Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.147.186

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allah’tan Başkası Için Kurban Kesilmez

Mehmed Atâullah Efendi seksenbeşinci Osmanlı şeyhülislâmıdır. 1142 (m. 1729) senesinde İstanbul’da doğdu. Küçük yaşından itibâren babasından ve zamanının âlimlerinden aklî ve naklî ilimleri tahsil etti. Müderrislik ve kadılık vazîfelerinde bulundu. 1197 (m. 1783) senesinde Sultan Birinci Abdülhamîd Hân tarafından şeyhülislâmlık makamına tayin edildi. 1199 (m. 1785) senesinde hacca gitmek üzere yola çıkıp Gelibolu’ya geldiği zaman, orada vefât etti. Cenâzesi İstanbul’a getirilip defnedildi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Sizler Şahid Olun

Kanuni Sultan Süleyman Han, Mimar Koca Sinan'ı çok sever değer verirdi. Onu devletin baş mimarı (Ser-mimârân-ı hâssa) tayin etmişti. Her çıktığı sefere onu da götürürdü. Gittiği yerlerde mimari eserleri inceleyerek, padişahın emriyle bir çok eserler inşa etti.Kanuni nihayet Mimar Sinan'a:-Bir çok hayrlı eserler inşa eyledin. Bir de benim ismimle yad edilecek bir cami inşa eyle-Emredersiniz Hünkârım, baş üstüne...Hemen çalışmalara başlayan Mimar Sinan, kısa bir zaman içinde, cami inşası için uygun yeri tesbit ettikten sonra, caminin planlarını hazırladı ve bir de maket yaparak padişaha arzetti:-İşte Sultanım. Yapılacak camiin şekli. İnşaalah 6 senede bitirilecektir, dedi. Kanuni:-Hemen başlayın! Emrini verdi.

Vehbi Tülek

Orhan Gazi Ve İznik’in Fethi

Vehbi Tülek

Hirka-i Saadet Merasimi

Vehbi Tülek

Tayinim Derhal Yapildi

Vehbi Tülek

Seyyid Yahyâ Efendi şöyle anlatmıştır: "Sultan Bâyezid Hân Câmi-i şerifi avlusunda, oyma ustalarından Kefelizâde İbrâhim Halebi adında bir zâtın dükkanında, ilim-irfân sâhibi, kıymetli zâtlar toplanıp sohbet ederlerdi. Arasıra Mehmed Emin Efendi de öğle namazından sonra o dükkanı teşrif eder, dostları ile çok kıymetli sohbeti olurdu. Bir gün yine böyle hoş bir sohbet sırasında medhedilen iyi vasıflı bir kâdı (hâkim) o dükkana geldi. Kâdıasker, bu kâdıya, bir meseleden dolayı dargın olduğu için, bir makâma tâyin edilmesi gerektiği hâlde ona; "Ben kâdıasker olduğum müddetçe, sana kadılık vazifesi vermem!" diyerek yemin ettiğini ağlayarak anlattı. Dükkanda bulunanlar bu hâdiseye çok üzüldü.

Zigetvar Kalesi Ve Bahri Dede

Vehbi Tülek

Müslümana Dünyada Rahat Yok

Vehbi Tülek

Veren De Allahü TeÂlÂdir, Alan Da

Vehbi Tülek

Asil Kahraman Bunlardir

Vehbi Tülek

83 - Misir'i Fetheden Ordu

Vehbi Tülek

Mum Donanmasi

Vehbi Tülek

Velinimeti Uğrunda Feda-yi Can Eden Kahraman

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Her Erkeğin Çalışıp Kazanması Farzdır

Mecdüddîn Zünkelûnî hazretleri Şafiî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 679 (m. 1280) senesinde Mısır’da Zünkelûn köyünde doğdu. Fıkıh ve hadîs ilmini zamanının âlimlerinden öğrendi. Kahire’de Baybarsiyye dergâhında Meşîhat-üs-Sûfiyye vazîfesini yürüttü ve hadîs dersleri verdi. 740 (m. 1339)’da vefât etti. Çok kitap yazdı. “Şerhu minhâc-üt-tâlibîn” isimli eserinde şöyle anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kemaleddin Nusaybinî

Vehbi Tülek

Kemaleddin Nusaybini hazretleri Şafii fıkıh âlimidir. 582 (m. 1186)'da Nusaybin'in Ömeriye köyünde doğdu. İlk tahsilinden sonra fıkıh okudu. Nusaybin ve Halep'te kadılık yaptı. 652 (m. 1254)'de Halep'te vefat etti. Bir sohbetinde şunları anlattı:

Muhammed Ibn-i Eşkâr

Vehbi Tülek

O Gün Pişmanlık Fayda Vermez

Vehbi Tülek

Muammer Bakkâl hazretleri Hanbeli mezhebi fıkıh âlimidir. 429 (m. 1038)'de Bağdad'da doğdu. 506 (m. 1112)'de orada vefât etti. Sık sık halife ve devlet adamlarına nasihatlerde bulunurdu. Bir defasında Selçuklu veziri Nizâm-ül-mülk'e şöyle nasihatte bulundu:

Mahrez Bin Halef

Vehbi Tülek

İhlâssız Amel, Ibâdet Kabûl Edilmez!

Vehbi Tülek

ser Veririz Ama Sır Vermeyiz!..

Vehbi Tülek

Fakirlikten Korkmak Kalp Hastalığıdır

Vehbi Tülek

Muhammed Rukıyye Hazretleri

Vehbi Tülek

Ebü’l-hattâb El-bağdâdî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Kânûni Sultan Süleymân Hân devrinde, bir ara yağmurlar yağmaz olmuş, insanlar kuraklıktan çok muzdarip olmuşlardı. İstanbul halkı, yağmur duâsına çıkılmasına karar verdi. Pâdişâh da çıktı. Okmeydanı'nda büyük bir kalabalık toplandı. Öyle ki bu toplulukta, başta pâdişâh olmak üzere, âlimler, vâliler, idâreciler, vezirler, kuvvetli-zayıf, zengin-fakir herkes vardı. Bilindiği gibi, Osmanlı sultanları yapacakları bütün mühim işlerde, mutlaka şeyhülislâma danışırlar, onun fetvâsına uygun hareket ederlerdi. Bunun için Şeyhülislâm Ebüssü'ûd Efendiden, yağmur duâsını kimin yapmasının münâsib olacağı suâl edildi. O da; "Duâyı, pâdişâh veya onun münâsib gördüğü bir zât eder." buyurdu. Bunun üzerine pâdişâh; "Ya'kûb Germiyâni duâ eylesin." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

B0r Çuval Toprak

Arkadaşlarımı Korumak Için

Fani Dünya

Namazini Ben Kildirayim

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Vehbi Tülek

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Vehbi Tülek