Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.267.032

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Muhakkak Ki Münâfıklar, Cehennemin Dibindedirler

Fakîh Cebertî hazretleri Şâfiî mezhebi fıkıh âlimi ve büyük velîlerdendir. Yemen’in Zebîd şehrinde doğdu. 1388 (H.791) senesinde orada vefât etti. Zamânında bulunan birçok âlim ve velî ile görüşüp, onların sohbetlerinde kemâle erdi. Zamânındaki âlim ve velîlerin önde gelenlerinden oldu...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Sen Kandiye Fatihi Olarak İstanbul’a Döneceksin

Girit harpleri iki seneden fazla bir zamandır devam ediyor. Ordunun başında, ciğerlerin den rahatsız Fazıl Ahmet Paşa var. Tecrübesiz, ama yılmak bilmeyen bir azim sahibi... Kandiye kalesini iki sene üç ay yirmi gün yaz demeden kış demeden kuşattı. Kışın sabahtan akşama kadar diz kapağına kadar çamur içinde asker arasında dolaşır, onların sırtlarını okşar, maneviyatlarını yükseltirdi. Akşam olunca yorgun argın çadırına döndüğün de bütün yorgun luğunu dindiren ihtiyar biriyle karşılaşırdı. Bu, ciğerparesinin rahatsızlığını bilen ana yüreğinin verdiği merhametle yaralarına merhem olmak için gelen ihtiyar anacığından başkası değildi. Gün görmüş, kahır çekmiş, saçları ağarmış Saliha hanım, hep oğlu ile beraberdi. Fazıl Ahmet Paşa, her akşam anacığının dizlerine kapanıp ağlar; "Ah anacığım! Bugün de kale teslim olmadı" derdi. Saliha hanım yiğit oğlunun omzunu okşar; "Bugün olmazsa inşaallah yarın olacak. Sen Kandiye fatihi olarak İstanbul'a döneceksin, ben de fatihin anası olarak hacca gidip, sevgili Peygamberimizin toprağına yüz süreceğim" derdi. Nihayet o gün geldi. 5 Eylül 1669'da Kandiye teslim oldu. Bu muhasarada Osmanlı ordusu, 56 yer üstünden, 45 yer altından hücum yapmış, 3500 kadar lağım patlatmıştı. Şehid sayısı ise 30.000'i bulmuştu.

Vehbi Tülek

Ahmet Vefik Paşanin Bastonu

Vehbi Tülek

Bir Çavuşun Subayina Mektubu

Vehbi Tülek

3 - İstanbul'un Fethi (manzum Hikaye)

Vehbi Tülek

Yıl bin dört yüz elli üç, mevsim bahar, ay Nisan
Geldi Bizans önüne genç Padişah Mehmed Han
İstanbul önlerinde kurdu karargahını
Ümit ve iştiyakla sürüyordu atını

Mahpeyker Valide Sultan

Vehbi Tülek

Orhan Gazi’nin Oğluna Nasihati

Vehbi Tülek

Ev Sahibinin İşine Karişilmaz

Vehbi Tülek

Hz Peygamber'in SelÂmi

Vehbi Tülek

Boğazkesen (rumeli) Hisari'nin Yapilmasi

Vehbi Tülek

71 - HÂce-i SultÂnî AtÂullah Efendi

Vehbi Tülek

Silahdar Ali Paşa’nin Venedik Muharebesi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Yaratan Rabbinin Adıyla Oku

İbn-i Vehb hazretleri meşhur hadîs âlimi olup, hadîs ilminde hafız (yüz bin hadîs-i şerîfi râvileri ile birlikte ezbere bilen) bir zât idi. 125 (m. 742)’de Mısır’da doğdu. 197 (m. 812)’de vefât etti. Hazreti İmâm-ı Mâlik’in derslerine çok devam edip, ondan icazet aldı. İlim öğrendiği hocalarının sayısı 370 civarındadır. Hazreti Âişe’den (radıyallahü anha) rivâyet ettiği hadîs-i şerîfte, Hazreti Âişe buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

La’lî Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

La'li Mehmed Efendi, Osmanlı velilerindendir. 1591'de Kastamonu'da doğdu. Edirne'ye giderek Gülşeni icazeti aldı. Gülşeni dergâhının şeyhi oldu. 1701'de orada vefat etti. Sohbetlerinde, evliyanın büyüklerinden naklederek buyurdu ki:

Bir Gönül Sultanı... Abdullah El-harrâz

Vehbi Tülek

seyyid-üt-tâife Cüneyd-i Bağdâdî

Vehbi Tülek

Büyük veli Cüneyd-i Bağdâdi "Seyyid-üt-Tâife" tasavvufu, dayısı Sırri-yi Sekati'den öğrendi. Asrının kutbu idi. Binlerce veli yetiştirdi. Otuz defâ yaya olarak hacca gitti. Kerâmetleri, nasihatleri, hikmetli sözleri ve ihlâslı amelleri ile meşhûr oldu...

Senden Önce Birçok Peygamber Gönderdik

Vehbi Tülek

Câmiden Hoşlanandan Allahü Teâlâ Da Hoşlanır

Vehbi Tülek

Hacı Bektâş-ı Velî

Vehbi Tülek

Tövbeyi Terk Etmek Insanı Helâk Eder

Vehbi Tülek

Böyle Arkadaş Zor Bulunur

Vehbi Tülek

Ebü'l-abbâs Degûlî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Sarik Ve Sakal

Sarik Ve Sakal

Eski elbiseli, fakir ve köse bir alim, bir kadı'nın mahkemesinde alimler sırasında üst sırada oturur. Kadı gerek giyiminden gerese tanımadığından olacak sert sert bakar. Bunun üzerine, Kadının adamı fakir alimin yanına gelerek: -Buradan kalk. Haddini bil burası senin yerin değil. Herkes meclisin üst tarafına layık olamaz. Senin yerin aşağısı.Ya git oraya otur, ya da çık git, der. Alim, bakar ki olacak gibi değil, kalkar ve aşağılarda bir yere oturur. Derken alimler fıkıh konusunda tartışmaya başlarlar:-Hayır, evet, kabul edemem, ben haklıyım, şeklinde her biri birbirine üstünlük kurma sevdasıyla mücadelelerini sürdürür her biri bir dövüş horozuna döner. Bir karmaşadır gider.
Fakir alim dayanamaz kalkarak: -Lütfen bir kere de beni dinlermisiniz? Bu konuda benim de söyleyeceğim bir kaç söz var. -Buyurun, iyi bir şeyle biliyorsan söyle.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Derdi Olan Neylesin?

Vehbi Tülek

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

A'meş Ve Hanımı

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Sarayda İftar

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

İftiranin Neticesi

Abayi Yakmak

Vehbi Tülek

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Vehbi Tülek

Korkma!

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

SelÂmetle Gidip Gel

Vehbi Tülek