Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.899.448

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sünneti Yaymaya, Bidatleri Yok Etmeye Çalışmalıdır!

Mevlânâ Abdülvehhâb Müttekî hazretleri Hindistan'da yetişen meşhûr velîlerdendir. Mendev'de doğdu. 1592 (H.1000) senesinden sonra Mekke'de vefât etti. İlim öğrenmek için zamânının önemli ilim merkezlerine gitti. Âlimlerden ders aldı. Sohbetlerinde bulundu. Daha sonra Mekke-i mükerremeye gitti. Hadîs âlimi ve velî Şeyh Ali Müttekî hazretlerinin derslerine devam ederek icazet aldı. 

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

İlk Denizalti

1719 yılında Sultan III. Ahmed Hân, şehzâdeleriyle İstanbul'dan 5000 fakir çocuğu sünnet ettirmişti. Bu vesileyle İstanbul'da onbeş gün onbeş gece şenlikler yapılmış, halkın yüzü gülmüştü. Bu şenliklerde bütün halka yemekler verilmiş, herkese hediyeler dağıtılmıştı. Osmanlı tarihindeki sünnet düğünlerinin en muhteşemi olarak bilinen bu düğünde sanatkârlar ve esnaf da olanca hünerlerini göstermişti. Bu gösterilerden biri vardı ki anlatmaya değer: Düğünün son günlerinden bir gün Pâdişah Aynalıkavak Kasrı'ndaydı. Herkes kayıklarla Haliç'e dökülmüştü. Denizin yüzü kayıklarla örtülmüştü. Kürekleri kımıldatmanın imkânı yoktu. Gemilerin üzeri de mahşer gibiydi. Bu gösteride, Mimarbaşı İbrâhim Ağa'nın yaptığı gemi büyüklüğündeki bir timsah modeli, üst çenesini açıp kapayarak yarım saat kadar deniz yüzünde dolaştıktan sonra denize daldı. Zevkle seyredilen bu gösteri çok da takdir toplamıştı. Fakat o da ne? Bir saat sonra battığı yerden tekrar deniz yüzüne çıkınca, takdirler bu sefer hayrete dönüştü. Timsah ağzını açıp durdu, ağzından rengârek kıyâfetli beş tane çocuk çıkıp oynamaya başladı. Mimarbaşının bu timsahı dünyanın bundan üç asır kadar önce tecrübe edilmiş ilk denizaltı gemisi sayılmaktadır

Vehbi Tülek

Kanuni’nin Mevlana’yi Ziyareti

Vehbi Tülek

Sultan Abdülhamid’in Hal’i

Vehbi Tülek

İlk Türk Uçağinin Uçuşu

Vehbi Tülek

İlk Türk uçağının uçuşu, Sultan Mehmet Reşat Hân'ın 27 Nisan 1912 tarihindeki cülus töreninde yapılmıştır. Bir Fransız okulu olan Bleriot Uçuş Okulu'ndan 1912 yılında mezun olan Yüzbaşı Feza ve Teğmen Kenan Bey, Tayyare Mektebi'nde göreve başlamışlardı. Bu iki pilotun, Fransa'dan yeni alınan Deperdessin marka iki adet çift kişilik bir uçakla deneme uçuşu yapmalarına karar verilmişti. Fakat şiddetli bir fırtına sonucu Yeşilköy'de bulunan uçakların üzerindeki sundurmalar yıkılarak, uçaklar kullanılmayacak hâle gelmişti. Bu sebeple alınan bu ilk uçaklar uçurulamamıştır.Bunun üzerine birkaç ay sonra, Fransız uçak fabrikasıyla yapılan sözleşmeyle 30 000 franka yeni bir uçak satın alınmıştı. Uçağın 27 Nisan'da yapılacak olan cülus törenindeki şenlik lere katılması isteniyordu. 26 Nisan'da pilot Gordon Bell idaresinde İstanbul'a gelen uçak, Yeşilköy'den havalanarak İstanbul üzerinde 45 dakikalık bir deneme uçuşu yaptı. Cülus törenine katılmak için gelen Mehmet Reşat Hân, törenin yapılacağı yer olan Hürriyet-i Ebediyye tepesine (Okmeydanı) ulaştığında, Gordon Bell tarafından kullanılan uçak da 13.20'de Yeşilköy'den havalanmış, 13.30'da tören alanına ulaşarak tören kıtaları üzerinde resmi geçide katılmıştırvvv

İlim Ve Sanata Kiymet Veren Padişah

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman’in Fransa Kralina Mektubu

Vehbi Tülek

Büyük Devlet Olmak

Vehbi Tülek

Osmanli Devleti Ve Endülüs

Vehbi Tülek

Sultanlar RikÂbinda Yürüsün!

Vehbi Tülek

Ii. Abdülhamid Han'in İmzasi

Vehbi Tülek

Patrona Halil Ve Sultan Ahmed

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Yazıcızâde

Yazıcızâde Muhammed Efendi, meşhûr "Muhammediyye" adlı eserin müellifidir. Gelibolu'yu mekân tutup, 1451 (H.855) senesinde orada vefât etti. Mezarı Gelibolu'nun biraz dışında, İstanbul yolu üzerindedir...

Yazıcızâde Muhammed Efendi, Muhammediyye adlı eserinde şöyle anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Molla Resûl Arvâsî

Vehbi Tülek

Molla Resûl Arvâsi hazretleri, Van evliyasındandır. Soyu Peygamber efendimize ulaşır. Zamânında ilim ve irfân beldesi olan Van'ın Müküs kasabasının Arvas köyünde yaşadı. Doğum târihi bilinmemektedir.
Molla Resûl Arvâsi hazretleri çok âlim yetiştirdi. Talebelerinden daha sonra evliyânın büyüklerinden Seyyid Fehim hazretlerine hocalık yapacak olan Molla Resûl Sıbki, Molla Yahyâ Muziri, Molla Halil Si'ridi, Molla Fakih Tayran gibi büyük zâtlar yetişti. Bunları insanları irşâd için çeşitli yerlere gönderdi. Molla Resûl hazretlerinin küçük birâderi olan Seyyid Sıbgatullah Arvâsi hazretleri de yüksek ilim ve mârifet sâhibi bir zât olup, Seyyid Tâhâ-i Hakkâri ve Seyyid Salih hazretlerinin halifesi idi.
Molla Resûl Arvâsi hazretleri on dokuzuncu yüzyılın başında vefât etti. Arvas'ta medfûndur. Vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Âtıfzâde Hüsâmeddîn Efendi

Vehbi Tülek

Halanız Olan Nahleye Saygı Gösteriniz!

Vehbi Tülek

Ebû Nasr Seczi hazretleri Hanefi fıkıh âlimi ve hadis hafızlarındandır. İran'da Sicistan'ın Vâil köyündendir Fıkıh ilmini Hanefi fakihi olan babasın­dan öğrendi. Sonra ha­dis tahsiline başladı. Bu maksatla Hicaz, Şam, Irak ve Horasan'a seyahatler yaptı. Önceleri Mısır'a, daha sonra Mekke'ye yerleşti. 444'te (m. 1052) Mekke'de vefat etti. Derslerinde buyurdu ki:

Vakitleri Çalışmakla Ve Ibâdetle Geçirmelidir

Vehbi Tülek

Kabirdekiler Birbirlerini Ziyaret Ederler

Vehbi Tülek

Ebû Feth-i Vâsıtî

Vehbi Tülek

Bir Bid’at Ortaya Çıkaran Kimseyle Harp Ederim!

Vehbi Tülek

Abbâdî Mekkî

Vehbi Tülek

Ondan Başka Hiçbir Ilâh Yoktur

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
İftiranin Neticesi

İftiranin Neticesi

Bir zaman Hasan Ünsi Efendiyi sevmeyen birisi gelip, devlet adamlarından Mustafa Paşa'ya onun aleyhinde sözler söyledi. Cezâlandırılmasını istedi. Paşa bu sözler üzerine; "Peki onu nefy edelim. Bir yere sürelim." dedi. O gece Paşa yatmak için başını yastığa koydu. Lâkin yastığı alevli bir ateş sardı. Paşa birden bire geriye çekilip ayak ucunda durdu ve korkuyla bakmaya başladı. Etrafına seslendi. Ev halkı koşup geldi. "Ne oldu?" dediklerinde; "Başımı yastığa koyunca, yastığı bir ateş kapladı. Ondan korktum!" cevâbını verdi. Bunun üzerine evdekiler; "Paşa hazretleri ateş falan yok. Okuyun da yatın." dediler. O da; "Okumadan yattığım yoktur. Mutlakâ okur, öyle yatarım." dedi. Paşa tekrar yatağa girip başını yastığa koyduğunda yine aynı ateşli alevi gördü. Hemen sıçrayıp; "Söndürün, söndürün!" diye bağırmaya başladı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Ahde Vefa

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Kul Hakkı

Pişman Oldular!

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek

Allah'ın Emaneti

Vehbi Tülek