Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.993.488

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Evliyanın Kızmasında Da Merhamet Vardır

Eğribozlu Ahmed Efendi Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin halîfelerindendir. Yunanistan’da Eğriboz (Agribos) adasında doğdu. İzmir'de vefât etti. Nakşibendiyye yolu büyüklerinden Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin sohbetlerinde bulundu. Kısa zamanda ilerleyip tasavvuf yolunda yükseldi. Mevlânâ Hâlid hazretleri vefât ettikten sonra İzmir'e gelip yerleşti. Nice yıllar âlimler, talebeler ve halk sohbetlerinde bulunarak ondan feyiz aldı. Bir sohbetinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Ermeni Zulmünün Canli Şahitleri

Adı Soyadı: Mehmet Baba Adı: TevfikAnne Adı: RukiyeDoğum Yeri: Van-GöllüDoğum Tarihi: 1901Göllü köyündenim. Van'daki ordunun Erzurum tarafına çekilmesi üzerine Ermeniler harekete geçtiler. Analarımız, babalarımız hep Ermeniler tarafından kesildi. Benim babam da orada şehit oldu. Jandarma çavuşu idi. Mollakasım, Amik, Şeyhayne, Göllü, Hıdır, Kurtsatan, Köprüköy köylülerinin hepsi katledildiler. Bizim köyün bir kısmı Zeve'ye sığındı, orada şehit oldular. Biz zor kaçabildik. Ermeniler, hamile kadınların karınlarını süngülerle yarıp çocuklarını süngülerin ucunda çıkardılar. Bütün Müslüman köylerini basıp ateşe verdiler. Kadın-erkek, genç-yaşlı demeden birçok insanı katlettiler. Adını saydığım köylerden kaçıp kurtulan Müslüman halk, Zeve'den Van gölüne dökülen Ablengez suyu üzerinde bulunan köprüden karşıya geçerek kurtulmaya çalışıyorlardı. Annem, ben ve iki kızkardeşim geçtikten sonra baktık ki, Ermeniler köprüyü yıktılar. Esirleri öldürüp Ablengez suyuna attılar. Cesetleri, baharda kar sularının taşırdığı Ablengez suyu göle götürdü. Ben, annem ve iki kızkardeşim, gündüzleri ekinlerin arasında derelerde sürüne sürüne ilerliyor, geceleri dağlarda kalıyorduk. Ermenilerin eline geçersek öldürüleceğimizi biliyorduk. Diyarbakır'a kadar kaçtık. O kaçış sırasında annem öldü. Sonra iki kızkardeşimi de kaybettim. Yapayalnız kaldım.

Vehbi Tülek

Cezayirli Gazi Hasan Paşa

Vehbi Tülek

47 - Özi Kahramanlari

Vehbi Tülek

Önce Elini Öpüp Sonra Dövmek LÂzim!..

Vehbi Tülek

18. asır sonlarından itibaren Osmanlı sultanları, gerek cuma selâmlığında gerekse diğer hususi zamanlarda halkın arasına çıktıklarında, halktan herhangi bir dileği olanlar, yazdırdıkları arzuhalleri havaya doğru kaldırır ve yüksek sesle, "Pâdişâhım çok yaşa!" derlerdi. Bunun üzerine hükümdârın yakınlarından biri o arzuhâli alır, saraya varıldığında alâkalı mercie vererek icâbının yapılmasını temin ederdi.Sultan II. Mahmud merhum bir bayram günü vükelâ ve maiyyetiyle birlikte Divanyolu'nda at sırtında ilerliyordu. Kalabalığın arasından bir adamın bütün enerjisini sesine toplayarak bağırdığı duyuldu:" Pâdişâhım çok yaşa!.. Pâdişâhım çok yaşa!..

Âlim Sadrazam FÂzil Mustafa Paşa

Vehbi Tülek

61 - Damat İbrahim Paşa'nin Kanuni'ye Cevabi

Vehbi Tülek

Akka’da Durdurulmasaydim Bütün Doğu’yu Ele Geçirebilirdim

Vehbi Tülek

Ne Diye Akçe Versin

Vehbi Tülek

Bu Devlet-i Aliyye Öyle Bir Devlettir Ki!

Vehbi Tülek

KinalizÂde Ali Çelebi

Vehbi Tülek

Kibris’in Fethi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Alâeddin Attar’ın Mübarek Annesi

Büyük veli Alâeddin Attar hazretleri kendisi bizzat şöyle anlatır: Ben on altı yaşlarındayken Emir Kulan Vâşi hazretlerine eriştim. Gizli zikir yolundaydılar. Beni de o yolda uğraşmaya davet ettiler ve bana gizli zikir esnasında hâlimi kapalı tutmamı, benimle yan yana ve diz dize oturanların bile halimden bir şey anlamamaları gerektiğin telkin ettiler. Bu telkinde o kadar mübalâğa gösterdiler ki, eğer halk benim hâlimden bir şey sezecek olursa, bir yastık edinip ona dayanmamı ve öylece zikre devam etmemi tenbihlediler...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Mallarınız Vârislere Taksim Edildi

Vehbi Tülek

Muhammed Ezheri hazretleri Şafii fıkıh, lügat, hadis ve tefsir âlimidir. 282 (m. 895)'de Afganistan'da Herât'ta doğdu 370 (m. 980)'de orada vefât etti. Buyurdu ki:

Cemaat Rahmet, Tefrika, Bölünmek, Ise Azaptır

Vehbi Tülek

Cemaat Rahmet, Tefrika, Bölünmek, Ise Azaptır

Vehbi Tülek

Şeyh Müftî hazretleri Kânûnî Sultan Süleymân Hân zamânında yaşamış âlim ve velîlerdendir. Asıl adı Abdülkerîm Efendi'dir. Kirmastı’da (Bugünkü adı Mustafakemalpaşa) doğdu. Bursa’ya giderek Karabâlî'nin derslerine devâm etti, "İmâmzâde" diye tanınan zâtın hizmetine girdi. Onun sohbetlerinde bulunup, feyiz aldı. Sonra, İstanbul'da Küçük Ayasofya Camii'nde vaaz etti. İlminin çokluğunu, zamanın Pâdişâhı Kânûnî Sultan Süleymân Han duyunca, maaş bağladı. Daha sonra memleketine döndü. 1544 (H.951) senesinde orada vefât etti. Bir vaazında şunları anlattı:

Amellerin Tohumu, Yenilen Lokmadır!..

Vehbi Tülek

Hindistan Evliyâsından Ahmed Şeybânî

Vehbi Tülek

Muhammed Arîzî

Vehbi Tülek

Dişleri Misvâklamanın Fazileti Büyüktür

Vehbi Tülek

Ebû Osman Bin Muhammed

Vehbi Tülek

Sevâbı Çok Olan Zikir Ve Salevât

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yeterki Kalbi Kirilmasin

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Bir hükümdarın pek çok cariyeleri vardı. İçlerinde pek güzel dilberler bulunmasına rağmen, siyah bir cariyeye daha fazla alaka ve sevgi gösterirdi. Diğerlerinin bunu çekemediğini fark eden padişah, bir gün kendilerine üzeri mücevheratla süsülü birer kristal bardak vermişti. Manevi değeri yanında maddi kıymeti de pek yüksek olan bu bardakları ellerinde tutan cariyeler, hayranlıkla bakarlarken padişah:
- Herkes elindeki bardağı yere vurup kırsın, demişti. Güzel cariyeler hediyelerini sinelerine bastırarak:
- Efendimizin bu kadar değerli bir hediyesini nasıl kırabiliriz! dediler. Siyah cariye ise padişahın emrini, hiç tereddüt etmeden ve vakit kaybetmeden der'akab yerine getirdi. Barfdak yere çarpılmış ve param parça olmuştu. Padişah siyah cariyeye hitaben: - Diğer cariyelerim bu kadar kıymetli bardağı kıramadıkları halde sen neden kırdın? dedi. Siyah cariyenin verdiği cevap ise çok takdire şayandı:
- Bana efendimin kalbi lazım, kadehin ne kıymeti olabilir. Yeterk ki onun kalbi kırılmasın!
Hükümdar, bu cevabın içerisinde diğerlerine gereken dersi vermiş bulunuyordu. Yüzü güze fakat özü çirkin bir kadın, kocasının kalbini kırmaya devam ettikçe, kalbte açtığı yaraya güzellik olamaz

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Vehbi Tülek

Her Şeyi Göze Almıştı!

Vehbi Tülek

Şikayet

Her Şeyi Göze Almıştı!

Helvaci Çocuk

A'meş Ve Hanımı

Bize Teveccüh Edin

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Geç Gelen Kurtarıcı

Vehbi Tülek

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Vehbi Tülek

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Vehbi Tülek