Cimrilik, Sizden Önceki Ümmetleri Helak Etmiştir
Abdullah bin Nümeyr hazretleri hadîs âlimlerinin meşhûrlarındandır. 115 (m. 733) senesinde doğdu. 199 (m. 814)’de vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.541.903
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Abdullah bin Nümeyr hazretleri hadîs âlimlerinin meşhûrlarındandır. 115 (m. 733) senesinde doğdu. 199 (m. 814)’de vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
Ömer Rızâi Efendi, aldığı manevi bir işaret üzerine Kahire'ye doğru yola çıktı. Kâhire'ye vâsıl olduklarında bir câmide vâz ü nasihatla meşgûl iken Mısır Vâlisi İzzet Mehmet Paşa'nın dikkatini çekti. Paşa, Ömer Efendinin ilim ve ihlâstaki yüksek derecesini görerek onu ilim meclislerine dâvet etti. Bunu duyan Mısır'ın en değerli âlimleri meclisine gelerek Ömer Efendinin sohbetine katıldılar.Diğer taraftan İzzet Paşa sadâret emeli ve arzusu ile de dolu idi. Nitekim o bu maksadla Ömer Efendiden duâ buyurmasını istedi. Bunun üzerine Ömer Rızâi Efendi; "Bizim elimizde bir şey yoktur. Allahü teâlâ ne dilerse o olur. Duâ edelim haklarında hayırlısı olsun." buyurdular.
Yıldırım Bayezid Hân, 1396 Niğbolu Zaferi'nden sonra Rabbine karşı bir şükran ifâdesi olarak Bursa'ya büyük bir câmi yaptırmaya karar verdi. Câminin inşasında çalı şanların ekmek ihtiyacını yakında küçük bir fırını bulunan Somuncu Baba karşıladı. Ulu Câmi'nin bir Cuma günü açılmasına karar verildi. Bursalılar bu muhteşem câmiyi hınca hınç doldurmuşlardı. Başta pâdişah Yıldırım Bayezid Hân, Şeyhülislam Molla Fenâri, gönüller sultanı Emir Sultan, diğer ulemâ ve devlet erkanı açılış için hazırdı. Yıldırım Bayezid Hân, câminin açılış hutbesini okuması için Emir Sultan'ı görevlen dirdi. Emir Sultan, "Sultanım, zamanımızın büyük âlimi burada iken, bizim hutbe okumamız uygun düşmez." diyerek affını istedi.
Pir Ali Efendi, büyük âlim ve veli İmâm-ı Birgivi hazretlerinin babasıdır. Kabri Balıkesir'dedir. On altıncı yüzyılda yaşadı. Bu mübarek zat, vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:
Hâlid bin Ma'dân, Tâbiinin büyüklerinden, hadis ilminde güvenilir bir âlimdir. Aslen Yemenli olup, Humus'ta ikâmet etti. Hicri 103 (m. 722) senesinde vefât etti.
Bu mübarek zat çok ibâdet ederdi. Her an kalbi Allahü teâlâ ile meşgûl idi. Çok hadis-i şerif rivayet etmiştir. İşte onlardan birkaçı:
Abdülhay Lüknevi hazretleri Hanefi fıkıh âlimidir. 1267 (m. 1848)'de Hindistan'da Lüknov şehrinde doğdu. Soyu Ebû Eyyûb el-Ensâri hazretlerine dayanır. Tahsilini tamamladıktan sonra Haydarâbâd'da Medresetü'n-Nizâmiyye'ye müderris tayin edildi ve çok talebe yetiştirdi. 1304'te (m. 1886) vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:
Ebû'l-Haseni'l-Harkâni hazretleri şöyle anlatır:
İki kardeş vardı. Bu iki kardeşin hizmete muhtaç bir anneleri vardı. Her gece kardeşlerden biri annenin hizmeti ile meşgul olur, diğeri Allah Teâlâ'ya ibâdet ederdi. Bir akşam, Allah Teâlâ'ya ibâdet kardeş, yaptığı ibâdetten, duyduğu hazdan dolayı kardeşine:
- Bu gece de anneme sen hizmet et, ben ibâdet edeyim, dedi.