Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.241.038

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Moğol Askerlerini Şam'dan Uzaklaştıran Mübarek Zat

Ebü'l-Hasan Harîrî hazretleri büyük velîlerdendir. 1247 (H. 645) senesinde Şam'da vefât etti. Şeyh Ebû Ali Mağribî'nin sohbetlerinde bulunarak, kemâle geldi. Çok kerametleri görüldü.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Bu Aslan İstirahat Etsin

1762 yılında Prusya kralı II. Frederik, Fransa, Avusturya ve Rusya ile harp halindeydi. Frederik, Osmanlı devletinden yardım istedi. Sadrazam Ragıb Paşa, yardım etmeğe niyetli değildi. Devrin padişahı III. Mustafa, Ragıb Paşa'ya kızarak:

"Bre Lala, ne düşünürsün? Eğer para lazımsa Edirnekapı'dan Rusçuk'a kadar altın döşeye bilirim" dedi. Ragıb Paşa da:"Devlet-i Aliyyemiz eskiden beri yapmış olduğu savaşlarda bir muharip aslan olduğunu düşmanlara göstermiştir. Fakat şimdiki halde tırnakları aşınmış, dişleri dökülmüştür. Muharebe esnasında düşman bu halimizi anlarsa vaziyet müşkil olur. Bırakalım bu aslan istira hat etsin" cevabını verdi.

Vehbi Tülek

108 - Sarikamiş Kahramanlari

Vehbi Tülek

Kahraman Osmanli Hanimi: Emine BÂnû

Vehbi Tülek

Çaldiran MuhÂrebesi

Vehbi Tülek

Akkoyunlu Devletini ortadan kaldıran, Âzerbaycan, Irak-ı Arab ve İran'ı ele geçirerek Ceyhun Nehrine kadar hudûdunu genişleten Şah İsmâil, 1510'da doğudaki sünni Özbekleri de yendikten sonra, Anadolu'ya yöneldi. Gönderdiği dâi ve halifeleri vâsıtasıyla yaptığı propagandalarda Osmanlı hudutları içindeki Şiileri kendisine bağlamaya, fırsat buldukça da isyânlar çıkarmaya başladı.Yavuz Sultan Selim Han ise, Anadolu'yu bölüp parçalamak ve batıya açılan her seferde Osmanlıyı arkadan vurmak emelinde olan Şâh İsmâil'e kesin bir darbe indirmek niyetindeydi.

Dörtyüz Kese Altin

Vehbi Tülek

Sağ Kolumu Kaybettim Ama Sol Kolum Var

Vehbi Tülek

Ii. MurÂd Han Ve İstanbul Kuşatmasi

Vehbi Tülek

Kibris Halkina Sultan Selim’in Fermani

Vehbi Tülek

Ben Yerimden Bir Adim Bile Kipirdamam

Vehbi Tülek

Zor Şehzade

Vehbi Tülek

Hazin Göç

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Taif Şehitlerinden Abdullah Bin Ebî Bekr

Abdullah bin Ebi Bekr-i Siddik, Hazret-i Ebû Bekr-i Sıddik'ın oğludur. Babası Ebû Bekr-i Sıddik'in davetiyle, küçük yaşta Müslüman oldu. Peygamber efendimiz ile babası Mekke'den Medine'ye hicretlerinde, Sevr Mağarasına geldiklerinde, habercilik vazifesini yaptı... Zeki ve kabiliyetli bir genç olduğundan, babasının emir ve direktiflerini harfiyen yerine getirirdi. Gündüzleri Mekke'de Kureyşliler arasında bulunup, onların Peygamberimiz ve Hazreti Ebû Bekir hakkında söylediklerini, akşam vakti Sevr Mağarasına gelerek haber verirdi. Geceyi orada geçirip, tanyeri ağarmadan Mekke'ye dönerdi. Bu şanlı hizmeti, onun adını İslâm tarihine geçirdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Emîrzâde Cenâbî Çelebi

Vehbi Tülek

Emirzâde Cenâbi Çelebi Osmanlı âlimlerinden olup seyyiddir. İstanbul'da Şeyhülislâm Ebussuûd Efendi'nin hiz­metine girerek ondan ders gör­dükten sonra müderrislik yaptı. Halep Kadılığına tayin edil­di. 999 (m. 1590)'da Halep'te vefat etti. Bir sohbetinde buyurdu ki:

Ârif Hikmet Bey

Vehbi Tülek

İbn-ül-lebbân

Vehbi Tülek

Âriflerin ve evliyânın büyüklerinden ve meşhûrlarından olan Yâkût-i Arşi hazretleri Ebü'l-Abbâs-ı Mürsi hazretlerinin talebelerinin büyüğü olup, Habeşistanlıdır. 1307 (H. 707) senesinde Mısır'da İskenderiyye şehrinde vefât etti. Yâkût-i Arşi, insanlara olduğu gibi, hayvanlara karşı da çok merhamet sâhibi bir zât idi...

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

İsmâil Cerrâhî

Vehbi Tülek

Cemâleddîn İshak Fakîh

Vehbi Tülek

Zeyneddin Ömer Bin Verdî

Vehbi Tülek

İmândan Sonra En Kıymetli Ibâdet

Vehbi Tülek

Ebû Abdurrahmân Mukrî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sonunda Orta Yolu Buldular

Vehbi Tülek

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Vehbi Tülek

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Adalet Ve Tevazu

SelÂmetle Gidip Gel

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Sarik Ve Sakal

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek

Geç Gelen Kurtarıcı

Vehbi Tülek

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Vehbi Tülek