Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.461.781

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Seni Övdükleri Zaman Seviniyorsan Zarardasın!

Ebû Zûr'a el-Eş'ârî hazretleri Tâbiînin meşhurlarındandır. Şam'da yaşadı. Babası Sa'd bin Temim, Eshâb-ı kirâmdandır. Babasının yanında yetişti ve babasından, Ebüdderdâ, İbn-i Ömer, Câbir'den ve daha birçok Eshâb-ı kirâmdan (radıyallahü anhüm) hadîs-i şerîf rivâyet etti. 737 (H. 120) senesinde vefât etti. Bu mübarek zat buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Temizlik

Kanûni Sultan Süleyman zamanında İstanbul'a gelen bir Alman râhibi, 1560 tarihinde yazdığı bir eserde şöyle demektedir:(İstanbul'daki temizliğe hayran oldum. Burada herkes günde beş defa yıkanır. Bütün dükkânlar tertemizdir. Sokaklarda pislik yoktur. Satıcıların elbiseleri üzerinde ufak bir leke bile bulunmaz. Ayrıca ismine (hamam) dedikleri ve içinde sıcak su bulunan binalar vardır ki, buraya gelenler, bütün bedenlerini yıkarlar. Hâlbuki bizde insanlar pistir, yıkanmasını bilmezler.) Bugün ise, müslüman diyarları denilen yerlerde seyahat eden yabancılar, neşrettikleri kitaplarda, (Bir doğu memleketine gittiğimiz zaman, evvelâ burnumuza bir kokmuş balık ve süprüntü kokusu geliyor. Her taraf pislik içindedir. Yerler tükürük ile doludur. Ötede beride toplanmış süprüntü ve ölmüş hayvan leşlerine rastlanılır. İnsan böyle bir doğu memleketinden geçerken iğreniyor ve müslümanların iddia ettikleri gibi temiz olmadıklarını anlıyor.) demektedirler.Bugün, İslâm devleti ismini taşıyan memleketlerde, imân bilgileri bozulduğu gibi, temizliğe de tam riâyet olunmamaktadır. Fakat bunda kabâhat, İslâm dininde değil, İslâm dininin esasının temizlik olduğunu unutan kimselerdedir. Fakirlik, pis olmak için bir mazeret teşkil etmez. Bir insanın yere tükürmesinin, ortalığa pislik saçmasının para ile hiçbir ilgisi yoktur. Böyle pislik yapanlar, Allahın temizlik emrini unutan bedbahtlardır. Her müslüman, dinini iyi öğrense ve buna riâyet etmiş olsa, bu pislik hemen ortadan kalkar. O zaman, başka milletler, müslüman memleketleri ziyâret ettiklerinde, tıpkı orta çağda olduğu gibi, müslümanların temizliğine hayran kalırlar.

Vehbi Tülek

74 - Böyle Vaaz Dinlemedik

Vehbi Tülek

İngiliz Tüccarlar Fesad Çikariyorlar

Vehbi Tülek

İstanbul’un Sulari

Vehbi Tülek

İstanbul'da belediye ile ilgili işlerden biri de su sorunuydu. Kanuni Sultan Süleyman, Kırkçeşme sularını İstanbul'a getirttiği zaman milletin yüzü biraz güldü. Her tarafta çeşmeler yapıldı. Ebussuud Efendi de Yazıcı çiftliği yöresinden bulduğu suyu Turunçluk suyu ile birleştirdi, bir çeşme yaptırmaya karar verdi. Su yolları yapmak için büyük bir çalışma başladı. Su yollarının onarımı için Mısır'dan hamallar bile getirildi. Sular İstanbul'a düzenli bir biçimde dağıtılacaktı. Eğrikapı dışında büyük bir su hazinesi vardı. Bu hazine altmış lüleye bölünüyordu. Bu sular hazinelerden çeşmelere dağıtıldı. Sultan Süleyman dönemine gelinceye kadar çeşmelerin suyu hep boşa akardı. Gece gündüz akan çeşmelerden dolayı sokaklar çoğunlukla bataklık haline gelirdi. Sonunda burma lüleler bulundu. Hem sokaklar çamurdan kurtarıldı, hem de suların boşa akmasına engel olundu. Böylece artan suyu isteyenler hayrat çeşmeler yaptırarak oralara akıtırlardı. Fakat burma lülelerin, yani muslukların icadı birçoklarının işine gelmedi. Bazı mahallelerde imam ve cemaat: "Akan su bahçelerimize verilmiştir. Yabana akarsa aksın. Burma lüleye rızamız yoktur" dediler, burma lüleleri kaldırmaya çalıştılar. Bu konuda en ileri gidenler sipahilerdi. Bu sorun üzerine Sultan Süleyman İstanbul kadısına şu hükmü yazdı: "Çeşmelere burma lüle takıldığından lüleyi ufaltan eğer sipahi ve başka kullarım taifesi ise kapıma arz eyleyesin. Ve eğer ehl-i cihetten (yöre halkından) ise cihetten alup ahare (başka tarafa) veresin. Ve eğer şehirli halkından ise muhkem hakkından geldikten sonra cerimesini (cezasını) aldırasın. Ve yabana akmak ecli (nedeni) için açık koyanların dahi vech-i meşruh (açıklanan nedenlerle) üzre haklarından gelesin.

Turhanzade Ömer Bey’in Cevabi

Vehbi Tülek

Rumeli Hisarinin Şekli

Vehbi Tülek

Sizi Sultan İlan Edelim

Vehbi Tülek

Bir Yalanla İki Kelleyi Kurtardin

Vehbi Tülek

Müftî Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Çelebi Halifenin Kerameti

Vehbi Tülek

Söndürülen Fitne Ateşi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Yetmiş Iki Sıddîk Sevabı Alan Genç

Zeynüddin Sübki hazretleri hadis ve Şafii mezhebi fıkıh âlimidir. 659 (m. 1261)'de Mısır'da Sübk-il-abid denilen yerde doğdu. 735 (m. 1334)'de Mısır'da Mahılle denilen yerde vefât etti. Rivâyet ettiği hadis-i şeriflerde, Resûlullah efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Mûsâ Sindî

Vehbi Tülek

Mûsâ Sindi rahmetullahi aleyh, evliyânın büyüklerindendir. Doğum târihi ve yeri belli değildir. 1012 (m. 1603)'de Medine-i münevverede vefât etti. Evliyann büyüklerinin kıymetli nasihatlerini, talebelerine anlatırdı. Bir sohbetinde buyurdu ki:

Dört Seyfeddîn!..

Vehbi Tülek

Akıllılık, Daha Üstün Olan Bir Akla Uymaktır

Vehbi Tülek

Adni Recep Dede, Mevlevî şair ve ariflerindendir. Yunanistan’da Serez’de doğdu. Neşati ve Ağazade gibi Mevlevî büyüklerinden feyz aldı. Belgrad’a gönderilerek orada Mevlevîhane açıp halkı irşad etti. 1100 (m. 1688)’de orada vefat etti. “Nihal-i Tecellâ” isimli eserinde, Mesnevi-i şeriften seçilmiş birçok beyitleri şerh etmiştir. Bu eserinde şöyle nakleder:

tâbi'înin Hayırlısı Rebi Bin Harrâş

Vehbi Tülek

Kıbrıslı Hafız Ali Efendi

Vehbi Tülek

Yedi Kızı Olan Fakir Bir Baba

Vehbi Tülek

Ebû Bekr El-ferrâ Hazretleri

Vehbi Tülek

Âlimleri Hayrette Bırakan Talebe!

Vehbi Tülek

Haram Işlemekte Olanı Söz Ile Menetmelidir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Bize Teveccüh Edin

Bize Teveccüh Edin

1604 senesinde Sivas'daki Şemsiyye Dergâhı şeyhi ve Kara Şems'in dâmâdı Receb Efendi vefât edince, Abdülmecid Efendi onun vazifesini yürüttü. İlim ve irfândaki şöhretini duyan Sultan III. Mehmed Han tarafından İstanbul'a dâvet edildi. Üçüncü Mehmed Han, Abdülmecid Efendiyi İstanbul'a dâvet ederken, kendi el yazılarıyla şu mektubu yazmışlardı:"Fazilet ve kerâmet sâhibi Sivaslı Abdülmecid Efendi! Merhûm amcan Şemseddin Efendi nin, Eğri seferinde maddi ve mânevi çok yardımlarını gördüm. Döndükten sonra İstanbul'da kalmasını istemiştim. Fakat o arzu etmeyince, ihtiyârlığı sebebiyle memleketine gitmesine izin verdim. Şimdi sizin söz, fiil ve diğer özelliklerinizle ona tam olarak benzediğinizi duydum. İstanbul'u teşrifinizi cân-ü gönülden istiyorum. Hatt-ı şerifim size ulaştığı zaman ihmal etmeyesiniz."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdullah-i EnsÂrî

Vehbi Tülek

Başka Du Bilmez Misin?

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Kadin Akli

İcÂzetin Sirri

Zalimlere Dersini Verdi!

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Yirmi Saniyede

Vehbi Tülek

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Vehbi Tülek

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek