Bir Kimseden Cefa Görürsen Tövbe Et!
Dahmel bin Abdullah hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Yemen'in Sahban beldesinde doğdu. Zamânın âlimlerinden ilim öğrenerek yetişti. Talebe yetiştirmek için icâzet aldı. 1203 (H.600) senesinde vefât etti.
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.605.434
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Dahmel bin Abdullah hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Yemen'in Sahban beldesinde doğdu. Zamânın âlimlerinden ilim öğrenerek yetişti. Talebe yetiştirmek için icâzet aldı. 1203 (H.600) senesinde vefât etti.
Şeyh Edebâli hazretlerinin, Osmanlı Devleti'nin kurucusu ve dâmadı olan Osman Bey'e vasıyeti şöyledir:"Ey oğul! Güçlüsün, kuvvetlisin, akıllısın, kelâmlısın! Ama; bunları nerede, nasıl kul lanacağını bilmezsen, sabah rüzgârında savrulur gidersin. Öfken ve nefsin bir olup, aklını yener. Dâima sabırlı, sebatlı ve irâdene sâhip olasın! Dünya, senin gözlerinin gördüğü gi bi değildir. Bütün bilinmeyenler, feth edilmeyenler, görünmeyenler, senin faziletinle ve ahlâkınla gün ışığına çıkacaktır.Ey oğul! Ananı, atanı say! Bereket büyüklerle berâberdir. İnancını kaybedersen, ye şilken çöllere dönersin. Açık sözlü ol! Her sözü üstüne alma! Gördüğünü görme! Bildiğini bilme! Sevildiğin yere sık gidip gelme! Ey oğul! Üç kişiye acı: Câhil arasındaki âlime, zenginken fakir düşene ve hatırlı iken itibârını kaybedene. Ey oğul! Unutma ki; yüksekte yer tutanlar, aşağıdakiler kadar emniyette değildir. Haklı olduğunda mücâdeleden korkma!.. "
Tanzimat Fermanı'nın yayınlanmasından sonra Mısır'a karşı İngiltere'nin ön ayak olması ile, Mehmed Ali Paşayı tutan Fransa dışarıda bırakılarak Osmanlı, İngiltere, Rusya, Prusya ve Avusturya devletleri Londra'da bir araya geldi ve 15 Temmuz 1840'da Londra anlaşması imzalandı. Buna göre, anlaşmaya imza koyan devletler, Mehmed Ali Paşaya onar günlük iki ültimatom verdiler. Mehmed Ali Paşa bu ültimatomları kabul etmediğini bildirdi. Bunun üzerine İngiltere ve Avusturya tarafından desteklenen Osmanlı kuvvetleri, Mısır ordusunu yendi. Osmanlı askeri 16 Ekim 1840 günü Trablusşam'a, 4 Kasım günü Akka'ya, 13 Kasım günü Haleb'e, 29 Aralık günü Şam'a girdi. Londra anlaşmasına göre artık Mehmed Ali Paşanın Mısır'dan çıkarılması gerekiyordu. 27 Kasım 1840 günü Mısır ile İngiltere arasında yapılan anlaşma ile, Mehmed Ali Paşa, ikinci ültimatomun şartlarına uyacağını bildirince, İngiltere, Osmanlı Devletine ihanet ederek; Babıali'den Mısır ile Sudan'ın ırsi olarak Mehmed Ali'ye bırakılmasını istedi. Bundan maksadları, Mısır'ı yalnız bırakıp, şartların müsaid olduğu bir zamanda işgal etmekti. Bunun üzerine Reşid Paşa, Sultan Abdülmecid'e 24 Mayıs 1841 günü Mısır fermanını yayınlattı. Bu ferman, 1914 senesine kadar Mısır'ın bir çeşit anayasası olarak kalmıştır. Fermana göre Mısır, Osmanlı padişahı tarafından tayin edilen Kavalalı mensuplarınca idare edilecekti.
İbn-üş-Şeyh Ebi Ömer rahmetullahi aleyh, hadis ve fıkıh âlimidir. 651 (m. 1253) senesinde Kudüs'te doğdu. 689 (m. 1290) senesinde Şam'da vefât etti. Vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:
Sünbül Sinân Efendi Osmanlı âlim ve velîlerindendir. İsmi Yûsuf bin Ali’dir. Merzifon’da 1452 (H.856) yılında doğdu. Isparta’nın Borlu kasabasında ilim tahsîl etti. Oradan İstanbul’a geldi. Efdalzâde Hamîdüddîn Efendiden ders aldı. Ayrıca Çelebi Halîfe ismi ile şöhret bulan Muhammed Cemâleddîn Efendinin de derslerine katılarak, ondan ilim öğrenmeye feyiz ve teveccühlerine kavuşarak kemâle gelip olgunlaşmaya başladı. Hocası ona icazet verip Mısır’a gönderdi. Orada talipleri yetiştirdikten sonra Çelebi Halîfe’nin vefât etmesiyle İstanbul’a döndü. Kocamustafapaşa’daki dergâhta hocasının yerine geçti.
Muhammed Osman Mirgani, Abdullah bin İbrâhim Mirgani hazretlerinin torunu olup tefsir ve tasavvuf âlimidir. 1208'de (1793) Hicaz'da Tâif şehrinde doğdu. Babasından tasavvuf terbiyesi aldıktan sonra Mekke'ye gitti. Burada tefsir âlimlerinin derslerine devam edip icazet alarak Tâif'e döndü ve talebe yetiştirdi. 1268 (m. 1852)'de burada vefat etti. Bir dersinde buyurdu ki:
Emevi Halifelerinin büyüklerinden olan Ömer bin Abdülaziz hazretleri zamanında Şam'da yaşamış olan ünlü şairlerden Ebu Amr, cömertliği ile meşhur olmuştu. İhtiyacı olan herkes ona koşar, o da elinde ne varsa verirdi. Bir ara maddi sıkıntıya düştü. Onu, cömertliğinden dolayı tenkid edenler, bunu fırsat bilerek onun hakkında konuşmaya başladılar: "İşte gördünüz mü, fazla cömertlikten sıkıntıya girdi. Biraz ihtiyatlı olsa başına bu sıkıntı gelmeyecekti!" Sonra da bunlardan bazıları Ebu Amr'ın evine giderek kapısını çaldılar. O sırada evde yoktu. Kızı kapının arkasından seslendi: