Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.477.086

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Dertsiz Dua Soğuktur, Dertli Dua Gönülden Gelir

Bostan Çelebi Osmanlı velîlerinden olup Mevleviyye yolunun büyüklerindendir. Konya'da doğdu. Çelebi Hüsrev hazretlerinin sohbetlerinde yetişerek kemale geldi ve icazet verilerek talebe yetiştirdi. 1631 (H.1040) yılında Konya'da vefât etti. Sohbetlerinde Mesnevi’den okurdu. Bir sohbetinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

CÂmide Nargile

Süleymâniye Câmii, Mimar Sinan'ın kalfalık (Selimiye ustalık) eseridir. Câmi ile bir külliye hâlinde olan bu eser Kanuni Sultan Süleyman Hân zamanında 1550' de başlanarak 1556'da bitirildi.Avlusu ile birlikte dikdörtgen şeklindeki câminin harem kısmı, 68x63 m dir. 26,50 m kutrunda ve 53 m yükseklikte olan düz pandantifli kubbe, dört kalın kemer üzerinde oturmak ta ve kâidesinde yuvarlak kemerli 32 pencere bulunmaktadır. Câmi 138 pencereden ışık alır. Akustik ve havalandırma düzeni bir mimâri şâheseridir. Mimar Sinan, Süleymâniye Câmii'ni yaptığı sırada birtakım kimseler; "Câmi içinde nargile fokurdatır durur" diye, kendisini Kanuni Sultan Süleyman Hân'a şikâyet ederler. Kanuni, âni bir baskın yapar. Hakikaten Mimar Sinan'ı nargile fokurdatırken bulur. Fena hâlde canı sıkılır. Sert bir sesle "Bre bu ne hâldir?" diye çıkışır. Mimar Sinan gâyet soğukkanlı "Pâdişahım, bu nargileyi burada bulundurmamın sebebi, fokurtusu içindir. Dikkat ederseniz, Tömbekisi (tütünü) yoktur. Fokurduyan suyun sesi bana câmide okunacak Kur'ân-ı kerim seslerinin her tarafa yayılmasını sağlamak için lüzumlu tedbirleri almama yardım etmektedir." diye cevap verir. Mimar Sinan bu tedbiriyle, bugün ancak modern tiyatro binalarında görülebilen akustik tertibatı, yâni ses yankılanması ayarını, 16. asırda yapmış oluyordu.

Vehbi Tülek

Sultan Iii. Selim Ve Kabakçi Mustafa

Vehbi Tülek

Kadi’larin Maaşlari Az Olmamali!

Vehbi Tülek

Ii. Murad Han Ve Şücaeddin Karamani Hazretleri

Vehbi Tülek

Bir gün Sultan İkinci Murâd Hân, Edirne'de abdest tâzelemek üzere çıktığı zaman ayağı kayıp düştü. O sırada nûr yüzlü bir kimse peydâ oldu. Sultânı elinden tutup, o tehlikeli hâlden kurtardı ve âniden kayboldu. Sonra Pâdişâh, kendini tehlikeden kurtaran o zâtla görüşmek istedi. Edirne'nin bütün sâlih kimselerini huzûruna dâvet etti. Ancak, dâvet ettiği kimseler arasında aradığı zât yoktu. Nihâyet bütün Edirne halkını bir yere toplatıp, birer birer gözden geçirdikten sonra, aralarında, elinden tutup kurtaran Şücâeddin Karamâni'yi buldu. Ona hürmet edip, iltifât ve ihsânlarda bulundu. Debbaglar Mahallesinde ona bir mescid ve bir dergâh yaptırdı. Talebelerine Murâdiye evkâfından maaş bağlatıp, ihsânlarda bulundu.

Galiçya Cephesinde Bir Türk Çocuğu

Vehbi Tülek

Bir Avuç Bulgur

Vehbi Tülek

O Kendini Tanitti

Vehbi Tülek

İskender Bey Kimdir

Vehbi Tülek

Nusret Mayin Gemisinin Zaferi

Vehbi Tülek

Iii. Mustafa Han’in Polonya’ya Yardimi

Vehbi Tülek

Akçakoca Kalesi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Muhammed Bin Süleyman

Muhammed bin Süleyman hazretleri Şâfii âlimlerindendir. 1124 [m. 1712] de Şam'da doğdu, 1194 [m. 1780] de Medine'de vefat etti. İki cild fetvası meşhurdur. Bu fetvalarında buyuruyor ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Mustafa Kuddûsî Efendi

Vehbi Tülek

Mustafa Kuddûsi Efendi, Zile evliyâsındandır. 1820 yılında Zile'de doğdu. 1855 yılında vefât etti. Kabri Zile'nin Kislik Mahallesinde bulunan Müftüzâde Dergâhının karşısındaki bahçededir.
Bu mübarek zat, vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

En­dü­lüs­lü â­lim İbn­-i Reyûlî

Vehbi Tülek

İhtiyârlık Herkese Nasîb Olmaz

Vehbi Tülek

Abdülhamid Şirvâni hazretleri, aslen Kafkasyalıdır... İlim tahsili için, İstanbul ve Mısır gibi, zamânın ilim merkezi olan yerlere giderek büyük âlimlerin sohbetlerinde bulundu. Sonra Mekke-i mükerremeye gitti...

Derviş Hüseyin

Vehbi Tülek

Abdest Alınan Ve Alınmayan Sular

Vehbi Tülek

seni Nereye Defnedelim?

Vehbi Tülek

Sa'îd Bin Cübeyr (rahmetullahi Aleyh)

Vehbi Tülek

“arabzade” Ve Kânûnî’nin Duası

Vehbi Tülek

Bâbürlü Hükümdarı Evrengzib

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yüz Vermedin!

Yüz Vermedin!

Fakih Îsâ bin Muhammed şöyle anlatır:

Uzak bir diyârda idim. Abdullah el-Ayderûs'u açıkça bulunduğum yerde görmeyi temenni etmiştim. Mescide gittim. Oraya bir dilenci ve yanında birisi gelip benden bir şey istedi. Bir şey vermedim. Oradan ayrılıp başka yere gittim. O dilenci ve yanındaki kişi benim arkamdan geldi. Sonra yine yanıma yaklaşarak benden bir şeyler istedi. Yine yüz vermedim. Bunun üzerine o dilenci ve yanındaki ayrılıp gitti. Bir müddet sonra ben, Abdullah el-Ayderûs'un bulunduğu yere döndüm. Şeyh Abdullah'ın yanına giderek; "Ben sizi gittiğim yerde alenen görmeyi temenni ettim. Lâkin bu isteğim hâsıl olmadı." dedim. Bunun üzerine Ebû Muhammed el-Ayderûs ; "Sana aleni görünmem hâsıl oldu. Falan gün duhâ vaktinde sen falan mescidde idin. Senin yanına bir dilenci geldi. Yanında birisi de vardı. Senden bir şeyler istediler. Onlara bir şey vermedin. Sonra kalkıp bir yere gittin. Onlar da seni tâkib etti ve yine bir şeyler istediler. Yine yüz vermedin. İşte o dilencinin yanındaki ben idim. Ben, senin yanına o kılıkla gelmiştim." dedi. Ben; "Efendim! Sizin dedikleriniz doğrudur. Fakat o size fazla benzemiyordu." deyince, Şeyh Abdullah da; "Eğer ben bu hâlimle senin yanına gelse idim, sen beni tanır ve insanlara haber verirdin." buyurdu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

B0r Çuval Toprak

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Sakin Kalyona Binme

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Altıyüz Dirhemlik İp

Anzakli Ömer

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Bizi Hatirlayin!

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek