Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.142.895

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Övülmesiyle Yerilmesi Arasında Fark Görmeyen Kimse Zâhiddir

İbn-i Celâ hazretleri evliyânın meşhûrlarındandır. Şam'da doğdu. 918 (H. 306) senesinde orada vefât etti. Zamânın büyük velîlerinden Zünnûn-i Mısrî ile Ebû Türâb Nahşebî hazretlerinin sohbetlerinde yetişip olgunlaştı. Cüneyd-i Bağdâdî, Ebü'l-Hasan-ı Nûrî hazretleri ile görüşüp istifâde etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Sultan Iii. Mehmed Ve Karabaş Ali Efendi

Bir gün cihân pâdişâhı Sultan Mehmed bin Sultan İbrâhim Hanın çuhadarlarından Kara Mehmed isminde birinin dizlerine sızı inip, kötürüm oldu. Pâdişâh, hekim başısı Sâlim Efendiye; "Şu çuhadarımız iyi olmalıdır." diye tenbih etti. Sâlim Efendi bu ferman üzerine çuhadar efendiye çeşitli ilaçlar tatbik etti ise de fayda vermedi. Saray hekimleri ve şehirdeki diğer tabibler ona faydalı ilaç bulamadılar. Pâdişâh bir gün çuhadarının yattığı odayı teşrif ettiler, hâlini sordular ve; "Mehmed nicesin, iyi olabilecek misin?" dedi. Çuhadar da; "Pâdişâhım, bana verdikleri hiçbir ilaç fayda vermedi. Çâre olarak sâlih bir kimsenin şifâlı duâsına muhtâcım." dedi.Pâdişâh;

Vehbi Tülek

Misir’a Bedeldin Ey Sinan

Vehbi Tülek

29 - Bir Ecdad Yadigarini Terkederken

Vehbi Tülek

Küçük Zabit

Vehbi Tülek

Çanakkale Savaşına yedek subay olarak katılan Nejad Süreyya beyin bir arkadaşına cepheden yazdığı mektup:"Neden saklayayım? Doğrusu askerlik hayatımın ilk aylarında epeyce zahmet çek tim. Hele ilk haftalarda öyle sandım ki, harbe girmeden evvel öleceğim. Çünkü, hatır ve hayalimde askerlik nedir, zabit olmak, harbe girmek nasıl bir şeydir? Nasıl silah atılır? Bir gülleye, bir kurşun yağmuruna nasıl karşı durulur? Bütün bunlara dair hatır ve hayalimde bir şey yok iken, sarışın, kibar, nazlı İstanbul çocuğu, günün birinde pek farkına varmayarak asker oluvermişim.Cepheye göndermeden evvel sıkı bir talimden geçtik. Sabahleyin şafakla beraber kalkmalar, kızgın güneş altında, toz toprak içinde saatlerce mesafeler kat etmeler, bayırlar tırmanmalar, yokuş aşağı yuvarlanırcasına koşmalar, taşlık, gübrelik veya çamur demenden yüzükoyun yere uzanmalar, silah elde sabahtan akşama kadar bin türlü yoru cu hareketler, daha şimdi hatırıma gelmeyen bir sürü müzic vazifeler.

Macar Subayinin Kizi

Vehbi Tülek

Yoğurtlarimiz Bile Var

Vehbi Tülek

Bu Aslan İstirahat Etsin

Vehbi Tülek

En Küçük Yaşta Tahta Çikan Padişah: Iv. Mehmed Han

Vehbi Tülek

102 - Şahitliği Kabul Edilmeyen Padişah

Vehbi Tülek

Derya Üzre Cami

Vehbi Tülek

“pösteki Saymak”

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Sakın Gelen Fakirleri Boş Çevirme

Ahmed Ticâni hazretleri meşhur âlim ve velilerindendir. 150 (m. 1737) senesinde Cezayir'de Ayn-ı Mâdi denilen yerde doğdu. Orada tahsilini tamamladıktan sonra Kâhire'ye gitti. Evliyânın büyüklerinden Ahmed bin İdris'le görüştü. Ondan ilim öğrenip feyz aldı. Hilâfeti ile şereflendi.1230 (m. 1815) senesinde Fas'ta vefât etti. Oğluna şöyle nasihat etti:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Çocuğa Hediye" Diyerek Verilenler

Vehbi Tülek

Muhammed ibn-i Sûde hazretleri Mâliki fıkıh ve hadis âlimidir. 1111 (m. 1700)'de Fas'ta dünyaya gel­di. Medrese tahsilinden sonra Merakeş ve Fas'ta kadı­lık yaptı. 1209 (m. 1795)'de vefat etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Susan Güzel Suâl Sorar Ve Güzel Anlatır

Vehbi Tülek

İlmi Olmadan Fetvâ Verenler

Vehbi Tülek

Ebû Bekr Atik Sementâri hazretleri Hadis, tasavvuf, târih ve fıkıh âlimidir. Akdeniz'de Sakliyye (Sicilya) adasında bir köy olan Sementâr'da (Cementare) doğdu. 464 (m. 1071) yılında vefât etti. "Menâkıb-i İmâm-ı a'zam" kitabında buyurdu ki:

El Helâl Kârda, Gönül Ise Hakîkî Yârdadır

Vehbi Tülek

Mehmed Emîn Tokâdî Hazretleri

Vehbi Tülek

Şeyh Muhammed Hayat

Vehbi Tülek

Cehennem Ateşinden Kurtaran Sadaka

Vehbi Tülek

Künhi Abdurrahim Dede

Vehbi Tülek

Hacı Torun Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abayi Yakmak

Abayi Yakmak

"Abayı yakmak." Bu tâbir mecâzen, "birine âşık olmak, tutulmak, gönül vermek" gibi mânâlar ihtivâ eder. Dervişler arasında birilerinin aşkının büyüklüğünden bahsedilecekse eskiden, "Ooo! Abası hayli yanıktır!" gibi ifadeler kullanılırmış.Eski tekke mimarimizin kompleksi içinde; bir mescid veya câmi, ortada şadırvanı olan bir avlu ve avluyu çevreleyen derviş hücreleri, büyükçe bir dershâne, mutfak, kiler, ambar v.s. bulunduğu bilinmektedir. Bilhassa kış aylarında dershânenin ocağı harlı ateşle yakılarak dervişânın burada toplanmaları sağlanır, böylece hem iktisat yapılmış, hem de uzun saatler mürşidden istifade ve istifâza etmeleri temin edilirmiş.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah'ın Emaneti

Vehbi Tülek

Kadin Akli

Vehbi Tülek

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Arafatta Görüşürüz

Allah Nasil Misafir Edilir?

Abdullah Bin MübÂrek

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Namazini Ben Kildirayim

At Hirsizi

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Vehbi Tülek

Adam Olmazsan

Vehbi Tülek

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Vehbi Tülek

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Vehbi Tülek