Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.408.336

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allahü Teâlâ, Bizi Ve Sizi Belâlardan Korusun

Bedî'uddîn Sehârenpûrî hazretleri İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin önde gelen talebelerindendir. Onun zamanında Hindistan’da Sehârenpûr şehrinde yaşadı. İmâm-ı Rabbânî hazretlerine talebe olmadan önce memurluk yapıyordu. Serhend'e giderek onun sohbetlerinde kemale geldi ve İmâm-ı Rabbânî hazretleri, Bedî'uddîn Sehârenpûrî'ye icâzet verip, memleketine gönderdi. İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin, Bedî'uddîn Sehârenpûrî'ye yazdığı bir mektup aşağıdadır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Demek Yolda Kaldiniz

Şeyh Alâüddin, tasavvuf yoluna girişini şöyle anlatır: "Sultan İkinci Bâyezid Hânın ordusunda bir nefer idim. Ordu, bir zaman küffâr üzerine sefer etti. Dönüşte yolda şiddetli bir soğuk ve yağmur başladı. Bu esnâda ben civar bir köyde misâfir olmak istedim. Köylüler beni kabûl etmediler. Gece karanlığında yola koyuldum. Yağmur, gökten bardaktan dökülürcesine yağıyordu. Her taraftan seller akıyordu. Vâdi, deniz gibi oldu. Ben, Allahü teâlâya tevekkül ederek ilerledim. Yol üzerinde bir nehirle karşılaştım. Akan sellerle nehir daha da kabarmış, köprüyü de örtmüştü. Sulara girip, önümdeki tehlikeden gâfil olarak, gece karanlığında ilerledim. Sular, atımın ayaklarını örtmeye başlamıştı. O esnâda beni boğulma korkusu kapladı. Geri dönmek istedim. Yolu bulamadım. Ölümle burun buruna geldim. Ölümü düşünerek, tövbe ve istigfâra başladım.

Vehbi Tülek

FÂsiklardan Uzaklaş

Vehbi Tülek

Hemhal Olmak

Vehbi Tülek

Bağdad’in Fethi

Vehbi Tülek

Bağdad sarayının geniş salonunda tek kişiden, Zülfikar Han'dan başka kimse yoktu. Geniş sedirde, ipek yastıklara yaslanmış, yıldızlı gökyüzünün derinliklerine dalmıştı. Bulunduğu yerde fenerler ve lambalar yakılmıştı. Zira, Arabistan gecelerine mahsus öyle bir mehtap vardı ki, Zülfikar Han isteseydi rahatça kitap bile okuyabilirdi. Böyle bir gecede insanın içinde neş'eden başka hiçbir şey olmamalıydı. Ama Zülfikar Han hem kederli, hem de öfkeli görünüyordu. Kendi kendine söylendi:-Olamaz, bu namertliktir. Evet, İran Şahı Tahmasb beni Bağdad valisi olarak tayin etti. Ben de hizmet diye buna "kabulümdür" dedim...Dedim ama şart koştum. Şaha o gün söylediklerimi kelimesi kelimesine hatırlıyorum: "Şahım... Müslümanlara hizmet olsun diye Bağdad valiliğini kabul ederim. Lakin siz de hak verirsiniz ki, Osmanlı'ya zarar verecek bir harekete asla iştirak etmem. Bağdad vilayetinde Osmanlı aleyhinde herhangi bir davranışa asla göz yumamam. Çünkü ben bir Türkmen aşiretine mensubum." Evet, Şah benim bu şartlarımdan belki hoşlamamıştı, ama Bağdadlılar beni Türk olduğum için sev diklerini, oraya vali olduğum takdirde şehirde bir huzursuzluk çıkmayacağını iyi biliyordu. Fakat Şah sözünde durmadı. Bağdadlılaraı Osmanlı üzerine saldırıya hazırlıyor ve saraya casuslar koyarak beni bertaraf etmeye çalışıyordu.

Bunlar Yemek Olarak Kafidir

Vehbi Tülek

Hadim Sinan Paşa Ve Yavuz

Vehbi Tülek

Osmanli’da Peygamber Sevgisi

Vehbi Tülek

Ravza-i Mutahara Müdafii Fahreddin Paşa

Vehbi Tülek

Çelebi Halifenin Kerameti

Vehbi Tülek

18 - İskender Paşa

Vehbi Tülek

Paşam Siz Haksizsiniz!

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Hak Sözü Kabul Etmemek De Bir Kalp Hastalığıdır!

Ebû Muhammed Ayderûsî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 1538 (H.945) senesinde Yemen'de doğdu. 1610 (H. 1019) senesinde vefât etti. Annesi Fâtıma binti Abdurrahmân da, evliyâlık derecelerine kavuşmuş bir hanımdı. Onun terbiyesi ile yetişti. Sonra, Hindistan'ın Ahmedâbâd şehrinde bulunan babasının yanına gitti ve okumaya devâm etti. Daha sonra hacca gitti. Mekke-i mükerreme ve Medîne-i münevveredeki birçok âlimden ilim öğrendi. Memleketine dönüp ilim ve edeb öğretmeye, ders vermeye başladı...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Nimetullah Geylânî

Vehbi Tülek


Ni'metullah Geylâni, evliyânın büyüklerinden olup, Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerinin soyundandır. 1564 (H.972) senesinde Hindistan'da doğdu. 1636 (H.1046) senesinde Mekke-i mükerremede vefât etti. Vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

ebû Meysere Amr Bin Şurahbil

Vehbi Tülek

Hocasına Edeple Bakan Hak Yoluna Girmiş Olur

Vehbi Tülek

Dizdarzâde Ahmed Efendi Osmanlı âlimlerindendir. Larende’de (Karaman) doğup yetişti. 1032 (m. 1623) senesinde Edirne’de vefât etti. İlk tahsilini tamamladıktan sonra, Çivi-zâde Muhammed Efendi’nin mülâzimi, daha sonra da müderris oldu. Sonra Azîz Mahmûd Hüdâyî hazretlerinin talebeleri arasına girdi. Manevî kemâlâta kavuştuktan sonra, hocasından hilâfet aldı. Daha sonra. Edirne’ye gelerek yerleşti ve talebe yetiştirdi. Buyurdu ki:

ey âdemoğulları, Kalkınız!

Vehbi Tülek

Mecûsînin Yaptırdığı Köprünün Değeri!..

Vehbi Tülek

Hadis âlimlerinden İbni Ebî Şeybe

Vehbi Tülek

Abide Bir Kadinla Hibal'in Konuşmasi

Vehbi Tülek

Günah Işleyenlerle Arkadaşlık Etmek

Vehbi Tülek

Saliha Kadının Salih Evladı...

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Bereketi Var Mı?

Bereketi Var Mı?

Beni İsrail zamanında salih bir kimsenin üç tane oğlu varmış. Bir gün o zat ağır hastalanır ve artık hayatından ümid kesilince büyük oğlu, küçük kardeşlerini çağırır ve:
- Ey kardeşlerim, pederimizin epeyce malı var. Fakat bugün kendisinin hizmeti ise ağırdır. İsterseniz sizler malına varis olun ve hizmetini bana bırakın, der.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sünnet Akçesi

Vehbi Tülek

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Vehbi Tülek

Geç Gelen Kurtarıcı

Her Şeyi Göze Almıştı!

SelÂmetle Gidip Gel

Allah Diyen Genç

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

Anzakli Ömer

Vehbi Tülek

Allah’a Firar Et

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek