Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.599.375

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Ey Insanlar, Şeytanın Izini Takip Etmeyin

Şeyh Abdullah el-Acemî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Haleb civârında Bire yakınındaki Kefertaşe köyünde ikâmet ederdi. Bağ-bahçe ile uğraşır, çiftçilik yapardı. Üstün hâller ve kerâmetler sâhibi bir zâttı. 1242 (H. 640) senesinde doğduğu yer olan Kefertaşe köyünde vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Eski İftarlar

Sultan Abdülmecid Han devri. Ricâl-i Devlet-i Aliyyeden bir beyzadenin konağında iftar daveti var. Kibar ve ricalden davet edileceklere rütbelerine, mevki ve hassasiyetlerine göre davetiyeler yazıldı ve yollandı. Bunlar, pek ziyade arifane kaleme alınırlardı. Bunların yazılarına sarfolunan emek dolayısıyle iftar davetlerinin neza ket dereceleri anlaşılabilir. İftar sofrası selamlıkta kurulmuştu. Ama bütün levazımat haremden veriliyordu. Hatta iftariye tepsisi de. Harem kileri tepsiyi saat 11.30'da tanzime başlamıştı. Evvela on iki kişilik büyük değirmi, yaldızlı sini geldi. Önce, Bursa bezinden kalem işlemeli sofra örtüsü yere yayıldı. Sonra da altı bacak denilen sofra iskemlesi açılıp sini bunun üzerine oturtuldu. Bu sininin etrafına on iki tane de tekerlek denilen yer şilteleri dizildi. Her şilte karşısına Karamürsel bezinden küçük havlularla, küçük tabaklar içinde el, ağız silmeye mahsus sabunlu el bezleri kondu.

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Abdülhamid Demiryollari

Vehbi Tülek

18 - İskender Paşa

Vehbi Tülek

Hristiyan Tarihçinin Kaleminden “hac”

Vehbi Tülek

18. yüzyılda Osmanlı ülkesine gelerek intibalarını yazan Hristiyan tarihçi M. A Ubucini, Müslümanların hac ibadetini araştırdıktan sonra kendi dini ile kıyaslamış. Ubucini, İslam'ın eşitlik anlayışına olan hayranlığını bakın nasıl ifade ediyor:

PÂdişÂhim, Baba Haydar Sizi Bekliyor!

Vehbi Tülek

Yara

Vehbi Tülek

Ev Sahibinin İşine Karişilmaz

Vehbi Tülek

Ahmed İbni KemÂl Hazretlerinin Nasihatleri

Vehbi Tülek

Osmanli'da İlk Feminist Kadin

Vehbi Tülek

77 - Kristof Kolomb Osmanli Casusu Muydu?

Vehbi Tülek

İzzet Paşa Ve Ömer RizÂî Efendi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Arab Baba Hazretleri

Arab Baba hazretleri, Harput velilerindendir. İsmi Yûsuf olup babasının ismi Arabşah'tır. Hayâtı hakkında fazla bir bilgi yoktur. On üçüncü asırda yaşayan Arab Baba, Harput'un fethi için gelen Selçuklu kumandanlarından olup, aynı zamanda büyük bir velidir. İslâmiyeti yaymak için bâzan kılıç kullandı çoğu zaman da insanlara doğru yolu göstermek için vaaz ve nasihatlerde bulundu. Sık sık "Kılıçla geldim kalemle gideceğim!" buyururdu...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

“seyyid-i Sırdân” Burhâneddîn-i Tirmizî

Vehbi Tülek

Seyyid Burhâneddin-i Tirmizi, Behâeddin Veled'in talebelerindendir. Bu büyük veliye intisap ettikten sonra bir müddet kırlara düşüp, tecelli nurlarının çokluğundan kararsız olmuştu. Riyâzeti pek sever, nadiren de yemek yerdi. Kalplerdeki sırları söylediği için Horasan, Buhara, Tirmiz ve civarında "Seyyid-i Sırdân" diye tanınırdı. Behâeddin Veled'in Horasan'dan göç edişinden sonra Tirmiz'e gitmiş ve orada inzivaya çekilmişti...

Behâeddîn Kışlakî Hazretleri

Vehbi Tülek

fitnelere Bulaşmadan Canımı Al Yâ Rabbi!..

Vehbi Tülek

Dün bir nebze bahsettiğimiz Yemenli veli Seyyid Ali hazretlerini anlatmaya kaldığımız yerden devam ediyoruz...
Seyyid Ali hazretlerine karşı, zaman zaman haddi aşan, onu inciten edebsiz bir kimse vardı. Ona karşı incitici söz ve hareketlerde bulunurdu. Seyyid Ali'nin yakınları bir gün o edebsiz kimseye dediler ki:

Hamza El-kebir

Vehbi Tülek

Edep Timsali Kâtip İsmâil Enarânî

Vehbi Tülek

Nil'in Suları Azalmış Ve Kıtlık Başlamıştı

Vehbi Tülek

İnsan Aklı, O’nun Hiçbir Şeyini Anlayamaz

Vehbi Tülek

Ebu Cafer Begâvî

Vehbi Tülek

Zikir, Allahü Teâlâyı Hâtırlamak Demektir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Vehbi Tülek

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Allah Diyen Genç

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Sakin Kalyona Binme

Alabilirsen Al

İsmail Hakki Efendi

Abdullah Bin MübÂrek

Vehbi Tülek

Sünnet Akçesi

Vehbi Tülek

B0r Çuval Toprak

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Vehbi Tülek