Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.962.549

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Ey Âişe! Bu Kelimeleri Ezberledin Mi?

Ebü’l-Kâsım Kâyinî hazretleri Şafiî fıkıh ve hadîs âlimlerindendir. 462 (m. 1069) yılında Nişâbûr’da Kâyin köyünde doğdu. İsfehân, Nişâbûr, Merv ve Herat’a giderek birçok kimseden ilim öğrendi. 547 (m. 1152) yılında Herat’ta vefât, etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

48 - Alaeddin Ali Hazretleri Ve Ii. Bayezid Han

Âlimleri çok seven Fâtih Sultan Mehmed Han, Anadolu'ya gelen Alâeddin Ali hazretlerini Bursa'daki Manastır Medresesine müderris tâyin etti. Sonra da, Sultan İkinci Murâd Medrese sinde vazifelendirdi. Ardından Bursa kâdısı, en sonra da kâdıasker yaptı. On yıl bu yüksek mevkide kalarak, ilmin ve âlimlerin şerefini korudu. Pekçok âlim, onun yüksek himmetiyle, lâyık oldukları şerefli hizmetlerin zirvesine ulaştı. Bir süre sonra kâdıaskerlik vazifesinden ayrıldı ve emekli oldu.

Vehbi Tülek

Yunan Subayinin İntikami

Vehbi Tülek

Genç Kadiasker

Vehbi Tülek

Hükümdarlar VilÂyet Zabteder, Bahşetmez!

Vehbi Tülek

Sultan İkinci Bâyezid Hân tâcı ve tahtı Şehzâde Ahmed'e bırakmak istediği zaman, Şehzâde Selim babasına isyân etmiş ve yenilerek Kırım'a ilticaya mecbur kalmıştı. Şehzâde Ahmed, Kırım Hân'ı Mengli Giray'a bir mektup yazıp; eğer kardeşine yardım etmezse, kendisi padişah olunca, bütün Kefe vilâyetini, dokuz kalesiyle birlikte ona bırakacağını bildirmişti. Mengli Giray bu mektuba aldırış etmedi. Çünkü Yavuz'un bir cevher yürek taşıdığını ve er-geç padişah olacağını tahmin ediyordu. Oğlu Mehmed Giray ise, Şehzâde Ahmed'in teklifini kabul etmeye meyilli idi. Nihayet bir gün yemek esnasında sohbet ederlerken Yavuz'a sordu:" Sultânım! İhtimâl ki yakında tahta çıkarsın. O zaman Kefe vilâyetini bize bağışlayıp terk eder misin?Yavuz'un şu ibretli cevabı, Mengli Giray'ın tahmininde ne kadar haklı olduğunu gösteriyordu:" Hükümdarlar sadece vilâyet zabteder; ama vilâyet bahşetmez. İstediğiniz kadar altın ve gümüş veririm; lâkin benden memleket istemeyin

Benim Dahi Muradim Odur

Vehbi Tülek

Ümid Bekler

Vehbi Tülek

Alçakliğin Böylesi

Vehbi Tülek

Özlediğimiz Düğün

Vehbi Tülek

Padişaha Nasihat

Vehbi Tülek

Osmanlilar Karşisinda

Vehbi Tülek

Beykoz, Tokat Bahçesi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

O, Alevli Bir Ateşe Girecek

Abdurrahmân ibn-i Ebi Hâtim hazretleri Meşhûr tefsir ve hadis âlimlerindendir. 240 (m. 854)'de İran'da Rey şehrinde doğdu. 327 (m. 938)'de orada vefât etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları şunlardır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ahmed Ibn-i Acîbe

Vehbi Tülek

Ahmed ibn-i Acibe hazretleri Şâzili şeyhlerindendir. 1161 'de (m. 1748) Fas'ta Tanca yakınlarında doğdu. Fas'taki âlimlerden fıkıh, kelâm ve tefsir dersleri aldı. Şâzili şeyhi Sidi Muhammed Bûzidi'nin sohbetlerine katıldı ve seyrü sülûkünü tamamladıktan sonra icazet alarak irşad faaliyet­lerine başladı. 1224'te (m. 1809) Gamâre köyünde vefat etti. Bir sohbetinde buyurdu ki:

Tasavvuf, Baştan Başa Edeptir

Vehbi Tülek

Bir Hikmet Ehli Abdullah Bin Muhammed

Vehbi Tülek

Abdullah bin Muhammed el-Osmâni, Mısır'da yaşayan evliyanın büyüklerindendir. Hazret-i Osman'ın soyundan geldiği söylenir. Bu sebeple kendisine "Osmâni" nisbesi verilmiştir. Doğum tarihi hakkında bir bilgi yoktur. Kahire'de yaşamış ve orada vefat etmiştir.
Bu mübarek zat, haramlardan son derece sakınırdı. Bu sebeple Kahire'deki el-Hakim Camii'nde itikaf ederdi. Abdullah bin Muhammed el-Osmâni, hikmetli sözleriyle ve nasihatleriyle meşhurdur. İşte size o güzel sözlerden bir demet:

Cömertler Cömerdi Haris Bin Hişam

Vehbi Tülek

Namazda Kur’ân-ı Kerîmi Sünnet Miktarı Okumalı!

Vehbi Tülek

Şerefüddîn Ahmed Makdisî

Vehbi Tülek

Allahü Teala Dilediğini Temize Çıkarır

Vehbi Tülek

Kerâmetler Menbaı Talhâ Bin Îsâ

Vehbi Tülek

Kâmil Bir Mümin Olmak Için

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ayyaşin Sonu

Ayyaşin Sonu

Herkesin birbirini tanıdığı küçük bir kasabada, bir ayyaş yaşıyordu. Bütün gününü, gecelerinin çoğunu kasabanın meyhanesinde geçiriyordu. Evini, işini, çoluk-çocuğunu çoktan unutmuştu. Bu yüzden herkes kendisinden nefret ediyordu. Kimse kendisiyle ne doğru dürüst konuşuyor, ne de selam alıp veriyordu. Bu haldeyken günün birinde vakti saati doldu ve öldü. Kendisine yaşarken duyulan hoşnutsuzluk ölümünden sonra bile sürdürüldü. O kadar ki, namazını kılacak kimse çıkmadı. Cenazesi ortada kaldı. Adamın karısı, kocasının ölüsünü bir küfeye koyup sırtına yüklendi ve gömmesi için o çevrede yaşayan ve iyilik severliği ile tanınan bir çobana götürdü. Çoban bir çukur açıp adamı gömdü. Ardından herkes "Cehennemi boylamıştır" diye dünüşünüyordu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bana Delil Getir

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Yüz Vermedin!

Altıyüz Dirhemlik İp

Helvaci Çocuk

Yuhçu Baba

Abdullah El-acemî

"encümen-i Bîzebân"

Vehbi Tülek

Cennetlik Hanım Isteyen...

Vehbi Tülek

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Vehbi Tülek

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek

Geç Gelen Kurtarıcı

Vehbi Tülek