Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.469.009

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Herkesin Fetvâsıyla Amel Etmemelidir!

İmâm-ı Birgivî hazretleri Osmanlı fıkıh âlimlerindendir. 1521 (H.929) senesinde Balıkesir'de doğdu. İstanbul'da bulunan meşhûr Semâniyye Medresesi müderrislerinden ders aldı. Parlak bir başarı ile icâzet imtihânını vererek, bir müddet İstanbul medreselerinde müderrislik yaptı. Bu vazîfesi sırasında Bayrâmiyye tarîkatının şeyhlerinden olan Abdürrahmân Karamânî'ye talebe olup, onun sohbetlerinde bulunarak tasavvufta yetişti. İzmir'in Birgi kasabasına yerleşerek talebe yetiştirdi. 1573 (H.981)de orada vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Üç Ahbab Çavuşlar

Osmanlı İmparatorluğu o günlerde çok bunalımlıdır. Abdülhamid Han tahttan indirilmiş, Beylerbeyi Sarayında köhne bir odaya kilitlenmiştir. Yönetime el koyan Enver, Talat ve Cemal Paşalar maceracı ve gözü karadırlar. Almanlar özellikle Enver Paşa'yı avuçlarına alırlar. Öyle ki İstanbul'a kalkan trenlerin üstüne bile "Berlin-Enverland" yazarlar. Talat Paşa idadi (ortamektep) diploması bile olmayan bir postacıdır. Ancak mason olunca önü açılır. "İttihat ve Terakki militanlığı"ndan, "Dahiliye Nazırlığı"na çıkarılır. Ancak o komitacılıktan vazgeçmez. Rakiplerini katlede katlede yükselir ki kanlı Babıali baskını bunlardan sadece biridir. Cenab Şehabeddin'e göre Tâlat paşa, ünlü Bulgar komitacısı Sandasky'e taş çıkartacak kadar "habis zekalıdır" ünlü yazar onu "ağ ören, tuzak kuran, pusuya yatan, harmanyola çeviren bir hilekâr" olarak tarif eder. Cemal Paşa ise gittiği her yerde darağacı kurduran, karışıklıklarda önce Müslümanları astıran, müstehzi, kibirli ve zalim biridir. Yanına yaklaşılmaz. Ermeni hayranıdır ve bunu saklamaz. Arabları şirazeden çıkarmak için ne gerekiyorsa onu yapar. O günlerde Almanya'nın İstanbul sefiri Baron Van Wangenheim toplantı üstüne toplantı düzenler, nefis Türkçesi ile pembe tablolar çizer. "Siz doğudan biz batıdan bastıralım. Hudutlarımız birbirine kavuştuğu zaman bizi kim tutabilir?" der.

Vehbi Tülek

Sultan’a Kapi Açilmadi

Vehbi Tülek

Moskoftan Padişah Olur Muymuş Be!

Vehbi Tülek

Zembilli Ali Cemali Efendi’nin Zembili

Vehbi Tülek

Ali Cemali Efendi Anadolu'yu nurlandıran velilerden Cemaleddin Aksarayi'nin torunudur ve tedrise beşikte başlar. O, misli zor görülen bir hafızaya sahiptir. Üstün körü geçilen kitapları bile harekesi harekesine ezberler ve yaşından beklenmeyecek sorular sorar. Hocaları böyle bir kabiliyetin önünü tıkamaktan çekinirler "Sen buralarda zâyi olma" derler, "Büyük âlimlerde oku, meselâ Molla Hüsrev'e git!" O da öyle yapar. Molla Hüsrev ona bildiklerini öğretir, ancak "bunlar işin zahiridir" der, "şimdi sırlara ersen gerek. Bir Hakk aşığı bul ve ona köle ol!"

99 - Deli Hüseyin Paşa Ve İran Şahinin Yayi

Vehbi Tülek

Yenişehirli Abdullah Efendi

Vehbi Tülek

4 - Bir Şehidimizin Son Mektubu

Vehbi Tülek

Somuncu Baba

Vehbi Tülek

Millî Şehid KemÂl Bey

Vehbi Tülek

Velinimeti Uğrunda Feda-yi Can Eden Kahraman

Vehbi Tülek

Boynuzsuz Koç

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Dimitrofçalı Muslihuddîn Efendi

Dimitrofçalı Muslihuddin Efendi, ilim tahsilinden sonra, memleketinde sanat ile meşgûl oldu. İnsanlara bildiklerini öğretir, yanlışlıkları düzeltir, garip ve kimsesizlere yardımda bulunur, herkese iyilik ederdi...
Muslihuddin Efendinin birçok talebesi vardı. İcâzet verdikleri bu mübârek kimseler, Timeşvar ve Belgrat gibi serhat boylarında gâzilere yardım ederler, ahâlinin Müslüman olması için gayret gösterirlerdi. Onlardan birinin asker arasında mevcudiyetinin hissedilmesi, gâzilerin mâneviyatlarını yükseltir, zaferin kazanılmasına sebep olurdu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ebü’l-vefâ

Vehbi Tülek

Ebü'l-Vefâ hazretleri, İstanbul'daki meşhûr velilerdendir. Konya'da doğdu. Bursa'da evliyânın büyüklerinden Abdüllatif-i Kudsi hazretlerinin sohbetlerinde bulundu. Hem din, hem de fen ilimlerinde mütehassıs olarak yetişti. Tasavvuf ilminde ve hâllerinde de yetişip yükseldi. Bir defâsında, Fâtih Sultan Mehmed Han kapısına kadar geldiği hâlde onunla görüşmemiştir. Padişah da üzülerek, geri dönüp gitmiştir. Sultan İkinci Bâyezid-i Veli, Ebü'l-Vefâ hazretlerini çok severdi. 1490 (H.896) târihinde İstanbul'da vefât etti. İsmi verilen Vefâ semtinde kendi adıyla anılan câminin sol tarafına defnedildi.

Ebü'l-Vefâ hazretleri, vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Her Varlık, Allah'ı Tesbih Eder

Vehbi Tülek

Ahmed Nûreddîn Sâbûnî

Vehbi Tülek

Ahmed Nûreddin Sâbûni hazretleri, Buhârâ'nın Hanefi mezhebi fıkıh ve kelâm âlimlerindendir. 580 (m. 1184)'de vefâtı etti. "El-Bidâye" kitabı, Ehl-i sünnet i'tikâdını, İmâm-ı Muhammed Mâtüridi hazretlerinin bildirdiği gibi izah etmektedir. Allahü teâlânın sıfatlarını anlatırken buyuruyor ki:

Mîrim Çelebi

Vehbi Tülek

Abdullah Bin Ahmed

Vehbi Tülek

Âlimin Ölümü, Büyük Musîbettir

Vehbi Tülek

Buharalı Müderris Osman Efendi

Vehbi Tülek

Abdülazîz Bin Yahyâ

Vehbi Tülek

İnsanlar Muhakkak Hüsran Içindedir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Hayat Kurtaran Yalan

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Sünnet Akçesi

Sünnet Akçesi

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Vehbi Tülek

İsmail Hakki Efendi

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Vehbi Tülek