Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.433.711

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sevilmeyenden Yüz Çevrilir Beğenilene Dönülür

Ebü'l-Hasan Bekrî hazretleri meşhur velîlerden ve Şâfiî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 1545 (H.952) senesinde Kâhire'de vefât etti. Büyük âlim ve velilerden Abdülkâdir Deştûtî'ye intisab ederek manevi ilimlerde yükseldi ve icazet verilerek talebe yetiştirdi. Yazdığı eserlerden Şerh-ul-Âdâb kitabında şöyle nakleder:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Sultan Mahmud’un Veziri

Bir gün Sultan Mahmud, vezirlerinden biriyle tebdili kıyafet yolda giderken, câminin duvarını tâmir eden Şâh Veli ile karşılaştı. O şâhıs, Şâh Veli'ye; "Hoca ikiylen nasılsın?" diye sordu. Şâh Veli de; "Üçlen iyiyim." karşılığını verdi. O şâhıs; "Niye er kalkmadın?" diye sorduğunda; "Er kalktım da el aldı." cevâbını verdi. Yine o zât; "Bir kaz yollasam yolar mısın?" diye sorunca, Şâh Veli; "O işi iyi beceririm." dedi. Vedâlaşıp ayrıldıktan sonra Sultan Mahmud yanındaki vezirine; "Biz ne konuştuk?" diye sordu. Vezir cevap veremedi.

Vehbi Tülek

Fransiz Donanmasinin Osmanlilara Rehin Edilmesi

Vehbi Tülek

Ben Yerimden Bir Adim Bile Kipirdamam

Vehbi Tülek

Ben Nasil Biri İki Eyledimse

Vehbi Tülek

Sultan Abdüllmecid zamanında 1853-1856 Kırım harbi sırasında Serdar-ı Ekrem Ömer Paşa kumandasındaki Osmanlı ordusu Tuna boylarına sevk edilmişti.

Bu orduda buluna Koca Halil ismindeki bir topçu neferi, rus tabyalarını döğmüş ve onları geri çekilmeye mecbur etmişti. Fakat düşman ateşi esnasında bir şarapnel parçası karnına isabet etti ve bağırsakları dışarı fırladı. Bir eliyle bağırsaklarını karnına tepmeye çalışırken bir eliyle de koynunda asılı bir tüfek mermisini çıkararak siper arkadaşı ve hemşehrisi Mehmed'e vererek:-Hemşerim, gördüğün bu kurşun, geçen Moskof harbinde babamı şehid etmiş. Ben o zamanları çocuktum. Babam bu kurşunu bana yadigar olarak göndermiş. Şimdi sen bu kurşunu ve benim kanımla boyanan şu gülle parçasını al ve sağ salim köye dönebilirsen, bunları oğluma ver ve de ki; "Baban dedi ki, Allah yolunda, vatan uğrunda ben basıl biri iki ettiysem, o da ikiyi üç etsin"Artık gücü tükenen Koca Halil yere yıkıldı ve Kelime-i Şehadeti söyleyerek şehid oldu.

Osmanli Sultanlarinin Yüksek Dereceleri

Vehbi Tülek

Borcun VÂdesi

Vehbi Tülek

Asil Ruh

Vehbi Tülek

Babiali Baskini

Vehbi Tülek

RidÂniye Meydan MuhÂrebesi

Vehbi Tülek

Emirsultan’in Himmeti

Vehbi Tülek

“pösteki Saymak”

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Şehabeddin Ahmed Bûsîrî

Şehabeddin Ahmed Bûsiri hazretleri Mısır'da yaşamış olan hadis âlimlerindendir. 762 (1361) yılında Mısır'ın batısında Ebûsir'de doğdu. Sonra Kahire'ye giderek fıkıh ve nahiv okudu. İbn-i Hacer Askalâni gibi hadis âlimlerinin derslerine devam etti. 840'ta (m. 1436) Filistin'de Remle'de vefat etti. "Zevâid" isimli hadis kitabı meşhurdur. Bu kitabındaki hadis-i şeriflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Şeyh Muhammed Hayat

Vehbi Tülek

Şeyh Muhammed Hayat hazretleri Hanefi fıkıh âlimidir. 1163 [m. 1749]'de Medine'de vefat etti. "Gâyet-üt-tahkik" isimli eserinde buyuruyor ki:

Resûlullah Efendimize Büyü Yaptırdılar

Vehbi Tülek

Ebû İshâk İbrâhim Bin El-müvelled

Vehbi Tülek

Ebû İshâk hazretleri, Suriye'de yetişen velilerdendir. 953 (H.342) senesinde vefât etti...
Bu mübarek zat, zamânının âlimlerinden İslami ilimleri öğrendi. Cüneyd-i Bağdâdi ve zamanın büyük âlim ve velilerin ilim meclisleri ve sohbetlerinde bulundu...
Ebû İshâk İbrâhim, ihlâs ile Allahü teâlânın rızâsını düşünerek ibâdet ederdi. İhlâs ile ilgili olarak buyurdu ki:

Melekleri Sevindiren Ibadet: Namaz

Vehbi Tülek

Siraceddin Şirvânî Hazretleri

Vehbi Tülek

İlk Matbaa Ve Beşir Ağa

Vehbi Tülek

Karasenirli Ali Hâfız

Vehbi Tülek

Şemsüddîn Muhammed Dımaşki

Vehbi Tülek

Şemseddin Ibn-i Abdülhâdî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Sarik Ve Sakal

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Tüccarin Rüyasi

Minareden Okunan Şiir

Yuhçu Baba

Bana Delil Getir

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Vehbi Tülek

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Vehbi Tülek

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Vehbi Tülek