Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.537.003

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Geçim Darlığı Çekiyorsan Istigfâra Devam Etmelisin

Karamânî İshak Çelebi Osmanlı alimlerindendir. O zamanki Karaman iline bağlı Aksaray'da doğdu. İlk tahsîlini Aksaray'da yaptı. Konya'ya giderek, Kâdızâde, Molla Muslihuddîn Kastalânî ve Kestelli gibi zâtlardan ilim öğrendi. Tasavvufta Halvetiyye yolu büyüklerinden Molla Yahyâ Şirvânî'nin halîfelerinden Habîb Ömer-i Karamânî'ye bağlandı. İcâzet aldıktan sona İstanbul'a geldi. Pîrî Mehmed Paşa Dergâhında talebe yetiştirmekle meşgûl oldu. 1526 (H.933) senesinde vazîfe yaptığı İstanbul'da Koruklu Dergâhında vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Nedendir Bu?

Yavuz Sultan Selim Han mübârek, bir gün nasıl olduysa gönül ehli olan Şâir Hikmet'i yanlışlıkla üzüp, yanından uzaklaştırmış. Şâir Hikmet de, diyâr diyâr dolaşıp yerleşecek yer aradıktan sonra, nihâyet Van Müftüsü'nün yanında kâtip olarak çalışmaya başlamış. Aradan zaman geçtikten sonra, Sultan Selim Han şâiri tekrar bulmak istemiş. Fakat ara ki bulasın... Şâir sanki yer yarılmış da içine girmiş. Düşünmüş, taşınmış ve aklına bir fikir gelmiş. Demiş ki, 'Ben bir mısrâ yazayım ve bir yarışma düzenlensin. Benim mısrâmı beyte tamamlayan en güzel mısrâyı yazana mükâfât vereceğimi ilân edeyim. Şüphesiz ki Şâir Hikmet de dayanamayıp, katılacaktır. O vakit, onu üslûbundan tanırım.' Ardından şu mısrâyı yazmış:

'Bütün dünya benim olsa gamım gitmez nedendir bu?'

Vehbi Tülek

Preveze Deniz Zaferi

Vehbi Tülek

Eski İftarlar

Vehbi Tülek

Haci Mesud

Vehbi Tülek

Çanakkale savaşı'ndayız. Mülazım Emin , çiçeği burnunda bir harbiye'li. Mektebi bitir miş, cepheye sürülmüş. Gönderildiği alay, ateş hattında kırılıyor, ama ne kırılıyor, gençler yiğitler biçiliyor. Bir zaman, geriden ikmal getirerek işi idare etmek istiyorlarsa da gün oluyor, ikmalde yetmiyor. Alaydan arta kalanları derleyip, toplayıp İzmir'in Alipınar köyüne getiriyor lar. Acemiler gelecek , alay tamamlanacaki talim görecek ve yine cepheye sevkedilecek... Alay tamamlanırken, durumun nezaketi gereği, alışılmış kurallara pek aldırılmıyor, eli silah tutan herkes toplanıp Alipınar'a getiriliyor. Gelenlerin içinde Hacı Mesud da var. Yaşlıca, sessiz, sadasız, kendi halinde bir habeş. Trablusluymuş. Mülazım Emin'in Konyalı Aziz Çavuş diye bir çavuşu var, nedense bu Hacı Mesud'u hiç sevmiyor. Her sabah Emin Efendi'ye tekmil verirken sayıyor, döküyor, sözün sonunu" Bir de, hiç bir işe yaramayan şu pis Arap var" diye bitiriyor.

Osmanlilarin Namuskarliklari

Vehbi Tülek

Yildirim Bayezid Ve İhtiyar Kadin

Vehbi Tülek

Fatih Ve Hocazade

Vehbi Tülek

Sadrazam Pîrî Mehmed Paşa

Vehbi Tülek

CÂmide Nargile

Vehbi Tülek

Kazliçeşme

Vehbi Tülek

İki Milyon Sterline Banko

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ahirete Eli Boş Gitmemek Için

Tâvûs bin Keysân hazretleri Tâbiînden, meşhur hadis âlimi ve velilerdendir. Aslen İranlıdır. Eshâb-ı kirâmdan yetmiş kişiyi gördüğünü söylerdi. Hadîs-i şerîf ilmini; hazret-i Âişe, hazret-i Abdullah İbn-i Ömer, hazret-i Ebû Hüreyre, hazret-i Abdullah bin Amr, hazret-i Zeyd bin Erkam “radıyallahü anhüm” gibi sahâbe-i kirâmın seçkinlerinden öğrendi. Kıraat ilmini, İbn-i Abbâs’dan talim etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Büyük Mutasavvıf Muhammed Sıddîk

Vehbi Tülek

Muhammed Sıddik Bedahşi, Hindistan'da yetişen büyük velilerdendir. Doğum târihi bilinmemektedir. Küçük iken, Hân-ı Hânân Abdürrahim'in sohbetinde bulundu. Bunun vâsıtası ile Hâce Bâki-billah hazretlerinin sohbeti ile şereflendi. Bu hocasının vefâtından sonra, İmâm-ı Rabbâni hazretlerinin sohbet ve hizmetine kavuştu. Evliyâlıkta, "Vilâyet-i hâssa" ismi verilen en yüksek makamlara kavuşmakla şereflendi. 1622 (H.1032) senesinde, izin alarak hacca gitti. 1640 (H.1050) senesinde vefât etti...
İmam-ı Rabbâni hazretlerinin Mektubât'ında Muhammed Sıddik'a yazılmış mektublar vardır. Onlardan birinde özetle şöyle buyuruluyor:

Dehhâk Bin Müzâhim

Vehbi Tülek

Şehzâde Hocası Molla Gürânî

Vehbi Tülek

Molla Gürâni hazretleri Osmanlı Devletinin dördüncü şeyhülislâmıdır. 1410 (H.813) senesinde Gürân kasabasında doğdu. İlim öğrenmek için Bağdât, Diyarbakır, Şam ve Kâhire'ye gitti. Kâhire'de İbn-i Hacer Askalâni hazretlerinden hadis ve fıkıh ilmine dâir eserler okudu ve icâzet aldı. Sonra Molla Yegân ile birlikte İstanbul'a geldi. Şehzâde Mehmed (Fâtih), bu sırada Manisa'da idi. Babası İkinci Murâd Hân, oğlunun yetişmesi ve eğitilmesi için Molla Gürâni'yi Manisa'ya gönderdi. Fâtih Sultan Mehmed Han padişah olunca Şeyhülislâmlık makâmına getirildi. Sekiz sene Şeyhülislâmlık yaptı. 1488 (H.893) senesinde İstanbul'da vefât etti.

Rabbinden Bizim Için Şefaat Dile

Vehbi Tülek

İlk Matbaa Ve Beşir Ağa

Vehbi Tülek

Ebû Hureyre (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

İsa Aleyhisselamın Yahudi Yol Arkadaşı

Vehbi Tülek

Hazreti Mehdî'nin Çok Alâmeti Vardır

Vehbi Tülek

Abdullah Fahri Baba

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Allah Diyen Genç

Allah Diyen Genç

Fakir bir genç, padişahın kızına aşık olmuş. Bu ümitsiz sevdasını gidip o beldenin meşhur dervişine anlatarak yardım dilemiş. Derviş: "Evlâdım, şehrin girişinde tam yol ağzında otur, kim ne derse desin sadece 'Allah' diye cevap ver." demiş. Fakir genç, denileni yapmış. Günlerce, aylarca şehrin girişinde başka hiçbir kelime konuşmadan "Allah" demiş. Derviş, yiyeceğini, içeceğini her gün getiriyormuş. Zamanla "Allah" diyen genç halk arasında meşhur olmaya başlamış. Nihayet bir gün padişah da genci merak etmiş. Dervişten, genç hakkında bilgi istemiş. Derviş, gencin devrin büyüklerinden olduğunu söylemiş. Padişah, kalkıp genci ziyarete gitmiş. "Kimsin? Derdin ne? Ne istersin?" demiş ise de, genç, padişaha karşı da "Allah" demekten vazgeçmemiş. Başka tek kelime konuşmamış. Derviş akşam gencin yanına gelmiş. "Padişah sana "Kızımı vereyim" diyene kadar, sen ondan sakın ola ki bir istekte bulunma!" diye tembihte bulunmuş. Nihayet bir gün padişah gelip: "Ne istiyorsun, istiyorsan seni kızımla evlendireyim." deyince, genç, dervişin şaşkın bakışları altında "Yok" demiş. Artık onu da istemiyorum. Ben başka birisinin hatırı için Allah dedim, Allah devrin padişahını ayağıma getirip, benim gibi miskin bir gence kendi kızını teklif ettirdi. Eğer Onun hatırı için Allah deseydim kim bilir ne olurdu? Ben bundan böyle Ondan başkasını anmıyor, ondan başkasını istemiyorum.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Sonunda Orta Yolu Buldular

Altıyüz Dirhemlik İp

Delik Kova

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek

SelÂmetle Gidip Gel

Vehbi Tülek

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek

Kabahat Kilincin Midir?

Vehbi Tülek