Allahü Teâlânın Azabı Çok Şiddetlidir!
Abdurrahmân bin Ebî Zinâd hazretleri hadîs ve fıkıh âlimlerindendir. 100 (m. 718) senesinde doğdu. 174 (m. 790) senesinde Bağdâd’da vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.567.552
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Abdurrahmân bin Ebî Zinâd hazretleri hadîs ve fıkıh âlimlerindendir. 100 (m. 718) senesinde doğdu. 174 (m. 790) senesinde Bağdâd’da vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
"Ey Oğul!Yükün ağır, işin çetin. Allah yardımcın olsun. Beyliğini mübarek kılsın. Hakk yolunu yararlı etsin, Işığını parıldatsın. Uzaklara iletsin, Sana yükünü taşıyacak güç, ayağını sürçtürmeyecek akıl ve kalp versin."Ey Oğul!Güçlü, kuvvetli, akıllı ve kelamlısın. Ama bunları nerede ve nasıl kullanacağını bilmezsen savulur gidersin. Öfken ve nefsin bir olup aklını mağlup eder. Bunun için daima sabırlı, sebatkar ve iradene sahip olasın!..Sabır çok önemlidir. Bir bey Sabretmesini bilmelidir. Vaktinden önce çiçek açmaz. Ham armut yenmez; yense bile bağrında kalır. Bilgisizlik ve kılıç da tıpkı ham armut gibidir.Milletin, kendisi sırfanı içinde yaşasın. Ona sırt çevirme. Her zaman duy varlığını. Toplumu yöneten de, diri tutan da bu irfandır.
Öküz Mehmed Paşa, Ulukışla'nın bir aşireti olan "Oğuz" aşiretindendi. Fakat Türkmenler arasında Oğuz kelimesi, Okuz olarak söylenir ve yazılırdı. Buna nisbetle Mehmed Paşa'nın adı Okuz Mehmed Paşa olmasına rağmen, yazılırken yapılan bir hata ile Öküz olarak meşhur oldu. Sultan I. Ahmed'in damadıdır. Kızı Gevherhan Sultan ile evlenmiştir. Sadrazamlığı sırasında, bir sefer esnasında bir köyün civarında konaklamışlardı. Köylü nün hayvanları da orada otluyordu. Bir öküz Mehmed Paşa'nın yakınına kadar sokuldu. Tabii bütün paşalar gülüşmeye başladılar. Hatta içlerinden biri:"Paşam öküzle neler konuştunuz, size ne söyledi" diyerek espri yapmaya kalktı. Mehmed Paşa:"Evet öküzle biraz konuştuk. Bana dedi ki, sen de bizlerdensin, fakat bu eşeklerin arasında ne işin var, anlayamadım."
Ebü'l-Yümn Tâcüddin Kindi hazretleri hadis ve kıraat âlimidir. 520'de (m. 1126) Bağdat'ta doğdu. Yedi yaşında iken Kur'an-ı kerimi ezberledi, on yaşında Kıraat-i aşereyi tamamladı. Sıbtü'l-Hayyât'tan kıraat, Ebû Mansûr Kazzâz'dan hadis ilmi tahsil etti. 613 (m. 1217)'de Şam'da vefat etti. Kur'ân-ı kerim okuma âdabı hakkında şunları söyledi:
Ebû Muhammed ibn-i Ebi Cemre hazretleri Mâliki mezhebi fıkıh âlimidir. Kâhire'de 675 (m. 1276)'da vefât etti. "En-Nihâye fi bed'il-hayr ve gâyetühü" adlı eserinden alınan bazı bölümler:
Muhammed Şüveymî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. On beşinci asrın sonlarında vefât etti. Midyen Eşmûnî hazretlerinin sohbetlerine devam ederek yüksek derecelere kavuştu. İcazet verilerek talebe yetiştirdi. Hocası Midyen Eşmûnî’ye olan muhabbet ve bağlılığı pek ziyâde idi. Ona olan hürmet ve edebinin çokluğundan dolayı, sohbette hocasının tam yanına oturmaz, biraz geride bir yerde otururdu. Hocasının vefâtından sonra talebelere ders okutmaya başlayan Muhammed Şüveymî’den çok kimseler istifâde etmiştir.
Eski Endülüs Hükümdarlarından biri fakir bir kadının arsasına yeni bir saray yapılmasını emretti. Arsa hükümdarın sarayına alındı ve hükümdar arsanın bedelini de ödemiyordu. Müşkül durumda kalan kadın, çareyi, hükümdarı, kadıya şikâyet etmekle buldu. Zamanın Şeyhülislâmı, kadını dinleyip haklı olduğuna hükmettikten sonra, hükümdara hiç bir şey söylemeden bir çuval ve bir de kazma kürek alıp kadının arsasından toprak doldurmaya başladı.