Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.800.807

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Padişahın Iltifâtına Mazhar Olan Mübarek Zat

Harputlu Abdurrahmân Efendi Anadolu velîlerindendir. 1756 (H.1169) târihinde Elâzığ’ın Sivrice ilçesine bağlı Çöke köyünde doğdu. İlk tahsîlinden sonra Diyarbakır'da zamanın büyük âlimlerinden ilim öğrendi. Sonra İstanbul'a gitti. 

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Bu Sopayi Baban Verdi

İkinci Murad Han'ın çok sevdiği ve saydığı Molla Yegan hacca gitmişti. Hac dönüşünde Kahire'ye uğradı ve orada tanışıp sohbet ettiği Molla Ahmed Şemseddin Gürani'yi yanına alarak Edirne'ye getirdi. Molla Yegan, İkinci Murad Han'ın huzuruna çıktığında padişah:-Bana gittiğin yerden ne armağan getirdin? Diye sorunca, Molla Yegan:-Hünkarım, size Mısır'dan Molla Gürani'yi getirdim, dedikten sonra onun ilminden ve faziletinden bahsetmesi üzerine İkinci Murad Han, dışarıda beklemekte olan Molla Gürani Hazret lerini huzura çağırıp, kendisiyle bir saat konuştuktan sonra, onun Hadis ve Fıkıh ilmindeki dehasına hayran kaldı ve onu Bursa'daki Bayezid medresesine müderris tayin etti.

Vehbi Tülek

Benim Milletimin Ocaği Yaniyor

Vehbi Tülek

Kahraman Bir Türk Düşmani

Vehbi Tülek

Çanakkale İçinde Aynali Çarşi

Vehbi Tülek

Osmanlı Devletinin Birinci Dünya Savaşına girmesiyle cepheler genişledi. Ruslar Kafkaslara saldırınca Osmanlı Hükumeti oraya asker yığdı. Fakat batıdaki Rus birliklerinin bir kısmı oraya kaydırılınca Alman cephesi zayıfladı. Rus Çarı hemen İngiltere'den yardım istedi. Bunun üzerine Churchill, Çanakkale'ye yüklendi. Hesaplarına göre ikinci bir cephe Osmanlıları Kafkaslar'dan çekecek, hele Boğazlar ele geçerse savaş çabucak bitecektir. İngiliz Harbiye Nazırı Lord Kitchener bu fikri şiddetle destekler. Avustralya ve Yeni Zelanda' dan getirilen askerlerin (Anzakların) yöreye ulaşması ile saldırıya geçerler. 19 Şubat sabahı bombardıman başlar. Donanma birkaç ehemmiyetsiz isabet alır ama bizim dış tabyalarımız tamamen elden çıkar.

İki Defa Tahta Çikan Padişah I. Mustafa Han

Vehbi Tülek

Burak Reis

Vehbi Tülek

Dünyanin En Dürüst Ve En Medenî Milleti

Vehbi Tülek

Artik Göç Vakti Geldi

Vehbi Tülek

Topal Arabaci

Vehbi Tülek

Zulm İle ÂbÂd Olanin

Vehbi Tülek

Yunan Askeri Hakiminin İtiraflari

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Seyyid Ahmed Tahtâvî

Seyyid Ahmed Tahtâvi hazretleri Hanefi fıkıh âlimidir. Mehmed Emin Tokâdi hazretlerinin soyundandır. Babası Mısır'da görevli bir Osmanlı müderrisi idi. 1231 (m. 1816)'da Mısır'da vefat etti. Kendi adıyla meşhur olan fıkıh kitabında şöyle buyurmaktadır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Akıllı Kimse, Günahlarını Tövbe Ile Örtendir

Vehbi Tülek

Tâcüddîn Âmidî hazretleri Şafiî mezhebindeki büyük fıkıh âlimlerindendir. Âmid'de (Diyarbakır) doğdu. 550 (m. 1155) yılında vefât etti. Gurer-ül-Hıkem ve Dürer-ül-kelîmi min kelâmı Ali bin Ebî Tâlib adlı eserinde, Hazreti Ali’nin (radıyallahü anh) buyurdukları veciz sözleri toplamıştır. Bu eserden bazı bölümler:

İnsanla Hayvan Arasını Ayıran Fark Edeptir!

Vehbi Tülek

Âhiret âlimleri Simalarından Bilinir

Vehbi Tülek

Esnai hazretleri fıkıh, usûl, kelâm âlimlerindendir. İsmi, Muhammed bin Hasen eş-Şâfii'dir. 695 (m. 1295)'de Mısır'da Esna'da doğdu. 764 (m. 1362)'de Kâhire'de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Kötü Huy, Insanın Ibâdetlerini Bozar

Vehbi Tülek

Abdülkadir Muhâcir

Vehbi Tülek

Namazın Güzelliği Kendisindendir

Vehbi Tülek

Ahmed Bin Hadraveyh

Vehbi Tülek

Nevrokoplu Osman Efendi

Vehbi Tülek

Âhirette Sana Faydası Olmayan Şeyi Terk Et

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Delik Kova

Vehbi Tülek

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Kabahat Kilincin Midir?

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Allah Haramdan Kaçani Korur

Yüz Vermedin!

Karşılık Beklemiyorum

Hakikati Görmek

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek