde vefât etti. Dinin emir ve yasaklarını bildirmekte çok gayretli idi. Buyurdu ki:

Abdurrahman Bin Âiz

Vehbi Tülek

Takıyyüddîn Cemmâilî

Vehbi Tülek

Takıyyüddin Cemmâili hazretleri, hadis âlimlerinden olup hafız, yani yüzbin hadis-i şerifi ezbere bilirdi. 541'de (m. 1146) Fi­listin'de Cemmâil köyünde doğdu. Sonra Bağdat'a gitti ve Abdülkadir-i Geylâni hazretlerinden fıkıh ve hadis okudu. Nihayet Mısır'a yerleşti ve Kahire'de talebe yetiştirdi. 600 (m. 1203)'de orada vefat etti. Naklettiği Hadis-i şeriflerden bazıları:

Tozkoparan İskender

Vehbi Tülek

Vefât Ettiğimde Üzerime Kur'ân-ı Kerîm Okuyunuz

Vehbi Tülek

Lâzım Olmayanı Alırsan Lâzım Olanı Satarsın

Vehbi Tülek

Muhammed Bin Fadl Belhî

Vehbi Tülek

Bir Bâtınî Lideri Şeyh Bedreddîn

Vehbi Tülek

Şeytanın Başını Ezmek Dilersen

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Salavat-ı Şerifin Bereketi

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Devr-i Saadet'te bir Yahûdi, bir Müslüman'a iftira ederek Peygamber Efendimiz'e (sallallahü aleyhi ve sellem) şikâyette bulundu:
-Bu adam benim devemi çaldı. Bu deve benimdir, işte şahidlerim, diyerek iki de münâfıklardan yalancı şahid gösterdi.
Gerekli inceleme yapıldı, durum Müslüman'ın aleyhine tecelli ederek devenin Yahûdi'nin olduğuna hükmolundu ve deve Müslüman'dan alınarak Yahûdi'ye teslim edildi. Bununla kalsa iyi. Hırsızlık yaptığı için o Müslüman'ın ayrıca eli de kesilecekti. O sahabi ellerini açarak:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek

Delik Kova

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Değişen Sizin Kalbiniz

Sonunda Orta Yolu Buldular

Adam Olmazsan

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Kabahat Kilincin Midir?

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Vehbi Tülek

Allah'ın Emaneti

Vehbi Tülek

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Vehbi Tülek