Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.661.052

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Doktor Ve Ilâç Bulmak Takdîre Bağlıdır

İbrâhim bin Mûsâ el-Ebnâsî hazretleri evliyânın büyüklerinden olup Şâfiî mezhebi fıkıh âlimidir. 1325 (H. 725) senesinde Mısır'da Ebnâs köyünde doğdu. 1400 (H.802) senesinde hacdan dönerken yolda vefât etti. Mısır'daki Şâfiî mezhebi fıkıh âlimlerinin büyüklerinden olan Veliyyüddîn el-Menfelûtî ve Esnevî'den fıkıh okudu. İlim tahsîlini tamamladıktan sonra ders vermeye başladı. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Bir Çanakkale Şehidinin Son Mektubu

Valideciğim,Dört asker doğurmakla müftehir şanlı Türk annesi! Nasihat-amiz mektubunu, Divrin Ovası gibi güzel, yeşillik bir ovacığın ortasından geçen derenin kenarındaki armut ağacının sayesinde otururken aldım. Tabiatın yeşillikleri içinde mest olmuş ruhumu bir kat daha takviye etti. Okudum, okudukça büyük dersler aldım. Tekrar okudum. Şöyle güzel ve mukaddes bir vazifenin içinde bulunduğumdan sevindim. Gözlerimi açtım, uzaklara doğru baktım. Yeşil yeşil ekinlerin rüzgara mukavemet edemeyerek eğilmesi, bana, annemden gelen mektubu selamlıyor gibi geldi. Hepsi benden tarafa doğru eğilip kalkıyordu ve beni, annemden mektup geldi diyerek tebrik ediyorlardı.

Vehbi Tülek

Barbaroszade Hasan Paşa

Vehbi Tülek

Kuzey Afrika’yi İspanyollardan Kurtaran Osmanlilar

Vehbi Tülek

Bin Yil Yaşasak Yine Cihan Bu

Vehbi Tülek

Sultan Mehmed Reşad'a mesanesinden bir ameliyat yapılacaktı. Güçlükle yürüyerek ameliyat masasının önüne gelince ellerini açarak ve kıbleye teveccüh ederek, dokunaklı bir duada bulundu:-Ya Rabbi! Milletimin ve memleketimin bütün mukadderatını hayırlara tahvil et! Eğer memleketim ve milletim için muzır olacaksam bu ameliyat masasından beni kaldırma!.. dedi. Etrafında bulunanlarla helalleştikten sonra ameliyat için cesaret ve metanetle yattı.Ameliyat başarıyla geçtikten sonra, kendisini tebrike gelenlerin; "Mâşaallah! Büsbütün iyileştiniz. Artık yüz seneden fazla muammer olursunuz!" gibi sözlere Sultan Reşad:-Ne kadar yaşayacağımızı biz bilemeyiz. Ancak Cenâb-ı Hak bilir. Mukadder ne ise ömrümüz o kadar olur. Yalnız diyebiliriz ki:Bin yıl yaşasak yine cihan bu ,Gerdiş bu, zemin bu, asuman bu!..

Iii. Mehmed Han Ve Abdülmecid Sivasi Efendi

Vehbi Tülek

İnebahti Deniz MuhÂrebesi

Vehbi Tülek

İstanbul'un Fethi Ve İnsan Haklari

Vehbi Tülek

Rezil Olursun

Vehbi Tülek

İsterseniz Geri Dönebilirsiniz

Vehbi Tülek

Allah Ne Derse Öyle Olur

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Han’in Şehzadeliği

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ebû Mensûr Ve Imân E­den Ya­hu­di

Ebû Men­sûr Hay­yât Muk­ri, Kı­ra­at ve Han­be­li fı­kıh âli­mi­dir. 401 (m. 1011) yı­lın­da doğ­du. 499 (m. 1105) yı­lın­da Bağ­dad'da ve­fât et­ti. Ta­le­be­le­rin­den Ha­fız Ebü'l-Fadl Mu­ham­med bin Nasr an­la­tır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

derdinizi Hasırpûş Dede'ye Anlatınız!

Vehbi Tülek

Aziz Mahmûd Hüdâyi hazretleri, Anadolu'da yetişen büyük velilerdendir. 1541 (H.948) yılında Şereflikoçhisar'da doğdu. Bursa'da Muhammed Üftâde hazretlerinden feyz aldı. 1628 (H.1038)'de vefât etti. Kabri, İstanbul Üsküdar'da kendi dergâhı yanındaki türbesindedir...

Bekara Suresini Okumanın Fazileti

Vehbi Tülek

Ezan, Herkese Bildirmek Demektir

Vehbi Tülek

Sâlihzâde Mehmed Emin Efendi 107. Osmanlı Şeyhülislâmıdır. 1117'de (1705) Edirne'de doğdu. Tahsilini tamamladıktan sonra müderrislik ve kadılıklarda bulundu. Anadolu, sonra Rume­li Kadıaskeri oldu. Nihayet Şeyhülislâmlığa tayin edildi. Emekli olunca Bursa'ya yerleşti. 1191'de (m. 1777) orada vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Çanakkale Şehidi Üsteğmen Zahid

Vehbi Tülek

Evliyanın Rûhundan Feyiz Alabilmek Kolay Değildir!

Vehbi Tülek

Muhammed Ibn-i Mende

Vehbi Tülek

İman Ve Her Gün Beş Vakit Namaz

Vehbi Tülek

Kerîmüddîn Bâbâ Hasan Ebdâlî

Vehbi Tülek

Nefsine, Onu Bildiğin Gibi Muâmele Et

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ölüyü Diriltemem

Ölüyü Diriltemem

Trablusşam Nakib-ül-eşrâfı Şeyh Abdülfettâh Zağbi Efendi, Yûsuf Nebhâni hazretlerine şöyle anlatmıştır:

Bir defâsında bir arkadaşımız hastalanmıştı. Abdullah ibni Şeyh Hıdır ez-Zağbi'yi de yanımıza alıp ziyâretine gitmek istedik. Onu götürmekten maksadımız hastanın bereketlerinden istifâde ederek şifâya kavuşması idi. Ancak gitmek istemedi. Çok ısrar edince kabûl edip bizimle geldi. Hastanın yanına vardığımızda, şiddetli hastalığından hiç bir eser kalmadı. Ayağa kalkıp bizi karşıladı. "Hoş geldiniz." deyip konuştu. Ziyâreti yapıp yanından ayrıldık. Ayrılıp giderken yolda Şeyh Abdullah hazretleri; "Ben ölüyü diriltemem." dedi. Bu sözüyle ziyâretine gittiğimiz kişinin öleceğine işâret etmişti. Dedim ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Altıyüz Dirhemlik İp

Vehbi Tülek

Delik Kova

Vehbi Tülek

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Namazini Ben Kildirayim

Adalet Ve Tevazu

Garip Karşilanan Bir Adak

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Abdullah-i EnsÂrî

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Vehbi Tülek

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Vehbi Tülek

Abayi Yakmak

Vehbi Tülek

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Vehbi Tülek