Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.293.512

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sâdece Dil Ile Istiğfar Yalancıların Tövbesidir

Şeyh Yeşrûtî hazretleri büyük velîlerdendir. Şâzilî tarîkatının önde gelenlerinden sayılır. 1897 (H.1315) senesinde Şam'da doğdu, Akka'da vefât etti. Şâzilî büyüklerinden Muhammed Zâhir Efendinin terbiyesinde yetişti. Kendisinden icâzet alıp Akka'ya gitti ve orada bir dergâh inşâ edip insanlara ilim ve edeb öğretmeye başladı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Doğum

Abdülhamid Han'ın uzun yıllar mâbeyn kâtipliğini yapmış Tahsin Paşa, hâtıralarında anlatıyor: -Bir akşamdı. Mabeynde nöbetçi olarak ben kalmıştım.Gelen mektup, telgraf, rapor ve tezkerelerin listesini tertipleyip huzura çıkmak üzereyken bir telgraf geldi. İstanbul'da Laleli postanesi memurlarından birinin Yıldız'a çektiği bu telgrafta, karısının o gece doğum yapacağı, doğumun çok zor olacağına dair doktorlar tarafından dikkat işareti verildiği, elinde hiçbir vasıta bulunmadığı ve Merhamet-i Şâhâneye sığındığını bildiriyordu. Bu telgrafa kıymet vermedim ve onu listeye almadım.

Vehbi Tülek

Hasan Can’in Tabiri

Vehbi Tülek

Ii. Adülhamid’in Verdiği Senet

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Üsküdarlı Aziz Mahmud Hüdai Hazretleri, üstadı Üftade Hazretleri'nin hizmetinde talebe iken, birçok talebe arkadaşlarının arasında, üstadının yanında ayrı bir yeri vardı. Üftade Hazretleri, talebeleri arasında en çok onunla ilgilenir, bir çok iltifatlar eder ve onun yetişmesine ayrı bir ihtimam gösterirdi. Üstadın o talebesi ile fazla meşgul olmasını diğer talebeler çekemezler ve çok kıskanırlardı.-Biz de talebeyiz o da talebe! Onun bizden ne farkı var? diye hayıflanıyorlardı. Talebelerin bu halini sezen Üftade Hazretleri, onları imtihan etmek istedi. Hepsini huzuruna çağırarak ellerine birer bıçak ve birer de tavuk verip:-Bunu gidip kimsenin görmediği yerde kesip geleceksiniz. Tek şartım, keserken hiç kimsenin sizi görmemesi ve yalnız olmanızdır. Kim daha çabuk gelirse, benim en çok takdirimi o talebem kazanmış olur, buyurdular.

Osmanli Askeri Ve Papazlar

Vehbi Tülek

Kismetinde Olanin Kaşiğina Çikar

Vehbi Tülek

Naime Sultan

Vehbi Tülek

Ii. Mahmud HÂn’in Asilerin Elinden Kurtulmasi

Vehbi Tülek

Sultan I. Murad Hanin Oğullarinin Sünnet Düğünü

Vehbi Tülek

Adam

Vehbi Tülek

Onlar Benim Kullarim Değildir

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İmamzade Esad Efendi

İmamzade Esad Efendi Osmanlı fıkıh âlimidir. İstanbul'da doğdu. 1267 [m. 1851] de vefat etti. "Dürr-i Yektâ" isimli fıkıh kitabında buyuruyor ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Onun Her Işinde Hikmetler Vardır

Vehbi Tülek

Ebü'l-Hasen Büsti hazretleri Horasan'da yetişmiş evliyadandır. V. (XI.) yüzyılın başlarında Nişâbur yakınların­daki Büst'te doğdu. 470'te (m. 1077) orada vefat etti. Büsti'nin yazdığı "Der Beyân-ı Hakikat-i Lâ ilahe illallah" adlı risalede: "Lâ ila­he illallah" sözünün büyüklüğü şöyle anlatılır:

Yaratan Rabbinin Adıyla Oku

Vehbi Tülek

Büyük Mutasavvıf Sadreddîn-i Konevî

Vehbi Tülek

Büyük mutasavvıf Muhyiddin-i Arabi hazretleri, Sadreddin-i Konevi'nin terbiyesi ile çok yakından meşgûl oldu. Yetişmesine husûsi ihtimâm gösterdi. Muhyiddin-i Arabi'den Konya'da ilim ve feyz alan ve çok istifâde eden Sadreddin-i Konevi, hocası ile Halep ve Şam'a gitti. Muhyiddin-i Arabi hazretleri Sadreddin-i Konevi'ye nefsini terbiye yollarını öğretti... Sadreddin Konevi günlerini riyâzet ve mücâhede ile nefsiyle uğraşmakla geçirdi. Nefsiyle uğraşması öyle bir dereceye ulaştı ki, uyumamak için Muhyiddin-i Arabi hazretleri onu alır, yüksek bir yere çıkarır, o da düşme korkusuyla uyumaz tefekkürle meşgûl olurdu.

Cömert Olan Cömertleri Görür

Vehbi Tülek

Gaflet Içinde Yapılan Duâ Kabul Olmaz!

Vehbi Tülek

Rabbinize Yalvararak Ve Gizlice Duâ Edin

Vehbi Tülek

Hacı Feyzullah Efendi

Vehbi Tülek

Molla Marûf Nerkisecârî

Vehbi Tülek

Şeytanı Helak Eden Kelime-i Tayyibe

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
SelÂmetle Gidip Gel

SelÂmetle Gidip Gel

Abdülehad Efendi bir gün, talebelerinden birisinin bir iş için Üsküdar'a gidip gelmesini istedi. Fakat o gün çok fırtınalı idi. Kayık hiç işlemiyordu. Bu yüzden talebelerden kimse, ben gidip gelirim, diyemedi. Nihâyet içlerinden biri, Abdülehad Efendinin emrini yerine getirmek için kendisinin Üsküdar'a gidip geleceğini söyledi. O zaman Abdülehad Efendi o talebesine; "Selâmetle gidip gel." diye duâ etti. O talebe Eminönü'ne geldiğinde, yüz kadar kayıkçıdan ancak birini Üsküdar'a gidip gelmeye iknâ edebildi. Kayıklarından birisini denize indirdiler. Bir ok atımı gitmeden, fırtına dindi, deniz sâkinleşti, rüzgâr uygun bir yöne doğru esmeye başladı. Yelken açıp, Üsküdar'a kısa zamanda gidip geldiler. Dönüşte talebe durumu Abdülehad Efendiye bütün tafsilâtıyla anlattı. Abdülehad Efendi talebesine çok duâ etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Vehbi Tülek

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Vehbi Tülek

Latif Bir Şikayet

Gül Yaprağı

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Kul Hakkı

Örümcek Ağı

Yuhçu Baba

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Vehbi Tülek

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Vehbi Tülek

Bereketi Var Mı?

Vehbi Tülek