Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.991.725

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Günahı Küçük Görmek Gibi Musîbet Yoktur

Muhammed bin Ebû Verd hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Bağdât'ta yaşadı. Mîlâdî dokuzuncu asrın ikinci yarısında vefât etti. Cüneyd-i Bağdâdî hazretlerinin yakınlarından olup, onun, Sırrî-yi Sekatî'nin, Hâris-i Muhâsibî'nin, Bişr-i Hafî'nin ve Ebü'l-Feth el-Hammâl'in sohbetinde bulundu. Tasavvufta yetişip, yükseldi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Hattat Abdullah Zühdi Efendi

Sultan Abdülmecid Han zamanında Hicaz'da yeniden tamir edilen Harem-i şerifin kitabe lerini yazmak için 1858 tarihinde hattatlar arasında açılan müsabakada, kendisi de hattat olan Sultan Abdülmecid Han yazıları gözden geçirirken Abdullah Zühdi Efendinin hattına hayran kaldı ve saraya davet ederek; "Allahü teala feyzini müzdad etsin. Sana kayd-ı hayat şartı ile yedi bin beş yüz kuruş maaş tahsis ettim ve seni Harem-i şerifin yazılarını yazmaya memur ettim." buyurdu ve Mecidi nişanı ile taltif etti. Bu muvaffakiyet ve padişahın fevkalade alakası henüz pek genç olan Abdullah Zühdi Efendinin en meşhur hattatlar arasına girmesine sebeb oldu.

Vehbi Tülek

Üç Ahbab Çavuşlar

Vehbi Tülek

Mimar Sinan Ve İstanbul’un Suyu

Vehbi Tülek

Cephede Bir Bayram Namazi

Vehbi Tülek

Çanakkale Harbi'nin devam ettiği günlerde, bir Ramazan Bayramı arefesiydi. Cephe kumandanı Vehip Paşa, 9'uncu Tümen'in genç imamını çağırarak mahzun bir şekilde istemeye istemeye şunları söyledi:" Hâfız, yarın Ramazan Bayramı! Asker toplu olarak bayram namazı kılmak istiyor. Ne dediysem, vaz geçiremedim. Ancak böyle bir şey, pek tehlikeli; yani senin anlayacağın, düşmanın arayıp da bulamayacağı toplu bir imhâ fırsatı olur. Münâsip bir dille bunu erâta sen anlatıver!..İmam Efendi, Paşa'nın yanından henüz ayrılmıştı ki, karşısına nûr yüzlü bir zât çıktı ve:" Evlâdım! Sakın ola askerlere bir şey söyleme! Gün ola hayır ola; Allah Teâlâ, nasıl dilerse öyle olur... dedi.

Fatih Devrinde Müslümanlarin Ahlaki

Vehbi Tülek

Çapanoğlu Gibi Arkan Var

Vehbi Tülek

Şu Anda Mahmud Han Zafere Ulaşti

Vehbi Tülek

Kanli Zarf

Vehbi Tülek

Osmanli Ordusundaki Tertip Ve Düzen

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Abdülhamid Demiryollari

Vehbi Tülek

İkinci Bayezid HÂn’in Tuğlasi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

"merkez Efendi"

Muslihuddin Mûsâ Efendi, küçük yaşlarda ilim öğrenmeğe başladı. Otuz yaşına geldiğinde, medrese tahsilini bitirdi. Çevresinde sayılan bir âlim oldu. İlimdeki yüksekliğini, zamânının âlimleri tasdik ettiler. Nitekim, Şeyhulislâm Ebüssü'ûd Efendi'nin hürmet ve muhabbetini kazandı... Tahsil ettiği muhtelif ilimler arasında tıp ilmini dahi merak ederek kendi zamanındaki gelişme nispetinde tıbbi tedavi ilimleri hakkında bilgi sahibi olmuştur. Kendine has metotla, 41 çeşit baharattan "Mesir macunu" adını verdiği bir terkip yaparak hastaları tedavi etmiştir...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ebu’s-safâ Bin İshak

Vehbi Tülek

Ebu's-Safâ bin İshak hazretleri, Mısır'da yetişen Mâliki fıkıh âlimlerindendir. Abdullah Menûfi'nin en büyük talebelerindendir. Hocasının vefatı üze­rine onun ders halkasını devraldı. Da­ha sonra Şeyhûniyye Medresesi'nde mü­derris oldu. 776 (m. 1374)'de vefat etti. Bir dersinde buyurdu ki:

İnsanların Malına Göz Dikme Ki!

Vehbi Tülek

Ölü, Cuma Günü Kendini Ziyâret Edenleri Bilir!

Vehbi Tülek

Takıyyüddin ibn-i Râfi' hazretleri hadis hafızıdır. 704'te (m. 1305) Kahire'de doğdu. İlk tahsilinden sonra Mekke ve Me­dine'deki âlimlerden hadis öğrendi. Sonra Şam'a giderek talebe yetiştirdi. 774 (m. 1372)'de orada vefat etti. Şöyle nakletmiştir:

Nasipli Yahûdî İbni Heyyebân

Vehbi Tülek

Cuma, Müminlerin Bayramıdır

Vehbi Tülek

Bir Derviş Gâzi Dursun Fakîh

Vehbi Tülek

Resûlullahın Vârisi Ve Vekilleri

Vehbi Tülek

Yozgatlı Hacı Ahmed Efendi

Vehbi Tülek

Susmak, Yüksek Edeplerdendir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Hakikati Görmek

Hakikati Görmek

Mevlana Celaleddin-i Rumi hazretleri Mesnevi'de şöyle bir hikaye anlatır: ıki atlı arkadaş yola çıkmışlar. Fakat birisi âmâ imiş. Giderlerken âmâ olan şahıs, kamçısını düşürmüş. Fakat arkadaşına itimad edemediği için, yerden almasını söylememiş, inmiş atından el yordamıyla kamçıyı aramış. Derken, kendi kamçısını bulamamış ama eline ondan daha güzel yumuşak bir şey geçmiş. Bu kamçı daha güzelmiş diyerek alıp atına binmiş. Fakat o kamçı diye bulup aldığı, gecenin soğuğundan hareketsiz duran bir yılanmış. Derken biraz sonra hayli ilerlemiş olan arkadaşına yetişmiş. Arkadaşı sormuş

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Vehbi Tülek

Gül Yaprağı

Fani Dünya

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Sonunda Orta Yolu Buldular

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Kul Hakkı

Vehbi Tülek

Alabilirsen Al

Vehbi Tülek

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Vehbi Tülek

Bizi Hatirlayin!

Vehbi Tülek

Allah Nasil Misafir Edilir?

Vehbi Tülek

Allah Haramdan Kaçani Korur

Vehbi Tülek