Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.597.672

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Beni Eve Götürün Artık Ömrümüz Bitmiştir

Hüsâmeddîn Çelebi Mevlânâ Celâleddîn Muhammed Rûmî hazretlerinin en önde gelen talebesi olup, onun halîfesi, vekîlidir. Konya’da doğdu. Mevlânâ, Çelebi Hüsâmeddîn'i pek ziyâde severdi. Mevlânâ hazretleri derse gelmediği zamanlar talebelere ders verirdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Din Adamlarindan Devlete Zarar Gelmez

Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdi hazretleri Şam'da bulunduğu sırada, onun büyüklüğünü çekemeyenler, Osmanlı Pâdişâhı Sultan İkinci Mahmûd'a; "Asker ve silâh topluyor, güçlenip devletinize baş kaldırmak istiyor. Ülkeni ondan koruyasın." diye şikâyette bulundular. Sultan İkinci Mahmûd Han hemen büyük âlim Şeyhülislâm Mekkizâde Mustafa Âsım Efendiyi huzûruna çağırdı. Durumu kendisiyle görüştü. Mustafa Âsım Efendi; "Ey müminlerin emiri! Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerimin Hucûrat sûresi 6. âyetinde meâlen; "Size fâsığın biri haber getirirse onu iyice araştırın." buyuruyor. Görüşüm odur ki, onun hâlini araştırıp açığa çıkarabilecek güvenilir iki kişiyi bulup yollayınız. Hiç sezdirmeden gitsinler, araştırmalarını yapıp dönsünler."

Vehbi Tülek

Al Mührü Ver Mührü

Vehbi Tülek

Tayinim Derhal Yapildi

Vehbi Tülek

Verin Bana Şu Yilan Yavrusunu!”

Vehbi Tülek

Oğlu Âbid Efendi'nin kaleminden Abdülhamid Hân'ın esâret hayatı..."... Selanik'e gidişimizle alâkalı olarak, zihnimde sadece, saraydan Sirkeci'ye yahut Selanik Gar'ından Alâtini Köşkü'ne kapalı bir araba içinde hareketimize dair belli-belirsiz bir hayâl kalmış. Karanlık bir arabada babamın karşısına oturduğumu ve siyah sakalını görür gibiyim... Alâtini Köşkü'ne girişimizde, annemin kucağındaydım... Annemin beni taşımaktan yorgun düştüğünün nasılsa farkına varan bir subay, sonradan Paşa olan Emniyet Genel Müdürü Albay Gâlip Bey, kucağından almak nezâketini gösterdi ve alırken de, 'Verin bana şu yılan yavrusunu!' dedi... Bu kahraman (!) zâbit, anlaşılan tam mânâsıyla bir centilmendi!.. Bunu söyleyen, Hareket Ordusu'nun genç ve toy subaylarından biri olsaydı affederdim; lâkin bu adam, o zaman albaydı ve en az kırk yaşlarındaydı... O arada Ali Fethi Bey de (yıllar sonrasının başbakanı Fethi Okyar), 'Zavallı çocuk!' diyerek beni kucağına aldı, gözünden bir damla yaş düştü.

Asil Ruh

Vehbi Tülek

En Küçük Yaşta Tahta Çikan Padişah: Iv. Mehmed Han

Vehbi Tülek

Doğum

Vehbi Tülek

Osman Gazi Ve Kumral Ebdal

Vehbi Tülek

Fatih Ve Papazlar

Vehbi Tülek

Ankara Savaşi

Vehbi Tülek

19 - Oruç Reis

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

"somuncu Baba" Hâmid-i Aksarâyî

Somuncu Baba'nın asıl ismi Hâmid, babasının ismi ise Şemseddin Mûsâ'dır... İlk tahsilini babasından aldı. Babasının vefâtından sonra Şam'a giderek, Hankâh-ı Bâyezidiyye'de ilim öğrendi. Tasavvuf yoluna girdi. Orada pekçok velinin sohbetlerine katıldı. Burada Üveysi olarak, mânevi yol ile Bâyezid-i Bistâmi'den feyz aldı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Harputlu Abdüllatif Efendi

Vehbi Tülek

Harputlu Abdüllatif Efendi son devir Osmanlı âlimlerindendir. 1257 (m. 1842)'de Harput'ta doğdu. İstanbul'da Fâtih medresesini bitirip ica­zet aldıktan sonra Beyazıt Camii dersiâmlığı ile Meclis-i Tedkikat-ı Şer'iyye üyeliğine tayin edildi. Medresetü'l-vâizin'de de kelâm dersleri okutan Abdüllatif Efendi 1334 (m. 1916)'da İstanbul'da vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Doğru Din âlimlerine Mürşid Denir

Vehbi Tülek

Allah Yolunda Yapılan Harcama

Vehbi Tülek

Şemseddin Bermâvi hazretleri fıkıh ve hadis âlimidir. 763 (m. 1362) senesinde Filistin'de, Berme'de doğdu. 831 (m. 1428) senesinde Kudüs'te vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Ondan Başka Hiçbir Ilâh Yoktur

Vehbi Tülek

Talebe, Arkadaşları Ile Sohbet Etmelidir

Vehbi Tülek

Ebü'l-velîd Tayâlisî

Vehbi Tülek

İyi Insan Herkesin Dert Ortağıdır

Vehbi Tülek

Fatih’in Sakabaşı Deryâ Ali Baba

Vehbi Tülek

Abdülvehhâb Müttekî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Cünnetü'l-esmâ

Cünnetü'l-esmâ

Mecmûatü'l-Ahzâb kitabında şöyle nakledilir: İmam Gazali hazretleri anlatıyor:
Kûfe ve Basra'da büyük bir tâûn hastalığı zuhur etti. Kûfe şehrinin ileri gelenlerinden Abdullah bin Hasan ve Ebul-Münzir, Hazret-i Ali'nin (radıyallahü anh) yanına geldiler. "Musallat olan hastalık yüzünden insanlar kırılıyor, cenazeleri defnetmekle meşgul olanlar kafi gelmiyor... Hatta vahşi hayvanlara yem olanlar var! Bize bir çare göster, himmet elini uzat. Ya Emirel-Müminin, şu sıkıntılı halimizde bize bir rehberlik yap" diye yalvardılar. Ali (radıyallahü anh) de onlara, birşeyler yazıp verdi. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Alabilirsen Al

Vehbi Tülek

O Kullarına Çok Merhametlidir

Zalimlere Dersini Verdi!

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

O Kullarına Çok Merhametlidir

Bize Teveccüh Edin

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Ahde Vefa

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

Allah'ın Emaneti

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Arafatta Görüşürüz

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek