Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.020.046

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Dînimizde Ilk Emredilen Farz Namâzdır

Şeyh-ül-Hızâmiyye el-Vâsıtî hazretleri Hanbelî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 1258 (H.657) senesinde Irak’ta Vâsıt şehrinde doğdu. 1311 (H.711)'de Şam’da vefât etti. İlim öğrenmek için pekçok şehri dolaştı. Bu yolculukları esnâsında fıkıh, hadîs ve siyer âlimlerinden ilim öğrendi. Mısır'a sonra da Şam'a gitti. Orada talebe yetiştirdi. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Abdestsiz Nöbet Tutmam

Sultan İkinci Abdülhamid Han zamanında, Sarayda gece gündüz nöbet tutan hassa askerleri vardı. Bu nöbetçilerin geleneksel olarak geceleyin bir seslenişleri yankılanırdı etrafta:
- Kimdir o?
- Kim var orda?..

Vehbi Tülek

Ezan Sesleri DevÂm Etsin!

Vehbi Tülek

İkinci Bayezid HÂn’in Tuğlasi

Vehbi Tülek

Doğru Yoldan Ayrilmamak

Vehbi Tülek

Aylaklıktan, başıboşluktan usanan, bunun çıkar yol olmadığını anlayıp doğru yola gelmeye karar veren mirasyedi bir adam, padişaha çıkıp, doğruluktan ayrılmadan, dürüstçe yaşamak için kendisine bir yol göstermesini istedi. Padişah da adama ağzına kadar dolu bir fıçı zeytinyağı verdi. Bunu tek bir damla bile dökmeden şehrin bir ucundan öbür ucuna götürmesini, bir damla dahi döktüğü takdirde hemen orada boynunun vurulacağını söyledi. Yanına da kontrol için yalın kılıç iki gözcü verdi. Adam fıçıyı kralın buyruğuna uygun şekilde, bütün gücünü, dikkat ve zekasını kullanarak bir damla bile dökmeden şehrin bir başından öbürüne götürdü. Sonra geri dönüp kralın huzuruna yeniden çıktı. Verilen görevi eksiksiz yerine getirdiğini söyledi. Padişah, adama sordu:

Fatih Ve Hocazade

Vehbi Tülek

56 - Paris'de Bir Osmanli

Vehbi Tülek

Git Zavalli Oyuncak

Vehbi Tülek

Üç Ahbab Çavuşlar

Vehbi Tülek

Nusret Mayin Gemisinin Zaferi

Vehbi Tülek

Kirkpinar'in Doğuşu

Vehbi Tülek

Kara Mehmet Paşa

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Resûl-i Ekrem, Bütün âlemlerin Peygamberidir

Ebû Bekr Ahmed el-Hallâl hazretleri Hanbeli fıkıh âlimidir. 234 (m. 848)'de Bağ­dat'ta doğdu. Fıkhı, Ahmed bin Hanbel'in talebelerinden öğrendi. Ahmed bin Hanbel'in fetvalarını toplamak için pek çok bölgeyi do­laştı. Bunları derleyip "El-Câmi" adlı eseri mey­dana getirdi. Bu eseriyle Hanbeli mezhe­bini yok olmaktan kurtardı. 311 (m. 923)'de Bağdat'ta vefat etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ, Sizin Için Kolaylık Istiyor

Vehbi Tülek

Muhammed Ezheri hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 1714 (H.1126) senesinde Cezâyir'de doğdu. 1793 (H.1208) senesinde orada vefât etti. Küçük yaşta Kâhire'ye gitti. Ezher Câmii hatibi ve imâmı Muhammed bin Sâlim Hafnâvi'den, ilim ve tasavvuf yolunun edebini öğrendi. Sonra memleketine dönerek talebe yetiştirdi. Buyurdu ki:

Birbirinizi Sevmek Için Selâmlaşınız!​

Vehbi Tülek

Kabirdekiler Birbirlerini Ziyaret Ederler

Vehbi Tülek

Dürrizâde Seyyid Abdullah Efendi 131. Osmanlı Şeyhülislamıdır. 1182 (m. 1769)'da İstanbul'da doğdu. Medrese tahsilinden sonra İstanbul Kadılığı, Anadolu Kazaskerliği ve Nakibüleşraflık vazifelerine; nihayet 1808'de Şeyhülislamlığa tayin edildi. 1243 (m. 1828)'de İstanbul'da vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Sinânüddîn Halvetî

Vehbi Tülek

Osmanlı Sultanları Ile Harb Etme

Vehbi Tülek

Dinde Yapılan Her Yenilik Bid'attir

Vehbi Tülek

Âlim Olan, Ilmi Ile Amel Etmelidir

Vehbi Tülek

Ebû Eyyûb El-ensârî(radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Avâmın Ve Havâsın Tövbesi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ölüyü Diriltemem

Ölüyü Diriltemem

Trablusşam Nakib-ül-eşrâfı Şeyh Abdülfettâh Zağbi Efendi, Yûsuf Nebhâni hazretlerine şöyle anlatmıştır:

Bir defâsında bir arkadaşımız hastalanmıştı. Abdullah ibni Şeyh Hıdır ez-Zağbi'yi de yanımıza alıp ziyâretine gitmek istedik. Onu götürmekten maksadımız hastanın bereketlerinden istifâde ederek şifâya kavuşması idi. Ancak gitmek istemedi. Çok ısrar edince kabûl edip bizimle geldi. Hastanın yanına vardığımızda, şiddetli hastalığından hiç bir eser kalmadı. Ayağa kalkıp bizi karşıladı. "Hoş geldiniz." deyip konuştu. Ziyâreti yapıp yanından ayrıldık. Ayrılıp giderken yolda Şeyh Abdullah hazretleri; "Ben ölüyü diriltemem." dedi. Bu sözüyle ziyâretine gittiğimiz kişinin öleceğine işâret etmişti. Dedim ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Bülbülün Zikri

Hizir Ve Gelin

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Sarik Ve Sakal

B0r Çuval Toprak

Vehbi Tülek

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Vehbi Tülek

Altıyüz Dirhemlik İp

Vehbi Tülek

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Vehbi Tülek

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Vehbi Tülek

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Vehbi Tülek