Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.405.787

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Onlar, Kendilerine Kötülük Yapanlara Iyilik Ederler

Abdullah bin Ebû Huzeyl el-Anezî hazretleri Tâbiînin büyüklerindendir. Hazret-i Ebû Bekir, hazret-i Ömer, hazret-i Ali, Ammâr, Übeyy, İbn-i Mes'ûd, Habbâb, Ebû Hureyre ve başka sahâbîlerden (radıyallahü anhüm) hadîs-i şerîf rivâyetinde bulundu. Naklettiği hadîs-i şerîflerden bazıları şunlardır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Ravza-i Murad’da Açan Gül

Osman Gâzi'nin, oğlu Orhan Gâzi'ye: "Istanbul'u al, gülzâr yap" diye vasiyet ettigi rivayet edilir. Uzun yıllar sonra, torunlarından II. Murad, bir gün sabah namazını kılmış, seccadesinde Kur'ân-ı Kerim okuyordu. Sûre-i Muhammed'i bitirmek, Sûre-i Feth'e baslamak üzereydi ki bir oğlunun daha dünyaya geldigini müjdelediler. Murad Han Gazi: "Ravza-i Murad'da bir gül-i Muhammedi açti" dedi ve sevinç gözyaşları döktü. Hicret'in 835. yılıydı. Ve 12 Recep 835 Cuma günü, vezirlerin, emirlerin ve âlimlerin hazır bulunduğu bir toplantıda, iki rekât şükür namazı kıldıktan sonra, kucağına verilen kundaklı bebeğin kulaklarına tekbir ve ezanlarla üçer defa "Mehmed" diye seslendi: "Şu Sehzâde Mehmed'imin kudûmü şânına âleme gülâb-i meserret saçılsın" dedi. Mehmed, iki cihan Peygamberi'nin adıydı ve "gül" Peygamber Efendimiz'in remziydi. Şehzâde Mehmed'in ebesinin adı Gülbahar'dı. Eşlerinden birinin adi Gülşah, birinin adı da yine Gülbahar'di. Ve dünyanın en güzel gülü onun ellerinde açıldı: İstanbul! Osman Gazi'nin vasiyeti yerine gelmis, İslâmbol "gülzâr" yapılmıştı. Bir gün nakkaş Sinan Bey, Hz. Fatih'in bir portresini yaptı; bir gül kokluyordu Hz. Fâtih, pek zarif bir gül. Büyük mânâlar taşıyan bir gül...

Vehbi Tülek

Devlet Yikildiktan Sonra

Vehbi Tülek

Büyüklüğün Sirri

Vehbi Tülek

Protestanliğin Kurucusu Martin Luther Osmanli Ajanimiydi?

Vehbi Tülek

İsmail Hami Danişmend'in İzahlı Osmanlı Tarihi Kronolojisi kitabında yer alan bir pasajda: "Protestanlığın kurucusu Martin Luther, Osmanlıları, Allah tarafından Avrupa'nın cezasını vermek üzere gönderilmiş bir kuvvet saymış ve hatta Osmanlı'ya mukavemetin küfür olduğu nu bile ilan etmiştir. Bu vaziyeti büyük bir alâka ile takip eden Kanuni'nin, sıksık Luther'in sıhhat ve muvaffakiyet derecesi hakkında malumat aldırdığı biliniyor. Bunun yanı sıra, Kanuni' den arpalık alan ve gizli din taşıyan bir Meşihat-ı İslamiyye vazifelisi olduğu da söylenir."

İtalya’da Bir Yeniçeri

Vehbi Tülek

Elçi Hazretleri Merak Etmesinler

Vehbi Tülek

100 - Çehrin Seferi

Vehbi Tülek

Sultan I. Mahmud Ve İstanbul’un İmari

Vehbi Tülek

Pişmemişler Celveti Olamazlar

Vehbi Tülek

Kanaat, Ama Neden Sonra?

Vehbi Tülek

66 - Para Böyle Günler İçindir

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Âlimin Konuşması Karanlıkları Yok Eder

Muhammed Bercülâni hazretleri Hanbeli mezhebi âlimlerindendir. 238 (m. 852)'de Bağdâd'da vefât etti. Onun en meşhûr eseri "Kitâb-üz-Zühd ve'r-Rekâik"dir. Bu kitabında "Âlimlerin Üstünlüğü" bahsinde buyuruyor ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kuzey Iraklı Velî Molla Celâlüddîn

Vehbi Tülek

Şeyh Celâlüddin Hurmali, Irak'ta yetişen evliyâdandır. Seyyid olup, soyu İmâm-ı Mûsâ Kâzım hazretlerine ulaşır. Kuzey Irak'ta Şehrizûr'a bağlı Kayneyce köyünde doğdu. 1815 (H.1231) târihinde Biyâre'de vefât etti.

Semûd Kavmi Ve Salih Aleyhisselâm

Vehbi Tülek

Sen, Nefsinin Ayıbını Gör

Vehbi Tülek

Mahfûz Nişâbûri hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Ebû Hafs Nişâbûri'nin talebelerinden olup, 304 (m. 915, 916) yılında Horasan-Nişâbûr'da vefât etti. Mahfûz bin Mahmûd hazretleri buyurdular ki:

İbrâhim Kabâdî Hazretleri

Vehbi Tülek

Akâid, Fıkıh Ve Tasavvuf...

Vehbi Tülek

Kur’ân-ı Kerim Okumak Çok Büyük Bir Nimettir

Vehbi Tülek

Kelam âlimlerinden Abdullah Ibn-i Hafîf

Vehbi Tülek

Anadolu âlimlerinin Reîsi Mustafa Bin Ebüssüûd

Vehbi Tülek

Sâbit El-benânî'yi Dinleyen Meçhul Zat!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek

9 Evi Dolaşan Kelle

Vehbi Tülek

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Adam Olmazsan

Allah’a Firar Et

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Karşılık Beklemiyorum

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Vehbi Tülek

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Vehbi Tülek

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Vehbi Tülek