Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.399.753

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Kâmil Bir Îmâna Kavuşmak Için

Akbilek Bahşî Halîfe, Osmanlı âlim ve evliyasındandır. Amasya'ya bağlı Taşova'nın Uluköy (Sonusa) kasabasında doğdu. Önce, memleketinin âlimlerinden ders aldı. Sonra da İmâm-ı Celâleddîn Süyûtî, Şeyhülislâm Zekeriyyâ Ensârî, Şemseddîn Muhammed Sehâvî hazretleri gibi büyük âlimlerden de çeşitli dînî ilimleri tahsîl etti. Ayrıca tasavvuf büyüklerinin sohbetlerinde mânevî hâllere ve makamlara yükseldi. 1523 (H.930) senesinde Amasya'da vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

87 - Sultan Ii. Murad Ve Haci Bayram Veli

Bütün Osmanlı Padişahları çok dindardılar. İkinci Murad'da dedeleri gibi âlimlere pek saygılı idi. En kıymetli hocalardan ders almıştı. Çocukluğundan beri onlarla beraberdi. Onların her dediğini can kulağıyla dinler ve yapardı. Bu yüzden büyüyünce büyük bir padişah olmuştu. Kendisini ziyadesiyle seven tebaası, O'na Koca Murad demekten hoşlanırdı.

Vehbi Tülek

Eğer Padişah Biz İsek...

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Sultan I. Ahmed Hanin Vefati

Vehbi Tülek

Aziz Mahmûd Hüdâyi hazretleri bir gün Ahmed Hanı ziyârete gitmişti. Pâdişâh; "Efendim! Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerinin, kıyâmet günü talebelerine ve pekçok günahkâr mümine şefâat edeceği hakkında rivâyetler var. Bu rivâyetlerin doğruluğu hakkında ne buyurursunuz? diye suâl eyledi. Aziz Mahmûd Hüdâyi hemen cevap vermedi. Bir müddet murâkabe hâlinde kaldıktan sonra; "Bu söz doğrudur." buyurdu. Sonra Padişâh; "Efendim! Acabâ zât-ı âlinizin bizlere bir vâdiniz ve müjdeniz yok mudur?" diye sorunca, Mahmûd Hüdâyi ellerini kaldırarak: "Yâ Rabbi! Kıyâmete kadar bizim yolumuza katılan, bizi sevenler ve ömründe bir kere türbemize gelip rûhumuza fâtiha okuyanlar bizimdir. Bize talebe olanlar denizde boğulmasınlar. Ömürlerinin sonlarında fakirlik görmesinler. Îmânlarını kurtararak gitsinler ve ölecek lerini bilip haber versinler." diye duâ eyledi. (Âlimler ve evliyâ bu duânın kabûl olduğunu, bu yola mensup kimselerin hiç denizde boğulmadıklarını ve pekçok kimsenin de vefât günlerine yakın, öleceklerini haber verdiklerini bildirdiler.)

Fatima Sultan’in Rüyasi

Vehbi Tülek

Belgraddan Bağdada

Vehbi Tülek

Ateş Pahasi

Vehbi Tülek

Saltanat Tahtina Oturacaktir

Vehbi Tülek

18 - İskender Paşa

Vehbi Tülek

Çocuk Padişahin Çocuk Arkadaşi

Vehbi Tülek

Seni Kanuna Şikayet Ederiz

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Küfre Düşmekten Çok Korkmalıdır

Karakaşzade Ömer Efendi Celveti şeyhlerindendir. Bursa’da doğdu. İstanbul’a giderek Aziz Mahmud Hüdayi hazretlerine intisab etti. Hilafet verilerek Edirne'ye gönderildi. Burada talipleri yetiştirdi. 1047 (m. 1637)’de orada vefat etti. “Nûrü'l-Hüdâ Limen ihteda” ismindeki eserinde şöyle anlatmaktadır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kûfe'nin En Büyük âlimi...

Vehbi Tülek

Ebû İshâk es-Sebii, Tâbiinin büyüklerindendir. Sebi, Kûfe'de bir mahallenin ismidir. Ebû İshâk, o mahalleden olduğu için bu isim verilmiştir. 33 (m. 653) senesinde Hazreti Osman'ın hilâfeti zamanında doğup, 127 (m. 744) yılında vefât etti...

Büyük Mücâhid Tac'ül-mülk Böri

Vehbi Tülek

Nefis, Hileler Yapan, Dalavereci Bir Rakiptir

Vehbi Tülek

Hamza bin Ali Beyhakî hazretleri Maverâünnehir âlim ve evliyâsındandır. 1380 (H.782) yılında Maverâünnehr'de İsferâyin kasabasında doğdu. Halep'te Şeyh Muhyiddîn hazretlerinin, bundan sonra Seyyid Nîmetullah hazretlerinin derslerine devâm ettikten sonra icâzet aldı. Memleketine dönerek talebe yetiştirdi. 1462 (H.866) yılında vefât etti.

Dertlere Deva Tesbih!..

Vehbi Tülek

Herkes, Ehl-i Sünnet Itikadını Öğrenmelidir

Vehbi Tülek

Büyük Küçük, Her Günaha Tövbe Farz

Vehbi Tülek

Kabirde Nimet De Vardır Azap Da

Vehbi Tülek

Abdullah Bin İbrahim Cedrî

Vehbi Tülek

Hazret-i Ali Ve Yemenli Adam

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Delik Kova

Delik Kova

Mesnevi'de şöyle bir hikaye anlatılır:Bir zamanlar efendisinin evine her gün nehirden su taşıyan bir köle vardı. Köle boynunda taşıdığı bir sopanın iki ucuna birer kova asar, bu kovaları nehirden aldığı su ile doldurur ve eve getirirdi. Ancak kovalardan birisi birkaç yerinden delinmiş eski bir kovaydı. Dolayısıyla, nehirde ağzına kadar doldurulan suyun ancak yarısını tutabilirdi eve kadar. Diğeri ise yepyeni ve sağlam bir kovaydı. Suyu hiç sızdırmadan taşırdı. Tam iki yıl bu böylece devam etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Vehbi Tülek

Kadin Akli

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Yuhçu Baba

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Latif Bir Şikayet

Her Şeyi Göze Almıştı!

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek

Pişman Oldular!

Vehbi Tülek

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Vehbi Tülek

Delik Kova

Vehbi Tülek

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Vehbi Tülek