Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.326.306

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allah’ın Takdirine Bağlanan Cennetliktir

Mevlânâ Ârif-i Dikgerânî hazretleri "Silsile-i aliyye" adı verilen büyük âlim ve velilerden Seyyid Emîr Külâl hazretlerinin dört halifesinden ikincisidir. Buhara civarındaki Dikgerân köyünde doğdu. Miladi 14. yüzyıl başlarında orada vefat etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Derya Üzre Cami

Kaptan-ı Derya Kılıç Ali Paşa, bir gün zamanın padişahı III. Murad Han'ın huzuruna çıkarak, kendi adına bir cami yaptırmak için müsaade lerini istedi. Fakat şair ruhlu ve aynı zamanda nüktedan olan padişah:

"Sen ki deryaların serdarısın. Muktedir isen camiini derya üzre inşa et! Sana karada bir karış yer yoktur" diye ferman buyurdu.

Kılıç Ali Paşa bu fermanı gayet soğukkanlı karşıladı ve:

"Hünkarımız doğru derler. Bizim evimiz de, mekanımız da deryalar dır. O halde mabedimizin de derya üzre inşası münasibdir" deyip müsaade isteyerek huzurdan çıktı. Fakat deniz üzerine cami nasıl yapıla caktı? Hemen o devrin en büyük mimarı Koca Sinan'ın yanına vardı ve durumu ona anlatarak, bu eseri de kendisinin inşa etmesini istedi ve bunun için de, Tophane açıklarında bu inşaatın yapılabileceğini söyledi.

Mimar Sinan'ın, inşaat yerini görüp beğenmesiyle hemen harekete geçildi. Kılıç Ali Paşa, kadırgalarla Anadolu sahillerinden iri kayaları taşıtarak Tophane açıklarında denizi doldurtmaya başladı. Böylece birkaç gün içinde burada küçük bir ada meydana geldi. Burada sahile kadar da ahşap bir köprü inşa edildi. Sonra da Mimar Sinan inşaata başladı. Eserini tamamlayınca o yüce mimar:

"Deryalar kudursa ve azgın dalgalar kubbenin tepesinden aşsa, yine bu mabed kıyamete kadar kalacaktır" dedi.

Sonraki asırlarda, sahil ile caminin bulunduğu ada arası doldurula rak cami denizden içeride kalmıştır.

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Ve Halimi Çelebi

Vehbi Tülek

Selim’e Tabi Olasin

Vehbi Tülek

Osmanlilarin İndonezya Müslümanlarina Yardimi

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman Han, Portekiz donanmasının taarruzlarına karşı imdat isteyen Hind müslümanlarına bir donanma göndererek yardımda bulundu. Bu donanma Portekizlileri bu denizlerden kovaladıktan sonra Mısır'a dönerken, bu donanmada bir filoya kumanda eden Hayreddin Mehmed Reis, bu donanmanın kumandanı Süleyman Paşa tarafından iki gemiyle doğu denizlerini keşfe gönderildi. Osmanlı denizcileri ilk olarak Siyam (Tayland)'a geldiler ve kral tarafından çok iyi karşılandılar. Kral onların Siyam'da istekdileri kadar kalabileklerini ve misafirleri olduğunu söyledi. Tam 15 yıl burada kaldılar ve onlara yılda 12.000 altın ücret verildi. Bu zaman zarfında başkent Ayuthia'da (bugünkü başkent Bangkok'a yakın) 7 cami açtı lar. Yalnız başkentte 30.000 aile, onların örnek ahlakı sebebiyle müslüman olmakla şereflendi. Bugün Tayland'daki 2,5 milyon müslümanın menşei bunlardır.

Hemen Tayin Edelim

Vehbi Tülek

Bana Bir Tüfek Verin

Vehbi Tülek

Barbaroszade Hasan Paşa

Vehbi Tülek

CÂmide Nargile

Vehbi Tülek

Büyük Devlet Olmak

Vehbi Tülek

Sarayda Kadir Gecesi Alayi

Vehbi Tülek

Bu Ne Müfsidane Teklifdir!

