Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.797.798

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İstikâmet Üzere Olmak Kerâmetten Üstündür!

Hazret-i Vahdet Hindistan'da yetişen evliyânın büyüklerinden olup İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin üçüncü oğlu olan Muhammed Saîd Fârûkî'nin beşinci oğludur. Adı Abdülehad’dır. 1635 (H.1045) senesinde Serhend'de doğdu, 1710 (H.1122) senesinde vefât etti. Amcası Muhammed Ma'sûm Fârûkî'nin sohbetinde bulunarak zâhirî ilimlerde ve tasavvufta pek yüksek derecelere kavuştu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Zulm İle ÂbÂd Olanin

Fâtih Sultan Mehmed Hân'ın babası Sultan II. Murad Hân devrinde, bir gün sadrâzam askere mûtad ulûfesini dağıttıktan sonra, padişahın huzuruna girmiş ve durumu şöyle rapor etmişti:"Devletlû Hünkârım, asâkir-i hümâyuna ulûfesini dağıttık. Ancak bir miktar akçe arttı. Ferman buyurursanız, ihtiyat akçesi olarak hazine-i hâssaya koyup saklayalım..." Sadrâzam, paranın artması haberine padişahın sevineceğini umuyordu. Fakat yanıldığını anlamakta gecikmedi. Sultan Murad Hân bu durumdan memnun olmamıştı. Zira o güne kadar ulûfe dağıtıldıktan sonra geriye para kalmazdı. Şimdi kaldıysa bunun bir sebebi olmalıydı. Bu yüzden sadrâzama şu sözleri söyledi:"Lala, her zaman ulûfe dağıtırken geriye akçe kalmaz iken, bu sefer fazla gelmesinin sebebi ne ola ki? Herhal Defterdârım bize yaranmak, gözümüze girmek için halktan fazla akçe toplamış, hazinede her zamankinden fazla akçe cem' eylemiş. Padişah'a yaranmak için halka zulmeden, tebaanın malını zorla elinden alan bir Defterdâr bize gerekmez..."Bu sözlerden sonra, Sultan Murad Hân Defterdârı'nı derhal vazifeden aldı. Zira 'Zulm ile âbâd olanın, kahr ile berbâd olacağı' hakikatine gönülden inanıyor, halkına elinden geldiğince adâlet ile muâmele etmeye çalışıyordu

Vehbi Tülek

Yeniçeri Zorbalari Ve Iv. Mustafa Han

Vehbi Tülek

Çocuk Eğitimine DÂir Ferman

Vehbi Tülek

Destileri Kirmasinlar

Vehbi Tülek

Bir gün Azapkapı'da... Keyif bu ya Hatice Turhan Sultan, İstanbul'u dolaşmaktan çok hoşlanır. Yanına sadık nedimesini alır, güzergahı arabacıya bırakır. İhtiyar faytoncu Valide Hanım'ın huyunu iyi bilir. Daha ziyade fukaranın içine sürer ve gezi bir garip gönlü yapılarak sonlanır. İşte yollarının Azapkapı'ya çıktığı günlerden birinde, boyu büyüklüğünde destiyi sürükleyen minik bir kız dikkatini çeker ve dizginlere asılır. Arabanın perdesi belli belirsiz aralanır ve bir çift meraklı göz küçük kıza takılır. Kızcağız güç halle destiyi kucaklar, lüleye dayar. Alttan diziyle destek verip doldurur ama indirmesi çok zordur. Nitekim beklenen olur, ağır desti yalağa çarpar ve parçalanır. Minik kız kısa bir şaşkınlığın ardından kırıkları toplamaya başlar. Bir yandan içli içli ağlar, bir yandan dizini döve döve ağıt yakar.

Yahya Ağa

Vehbi Tülek

Koca Cafer Paşa

Vehbi Tülek

102 - Şahitliği Kabul Edilmeyen Padişah

Vehbi Tülek

Doğru Yoldan Ayrilmamak

Vehbi Tülek

Turhanzade Ömer Bey’in Cevabi

Vehbi Tülek

Yeniçağ’da Avrupa

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Ve İbrahim Gülşeni

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Gavsî Ahmed Dede

Gavsi Ahmed Dede, Mevlânâ Celâleddin-i Rûmi hazretlerinin tasavvuftaki yolu olan Mevleviyye'ye mensuptur. Büyük veli Ahmed-i Bicân hazretlerinin torunlarındandır. 1697 (H.1109) senesinde İstanbul'da vefât etti. Kabri Galata Mevlevihânesi bahçesindedir...
Gavsi Ahmed Dede, Mevleviyye yolunu bozanları, ney çalıp raks edenleri hiç tasvip etmemiş, ömrünün sonuna kadar bunların yanlış olduğunu anlatmıştır. Vefatından kısa bir zaman önce de şunları söyledi:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Türkistandan Mısıra... Abdülvehhâb-ı Mısrî

Vehbi Tülek

Abdülvehhâb-ı Mısri (Tâcüddin Zâkir) Hânefi mezhebi fıkıh âlimlerinden ve Mısır'da yetişen evliyânın büyüklerindendir. 813 (m. 1410) senesinde Türkistan'da bulunan Hâc-ı Tarhân'da doğdu. 922 (m, 1516) senesinde Mısır'da vefât etti. Bâb-ı Züveyle dışında, kendi dergâhı bahçesine defnedildi...

Alî Bin Ma’bed

Vehbi Tülek

Seyyid Ahmed Tahtâvî

Vehbi Tülek

Seyyid Ahmed Tahtâvi hazretleri Hanefi fıkıh âlimidir. Mehmed Emin Tokâdi hazretlerinin soyundandır. Babası Mısır'da görevli bir Osmanlı müderrisi idi. 1231 (m. 1816)'da Mısır'da vefat etti. Kendi adıyla meşhur olan fıkıh kitabında şöyle buyurmaktadır:

Allahü Teâlâ Dostlarını Muhafaza Eder

Vehbi Tülek

Şeyh Ulemâ

Vehbi Tülek

Huzeyfe Bin Yemân (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Beş Şeyi Yapmayan, Beş Şeyden Mahrum Olur

Vehbi Tülek

Abdullah Hâdimî

Vehbi Tülek

rehber, Tabîbe Benzer!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Cünnetü'l-esmâ

Cünnetü'l-esmâ

Mecmûatü'l-Ahzâb kitabında şöyle nakledilir: İmam Gazali hazretleri anlatıyor:
Kûfe ve Basra'da büyük bir tâûn hastalığı zuhur etti. Kûfe şehrinin ileri gelenlerinden Abdullah bin Hasan ve Ebul-Münzir, Hazret-i Ali'nin (radıyallahü anh) yanına geldiler. "Musallat olan hastalık yüzünden insanlar kırılıyor, cenazeleri defnetmekle meşgul olanlar kafi gelmiyor... Hatta vahşi hayvanlara yem olanlar var! Bize bir çare göster, himmet elini uzat. Ya Emirel-Müminin, şu sıkıntılı halimizde bize bir rehberlik yap" diye yalvardılar. Ali (radıyallahü anh) de onlara, birşeyler yazıp verdi. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sünnet Akçesi

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Sarik Ve Sakal

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Padişah Ve At

Hayat Kurtaran Yalan

Gül Yaprağı

Vehbi Tülek

Hakikati Görmek

Vehbi Tülek

9 Evi Dolaşan Kelle

Vehbi Tülek

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Vehbi Tülek

Latif Bir Şikayet

Vehbi Tülek

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Vehbi Tülek