Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.978.322

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Müminlerin Ruhları Cennette Kâfirlerinki Ise Cehennemdedir

Cihangirli Hasan Burhaneddin Efendi İstanbul evliyasındandır. Harput köylerinden Parcıh'ta doğdu. Bursa’ya giderek evliyadan Yakub Fanî hazretlerine intisab etti. İcazet alarak İstanbul’a gönderildi. Cihangir’de bir dergâh kurup, insanları irşad etti. 1074 (m. 1663)’de orada vefat etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Şah Sultan Ve Merkez Efendi

Yavuz Sultan Selim Hânın kızı Şâh Sultan, zevci Sadr-ı âzam Lütfi Paşa ile Yanya'dan İstanbul'a gelirken, yolda eşkıyânın baskınına uğradı. Bu kötü durumdan nasıl kurtulacaklarını düşünürlerken, o anda Allahü teâlânın izni ile, zamânın evliyâsından Merkez Efendi karşılarına çıkıverdi. Önceden orada olmadığı hâlde, bir anda karşılarına dikilen Merkez Efendiyi gören haydutlar, şaşkına döndüler. Eşkıyâ reisi, Merkez Efendinin heybeti karşısında selâmeti kaçmakta buldu. Diğerleri de kaçıp orayı terkettiler. Eşkıyânın ortadan çekilmesiyle Merkez Efendi de bir anda kayboldu. Bu hâli hayretle seyreden Lütfi Paşa ve zevcesi Şâh Sultan, Merkez Efendiyi tanımışlardı. Şâh Sultan, Merkez Efendinin bu kerâmetinden dolayı, İstanbul' da Eyüb Bahariye'de onun adına bir câmi ve yanına medrese yaptırdı. Merkez Efendiyi buraya tâyin ettiler. Bir müddet orada talebe yetiştiren Merkez Efendiye Kânûni Sultan Süleymân Hân, Topkapı surlarının dışında yaptırdığı tekkede vazife verdi. Burada da aynı hizmete devam eden Merkez Efendi, Kânûni Sultan Süleymân Hânın annesinin isteği ve Sünbül Efendinin tenbihi üzerine Manisa'ya gitti. Vâlide Sultanın Manisa'da yaptırdığı imâretin yanındaki dergâhta hocalık yaptı. Tıb bilgisi kuvvetli olan Merkez Efendi, Manisa'da bulunduğu sırada kırk bir çeşit baharattan meydana gelen bir mâcun yaptı. Bu mâcunu hastalar yiyerek şifâ bulurdu. İlkbaharda yetişen çiçeklerden de istifâde edilerek yapılan bu mâcunu almak için, çevre kasabalardan gelirlerdi. Mesir mâcunu diye şöhret bulan bu mâcun, şimdi de yapılmaktadır.

Vehbi Tülek

84 - Zenbilli Ali Cemali Efendi

Vehbi Tülek

Osmanli Topraği Olan Misir’in İşgali

Vehbi Tülek

Öyleyse Sultanimizi Üzme !

Vehbi Tülek

Yıldırım Bayezıd Niğbolu zaferinde kazanılan gânimetlerle muhteşem bir mescid yaptırmak ister. Mimarlar bugün Ulucami'nin bulunduğu mevkide karar kılarlar. Söz konusu arsa üzerinde evi, bahçesi olanlara başka yerden muadil yer verilir. Hatta ceplerine birkaç kese altın sıkıştırılır gönülleri hoş edilir. Ancak yaşlı bir kadıncağız bir "Evim de evim" feryadı tutturur ki sormayın. Değerinin fevkinde ücretlere omuz silker, bütün tekliflere "olmaz" der. Önce vezirler, sonra bizzat Sultan, kadının ayağına gider, iknaya çalışırlar. Ama o direnir. Sultan Bayezid caminin yerini sevmiştir. Hiç hesapta olmayan pürüz canını sıkar. Hatta divanı toplar, çözüm yolu arar. Kadılar "mal onun değil mi" derler, "satarsa satar, satmazsa satmaz!" Meclis çaresizlik içinde dağılırken Bayezid'in aklına damadı gelir. Emir Sultan'ı bulur meseleyi anlatır. Mübarek sadece tebessüm eder. "Acele etme!" der, "Bir gecede neler değişmez?"

Yeniçeri Zorbalari Ve Iv. Mustafa Han

Vehbi Tülek

Kanuni’nin Mevlana’yi Ziyareti

Vehbi Tülek

Yalnizlik Köşkü

Vehbi Tülek

Ahmed İbni KemÂl Hazretlerinin Nasihatleri

Vehbi Tülek

İngiliz Düşmani Şeyhülislam

Vehbi Tülek

Allah İçin Vurmuştum

Vehbi Tülek

Baltaci Mehmed Paşa Ve Ünsi Hasan Efendi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ömer Bin Abdülazîz

Ömer bin Abdülaziz hazretleri, halifeliği sırasında, dine sokulan bid'atleri ortadan kaldırıp, unutulmuş sünnetleri meydana çıkardı. Hadis-i şerifleri tasnif ettirdi. Ehl-i beyte dil uzatanların çirkin hareketine mâni olarak, son verdi. Bu uygulamaları, Ömer bin Abdülaziz'i "müceddid", "İkinci Ömer" ve "Beşinci Halife" unvanına kavuşturmuştur. İki sene beş aydan fazla sürmemiş olan Hilafeti esnasında, içte ve dışta fevkalade hayırlı işler yapmıştır.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hacı Bulam

Vehbi Tülek

Hacı Bulam hazretleri, Kayseri velilerinden olup, on altıncı yüzyılda yaşamıştır. Zamânının Mevlevi Dergâhının önde gelenlerindendir. Tekkeönü denilen yerde düzenli bir dergâh, etrâfında fakirlerin ve dervişlerin kalması için birçok odalar ve bu dergâhın devâmı için, vakıf dükkanlar yaptırdı. On altıncı yüzyılın sonlarına doğru vefât etti...

Bu mübarek zat, sohbetlerinde Mesnevi'den anlatırdı. İşte bunlardan bazıları:

Amelleri Sâlih, Niyetleri Iyilik Olsun

Vehbi Tülek

şimal Yıldızı Dehkan Killetî

Vehbi Tülek

Şeyh Dehkan Killeti, Maveraünnehir'deki yaşamış olan evliyanın meşhurlarındandır. Menkıbeleri Reşahat isimli eserde anlatılır. Doğum ve vefat tarihleri hakkında bir bilgi yoktur. Buhara'da yaşamış ve orada vefat etmiştir...
Hakim Tirmizi'nin naklettiği bir hadiste belirtildiği gibi, evliyânın bir kısmı İbrahim aleyhisselam, bir kısmı Mûsâ aleyhisselam, bir kısmı İsâ aleyhisselam, bir kısmı da Muhammed aleyhisselamın fıtrat ve meşrebinde olur. Mahmûd İncirfagnevi hazretleri, Tabakat kitaplarının ifadesine göre, mânâ ayağı Hazreti Mûsâ'da olan, O'nun fıtrat ve meşrebinde bulunan bir veliydi...

yiğidin Hayâtı Çilelidir!..

Vehbi Tülek

Hangi Insan Daha Kötüdür?

Vehbi Tülek

Milletin Kurtuluşu Ve Saadeti Ne Ile Olur?

Vehbi Tülek

Hadramutlu Mutasavvıf Ebû Abdullah Hadramî

Vehbi Tülek

Sırrî-yi Sekatî Ve Saraylı Talebesi

Vehbi Tülek

Ebü’l-fadl Bin Seleme

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Niyâzi-i Mısri, devamlı ibâdet ve tâatla meşgûl olduğu sırada, bir gece rüyâsında Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerini gördü. Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri büyük bir taht üzerinde oturmaktaydı. Etrâfına talebeleri toplanmıştı. Niyâzi-i Mısri, kendisini onların arasın da görünce, hayâsından dışarı çıkmaya yol ve fırsat aradığı bir sırada, Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri, onu yanına çağırıp, bir kese altın hediye verdi ve; "Senin nasibin diyâr-ı Rûm'dadır. Mısır'da değildir." buyurdu. Ertesi gün Niyâzi-i Mısri bu rüyâsını hocasına anlatın ca, hocası hemen ona hilâfet verdi ve duâ etti. Bunun neticesinde Niyâzi-i Mısri 1646 sene sinde Mısır'dan ayrılarak İstanbul'a gitti. İstanbul'da Sultanahmed Câmii civârında Sokullu Mehmed Paşa dergâhında ikâmet edip, uzun süre riyâzette kaldı. Kaldığı odada çok gözyaşı döktü. Halil Paşa, Niyâzi-i Mısri hazretlerinin kaldığı odanın döşemelerini yenilemek için teşebbüste bulunduğu zaman, Niyâzi-i Mısri hazretlerini rüyâsında gördü. Rüyâda "Gözlerimin yaşı ile yıkanmış olan tahtaları muhâfaza ediniz." diye emretmesi üzerine, tahtalarını muhâfaza etmek sûretiyle odayı tâmir etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Vehbi Tülek

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Allah Nasil Misafir Edilir?

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Namazini Ben Kildirayim

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Geç Gelen Kurtarıcı

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Vehbi Tülek

Hayat Kurtaran Yalan

Vehbi Tülek