Bir Kimseden Cefa Görürsen Tövbe Et!
Dahmel bin Abdullah hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Yemen'in Sahban beldesinde doğdu. Zamânın âlimlerinden ilim öğrenerek yetişti. Talebe yetiştirmek için icâzet aldı. 1203 (H.600) senesinde vefât etti.
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.603.590
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Dahmel bin Abdullah hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Yemen'in Sahban beldesinde doğdu. Zamânın âlimlerinden ilim öğrenerek yetişti. Talebe yetiştirmek için icâzet aldı. 1203 (H.600) senesinde vefât etti.
1787'de neredeyse boş bir hazine ile savaşa başlayan Osmanlı devlet adamları büyük meblağlar tutan savaş masrafları nedeniyle artan hazine ihtiyaçlarını karşılamanın bir yolunu bulmak için birçok toplantı yapmış fakat bunlardan bir sonuç alınamamıştı. Yine bu mesele için kethüda bey'in dairesinde bazı devlet adamları ile bir görüşme yapılmış ve burada dışarıdan borçlanma gündeme gelmişti. Ancak mesele gizli tutulmak zorundaydı. Çünkü mâli sıkıntıyı düşmanların öğrenmesi Osmanlı devletini daha zor durumda bırakabilirdi. Sonuçta mesele kaymakam tarafından Padişah'a arz olundu. Padişah sâdır olan hattı hümâyûnda konunun öncelikle Şeyhülislam'la görüşülmesini emrediyordu. Çünkü Osmanlı Devletinde dışardan borç alınması daha önce benzeri görülmemiş bir olaydı. Bunun üzerine Kaymakam Mustafa Paşa kıyafet değiştirip Şeyhülislam bulunan Mehmet Kamil Efendi'nin konağına giderek yabancı devletlerden borç alma konusunda fikrini sordu. Şeyhülislam yabancı bir ülkeden borçlanma nın mekruh olduğunu ancak kerahatine rağmen bunun mevcut şartlar altında yapılması gerek tiğini bildirmesi üzerine Hollanda'dan borç alınması tasarlandı ve Hollanda elçisiyle konu ile ilgili görüşmelere girişildi.
İran'a açtığı seferde Sivas'a doğru yol almakta iken, yaşlı bir çoban koşarak Yavuz'un huzuruna geldi ve:
- Sulağımıza hoş geldin Sultanım! Görüyorum ki yorgunsun, açsın. Bu fakire misafir olursan gönül alırsın, dedi
Muhammed Es'ad Efendi, Osmanlı Devleti zamânında yetişen âlimlerdendir. Aslen Arapkir'in Merdivenli köyündendir. 1789 (H.1204) senesinde İstanbul'da doğdu. 1848 (H.1264) senesinde, meclis-i meârif-i umûmiyye reisi iken, İstanbul'da vefât etti. Ayasofya Câmiinin yanında yaptırdığı kütüphânenin avlusuna defnedildi...
Karamâni Abdüllatif Efendi "rahmetullahi aleyh" 16. asırda yaşamış olan Osmanlı âlimlerindendir. "Siyahser" adıyla tanınmıştır. "Âdâbül-menâzil" (Ev idaresi bilgisi) isimli ahlak kitabı meşhurdur. Bu eserde buyuruyor ki:
Ebû Amr bin Abdülkays hazretleri evliyânın meşhurlarından olup Tâbiîndendir. Sahâbî olduğuna dâir rivâyetler de vardır. Hazret-i Ömer'in “radıyallahü anh” halîfeliği sırasında Medâin ve Tüster'in fethine katıldı. Sonra da Basra'ya yerleşti. Eshâb-ı kirâmdan hazret-i Ömer'i, hazret-i Osman'ı ve Abdullah bin Mes'ûd “radıyallahü anhüm” gibi büyükleri gördü. Hazret-i Ömer'den ve Selmân-ı Fârisî'den “radıyallahü anhüma” hadîs-i şerîf rivâyet etti. Kendisinden, Hasan-ı Basrî ve Muhammed bin Sîrîn rivâyette bulunmuşlardır. 674 (H.55) senesinde Kudüs'te vefât etti.
Meşhur evlilyadan olan Abdullah Kalanisi hazretleri bir defasında gemi ile yolculuk ederken şiddetli bir fırtınaya yakalandı. Gemide bulunan yolcu ve mürettebat dua ettiler ve birer adakta bulundular. Abdullah Kalanisi'nin de bir adakta bulunması için kendisine işaret ettiler. Abdullah Kalanisi, kendisine adakta bulunması için işaret edenler: -Ben şu fani dünyadan alakamı kestim. Beni böyle işlere karıştırmayın, dediyse de dinlemediler ve adakta bulunması için ısrar ettiler. Onların bu kadar ısrarları karşısındfa Abdullah Kalanisi: -Eğer Allah beni buradan sağ salim kurtarırsa ben fil eti yemeyeceğim, diye onlara göre garip bir adakta bulunur.