Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.192.664

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allahü Teâlânın Öyle Kulları Vardır Ki

Şeyh Alâeddîn Harezmî hazretleri büyük velîlerdendir. On üçüncü ve on dördüncü yüzyıllarda Türkistan’ın batısında Harezm’de yaşadı. Günlerce oruç tutar, geceler boyunca ibâdet ederdi. On beş sene boyunca sırtını yere koyarak uyumamıştı. Nice günler geçerdi de ağzına bir lokma koymazdı. Bir parça kurumuş ekmekle iktifâ ederdi. Hac ibâdetini yapmak üzere gittiği Mekke-i mükerremede İmâm-ı Yâfiî ile karşılaştı. İmâm-ı Yafiî şöyle naklediyor:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Mimar Sinanin Mektubu

Birkaç yıl önce, Süleymaniye Camii'nin yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığı anlaşıl dı. Eğer çözüm bulunamazsa, koca cami kısa bir zaman içinde yıkılacakmış. Caminin bütün taşıyıcı yükü kemerlerindeymiş. Bu kemerlerin ortalarında bulunan kilit taşları zamanla aşın mış. Ama elde yazılı bir proje olmadığı için nasıl değiştirileceği bilinmiyordu. Hemen Türkiye' nin en yetkin mühendis ve mimarlarından oluşan bir heyet oluşturuldu. Ortaya bir sürü fikir atıldı. Her kafadan bir ses çıktı ama sonuç alınamadı. Tartışmalar sürerken caminin içinde büyük bir karmaşa sürüyordu. Ülkenin çeşitli bilim kuruluşlarından bir sürü mimar, mühendis kemerleri inceliyordu. Bu adamlardan biri ortalarda dolanırken, kazara, gizli bir bölme buldu. Bölmede, üzerinde eski yazı olan bir not vardı. Uzmanlara inceletilen kağıdın orijinal olduğu belgelendi. Bu kağıt parçası bizzat Mimar Sinan'ın imzasını taşıyan bir mektuptu. Mektupta yazılanlar tercüme ettirilince ortaya şöyle bir metin çıktı: "Bu notu bulduğunuza göre kemerlerden birinin kilit taşı aşındı ve nasıl değiştirileceğini bilmiyorsunuz." Koca Sinan, kademe kademe, kilit taşının nasıl değiştirileceğini anlatıyordu. Heyet Sinan'ın söylediklerini aynen yaptı. Süleymaniye camisi böylelikle kurtarıldı. Bu mektup şu an Topkapı Sarayı'nda saklanıyor.

Vehbi Tülek

Ii. Selim Ve Yahya Efendi

Vehbi Tülek

Fatih’in Akincisi Malkoçoğlu BÂlî Bey Bey

Vehbi Tülek

İbretli Dava

Vehbi Tülek

Hızır Bey yorucu bir günün ardından gitme hazırlığı içindedir. Ancak kapı önünde dolaşan tedirgin gölgenin farkına varır. Birisi eşikte eyleşmekte gidip gidip dönmektedir. Mübârek ansızın kapıyı açar "Buyurun!" der. Adamcağız yakalanmışlığın pişmanlığı ile girer içeri. Kılık kıyafetine bakılırsa Hıristiyan tebâdan biridir. Ancak yüce veli onu güler yüzle karşılar, yer gösterir. Hatta bakar hâlâ mütereddit elceğizi ile cezve sürer mangala. Adamcağız fincanı zor tutar zira eli kolu sarılıdır. Hızır bey sorar: -Eline n'oldu? -Kırdırdılar efendim. -Kim kırdırdı? -Sultanımız! -Öyle bir hakkı var mıymış? -Bilmiyorum efendim. -Mevzû ne peki! -Ben mimarım efendim. Evet, Sultanımıza kubbeleri Ayasofya'dan geniş ve yüksek bir cami yapabileceğimi vaâd ettim ama...

Zirhimi Giyinip Kilicimi Kuşandim

Vehbi Tülek

Helal Lokma Gerek

Vehbi Tülek

Casus Herşeyi Görsün

Vehbi Tülek

Muaveneti Milliye

Vehbi Tülek

Sultan Ahmed Ve Mehmed Emin Tokadi

Vehbi Tülek

İstanbul'un Fethi Ve İnsan Haklari

Vehbi Tülek

Ii. Mahmud HÂn’in Asilerin Elinden Kurtulmasi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Şemseddin Desûkî

Şemseddin Desûki hazretleri Mâliki fıkıh ve kelâm âlimlerindendir. Mısır'ın Desûk köyünde doğdu. Tahsil için Kahire'ye gitti. Burada büyük âlimlerden fıkıh ve kelâm dersleri okudu. Ezher'den mezun olan Desûki daha sonra burada müderrislik yaptı. 1230 (m. 1815) tari­hinde Kahire'de vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Rumeli Fatihi Süleyman Paşa

Vehbi Tülek

Şehzade Süleyman Paşa 1316 yılında doğdu. Osmanlılar zamanında Rumeli'ye ilk geçen kumandandır. İkinci Osmanlı hükümdarı Orhan Bey'in oğludur. Annesi Nilüfer Hatun'dur. Babası hükümdar iken Karesi Beyi idi. Amcası Alaeddin Paşa'nın ölümü üzerine onun yerine serdarlığa ve vezirliğe tayin edilmiştir.
1337'de Hacı İlbey, Evrenos ve Ece Beyler gibi umera ile ve sallarla askerini Anadolu yakasında Aydıncık civarından Rumeli tarafına geçirmiştir. Rumeli'de birçok toprak, kale ve kasaba almıştır...

Hadis Ve Fıkıh âlimi Abdullah El-makdisî

Vehbi Tülek

Şeyh Abdülkuddûs

Vehbi Tülek

Şeyh Abdülkuddûs hazretleri, Hindistan evliyâsından olup, nesebi İmâm-ı A'zam Ebû Hanife hazretlerine dayanır. 1538 (H.944) senesinde Hindistan'ın Kenkûh şehrinde vefât etti... Şeyh Abdülkuddûs birçok talebe yetiştirdi. İmâm-ı Rabbâni hazretlerinin babası Abdülehad hazretleri, Abdülkuddûs'un talebelerindendi.

Verdiğim Rızka Kanaat Eyle

Vehbi Tülek

Allahü Teâlânın Birinci Emri Iman Etmektir

Vehbi Tülek

Onları Mutlaka Hesaba Çekeceğiz

Vehbi Tülek

Gıybet Ve Söz Taşımak Büyük Günahtır!

Vehbi Tülek

Gücün Yerinde Iken Tövbe Eyle

Vehbi Tülek

Muhammed Bin Zekeriya Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Geç Gelen Kurtarıcı

Geç Gelen Kurtarıcı

Vaktiyle, Şam çarşısında, bezzazlık yapan bir adam vardı. Müşterileri çoktu. Dükkanda işlerinin çokluğunu bahane ederek, namazlarını hep son vaktine bırakırdı. Dükkanın yakınındaki camide, vaktin çıkması az zaman kala namazlarını yetiştirirdi. Caminin imamı onu bu hususta devamlı ikaz ederdi, fakat o yine bildiğini yapardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Vehbi Tülek

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek

Örümcek Ağı

Delik Kova

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

"encümen-i Bîzebân"

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek

İsmail Hakki Efendi

Vehbi Tülek

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Vehbi Tülek

Latif Bir Şikayet

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Vehbi Tülek