Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.557.955

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bir Kimsenin Gönlünü Almak, Altından Daha Kıymetlidir

Seyyid Cemâleddîn-i Ezherî hazretleri İslâm âlimlerinden ve evliyânın büyüklerindendir. İran’da Şîrâz’da doğdu. 1358 (H.760) senesinde Geylân’da vefat etti. Mısır'da Câmi'ul-Ezher Medresesine gitti ve zamânın âlimlerinden dînî ilimleri okudu. Tahsîlini tamamladıktan sonra Tebrîz'e yerleşti. Orada, tasavvuf yolunda ilerlemek için, Şihâbüddîn-i Sühreverdî hazretlerinin oğlu Şihâbüddîn-i Tebrîzî'nin talebeleri arasına girdi. İcazet verilerek Geylân taraflarına gönderildi. Çok kerametleri görüldü.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Şeref Nişani Olacak Çamur

Eylül 1902'de İran Şahı Muzafferüddin Kaçar Han, İstanbul'a resmi bir ziyarette bulunmuş tu. Osmanlı Sultanı II. Abdülhamid Han, onun ikamet etmesi için Şale köşkünü inşa ettirmişti. İran tahtında, 1794'den beri Oğuz'ların bir kolu olan Kaçar hanedanı bulunmaktaydı ve Muzaferüddin Han Türklüğü ile gurur duyuyor, Osmanlıları kardeş biliyordu. Misafir hükümdar, bir gün Edirne'ye giderek, Osmanlı II. Ordusunun geçit töreninde hazır bulundu. Birliklerin geçecekleri yolda su birikintileri vardı. Topçu kumandanlarından Şükrü Paşa atını telaşla sürerek geldi ve selam verdi:

Vehbi Tülek

Fatima Sultan’in Rüyasi

Vehbi Tülek

Tek Başina Bir Ordu: Ebussuud Efendi

Vehbi Tülek

Bir Salkim Üzüm

Vehbi Tülek

Avrupa hristiyanları, Papa'nın kışkırtması ile bir araya gelip Osmanlı topraklarına saldırmaya teşebbüs edince, yeryüzünün sultânı Kanuni Sultan Süleyman Han, ordusu ile sefe re çıktı. Târihlere şan veren ordu ağır ağır ilerliyor, hedefine bir an önce ulaşmak için gayret sarf ediyordu. Havalar da iyice ısınmıştı. Bir Hristiyan beldesinden geçerken, yolun dar olması sebebiyle, askerlerden kimisi üzüm bağlarından yürümek mecburiyetinde kaldı. Olgunlaşan üzümler susuzluktan dudağı çatlamış askerlere; "Al beni, ye beni" dercesine duruyordu. Askerlerden biri dayanamayıp, sahibinin haberi olmadan bir salkım üzüm kopardı. Yerine de bir keseye koyduğu parayi bağladı. Üzümü de yedi.

Sultanzade Gazi Hüsrev Bey’in Türbesi

Vehbi Tülek

34 - 93 Harbinden Bir Sayfa

Vehbi Tülek

İlim Ve Sanata Kiymet Veren Padişah

Vehbi Tülek

Osmanli Devleti Ve Endülüs

Vehbi Tülek

Sakiz Adasinin Fethi Ve Nasuhi Efendi’nin Duasi

Vehbi Tülek

Aslan Öldü!...

Vehbi Tülek

Bu Asker Sağ Oldukça Bu Kale Size Verilmez

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Yaratmak Allahü Teâlâya Mahsûstur

Nûreddin Efendi İstanbul evliyâsının büyüklerindendir. 1062 (m. 1652)'de doğdu. 1160 (m. 1747)'de İstanbul'da vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İlmine Güvenen Kimsenin Ilmi Zâyi Olmuştur!

Vehbi Tülek

İbrâhim Dede Mevleviye yolunda yetişen evliyânın meşhurlarındandır. Ayrıca şâir olup şiirlerinde "Şâhidî" mahlasını kullanmıştır. 1470 (H.875) de Muğla'da doğdu. On sekiz yaşına kadar memleketinde, sonra Bursa ve İstanbul'da çeşitli ilimleri tahsil edip ilimde yetiştikten sonra, Afyonkarahisar'da Sultan Divânî hazretlerinin sohbetlerinde bulunarak tasavvufta kemâle erdi. 1550 (H.957) senesinde Muğla'da vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

İnsan Ile Küfür Arasındaki Sınır

Vehbi Tülek

Mümin, Bütün âzâları Ile Oruç Tutmalıdır

Vehbi Tülek

Ahmed bin Ammâr Mehdevi hazretleri kırâat, lügat, nahiv ve Mâliki fıkıh âlimidir. Tunus'ta Mehdiyye'de doğdu. Mekke'ye gitti. Orada, çeşitli İslâm memleketlerinden gelen âlimlerin ilimlerinden istifâde etti. Memleketine dönerek talebe yetiştirdi. 440 (m. 1048) yılı civârında vefât etti. Buyurdu ki:

Hayırlı Işe Besmele Ile Başlamalıdır

Vehbi Tülek

İnsan Kadar Isyankâr Bir Mahlûk Yoktur

Vehbi Tülek

Dünyâya Düşkün Olmak Kalbi Öldürür

Vehbi Tülek

Ali Behçet Efendi

Vehbi Tülek

Cübeyr Bin Nüfeyr

Vehbi Tülek

Allah'ın Dostları Sevilir Düşmanları Ise Sevilmez

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Firkateyne Bininiz

Firkateyne Bininiz

Abdülehad Efendiye bağlı en samimi talebelerinden olan Hassa-ı Hümâyûndan Gürcübaşı Mûsâ Ağa şöyle anlattı:

Abdülehad Efendi hiç sebep yokken ve bir münâsebet de geçmeden bana; "Mûsâ Ağa! Mısır'dan dönüşte, kalyona binmeyip, sayıkaya veya firkateyne bininiz." buyurdu. Buna çok taaccüb ettim. Çünkü, Mısır'a gitmek hiç hatırımdan geçmemişti. Fakat Abdülehad Efendinin bunu söylemekten bir murâdları olmalı deyip, merakla bekliyordum. Bu sözün mânâsını bir türlü anlayamıyordum.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Vehbi Tülek

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Vehbi Tülek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Kul Hakkı

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Bize Teveccüh Edin

Abayi Yakmak

Sakin Kalyona Binme

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Vehbi Tülek

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Vehbi Tülek