Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.562.790

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Rızkı Azalan Tövbe Ve Istigfâr Etsin!

Ahmed Hansevî hazretleri İslâm âlimlerinden ve evliyânın büyüklerindendir. Pakistan'da Pencab’ın Hansi kasabasında doğdu. Delhi’ye giderek Ferîdüddîn Genc-i Şeker hazretlerine intisab etti. Tasavvufta yüksek derecelere kavuşup icazet verilerek memleketine gönderildi. On üçüncü asrın başlarında Hansi kasabasında vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Fatih’in Ruhaniyeti

Hâfız İsmâil Paşa, Ömer Rızâi hazretlerinin zaman zaman ziyâretine gider ve duâlarını istirham ederlerdi. 1805 yılında Sadâret makâmına geldikleri zaman bir gün Sultan Üçüncü Selim Han; "Seksen bin asker hazır eyledim. Tuna boyuna göndermek murâdım dır." diye emir buyurdular. Bu emri alan İsmâil Paşa derhal Şeyh hazretlerine gelerek durumu bildirdi ve teveccühleri ile hayır duâlarına mazhar olmak istedi. Lâkin Ömer Rızâi hazretleri hiç bir söz beyan etmedi. O gece rüyâlarında hazret-i Ebû Eyyûb el-Ensâri hazretlerinin türbe-i şeriflerine dâvet olundu. Vardıklarında kıbleyi şerife karşı oturan iki muhterem zât gördü. Onlar da Ömer Rızâi Efendiyi gördüklerinde; "Gel yâ Şeyh Ömer! Bizleri bilir misin? Ben Fâtih Sultan Mehmed 'im bu da oğlum Bâyezid'dir. Sultan Selim oğlum Tuna cihetine asker göndermek ister. Ancak şimdi vakti değildir. Terk eylesün. Fesâda sebeb olur, haber ver." diye emir buyurdu. Ömer Rızâi hazretleri bu vakayı derhal İsmâil Paşaya yazarak haber verdi. Bunun üzerine harp ilânın dan vazgeçildi. Ancak 1806 da sadârete getirilen İbrâhim Hilmi Paşa döneminde Rusya'ya harp ilânı ile çıkan savaş ülke içinde fitne çıkarmak isteyen Nizâm-ı Cedid düşmanlarını harekete geçirdi. Kabakçı Mustafa adındaki bir âsinin liderliğinde kısa zamanda büyüyen isyan, Üçüncü Selim Han'ın tahttan indirilmesine ve nihâyet şehid edilmesine kadar vardı.

Vehbi Tülek

16 - Yavuz Ve Sina Çölü

Vehbi Tülek

KÂnunî'nin Bir Fermani

Vehbi Tülek

Hediye Baston

Vehbi Tülek

1897 Osmanlı-Yunan harbi zaferle neticelenmişti. Sultan II. Abdülhamid büyük sevinç içndeydi. Harpte yaralananların hepsini İstanbul'a getirtmiş, bunları Gümüşsuyu hastanesi ile yeni yaptırdığı Şişli Etfal hastanesine yerleştirmişti. Hergün hastanelere adam gönderiyor, yaralıların vaziyetini öğreniyordu. Sultan Abdülhamid'in marangozluğa merakı vardı. Yıldız Sarayında bir marangoz atelyesi vardı ve devlet işlerinden yorulduğu zaman dinlenmek için buraya gelir, her biri sanat şaheseri kabul edilen ahşap eşyalar yapardı. Bir sabah yine atelyeye inmişti. Kapıdan girer girmez marangoz Mehmed Usta ile karşılaştı. Hemen ustaya:-Haydi bakalım Mehmed Usta! 150 tane baston ağacı kes...-Ferman efendimizin. Lakin bu kadar baston ağacı ne olacak?-Araştırdım, gazilerimizden 150 kadarının ayaklarından yaralandıklarını öğrendim. Bunlar iyi olsalar da yürümek için bastona muhtaç kalacaklar. Bunlara birer baston yapacağım ve hastaneden çıkıp memleketlerine giderken kendilerine hediye edeceğim.