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Seni, Allahü Teâlâya Îmâna Davet Ediyorum

Kâdı Bâkıllânî hazretleri Kelâm âlimlerinin meşhûrlarındandır. 338 (m. 950) senesinde Basra’da doğdu. Kelâm ilmini, itikâdda iki mezheb imamından biri olan Ebü’l-Hasen Eş’arî hazretlerinin meşhûr talebelerinden olan İbn-i Mücâhid Tâî’den öğrendi. Sonra Bağdad’a giderek orada hadîs âlimlerinin meşhûrlarından hadîs ilmini öğrendi. 403 (m. 1013)’de Bağdad’da vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Muhammed Ibn-i Eşkâr

Vehbi Tülek

Muhammed ibn-i Eşkâr hazretleri, meşhûr hadis âlimlerindendir. 780 (m. 1378)'de Kâhire'de doğdu. 863 (m. 1459'da vefât etti. Eserlerinde zikrettiği hadis-i şeriflerden bazıları şunlardır:

Sükût, Seni Özür Dileme Zahmetinden Kurtarır

Vehbi Tülek

Zühd, Dünyâyı Yok Saymaktır

Vehbi Tülek

Kaygulu Halil Efendi Celvetî şeyhlerinden olup Bursa'nın Orhaneli kazasında doğdu. Bursa'da Üftâde dergahına giderek Celvetî yoluna girdi. İcazet aldıktan sonra Deveciler kabristanı yanında dergâh kurup talipleri yetiştirdi 1234 (m. 1818)’de Bursa'da vefat etti. Hâdi'l-Uşşak ismindeki bir eseri vardır. Bu kitabında şöyle buyuruyor:

Derviş Muhammed Hazretleri

Vehbi Tülek

Ebû Bekr Vâsıtî

Vehbi Tülek

Karslızâde Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

Nasipli Hükümdar Seyf Ibni Zilyezn

Vehbi Tülek

Ebu Hâtim Hanzâlî

Vehbi Tülek

Sen Olmasaydın, Hiçbir Şeyi Yaratmazdım

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Korkma!

Korkma!

Sinop'ta medfûn bulunan ve Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi'nin talebesi olan Mahmûd Kefevi hocasının şu kerâmetini anlattı:"Gemiye binip İstanbul'a gitmek üzere yola çıktık. Ben o zaman gençtim ve bu benim ilk yolculuğumdu. Hoş bir rüzgârla dört gün gittik. Sonra şiddetli bir rüzgârla deniz kabardı. Dalgalar her taraftan vurmaya başladı. Gemide bulunanlar korku, dehşet ve ümitsizlik içinde bâzı mal ve eşyâlarını denize attılar. Bu ızdırap ve sıkıntı bana da ümitsizlik vermeye başladı. Hocam Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi, geminin alt katında sâkin ve telaşsız bir halde oturuyor du. Dalgaların şiddetli vuruşları gemide bulunanların ve benim korkumu iyice arttırdı. Hocam bana bakıp; "Korkma! Allahü teâlâ bizi kurtaracak ve biz Erikli Kasabasının doğu tarafındaki Hacı Baba Dergâhında kuşluk vakti oturup süt içeceğiz ve incir yiyeceğiz." buyurdu. Gemici lerin hesâbına göre seksen mil yolumuz kalmıştı. Ebû Bekr Kefevi hazretleri sükûn ve vekar içinde tatlı ve güzel sesiyle Kehf sûresini okumaya başladı. Biz rahatladık ve korkumuz kalma dı. Halbuki dalgaların vuruşları hâlâ devâm ediyordu. Nihâyet Allahü teâlâ bizi, hocam Ebû Bekr Kefevi hazretlerinin duâsı bereketiyle kurtardı. Gecenin sabahında Erikli sâhiline çıkıp doğruca Hacı Baba Dergâhına ziyârete gitti. Biz de onu tâkib ettik. Hep birlikte oturduk. Hocamız Kur'ân-ı kerim okuyor biz de dinliyorduk. O sırada dergâhın çevresinden bir kadın iki elinde birer çanak ile çıkageldi. Kapları önümüze bıraktı. Biri süt, diğeri incirle doluydu. Şeyh Ebû Bekr Kefevi tebessüm ederek bize baktı ve; "Bismillah ile yiyiniz!" buyurdu. Biz besmele ile yedik. Hocamın bu kerâmetine şâhid olduğumuz zaman, 1542 (H.949) senesiydi."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Padişah Ve At

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Keramete İnanmayan Âlim

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Anzakli Ömer

Yüz Vermedin!

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Geç Gelen Kurtarıcı

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek