Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.668.059

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Evlilik, Gözü Haramdan Daha Muhafaza Eder

Ebû Sa’îd Eşec hazretleri hadîs ve tefsîr âlimidir. Zamanının imâmı olup, “Şeyh-ül-İslâm” diye bilinirdi. 257 (m. 865)’de Kûfe’de vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şerîflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Âlim Sadrazam FÂzil Mustafa Paşa

Haziran 1680'de vezir olan Fâzıl Mustafa Paşa, 1683'te Niğbolu sancağı da verilmek sûretiyle Silistre (Özü) vâlisi ve Lehistan serdarı oldu. Lâkin veziriâzam Kara Mustafa Paşanın katli üzerine bu da gözden düşerek aynı yıl serdarlıktan azlolunup, emekli edildi. Kendisine Azaz ve Kilis sancakları arpalık olarak verildi. 1684 sonlarında Sakız muhâfızlığına gönderilen Mustafa Paşa, 1686'da Boğaz muhâfızı olup, kapıkulu ocaklarının cephede isyânı ve İstanbul'a hareketleri sırasında sadâret kaymakamlığıyle İstanbul'a dâvet olundu (1687). Bu sırada pâdi şah bulunan Sultan Dördüncü Mehmed Hana karşı orduda bir isyan hareketi meydana gelmişti. Bu isyan ateşinin önüne geçilemediğinden, ordu daha İstanbul a girmeden alınan tedbirlerle Dördüncü Mehmed Han hal edilip yerine kardeşi İkinci Süleymân Han pâdişah yapıldı.

Vehbi Tülek

Ev Sahibinin İşine Karişilmaz

Vehbi Tülek

Deli Hüseyin Paşa

Vehbi Tülek

Osmanli'nin Hatirasina

Vehbi Tülek

Sen gittin ey Osmanlı, âlemden elem kaldı
Altın kubbelerinden geride alem kaldı

Söğüd'ün yaylasını uzattın Viyana'ya
Çizdiğin haritadan elimde kalem kaldı

Doğu Afrika Fatihi Özdemir Paşa

Vehbi Tülek

Bu Devletin Ayakta Kalmasi İçin

Vehbi Tülek

Sultan I. Ahmed Hanin Vefati

Vehbi Tülek

Mimar Sinanin Mektubu

Vehbi Tülek

Sarikamiş'i Bilir Misiniz?

Vehbi Tülek

51 - İbn-i Haldûn'un Emîr Timur'la Görüşmesi

Vehbi Tülek

Ayni Oyun

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Kalpleri Saf Ve Nurlu Olanlar

Abdürrahim Ebnâsi hazretleri Şafii âlimlerindendir. 829 (m. 1426) yılında Kâhire'de doğdu. 891 (m. 1486)'da vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sadrâzam Ohrili Hüseyin Paşa

Vehbi Tülek

Ohrili Hüseyin Paşa, Sultan İkinci Osman Han (Genç Osman) döneminde sadrazamlık yapmış bir Osmanlı devlet adamıdır...
On yedinci yüzyıl Osmanlı sadrâzamlarından olan Ohrili Hüseyin Paşa, bir timarlı sipâhinin oğludur. Bostancı Ocağında yetişti. Bostancıbaşılık, Yeniçeri Ağalığı ve Rumeli Beylerbeyliği yaptı. Vezirlikle Divân-ı Hümâyûnda bulunurken Güzelce Ali Paşanın yerine 1621 senesinde Veziriâzam oldu.
Sultan İkinci Osman Hanın Lehistan Seferinde de bulunan Hüseyin Paşa, Hotin önündeki savaşta meşhur gâzilerden Karakaş Mehmed Paşanın düşmana hücumu esnâsında, ona yardım etmeyerek şehid düşmesine sebep olduğu iddiasıyla sadrazamlıktan azledildi...

Ebû Bekr-i Beydâvî

Vehbi Tülek

Beş Yüz Senelik Ibadetin Karşılığı!

Vehbi Tülek

Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) Efendimiz bir gün buyurdular ki: "Cibril-i Emin bana geldi ve şöyle dedi: Yâ Resulallah! Seni hak olarak gönderen Allahü tealaya yemin olsun ki, bizler şöyle bir hadiseye şahit olduk. Önceki ümmetler içinde bir kul vardı. Allahü tealaya bir adada beş yüz sene ibadet etti. Allahü teala o adada onun için tatlı bir su çıkardı, bir de nar ağacı yarattı. Ağaç her gece bir nar veriyordu; o da su ve nar ile gıdalanıyordu. Böylece ibadetine devam ediyordu...

En Üstün Tazim Şekli Secdeye Kapanmaktır

Vehbi Tülek

Yıldız Falı, Kahve Falı El Falı Hurafedir

Vehbi Tülek

Kâfire, Ölümden Daha Kötü Bir Şey Olamaz

Vehbi Tülek

Ali Bin Sehl İsfehanî

Vehbi Tülek

Sana Saygı Gösterene Saygılı Davran

Vehbi Tülek

Yûnus Şeybânî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Niyâzi-i Mısri, devamlı ibâdet ve tâatla meşgûl olduğu sırada, bir gece rüyâsında Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerini gördü. Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri büyük bir taht üzerinde oturmaktaydı. Etrâfına talebeleri toplanmıştı. Niyâzi-i Mısri, kendisini onların arasın da görünce, hayâsından dışarı çıkmaya yol ve fırsat aradığı bir sırada, Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri, onu yanına çağırıp, bir kese altın hediye verdi ve; "Senin nasibin diyâr-ı Rûm'dadır. Mısır'da değildir." buyurdu. Ertesi gün Niyâzi-i Mısri bu rüyâsını hocasına anlatın ca, hocası hemen ona hilâfet verdi ve duâ etti. Bunun neticesinde Niyâzi-i Mısri 1646 sene sinde Mısır'dan ayrılarak İstanbul'a gitti. İstanbul'da Sultanahmed Câmii civârında Sokullu Mehmed Paşa dergâhında ikâmet edip, uzun süre riyâzette kaldı. Kaldığı odada çok gözyaşı döktü. Halil Paşa, Niyâzi-i Mısri hazretlerinin kaldığı odanın döşemelerini yenilemek için teşebbüste bulunduğu zaman, Niyâzi-i Mısri hazretlerini rüyâsında gördü. Rüyâda "Gözlerimin yaşı ile yıkanmış olan tahtaları muhâfaza ediniz." diye emretmesi üzerine, tahtalarını muhâfaza etmek sûretiyle odayı tâmir etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek

B0r Çuval Toprak

Hizir Ve Gelin

Sakin Kalyona Binme

Allah'ın Emaneti

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Vehbi Tülek

Latif Bir Şikayet

Vehbi Tülek

Geç Gelen Kurtarıcı

Vehbi Tülek

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Vehbi Tülek