Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.301.009

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bir Erkek, Hanımına Zorla Iş Gördürürse âsilerden Olur!

Seydî Halîfe Osmanlı evliyasındandır. 1533 (H.940) senesinde Amasya'da vefât etti. Küçük yaşta ilim tahsîline başladı. Din ve fen bilgilerinde mütehassıs oldu. Halvetî tarîkatının büyüklerinden Şeyh Habîb-i Karamânî hazretleri Amasya'ya gelince ona bağlandı. Kısa zamanda yüksek derecelere kavuştu. Habîb-i Karamânî hazretlerinin baş halîfesi oldu, hocasının vefâtından sonra onun yerine geçip, insanlara hak ve hakîkati anlattı. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

İlk Hristiyan Vezir

19. Yüzyıl, Avrupa devletlerinin Osmanlı'nın iç işlerine müdahale olaylarıyla doludur. Özellikle Hristiyan Osmanlı tebaasının haklarını korumak ve güvenliğini sağlamak maskesi altında yapılan bu müdahaleler, aslında emperyalist taarruzun inkişaf safhasını teşkil eder. Ana hedef, Avrupa'nın doğusunda, Ortadoğu'da, Afrikanın kuzeyinde yeni nüfuz ve hakimiyet sahaları teşkil etmekti. Şüphesiz, bize karşı blok halinde yüklenen devletler, kendi aralarında da kıyasıya çekişmekteydiler.

Vehbi Tülek

Yüzbaşi Şevket

Vehbi Tülek

Ii. Abdülhamid Han Ve Taşkesenli Ahmed Efendi

Vehbi Tülek

8 - Harp Meydanlarinin Sultani

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman tahta çıkalı tam 46 sene olmuştu ve yaş da 73 olmuştu. Osmanlı devletiyle yaptığı her savaşta mağlup olan Avusturya İmparatorluğu, padişahın artık ölüm döşeğinde olduğu sanarak sınırlarımıza saldırıyor, Osmanlıya bağlı hristiyan beyleri, devlete karşı kışkırtıyordu. Devrin sadrazamı Sokollu Mehmet Paşa, Avusturya elçisini çağırarak:

-İhtiyar aslanı uykudan uyandırmayın. 46 yıldır cihad meydanlarında kılıç sallayan saadetlû padişahım hâlâ dinç ve gençtir. Onu asla savaşa teşvik etmeyin. Aslanım bir kere uyanırsa bütün haçlı devletler bir araya gelseler nafiledir.

İskender Paşa

Vehbi Tülek

Yavuz Ve Şeyh Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

Tasi Taraği Topladik

Vehbi Tülek

86 - Hoşa Giden Tabir

Vehbi Tülek

İnebahti Deniz MuhÂrebesi

Vehbi Tülek

Orhan Gazi Devri Ve Ilk Donanma Faaliyetleri

Vehbi Tülek

Şeyh EdebÂli’nin Vasiyeti

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Faziletli Kadıköy Müftüsü Ahmed Mekkî Efendi

Ahmed Mekki Üçışık 1896 (H.1314) yılında Van'ın Başkale kazâsında doğdu. Küçük yaştan itibâren faziletli babasından ve amcası Seyyid Tâhâ Efendiden ilim tahsiline başladı. Medrese tahsilini bitirdikten sonra yine babasından zâhiri ilimlerin inceliklerini alarak icâzetle şereflendi. Yüksek teveccühlerine ve himmetlerine mazhar olarak evliyâlık yolunda kemâl mertebelere ulaştı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Namazın Farz Olduğuna Inanmak, Îmânın Şartıdır

Vehbi Tülek

Muhammed Emin İbn-i Âbidin hazretleri Osmanlıların en meşhûr fıkıh âlimlerindendir. 1784 (H.1198) senesinde Şam'da doğdu. Zâhir ilimlerini öğrendikten sonra, kelâm ve tasavvuf ilimlerini de zamânın en büyük âlimi ve tasavvuf ehli, Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdi'den öğrendi. Onun sohbeti ile şereflenerek kemâle geldi. 1836 (H.1252) senesinde Şam'da vefât etti. İbn-i Abidin'in en meşhûr eseri Redd-ül-Muhtâr'dır. Dört mezhebin inceliklerine vâkıf, derin âlim, kâmil veli Seyyid Abdülhakim Efendi; "Hanefi mezhebindeki fıkıh kitaplarının en kıymetlisi, en faydalısı İbn-i Âbidin'dir. Her sözü delil, her hükmü senettir..." buyurdu.

Âlimin Ölümü, âlemin Ölümüdür

Vehbi Tülek

Kur’ân-ı Kerîm Nazm-ı Ilâhîdir

Vehbi Tülek

Abdülvâhid ibn-i Âşir hazretleri kıraat ve Mâliki fıkıh âlimidir. 990 (m. 1583)'te Fas'ta doğdu. Orada ve Mısır'da tanınmış âlim­lerden ilim tahsil etti. Memleketine dönerek çok talebe yetiştirdi. 1040'ta (m. 1631) Fas'ta vefat etti. Buyurdu ki:

Debbağzâde Mustafa Efendi

Vehbi Tülek

Maksada Ulaştıran Yol...

Vehbi Tülek

Bizler De Yakında Sizlere Kavuşacağız

Vehbi Tülek

Abdullah Bin Cahş (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Süleymân Rüşdî Efendi

Vehbi Tülek

Şehabeddin Ahmed Sivâsî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kabahat Kilincin Midir?

Vehbi Tülek

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Ölüyü Diriltemem

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Padişah Ve At

Vehbi Tülek

Üç Kandil

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Vehbi Tülek

Alabilirsen Al

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek