Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.819.072

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Hacca Gideceğin Zaman Mutlaka Görüşelim

Sivrihisârlı Yûsuf Baba Osmanlı âlim ve evliyasındandır. İzmir'in Seferihisar da denilen Sivrihisar kasabasında doğdu. 1511 (H.917) senesinde vefât etti. Hâcı Bayrâm-ı Velî tarîkatına mensûb, edeb ve vakar ehli bir zât idi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Ateş Pahasi

Kanuni Sultan Süleyman Han, bir gün Çatalca'daki uzun bir gezinti sırasında, yanın dakilerle birlikte şiddetli bir yağmura yakalandı. Tebdil-i kıyafet geziyorlardı. Bu yüzden kim oldukları belli değildi. Sığınacak bir yer arandı. Nihayet uzaklarda, kulübe ile ev arası bir yer gördüler. Hava soğuktu. Bir hayli de ıslanmışlardı. Evin kapısını çaldılar. Kapıyı açan ev sahibi, gelenlerin durumlarını görünce hiçbir şey sormadan hemen buyur etti. Evin yanan ocağına biraz daha odun boca ederek ısınmalarına yardımcı oldu. Sultan ve yanındaki birkaç kişi, sedirin üzerinde oturup ısınmanın verdiği rahatlıkla sohbete başladılar. Ev sahibi de ufak tefek ikramlar yapıyordu. Kanuni bir ara muhasibine dönerek:-Şu ateş bin altın değerinde! Dedi.

Vehbi Tülek

84 - Zenbilli Ali Cemali Efendi

Vehbi Tülek

Sultan Ahmed Ve Mehmed Emin Tokadi

Vehbi Tülek

Sultan Iv. Mehmed Ve Cahidi Efendi

Vehbi Tülek

Bir gün Ahmed Câhidi Efendi, Çanakkale'ye geçmek için Kilidü'l-Bahr iskelesine geldi. Parası olmadığı için zamânın kayıkçıları kendisini kayığa almadılar. Üzgün bir hâlde dönüp evine geldi. Kendisini gören hanımı Kerime Hâtun niçin gitmediğini sordu. Câhidi hazretlerinin kayığa alınmadığını söylemesi üzerine de; "Al şu seccadeyi de bin üzerine, Çanakkale'ye geç-gel." dedi. Bu şekilde Çanakkale'ye geçen Câhidi Efendiyi gören kayıkçılar şaşırıp kaldılar. Böylece onun büyük bir veli olduğunu anladılar.Talebelerinden birisinin sohbet esnâsında kalbin ne şekilde terbiye edileceğine dâir sorduğu suâle Ahmed Câhidi hazretleri şu cevâbı verdi:

Iii. Osman Han Ve İstanbul’un Yeniden İmari

Vehbi Tülek

Osmanli Sultanlarinin Yüksek Dereceleri

Vehbi Tülek

Aziz Mahmud Hüdayi Hazretleri Ve Kayserili Halil Paşa

Vehbi Tülek

Bu İtibar Sadece İlme Mi?

Vehbi Tülek

Denize Düşen Yilana Sarilir

Vehbi Tülek

CinÂs-i TÂm

Vehbi Tülek

Kirim Savaşi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

“ebû Osman El-yuneynî” Abdullah Bin Abdülazîz

Abdullah bin Abdülaziz, (Ebû Osman el-Yuneyni) Şam'da zamânının âlim ve velilerinden ilim ve feyz alarak yetişti. Zühd sâhibi, dünyâya düşkün olmayan, hep iyiliği emreden, kötülükten sakındıran, Allahü teâlâyı bir an unutmayan, kerâmetler sâhibi bir zât idi. Ba'lbek vâlisi kendisini ziyâret ettiğinde, ona adâletle davranmasını nasihat ederdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Resûlullah Efendimiz Hürmetine Istemek

Vehbi Tülek

Ebû Sehl Su'lûki hazretleri fıkıh, tefsir ve kelâm âlimidir. 296 (m. 908)'de doğdu. 369 (m. 979)'da vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Ümmetimin âlimlerine Saygılı Olunuz

Vehbi Tülek

Beyzâde Ali Rızâ Efendi

Vehbi Tülek

Beyzâde Ali Rızâ Efendi Anadolu evliyâsındandır. 1810 (H.1225) senesinde Harput'ta doğdu. Genç yaşında Dağıstanlı Hâfız Mehmed Efendinin derslerine devâm etti. Daha sonra Urfa'ya giderek Hartevizâde Mehmed Rehavi'ye talebe oldu. Kısa sürede Nakşibendilik yolunda ilerleyen Beyzâde'yi, Mehmed Rehavi halifeliğe tâyin etti. Harput'ta İbrâhim Paşa Medresesinde müderrislik yaparak çok talebe yetiştiren Beyzâde Efendi, 1904 (H.1322) senesinde Harput'ta vefât etti.

Nasr Bin İbrâhim

Vehbi Tülek

sultânü'ş-şuarâ Bâkî Efendi

Vehbi Tülek

Ebu Muhammed El-ezdî

Vehbi Tülek

mazlumun âhı Indirir Şâhı!..

Vehbi Tülek

Şehit Gencin Hûrisi aynâ-yı Merdiyye

Vehbi Tülek

Allah'a Hakkıyla âşık Olanlar

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Allah Diyen Genç

Allah Diyen Genç

Fakir bir genç, padişahın kızına aşık olmuş. Bu ümitsiz sevdasını gidip o beldenin meşhur dervişine anlatarak yardım dilemiş. Derviş: "Evlâdım, şehrin girişinde tam yol ağzında otur, kim ne derse desin sadece 'Allah' diye cevap ver." demiş. Fakir genç, denileni yapmış. Günlerce, aylarca şehrin girişinde başka hiçbir kelime konuşmadan "Allah" demiş. Derviş, yiyeceğini, içeceğini her gün getiriyormuş. Zamanla "Allah" diyen genç halk arasında meşhur olmaya başlamış. Nihayet bir gün padişah da genci merak etmiş. Dervişten, genç hakkında bilgi istemiş. Derviş, gencin devrin büyüklerinden olduğunu söylemiş. Padişah, kalkıp genci ziyarete gitmiş. "Kimsin? Derdin ne? Ne istersin?" demiş ise de, genç, padişaha karşı da "Allah" demekten vazgeçmemiş. Başka tek kelime konuşmamış. Derviş akşam gencin yanına gelmiş. "Padişah sana "Kızımı vereyim" diyene kadar, sen ondan sakın ola ki bir istekte bulunma!" diye tembihte bulunmuş. Nihayet bir gün padişah gelip: "Ne istiyorsun, istiyorsan seni kızımla evlendireyim." deyince, genç, dervişin şaşkın bakışları altında "Yok" demiş. Artık onu da istemiyorum. Ben başka birisinin hatırı için Allah dedim, Allah devrin padişahını ayağıma getirip, benim gibi miskin bir gence kendi kızını teklif ettirdi. Eğer Onun hatırı için Allah deseydim kim bilir ne olurdu? Ben bundan böyle Ondan başkasını anmıyor, ondan başkasını istemiyorum.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Yuhçu Baba

9 Evi Dolaşan Kelle

9 Evi Dolaşan Kelle

Bereketi Var Mı?

Ahde Vefa

Delik Kova

Vehbi Tülek

Örümcek Ağı

Vehbi Tülek

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Vehbi Tülek