Yeniçağ’da Avrupa

Vehbi Tülek

Turhanoğlu Ali Bey

Vehbi Tülek

Sultanzade Gazi Hüsrev Bey’in Türbesi

Vehbi Tülek

Yüzbaşi Şevket

Vehbi Tülek

Hukukun Şeyhülislamiyim

Vehbi Tülek

Babiali Baskini

Vehbi Tülek

58 - Sultan Murad'in Hayreti

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Hasan-ı Berkî

Hasan-ı Berki hazretleri, Hindistan'da yaşamış olan evliyanın büyüklerindendir. Tefsir, hadis, fıkıh gibi zâhiri ilimlerde âlim idi. Tasavvuf yolunda yetişip evliyâlık derecelerinde yükselmek için, Şeyh Ahmed-i Berki'nin talebesi oldu. Onun hizmetinde, yüksek makamlara, ilâhi ma'rifetlere kavuştu. Hocasının işâreti ile Serhend'e giderek, İmâm-ı Rabbâni hazretlerinin hizmetine girdi. Onun talebesi olmakla şereflendi. Sohbetleriyle yüksek hâllere ve makamlara erişti. Sonra vatanına dönerek eski hocası Ahmed-i Berki'nin sohbetlerine devâm etti. Onyedinci asrın sonlarında Osmanpur'da vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdurrahman Bistâmî

Vehbi Tülek

Abdurrahman Bistâmi hazretleri Osmanlı âlimlerindendir. Antakya'da doğdu. İlim tahsili için o devirde Osmanlılar'ın başşehri olan Bursa'ya geldi. Burada, büyük âlim ve veli Molla Fenâri hazretlerinden zahiri ve batıni ilimleri tahsil etti. Sultan II. Murad'ın teveccühlerini kazandı. 858'de (m. 1454) Bursa'da vefat etti. Buyurdu ki:

Benim Peygamberlik Hakkımı Gözetiniz!

Vehbi Tülek

Ebû Hanîfe'yi Zehirlemek Isteyen Hasetçi

Vehbi Tülek

Ali ibn-i Balabân hazretleri Hanefi mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 675 (m. 1276)'de doğdu. 739 (m. 1339)'de Kâhire'de vefât etti. Türkmen soyundan idi. Bir dersinde İmâm-ı a'zam Ebû Hanife hazretlerinin faziletlerini şöyle anlattı:

Kalplerin De Pası Vardır Ve Bu Pas Istiğfarla Giderilir!

Vehbi Tülek

Kuraklık Sebebiyle Büyük Sıkıntı Içerisindeler

Vehbi Tülek

Şemsüddîn İbn-i Câbir Hevvârî

Vehbi Tülek

Yâ Rabbî! Onlara Da Hidâyet Nasip Eyle

Vehbi Tülek

Vakit Zâyi Olursa Elde Etmek Imkânsızdır

Vehbi Tülek

“allaha En Sevimli Amel, Müslümanı Sevindirmektir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Namazini Ben Kildirayim

Namazini Ben Kildirayim

Büyük İslâm âlimi Mevlânâ Şemseddin Fenâri'nin ömrünün sonlarına doğru gözlerine perde geldi. Göremez oldu. Sultanın veziri olan Hacı İvâz Paşa bir konuda Molla Fenâri'ye kızmıştı. Gözleri görmez olunca, laf olsun diye; "Dilerim ki, o âmâ ihtiyârın namazını ben kıldırayım." demişti. Bu söz Molla Fenâri'nin kulağına ulaşınca; "Ol kimse câhildir. Cenâze namazını kıldırmayı beceremez. Cenâb-ı Hakk'ın kapısından ümidim şudur ki, bana hemen şifâ buyurup, onu âmâ eyleye ve ben onun namazını edâ edeyim." dedi. Bir süre sonra, bir gece rüyâsında Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem efendimiz; "Tâhâ sûresini tefsir eyle!" diye buyurdukta; "Yüksek huzûrunuzda, Kur'ân-ı kerimi tefsir etmeye gücüm olmadığı gibi, gözlerim de görmüyor." demişti. Peygamberlerin tabibi olan Resûlullah efendimiz mübârek hırkasından bir parça pamuk çıkarıp, mübârek tükrüğü ile ıslattıktan sonra gözleri üzerine koydu. Molla Fenâri uyanıp, pamuğu gözlerinin üstünde buldu, kaldırınca, görmeye başladı. Allahü teâlâya hamd ve şükretti. Pamuk ipliklerini saklayıp, öldüğü zaman gözleri üzerine konmasını vasiyet etti. Tam bu günlerde, vezirin gözleri görmez oldu. Vezir bir süre sonra vefât etti ve cenâze namazını Molla Fenâri kıldırdı. Gözlerinin açılmasının bir şükrânesi olarak, 1429 (H.833) senesinde Şam yolu ile ikinci defâ hacca gitti. Bu esnâda Mısır'a ve Kudüs-i şerife de uğradı. Bir çok âlim ile sohbet edip onlardan istifâde etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Pişman Oldular!

Vehbi Tülek

İsmail Hakki Efendi

Vehbi Tülek

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Kul Hakkı

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Alabilirsen Al

Sarik Ve Sakal

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Allah'ın Emaneti

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Vehbi Tülek