Vesîle Cennette En Yüksek Derecedir
Ebû Sinan eş-Şeybânî hazretleri hadîs âlimi ve evliyânın büyüklerindendir. 749 (H.132) senesinde vefât etti. Zamânının âlimlerinden ilim öğrendi ve hadîs-i şerîf nakletti. Bunlardan bazıları şöyledir:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.648.140
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Ebû Sinan eş-Şeybânî hazretleri hadîs âlimi ve evliyânın büyüklerindendir. 749 (H.132) senesinde vefât etti. Zamânının âlimlerinden ilim öğrendi ve hadîs-i şerîf nakletti. Bunlardan bazıları şöyledir:
Andrea Doria'nın, 40 kadar kadırga ile, Mısır'dan Hind mallarını getiren Salih Reis'i yaka lamak üzere Girit sularında beklediği şayiası duyuldu. Kaptan-ı Derya Barbaros Hayreddin Paşa, kader arkadaşı Salih Reis'in, Doria'nın pususuna düşmesine razı olmayacağı muhakkaktı. Nitekim ertesi gün bu şayiayı tersanede duyan Hayreddin Paşa, sadrazama koşarak şayianın doğru olup olmadığını sordu. Diğer vezirler de oradaydı. Ayas Paşa fevkalade müteessir bir tavırla:"Hakikat böyle Paşa, içimiz kan ağlar" dedi.Diğer vezirler de aynı şekilde konuştular. Bunun üzerine Hayreddin Paşa onlardan son bir teminat istedi:"Salih Reis benim kader arkadaşımdır. Onu göz göre göre küffarın eline bırakamam ve feda edemem. Akdeniz'e yelken açmak artık zaruret halini aldı. Ancak siz de biraz ikdam göstermelisiniz" dedi.
Sultan II. Murat zamanında, henüz Osmanlılarda hazine teşkil edilip padişahlar saraylar da gönlünce harcama yapmazlar ve onlarda haplerde elde edilen ganimet ve haraçlardan ve madenlerden başka devletin bir geliri yoktu. Halktan vergi toplayıp saray erkanı için harcanmazdı. Hal böyle olunca , padişahlar da zaman zaman parasız kalabiliyordu.Bir gün Fazlullah Paşa, II. Murad'ın Çandarlı Halil paşa'dan borç para istediğini görüp:
Sultanım, Padişahın vezirlerden ve şundan bundan para istemesi yerinde olmaz. Müsaade buyurursanız bir hazine teşkil edilsin ve oradan saraya tahsisat ayrılsın, dedi.
Ebû Zekeriyyâ Cemâlüddin Harrâni hazretleri Hanbeli fıkıh âlimidir.583 (m. 1187)'de Urfa-Harran'da doğdu. Bağdat, Musul ve Şam'da büyük âlimlerden ilim tahsil etti. Emeviyye Camii'nde ders verdi ve aralarında Zehebi'nin bulunduğu birçok talebe yetiştirdi. 678 (m. 1279)'da Şam'da vefat etti. Bir dersinde buyurdu ki:
İbn-i Cüreyc hazretleri tefsir âlimlerindendir. 699 [h.80] senesinde doğdu, 766 [h. 149] senesinde, Mekke'de vefât etti. (Tefsir) ve (Sünen) kitâbı vardır. Tefsir kitabında, "Kehf" sûresinin 10. âyetinden itibaren şöyle anlatmaktadır:
Ahmed bin Muhammed Sanhâci hazretleri Mâliki âlimlerindendir. 481 (m. 1088)'de Endülüs'teki (İspanya) Meriyye (Marbella) şehrinde doğdu. 536 (m. 1142)'de Fas'taki Merrâkeş'te vefât etti. Bir sohbetinde buyurdu ki:
Eshab-ı Kiramdan birinin evine bir yerden bir koyun başı gelmişti. Evde başka yiyecekleri de yoktu. Hanımına onu hazırlamasını söyledi. Pişirdiler, hazırladılar; tam yiyecekleri zaman bir komşu gelip: " Günlerden beri açız. Bize verecek bir şeyiniz yok mu? dedi. Onlar yemeye hazırlandıkları kelleyi verdiler. Kelleyi alan sahabi eve götürdü, sevinç içinde çocukları ile yiyeceği bir sırada başka bir komşu bu sefer onlara gelip: " Günlerden beri açız, bize verecek bir şeyiniz yok mu? dedi