Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.395.870

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Açlık Zâhidlerin, Zikir âriflerin Gıdâsıdır

Abdullah el-Harrâz hazretleri evliyânın büyüklerindendir. İran’da Rey şehrinde doğup büyüdü. 922 (H.310) târihinde vefât etti. Abdullah el-Harrâz Rey ve Bağdâd'da ilim tahsîl etti. Çok hadîs-i şerîf ezberledi. Mâlik bin Enes'ten hadîs-i şerîf rivâyet etti. Evliyânın büyüklerinden Ebû İmrân Kebir'in sohbetlerinde mânevî olgunluğa kavuşup, kemâle geldi. Ebû Hafs Haddad ile görüştü. İlim ve irfanı ziyâdeleşti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Borcun VÂdesi

Osmanlı vezirlerinden biri, fakir ve muhtaçlara devlet hazinesinden borç para veriyor, borç alanlar, "Bunu ne zaman geriye ödeyeceğiz?" diye sorduklarında, "Padişahımız ölünce ödersiniz" diye cevap veriyordu. Bu duruma şahid olan bir adam, bir gün Padişaha: "Efendimiz sizin veziriniz devletinizin hazinesinden muhtaçlara borç para veriyor, vadesini de sizin ölümünüze bağlıyor. Demek ki niyeti kötü, sizin bir an önce ölmenizi istiyor, siz ölünce de paraları zimmetine geçirecek" diye gammazladı. Bunun üzerine padişah, vezirini Kendisini huzuruna çağırıp söylenenlerin doğruluk derecesini ve maksadının ne olduğunu sordu. Vezir, sıradan bir vezir değildi. Padişahı yatıştıran ve yüreğini ferahlatan şu açıklamada bulundu: "Padişahım, söylenen doğrudur. Ben hazineden muhtaçlara borç para veriyor, vadesini de sizin ölümünüze bağlıyorum. Ama bunu sizin ölmenizi değil, tersine daha çok yaşamanızı istediğim için yapıyorum. Bilirsiniz ki her borçluya borcunun vadesi kısa gelir, vade dolmasın diye bakar, bunun için dua eder. Bu demektir ki borçlarını siz ölünce verecek olanlar, borçlarının vadesi dolmasın diye sizin ölmemeniz için dua edeceklerdir. Allahı katında en makbul dualardan biri de borç altındaki kullarının duasıdır. Benim de maksadım ömrünüzün uzunluğu, sağlık ve afiyetinizdir"

Vehbi Tülek

Kefeni Kanlar İçindeydi

Vehbi Tülek

20 - Şehid Derviş Paşa

Vehbi Tülek

Gördün Değil Mi?

Vehbi Tülek

Kânûni Sultan Süleyman Han, Yahyâ Efendinin pek yüksek bir zât olduğunu, Hızır aleyhisselâmla görüştüğünü bilir, kendisini de görüştürmesini isterdi. Aralarında geçen bir menkıbe şöyle anlatılır:Kânûni, bir gün kayıkla Boğaz'da gezmeye çıkmıştı. Ortaköy hizâsına gelince, kıyıya yanaşıp, bir adam göndererek Yahyâ Efendiyi çağırttı. O da yanında bir ahbâbı ile gelip kayığa bindi, birlikte giderlerken, Yahyâ Efendinin ahbâbı, devamlı Kânûni'nin parmağındaki çok kıymetli bir yüzüğe bakıyor ve bu bakış dikkati çekiyordu. Kânûni bu hâli farkedince, parmağındaki yüzüğü çıkarıp; "Buyurun, daha yakından iyice bakıp inceleyebilirsiniz" diye uzattı. O zât yüzüğü aldı, evirip çevirdikten sonra, denize atıverdi. Yahyâ Efendi hâriç, kayıkta bulunanlar çok hayret ettiler. Bir müddet gittikten sonra, o zât inmek istediğini bildirince, kayık kıyıya yanaştı. O zât ineceği sırada denizden bir avuç su alıp Sultan'a uzattı. Avucundaki suda, biraz önce denize attığı yüzük görünüyordu. Yahyâ Efendi hâriç, kayıkta bulunan herkes yine çok hayret ettiler. Kânûni elini uzatıp yüzüğü alınca, o zât birdenbire gözden kayboluverdi. Kânûni, Yahyâ Efendiye dönerek; "Ağabey, neler oluyor?" deyince; "O gördüğünüz Hızır aleyhisselâmdı." cevâbını verdi. Bunun üzerine Kânûni; "O hâlde bizi niye tanıştırmadınız?" deyince; Yahyâ Efendi; "O kendini tanıttı. Ama siz tanımakta geç kaldınız!" buyurdu.Yahyâ Efendinin iki oğlu olup, her ikisi de babaları gibi ilim ve irfân âşığı kimselerdi. Babalarının yolunda bulunmuşlar, vefâtlarında aynı türbeye defnolunmuşlardır.Yahyâ Beşiktâşi hazretlerinin şâirliği de kuvvetliydi. Müderris mahlasıyla tasavvufi şiirleri ve müretteb Divân'ı vardır.

Sağ Kolumu Kaybettim Ama Sol Kolum Var

Vehbi Tülek

Bizim Maksadimiz

Vehbi Tülek

Osmanli Askeri Ve Papazlar

Vehbi Tülek

Çelebi Mehmed Ve Molla Ali

Vehbi Tülek

23 - Budin Müdafaasi

Vehbi Tülek

Müslümana Dünyada Rahat Yok

Vehbi Tülek

Rüstem Paşa Ve Şeyh Burhaneddin

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Tâc’ül-Ârifîn Sıddîkî

Tâc'ül-Ârifin Sıddiki hazretleri, Mısır'da yaşamış olan tefsir, hadis ve fıkıh âlimlerindendir. 898'de (1493) Kahire'de doğdu. Soyu Hazret-i Ebû Bekir'e (radıyallahü anh) ulaşır. Küçük yaşta Mı­sır'ın büyük âlimlerinden ders alma­ya başladı. Daha sonra Kadiri şeyhi Radiyyüddin el-Gazzi'ye intisap etti ve onun halifesi oldu. Mısır'da Kadiri yolunu taliplere anlattı. 952 (m. 1545) Kahire'de vefat etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sehl-i Tüsteri

Vehbi Tülek

Sehl bin Abdullah Tüsteri, evliyanın büyüklerindendir. 815 (H. 200) senesinde dünyaya geldi ve 896 (H. 283)'da Basra'da vefat etti. Sehl bin Abdullah, daha küçükken önce annesi sonra da babası vefât etti. Babası vefât edeceğinde Sehl'i dayısına emânet edip bakıp gözetmesini söyledi. Evliyâ bir zât olan Muhammed bin Süvâr, onu güzel bir şekilde terbiye edip yetiştirdi. Sehl bin Abdullah, sonra Horasan'ı terk edip Bağdâd'a geldi. Bir rivâyette Ma'rûf-i Kerhi hazretlerinin hizmetine girdi. Hacca gidince orada evliyânın büyüklerinden Zünnûn-i Mısri hazretlerini gördü ve ona talebe olmakla şereflendi. Küçük yaştan itibâren hârikulâde hallere kavuştu. Tasavvuf ehlinin büyüklerinden olup zamanın gönül sultanı, hakikatin deliliydi...

Cömertlik, Imândan Bir Şubedir

Vehbi Tülek

İbrâhîm Halebî

Vehbi Tülek

İbrâhim Halebi hazretleri, Osmanlı devletinde yetişmiş meşhur fıkıh âlimidir. [866]'da Haleb'de tevellüd ve 956 [m. 1549] da vefât etti. (Halebi) kitâbı meşhûrdur. "Halebi-yi kebir" kitabından seçmeler:

Zikreden Dil, Şükreden Kalp, Sabreden Beden

Vehbi Tülek

Muhammed Bin İshak

Vehbi Tülek

gençliğinle Gururlanma!..

Vehbi Tülek

Fas'tan Doğan Güneş!..

Vehbi Tülek

En Büyük Hayır Ve Iyilik...

Vehbi Tülek

Hakîkî Dostu, Arkadaşı Kendine Tercih Et

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Keramete İnanmayan Âlim

Keramete İnanmayan Âlim

Kanuni Sultan Süleyman devrinde İstanbul'da Arabzade adıyla meşhur bir âlim vardı. büyük camilerde verdiği vaazlara bütün İstanbul halkı büyük rağbet gösterirdi. Arabzade, devrinin bütün ilimlerine vakıf olduğu halde, tasavvufa ve keramete inanmaz dı. Kanuni'nin başveziri Rüstem Paşa, keramete inanmayan bu Arabzade'yi Mısır Başmüderris liğine tayin ettirmek istedi. Diğer taraftan İstanbul uleması Padişaha müracaat ederek, Arabzade'nin itikadının bozuk olduğunu, Akaid kitaplarında "Evliyanın kerameti haktır" dediği halde buna inanmadığını, "Ben ömrümde büyük günah işlemedim. İyilerin keramet göstermesi icabetseydi, benim keramet göstermem lazımdı." İddiasında bulunduğunu hatırlattılar.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sonunda Orta Yolu Buldular

Vehbi Tülek

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Altıyüz Dirhemlik İp

Kum Ve Kaya

Bizi Hatirlayin!

Kabahat Kilincin Midir?

Bizi Hatirlayin!

Vehbi Tülek

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Vehbi Tülek

Yirmi Saniyede

Vehbi Tülek

Başka Du Bilmez Misin?

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

Adam Olmazsan

Vehbi Tülek