Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.667.266

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Evlilik, Gözü Haramdan Daha Muhafaza Eder

Ebû Sa’îd Eşec hazretleri hadîs ve tefsîr âlimidir. Zamanının imâmı olup, “Şeyh-ül-İslâm” diye bilinirdi. 257 (m. 865)’de Kûfe’de vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şerîflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

5 - Doğan Bey Ve Yildirim Bayezid

Birinci Kosova savaşı ile büyük bir hezimete uğrayan haçlılar, bunun acısını çıkarmak için yedi yıl boyunca uğraşarak büyük bir ordu daha kurdular ve 1396 yılı yaz aylarında Macaristan'dan yola çıkan kalabalık haçlı ordusu 9 Eylül günü Tuna boyunda ki Niğbolu kalesi önlerine geldi. Sayıları öyle çoktu ki, ordugâhlarında, "Gök yıkılsa mızraklarımızla tutarız" sözleri işitiliyordu. Fransız, İngiliz, İskoç, Alman, Avusturya, Venedik, Ulah gibi Avrupa'nın en kuvvetli devletlerinin asilzadeleri kumandasındaki bu son derece kalabalık ordu, bu sefer Osmanlıları mağlup edip, kesin olarak Balkanlardan atacaklarından gayet emin görünüyorlardı. Niğbolu kalesi kumandanı Doğan Bey, yanındaki üç bin askerle, ikiyüz bin kişilik orduya karşı nasıl başedeceğini düşünüyor ve çareler arıyordu. Bu sırada Fransız birliklerinin kumandanı Mareşal Busiko kaleye bir elçi göndererek teslim olmalarını istedi ve,

Vehbi Tülek

Şefaat Buyurulup Affolundunuz

Vehbi Tülek

Seni Dervişliğe Kabul Edemem

Vehbi Tülek

9 - Görülmemiş Bir Meydan Savaşi

Vehbi Tülek

{mosimage}Yemen fatihi Koca Sinan Paşa, üçüncü defa sadrazam olmuştu. Ömrü harp meydan ların da geçmiş olan bu ihtiyar vezir,

-Yâ Rabbi! Bana bir zafer daha kazandırmadan canımı alma!

Diye dua ediyordu. Yaşı doksana varmış olmasına rağmen hâlâ dinç ve azimli idi. Bu günlerde Bosna valisi Hasan Paşa'nın, Avusturya sınırına yaptığı bir akında kendisi ile birlikte birçok akıncı şehid düşmüştü. Avusturya imparatoru 2. Rudolf, şeir meydanlarına Türk çanı koydurmuş, sabah, öğle ve akşam saatlerinde çaldırarak halkı kiliselere dolduruyor ve Türk akıncılarının şerlerinden koruması için dua etmelerini emrediyordu.

Ben Siftah Ettim

Vehbi Tülek

Aşçiliktan Yetişen Vezir

Vehbi Tülek

Sakiz Adasinin Fethi Ve Nasuhi Efendi’nin Duasi

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Mahmud Ve Patrik Gregorios

Vehbi Tülek

96 - Tiryaki Hasan Paşa Ve Kanije Müdafaasi

Vehbi Tülek

Neme Gerek ?

Vehbi Tülek

Şemseddin Sivasi Hazretleri’nin Sultan Iii. Mehmed’e Nasihati

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Büyük Mutasavvıf Ahmed Et-ticânî

Ebü'l-Abbâs Ahmed bin Muhammed et-Ticâni hazretleri, "Ticâniyye" yolunun kurucusudur. 1737 (H.1150) senesinde Cezâyir'in güneyinde Ayn-ı Mâdi denilen yerde doğdu. Seyyid, yani Peygamber efendimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) mübârek soyundandır.
Ahmed et-Ticâni hazretleri 1815 (H.1230)'de Fas'ta vefât etti. Soyu, oğulları Muhammed Kebir ve Muhammed Habib ile devam etti. Mâliki mezhebindeydi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bunlar Benim Ehl-i Beytimdir

Vehbi Tülek

Ubeyd bin Muhammed Siirdi hazretleri hadis, târih ve fıkıh âlimidir. 622 (m. 1225) yılında Siirt'te doğdu. 692 (m. 1293) yılında Kâhire'de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Cennete Girenlerin Yüzleri Ay Gibi Parlar

Vehbi Tülek

Ebü'l-hasen Endülüsî

Vehbi Tülek

Ebü'l-Hasen hazretleri, Endülüs'te (İspanya) yetişen tefsir, hadis ve kelâm âlimlerindendir. Meriyye (Merida) şehrinden olup, 440 (m. 1048) senesinde doğdu. Lizbon kadısı Ebû Ömer bin Abdülberr'in icâzet verdiği büyük âlimlerdendir. 532 (m. 1137) senesinde vefât etti.

Bu mübarek zat, vefatından kısa bir zaman evvel bir dersinde buyurdu ki:

İbn-i Yezdad Ahvazi

Vehbi Tülek

Sünbül Efendi'nin Gülü Ya'kûb Germiyânî

Vehbi Tülek

Böyle Yapan, Göz Ağrısı Çekmez!

Vehbi Tülek

Fakirleri Sev, Onlarla Beraber Ol

Vehbi Tülek

Seni âlemlere Rahmet Olarak Gönderdik!

Vehbi Tülek

Sırrî-yi Sekatî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Korkma!

Vehbi Tülek

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek

Tüccarin Rüyasi

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Yirmi Saniyede

Gerçek Zehir

Bunlar Şarapti

Helvaci Çocuk

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Vehbi Tülek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Vehbi Tülek

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Vehbi Tülek

Allah Haramdan Kaçani Korur

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Vehbi Tülek