Bir Kimseden Cefa Görürsen Tövbe Et!
Dahmel bin Abdullah hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Yemen'in Sahban beldesinde doğdu. Zamânın âlimlerinden ilim öğrenerek yetişti. Talebe yetiştirmek için icâzet aldı. 1203 (H.600) senesinde vefât etti.
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.604.827
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Dahmel bin Abdullah hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Yemen'in Sahban beldesinde doğdu. Zamânın âlimlerinden ilim öğrenerek yetişti. Talebe yetiştirmek için icâzet aldı. 1203 (H.600) senesinde vefât etti.
Osmanlı devletinin Avrupa'ya açılmaya başladığı ilk yıllarada yurtdışına gönderilen elçiler gelecek yüzyılın mimarları olmaya aday kişilerdi. Bu insanların oralara gidip gördükleri, yaşadıkları tecrübeler yeni kurulacak devlet yapsının en önemki taşları olacaklardı. Osmanlı Devleti'nin ilk Fransa daimi elçisi Moralı Ali Efendi 2 Nisanda Osmanlı sancağı taşıyan Venedik gemisiyle, Ege denizinden Akdenize açılarak yol çıkar. 38 günlük bir yolculukdan sonra Messına, akabinde Marsilya'ya varan Ali Efendi hemen karantinaya alınır. Bu uygulama, o devirde tüm Avrupa limanlarında veba vb. salgınlara karşı uygulanan yöntemdir. Yolcuların bu karantina süresinde de pasaport,gümrük vs. işleride yapılmaktadır.
Bu söz, Fransızlar'ın ünlü başkomutanı ve tarihin en önemli şahsiyetlerinden bir kabul edilen Napoléon'a ait. 1798 yılında Mısır'ın işgaliyle başlayan Fransız istila programı başarıya ulaşsaydı, kim bilir nerede nihayet bulacaktı. Başarıya ulaşsaydı diyoruz, çünkü Napolyon'un Doğu hakimiyeti hayali küçük bir Osmanlı kasabası önünde yok olup gitti. Bugün İsrail sınırları içinde bulunan Akka kasabası önünde. Kasabayı savunan komutan yetmişlik bir ihtiyar: Cezzar Ahmed Paşa. Ve Batılı tarihçilerin söz etmekten pek hoşlanmadığı bir hezimet. Sahi, Napolyon'u bilmeyen yok. Ama Cezzar Ahmed Paşa ismini kaç kişi biliyor?"Ey Mısır halkı! Ben buraya sizin haklarınızı korumak ve o hakları ihlâl edenleri ceza landırmak için geldim. Allah'a, onun Peygamberine ve Kur'an'a olan saygım Memlûkler'inkin den fazladır. Biz tüm müslümanların dostuyuz. Müslümanlara karşı savaş açılmasını isteyen Papa' yı mahvetmedik mi? Yüzyıllar boyunca (Allah razı olsun) Padişah Hazretleri'yle dost, onun düşmanlarıyla düşman olmadık mı? Herkes padişahım çok yaşa diye bağırsın! Onun müttefiki olan Fransız ordusu da çok yaşasın! Memlûkler'e lânet olsun! Halka mutluluk gelsin!"
Seyyid Muhammed Kaşâşi hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Medine-i münevverede doğdu. 1044 (m. 1634)'de Yemen'in San'a şehrinde vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:
Takıyyüddin Şümünni hazretleri Fıkıh, tefsir, hadis âlimidir. 801 (m. 1399)'da İskenderiyye'de doğdu. 872 (m. 1468)'de Kâhire'de vefât etti. Kemâl-üd-dirâye fi şerh-in-Nikâye isimli kitabında buyuruyor ki:
Ebû Zür'a er-Râzi hazretleri hadis hafızıdır. 194 (m. 809)'da İran'da Rey şehrinde doğdu. Şam, Cizre, Bağdat, Basra, Kazvin ve Nişâbur'da büyük âlimlerden hadis tahsil etti. Bunlardan biri de Ahmed bin Hanbel idi. Ebü Zür'a 264 (m. 878)'de Rey'de vefat etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:
Selâhaddin Uşâki'nin çocuğu olduktan bir süre sonra, hocası ve kayınpederi onu evden çıkararak; "Al hanımını evimden ayrıl! Bundan sonra kendi geçimini temin et." dedi. Selâhaddin Uşâki; "Peki hocam, başüstüne!" diyerek hanımı ve çocuğu ile berâber, hocasının evinden ayrıldı. Eğrikapı'dan, Fâtih Câmii civârında, Âşıkpaşa mevkiinde bulunan, Horhor çeşmesine doğru yürürken bir evin kenarında durakladı. Kış günüydü ve kar yağıyordu. Yolun karşı tarafında bulunan Tâhir Ağa onları görünce evine dâvet etmek için yanlarına birini gönderdi. Tâhir Ağa, Selâhaddin Uşâki'yi, evine götürdü. Ona; "Siz kimlerdensiniz? Kış gününde neden bu hâle düşüp sokak kenarında kimsesiz garibler gibi duruyorsunuz?" diye sordu.