Allahü Teâlânın Azabı Çok Şiddetlidir!
Abdurrahmân bin Ebî Zinâd hazretleri hadîs ve fıkıh âlimlerindendir. 100 (m. 718) senesinde doğdu. 174 (m. 790) senesinde Bağdâd’da vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.565.876
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Abdurrahmân bin Ebî Zinâd hazretleri hadîs ve fıkıh âlimlerindendir. 100 (m. 718) senesinde doğdu. 174 (m. 790) senesinde Bağdâd’da vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
1520 senesinde, babası Yavuz Sultan Selim'in vefatından sonra tahta çıkan Kanuni Sultan Süleyman, ilk seferini Belgrad üzerine yaptı ve 12 Temmuz 1521'de burçlara zafer sancağını çekti. Haçlı devletlerinin Akdeniz'deki müstahkem kalesi olan Rodos, aynı zamanda korsanların da üssü haline gelmişti. Akdeniz'in neresinde bir Müslüman gemisi yakalansa, buraya getirilirdi. Batı Akdeniz'de İspanyollardan kaçabilen bir Müslüman gemisi, doğu sularında mutlaka Rodosluların eline düşerdi. Ada zindanları Türk ve Müslüman esirleri ile dolup taşıyordu. Osmanlı donanması bu suları kontrol edecek kadar güçlü değildi. Bu yüzden ticari gemiler her zaman bir tehlike ile karşı karşıya idi.
Çanakkale savaşlarına kumanda etmiş emekli bir subay şöyle anlatır:"Çanakkale savaşının devam ettiği günlerden birindeyiz. O gün akşama kadar devam eden savaş, bu nisbetsiz üstünlüğe rağmen yine zaferimizle neticelenmek üzereydi. Gözet eme yerinde muharebenin son safhasını heyecan içinde takip ediyordum. Mehmetçiklerin "Allah...Allah..." nidaları ufku titretiyor, korkunç bir medeniyetin bütün heybetini temsil eden top seslerini bile bu müthiş haykırışlar bastırıyordu.
Suyolcuzade Ahmed Efendi Kadirî tarikatının İsmail Rûmî kolu şeyhlerinden arif bir zat olup Tekirdağlıdır. 1182 (m. 1768)’de memleketinde vefat etti. Kendi adiyle söylenen dergâhta medfundur. Bir sohbetinde şöyle anlattı:
Hâce Abdülkebîr Evliyâ hazretleri büyük velilerdendir. Babası meşhûr âlim ve evliyâ Abdülkuddûs hazretleridir. Ne zaman doğduğu bilinmemektedir. Aslen Pâni-püt şehrindendir. "Şeyh-i kebîr", "Vâlâ pîr" lakabları verildi. On yedinci asrın ilk yarısında Pâni-püt şehrinde vefât etti.
Ali bin Abdullah hazretleri Mâliki mezhebi fıkıh âlimidir. 814 (m. 1411)'de Mısır'da doğdu. 889 (m. 1484)'de Kâhire'de vefât etti. Bir dersinde, "Namazın Ehemmiyeti"ni şöyle anlattı:
Büyük çoğunluğu, yüksek rütbeli Osmanlı devlet adamlarından meydana gelen Hacc kafilesi, Fahr-i Âlem, Resul-i Ekrem, Sallallahü aleyhi ve sellem Efendimizi ziyaret yolunda. Çölde günlerdir süren yorucu yolculuk bitmek üzere. Medine'ye yaklaştıkları bir gecede son defa mola verildi. Kafiledekiler kısa süre içinde yorgunluktan uykuya daldılar. Ancak biri var ki, günlerdir uyku görmeyen nemli gözleri ile ufuklara dalmış, iki cihan güneşi sevgili Peygamber Efendimizin hasretiyle yanmış, kavrulmuş, Yusuf Nâbi bu. O gece, Resulullah'a bu kadar yakın olmanın hazzı içerisinde yerinde duramayıp gezerken... O da ne! Devlet büyüklerinden birisi, ayağını Hücre-i Saadet istikametine doğru uzatmış uyumuyor mu?