Allah, Sizin Için Kolaylık Diler
Ömer bin Muhammed el-Ezdî hazretleri Mâlikî mezhebindeki fıkıh ve hadîs âlimlerindendir. 289 (m. 902) senesinde Bağdâd’da doğdu. 328 (m. 940)’da vefât etti. Şöyle nakletmiştir:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.586.593
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Ömer bin Muhammed el-Ezdî hazretleri Mâlikî mezhebindeki fıkıh ve hadîs âlimlerindendir. 289 (m. 902) senesinde Bağdâd’da doğdu. 328 (m. 940)’da vefât etti. Şöyle nakletmiştir:
-Katerina ile Avusturya kralı Josef, Kırım'da buluşmuşlar Sultanım!...I. Abdülhmid Han başını salladı:-O Moskof avreti amansız bir Türk düşmanı ve İslam katilidir.Sadrazam tasdik etti:-Evet Hünkarım..-Kırım'da yapmadığı rezalet kalmamış!-Üzerinde "Bizans-İstanbul Yolu" yazılı Zafer Takı altından, 60.000 Rus askerini geçirmiş. O avret, 8 sene önce doğan torununa dahi Konstantin adını koydu. Tek hayali, o veledi Bizans kralı yapmakmış. Bunun için Avusturya ile anlaşmış. Eflak, Buğdan, Sırbistan ve Bosna taraflarını Avusturya alacakmış. Karadeniz sahilleriyle, Bulgarya ve bazı adaları da Moskof istermiş.
İkinci Murâd Hanın vefâtı ile Osmanlı tahtına çıkan genç pâdişâh Sultan Mehmed, İstanbul'un fethi hazırlıklarını tamamladıktan sonra şehre doğru hareket ederken, Allah adam larının da ordusunda bulunmasını istedi. Bu dâvet üzerine Akşemseddin, Akbıyık Sultan, Molla Fenâri, Molla Gürâni, Şeyh Sinân gibi meşhûr âlim ve veliler, talebeleriyle birlikte orduya katıldılar. Yine orduya katılan Aydınoğlu, Karamanoğlu, İsfendiyaroğlu kuvvetleri gibi gönüllü birlikler, İstanbul'un fethinin, bütün Türk-İslâm âlemince mukaddes bir gâye kabûl edildiğini dile getirdiler. Bilhassa talebeleriyle birlikte orduya katılan Akşemseddin hazretleri ve diğer âlim ve evliyâ zâtlar, askerlere ayrı bir şevk ve azim veriyorlardı.
Şeyh-ül Umran hazretleri, İbrahim aleyhisselam gibi bir peygamberin anıldığı örnek davranış ve aynı güzel huyun "ebedileştirdiği" nice cömert insanlardan biridir... Öyle ki karşısında bir misafir olmadan yemek yemezdi. Eğer misafirsiz kalırsa daima günlerini oruçlu geçirirdi...
Ebü'l-Abbâs Hüsbâni hazretleri Şafii mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 749 (m. 1348)'de Şam'da doğdu. 815 (m. 1412)'de Sâlihiyye'de vefât etti. Talebelerine şöyle nasihat etti:
Seyyid Hüseyin Murâdi hazretleri Hanefi mezhebi fıkıh âlimi ve evliyânın büyüklerindendir. 1138 (m. 1725)'de Şam'da doğdu. 1188 (m. 1774)'de aynı yerde vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:
Hükümdarlardan biri, fakir bir kadının arsasına bir saray yapılmasını emretti. Arsa hükümdarın sarayına yakındı. Arsanın bedelini de ödemiyordu. Zavallı kadıncağızın bu arsasından başka hiçbirşeyi de yoktu. Ne yapsın, ne etsindi? Bu müşkilatı halletmesi için kadıya gitti. Hükümdarı şikayet etti. Zamanın Şeyhü'l-İslam'ı meseleyi dinleyip kadının haklı olduğuna hükmettikten sonra, hükümdara hiçbirşey söylemeden bir tane kazma ve kürek bir de çuval alarak geldi. Kadının arsasını kazıyor sonra da bu toprağı kürekle çuvala dolduruyor du. Bu işleri yaparken hükümdar da sarayından bu durumu seyrediyor ve kendi kendine: