Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.395.378

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Çalışabilecek Kimsenin Dilenmesi Câiz Değildir

Muhammed Bahrak hazretleri velîlerin büyüklerinden ve Şâfiî mezhebi fıkıh âlimidir. 1465 (H.869) senesinde Yemen’de Hadramût'ta doğdu. 1524 (H.930) senesinde, Hindistân'da vefât etti...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Sultan Iv. Mehmed Ve Cahidi Efendi

Bir gün Ahmed Câhidi Efendi, Çanakkale'ye geçmek için Kilidü'l-Bahr iskelesine geldi. Parası olmadığı için zamânın kayıkçıları kendisini kayığa almadılar. Üzgün bir hâlde dönüp evine geldi. Kendisini gören hanımı Kerime Hâtun niçin gitmediğini sordu. Câhidi hazretlerinin kayığa alınmadığını söylemesi üzerine de; "Al şu seccadeyi de bin üzerine, Çanakkale'ye geç-gel." dedi. Bu şekilde Çanakkale'ye geçen Câhidi Efendiyi gören kayıkçılar şaşırıp kaldılar. Böylece onun büyük bir veli olduğunu anladılar.Talebelerinden birisinin sohbet esnâsında kalbin ne şekilde terbiye edileceğine dâir sorduğu suâle Ahmed Câhidi hazretleri şu cevâbı verdi:

Vehbi Tülek

Ii. Abdülhamid Han'in İmzasi

Vehbi Tülek

Osmanli Kadinlari Avrupada Hiç Taninmaz

Vehbi Tülek

Eğer Sakalimin Bir Kili Bilseydi!

Vehbi Tülek

Fatih Sultan Mehmed, İstanbul'u almadan evvel Cenevizlilerle iyi ilişkileri geliştirmişti. İstanbul'a giren Osmanlılar, Ceneviz kolonisi olan Galata'yı da işgal etti. Bu durum karşısında Cenevizliler Osmanlı lara cephe aldı ve ilişkilerini kesti.Akdeniz ve Karadeniz ticaret yolları Venedik ve Cenevizlilerin kontrolleri altında bulunuyordu. Bundan endişe eden Fatih, Cenevizli lerin elinde bulunan Amasra üzerine sefere çıktı. Ayrıca 150 gemiden kurulu bir donanma hazırlayıp, Mahmud Paşa'ya:-Kurduğum bu donanma ile Karadeniz sahilini takibedeceksin! Emrini verdi.Mahmud Paşa Karadeniz'e açılırken, Fatih'te ordusuyla İzmit- Sapanca-Akyazı üzerinde sefere çıktı. Seferin nereye ve kim üzerine olduğunu herkes merak ediyordu. Ordu kadılarından biri:-Haşmetlû Sultanım, sefer nereye ola ki? Diye sordu.Fatih Sultan Mehmed bu soruya şu tarihi cevabı verdi:-Bana bak efendi! Zihnimden geçenleri şu gördüğün sakalımın bir teli sezecek olsa, bütün sakalımı keserdim!

46 - MurÂd Edilen Sultan Selîm'dir

Vehbi Tülek

Fatih Ve Papazlar

Vehbi Tülek

Somuncu Baba

Vehbi Tülek

Bunu Böyle Bilesiniz

Vehbi Tülek

4 - Bir Şehidimizin Son Mektubu

Vehbi Tülek

Huri Kizi İstiyorum

Vehbi Tülek

Sen Kim, Bu Evi Yapmak Kim

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Nimeti Koruyan Şükürdür

Ebü’l-Feth bin Bezguş hazretleri hadîs ve Hanbelî mezhebi fıkıh âlimidir. 543 (m. 1148) senesinde doğdu. 612 (m. 1216) senesinde vefât etti. Bir dersinde şöyle anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Daygam Bin Mâlik

Vehbi Tülek

Daygam bin Mâlik hazretleri, evliyânın büyüklerindendir. Doğum, vefât yeri ve târihleri kesin olarak bilinmemektedir. Çok iyi bir terbiye ile yetişti. Annesi kendisi ile çok ilgilenirdi. Oğlunun Allah sevgisinden çeşme gibi akan gözyaşlarını gördükçe o da kendini tutamayıp ağlardı. Çok ibâdet ederdi...

Sâdece Dil Ile Istiğfar Yalancıların Tövbesidir

Vehbi Tülek

Dünyâ Için, Dünyâda Kalacağın Kadar Çalış!

Vehbi Tülek

Ebû Bekr-i Şiblî hazretleri meşhûr velîlerdendir. 861 (H.247) senesinde Irak’ta Samarrâ'da doğdu. Bağdât'a gelip, buraya yerleşti. Cüneyd-i Bağdâdî hazretlerinin talebesidir. Aynı zamanda Mâlikî mezhebinin fıkıh âlimlerinden olup, İmâm-ı Mâlik'in Muvattâ'sını ezbere bilirdi. Cüneyd-i Bağdâdî Ebû Bekr-i Şiblî hazretlerini çok sever, ziyâde önem verirdi. 945 (H.334) senesinde Bağdât'ta vefât etti.

Nasipli Amca Ebû Talib

Vehbi Tülek

İlliyyîndeki Ve Siccîndeki Rûhlar!..

Vehbi Tülek

Sağlık Ve Boş Vakit Iki Kıymetli Nimettir

Vehbi Tülek

Ana-babanın Kabrini Ziyaret Etmek

Vehbi Tülek

Dili Tatlı Olanın Dostu Çok Olur

Vehbi Tülek

Ahîzâde Hüseyin Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Delik Kova

Delik Kova

Mesnevi'de şöyle bir hikaye anlatılır:Bir zamanlar efendisinin evine her gün nehirden su taşıyan bir köle vardı. Köle boynunda taşıdığı bir sopanın iki ucuna birer kova asar, bu kovaları nehirden aldığı su ile doldurur ve eve getirirdi. Ancak kovalardan birisi birkaç yerinden delinmiş eski bir kovaydı. Dolayısıyla, nehirde ağzına kadar doldurulan suyun ancak yarısını tutabilirdi eve kadar. Diğeri ise yepyeni ve sağlam bir kovaydı. Suyu hiç sızdırmadan taşırdı. Tam iki yıl bu böylece devam etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Vehbi Tülek

Cennetlik Hanım Isteyen...

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Hakikati Görmek

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Şikayet

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Vehbi Tülek

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Vehbi Tülek

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Vehbi Tülek

Abayi Yakmak

Vehbi Tülek