Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.557.908

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bir Kimsenin Gönlünü Almak, Altından Daha Kıymetlidir

Seyyid Cemâleddîn-i Ezherî hazretleri İslâm âlimlerinden ve evliyânın büyüklerindendir. İran’da Şîrâz’da doğdu. 1358 (H.760) senesinde Geylân’da vefat etti. Mısır'da Câmi'ul-Ezher Medresesine gitti ve zamânın âlimlerinden dînî ilimleri okudu. Tahsîlini tamamladıktan sonra Tebrîz'e yerleşti. Orada, tasavvuf yolunda ilerlemek için, Şihâbüddîn-i Sühreverdî hazretlerinin oğlu Şihâbüddîn-i Tebrîzî'nin talebeleri arasına girdi. İcazet verilerek Geylân taraflarına gönderildi. Çok kerametleri görüldü.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Yavuz Sultan Selim Ve Bihrûze Hatun

İran şahı İsmail Safevi, Yavuz Sultan Selim Han ile savaşmak için, Erzincan yakınların daki Çaldıran ovasına gelirken, zaferden son derece emindi. Savaşı kazandıktan sonra İstanbul'a gelecek, Yavuz'un tahtına oturacak ve Osmanlı devletini kendisine bağlayacaktı. Bu yüzden harp meydanına gelirken yanında bütün hazinelerini ve çok sevdiği hanımı Bihrûze Hatunu da getirmişti.Fakat Yavuz'un iyi eğitilmiş ordusu, ustaca manevralarla İran ordusunu kısa sürede bozguna uğrattılar. Şah İsmail, kendisini feda eden seyisi sayesinde canını zor kurtardı ve yanındaki birkaç kişiyle Kafkasya taraflarına kaçabildi. Bütün hazinesi ile birlikte, hanımı da Yavuz'un eline geçti.

Vehbi Tülek

Ii. Adülhamid’in Verdiği Senet

Vehbi Tülek

Kanuni’nin Mevlana’yi Ziyareti

Vehbi Tülek

7 - Genç Osman Dediğin Bir Küçük Uşak

Vehbi Tülek

Cihan padişahı Kanuni Sultan Süleyman'ın fethederek yadigar bıraktığı Bağdad, 89 yıl sonra İran'ın eline geçti. Bu sırada Osmanlı devletinin başında, henüz 12 yaşında bir çocuk olan 4. Murad bulunuyordu. Annesi Kösem Sultan, Vezir-i Azamlığa Hâfız Ahmed Paşa'yı tayin etmiş ve Serdar-ı Ekrem, yani başkumandan vazifesini de vererek, Bağdad'ı İran'ın elinden kurtarmak üzere sefere göndermişti. Hafız Ahmed Paşa, 29 Mart 1626'da kalabalık bir kuvvetle Bağdad kalesi kapılarına dayandı. Ancak bütün hücumları boşa çıkıyor, bir türlü kaleyi zaptetemeye muvaffak olamıyordu. Bu başarısızlığını, padişahın, Bağdad gibi çok mühim bir şehrin ehemmiyetini kavrayamadığı için, kendisine yeteri kadar asker vermemesine bağladı ve görünüşte kendi kendini eleştiren, fakat gerçekte padişahı tenkit eden bir şiir yazarak gönderdi:

Padişah Az Vermez

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Adülhamid Suikasti

Vehbi Tülek

Derya Üzre Cami

Vehbi Tülek

Tozkoparan İskender

Vehbi Tülek

Nusret Mayin Gemisinin Zaferi

Vehbi Tülek

Zembilli Ali Cemali Efendi’nin Zembili

Vehbi Tülek

Kahve İkrami

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ey Kümeyl! Ölünce Her Şey Ortaya Çıkar

Saruhani Ahmed Efendi, Halvetiye şeyhlerinin âlimlerinden bir zattır. 1041 (m. 1631)'de Manisa'da vefat etti. Dekâyıku'l-Hakâyık isimli eserinde şöyle buyuruyor:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ebü'l-hasen Endülüsî

Vehbi Tülek

Ebü'l-Hasen hazretleri, Endülüs'te (İspanya) yetişen tefsir, hadis ve kelâm âlimlerindendir. Meriyye (Merida) şehrinden olup, 440 (m. 1048) senesinde doğdu. Lizbon kadısı Ebû Ömer bin Abdülberr'in icâzet verdiği büyük âlimlerdendir. 532 (m. 1137) senesinde vefât etti.

Bu mübarek zat, vefatından kısa bir zaman evvel bir dersinde buyurdu ki:

İnsanlardan Gelen Sıkıntılara Sabret

Vehbi Tülek

Ebü'l-hasan-ı Şâzilî

Vehbi Tülek


Ebü'l-Hasan-ı Şâzili hazretleri, Kuzey Afrika'da yetişen büyük velilerden olup, Şâziliyye adı verilen tasavvuf yolunun kurucusudur. 1196 (H.592) senesinde Tunus'un Şâzile kasabasında doğdu. 1256 (H.654) senesinde vefât etti. Binlerce talebe yetiştirdi...

Anadolu Velîlerinden Muhammed Kadri Hazîn

Vehbi Tülek

Gariplerin Dostu Hasan Dede

Vehbi Tülek

Mahrez Bin Halef

Vehbi Tülek

Hâlimden Hiç Şikâyet Etmem

Vehbi Tülek

Efsimin Eline Öyle Düşmüşüm Ki!

Vehbi Tülek

Ey Mümin! Vaktini Boş Şeylerle Geçirmeyesin!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek

Abayi Yakmak

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Allah Diyen Genç

Tüccarin Rüyasi

Üç Kandil

Allah’a Firar Et

Yüz Vermedin!

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Korkma!

Vehbi Tülek

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Vehbi Tülek