Allahü Teâlâdan Iyilik Umarak Can Veriniz
Şeyban bin Abdurrahmân hazretleri Tebe-i tabiînin meşhûrlarından olup hadîs, nahiv ve kırâat âlimidir. Basra’da doğdu. 164 (m. 780)’da Bağdâd’ta vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şerîflerden bazıları:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.450.692
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Şeyban bin Abdurrahmân hazretleri Tebe-i tabiînin meşhûrlarından olup hadîs, nahiv ve kırâat âlimidir. Basra’da doğdu. 164 (m. 780)’da Bağdâd’ta vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şerîflerden bazıları:
31 Temmuz 1872'de sadrâzam oldu. Üç ay kadar sadrâzamlık yaptı. Bu esnâda rüşvet karşılığında Mısır Hidivi İsmâli Paşaya Avrupa'dan borç alabilme yetkisi tanıdı. Gerçeklerin aksine devlet bütçesinde gelir fazlalığı olduğunu iddiâ etti. Uygunsuz davranışları ve yalanlarının ortaya çıkması üzerine sadrâzamlıktan azledildi (19 Şubat 1873). Aynı yıl Divân-ı Ahkâm-ı Adliye Nâzırlığına getirildiyse de kendisini sadrâzamlıktan azleden pâdişâha karşı kin beslemeye başladı. Yeni Osmanlıların (Bkz. Jön Türkler) sadrâzam adayı oldu.Midhat Paşa; Mütercim Rüşdi Paşa, Hüseyin Avni Paşa ve Müfsid İmâm (Hasan Hayrullah) işbirliği yaparak Sultan Abdülaziz Hanı tahttan indirip Beşinci Murâd'ı tahta geçirdiler. Ancak Abdülaziz Hanın hunharca katledildiğini duyan Sultan Beşinci Murâd'ın akli dengesi bozuldu. Doktorların verdiği rapor üzerine tahttan indirilip yerine Abdülhamid Han geçti.
Ağabeyi II. Bayezid'e karşı giriştiği saltanat kavgasını kaybeden Cem Sultan, 29 Temmuz 1482 günü Rodos limanına sığındı. Talihsiz şehzade için 12 yıl 7 ay sürecek ve ölüm ile kapanacak acı gurbet hayatı başlamış oluyorduRodos Şövalyelerinin Grand Maitre (Üstad-ı Azam)'ı Pierre d'Aubusson, daha önce imzaladığı bir senetle, Cem'e istediği zaman adadan ayrılabilme hakkını tanımıştı. Ne var ki bu taahhüdünü ve şeref sözünü derhal unuttu. Şehzadeyi Hristiyan dünyasının emelleri için Osmanlılara karşı bir silah olarak kullanacaktı. Nitekim Papaya yazdığı mektupta ele geçen bu fırsattan faydalanılmasını ve Osmanlıları Avrupa'dan atmak için harekete geçilmesini tavsiye ediyordu.
Hasan Vahşavi hazretleri, kırâat, fıkıh, nahiv ve hadis âlimidir. 385 (m. 995) yılında, Belh yakınlarındaki Vahşa köyünde doğdu. 471 (m. 1078) yılında Belh'de vefât etti. Rivâyet ettiği hadis-i şeriflerde Peygamber efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) buyurdular ki:
Ebû Süleymân Dâvûd-i Tâî hazretleri fıkıh âlimlerinden ve evliyânın büyüklerindendir. Habîb-i Acemî’nin halifesi idi. İmâm-ı a’zamın yirmi sene derslerine devam etti. Fıkh ilminde talebelerin içinde en önde gelenler arasına girdi.
Muhammed Mehdi hazretleri, "Onikinci İmâm"dır. 871 (H.258) senesinde Samarra'da doğdu. 888 (H.275) senesinde Medine-i münevverede vefât etti ve orada defnolundu... Baba ve dedeleri gibi o da zamânının kutbu olup, zamânındaki bütün velilere feyz, onun vâsıtasıyla ulaştı.
Muhammed Mehdi hazretleri vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:
Bir padişah, bir iki vezirini ve diğer erkandan birkaçını yanına alarak payitahta yakın köylerde bir gezintiye çıkmıştı Payitahttan ayrılıp bir kaç saatlik bir yol katettikten sonra yolları üzerindeki bir nar bahçesinin kenarında oturdular. Bahçede çalışan bir ihtiyar onları fark edince hemen bahçeye davet etti ve hemen gidip bahçe içindeki kulübeden kalaylı, tertemiz bir tas getirdi. En yakındaki ağaçtan iki nar kopardı ve sıktı. Padişah nar şerbetini içti ve çok beğendi. Bütün vücuduna bir zindelik ve ferahlık yayılmıştı. İhtiyar çiftçi padişahın beraberindeki herkese sırayla nar şerbeti ikram etti.